Sekiz(8) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 38.361 başlık/FaRk ile birlikte,
38.361 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(151/155)
- YEDİĞİN "KAP" ile "BİNDİĞİN DAL"
- YEDİKULE ile/ve YEDİKULE
( Zeytinburnu. İLE/VE Selânik.[adı geçen Yedikule Zindanları, Selânik'tekidir!] )
- YEDİLMEK ile YEDİRMEK ile YEDİRİLMEK ile YEDİREBİLMEK ile YEDİ/LİK ile YEDİZ ile YEDİLİ ile YEDİLER ile YEDİNCİ/LİK ile YEDİ CET ile YEDİ BELA ile YEDİ CANLI ile YEDİ DÜVEL ile YEDİ GÖBEK ile YEDİ KAT EL ile YEDİ MAHALLE ile YEDİNCİ SANAT ile YEDİ GÖMLEK UZAK
- YEDİRMEK ile/ve GİYDİRMEK
- YEDİRMEK ile İŞLEMEK
- YEDİTEPE ile/ve ÖTEKİ İSTANBUL TEPELERİ
- YEĞİNLİK(PEKİŞTİRME) ile ...
( INTENSITY )
- INTENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= YEĞİNLİK
- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/<> AYIRDINDALIK, FARKINDALIK
( ... ile/ve/<> BÂZGÜŞÂ )
( PREFER vs./and/<> DISTINGUISHNESS, AWARENESS )
- YEĞLEMEK/TERCİH ETMEK ve/<> LÜTFEN ve/<>/+/||/> BÖYLE ve/<> BU DA VAR
( "Sihirli" sözcükler. VE/+/||/<>/> "Sigorta" sözcükler. )
( Dışsal ve ilksel. VE/+/||/<>/> İçsel ve sonsal. )
( Varoluşumuzda, tüm canlı/cansız nesne, bitki, hayvan ve insanla, gövdelerimizin aracılığıyla etkileşim, zihnimizin aracılığıyla da hem etkileşim, hem de daha ileri ve nitelikli bir etkileşim olan iletişim ilişkilerinde bulunuyoruz. Bu ilişkilerimizin başlangıç ve ortaklığı ise yetkin bir benzetmeyle, hiçbir ayrımın bulun(a)madığı bir . [NOKTA]'dan oluşmasıdır.
"Nokta"dan aşağı doğru açılan, büyüyerek ve genişleyerek dalgalanan bir çizgide, zihin ve enerjilerimizle, aşağı [yoğunluğa/kesâfete] doğru inen; yukarı [inceliğe/letâfete] doğru da yükselen bir aralıkta bulunuyor ve sürekli olarak çeşitli bilgi, bilinç seviyelerimizle, davranış-tutumlarımızdaki incelik ve kabalıklarla da aşağı ve yukarı bir salınımla, tekrar noktaya doğru geri dönmek [rücû] üzere yaşam yolculuğumuza devam ediyoruz.
Bu süreçte, az/çok ya da öteki varolanlara oranla daha "gelişmiş ya da geliş(e)memiş" varolanlar["insan"] olarak, kişiler arasındaki ilişkilerimizde de çeşitli bilgi ve bilinç farklarımızın ve tutumlarımız üzerinden sürdürdüğümüz yaşamamızda, bazı sözcüklerin önceliğini ve olumlu etkilerini görüyoruz. Bunları, etkileri ile "sihirli" ve hizmetleri itibariyle de "sigorta" sözcükler olarak kullanıyoruz. Bu sözcükler, bir piramit olarak düşündüğümüzde, sözcüklerin doruğunda yer alıyor.
Etkileri itibariyle neredeyse bir "sihir" olarak tanımladığımız bu sözcükler, kulağın duyacağı oranda seslendirilerek dışsal ve her düşünce ya da sözün, başında ya da sonunda, ilksel/öncelikli olarak kullanılmalarıyla gerçekleşiyor.
Yaşamı, (nitelikli) yaşam; bireyi, (nitelikli) insan yapan ve öteki var olanlardan ayıran en önemli(öncelikli) durum ve kavram, sadece insana özgü bulunan, yeğleme olanağıdır. "Yeğleme/tercih etme" farkındalığıyla sürdürdüğümüz tüm düşünme ve konuşma süreçleri, bize, olgular arasındaki ayrımda durabilme ve isabetsiz olabilecek ile isabetli olan arasındaki tutumu ya da kararı verme olanağını sağlatıyor. Yani, "Bu gece/sabah, uyumayayım ve şu işleri tamamlayayım." düşüncesi ve ayrımında, "Bu gece/sabah, uyumamayı ve işleri tamamlamayı yeğliyorum." sözü ile olası zorluklar karşısında olanakların artmasını, kontrol altında tutulması gereken gücün/olanakların, bizim elimizde olmasını sağlatıyor. Gün içinde, binlerce kez içinde bulunduğumuz bu ve bunun gibi ayrımlarda, farkındalığımızı devrede tutmamızı sağlayan yeğleme olanağımız, ilgili kararımızı, uygulamamızı, günümüzü ve yaşamımızı nitelikli seviyelere çıkarmakla birlikte, kaygılanmaya neden olabilecek "düşüncelerden" de alabildiğine uzaklaşabilmemizi sağlıyor.
İkinci "sihirli" sözcüğümüz olan "Lütfen" sözü/sözcüğünün kullanımı da, aramızdaki farkların, ayrımların yok olduğu noktadan düşünerek ve seslenerek söylememizi, aktarmamızı ya da paylaşmamızı sağlıyor. Bir emiri bile ricâya dönüştürebilen bir olanak sunuyor. Yani, bir yakınımıza, "Bana bir bardak su getir!" biçimindeki, "yakınlıktan ya da rahatlıktan" dolayı emir kipinde söyleyebileceğimiz sözü bile kendimiz düşünmek varken, yakınımızın, "sihirli sözcüğü söylersen getiririm" uyarısıyla, "Peki. Lütfen, bana bir bardak su getir." sözüyle bambaşka bir alana taşımış oluruz. Bu ve buna benzer/benzemez tüm örnek ya da durumlarda, Lüt(û)fen, dikkat ve incelikle(rikkatle) söyleyebileceğimiz sözlerin yeğlenmesindeki ve gereksiz yere kaygıların oluşmasına engel olabileceğini de her ânımızda ve kararımızda, her sözümüzde göstermenin niteliği ve verimliliğinden de uzak duramayız herhalde.
Yaşamda, çok çeşitli durumlar söz konusu ve olasılık içindeyken, pek kolay kaldıramayacağımız ve taşıyamayacağımız durum ve olaylarla da karşı karşıya geliriz. Bu durumlarda kullandığımız sözcükler ise "sigorta" sözcüklerdir.
Başımıza gelebilecek her türlü maddi/manevi kayıp, ölüm, önceki koşulların yitirilmesi gibi en zorlayıcı olanlarında ise gereken tüm eylemler gerçekleştirildikten ve sözler söylenildikten, ıstıraplar paylaşıldıktan, sözün yetmeyeceği ve aklın tükeneceği noktadan sonra eğer bir yerlerde sonlandırılmazsa büyük zarar göreceğimiz kesin durumlar için çözüm aracı olan "sigorta" sözcükler(imiz)den ilki "Böyle" sözü/sözcüğüdür.
Yaşamın belirli aralığında bulunan zorlu durumların ötesinde de çok sıradışı, rekor ya da istisnai olumlu/olumsuz olay ve olgularla da karşılaşabilir, görebilir ya da duyabiliriz. "Böyle" sözünün yetmeyeceği (çok) aşırı ya da aykırı durumlar için de imdada yetişen, elektrik tesisatındaki düzenek gibi, büyük zararlara neden olmaması için kurulan önlem ve sigorta aracı olarak, "Bu da var" sözü/sözcüğü kullanılmaktadır. Bu sözcüklerin özelliği ise bunları, ancak kendimize söyleyebilmek üzere içsel ve sonsal olmalarıdır.
