Sekiz(8) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 32.908 başlık/FaRk ile birlikte,
32.908 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(60/133)
- İNGİLİZ ile İNGİLİZCE ile İNGİLİZ İPİ ile İNGİLİZ TUZU ile İNGİLİZ SİCİMİ ile İNGİLİZ ANAHTARI ile İNGİLİZ SİYASETİ ile İNGİLİZ İNGİLİZCESİ
- İNGİLİZCE'Yİ:
İng.-TÜRKÇE SÖZLÜKTEN ÇALIŞMAK ile/ve/<>/||/değil/yerine TÜRKÇE-İng. SÖZLÜKTEN ÇALIŞMAK
- İNGİLTERE ile/ve/||/<> BÜYÜK BRİTANYA ile/ve/||/<> BİRLEŞİK KRALLIK
(
)
- İNGLİÇ ile SARIMSAK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Sarımsağa benzeyen bir dağ bitkisi. İLE ... )
- İNGUİNAL ile İNGUİNAL HERNİ
( Kasık [ile ilgili]. İLE Kasık fıtığı. )
- İNHALAN/INHALANT[İng.] değil/yerine/= UÇUCU MADDE
- INHERITANCE OF ACQUIRED CHARACTERISTICS[İng.] değil/yerine/= EDİNİLMİŞ ÖZELLİKLERİN KALITIMI
( Çevresiyle kurduğu karşılıklı ilişkiler sonucu organizmada meydana gelen değişiklikler. 1801'de Lamarck, bu edinilmiş özelliklerin kalıtım yoluyla sonraki nesillere iletilebileceğinden bahseden bir çeşit evrim kuramı ileri sürdü. Günümüzde, bu kuram neredeyse tamamen yanlışlandı. Lamarck'a göre; zürafa, yılan, leylek ve kuğu gibi hayvanların vücut şekilleri, bu hayvanların uzun dönemler boyunca edinilmiş alışkanlıklarının sonucu. Ancak günümüzde türlerin yeni karakterleri bu biçimde kazanmadıklarını, evrimsel değişimlerin nesiller içerisindeki varyasyonlara ve seçilim sürecine bağlı olarak geliştiğini bilmekteyiz.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- İNHİDAM ile İZMİHLAL
( Çökme, yıkılma. )
- İN'İKÂS-I ZİYÂ' ve İNKİSÂR-I ZİYÂ'
( Işık yansıması. VE Işığın kırılması. )
- İNİLTİ ile İNİLTİLİ
- İNİSİYASYONLAR/KATILIMLAR:
ZAHİRÎ/LİTERAL/DOGMATİK ile/ve MİTSEL/ALEGORİK ile/ve MİSTİK
( Su ile. İLE/VE Hava ile. İLE/VE Ateş ile. )
- inj./inject.[Lat. < INJECTIO, INJICIATUR] değil/yerine/= ENJEKSİYON, ENJEKTE EDİNİZ
- İNKİŞÂF[< KEŞF] değil/yerine/= AÇILMA, AÇINIM | MEYDANA ÇIKMA | MANEVİ SIRLARIN GÖRÜNMESİ
( AÇILMA | MEYDANA ÇIKMA | MANEVİ SIRLARIN GÖRÜNMESİ )
- İNKOMPATIBIL/INCOMPATIBLE[İng.] değil/yerine/= UYUŞMAZ, | GEÇİMSİZ
- İNLEMEK ile İNLETMEK ile İNLEYEBİLMEK
- İNME ile SÖNÜMLENME
- İNMEK ile TORUNLARI ile İNDİ ile İMAM RIZA'NIN SOYUNDAN ile ALÇALAN ile İNİŞ
( DESCEND vs. DESCENDANTS vs. DESCENDED vs. DESCENDED FROM EMAM REZA vs. DESCENDING vs. DESCENT )
( نزول کردن ile پائين رفتن ile اعقاب ile معنعن ile رضوي ile نزولي ile نژاد ile نسب ile نزول ile هبوط )
( NEZOL KARDAN ile PAYEYNE RAFTAN ile EGHAB ile معنعن ile REZVY ile NEZOLY ile NEJAD ile NASB ile NEZOL ile CPEHBUT )
- İNNATE İLE LEARNED İLE IMPRİNTING ile/||/<> DAVRANIŞ TÜRLERİ
( Hayvan davranış kategorileri. )
( Formül: Critical period )
- INNER EXISTENCE vs. EXTERIOR EXISTENCE
- INNOCENT vs. PROTECTED
- INNOCENT :/yerine MASUM
- İNOMINA/T / INNOMINATE[İng.] değil/yerine/= ADSIZ
- İNOP./INOPERABIL/INOPERABLE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT EDİLEMEZ
- İNORGANİK KİMYASAL SAVUNMA[İng. INORGANIC CHEMICAL DEFENSE] ile/||/<> ELEMENTSEL SAVUNMA[İng. ELEMENTAL DEFENSE] ile/||/<> KİMYASAL SAVUNMA[İng. CHEMICAL DEFENSE]
( Canlı bir organizma tarafından üretilmeyen, çevreden tedarik edilmesi gereken kimyasal savunma (bknz. elementsel savunma). @@ Topraktan soğurulup bitki kofullarında, göze duvarlarında ve trikomlarda depolanan ve otçulluğu azaltan toksik elementler. @@ Otçulluğu doğrudan caydıran ya da kısıtlayan, kimyasal özelliklere sahip bileşikler ve elementler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- INORGANIC PEROXIDE[İng.] / ANORGANISCHE PEROXYDE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK PEROKSİT
- İNORGANİK[İng.]/ANORGANİK[Fr.] ile/||/<>/> KİMYASAL ile/||/<>/> ORGANİK
( )
( Karbon dışındaki ögelerin bileşiklerini inceleyen kimya dalı. İLE/||/<>/> ... İLE/||/<>/> Karbon bileşiklerini inceleyen kimya dalı. )
