Sekiz(8) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 45.872 başlık/FaRk ile birlikte,
45.872 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(178/185)
- YANITLARI DİKKATE ALMAK ile/ve/değil/yerine SORULARI DİKKATE ALMAK
- YANKESİCİLİK ile/||/<> CEPÇİLİK ile/||/<> TIRTIKÇILIK ile/||/<> ARPACILIK
- YANKI/AKSİSEDA[Ar. < ʿAKS + ṢADĀ] ile/||/<> YANKI/EKO[Fr. < ECO]
- YANKI ODASI" ile/ve/||/<>/> "KÖRLER VE SAĞIRLAR, BİRBİRİNİ AĞIRLAR"
- YANKI ile YANKI KONTROLÜ ile YANKI SİRENİ ile YANKILI ile YANKILANAN
( ECHO vs. ECHO CHECK vs. ECHO SOUNDER vs. ECHOIC vs. ECHOING )
( طنين ile پژواک ile طنين انداختن ile بکمک طنين ile ژرفاياب صوتي ile پژواکي ile انعکاسي ile طنين انداز )
( TANYNE ile PAJVAK ile TANYNE ANDAKHTAN ile BOKMAK TANYNE ile ZHERFAYAB SOTY ile پژواکي ile ENEKASY ile TANYNE ANDAZ )
- YANKILAMAK ile YANKILANMAK ile YANKILATMAK ile YANKI ile YANKICA ile YANKILI ile YANKISIZ ile YANKI BİLİMİ ile YANKILI KONUŞMA
- SCHALLTOTER RAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= YANKISIZ ODA
- YANKISIZ ile/||/<> AKİSSİZ ile/||/<> EKOSUZ
- YANLAMAK ile/değil/yerine/>< ANLAMAK
- YANLARIM AĞRIYOR ile AĞRIYAN YERLERİM YANIYOR
- YANLILIK" ile/ve/değil/||/<>/< YANILSAMA
- YANLIŞ ANLAŞILMADAN (KONUŞMAK/DÜŞÜNMEK) ile YANLIŞ ANLAŞILMADAN (KAYNAKLANAN)
( Yanlış anlaşılmaması için. @@ Yanlış anlaşılmışlıktan kaynaklanabilecek sorunlar ve ayrıntılar için. )
- YANLIŞ ANLA(ŞIL)MAK ile/ve/<>/değil BEKLENTİ
- YANLIŞ ANLATIM ile/değil KARŞILIK BULMAMA
- YANLIŞ ANLATIM ile/değil YETERSİZ ANLATIM
- YANLIŞ/DOĞRU ile/değil KENDİNCE
- YANLIŞ DÜŞÜNMEK ile/değil FARKLI DÜŞÜNMEK
( [not] "THINKING WRONG" vs./but THINKING DIFFERENT )
- YANLIŞ KİŞİ/LER:
ZAMAN KAYBI değil
DOĞRU KİŞİLERİ BULMA NEDENİ
- YANLIŞ/KÖTÜ/AŞIRI/ABARTILI KULLANILANLAR:
"SIKINTI YOK!" ve/<> "AYNEN" ve/<> "KESİNLİKLE" ve/<>
"HAYIRLISI" ve/<> "KISMET" ve/<> "TABİİ Kİ DE" ve/<>
"YAPILACAK BİR ŞEY YOK" ve/<> "BENCE DE"
(
)
( )
- YANLIŞ YORUMLAMA ile/ve/değil/<> ÇARPITMA
- YANLIŞ ZAMAN VE YER ile/ve/||/<> "KÖRÜN TAŞI, KELİN KAFASINA DENK GELİRMİŞ"
- YANLIŞ ile/ve/değil ANLAMSIZ
( [not] FALSE/WRONG vs./and/but SENSELESS | ABSURD )
- YANLIŞ ile DÜZELTİLEMEZ ile YOZLAŞMIŞ ile BOZULMAZ
( INCORRECT vs. INCORRIGIBLE vs. INCORRUPT vs. INCORRUPTIBLE )
( نادرست ile غلط ile غير دقيق ile غلط دار ile ناراست ile اصلاح ناپذير ile درست نشدني ile بهبودي ناپذير ile اصلاح نشدني ile اصلاحناپذير ile فاسد نشده ile منحرف نشدني )
( NADREST ile GHALT ile غير دقيق ile GHALT DAR ile NARAST ile ESLAH NAPAZYR ile DAREST NESHODANY ile BACPEHBUDY NAPAZYR ile ESLAH NESHODANY ile اصلاحناپذير ile FASAD NESHODEH ile MONHERF NESHODANY )
- YANLIŞ ile/değil/yerine/||/<>/< GEREKSİZ
- YANLIŞ ile SAHTE BELGELER ile SAHTE DOĞUM AĞRISI ile YANLIŞLIKLA
( FALSE vs. FALSE DOCUMENTS vs. FALSE LABOR PAIN vs. FALSELY )
( بي حقيقت ile دروغين ile ناراست ile دروغي ile غلط ile دروغ ile جا زده ile جازده ile کاذب ile ناحق ile مدارک جعلي ile ماهدرد ile ماه درد ile کاذبانه ile بدروغ )
( BEY HAGHYGHT ile DROGHYNE ile NARAST ile DROGHY ile GHALT ile DROGH ile JA ZADEH ile JAZDEH ile KAZEB ile NAHAGH ile MADARK JALY ile ماهدرد ile MAH DARD ile کاذبانه ile بدروغ )
- YANLIŞ ile/ve/değil/||/<>/< YÜZEYSEL
- YANLIŞA GİTMEMEK ve DOĞRUYA YÖNELMEK
- YANLIŞI SAVUNACAK KADAR BİLGİSİZ/LİK ile/ve/||/<> DOĞRUYU İNKÂR EDECEK KADAR NANKÖR/LÜK
- YANLIŞ/LIK ile TUTARSIZLIK
( Yanlışlık, yetersiz düşüncelerdeki bilgi yoksunluğundan oluşur. )
( WRONG/FALSE vs. INCOHERENCY/INCONSISTENCY )
- YANLIŞ/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YETERSİZ/LİK
- YANLIŞLIKLA ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< TANIMADAN
- YANLIŞSAM" "(BENİ)" DÜZELT/İN! değil YANLIŞSA / YANLIŞ VARSA/OLU(ŞU)RSA / YANILIYORSAM DÜZELT/İN/İZ!
( Bu "M / N" harflerinin yani "BEN / SEN" "kullanımı", "kişi temelli/odaklı" alt seviye "düşünüş"[düşünmeyiş/düşünemeyiş] ile bağlantılı olarak ya da öteki dillerden ve özellikle İngilizce'deki kullanımdan gelen kötü/yanlış bir kullanım/ifade biçimidir. )
- YANLIŞTA:
[ne yazık ki]
TEKRAR ile/değil/> "KARAR"
- Yanlışsa SUS!!!
- COMBUSTION ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= YANMA ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ
- HARÂRET-İ İHTİRÂK[Osm.] / HEAT OF COMBUSTION[İng.] / CHALEUR D'INCENDIE[Fr.] / BRENNENDE-HITZE[Alm.] ile/değil/yerine/= YANMA ISISI
- YANMA ile/||/<> PASLANMA
( Yanma hızlı oksidasyon İLE paslanma yavaş oksidasyon )
( Formül: C + O₂ → CO₂ (yanma) İLE 4Fe + 3O₂ → 2Fe₂O₃ (pas) )
- YANMAK ve/<> PARLAMAK
- YANŞAMAK ile YANŞAK/LIK
- YANSI | YANKI | EVİRTİM | EVİRME/AKİS[Ar. < ʿAKS] ile/||/<> YANSIMA | YANKILANMA/AKSETME ile/||/<> YANKI BİLİMİ | YANKILANIM/AKUSTİK[Fr. < ACOUSTIQUE] ile/||/<> YANSIYABİLMEK | YANKILANABİLMEK/AKSEDEBİLMEK[Ar. < ʿAKS + Tr. EDEBİLMEK] ile/||/<> YANSIYABİLME | YANKILANABİLME/AKSEDEBİLME ile/||/<> YANSIYIŞ | YANKILANIŞ/AKSEDİŞ ile/||/<> YANSITABİLMEK | YANKILATABİLMEK/AKSETTİREBİLMEK[Ar. < ʿAKS + Tr. ETTİREBİLMEK] ile/||/<> YANSITABİLME | YANKILATABİLME/AKSETTİREBİLME ile/||/<> YANSITILMAK | YANKILATILMAK/AKSETTİRİLMEK[Ar. < ʿAKS + Tr. ETTİRİLMEK] ile/||/<> YANSITILMA | YANKILATILMA/AKSETTİRİLME ile/||/<> YANSITILIŞ | YANKILATILIŞ/AKSETTİRİLİŞ ile/||/<> YANSITIŞ | YANKILATIŞ/AKSETTİRİŞ
( aksetmek aksettirmek aksiseda aksülamel yansı yankı evirtim evirme )
- REFLECTION PLANE[İng.] / PLAN DE RÉFLEXION[Fr.] ile/değil/yerine/= YANSIMA DÜZLEMİ
- REFLECTION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE RÉFLEXION[Fr.] / REFLEXIONSFAKTOR, REFLEXIONSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA ETMENİ/ÇARPANI/KATSAYISI/FAKTÖRÜ
- REFLECTION LOSS[İng.] / PERTE PAR RÉFLEXION[Fr.] / REFLEXIONSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA KAYBI
- KAVÂNÎN-İ İNİKÂS[Osm.] / REFLECTION LAWS[İng.] / LOIS DE LA RÉFLEXION[Fr.] / REFLEXIONSGESETZE[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA YASALARI
- REFLECTION DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE RÉFLEXION[Fr.] / REFLEXIONSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA YOĞUNLUĞU
- YANSIMA ve/||/<> ANIMSAMA
- YANSIMA ile/ve DERİNLİK
( REFLECTION vs./and DEPTH )
- YANSIMA ile/ve GÖSTERGE
( REFLECTION vs./and SIGN )
- İNİKÂS[Osm.] / REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION[Fr.] / REFLECTION, REFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA
- YANSIMA ile/ve KARŞILIK BULMA
( REFLECTION vs./and CORRESPONDENCE )
