Bugün[19 Mayıs 2026]
itibarı ile 32.825 başlık/FaRk ile birlikte,
32.825 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(98/133)


- PİŞİRME ile KARBONAT

( BAKING vs. BAKING SODA )

( طبخ ile جوش شيرين )

( TABKH ile JOOSH SHYRYNE )


- PİŞİRMEK ile/değil/yerine BÖRTMEK

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Az pişirmek, haşlamak. )

( [Fars.] PÛHTE: Pişmiş, pişkin, olgun. | NÂ-PÛHTE: Pişmemiş. )


- PİŞİRMEK ile PİŞİRİLMEK ile PİŞİREBİLMEK ile PİŞİ ile PİŞİK ile PİŞİM


- PİŞKİN/LİK ile PİŞKİNCE


- PİSKOPOS ile PİSKOPOSLUK ile PİSKOPOSLUK

( BISHOP vs. BISHOPRIC vs. BISHOPRY )

( اسقف ile مقام اسقفي ile اسقفي )

( ESGHOF ile MOGHAM ESGHOFY ile اسقفي )


- PİSLEMEK ile PİSLENMEK ile PİSLETMEK ile PİSLEŞMEK


- PİSLİK ile/değil ÇAKILDAK

( ... İLE Bir çarkın, yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen ya da değirmen, sudolabı gibi bazı makinelerin işleyişini, çıkardığı sesle denetlemeye yarayan parça. | Elde çevrildikçe gürültülü ses çıkaran, değirmen biçiminde bir çocuk oyuncağı. | Koyun, keçi gibi bazı hayvanların kuyrukları altındaki kıllara takılıp kuruyan pislik. )


- PİŞMANLIK DUYMAMA ile PİŞMANLIK DUYMAYAN

( IMPENITENCE vs. IMPENITENT )

( عدمتوبه ile توبه ناپزيري ile ناپشيمان ile توبه ناپذير )

( عدمتوبه ile TOBEH NAPEZYRY ile ناپشيمان ile TOBEH NAPAZYR )


- PİŞMANLIK:
MERTEBE değil TEKALLÜB/DEVİNİM VE TÖVBE


- PİŞMAN/LIK değil/yerine/>< DAYANÇ/LI / SABIR/LI

( Uzun süreli. DEĞİL/YERİNE/>< Kısa süreli.
[Kısa süreli dayanç, uzun süreli pişmanlıktan korur.] )


- PİŞMANLIK / OKSINMAK/OXSINMAK[dvnlgttrk] ile/ve/yerine (İÇ) HESAPLAŞMA


- PİŞMANLIK ile/ve İSTİĞFAR


- PİŞMAN/LIK ile/ve/> ÜZGÜN/LÜK


- PİŞPİRİK ile PİŞPİRİKÇİ


- PİSTON ile PİSTONLU ile PİSTON VİDA


- JAUGE À PISTON[Fr.] ile/değil/yerine/= PİSTONLU ÖLÇER


- PİSUVAR[Fr. PISSOIR] ile/ve/||/<>/< BİSİKLET ile/ve/||/<>/< MERDİVENDEN İNEN KADIN

( 1917 ile/ve/||/<>/< 1913 ile/ve/||/<>/< 1912 )

( ile/ve/||/<>/< ile/ve/||/<>/< )


- PİVOT[İng.] değil/yerine/= BEŞ NUMARALI OYUNCU [basketbol]


- PİYADE KARAKOLU BİNASI :

( Yenimahalle, Pazarbaşı mevkiinde yokuşa çıkmadan sol taraftadır. Bu tarihi bina 1893'te Sultan II. Abdülhamid (1876 - 190) döneminde inşâ edildi. Bu karakol 1930'dan beri Sarıyer İlçesi Jandarma Karakol Komutanlığı olarak hizmet vermektedir. )


- PİYADE ile PİYADECE


- PİYAN ile PİYANO ile PİYANİST ile PİYANOCU/LUK ile PİYANO MENTEŞE


- PİYES ve/> PERİPESİ

( ... VE Piyesi sonuçlayan olay. )


- PIEZOMETER[İng.] / PIÉZOMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= PİYEZOMETRE


- PIEZOTROPY[İng.] / PIÉZOTROPIE[Fr.] ile/değil/yerine/= PİYEZOTROPİ


- PLAK ile PLAKA ile PLAKÇI/LIK ile PLAKACI/LIK ile PLAKALI ile PLAKASIZ


- PLANAR İLE BİPARTİTE İLE COMPLETE ile/||/<> GRAF SINIFLARI

( Özel özellikli graf türleri. )

( Formül: e ≤ 3v - 6 (planar) )


- PLANCKSCHES WIRKUNGSQUANTUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK EYLEM KUANTUMU


- PLANCKSCHE HYPOTHESE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK HİPOTEZİ


- PLANCK İLE EİNSTEİN İLE BOHR İLE DE BROGLİE İLE SCHRÖDİNGER ile/||/<> KUANTUM ÖNCÜLERİ

( Kuantum mekaniğinin gelişimine katkıda bulunan beş önemli bilim insanı. )

( Formül: E = hf İLE λ = h/p İLE ĤΨ = EΨ )

( Erwin Schrödinger tarafından 1926 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1887-1961) (Ülke: Avusturya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Dalga mekaniği, Schrödinger denklemi) (Nobel: 1933) )


- PLANCK FUNCTION[İng.] / FONCTION DE PLANCK[Fr.] / PLANCK-FUNKTION, PLANCKSCHE FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK İŞLEVİ/FONKSİYONU


- PLANCKSCHE QUANTENMECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK KUANTUM MEKANİĞİ


- PLANCK CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE PLANCK[Fr.] / PLANCK-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK SABİTİ


- PLANCK LENGTH[İng.] / LONGUEUR DE PLANCK[Fr.] / PLANCK-LÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK UZUNLUĞU


- PLANKTON ile ALG

( PLANKTON vs. ALGA/E )


- PLANLAMA ile/ve HESAPLAMA

( TO PLAN vs./and TO RECKON )


- PLANNING :/yerine PLANLAMA


- PLANTÉ CELL[İng.] / PILE PLANTÉ[Fr.] / PLANTÉ-BATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANTÉ PİLİ


- PLASENTA/MEŞİME değil/yerine/= DÖLEŞİ/ETENE


- PLASTİD ile LİZOZOM

( Bitki gözelerinde fotosentez ve depo işlevlerini üstlenen organel. İLE Hayvan gözelerinde sindirim ve atık bertarafını sağlayan organel. )


- PLASTİK ile PLASTİKÇİ/LİK ile PLASTİK CAM ile PLASTİK BORU ile PLASTİK TUTKAL ile PLASTİK CERRAHİ ile PLASTİK AMELİYAT ile PLASTİK SANATLAR


- PLASTİK[Fr.] ile TERMOFOR[Fr.] ile TERMOPLAST[Fr.]