- INOSITOL[İng.] ile/değil/yerine/= İNOSİTOL
- İNOTROPİ/INOTROPY[İng.] değil/yerine/= KASILMA GÜCÜ
- İNOVATİF/INNOVATIVE[İng.] değil/yerine/= YENİLİKÇİ
- INOSITOL[Fr.] / INSITOL, MUSKELZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= İNOZİTOL
- İNŞA EDİLMİŞ ile YERLEŞİK ile YERLEŞİK ÇEK ile DAHİLİ RAF
( BUILT vs. BUILT IN vs. BUILT IN CHECK vs. BUILT IN SHELF )
( ساخته شده ile بناکننده ile توکار ile جاسازي شده ile مقابله توکار ile رف )
( SAKHTEH SHODEH ile BENAKONANDEH ile TOKAR ile JASAZY SHODEH ile MOGHABLEH TOKAR ile RAF )
- İNŞA ETMEK ile KİLDEN BİR DUVAR İNŞA ET ile BİR YUVA İNŞA ETMEK ile İNŞAATÇI ile BİNA ile YAPI TAŞI ile BİNA İNŞAATI ile BİNA CEPHESİ ile BİNALAR
( BUILD vs. BUILD A CLAY WALL vs. BUILD A NEST vs. BUILDER vs. BUILDING vs. BUILDING BLOCK vs. BUILDING CONSTRUCTION vs. BUILDING FRONT vs. BUILDINGS )
( بنا کردن ile بنايي کردن ile بناکردن ile ساخت ile چينهکشيدن ile آشيان بستن ile بساز و بفروش ile اعياني ile ساختماني ile ساختمان ile عمارت ile ديسمان ile بنا ile بنا کنده ile کنده ساخت ile ساختمان سازي ile جلو عمارت ile ابنيه ile عمارات ile مستحدثات )
( BENA KARDAN ile BENAYY KARDAN ile BENAKARDAN ile SAKHT ile CHYNEKKESHYDAN ile ASHYAN BASTAN ile BESAZ VE BEFROSH ile اعياني ile SAKHTAMANY ile SAKHTAMAN ile AMART ile ديسمان ile BENA ile BENA KANDEH ile KANDEH SAKHT ile SAKHTAMAN SAZY ile JELO AMART ile EBNYYEH ile عمارات ile MOSTAHDESAT )
- İNŞAAT CİHAD ile KISITLAMA ile DARALMA ile YORUMLANABİLİR ile İNŞA ETMEK ile BİR DUVAR İNŞA ET ile YAPI ile İNŞAAT SEKTÖRÜ ile İNŞAAT MALZEMELERİ ile İNŞAAT KELİMESİ ile İNŞAAT İŞİ ile YAPICI
( CONSTRUCTION JAHAD vs. CONSTRAINT vs. CONSTRICTION vs. CONSTRUABLE vs. CONSTRUCT vs. CONSTRUCT A WALL vs. CONSTRUCTION vs. CONSTRUCTION INDUSTRY vs. CONSTRUCTION MATERIALS vs. CONSTRUCTION WORD vs. CONSTRUCTION WORK vs. CONSTRUCTIVE )
( جبر ile تنگي ile تنگ شدگي ile قبض مزاج ile قابل تجزيه ile بر پا کردن ile تيغه کردن ile تيغه کشيدن ile سازندگي ile ساخت و ساز ile صنعت ساختمان ile جهاد سازندگي ile مصالح ساختماني ile بنايي ile بناي ile سازنده )
( JABAR ile TANGY ile TANG SHODEGY ile GHABZ MOZAJ ile GHABEL TAJZYYEH ile BAR PA KARDAN ile TYGHEH KARDAN ile TYGHEH KESHYDAN ile SAZANDEGY ile SAKHT VE SAZ ile SANAT SAKHTAMAN ile JACPEHAD SAZANDEGY ile MOSALEH SAKHTAMANY ile BENAYY ile BENAY ile SAZANDEH )
- İNŞÂÎ ile/ve/||/<> KURUMSAL
- İNSAN BAĞIRSAĞI MİKROBİYATASINDA:
FIRMICUTES ile/ve/||/<> BACTEROIDETES ile/ve/||/<> ACTINOBACTERIA ile/ve/||/<> PROTEOBACTERIA
( %65 ile/ve/||/<> %15 ile/ve/||/<> ... ile/ve/||/<> ... )
( )
(
)
- İNSAN-DOĞA İLİŞKİSİ ile/ve/değil BİREY-BİREY İLİŞKİSİ
( Anlam bulamaz. İLE/VE/DEĞİL Anlam bulur. )
- İNSAN:
DÜNYANIN ve/||/<> TOPRAĞIN TUZU
(
)
- İNSAN GELİŞİMİ KURAMCILARINDA:
MARGARET MAHLER ile/ve/||/<> JOHN BOWLBY ile/ve/||/<> SIGMUND FREUD ile/ve/||/<> ERIK ERIKSON ile/ve/||/<> JEAN PIAGET ile/ve/||/<> DANIEL STERN
- İNSAN GENOMU ile GÖZE KLONLAMA
( İnsanın tüm genetik bilgisinin haritası. İLE Gözelerin genetik olarak kopyalanması süreci. )
- İNSAN GÖZÜNÜN DUYABİLME EŞİKLERİ VE ARALIĞI -ile
( 400 - 800 tHz )
- BİREYSEL BAŞVURUDA:
İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ(AİHM)
ile/ve/değil/önce/||/<>/<
ANAYASA MAHKEMESİ(AYM)
( )
- [ne yazık ki]
!İNSAN KAÇAKÇILIĞI ile/ve/||/<> !İNSAN TİCARETİ
( TCK79 ile/ve/||/<> TCK80 )
- İNSAN KAYNAKLI YARALANMA/TRAVMALARDA:
KAZAYLA OLANLAR ile/ve/ne yazık ki/||/<> KASITLI/AMAÇLI OLANLAR
( )
- İNSAN/KİŞİ:
[ya] KULAKTAN İHYÂ OLUR/YAŞAM BULUR ya da KULAKTAN İFNÂ/İMHÂ/YOK OLUR
- İNSAN/KİŞİ ve/<>/= BİLİNÇ/FARKINDALIK
( İNSAN: Varolmayanın, varlaştırılma süreci. )
( HUMAN and/<>/= CONSCIOUSNESS/AWARENESS )
- İNSAN KULAĞININ DUYABİLME EŞİKLERİ VE ARALIĞI:
16 - 20 Hz ile 16.000 - 20.000 Hz arasındaki sesleri duyabilir.