- YANSIMA ile/||/<> YANSINIM
- YANSIMAK | YANKILANMAK/AKSETMEK[Ar. < ʿAKS + Tr. ETMEK] ile/||/<> YANSITMA | YANKILATMA/AKSETTİRME ile/||/<> YANSITMAK | YANKILATMAK/AKSETTİRMEK[Ar. < ʿAKS + Tr. ETTİRMEK] ile/||/<> TEPKİ | YANKI/AKSÜLAMEL[Ar. < ʿAKS + ʿAMEL]
( yansımak yankılanmak Birileri aracılığıyla duyulmak )
- YANSIMAK ile YANSITMAK ile YANSILAMAK ile YANSILANMAK ile YANSITILMAK ile YANSITABİLMEK ile YANSIYABİLMEK ile YANSILAYABİLMEK ile YANSIZLAŞTIRMAK ile YANSI ile YANSIZ/LIK ile YANSICA
- REFLECTING ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE RÉFLÉCHISSANTE[Fr.] / REFLEKTIERENDE ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSITICI ELEKTROT
- MENSÛR-U MÜNAKÎSE[Osm.] / REFLECTING PRISM[İng.] / PRISME RÉFLÉCHISSANT[Fr.] / REFLEKTIERENDES PRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSITICI PRİZMA
- ÂKİSE, MÜNAKÎSE[Osm.] / REFLECTOR[İng.] / RÉFLECTEUR[Fr.] / REFLEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSITICI
- YANSITIM ile YANSITIŞ ile YANSITICI/LIK ile YANSITIM AYGITI
- YANSITMA ile/değil TAM EKRAN
- YANSITMA ile/ve/||/<> TEMSİL ETME
- YANSITMA ile/ve/||/<> YANKILAMA
- YANSITMAK ile/ve/değil/yerine TAŞIMAK
- REFLECTING MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE À RÉFLEXION[Fr.] / REFLEKTIERENDES MIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSITMALI MİKROSKOP
- REFLECTING TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE À RÉFLEXION[Fr.] / REFLEKTIERENDES TELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSITMALI TELESKOP
- MEVC-İ MÜNAKİSE[Osm.] / REFLECTED WAVE[İng.] / REFLEKTIERENDE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIYAN DALGA
- YANSIYAN ile/ve/||/<> HABERİ ALINAN
- NEUTRAL MOLECULE[İng.] / MOLÉCULE NEUTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= YANSIZ MOLEKÜL
- NEUTRAL PARTICLE[İng.] / PARTICULE NEUTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= YANSIZ PARÇACIK
- NEUTRAL TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE NEUTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= YANSIZ SICAKLIK
- YAN YANA KOYMAK ile BİRARAYA GETİRMEK
( PUT IN SIDE BY SIDE vs. TO BRING TOGETHER )
- YAN YANALIK ile/ve DIŞTALIK
( (TO BE) SIDE BY SIDE vs./and (TO BE) OUTER )
- YAPABİLECEKLERİMİZ ile/ve/||/<> YAPAMADIKLARIMIZ
( Heyecan verir. İLE/VE/||/<> Rahatsızlık verir. )
- YAPABİLMEK ile YAPADURMAK ile YAPAYLAŞMAK ile YAPAYLAŞTIRMAK ile YAPAK ile YAPAY/LIK ile YAPAKÇI/LIK ile YAPARLU ile YAPAY DİL ile YAPAK YAĞI ile YAPAY İPEK ile YAPAY KALP ile YAPAY BÖBREK ile YAPAY DÖLLEME ile YAPAY SOLUNUM ile YAPAY DÖLLENME
- YAPAĞI | YAPAK ile/||/<> YAPAĞICI | YAPAKÇI ile/||/<> YAPAĞICILIK | YAPAKÇILIK
- YAPAĞI ile YAPAĞICI/LIK ile YAPAĞILI
- YAPALIM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAPABİLELİM (HEM OLANAK, HEM DE OLASILIK OLARAK)
- YAPAMAMA/GERÇEKLEŞTİREMEME:
YOĞUNLUKTAN DOLAYI ile/ve/değil/<> ÖNCELİKLER(İN)DEN DOLAYI
- YAPAMAYACAĞINI ZANNEDEN değil/yerine/>< YAPABİLECEĞİNE İNANAN
- ...YI ... YAPAN, NEDİR? ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ...YI ... YAPAN, ... NELERDİR?
- YAPAN ile/ve/<> YAPTIRAN
- YAPAN ile YAPTIRAN
- ... YAPARSAM, ... ile/değil ... YAPINCA, ...
- YAPAY/BOŞ "GÜZELLİKLER":
HAZ ve/||/<> ZENGİNLİK ve/||/<> ÜN/ŞÖHRET
- YAPAY KALP | YAPAYLIK ile/||/<> YAPAY İPEK | SUNİ İPEK ile/||/<> SUNİ KALP | SUNİLİK
- YAPAY | PROTEZ ile/||/<> PROTEZ[Fr. < PROTHÈSE]
( PROTHÈSE )
- YAPAY | SENTETİK ile/||/<> SENTETİK ile/||/<> BİREŞİMSEL
( bireşimsel )
( SYNTHÉTIQUE )
- YAPAY | YAPMACIK, SAHİCİ KARŞITI/YAPMA ile/||/<> UYDURMA | YAPMACIK/SAHTE[Fars. < SĀḪTE]
( yapma çiçek yapma dil yapma gübre yapma uydu yerden yapma Yapmak işi yapay yapmacık sahici karşıtı )
- YAPAY | YAPMACIK/SUNİ[Ar. < ṢUNʿĪ] ile/||/<> YAPMACIK | YANILTICI | KARMAŞIK | KARMAŞIK/SOFİSTİKE[Fr. < SOPHISTIQUÉ] ile/||/<> YAPAY | UYDURMA | YAPINTI/TASNİ[Ar. < TAṢNĪʿ]
( suni böbrek suni çayır suni çim suni gübre suni ipek suni kalp suni peyk suni solunum suni tahta suni teneffüs yapay yapmacık )
- YAPAY YOL | KONDÜİT[Fr. < CONDUITE] ile/||/<> ...
( CONDUITE )
- YAPAY ZEKÂ" değil/yerine YARDIMCI ZEKÂ
- YAPAY ile YAPMACIK
- YAPAYLIK ile/değil OYUN
- YAPBOZ ile/||/<> YAZBOZ ile/||/<> ABDESTBOZAN ile/||/<> ABDESTBOZAN OTU ile/||/<> ALAYBOZAN ile/||/<> ARABOZAN ile/||/<> MAYABOZAN ile/||/<> NAMAZBOZAN ile/||/<> ORDUBOZAN ile/||/<> OYUNBOZAN
( Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek Bir yerin bir şeyin düzenini karıştırmak Dokunmak zarar vermek Geçersiz hükümsüz bir duruma getirmek nakzetmek Büyük parayı küçük birimlere ayırmak Bozguna uğratmak Altını paraya çevirmek Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek Bağ ya da bostanın son ürününü toplamak Bir kızın bekâretine zarar vermek Biçimini ve kullanılışını değiştirmek Altüst etmek çıkmaza sokmak Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak ya da bir yalanını ortaya çıkararak küçük düşürmek Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak Kötü duruma getirmek Mahkeme itiraz yoluyla verilen kararı değiştirmek yeniden yargılamanın önünü açmak Oruç abdest vb ni geçersiz duruma getirmek )
- YAPI | STRÜKTÜR[Fr. < STRUCTURE] ile/||/<> ...
( STRUCTURE )
- YAPI/STRÜKTÜR[Fr. < STRUCTURE] ile/||/<> YAPISAL/STRÜKTÜREL[Fr. < STRUCTURAL] ile/||/<> YAPISAL/KONSTRÜKTİF[Fr. < CONSTRUCTIVE]
- YAPI | YAPIM/KONSTRÜKSİYON[Fr. < CONSTRUCTION] ile/||/<> MİMARLIK | YAPI/MİMARİ[Ar. < MİʿMĀRĪ]
( yapı yapım )
- YAPI ile EVDE OLMAK ile MEMNUN OLMAK ile AÇIK OLMAK ile ÖRTÜLMEK ile ZENGİN OLMAK ile SARI OLMAK
( BEING vs. BEING AT HOME vs. BEING CONTENT vs. BEING OPEN vs. BEING VEILED vs. BEING WEALTHY vs. BEING YELLOW )
( آفريده ile فرتاش ile کون ile موجود زنده ile موجود ile حضار ile اکتفا ile گشادگي ile مستوري ile توان گري ile زردي )
( AFARYDAH ile FARTASH ile کون ile MOJOD ZANDEH ile MOJOD ile HAZAR ile EKTEFA ile گشادگي ile مستوري ile TAVAN GARY ile ZARDY )
- YAPI ile/ve/||/<> KAPASİTE
- STRUCTURE[İng.] / STRUCTURE[Fr.] / STRUKTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPI
- YAPICI YAKLAŞIM ile/ve/<> İNCELTİCİ YAKLAŞIM
- YAPILABİLECEKLERİ:
ÖTELEMEK ile/değil/yerine/>< İTELEMEK
- YAPILAN İŞ:
ELİNE YAKIŞSIN ile/ve/değil/||/<>/< ELİNE YAPIŞSIN
- YAPILAN ile/ve/<> YAPILMAKTA OLAN
- YAPILANDIRMA ile/ve/||/<>/> BİÇİMLENDİRME
- YAPILANMIŞ | ORGANİZE ile/||/<> ORGANİZE[Fr. < ORGANISÉ]
( ORGANISÉ )
- YAPILMAMASI GEREKENİ) YAPMAMALI!
