Sekiz(8) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 32.825 başlık/FaRk ile birlikte,
32.825 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(75/133)
- KOZMOLOJİK KANITLAR
( MEHMET EMİN ÜSKÜDARÂVÎ'nin kitabını okumanızı salık veririz. )
- KOZMOPOLİTİZM ile MİLLİYETÇİLİK
( Tüm insanlığın tek bir topluluk olduğunu ve evrensel değerleri savunan görüş. İLE Ulusal kimliği ve çıkarları ön planda tutan görüş. )
- CRACKING[İng.] ile/değil/yerine/= KRAKİNG (PETROL)
- CRACKING., CRAQUAGE[Fr.] / KRACKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KRAK(PETROL)
- KRAL / KRALİÇE ile/ve/||/<>/> PRENS / PRENSES ile/ve/||/<>/> ARŞİDÜK/ARŞİDÜKA / ARŞİDÜŞES ile/ve/||/<>/> DÜK / DÜŞES ile/ve/||/<>/> KONT[Fr. < COMTE] ile/ve/||/<>/> VOYVODA ile/ve/||/<>/> VİKONT[Fr. < VICOMTE] ile/ve/||/<>/> BARON[Fr.] / BARONES ile/ve/||/<>/> ŞÖVALYE[Fr. < CHEVALIER] ile/ve/||/<>/> SÖR/SIR / DAME
( [Batı ülkelerinde]
En yüksek devlet otoritesini, kalıtım ya da soylularca seçilme yoluyla elinde bulunduran hükümdar. İLE/VE/||/<>/> Hükümdar ailesinden olan erkeklere verilen san. İLE/VE/||/<>/> Özellikle Habsburg hanedanının (Avusturya - Macaristan) erkek üyeleri için kullanılan bir san. İLE/VE/||/<>/> Büyük ve önemli bir toprak parçasını yöneten yüksek rütbeli soylu. | Bazı devletlerde prensten sonra gelen en yüksek soyluluk gösteren san. İLE/VE/||/<>/> Roma imparatorunun danışman olarak seçtiği kişi. | Derebeyi. | Erkekler için kullanılan bir "soyluluk" sanı. İLE/VE/||/<> Orta ve Doğu Avrupa'da, özellikle Balkanlar'da ve Polonya-Litvanya'da kullanılan bir askeri önder ya da yönetici sanı. İLE/VE/||/<>/> Belirli bölgeleri yöneten soyluluk sanı. İLE/VE/||/<>/> Küçük toprak sahibi ve yerel bir yönetici olabilir.[En düşük soyluluk sanlarından biri] İLE/VE/||/<>/> Eski Roma'da üç sınıftan ikincisinin üyesi olan yurttaş. | Orta Çağ Avrupası'nda özel eğitimle yetişmiş, belirli ülküler taşıyan, soylu, atlı savaşçı ve genellikle askeri hizmetler için kullanılan san.[Soylulukta en alt seviyededir.] | Derebeylik düzeninde soyluluk sanlarının en alt basamağı. | Günümüzde Fransız hükûmetinin verdiği şeref belgesi ve nişanı. İLE/VE/||/<>/> Bir kişiye şövalyelik sanı verildiğinde kullanılır. [Genellikle önemli hizmetleri ya da başarıları olan kişilere verilir.] )
- KRAL ile KRAL SONRASI ile KRALLARA LAYIK ile KRALLAR ile KRALLIK
( KING vs. KING POST vs. KINGLY vs. KINGS vs. KINGSHIP )
( شاه ile شهريار ile شه ile پادشاه ile سلطان ile شاه تير ile خسروانه ile ملوکانه ile سلاطين ile شاهي ile مقام سلطنت )
( SHAH ile SHEHARYAR ile SHEH ile PADESHAH ile SALTAN ile SHAH TYR ile KHSARVANEH ile MOLOKANEH ile سلاطين ile SHAHY ile MOGHAM SALTANT )
- KRALDAN ÇOK, KRALCI/LIK ile/ve/değil/yerine/<> KURALDAN ÇOK, KURALCI/LIK
- KRALLAŞMAK ile KRALLAŞTIRMAK ile KRAL/LIK ile KRALCI/LIK ile KRALİÇE/LİK
- KRAL/LIK" ile/ve/değil/||/<>/>/< BİLGE/LİK
( Davranışla. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< Sessizlikle. )
- KRANİYAL/CRANIAL[İng.] değil/yerine/= BAŞ (İLGILİ)
- KRANİYUM/SKULL[İng.] değil/yerine/= KAFATASI
- KRATER[Fr. < CRATÈRE] ile KRİTER[Fr. < CRITÈRE]
( Yanardağ ağzı. İLE Ölçüt. )
- KREASYON[Fr. < CREATION] değil/yerine/= YARATMA İŞİ
- KREASYON[Fr./İng. < CREATION] değil/yerine/= YARATI/YARATMA
( Özel bir yetenekten yararlanılarak ortaya konulmuş şey. )
- KREATİF[İng. < CREATIVE] değil/yerine/= YARATICI
- KREATÖR[Fr./İng. < CREATOR] değil/yerine/= YARATICI
- KREDİ ile KREDİ KARTI DOLANDIRICILIĞI ile KREDİ İŞLEMİ ile GÜVENİLİR ile ALACAKLI ile ALACAKLILAR
( CREDIT vs. CREDIT CARD FRAUD vs. CREDIT TRANSACTION vs. CREDITABLE vs. CREDITOR vs. CREDITORS )
( نسيه بردن ile امتياز دادن ile ستون بستانکار ile اعتبار ile سرافرازي ile نسيه ile بستانکاري ile آبرو ile جعل در کارت اعتباري ile پسادست ile معتبر ile وامخواه ile بستانکار ile طلبکار ile داين ile غرماء )
( NESYYEH BARDAN ile EMTYAZ DADAN ile SETON BASTANKAR ile ETEBAR ile SARAFRAZY ile NESYYEH ile BASTANKARY ile ABRO ile JAL DAR KART ETEBARY ile PASADAST ile MOTABAR ile وامخواه ile BASTANKAR ile TALABKAR ile داين ile غرماء )
- KREDİBİLİTE değil/yerine/= İNANILIRLIK
- KREM FONDOTEN ile/yerine TOZ FONDOTEN
- KREMLEMEK ile KREM ile KREMA ile KREMALI ile KREMASIZ ile KREM RENGİ
- KREOL/LER ile ...