Kaygının pek fazla oluşmamasını, bu sözcüklerin kullanımı ile de büyük oranda sağlamış oluruz. )
( LIKE THIS vs./and/+/<>/> THIS EXIST TOO )
( SAN AFTO ile/ve/+/<>/> AYTO YPARXEI EPISIS, AFTO İPARHİ EPİSİS )
- YEĞLEMEK ile/ve/değil/||/<>/> RİSK ALMAK
- YEĞLEMEK ile YEĞLENMEK ile YEĞLEYEBİLMEK
- YEĞLEMEK/TERCİH ETMEK ile/değil "GEREKLİ GÖRMEK"
- YEĞLEMEK/TERCİH ETMEK ile/ve/||/<> ÖNE ÇIKARMAK
- YEĞLEME/TERCİH ve/> MUHABBET
- YEKNESAK[Ar.]/BİTEVİYE[Ar.]/MUTTARİT[Ar.]/MONOTON[Fr. < Yun.] değil/yerine/= TEKDÜZE DÜZENLİ
- YEL/RÜZGÂR:
SÖNDÜRÜR ile/ve/||/<>/> ALEVLENDİRİR
( Mumu. İLE/VE/||/<>/> Yangını. )
- YEL/RÜZGÂR ile ANABATİK
( ... İLE Vadi rüzgârı. )
- YEL ile ÜSTALİZE/ÜSALİZE
( ... İLE Alizelere karşıt olarak, iki yarıkürede de ekvator bölgelerinden, kutuplara doğru, 3-10 km. yükseklerde esen yel. )
- YELDİRİK ile/>< SÖLEPE
( Çok hızlı yürüyen, yel gibi hızlı giden kişi. İLE/>< Hızlı olmayan, yavaş hareket eden. | Dağınık, pasaklı. )
- YELDİRME ile YELDİRMEK
( Kadınların, çarşaf yerine kullandıkları, başörtüsü ile birlikte giyilen hafif üstlük. İLE Aceleyle koşturmak, koşuşturmak. )
- YELDİRME ile YELDİRMELİ ile YELDİRMESİZ
- YELE SIRTI DÖNDÜKTEN SONRA BULUTLAR ...:
SAĞDAN SOLA ile/ve/||/<> SOLDAN SAĞA ile/ve/||/<> ÖNDEN ARKAYA YA DA ARKADAN ÖNE (İSE)
( İyiye gidecektir. @@ Kötüye gidecektir. @@ Bulunulan koşulların devam edeceğini gösterir. )
- YELEK ile/değil FERMENE[İt. < PARAMANO]
( ... İLE/DEĞİL Türlü nakışlarla işlemeli, önü kavuşmayan, yeleğe benzeyen bir giysi. )
- YELİN KAPI ARALIKLARINDA/N:
"ESMESİ" ile "ÜFÜRMESİ"
- YELKEN >< YELKESEN
( Yel gücünden yararlanarak geniş bir yüzey oluşturacak biçimde yan yana dikilen ve teknenin direğine, uygun bir biçimde takılarak onu hareket ettiren kumaş ya da şeritlerin tümü. >< Yarışlarda, yelin etkisinden korunmak için öne takılan siperlik, rüzgârlık. )
- YELKENCİ, CEYHUN (TRABZON, 1983) :
( Sarıyer altyapısından yetişti. Beş sezon (2000 - 2005) tescilli kaldığı Sarıyer'de 65 lig, 3 kupa maçı olmak üzere 68 resmi ve 33 özel maçla birlikte toplam olarak 101 maçta forma giydi. Lig maçlarında 3, kupa maçında 2 ve özel maçlarda 3 olmak üzere takımına 8 gol kazandırdı. Türk Telekom takımına transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )
- YELKENCİ ile/ve/değil/||/<>/< DENİZCİ
( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Ya dalan, ya iyi ve uzun yüzebilen, ya kürek çeken ya da üçünü birden yapabilen. )
- YELKENLEMEK ile YELKEN ile YELKENCİ/LİK ile YELKENLİ ile YELKEN BEZİ ile YELKEN KULAK ile YELKEN BALIĞI ile YELKEN GEMİSİ ile YELKEN İĞNESİ ile YELKEN YARIŞI ile YELKENLİ GEMİ ile YELKEN GÖNDERİ ile YELKEN KULAKLI
- YELKENLİ ile GAGALI
( ... İLE Bir tür, Karadeniz yelkenlisi. )
- YELKENLİ ile HİNT YELKENLİSİ
( ... İLE 2-3 direkli, üçgen yelkenli kıyı gemisi. )
- YELKENLİDE:
ORSA ALABANDA ve/||/<> EĞLENME
- YELKOVANGİLLER
( Kuşlar sınıfının, fırtınakuşları takımından bir aile. )
- YELL :/yerine BAĞIRMAK, HAYKIRMAK
- YELLEMEK ile YELLENMEK ile YELLENDİRMEK
- RÜZGARLAMAK ile RÜZGARLANMAK ile RÜZGAR/LIK ile RÜZGARLI ile RÜZGARSIZ/LIK ile RÜZGAR YÜKÜ ile RÜZGAR EROZYONU ile RÜZGAR ÇİZELGESİ
- YELLENME/OSURMA
( TO FART )
- YELLOW UNIONISM[İng.] ile/||/<> SARI SENDİKACILIK
( Sarı sendika anlayışını benimseyen sendikal hareket )
( YELLOW UNIONISM )
- YELLOZ ile/||/<> (KADIN İÇİN) AHLAKSIZ, HAFİFMEŞREP, ŞILLIK
( kadın için ahlaksız hafifmeşrep şıllık Kökenini bilmiyoruz )
- ANEMONETER[Alm.] ile/değil/yerine/= YELÖLÇER
- YELPAZE | SPEKTRUM ile/||/<> SPEKTRUM[İng. < SPECTRUM]
( SPECTRUM )
( SPECTRE )
( SPEKTRUM )
- YELTEMEK/YİLTEMEK = KIŞKIRTMAK | ÖZENDİRMEK, İSTEK UYANDIRMAK
- YELYUTAN
( Atlarda, hava yutmanın yol açtığı bir sayrılık. )
- YEM ile KIZDIRAN KİŞİ
( BAIT vs. BAITER )
( مايه تطميع ile طعمه دادن ile طعمه ile طعمه دهنده )
( MAYYEH TATAMYE ile TAMEH DADAN ile TAMEH ile TAMEH DAHANDEH )
- YEME-İÇME ve/||/<> SOLUK ve/||/<> YÜRÜME ve/||/<> HAREKET ve/||/<> UYKU ve/||/<> DÜŞÜNCE ve/||/<> CESÂRET ve/||/<> GÜNEŞLENME
( Hayvanlar gibi olsun... VE/||/<> Kaplumbağalar gibi olsun... VE/||/<> Güvercinler gibi olsun... VE/||/<> Maymunlar gibi olsun... VE/||/<> Köpekler gibi olsun... VE/||/<> Fil gibi olsun... VE/||/<> Dişi Aslan gibi olsun... VE/||/<> Ayı gibi olsun... )
- YEMEĞE:
TUZLA BAŞLAMAK ve/> TUZLA TAMAMLAMAK
- YEMEĞİ PİŞİRMEK ve "DERVİŞİ PİŞİRMEK"
- YEMEK:
40 YAŞINA KADAR ile/> 40 YAŞINDAN SONRA
( Kişi, yer. İLE/> Kişiyi yer. )
- YEMEK:
ACIKINCA ile/ne yazık ki ÜZÜLÜNCE ile/ne yazık ki KIZINCA
( Sofradakileri. İLE/NE YAZIK Kİ Kendimizi. İLE/NE YAZIK Kİ Birbirimizi. )
- YEMEK PİŞİRMEK ve/<> SEVGİ
( TABH: Pişirme, pişirilme. | İlâç kaynatma. )
( TABHİYYE: Pişirmek/pişirilmek üzere birine verilen ücret, pişirmelik. )
( TANZÎH: Gereği gibi pişirme/pişirilme. )
( Gönülsüz yapılan aş, ya karın ağrıtır, ya da baş. )
- YEMEK YEMEK ile KAHVALTI YAP ile İLK KEZ YEMEK YEMEK ile ÖĞLE YEMEĞİ YE
( EAT vs. EAT BREAKFAST vs. EAT FOR THE FIST TIME vs. EAT LUNCH )
( غذا خوردن ile خوردن ile تناول کردن ile ناشتائي شکستن ile نوبر کردن ile نهار خوردن )
( GHZA KHORDAN ile KHORDAN ile TANAVEL KARDAN ile NASHTAYEY SHKASTAN ile NOBAR KARDAN ile NEHAR KHORDAN )
- YEMENİ ile YEMENLİ ile YEMENİCİ/LİK ile YEMENİLİ
- YEMENİ/Cİ[Ar.] ile YEMENİ/Cİ[Ar.]
