Sekiz(8) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 38.361 başlık/FaRk ile birlikte,
38.361 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(19/155)
- BENLİKTEN/EGODAN VAZGEÇMEMEK ve/ne yazık ki/> KENDİNDEN VAZGEÇMEK
- BENTONİT ile/||/<> BENTONIT[İng. < BENTONITE]
( Yanardağ kül ve tüflerinin ayrışmasıyle oluşmuş killi bir kayaç Sindirim sisteminde yumuşatıcı irkilti önleyici zehirli maddelerin emilmesini sınırlandırıcı dışkı kitlesini yağlayıcı ve kayganlaştırıcı etkinliği bulunan ve ayrıca ilaç katılmamış hayvan yemlerinde topaklaşmayı önleyici ve peletlemeye yardımcı olarak kullanılan adsorban etkili mineral bileşik alüminyum magnezyum silikat alüminyum silikat alüminohidrosilikat )
( BENTONITE | BENTONIT )
( BENTONITE )
( BENTONIT )
- BENZALDEHYDE[İng.] / ALDÉHYDE BENZOÏQUE[Fr.] / BENZALDEHYD[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZALDEHİT
- BENZEMEK ile/ve ANDIRMAK
- BENZEMEK/LİK ile BENZETMEK ile BENZEŞMEK ile BENZETİLMEK ile BENZEŞTİRMEK ile BENZETEBİLMEK ile BENZEYEBİLMEK ile BENZERSİZLEŞMEK ile BENZEN ile BENZER/LİK ile BENZEŞ/LİK ile BENZERSİZ/LİK ile BENZER ŞEKİLLER
- BENZEMEZLİK ile/ve/||/<>/< BİRİCİKLİK
- BENZENE SULPHINIC ACID[İng.] / ACIDE BENZÈNE- SULFONIQUE[Fr.] / BENZEN SÜLFON SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZEN SÜLFİNİK ASİT
- BENZEN ile BENZEN DİSÜLFONİK ASİT ile BENZEN HEKZAKLORÜR ile BENZEN MONOSÜLFONİK ASİT ile BENZEN SÜLFİNİK ASİT ile BENZİDİN ile BENZİN
( Formülü, C6H6, k.n. 78 °C; e.n. 5 °C, mol kütlesi 78,11 g olan, doymamış bir bileşik olduğu halde bu tür bileşiklere özgü katılma tepkimelerini vermeyen; renksiz, suda çözünmeyip alkol, eter ve asetonda çözünen, organik sentezlerde, boya üretiminde çözücü olarak kullanılan ve yanıcı bir organik madde. İLE Formülü, C6H4(SO3, H)2, mol kütlesi 238,2 g olan ve organik sentezlerde kullanılan aromatik bir madde. İLE Formülü, C6H6Cl6, mol kütlesi 290,78 g, e.n. 229 °C olan, suda çözünen, beyaz ve katı bir madde. İLE Formülü, C6H5(SO3H), mol kütlesi 158,2 g olan, renksiz, suda çözünmeyen ve aminler için belirteç olarak kullanılan aromatik bir madde. İLE Formülü, C6H5SO3-OH, mol kütlesi 142,1 g, e.n. 83 °C, bozunma noktası 100 °C, benzensülfonil ile izomer olan ve renksiz prizma biçiminde katı bir madde. İLE Formülü NH2C6H4-C6H4-NH2, mol kütlesi 184,23 g, e.n. 127 °C olan, sülfatlar, kan ve yüksek değerlikli metallerin düşük miktarları için ayıraç olarak kullanılan, alkol ve asitte çözünüp, suda az çözünen ve kaynayan suda çözünen organik bir madde. İLE Ham petrolün damıtılmasıyla 40-200 °C'de elde edilen, hidrokarbonlardan oluşan ve ham petrolün yaklaşık %30'unu oluşturan, renksiz bir sıvı olup, suda çözünmeyen, organik çözücülerle karışan, yağlar, alkaloit ve lastik için çözücü, tekstil temizleyicisi ve başlıca oto yakıtı olmak üzere çeşitli sanayi ürünlerinde girdi ya da çözücü olarak kullanılan ve karbon sayısı 7-12 olan bir kısım. )
- BENZER ile BENZEŞEN ile BENZEŞİM ile BENZEŞLİK ile BENZEŞME ile BENZETİ ile BENZETME ile BENZEYİŞ
- BENZER/LİK ile/değil AYRIM/LAR
( Belirleyici olan/olması gereken benzerlik değil ayrımlardır! )
- BENZER/LİK ile "YAKIN/LIK"
- BENZER/LİK ile/ve YAKLAŞIK/LIK
( SIMILAR/NESS vs./and APPROXIMATE/NESS )
- BENZERLİKLERİN BİRARAYA GETİRİLMESİ ile/ve/<> FARKLARIN/AYRIMLARIN ÖNE ÇIKARILMASI
- BENZERSİZ ile/||/<> BENZEMEZ
- BENZERSİZLEŞTİRME ile/ve/değil/yerine "FARKLILIK"/"ÖZGÜNLÜK" ATFETMEK
- BENZEŞİM ORANI ile/||/<> BENZEŞİM ORANI
( P noktasını eşitliğini sağlayan P noktasına gönderenbenzeşim dönüşümü için k durgan sayısı matematik )
( RATIO OF SIMILITUDE )
( RAPPORT DE SIMILITUDE )
( ÄHNLICHKEITSVERHÄLTNIS )
- BENZEŞİM ile/değil BAKIŞIKLIK
- BENZEŞİM ile BENZEŞİM ORANI
- BENZEŞLİK ile ÖZDEŞLİK
( ASSIMILATION vs. IDENTITY )
- BENZEŞ/LİK ile ÖZDEŞ/LİK
( ASSIMILATION vs. IDENTITY )
- BENZEŞME ve AYRIŞMA
- BENZEŞME ile BENZEŞMEZLİK
- BENZEŞMEZLİK ile/||/<> GERİLEYİCİ BENZEŞME ile/||/<> İLERLEYİCİ BENZEŞME ile/||/<> UZAK BENZEŞME ile/||/<> YAKIN BENZEŞME
( (Derleme., aykırılaşma, benzeşmeme, özgeleme) Bir sözcükte bulunan, aynı veya benzeri seslerden birinin değişikliğe uğraması: Kınnap> (kırnap) , (attar) > aktar, (makkap) > matkap, (muşamma) > muşamba örneklerinde olduğu gibi. @@ Bir kelimede yan yana veya birbirine yakın duran ve boğumlanma nitelikleri bakımından birbirinin tıpkısı veya benzeri olan iki ünsüzden birinin, kendi boğumlanma noktasını ötekinden ayırarak başka bir ünsüze dönüşmesi olayı. Bu olay daha çok r ve n akıcı seslerinin tekrarını önleme çabasından doğmuştur. Yazı dilinde seyrek, ağızlarda daha sık rastlanır: kınnap>kırnap, gındap (An. Ağz), muşamma>muşamba, attar>aktar, berber>belbel, kehribar>kehlibar, fincan>filcan, gumandan>gumandar, 'kumandan, komutan', tekrar>tekral, tepme>tekme vb. Benzeşmezlik olayı yakın ve uzak benzeşmezlik olarak ikiye ayrılır. Yan yana bulunan sesler arasındaki benzeşmezlik yakın benzeşmezlik (muşamma>muşamba, aşcı>ahçı) yanyana bulunmayan sesler arasındaki benzeşmezlik de uzak benzeşmezlik adını alır: berber>belber, birader>bilader, fincan>filcan gibi. @@ bk. aykırılaşma )