( Isı ve basınç etkisiyle biçim verilen, organik ya da sentetik olarak yapılan nesne. | Bu maddeden yapılan. İLE Kauçuk vb. maddelerden yapılan, içi su ya da kimyasal bir madde ile doldurularak ısının aynı düzeyde kalmasını sağlayan kap. İLE Sıcakta biçim verilmeye elverişli, soğukta oldukça sert olan, kalıplandıktan sonra biçim değiştirmeyen yapı malzemesi. )


- PLASTICS[İng.] / SUBSTANCES SLASTIQUES[Fr.] / KUNSTHARZSTOFFE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLASTİKLER


- PLASTİKLER'DE:
PETE[1] ile HDPE[2] ile V[3] ile LDPE[4] ile PP[5] ile PS[6] ile ÖTEKİLER[7]

( )


- PLATELET[İng.] değil/yerine/= PULYUVAR


- PLATFORM ile ALTYAPI

( PLATFORM vs. SUBSTRUCTURE )


- PLATFORM :/yerine PLATFORM


- PLATFORM değil/yerine/= YAYKIN, | BATNAR


- PLATINUM COMPOUND[İng.] / PLATIN BILEŞIKLERI[Alm.] ile/değil/yerine/= PLATİN BİLEŞİKLERİ


- PLATINUM RESISTANCE THERMOMETER[İng.] / THERMOMÈTRE À RÉSISTANCE DE PLATINE[Fr.] ile/değil/yerine/= PLATİN DİRENÇLİ SICAKLIKÖLÇER


- PLATIN-WIDERSTANDSTHERMOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= PLATİN DİRENÇLİ TERMOMETRE


- PLATINUM ELECTRODE[İng.] ile/değil/yerine/= PLATİN ELEKTROT


- PLATINUM GROUP ELEMENTS[İng.] ile/değil/yerine/= PLATİN GRUBU ELEMENTLERİ


- PLATINUM[İng.] / PLATINE[Fr.] / PLATIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PLATİN


- PLATON ve/||/<> EUDOKSOS ve/||/<> ARİSTOTELES ve/||/<> KALLIPPOS


- PLATON ile GEMISTUS PLETHON

( Sokrates'in öğrencisi, Aristoteles hocası Yunan filozof. İLE Bizanslı düşünür. Platon'u çok sevdiği için adının Bizans Rumcası'nda okunuşunu kendine soyad edinmiştir. Uzun süre Osmanlı coğrafyasında sufî çevrelerde bulundu; İbn Arabî sisteminden etkilendi. Dinlerin aşkın birliğini savundu. Öte yandan Bizans'ın yeniden dirilmesi için Ahî teşkilâtını model alan bir çalışma başlattı ve Eski Yunan mitolojisini inceleyen bir eser kaleme aldı. Rumcası yakılan bu eserin Fatih Sultan Mehmed'in emriyle yapılan Arapça tercümesi günümüze gelmiştir. )


- PLATON ve/<>/< PINDAROS


- ZAMAN:
PLATON'DA ile/ve/||/<>/> ARİSTOTELES'TE

( Gökyüzü hareketi. İLE/VE/||/<>/> Hareketin sayımı. )


- PLAZMA FREKANSI ile/||/<> SİKLOTRON FREKANSI

( Plazma kollektif salınım ω_p, siklotron manyetik alan ω_c. )

( Formül: ω_p = √(ne²/ε₀m) İLE ω_c = eB/m )


- PLASMA STABILITY[İng.] / STABILITÉ DU PLASMA[Fr.] ile/değil/yerine/= PLAZMA KARARLILIĞI


- PLAZMA[İng. PLASMA] ile/||/<> ADERANS EKLEM[İng. ADHERENS JUNCTION] ile/||/<> AKSİYON POTANSİYELİ[İng. ACTION POTENTIAL] ile/||/<> FAZLADAN KROMOZOM KALITIMI (SİTOPLAZMİK KALITIM)[İng. EXTRACHROMOSOMAL INHERITANCE] ile/||/<> FİKOBİLİN[İng. PHYCOBILINS] ile/||/<> SİTOPLAZMA[İng. CYTOPLASM] ile/||/<> SİTOZOL[İng. CYTOSOL] ile/||/<> TELOFAZ[İng. TELOPHASE]

( Genelde, kanın tüm gözeler uzaklaştırıldıktan sonra geride kalan ve pıhtılaşma etmenlerini içeren bölümünü tanımlamak için kullanılır. Ancak biyolojide, aynı zamanda göze içi sıvısı (sitoplazma), çekirdek içi sıvısı (nükleoplazma) gibi anlamlarda da kullanılabilir. Kan plazması, şoka girmiş bir kişiyi tekrar yaşama döndürmek için kullanılabilir. @@ Plazma zarının sitoplazmik yüzünün aktin filamanlarına bağlandığı gözeler arası birleşimdir. Örneğin, bitişik epitel gözeleri birbirine bağlayan adezyon kemerleri (zonula adherens) bir aderans eklemdir. @@ Sinir ya da kas gözesi gibi bir gözenin plazma zarındaki hızlı, geçici ve kendi kendine yayılan elektriksel uyarılmadır. Sinir sisteminde uzun mesafeli sinyal aktarımını mümkün kılar. @@ Mendel kalıtımına uymayan kalıtım tipidir. Bir özelliğin ana gözeden yavruya kromozom üstünden değil, sitoplazma aracılığıyla kalıtılmasına denir. Çeşitliliğe önemli katkı sağlar.Retrieved on 24/12/2012 from @@ Fikobilinler fotosentetik pigmentlerdir. Suda çözünebilirler ve bu nedenle sitoplazmada ya da kloroplastın stromasında bulunurlar. Sadece Siyanobakteri ve Rhodophyta'da bulunur. @@ Sitoplazma, göze zarı ile göze çekirdeği arasında bulunan yarı sıvı maddeye verilen addır. Ökaryotlarda (çekirdeğe sahip gözeler) sitoplazma tüm organelleri barındırır. @@ Sitozol; göze biyolojisinde tüm canlı gözelerde bulunan, göze içi organellerinin ve maddelerinin yerleştiği, sitoplazmanın çoğunluğu sudan oluşan sıvı kısmına verilen addır. Sitozol göze zarı ile çevrelenmiştir. Sitozolde RNA, organik bileşenler, atık maddeler ve mineraller bulunabilir. Ayrıca prokaryotik gözelerde DNA sitozol içinde bulunur. @@ Mitoz ve mayoz bölünmenin son evresi. Bu evrede kromozomlar kromatin ipliğe dönüşür, çekirdek zarı ve çekirdekçik tekrar oluşur, iğ iplikleri yok olur ve sitoplazma bölünmeye başlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PLASMAOSZILLATION/PLASMASCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA SALINIMI


- PLAZMA ZARI İLE GÖZE DUVARI İLE GLİKOKALİKS ile/||/<> GÖZE YÜZEY YAPILARI

( Göze dış sınırını oluşturan yapılar. )

( Formül: Permeabilite: Seçici geçirgen )


- PLAZMİT ile/||/<> KROMOZOM

( Plazmit ekstrakromozomal İLE kromozom ana genetik materyaldir )

( Formül: Küçük halka İLE ana DNA )


- PLAZMONİK NP ile/||/<> FLORESAN NP

( Plazmonik metal LSPR, floresan yarıiletken emisyon. )

( Formül: Au/Ag İLE QD )


- PLEASURE vs. INDOLENCE


- PLEASURE vs./and RENUNCIATION

( ZEVK ile/ve FERAGAT )


- PLEASURE :/yerine ZEVK


- PLEASURE vs./and JUDGEMENT


- PLETHRON[Yunan çağında, Anadolu'da] ile ...