( Endonezya kökenli/ler. )
- KREŞANDO değil/yerine/= GİDEREK ARTAN
- KRESATIN[İng.] ile/değil/yerine/= KRESATİN
- KRETENİZM[Fr. < CRETINISME] ile/<> KRETEN[Fr. < CRETIN]
( Tiroit bezinin yeterince hormon üretmemesi sonucu oluşan, fiziksel, psikolojik ve duygusal gelişimin duraklamasıyla beliren hastalık. İLE/VE/||/<>/> Kretenizme tutulmuş kişi. )
- KRILLIUM[İng.] ile/değil/yerine/= KRİLLİUM
- KRİMİNAL değil/yerine/= SUÇLA İLGİLİ
- KRİMİNOLOG değil/yerine/= SUÇBİLİMCİ
- KRİMİNOLOJİ ile/ve KRALANTİLOJİ
( Suç işle(t)me nedenlerini araştıran bilim dalı. İLE/VE Suçu ve suçluluğu inceleyen bilim. )
- CHRYSAMIN, FLAVOPHENINE[İng.] ile/değil/yerine/= KRİSAMİN
- CHRYSENE[İng.] / CHRYSÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİSEN
- KRİŞLER TRİGONOMETRİSİ ile/ve/> AÇI TRİGONOMETRİSİ ile/ve/> İNTEGRAL-DİFRENSİYAL HESAP
( Nasreddin Tûsî'ye (ö. 1274) kadar, krişler trigonometrisi kullanılmış, akabinde açı trigonometrisi geliştirilmiştir. XVII. yüzyılın ikinci yarısından sonra, yavaş yavaş integral-diferansiyel hesaba geçilmiştir. )
- CRYSTAL DYNAMICS[İng.] / DYNAMIQUE DU CRISTAL[Fr.] / KRISTALLDYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL DİNAMİĞİ
- KRİSTAL İLE AMORF İLE POLİKRİSTAL ile/||/<> KATI HAL YAPILARI
( Atomik düzen türleri. )
( Formül: Bragg: nλ = 2d sinθ )
- CRYSTAL DIFFRACTION[İng.] / DIFFRACTION PAR LES CRISTAUX[Fr.] / KRISTALLBEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL KIRINIMI
- LUSTER[İng.] / LUSTRAGE[Fr.] / GLANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL PARILDAMASIPARILTISI, PARLAKLIK
- CRYSTAL COUNTER[İng.] / COMPTEUR EN CRISTAL[Fr.] / KRISTALLZÄHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL SAYACI
- CRYSTAL SYMMETRY[İng.] / SYMÉTRIE CRISTALLINE[Fr.] / KRISTALLSYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL SİMETRİSİ
- BİLLUR[Osm.] / CRYSTAL[İng.] / CRISTAL[Fr.] / KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL
- KRİSTALOGRAFİ ile/||/<> AMORF KİMYA
( Kristal yapıların kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Amorf yapıların kimyasını inceleyen bilim dalı. )
- KRİSTALOGRAFİ ile/||/<> MİNERALOJİ
( Kristal yapıların kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Minerallerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )
- KRİSTALOİT[Fr. < CRISTALLOIDE] değil/yerine/= BİLLURSU
- KRİTER ile/ve BİLGİ BİRİKİMİ
( CRITERION vs./and KNOWLEDGE )
- RÉFRACTOMÈTRE D'ANGLE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHES WINKELREFRAKTOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK AÇI KIRILMAÖLÇERİ
- DENSITÉ DE COURANT CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE STROMDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK AKIM YOĞUNLUĞU
- COURANT CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK AKIM
- ÉCOULEMENT CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER FLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK AKIŞ
- CHAMP CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE FLÄCHE, KRITISCHER BEREICH[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK ALAN
- PRESSION CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK BASINÇ
- AGGLOMÉRATION CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE VERSAMMLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK BİLEŞİM
- DIMENSIONS CRITIQUES, TAILLES CRITIQUES[Fr.] / KRITISCHE DIMENSIONEN, KRITISCHE GRÖSSEN, KRITISCHE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK BOYUTLAR
- GRANDEUR CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE GRÖSSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK BÜYÜKLÜK
- LONGUEUR D'ONDE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE WELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK DALGA BOYU
- VALEUR CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER WERT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK DEĞER
- ÉTAT CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK DURUM
- LOCUS CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE ORTSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK EĞRİ, KRİTİK KONUM
- FRÉQUENCE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE HÄUFIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK FREKANS
- PARABOLE DE TENSION CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE SPANNUNGSPARABEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK GERİLİM PARABOLU
- KRITISCHE SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK GERİLİM
- VITESSE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE GESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK HIZ
- CHALEUR CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK ISI
- COURANT DE GRILLE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER GITTERSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK IZGARA AKIMI
- KRITISCHE GITTERSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK IZGARA GERİLİMİ
- MASSE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK KÜTLE
- CHAMP MAGNÉTIQUE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE MAGNETFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK MANYETİK ALAN
- FLUX NEUTRONIQUE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER NEUTRONENFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK NÖTRON AKISI