( DISSIMILATION, DIFFERENTIATION | REGRESSIVE ASSIMILATION | PROGRESSIVE ASSIMILATION | INCONTIGUOUS ASSIMILATION | JUXTAPOSITIONAL ASSIMILATION~REGRESSIVE ASSIMILATION~PROGRESSIVE ASSIMILATION~INCONTIGUOUS ASSIMILATION~JUXTAPOSITIONAL ASSIMILATION )
( DISSIMILATION, DIFFÉRENCIATION | ASSIMILATION RÉGRESSIVE | ASSIMILATION PROGRESSIVE | FERNE ASSIMILATION, ASSIMILATION À DISTANCE | ASSIMILATION EN CONTACT, ASSIMILATION CONTIGUE~ASSIMILATION RÉGRESSIVE~ASSIMILATION PROGRESSIVE~FERNE ASSIMILATION, ASSIMILATION À DISTANCE | FERNE ASSIMILATON, ASSIMILATION À DISTANCE~ASSIMILATION EN CONTACT, ASSIMILATION CONTIGUE | ASSIMILATION EN CONTACT, ASSIMILATION CONTIQUE )
( ENTÄHNLICBUNG, DISSIMILATION, DIFFERENZIERUNG | ENTÄHNLICHUNG, DISSIMILATION, DIFFERENZIERUNG | REGRESSIVE ASSIMILATION, RÜCKSCHREITENDE ASSIMILATION | FORTSCHREITENDE ASSIMILATION, PROGRESSIVE ASSIMILATION | ASSIMILATION AUF ABSTAND, MITTELBARE ASSIMILATION, FERNASSIMILATION | UNMITTELBARE ASSIMILATION, NAHASSIMILATION~REGRESSIVE ASSIMILATION, RÜCKSCHREITENDE ASSIMILATION~FORTSCHREITENDE ASSIMILATION, PROGRESSIVE ASSIMILATION | PROGRESSIVE ASSIMILATION, FORTSCHREITENDE ASSIMILAION~ASSIMILATION AUF ABSTAND, MITTELBARE ASSIMILATION, FERNASSIMILATION~UNMITTELBARE ASSIMILATION, NAHASSIMILATION | UNMITTETELBARE ASSIMILATION, NAHASSIMILATION )
( DISSIMILAZIONE~ASSIMILAZIONE REGRESSIVA~ASSIMILAZIONE PROGRESSIVA~ASSIMILAZIONE A DISTANZA~ASSIMILAZIONE DI CONTATTO )
( ΑΝΟΜΟΊΩΣΗ / ανομοίωση~ΑΝΑΔΡΟΜΙΚΉ ΑΦΟΜΟΊΩΣΗ / αναδρομική αφομοίωση~ΠΡΟΟΔΕΥΤΙΚΉ ΑΦΟΜΟΊΩΣΗ / προοδευτική αφομοίωση~ΑΦΟΜΟΊΩΣΗ ΕΞ ΑΠΟΣΤΆΣΕΩΣ / αφομοίωση εξ αποστάσεως~ΑΦΟΜΟΊΩΣΗ ΕΠΑΦΉΣ / αφομοίωση επαφής )
- BENZETİLEBİLMEK ile BENZETİ ile BENZETİM ile BENZETİŞ ile BENZETİ RESSAMI ile BENZETİCİ RESSAM
- BENZETİM | SİMÜLASYON[Fr. < SIMULATION] ile/||/<> ...
( SIMULATION )
- TEŞBİH[Osm.] / SIMULATION[İng.] / SIMULATION[Fr.] / SIMULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZETİM
- BENZETME:
AYRINTILI ile KISALTILMIŞ ile PEKİŞTİRİLMİŞ ile GÜZEL(BELİĞ)
( )
- ANALOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZETME/BENZEŞİM
- BENZETME ile "BENZETME"
- BENZETME ile BENZETMELİ
- BENZETME ile/||/<> ÇAĞRIŞIM
- BENZETME ile/ve/değil/||/<>/< "DOLAYLI (/KİŞİSEL/KEYFİ/ORANTISIZ) İLİŞKİ"
- BENZETME" ile/ve/değil/||/<>/< İLİŞKİ
- BENZETME ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TANIM
( "Ağyârını câmî, efrâdını mânî." İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Ağyârını mânî, efrâdını câmî. )
- BENZETME değil YAKIŞTIRMA/N
- BENZETME ile/ve/değil/||/<>/< ZORLAMA
- BENZETMEK ile UZLAŞMAK
( TO SIMILE vs. TO COMPROMISE )
- ÖZELLİKLERDE:
BENZEYEN ile/ve/<> BENZEMEYEN
- BENZEYİŞ ile BENZEYİŞSİZLİK
- BENZIDINE[İng.] / BENZIDINE[Fr.] / BENZIDIN[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİDİN
- BENZYL CHLORIDE[İng.] / CHLORURE DE BENZYLE[Fr.] / BENZYLCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİL KLORÜR
- BENZYL BENZOATE[İng.] / BENZYLBENZOATE[Fr.] / BENZYLBENZOAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİLBENZOAT
- BENZILIC ACID[İng.] / ACIDE BENZILIQUE[Fr.] / BENZILSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİLİK ASİT
- BENZİNLEMEK ile BENZİN/LİK ile BENZİNCİ/LİK ile BENZİNLİ ile BENZİN POMPASI ile BENZİN İSTASYONU ile BENZİN GÖSTERGESİ
- CHLORURE DE BENZOYLE[Fr.] / BENZOYLCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZOİL KLORÜR
- BENZOYL PEROXIDE[İng.] / BENZOYLPEROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZOİL PEROKSİT
- PEROXYDE DE BENZOYLE[Fr.] ile/değil/yerine/= BENZOLL PEROKSİT
- BERAAT-İ İSTİHLÂL ile/||/<> SEZDİRİŞ
( Bir yazının bir yapıtın başlangıç bölümünde konusunu belirtmeye yarayan sözler )
- BERABERCE değil BİRLİKTE
- BERABERE | EŞİT ile/||/<> EŞİT
( İki yumrukoyuncusunun karşılaşma sonunda birbirine denk gelmesi halinde varılan sonuç 1 Geçişli yansımalı ve bakışımlı bir ikili bağıntı türü 2 Eş 3 Yapısı niteliği değeri ölçüsü niceliği vb bir olan düzgün matematik )
( TIE | EQUAL )
( ÉGAL )
( UNENTSCHIEDEN | GLEICH )
( AEQUALIS )
- BERÂRÎ[< Ar. BERRİYYE] ile ÇÖLLER, SAHRALAR
( Çöller, sahralar. )
- BER-BÂD[Ar.] ile BER-BATT[Ar., Fars. YELDE]
( Perîşan, harap, viran. | Pis, fenâ, kirli. İLE Kaz göğüslü. | Lavuta/lavta adlı bir çalgı.[LYRE(Fr.)] )
- BERBERINE[İng.] / BERBÉRINE[Fr.] / BERBERIN[Alm.] ile/değil/yerine/= BERBERİN
- BERÇEKER -ile
( Acem/Pers. )
- BERCESTE[Fars. < BERCESTE] ile/||/<> ...