( 100 ayak. )


- PLİKA/PLICA[İng.] değil/yerine/= KATLANTI


- PLİKASYON/PLICATION[İng.] değil/yerine/= KATLANMA


- PLIMPTON 322 : x² + y² = z²

( Babil'de bulunan çivi yazılı bir kil tablettir. Tableti özel kılan ise matematiksel içeriğidir. En önemlisi, Plimpton 322 olan yaklaşık 400 tablet sayesinde, Babil dönemi matematiği çözümlenmiştir. Tabletin, milâttan önce 1800 ilâ 1650 yılları arasında yazıldığı tahmin edilmektedir. )


- PLOTINOS/PLOTINUS ve/||/<>/> PORPHYRIOS/PORFİRİOS ve/||/<>/> PROCLUS

( [ö.] 270 ve/||/<>/> M.S. 305 ve/||/<>/> 17 Nisan 485 )


- PLOTINUS ile/ve/<> ORIGANES ile/ve/<> LONGINUS


- PLSI/PROBABILISTIC LATENT SEMANTIC INDEXING[İng.] değil/yerine/= OLASILIKLI GİZLİ ANLAMSAL İNDEKSLEME


- PLURAL vs. SINGULAR


- PLÜRALİZM değil/yerine/= ÇOKÇULUK


- PN-JUNCTION[İng.]P-N EKLEMI/JONCTION P-P[Fr.] / PN-ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= PN EKLEMİ


- PNEUMO-/PNEUMON-/PNEUMONO- ile/||/<> PULMO- ile/||/<> BRONCH- ile/||/<> HEPA-/HEPAT-/HEPATICO-/HEPATO- ile/||/<> ANTHRACO-

( Akciğer, hava ya da solunumla ilgili. İLE/||/<> Akciğerlerle ilgili. İLE/||/<> Bronş. İLE/||/<> Karaciğerle ilgili. İLE/||/<> Kömür, siyah renk ile ilgili [antrakoz: Akciğerlerde kömür tozu birikmesi]. )


- PNN/PROBABILISTIC NEURAL NETWORKS[İng.] değil/yerine/= OLASILIKSAL SİNİR AĞLARI


- PNEUMATIC[İng.] / PNEUMATIQUE[Fr.] / PNEUMATISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= PNÖMATİK


- PNÖMOTİK/PNEUMATIC[İng.] değil/yerine/= HAVALI, HAVA BASINÇLI


- PO&SUP2;/PARTIAL OXYGEN PRESSURE[İng.] değil/yerine/= PARSİYEL OKSİJEN BASINCI


- POA/PROOF OF AUTHORITY[İng.] değil/yerine/= YETKİ BELGESİ


- POD ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= POD ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ


- PODOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= PODOFOBİ

( Ayak korkusu olarak bilinen terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PODYUM[Yun.] değil/yerine/= ÇIKMALIK, YAYKIN

( Genellikle atletizm yarışmalarında derece alan atletlerin ya da giysileri sergilemek için mankenlerin çıktığı, merdivenli, yüksekçe yer. )


- POETİKA ile/ve/||/<>/> RETORİK ile/ve/||/<>/> DİYALEKTİK ile/ve/||/<>/> ANALİTİK

( Üretim/İntac. İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> ... )


- POH POH (SERİLMEK)


- POINSOT MOTION[İng.] / MOUVEMENT DE POINSOT[Fr.] / POINSOT-BEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POİNSOT HAREKETİ


- POINT MUTATION[İng.] değil/yerine/= NOKTA MUTASYONU

( DNA dizilimindeki tek nükleotit değişikliğidir. Bu bir bölgedeki tek nükleotit değişikliği amino asit dizisinin değişmesine neden olabilir de, olmayabilir de. MHC genlerinde nokta mutasyonları fazla görülmez.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POİNT SPECTRUM ile/||/<> CONTİNUOUS SPECTRUM

( Point özdeğer, continuous limit özdeğer. )

( Formül: Eigenvalues İLE limit eigenvalues )


- POISSON DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION DE POISSON[Fr.] / POISSON-VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON DAĞILIMI


- POISSON'S EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE POISSON[Fr.] / POISSON-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON DENKLEMİ


- POISSON'S CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE POISSON[Fr.] / POISSON-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON SABİTİ


- POLAR COMPOUND[İng.] / COMPOSE POLAIRE[Fr.] / POLAR BILEŞIK[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAR BİLEŞİK, POLAR NESNE


- POLAR COORDINATE SYSTEM[İng.] değil/yerine/= KUTUPSAL KOORDİNAT SİSTEMİ

( Bir noktayı tanımlamak için düzlemdeki konumunu bir açısal koordinat (θ) ve bir uzaklık (r) kullanarak belirleyen iki boyutlu bir koordinat sistemi. Bu sistemde, referans noktası kutup noktası olarak adlandırılır ve genellikle orijin olarak kabul edilir. Referans doğrusu ise, başlangıç noktası ile kutup arasındaki doğrusal mesafeyi ifade eder. Uzaklık, bir noktanın kutup noktasından ne kadar uzakta olduğunu belirtirken; açı, referans doğrusuna göre hangi yönde olduğunu gösterir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POLAR COVALENT BOND[İng.] ile/değil/yerine/= POLAR KOVALENT BAĞ


- POLAR MOLECULE[İng.] / MOLECULE POLAR[Fr.] / POLAR MOLEKÜL[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAR MOLEKÜL


- POLARITE/POLARITY[İng.] değil/yerine/= KUTUPLULUK


- POLARİTE[Fr.] ile POLARİZASYON[Fr.] ile POLARMA[Fr.] ile POLAROİT[Fr.]