( Kalıpla basılıp elle boyanan, kadınların başlarına bağladıkları tülbent. | Yemeni yapan ya da satan kişi. İLE Bir tür hafif ve kaba ayakkabı. | Yemeni yapan ya da satan kişi. )
- YEMÎN ile KEFFÂRET-İ YEMÎN
( And, kasem. | Güç ve sağlamlık. | Sağ, sağ taraf. İLE Yerine getirilemeyen yemine karşı oruç tutmak, sadaka vermek. )
- YEMİNİNE BAKIP KİŞİYE İNANMAK ile/değil/><
KİŞİYE BAKIP YEMİNİNE İNANMAK
- YEMİNLEN değil YEMİNLE
- YEMLEMEK ile YEMLENMEK
- YEMLİK ile YEMLİKLİ ile YEMLİKSİZ ile YEMLİK ARPA
- YEMYEŞİL
( AHDAR/AHZAR )
- YENGEÇ ile/ve KAMUFLAJLI YENGEÇ
- YENİ ÇEŞMELER :
( Rumelikavağı Muhtarlığı ile Rumelikavağı Güzelleştirme ve Çevre Koruma Derneği'nin gayretleri ile Rumelikavağı'nda 13 yeni çeşme yapılmıştır. Bu çeşmelerden bir kısmı yeni, bir kısmı ise eski fakat herhangi bir özelliği olmayan çeşmelerin yenilenmesi biçiminde olmuştur. Memba suyundan akış alıyorlar. )
- YENİ DOĞA FELSEFESİ ile FENOMENOLOJİK YAKLAŞIM
( * 3. Şahıs Perspektifi. İLE 1. Şahıs Perspektifi. * Tanrısal bakış. İLE Kişi perspektifi. * Nesneyi ötekileştirme. İLE Nesnenin buradalaştırılması. * Deney. İLE Deneyim. * Yersiz-zamansız. İLE Yerli-zamanlı. * Matematiksel. İLE Dil. * Mekanik. İLE Organik. * Açıklar. İLE Betimleme. )
- YENİ KÖY VAPUR İSKELESİ :
( Boğaziçi'nin en önemli iskelelerinden biridir. İlk iskele Yeni Kahve mevkii önündeydi. 1889'da bu iskeleye bir memur odası ilave edildi. 1908'de ise bu iskele yıktırılıp yerine yeni inşâ edildi. İskele Boğaziçi'nin merkezi bir yerinde olduğu için aktarmalar buradan yapılırdı. Beykoz, Paşabahçe, Çubuklu ve diğer Anadolu yakası iskelelerine gidecek yolcular buradan aktarma yaparak giderlerdi. Halen Yeniköy - Beykoz arasındaki seferler buradan yapılmaktadır. Aktarma sisteminde iskelede yığılmalar olduğu için yakınmalarda olurdu. Nihayet 1950'li yıllarda bu sistemden vazgeçildi. İskele kazık sisteminde yapılmıştır. Hemen yanı başında deniz taşıma motorlarına ait iskele mevcuttur. Yeniköy vapur iskelesi halen kullanılmaktadır. )
- YENİ OLAN ile YENİ OL(A)MAYAN
- YENİ YIL ile ESKİ/ORTODOKS YENİ YIL
( Milâdî/Gregoryen Takvim[01 Ocak]. İLE Jülyen takvimi ile Yeni Yıl başlangıcı olarak kutlanılan gayri resmi bir geleneksel bayram[13 Ocak]. )
- YENİÇERİ OCAĞI ile/||/<> ...
( Osmanlılarda 136263te kurulup 1826da kaldırılan 196 ortadan oluşmuş askerî örgüt )
- YENİÇERİ ve/||/<>/> KULOĞLU
( Kapı kulu teşkilatının piyade sınıfı. | Bu asker sınıfından olan er. VE/||/<>/> Ölen evli yeniçerilerin, babaları gibi ocakta askerlik yapan çocukları. )
- YENİÇERİ/LİK ile YENİÇERİ AĞASI
- YENİDEN BAŞLANGIÇTA ... değil YENİDEN BAŞLAMAKTA ...
- YENİDEN/TEKRAR "BEDENLENME"(RE-ENKARNASYON):
GÖVDEYLE/BEDENLE değil SÖZ/KELÂM İLE(KULAKTAN KULAĞA, ZİHİNDEN ZİHİNE)
- RECOMBINATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE RECOMBINAISON[Fr.] / REKOMBINATIONSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= YENİDEN BİRLEŞME ENERJİSİ
- RECOMBINATION RATE[İng.] / REKOMBINATIONSGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= YENİDEN BİRLEŞME HIZI
- RECOMBINATION RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DE RECOMBINAISON[Fr.] / REKOMBINATIONSSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YENİDEN BİRLEŞME IŞINIMI
- COEFFICIENT OF RECOMBINATION[İng.] / COEFFICIENT DE LA RECOMBINAISON[Fr.] / REKOMBINATIONSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= YENİDEN BİRLEŞME KATSAYISI
- RECOMBINATION[İng.] / RECOMBINAISON[Fr.] / REKOMBINATION[Alm.] ile/değil/yerine/= YENİDEN BİRLEŞME
- REPRECIPITATION[İng.] ile/değil/yerine/= YENİDEN ÇÖKTÜRME
- YENİDEN DİRİL(T)MEK ile/değil YENİDEN CANLANDIRMAK
( [not] RESURRECTION vs./but RE-ANIMATION )
- YENİDEN TANIMLAMA ile ÇOĞALTMA
- YENİKAPI MEVLEVİHANESİ ile ÖTEKİ MEVLEVİHANELER
( Itrî'nin, Dede Efendi'nin ve Şeyh Galib'in yetiştiği yerdir. İLE ... )
- YENİKAPI ile YENİKAPI
( Aksaray'ın sahil tarafı. İLE Topkapı - Silivrikapı arasında bulunan Mevlânâkapı. )
- YENİKÖY BALIKÇI BARINAĞI :
( Yeniköy balıkçı barınağı Tarabya'dan Yeniköy'e girişte ve parkın karşısındadır. Küçük sandallar için bir barınaktır. Barınak Yeniköy S.S. Su Ürünleri Kooperatifinin kullanımındadır. )
- YENİKÖY GÜZELCE KÖŞKLER YAZLIK SİNEMASI :
( Yeniköy'de Güzelce Köşkler Sokağında bulunuyordu. Yazlık sinema idi. 1968 yılında açıldı 1976 yılında kapandı. Mekan Rum Kilisesine aitti. Buruda halen Yeniköy Çamaşırhanesi faaliyet gösteriyor. )
- YENİKÖY NAHİYESİ :
( Sarıyer İlçesinin tek nahiyesi idi. Nahiyelik durumuna 15 Ocak 1972'de son verildi ve mahalle durumuna getirildi. Yeniköy'de Nahiye Belediye Başkanlığı Dairesi vardı. )
- YENİKÖY S. S. SU ÜRÜNLERİ KOOPERATİFİ :
( Yeniköylü balıkçılar tarafından kurulan Su Ürünleri Kooperatifi Balıkçı barınağını kontrolü altında tutmaktadır. )
- YENİKÖY SİNAGOGU :
( Yeniköy'de askerlik şubesi karşısındadır. Musevilere ait sinagog Musevi banker Kamonda ailesinin desteği ile 1870'li yıllarda inşâ edilmiştir. )
- YENİKÖY SİNEMASI :
( Bu sinema çarşı içinde ve vapur iskelesine giden sokağın karısındaki Kilisenin arkasında bulunuyordu. Yazlık ve kışlık olarak faaliyet gösteren sinemanın sahibi Yeniköy Muhtarı Faris Varmışer'di. Yer ise Rum Kilisesi Vakfınındı. 1960'da açılan bu sinema 1970'de kapandı. )
- YENİKÖY VLAHERHA AYAZMASI :
( Yeniköy, İstinye arasında ve tepede olan bu ayazma, birkaç basamakla inilen bir bodrumun içindeydi ve 1960'lı yıllara kadar ziyaret ediliyordu. )
- YENİKÖY ZOGRAFYON KIZ İLKOKULU :
( Zografyon Kız İlkokulu 1872 yılında banker Hristakis Zografos tarafından yaptırılmıştır. Mimarı, Kostantinos Dimadistir. Mükemmel mimarisi ile dikkat çeker. Bu okul 1970 yılına kadar eğitim verdi. Bu tarihte öğrenci yokluğu nedeni ile kapandı. )
- YENİLEBİLİR değil YENİLENEBİLİR
- YENİLEME ile ANASTİLOSİS[Yun.]