- İNSAN:
NEDENBİLİMSEL değil EREKBİLİMSEL
- İNSAN OLANLARIN DÜŞÜNEBİLİYOR OLMASI ile/değil DÜŞÜNEBİLEN HERKESİN, İNSAN OLMASI
- İNSAN:
SOĞUKTA ile/ve/değil/>< (")KARANLIKTA(")
( Yaşayamaz. İLE/DEĞİL/>< [Ancak/sadece, biyolojik (yığın) olarak] "Yaşar". )
- İNSAN YAPITI ile/değil/yerine/< DOĞA VAROLANI
- İNSAN ile HERHANGİ BİR ŞEY('İ)
( Kişi, başlı başına bir şeydir! Hiçbir şeyle karıştırılamaz/karıştırılmamalıdır! )
( HUMAN vs. ANYTHING )
- İNSAN ile İNSANOĞLU ile İNSANLAR ile İNSAN DOĞASI ile İNSAN HAKKI ile İNSAN HAKLARI ile İNSAN HAKLARI KAYDI ile HÜMANİZM ile İNSANLIK ile İNSANCILLAŞTIRMAK ile İNSANCA
( HUMAN vs. HUMAN BEING vs. HUMAN BEINGS vs. HUMAN NATURE vs. HUMAN RIGHT vs. HUMAN RIGHTS vs. HUMAN RIGHTS RECORD vs. HUMANISM vs. HUMANITY vs. HUMANIZE vs. HUMANLY )
( خاکزاد ile هومن ile هومان ile انسان ile ادم ile بشري ile بشر ile وابسته بانسان ile آدميزاد ile آدم ile اشرف مخلوقات ile ناس ile ناسوت ile حق بشر ile حقوق بشر ile پيشينه حقوق بشر ile علوم انساني ile بشريت ile نوع دوستي ile ادبيات وفرهنگ ile آدميت ile انسانيت ile آدمي ile مروت ile نوع بشر ile انسان شدن ile با مروت کردن ile بطور انساني )
( KHAKZAD ile TEOOMEN ile TEOOMAN ile ENSAN ile ADAM ile BESHARY ile BESHAR ile VABASTEH BANSAN ile ADAMYZAD ile ADAM ile ESHARF MOKHLOGHAT ile ناس ile NASUT ile HAGH BESHAR ile HOQUQ BESHAR ile PEYSHYNAH HOQUQ BESHAR ile ALUM ENSANY ile BESHARYT ile NO DOSTY ile ADABYAT VAFAREANG ile ADAMYT ile ENSANYT ile ADAMY ile MOROT ile NO BESHAR ile ENSAN SHODAN ile BA MOROT KARDAN ile BETOR ENSANY )
- İNSAN ile/ve/||/<>/< MAYMUN/SÜRÜNGEN/BALIK
(
)
- İNSANA, EN ÇOK YAKINLIK/SICAKLIK DUYDURANLAR -ile
( * AT
* KÖPEK
* YUNUS
* KEDİ )
- İNSANBİLİM'DE:
FARKLILAŞMA ile BİREYLEŞME
- İNSANCILLAŞMAK ile İNSANCIL/LIK
- İNSANCILLIK = POLITENESS, COURTESY[İng.] = HUMANITÉ[Fr.] = MENSCHENFEUNDLICHKEIT[Alm.] = HUMANITAS[Lat.]
- İNSANDAN/KİŞİ(LER)DEN:
"KONUŞMAK" değil SÖZ ETMEK/BAHSETMEK
- İNSANÎ KONULAR/DURUMLAR/OLAYLAR:
AŞILMASI GEREKEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAŞILMASI GEREKEN
- İNSANİ ile İNSANCILLIK ile BEŞERİ BİLİMLER ile İNSANLAŞTIRMA
( HUMANITARIAN vs. HUMANITARIANISM vs. HUMANITIES vs. HUMANIZATION )
( بشر دوست ile نوع پرست ile بشر دوستي ile علوم انساني ile انسان پروري ile متمدن سازي )
( BESHAR DOST ile NO PAREST ile BESHAR DOSTY ile ALUM ENSANY ile ENSAN PRORY ile MATMADAN SAZY )
- İNSANİÇİNCİLİK = Lİ-L-BEŞERİYE = ANTHROPOCENTRISM[İng.] = ANTHROPOCENTRISME[Fr.] = ANTHROPOZENTRISMUS[Alm.] = ANTHROPOS-KHENTRON[Yun.]
- İNSANI/KİŞİLERİ MAKİNELEŞTİRMEK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> MAKİNELERİ İNSANLAŞTIRMAK
- KİŞİNİN AHLÂKI ile/ve HERHANGİ BİR ŞEYİN/NESNENİN "AHLÂKI"
( MORALS OF HUMAN vs./and MORALS OF OBJECT/SOMETHING )
- İNSANIN "DOĞASI" değil (BİR/ÇOK) NİTELİĞİ, DOĞASI KILMAK
( Kişi, belirli bir doğa ile doğmaz. Bir niteliği, doğası durumuna getirebilir.[TETABBU] )
- İNSAN'IN/KİŞİNİN DÜŞÜNMESİ ile/ve TANRI'NIN DÜŞÜNMESİ
( [mâhiyetçe değil derece olarak!] Bilkuvve'den bilfiil'e doğru. İLE/VE Bilfiil. )
- İNSANIN:
"VARLIĞI" ile/değil/||/<> VAROLUŞU
( "Varlık" sözcüğü, en üst soyutlama olarak felsefî bir kavram olmakla birlikte amacımızı karşılayan kavram ve sözcük ise mevcudiyeti yani "varoluşu" olarak kullanmak durumundayız. )
( VUCUDU ile/değil MEVCUDİYETİ )
- İNSANIN/KİŞİNİN DOĞUMU ile HAYVANIN DOĞUMU
( [not] BIRTH vs. BREED )
- İNSAN(")LAR(") ile/değil/< KİŞİ/LER / BİREY/LER
( İnsan olmayanların[hayvan/bitki/nesne] bulunduğu yerde. İLE/DEĞİL/< Hayvan/bitki/nesnenin bulunmayıp sadece insanın bulunduğu ya da konu edildiği yerde. )
( Soyut, kümeleme ve kümenin "adı/etiketi/rengi". İLE/DEĞİL/< Kümenin öğeleri. )
( "İnsanlar" ve "kişiler" sözcükleri, birbirine benzer anlamları taşısa da önemli bir farkı gösterir. Genel olarak, "insan" ya da "insanlar" sözcüğü daha geniş bir kapsama sahiptir ve tüm insan kümesini, insan olmayanları yani tüm hayvan, bitki ve nesneleri dışarıda bırakacak biçimde tanımlar. "kişiler" sözcüğü daha özel bir anlam taşır ve "insan" kümesinin içinde bulunan bireyleri ya da çoğul olması durumunda belirli bir ya da birkaç topluluğu karşılar.
"İnsanlar doğayı kirletiyor." tümcesi, 8 milyarın tamamının doğayı kirlettiğini yansıtır ya da varsayarken,
"Kişiler, doğayı kirletiyor." tümcesi, belirli bireylerin ya da topluluğun doğayı kirlettiğini tam olarak ya da daha yetkin ve doygun tanımlar.