( Bir elektrik üretecinin kutuplarını birbirinden ayırt etmeyi sağlayan nitelik. İLE Kutuplanma. İLE Doğrudan doğruya, kendi kaynağından çıkan bir ışığın, yansıdıktan sonra ya da kırıldıktan sonra gösterdiği özelliklerin tümü. | Kimyasal tepkimeler dolayısıyla bir pildeki gerilimin düşmesi. İLE Geçirdiği ışığı polaran saydam yaprak. | Çekim ve baskı işlemlerini çok çabuk ve otomatik olarak yapan fotoğraf makinesi. )


- POLARMAK ile POLAR ile POLARICI


- POLAROGRAPHIC ANALYSIS[İng.] / POLAROGRAPHISCHE ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAROGRAFİK ÇÖZÜMLEME


- POLAROID-FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAROİT SÜZGEÇ


- POLAROID[İng.] / POLAROÏDE[Fr.] ile/değil/yerine/= POLAROİT


- POLAT ile POLATLI ile POLATELİ


- POLEMARKHOS ve SOKRATES

( İkisinin de haksız/yersiz öldürülme nedeni, mal varlıklarıydı. )

( Mal varlığından dolayı. VE Bilgi ve düşünme varlığından dolayı. )


- POLEMİK[Yun.]/YAZILI TARTIŞMA ile FELSEFİ TARTIŞMA

( POLEMIC vs. PHILOSOPHICAL DISCUSSION )


- POLEN-TÜP REKABETİ[İng. POLLEN TUBE COMPETITION] ile/||/<> SPERM REKABETİ[İng. SPERM COMPETITION]

( Bitkilerde hayvanlar alemindeki sperm rekabetine eşdeğerdir. Polenlerin dişi organlara ulaşabilmek ve dölleyebilmek için verdikleri mücadeledir ve evrimsel süreçte büyük önemi vardır. @@ Dişi yumurtaları dölleyebilmek için spermlerin birbirleriyle girdiği rekabettir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POLİANDRİ[İng. POLYANDRY] ile/||/<> POLİCİNİ[İng. POLYGYNY] ile/||/<> POLİFAG[İng. POLYPHAGOUS] ile/||/<> POLİFİLETİK GRUP[İng. POLYPHYLETIC GROUP] ile/||/<> POLİMERAZ ZİNCİR TEPKİMESİ (PZT)[İng. POLYMERASE CHAIN REACTION] ile/||/<> POLİPLOİDİ[İng. POLYPLOIDY] ile/||/<> POLİSAKKARİT[İng. POLYSACCHARIDE] ile/||/<> POLİTOMİ[İng. POLYTOMY]

( En azından bazı dişilerin birden fazla erkekle çiftleştiği cinsel sistemlerdir. @@ En azından bazı erkeklerin birden fazla dişiyle çiftleştikleri cinsel sistemlerdir. @@ Bir organizmanın çok sayıda farklı besin türü ile beslenebilme özelliğidir. @@ Taksonomik analizlerde, birbirlerine benzer olan ancak yakın bir ortak ataya sahip olmayan canlı gruplarını belirtmek için kullanılır."Uçan canlılar" incelenecek olursa, yarasalar, kuşlar ve uçan sürüngenler polifiletik bir grup oluşturur. @@ Çok kısa sürede belirli DNA parçalarının amplifikasyonuna (tek bir zinciri bir yığın DNA arasından seçip çoğaltma) olanak sağlayan bir tekniktir. PCR`a dayalı RAPD, AFLP, SSR, ISSR gibi teknikler geliştirilmiştir. @@ Organizma kümesinin kromozomunun 2n den fazla olması durumudur. 3n, 4n yada daha fazla olabilir. @@ Birden fazla ve ayrı monosakkaritlerin bir araya gelmesi ile oluşan uzun zincirli polimerik karbonhidratlardır. Gıdalarda en bol bulunan karbonhidratlardır. Hücre zarından difüzyon ile geçemezler. Çoğu tatsızdır ve suda erimez. @@ Evrim ağacı üzerinde, bir ortak atadan ikiden daha fazla türün evrimleşmesi ve farklılaşması durumudur. Bir düğüm noktasından, ikiden fazla torun türün dallanmasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POLİASİT ile POLİYESTER/POLYESTER[Fr.]

( ... İLE Tahta üzerine sürüldüğünde koruyucu, parlak bir katman oluşturan, poliasitin doymamış alkollere ya da glikollere etkimesiyle elde edilen kimyasal madde. )


- POLICY :/yerine POLİTİKA


- POLYETHER[İng.] ile/değil/yerine/= POLİETAR


- POLİFONİ değil/yerine/= ÇOKSESLİLİK


- POLİFONİ ile POLİFONİK


- POLİFONİK değil/yerine/= ÇOKSESLİ


- POLIFORM/POLYFORM[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİ


- POLİGAM[Fr. POLYGAME | İng. POLYGAMOUS] ile POLİGAMİ[Fr. POLYGAMIE | İng. POLYGAMY]


- POLİGİNİ/POLİJİNİ ile/ve POLİANDRİ ile/ve POLİGAMİ

( Erilin çok eşliliği. İLE/VE Dişilin çok eşliliği. İLE/VE Çok eşlilik. )


- POLYGLYCIDYL ESTERS[İng.] ile/değil/yerine/= POLİGLİSERİL ESTERLER


- POLİM ile POLİP ile POLİS/LİK ile POLİÇE ile POLİS ARABASI ile POLİS NOKTASI ile POLİS HAFİYESİ ile POLİS KARAKOLU


- POLİMER ile POLİMERİ[Fr. < Yun. POLUS: Çok. | MEROS. Yan.] ile POLİMERLEŞME ile POLİMERLİK

( Yinelenen yapısal kümelerin oluşturduğu yüksek molekül ağırlıklı bileşikler. İLE Polimerlik. İLE Benzer ya da farklı birçok küçük molekülün, "polimer" denilen büyük moleküller biçiminde birleşmesi. İLE Biri, ötekinin polimeri olan iki molekül arasındaki bağıntı. )


- POLIMÉRISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= POLİMERLEŞME


- POLİMERLEŞMEK ile POLİMERLEŞTİRMEK ile POLİMERLEŞTİRİLMEK ile POLİMER/LİK ile POLİMERİ ile POLİMERLEŞME DERECESİ


- POLİMNİA[Yun.] ile/<> MELPOMEN[Yun.] ile/<> KALYOPE[Yun.] ile/<> KİLYO[Yun.] ile/<> ÖTERP[Yun.] ile/<> TERPSİGOR[Yun.] ile/<> ERATO[Yun.] ile/<> TALİA[Yun.]

