Bugün[19 Mayıs 2026]
itibarı ile 32.825 başlık/FaRk ile birlikte,
32.825 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(129/133)


- YATMAK/UYUMAK:
SIRTÜSTÜ ile/ve/<> YAN ile/ve/<> YÜZÜKOYUN


- YATROJENİK/İATROGENIC[İng.] değil/yerine/= SAĞLIKÇI KAYNAKLI


- YATSIMAK" değil YADSIMAK


- YAVAN/LIK" ile/ve/||/<> "YÜZEYSEL/LİK"


- SLOW NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS LENTS[Fr.] / LANGSAME NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YAVAŞ NÖTRONLAR


- SLOW VIBRATION DIRECTION[İng.] / DIRECTION DE LA VIBRATION LENTE[Fr.] / LANGSAME SCHWINGUNGSRICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YAVAŞ TİTREŞİM YÖNÜ


- YAVAŞLAMAK ile TAVSAMAK

( ... İLE Bir iş, bir durum vb. gücünü, hızını kaybetmek, yavaşlamak, gevşemek. )


- YAVAŞLIK ile/ve/||/<> ESNEKLİK


- YAVAŞ/LIK ile/ve "UYUŞUK/LUK"

( MIYMINTI: Kişinin sabrını tüketecek derecede yavaş ve mızmızca iş gören. )

( Doğadaki en yavaş canlı/hayvan Bradipus'tur. )

( BATÂET )

( SLOW/NESS vs. INDOLENCE )


- YAVE[Fars.]/TÜRREHÂT[Ar. < TÜRREHE]/PESTENKİRÂNÎ[Fars.] değil/yerine/= SAÇMA-SAPAN SÖZ

( Saçma, saçma sapan söz. | Sahipsiz hayvan. )


- YAVER[Fars.] değil/yerine/= YARDIMCI

( Yardımcı. | Devlet ve hükümet başkanlarıyla komutanların yanında bulunan ve onların komutlarını yazmakla, gereğinde yerine ulaştırmakla görevli subay, emir subayı. )


- YAVRULAMAK ile/değil/||/<> DOĞURMAK

( Doğada, hayvanlarda ve insanda. İLE/DEĞİL/||/<> İnsan'da. )


- YAVUZ, MUHARREM (DORTMUND/ALMANYA, 1979) :

( Almanya doğumlu olup, yurda dönüp Emirgan'da ikamet etti ve 2014 yerel seçimlerinde Emirgan Muhtarı olarak seçildi (2014 - 2019). )


- YAVUZLANMAK ile YAVUZLAŞMAK ile YAVUZ/LUK ile YAVUZCA ile YAVUZELİ


- YAYALAŞTIRMAK ile YAY ile YAYA/LIK ile YAYILI ile YAY KOLU ile YAY AYRAÇ ile YAYA YOLU ile YAY KABZASI ile YAYA GEÇİDİ ile YAYA ÇİVİSİ ile YAYA KÖPRÜSÜ ile YAYA KALDIRIMI


- YAYAN YAPILDAK

( Yayan ve çıplak ayakla. )


- YAYAN ile YAYAN YAPILDAK


- YAYGIN AĞRI/LAR ile/ve BÖLGESEL AĞRI/LAR

( )


- YAYGIN ÖLÜMCÜL HASTALIK ile/ve/değil/||/<> KÜRESEL SALGIN HASTALIK

( ... İLE 1- Nüfusun daha önce maruz kalmadığı bir hastalığın ortaya çıkışı. | 2- Hastalığa neden olan etmenin kişilere bulaşması ve tehlikeli bir hastalığa yol açması. | 3- Hastalık etmeninin kişiler arasında kolayca ve devamlı olarak yayılması. )


- YAYGIN ile ORTAK TAŞIYICI ile ORTAK KUMRU ile ORTAK PAYDA ile ORTAK İFADE ile ORTAK ALAN UYUZ ile ORTAK KÜTÜPHANE ile ORTAK LOGARİTMA ile ORTAK ÖKSEOTU ile ORTAK KAT ile ORTAK İSİM ile SIRADAN İNSANLAR ile ORTAK UYGULAMA ile ÇUHA ÇİÇEĞİ ile SAĞDUYU ile ADİ HİSSE SENEDİ ile ORTAK KEDİOTU ile ORTAK VANİLYA ile PELİN OTU ile YAYGIN OLARAK ile ORTAK ALANLAR ile DEVLET

( COMMON vs. COMMON CARIER vs. COMMON COLUMBINE vs. COMMON DENOMINATOR vs. COMMON EXPRESSION vs. COMMON FIELD SCABIOUS vs. COMMON LIBRARY vs. COMMON LOGARITHM vs. COMMON MISTLETOE vs. COMMON MULTIPLE vs. COMMON NOUN vs. COMMON PEOPLE vs. COMMON PRACTICE vs. COMMON PRIMROSE vs. COMMON SENSE vs. COMMON STOCK vs. COMMON VALERIAN vs. COMMON VANILLA vs. COMMON WORMWOOD vs. COMMONLY vs. COMMONS vs. COMMONWEAL )

( عامه ile عامي ile مکاري ile اخيليا ile مخرج مشترک ile بيان رايج ile ماميشا ile کتابخانه اشتراکي ile لگاريتم طبيعي ile دادواش ile مضرب مشترک ile اسم علم ile عوام ile رسم متداول ile پامچال ile قضاوت صحيح ile سهام عادي ile سنبل الطيب ile ثعلب ile خار گوش ile عرفا ile عليالرسم ile مردم عادي ile مشترک المنافع )

( AMEH ile عامي ile مکاري ile اخيليا ile MOKHARJ MOSHTARK ile BEYAN RAYJ ile ماميشا ile KETABAKHANEH ESHTARAKY ile LEGARYTAM TABYEY ile DADVASH ile MAZARB MOSHTARK ile ESM ALAM ile عوام ile رسم متداول ile PAMCHAL ile GHAZAVAT SAHYHE ile SACPEHAM ADY ile سنبل الطيب ile SALAB ile KHAR GUSH ile ARAFA ile عليالرسم ile MARDAM ADY ile MOSHTARK OLMNAFE )


- EMITTER JUNCTION[İng.] / JONCTION D'ÉMETTEUR, JONCTION ÉMETTRICE[Fr.] / EMITTERVERZWEIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYICI EKLEMİ


- TENSION DE POLARISATION D'ÉMETTEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= YAYICI KUTULAMA GERİLİMİ


- YAYIK GÖZELER = HÜCERÂT-I MÜNBASİTE = CELLULES LAMINIFORMES


- YAYIKLAMAK ile YAYIK ile YAYIK YAYIK ile YAYIK AĞIZLI ile YAYIK MAKİNESİ


- PROPAGATION[İng.] / PROPAGATION[Fr.] / AUSBREITUNG, AUSBREITUNGSRICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYILMA/İLERLEME YÖNÜ


- YAYILMAK ile "KURULMAK"


- YAYILMAK ile YAYILABİLMEK ile YAYILIVERMEK


- EMISSION[İng.] / ÉMISSION[Fr.] / EMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYIM, SALIM, EMİSYON


- YAYINDIRMA ile/ve/<> YAYINDIRICI ile/ve/<> YAYINIK ile/ve/<> YAYINTI

( Bir ışığı, pürüzlü bir yüzeyde yansıtma. İLE/VE/<> Işığın yayınmasını sağlamak için ışık kaynağı önüne konulan türlü yapıda yüzeyler. İLE/VE/<> Pürüzlü yüzeyde yansıyan ışık. İLE/VE/<> Yayılmış, dağılmış şeyler. | İçinde radyoaktif öğeler bulunan bir kaptan yapılan gaz ya da sıvı. )


- DIFFUSIONSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM/DİFÜZYON AKIMI


- EFFUSION[İng.] / EFFUSION[Fr.] / EFFUSION, AUSSTRÖMEN, AUSSTRÖMUNG, DIFFUSION, EMISSION, ERDNÜSSEN ÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM/DİFÜZYON, DIŞA AKIŞ, EFÜZYON


