Sekiz(8) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 32.825 başlık/FaRk ile birlikte,
32.825 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(5/133)
- AKSESUAR ile AKSESUARCI/LIK
- AKSESUAR/ACCESSOIRE[Fr.]/ACCESSORY[İng.] değil/yerine/= EK/DONATIMLIK/TAMAMLAYICI ÖĞE
- AKSETMEK ile AKSETTİRMEK ile AKSEDEBİLMEK ile AKSETTİRİLMEK
- AKSİLLA ile/||/<> AKSİLLER
( Koltukaltı. İLE/||/<> Koltukaltı [ile ilgili]. )
- AKSIRMAK ile AKSIRTMAK ile AKSIRABİLMEK ile AKSIRIVERMEK ile AKSIRTABİLMEK
- AKSİYEL/AXIAL[İng.] değil/yerine/= EKSENSEL
- AKSİYOM ile TOTOLOJİ
- AKSİYOM'DA:
TAMLIK ve KAPALILIK ve BASİTLİK
- AKSİYON POTANSİYELİ İLE DİNLENME POTANSİYELİ ile/||/<> SİNİR İLETİMİ
( Nöronların elektriksel durumları. )
( Formül: V = -70 mV → +30 mV )
- AKSİYON POTANSİYELİ ile/||/<> DİNLENME POTANSİYELİ
( İletim. İLE/||/<> Hazır bekleme durumu.
Geçici[+30mV] depolarizasyon. İLE/||/<> Sabit [-70mV] polarize. )
( Formül: +30mV İLE -70mV )
- AKSİYON ile ETKİ VE TEPKİ ile EYLEMLER
( ACTION vs. ACTION AND REACTION vs. ACTIONS )
( کنش ile عمل ile فعل ile عملکرد ile اقدام ile فعل و انفعال ile عمليات ile افعال )
( KONASH ile AMEL ile FEL ile AMOLKARD ile EGDAM ile FEL VE ENFAAL ile AMELYAT ile AFAAL )
- AKSİYONER[Fr. < ACTIONNAIRE] değil/yerine/= HİSSE SAHİBİ, HİSSEDAR
- AKSON[Fr. AXONE < Yun.] ile/ve/||/<> DALLANTI/DENDRİT[Yun. < DENDRON: Ağaç.] ile/ve/||/<> SİNİR KAVŞAĞI/SİNAPS[İng. < SYNAPSE]
( Her bir sinir gözesinde 10.000'e kadar dendrit olabilir fakat sadece bir akson vardır. İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> Akson ve dendritler arasındaki sinirsel iletilerin gerçekleştiği yerler. )
( İnsan beyninde yaklaşık 5.000.000 km. akson, 1 katrilyon sinaps vardır. )
( Akson, küçük bir nöron hücresinden binlerce kat daha uzun olabilir. [Bazı kişilerde aksonların uzunluğu 1.5 metreyi bulabilmektedir.] [Zürafalarda bulunan en uzun akson 4.5 metre uzunluğundadır.] )
( Sinir gözelerinin uyarımını ileten plazma uzantısı. İLE/VE/||/<> Sinir gözesinin öteki sinir gözesinden alınan elektrokimyasal uyartının ve verinin gövdeye iletilmesini sağlayan, kısa, dal benzeri yapılar. İLE/VE/||/<> Sinir gözelerinin öteki sinir gözelerine, kas ya da salgı bezleri gibi sinir gözesi olmayan gözelere iletim olanağı tanıyan özelleşmiş bağlantı noktaları. İki sinir gözesi arasındaki iletişim bölgesi. )
- AKSUNGUR, RAHMİ (İZMİR, 1955) :
( İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Heykel Bölümünde eğitim gördü. 1979'da diploma projesiyle "Üstün Başarı Ödülü" ne layık görülerek mezun oldu. Aynı okulda asistan oldu. 1983'te doktorasını verdi. 2001'de "Cumhuriyet Tarihi Düzenlemesi Sanat Eserleri Yarışması"nda birincilik ödülü alarak Ankara'daki Devlet Mezarlığı projesini uyguladı. Bu heykel projesi aynı alanda Türkiye'deki ilk büyük kapsamlı heykel düzenlemesi olma özelliğini taşır. Halen Mimar Sinan Üniversitesi rektörüdür (2009 itibariyle). Cumhuriyet Tarihi Yolu Anıtlar Düzenlemesi (Doç. Ayla Aksungur ile birlikte) (Antalya); Akşam Misafiri (Avşa Adası); Yolcu Ashkelon, Mavi (Ankara Devlet Mezarlığı); Barış (Telaviv/İsrail), Omurga (Ankara Cumhurbaşkanlığı Köşkü) önemli heykellerindendir. 1979 Mayıs Sergisi Birincilik Ödülü, 1992 Maçka Demokrasi Parkı Ödülü, 2001 Sedat Simavi Görsel Sanatlar Okulu, 2001 Cumhuriyet Tarihi Düzenlemesi Sanat Eserleri Yarışması birincilik ödüllerini aldı. )
- AKTARICI ile AKTARICI ile AKTARICI ile AKTARICI
( Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kişi. İLE Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kişi. İLE Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç. İLE Bisiklette, zincirin çark geçişlerini sağlamaya yarayan parça. )
- TRANSFER[İng.] / TRANSFERT[Fr.] / ÜBERTRAGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKTARIM, İLETİM
- AKTARIM ile/ve PAYLAŞIM ile/ve DOLAŞIM
- AKTARIM ile/ve/||/<> YANSITMA
- AKTARMA ile/ve/> UYARLAMA
- AKTARMAK ile AKTARTMAK ile AKTARILMAK ile AKTARABİLMEK ile AKTARIVERMEK ile AKTAR/LIK ile AKTARICI/LIK
- AKTARMAK ile GÖNDERMEK
( TO TRANSFER/TRANSMIT vs. TO SEND )
- AKTARMAK ile/ve/değil İŞARET ETMEK
( [not] TO TRANSMIT vs./and/but TO SIGN )
- AKTARMAK ile/ve/<>/değil PAYLAŞMAK
( [not] TO TRANSMIT vs./and/<>/but TO SHARE )
- AKTARMAK ile/ve TAŞIMAK
( TO TRANSFER/TRANSMIT vs./and TO CARRY )
- AKTARMAK ile/ve/değil/<> YANSITMAK
- AKTEPE, AHMET (BAHÇEKÖY, 1948) :
( Orman Fakültesinden emeklidir. 2004 - 2009 döneminde Bahçeköy Belediye Meclisinde AKP üyesi olarak bulundu. )
- AKTİF GALAKTİK ÇEKİRDEK ile/||/<> NORMAL GALAKSİ ÇEKİRDEĞİ
( Aktif galaktik çekirdek parlak enerji salınımı İLE normal galaksi çekirdeği sönük merkezdir. Aktif çekirdek süper kütleli kara delik beslenme İLE devasa enerji üretir. Kuasarlar ve blazarlar aktif çekirdek İLE en parlak evren nesneleridir. )
- ACTINIC[İng.] / ACTINIÈRE[Fr.] / AKTINIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKTİNİK
- ULTRA ACTINIDE[İng.] / ULTRA-ACTINIDE[Fr.] ile/değil/yerine/= AKTİNİT ÖTESİ
- ACTINIUM SERIE[İng.] / SÉRIE DE L'ACTINIUM[Fr.] / AKTINIUMREIHE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKTİNYUM DİZİSİ/SERİSİ
- ACTINIUM[İng.] / ACTINIUM[Fr.] / AKTINIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= AKTİNYUM
- AKTİNYUM ile AKTİNYUMLU
- AKTİVASYON ENERJİSİ ile/||/<> REAKSİYON ENTALPİSİ
( Aktivasyon başlangıç engeli, entalpi toplam enerji farkıdır )