( Divan edebiyatı terimi Hatıra kolaylıkla geldiği halde değerli bir anlam taşıyan dizeye veya koşuğa sıfat olur )
- BEREKET ile/ve NİSAN BEREKETİ
- BEREKET ve/<>/< PAYLAŞIM
- BERGAMOT[Fr. < BERGAMOTE < LAT.< CITRUS BERGAMIA] değil/yerine/= TURUNÇGİLLERDEN BİR AĞAÇ
- BERGMANN'S RULE[İng.] değil/yerine/= BERGMANN YASASI
( Şekil olarak benzer iki gövdeden daha büyüğünün hacim başına daha düşük yüzey alanına sahip olduğunu ve bu nedenle kütle başına ısı kaybının daha az olduğunu; böylece büyük gövdelilerin daha soğuk iklimlerde, küçük gövdelilerin ise daha sıcak iklimlerde bulunma eğiliminde olduğunu ifade eden kural. Alman biyolog Carl Bergmann tarafından ileri sürülmüştür. Genelde sıcakkanlı hayvanlarla sınırlandırılsa da, modern bilimde soğukkanlı hayvanlar için de geçerli olabileceği görülmüştür.Sıcakkanlı bir hayvan olan insan türünün, kutuplara yakın yerlerde yaşayan Inuit, Aleut ve Sami kabileleri, orta enlemlerde yaşayan insanlara göre ortalama bazında daha ağırdırlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BERHAVA[Fars. + Ar.] değil/yerine/= YARARSIZ, BOŞ
( Havaya atılmış, uçurulmuş. | Yararsız, boş. )
- BERİBERİ -ile
( Beslenme bozukluğu. )
- BERİBERİ ile/||/<> BERİBERİ[Fr. < BÉRIBÉRI]
( zooloji İnsanlarda B Vitaminleri grubundan B1 vitamini tiyamin eksikliğinde vücutta hızla kilo kaybı kaslarda zayıflık şeklindeki belirtilerle açığa çıkan bir hastalık )
( BERIBERI )
( BÉRIBÉRI )
- BERIBERI[İng.] / BERIBÉRI[Fr.] / REISESERKRANKKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BERİBERİ
- BERİD:
POSTA TEŞKİLÂTI ve/||/<> İSTİHBARAT TEŞKİLÂTI
- BERİL ile BERİLYUM[Be]
( Doğada, altıgen billurlar durumunda bulunan, saydam, çoğu yeşil renkli berilyum ve alüminyum silikat. iLE Atom sayısı 4, yoğunluğu 1.73 olan, zümrüt gibi kimi taşların bileşiminde bulunan, havanın etkisine karşı ince bir oksit tabakasıyla kaplı öğe/element. )
- BERYLLIUM ACETATE[İng.] / ACETATE DE BÉRYLLIUM[Fr.] / BERYLLIUM ACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BERİLYUM ASETAT
- BERYLLIUM BROMIDE[İng.] / BROMURE DE BÉRYLLIUM[Fr.] / BERYLLIUM BROMID[Alm.] ile/değil/yerine/= BERİLYUM BROMÜR
- BERYLLIUM DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR AU BÉRYLLIUM[Fr.] / BERYLLIUMSDEDEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BERİLYUM DEDEKTÖRÜ
- BERYLLIUM CARBONATE[İng.] / CARBONATE DE BERYLLIUM[Fr.] / BERYLLIUMKARBONAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BERİLYUM KARBONAT
- BERYLLIUM CHLORIDE[İng.] / CHLORURE DE BERYLLIUM[Fr.] / BERYLLIUM CHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= BERİLYUM KLORÜR
- BERİLYUM ile/||/<> BERİLYUM[Fr. < BÉRYLLIUM]
( kimya Reaktörde nötron kaynağı olarak kullanılan atom numarası 4 atom ağırlığı 9 013 yoğunluğu 1 89 olan serbest element Be Sert ak renkli yeğnik ve yenim dayançlı alaşımlarda kullanılan metal A A 9 01 A S 4 Ö A 1 84 E S 1350 C )
( BERYLLIUM )
( BÉRYLLIUM )
( BERYLLIUM )
- BERYLLIUM[İng.] / BÉRYLLIUM, GLUCINIUM[Fr.] / BERYLLIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= BERİLYUM
- BERKİMEK ile BERK/LİK
- BERLIN BLUE[İng.] / BLUE DE PRUSSE[Fr.] / BERLINER BLAU[Alm.] ile/değil/yerine/= BERLİN MAVİSİ
- BER-MÛCEB-İ ÂTÎ ile/||/<> BER-MUTÂD ile/||/<> BU DAHİ ile/||/<> BEYNİNDE ile/||/<> MÜTESÂVİYEN
( Aşağıda geleceği gibi, aşağıda ifade olunacağı üzere. İLE/||/<> Alışılageldiği üzere, devamlı yapılagelen yönteme göre. İLE/||/<> Bu da bir öncesi gibi, yukarıda geçenin aynısı. İLE/||/<> Arasında, aralarında. İLE/||/<> Eşit olarak. )
- BERMUTAT[Fars. BER + Ar. MUTÂD] değil/yerine/= ALIŞILAGELEN BİÇİMDE, HER ZAMAN OLDUĞU GİBİ
- BERNOULLİ DENKLEMİ ile/||/<> NAVİER-STOKES
( Bernoulli ideal akışkan enerji, Navier-Stokes viskoz momentum korunumu. )
( Formül: P + ½ρv² + ρgh = sabit )
( Daniel Bernoulli tarafından 1738 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- BERNOULLİ İLE VENTURİ İLE PİTOT ile/||/<> AKIŞ DİNAMİĞİ
( Akışkan hareket yasaları. )
( Formül: P + ½ρv² + ρgh = sabit )
( Daniel Bernoulli tarafından 1738 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- BERRAKLAŞTIRMA, TASFİYE ile/||/<> CLARIFICATION[İng.] ile/||/<> COLLAGE[Fr.] ile/||/<> DURULTMA
( 1 fizik İçlerinden en az biri sıvı durumda bulunan ve birbirine karışmayan özdekleri yoğunluklarına dayanarak birbirinden ayırma 2 kimya Bir sıvı içinde asıltı biçiminde bulunan birbirine karışmayan özdekleri sıvıyı dinlendirme yoluyla dibe çökertme işlemi 3 işieyim a İçindeki yabancı özdeklerden arıtmak için kuru kırılca şeker üzerinden su ya da buğu geçirilmesi b Şaraba durultucu özdeklerin katılması durumu )
( CLARIFICATION )
( COLLAGE )
- BERRAK[Ar.]/LIK değil/yerine/= DURU/LUK / AYDIN LIK / AÇIK/LIK / APAÇIK/LIK
- BERRİ İKLİM | KARASAL İKLİM ile/||/<> KARA İKLİMİ | DENİZSEL İKLİM
( Ilıman iklimin deniz etkisinden az çok yoksun, daha sert, daha az yağışlı ana türü. bk. denizsel iklim. )
( CONTINENTAL CLIMATE~CONTINENTAL CLIMATE )
( CLIMAT CONTINENTAL | CONTINENTAL (CLIMAT-~CONTINENTAL (CLIMAT-) )
( FESTLÄNDISCHES KLIMA~KONTINENTALKLIMA )
( CLIMA CONTINENTALE~CLIMA CONTINENTALE )
( ΗΠΕΙΡΩΤΙΚΌ ΚΛΊΜΑ / ηπειρωτικό κλίμα~ΗΠΕΙΡΩΤΙΚΌ ΚΛΊΜΑ / ηπειρωτικό κλίμα )
- BERRİ İKLİM ile/||/<> CONTINENTAL CLIMATE[İng.] ile/||/<> CLIMAT CONTINENTAL[Fr.] ile/||/<> FESTLÄNDISCHES KLIMA[Alm.] ile/||/<> KARASAL İKLİM | DENİZSEL İKLİM
( Ilıman iklimin deniz etkisinden az çok yoksun daha sert daha az yağışlı ana türü denizsel iklim )
( CONTINENTAL CLIMATE )
( CLIMAT CONTINENTAL | CONTINENTAL (CLIMAT- )
( FESTLÄNDISCHES KLIMA )
( CLIMA CONTINENTALE )
( ΗΠΕΙΡΩΤΙΚΌ ΚΛΊΜΑ / ηπειρωτικό κλίμα )
- BERRÜSTE[Fars.] -ile
( Kavun, karpuz, çayır, çimen gibi dal budak salıp yükselmeyen bitkiler. )
- BERRY PSEUDOROTATION ile/||/<> TURNSTİLE ROTASYON
( Berry TBP eksenel-ekvatoryal, turnstile tetrahedral. )
( Formül: 120° İLE 60° dönüş )
- BERTARAF ETMEK değil/yerine/= ORTADAN KALDIRMAK
- BERTARAF ile TELÂFİ
- BERTHELOT'S EQUATION OF STATE[İng.] / ÉQUATION D'ÉTAT DE BERTHELOT[Fr.] / BERTHELOTSCHE ZUSTANDSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BERTHELOT HAL DENKLEMİ
- BERTHELOT-THOMSEN PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE BERTHELOT-THOMSEN[Fr.] ile/değil/yerine/= BERTHELOT-THOMSEN İLKESİ