Bu nedenle, anlamın doğru biçimde aktarılabilmesi için nasıl kullanıldığına olabildiğince özen göstermek gerekir. )
( [not] HUMAN vs./but/< PERSON/PEOPLE )
( REN ile/değil/< MIN )
- İNSANLAŞMA ve/||/<>/>/< "DERTLİLİK"
- İNSANLAŞMAK ile İNSAN/LIK ile İNSANİ ile İNSANCA ile İNSANCI/LIK ile İNSANLI/LIK ile İNSANSIZ/LIK ile İNSAN HALİ ile İNSAN BİLİMİ ile İNSAN EVLADI ile İNSAN KURUSU ile İNSAN BİLİMCİ ile İNSAN BİÇİMCİ/LİK ile İNSAN SARRAFI ile İNSANİ YARDIM ile İNSANLIK HALİ ile İNSANLIK SUÇU ile İNSANSIZ ARAÇ ile İNSAN BİLİMSEL ile İNSANSIZ BÖLGE ile İNSAN COĞRAFYASI ile İNSAN MÜSVEDDESİ
- İNSANLIĞI "KURTARMA" "İSTEĞİ" ile/değil/ne yazık ki/>< "İNSANLIĞA HÜKMETME İSTEĞİ"
- İNSANLIĞIN:
KARDEŞLİĞİ ve/||/<> BİRLİĞİ ve/||/<> ÖZGÜRLÜĞÜ
- İNSANLIK DIŞI ile İNSANLIK DIŞI ile İNSANLIK DIŞI
( INHUMAN vs. INHUMANE vs. INHUMANITY )
( غير بشري ile نامردم ile غير انساني ile غيرانساني بودن ile نامردمي )
( غير بشري ile NAMARDAM ile غير انساني ile GHYRANSANY BODAN ile NAMARDAMY )
- İNSANLIK DURUMU(") ile/değil/ne yazık ki/>< ÖNYARGI
- İNSANLIK İÇİN ile İNSANLIK ADINA
- İNSANLIK OLARAK ile/ve/||/<> TOPLUMSAL OLARAK
- İNSANLIK:
"SAHİP OLDUKLARIMIZ" değil PAYLAŞTIKLARIMIZ
- [ne yazık ki]
İNSANLIK SUÇLARI:
SOYKIRIM ile/ve/||/<> İŞKENCE/ŞİDDET ile/ve/||/<> TERÖR ile/ve/||/<> NEFRET/DÜŞMANLIK ile/ve/||/<> IRKÇILIK ile/ve/||/<> KÖLELEŞTİRME ile/ve/||/<> İNSAN KAÇAKÇILIĞI ile/ve/||/<> ORGAN TİCARETİ ile/ve/||/<> BAĞIMLILAŞTIRMA
( Bağımlılaştırma - İnsanlık Suçu İlişkisi - Muharrem Balcı )
( * Kasten öldürme
* Kasten yaralama
* İşkence, eziyet ya da köleleştirme
* Kişiyi, özgürlüğünden yoksun kılma
* Bilimsel deneylere tâbi kılma
* Eşeysel saldırıda bulunma, çocukların eşeysel istismarı
* Zorla gebe bırakma
* Zorla fuhşa sevketme )
( [unfortunately] HUMAN CRIMES: GENOCIDE and/||/<> TORTURE and/||/<> DISCRIMINATION and/||/<> HATRED and/||/<> TO PUSH ADDICTION (and/||/<> TO DISSAPOINT) )
- İNSANLIK = BEŞERİYET, İNSANİYET = HUMANITY[İng.] = HUMANITÉ[Fr.] = HUMANITÄT, MENSCHHEIT[Alm.] = HUMANITAS[Lat.]
- İNSAN/LIK ve/<>/= GÜZEL AHLÂK
- İNSAN/LIK ve/<>/= GÜZEL AHLÂK
( İNSAN: Doya doya, insanlığını yaşayan. )
- İNSANLIKTA, GELİŞİMİNDE VE (NESNEYİ/DÜŞÜNCEYİ) KAVRAMADA ...:
BAŞ PARMAĞIN GELİŞİMİ/KULLANIMI ve/||/<> ÇENENİN ÜÇÜNCÜ(İLERİ-GERİ) HAREKETİ (VE GÜCÜ/YETİSİ)
- İNSANOĞLU" yerine KİŞİ / İNSANLIK
- İNSANSIZLAŞTIRMA ile/ve/<> DİLSİZLEŞTİRME
- INSENSITIVITY vs./and NON-REACTING
- İNSİDANS/INCIDENCE[İng.] değil/yerine/= GÖRÜLME SIKLIĞI
- İNŞİKAK-I/ŞAKK-I KAMER değil/yerine/= AYIN YARILMASI
- İNSİRAF ile İNSİRAFİ
- İNŞİRAH[Ar. < ŞERH] ile AÇILMA | AÇIKLIK, FERAHLIK
( AÇILMA | AÇIKLIK, FERAHLIK )
- İNSİYAK ile İNSİYAKİ
- İNSİYYÜ'L-CİNNÎ[Ar.] ile ŞEYTÂN[Ar.]