- YAPİM/ARIYİM değil YAPAYIM/ARAYAYIM
- YAPINCAK ile (KINALI) YAPINCAK
( Soğuk havada, açıkta bırakılan atlara örtülen, uzun tüylü kebe/kepenek. İLE Seyrek taneli, kırmızı benekli bir tür üzüm, kınalı yapıncak. )
- YAPISAL ALGI ile/ve/<> DOĞRUDAN ALGI
( CONSTRUCTIVE PERCEPTION vs./and/<> DIRECT PERCEPTION )
- YAPI/SAL ile/ve DÖNEM/SEL, (KONJONKTÜR/EL)
( STRUCTURAL vs./and CONJUNCTIONAL )
- YAPIŞIK/LIK ile YAPIŞICI SAP ile YAPIŞIK ÇENELİLER
- YAPIŞKAN ALTLIK | ASTAR[Fars. < ÂSTER] ile/||/<> KAT
( Sinema Duyarkatın tabana sağlamca yapışmasını sağlamak amacıyla tabana çekilen yapışkan kat. @@ @@ (I) Özel tuğla ya da özel plastik özdeklerden yapılmış, fırın ve yunaklarda yalıtkan olarak kullanılan kat. @@ II) Temel boya ya da metal örtme işlemi uygulanmadan önce, yapılan örtme işlemi ile yüzeyin kazandığı örtü. @@ ~ Az astar. -Tkm astar. -Özb astar. -Krg astar. -Kzk astar. -Kklp astar. -TatK astar. < Far āstar, astar 'a kind of coarse thin stuff fit for lining garments; the inside of anything, the lining of a garment'. Türkçeden belli başlı Balkan dillerine de geçmiştir: Blg xastar; Srp àstar (hàstar). )
( SUBSTRATUM, ADHESIVE SUBSTRATUM | LINING | UNDERCOATING | LAYER, COAT, COATING~LAYER, COAT, COATING | STAGE | MULTIPLE | STOREY | LAYER, STRATUM | HORIZON, LEVÉL | LAYER | KAT )
( SUBSTRATUM | REVÊTEMENT | COUCHE~COUCHE | ÉTAGE | ETAGE | MULTIPLE | CATÉGORIE | 1- ÉTAGE, 2- COUCHEÈ | STRATE | ÉTAGE, HORIZON | COUCHÉ )
( MÜLTIPLUS~MÜLTIPLUS )
( UNTERSCHICHT | AUSKLEIDUNG, FUTTER | AUSFÜTTERUNG | SCHICHT, ÜBERZUG~SCHICHT, ÜBERZUG | STUFE | ETAGENDEKORATION | VIELFACHES, VIELFACHE, MUTTIPLUM | STOCK, STOCKWERK | SOHLE | SCHICHT )
( STRATO DI FONDO~STRATO )
( ΥΠΌΣΤΡΩΜΑ / υπόστρωμα~ΣΤΡΏΜΑ / στρώμα )
( ASTAR[Az.]~ASTAR[Tkm.]~ASTAR[Özb.]~ASTAR[Krg.]~ASTAR[Kzk.]~ASTAR[Kklp.]~ASTAR[Tatk.] )
( ĀSTAR )
- YAPIŞKAN ALTLIK ile/||/<> ASTAR ile/||/<> ASTAR[Fars. < ÂSTER]
( Sinema Duyarkatın tabana sağlamca yapışmasını sağlamak amacıyla tabana çekilen yapışkan kat I Özel tuğla ya da özel plastik özdeklerden yapılmış fırın ve yunaklarda yalıtkan olarak kullanılan kat II Temel boya ya da metal örtme işlemi uygulanmadan önce yapılan örtme işlemi ile yüzeyin kazandığı örtü Az astar astar astar astar astar astar astar āstar astar a kind of coarse thin stuff fit for lining garments the inside of anything the lining of a garment Türkçeden belli başlı Balkan dillerine de geçmiştir xastar Srp àstar hàstar )
( SUBSTRATUM, ADHESIVE SUBSTRATUM | LINING | UNDERCOATING | LAYER, COAT, COATING )
( SUBSTRATUM | REVÊTEMENT | COUCHE )
( UNTERSCHICHT | AUSKLEIDUNG, FUTTER | AUSFÜTTERUNG | SCHICHT, ÜBERZUG )
( MÜLTIPLUS )
( STRATO DI FONDO )
( ΥΠΌΣΤΡΩΜΑ / υπόστρωμα )
( ĀSTAR )
( ASTAR[Az.]~ASTAR[Tkm.]~ASTAR[Özb.]~ASTAR[Krg.]~ASTAR[Kzk.]~ASTAR[Kklp.]~ASTAR[Tatk.] )
- YAPIŞKAN BALIĞI ile/||/<> YAPIŞKAN BALIĞI
( Echeneis naucrates Kemiklibalıklar Teleostei takımının yapışkanbalğıgiller Echeneidae familyasından bir balık türü Uzunluğu 90 cm Başındaki tutunma safihası ile köpek balığı gibi büyük balıklara ve gemilere tutunur ve kendisini taşıtır Sırtı açık karnı koyudur Eti yenir Kemikli balıklar Teleostei takımının yapışkan balığıgiller Echeneidae familyasından 90 cm kadar uzunlukta başındaki tutunma safihası ile büyük balıklara ve gemilere tutunarak dolaşan bir tür Kemikli balıklardan yapışkan balığıgiller Echeneidae familyasından 90 cm kadar uzunlukta olabilen başındaki tutunma vantuzuyla büyük balıklara ve gemilere tutunarak dolaşan bir tür )
( REMORA )
( RÉMORA )
( KOPFSAUGER )
( ECHENEIS NAUCRATES )
- YAPIŞKAN ile/||/<> LÜZUCETLİ
- YAPIŞKAN/LIK ile YAPIŞKAN OTU ile YAPIŞKAN BALIĞI
- YAPIŞMA | BÜTÜNLEŞME | KOHEZYON ile/||/<> KOHEZYON ile/||/<> KOHEZYON[Fr. < COHÉSION]
( fizik 1 Ayrı olması gereken iki şeyin birbirine yapışması 2 Aynı cins moleküller arasındaki çekim kuvveti )
( COHESION )
( COHÉSION )
- YAPIŞMAK ile/ve/||/<> APIŞMAK
- YAPIŞMAK ile BİNDİRMEK
- YAPIŞMAK ile SİNMEK
- YAPIŞMAK ile SİNMEK
- YAPIŞTIRMAK ile "YAPIŞTIRMAK"
- YAPITAŞI ile "YAPITAŞI"
( Yapılarda kullanılan, granit türünden taş. İLE Göze/hücre. )
- YAPMA!:
EMİR değil KOLAYLAŞTIRMA/HIZLANDIRMA
( Bilenlerin/tecrübelilerin/büyüklerin, "... Yapma!/Etme!" sözleri/öğütleri, bir yasak/engel/kısıtlama değil yapılmayacakların kolay ve daha az olmasından dolayı, tecrübelerinden yararlanılmasını istedikleri içindir. Hemen buyruk/emir olarak algılanıp tepki göstermemekte yarar vardır! )
- YAPMA!:
EMİR değil KOLAYLAŞTIRMAK/HIZLANDIRMAK
( Bilenlerin/tecrübelilerin/büyüklerin, "... Yapma!/Etme!" sözleri/öğütleri, bir yasak/engel/kısıtlama değil yapılmayacakların kolay ve daha az olmasından dolayı, tecrübelerinden yararlanılmasını istedikleri içindir. Hemen buyruk/emir olarak algılanıp tepki göstermemekte yarar vardır! )
- YAPMA!:
SUSACAKKEN KONUŞMAK ve/||/<> KONUŞACAKKEN SUSMAK
- YAPMA ile/değil/yerine/=/||/<> YAPAY | YAPMACIK, SAHİCİ KARŞITI
( yapma çiçek yapma dil yapma gübre yapma uydu yerden yapma Yapmak işi yapay yapmacık sahici karşıtı )
- YAPMACIK OLMAMALI!
- YAPMACIK OLUP "SEVİLMEK" ile/değil/yerine/>< KENDİN OLUP BEĞENİLMEMEK
- YAPMACIK ile/ve/<> ABARTI
- YAPMACIK ile YAPMACIKLI ile YAPMACIKSIZ ile YAPMACIK GÖRÜNÜMÜ
- YAPMACIKLIK ile/ve GÖSTERMELİK
- YAPMACIK/LIK ile/ve/<> "ZORLAMA"
- YAPMADI/M/N ile/değil YAPAMADI/M/N
- YAPMADINSA/SÖYLEMEDİNSE değil YAPMADIYSAN/SÖYLEMEDİYSEN
- YAPMAK ile/değil YÜRÜTMEK
- YAPMAMAK ile YAPAMAMAK
- ... YAPMA(SI)NI ...