( Formül: Ea İLE ΔH )
- AKTİVASYON İLE REAKSİYON İLE ÜRÜN İLE DENGE ile/||/<> KİMYASAL REAKSİYON EVRELERİ
( Bir kimyasal reaksiyonun başlangıcından dengeye kadar geçirdiği evreler. )
( Formül: K = [Ürün]/[Reaktan] )
- AKTİVİST[Fr. < ACTIVISTE] değil/yerine/= ETKİNCİ
- AKTİVİST ile AKTİVİZM ile AKTİVASYON
- AKTİVİST değil/yerine/= ETKİNCİ
- AKTİVİTE[Fr. < ACTIVITÉ] değil/yerine/= ETKİNLİK
- FAALİYET[Ar.]/AKTİVİTE[Fr. < ACTIVITE | İng. < ACTIVITY] değil/yerine/= ETKİNLİK | EYLEM
- AKTİVİTE ile/||/<> KONSANTRASYON
( Aktivite etkin konsantrasyon İLE konsantrasyon nominal. )
( Formül: a = γc )
- AKTİVİZM[Fr. < ACTIVISME] değil/yerine/= ETKİNCİLİK
- AKTİVİZM değil/yerine/= ETKİNCİLİK
- AKTOGRAF[Fr.] değil/yerine/= BİREYİN DAVRANIŞ ETKİNLİĞİNİN ZAMAN İÇİNDEKİ DAĞILIMINI ÖLÇMEYE YARAYAN DÜZENEK
- AKTÖR/LER ile/ve/değil/yerine/<>/>< FAKTÖR/LER
( [değerlendirmede/yorumlamada/konuşmada] Kişi/ler. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Konu/kavram/olay/olgular. )
- AKTUALİZM[Fr.] değil/yerine/= GEÇMİŞ DEVİRLER JEOLOJİSİNİ, ZAMANIMIZDAKİ OLAYLARIN İNCELENMESİNE DAYANARAK AÇIKLAYAN JEOLOJİ KOLU
- AKTÜER[Fr.] değil/yerine/=/<> AKTÜARYA[Fr.]
( Olasılık ve istatistik hesapları toplumsal öngörülere, parasal konulara ve sigorta işlerine uygulayan sigorta uzmanı. İLE/VE/||/<>/> Aktüerin işlevi. )
- AKUALAND[İng. < AQUALAND] değil/yerine/= SU BAHÇESİ
- AKUAMANİL[Lat.] değil/yerine/= İBRİK
( Kilisede kutsanmış su ve şarap dökmeye yarayan kulplu ibrik. )
( İBRİK: Su ve sulu şeyler koymaya yarayan, kulplu, emzikli kap. )
- AKUAMARİN ile/||/<> MORGANİT
( Açık mavi renkte bir beril türü. İLE/||/<> Pembe ila turuncu renkte bir beril. )
( Mohs Sertlik Derecesi: 7.5-8 İLE/||/<> 7.5-8
Işık Kırma İndisi: 1.57-1.58 İLE/||/<> 1.57-1.58
Rengi: Açık mavi İLE/||/<> Pembe ila turuncu
Molekül yapısı: Be³Al²Si6O08 İLE/||/<> Be³Al²Si6O08 )
- AKUAMARİN ile/||/<> TURMALİN
( Açık mavi renkte bir beril türü. İLE/||/<> Birçok renkte bulunabilen bir taş. )
( Mohs Sertlik Derecesi: 7.5-8 İLE/||/<> 7-7.5
Işık Kırma İndisi: 1.57-1.58 İLE/||/<> 1.61-1.64
Rengi: Açık mavi İLE/||/<> Çok renkli
Molekül yapısı: Be³Al²Si6O08 İLE/||/<> (Na,Ca)(Li,Mg,Al)(Al,Fe,Mn)6(BO³)³Si6O08(OH,F)4 )
- AKÜLÜ/ELEKTRİKLİ BİSİKLET ile/ve BİSİKLET
- ACCUMULATOR CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ D'ACCUMULATEUR[Fr.] / AKKUMULATORKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKÜMÜLATÖR SIĞASI
- AKUNKANA -ile
( Daralma. )
- AKUPLE[Fr.] değil/yerine/= İKİ MAKİNE YA DA BİRKAÇ ELEKTRİK ARACININ BİRBİRİNE BAĞLANMASI
- AKUPUNKTUR değil/yerine/= İĞNELİEM
- AKUPUNKTUR ile/||/<> MODERN AĞRI TEDAVİSİ
( Akupunktur enerji meridyenlerine iğne batırma İLE modern tedavi ilaç ve cerrahi kullanır. )
( Çin Hekimleri tarafından -100 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- AKUSTAT[Fr.] değil/yerine/= SU ISI DENETİRİ
- ACOUSTIC ALTIMETER[İng.] / AKUSTISCHES ALTIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK ALTİMETRE
- ACOUSTIC PRESSURE[İng.] / PRESSION ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK BASINÇ
- MAXIMALWERT DES AKUSTISCHEN DRUCKS[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK BASINCIN TEPE DEĞERİ
- TAYF-İ SAVTÎ[Osm.] / ACOUSTIC DISPERSION[İng.] / DISPERSION ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE ZERSTREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK DAĞILIM, AKUSTİK SAÇILMA
- MEVC-İ SAVTİYE[Osm.] / ACOUSTIC WAVES[İng.] / ONDES ACOUSTIQUES[Fr.] / AKUSTISCHE WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK DALGALAR
- ACOUSTIC RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE RESISTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK DİRENÇ
- ACOUSTIC TRANSDUCER[İng.] / CONVERTISSEUR ACOUSTIQUE, TRANSFORMATEUR ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHER TRANSFORMATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK DÖNÜŞTÜRÜCÜ
- AKUSTİK EMPEDANS/ACOUSTIC IMPEDANCE[İng.] değil/yerine/= SES GEÇİRİMSİZLİĞİ
- ACOUSTIC IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE IMPEDANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK EMPEDANS
- DENSITY OF ACOUSTIC ENERGY[İng.] / DENSITÉ D'ÉNERGIE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE ENERGIEDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK ENERJİ YOĞUNLUĞU
- ATÂLET-İ SAVTİYYE, SAVTÎ ATÂLET[Osm.] / ACOUSTIC INERTIA[İng.] / INERTIE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE TRÄGHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK EYLEMSİZLİK
- ACOUSTIC PHONON[İng.] / PHONON ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHER PHONON[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK FONON
- ACOUSTIC FEEDBACK[İng.] / AKUSTISCHE RÜCKKOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK GERİ BESLEME
- KUDRET-İ SAVTİYE[Osm.] / ACOUSTIC POWER[İng.] / PUISSANCE ACOUSTIQUE[Fr.] / SCHALLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK GÜÇ
- ACOUSTIC VELOCITY[İng.] / VITESSE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE GESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK HIZ
- ACOUSTIC GRATING[İng.] / AKUSTISCHE VERGITTERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK IZGARA
- ACOUSTIC RECIPROCITY THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE RÉCIPROCITÉ ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHES REZIPROZITÄTTHEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KARŞILIKLILIK KURAMI/TEOREMİ