( DOKUZLUKLAR[Yun. ENNEADLAR]
[simgelerdi...]
Ruhların, metafizik ve kehanet bilimlerinin sanatını.
İLE/<>
Yüzünde taşıdığı trajik maske ile Yaşam ve Ölümü.
İLE/<>
Bilimin tekrar doğuş sürecini.
İLE/<>
Tıp bilimini.
İLE/<>
Maji bilimini.
İLE/<>
İnsan ve psikolojik yapısının bilimini.
İLE/<>
Taşlar bilimini.
İLE/<>
Bitkiler bilimini.
İLE/<>
Hayvanlar Bilimini. )

( )


- POLIMORF/POLYMORPH[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİ | PARÇALI


- POLİNOM[İng. POLYNOMIAL] ile/||/<> POLİNOM BÖLMESİ[İng. POLYNOMIAL DIVISION]

( Matematikte, belirli kalıplar esas alınarak gruplandırılan ve çeşitli sayı ile değişkenlerden meydana gelen ifade. @@ Almanca Polynomdivision Fransızca Division de polynômes Bir polinomu başka bir polinoma bölme işlemi. Bu işlem, verilen iki polinom arasındaki bölme ve kalan ilişkisini bulmak için yapılır. Sayılar arasındaki bölme işlemine benzer biçimde yapısal da terimler ve dereceler dikkate alınarak gerçekleştirilir. Bölme işleminin sonunda bir bölüm ve genellikle daha düşük dereceli bir kalan elde edilir. Bu yöntem; rasyonel işlevleri sadeleştirme, kök bulma ve integral hesaplamalarında yaygın olarak kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POLİNOM ile/||/<> RASYONEL İŞLEV

( Polinom sonlu terimli, rasyonel işlev iki polinomun oranı )

( Formül: P(x) = Σa_nx^n İLE R(x) = P(x)/Q(x) )


- POLİP ile/||/<> BETA YAPRAK[İng. BETA PLEATED SHEET] ile/||/<> ÇEVRİLME SONRASI MODİFİKASYON[İng. POST-TRANSLATIONAL MODIFICATION] ile/||/<> DİSÜLFİT BAĞ[İng. DISULFIDE BOND] ile/||/<> HETERODİMERİK[İng. HETERODIMERIC] ile/||/<> İKİNCİL PROTEİN YAPISI[İng. SECONDARY PROTEIN STRUCTURE] ile/||/<> ÜÇÜNCÜL PROTEİN YAPISI[İng. TERTIARY STRUCTURE]

( Knidliler (Sölenterler) şubesindeki türlerin yaşamları boyunca aldıkları iki formdan birisidir. Diğerine "medusa" denir. Polipler, yaklaşık olarak silindiriktirler ve bir vazoya benzerler. @@ Proteinlerin düzlemsel sekonder yapı elemanı. İki farklı polipeptit zincirindeki omurga atomlarının ya da tek katlanmış bir zincirin kesimleri arasındaki hidrojen bağıyla oluşturulur. @@ Oksidasyon kros-linking, kovalent değişikler, asetilasyon, fosforilasyon, glikozasyon gibi polipeptit zincirindeki aminoasitlerin amino terminal peptid, hidroksilasyon ve bölünme gibi traslasyonel modifikasyonların bazılarıdır. @@ Bir proteinin farklı bölümlerinde ya da iki farklı protein arasında iki sistein kalıntısı arasındaki kovalent bağ. İnsülin (iki polipeptit zincirine sahip küçük bir protein) ve immünoglobülin molekülleri, örneğin, inter ya da intro disülfit bağlarına sahiplerdir. Endotelin ve HLA molekülleri de disülfit bağlara sahiptir. C282Y mutasyonu, HLA sınıfı I benzeri HFE proteinindeki disülfür bağlarından birini kaldırır ve yüzey ekspresyonunu ortadan kaldırır. @@ Proteinin birbirinin aynı olmayan iki polipeptit zincirinden oluşması hali. @@ Proteinin ikincil yapısı, proteinin genel özelliklerini etkileyen ve tekrarlanan kıvrım ya da katlanmalarla tanımlanır. Bu yapı seviyesi, polipeptit omurgasının katlanma yapısını tarif eder ve N-H ve C = O grupları arasındaki hidrojen bağlarıyla sağlamlık kazanır. Çeşitli ikincil yapı türleri keşfedilmiştir, ancak en yaygın olanı, alfa sarmal ve beta yaprak olarak bilinen düzenli yinelenen formlardır. @@ Bu yapı seviyesi, ikincil yapının bölgelerinin nasıl katlandığını, diğer bir deyişle bir alfa sarmalı, beta yapraklarını ve katlanmaları içeren 3D düzenini açıklar. Üçüncül yapı, yan zincirler arasındaki ya da yan zincirler ile polipeptit omurgası arasındaki etkileşimler sonucu oluşur ve bunlar genel olarak zincir halindeyken birbirlerinden uzakta olan yapılardır. Her protein katlanabilme özelliğine sahiptir ve bunlar oldukça karmaşık olabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POLİSİYE ile POLİSİYE FİLM ile POLİSİYE ROMAN


- POLITICAL/DIPLOMATIC/MILITARY HISTORY vs. HISTORY


- POLITICS :/yerine SİYASET


- POLİTİK ERDEMLER ile/ve/||/<> BİLGELİK[DİANOETİK] ERDEMLERİ

( Tedbir, itidal ve cesâret. İLE/VE/||/<> Adâlet, bilim ve aşk. )


- POLİTİKA EKONOMİSİ değil/yerine/>< EKONOMİ POLİTİKASI


- POLİTİKA ile/ve/||/<>/>/< JEOPOLİTİKA ile/ve/||/<>/>/< EKONOMİ

( ... İLE/VE/||/<>/>/< Coğrafya, ekonomi, nüfus vb.nin devletin ve yönetimi üzerindeki ülkeler arasındaki koşulları, değişkenleri ve etkisi. İLE/VE/||/<>/>/< ... )

( POLITICS vs./and/||/<>/>/< GEOPOLITICS vs./and/||/<>/>/< ECONOMICS )


- POLİTİKA ile/ve/<> POLİTİK OLAN


- POLİTİKA ile/ve/değil POLİTİK OLAN


- POLİTİKACI değil/yerine DEVLET ADAMI

( Seçimleri düşünür. DEĞİL/YERİNE Gelecek kuşakları düşünür. )


- POLİTİK/LİK ile POLİTİKA ile POLİTİKACI/LIK


- PLYVINYL ALCOHOL[İng.] ile/değil/yerine/= POLİVİNİL ALKOL


- POLLUTION :/yerine KİRLİLİK


- POLONYUM[Fr.][< Polonya]

( Atom numarası 84, atom ağırlığı 210 olan, ilk radyoaktif öğe. [ Simgesi: Po ] )


- POLONIUM[İng.] / POLONIUM[Fr.] / POLONIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= POLONYUM


- POLYANNA İLKESİ ile WOBEGON GÖLÜ İLKESİ

( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )


- POLYANNA'CI/LIK ile/değil/yerine/<>/< İYİMSER/LİK


- POLYBIUS ve/||/<> MONTESQUIEU

( Hiçbir şey insan kalbindeki vicdandan daha korkunç bir tanık ya da daha dehşet verici bir suçlayıcı olamaz. İLE " 'Önyargı' dediğimiz, bazı şeylerin bilinmemesi değil kişinin, kendini tanımamasıdır." )