YEĞLERDİM/TERCİH EDERDİM değil DİLERDİM
- YAPMAYABİLME:
"İKTİDÂRI" değil İHTİYÂRI
- ... YAPMAYA ÇALIŞMAK ile/ve/değil/yerine ÇABA
- ... YAPMAYAYIM ile/ve/değil ... YAPMAMIŞ OLAYIM/YAPMIŞ OLMAYAYIM
- YAPRAĞIN ORTA DAMARI ile MİKROPİL
( ... İLE Tohuma su girişini sağlayan oyuk. )
( MIDRIB vs. MICROPYLE )
- YAPRAK ARISI ile/||/<> YAPRAK AŞISI ile/||/<> YAPRAK AYASI ile/||/<> YAPRAK BİTİ ile/||/<> YAPRAK BÖCEĞİ ile/||/<> YAPRAK ÇAY ile/||/<> YAPRAK DOLMASI ile/||/<> YAPRAK DÖKÜMÜ ile/||/<> YAPRAK DÖNER ile/||/<> YAPRAK KIKIRDAK ile/||/<> YAPRAK KINI ile/||/<> YAPRAK KURBAĞASI ile/||/<> YAPRAK KURDU ile/||/<> YAPRAKKURUSU ile/||/<> YAPRAK MAKİNESİ ile/||/<> YAPRAK MENTEŞE ile/||/<> YAPRAK SARMASI ile/||/<> YAPRAK SİGARASI ile/||/<> YAPRAK TAŞ ile/||/<> YAPRAK TÜTÜN ile/||/<> ÇANAK YAPRAK ile/||/<> İĞNE YAPRAK ile/||/<> KIZILYAPRAK ile/||/<> MEYVE YAPRAK ile/||/<> OYMALI YAPRAK ile/||/<> TAÇ YAPRAK ile/||/<> ASMA YAPRAĞI ile/||/<> ÇİÇEK YAPRAĞI ile/||/<> DEFNEYAPRAĞI ile/||/<> DEFNE YAPRAĞI ile/||/<> ITIR YAPRAĞI ile/||/<> TAÇ YAPRAĞI ile/||/<> YONCA YAPRAĞI ile/||/<> ALMAŞIK YAPRAKLAR ile/||/<> KARŞILIKLI YAPRAKLAR
( Bitkilerde solunum karbon özümlenmesi terleme vb olayların oluştuğu çoğu klorofilli yeşil ve türlü biçimdeki bölümler Sarma yapılan asma yaprağı Börek baklava vb şeylerde yufka Kitap defter vb şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri varak Kat kat ayrılabilen şeylerde kat Eni 50 boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü Birkaç parça eklenerek yapılan şeylerde her parça )
- YAPRAK DAMARLARI = EVRÂK-I ASABÎYE = NERVURES DES FEUILLES
- YAPRAK SİGARASI/PURO[İt. < PURO] ile/||/<> YAPRAK SİGARASI/SİGAR[Fr. < CIGARE]
- YAPRAK ile YAPRACIK
( ... İLE Küçük yaprak. )
- YAPRAKLI KARA YOSUNLARI ile/||/<> TAÇ YAPRAKLI ile/||/<> AYRI ÇANAK YAPRAKLILAR ile/||/<> BİTİŞİK TAÇ YAPRAKLILAR ile/||/<> İĞNE YAPRAKLILAR
( Yaprağı olan )
- YAPRAKLI ile YAPRAKLI ile YAPRAKLANMA
( FOLIATE vs. FOLIATED vs. FOLIATION )
( ورقه شده ile برگ دادن ile برگ برگ شدن ile ورقه ورقه شدن ile برگ سازي )
( VARGHEH SHODEH ile BARG DADAN ile BARG BARG SHODAN ile VARGHEH VARGHEH SHODAN ile BARG SAZY )
- YAPRAKTAKİ EKSİKLİKLERDE:
AZOT ile KALSİYUM ile MAGNEZYUM ile POTASYUM
(
İLE 
İLE
İLE 
)
- YAPTI, YAPACAĞINI" "(YİNE)" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<> BEN YAPMADIM/YAPMAMIŞIM, YAPABİLECEĞİMİ
- YAPTIĞIN İŞİ SEVMEK ile/ve/||/<>/>/< SEVDİĞİN İŞİ YAPMAK
- YAPTIĞIN İYİLİKLE ...:
"GURUR DUYMAK" ile/değil/yerine/||/<>/< ONUR DUYMAK
- YAPTIĞIN ile/ve/değil EŞİK
- YAPTIKLARINI, "SEVMEYE ÇALIŞMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SEVDİKLERİNİ YAPMAYA ÇALIŞMAK
- YAPTIRIM ile/ve/değil DAYANAKÇA
( [not] SANCTION vs./and/but THE BASE ON )
- YAPTIRIM ile/ve/değil/yerine/<> DEĞER
- YAPTIRIM ile/ve/||/<> TEDBİR
- YAPTIRIM ile/değil/yerine TEŞVİK
- YAPTIRIM ile YAPTIRIMCI/LIK ile YAPTIRIMLI ile YAPTIRIMSIZ ile YAPTIRIM GÜCÜ
- YÂR[Fars. < YĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> SEVGİLİ | DOST | YARDIMCI
( zülfüyâr sevgili dost yardımcı )
- YÂR ile/ve/< YARDIMCI/MUÎN[Ar. < AVN: İâne eden.]
( LAURUS NOBILIS cum DAPHNE PONTICA cum DAPHNE GNIDIUM )
- YARA ile BIÇILGAN
( ... İLE Azmış, yayılmış yara. | Hayvanların tırnak kökünde oluşan yara. )
- YARADILIŞ/CİBİLLİYET[Ar. < CİBİLLİYYET] ile/||/<> YARADILIŞ/FITRAT[Ar. < FİṬRAT] ile/||/<> YARADILIŞÇA/FITRATEN[Ar. < FİṬRATEN] ile/||/<> DOĞUŞTAN/FITRİ[Ar. < FİṬRĪ] ile/||/<> DOĞUŞTANCILIK/FITRİYE[Ar. < FİṬRİYYE] ile/||/<> YARADILIŞ/HİLKAT[Ar. < ḪİLḲAT] ile/||/<> YARADILIŞÇA/HİLKATEN[Ar. < ḪİLḲATEN] ile/||/<> YARADILIŞ/TIYNET[Ar. < ṬĪNET] ile/||/<> DOĞUŞTANCILIK/NATİVİZM[Fr. < NATIVISME]
- YARAK ile/değil/yerine/=/||/<> SİLAH | ERKEKLİK ORGANI
( dalyarak silah erkeklik organı )
- YARALANMAK / YARALANABİLİR/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YARARLANMAK / YARARLANILABİLİR/LİK
- YARALANMA/TRAVMA SAĞALTIMI/TERAPİSİ BASAMAKLARI/NDA:
İŞLEYİŞ ile/ve/||/<> KAPSAMA ile/ve/||/<> GÜÇLENDİRME ile/ve/||/<> BİLİŞSEL VE DAVRANIŞSAL DEĞİŞİM ile/ve/||/<> İÇGÖRÜSEL VE DİNAMİK DEĞİŞİM
( )
- YARALANMA/TRAVMA:
PSİKOJENİK ile/ve/||/<> VAROLUŞSAL ile/ve/||/<> BAĞLANMA ile/ve/||/<> KAYIP ile/ve/||/<> BAĞLANMA DÜZENİ/SİSTEMİ
( bkz. FRANZ RUPPERT )
- YARALANMADA/TRAVMA'DA:
MAĞDUR ile/ve/||/<> ZÂLİM
ile/ve/||/<>
GÖZLEMCİ
- YARALANMALARDA:
GÖGÜS ile/ve/||/<> KARIN ile/ve/||/<> KAFATASI/OMURGA
( [İlkyardım]
- Hastanın/yaralının bilinç kontrolü yapılır.
- Hastanın/yaralının yaşam bulguları değerlendirilir.
- Yaranın üstü, plastik poşet naylon vb. sarılmış bir bezle kapatılır.
- Soluk alma sırasında, yaraya hava girmesini engellemek, soluk verme sırasında havanın dışarı çıkmasını sağlamak üzere yara üzerine konulan bezin bir ucu açık bırakılır.
- Hasta/yaralı, bilinci açık ise yarı oturur biçimde oturtulur.
- Ağızdan hiçbir şey verilmez.
- Yaşam bulguları sık sık kontrol edilir.
- Açık pnömotoraksta şok olasılığı çok yüksektir. Bu nedenle, şok önlemleri alınmalıdır.
- Tıbbî yardım istenir[112]. )
( [Delici göğüs yaralanmalarında görülebilecek sorunlar]
Göğsün içine giren nesne, akciğer zarı ve akciğeri yaralar. Bunun sonucunda şu belirtiler görülebilir:
- Yoğun ağrı.
- Solunum zorluğu.
- Morarma.
- Kan tükürme.v
- Göğüsteki yarada, soluk alıyor görüntüsü[Açık pnömotoraks] )
( [Delici karın yaralanmalarında görülebilecek sorunlar]
- Karın bölgesindeki örgenler zarar görebilir.
- İç ve dış kanama ve buna bağlı şok oluşabilir.
- Karın, tahta gibi sert ve çok ağrılı ise durum ciddidir.
- Bağırsaklar dışarı çıkabilir. )
( [Delici Karın Yaralanmalarında İlkyardım]
- Hastanın/yaralının bilinç kontrolü yapılır.
- Hastanın/yaralının yaşam bulguları kontrol edilir.
- Dışarı çıkan örgenler içeri sokulmaya çalışılmaz, üzerine geniş ve nemli temiz bir bez örtülür.
- Bilinç yerinde ise sırt üstü biçimde bacaklar bükülmüş olarak yatırılır, ısı kaybını önlemek için üzeri örtülür.
- Ağızdan yiyecek ya da içecek bir şey verilmez.
- Yaşam bulguları sık sık izlenir.
- Tıbbî yardım istenir[112]. )
( )
- YARALANMA/TRAVMA ÇEŞİTLERİNDE:
DOĞA KAYNAKLI ile/ve/ne yazık ki/||/<> "İNSAN KAYNAKLI"
- YARALI/HASTA TAŞIMADA:
OMUZ DESTEĞİ ile/ve/||/<> KUCAKTA ile/ve/||/<> SIRTTA ile/ve/||/<> OMUZDA(İTFAİYECİ YÖNTEMİ) ile/ve/||/<> ELLERİN ÜZERİNDE[ALTIN BEŞİK] ile/ve/||/<> KOL VE BACAKLARDAN TUTARAK ile/ve/||/<> SANDALYE İLE ile/ve/||/<> BATTANİYEDEN SEDYE YAPARAK ile/ve/||/<> KAŞIK ile/ve/||/<> KÖPRÜ ile/ve/||/<> KARŞILIKLI DURARAK ile/ve/||/<> RENTEK
( Hasta/yaralı taşınmasında ilk yardımcı, kendi sağlığını riske sokmamalıdır.