- BERTRAND LENS[İng.] / LENTILLE DE BERTRAND[Fr.] / BERTRAND-LINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= BERTRAND MERCEĞİ
- BERZALI | KISTAK ile/||/<> KISTAK ile/||/<> YARIMADA
( Yarımadanın karaya bağlandığı yer yarımada coğrafya Ana kara ile bağlantı kurduğu kıstak yöresi dışında üç yanından denizle çevrilmiş kara parçası coğrafya )
( ISTHMUS )
( ISTHME )
( ISTHMUS )
- 5 PARMAKLI EL ile 6 PARMAKLI EL
( HAND vs. HAND WITH SIX FINGERS )
- 5 ya da 4 YILDIZLI OTEL ile/ve/değil/yerine BUTİK OTEL
- BEŞ ile BEŞ ON ile BEŞ ÜÇ ile BEŞ BİR ile BEŞ İKİ ile BEŞ DUYU ile BEŞ DÖRT ile BEŞ PARA/LIK ile BEŞ BETER ile BEŞ VAKİT ile BEŞ YÜZLÜ ile BEŞ BİNLİK ile BEŞ YÜZLÜK ile BEŞ PARASIZ/LIK ile BEŞ MİLYONLUK
- BESBELİRLİ
- BEŞBETER değil BESBETER
- BEŞER ile BEŞERİ ile BEŞERLİ ile BEŞERİ COĞRAFYA
- BEŞERİ COĞRAFYA | İNSAN COĞRAFYASI ile/||/<> İNSAN COĞRAFYASI ile/||/<> DOĞAL ÇEVRE
( Doğal çevrenin insan üzerindeki etkileriyle bu etkilerin sonuçlarını inceleyen bilim dalı doğal çevre çevre çevrecilik kuramı çevresel saptamacılık coğrafyasal yöntem halkbilim budunbilim insanbilim kültür halk kültürü İnsanın yerleştiği coğrafya bölgesine bağlılığını çevrenin insanlarca değiştirilmesini ve bunlarla ilgili türlü olayları inceleyen coğrafya dalı Genel coğrafyanın insanı doğal çevresiyle ilişkisi dünya üzerindeki dağılışı yaşam biçimi gibi yönleriyle inceleyen bölümü )
( ANTHROPOGEOGRAPHY | HUMAN GEOGRAPHY )
( GÉOGRAPHIE HUMAINE )
( ANTHROPOGEOGRAPHIE | GEOGRAPHIE DES MENSCHEN )
- BEŞERİYET, İNSANİYET ile/||/<> HUMANITY[İng.] ile/||/<> HUMANITÉ[Fr.] ile/||/<> HUMANITAS[Lat.] ile/||/<> HUMANITÄT, MENSCHHEIT[Alm.] ile/||/<> İNSANLIK
( I 1 Tüm insanları içine alan bütün 2 İnsanı insan yapan insanın doğasını kuran niteliklerin tümü II 1 İnsanın değerini saygınlığını veren öz insana yaraşır yaşama ve düşünme ilkesi 2 İnsancıl olma insanları sevme insan sevgisi 3 Temelini antik kültür ürünlerini benimsemede bulan ve insanlığı kendi içinde yetkin bir yetişimin ereği olarak koyan eğitim ülküsü Antikçağdan beri süregelen insan üzerindeki görüşlerde insanlık kavramından insanın hayvanlık yanından ayrı olarak insanlığı en geniş anlamıyle insan niteliklerinin tümü anlaşılır insanı insan yapan bu nitelikler doğaca verilmişlerdir ve insanı insan olmanın anlamı ve ereği olarak insanlıkla ilgili olanı bilmek ve bu bakımdan bilinçlendirmekle yükümlendirirler Böylece insanlık ülküsü bir eğitim ülküsü olarak belirir Daha Hellenistik çağda sonra da yeniçağda türlü biçimlerde dile gelen insanlık ülküsü iki noktada toplanır a Usun insana özgü olduğu inancından usu oluşturmanın eğitim bakımından gerekli olduğu sonucu çıkar çoğunlukla da doğa bilimleri ve teknik bir yana bırakılır b İnsanlığın insanı hayvandan ayıran tinsel yeti olarak bütün insanları kuşattığını kabul eden bu anlayıştan bir ahlaksal ödev çıkar Genel insanlığı insana özgü olanı soysop din ulus ırk ve uyruk ayrılığına bakmadan her insanda tanımak ve uyandırmak Böylece insanlık ülküsü yoluyla usun aydınlanması hoşgörü siyasal eşitlik yasalar karşısında eşit olma ayrıca köleliğin kaldırılması ve toplumsal adaletin sağlanması gerçekleştirilmiş olur Antikçağdan beri görülen insanlık ülküsü ilk belirgin örneğini Ciceronun tinsel kültür cultura animi özleminde verir Doğuşçağında Renaissance sonra da yeniçağda doruğuna erişir özellikle Herder Schiller ve W von Humboldt insanda insanlığın gelişmesini insanın ruhsal ve tinsel yetilerinin duygu ve us yetilerinin uyumlu bir biçimde geliştirilmesini insanın son ereği olarak sayarlar )
( HUMANITY )
( HUMANITÉ )
( HUMANITÄT, MENSCHHEIT )
( HUMANITAS )
- BESİDOKU, ENDOSPERMA = SÜVEYDÂ = ENDOSPERME
- BEŞİK/LİK ile BEŞİKÇİ/LİK ile BEŞİK ÖLÜMÜ ile BEŞİK KERTME ile BEŞİK KERTİĞİ ile BEŞİK SALINCAK
- BEŞİKTAŞ ile/||/<> SANDIKTAŞ
( sandıktaş Heykel İçinde ölülerin yerleştirildiği sanatlı bir işçilikle yapılmış üzerinde kabartmalar bulunan süslü taş tabut )
( SARCOPHAGUS )
( SARCOPHAGE )
( SARKOPHAG )
- BESİN KÜTLELERİ[İng. FOOD BODIES] ile/||/<> BESİN ZİNCİRİ[İng. FOOD CHAIN] ile/||/<> BESİYERİ[İng. CULTURE MEDIUM]
( Karbonhidrat, lipit ve proteinden oluşan ve mutualist avcılara besin olarak sunulan yoğun, çok gözeli yapılar. @@ Canlı organizmaların beslenme alışkanlıkları arasındaki ilişkilerin gösterildiği bir tablodur. @@ Mikroorganizmaları laboratuvar ortamında büyütmek için kullanılan besin solüsyonu.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BESİN ile BESLENMEYLE İLGİLİ ile BESLENME
( ALIMENT vs. ALIMENTAL vs. ALIMENTARY )
( قوت ليموت ile غذا دهنده ile رزقي )
( قوت ليموت ile GHZA DAHANDEH ile رزقي )
- BESİYERİ | ORTAM ORTA | VASAT ile/||/<> VASAT ile/||/<> VASAT[Ar. < VASAṬ]
( Hücre kültür çalışmalarında kullanılan ve hücrelerin çoğalması veya yaşaması için gereksinim duyduğu her türlü makro ve mikro elementleri bünyesinde bulunduran çözeltiler ortam )
( MEDIUM )
- TENSION D'ALIMENTATION[Fr.] ile/değil/yerine/= BESLEME GERİLİMİ
- BREEDING RATIO[İng.] / RAPPORT DE SURGÉNÉRATION[Fr.] / BRUTVERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= BESLEME ORANI
- BESLEMEK ile BESLENMEK ile BESLETMEK ile BESLENİLMEK ile BESLENEBİLMEK ile BESLETEBİLMEK ile BESLEYEBİLMEK ile BESLEK
- BESLEMEK ile/ve/<> BESTELEMEK
- BESLEMEK ile/ve/||/<>/> BİÇİMLENDİRMEK
- BESLEMEK ve/||/<> DESTEKLEMEK
- BESLEMEK ile/ve/<> DESTEKLEMEK
- BESLEMEK ile YEM TORBASI ile BESLENMEK ile GERİ BİLDİRİM ile BESLEYİCİ ile BESLEME
( FEED vs. FEED BAG vs. FEED ON vs. FEEDBACK vs. FEEDER vs. FEEDING )
( تغذيه کردن ile خوراک دادن ile عليق دادن ile غذا دادن ile سير کردن ile خوراندن ile توبره ile خوراک کردن ile پس خوراند ile سوخت رسان ile خوراک دهنده ile اطعام )
( TAGHZYYEH KARDAN ile KHORAK DADAN ile ALYGH DADAN ile GHZA DADAN ile SYR KARDAN ile KHORANDAN ile TOBREH ile KHORAK KARDAN ile PES KHORAND ile SOKHT RESAN ile KHORAK DAHANDEH ile ATAM )
- BESLEME/LİK ile BESLEME KIZ ile BESLEME BASIN ile BESLEME BASINCI ile BESLEME NOKTASI ile BESLEME GERİLİMİ
- BESLENEN ile/||/<> DÖNÜMSÜZ
( dönümsüz )
- BESLENEN = SÖNÜMSÜZ
( Genliği hiçbir zaman sıfıra yaklaşmayan, her devirde beslenen salınım hareketi. )
- BESLENME BİLGİSİ | DİYETETİK[Fr. < DIÉTÉTIQUE] ile/||/<> ...