- POLYGYNY[İng.] değil/yerine/= ÇOK DİŞİLİ İLİŞKİ

( En azından bazı dişilerin birden fazla erkekle çiftleştiği cinsel sistemdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POMACEAE = TUFFÂHÎYE


- FRÉQUENCE DE POMPAGE[Fr.] / PUMPENDE FREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= POMPALAMA FREKANSI


- PUMPING RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DE POMPAGE[Fr.] / PUMPENDE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POMPALAMA IŞINIMI


- POMPALAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ŞİŞİRMEK


- PONKSİYON/PUNCTION[İng.] değil/yerine/= DELME


- POPULASYON GENETİĞİ[İng. POPULATION GENETICS] ile/||/<> GENETİK SÜRÜKLENME[İng. GENETIC DRIFT] ile/||/<> SEÇİLİM KATSAYISI[İng. SELECTION COEFFICIENT] ile/||/<> WRİGHTIN İLİŞKİ KATSAYISI (RC)[İng. WRIGHT COEFFICIENT OF RELATIONSHIP]

( Popülasyondaki alellerin sıklığı üzerine yapılan çalışmalardır. Dört ana evrimsel sürecin etkisi altındadır. Bunlar; doğal seçilim, genetik sürüklenme, mutasyon ve gen akışıdır. @@ Genetik sürüklenme ya da Sewall Wright etkisi, evrimsel sürecin temel mekanizmalarından biridir. Bir popülasyonda kuşaktan kuşağa, tümüyle şansa bağlı olaylar sonucu genlerin alel sıklıklarının değişimidir. Özellikle ana popülasyondan, ufak popülasyonların izole olması sonucu oluşur. Ancak popülasyonda ayrım oluşmaksızın da sıklıkla gözlenebilmektedir. @@ Seçilim katsayısı populasyon genetiğinde bir fenotipin, diğerlerine göre evrimsel süreç içerisindeki uyum başarısını gösteren bir ölçüttür. "s" ile ifade edilen bu katsayı 0 ile 1 değeri arasında değerler alır. Eğer bir canlı 100 döl üretir ve bunların 90'ı uyum sağlayamazsa uyum oranı %10 dur. Yani s=0.1 dir. @@ Populasyon genetiğinde Sewall Wright tarafından öne sürülmüş ilişki katsayısıdır. "r" ile ifade edilir. Verilen iki birey arasındaki akrabalık ölçüsünü ifade eder. Tek yumurta ikizlerinde bu katsayı %100 ile ifade edilirken dede-torun ikilisinde bu katsayı 25% ya da (2−2) ' dır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POPÜLASYON GENETİĞİ ile DOĞAL SEÇİLİM

( Bir popülasyondaki genlerin ve genotiplerin zamanla nasıl değiştiğini inceleyen bilim dalı. İLE Evrimin itici gücüdür. Yaşamda kalma ve üreme olasılığı en yüksek olan canlıların genlerini gelecek kuşaklara aktarmasını sağlar. )


- POPÜLASYON[İng. POPULATION] ile/||/<> ALOPATRİ[İng. ALLOPATRY] ile/||/<> ASEKSÜEL[İng. ASEXUAL] ile/||/<> ASTIM[İng. ASTHMA] ile/||/<> BAĞLANTI DENGESİ[İng. LINKAGE EQUILIBRIUM] ile/||/<> BAĞLANTI DENGESİZLİĞİ[İng. LINKAGE DISEQUILIBRIUM]

( Cinselliğe sahip (seksüel) türlerde, birbirleriyle çiftleşebilen bireylerin ve yavrularının oluşturduğu gruplardır. Cinsellik bulunmayan (aseksüel) türlerde ise aynı bölgede yaşayan bireylerin oluşturduğu gruplardır. @@ Farklı coğrafi alanlarda yaşamak ya da farklı bölgelerde yaşayan popülasyonlar anlamlarına gelen bir terim. @@ Biyolojide eşeysiz olma hali. Cinsel yönelim olarak ise cinsel ilgiye sahip olmayan kişilere verilen ad. @@ Bronşiyollerin solunumu çok zorlaştıran kasılmaları (spastik kontraksiyonu) ile karakterize edilen bir hastalıktır. Popülasyonda yaklaşık %3'ünde, yaşamların herhangi bir döneminde ortaya çıkar. Genel nedeni, bronşiollerin havadaki yabancı maddelere aşırı duyarlılığıdır. @@ Eğer bir popülasyon içerisindeki belirli lokuslardaki belirli genotipler, başka bir lokustaki diğer genotipterden bağımsız olarak olarak aktarılıyorsa, popülasyon bağlantı dengesindedir. @@ Eğer bir popülasyon içerisindeki belirli lokuslardaki belirli genotipler, başka bir lokustaki diğer genotiptere bağımlı olarak olarak aktarılıyorsa, popülasyon bağlantı dengesinde değil demektir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POPULATION STANDARD DEVIATION[İng.] ile/değil/yerine/= POPULASYON STANDART SAPMASI


- POPÜLASYON ile/||/<> KOMÜNİTE

( Popülasyon tek tür İLE komünite çok tür )

( Formül: N(t) = N₀e^(rt) (popülasyon büyümesi) )


- POPÜLASYON ile TOPLULUK

( Aynı türün bireylerinin oluşturduğu öbek. İLE Farklı türlerin bireylerinin oluşturduğu öbek. )


- POPÜLİST ile POPÜLİZM ile POPÜLASYON


- POROZİTE/POROSITY[İng.] değil/yerine/= GÖZENEKLİLİK


- PORRO PRISM[İng.] / PRISME DE PORRO[Fr.] / PORRO-PRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= PORRO PRİZMASI


- PORSELEN ÜRETİMİ ile/||/<> SERAMİK ÜRETİMİ

( Porselen yüksek sıcaklıkta pişirilen ince seramik İLE seramik daha düşük sıcaklıkta üretilir. )

( Çin Ustalar tarafından 600 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- PORSELEN ile FAĞFUR[Fars.]

( ... İLE Çin imparatorlarına verilen san. | Çin'de yapılmış kâse, tabak, vazo gibi porselen eşya. )


- PORSELEN ile MAYSERN PORSELENİ


- PORSELEN ile MERTEBANİ/SELADON TABAK

( ... İLE İçine konulan yiyeceğin zehirli olup olmamasına göre renk değiştiren tabak. )


- PORSELEN ile PORSELENCİ/LİK


- PORSELEN ile SAKSONYA[Saksonya yer adından]

( ... İLE Almanya'da, Saksonya bölgesinde yapılan, iyi nitelikli porselen tabak vb. türden kap. )


- PORSİYON[Fr. < Lat.]