- DIFFUSIONSGESCHWINDIGKEIT, DIFFUSIONSRATE[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM/DİFÜZYON HIZI


- DIFFUSIONSKOEFFIZIENTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM/DİFÜZYON KATSAYISI


- DIFFUSIONSZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM/DİFÜZYON SAYISI


- DIFFUSIONSTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM/DİFÜZYON TRANSİSTÖRÜ


- DIFFUSIONSLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM/DİFÜZYON UZUNLUĞU


- YAYLAMAK ile YAYLANMAK ile YAYLANDIRMAK ile YAYLA ile YAYLAK ile YAYLACI/LIK ile YAYLA GÜLÜ ile YAYLA HAVASI ile YAYLA KEBABI ile YAYLA KEKİĞİ ile YAYLA ÇAYIRI ile YAYLA ÇİÇEĞİ ile YAYLA YAVŞANI ile YAYLA ÇORBASI ile YAYLA SALATASI


- YAYLI ile YAYLIM ile YAYLI ARABA ile YAYLI SAZLAR ile YAYLI TAMBUR ile YAYLI TERAZİ ile YAYLIM ATEŞİ ile YAYLI ÇALGILAR


- YAYMA ile/ve/değil ALAN/INI GELİŞTİRME

( [not] TO EXTEND vs./and/but TO GET WIDE THE/IT'S FIELD )


- Yaymadan KONUŞ!!!


- YAYMAK ile DAĞITMAK

( TO EXTEND vs. TO DISTRIBUTE )


- YAYMAK ile/ve/||/<> UYARLAMAK


- YAZ[Azr.] = İLKBAHAR[Tr.]


- YAZAR ile SENARİST


- YAZGI ile YAZGICI/LIK ile YAZGISAL


- YAZGICILIK = CEBRİYE = FATALISM[İng.] = FATALISME[Fr.] = FATALISMUS[Alm.]


- YAZGICILIK/FATALİZM ile ÖZGÜRLÜKÇÜLÜK/LİBERTERYENİZM

( "Her şeyin" "önceden belirlenmiş olduğunu" ve "kişinin yazgısını" "değiştiremeyeceğini savunan görüş". İLE Kişinin yapmayabilme gücü[ihtiyâr] ve yapabilme gücüne[irâde] sahip olduğunu ve kendi yeğleme ve seçimlerini yapabildiğini savunan görüş. )


- YAZI-ÇİZİ (İŞLERİYLE UĞRAŞMAK)


- YAZI MERKEZCİLİK ile/ve/||/<> SES MERKEZCİLİK ile/ve/||/<> SÖZ MERKEZCİLİK


- YAZI ve/||/<>/> KÂĞIT ve/||/<>/> MATBAA ve/||/<>/> BİLGİSAYAR ve/||/<>/> İNTERNET ve/||/<>/> BLOK ZİNCİR


- YAZICI, HÜSNÜ (BAHÇEKÖY, 1964) :

( İlkokulu Bahçeköy'de ortaokulu ve liseyi Sarıyer Lisesinde okudu. Ticaret ile ilgilenmektedir. Bahçeköy Spor Kulübüne Başkanlık, Sarıyer Spor Kulübünde yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. DYP Bahçeköy Belde İlçe Başkanlığı ve 1992 - 1994 ve 1994 - 1999 dönemlerinde Bahçeköy Belde Belediye Meclisi üyesi olarak görev yaptı. DYP Belde Teşkilatı Başkanlığı, ISMAR Marketçiler Kurucu Üyeliği, Sarıyer Lozan Mübadiller Derneği Kurucu Üyeliği ve Başkanlığı yaptı. Pek Çok sosyal amaçlı dernekte üyedir ve halen Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu üyesidir. )


- YAZICI, M. OKTAY (BAHÇEKÖY, 1966) :

( Bahçeköy'de bakkaliye ve sonra da Sarıyer'de Yazıcı Marketi açarak ticari hayata atıldı. Bahçeköy Spor Kulübü'nden başka, Sarıyer Spor Kulübü'nde 2 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- YAZI/YORUM/MİZAH/TA:
"ÇARPITMA" ile/değil/yerine/>< ABARTMA


- YAZIHAN ile YAZIHANE


- YAZIK ile/değil/yerine/||/<>/< GEREKSİZ


- YAZIK ile YAZIKLAR OLSUN!


- YAZIKLANMAK ile YAZIK ile YAZIKSIZ ile YAZIK GÜNAH


- YAZILI OL(A)MAYAN KURALLAR ile/ve/değil KONUŞUL(A)MAYAN KURALLAR

( Gelenek-görenek, töre gibi sözel/şifâhî[Ar.] kurallar. İLE/VE/DEĞİL Bazı/birçok özel/ayrıntı konu ve kuralları. )


- YAZILI (OLAN/OLABİLİR/OLMALI) ile/ve/||/<> KAZILI (OLAN/OLABİLİR/OLMALI)

( Us'a/akıl'a. İLE/VE/||/<> Bulunç'a/vicdan'a. )


- YAZILMAK ile SÜZÜLMEK


- YAZILMAK ile YAZILABİLMEK ile YAZILA


- YAZ(IL)MAYA GEREK/DEĞER DUYULAN (/DUYULMUŞ/DUYULACAK OLAN) ile/ve YAZ(IL)MAYA GEREK/DEĞER DUYULMAYAN (/DUYULMAMIŞ/DUYULMAYACAK OLAN)


- YAZIM/İMLÂ[Ar.] ve/+/||/<> SÖYLEYİŞ/TELÂFFUZ[Ar.]


- YAZIN/EDEBİYAT ile/ve/değil BELLEK


- YAZIN/EDEBİYAT ile/ve/||/<> SAMİZDAD YAZIN/EDEBİYAT


- YAZIN/EDEBİYAT (TARİHİ) ve/<>/|| MANEVİYAT (TARİHİ)


- YAZIN ile YAZINCI/LIK ile YAZINSAL ile YAZIN ERİ ile YAZIN DİLİ ile YAZIN BİLİMİ ile YAZIN TARİHİ ile YAZIN BİLİMCİ


- YAZIN(EDEBİYAT) ve POLİTİKA |
ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
FELSEFE ve SU

( İnandırma "gücü". VE Kandırma "gücü".
İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/<
Uyandırma gücü/olanağı. VE Kaldırma gücü/olanağı. )


- METİN:
YAZINSAL/EDEBÎ ile/ve/||/<> BİLİMSEL


- YAZIŞMAK ile YAZIŞABİLMEK ile YAZIŞ


- YAPITI(KİTABI/YAZIYI), BİRİ(LERİ)NE:
"ARMAĞAN ETMEK" değil SUNMAK/İTHAF ETMEK

( Dünyaya verebileceğimiz en büyük armağan, kendi dönüşümümüzdür. )


- YAZMAK ve/=/||/<> BİRLİĞE GETİRMEK


- YAZMALARIN KORUNMASINDA:
SEDİRAĞACI YAĞI / NARENCİYE / SERVİ / ZERDEÇAL

( Bir şey çekmeye yarar, ucu çengelli demir çubuk. )


- YAZMA'NIN ÖĞELERİ/UNSURLARI

( TENKİTLİ NEŞİR KILAVUZU (Osmanlı Türkçesi Metinleri için) burayı tıklayınız... )


- YAZMANIN:
"ZORLUĞU" ile/ve/değil/<>/< "DOĞUM SANCISI"


- YEDEK KANAT:
MALZEMELERDEKİ HER TÜRLÜ ÖNEMLİ SORUNDA ile OLASI BİLİNÇ KAYBINDAN ÖNCE ile HER TÜRLÜ ÇARPIŞMADA ile YERE YAKINLIKTA(ALÇAK İRTİFADA)


- YEDEKLEMEK ile YEDEKLEŞMEK ile YEDEK/LİK ile YEDEKLİ ile YEDEKÇİ/LİK ile YEDEK AKÇE ile YEDEK ASKER ile YEDEK PARÇA ile YEDEK SUBAY/LIK ile YEDEK TEKER ile YEDEK LASTİK ile YEDEK OYUNCU/LUK ile YEDEK PARÇACI/LIK ile YEDEK BESİNLER