Gereksiz zorlama ve yaralanmalara engel olmak için aşağıdaki kurallara uygun davranmalıdır:
- Hastaya/yaralıya yakın mesafede çalışılmalıdır.
- Daha uzun ve güçlü kas öbekleri kullanılmalıdır.
- Sırtın gerginliğini korumak için dizler ve kalçalar bükülmelidir.[Omurilik yaralanmaları riskini azaltır].
- Yerden destek alacak biçimde iki ayağı da kullanarak, biri ötekinden biraz öne yerleştirilmelidir.
- Kalkarken, ağırlığı, kalça kaslarına vererek dizler en uygun biçimde doğrultulmalıdır.
- Baş, her zaman düz tutulmalı, eşit ve düzgün bir biçimde hareket ettirilmelidir.
- Yavaş ve düzgün adımlarla yürünmeli ve adımlar omuzdan daha geniş olmamalıdır.
- Ağırlık kaldırırken, karın, düzgün tutulup kalça kasılmalıdır.
- Omuzlar, leğen kemiğinin ve omuriliğin sırasında tutulmalıdır.
- Yön değiştirirken, ani dönme ve bükülmelerden kaçınılmalıdır.
- Hasta/yaralı, olabildiğince az hareket ettirilmelidir.
- Hasta/yaralı, baş-boyun-gövde ekseni esas alınarak, en az 6 destek noktasından kavranmalıdır.
- Tüm hareketleri yönlendirecek sorumlu bir kişi olmalıdır. Bu kişi, hareketler için gereken yönergeleri["Dikkat! Kaldırıyoruz!" gibi] vermelidir. Bu kişi, genellikle, ağırlığın en fazla olduğu ve en fazla dikkat edilmesi gereken bölge olan baş ve boyun bölümünü tutan kişi olmalıdır.
- Hasta/yaralı taşınırken mükemmel bir takım çalışması gerekmektedir. )
( [Acil taşıma teknikleri]
- Genel bir kural olarak, hasta/yaralının yeri değiştirilmemeli ve dokunulmamalıdır. Olağanüstü bir tehlike söz konusuysa, taşıdığı her türlü riske karşın acil taşıma zorunludur.
- En kısa sürede, yaralılar, güvenli bir yere taşınmalıdır.
)
( OMUZDAN DESTEK OLARAK

ile/ve/||/<>
KUCAKTA

ile/ve/||/<>
SIRTTA

ile/ve/||/<>
OMUZDA

ile/ve/||/<>
ALTIN BEŞİK TEKNİĞİ

ile/ve/||/<>
KOL VE BACAKLARDAN TUTARAK

ile/ve/||/<>
SANDALYE İLE

ile/ve/||/<>
SEDYE İLE

ile/ve/||/<>
BATTANİYE İLE

ile/ve/||/<>
KAŞIK TEKNİĞİ

- Bu teknik, hastaya/yaralıya, sadece bir taraftan ulaşılması durumunda üç ilk yardımcı tarafından uygulanır.
- İlk yardımcılar, hastanın/yaralının tek bir yanında, bir dizleri yerde olacak biçimde diz çökerler.
- Hasta/yaralının elleri göğsünde birleştirilir.
- Birinci ilk yardımcı, baş ve omzundan, ikinci ilk yardımcı, sırtının alt bölümü ve uyluğundan, üçüncü ilk yardımcı, dizlerinin altından ve bileklerinden kavrar. Daha sonra kendi ellerini hastanın/yaralının gövdesinin altından geçirerek kavrar.
- Başını ve omzunu tutan birinci ilk yardımcının yönergesi ile tüm ilk yardımcılar aynı anda hastayı/yaralıyı kaldırarak dizlerinin üzerine koyar.
- Aynı anda tek bir hareketle hastayı/yaralıyı göğüslerine doğru çevirirler.
Sonra uyumlu bir biçimde ayağa kalkar ve aynı anda düzgün bir biçimde sedyeye koyarlar.
ile/ve/||/<>
KÖPRÜ TEKNİĞİ

- Hastaya/yaralıya, iki taraftan ulaşılması durumunda dört ilk yardımcı tarafından yapılır.
- İlk yardımcılar, bacaklarını açıp hastanın/yaralının üzerine hafifçe çömelerek yerleşirler.
- Birinci ilk yardımcı, başı koruyacak biçimde, omuz ve ensesinden, ikinci ilk yardımcı, kalçalarından, üçüncü ilk yardımcı da dizlerinin altından tutar.
- Birinci ilk yardımcının yönergesi ile üç ilk yardımcı hastayı kaldırır.
- Dördüncü ilk yardımcı, sedyeyi arkadaşlarının bacakları arasına iterek yerleştirir ve hasta/yaralı, sedyenin üzerine konulur.
ile/ve/||/<>
KARŞILIKLI DURARAK

- Omurga yaralanmalarında ve kuşkusunda kullanılır. Üç ilk yardımcı tarafından uygulanır.
- İki ilk yardımcı, hastanın/yaralının göğüs hizasında karşılıklı diz çöker. Üçüncü ilk yardımcı, hastanın/yaralının dizleri hizasında diz çöker.
- Hastanın/yaralının kolları, göğsünün üzerinde birleştirilerek, düz yatması sağlanır.
- Baş bölümündeki ilk yardımcılar, kollarını baş-boyun eksenini koruyacak biçimde hastanın/yaralının sırtına yerleştirirler.
- Hastanın/yaralının dizleri hizasındaki üçüncü ilk yardımcı, kollarını açarak hastanın/yaralının bacaklarını düz olacak biçimde kavrar. Verilen yönergeyle tüm ilk yardımcılar hasta/yaralıyı düz olarak kaldırarak sedyeye yerleştirir.
ile/ve/||/<>
RENTEK TEKNİĞİ/MANEVRASI
- Kaza ortamı değerlendirilir; patlama, yangın tehlikesi belirlenir, çevre ve ilk yardımcının kendi güvenliği sağlanır.
- Hastanın/yaralının omuzlarına hafifçe dokunarak ve "iyi misiniz?" diye sorarak bilinci kontrol edilir, çevrede birileri varsa 112'yi araması istenir.
- Hastanın/yaralının solunum yapıp yapmadığı gözlemlenir[göğüs hareketleri izlenir].
- Eğer solunum yok ise, hastanın/yaralının ayaklarının pedala sıkışmadığından emin olunur; emniyet kemeri açılır.
- Hastaya/yaralıya yan tarafından yaklaşılır ve bir elle kolu, öteki elle de çenesi kavranarak kafamızın da desteğiyle boynu sabitlenir.[Hafif hareketle]
- Baş-boyun-gövde hizasını bozmadan, araçtan dışarı çekilir.
- Hasta/yaralı, yavaşça yere ya da sedyeye yerleştirilir.
[Kaza geçirmiş yaralı bir kişiyi eğer bir tehlike söz konusu ise omurgaya zarar vermeden çıkarmada kullanılır. Bu uygulama solunum durması; yangın tehlikesi, patlama gibi tehlikeli durumlarda uygulanır.] )
- YARANMAK ile YARANDIRMAK ile YARANABİLMEK ile YARAN
- YARANMAK ile/ve YARAŞMAK
- YARAR/"MANTIK" EVLİLİĞİ ile AŞK EVLİLİĞİ
- YARAR ile/yerine/değil KARŞILIKLI YARAR
( [not] BENEFIT vs./but RECIPROCAL BENEFIT
RECIPROCAL BENEFIT instead of BENEFIT )
- YARAR ile/||/<> MUTLULUK
( En fazla mutluluk ilkesi )
( Tu Youyou tarafından 1863 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1806-1873) (Ülke: İngiltere) (Alan: Felsefe, Ekonomi) (Önemli katkıları: Faydacılık, özgürlük üzerine) (Nobel: 2015) )
- YARARCI/PRAGMATİK (YAKLAŞIM) ile/ve/değil/yerine ALGI DÜZENSEL/PARADİGMATİK (YAKLAŞIM)
( [not] USEFUL/PRAGMATICAL (APPROACH) vs./and/but PARADIGMAL (APPROACH)
PARADIGMAL (APPROACH) instead of USEFUL/PRAGMATICAL (APPROACH) )
- YARARCILIK/PRAGMATİZM ile AKILCILIK/RASYONALİZM
( Bir düşüncenin doğruluğunu uygulamalı sonuçlarıyla değerlendiren felsefi yaklaşım. İLE Bilginin akıl ve mantık yoluyla elde edilebileceğini savunan felsefi yaklaşım. )
- YARARCILIK/UTİLİTARİZM ile ÖDEVBİLİM/DEONTOLOJİ
( Eylemlerin sonuçlarının en fazla faydayı sağlaması gerektiğini savunan ahlâki kuram. İLE Eylemlerin kendi içsel değerleri ve kurallara uygunluğu üzerine odaklanan ahlâki kuram. )
- YARARIN SAĞLANMASI ile/ve/değil/yerine/< ZARARIN UZAKLAŞTIRILMASI
( IZRAR[Ar.]: Zarar verme, zarara sokma. )
- YARARLANIŞ | FAYDALANIŞ ile/||/<> YARARSIZCA | FAYDASIZCA ile/||/<> YARARLANABİLME | FAYDALANABİLME ile/||/<> YARARLANILABİLMEK | FAYDALANILABİLMEK ile/||/<> YARARCILIK | YARARLANMA | YARARLANMAK | YARARLI | YARARSIZ ile/||/<> YARARLANILMA | YARARLANDIRMAK | YARARLANDIRMA | YARARLANDIRILMAK | YARARLANDIRILMA ile/||/<> PRAGMACILIK | YARAYIŞLI | YARAYIŞSIZ ile/||/<> PRAGMATİKLİK | İSTİFADELİ | İSTİFADESİZ ile/||/<> FAYDACILIK | FAYDALANMA | FAYDALANMAK | FAYDALI | FAYDASIZ ile/||/<> FAYDALANILMA | FAYDALANDIRMAK | FAYDALANDIRMA | FAYDALANDIRILMAK | FAYDALANDIRILMA
- YARARLANMA ile KAZANIM
( İNTİFÂ'[< NEF'] ile ... )
( BENEFIT vs. TO ACQUIRE )
- YARARLI/ŞİFALI BİTKİLER = NEBÂTÂT-I NÂFİ'A = PLANTES UTILES
( Şubat ayı boyunca...