- INSİZYON/INCISION[İng.] değil/yerine/= KESİ
- İNSOMNİ/INSOMNIA[İng.] değil/yerine/= UYKUSUZLUK, UYUYAMA, UYKU YİTİMİ, UYKU ZORU
- INSPIRATUVAR/INSPIRATORY[İng.] değil/yerine/= SOLUKALIM İLİŞKİLİ
- INSTABIL/INSTABLE[İng.] değil/yerine/= DENGESİZ
- INSTALL :/yerine KURMAK, YÜKLEMEK
- INSTANCE :/yerine ÖRNEK
- INSTITUTIONAL :/yerine KURUMSAL
- INSÜFLATÖR/INSUFFLATOR[İng.] değil/yerine/= GAZ ÜFLEYİCİ
- İNSÜLİN İLE GLUKAGON İLE SOMATOSTATİN ile/||/<> GLİKOZ DÜZENLEYİCİLER
( Kan şekeri kontrolünde rol alan hormonlar. )
( Formül: HbA1c < %7 (hedef) )
- İNSÜLİN ile/||/<> GLUKAGON
( İnsülin kan şekerini düşürür İLE glukagon yükseltir )
( Formül: β hücreleri (insülin) İLE α hücreleri (glukagon) )
- INSULIN[İng.] / INSULINA[Fr.] / INSULIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNSULİN
- int.[Lat. < INTERNUS] değil/yerine/= DAHİLÎ, İÇİLİR
- İNTÂ[Ar.] değil/yerine/= ÇOK TERLEMEK | KUSMAK
- İNTANİYE ile İNTANİYECİ
- INTEGRABLE İLE CHAOTİC İLE SOLİTON ile/||/<> DOĞRUSAL OLMAYAN SİSTEMLER
( Nonlineer dinamik ve çözümler. )
( Formül: ∂u/∂t + 6u∂u/∂x + ∂³u/∂x³ = 0 )
- INTEGRAL vs. UNIVERSAL
- İNTEGRAL ile İNTEGRAL DENKLEMİ ile İNTEGRAL HESAPLARI
- İNTEGRAL ile İNTEGRAL HESABI ile AYRILMAZ PARÇA ile İNTEGRAND ile ENTEGRE ETMEK ile ENTEGRE ile ENTEGRASYON ile BÜTÜNLÜK
( INTEGRAL vs. INTEGRAL CALCULUS vs. INTEGRAL PART vs. INTEGRAND vs. INTEGRATE vs. INTEGRATED vs. INTEGRATION vs. INTEGRITY )
( لاينفک ile انتگرال ile بي کسر ile حساب جامعه ile جز لازم ile جزء لاينفک ile انتگرالده ile انتگران ile اختلاط ile يکپارچه ile مجتمع سازي ile يکپارچگي ile تماميت )
( LAYNAFAK ile ENTEGARAL ile BEY KASAR ile HASAB JAMEH ile JAZ LAZM ile JOZ LAYNAFAK ile ENTEGARALDEH ile ENTEGARAN ile AKHTELAT ile YKAPARCHEH ile MOJTAM SAZY ile YKAPARCHAGY ile TAMAMYT )
- İNTEGRAZ[İng. INTEGRASE] ile/||/<> İNTERPOLASYON[İng. INTERPOLATION]
( Bir profaj ve bakteri kromozomu bulunduran, bölgeye özel rekombinasyonları katalizleyen enzim. @@ Bilinen veri noktaları arasındaki değerleri tahmin etmek ya da hesaplamak için kullanılan matematiksel bir yöntem. Temel olarak, veri noktaları arasında bir işlev tanımlayarak, bu işlev yardımıyla eksik ya da bilinmeyen ara değerleri bulmayı sağlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- İNTENSİF/İNTENSIVE[İng.] değil/yerine/= YOĞUN
- INTENSITY :/yerine YOĞUNLUK
- INTEREST FIELD vs./and EFFECT FIELD
- INTEREST vs. SYMPATHY
- INTEREST :/yerine İLGİ, FAİZ
- INTEREST vs./and INTELLIGENCE
- INTEREST vs./and REACTION
- INTERFERENCE vs./and LIMITING
- INTERİKTAL/INTERICTAL[İng.] değil/yerine/= NÖBETLER ARASI
- INTERIM AWARD and INTERIM MEASURES and PROVISIONAL MEASURES and CONSERVATORY MEASURES and REMEDIES
( Ara karar. VE Geçici tedbirler. VE İhtiyâtî tedbirler. VE Koruma tedbirleri. VE Hukukî çözümler/çareler. )
- INTERİOR ANGLE ile/||/<> EXTERİOR ANGLE
( Interior iç açı, exterior dış açı. )
( Formül: Inside İLE outside polygon )
- INTERIOR DYNAMIC vs. EXTERNAL DYNAMIC
- INTERİYOR/INTERIOR[İng.] değil/yerine/= İÇ BÖLÜM
- INTERMITAN/INTERMİTTENT[İng.] değil/yerine/= ARALIKLARLA GELEN, ARALIKLI
- INTERNAL :/yerine DAHİLİ
- INTERNAL[İng.] değil/yerine/= İÇ | İÇERLİ
- INTERNALİZASYON/INTERNALIZATION[İng.] değil/yerine/= İÇSELLES¸TİRME
- İNTERNET[İng. INTERNET] ile/||/<> SİBERKONDRİ[İng. CYBERCHONDRIA]
( Dünya'nın çeşitli yerlerindeki bilgisayar ağlarını birbirine bağlayarak bilgisayarlar arasında veri aktarılmasını sağlayan araç. Kelime, İngilizce "bilgisayar ağı" anlamına gelen "network" sözcüğü ile "arası" anlamındaki "inter-" ön ekinin birleşiminden türetilmiştir. @@ İnternette takıntılı bir biçimde hastalık arayıp kişinin kendini hasta zannetmesine verilen isim. Yunanca "hypochondrium" sözcüğünden gelip aşırı derecede ciddi bir durumu olduğunu zannedip gereksiz endişeye kapılanlar için kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- (INTERNET) SAYFA(SI) ile SİTE(Sİ) ile PORTAL
( Internet üzerindeki tek adres, tek tıklama ile ulaşılan bilgi, görüntü. İLE Birçok internet sayfasını birarada bulunduran yapı. İLE Çok yoğun bilgi ve çok sayıda siteyi birarada bulunduran yapı. )
- INTERNET :/yerine İNTERNET
- INTERNET ile/ve/< INTRANET
- INTEROPERABILITE/INTEROPERABILITY[İng.] değil/yerine/= BİRLİKTE ÇALIŞABİLİRLİK
- INTERVAL[İng.] değil/yerine/= ZAMAN ARALIĞI
- INTERVENTION :/yerine MÜDAHALE
- INTERVIEW :/yerine RÖPORTAJ
- İNTİFÂ'[Ar.] ile İNTİFÂ'[Ar. < NEF | çoğ. İNTİFÂAT] ile İNTİFÂH[Ar. < NEFH]
( Ortadan yok olma, aradan çıkma. İLE Yararlanma, menfaatlenme. İLE Kabarma, şişme. | Örgenlerden birinin şişmesi. )
- İNTİHÂB[Ar. < NAHB | çoğ. İNTİHÂBÂT] ile İNTİHÂB[Ar. < NEHB | çoğ. İNTİHÂBÂT]
( Seçme/seçilme. | Seçim. | En güzel. İLE Yağma ile mal alma, kapışma, talanlama. )
- İNTİHAR/MÜNTEHİR[: İntihar eden.] ile/değil ÖTANAZİ["ÖTENAZİ" değil!]