- YED-İ EMİN değil/yerine/= GÜVENELİ


- 7 TEPE:
İSTANBUL ile/ve ROMA

( İSTANBUL'da:
* Akropolis [Topkapı Sarayı ve Sultanahmet Camii'nin yer aldığı yükseklik]
* Çemberlitaş [Konstantin Sütunu'nun bulunduğu bölge ve çevresi]
* Beyazıt ve Süleymaniye alanı
* Fatih
* Fenerin üst kısımları [Yavuz Selim Camii’nin bulunduğu bölge]
* Cerrahpaşa sırtları
* Edirnekapı [Mihrimah Sultan Camii’nin yer aldığı tepe]
[Yediye yükseltmek için uydurulmuştu] İLE/VE
ROMA'da:
* Palatine
* Capitoline
* Quirinal
* Caelian
* Aventine
* Esquiline
* Viminal )

( Antik Roma kentinin yedi tepe üzerine kurulmasının, İmparator Büyük Konstantinos'u (Constantinus) çok etkilediği, İstanbul'u da Roma'ya benzetmek amacıyla, yedi rakamına yönlendirdiği anlatılır. İmparator, bu yedi sayısını uğurlu ve kutsal sayıyordu. Sarayının ana salonu, "Hepta Likhnos" yani "Yedi Kandilli" adını almıştı. İmparatoru korumakla görevli, "yedi kıtadan oluşmuş bir muhafız alayı vardı. Konstantinos, kendini, çevresinde "yedi gezegen"in dönüp durduğu güneş yerine koymuştu. Çemberlitaş üzerindeki heykeli de bu durumu betimlemekteydi. )


- YEDİĞİN "KAP" ile "BİNDİĞİN DAL"


- YEDİKULE ile/ve YEDİKULE

( Zeytinburnu. İLE/VE Selânik.[adı geçen Yedikule Zindanları, Selânik'tekidir!] )


- YEDİLMEK ile YEDİRMEK ile YEDİRİLMEK ile YEDİREBİLMEK ile YEDİ/LİK ile YEDİZ ile YEDİLİ ile YEDİLER ile YEDİNCİ/LİK ile YEDİ CET ile YEDİ BELA ile YEDİ CANLI ile YEDİ DÜVEL ile YEDİ GÖBEK ile YEDİ KAT EL ile YEDİ MAHALLE ile YEDİNCİ SANAT ile YEDİ GÖMLEK UZAK


- YEDİRMEK ile/ve GİYDİRMEK


- YEDİRMEK ile İŞLEMEK


- YEDİTEPE ile/ve ÖTEKİ İSTANBUL TEPELERİ


- YEĞİNLİK(PEKİŞTİRME) ile ...

( INTENSITY )


- INTENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= YEĞİNLİK


- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/<> AYIRDINDALIK, FARKINDALIK

( ... ile/ve/<> BÂZGÜŞÂ )

( PREFER vs./and/<> DISTINGUISHNESS, AWARENESS )


- YEĞLEMEK/TERCİH ETMEK ve/<> LÜTFEN ve/<>/+/||/> BÖYLE ve/<> BU DA VAR

( "Sihirli" sözcükler. VE/+/||/<>/> "Sigorta" sözcükler. )

( Dışsal ve ilksel. VE/+/||/<>/> İçsel ve sonsal. )

( Varoluşumuzda, tüm canlı/cansız nesne, bitki, hayvan ve insanla, gövdelerimizin aracılığıyla etkileşim, zihnimizin aracılığıyla da hem etkileşim, hem de daha ileri ve nitelikli bir etkileşim olan iletişim ilişkilerinde bulunuyoruz. Bu ilişkilerimizin başlangıç ve ortaklığı ise yetkin bir benzetmeyle, hiçbir ayrımın bulun(a)madığı bir . [NOKTA]'dan oluşmasıdır.

"Nokta"dan aşağı doğru açılan, büyüyerek ve genişleyerek dalgalanan bir çizgide, zihin ve enerjilerimizle, aşağı [yoğunluğa/kesâfete] doğru inen; yukarı [inceliğe/letâfete] doğru da yükselen bir aralıkta bulunuyor ve sürekli olarak çeşitli bilgi, bilinç seviyelerimizle, davranış-tutumlarımızdaki incelik ve kabalıklarla da aşağı ve yukarı bir salınımla, tekrar noktaya doğru geri dönmek [rücû] üzere yaşam yolculuğumuza devam ediyoruz.

Bu süreçte, az/çok ya da öteki varolanlara oranla daha "gelişmiş ya da geliş(e)memiş" varolanlar["insan"] olarak, kişiler arasındaki ilişkilerimizde de çeşitli bilgi ve bilinç farklarımızın ve tutumlarımız üzerinden sürdürdüğümüz yaşamamızda, bazı sözcüklerin önceliğini ve olumlu etkilerini görüyoruz. Bunları, etkileri ile "sihirli" ve hizmetleri itibariyle de "sigorta" sözcükler olarak kullanıyoruz. Bu sözcükler, bir piramit olarak düşündüğümüzde, sözcüklerin doruğunda yer alıyor.

Etkileri itibariyle neredeyse bir "sihir" olarak tanımladığımız bu sözcükler, kulağın duyacağı oranda seslendirilerek dışsal ve her düşünce ya da sözün, başında ya da sonunda, ilksel/öncelikli olarak kullanılmalarıyla gerçekleşiyor.

Yaşamı, (nitelikli) yaşam; bireyi, (nitelikli) insan yapan ve öteki var olanlardan ayıran en önemli(öncelikli) durum ve kavram, sadece insana özgü bulunan, yeğleme olanağıdır. "Yeğleme/tercih etme" farkındalığıyla sürdürdüğümüz tüm düşünme ve konuşma süreçleri, bize, olgular arasındaki ayrımda durabilme ve isabetsiz olabilecek ile isabetli olan arasındaki tutumu ya da kararı verme olanağını sağlatıyor. Yani, "Bu gece/sabah, uyumayayım ve şu işleri tamamlayayım." düşüncesi ve ayrımında, "Bu gece/sabah, uyumamayı ve işleri tamamlamayı yeğliyorum." sözü ile olası zorluklar karşısında olanakların artmasını, kontrol altında tutulması gereken gücün/olanakların, bizim elimizde olmasını sağlatıyor. Gün içinde, binlerce kez içinde bulunduğumuz bu ve bunun gibi ayrımlarda, farkındalığımızı devrede tutmamızı sağlayan yeğleme olanağımız, ilgili kararımızı, uygulamamızı, günümüzü ve yaşamımızı nitelikli seviyelere çıkarmakla birlikte, kaygılanmaya neden olabilecek "düşüncelerden" de alabildiğine uzaklaşabilmemizi sağlıyor.

İkinci "sihirli" sözcüğümüz olan "Lütfen" sözü/sözcüğünün kullanımı da, aramızdaki farkların, ayrımların yok olduğu noktadan düşünerek ve seslenerek söylememizi, aktarmamızı ya da paylaşmamızı sağlıyor. Bir emiri bile ricâya dönüştürebilen bir olanak sunuyor. Yani, bir yakınımıza, "Bana bir bardak su getir!" biçimindeki, "yakınlıktan ya da rahatlıktan" dolayı emir kipinde söyleyebileceğimiz sözü bile kendimiz düşünmek varken, yakınımızın, "sihirli sözcüğü söylersen getiririm" uyarısıyla, "Peki. Lütfen, bana bir bardak su getir." sözüyle bambaşka bir alana taşımış oluruz. Bu ve buna benzer/benzemez tüm örnek ya da durumlarda, Lüt(û)fen, dikkat ve incelikle(rikkatle) söyleyebileceğimiz sözlerin yeğlenmesindeki ve gereksiz yere kaygıların oluşmasına engel olabileceğini de her ânımızda ve kararımızda, her sözümüzde göstermenin niteliği ve verimliliğinden de uzak duramayız herhalde.

Yaşamda, çok çeşitli durumlar söz konusu ve olasılık içindeyken, pek kolay kaldıramayacağımız ve taşıyamayacağımız durum ve olaylarla da karşı karşıya geliriz. Bu durumlarda kullandığımız sözcükler ise "sigorta" sözcüklerdir.