- RÉACTANCE DE RIGIDITÉ ACOUSTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KATILIK TEPKİLİ
- DENSITY OF ACOUSTIC KINETIC ENERGY[İng.] / DENSITÉ D'ÉNERGIE CINÉTIQUE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTIKKINETISCHENERGIEDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KİNETİK ENERJİ YOĞUNLUĞU
- ACOUSTIC MODE[İng.] / MODE ACOUSTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KİP
- ACOUSTIC REFRACTION[İng.] / RÉFRACTION ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE BRECHUNG, AKUSTISCHE REFRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KIRILMA
- ACOUSTIC DOMAIN[İng.] / AKUSTISCHES GEBIET, KÜMELENME / DER AKUSTICHE BEREICH[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KÜMELE(N)ME
- ACOUSTIC MASS REACTANCE[İng.] / AKUSTISCHE MASSENREAKTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KÜTLE TEPKİLİ/REAKTANSI
- ACOUSTIC MASS[İng.] / MASSE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KÜTLE
- ACOUSTIC MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHES MIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK MİKROSKOP
- ACOUSTIC OHM[İng.] / OHM ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHES OHM[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK OHM
- DENSITY OF ACOUSTIC POTENTIAL ENERGY[İng.] / DENSITÉ D'ÉNERGIE POTENTIELLE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE POTENTIALENERGIEDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK POTANSİYEL ENERJİ YOĞUNLUĞU
- ACOUSTIC REACTANCE[İng.] / AKUSTISCHE REAKTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK REAKTANS
- ACOUSTIC RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE RESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK REZONANS
- ACOUSTIC STIFFNESS REACTANCE[İng.] / AKUSTISCHE STEIFHEITSREAKTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK SERTLİK REAKTANSI
- ACOUSTIC STIFFNESS[İng.] / DURETÉ ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE STEIFIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK SERTLİK
- SAVTÎ ŞİDDET, ŞİDDET-İ SAVTİYE[Osm.] / ACOUSTIC INTENSITY[İng.] / INTENSITÉ ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE INTENSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK ŞİDDET
- ACOUSTIC CAPACITANCE[İng.] / CAPACITÉ ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE KAPAZITÄTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK SIĞA
- ACOUSTIC FILTER[İng.] / FILTRE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK SÜZGEÇ
- ACOUSTIC SPECTRUM[İng.] / SPECTRE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK TAYF/SPEKTRUM
- RÉACTANCE ACOUSTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK TEPKİL
- ACOUSTIC TRANSFORMER[İng.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK TRANSFORMATÖR
- ACOUSTIC REFLECTIVITY[İng.] / RÉFLECTIVITÉ ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHES REFLEXIONSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK YANSITICILIK
- ACOUSTIC EMISSION[İng.] / ÉMISSION ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE EMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK YAYIN
- ACOUSTIC ATTENUATION[İng.] / ATTÉNUATION ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE SCHWÄCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK ZAYIFLAMA
- İLM-İ SADÂ, İLM-İ SAVT, MEBHAS-İ ESVÂT, SAVTÎ, SAVTİYE[Osm.] / ACOUSTIC[İng.] / ACOUSTIQUE, PHONÉTIQUE[Fr.] / AKUSTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK
- AKUSTİK değil/yerine/= SESSEL | EMPEDANS SES GEÇİRİMSİZLİĞİ
- AKUSTİK[Fr./İng. < ACOUSTIC] değil/yerine/= YANKILANIM | YANKIBİLİM | İŞİTSEL, İŞİTME (YLE İLGİLİ) | SESBİLİM | SESSEL
( Sesin üretimini, denetimini, aktarımını ve etkilerini konu alan fizik kolu. | Kapalı bir yerde seslerin dağılımı. )
- ACOUSTOOPTICAL INTERACTION[İng.] / AKUSTISCH-OPTISCHE ABHÄNGIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTOOPTİK ETKİLEŞME
- AKUZATİ[Lat.] değil/yerine/= ADIN -İ DURUMU, BELİRTME/YÜKLEME DURUMU.
- AKUZATİF[Fr. < ACCUSATIF] değil/yerine/= BELİRTME DURUMU
- AKVA ile AKVAM ile AKVARİST
- AQUAMARINE[İng.] / AIQEMARINE[Fr.] / AQUMARIN[Alm.] ile/değil/yerine/= AKVAMARİN
- AKVAREL[Fr.] değil/yerine/= SULUBOYA RESİM
- AKVARİST[Fr. < AQUARISTE] değil/yerine/= AKVARYUMCU
- AKVARYUM ile AKVARYUMCU/LUK
- AKZAMBAK değil AK ZAMBAK
- ALABALIK ile/değil DENİZALASI
( Alabalıkgillerden, soğuk ve duru sularda yaşayan, bir tatlı su balığı. İLE Kemikli balıklar takımının alabalıkgiller ailesinden, denizlerde yaşayan bir balık türü. )
( TRUTTA FARIS cum SALMO TRUTTA MARINA )
- ALABALIK ile GÖLALASI
( ... İLE Avrupa ve Anadolu göllerinde yaşayan, bir tür alabalık. )
( ... cum SAIMO LACUSTRIS )
- ALABANDA ile ALABANDA ATEŞ ile ALABANDA KÖŞKÜ ile ALABANDA KÜREK
- ALABAŞ ile ALABALIK ile ALABALIK YAĞI
- ALABİLİR ile/ve/||/<> ALLAH BİLİR
- ALACAKLI TEMERRÜDÜ ile BORÇLU TEMERRÜDÜ
- ALACALAMAK ile ALACALANMAK ile ALACALANDIRMAK ile ALACAKLANDIRMAK ile ALACA/LIK ile ALACAK ile ALACALI/LIK ile ALACA AŞ ile ALACAKLI/LIK ile ALACA BULACA ile ALACA KARANLIK ile ALACAK VERECEK ile ALACALI BULACALI
- ALACALI-BULACALI
- ALAFRANGA[Fr.] ile ALAFRANSEZ[Fr.] ile ALAGREK[Fr.] ile ALAJAPONE[Fr.] ile ALAMAROKEN[Fr.] ile ALAMERİKAN[Fr.] ile ALANGLEZ[Fr.] ile ALARUS[Fr.] ile ALATURKA[Fr.]