( ... İLE Yıkılmış arkeolojik yapıların, özgün parçaları bir araya getirilerek yeniden kurulması. )
- YENİLEME ile/ve DEĞİŞTİRME
( TO RENOVATE vs./and TO CHANGE )
- YENİLEME ile GÜNCELLEME
( TO RENOVATE vs. TO UPDATE )
- REGENERATION[İng.] / RÉGÉNÉRATION[Fr.] / REGENERIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YENİLEME
- YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI ile FOSİL YAKITLAR
( Yenilenebilir enerji kaynakları, doğal yollarla yenilenebilen ve tükenmeyen enerji kaynaklarıdır[güneş enerjisi, yel enerjisi]. İLE Kömür, petrol ve doğalgaz gibi yeraltında bulunan ve sınırlı miktarda olan enerji kaynakları. )
- YENİLİK ARAYIŞI ile/ve/||/<>/> ZARARDAN KAÇINMA ile/ve/||/<>/> SEBAT
- YENİLİK ile/ve/||/<>/> İLERLEME
- YENİLMEZLİK ile YENİLMEZ
( INVINCIBILITY vs. INVINCIBLE )
( شکست ناپذيري ile روئين تن ile مغلوب نشدني ile شکست ناپذير )
( SHKAST NAPAZYRY ile روئين تن ile MOGHLUB NESHODANY ile SHKAST NAPAZYR )
- YENİLMEZLİK ile YENİLMEZ ile KUSURSUZ ile SAVUNULAMAZ
( INDEFEASIBILITY vs. INDEFEASIBLE vs. INDEFECTIBLE vs. INDEFENSIBLE )
( الغاء نشدني ile لغو نکردني ile فسخ ناپذير ile عيب نکردني ile غيرقابل اعتذار )
( ELEGHA NESHODANY ile LAGHO NAKARDANY ile FOSKH NAPAZYR ile EYBE NAKARDANY ile GHYRAGHABEL ETEZAR )
- YENİMAHALLE RUM İLKOKULU :
( Yenimahalle Kilisesinin arka sokağındaki bu Rum ilkokulu çok uzun yıllar hizmet verdi. Yenimahalle'de çıkan bir yangın sırasında okulda yanınca, Rum cemaat yeni bir okul daha açtıysa da uzun ömürlü olmadı ve cemaatin azalması üzerine bu okul kapandı. )
- YENİMAHALLE VAPUR İSKELESİ :
( Boğaziçi'nin eski iskelelerinden biriydi. Koyda olduğundan yolcu gemilerinin konakladıkları iskelelerdendi. Motorlu taşıt vasıtalarının çıkması ve yöre halkının göç vermesi nedeniyle yolcu sayısında büyük düşüş olunca iskele 1982'den sonra kapatıldı ve sonra da yerinden söküldü. )
- YENİŞMEK ile YENİŞEBİLMEK
- YENMEK/İNTİKAM":
RAKİBİNİ/DÜŞMANINI (")ÖLDÜRMEK(") ile/değil/yerine BAŞKALARINI/TOPLUMU KURTARMAK
- TEBEDDÜL-Ü MEVZİ[Osm.] / SUBSTITUENT[İng.] / DÉPLACEMENT[Fr.] / VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YER DEĞİŞTİRME/DEĞİŞTİREN
- SUBSTITUTION REACTION[İng.] / SUBSTITUTION REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= YER DEĞİŞTİRME TEPKİMESİ
- YER DEĞİŞTİRME[İng. TRANSLOCATION] ile/||/<> ADDÜKTÖR KAS[İng. ADDUCTOR MUSCLE] ile/||/<> ANATOMİK POZİSYON[İng. ANATOMICAL POSITION] ile/||/<> BASİT TAŞIMA[İng. SIMPLE TRANSPORT] ile/||/<> DÖNÜŞÜM MUTASYONU[İng. TRANSITION MUTATION] ile/||/<> TRANSVERSİYON[İng. TRANSVERSION]
( Bir mutasyonun sabitlenmesidir. Var olan bir alelin yerini bir başkasının almasını da kapsar. @@ Kol ya da bacağın, vücudun orta düşey eksenine doğru yer değiştirmesini sağlayan kaslara verilen addır. "Yakınlaştırıcı kas" olarak da isimlendirilmektedir. @@ Vücudun dik durduğu, her bir kolun vücudun yanına doğru asılı olduğu, avuç içlerinin açık ve dışarıya baktığı, bacakların ve altındaki üyelerin düz ve öne baktığı duruş planıdır. Anatomik pozisyon, vücudun ve organlarının vücut pozisyonuna bağlı olarak göreli biçimde yer değiştirmesi mümkün olduğu için kullanılan bir standarttır. @@ Prokaryotlardaki 3 taşıma sisteminden biri. (Diğer ikisi; ABC Taşıma sistemi ve Grup Yer Değiştirme) Sadece zar boyunca uzanan proteinlerden oluşur.E. coli'de laktoz; lak permaz ile taşınır. @@ DNA ya da RNA da iki pürin ya da pirimidin bazı arasındaki yer değiştirme. Dönüşüm mutasyonu tipi yer değiştirme transversiyon tipi yer değiştirmeden daha yaygındır. @@ Bir pürin bazının pirimidin bazıyla ya da tam tersi yer değiştirmesiyle oluşan mutasyondur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- YER DEĞİŞTİRME ile/ve/||/<> YANLIŞ (YERE) YERLEŞTİRME
- YER FISTIĞI/ARAŞİT[Fr. < ARACHIDE] ile ŞAM FISTIĞI
( ARACHIDE avec ... )
- YER KAPLAYAN ile/ve/||/=/<> ARAZLARI TAŞIYAN
- YER MERKEZLİ ile/||/<> YER ÖZEKLİ
( yer özekli )
- YER VERMEMEK ile TUTARSIZLIK
( NOT TO GIVE PLACE TO vs. INCOHERENCY/INCONSISTENCY )
- YER YUVARI:
UÇUTYUVAR/KATMAN ile/ve/<> SU YUVARI/KATMANI ile/ve/<> TAŞ YUVARI/KATMANI(YER KABUĞU) ile/ve/<> SICAK YUVARI(MAGMA KATMANI) ile/ve/<> AĞIR YUVAR(ÇEKİRDEK KATMANI)
( 30.000 km. İLE/VE/<> 12 km. İLE/VE/<> 150 km. İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> 5.000 km. )
- YERÇEKİMİ ile YEREDOĞRULUM/YEREYÖNELİM/JEOTROPİZMA/GEOTROPİZMA
( Yer kütlesinin çekimi etkisiyle bir cismin, türlü bölümlerine uygulanan güçlerin bileşkesi. İLE Bitkilerde, kök ve sapların, yerçekimi etkisi ile belirli bir doğrultu almaları özelliği. )
- ENERJİ BAĞIMSIZLIĞI:
YERDE/N ile/ve/değil/yerine GÖKTE/N
(
)
- YERDEN YERE (VURMAK) ile/||/<> DUVARDAN DUVARA (VURMAK)
- YERE-GÖĞE (SIĞMAMAK/SIĞDIRAMAMAK)
- YEREL DEĞERLER ve/<> EVRENSEL DEĞERLER
- YEREL ile/ve/değil/yerine/||/<> BÖLGESEL
- YERELLEŞMEK ile YERELLEŞTİRMEK ile YEREL ile YEREL AĞ ile YEREL SAAT ile YEREL RADYO ile YEREL YAYIN ile YEREL YÖNETİM ile YEREL KOROZYON ile YEREL TELEVİZYON
- YEREŞEĞİ = MAKASLIBÖCEK
- YERİ GELDİĞİNDE) KAÇMALI!