BİTKİ ADI - KULLANILAN BÖLÜMÜ
Şakayık/Ayıgülü[Paeonia Delora] - Soğanlar
(Şubat ve Mart ayı boyunca)
Defne[Laurus Nobilis] - Gövdenin kabuğu, kökleri, yaprak ve meyvesi
Hatmi[Althaea Officinalis] - Kökleri
Melekotu[Archangelita Officinalis] - Kökleri
Sarı Çam[Pinus Silvestris] - Tomurcuğu
Süsen[İris] - Kökleri
Yılanbıçağı[Arum Maculatum] - Kökleri
(Şubat, Mart ve Nisan ayı boyunca)
Huşağacı[Betula Alba] - Kabuğu
---
Mart ayı boyunca...
BİTKİ ADI - KULLANILAN BÖLÜMÜ
Bohça Otu[Helleborus Orientalis] - Kökleri
Ökseotu[Viscum] - Küçük dalları
Kadın Tuzluğu[Berberis Vulgaris] - Köklerin kabuğu
Saplı Meşe[Quercus Pedunculata] - Kabuğu
(Mart ve Nisan ayı boyunca)
Söğüt[Salix] - Kabuğu, yaprak ve kökleri
Kokulu Menekşe[Viola Odorata] - Çiçekleri ve sapları
---
Nisan ayı boyunca...
BİTKİ ADI - KULLANILAN BÖLÜMÜ
Söğüt[Salix] - Kabuğu, yaprak ve kökleri
Kokulu Menekşe[Viola Odorata] - Çiçekleri ve sapları
(Mayıs'tan Temmuz'a kadar)
Banotu [Hysocyamusniger] - Yapraklar, kök ve tohumlar
İtsinekleri[Marribium Vulgare] - Çiçekleri
Papatya[Matricaria Chamomilla] - Çiçekleri
Şakayık[Paeonia Officinale] - Çiçekleri ve kökleri
(Nisan ve Mayıs ayı boyunca)
Biberiye[Rozmarinus Officinalis] - Yaprakları
Sarmısakotu[Allaria Officinalis] - Tüm bitki
(Nisan'dan Ağustos'a kadar)
Çoban Çantası[Capsela Bursa] - Sap kısmıyla birlikte çiçeği
Sabin Ardıcı[Juniperus Sabina] - Yapraklarıyla birlikte genç dalları
(Nisan'dan Eylül'e kadar)
Menekşe[Viola Tricolor] - Sap kısmıyla birlikte çiçeği
Sinir Otu[Plantago Lanceolata] - Yaprakları
---
Mayıs ayı boyunca...
BİTKİ ADI - KULLANILAN BÖLÜMÜ
Gelincik[Papaver Rhoeas] - Çiçekleri
Mürver Ağacı[Sambucus Nigra] - Çiçeği, meyveleri ve dal kabukları
(Nisan ve Mayıs ayı boyunca)
Biberiye[Rozmarinus Officinalis] - Yaprakları
Sarmısakotu[Allaria Officinalis] - Tüm bitki
---
Haziran ayı boyunca...
BİTKİ ADI - KULLANILAN BÖLÜMÜ
Su Yoncası[Menyanthes Trifoliata] - Tüm bitki
(Nisan'dan Ağustos'a kadar)
Çoban Çantası[Capsela Bursa] - Sap kısmıyla birlikte çiçeği
Sabin Ardıcı[Juniperus Sabina] - Yapraklarıyla birlikte genç dalları
---
Temmuz ayı boyunca...
BİTKİ ADI - KULLANILAN BÖLÜMÜ
Ihlamur[Tilia] - Çiçekleri
Ebegümeci[Malva Silvestris] - Sap kısmıyla birlikte çiçeği
(Nisan'dan Ağustos'a kadar)
Çoban Çantası[Capsela Bursa] - Sap kısmıyla birlikte çiçeği
Sabin Ardıcı[Juniperus Sabina] - Yapraklarıyla birlikte genç dalları
---
Ağustos ayı boyunca...
BİTKİ ADI - KULLANILAN BÖLÜMÜ
Ahududu[Rubus İdaeus] - Yaprakları ve meyveleri
Baldıran[Conium Maculatum] - Ucları, yaprağı
Beyaz Ballıbaba[Lamium Album] - Çiçekleri
Çilek[Fragaria Vesca] - Yaprakları
Çobanüzümü[Vaccinium Myrtillus] - Meyveleri ve yaprakları
Çuha Çiçeği[Primula Officinalis] - Kökleri
Frenk Kimyonu[Carum, Carvi] - Olgunlaşmış meyveleri
Güzel Avrat otu[Avropa Belladone] - Yaprakları ve kökleri
Kırlangıçotu[Chelidnium Majus] - Sap kısmıyla birlikte çiçeği
Kişniş[Coriandrum Sativum] - Meyveleri
Lavanta[Lavandula Officinalis] - Çiçekleri
Oğulotu/Melissa[Melissa Officinalis] - Yaprakları
Öksürükotu[Tussilago Farfara] - Yapraklar
Portakal Nergisi[Calendula Officinalis] - Çiçekleri
Sığırdili[Borrago Officinalis] - Sap kısmıyla birlikte çiçeği
Taşyonca[Melilotus Officinalis] - Çiçek taşıyan küçük dalları
Yüksükotu[Digitalis] - Yaprakları
(Nisan'dan Eylül'e kadar)
Menekşe[Viola Tricolor] - Sap kısmıyla birlikte çiçeği
Sinir Otu[Plantago Lanceolata] - Yaprakları
---
Eylül ayı boyunca...
BİTKİ ADI - KULLANILAN BÖLÜMÜ
Adaçayı[Salvia Officinalis] - Yaprakları
Ahududu[Rubus İdaeus] - Yaprak ve meyvesi
Atkuyruğu[Equisetum Arvense] - Yazın sapı
Ayrıkotu[Agropyron Repens] - Kökleri
Beyazayüzümü[Arctostaphylos Uva-ursi] - Yaprakları
Büyük Isırgan[Urtica Dioica] - Yaprakları ve tohumları
Civan Perçemi[Achilkea Millefolium] - Sap kısmıyla birlikte çiçeği
Çiğdem[Colchicum Autumnale] - Tohumlarla kökleri
Çobandeneği[Polygonum Bistorta] - Kökleri
Güzelavratotu[Atropa Belladona] - Kökleri
Hakiki Yoğurtotu[Galilim Verum] - Sap kısmıyla birlikte çiçeği
Hatmi[Althaea Officinalis] - Kökleri (soyulmuş olarak)
Kadıntuzluğu[Berberis Vulgaris] - Köklerin kabuğu
Kayışkıran[Ononis Spinoza] - Kökleri
Kekik[Thymus Serpyllum] - Sap kısmıyla birlikte çiçeği
Kırmızı Kantaron[Erythraea Centairium] - Sap kısmıyla birlikte çiçeği
Kuşburnu[Rosa Canina] - Meyveleri
Kuzupıtrağı/Koyunotu[Agrimonia Eupatoria] - Tüm köküstü
Meyankökü[Glycyrhizaglabra] - Kökleri
Nane[Mentha Piperita] - Yaprakları
Pelinotu[Artemisia Absinthium] - Sap kısmıyla birlikte çiçeği
Radika[Cichorium Prun Astri] - Tüm bitki
Rezene[Foeniculum Vulgare] - Meyveleri, kök ve yaprakları
Sabunotu[Saponaria Officinalis] - Kökleri ve Yaprakları
Sığırkuyruğu[Verbascum Phlomoides] - Yaprakları ve Çiçekleri
Subiberi[Polygonum Hydropiper] - Tüm köküstü
Şerbetçiotu[Humulus Lupulus] - Kozalakları
Taşanason[Pimpinella Saxifraga] - Kökleri
Tatula/Boru Çiçeği[Datura Stramonium] - Yaprakları, çiçek ve tohumu
Yermeşesi/Kısamahmut[Teucrium Chamaedrys] - Çiçek açan köküstü kısmı
Yılan Bıçağı[Arum Maculatum] - Kökleri
---
Ekim ayı boyunca...