( Avrupa biçimi. İLE Fransız biçimi. İLE Yunan biçimi. İLE Japon biçimi. İLE Fas biçimi. İLE Amerika biçimi. İLE İngiliz biçimi. İLE Rus biçimi. İLE Türk biçimi. )
- ALAGARSON[Fr. < À LA GARÇON] değil/yerine/= KISA KESİLMİŞ SAÇ
- ALÂKADAR OLMAK değil/yerine/= İLGİLENMEK/İLGİ GÖSTERMEK
- ALÂKADAR değil/yerine/= İLGİLİ/İLİŞKİN
- ALAKRİT[Fr.] değil/yerine/= İÇİNE TUNGSTEN VE KARBON DA KATILAN KOBALT VE KROM KARIŞIMI
- ALÂLÂDE ile HERHANGİ
- ALALEKSER değil/yerine/= ÇOĞUNLUKLA
- ALALİ[Yun.] değil/yerine/= SÖZ OLUŞTURMA YETİSİNİN YOK OLUŞU
- ALAMERİKAN[Fr. < À L'AMERICAIN] değil/yerine/= AMERİKAN YÖNTEMİ
- ALÂMETTE:
MAHZ ile/ve/||/<> İLLET ANLAMINDA ile/ve/||/<> ŞART MAKAMINDA ile/ve/||/<> MECÂZEN
- ALAMİNÜT[Fr. < À LA MINUTE] değil/yerine/= ACELE, ÇABUK
- ALAMİNÜT[Fr. < A LA MINUTE] değil/yerine/= ÇARÇABUK, ANINDA
- ALAMİNÜT YEMEK ile ALAMİNÜT
- ALAMİNÜT[Fr.] değil/yerine/= ÇABUK, ANINDA | KOLAY VE ÇABUK YAPILAN YEMEK
- VELOCITY OF FIELD[İng.] / VITESSE DE CHAMP[Fr.] / FELDGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN HIZI
- ALAN ile SAHA BEKÇİSİ ile ÇALIŞMA ALANI ile SAHA OYUNCUSU
( FIELD vs. FIELD KEEPER vs. FIELD OF STUDY vs. FIELDER )
( دشت ile صحرا ile پايکار ile صحرايي ile ميدان ile دشتبان ile رشته ile صحرا نورد )
( DASHT ile SAHRA ile PAYKAR ile SAHRAYY ile MYDAN ile DASHTABAN ile RASHTEH ile SAHRA NORD )
- ALANINI TANIMAK ile/ve PAYLAŞIM
- ALANTOPU/TENİS ile SQUASH
- ALARA/AS LOW AS REASONABLY ACHIEVED[İng.] değil/yerine/= MANTIKEN GERÇEKLEŞTİRİLEBİLİR OLANIN EN AZI
- ALARP/AS LOW AS REASONABLY PRACTICABLE[İng.] değil/yerine/= MANTIKEN UYGULANABİLİR OLANIN EN AZI
- ALLOY JUNCTION[İng.] / JONCTION PAR ALLIAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= ALAŞIMLI EKLEM
- ALATURKA ile ALAFRANGA
- ALATURKALAŞMAK ile ALATURKALAŞTIRMAK ile ALATURKA/LIK ile ALATURKACI/LIK ile ALATURKA SAAT ile ALATURKA MÜZİK ile ALATURKA TUVALET
- ALAVERE DALAVERE
( ALAVERE: Bir şeyin elden ele geçmesi. | Bir şeyi elden ele vererek aktarma. | Kargaşalık. | Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele.
İLE
DALAVERE: Yalan dolanla gizlice görülen kötü iş, gizli oyun. )
- ALAVERE ile ALAVERECİ/LİK ile ALAVERE DALAVERE ile ALAVERE TULUMBASI
- ALAVİREJ[Fr.] değil/yerine/= MERYEM TARZINDA
- ALAWILHELM[Fr.] değil/yerine/= ALMAN İMPARATORU WILHELM BİÇİMİNDE BIYIK
- ALAY EDİLECEK TUTUM/DURUM ile/değil/yerine MUHABBET
- ALAY (ETME) = DERISION[İng.] = DÉRISION[Fr.] = SPOTT[Alm.] = IRRISIO[Lat.]
- ALAYCI TUTUM/LAR yerine SAYGI GÖSTERMEK
- ALAYCILIK ile/<>/> DIŞLAMAK
- ALAYİŞ ile ALAYİŞLİ
- ÂLÂYİŞ[Fars.] değil/yerine/= DEPDEBE, TANTANA, GÖRKEM, GÖSTERİŞ[bu anlamı, uydurma olmakla birlikte yaygındır]
- ALBASTER -ile
( [eskiden] Camlara renk vermek için ince kesit olarak kesilmiş renkli mineraller kullanılan yöntemin adı. )
- ALBATR[Yun.] değil/yerine/= KAYMAK AŞI VE SU MERMERİ
- ALBATROS ile KARA AYAKLI ALBATROS
( ... İLE NTV - Yaşam Öyküsü 1. Bölüm (İlk Adımlar)[44:30 - 50:00 arası] )
- ALBATROS ile LAYSAN ALBATROSU
- ALBAYRAK, ADNAN (OF, 1957) :
( İşadamı. Eğitimini tamamladıktan sonra kendi şirketlerinde müteahhitlik işkolundu çalışmaya başladı. Üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübünde iki dönem (2002 - 2004) yöneticim kurulu üyesi, bir dönem de (2004/2005) Kulüp Başkanı olarak görev yaptı. Kulübü TFF'nu nezdinde temsil etti federasyon toplantılarına delege olarak katıldı. )
- ALBEDO/METRE[Lat.] değil/yerine/= IŞIĞI YANSITAN BİR YÜZEYİN YANSITMA GÜCÜ / ARACI
- ALBENİ ile ALBENİLİ ile ALBENİSİZ/LİK
- ALBERT EINSTEIN ve/||/<> CHARLIE CHAPLIN
( Sanatınızda en çok takdir ettiğim şey, evrensellik. Tek bir söz bile kullanmıyorsunuz fakat tüm dünya sizi anlıyor. VE/||/<> Doğru. Sizin ününüz daha da yüce! Tüm dünya size hayranlık duyuyor fakat kimse, dediğiniz hiçbir şeyi anlamıyor. )
( What I admire most about your art is that it is universal. You don't say any word and the whole world understands you. AND/||/<> But your glory is greater. The world admires you while no one understands you. )
- ALBERT EINSTEIN ve/||/<> KARL SCHWARZSCHILD
- ALBİKANS değil/yerine/= AK
- ALBİNİZM/ALBİNO[Fr. < Lat.] ile AKŞIN/LIK
( Saç, kirpik, kaş ve deride aşırı beyazlık hastalığı. (Soydan geçer.) )
- ALBİNİZM ile VİTİLİGO
( Melanin pigmentinin eksikliği nedeniyle deri, saç ve gözlerde renk kaybı. İLE Melanin üreten gözelerin kaybı nedeniyle deride beyaz lekeler oluşması. )
- ALBÜM ile/değil/yerine/||/<>/> UZATMALI ÇALMA(EP[EXTENDED PLAY])
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> 4 - 6 arası şarkıdan oluşur. Farkı, albümden daha az şarkıdan oluşmasıdır. Süresi genel olarak 30 dakikayı geçmemektedir. )
- ZÂİF TAZYİK[Osm.] / LOW PRESSURE[İng.] / BASSE PRESSION[Fr.] ile/değil/yerine/= ALÇAK BASINÇ
- LOW FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE BASSE[Fr.] ile/değil/yerine/= ALÇAK FREKANS