( DIÉTÉTIQUE )
- BESLENME BİLİMİ ile TIBBİ DİYETETİK
( Besinlerin gövdede nasıl kullanıldığını ve insan sağlığını nasıl etkilediğini inceleyen bir bilim dalı. İLE Hastalıkları önlemek ve tedavi etmek için beslenme planları geliştirmeye odaklanan bir sağlık mesleği. Bu iki dalın kesiştiği noktada, bireylere ve hastalara özel beslenme planları oluşturulmaktadır. )
- BESLENME BOZUKLUĞU ile/||/<> BESLENME BOZUKLUĞU
( Çocukların ve gençlerin olağan büyümelerine toplumsal ve akademik gelişmelerine engel olan ve beslenme ya da sindirim yetersizliği sonucu ortaya çıkan durum Malnutrisyon )
( MALNUTRITION, NUTRITIONAL DISORDER | MALNUTRITION )
( MALNUTRITION )
- BESLENME:
BÜTÜNSEL ve/||/<> BİLİNÇLİ ve/||/<> BİTKİSEL
- BESLENME:
"CANIN SIKILDIKÇA" değil/yerine/>< ACIKTIKÇA
- BESLENME | DİYET ile/||/<> DİYET ile/||/<> DİYET[Ar. < DİYET | FR. < DİÈTE]
( Günlük gıda alımını oluşturan maddelerin tümü Rasyon )
( DIET )
( DIÈTE )
- BESLENME ÖRGENLERİ = TAĞDİYE ÅLETLERİ = ORGANES DE NUTRITION
- BESLENME UZMANI | DİYETİSYEN[Fr. < DIÉTÉTICIEN] ile/||/<> ...
( DIÉTÉTICIEN )
- BESLENME VE ÇİĞNEME SÜRESİ/SAYISI:
YANLIŞSA/EKSİKSE değil/yerine/>< DOĞRUYSA/YERİNDEYSE/YETERİNCEYSE
( [İlâcın] Yararı yok. DEĞİL/YERİNE/>< Gerek yok. )
- BESLENME YETERSİZLİĞİ(DYSTROPHY)
- BESLENME ile BESLENME ODASI ile BESLENME SAATİ ile BESLENME SORUNU ile BESLENME UZMANI ile BESLENME EĞİTİMİ ile BESLENME ÇANTASI ile BESLENME BOZUKLUĞU ile BESLENME EĞİTİMCİSİ ile BESLENME YETERSİZLİĞİ
- BESLENME ile/ve/||/<> DEMLENME
- BESLE(N)ME ve/> SESLE(N)ME
( Ancak, hem zihinsel, hem fiziksel olanakları karşılanan kişi bir şey söylemeye, seslenmeye, hakkını aramaya olanak(güç/fırsat) bulur. )
- BESLENME = TAGADDİ, TAĞDİYE, İGTİDÂ'[< GIDÂ] = NUTRITION
- BESLENME ve/||/<> TRİGLİSERİT
- BESLENME ile TUTUNMA
- BESLENMEDE, ...:
YEŞİL ve/||/<> SARI ve/||/<> TURUNCU ve/||/<> KIRMIZI ve/||/<> MOR
( Zehir atıcı. VE/||/<> Güzellik. VE/||/<> Kanserden koruyucu. VE/||/<> Kemik sağlığı. VE/||/<> Uzun yaşam. )
(
)
- BESLEYİCİ MADDELER, GIDA MADDELERİ = ECZA-İ GIZÂÎYE = PRINCIPES ALIMENTAIRES
- BESLEYİŞ ile BESLEYİCİ/LİK
- BEŞME ile/||/<> ÇIKRIKÇI TEZGÂHININ KÜTÜĞÜ
( çıkrıkçı tezgâhının kütüğü Kökenini bilmiyoruz )
- BEŞPARMAK/BEŞPENÇE ile BEŞPARMAKOTU
( Derisidikenlilerden, beş ışınlı yıldız biçiminde bir deniz canlısı. | Beş renkte dokunmuş, çubuklu kumaş. İLE Gülgillerden, yol kıyılarında ve çayırlarda yetişen, sürgüne karşı kullanılan bir bitki, kurtpençesi. )
( URASTER cum POTENTILLA REPTANS )
- BESSEL FONKSİYONU ile/||/<> LEGENDRE POLİNOMU
( Bessel silindirik simetri J_n, Legendre küresel P_l. )
( Formül: J_n(kr) İLE P_l(cosθ) )
- BESSEL FUNCTIONS[İng.] / BESSELSCHE FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= BESSEL İŞLEVLERİ
- BESSEMER CONVERTER[İng.] / BESSEMER KONVERTER[Alm.] ile/değil/yerine/= BESSEMER DÖNÜŞTÜRÜCÜ
- BEST SELLER[İng.] ile/||/<> ÇOKSATAR
( Büyük bir ilgi uyandıran ve satışta ilk sırayı alan kitap )
( BEST SELLER )
- BESTECİ/BESTEKÂR değil/yerine/= KÜĞCÜ/KÜĞYAPAR
- BESTEKÂR, MÜZİSYEN, FON MÜZİKÇİSİ | BESTECİ ile/||/<> BESTECİ
( Sinema Film müziği hazırlayan kimse Bir müzik yapıtı ya da tiyatro arka müziği yaratan sanatçı Bir müzik yapıtını yaratan sanatçı )
( COMPOSER (OF FILM MUSIC), MUSICIAN, (ABD) SCORER | COMPOSER )
( COMPOSITEUR (DE MUSIQUE DE FILM), MUSICIEN | COMPOSITEUR )
( KOMPONIST, FILMKOMPONIST, FILMMUSIKER | KOMPONIST )
- BESTELEMEK ile BESTELENMEK ile BESTELETMEK ile BESTELENEBİLMEK ile BESTELEYEBİLMEK ile BESTE/LİK ile BESTECİ/LİK ile BESTELİ ile BESTESİZ
- BETA DECAY, BETA DISINTEGRATION[İng.] / DÉSINTÉGRATION BÊTA[Fr.] / BETAZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= BETA BOZUNUMU
- RAYONS BETA[Fr.] ile/değil/yerine/= BETA İSİMLERİ
- BETA ŞUALARI[Osm.] / BETA RAYS[İng.] / BETA-STRAHL, BETASTRAHLEN[Alm.][Alm.] ile/değil/yerine/= BETA IŞINLARI
- BETA PARTICLE, SS-PARTICLE[İng.] / PARTICULE BÊTA[Fr.] / BETA PARTICULE[Fr.] / BETA-TEILCHEN, Β TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BETA PARÇACIĞI/TANECİĞİ
- BETA SPECTRUM[İng.] / BETA-SPEKTRUM, BETASTRAHL SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= BETA TAYFI/SPEKTRUMU
- BETA ile BETA IŞINLARI
- BETATRON[İng.] / BÉTATRON[Fr.] / BETATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= BETATRON
- BETATRON[İng.] ile/||/<> BÊTATRON[Fr.] ile/||/<> BETATRON[Alm.] ile/||/<> BETATRON[Fr. < BÉTATRON]
( Serbest elektronları hızlandıran ve istenilen yerde X ışınları elde etmeye yarayan elektromagnetik aygıt )
( BETATRON )
( BÊTATRON | BÉTATRON )
( BETATRON )
- BETEL NUT[İng.] ile/||/<> NOIX D'AREC[Fr.] ile/||/<> ARECA CATECHU[Lat.] ile/||/<> BETELNUSS[Alm.] ile/||/<> FELFELEK
( Hurmagillerden olup kestane büyüklüğündeki yemişleri çok üstün değerde bir şerit düşürücü nitelik taşıyan Asya bitkisi areka cevizi )
( BETEL NUT )
( NOIX D'AREC )
( BETELNUSS )
( ARECA CATECHU )
- BETİK:
"SATILSIN DİYE" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OKUNSUN DİYE
- BETİK ve/||/<>/< TAMAMLANDIĞI YERDE BAŞLAYAN
- BETİMLEME ile/ve BEKLENTİ
( DESCRIPTION vs./and EXPECTATION )
- BETİMLEMEK ile BETİMLENMEK ile BETİMLENEBİLMEK ile BETİMLEYEBİLMEK ile BETİ ile BETİK ile BETİM ile BETİLİ ile BETİSİZ ile BETİMSEL/LİK ile BETİMLEMECİ/LİK ile BETİMLEMELİ ile BETİLİ SANAT ile BETİSİZ SANAT ile BETİMSEL DİL BİLGİSİ ile BETİMLEMELİ DİL BİLGİSİ
- BETİMLEMELİ/TASAVVURLU DÜŞÜNME ile BETİMLEMESİZ/TASAVVURSUZ DÜŞÜNME
- BETİMLEYİCİ ETİK ile/ve/||/<> NORMATİF ETİK ile/ve/||/<> ÇÖZÜMLEYİCİ ETİK
- CONCRETE[İng.] / BÉTON[Fr.] / BETON[Alm.] ile/değil/yerine/= BETON
- BETONİYER[Fr. < BÉTONNIÈRE] değil/yerine/= BETONKARAR
- BETONLAŞMAK ile BETONLAŞTIRMAK ile BETON ile BETONCU/LUK ile BETONLU ile BETON SOĞUTMA ile BETON SANTRALİ
- BETTA SPLENDES[Lat.] ile/||/<> BETA[Fr. < BÉTA]