Başımıza gelebilecek her türlü maddi/manevi kayıp, ölüm, önceki koşulların yitirilmesi gibi en zorlayıcı olanlarında ise gereken tüm eylemler gerçekleştirildikten ve sözler söylenildikten, ıstıraplar paylaşıldıktan, sözün yetmeyeceği ve aklın tükeneceği noktadan sonra eğer bir yerlerde sonlandırılmazsa büyük zarar göreceğimiz kesin durumlar için çözüm aracı olan "sigorta" sözcükler(imiz)den ilki "Böyle" sözü/sözcüğüdür.

Yaşamın belirli aralığında bulunan zorlu durumların ötesinde de çok sıradışı, rekor ya da istisnai olumlu/olumsuz olay ve olgularla da karşılaşabilir, görebilir ya da duyabiliriz. "Böyle" sözünün yetmeyeceği (çok) aşırı ya da aykırı durumlar için de imdada yetişen, elektrik tesisatındaki düzenek gibi, büyük zararlara neden olmaması için kurulan önlem ve sigorta aracı olarak, "Bu da var" sözü/sözcüğü kullanılmaktadır. Bu sözcüklerin özelliği ise bunları, ancak kendimize söyleyebilmek üzere içsel ve sonsal olmalarıdır.

Kaygının pek fazla oluşmamasını, bu sözcüklerin kullanımı ile de büyük oranda sağlamış oluruz. )

( LIKE THIS vs./and/+/<>/> THIS EXIST TOO )

( SAN AFTO ile/ve/+/<>/> AYTO YPARXEI EPISIS, AFTO İPARHİ EPİSİS )


- YEĞLEMEK ile/ve/değil/||/<>/> RİSK ALMAK


- YEĞLEMEK ile YEĞLENMEK ile YEĞLEYEBİLMEK


- YEĞLEMEK/TERCİH ETMEK ile/değil "GEREKLİ GÖRMEK"


- YEĞLEMEK/TERCİH ETMEK ile/ve/||/<> ÖNE ÇIKARMAK


- YEĞLEME/TERCİH ve/> MUHABBET


- YEKNESAK[Ar.]/BİTEVİYE[Ar.]/MUTTARİT[Ar.]/MONOTON[Fr. < Yun.] değil/yerine/= TEKDÜZE DÜZENLİ


- YEL/RÜZGÂR:
SÖNDÜRÜR ile/ve/||/<>/> ALEVLENDİRİR

( Mumu. İLE/VE/||/<>/> Yangını. )


- YEL/RÜZGÂR ile ANABATİK

( ... İLE Vadi rüzgârı. )


- YEL ile ÜSTALİZE/ÜSALİZE

( ... İLE Alizelere karşıt olarak, iki yarıkürede de ekvator bölgelerinden, kutuplara doğru, 3-10 km. yükseklerde esen yel. )


- YELDİRİK ile/>< SÖLEPE

( Çok hızlı yürüyen, yel gibi hızlı giden kişi. İLE/>< Hızlı olmayan, yavaş hareket eden. | Dağınık, pasaklı. )


- YELDİRME ile YELDİRMEK

( Kadınların, çarşaf yerine kullandıkları, başörtüsü ile birlikte giyilen hafif üstlük. İLE Aceleyle koşturmak, koşuşturmak. )


- YELDİRME ile YELDİRMELİ ile YELDİRMESİZ


- YELE SIRTI DÖNDÜKTEN SONRA BULUTLAR ...:
SAĞDAN SOLA ile/ve/||/<> SOLDAN SAĞA ile/ve/||/<> ÖNDEN ARKAYA YA DA ARKADAN ÖNE (İSE)

( İyiye gidecektir. @@ Kötüye gidecektir. @@ Bulunulan koşulların devam edeceğini gösterir. )


- YELEK ile/değil FERMENE[İt. < PARAMANO]

( ... İLE/DEĞİL Türlü nakışlarla işlemeli, önü kavuşmayan, yeleğe benzeyen bir giysi. )


- YELİN KAPI ARALIKLARINDA/N:
"ESMESİ" ile "ÜFÜRMESİ"


- YELKEN >< YELKESEN

( Yel gücünden yararlanarak geniş bir yüzey oluşturacak biçimde yan yana dikilen ve teknenin direğine, uygun bir biçimde takılarak onu hareket ettiren kumaş ya da şeritlerin tümü. >< Yarışlarda, yelin etkisinden korunmak için öne takılan siperlik, rüzgârlık. )


- YELKENCİ, CEYHUN (TRABZON, 1983) :

( Sarıyer altyapısından yetişti. Beş sezon (2000 - 2005) tescilli kaldığı Sarıyer'de 65 lig, 3 kupa maçı olmak üzere 68 resmi ve 33 özel maçla birlikte toplam olarak 101 maçta forma giydi. Lig maçlarında 3, kupa maçında 2 ve özel maçlarda 3 olmak üzere takımına 8 gol kazandırdı. Türk Telekom takımına transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )


- YELKENCİ ile/ve/değil/||/<>/< DENİZCİ

( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Ya dalan, ya iyi ve uzun yüzebilen, ya kürek çeken ya da üçünü birden yapabilen. )


- YELKENLEMEK ile YELKEN ile YELKENCİ/LİK ile YELKENLİ ile YELKEN BEZİ ile YELKEN KULAK ile YELKEN BALIĞI ile YELKEN GEMİSİ ile YELKEN İĞNESİ ile YELKEN YARIŞI ile YELKENLİ GEMİ ile YELKEN GÖNDERİ ile YELKEN KULAKLI


- YELKENLİ ile GAGALI

( ... İLE Bir tür, Karadeniz yelkenlisi. )


- YELKENLİ ile HİNT YELKENLİSİ

( ... İLE 2-3 direkli, üçgen yelkenli kıyı gemisi. )


- YELKENLİDE:
ORSA ALABANDA ve/||/<> EĞLENME


- YELKOVANGİLLER

( Kuşlar sınıfının, fırtınakuşları takımından bir aile. )


- YELL :/yerine BAĞIRMAK, HAYKIRMAK


- YELLEMEK ile YELLENMEK ile YELLENDİRMEK


- RÜZGARLAMAK ile RÜZGARLANMAK ile RÜZGAR/LIK ile RÜZGARLI ile RÜZGARSIZ/LIK ile RÜZGAR YÜKÜ ile RÜZGAR EROZYONU ile RÜZGAR ÇİZELGESİ


- YELLENME/OSURMA

( TO FART )


- ANEMONETER[Alm.] ile/değil/yerine/= YELÖLÇER


- YELTEMEK/YİLTEMEK = KIŞKIRTMAK | ÖZENDİRMEK, İSTEK UYANDIRMAK


- YELYUTAN

( Atlarda, hava yutmanın yol açtığı bir sayrılık. )


- YEM ile KIZDIRAN KİŞİ

( BAIT vs. BAITER )

( مايه تطميع ile طعمه دادن ile طعمه ile طعمه دهنده )

( MAYYEH TATAMYE ile TAMEH DADAN ile TAMEH ile TAMEH DAHANDEH )


- YEME-İÇME ve/||/<> SOLUK ve/||/<> YÜRÜME ve/||/<> HAREKET ve/||/<> UYKU ve/||/<> DÜŞÜNCE ve/||/<> CESÂRET ve/||/<> GÜNEŞLENME

( Hayvanlar gibi olsun... VE/||/<> Kaplumbağalar gibi olsun... VE/||/<> Güvercinler gibi olsun... VE/||/<> Maymunlar gibi olsun... VE/||/<> Köpekler gibi olsun... VE/||/<> Fil gibi olsun... VE/||/<> Dişi Aslan gibi olsun... VE/||/<> Ayı gibi olsun... )


- YEMEĞE:
TUZLA BAŞLAMAK ve/> TUZLA TAMAMLAMAK


- YEMEĞİ PİŞİRMEK ve "DERVİŞİ PİŞİRMEK"


- YEMEK:
40 YAŞINA KADAR ile/> 40 YAŞINDAN SONRA

( Kişi, yer. İLE/> Kişiyi yer. )