- OPALESCENCE CRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİTİK OPAKLIK
- PROPRIÉTÉS CRITIQUES[Fr.] / KRITISCHE EIGENSCHAFTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK ÖZELLİKLER
- POTENTIEL CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHES POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK POTANSİYEL
- NOMBRE DE REYNOLDS CRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİTİK REYNOLDS SAYISI
- CONSTANTE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK SABİT
- KRITISCHE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK SICAKLIK
- FRÉQUENCE D'ABSORPTION CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE ABSORPTIONSFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK SOĞURMA FREKANSI
- EXTINCTION CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE LÖSCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK SÖNÜM
- EXPOSANT CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE HOCHZAHL, KRITISCHER EXPONENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK ÜS
- KRİTİK YOĞUNLUK ile/||/<> GERÇEK YOĞUNLUK
( Kritik düz evren ρ_c, gerçek gözlenen Ω = ρ/ρ_c ≈ 1. )
( Formül: 10^(-29) g/cm³ )
- KRITİK/CRITICAL[İng.] değil/yerine/= CİDDİ | TEHLİKELİ
- KRİTİK[Fr./İng. < CRITIQUE] değil/yerine/= ELEŞTİRİ
- ÉQUATION DE LA CRITICALITÉ[Fr.] / KRITIKALITÄTSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİKLİK DENKLEMİ
- CRYOGÉNE[Fr.] / KRYOGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİYOJEN
- KRİYOJEN ile KRİYOJENİK
( CRYOGEN vs. CRYOGENICS )
( سرمازاي ile برودت شناسي )
( SARMAZAY ile BORUDAT SHENASY )
- KRİYOJENİK ELEKTRON MİKROSKOPİSİ[İng. CRYOGENIC ELECTRON MICROSCOPY] ile/||/<> KRİYOPREZERVASYON[İng. CRYOPRESERVATION]
( Almanca @@ Kryoelektronenmikroskopie @@ Fransızca @@ Cryomicroscopie électronique @@ Biyolojik örneklerin, atomik düzeydeki yapılarını ayrıntılı bir biçimde incelemek için kullanılan, son derece hassas ve ileri bir görüntüleme tekniği. Bu yöntem, örneklerin doğal yapılarının korunmasını sağlayarak doğal ortamlarındaki hallerine en yakın biçimde analiz edilmesini mümkün kılar. Kriyojenik Elektron Mikroskopisi (Cryo-EM)'nde numuneler, geleneksel mikroskopi yöntemlerinin aksine çok düşük sıcaklıklarda genellikle sıvı azot ya da sıvı etan gibi kriyojenik sıvılar kullanılarak hızlı bir biçimde dondurulur. Bu dondurma işlemi sırasında, moleküller kristalleşmeden amorf bir buz tabakasına gömülür. Bu hem moleküllerin yapısal bütünlüğünü korur hem de çevresel etmenlerin etkisini en aza indirir. @@ Kriyoprezervasyon kısaca, biyolojik materyallerin düşük sıcaklıklarda uzun süreler boyunca saklanabilmesini sağlayan bir yöntemdir. Bu teknik, biyolojik örneklerin ya da gözelerin canlılıklarını korumak için dondurulmasını içerir. Kriyoprezervasyon, sıvı azot ya da diğer soğutucu gazlar gibi düşük sıcaklıkların kullanılmasını gerektirir ve bu sıcaklıklar -80 derece Celsius'ten daha düşük olabilir. Bu işlem, biyolojik materyallerin uzun süreler boyunca saklanabilmesini, taşınabilmesini ve hatta yeniden canlandırılabilmesini sağlar. Kriyoprezervasyon; tıp, biyoteknoloji, tarım, gıda endüstrisi ve çevre bilimleri gibi birçok alanda kullanılmaktadır.[1][2]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CRYOGENIC TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE CRYOGÉNIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİYOJENİK SICAKLIK
- CRYOLITE[İng.] / CRYOLITE[Fr.] / KRYOLITH, EISSTEIN, GRÖNLANDSPAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİYOLİT
- CRYOSTAT[İng.] / CRYOSTAT[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİYOSTAT
- KRİYOTERAPİ/CRYOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= DONDURARAK SAĞALTIM
- CRYOTRON[İng.] / CRYOTRON[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİYOTRON
- RİSK YÖNETİMİ ile/ve/||/<>/> KRİZ YÖNETİMİ
( Hem kişisel, hem de kurumsal/şirket yönetimimizde, öncelikli olarak risk yönetimimizi, planlamalarımızı yapmak, daha sonra da olası büyük sorunlarda nasıl düşünebileceğimizi ve hareket edebileceğimizi iyi hesaplamak ve öngörmek durumundayız/zorundayız! )
- KRİZ ile/ve/||/<>/> "FABRİKA AYARLARI"NA DÖNÜŞ
- KRİZ ile KRİZ MASASI ile KRİZ YÖNETİMİ ile KRİZ YÖNETİCİSİ ile KRİZ YÖNETİCİLİĞİ
- KRİZALİT[Fr. < CHRYSALIDE] ile KELEBEK
( Kelebek olmadan önce bir böceğin, koza ya da kozasız olarak geçirdiği başkalaşma durumu. İLE ... )
( DÛD-İ HADÎS ile FERÂŞE )
( PUPA vs. BUTTERFLY )
( CHRYSALIDE avec PAPILLON )
- KRİZOKOL ile/||/<> RODONİT
( Mavi-yeşil renkte bir bakır silikat minerali. İLE/||/<> Pembe ve siyah renkli bir mineral. )
- KRİZOKOL ile/||/<> TURKUAZ
( Mavi-yeşil renkte bir bakır silikat minerali. İLE/||/<> Mavi-yeşil renkte bir fosfat. )
- CHROMIUM-51[İng.] / CHROME[Fr.] ile/değil/yerine/= KROM-51
- CHROMIUM AMMONIUM SULPHATE[İng.] / SULFATE DOUBLE D'AMMONIUM ET DE CHROME[Fr.] / CHROM AMMONIUM SULFAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM AMONYUM SÜLFAT
- CHROME DYE[İng.] / COLORANT DE CHROME[Fr.] / CHROMFARBSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM BOYASI
- CHROMIUM DIOXIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KROM DİOKSİT
- HYDROXYDE DE CHROME[Fr.] / CHROM-III-HYDROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM-III-HİDROKSİT
- CHROMIUM PLATING[İng.] ile/değil/yerine/= KROM KAPLAMA