- YERİ GELDİĞİNDE) KORKMALI!
- ... YERİDİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ...YERİ OLABİLİR
- YERİN İÇ YAPISINDA:
ÇEKİRDEK ile/ve/||/<> MANTO ile/ve/||/<> KABUK
( 1.9 x 1027 g İLE/VE/||/<> 4.1 x 1027 g İLE/VE/||/<> 2.3 x 1025 g )
( [ortalama yarıçap] 0 İLE/VE/||/<> 3480 km. İLE/VE/||/<> 6350-6370 km. )
- YERİNDE ile/ve/||/<>/> İSABETLİ
- YERİNDE/LİK ile YERİNDEN YÖNETİM ile YERİNDEN YÖNETİMCİ/LİK
- YERİNDEN ÇIKMAK ile YERİNDEN ÇIKMIŞ ile ÇIKIK
( DISLOCATE vs. DISLOCATED vs. DISLOCATION )
( جابجا شدن ile در رفتن ile جابجا کردن ile دررفته ile جابجا شدگي ile دررفتگي ile جابجائي )
( JABEJA SHODAN ile DAR RAFTAN ile JABEJA KARDAN ile DARRAFTEH ile JABEJA SHODEGY ile DARRAFTAGY ile جابجائي )
- YERİNDEN ETMEK ile/ve/<> RAYINDAN ÇIKARMAK
- YERİNDEN ETMEK" ile/değil/yerine/||/<>/< YANLIŞLANANA KADAR GEÇERLİLİK
- YERİNDEN ETMEK ile YER DEĞİŞTİRME ile GÖRÜNTÜLEMEK ile EKRAN ÇEKİCİLİK ile EKRAN TERMİNALİ ile EKRAN ÜNİTESİ ile GÖRÜNTÜLENİYOR
( DISPLACE vs. DISPLACEMENT vs. DISPLAY vs. DISPLAY CHARM vs. DISPLAY TERMINAL vs. DISPLAY UNIT vs. DISPLAYING )
( جابجا کردن ile جا بجا کردن ile جابجا شدگي ile جانشين سازي ile نمايش دادن ile بخرج دادن ile جلوه دادن ile نمود کردن ile به نمايش گذاشتن ile جلوه داشتن ile ملاحت بخرج دادن ile ملاحت نشان دادن ile پايانه نمايشگر ile واحد نمايش ile معرظ )
( JABEJA KARDAN ile JA BEJA KARDAN ile JABEJA SHODEGY ile JANESHYNE SAZY ile NAMAYSH DADAN ile BAKHARJ DADAN ile JALVEH DADAN ile NEMUD KARDAN ile BAH NAMAYSH GOZASHTAN ile JALVEH DASHTAN ile MOLAHAT BAKHARJ DADAN ile MOLAHAT NESHAN DADAN ile PAYANEH NAMAYSHGAR ile VAHAD NAMAYSH ile معرظ )
- YERİNE GETİRMEK ile YERİNE GETİRMEK ile YERİNE GETİRİLMESİ ile YERİNE GETİRİLMESİ
( FULFIL vs. FULFILL vs. FULFILLMENT vs. FULFILMENT )
( تحقق بخشيدن ile واقعيت دادن ile وفا کردن ile ايفاء کردن ile تکميل کردن ile رفع نياز کردن ile انجام ile ايفاء ile تحقق )
( TAHGH BAKHSHYDAN ile VAGHEYT DADAN ile VAFA KARDAN ile AYFA KARDAN ile TAKAMYLE KARDAN ile RAF NEYAZ KARDAN ile ENJAM ile AYFA ile TAHGH )
- YERİNMEK ile YERİNDİRMEK ile YERİNE
- YERİTZ MANGANTS (SURP) ERMENİ KİLİSESİ :
( Reşitpaşa Aktar Apti sokaktaki kilise 1840'da Misak Amira tarafından ahşap olarak yaptırıldı. 1884'te kâgir olarak yeniden inşâ edildi, 1984'te ise onarım gördü. )
- YERLERDE SÜRÜNME ile/ve/||/<> AYAKLAR ALTINA AL(IN)MA
- YERLERDEYİZ ile/değil/yerine/>< AYAKTAYIZ
( Ayrıysak/ayrıyken. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Birlikteysek/birlikteyken. )
( )
- YERLEŞİK ile/ve/<> GEZGİN
( İnsanlığın gelişimi ve dünya tarihi, bulunduğu olanakları[yer/bölge/koşulları], yeterli gören kişi/ler ile daha da ileriyi[öteyi/yukarıyı] düşünen, merak eden, isteyen/ler arasındaki ilişki[birlik/telik ya da çatışma] ile süregelmiştir.
Bu durum ve süreç, dünya ne kadar daha devam edecekse, en başta, felsefede, bilimde ve sanatta olmak üzere, o kadar daha aynen devam edecektir. Herhangi iki kişi arasında, erkek-kadın, ebeveyn-çocuk, yaşlı-genç, bilen-bilmeyen, zengin-fakir gibi, "doğu"-"batı" gibi her türlü ayrışma ve çatışma ile hem birbirini geliştirecek, hem de engel olacaklardır.
Aslolan ve anlaşılması gereken de şu ki, bu devinim/döngü, hiçbir zaman ve koşulda sonlan(a)mayacağından dolayı, bu süreçteki "zorlukların"/uğraşıların, yaşamın [ve anlamının], bireyler arasında değil doğayla/fizikle olduğunu anımsayarak, paylaşım ve dayanışma içinde, bilgilerimizi, farkındalıklarımızı paylaşarak ve ümit aşılayarak sürmesi gerektiğidir.
[ Başkalarından/dışarıdan, hazır gelmesini değil kendim(iz)den başlay(/t)arak! Şimdi, burada ve içinde bulunulan, yeterli/yetersiz, "olumlu/olumsuz", tüm koşullarda! Vazgeçmeden, ertelemeden, üşenmeden!] )
- YERLEŞİM | LOKALİZASYON[Fr. < LOCALISATION] ile/||/<> ...