- İNTİHAR TEŞEBBÜSÜ değil/yerine/= ÖZKIYIM GİRİŞİMİ
- İNTİHARÎ[Ar.]/SUİSİDAL değil/yerine/= ÖZKIYIMSAL
- İNTİKAL[Ar.] değil/yerine/= GEÇİNÇ | GEÇİŞ | GEÇİŞSİZ
- İNTİKALEN["ka" uzun okunur] ile İNTİKALÎ["ka" uzun okunur]
( İntikal suretiyle. İLE İntikal ile ilgili. )
- İNTİKAM değil/yerine/>< AFFETMEK
( En etkili/büyük intikam, affetmektir. )
- İNTİZÂR[Ar.] ile TERABBUS[Ar.]
- İNTRANÜKLEER/İNTRANUCLEAR[İng.] değil/yerine/= ÇEKİRDEK İÇİ
- İNTRAOPERATİF/İNTRAOPERATIVE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT SIRASINDA
- INTRODUCE :/yerine TANITMAK
- İNTRON[İng. INTRON] ile/||/<> İŞLENMİŞ SAHTEGEN[İng. PROCESSED PSEUDOGENES]
( Peptide dönüştürülmeyen (protein sentezine katılmayan) ve kodlanmayan bir genin DNA parçası. Eksonlar arasında bulunur. Birincil transkriptte (pre-mRNA) bulunup, RNA üzerindeki çeşitli çıkarma/birleştirme süreçleri sonrası atılan parçalardır. @@ mRNA dizisinden kopyalanıp kromozoma dahil edilen inaktif gen dizileridir. İntron ya da promotörleri bulunmamaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- İNTROVERSİYON/INTROVERSION[İng.] değil/yerine/= İÇE DÖNÜKLÜK
- INTUITION vs. INSTINCT -ve
( SEZGİ ile/ve İÇGÜDÜ )
- INTUITION vs. INSTINCT vs. INSIGHT vs. INKLING
- INVALUABLE vs. VALUABLE
- INVASION :/yerine İSTİLA
- İNVAZİV/INVASIVE[İng.] değil/yerine/= GİRİŞİMSEL | YAYILMACI
- İNVAZYON/İNVASION[İng.] değil/yerine/= YAYILMA
- INVESTOR :/yerine YATIRIMCI
- INVOLVED :/yerine DAHİL OLAN
- İNZİBAT değil/yerine/= DÜZENERİ
- İNZİBAT/LIK ile İNZİBATİ ile İNZİBATSIZ/LIK
- İNZİVAYA ÇEKİLMEK değil/yerine/= ÇEKİLGİYE GİRMEK
- IOLİT ile/||/<> TURMALİN
( Mavi-mor renklerde bir kordiyerit türü. İLE/||/<> Birçok renkte bulunabilen bir taş. )
- IOM/INSTITUTE OF MEDICINE[İng.] değil/yerine/= TIP ENSTİTÜSÜ
- IOMT/INTERNET OF MEDICAL THINGS değil/yerine/= TIBBİ NESNELERİN INTERNETİ
- IOMT-SAF/INTERNET OF MEDICAL THINGS SECURITY ASSESSMENT FRAMEWORK[İng.] değil/yerine/= TIBBİ NESNELERİN INTERNETİ GÜVENLİK DEĞERLENDİRME ÇERÇEVESİ
- ION KROMATOGRAFİ ile/||/<> İYON DEĞİŞİMİ
( IC ayırma+tespit, iyon değişimi sadece ayırma. )
( Formül: Analitik İLE preparatif )
- Ona bakarsan diyerek sözü düşürmeden KONUŞ!!!
- IOT/INTERNET OF THINGS[İng.] değil/yerine/= NESNELERİN INTERNETİ
- IP/INTERNET PROTOKOL[İng.] değil/yerine/= INTERNET PROTOKOLÜ
- İP ile FİLDEKOZ[Fr.]
( ... iLE Bir çeşit pamuk ipliği. | İskoçya ipliği denilen, ince ve sağlam pamuk ipliğinden dokunmuş olan. )
- İP ile İP TORBA ile İP CAMBAZI ile İP TORBALI ile İP İSKELESİ ile İP MERDİVEN
- İPÇİ/LİK ile İPÇİK
- İPEK YOLU HASTALIĞI (BEHÇET) ile/||/<> BATI TİP BEHÇET
( İpek Yolu Behçeti Türkiye, Orta Doğu ve Uzak Doğu'da yüksek prevalans İLE Batı tip Behçet daha nadir ve hafiftir. İpek Yolu coğrafyası HLA-B51 yüksek sıklık İLE Batı populasyonları düşük HLA-B51 gösterir. Coğrafi dağılım hastalık şiddetini etkiler. )
( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )
- İPEK ile İPEKA ile İPEKLİ ile İPEKÇİ/LİK ile İPEK GÜLÜ ile İPEK MATI ile İPEK AĞACI ile İPEK BASKI ile İPEK BÖCEĞİ ile İPEK ÇİÇEĞİ ile İPEK BÖCEKÇİLİĞİ ile İPEK BÖCEĞİ KELEBEĞİ
- İPİN UCUNU KAÇIRMAK ile CILKINI ÇIKARMAK ile EŞEĞİN KULAĞINA(/..INA) SU KAÇIRMAK
- İPİN UCUNU KAÇIRMAK ile OKUN YAYDAN ÇIKMASI
- İP/KUMAŞ:
PAMUKTAN ile/<>/> MISIR PÜSKÜLÜNDEN ile/<>/> KAVAK AĞACI YAPRAĞINDAN
- İPLİK ile KILAPTAN[Ar. KULLÂB + Fars. -dān]
( Pirinç, bakır, kalay vb. madenlerden çekilerek gümüş ve altın yaldız vurulmuş ince metal iplik. | Pamuk ipliğine sırma katılarak eğrilmiş iplik. | Bu tür iplikten yapılmış olan. )
( KULLAP/KULLAB: İplik üzerine sırma sarmaya yarar bir dolap. | Bir tür menteşe. )
- İPLİK ile PAMUKAKİ[Yun.]