BİTKİ ADI - KULLANILAN BÖLÜMÜ
Ardıç[Juniperus Communis] - Meyveleri
Hindiba[Taraxacum Officinale] - Kökleri
Karakafesotu[Sympahytum Officinale] - Kökleri
Kediotu[Valeriana Officinalis] - Kökleri
Ökseotu[Viscum Album] - Küçük dalları
Süsen[İris] - Kökleri (soyulmuş olarak) )
- YARARLI ile YARARSIZ
( USEFUL vs. USELESS )
- YARARSIZ | BOŞUNA/BEYHUDE[Fars. < BĪHŪDE] ile/||/<> YARARSIZ | BOŞUNA/NAFİLE[Ar. < NĀFİLE]
( beyhude yere yararsız boşuna )
- YARARSIZ DOĞRU ile/ve/değil/yerine DOĞRU
- YARARSIZ ile YARARSIZ('I)
( USELESS vs. THE USELESS )
- YARASA ile KUYRUKLU YARASA
( ... İLE En hızlı uçan ve çevik yarasalardır. )
- YARASA ile (SAMAN RENKLİ) MEYVE YARASASI
( Kongo'da yaşarlar. )
( Kanat açıklıkları 1 m.yi bulur. )
( 10 milyon yarasa, 6 haftada, 1 milyar meyve tüketerek meyve bölgesinden göçerler. )
( ... cum PTEROPUS EDULIS )
- YARASA ile/||/<> YABANARISI YARASASI
- YARAŞMAK ile YARAŞTIRMAK ile YARAŞ
- YARATICI GÜÇ ile YARATICI ile YARATMAK ile KARGAŞA YARATMAK ile ATEŞ YARATMAK ile SÖYLENTİ YARATMAK ile KARGAŞA YARATMAK ile YARATILDI ile YARATILIŞ ile YARATICI ile YARATICILIK ile RUHUN YARATICISI
( CREATIVE POWER vs. CREATOR vs. CREATE vs. CREATE AN UPROAR vs. CREATE FIRE vs. CREATE RUMOR vs. CREATE UPROAR vs. CREATED vs. CREATION vs. CREATIVE vs. CREATIVENESS vs. CREATOR OF SOUL )
( ايجاد کردن ile به وجود آوردن ile پديد آوردن ile خلقت کردن ile خلق کردن ile خلل رساندن ile آفريدن ile بوجود آوردن ile دادوبيداد کردآن ile آتش بر پا کردن ile حرف در آوردن ile جنجال بر انگيختن ile حادث ile آفريده ile آفرينش ile خلقت ile ايجاد ile تکوين ile خلق ile خلاق ile خلاقه ile خالقيت ile قدرت ابداع ile جان آفرين ile آفريدگار ile صانع ile آفريننده ile جانافرين ile خالق ile مبدع )
( AYJAD KARDAN ile BAH VOJUD AVARDAN ile PADYD AVARDAN ile KHALGHT KARDAN ile KHALGH KARDAN ile KHLEL RESANDAN ile AFARYDAN ile BOJOD AVARDAN ile DADOBYDAD KARDAN ile ATASH BAR PA KARDAN ile HARF DAR AVARDAN ile JANJAL BAR ENGYKHTAN ile HADES ile AFARYDAH ile AFARYNESH ile KHALGHT ile AYJAD ile TAKOYNE ile KHALGH ile KHLAGH ile KHLAGHEH ile KHALGHYT ile GHODRAT EBDA ile JAN AFARYNE ile AFARYDEGAR ile SANE ile AFARYNANDEH ile JANAFERYNE ile KHALGH ile MOBDE )
- YARATICI İMGELEM ile/ve/<> KAVRAMSALLIK/GÖRÜNÜRLÜK
( MUHAYYİLE ile/ve/<> NAZARİYE )
- YARATICI İMGELEM ve/<> YENİ YAŞAMLAR/KOŞULLAR
- YARATICI ile/ve/değil ÖZGÜN
- YARATICI ile/||/<> YARATICI
( Sinema Bir filmin konusundan kurgusuna kadar bütün yaratıcı çalışmalarından sorumlu bulunan filme kendi deyişini kişiliğini veren damgasını vuran sinema sanatçısı oluşturucu )
( AUTHOR OF FILM )
( AUTEUR DE FILIN )
( FILMAUTOR )
- YARATICI/LIK ve BİLGE/LİK
( TO CREATE and WISDOM )
- YARATICILIK ile/ve CANLANDIRMAK ile/ve HAREKET KATMAK
( Kuralları önce bilmek, sonra [yeri geldiğinde ve gerektiğince] unutmak/unutabilmek gerek! )
- YARATICI/LIK ile/ve/||/<> ÇÖZÜMCÜ/LÜK
- YARATICILIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< FARKLILIK
- YARATICILIK ile/>< USTALIK
- YARATILIŞ:
ÖN MADDESİZ ile MADDE'DEN
- YARATMA" ile/ve/değil/||/<>/< YERİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ
- YARATMAK:
YOKTAN değil BİÇİMLENDİRMEK
- YARATMAK ile/ve/değil/||/<>/>/< BESLEMEK
- YARATMAK ile/ve DÖNÜŞTÜRMEK
( TO CREATE vs./and TO TRANSFORM )
- YARATMAK ile HALK ETMEK
( Yoktan var etmek. İLE Vardan var etmek. )
- YARATMAK ile NEDEN/VESİLE OLMAK
- YARATMAK değil/yerine (OLANI) DEĞİŞTİRMEK
- YARATMAK ile YARATILMAK ile YARATABİLMEK ile YARATIVERMEK ile YARATI ile YARATICI/LIK
- YARATMAK ile/ve/değil/||/<>/< YAŞATMAK
- YARAYI(/NIN ÜSTÜNÜ) KAŞIMAK değil/yerine YARANIN ETRAFINI KAŞIMAK
( [not] ITCHING THE WOUND but/instead of ITCHING ARROUND THE WOUND )
- YARDAKÇI ile/||/<> ...
( Kar Karagöz oyununda şarkı söyleyen kişi Klasik Türk müziğini iyi bilen bu sanatçıların seslerinin güzel olması gereklidir yārīdih who renders help who aids assists abets Dankoff EÇBitlis 412 EÇGlossary 99 Deny Grammaire 559 yanlışlıkla Türkçe yardım ile karşılaştırmıştır )
( YĀRĪ-DIH )
- YARDAKÇI ile/||/<> YARDAK
( (Kar.): Karagöz oyununda şarkı söyleyen kişi. Klasik Türk müziğini iyi bilen bu sanatçıların seslerinin güzel olması gereklidir. @@ < Far yārī-dih 'who renders help, who aids, assists, abets'. Dankoff: EÇ-Bitlis 412; EÇ-Glossary 99. Deny (Grammaire 559) yanlışlıkla Türkçe yardım ile karşılaştırmıştır. )
( YĀRĪ-DIH )
- YARDIM DİLENMEK ile/değil KONUŞMAK
( İSTİANE: Yardım isteme. )
- YARDIM ETMEK ile YARDIM ile YARDIM ARAYIŞI ile ASİSTAN ile KOMİSER YARDIMCISI ile MÜDÜR YARDIMCISI ile DEVRİYE LİDERİ YARDIMCISI ile YARDIMCI DOÇENT ile MÜFETTİŞ YARDIMCISI
( ASSIST vs. ASSISTANCE vs. ASSISTANCE SEEKING vs. ASSISTANT vs. ASSISTANT COMMISSIONER vs. ASSISTANT MANAGER vs. ASSISTANT PATROL LEADER vs. ASSISTANT PROFESSOR vs. ASSISTANT SUPERINTENDENT )
( مراعات حال کردن ile ياري نمودن ile اعانه دادن ile اعانه کردن ile مساعدت کردن ile استعانت دادن ile ياري کردن ile معاونت کردن ile دستياري ile معونت ile مدد ile ياري ile همراهي ile پيمردي ile مساعدت ile غياث ile اعانت ile نصر ile معاونت ile مددکاري ile دست ياري ile معتضد ile همياور ile معين ile معاظد ile نيب ile معاون ile کمک ile ياور ile دستيار ile نصير ile مددکار ile دست يار ile يار ile بهريار ile معاون رئيس اداره ile جوخه يار ile استاديار ile ناظم مدرسه )
( MARAAT HAL KARDAN ile YARY NEMUDAN ile EANEH DADAN ile EANEH KARDAN ile MOSAEDAT KARDAN ile ESTEANT DADAN ile YARY KARDAN ile MOAVENT KARDAN ile DASTYARY ile معونت ile مدد ile YARY ile CPEHMARAHY ile PEYMARDY ile MOSAEDAT ile GHYAS ile EANT ile NASR ile MOAVENT ile MADADKARY ile DAST YARY ile MOTAZED ile NPAMYOR ile MAYNE ile معاظد ile نيب ile MOAVAN ile KAMAK ile YOR ile DASTYAR ile نصير ile MADADKAR ile DAST YAR ile YAR ile بهريار ile MOAVAN REYS EDAREH ile JOOKHEH YAR ile ESTADYAR ile NAZEM MADRESEH )
- YARDIM/MUAVENET[Ar. < MUʿĀVENET] ile/||/<> YARDIM/İANE[Ar. < İʿĀNE] ile/||/<> YARDIMCI/MUİN[Ar. < MUʿĪN]
- YARDIM ile MÜDAHALE
( [Kişi/gereksinim sahibi, çevresinden] İstemişse. İLE İstememişse. )
- YARDIM ile YARDIMCI ile YARDIMSEVER ile YARDIM ETMEK ile YARDIM ETMEK ile ÇARESİZ ile ÇARESİZLİK
( HELP vs. HELPER vs. HELPFUL vs. HELPING vs. HELPING OUT vs. HELPLESS vs. HELPLESSNESS )
( دستگيري ile کمک ile معونت ile پايمرد ile امداد ile نصرت ile غياث ile عون ile مدد ile مدد رساندن ile معاضدت ile ياري ile امداد کردن ile استعانت ile مساعدت کردن ile معظدت کردن ile بداد رسيدن ile معاضدت کردن ile کمک کردن ile استعانت دادن ile ياري نمودن ile ياري کردن ile کمک دادن ile مدد کردن ile کارگشا ile مغيث ile ياور ile نصير ile بردست ile هم دست ile منتصر ile کمک کننده ile ممد ile پرس ile کارگشايي ile زله ile بي چاره ile مستاصل ile ويلان ile ناگزير ile فرومانده ile عاجز ile درمانده ile ناچاري ile درماندگي )