- CHROMIUM CARBIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KROM KARBÜR
- CHROMIUM STEARATE[İng.] ile/değil/yerine/= KROM STEARAT
- CHROMIC ANHYDRIDE, CHROMIUM TRIOXIDE[İng.] / CHROMSÄUREANHYDRID, CHROMTRIOXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM TRİOKSİT
- CHROMIUM[İng.] / CHROM[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM
- CHROMAGE[Fr.] / VERCHROMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMAJ
- CHROMATE[İng.] / CHROMATE[Fr.] / CHROMATE[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMAT
- LEVNÎ HASSÂSİYET[Osm.] / CHROMATISCHE EMPFINDLICHKEIT, FARBIG EMPFINDLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMATİK DUYARLIK
- CHROMATISCHE PARALLAXE[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMATİK PARALAKS
- LEVNÎ İNHİRAF[Osm.] / ABERRATION CHROMATIQUE[Fr.] / CHROMATISCHE ABERRATION, FARBIGSFEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMATİK SAPMA
- KROMATİK ile KROMATİK İPLİK
- KROMATİK ile KROMATİN ile KROMATOLOJİ
( CHROMATICS vs. CHROMATIN vs. CHROMATOLOGY )
( رنگ شناسي ile رنگينه )
( RANG SHENASY ile RANGYNAH )
- KROMATİK değil/yerine/= RENKSER
( Renkser. | Kromozomlarla ilgili. | Yarım tonlardan oluşan ses dizisi. )
- KROMATİN[İng. CHROMATIN] ile/||/<> HETEROKROMATİN[İng. HETEROCHROMATIN] ile/||/<> HİSTON[İng. HISTONE] ile/||/<> HİSTON KODU HİPOTEZİ[İng. HISTONE CODE HYPOTHESIS] ile/||/<> PROFAZ[İng. PROPHASE] ile/||/<> TELOMER[İng. TELOMERE]
( Çekirdekte genlerin normal durumunu temsil eden ilişkili histon ve histon olmayan DNA kompleksi. İki biçimde bulunur: ökromatin, daha az miktarlarda bulunur, daha serbesttir ve kopyalanabilir, heterokromatin ise daha sıkıdır ve kopyalanamaz. Dişi memelilerin aktif olmayan X kromozomu, heterokromatin örneğidir. @@ Genetik olarak etkileşime girmeyen, çokça boyanan, geç kopyalanan kromozom kısımları. @@ DNA’nın etrafına sarılan ve kromozoma yapısal destek veren bazik protein. Yüksek arginin/lisin içeriğine sahiptirler. DNA’yı paketleyip düzenleyerek nükleozom ismi verilen birimlere ayırırlar. Histon genleri poli-adenin kuyruğunu kodlamaz. Bütün ökaryotik göze çekirdeğine, kromatinlerde DNA çift ipliği ile beraber nükleozomların yapısına giren H1, H2A, H2B, H3, H4, H5 tipleri bilinmektedir. Prokaryotların bazılarında da histon-benzeri proteinler bulunur. @@ Özel kümeler halinde bulunan modifiye edilimiş histon kalıntılarının, başka kromatin parçalarıyla olan spesifik etkileşimlerinden doğan eşsiz biyolojik sonuçları düzenlediğini öne süren hipotez. @@ Mitoz ve mayoz bölünmenin ilk evresi. Bu evrede kromatin iplikler kısalıp kalınlaşarak kromozomlara dönüşür, sentrozom organeli kendini eşler ve çift kutuplara dağılır, iğ iplikleri oluşur ve son olarak da çekirdek zarı ve çekirdekçik erir. @@ Ökaryotik kromozomların sonunda ardarda tekrarlanan dizilerden oluşur. Kromozomlar, gözenin her bölünmesinde yaklaşık 100bp kaybeder. Telomeraz enzimi kayıp bazları ekleyebilir. Telomer, doğrusal kromozomların uçlarında bulunan, herhangi bir gen kodlamayan, özelleşmiş heterokromatin yapılarıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KROMATİN[Fr. < CHROMATINE] ile/||/<> KROMATİT[Fr. < CHROMATITE] ile/||/<> KROMOZOM[Fr. < CHROMOSOME]
( Göze çekirdeğinde küçük tanecikler, düzensiz kitleler ya da ağ biçiminde bulunan, soya çekim olaylarını sağlayan, bazı boyalarla hemen boyanabilen nesne. İLE/||/<> Bir kromozomun uzunlamasına iki yarısından her biri. İLE/||/<> Göze çekirdeğinde bulunan DNA ve protein yapısı. )
- CHROMATIN[İng.] / CHROMETINE[Fr.] / CHROMATIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMATİN
- KROMATİN ile KROMOZOM
( Göze çekirdeğindeki DNA ve protein kompleksi. İLE Göze bölünmesi sırasında yoğunlaşan ve belirginleşen DNA ve protein yapısı. )
- KROMATİN ile/||/<> NUKLEOZOM
( Kromatin DNA protein İLE nukleozom histon DNA sarmal. )
( Formül: Overall structure İLE basic unit )
- KROMATOGRAFİ ile SPEKTROSKOPİ
( Nesnelerin bileşenlerine ayrılması yöntemi. İLE Nesnelerin ışıkla etkileşimini inceleyen yöntem. )
- CHROMOUS CHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KROM(II) KLORÜR
- CHROMYL CHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KROMİL KLORÜR
- CHROMITE[İng.] / CHROMITE[Fr.] / CHROMIT, CHROMERZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMİT
- CHROMIZING[İng.] / CHROMATISIERTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMLAMA
- KROMOFİL/CHROMOPHIL[İng.] değil/yerine/= BOYA TUTAR
- KROMOFOP/CHROMOPHOBE[İng.] değil/yerine/= BOYA TUTMAZ
- CHROMOPHORE, CHROMOPHORIC GROUP[İng.] / CHROMOPHORE[Fr.] / CHROMOPHOR, CHROMOPHORE GRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMOFOR, KROMOFOR GRUP
- CHROMOGEN[İng.] / CHROMOGÉNE[Fr.] / CHROMOGEN, FARBENERZEUGEND[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMOJEN
- KROMOJENİK ile KROMOMER ile KROMOZOM ile RENK KÜRE
( CHROMOGENIC vs. CHROMOMERE vs. CHROMOSOME vs. CHROMOSPHERE )
( رنگ زا ile رنگينپار ile رنگين تن ile رنگين کره )
( RANG ZA ile RANGYNAPAR ile RANGYNE TAN ile RANGYNE KAREH )
- KROMOTROPİZM[Fr. < CHROMOTROPISME] değil/yerine/= CANLI YÖNELİMİ
( Canlı bir var olanın, belirli renkte bir nesneye doğru yönelme hareketi. )
- KROMOZOM[Fr. < CHROMOSOME] ile AKROMATİN[Fr. < ACHROMATINE]