- YEMEK:
ACIKINCA ile/ne yazık ki ÜZÜLÜNCE ile/ne yazık ki KIZINCA

( Sofradakileri. İLE/NE YAZIK Kİ Kendimizi. İLE/NE YAZIK Kİ Birbirimizi. )


- YEMEK PİŞİRMEK ve/<> SEVGİ

( TABH: Pişirme, pişirilme. | İlâç kaynatma. )

( TABHİYYE: Pişirmek/pişirilmek üzere birine verilen ücret, pişirmelik. )

( TANZÎH: Gereği gibi pişirme/pişirilme. )

( Gönülsüz yapılan aş, ya karın ağrıtır, ya da baş. )


- YEMEK YEMEK ile KAHVALTI YAP ile İLK KEZ YEMEK YEMEK ile ÖĞLE YEMEĞİ YE

( EAT vs. EAT BREAKFAST vs. EAT FOR THE FIST TIME vs. EAT LUNCH )

( غذا خوردن ile خوردن ile تناول کردن ile ناشتائي شکستن ile نوبر کردن ile نهار خوردن )

( GHZA KHORDAN ile KHORDAN ile TANAVEL KARDAN ile NASHTAYEY SHKASTAN ile NOBAR KARDAN ile NEHAR KHORDAN )


- YEMENİ ile YEMENLİ ile YEMENİCİ/LİK ile YEMENİLİ


- YEMENİ/Cİ[Ar.] ile YEMENİ/Cİ[Ar.]

( Kalıpla basılıp elle boyanan, kadınların başlarına bağladıkları tülbent. | Yemeni yapan ya da satan kişi. İLE Bir tür hafif ve kaba ayakkabı. | Yemeni yapan ya da satan kişi. )


- YEMÎN ile KEFFÂRET-İ YEMÎN

( And, kasem. | Güç ve sağlamlık. | Sağ, sağ taraf. İLE Yerine getirilemeyen yemine karşı oruç tutmak, sadaka vermek. )


- YEMİNİNE BAKIP KİŞİYE İNANMAK ile/değil/><
KİŞİYE BAKIP YEMİNİNE İNANMAK


- YEMİNLEN değil YEMİNLE


- YEMLEMEK ile YEMLENMEK


- YEMLİK ile YEMLİKLİ ile YEMLİKSİZ ile YEMLİK ARPA


- YEMYEŞİL

( AHDAR/AHZAR )


- YENGEÇ ile/ve KAMUFLAJLI YENGEÇ


- YENİ ÇEŞMELER :

( Rumelikavağı Muhtarlığı ile Rumelikavağı Güzelleştirme ve Çevre Koruma Derneği'nin gayretleri ile Rumelikavağı'nda 13 yeni çeşme yapılmıştır. Bu çeşmelerden bir kısmı yeni, bir kısmı ise eski fakat herhangi bir özelliği olmayan çeşmelerin yenilenmesi biçiminde olmuştur. Memba suyundan akış alıyorlar. )


- YENİ DOĞA FELSEFESİ ile FENOMENOLOJİK YAKLAŞIM

( * 3. Şahıs Perspektifi. İLE 1. Şahıs Perspektifi. * Tanrısal bakış. İLE Kişi perspektifi. * Nesneyi ötekileştirme. İLE Nesnenin buradalaştırılması. * Deney. İLE Deneyim. * Yersiz-zamansız. İLE Yerli-zamanlı. * Matematiksel. İLE Dil. * Mekanik. İLE Organik. * Açıklar. İLE Betimleme. )


- YENİ KÖY VAPUR İSKELESİ :

( Boğaziçi'nin en önemli iskelelerinden biridir. İlk iskele Yeni Kahve mevkii önündeydi. 1889'da bu iskeleye bir memur odası ilave edildi. 1908'de ise bu iskele yıktırılıp yerine yeni inşâ edildi. İskele Boğaziçi'nin merkezi bir yerinde olduğu için aktarmalar buradan yapılırdı. Beykoz, Paşabahçe, Çubuklu ve diğer Anadolu yakası iskelelerine gidecek yolcular buradan aktarma yaparak giderlerdi. Halen Yeniköy - Beykoz arasındaki seferler buradan yapılmaktadır. Aktarma sisteminde iskelede yığılmalar olduğu için yakınmalarda olurdu. Nihayet 1950'li yıllarda bu sistemden vazgeçildi. İskele kazık sisteminde yapılmıştır. Hemen yanı başında deniz taşıma motorlarına ait iskele mevcuttur. Yeniköy vapur iskelesi halen kullanılmaktadır. )


- YENİ OLAN ile YENİ OL(A)MAYAN


- YENİ YIL ile ESKİ/ORTODOKS YENİ YIL

( Milâdî/Gregoryen Takvim[01 Ocak]. İLE Jülyen takvimi ile Yeni Yıl başlangıcı olarak kutlanılan gayri resmi bir geleneksel bayram[13 Ocak]. )


- YENİÇERİ ve/||/<>/> KULOĞLU

( Kapı kulu teşkilatının piyade sınıfı. | Bu asker sınıfından olan er. VE/||/<>/> Ölen evli yeniçerilerin, babaları gibi ocakta askerlik yapan çocukları. )


- YENİÇERİ/LİK ile YENİÇERİ AĞASI


- YENİDEN BAŞLANGIÇTA ... değil YENİDEN BAŞLAMAKTA ...


- YENİDEN/TEKRAR "BEDENLENME"(RE-ENKARNASYON):
GÖVDEYLE/BEDENLE değil SÖZ/KELÂM İLE(KULAKTAN KULAĞA, ZİHİNDEN ZİHİNE)


- RECOMBINATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE RECOMBINAISON[Fr.] / REKOMBINATIONSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= YENİDEN BİRLEŞME ENERJİSİ


- RECOMBINATION RATE[İng.] / REKOMBINATIONSGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= YENİDEN BİRLEŞME HIZI


- RECOMBINATION RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DE RECOMBINAISON[Fr.] / REKOMBINATIONSSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YENİDEN BİRLEŞME IŞINIMI


- COEFFICIENT OF RECOMBINATION[İng.] / COEFFICIENT DE LA RECOMBINAISON[Fr.] / REKOMBINATIONSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= YENİDEN BİRLEŞME KATSAYISI


- RECOMBINATION[İng.] / RECOMBINAISON[Fr.] / REKOMBINATION[Alm.] ile/değil/yerine/= YENİDEN BİRLEŞME


- REPRECIPITATION[İng.] ile/değil/yerine/= YENİDEN ÇÖKTÜRME


- YENİDEN DİRİL(T)MEK ile/değil YENİDEN CANLANDIRMAK

( [not] RESURRECTION vs./but RE-ANIMATION )


- YENİDEN TANIMLAMA ile ÇOĞALTMA


- YENİKAPI MEVLEVİHANESİ ile ÖTEKİ MEVLEVİHANELER

( Itrî'nin, Dede Efendi'nin ve Şeyh Galib'in yetiştiği yerdir. İLE ... )


- YENİKAPI ile YENİKAPI

( Aksaray'ın sahil tarafı. İLE Topkapı - Silivrikapı arasında bulunan Mevlânâkapı. )


- YENİKÖY BALIKÇI BARINAĞI :

( Yeniköy balıkçı barınağı Tarabya'dan Yeniköy'e girişte ve parkın karşısındadır. Küçük sandallar için bir barınaktır. Barınak Yeniköy S.S. Su Ürünleri Kooperatifinin kullanımındadır. )


- YENİKÖY GÜZELCE KÖŞKLER YAZLIK SİNEMASI :

( Yeniköy'de Güzelce Köşkler Sokağında bulunuyordu. Yazlık sinema idi. 1968 yılında açıldı 1976 yılında kapandı. Mekan Rum Kilisesine aitti. Buruda halen Yeniköy Çamaşırhanesi faaliyet gösteriyor. )


- YENİKÖY NAHİYESİ :

( Sarıyer İlçesinin tek nahiyesi idi. Nahiyelik durumuna 15 Ocak 1972'de son verildi ve mahalle durumuna getirildi. Yeniköy'de Nahiye Belediye Başkanlığı Dairesi vardı. )