( Pamuk, keten, naylon vb. dokuma maddelerinin, uzun, ince liflerinden her biri. | Bu liflerin, birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu. | Fasulye gibi sebzelerin ya da bazı meyvelerin lifi. İLE/VE/< Beyaz iş işlemekte kullanılan bir çeşit parlak pamuk ipliği. )
- İPOTEK ile TAŞINMAZ YÜKÜ
( Bir borcun ödenmesini güvence altına almak için borç ödenince ortadan kaldırmak koşuluyla borçlu tarafından belirlenecek bir taşınmaz üzerine alacaklı lehine tapuya işlenen kayıt. İLE Söz konu taşınmaz sahibini başka bir kişiye yükümlü kılar.[Söz konusu olabilmesi için tapu kütüğüne tescil koşulu bulunmaktadır.] )
- İPOTEKLEMEK ile İPOTEK ile İPOTEKLİ
- İPOTEKLİ ve/<> ÇOCUK
- İPSC İLE ESC İLE ORGANOİD ile/||/<> KÖK HÜCRE TEKNOLOJİLERİ
( Pluripotent hücre sistemleri. )
( Formül: OSKM faktörleri )
- İPTAL ETMEK ile İPTAL EDİLDİ ile KÜRTAJ YAPAN ile KÜRTAJ ile KÜRTAJ NEDEN OLUYOR ile SONUÇSUZ
( ABORT vs. ABORTED vs. ABORTIFACIENT vs. ABORTION vs. ABORTION CAUSING vs. ABORTIVE )
( نارس ماندن ile سقط کردن ile ريشه نکردن ile عقيم ماندن ile ساقط ile سقط جنيني ile بچهانداز ile عدم تکامل ile سقط ile سقط جنين ile بچهاندازي ile سقطجنين ile کورتاژ ile عقيم )
( NARS MANDAN ile SAGHAT KARDAN ile RYSHEH NAKARDAN ile AGHYM MANDAN ile SAGHAT ile SAGHAT JANYNEY ile BECHEHANDAZ ile ADAM TAKAMEL ile SAGHAT ile سقط جنين ile BECHEHANDAZY ile سقطجنين ile KORTAZH ile AGHYM )
- İPTİDAİ[Ar.]/PRİMİTİF[Fr./İng.] değil/yerine/= İLK(S)EL
- İPUCU ile/ve/değil/||/<>/< ÇAĞRIŞIM
- IR DROP[İng.] / CHUTE DE TENSION OHMIQUE[Fr.] / OHMSCHER SPANNUNGSABFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= IR DÜŞÜŞÜ
- IR/INFRARED[İng.] değil/yerine/= KIZILÖTESİ
- İRÂDE ile/ve/||/<> KOL/BACAK ile/ve/||/<> AYAKKABI
( Üçü de kişiden önce değil sonra gelir. Soğan gibi düşünürsek üçü de üst değil alt katmanıdır. )
- İRÂDE[Ar.] ile MAHABBET[Ar.]
- İRÂDE[Ar.] ile TAHARRÎ[Ar.]
- İRÂDE[Ar.] ile TAVTÎNU'N-NEFS[Ar.]
- İRÂDECİLİK ile DETERMİNİZM
( Kişinin yapmayabilme gücü[ihtiyâr] ve yapabilme gücünün[irâde] özgürce olması gerektiği ve belirleyici olduğunu savunan görüş. İLE Tüm olayların önceden belirlenmiş neden-sonuç ilişkilerine bağlı olduğunu savunan görüş. )
- İRÂDEDE:
KADERİYE ile/ve/değil/||/>< CEBRİYE
- İRÂDEMIZİ "GELİŞTİRMEK" değil İHTİYÂRIMIZI DEVREDE TUTMAK
- İRÂDEYE HÂKİM OL(A)MAMAK değil İHTİYÂRI/NI DEVREDE TUTMAK/TUT(A)(MA)MAK
- İRÂDÎ ARABULUCU/LUK ile/ve/<> YARGISAL ARABULUCU/LUK
- İRÂDÎ ERDEMLER ile GAYRİ İRÂDÎ ERDEMLER
( Varlık[Vucud]'a yönelik. İLE Varolan[Mevcud]'a yönelik. )
( Kendini bulduran. İLE Allah'ı bulduran. )
- IRAKGÖRÜR/UZAKGÖRÜR/TELESKOP[Fr.]:
AYNALI ile/ve/||/<> MERCEKLİ
( Çok uzaktaki bir nesnenin gerçek görüntüsünü, içbükey bir aynadan yapılmış merceğin odak düzleminde veren ve gök bilimiyle ilgili gözlemlerde kullanılan optik aygıt, gözlemci. )
- IRAKLAŞMAK ile IRA ile IRAK/LIK ile IRAKÇA
- ADESE-İ MUKAAR, ADESE-İ MÜTEBÂİD, ADESE-İ MÜTEHÂLİF[Osm.] / DIVERGING LENS[İng.] / LENTILLE DIVERGENTE[Fr.] ile/değil/yerine/= IRAKSAK MERCEK
- IRAKSAMA ile IRAKSAK
( Bir şeyin gerçekleşmesini uzak görmek, olacağına pek inanmamak. İLE Birbirinden gittikçe uzaklaşan ışınlar, çizgiler. )
( İSTİBAT ile ... )
- TEBÂİD[Osm.] / DIVERGENCE[İng.] / DIVERGENCE[Fr.] / DIVERGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= IRAKSAMA
- IRAQUOIS(ALTI ULUS):
CAYUGA ve/||/<> MOHAWK ve/||/<> ONCIDA ve/||/<> ONONDAGA ve/||/<> SENECA ve/||/<> TUSCARORA
( New York eyaleti olarak bilinen toprakların gerçek sahipleri. )
- İRDELEME ile/ve/<> ÇÖZÜMLEME
- İRDELEME ile/ve İNCELEME
- İRDELEMEK ile/ve/> İŞLEMEK
- IRGAMAK ile IRGANMAK ile IRGALAMAK ile IRGALANMAK ile IRGAT/LIK
- IRIDACEAE = SÛSENÎYE
- İRİGATÖR[İng.] değil/yerine/= YIKATIMLIK
- İRİN ile YANGI/İLTİHAP
( Tutankamon, dizinin iltihap kapması nedeniyle ölmüştür. [Kardeşi tarafından değil!] )
( CERAHAT, MİDDE, KAYH[çoğ. KUYÛH], KÎH ile ...