( Karyokinez bölünme sırasında göze çekirdeğinin içinde beliren ve kromatinin parçalara ayrılmasıyla oluşan, canlılarda bazı özelliklerin bireyden bireye aktarılmasında görevli olan, DNA içeren, kıvrık çubuk biçimindeki kalıtımsal yapı. İLE Göze çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm. )
- KROMOZOM[İng. CHROMOSOME] ile/||/<> AKROSENTRİK KROMOZOM[İng. ACROCENTRIC CHROMOSOME] ile/||/<> ALEL[İng. ALLELE] ile/||/<> ANLAMSIZ MUTASYON[İng. MISSENSE MUTATION] ile/||/<> ARKEZOA[İng. ARCHEZOA] ile/||/<> HAPLOTİP[İng. HAPLOTYPE] ile/||/<> HEMİZİGOZ[İng. HEMIZYGOUS] ile/||/<> HETEROZİGOT[İng. HETEROZYGOUS]
( Prokaryot ve ökaryot gözelerin çekirdeğinde bulunan, sayısı ve şekli her canlı için sabit ve belirli olan, göze bölünmesi sırasında iplikler halinde ortaya çıkarak koyu renkli boyanan yapılar. Kromozomlar üzerinde genler bulunur. Her kromozom çok uzun bir DNA molekülü ile bu molekülle birlikte bulunan proteinlerin çok sayıda sarmallar meydana getirmesiyle göze bölünmesinin metafaz safhasında belirgin olarak ortaya çıkar. İnterfazda sarmalların kısmen ya da tamamen çözünmesi sebebiyle ayırt edilemezler. Prokaryot gözelerin tek DNA molekülüne de "kromozom" denir. @@ Kardeş kromatitlerin birbirine bağlandığı sentromer bölgesi. İki uçtan birine daha yakın bir yerde bulunan kromozom türüdür. İnsan türünün 13, 14, 15, 21 ve 22. kromozomları bu şekildedir. @@ Kromozom üzerinde belirli bir noktada bulunan, belirli bir genin bilinen farklı varyasyonlarından her birine verilen addır. Kısaca bir genin değişik biçimleri olarak da ifade edilir. Aleller, genlerde aynı karakteristik özelliklerin ortaya çıkmasını sağlar. Örneğin kan gruplarını belirleyen genlerin A, B ve O olmak üzere 3 farklı aleli vardır. Bunların farklı kombinasyonları ile farklı kan grupları oluşur. @@ Bir kodonun sentezlemesi gerekenden farklı bir aminoasiti sentezlemesine neden olan nokta mutasyonudur. Örneğin, Orak Hücre Anemisine sebep olan bir anlamsız mutasyonda 11.kromozomda GAG olması gereken baz dizilimi GTG olur vr 6. aminoasitte "glutamik asit" yerine "valin" sentezlenir. @@ Cavallier-Smith'in önerdiği, çekirdeği ve çubuk şeklindeki kromozomu olan en eski tek gözeli ökaryotları barındıran ama mitokondri ya da plastid içermedeği için prokaryotlar ve ökaryotlar arasındaki bir geçiş basamağı olduğu düşünülen alem. Ayrıca, çekirdeğin evrimini kanıtlamak için organellerden önce için kanıt olarak da kullanıldılar. Bağırsak paraziti Giardia lamblia (protist) buna bir örnek. @@ Genetik olarak bağlanmış gen gruplardaki alellerin belirli kombinasyonları. Bu öbekler aynı kromozomdaki birbirine yakın bölgelerde yer alan genlerin kodlanmasıyla oluşur. CmACS-7 deki tanımlanmış haplotip; @@ Bir alelin homolog karşılığının olmaması durumu. Erkeklerdeki X kromozomunda meydana gelmiş mutasyonlar ya da gen kaybı bu duruma örnek gösterilebilir. @@ Belli bir alel çifti ya da alel serisi bakımından birbirine benzemeyen genlerin bulunduğu kromozomları taşıyan bireylerdir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KROMOZOM ve/<> KİNETOKOR
( )
- KROMOZOM ile/||/<> KURAM
( Kromozom kalıtım kuramı )
( Theodor Boveri tarafından 1902 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1862-1915) (Ülke: Almanya) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: Kromozom teorisi, kanser genetiği) )
- KROMOZOM değil/yerine/= SOYAKTARAN
- KRONECKER PRODUCT ile/||/<> HADAMARD PRODUCT
( Kronecker ⊗ blok çarpım, Hadamard ⊙ eleman eleman. )
( Formül: Block İLE elementwise )
- KRONİK ile KRONİK HASTALIK
( CHRONIC vs. CHRONIC DISEASE )
( دامنگير ile مزمن ile گرانرو ile مرض مزمن ile بيماري مزمن )
( DAMANGYR ile MAZMAN ile GERANRO ile مرض مزمن ile BEYMARY MAZMAN )
- KRONİKLEŞMEK ile KRONİK/LİK ile KRONİKÇİ/LİK
- CRUCIBLE[İng.] / CREUSET DE FUSION[Fr.] / SCHMELZTIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KROZE
- KRYOGENISCHE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= KRYOJENİK SICAKLIK
- KRYOTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= KRYOTRON
- ACIDE XANTHIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KSANATİK ASİT
- XANTHENE DYESTUFFS[İng.] / COLORANTS DE XANTHÉNE[Fr.] ile/değil/yerine/= KSANTEN BOYASI
- XANTHENE[İng.] / XANTHÉNE[Fr.] / XANTHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KSANTEN
- XANTHINE, DIOXOPURINE[İng.] / XANTHINE[Fr.] / XANTHIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KSANTİN
- KSE/PROTECTED HEALTH INFORMATION[İng.] değil/yerine/= KORUNMUŞ SAĞLIK BİLGİSİ
- KSENOFANES ile/<>/> KSENOFON
( [M.Ö.] 475 ile/<>/> 431 - 354 )
( XENOPHANES vs./<>/> XENOPHON )
- XYLIDINE[Fr.] ile/değil/yerine/= KSİLDİN
- KSİLEM İLE FLOEM İLE KAMBİYUM ile/||/<> BİTKİ DOKULARI
( İletim ve büyüme dokuları. )
( Formül: H₂O ↑ İLE şeker ↓ )
- KSİLEM İLE FLOEM ile/||/<> İLETİM DOKULARI
( Bitkilerde taşıma sistemleri. )
( Formül: Ψ = Ψs + Ψp + Ψm )
- XYLENOL[İng.] / XYLÉNOL[Fr.] / XYLENOL[Alm.] ile/değil/yerine/= KSİLENOL
- XYLIDINE[İng.] / XYLID[Alm.] ile/değil/yerine/= KSİLİDİN
- KSK/PERSONAL HEALTH RECORD[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL SAĞLIK KAYDI
- KTB/PERSONAL IDENTIFIABLE INFORMATION[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL TANIMLANABİLİR BİLGİ
- HAIR STYLER[İng.]/KUAFÖR[Fr. < COIFFEUR]/BERBER[Fars.]/PERUKAR[İt. < PARRUCCHIERE] değil/yerine/= SAÇ BAKIMCISI