( LOCALISATION )
- YERLEŞİM ile/ve ÜRETİM
( TO LOCATE vs./and TO PRODUCE )
- YERLEŞİM ile YERLEŞİM ALANI ile YERLEŞİM BELGESİ ile YERLEŞİM MERKEZİ
- YERLEŞME | ENGAGEMENT[Fr. < ENGAGEMENT] ile/||/<> ANGAJMAN ile/||/<> ANGAJMAN[Fr. < ENGAGEMENT]
( ENGAGEMENT )
- YERLEŞME ve/<>/> KAPLAMA
- YERLEŞME ile/ve/> YAYGINLAŞMA
- YERLEŞME/İMPLANTASYON AĞRISI ile ÂDET/REGL AĞRISI
( [kanama] Pembeye yakın bir renktedir.[koyu kıvamlı akıntı durumunda] İLE Daha canlı kırmızı renktedir.[her ay düzenli ve akışkan] )
( [süre] En az 3 saat, en fazla 3 gün. İLE 5 - 10 gün. )
- YERLEŞMEK ile/ve/<> KONUŞLANMAK
- YERLEŞMEK ile "KURULMAK"
- YERLEŞTİRMEK ile OTURTMAK
( TO LOCATE vs. TO FIT WELL )
- YERLİ ile/değil ONO(PATAGONYA) YERLİSİ
( ... İLE/DEĞİL Patagonya'da, Darwin ve ekibi gibi yerlilere sahip çıkmaya çalışanlar, onlara acıyıp gemilerden, eski palto ve giysiler verdiler. Böylece çıplak gövdeleriyle yaşamaya alışkın yerliler, üstlerindeki ıslak giysilerle zatürre olup hastalandılar. Ayrıca, giysilerden, kızamık, kızıl gibi hiç karşılaşmadıkları hastalıklar kaptılar. Bazıları Paskalya ve Galapagos Adaları'na kaçtı. Onları uygar ve çağdaş Avrupa'lı yapma çabası iflas etti. Son yaşayan Ono yerlisi de, -belki de kahrından- 2012'de öldü. )
- YERLİKÖY ÇİFTLİĞİ :
( Zekeriyaköy'ün doğu tarafında bulunan çok eski bir yerleşim bölgesi iken sonraları terk edildi. Bu büyük alan zamanla çiftliğe dönüştürüldü ve Yerliköy adını aldı. Çiftliğin büyük bir kısmı imara açıldı. )
- YERLİ-YERİNDE (DAVRANMAK, KONUŞMAK)
- YERSİZ ile DEĞERSİZ
( UNFOUNDED vs. WORTHLESS )
- YERYÜZÜNÜ SÜSLEYEN ile/ve/değil GÖKYÜZÜNÜ SÜSLEYEN
- YESARÎ HATLAR | AYKIRI DOĞRULAR ile/||/<> AYKIRI DOĞRULAR
( matematik Aynı düzlemde olmayan doğrular )
( SKEW LINES )
( GAUCHES (DROITES) | DROITES GAUCHES )
( WINDSCHIEFE GERADEN )
- YEŞERMEK ile YEŞERTMEK ile YEŞEREBİLMEK ile YEŞERTEBİLMEK
- YEŞİL KİMYA ile/||/<> GELENEKSEL KİMYA
( Çevre dostu ve sürdürülebilir kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Geleneksel kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalı. )
- YEŞİL YOL(THE GREEN MILE) ile/ve/||/<> HÜCRE NO: 7 MUCİZESİ(MIRACLE IN CELL NO: 7)
( Filmlerini izlemenizi salık veririz... )
- YEŞİL YUVA GAZİNOSU :
( Sarıyer vapur iskelesi karşısında ve Soyuer Yalısının bitişiğinde idi. Çok uzun yıllar gazino, restaurant ve çay bahçesi olarak kullanıldı. 1970'li yıllarda kapatıldı. )
- YEŞİL ZEYTİN'DE:
KIRMA ile/değil/<>/> KALAMATA
- YEŞİLBAŞ ile/ve/||/<> GRİ BALIKÇIL ile/ve/||/<> UZUNBACAK
( Büyüklükleri, 50-65 cm. civarında, kanat açıklıkları 81-98 cm. genişliğindedir. Bitki ağırlıklı diyetinden ötürü yaklaşık 5 cm. civarında geniş gagaları bulunur. Ağırlığı 1 kg. civarında olduğundan, öteki birçok yaygın ördek türünden ağırlardır. İki cinsiyette de kanatlarının spekulum adı verilen bölgesinde, beyaz köşeli mavi renkte tüylere sahiplerdir. İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... )
( ANAS PLATYRHYNCHOS cum ARDEA CINEREA cum HIMANTOPUS HIMANTOPUS )
- YEŞİLLENME ile YEŞERME
- YEŞİLLENMEK ile YEŞİLLENDİRMEK ile YEŞİL/LİK ile YEŞİLLİ ile YEŞİL OY ile YEŞİL ALAN ile YEŞİL KART ile YEŞİL SAAT ile YEŞİL SAHA ile YEŞİL IŞIK ile YEŞİL DALGA ile YEŞİL KUŞAK ile YEŞİL SALATA ile YEŞİL PASAPORT
- YETENEĞİNİN ...:
"SAHİBİ OLMAK" ile/ve/değil/||/<>/> KÖLESİ OLMAK
- YETENEK ile/ve ETKİNLİK/FAALİYET
( TALENT vs./and ACTIVITY )
- YETENEK ve/<> ÖZGÜRLEŞTİRİCİ İLİŞKİ
- YETERİNCE/LİK ve/||/<>/> DOĞRU/LUK
- YETERLİ NEDEN ile/ve YETERSİZ/BÖLÜMSEL NEDEN
( Etkin/lik doğar. İLE/VE Edilgin/lik doğar. )
( Etkisi, kendi yoluyla açık ve seçik olarak anlaşılabilen. İLE/VE Etkisi, kendi yoluyla/aracılığıyla, dışarıdan ve net olarak anlaşılamayan. )
( ADEQUATE CAUSE vs. INSUFFICIENT/PARTIAL CAUSE )
( ADAEQUATA CAUSA cum/et INADAEQUATA SEU PARTIALIS )
- YETERLİ = ADEQUATE[İng.] = ADÉQUATE[Fr.] = ADEQUATUS[Lat.]
- YETERLİK ile VERİMLİ
( EFFICIENCY vs. EFFICIENT )
( کارآيي ile راندمان ile بهره وري ile بازده ile جربزه ile کارايي ile کارآنه ile پرکار ile کارا )
( KARAYY ile RANDEMAN ile BACPAREH VARY ile BAZDEH ile JARBOZEH ile KARAYY ile KARANEH ile PORKAR ile KARA )
- YETER/LİK ile YETERLİ/LİK ile YETERSİZ/LİK ile YETER SAYI ile YETERLİK FİİLİ ile YETERLİK SINAVI ile YETERLİ BESLENME ile YETERLİK BELGESİ ile YETERLİK EĞİTİMİ ile YETERLİK ÖNERGESİ
- YETERLİ/LİK ile/ve/> RAHAT/LIK
- YETERSİZ BAKİYE değil/yerine/= YETERSİZ TUTAR
- YETERSİZ BESLENME ile BESLEYİCİ OLMAYAN
( INNUTRITION vs. INNUTRITIOUS )
( عدم تغذيه ile غير مغذي )
( عدم تغذيه ile غير مغذي )
- YETERSİZ ÇÖMEZ ile/ve ORTA NİTELİKLİ ÇÖMEZ ile/ve İYİ ÇÖMEZ
( Yetersiz bir çömez, öğretmenin ününden yararlanır. İLE/VE Orta nitelikli bir çömez, öğretmenin sevecenliğine hayrandır. İLE/VE İyi bir çömez ise öğretmenin düzencesiyle(disipliniyle) güçlenir, gelişir. )
- YETERSİZ OLMAK ile/ve/> YETERSİZ KALMAK
( TO BE INSUFFICIENT vs./and/> INCAPACITY )
- YETERSİZ" ile/değil/yerine/>< AKILLI
( Daha fazla bilinmek için "uğraşırlar". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Daha fazla bilmek için çalışırlar. )
- YETERSİZLİK ile BECERİKSİZ ile BECERİKSİZ ile ACİZ BIRAKMAK ile İŞ GÖREMEZLİK ile İŞ GÖREMEZLİK
( INCAPABILITY vs. INCAPABLE vs. INCAPACIOUS vs. INCAPACITATE vs. INCAPACITATION vs. INCAPACITY )
( بي لياقتي ile بي کفايتي ile ناقابلي ile بي کفايت ile ناتوان ile عاجز ile محجور ile نالايق ile کم ظرف ile نا قابل ile ناقابل ile بي لياقت ile کم ظرفيت ile ناتوان ساختن ile ناقابل ساختن ile محجوري ile عدم صلاحيت )
( BEY LEYEGTY ile BEY KAFAYTY ile NAGHABELY ile BEY KAFAYT ile NATAVAN ile AJZ ile MAHJUR ile نالايق ile KAM ZARF ile NA GHABEL ile ناقابل ile BEY LEYEGT ile KAM ZARFYT ile NATAVAN SAKHTAN ile NAGHABEL SAKHTAN ile محجوري ile ADAM SALAHYT )