( Doğal olarak Malaya Tayland Kamboçya ve Vietnam da yaşayan boyları altı cm olabilen dişilerde ve genç erkeklerde koyu renkli enine bantlar bulunan karın yüzgeçleri kılıç biçiminde olan akvaryum balığı kavgacı siyam balığı tül kuyruklu beta tül kuyruklu kavgacı )
( BÉTA )
( BETTA SPLENDES )
- BETULİYE | KAYINGİLLER ile/||/<> KAYINGİLLER ile/||/<> HUŞ AĞACIGİLLER
( huş ağacıgiller gürgengiller botanik Yaprakları basit ya da almaşlı dizilişte ayrı ayrı erkek ve dişi çiçekleri olan tek tohumlu fındıksı tipte meyveleri olan ülkemizde 3 cins ve21 türle temsil edilen yaprak döken her dem yeşil çalı ya da ağaçsı bitkiler kayıngiller )
( BEECH FAMILY )
( FAGACÉES )
( FAGACEAE )
- BETWEEN :/yerine ARASINDA
- BEVL/TEBEVVÜL ile TEŞÂŞÜR
( İşemek. [BEVLE )
- BEYAN | BİLDİRİM ile/||/<> BİLDİRİM
( Eşyaya ilişkin gümrük işlemlerinin yapılmasında gümrük için gerekli olan bilgileri ağızdan ya da yazılı olarak bildirme Bir durum konu ya da olayı bir gözlem ya da bilgi konusu olacak biçimde aktarma duyuru )
( DECLARATION | ACCOUNT | NOTICE )
( DÉCLARATION )
- BEYAN | BİLDİRME ile/||/<> BİLDİRME
( MANIFESTATION )
( MANIFESTATION | AVIS )
- BEYÂN ETMEK ile/ve/değil AKTARMAK/NAKLETMEK
- BEYANNAME | BİLDİRGE ile/||/<> BİLDİRGE
( 1 Malın belli bir gümrük düzenine göre işleminin yapılması için gerekli olan bilgilerin ilgililerce gümrüğe verilmesinde kullanılan gümrükçe düzenlenmiş formül 2 Bu formülle anılan bilgilerin gümrüğe verilmesi Belirli bir konuda bir topluluk ya da bir kişinin kamuoyuna yaptığı yazılı açıklama Gümrük mal giriş çıkış işlemlerinin yapılmasında gerekli olan bilgilerin belli bir formül üzerinde yazılı olarak bildirilmesi a bildirge sözlü bildirim )
( DECLARATION, ENTRY | DECLARATION )
( DECLARATION | DÉCLARATION, MANIFESTE | DÉCLARATION )
( ZOLLERKLÄRUNG )
( DICHIARAZIONE )
( ΔΉΛΩΣΗ / δήλωση )
- BEYANNAME | BİLDİRGE ile/||/<> BİLDİRİM
( 1. Malın, belli bir gümrük düzenine göre işleminin yapılması için gerekli olan bilgilerin, ilgililerce gümrüğe verilmesinde kullanılan gümrükçe düzenlenmiş formül. 2. Bu formülle anılan bilgilerin gümrüğe verilmesi. @@ Belirli bir konuda bir topluluk ya da bir kişinin kamuoyuna yaptığı yazılı açıklama.@@Gümrük mal giriş çıkış işlemlerinin yapılmasında, gerekli olan bilgilerin belli bir formül üzerinde, yazılı olarak bildirilmesi, a. bk. bildirge, sözlü bildirim. )
( DECLARATION, ENTRY | DECLARATION~DECLARATION | ACCOUNT | NOTICE )
( DECLARATION | DÉCLARATION, MANIFESTE | DÉCLARATION~DÉCLARATION )
( ZOLLERKLÄRUNG~MITTEILUNG )
( DICHIARAZIONE~NOTIFICA )
( ΔΉΛΩΣΗ / δήλωση~ΔΉΛΩΣΗ / δήλωση )
- BEYÂNNÂME değil/yerine/= BİLDİRİ/BİLDİRGE
- BEYAZ | AKÇILLIK ile/||/<> AKÇILLIK
( Kalıtımsal nedenlerle saç deri iris ve göz akının doğuştan renksiz olma durumu )
( ALBINISM )
- BEYAZ ALTIN =/< PORSELEN
- BEYAZ BAYRAK ile/||/<> YENİÇERİ OCAĞININ BÜYÜK BAYRAKLARINDAN BİRİ
( Yeniçeri ocağının büyük bayraklarından biri )
- BEYAZ BURUNLU KOATİ ile HALKA KUYRUKLU KOATİ ile GÜNEY AMERİKA/BATI DAĞ/CÜCE KOATİ
( 
ile

ile
)
- WHITE PHOSPHORUS[İng.] / WEISSER PHOSPHOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BEYAZ FOSFOR
- BEYAZ MARTILAR AYLIK SPOR DERGİSİ :
( Sarıyer Spor Kulübü Taraftarları ve Spor Kültürünü Yaygınlaştırma Derneği'nin yayın organı olarak Haziran 1993'te yayın hayatına başladı. Fakat yedi sayı çıktıktan sonra yayın hayatından çekildi. )
- BEYAZ PARK GAZİNOSU VE PLAJI :
( Büyükdere, Piyasa Caddesi üzerindedir. 13.8.1926'da açıldı. Plajın açılışı bazı çevrelerce normal karşılanmadığından "Ahlak ve edep dışı" telakki edilerek devamlı şikâyet ediliyor ve kapatılmak isteniyordu. Şikâyetin nedeni erkeklerle hanımların birlikte bir arada denize girmeleriydi. Şikâyetlerin yoğunlaştığı bir sırada Atatürk Büyükdere'ye gelir gazinoyu ve plajı gezer ve plajın yerini ve suyunu beğendiğini söyler. Kapatılmak istendiği Atatürk'ü duyurulur. Mustafa Kemal "Kadın, erkek ayrımı da ne oluyor? Burada doğru olan şey, aradaki mesafenin azlığı değil deniz hamamında hala haremlik ve selamlık aranmasıdır" diyerek, gazino ve plajın yıkılmasına mani oldu. Gazino ile plaj yan yana idi. Beyaz Park Gazinosu İstanbul'un en şöhretli ve önemli gazinolarından biriydi. Plajı da çok aranılan plajlardandır. 198l yılında hem gazino, hem de plaj yıkıldı. )
- BEYAZ TENLİ/LER(İN) ve RENKLİ GÖZLÜ/LER(İN)
( Ciltleri, güneş ışınlarına, çok daha duyarlı olduğundan dolayı daha fazla dikkatli olmaları gerekmektedir. )
- BEYAZ YALAN ile KUYRUKLU YALAN
- [ne yazık ki]
BEYAZ DONLA YÜZMEK ile/değil/yerine/>< MAYO/ŞORT İLE YÜZMEK
( Ayrık ve bitişik 'de/da'ları, "ki'leri, "mi'leri, gerektiği gibi yaz(a)mayan/yayınlamayanların, görüntü kirliliği yaratanların "tutumu". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yazım kurallarına uyarak ve noktalamalara özen göstererek, okuyuculara ve dilimize saygı gösterenlerin, görüntü kirliliği yaratmayanların tutumu. )
(
)
(
)
(
)
(
)
(
)
(
)
(
)
(
)
(
)
(
)
- BEYAZLATICI ile/||/<> BLEACHING AGENT[İng.] ile/||/<> AGENT DE BLANCHİMENT[Fr.] ile/||/<> BLEICHMITTEL[Alm.] ile/||/<> AĞARTICI
( SO2 CL2 H2O2 ve CaCLO2 gibi ağartma görevi yapan yükseltgen ya da indirgen )
( BLEACHING AGENT )
( AGENT DE BLANCHIMENT )
( BLEICHMITTEL )
- BEYGİR/LİK ile BEYGİRCİ/LİK ile BEYGİRLİ ile BEYGİRSİZ ile BEYGİR GÜCÜ
- BEY-İ BİL-İSTİGLÂL ile/||/<> BEY-İ BİL-VEFÂ ile/||/<> BEY-İ BİŞ-ŞART ile/||/<> BEYU ŞİRÂ
( Satış ve kiralamanın aynı anda yapıldığı satış, malı satıp aynı anda gelir ve menfaatını elinde tutma. İLE/||/<> Medeni Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce yapılmış gayri menkul rehni, vefaen satış, satılanın ileride satan tarafından geri satın alınması koşuluyla yapılan satış. İLE/||/<> Koşullu/koşulla satım. İLE/||/<> Alış-veriş, alım-satım. )
- BEYİN ATLASI[İng.] ile/ve/||/<> BEYİN HARİTASI [İng.] ile/ve/||/<> BEYİN MÜZESİ[İng.]