- YENİKÖY S. S. SU ÜRÜNLERİ KOOPERATİFİ :

( Yeniköylü balıkçılar tarafından kurulan Su Ürünleri Kooperatifi Balıkçı barınağını kontrolü altında tutmaktadır. )


- YENİKÖY SİNAGOGU :

( Yeniköy'de askerlik şubesi karşısındadır. Musevilere ait sinagog Musevi banker Kamonda ailesinin desteği ile 1870'li yıllarda inşâ edilmiştir. )


- YENİKÖY SİNEMASI :

( Bu sinema çarşı içinde ve vapur iskelesine giden sokağın karısındaki Kilisenin arkasında bulunuyordu. Yazlık ve kışlık olarak faaliyet gösteren sinemanın sahibi Yeniköy Muhtarı Faris Varmışer'di. Yer ise Rum Kilisesi Vakfınındı. 1960'da açılan bu sinema 1970'de kapandı. )


- YENİKÖY VLAHERHA AYAZMASI :

( Yeniköy, İstinye arasında ve tepede olan bu ayazma, birkaç basamakla inilen bir bodrumun içindeydi ve 1960'lı yıllara kadar ziyaret ediliyordu. )


- YENİKÖY ZOGRAFYON KIZ İLKOKULU :

( Zografyon Kız İlkokulu 1872 yılında banker Hristakis Zografos tarafından yaptırılmıştır. Mimarı, Kostantinos Dimadistir. Mükemmel mimarisi ile dikkat çeker. Bu okul 1970 yılına kadar eğitim verdi. Bu tarihte öğrenci yokluğu nedeni ile kapandı. )


- YENİLEBİLİR değil YENİLENEBİLİR


- YENİLEME ile ANASTİLOSİS[Yun.]

( ... İLE Yıkılmış arkeolojik yapıların, özgün parçaları bir araya getirilerek yeniden kurulması. )


- YENİLEME ile/ve DEĞİŞTİRME

( TO RENOVATE vs./and TO CHANGE )


- YENİLEME ile GÜNCELLEME

( TO RENOVATE vs. TO UPDATE )


- REGENERATION[İng.] / RÉGÉNÉRATION[Fr.] / REGENERIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YENİLEME


- YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI ile FOSİL YAKITLAR

( Yenilenebilir enerji kaynakları, doğal yollarla yenilenebilen ve tükenmeyen enerji kaynaklarıdır[güneş enerjisi, yel enerjisi]. İLE Kömür, petrol ve doğalgaz gibi yeraltında bulunan ve sınırlı miktarda olan enerji kaynakları. )


- YENİLİK ARAYIŞI ile/ve/||/<>/> ZARARDAN KAÇINMA ile/ve/||/<>/> SEBAT


- YENİLİK ile/ve/||/<>/> İLERLEME


- YENİLMEZLİK ile YENİLMEZ

( INVINCIBILITY vs. INVINCIBLE )

( شکست ناپذيري ile روئين تن ile مغلوب نشدني ile شکست ناپذير )

( SHKAST NAPAZYRY ile روئين تن ile MOGHLUB NESHODANY ile SHKAST NAPAZYR )


- YENİLMEZLİK ile YENİLMEZ ile KUSURSUZ ile SAVUNULAMAZ

( INDEFEASIBILITY vs. INDEFEASIBLE vs. INDEFECTIBLE vs. INDEFENSIBLE )

( الغاء نشدني ile لغو نکردني ile فسخ ناپذير ile عيب نکردني ile غيرقابل اعتذار )

( ELEGHA NESHODANY ile LAGHO NAKARDANY ile FOSKH NAPAZYR ile EYBE NAKARDANY ile GHYRAGHABEL ETEZAR )


- YENİMAHALLE RUM İLKOKULU :

( Yenimahalle Kilisesinin arka sokağındaki bu Rum ilkokulu çok uzun yıllar hizmet verdi. Yenimahalle'de çıkan bir yangın sırasında okulda yanınca, Rum cemaat yeni bir okul daha açtıysa da uzun ömürlü olmadı ve cemaatin azalması üzerine bu okul kapandı. )


- YENİMAHALLE VAPUR İSKELESİ :

( Boğaziçi'nin eski iskelelerinden biriydi. Koyda olduğundan yolcu gemilerinin konakladıkları iskelelerdendi. Motorlu taşıt vasıtalarının çıkması ve yöre halkının göç vermesi nedeniyle yolcu sayısında büyük düşüş olunca iskele 1982'den sonra kapatıldı ve sonra da yerinden söküldü. )


- YENİŞMEK ile YENİŞEBİLMEK


- YENMEK/İNTİKAM":
RAKİBİNİ/DÜŞMANINI (")ÖLDÜRMEK(") ile/değil/yerine BAŞKALARINI/TOPLUMU KURTARMAK


- TEBEDDÜL-Ü MEVZİ[Osm.] / SUBSTITUENT[İng.] / DÉPLACEMENT[Fr.] / VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YER DEĞİŞTİRME/DEĞİŞTİREN


- SUBSTITUTION REACTION[İng.] / SUBSTITUTION REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= YER DEĞİŞTİRME TEPKİMESİ


- YER DEĞİŞTİRME[İng. TRANSLOCATION] ile/||/<> ADDÜKTÖR KAS[İng. ADDUCTOR MUSCLE] ile/||/<> ANATOMİK POZİSYON[İng. ANATOMICAL POSITION] ile/||/<> BASİT TAŞIMA[İng. SIMPLE TRANSPORT] ile/||/<> DÖNÜŞÜM MUTASYONU[İng. TRANSITION MUTATION] ile/||/<> TRANSVERSİYON[İng. TRANSVERSION]

( Bir mutasyonun sabitlenmesidir. Var olan bir alelin yerini bir başkasının almasını da kapsar. @@ Kol ya da bacağın, vücudun orta düşey eksenine doğru yer değiştirmesini sağlayan kaslara verilen addır. "Yakınlaştırıcı kas" olarak da isimlendirilmektedir. @@ Vücudun dik durduğu, her bir kolun vücudun yanına doğru asılı olduğu, avuç içlerinin açık ve dışarıya baktığı, bacakların ve altındaki üyelerin düz ve öne baktığı duruş planıdır. Anatomik pozisyon, vücudun ve organlarının vücut pozisyonuna bağlı olarak göreli biçimde yer değiştirmesi mümkün olduğu için kullanılan bir standarttır. @@ Prokaryotlardaki 3 taşıma sisteminden biri. (Diğer ikisi; ABC Taşıma sistemi ve Grup Yer Değiştirme) Sadece zar boyunca uzanan proteinlerden oluşur.E. coli'de laktoz; lak permaz ile taşınır. @@ DNA ya da RNA da iki pürin ya da pirimidin bazı arasındaki yer değiştirme. Dönüşüm mutasyonu tipi yer değiştirme transversiyon tipi yer değiştirmeden daha yaygındır. @@ Bir pürin bazının pirimidin bazıyla ya da tam tersi yer değiştirmesiyle oluşan mutasyondur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- YER DEĞİŞTİRME ile/ve/||/<> YANLIŞ (YERE) YERLEŞTİRME


- YER FISTIĞI/ARAŞİT[Fr. < ARACHIDE] ile ŞAM FISTIĞI

( ARACHIDE avec ... )


- YER KAPLAYAN ile/ve/||/=/<> ARAZLARI TAŞIYAN


- YER VERMEMEK ile TUTARSIZLIK

( NOT TO GIVE PLACE TO vs. INCOHERENCY/INCONSISTENCY )


- YER YUVARI:
UÇUTYUVAR/KATMAN ile/ve/<> SU YUVARI/KATMANI ile/ve/<> TAŞ YUVARI/KATMANI(YER KABUĞU) ile/ve/<> SICAK YUVARI(MAGMA KATMANI) ile/ve/<> AĞIR YUVAR(ÇEKİRDEK KATMANI)

( 30.000 km. İLE/VE/<> 12 km. İLE/VE/<> 150 km. İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> 5.000 km. )


- YERÇEKİMİ ile YEREDOĞRULUM/YEREYÖNELİM/JEOTROPİZMA/GEOTROPİZMA

( Yer kütlesinin çekimi etkisiyle bir cismin, türlü bölümlerine uygulanan güçlerin bileşkesi. İLE Bitkilerde, kök ve sapların, yerçekimi etkisi ile belirli bir doğrultu almaları özelliği. )


- ENERJİ BAĞIMSIZLIĞI:
YERDE/N ile/ve/değil/yerine GÖKTE/N

( )


- YERE-GÖĞE (SIĞMAMAK/SIĞDIRAMAMAK)


- YEREL DEĞERLER ve/<> EVRENSEL DEĞERLER


- YEREL ile/ve/değil/yerine/||/<> BÖLGESEL


- YERELLEŞMEK ile YERELLEŞTİRMEK ile YEREL ile YEREL AĞ ile YEREL SAAT ile YEREL RADYO ile YEREL YAYIN ile YEREL YÖNETİM ile YEREL KOROZYON ile YEREL TELEVİZYON


- YEREŞEĞİ = MAKASLIBÖCEK


- YERİ GELDİĞİNDE) KAÇMALI!