- LOW FREQUENCY CURRENT[İng.] / COURANT À BASSE FRÉQUENCE[Fr.] ile/değil/yerine/= ALÇAK FREKANSLI AKIM
- ALÇAKGÖNÜLLÜ OLURSAK ... ve/||/<> ÇALIŞKAN OLURSAK ... ve/||/<> CÖMERT OLURSAK ... ve/||/<> NAZİK OLURSAK ... ve/||/<> MERAKLI OLURSAK ... ve/||/<> GÜVENİLİR OLURSAK ... ve/||/<> AFFEDİCİ OLURSAK ... ve/||/<> KENDİMİZ OLURSAK ... ve/||/<>
( Saygınlaşırız. VE/||/<> Nasipleniriz. VE/||/<> Rızıklanırız. VE/||/<> Anımsanırız. VE/||/<> Öğreniriz. VE/||/<> Değerleniriz. VE/||/<> Hafifleriz. VE/||/<> Mutlu oluruz. )
- ALÇAKGÖNÜLLÜ/LÜK ve/||/<> BİLGE/LİK
( Kimseden daha iyi olmadığımızı anlayacak kadar. VE/||/<> Herkesten farklı olduğumuzu kavrayabilecek kadar. )
- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK/TEVÂZÛ ile/ve/değil/yerine YOK(LUK) BİLİNCİ/MAHVİYET
( Önceki alçakgönüllüklerin bellekte bulunduğu, anımsandığı alçakgönüllülük. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Önceki alçakgönüllüklerin bellekte bulundurulmadığı, unutulduğu alçakgönüllülük. )
( Takvâ. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Verâ. )
( Ebru sanatı )
- ALÇAKLAŞMAK ile ALÇAKLAŞTIRMAK ile ALÇAKLAŞABİLMEK ile ALÇAK/LIK ile ALÇAKÇA ile ALÇAK SES ile ALÇAK BASINÇ ile ALÇAK YAYLAK ile ALÇAK GERİLİM ile ALÇAK GÖNÜLLÜ/LÜK ile ALÇAK KABARTMA
- ALÇAKLIK ile ALÇAKÇA
( DASTARDLINESS vs. DASTARDLY )
( ناجوانمردي ile نامردانه )
( NAJAVANMARDY ile نامردانه )
- ALÇALMAK değil/yerine AÇ KALMAK
- ALÇALMAK ile ALÇALTMAK ile ALÇALTILMAK ile ALÇALABİLMEK ile ALÇALIVERMEK ile ALÇALTABİLMEK ile ALÇALTIVERMEK
- ALÇALTI ile ALÇALTIŞ
- ALÇI:
ADİ/STÜK ile ANHİDRİT ile DÖŞEME ile GÖZENEKLİ ile İNCE İNŞAAT ile KABA İNŞAAT ile KALIP ile KATKILI ile MERMER ile PARİS ile PİYASA ile SIVA ile ŞAPLI ile YÜKSEK DİRENÇLİ
( ANHİDRİT[Fr. < ANHYDRITE]: Genellikle kaya tuzu ve alçı taşıyla birlikte bulunan doğal, susuz kalsiyum sülfat. )
- GYPSUM, CALCIUM SULFATE[İng.] / GYPSÉ, PLOTRE, SULFATE DE CALCIUM, PLÂTRE[Fr.] / GIPS, KALZIUMSULFAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÇI TAŞI, KALSİYUM SÜLFAT
- ALÇITAŞI ile/değil KAYMAKTAŞI/SUMERMERİ/ALBATR[Fr.]
( Toprak içinde katman olarak bulunan ve pişirilip toz durumuna getirilerek alçı yapmaya yarayan, hidratlı kalsiyum sülfat. İLE/DEĞİL Parlatılmaya elverişli, yumuşak, beyaz, yarı saydam bir mermer türü. [Kar beyazı ve yarı şeffaftır.] [Heykel/büst ve vazo yapımında kullanılır.] )
( ... İLE/DEĞİL Yapay olarak boyanabilir. Pişirilerek mermere benzetilebilir. )
( JİPS avec ... )
- ALDANMAK ile/ve/değil/yerine ADANMAK
- ALDANMAK ile ALDANABİLMEK ile ALDANIVERMEK ile ALDANÇ
- ALDANMAK ile ALDATMAK
( Aldattığını düşünen/zanneden, kimi aldatmıştır acaba? Sadece, Kendini! )
- ALDANMAK/KANMAK ile HÜSRAN
- ALDATANI:
ALDATMAK ile/değil/yerine "ATLATMAK"
- ALDATILABİLİR ile ALDATMAK ile ALDATICI ile ALDATICI
( DECEIVABLE vs. DECEIVE vs. DECEIVER vs. DECEIVING )
( فريب پذير ile گول زدن ile فريفتن ile مکر کردن ile نيرنگ زدن ile غافل کردن ile رنگ کردن ile گولزدن ile ريا کردن ile دغل کاري کردن ile تزوير کردن ile مغبون کردن ile تدليس کردن ile دغل بازي کردن ile مکر زدن ile تحميق کردن ile فريب دادن ile فريبده ile فريبکار ile غلط انداز ile غشاش ile سرتراشي )
( FARYBE PAZYR ile GOL ZADAN ile FARYFATAN ile MOKR KARDAN ile NEYRANG ZADAN ile GHAFEL KARDAN ile RANG KARDAN ile GOLZADAN ile RYA KARDAN ile DAGHEL KARY KARDAN ile TEZOYR KARDAN ile MOGHBOON KARDAN ile TADELYS KARDAN ile DAGHEL BAZY KARDAN ile MOKR ZADAN ile TAHAMYGH KARDAN ile FARYBE DADAN ile فريبده ile FARYBEKAR ile GHALT ANDAZ ile غشاش ile سرتراشي )
- ALDATMA ile ALDATICI
( DECEPTION vs. DECEPTIVE )
( تزوير ile نيرنگ ile اغفال ile فريب خوردگي ile فريب ile رياکاري ile فريبا ile فريب آميز ile گول زننده ile فريبنده )
( تزوير ile NEYRANG ile EGFAL ile FARYBE KHORDEGY ile FARYBE ile رياکاري ile FARYBA ile FARYBE AMYZ ile GOL ZANANDEH ile FARYBANDEH )
- ALDATMA ile ALDATICI ile ALDATICI KİŞİ ile ALDATICI BİR ŞEKİLDE ile DOLANDIRICILIK
( DECEIT vs. DECEITFUL vs. DECEITFUL PERSON vs. DECEITFULLY vs. DECEITFULNESS )
( فريبکاري ile مکر ile ريو ile خدعه ile شلتاق ile دغلي ile فريب ile غل ile دغل کردن ile فضاسازي ile حيله ile دغا ile گول ile پر حيله ile خدعه آميز ile فريبده ile رياکار ile پرنيرنگ ile جلب ile فريبنده ile عيار ile مکار ile مزور ile دغلباز ile دغل باز ile دغل ile فريب آميز ile مکر آميز ile مکارانه ile فريبکار ile مهرهباز ile مزورانه ile مهربازي ile عياري ile دوروئي )
( FARYBEKARY ile MOKR ile ريو ile KHODE ile SHALTAGH ile دغلي ile FARYBE ile GHEL ile DAGHEL KARDAN ile FAZASAZY ile HEYLAH ile دغا ile GOL ile پر حيله ile KHODE AMYZ ile فريبده ile رياکار ile پرنيرنگ ile JALAB ile FARYBANDEH ile EYAR ile MAKAR ile MOZOOR ile دغلباز ile DAGHEL BAZ ile DAGHEL ile FARYBE AMYZ ile MOKR AMYZ ile مکارانه ile FARYBEKAR ile مهرهباز ile MOZOORANEH ile MOTEORBAZY ile عياري ile دوروئي )
- ALDATMA ile/değil/yerine PAYLAŞIM
- Aldatmak için DİNLE!!!