( Saç ve sakalın kesilmesi, taranması ve yapılması işiyle uğraşan ya bunu meslek edinen kişi. | Bu işin yapıldığı dükkân, güzellik salonu. )
- KUANTUM HAPSETME ile/||/<> KLASİK BOYUT ETKİSİ
( Kuantum λ_de Broglie < L, klasik ortalama serbest yol. )
( Formül: Enerji kuantizasyonu )
- KUANTUM HATA DÜZELTME ile/||/<> KLASİK HATA DÜZELTME
( Kuantum no-cloning yasağı, klasik kopyalama kolay. )
( Formül: Shor code 9 qubit )
- KUANTUM HATA DÜZELTME ile/||/<> KLASİK KODLAMA
( Kuantum hata düzeltme süperpozisyonu korurken İLE klasik kodlama sadece bit hatalarını düzeltir )
( Formül: Shor kodu )
- QUANTENHYPOTHESE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM HİPOTEZİ
- KUANTUM KAYNAŞMA ile/||/<> FAZ GEÇİŞİ
( Kuantum kaynaşma sıcaklık değişimi olmadan durum değişikliğiyken İLE faz geçişi termal durum değişimidir )
( Formül: H|ψ⟩ = E|ψ⟩ )
- KUANTUM KOHERANS ile/||/<> LAZER KOHERANS
( Kuantum koherans dalga fonksiyonu fazlarının korunmasıyken İLE lazer koherans elektromanyetik dalgaların faz uyumudur )
( Formül: ρ_{12} ≠ 0 )
- KUANTUM MACHINE LEARNING ile/||/<> KLASİK AI
( Kuantum machine learning kuantum avantajı sağlayabilirken İLE klasik AI geleneksel algoritmalardır )
( Formül: VQE algoritması )
- QUANTUM MECHANICS[İng.] / MÉCANIQUE QUANTIQUE[Fr.] / QUANTENMECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM MEKANİĞİ
- QUANTUM MECHANICAL OPERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= KUANTUM MEKANİK İŞLEMCİSİ
- QUANTENMECHANISCHER OPERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM MEKANİKSEL İŞLEMCİ
- KUANTUM NOKTA İLE NANOTEL İLE NANOLEVHA ile/||/<> NANO BOYUTLAR
( 0D, 1D ve 2D nanoyapılar. )
( Formül: d < 100 nm )
- QUANTUM CHROMODYNAMICS[İng.] / QUANTENCHROMODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM RENK DİNAMİĞİ
- KUANTUM SIÇRAMA ile/||/<> KLASİK REZONANS
( Kuantum sıçrama ani enerji seviye değişimiyken İLE klasik rezonans kademeli genlik artışıdır )
( Formül: ΔE = ħω )
- KUANTUM TELEPORTASYON ile/||/<> KLASİK İLETİŞİM
( Teleportasyon durum transferi, klasik bilgi kopyalama. )
( Formül: EPR çifti kullanır )
- KUANTUM TÜNELLEME ile/||/<> KLASİK ENERJİ BARİYERİ
( Kuantum tünellemede parçacık enerji bariyerini geçebilirken, klasik fizikte bu imkansızdır )
( Formül: T ∝ e^(-2κa) )
- KUARKLAR ile/ve/||/<>/> LEPTONLAR ile/ve/||/<>/> BOZONLAR ile/ve/||/<>/> HIGGS BOZONU
- KUBARMAK ile KUBARMAK
( Hindi ya da güvercinin, tüylerinin kabarması. İLE Çalımlı bir tavır takınmak. )
- KUBBE ile KUBBELİ ile KUBBESİZ ile KUBBELİ DELİK
- KUBBE[Ar.]/KÜMBET[Fars. < GUNBED] değil/yerine/= YUVARDAM
- CUBIC CLEAVAGE[İng.] / FENDILLEMENT CUBIQUE[Fr.] / KUBIKSPALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜBİK YARILMA
- KÜBİK ile METREKÜP
( CUBIC vs. CUBIC METER )
( مکعبي ile متر مکعب )
( MOKABY ile MOTER MOKAB )
- KUCAK ile KUCAKLAŞMAK/KOÇMAK
( Kişinin, göğüs ile diz arasındaki alana verilen ad. İLE İki gövdenin, sevgi ve coşkuyla sarılması. )
- KUCAKLAMAK/KUCAĞA ALMAK ile KUCAĞINA OTURTMAK
( Bir bebeği/çocuğu kollar aracılığıyla/yardımıyla göğüs bölgesinde tutmak. İLE Bir bebeği/çocuğu üst bacaklar üzerinde oturtmak. )
- KUCAKTA ile KUCAKTAN KUCAĞA
- KÜÇÜK AK BALIKÇIL ile BÜYÜK BALIKÇIL
( İki kat büyüktür. )
- ÇÖZÜMLER:
KÜÇÜK ile/ve/||/<> ARA ile/ve/||/<> YALIN
- KÜÇÜK DELİKLER = MESÂMMÂT = PORES
- KÜÇÜK GÖRMEK ile/ve/<> KÜÇÜK DÜŞÜRMEK
- [ne yazık ki]
KÜÇÜK HESAP ile/ve/||/<>/>/< BİLGİSİZLİK
( İkirciğe neden olur. İLE/VE/||/<>/>/< Hesapsızlığa ve fazla/yersiz "atılganlığa" neden olur. )
- KÜÇÜK HÜCRELER = HÜCERÂT-I SIĞÂR = PETITES LOGES
- KÜÇÜK KAN DOLAŞIMI ile/ve/<> BÜYÜK KAN DOLAŞIMI
( Sağ karıncıktan çıkan akiğer atardamarı kalbin hemen üzerinde ikiye ayrılarak biri sağ öbürü sol akciğere ider. Akciğerde kan temizlendikten sonra her akciğerden bir çift toplardamar halinde çıkarak sol kulakçığa dört koldan dökülür. Kalple akciğer arasındaki bu dolaşıma "Küçük Dolaşım" denir. İLE/VE/<> Sol karıncıktan çıkan aort, sola doğru kıvrılarak bir yay yapar. Bu yaydan başa ve kollara damarlar ayrılır. Daha sonra aort aşağı doğru kıvrılarak diyaframı deler ve karın boşluğuna geçer; kalça hizasında ikiye ayrılarak bacaklara uzanır. Bu aralıkta, iç organlara ve kaslara dallar verir. Gövdenin alt kısımlarında oksijensiz kan al ana toplardamarı ile gövdenin üst kısmından toplanan oksijensiz kan ise üst ana toplardamarı ile kalbin sağ kulakçığına dökülür. Bu dolaşım sistemine de "Büyük Dolaşım" denir. )
( KÜÇÜK KAN DOLAŞIMI - İBN. NEFİS, FAZIL b. NÂTIK ve HARVEY )
( Kanımızın, gövdemizi dolaşması, yalnızca 22-23 saniye sürmektedir. )
(
)
- KÜÇÜK KEDİLERDE:
SİNGAPUR ile MUNCHKIN ile CORNISH REX ile DEVON REX ile AMERİKAN KIVIRCIĞI/AMERICAN CURL
- KÜÇÜK KOL ÖRTÜLERİ ile/ve/<> ORTA KOL ÖRTÜLERİ
- KÜÇÜK OLASILIK değil DÜŞÜK OLASILIK
- KÜÇÜKDERE AYAZMASI :
( Rumelihisarı'nın üst kısımlarında eski Osmanlı mezarlığının yanında olup Ermenilere ait bir ayazmadır. Mahallelerin ayrışmasından sonra Reşitpaşa'nın sınırları içinde kalmıştır. )
- KÜÇÜKKEN/KÜÇÜKLÜĞÜNDE değil HÂL-İ SABÂBETLERİNDE
- KÜÇÜKTEN BERİ ile/değil KÜÇÜKLÜKTEN BERİ
- KUÇUKUÇU ile KUÇU KUÇU
( Köpek. İLE Ünlem. )
- KÜÇÜLMEK ile/değil/yerine İNCELMEK
- KÜÇÜLMEK ile KÜÇÜLTMEK ile KÜÇÜLEBİLMEK ile KÜÇÜLTEBİLMEK
- KÜÇÜLMEK ve RAHATLIK
- KÜÇÜLTME ile KÜÇÜLTME EKİ
- KÜÇÜLTMEK ile ...