- YERİ GELDİĞİNDE) KORKMALI!


- ... YERİDİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ...YERİ OLABİLİR


- YERİN İÇ YAPISINDA:
ÇEKİRDEK ile/ve/||/<> MANTO ile/ve/||/<> KABUK

( 1.9 x 1027 g İLE/VE/||/<> 4.1 x 1027 g İLE/VE/||/<> 2.3 x 1025 g )

( [ortalama yarıçap] 0 İLE/VE/||/<> 3480 km. İLE/VE/||/<> 6350-6370 km. )


- YERİNDE ile/ve/||/<>/> İSABETLİ


- YERİNDE/LİK ile YERİNDEN YÖNETİM ile YERİNDEN YÖNETİMCİ/LİK


- YERİNDEN ÇIKMAK ile YERİNDEN ÇIKMIŞ ile ÇIKIK

( DISLOCATE vs. DISLOCATED vs. DISLOCATION )

( جابجا شدن ile در رفتن ile جابجا کردن ile دررفته ile جابجا شدگي ile دررفتگي ile جابجائي )

( JABEJA SHODAN ile DAR RAFTAN ile JABEJA KARDAN ile DARRAFTEH ile JABEJA SHODEGY ile DARRAFTAGY ile جابجائي )


- YERİNDEN ETMEK ile/ve/<> RAYINDAN ÇIKARMAK


- YERİNDEN ETMEK" ile/değil/yerine/||/<>/< YANLIŞLANANA KADAR GEÇERLİLİK


- YERİNDEN ETMEK ile YER DEĞİŞTİRME ile GÖRÜNTÜLEMEK ile EKRAN ÇEKİCİLİK ile EKRAN TERMİNALİ ile EKRAN ÜNİTESİ ile GÖRÜNTÜLENİYOR

( DISPLACE vs. DISPLACEMENT vs. DISPLAY vs. DISPLAY CHARM vs. DISPLAY TERMINAL vs. DISPLAY UNIT vs. DISPLAYING )

( جابجا کردن ile جا بجا کردن ile جابجا شدگي ile جانشين سازي ile نمايش دادن ile بخرج دادن ile جلوه دادن ile نمود کردن ile به نمايش گذاشتن ile جلوه داشتن ile ملاحت بخرج دادن ile ملاحت نشان دادن ile پايانه نمايشگر ile واحد نمايش ile معرظ )

( JABEJA KARDAN ile JA BEJA KARDAN ile JABEJA SHODEGY ile JANESHYNE SAZY ile NAMAYSH DADAN ile BAKHARJ DADAN ile JALVEH DADAN ile NEMUD KARDAN ile BAH NAMAYSH GOZASHTAN ile JALVEH DASHTAN ile MOLAHAT BAKHARJ DADAN ile MOLAHAT NESHAN DADAN ile PAYANEH NAMAYSHGAR ile VAHAD NAMAYSH ile معرظ )


- YERİNE GETİRMEK ile YERİNE GETİRMEK ile YERİNE GETİRİLMESİ ile YERİNE GETİRİLMESİ

( FULFIL vs. FULFILL vs. FULFILLMENT vs. FULFILMENT )

( تحقق بخشيدن ile واقعيت دادن ile وفا کردن ile ايفاء کردن ile تکميل کردن ile رفع نياز کردن ile انجام ile ايفاء ile تحقق )

( TAHGH BAKHSHYDAN ile VAGHEYT DADAN ile VAFA KARDAN ile AYFA KARDAN ile TAKAMYLE KARDAN ile RAF NEYAZ KARDAN ile ENJAM ile AYFA ile TAHGH )


- YERİNMEK ile YERİNDİRMEK ile YERİNE


- YERİTZ MANGANTS (SURP) ERMENİ KİLİSESİ :

( Reşitpaşa Aktar Apti sokaktaki kilise 1840'da Misak Amira tarafından ahşap olarak yaptırıldı. 1884'te kâgir olarak yeniden inşâ edildi, 1984'te ise onarım gördü. )


- YERLERDE SÜRÜNME ile/ve/||/<> AYAKLAR ALTINA AL(IN)MA


- YERLERDEYİZ ile/değil/yerine/>< AYAKTAYIZ

( Ayrıysak/ayrıyken. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Birlikteysek/birlikteyken. )

( )


- YERLEŞİK ile/ve/<> GEZGİN

( İnsanlığın gelişimi ve dünya tarihi, bulunduğu olanakları[yer/bölge/koşulları], yeterli gören kişi/ler ile daha da ileriyi[öteyi/yukarıyı] düşünen, merak eden, isteyen/ler arasındaki ilişki[birlik/telik ya da çatışma] ile süregelmiştir.

Bu durum ve süreç, dünya ne kadar daha devam edecekse, en başta, felsefede, bilimde ve sanatta olmak üzere, o kadar daha aynen devam edecektir. Herhangi iki kişi arasında, erkek-kadın, ebeveyn-çocuk, yaşlı-genç, bilen-bilmeyen, zengin-fakir gibi, "doğu"-"batı" gibi her türlü ayrışma ve çatışma ile hem birbirini geliştirecek, hem de engel olacaklardır.

Aslolan ve anlaşılması gereken de şu ki, bu devinim/döngü, hiçbir zaman ve koşulda sonlan(a)mayacağından dolayı, bu süreçteki "zorlukların"/uğraşıların, yaşamın [ve anlamının], bireyler arasında değil doğayla/fizikle olduğunu anımsayarak, paylaşım ve dayanışma içinde, bilgilerimizi, farkındalıklarımızı paylaşarak ve ümit aşılayarak sürmesi gerektiğidir.
[ Başkalarından/dışarıdan, hazır gelmesini değil kendim(iz)den başlay(/t)arak! Şimdi, burada ve içinde bulunulan, yeterli/yetersiz, "olumlu/olumsuz", tüm koşullarda! Vazgeçmeden, ertelemeden, üşenmeden!] )


- YERLEŞİM ile/ve ÜRETİM

( TO LOCATE vs./and TO PRODUCE )


- YERLEŞİM ile YERLEŞİM ALANI ile YERLEŞİM BELGESİ ile YERLEŞİM MERKEZİ


- YERLEŞME ve/<>/> KAPLAMA


- YERLEŞME ile/ve/> YAYGINLAŞMA


- YERLEŞME/İMPLANTASYON AĞRISI ile ÂDET/REGL AĞRISI

( [kanama] Pembeye yakın bir renktedir.[koyu kıvamlı akıntı durumunda] İLE Daha canlı kırmızı renktedir.[her ay düzenli ve akışkan] )

( [süre] En az 3 saat, en fazla 3 gün. İLE 5 - 10 gün. )


- YERLEŞMEK ile/ve/<> KONUŞLANMAK


- YERLEŞMEK ile "KURULMAK"


- YERLEŞTİRMEK ile OTURTMAK

( TO LOCATE vs. TO FIT WELL )