- ALDATMAK ile ALDATILDI ile DOLANDIRICI ile HİLE
( CHEAT vs. CHEATED vs. CHEATER vs. CHEATING )
( نيرنگ زدن ile کلاه برداري کردن ile خدعه کردن ile ارغه ile خدعه زدن ile دغل کردن ile دغل بازي کردن ile تقلب کردن ile جر زدن ile گولزدن ile مغبون کردن ile فريب ile مغبون ile بي کلاه ile متقلب ile فريبکار ile فريبده ile جر زن ile فريبکاري ile کلاه برداري ile گول زني ile جرزني ile تقلب )
( NEYRANG ZADAN ile KOLAH BARDARY KARDAN ile KHODE KARDAN ile ارغه ile KHODE ZADAN ile DAGHEL KARDAN ile DAGHEL BAZY KARDAN ile TAGHALAB KARDAN ile JAR ZADAN ile GOLZADAN ile MOGHBOON KARDAN ile FARYBE ile MOGHBOON ile BEY KOLAH ile MOTEGHALAB ile FARYBEKAR ile فريبده ile JAR ZAN ile FARYBEKARY ile KOLAH BARDARY ile GOL ZANY ile جرزني ile TAGHALAB )
- ALDATMAK ile ALDATILMAK ile ALDATABİLMEK ile ALDATIVERMEK
- ALDATMAK ile/değil ANLATAMAMAK
( [not] "TO CHEAT" vs./but NOT ABLE TO EXPLAIN )
- ALDATMAK ile KIRIŞTIRMAK
- ALDATMAK ile "NUMARA ÇEKMEK"
- ALDATMAQ[Azr.] = KANDIRMAK[Tr.]
- ALDEHYDE[İng.] / ALDEHYDE[Fr.] / ALDEHYD[Alm.] ile/değil/yerine/= ALDEHİT
- ALDIRMAK ile ALDIRTMAK ile ALDIRILMAK ile ALDIRABİLMEK ile ALDIRTABİLMEK
- ALDIRMAMAK ile/ve/<> AFFETMEK
- ALDIRMAZ ile/ve/<> KALDIRMAZ
( Köleleştirince. İLE/VE/<> "Köle!" deyince. )
- ALEGORİK ile ALEGORİK HALE GETİRMEK ile ALEGORİ
( ALLEGORICAL vs. ALLEGORIZE vs. ALLEGORY )
( مجازي ile تمثيلي ile مثل گفتن ile تمثيل نوشتن ile کنيه ile مجاز ile تمثيل )
( MOJAZY ile TAMSYLEY ile MOSL GOFTAN ile TAMSYLE NOSHTAN ile کنيه ile MOJAZ ile تمثيل )
- ALEH(İNE) değil ALEYH(İNE)
- ALEL UMUM[Ar.] değil/yerine/= GENEL OLARAK, GENELLİKLE
- ALELUSUL değil/yerine/= GELİŞİGÜZEL/BAŞTAN SAVMA
- ALEL USÛL[Ar.] değil/yerine/= YÖNTEMİNCE, YÖNTEMLİ
( Yol yordam gereğince, kurala uygun bir biçimde. | Âdet yerini bulsun diye. )
- ALEL ile/||/<> ALEL DIŞLANMASI ile/||/<> ALELOPATİ
( Kromozom üzerinde belirli bir noktada bulunan, belirli bir genin bilinen farklı varyasyonlarından her birine verilen ad.[Bir genin değişik biçimleri olarak da tanımlanır. Aleller, genlerde aynı karakteristik özelliklerin ortaya çıkmasını sağlar. Kan öbeklerini belirleyen genlerin, A, B ve 0 olmak üzere üç farklı aleli vardır. Bunların farklı kombinasyonları ile farklı kan öbekleri oluşur.] İLE/||/<> Heterozigotluk durumunda bir genin bulunabileceği lokustaki iki alelden yalnızca birinin tanımlanması durumu.[İmmoglubulin ve T Gözesi Alıcılarını kodlayan genlerde bu durum görülür. T Gözelerinde sadece bir set TCR geni olarak tanımlanır.] İLE/||/<> Bir canlının salgıladığı kimyasallardan ötürü başka canlı üzerinde özellikle büyüme, yaşamda kalma ve üreme açılarından olumlu ya da olumsuz etkilere neden olması.[Genellikle bitkilerde, alglerde, bakterilerde, resiflerde ve mantarlarda görülür. Bu etkiye neden olan kimyasallara alelokimyasallar denir. Bunlar arasında karbonhidratlar, lipitler, alkaloidler, azot içerikli bileşikler, flavonoid fenolikler başta olmak üzere bazı öteki fenolikler ve terpenoidler bulunur. Çöllerde bulunan çalıların etrafının göreceli olarak çıplak olmasının nedeni, salgıladıkları alelokimyasallardır. Juglans nigra türü ceviz ağaçları, salgıladığı juglon adlı kimyasaldan ötürü çevresinde yaşayan bazı canlılara karşı alelopatiktir.] )
- ALELUSUL değil/yerine/= YORDAMLICA
- ÂLEM ile/ve/<> DİSİPLİN ile/ve/<> İLKE
- ÂLEMŞÜMÛL[Ar.] değil/yerine/= EVRENSEL
- ALENGİRLİ[argo] değil/yerine/= GÖSTERİŞLİ, TUHAF | HOŞ | KARMAŞIK
- ALERJİ/K ile ALERJİLİ ile ALERJİSİZ
- ALERJİ ile/değil İNTOLERANS
- ALERJİ ile/||/<> OTOİMMÜNİTE
( Bağışıklık düzeninin zararsız nesnelere karşı aşırı tepki vermesi. İLE/||/<> Bağışıklık düzeninin kendi gövde dokularına saldırması. )
- INFLAMMABLE[İng.] / BRENBARR[Alm.] ile/değil/yerine/= ALEV ALAN, YANICI
- IGNITION POINT[İng.] / POINT D'IGNITION[Fr.] / ZÜNDPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALEV ALMA NOKTASI
- ALEV ALMAMAK ile/ve YANMAMAK
- FLAME TEST[İng.] / ESSAI DE COLORATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ALEV DENEMESİ
- FLAME EMISSION SPECTROSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= ALEV EMİSYON SPEKTROSKOPİSİ
- FLAME PHOTOMETRIC DETECTOR[İng.] ile/değil/yerine/= ALEV FOTOMETRİK DEDEKTÖR
- FLAME IONIZATION DETECTOR (FID)[İng.] ile/değil/yerine/= ALEV İYONLAŞTIRMA DEDEKTÖRÜ (FID)
- ALEV ile ALEVLİ ile FLAMİNGO ile YANICI
( FLAM vs. FLAMING vs. FLAMINGO vs. FLAMMABLE )