( DIMINUTIVE )
- KÜÇÜMSEMEK ve/||/=/<> ABARTMAK/"BÜYÜLTMEK"
- KÜÇÜMSEMEK ile ÖNEMSEMEK/ÖNEMSEMEMEK
( "Sahip olduklarını/olduklarında." İLE "Sahip olamadıklarını/olamadıklarında." )
- KUDRET yoksa ÖZGÜRLÜK
( Elimizde kudret olmadığı sürece, özgürlük isteriz.
Kudreti ele geçirince üstün olmak isteriz.
Ama başaramazsak, adâlet isteriz. )
- KUDRET ile TASARRUF
( CAPABLE vs. SAVING )
- KUDRET ile/ve/||/<>/> "ÜSTÜNLÜK"
( Elimizde kudret olmadığı sürece, özgürlük isteriz.
Kudreti ele geçirince üstün olmak isteriz.
Ama başaramazsak, adâlet isteriz. )
- KUDUMİYE ile/||/<> CAİZE ile/||/<> DÎVÂNÎ
( Sultan ve devlet ileri gelenlerinin seferden dönmesi dolayısıyla yazılan şiire verilen ad. İLE/||/<> Şairlerin, şiirlerinde övdüğü büyük kişilerden aldığı bahşiş. İLE/||/<> Yaygınlık kazanmış bir yazı türü. )
- KUDURGAN = AZGIN
- KUDURMAK ile FITIK OLMAK
- KUDURMAK ile KUDURTMAK ile KUDURABİLMEK
- KUDUR(T)MAK ile ÇILDIR(T)MAK
- KUDUZ AŞISI (PASTEUR) ile/||/<> ÇİÇEK AŞISI (JENNER)
( Pasteur kuduz aşısını zayıflatılmış virüs ile geliştirdi İLE Jenner çiçek aşısını inek çiçeği virüsü ile buldu. Pasteur laboratuvar koşullarında zayıflatma yaptı İLE Jenner doğal bir çapraz bağışıklık kullandı. İkisi de aşı biliminin temelini attı. )
( Louis Pasteur tarafından 1885 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1895) (Ülke: Fransa) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: Mikrop teorisi, pastörizasyon, aşı geliştirme (kuduz, şarbon), spontan üreme teorisini çürüttü, fermantasyon süreçlerini açıkladı, antisepsi kavramını tıbba kazandırdı) )
- QUERETIN[İng.] ile/değil/yerine/= KUERGETİN
- QUERICOL[İng.] ile/değil/yerine/= KUERİKOL
- QUERCITOL, QUERCITE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUERSİTOL
- KÜF ile KÜFE/LİK ile KÜFİ ile KÜFECİ/LİK ile KÜFELİ ile KÜFESİZ ile KÜF YEŞİLİ ile KÜF KOKUSU
- KÜFÜR ile/ve/||/<> SİLAH ile/ve/||/<> BİAT ile/ve/||/<> YALAN
( Küfürden medet uman fikir,
Silahtan medet uman cesâret,
Biattan medet uman haysiyet,
Yalandan medet uman inanç, YOKSULDUR/FAKİRDİR... )
- KÜFÜRBAZ[Ar. + Fars.(-bâz)] değil/yerine/= SÖVGEN/SÖVÜCÜ/AĞZI BOZUK/KARA
- KUĞU:
Güzelliğini sergilemekten, su içmeyi bile boşvererek/unutarak susuzluktan ölmüş. -ile
- KUKERSITE[İng.] ile/değil/yerine/= KUKERSİT
- KÜKREMEK ile "KÜKREMEK"
( Aslanın bağırması. | Denizin, ırmağın kabarması, taşması. | Mayalanıp kabarmak. | Gür bir biçimde yetişmek. İLE Coşkuyla saldırmak. | Coşmak, taşkınlık göstermek. | Kızgınlık ve öfke ile yüksek sesle bağırmak. )
( Aslan kükremesi, 8 km. öteden duyulabilir. )
- KÜKREMEK ile KÜKRETMEK ile KÜKRE
- KUKUL, SÜLEYMAN (RİZE. 1926 -) :
( Maden Mahallesinde ikamet etmektedir. Siyasete CHP saflarında başladı ve 1973 - 1977 döneminde İstanbul İl Genel Meclisi Üyesi olarak görev yaptı. )
- KUKULETA ile KUKULETALI ile KUKULETASIZ
- VULKANISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜKÜRKLE SERTLEŞTİRME
- SULPHUR[İng.] / SOUFRE[Fr.] / SCHWEFEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜKÜRT
- VULCANIZATION[İng.] / VULCANISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜKÜRTLE SERTLEŞTİRME
- KÜKÜRTLEMEK ile KÜKÜRTLENMEK ile KÜKÜRT ile KÜKÜRTLÜ ile KÜKÜRTSÜZ ile KÜKÜRT ÇİÇEĞİ
- FOURNEAU À MOUFLES[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜL FIRINI
- KULA, SEZAİ (İSTANBUL, 1941) :