( Herhangi bir yemekten, bir kişiye verilen belirli miktar. )


- PORSİYON değil/yerine/= PAYLIK


- PORSUK ile BOZ ALABAŞLI BOZ PİS PORSUK

( ... İLE Zeki Müren'in seslendirdiği/yaygınlaştırdığı tekerlemede geçen. )


- PORSUMAK ile PORSUK ile PORSUK AĞACI


- PÖRSÜMEK ile PÖRSÜTMEK ile PÖRSÜK/LÜK


- PÖRSÜMEK = SALKIMAK

( Gevşeyip sarkmak, pörsümek. )


- PORTABIL/PORTABLE[İng.] değil/yerine/= TAŞINABİLİR


- PORTAKAL GAZI değil RENKLİ VE GAZLI SİS BOMBASI

( Portakal gazı diye bir şey yokmuş. )


- PORTAKAL ile GREYFURT/ALTINTOP/KIZMEMESİ

( ORANGE vs. GRAPEFRUIT )

( CITRUS SINENSIS cum CITRUS PARADISI )


- PORTAKAL ile MAYMUN PORTAKALI

( ... İLE Zambiya'da yetişen, sert kabuğunun kırılarak çıkarıldığı büyük çekirdekli bir meyve. )


- PORTAKAL[Portekizce] ile TURUNÇ[Fars.]

( ORANGE vs. BITTER/SEVILLE ORANGE )

( CITRUS SINENSIS/CITRUS AURANTIUM cum CITRUS AURANTIUM AMARA )


- PORTAKAL ile YAFA[< YAFA kenti] PORTAKALI

( ... İLE Kalın kabuklu, çekirdekli bir portakal türü. )


- PORTAKAL/LIK ile PORTAKAL SUYU ile PORTAKAL RENGİ ile PORTAKAL BAHÇESİ


- PORTATİF[Fr.] ile MOBİL

( Kolay taşınabilen, katlanarak taşınabilir duruma getirilebilen. İLE ... )


- PORTATİF değil/yerine/= SÖKKURLU


- PORTATİF/SEYYAR değil/yerine/= TAŞINABİLİR/TAŞINIR


- PORTION :/yerine PORSİYON, BÖLÜM


- PORTO RİKO(BORICUAS) ile ...

( 50 ırmak ve 1200 dere yer almaktadır. )


- PORTOLAN HARİTA ile AZİMUTAL HARİTA


- PORTÖR değil/yerine/= HASTALIK TAŞIYICI, SAYRITAŞIR, SAYRI TİNİ


- PORTRAIT :/yerine PORTRE


- POS/PROOF OF STAKE[İng.] değil/yerine/= PAY KANITI


- POSITION EFFECT[İng.] değil/yerine/= YER ETKİSİ

( Genenin genom içindeki yer değişimine bağlı olarak genin ekspresyonundaki değişim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POSITION :/yerine POZİSYON, KONUM


- POSİTİVE DEFİNİTE ile/||/<> POSİTİVE SEMİDEFİNİTE

( Definite xᵀAx > 0, semidefinite xᵀAx ≥ 0. )

( Formül: Strict İLE non-strict inequality )


- POSITIVE :/yerine OLUMLU, POZİTİF


- POSOLOGY[İng.] değil/yerine/= POZOLOJİ

( İstenen farmakolojik etkilere ulaşmak için bir hastaya uygulanabilecek ilaç dozu ya da miktarı ile ilgilenen tıp bilimi dalı.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POSSIBILITY :/yerine OLASILIK


- POSSIBLE :/yerine MÜMKÜN


- POSSIBLY :/yerine MUHTEMELEN


- POSSITIVE RESPOND vs. RESPONSE


- POSTNİŞİN ile/ve SERTARÎK ile/ve SERTABBÂH ile/ve SERZÂKİR ile/ve İMÂM ile/ve MEYDANCI ile/ve TÜRBEDÂR ile/ve ÂSÂDÂR ile/ve NAKÎB ile/ve PAZARCI ile/ve ÇERÂĞÎ ile/ve SÂKÎ ile/ve FERRÂŞ ile/ve KAPUCU


- POSTOP./POSTPERATIVE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT SONRASI


- POSTOPERATİF/POSTPERATIVE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT SONRASI


- POSTURE/POSITION vs./and ATTITUDE


- POT KIRMAK ile ÇAM DEVİRMEK


- POTENTIAL GRADIENT[İng.] / POTENTIALGEFÄLLE[Alm.] ile/değil/yerine/= POTANSİYEL EĞİMİ


- GRADIENT DE POTENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= POTANSİYEL GRADYANI


- POTENTIAL FUNCTION[İng.] / FONCTION POTENTIELLE[Fr.] / POTENTIALFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= POTANSİYEL İŞLEVİ/FONKSİYON


- POTANSİYEL ile/ve/değil OLANAKLILIK


- POTANSİYEL ile/ve/değil OLASILIK


- KALIUM-ARGON-ZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= POTASYUM-ARGON BOZUNMASI


- POTASSIUM-ARGON DECAY[İng.] / DÉSINTÉGRATION DU POTASSIUM-ARGON[Fr.] ile/değil/yerine/= POTASYUM-ARGON BOZUNUMU


- POTASSIUM-ARGON DATING[İng.] / DATATION PAR LE POTASSIUM-ARGON[Fr.] / KALIUM-ARGON-ALTERSBESTIMMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POTASYUM-ARGON YAŞ TAYİNİ


- KALIUM-ARGON-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= POTASYUM-ARGON YÖNTEMİ


- POTASYUM[Fr. < Lat.] ile/ve/<> POTAS[Fr. < Alm.]

( Potasyum hidroksit içinde bulunan, atom numarası 19, atom ağırlığı 39.10 olan, 0.87 yoğunluğunda, 62.5 °C'de ergiyen, 15 °C'de mum gibi yumuşak, soğukta sert ve kırılgan öğe. [Simgesi: K] İLE/VE/<> Potasyum hidratı, potasyum karbonatı gibi potasyum bileşiklerine verilen genel ad. )


- POTASSIUM[İng.] / POTASSIUM[Fr.] / KALIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= POTASYUM


- POTASYUM ile POTASYUM HİDROKSİT(POTASKOSTİK) ile POTASYUM KLORÜR ile POTASYUM NİTRAT ile POTASYUM SÜLFAT ile POTASYUM SÜLFÜR

( Potasyum hidroksit içinde bulunan, atom numarası 19, atom ağırlığı 39.10 olan, 0.87 yoğunluğunda, 62.5 °C'de ergiyen, 15 °C'de mum gibi yumuşak, soğukta sert ve kırılgan öğe. [Simgesi: K] İLE Akkor derecede uçucu olan, 360 °C'de ergiyen, suda ısı açığa çıkararak çözünen, beyaz bir katı. [KOH] İLE Öteki potasyum bileşiklerinin çoğunun hazırlanmasında kullanılan, susuz durumda, 768 °C'de ergiyen, renksiz küpler biçiminde billurlaşan madde. [KCI] İLE Güherçile. İLE Potasyum klorür üstüne sülfirik asidin etkisiyle elde edilen, tarımda gübre olarak kulanılan madde. [K2SO4] İLE Kükürtlü hidrojenin, potasyum hidroksite etkimesiyle oluşan bileşik. [KHS] )


- POTASYUM ile POTASYUM KLORÜR ile POTASYUM NİTRAT ile POTASYUM SÜLFAT ile POTASYUM SÜLFÜR ile POTASYUM HİDROKSİT ile POTASYUM PERMANGANAT


- POTASYUM ile RUBİDYUM[Fr. < Lat.]