( لاف وگزاف ile شعلهور ile فلامينگو ile سوختني ile قابل سوختن )
( LAF VEGZAF ile SHOLEHOR ile FELAMYNEGO ile سوختني ile GHABEL SOKHTAN )
- ALEVLENMEK ile ALEVLENDİRMEK ile ALEVLENEBİLMEK ile ALEV ile ALEVİ/LİK ile ALEVLİ ile ALEVSİZ ile ALEV ALEV ile ALEV RENGİ ile ALEV LAMBASI ile ALEV MAKİNESİ ile ALEV KIRMIZISI ile ALEVLENME NOKTASI
- ALEXANDER FRIEDMANN ve/||/<> GEORGES LEMAITRE
( Einstein'in denklemlerini, kozmolojik sabit olmadan çizen ve evrenin genişlediğini, kuramsal olarak kanıtlayan ilk kişidir. VE/||/<> Einstein'ın genel görelilik kuramından yararlanarak evrenin genişlediğini söyledi. )
( 16 Haziran 1888 - 16 Eylül 1925 VE/||/<> 17 Temmuz 1894 - 20 Haziran 1966 )
- ALEYHTAR değil/yerine/= KARŞITÇI
( Bir işe, davranışa ya da düşünceye karşı çıkan, karşı olan. )
- ALFA BOZUNUMU ile/||/<> BETA BOZUNUMU
( Alfa He-4 çekirdeği yayar, beta elektron/pozitron yayar. )
( Formül: α: ⁴₂He İLE β: e⁻/e⁺ )
- HİDROKSİ ASİTLER:
ALFA(AHA) ile/ve/||/<> BETA(BHA)
- ALPHA RAYS[İng.] / ALPHASTRAHLUNG, ALPHA-STRAHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFA IŞINIMI/IŞINLARI/IŞIYICI
- ALPHA PARTICLE, ALFA-PARTICLE[İng.] / PARTICULE ALPHA[Fr.] / ALFA-TEIL, ALPHA-TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFA PARÇACIĞI/TANECİĞİ
- ÉMETTEUR ALPHA[Fr.] / ALPHA EMITTER[İng.] ile/değil/yerine/= ALFA YAYINLAYICISI/YAYICISI
- ALFA ile ALFA IŞINLARI
- ALFABETİK ile ALFABETİK KATALOG ile ALFABETİK SIRALAMA
- ALFATERAPİ[Fr.] değil/yerine/= ALFA IŞINLARIYLA SAĞALTIM
- ALPHATRON[İng.] / ALPHATRONE[Fr.] / ALPHATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFATRON
- ALPHYS[İng.] / ALPHYLES[Fr.] / ALPHYLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFİLLER
- ALFRED PRUFROCK'UN AŞK TÜRKÜSÜ[T S ELIOT] ŞİİRİNİN ÇEVİRİSİNDE:
CAN YÜCEL ile SUPHİ AYTEMUR ile NURDAN SÜMER
- ALFVÉN VELOCITY[İng.] / VITESSE D'ALFVÉN[Fr.] / ALFVÉN-GESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFVÉN HIZI
- ALG[Lat.] ile DİYATOME[Fr. < Yun.]
( Su yosunu. İLE Silisli sert kabukları olan ve fosilleri, kalın yer katmanları oluşturan bir algler ailesi. )
- ALG-/ALGE-/ALGESİ-/-ALGESİA/-ALGİA/ALGİO-/ALGO- ile/||/<> -AGRA ile/||/<> MOGİ- ile/||/<> ODYN-/-ODYNİA/ODYNO- ile/||/<> DYS- ile/||/<> CAC-/-CACE/CACO- ile/||/<> MAL- ile/||/<> PERO- ile/||/<> PALİ-/PALİN- ile/||/<> AMBLY- ile/||/<> NECR-/NECRO- ile/||/<> STAPHYL-/STAPHYLO-
( Ağrı, ağrısal, ağrı ile ilgili [miyalji: kas ağrısı, hiperaljezi: aşırı ağrı duyarlılığı]. İLE/||/<> Gut, ağrı nöbeti, ağrı. İLE/||/<> Güç, ağrılı. İLE/||/<> Ağrı. İLE/||/<> Anormal, güç, ağrılı, hatalı, hastalıklı, bozuk, patolojik, kusurlu, kötü. İLE/||/<> Kötü, hasta, bozuk. İLE/||/<> Hasta, kötü, anormal, bozukluk yapan. İLE/||/<> Deforme, bozuk, sakat. İLE/||/<> Yeniden, patolojik yineleme, geriye, tekrar. İLE/||/<> Donuk, soluk, yetmezlik, küntlük, zeki olmayan, duygusuz. İLE/||/<> Ölü, ölü doku, atrofik ceset. İLE/||/<> Üzüm salkımı, küçük dil ile ilgili, stafilokokla ilgili. )
- ALGARİNA[İt. < ARGAGNO] değil/yerine/= VİNÇLİ TEKNE
( Ağır bir şeyi denizden çıkarma ya da denize indirme işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi. | Bazı gemilerin baş ya da kıç tarafından eğik olarak uzatılmış bulunan makaralı, kısa ve kalın dikme. )
- ALGI DEĞİŞMEZLİĞİ[İng. PERCEPTUAL CONSTANCY] ile/||/<> ALGI YANILMASI[İng. PERCEPTION BIAS] ile/||/<> ALGILAMA KALIBI[İng. PERCEPTUAL PATTERN] ile/||/<> ALGISAL BEKLENTİ[İng. PERCEPTUAL EXPECTANCY]
( Sürekli değişen, yetersiz, eksik, tutarsız duyusal verilere karşın, tutarlı ve sürekli bir dünya algılama durumudur. @@ Algılanan ilişkilerle gerçekte olan ilişkilerin birbirine uymaması durumu. Kısa algılanan bir çizgi, gerçekte algılama alanında bulunan diğer çizgilerle aynı uzunlukta olabilir. @@ Bir öbeğin bütün üyelerinin aynı güdüleri ve karakteristikleri taşıyacağını kabul eden varsayımdır. @@ Algılama sürecini etkileyen önceden yapılaşmış zihinsel kurgudur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ALGI DÜZENEĞİ ile/ve DEĞERLER DİZGESİ
( PARADIGM vs./and VALUES SYSTEM )
- ALGI DÜZENEĞİ ile YAPI
( PARADIGM vs. STRUCTURE )
- ALGI[İng. PERCEPTION] ile/||/<> A POSTERİORİ ile/||/<> ADRENOKORTİKOTROPİK HORMON (ACTH)[İng. ADRENOCORTICOTROPIC HORMONE (ACTH)] ile/||/<> AKROZOM[İng. ACROSOME] ile/||/<> AKYUVAR[İng. LEUCOCYTE] ile/||/<> HİPOFİZ BEZİ[İng. PITUITARY GLAND] ile/||/<> LH (LUTEİNLEŞTİRİCİ HORMON)[İng. LH] ile/||/<> OKSİTOSİN[İng. OXYTOCIN]