- YETERSİZ/LİK ile/ve/<>/> GEÇERSİZ/LİK
- YETERSİZ/LİK ile SEVİYESİZ/LİK
- YETERSİZ/LİK ile/ve "SIĞ/LIK"
- YETERSİZLİK ile/ve/<> YADSIMA
- YETERSİZ/LİK ile YANILTICI/LIK
- YETERSİZ/LİK ile/ve/değil/yerine YETENEKSİZ/LİK
- YETERSİZLİK ile YETERSİZ
( INADEQUACY vs. INADEQUATE )
( عدمتکافو ile نامناسبي ile بي برکت ile نابسنده ile نامناسب ile نارسا ile ناکافي ile غير کافي )
( عدمتکافو ile NAMENASBY ile BEY BARKAT ile NABSANDEH ile NAMENASB ile NARSA ile ناکافي ile GHYR KAFY )
- YETERSİZLİK ile YETERSİZLİK ile YETERSİZ ile ŞİŞİRMEK
( INSUFFICIENCE vs. INSUFFICIENCY vs. INSUFFICIENT vs. INSUFFLATE )
( عدم کفايت ile عدم تکافو ile نارسائي ile بي کفايتي ile نابسندگي ile ناکافي ile نارسا ile غير کافي ile نابسنده ile بي کفايت ile سوفله کردن )
( ADAM KAFAYT ile ADAM TAKAFO ile NARSAYEY ile BEY KAFAYTY ile NABSANDEGY ile ناکافي ile NARSA ile GHYR KAFY ile NABSANDEH ile BEY KAFAYT ile SOFELEH KARDAN )
- YETERSİZ/LİK ile/ve/||/<> YETMEZ/LİK
- YETERSİZLİK ile/ve/=/||/<> YETMEZLİK
- YETERSİZ/LİK ile/ve/||/<> YÜZEYSEL/LİK
- YETİ ile/ve YETERSİZLİK
( FACULTY vs./and INSUFFICIENCY )
- YETİNMEK ile YETİRMEK ile YETİŞMEK ile YETİŞİLMEK ile YETİŞTİRMEK ile YETİNEBİLMEK ile YETİREBİLMEK ile YETİŞEBİLMEK ile YETİŞTİRİLMEK ile YETİ ile YETİK ile YETİM/LİK
- YETİŞKİN[İng. ADULT] ile/||/<> NEOTENİ[İng. NEOTENY] ile/||/<> PEDOMORFOZ[İng. PEDOMORPHOSIS] ile/||/<> PLURİPOTENT KÖK HÜCRE[İng. PLURIPOTENT STEM CELL]
( Latincede adultus sözcüğünden köken alan bu sözcük, insanların genellikle cinsel üreme yaşına gelmesiyle edindikleri yaş durumuna işaret eder. Yetişkin, erişkin olarak kullanılır. Psikolojide ise, doğru zamanda, doğru biçimde davranmanın öğrenildiği zamana denk gelir. @@ Yetişkin hayvanlarda yavruluk özelliklerinin korunması durumu. @@ Gelişim biyolojisi alanında çalışılan bir konudur. Gençlerde görülen özelliklerin yetişkinlerde de değişmeden görülmesidir. @@ Pluripotent kök gözeler, bölünerek kendini yenileme ve erken dönem embriyonun üç birincil germ göze katmanının hepsine ve dolayısıyla yetişkin vücudunun tüm gözelerine dönüşme kapasitesine sahip (plasenta gibi ekstra-embriyonik dokular hariç). Embriyonik kök gözeler ve uyarılmış pluripotent kök gözeler pluripotent kök gözelerdir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- YETİŞKİN ve/<> BİSİKLET
- YETİŞKİN ile/ve OLGUN
( Yaşlı olanlara rahatlık sağlamak, arkadaşlara içtenlikle, gençlere de incelikle davranmak isterim. )
( ADULTHOOD ile MATURE )
- YETİŞKİN ile/ve/||/<>/< YATIŞKIN
- YETİŞKİN ile/ve/<>/değil YENİYETME
- YETİŞKİN ile YETİŞKİN EĞİTİMİ ile YETİŞKİN OKULU ile ZİNA YAPAN ile SAFLIĞINI BOZMAK ile TAĞŞİŞ ile ZİNA YAPAN KİMSE ile ZİNA YAPAN KADIN ile ZİNA YAPAN ile ZİNA ile YETİŞKİNLER
( ADULT vs. ADULT EDUCATION vs. ADULT SCHOOL vs. ADULTERANT vs. ADULTERATE vs. ADULTERATION vs. ADULTERER vs. ADULTERESS vs. ADULTEROUS vs. ADULTERY vs. ADULTS )
( بالغ ile بزرگ سال ile بزرگ ile بزرگسال ile آموزش بزرگسالان ile مدرسه بزرگسالان ile مدرسه اکابر ile استحاله دهنده ile جازن ile استحاله ile فاجر ile مرد زناکار ile زاني ile زناکار ile فاجره ile زن زناکار ile زانيه ile زناکارانه ile زني محصنه ile ازدواج غيرشرعي ile زنا ile اکابر )
( BALEGH ile BOZORG SAL ile BOZORG ile BOZORGSAL ile AMUZESH BOZORGSALAN ile MADRESEH BOZORGSALAN ile MADRESEH AKABAR ile ESTEHALEH DAHANDEH ile JAZAN ile ESTEHALEH ile FAJER ile MARD ZANAKAR ile زاني ile ZANAKAR ile FAJEREH ile ZAN ZANAKAR ile زانيه ile ZANAKARANEH ile ZANY MAHSANEH ile EZDAVAJ GHYRASHAREY ile ZANA ile AKABAR )
- YETİŞKİN/LİK ile YETİŞKİN EĞİTİMİ
- BRÜTERLINEARBESCHLEUNIGER[Alm.] ile/değil/yerine/= YETİŞTİRİCİ DOĞRUSAL HIZLANDIRICI
- YETKE ile/değil/yerine/>/>< ÖZERKLİK
(
)
( [not] AUTHORITY vs./but/>/>< AUTONOMY
AUTONOMY instead of AUTHORITY )
- YETKECİ/OTORİTER[İng.] ile/değil/yerine/>< ÖNDER/LİDER[İng.]
( Bencil. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Alçakgönüllü. )
- YETKEYE BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
BİR BİLENE SORMA ile/ve/||/<> YETERSİZ KAYNAK ile/ve/||/<> İNANCA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ORTAK TUTUMA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ÖBEK BASKISI ile/ve/||/<> YARARCI ile/ve/||/<> BEĞENDİRME ile/ve/||/<> DAYATMA ile/ve/||/<> İÇİNDEKİ DEĞİL DIŞINDAKİ(ZARF-MAZRUF) ile/ve/||/<> "GENETİK"
( ARGUMENT TO AUTHORITY vs./and/||/<> FALLACY OF UNQUALIFIED SOURCE vs./and/||/<> APPEAL TO BELIEF vs./and/||/<> APPEAL TO COMMON PRACTICE vs./and/||/<> BANDWAGON, PEER PRESSURE vs./and/||/<> PRAGMATIC FALLACY vs./and/||/<> APPEAL TO PERSONAL INTERESTS vs./and/||/<> FALLACY OF "IS" TO "OUGHT" vs./and/||/<> STYLE OVER SUBSTANCE vs./and/||/<> "GENETIC" FALLACY )
- YETKİ ve/||/<> ÖZGÜRLÜK ve/||/<> SORUMLULUK
- YETKİLİ | OTORİTE ile/||/<> OTORİTE ile/||/<> OTORİTE[Fr. < AUTORITÉ]
( AUTORITÉ )
- YETKİN | KOMPETAN[Fr. < COMPÉTENT] ile/||/<> ...
( COMPÉTENT )
- YETKİN/LİK ile YETİŞKİN/LİK
- YETKİN/LİK ve/<> GÜÇLÜ/LÜK ve/<> YETERLİ/LİK ve/<> YETENEKLİ/LİK
( Ne zaman ki güçlülük, tek çözüm olarak kalır; o zaman anlarsın, ne kadar güçlü olduğunu. )
( PERFECT/ION and/<> POWERFUL/NESS and/<> ENOUGH/SUFFICIENCY and/<> ABILITY/CAPACITY/SKILL )
- YETKİN/LİK ve/<>/= ÖZGÜR/LÜK
( PERFECTION and/<>/= FREEDOM )
- YETKİNLİK ile/ve/<> TAMAMLANMA
- YETMEK ile YETİŞMEK
- YETMİŞER ile YETMİŞERLİ
- YEVMİYE | GÜNDELİK ile/||/<> GÜNDELİK
( Bir işçiye yasasındaki ölçülere göre bir günlük çalışması karşılığında verilen ücret Gün hesabıyla çalışan kişiye çalıştığı gün başına ödenen para gündelik )
( WAGE OF ONE DAY | DAILY WAGES )
( SALAIRE D'UN JOUR )
- YEVMİYE | RUZNAMÇE[Fars. < RŪZ + NÂMÇE] ile/||/<> ...