( Kâğıthaneli olup Sarıyer'de ikamet etmektedir. Kâğıthane İlkokulu, Şişli Ortaokulu ve Atatürk Lisesini bitirdikten sonra Galatasaray Yüksek Okulunu bitirdi. İş olarak muhasebeciliği seçti ve Kâğıthane'de muhasebe bürosu açtı. 1958'den beri çeşitli sivil toplum kuruluşlarında ve kamuda görevler üstlendi. 1960 - 1970 - 2008 yılları arasında aralıklı olarak, Kâğıthane Spor Kulübü yönetim kurulunda 11 dönem başkan olmak üzere 19 dönem görev aldı. Kâğıthane Belediyesi Hesap İşleri Müdürlüğü (1960); İstanbul Soğanlık Belediyesi Yazı İşleri Müdürlüğü; Kâğıthane Belediye Meclisi Üyeliği (1977 - 1980); İstanbul İl Genel meclisi Üyeliği (1994 - 1980); İstanbul Büyük Şehir Başkanı olarak görev yapan Recep Tayip Erdoğan ve Ali Müfit Gürtuna'ya danışmanlık görevlerinde bulundu. Kurucusu olduğu S.S. Kâğıthane Esnaf ve Sanatkârları Kefalet Kooperatifi yöneticiliği ve 33 dönem Kâğıthane Esnaf Sanatkarlar Odası Başkanlığı; İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinde Birlik Yönetim Kurulu üyesi ve Denetim Kurulu Başkanlığı; Kâğıthane Merkez Daye Hatun Camii Onarma ve Yaşatma Derneği'nin 8 dönem Başkanlığı görevlerinde bulundu. Esnaf Teşkilatının kuruluşu olan Turizm Şirketi (ES - TUR A.Ş) ile Esnaf Vakfında (ES - VAK) yönetim kurullarında görev aldı. Birleşim Konut Kooperatifinin kurucusu olup, Denetim Kurulu Başkanlığı görevinde bulundu. Üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübü'nde 3 dönem Yönetim Kurulu üyesi ve yıllarca Denetim Kurul Başkanı olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü'nün Divan Kurulu üyesidir. )
- KÜLAH ile KÜLAHLI ile KÜLAHÇI/LIK ile KÜLAHSIZ
- KULAK MİSAFİRİ OLMAK ile GİZLİCE DİNLEMEK
( EAVESDROP vs. EAVESDROPPING )
( استراق سمع کردن ile استراق سمع )
( ESTERAGH SAM KARDAN ile ESTERAGH SAM )
- KULAK ile/ve KALP KULAĞI/KULAKCIK
- KULAK ve/<> TÜM ÖRGENLER
- KULAK/LIK ile KULAKLI ile KULAKÇI ile KULAKSIZ/LIK ile KULAK ZARI ile KULAK ERİMİ ile KULAK DEMİRİ ile KULAK KULAĞA ile KULAK MEMESİ ile KULAK TIKACI ile KULAK ÇİVİSİ ile KULAK KEPÇESİ ile KULAKLI SOMUN ile KULAK MİSAFİRİ ile KULAK SADAKASI ile KULAK ALTI BEZİ ile KULAK DOLGUNLUĞU ile KULAK TIRMALAYICI
- KULAKLIK ile KULAKLIKLI
( EARPHONE vs. EARPHONED )
( گوشي ile بلندگوي گوشي ile گوشي تلفن ile گوشي دار )
( GUSHY ile BALANDEGOY GUSHY ile GUSHY TALFAN ile GUSHY DAR )
- KULAKSIZ ile ...
( Hasköy'dedir. )
- KULAKTA/İŞİTMEDE (OKTAV):
9 ve/||/<> 11
- KULAKTAN ile KULAKTAN DOLMA ile KULAKTAN KULAĞA
- KÜLFET ile KÜLFETLİ ile KÜLFETSİZ/LİK ile KÜLFETSİZCE
- KÜLHAN ile KÜLHANİ ile KÜLHANCI/LIK ile KÜLHAN MAKİNESİ
- KULLANAN ile/ve/değil/||/<>/< KULLANMIŞ
- KULLANICI DEĞİŞTİR ile OTURUMU KAPAT
- KULLANILABİLİR/LİK ile/ve/değil UYGUN/LUK
( [not] USEFULNESS vs./and/but APPROPRIATENESS )
- KULLANIM DEĞERİ ile/ve/<> DEĞİŞİM DEĞERİ ile/ve/<> SİMGESEL/GÖSTERİM DEĞERİ
( THE VALUE IN USE vs./and/<> THE VALUE IN CHANGE vs./and/<> SYMBOLICAL VALUE )
- KULLANIM DEĞERİ ile/ve/<> UYGULANIM DEĞERİ
( THE VALUE IN USE vs./and/<> THE VALUE IN APPLYNESS )
- KULLANIM ile KULLANIMLI/LIK ile KULLANIMSIZ/LIK
- KULLANIM ile MANİPÜLASYON
( USING vs. MANIPULATION )
- KULLANIM/SAL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İŞLEV/SEL
- KULLANIŞ ile KULLANIŞLI/LIK ile KULLANIŞSIZ/LIK
- KULLANMA (KILAVUZU) ile/ve/||/<>/>/< KILLANMA (KILAVUZU)
- KULLANMA ile/ve/değil/yerine İŞLEME
- KULLANMA ile/ve/değil/<> YARARLANMA
- KULLANMAK ve/<> YAŞA(T)MAK
( TO USE and/<> TO REALIZE )
- KÜLLEMEK ile KÜLLENMEK ile KÜLLENDİRMEK
- KÜLLÎ-İ) MÜŞEKKEK ile/ve/||/<>/>< (KÜLLÎ-İ) MÜTEVÂTI
( Kavramın kendi cüzlerine eşit olarak dağılmaması. @@ Kavramın kendi cüzlerine eşit olarak dağılması. )
- KÜLLİYE ile CÜZZİYE(İSNAD'A BAĞLI)(NİCELİĞE/KEMMİYET'E GÖRE)
( Tüm bireyler ölümlüdür. İLE Bazı bireyler hekimdir. )
(1996'dan beri)