TAKAYYUH/TEKAYYUH: İrinlenme. | TEKAZZU': Çıbanın irinlenmesi. )
( ÇİRK, RÎM ile ... )
- İRITABILITE/IRRITABILITY[İng.] değil/yerine/= HUZURSUZLUK | TEPKİSELLİK
- İRITABL[İng.] değil/yerine/= BAĞIRSAK SENDROMU
- İRİTASYON/IRRITATION[İng.]/TAHRİŞ[Ar.] değil/yerine/= TIRMALAMA | YAKIŞ, KAŞINDIRMA
- İRİTE[Fr. < IRRITÉ] değil/yerine/= SİNİRLENDİRME, RAHATSIZ ETME | AŞINDIRMA(TAHRİŞ), KAŞINDIRMA
- IRK ile IRKİ ile IRK AYRIMI ile IRK BİLİMİ ile IRK BİLİMCİ ile IRK BİRLİĞİ ile IRK BİLİMSEL
- IRKÇI ULUSÇULUK ile ETNİK ULUSÇULUK ile KÜLTÜREL ULUSÇULUK ile VATAN ULUSÇULUK
- [NE YAZIK Kİ]
IRKÇI/LIK ile/ve/||/<> AYRIMCI/LIK
- [ne yazık ki]
!IRKÇILIK ile/ve/<> !EŞEYSELCİLİK
- [ne yazık ki]
!"IRKÇI/LIK" ile MİLLİYETÇİ/LİK
- IRKÇI/LIK" ile/ve/değil/<> OYMAKÇI/LIK / KABİLECİ/LİK
- IRKÇI/LIK ile/değil YABANCI DÜŞMAN(LIĞ)I
- İRKİLMEK ile İRKİLTMEK
- IRMAK ile/ve GÖL ile/ve DENİZ ile/ve ANADENİZ/OKYANUS
( OKYANUS: BAHR-İ MUHİT/LEBLÂYE[KARA VE YEŞİL DENİZ] )
( ÂB-I REVÂN: Akarsu, ırmak. )
( KOKYTOS ve STYKS, yeraltı ırmaklarıdır. )
( En uzun ırmaklar:
Nil (Afrika) - 6,690
Amazon (Güney/South Amerika) - 6,570
Mississippi (Missouri) (ABD/US) - 6,212
Yangtze (Çin/China) - 5,520
Irtysh (Rusya/Russia) - 5,410
Hwang Ho (Çin/China) - 4,672
Congo (Afrika) - 4,667
Amur (Asya/Asia) - 4,509
Lena (Rusya/Russia) - 4,296
Mackenzie (Kanada/Canada) - 4,241 )
( ŞEH-RÛD ile/ve İSTEL ile/ve DERYÂ ile/ve ... )
( NEHİR[çoğ. ENHÂR] ile/ve BUHAYRA ile/ve BAHR[çoğ. BİHÂR] ile/ve UMMÂN/UKYÂNUS )
- İRONİK[Fr. < IRONIQUE] değil/yerine/= İRONİYE DAYALI
- IRRASYONEL[İng. < IRRATIONAL] değil/yerine/= US DIŞI
- IRREGÜLER/IRREGULAR[İng.] değil/yerine/= DÜZENSİZ
- IRREVERSİBIL/IRREVERSIBLE[İng.] değil/yerine/= GERİ DÖNÜŞSÜZ
- İRRİTABL BAĞIRSAK BELİRGESİ/SENDROMU ile/||/<> CROHN
( Bağırsak devimlerinde düzensizlik ve karın ağrısı ile ilişkili bir işlevsel bağırsak bozukluğu. İLE/||/<> Sindirim düzeninin herhangi bir bölümünü etkileyebilen, yangılı bağırsak hastalığı. )
- IRRITABLE BOWEL SYNDROME[İng.] değil/yerine/= HUZURSUZ BAĞIRSAK BELİRGESİ
- İRŞÂD HİLÂFETİ ile/ve HİZMET HİLÂFETİ
- İRŞÂD:
İLİM ÖĞRETMEK değil UYKUDAN UYANDIRMAK
- İRŞÂD ile/ve/<> AYDINLANMA
( Kendi özüne uzanmaya yönelik hareket edilmesi/edilmişliği. İLE/VE/<> ... )
- İRSALİYE ile FATURA
- İRSALİYE ile İRSALİYE FATURASI
- İRSALİYE ile/ve/değil/yerine İRSALİYELİ FATURA
- İRTİBATLANDIRARAK yerine BAĞLANTILANDIRARAK
- İRTİCA/EN ile İRTİCAL/EN
( Geri. İLE Düşünmeden, ağzına geldiği gibi söyleme. )
- İRTİCÂL[Ar.] ile İRTİCÂLEN/İRTİCÂLÎ[Ar.]
( [şiir ve sözü] Birdenbire, düşünmeden içine doğduğu gibi söyleme/söyleyiş. İLE Düşünmeden, birdenbire, irtical suretiyle. )
- İRTİCALEN/EMPROVİZE değil/yerine/= DOĞAÇTAN/DOĞAÇLAMA/DOĞUNÇTAN
- İRTİFA KAYBETMEK değil/yerine/= YÜKSEKLİK YİTİRMEK
- İRTİFÂ/RAKIM[Ar.] değil/yerine/= YÜKSELTİ
( Bir noktanın, deniz yüzeyinden olan yüksekliği. | Bir yıldızdan bir bir gözlemcinin gözüne gelen ışın ile ufuk düzleminin oluşturduğu açı. )
- İRTİFAK HAKLARI değil/yerine/= YÜKÜMLENİM ÜLEVLERİ
- İŞ GÜCÜ ile İŞÇİ PARTİSİ ile İŞÇİ GREVİ ile İŞÇİ SENDİKASI ile İŞÇİ ile ZAHMETLİ
( LABOR vs. LABOR PARTY vs. LABOR STRIKE vs. LABOR UNION vs. LABORER vs. LABORIOUS )
( کارگري ile درد زايمان ile حزب کارگر ile اعتصاب کارگري ile اتحاديه کارگري ile عمله ile کارکن )
( KARGARY ile DARD ZAYMAN ile HEZB KARGAR ile ETESAB KARGARY ile ETEHADYYEH KARGARY ile عمله ile کارکن )
- WORK FUNCTION[İng.] / FONCTION DE TRAVAIL[Fr.] / AUSTRITTSARBEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İŞ İŞLEVİ/FONKSİYONU
- İş işten geçmeden KONUŞ!!!
- ÖNLEME:
İŞ KAZALARINDA ile/ve/||/<> MESLEK HASTALIKLARINDA
( [Gereken doğru/uygun koşulların sağlanmasıyla] %98 ile/ve/||/<> %100 )
- İŞ:
[ne yazık ki]
ÖYLESİNE ve/||/<> ŞİŞİRME
- İŞ VERMEK:
YETERSİZE ile/ve/<> HIRSLIYA ile/ve/<> YETERSİZ HIRSLIYA
( Başarısızlığa neden olur. İLE/VE/<> Kavgaya neden olur. İLE/VE/<> Fitneye neden olur. )
( KİFÂYETSİZE ile/ve/<> MUHTERÎSE ile/ve/<> KİFÂYETSİZ MUHTERÎSE )
(1996'dan beri)