( Gelen duyusal verileri organize etme, tanımlama, yorumlama ve anlamlaştırma süreci sonucunda ortaya çıkan anlamlı üründür. @@ Deneyime dayalı anlamına gelmektedir. Doğru önermeler deneye ve duyu verilerine dayanan önermesel bilgilerdir. “Güneş doğudan doğar” ya da “Dünya yuvarlaktır” gibi önermeler, bu bilgi sınıflandırmasına örnek olarak verilebilir. Algılarımız ve tümevarım yoluyla edindiğimiz bilgilerimizin büyük bir kısmını "a posteriori" bilgiler oluşturmaktadır. Immanuel Kant, matematik gibi zihinsel süreçlerin "a priori", Dünya'nın varlığı ve durumu ile ilgili olanları "a posteriori" olarak kabul etmeyi önermiştir. Bilgiye dair en temel tartışmalardan birisi olan "a priori" ve "a posteriori" ayrımı hâlâ çağdaş epistemolojinin süregelen konularından birisidir. @@ Hipofiz bezinin ön lob tarafında üretilen polipeptit yapıda olan bir hormondur. Adrenal bezlerin dış bölgesinin aktivitesini düzenleyen bir polipeptit hormondur. Adrenokortikotropik hormonun hipofiz tarafından salgılanması, hipotalamus tarafından atılan başka bir polipeptit olan, "kortikotropin salan hormon (CRH)" tarafından düzenlenir. @@ Sperm gözesinin göze zarının altında bulunan ve spermin ön (anterior) bölgesini kaplayan salgı keseciğidir. @@ Vücudu çeşitli mikroplardan koruyan beyaz kan gözeleridir. Görevlerini mikroplarla savaşarak ve onları uzantıları içine alarak yutarak (fagositoz) ya da mikroplara karşı kana panzehir gibi antitoksin salgılayarak gerçekleştirebilirler. @@ Beynin alt kısmında bulunan bezelye büyüklüğünde küçük bir organdır. Vücudun "ana bezi" olarak, çeşitli hormonlar üretir. Ürettiği hormonlar vücuttaki diğer bezleri uyararak hormon salgılanmasına neden olur. Hipofiz bezi birçok farklı hormon yapar. @@ LH, hipofiz bezinin ön kısmından salgılanan bir hormondur. @@ Oksitosin, hipotalamus tarafından üretilen ve hipofiz bezi tarafından salgılanan bir hormondur. Bu önemli hormon, doğum sürecinde çok önemli bir rol oynar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ALGI ile/||/<> ALGI DEĞİŞMEZLİĞİ ile/||/<> ALGI YANILMASI ile/||/<> ALGILAMA ile/||/<> ALGILAMA KALIBI ile/||/<> ALGISAL BEKLENTİ
( Gelen duyusal verileri organize etme, tanımlama, yorumlama ve anlamlaştırma süreci sonucunda ortaya çıkan anlamlı ürün. İLE/||/<> Sürekli değişen, yetersiz, eksik, tutarsız duyusal verilere karşın, tutarlı ve sürekli bir dünya algılama durumu. İLE/||/<> Algılanan ilişkilerle gerçekte olan ilişkilerin birbirine uymaması durumu.[Kısa algılanan bir çizgi, gerçekte algılama alanında bulunan öteki çizgilerle aynı uzunlukta olabilir.] İLE/||/<> Gelen duyusal verileri organize ederek anlamlaştırma süreci. Bu süreç sonucunda oluşan anlamlı ürün. İLE/||/<> Bir öbeğin tüm üyelerinin aynı güdüleri ve karakteristikleri taşıyacağını kabul eden varsayım. İLE/||/<> Algılama sürecini etkileyen önceden yapılaşmış zihinsel kurgu. )
- ALGI ile/ve/<> KAVRAYIŞ
( Sizin olan, algılama gücünüzdür, algıladığınız değil. )
( İçinize sabır ve dikkatle bakın, algılananın algılayan olamayacağını anımsayın. )
( Algılayan bulunmadan algılama, bilen olmadan biliş, seven olmadan sevgi, eylem olmadan eylem ile ilgilenme. )
( Yours is the power of perception, not what you perceive.
Look within diligently, remember to remember that the perceived cannot be the perceiver. )
( PERCEPTION vs./and/<> COMPREHENSION )
- ALGIDA/KABULDE:
TEK TANIM ile/yerine/değil PARANTEZ BİLGİ
( ON PERCEPTION/ACCEPTION: [not] UNIQUE DEFINITION vs./but INFORMATION IN PARENTHESIS
ON PERCEPTION/ACCEPTION: INFORMATION IN PARENTHESIS instead of UNIQUE DEFINITION )
- ALGILAMA SÜRECİNDE:
BELİRGİNLİK ile/ve/> KONUM ile/ve/> ŞİDDET ile/ve/> SÜRE
- ALGILAMA ile YARGILAMA
( Kültüre dayanır. İLE Uygarlığa dayanır. )
- ALGILAMAK ile/ve/için DİNLEMEK
( TO LISTEN for PERCEPTION )
( TO PERCEIVE vs./and TO LISTEN )
- ALGISAL EŞİKLER'DE:
ÖZEL ALICILAR ile/ve MUTLAK EŞİK ile/ve FARK EŞİĞİ
- DOLAYLILIKTA:
ALGISALLIK ile/ve/||/<> ÇIKARIMSALLIK ile/ve/||/<> AKTARIMSALLIK
( PERCEPTION and/||/<> INFERENCE and/||/<> HEARSAY (in) :INDIRECTIVITY )
- ALGOFOBİ[Fr.] değil/yerine/= ACI VERİCİ DUYUM OLUŞTURABİLECEK HER ŞEYE KARŞI DUYULAN KAYGI
- ALGOLOG ile ALGOLOJİ
( ALGOLOGIST vs. ALGOLOGY )
( جلبک شناس ile جلبک شناسي )
( JALBAK SHENAS ile JALBAK SHENASY )
(1996'dan beri)