( 1 Devlet dairelerinde günlük gelir ve giderlerin ya da günlük olayların yazıldığı el defteri 2 Saymanlık kalemi )
- YEVMİYE[Ar. "YÖVMİYE" değil!] değil/yerine/= GÜNDE/LİK
- ...'YI:
BAŞLATAN ile/ve/değil/||/<>/> BAŞLATICILARDAN BİRİ
- ...'YI DUYMUŞ OLMAK ile ...'YI DUYMAMIŞ OLMAK
- ...'YI GÖRMÜŞ OLMAK ile ...'YI GÖRMEMİŞ OLMAK
- YI:
"KANITLAR" ile/ve/değil/||/<> GÖSTERİR
- ...'YI OKUMUŞ OLMAK ile ...'YI OKUMAMIŞ OLMAK
- ...'YI SORMAMAK ile/ve/||/<>/> ...'YA BAKMAMAK
- ...YI/UYUMU:
GÖSTERMEK ile/ve/||/<>/> GÖRMEYİ ÖĞRETMEK
- YIĞILMAK ile YIĞIŞMAK ile YIĞILIVERMEK ile YIĞIN ile YIĞIŞ ile YIĞILI ile YIĞILCA ile YIĞIMLIK ile YIĞIN BULUT ile YIĞIN KÜLTÜRÜ
- YİĞİT, YAŞAR (YİĞİTLER, 1956) :
( Samsunspor'dan transfer edildi ve altı sezon (1987 - 1993) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 152 lig, 21 kupa, 4 turnuva maçı olmak üzere 177 resmi ve ayrıca 63 özel maçla birlikte toplam olarak 240 maçta Sarıyer forması giydi. Ayrıca 5 kez de Olimpik milli oldu. Kaptanlık yaptığı kulübünde futbolu bıraktıktan sonra kurslarını tamamlayarak antrenörlük diploması olarak öğretici olarak hayatına atıldı. )
- LEACHING[İng.] / LAUGEN, LAUGUNG, AUSLAUGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YIKAMA VE ÖZÜTLEME
- YIKAMAK ile YIKANMAK ile YIKATMAK ile YIKABİLMEK ile YIKATTIRMAK ile YIKANABİLMEK ile YIKANIVERMEK ile YIKAYABİLMEK ile YIKAYIVERMEK
- YIKANMAK ile/ve/||/<> ÇİMMEK
- YIKAR:
ASIK SURAT ve AŞIRI SÜRAT ve ARSIZ AVRAT ve HAYIRSIZ EVLAT
( Esnafı. VE Sürücüyü. VE Zengini. VE Aileyi. )
- YIKICI ELEŞTİRİ YAPMA! ile/ve/||/<> SAVUNMA! ile/ve/||/<> AŞAĞILAMA! ile/ve/||/<> KÜSME!
- YIKICI OLMAMALI!
- YIKICI YAKLAŞIM ile/ve/değil/<> KATILAŞTIRICI YAKLAŞIM
- YIKILMAK ile YIKIŞMAK ile YIKILABİLMEK ile YIKILIVERMEK ile YIKI ile YIKIK ile YIKIM ile YIKIŞ ile YIKICI/LIK ile YIKIMCI/LIK ile YIKIK DÖKÜK ile YIKIK YIPRAK
- YIKILMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< "YIPRANMAK"
- YIKILMAZ\"):
"TAHT" ile/||/<> KALE
- YIKILMIŞ ile/ve/<> TERK EDİLMİŞ
- YIKILMIŞ ile YIKIM
( DEMOLISHED vs. DEMOLITION )
( ويران ile تخريب ile ويران سازي )
( VEYRAN ile TAKHARYBE ile VEYRAN SAZY )
- YIKMAK ile/ve/<> DEVİRMEK
- YILAN ile ANAKONDA[İng.]
( ... İLE Yılanların en ağırı ve en uzunu. [Boyu 6.5 metre olabilir. Kalınlığı 1 metreyi aşar.] )
( ... İLE Genellikle timsah, geyik, jaguar ya da başka anakondalar ile beslenirler. )
( ... İLE Venezuella, Brezilya, Bolivya gibi bazı ülkelerde yaşarlar. )
( ... İLE Avını sıkarak öldüren yılanlar. )
( SNAKE vs. ANACONDA )
( NATRIX cum ... )
- YILAN ile/ve BOĞMAKLI YILAN
- YILAN ile BOZYÜRÜK
( ... İLE Başı küçük, kuyruğu kalın ve kısa, zararsız ve zehirsiz bir yılan. )
( ... cum ERYX )
- YILAN ile DOMUZ BURUNLU YILAN(ZEHİRSİZ)
- YILAN ile HAZER YILANI/BOZYÖRÜK
- YILAN ile KÖR YILAN
( ... İLE Kör yılangillerden, solucanla beslenen, yılana benzer, ayaksız bir sürüngen. )
( ... İLE TYPHLOPS VERMICULARIS )
- YILAN yerine SÜRETKER(SÜRÜNGEN)
- YILAN ile SUYILANI
( "Bir yılanı öldürdüğünüzde eşi de intikam için gelir" sözü suyılanları için söylenilmiştir. )
( NATRIX cum NATRIX TESELLATA )
- YILAN ile UZUN KUYRUKLU DENİZYILANI
( Endonezya resiflerinde yaşarlar. )
- YILAN ve/<> YILANCIL
( ... VE/<> En çok, yılanla beslenen bir kuş. )
( ... cum/<> THRESHKLORNIS AETHIOPICA )
- YILAN ile YILANCI/LIK ile YILANLI ile YILANSIZ ile YILAN KAVI ile YILAN TAŞI ile YILAN ÇIYAN ile YILAN BALIĞI ile YILAN DERİSİ ile YILAN ÇİÇEĞİ ile YILAN GÖMLEĞİ ile YILAN HİKAYESİ ile YILAN BALIĞIGİLLER
- YILANBALIĞI/YAYINBALIĞI ile ELEKTRİKLİ YILANBALIĞI
- YILANCIK = KIZILYÖRÜK
( Streptokok denilen mikropların, bir sıyrığa ya da yaraya bulaşarak yaptıkları sayrılık. | Kemik veremi. )
- YILANIN:
BURNU ve/||/<> JACOBSON ÖRGENİ
- YILDAN YILA (GELİŞMEK/ESKİMEK)
- YILDIRAK ile Yıldırak/SÜHEYL
( Parıldayıcı, parıldayan. | Yıldırım. İLE Güney Yarımküre'de bulunan parlak yıldız. )
- YILDIRIM: Hem yerden, hem gökten! [Buluştukları ve çarptığı noktadaki eşik!] -ve
- YILDIRIM, AV. NECATİ (BORÇKA/ARTVİN, 1966) :
( Hukukçu ve siyasetçi. Kartal Lisesinden sonra İstanbul Ünivesitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. 1991 yılından beri serbest avukatlık yapmaktadır. İmar – kent hukuku, gayrimenkul, inşaat hukuku, spor hukuku ve şönetimi alanlarında çalışıyor. Yerel gazetelerde köşe yazarlığı yapmaktadır. İstanbul Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonunun Başkan Yardımcısı, Sarıyer Spor Kulübü üyesi ve 2008/2009 dönemi Yönetim Kurulu Üyesi Genel Sekreteri, Sarıyer Sarıplatform Derneği kurucu Yönetim Kurulu Üyesi ve Başkan Yardımcısı, Sarıyer Kızılay Şubesi Yönetim Kurulu üyesi, Başkan Yardımcısı, CHP Sarıyer İlçe Yönetim Kurulunun önceki dönemde CHP İlçe Başkan Yardımcısı ve CHP Hukuk Komisyonu Başkanı olarak görev yapıyor (2019 itibariyle). )
(1996'dan beri)