(
)
(
)
(
)
(
)
(
)
- BEYİN:
AUSTRALOPİTEK ile/ve/||/<>/> HOMO ERGASTER ile/ve/||/<>/> HOMO SAPİENS SAPİENS
( 400 cm³ İLE/VE/||/<>/> 800 cm³ İLE/VE/||/<>/> 1200 cm³ )
- BEYİN GİRİNTİLERİ ve/<> BAĞIRSAK GİRİNTİLERİ
- BEYİN, O KÖPRÜYÜ KURUYOR" değil KİŞİ, ZİHNİNDE O KÖPRÜYÜ/BAĞLANTIYI KURABİLİYOR
- BEYİN OMURİLİK SIVISI[İng. BRAIN SPINAL CORD FLUID] ile/||/<> SUBARAKNOİD ARALIK[İng. SUBARACNOID SPACE]
( Beyin ve omurilik etrafında bulunan şeffaf bir sıvıdır. Beyin ventriküllerinde üretilir ve beyinle omurilik arasında dolaşarak bu dokuları darbelere karşı korur, besin ve oksijen taşır, metabolik atıkları uzaklaştırır ve bağışıklık gözelerini taşır. @@ Beyin ve omurilik etrafında bulunan bir boşluktur ve beyin omurilik sıvısının dolaştığı alanı ifade eder. BOS, ventriküllerden çıkarak subaraknoid aralığa ulaşır ve beyinle omurilik etrafında dolaşır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BEYİN:
YANSITICI değil/yerine YARATICI
( [not] MONITOR but CREATOR
CREATOR instead of MONITOR )
- BEYİN ZARI YANGISI | MENENJİT ile/||/<> MENENJİT ile/||/<> MENENJİT[Fr. < MÉNINGITE]
( Beyin zarlarının iltihabı Beyin veya omurilik zarlarının veya her ikisinin iltihaplanması meninks iltihaplanması )
( MENINGITIS )
( MÉNINGITE )
( HIRNHÄUTENTZÜNDUNG )
( MENINGITIS )
- BEYİN ile/ve/||/<> ARAKNOİD
( ... İLE/VE/||/<> Beynin üzerini örten ince zar. )
- BEYİN ile/ve/<> BEYİNCİK
( ... ile/ve/<> MUHEYH )
- BEYİN ile BEYİNLİ ile BEYİNSEL/LİK ile BEYİNSİZ/LİK ile BEYİN GÖÇÜ ile BEYİN GÜCÜ ile BEYİN ZARI ile BEYİNSİZCE ile BEYİN KABUĞU ile BEYİN TAKIMI ile BEYİN ÜÇGENİ ile BEYİN CERRAHI ile BEYİN YANGISI ile BEYİN ZARLARI ile BEYİN ÇİZGESİ ile BEYİN KANAMASI ile BEYİN CERRAHİSİ ile BEYİN FIRTINASI ile BEYİN JİMNASTİĞİ ile BEYİN KARINCIKLARI ile BEYİN OMURİLİK SIVISI ile BEYİN ÇİZGESİ YÖNTEMİ
- BEYİN ile BEYİNSİZ ile BEYİNSİZLİK ile BEYİN YIKAMA
( BRAIN vs. BRAINLESS vs. BRAINLESSNESS vs. BRAINWASH )
( مغزي ile مخ ile مغز ile بي مغز ile بي مخ ile بي مغزي ile شستشويمغزي )
( MOGHZY ile MOKH ile MOGHZ ile BEY MOGHZ ile BEY MOKH ile BEY MOGHZY ile SHASTESHOYMOGHZY )
- BEYİN ile/ve/<> BOZMADDE
( ... İLE/VE/<> Sinir gözelerinden oluşan, beyinde dış, omurilikte iç tabaka. )
- BEYİN = BRAIN[İng.] = CERVEAU[Fr.] = DAS GEHIRN[Alm.] = CERVELLO[İt.] = CEREBRO[İsp.] = CEREBRUM[Lat.] = HO EGKEFALOS[Yun.] = MUKH[Ar.] = MAĞZ[Fars.] = HET HERSENEN[Felm.]
- BEYİN ile/||/<> OMURİLİK ile/||/<> KALP ile/||/<> KARACİĞER ile/||/<> BÖBREK ile/||/<> AKCİĞER ile/||/<> PANKREAS ile/||/<> YAŞAMSAL ÖRGENLER
( İnsan vücudundaki yedi temel yaşamsal organ ve işlevleri. )
( Formül: GFR = 120 mL/dk )
- BEYİNDE/ZİHİNDE:
BİLİŞSEL ve/||/<>/< DUYGUSAL ve/||/<>/< DUYUSAL ve/||/<>/< MOTOR
- BEYİNDEKİ BOŞLUKLAR ile/ve KALPTEKİ BOŞLUKLAR[ikisi sağda, ikisi solda]
( TECÂVÎF-İ DİMÂĞ ile/ve TECÂVÎF-İ KALB )
- BEYİNSEL ile/||/<> DORUKSAL ABANIK
( Doruksal abanık )
- BEYİNSEL ile SEREBRAL VENTRİKÜL
( CEREBRAL vs. CEREBRAL VENTRICLE )
( مخي ile مغزي ile دماغي ile شکم چه )
( مخي ile MOGHZY ile دماغي ile SHKAM CHEH )
- BEYLİK ile BEYLİKÇİ ile BEYLİK SÖZ ile BEYLİK TABANCA
- BEYLİKÇİ ile/||/<> ...
( Padişah divanı kaleminin başı aynı zamanda bütün Divanı Hümayun kalemlerinin reisülküttaptan sonra en yüksek buyurucusu )
- BEYNİN:
DOĞALLIĞI ile/ve/değil/yerine TARİHSELLİĞİ
- BEYNİN/ZİHNİN GELİŞİMİNDE:
SAĞ YARIMKÜRE ve/||/<>/> SOL YARIMKÜRE (ÖZELLİKLERİ)
( İlk iki yılda. VE/||/<>/> İkinci iki yılda. )
- BEYNİN RENGİNDE:
PEMBE ile/ve/||/<> GRİ
( Yaşam süresince, oksijenli taze kan ile pembe renktedir. İLE/VE/||/<> Öldükten sonra ya da çıkarıldığında, griye döner. )
- BEYNÛNET, BUD-I MERİ | UZANIM ile/||/<> UZANIM
( GezegenYerGüneş üçlüsünün oluşturduğu açı Yerden gezegene ve Güneşe bakan iki doğrultu arasındaki açı çözümsel uzanım Bir dağılımın yayılmasını ölçmek üzere başvurulan ve dizideki gözlemlerin uç değerleri ya da en yüksek gözlemle en düşük gözlem arasındaki ayrıma eşit olan değer 1 fizik Titreşim yapan bir mıknatısın belirli bir durumda titreşim özeğinden uzaklığı 2 gökbilim GezegenGüneşDünya üçlüsünün oluşturduğu açı Denge konumu yöresinde salınan bir nesnenin her an denge konumuna olan uzaklığı fizik astronomi astronomi )
( ELONGATION | CONTINUATION | RANGE | LENGTHENING, EXTENSION; 2- ELONGATION | DISPLACEMENT )
( ÉLONGATION | PROLONGEMENT | 1- ÉLONGATION )
( ELONGATION | FORSETZUNG | AUSLENKUNG )
( CONTINUATIO )
- BEYOND :/yerine ÖTESİNDE
- BEYT ile BEYT-İ MUKADDES ile BEYT-İ ŞERİF/BEYT-ULLAH
( MESKEN, HANE, EV, ODA, OBA ile KUDÜS, MESCİD-İ AKSÂ, ALLAH SEVGİSİNDEN BAŞKA BİR ŞEYE BAĞLI OLMAYAN BİR GÖNÜL ile KÂBE, "ALLAH'IN EVİ", MÜ'MİN KÂMİLİN KALBİ )
- BEYTÜLMAL[Ar.] değil/yerine/= DEVLET HAZİNESİ
- BEY-UL ...:
MUDAREBE (AKDİ) ile MUAMELE (AKDİ) ile MURABAHA
- BEZ ile/değil MUŞAMBA[Ar. < MUŞAMMA]/LİNOLYUM[Lat.]