( ... İLE Atom numarası 37, atom ağırlığı 85.46 olan, 1.52 yoğunluğunda, 39 °C'de ergiyen, çabuk oksitlenen, pancar gibi bazı bitkilerde, madensularında bulunan, potasyuma benzer kimyasal öğe. [Simgesi: Rb.] )


- POW/PROOF OF WORK[İng.] değil/yerine/= İŞLEM KANITI


- POWER OF ATTORNEY ile/ve/||/<> GENERAL POWER OF ATTORNEY ile/ve/||/<> SPECIAL/EXCLUSIVE POWER OF ATTORNEY

( Vekâletnâme. İLE/VE/||/<> Genel vekâletnâme. İLE/VE/||/<> Özel vekâletnâme. )


- POWER vs. STRENGTH


- POWER vs./and TO RULE/DOMINATE


- POWERFUL :/yerine GÜÇLÜ


- [not] POWERFUL/STRONG vs. DIFFERENT


- POWERFUL/STRONG vs. FACILITATED


- POYNTING'S THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE POYNTING[Fr.] / POYNTING-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= POYNTİNG TEOREMİ


- POYNTING VECTOR[İng.] / VECTEUR DE POYNTING[Fr.] / POYNTING-VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= POYNTİNG VEKTÖRÜ


- POZ[Fr.] ile POZİSYON[Fr.]

( [Resim ya da fotoğrafta] Duruş. İLE Fotoğrafta, objektifin açık kaldığı süre. | Kurum, çalım. İLE Bir şeyin, bir nesnenin, bir kişinin, bir yerde bulunuş durumu, konum. | Bir kişinin, toplumsal durumu. )


- POZİSYON ETKİSİ[İng. POSITION EFFECT] ile/||/<> POZİTİF ASORTATİF ÇİFTLEŞME[İng. POSITIVE ASSORTATIVE MATING] ile/||/<> POZİTİF SEÇİLİM[İng. POSITIVE SELECTION]

( Genin ekspresyonunun (ve fenotipe olan etkisinin) genellikle komşu genlerle olan etkileşiminden etkilendiği ve genlerin mekansal yerleri değiştiğinde (translokasyonda olduğu gibi) ekpresyonunun da değiştiği genetik etki. @@ Benzer genotip ve fenotipe sahip bireylerde daha sık görülen çiftleşme modeli altında beklenebilecek olandan birbiriyle çiftleşen tesadüfi olmayan çiftleşme kalıbıdır. @@ Avantaj sağlayan mutasyonların seçilerek popülasyon içinde artması durumudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POZİSYON/POSITION[İng.] değil/yerine/= KONUM | DURUM


- POZİSYON/STATÜ/VAZİYET değil/yerine/= KONUM


- POZİTİF/POSITIVE[İng.] değil/yerine/= VAROLAN | ARTI | OLUMLU


- POZİTİF/LİK ile POZİTİF FİLM ile POZİTİF SAYI ile POZİTİF HUKUK ile POZİTİF KUTUP ile POZİTİF AYRIMCI/LIK ile POZİTİF GÖRÜNTÜ ile POZİTİF BİLİMLER ile POZİTİF ELEKTRİK


- POZİTİVİZM ve MODERNİZM ve NİHİLİZM


- POSITRON CAMERA[İng.] / CAMERA DU POSITRON[Fr.] / POSITRONENKAMERA[Alm.] ile/değil/yerine/= POZİTRON KAMERASI


- POSITRON EMISSION[İng.] / POSITRONENEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= POZİTRON SALIMI


- ÉMISSION DE POSITRONS[Fr.] ile/değil/yerine/= POZİTRON YAYINI


- POSITRON[İng.] / POSITRON[Fr.] / POSITRON[Alm.] ile/değil/yerine/= POZİTRON


- POZİTRON ile POZİTRONYUM

( Pozitif elektron. İLE Negatif bir elektronla bir pozitrondan oluşan, hidrojen atomuna benzeyen kararsız yapı. )


- POZİTRON ile/||/<> TAHMİN

( Antimadde (pozitron) varlığının kuramk tahmini )

( Paul Dirac tarafından 1931 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1902-1984) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Fermi-Dirac istatistiği, kuantum mekaniği) (Nobel: 1933) )


- POZOLOJİ/POSOLOGY[İng.] değil/yerine/= DOZLAMA BİLGİSİ


- PP-JUNCTION[İng.] / P-P EKLEMI/JONCTION P-N[Fr.] / PP-ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= PP EKLEMİ


- PPE/PERSONAL PROTECTIVE EQUİPMENT[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL KORUYUCU EKİPMAN, KİŞİSEL KORUYUCU DONANIM


- PPM/PARTS PER MILLION[İng.] değil/yerine/= MILYONDA BİR


- PRACTICE :/yerine UYGULAMA, PRATİK


- PRAGMACI/LIK ile PRAGMATİST ile PRAGMATİZM


- PRAJNA PARAMİTA ile/||/<> PARAMİTA ile/||/<> MAHAPRAJNA

( Bilgelik Uygulaması. Mahayana Budizmi'nde Nagarjuna'nın felsefesiyle gelişmiş sutralar. @@ Buda doğasının yüzleri. Altı yüce edim. Karşı kıyıya geçmenin bir yolu. @@ Büyük bilgelik, Buda'ların bilgeliği. )


- PRAKRİTİ[Sansk.] ile ...

( Varoluşun maddesel yapısı. Kozmik cevher, fenomenal mevcudiyetin orijinal, kendi nedensiz olan nedeni; biçimi, sınırı olmayan, değişmez, devinmez, ebedi ve herşeyi saran, kaplayan. Ona "Avyakta" da denilir. )


- PRAKRİTİ >< PURUSHA

( Varoluşun maddesel yapısı. Kozmik cevher, fenomenal mevcudiyetin orijinal, kendisi nedensiz olan nedeni. @@ Varlığın maddesel olmayan özü. Kişisel ruh. Kozmik Ruh, tüm maddi tezahürlere bilinç görünümü veren, evrenin ebedi ve etkin nedeni. )


- PRANA ile/||/<> PRAKRİTİ

( Hayat soluğu, hayati ilke. @@ Varoluşun maddesel yapısı. Kozmik cevher, fenomenal mevcudiyetin orijinal, kendisi nedensiz olan nedeni. )


- PRANDİYAL/PRANDIAL[İng.] değil/yerine/= ÖĞÜNE AIT