- YERLİ ile/değil ONO(PATAGONYA) YERLİSİ

( ... İLE/DEĞİL Patagonya'da, Darwin ve ekibi gibi yerlilere sahip çıkmaya çalışanlar, onlara acıyıp gemilerden, eski palto ve giysiler verdiler. Böylece çıplak gövdeleriyle yaşamaya alışkın yerliler, üstlerindeki ıslak giysilerle zatürre olup hastalandılar. Ayrıca, giysilerden, kızamık, kızıl gibi hiç karşılaşmadıkları hastalıklar kaptılar. Bazıları Paskalya ve Galapagos Adaları'na kaçtı. Onları uygar ve çağdaş Avrupa'lı yapma çabası iflas etti. Son yaşayan Ono yerlisi de, -belki de kahrından- 2012'de öldü. )


- YERLİKÖY ÇİFTLİĞİ :

( Zekeriyaköy'ün doğu tarafında bulunan çok eski bir yerleşim bölgesi iken sonraları terk edildi. Bu büyük alan zamanla çiftliğe dönüştürüldü ve Yerliköy adını aldı. Çiftliğin büyük bir kısmı imara açıldı. )


- YERLİ-YERİNDE (DAVRANMAK, KONUŞMAK)


- YERSİZ ile DEĞERSİZ

( UNFOUNDED vs. WORTHLESS )


- YERYÜZÜNÜ SÜSLEYEN ile/ve/değil GÖKYÜZÜNÜ SÜSLEYEN


- YEŞERMEK ile YEŞERTMEK ile YEŞEREBİLMEK ile YEŞERTEBİLMEK


- YEŞİL KİMYA ile/||/<> GELENEKSEL KİMYA

( Çevre dostu ve sürdürülebilir kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Geleneksel kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalı. )


- YEŞİL YOL(THE GREEN MILE) ile/ve/||/<> HÜCRE NO: 7 MUCİZESİ(MIRACLE IN CELL NO: 7)

( Filmlerini izlemenizi salık veririz... )


- YEŞİL YUVA GAZİNOSU :

( Sarıyer vapur iskelesi karşısında ve Soyuer Yalısının bitişiğinde idi. Çok uzun yıllar gazino, restaurant ve çay bahçesi olarak kullanıldı. 1970'li yıllarda kapatıldı. )


- YEŞİL ZEYTİN'DE:
KIRMA ile/değil/<>/> KALAMATA


- YEŞİLBAŞ ile/ve/||/<> GRİ BALIKÇIL ile/ve/||/<> UZUNBACAK

( Büyüklükleri, 50-65 cm. civarında, kanat açıklıkları 81-98 cm. genişliğindedir. Bitki ağırlıklı diyetinden ötürü yaklaşık 5 cm. civarında geniş gagaları bulunur. Ağırlığı 1 kg. civarında olduğundan, öteki birçok yaygın ördek türünden ağırlardır. İki cinsiyette de kanatlarının spekulum adı verilen bölgesinde, beyaz köşeli mavi renkte tüylere sahiplerdir. İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... )

( ANAS PLATYRHYNCHOS cum ARDEA CINEREA cum HIMANTOPUS HIMANTOPUS )


- YEŞİLLENME ile YEŞERME


- YEŞİLLENMEK ile YEŞİLLENDİRMEK ile YEŞİL/LİK ile YEŞİLLİ ile YEŞİL OY ile YEŞİL ALAN ile YEŞİL KART ile YEŞİL SAAT ile YEŞİL SAHA ile YEŞİL IŞIK ile YEŞİL DALGA ile YEŞİL KUŞAK ile YEŞİL SALATA ile YEŞİL PASAPORT


- YETENEĞİNİN ...:
"SAHİBİ OLMAK" ile/ve/değil/||/<>/> KÖLESİ OLMAK


- YETENEK ile/ve ETKİNLİK/FAALİYET

( TALENT vs./and ACTIVITY )


- YETENEK ve/<> ÖZGÜRLEŞTİRİCİ İLİŞKİ


- YETERİNCE/LİK ve/||/<>/> DOĞRU/LUK


- YETERLİ NEDEN ile/ve YETERSİZ/BÖLÜMSEL NEDEN

( Etkin/lik doğar. İLE/VE Edilgin/lik doğar. )

( Etkisi, kendi yoluyla açık ve seçik olarak anlaşılabilen. İLE/VE Etkisi, kendi yoluyla/aracılığıyla, dışarıdan ve net olarak anlaşılamayan. )

( ADEQUATE CAUSE vs. INSUFFICIENT/PARTIAL CAUSE )

( ADAEQUATA CAUSA cum/et INADAEQUATA SEU PARTIALIS )


- YETERLİ = ADEQUATE[İng.] = ADÉQUATE[Fr.] = ADEQUATUS[Lat.]


- YETERLİK ile VERİMLİ

( EFFICIENCY vs. EFFICIENT )

( کارآيي ile راندمان ile بهره وري ile بازده ile جربزه ile کارايي ile کارآنه ile پرکار ile کارا )

( KARAYY ile RANDEMAN ile BACPAREH VARY ile BAZDEH ile JARBOZEH ile KARAYY ile KARANEH ile PORKAR ile KARA )


- YETER/LİK ile YETERLİ/LİK ile YETERSİZ/LİK ile YETER SAYI ile YETERLİK FİİLİ ile YETERLİK SINAVI ile YETERLİ BESLENME ile YETERLİK BELGESİ ile YETERLİK EĞİTİMİ ile YETERLİK ÖNERGESİ


- YETERLİ/LİK ile/ve/> RAHAT/LIK


- YETERSİZ BAKİYE değil/yerine/= YETERSİZ TUTAR


- YETERSİZ BESLENME ile BESLEYİCİ OLMAYAN

( INNUTRITION vs. INNUTRITIOUS )

( عدم تغذيه ile غير مغذي )

( عدم تغذيه ile غير مغذي )


- YETERSİZ ÇÖMEZ ile/ve ORTA NİTELİKLİ ÇÖMEZ ile/ve İYİ ÇÖMEZ

( Yetersiz bir çömez, öğretmenin ününden yararlanır. İLE/VE Orta nitelikli bir çömez, öğretmenin sevecenliğine hayrandır. İLE/VE İyi bir çömez ise öğretmenin düzencesiyle(disipliniyle) güçlenir, gelişir. )


- YETERSİZ OLMAK ile/ve/> YETERSİZ KALMAK

( TO BE INSUFFICIENT vs./and/> INCAPACITY )


- YETERSİZ" ile/değil/yerine/>< AKILLI

( Daha fazla bilinmek için "uğraşırlar". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Daha fazla bilmek için çalışırlar. )


- YETERSİZLİK ile BECERİKSİZ ile BECERİKSİZ ile ACİZ BIRAKMAK ile İŞ GÖREMEZLİK ile İŞ GÖREMEZLİK

( INCAPABILITY vs. INCAPABLE vs. INCAPACIOUS vs. INCAPACITATE vs. INCAPACITATION vs. INCAPACITY )

( بي لياقتي ile بي کفايتي ile ناقابلي ile بي کفايت ile ناتوان ile عاجز ile محجور ile نالايق ile کم ظرف ile نا قابل ile ناقابل ile بي لياقت ile کم ظرفيت ile ناتوان ساختن ile ناقابل ساختن ile محجوري ile عدم صلاحيت )

( BEY LEYEGTY ile BEY KAFAYTY ile NAGHABELY ile BEY KAFAYT ile NATAVAN ile AJZ ile MAHJUR ile نالايق ile KAM ZARF ile NA GHABEL ile ناقابل ile BEY LEYEGT ile KAM ZARFYT ile NATAVAN SAKHTAN ile NAGHABEL SAKHTAN ile محجوري ile ADAM SALAHYT )


- YETERSİZ/LİK ile/ve/<>/> GEÇERSİZ/LİK


- YETERSİZ/LİK ile SEVİYESİZ/LİK


- YETERSİZ/LİK ile/ve "SIĞ/LIK"


- YETERSİZLİK ile/ve/<> YADSIMA


- YETERSİZ/LİK ile YANILTICI/LIK


- YETERSİZ/LİK ile/ve/değil/yerine YETENEKSİZ/LİK