( ... İLE/DEĞİL Bir tarafına kauçuk ya da yağlıboya sürülerek su geçirmeyecek duruma getirilen kalın bez. | Bu bezden yapılmış olan. | Su geçirmeyecek biçimde yapılmış yağmurluk. | Yer döşemesi olarak kullanılan, üzeri ketenyağı ve mantar tozuyla kaplanmış jüt bezi, linolyum. )
- BEZ[Ar. < BEZZ] ile/||/<> PEÇETE[İt. < PEZZETTA] ile/||/<> PEŞKİR[Fars. < PİŞGİR]
( Pamuk ya da keten ipliğinden üretilen bir tür dokuma, çaput. | Pamuktan, düz dokuma. | Herhangi bir cins kumaş. | Kumaş parçası; çaput. | Kumaş ya da dokumadan yapılmış olan. @@ Yemek yerken, sofra örtüsünü ya da giysiyi korumak, ağız kurulamak için kullanılan küçük kâğıt ya da kumaş parçası. @@ Genellikle pamuk ipliğinden dokunmuş ince havlu. | Peçete. )
- BEZ ile SALAŞPUR[Hindistan'daki Şalpur kentinin adından]
( ... İLE Seyrek dokunmuş, astarlık, ince bez. )
- BEZDİRİ/YILDIRMA ile/ve/değil/||/<> GAZA GETİRME/TAHRİK ETME
( Yönelimli, stratejik ve kasıtlı davranış/lar. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Kandırıcı ve sömürücü tutum. )
( MOBBING vs. GASLIGHTING )
- [ne yazık ki]
BEZDİRİDE/YILDIRMADA/MOBBING'DE:
AMAÇLILILIK ile/ve/||/<> SÜREKLİLİK ile/ve/||/<> DÜZENLİLİK
- BEZDİRME ile/||/<> BAZLAMA
( bazlama )
- BEZEME ile BEZEMECİ/LİK ile BEZEMELİ
- BEZENMEK ile BEZENEBİLMEK ile BEZEN
- BEZEYİŞ ile BEZEYİCİ
- BEZGİNLEŞMEK ile BEZGİ ile BEZGİN/LİK ile BEZGİNCE
- BEZİLMEK ile BEZİLEBİLMEK
- BEZİRGAN ile/||/<> ...
( Eskiden Yahudiler için efendi ve ağa yerine kullanılan bir söz )
- BEZİRGÂN[Fars. < BAZERGÂN]/TÜCCAR[Ar.] değil/yerine/= TECİMEN
( Tüccar. | Alışverişte çok kâr amacı güden kişi. | Yahudiler için kullanılan bir adlandırma. | Mesleğini sadece kazanç için kullanan kişi. )
- BEZL değil/yerine/= SAÇMAK, DAĞITMAK
- BEZLEMEK ile BEZLETMEK
- BEZLERDE:
EKRİN ile/ve/||/<> HOLOKRİN ile/ve/||/<> APOKRİN ile/ve/||/<> SERÖMÜKÖZ ile/ve/||/<> MÜKÖZ ile/ve/||/<> SERÖZ
- BFO/BASİC FORMAL ONTOLOGY değil/yerine/= TEMEL BİÇİMSEL VAROLUŞ
- BFS İLE DFS İLE DİJKSTRA ile/||/<> GRAF ALGORİTMALARI
( Temel graf arama ve yol bulma algoritmaları. )
( Formül: O(V+E) İLE O(V+E) İLE O(ElogV) )
- BHOGA ile/||/<> KALPANA ile/||/<> ANUBHAVA
( Dünyevi sevinçler ve kederler deneyimi. @@ İmgeleme, hayal, fantezi. @@ Direkt idrak, deneyimleme. Bir eylemin sonunda edinilen deneyim. )
- BİAS ile/||/<> VARİANCE
( Bias E[θ̂]-θ sistematik hata İLE variance E[(θ̂-E[θ̂])²]. )
( Formül: Systematic error İLE random error )
- BIBELOT[İng.] ile/||/<> KİTAPÇIK
( Kimi zaman yazısı minyatürü ya da bezemesiyle değer kazanan olağanüstü küçüklükteki kitap )
( BIBELOT )
- BİBERİYE | KARABİBERGİLLER ile/||/<> KARABİBERGİLLER
( botanik Yaprakları almaşlı bazen karşılıklı dizilişte çiçekleri er dişi ya da tek eşeyli taç yaprakları olmayan drupa tipi meyvesi olan ülkemizde doğal olarak yayılış göstermeyen çok yıllık dik ya da tırmanıcı otsu ya da çalımsı nadiren ağaçsı bitkiler )
( PIPÉRACÉES )
( PIPERACEAE )
- BİBERLEMEK ile BİBER/LİK ile BİBERCİ/LİK ile BİBERLİ ile BİBERSİZ ile BİBER GAZI ile BİBER DOLMASI ile BİBER SALÇASI
- BIBLIOGRAPHY[İng.] ile/||/<> KAYNAKÇA | BİBLİYOGRAFYA[Yun.]
( kaynakça Belli bir konu yer ya da dönemle ilgili yayınların tümünü kapsayan ya da en iyilerini seçen yapıt )
- BİBLİYOGRAFİ[Fr. < BIBLIOGRAPHIE] değil/yerine/= KAYNAKÇA
- BİBLİYOGRAFYA YAZARI ile KAYNAKÇA ile KİTAPLIK
( BIBLIOGRAPHER vs. BIBLIOGRAPHY vs. BIBLIOTHECA )
( کتاب شناس ile کتاب شناسي ile فهرست کتب )
( KETAB SHENAS ile KETAB SHENASY ile FANPAREST KETAB )
- BİBLİYOGRAFYA[İng.] değil/yerine/= KAYNAKÇA
- BİBLİYOGRAFYA değil/yerine/= KAYNAKÇA
- BİBLİYOTEK[Fr. < BIBLIOTHÈQUE] değil/yerine/= KİTAPLIK
- BIÇAK ile KASATURA[İt. < CACCIATORA]
( ... İLE Süngü gibi tüfeğin namlusu ucuna takılan ya da bel kayışına asılı olarak taşınan bir bıçak türü. )
- BIÇGIL ile/||/<> BIÇILGAN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Eldeki/ayaktaki çatlaklar. | Topraktaki çatlaklar. İLE Çatlak. Elde, ayakta ya da toprakta olan çatlakların tümü. )
- BICI BICI (YIKANMAK)
- BICILGAN ile/||/<> ...
( azmış yayılmış yara hayvanların tırnak kökünde olan yara Anadoluda bıçılgan bıcılgan biçilgen biçirgen olarak kullanılır Orta Türkçede bıcılgan elde ayakta ve yerde olan yarıklar olarak geçer Kâşgarlı Mahmuda göre Orta Türkçede bıçgıl biçimi de elde ayakta olan çatlak yerde olan yarık ve çatlak olarak kullanılır Eski Türkçe bıcıl kesilmek biçilmek fiilinden gan ekiyle yapılmıştır )
(1996'dan beri)