( DASTGYRY ile KAMAK ile معونت ile PAYMARD ile EMDAD ile NASRAT ile GHYAS ile ON ile مدد ile MADAD RESANDAN ile MOAZEDAT ile YARY ile EMDAD KARDAN ile ESTEANT ile MOSAEDAT KARDAN ile MOAZADAT KARDAN ile BEDAD RESYDAN ile MOAZEDAT KARDAN ile KAMAK KARDAN ile ESTEANT DADAN ile YARY NEMUDAN ile YARY KARDAN ile KAMAK DADAN ile MADAD KARDAN ile KARGASHA ile مغيث ile YOR ile نصير ile BARDAST ile NPAM DAST ile MONTESR ile KAMAK KONANDEH ile MAMAD ile PORS ile KARGASHAYY ile زله ile BEY CHAREH ile MOSTASL ile VEYLAN ile NAGZYR ile FOROMANDEH ile AJZ ile DARMANDEH ile ناچاري ile DARMANDEGY )
- YARDIM ile/ve/<> YATAKLIK
- YARDIMCI AKTÖR, YARDIMCI AKTRİS | YARDIMCI OYUNCU ile/||/<> YARDIMCI OYUNCU
( Sinema TV İkinci rolde çalışan oyuncu Başrolde oynayan oyuncuyu destekleyici nitelikli ikinci önemde rolü olan oyuncu )
( SUPPORTING ACTOR(-TRESS) | SUPPORTING ACTOR )
( ACTEUR(-TRICE) QUI SECONDE LES PREMIERS RÔLES | ACTEUR QUI SECONDE LES PREMIERS RÔLES )
( NEBENDARSTELLER(-IN) | NEBENDARSTELLER )
- YARDIMCI DERS ile/||/<> YARDIMCI DOÇENT ile/||/<> YARDIMCI EYLEM ile/||/<> YARDIMCI FİİL ile/||/<> YARDIMCI HAKEM ile/||/<> YARDIMCI HÜCRE ile/||/<> YARDIMCI KİTAP ile/||/<> YARDIMCI MADDE ile/||/<> YARDIMCI OYUNCU ile/||/<> YARDIMCI ROL ile/||/<> YARDIMCI ÜNLÜ ile/||/<> YARDIMCI ÜNSÜZ ile/||/<> YARDIMCI YARGICI ile/||/<> BAŞYARDIMCI ile/||/<> ÖĞRETİM YARDIMCISI ile/||/<> BAŞKAN YARDIMCISI ile/||/<> DEKAN YARDIMCISI ile/||/<> MÜDÜR YARDIMCISI ile/||/<> REKTÖR YARDIMCISI ile/||/<> YÖNETMEN YARDIMCISI
( Yardım eden ya da gerektiğinde yardım edecek olan kimse vb avane havari muavin muin yâr yaver asistan Yardımı olan şey )
- YARDIMCI DOÇENT ile/değil/yerine/= BİLGER
- YARDIMCI(FER'İ) KAYNAKLAR:
ÖRF VE ÂDET ile/ve/||/<> İSTİHSAN ile/ve/||/<> İSTİSLÂH
- YARDIMCI HAKEM ile/||/<> YAN YARGICI ile/||/<> YARDIMCI YARGICI ile/||/<> YAN HAKEM
- YARDIMCI HAKEMLİK ile/||/<> YARDIMCI YARGICILIK
- YARDIMCI OLMAK ile ARACI/VESİLE OLMAK
- YARDIMCI OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EŞLİK ETMEK
- YARDIMCI OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< FIRSAT VERMEK
( Tekrarlanması gereken yardım, yardım değildir. )
( Yapılmaya değer tek yardım, yardıma gereksinim duymaktan kurtuluşu sağlamaktır. )
( Bizi, insan yapacak olan, berraklık ve yardımseverliktir. )
( En önemli yardımcı, gerçeğin, içimizde bulunuşudur. )
( The main thing that helps is to have reality within. )
( 
Bunu mu istiyorsunuz?
• Çocuğunuz...
– Varsın, bir çivi bile çakamasın... Ama dersleri iyi olsun.
– Varsın, omuzlarda cenaze taşıyanlara bön bön baksın... Ama matematiği düzgün olsun.
– Varsın, evin çalan telefonuna cevap veremesin... Ama notları yüksek olsun.
– Varsın, eve gelen misafirlerinizle üç kelime konuşamasın... Ama fen lisesine gitmiş olsun.
– Varsın, ağlayan bir çocuk görünce ona gülsün... Ama sınıfın birincisi olsun.
– Varsın, kendinin fazladan harçlığı olduğu halde; kantinden simit alamayan çocuklarla alay etsin... Ama öğretmenlerinin gözdesi olsun.
– Varsın, başını okşayıp hatırını soran bir yetişkine dönüp; “Ya siz nasılsınız?” diyemesin... Ama yabancı dili mükemmel olsun.
– Varsın, oyun arkadaşları olmasın... Ama sınavlarda “on” çeksin.
– Varsın;
– Taziye nedir, bilmesin,
– "Başın sağ olsun" ne demek, anlamasın,
– "Geçmiş olsun" kime denir, niçin denir, haberi olmasın,
– "Uğurlar olsun", ne anlama gelir farkında olmasın,
– Ama... Karneleri süper olsun.
– Evet… Varsın, tek dostu olmasın... Ama iyi gelir getiren bir mesleği olsun...
Üstün Dökmen )
( [not] TO HELP vs./and/but/||/<>/>< TO GIVE AN OPPORTUNITY
TO GIVE AN OPPORTUNITY instead of TO HELP )
- YARDIMCI OLMAK ile/ve/<> KOLAYLIK SAĞLAMAK/SUNMAK
- YARDIMCI ÖNERME = LEMMA[İng., Lat.] = LEMME[Fr.] = HILFSATZ[Alm.]
- YARDIMCI OYUNCULUK ile/||/<> YEDEK OYUNCULUK ile/||/<> ORTA OYUNCULUĞU
( Oyun oynama işi Sahne sanatçılığı Düzencilik hilecilik )
- YARDIMCI VERİCİ, RÖLE İSTASYONU, KUVVETLENDİRİCİ POSTA, TELEVİZYON RÖLE İSTASYONU, YANSITICI | AKTARICI ile/||/<> AKTARICI
( TV Genellikle engebeli bölgelerde çalışan bir yayın merkezinden gelen izlencenin güçsüzlenmiş imlerini alarak bunları güçlendirdikten sonra çoğunlukla başka bir oluğun yinelenimine uygulayarak başka bir aktarıcı ya da verici doğrultusunda yayan böylelikle asıl vericinin yayın alanını genişleten gücü vatla ölçülen yayaç döşem Yalnızca dönel devim yolu ile ısıyı her yana eşit olarak dağıtmaya yarayan ısıtıcı )
( REPEATER (RECEIVER), TRANSPOSER, LOW-POWER TRANSMITTER, STAND-BY TRANSMITTER, LOCAL TRANSMITTER, REBROADCAST RECEIVER, TELEVISION TRANSPOSER, TELEVISION TRANSLATOR, RELAY STATION (TRANSMITTER), REBROA | CONVECTOR )
( RÉÉMETTEUR, ÉMETTEUR DE FAIBLE PUISSANCE, ÉMETTEUR D'APPOINT, RELAIS (DE TÉLÉVISION), STATION D'AMPLIFICATION (RÉÉMETTRICE) | CONVECTEUR )
( KLEINSENDER, FÜLLSENDER, BALLEMPFÄNGER, ORTSSENDER, ERSATZSENDER, RELAISSTATION, RELAISSENDER,|;L RELAISSTELLE, VERSTÄRKERAMT )
- YARDIMCI ile CADDİS
( CADDIE vs. CADDIS )
( پادوي کردن ile نخ قلابدوزي ile لباس مندرس )
( PADOY KARDAN ile NAKH GHALABDOZY ile LABAS MANDRES )
- YARDIMCI ile EK
( ADJUNCT vs. ADJUNCTION )
( صفت فرعي ile مشاع سازي )
( SAFT FAREY ile MOSHAE SAZY )
- YARDIMCILARIN:
ÇOKLUĞU ile/yerine/değil YARARLILIĞI
( Bazı koşullarda, kimse, bize yardımcı olamaz. )
- YARDIM/CI/LIK ile/ne yazık ki !YARDAK/ÇI/LIK
( ... İLE Özellikle kötü işlerde birine yardım eden kişi. )
- YARDIMLAŞMAK ile YARDIMLAŞABİLMEK ile YARDIM ile YARDIMCI/LIK ile YARDIMSIZ/LIK ile YARDIMCISIZ ile YARDIMCI DERS ile YARDIMCI FİİL ile YARDIM SANDIĞI ile YARDIMCI EYLEM ile YARDIMCI HAKEM/LİK ile YARDIMCI HÜCRE ile YARDIMCI KİTAP ile YARDIMCI MADDE ile YARDIMCI DOÇENT/LİK ile YARDIMCI OYUNCU/LUK ile YARDIMCI YARGICI/LIK
- Yardımlı KONUŞ!!!
- YARGI ALANI ile/||/<> YARGI ÇEVRESİ ile/||/<> YARGI DENETİMİ ile/||/<> YARGI ERKİ ile/||/<> YARGIEVİ ile/||/<> YARGI GÜCÜ ile/||/<> YARGI ORGANLARI ile/||/<> YARGI USULÜ ile/||/<> YARGI YERİ ile/||/<> YARGI YETKİSİ ile/||/<> YARGI YOLU ile/||/<> ÖN YARGI ile/||/<> PEŞİN YARGI ile/||/<> DEĞER YARGISI
( Kavrama karşılaştırma değerlendirme vb yollara başvurularak kişi durum ya da nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi hüküm Yasalara göre mahkemece bir olay ya da olgunun doğuşuna etken olan sebeplerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar kaza )
- YARGI ETİĞİ ile/ve/||/<> BANGALOR YARGI ETİĞİ
- YARGI YOLU ile/||/<> MUHAKEME USULÜ
- İZLENİLESİ:
YARGI ve/||/<>/< DAVÂ/DURUŞMA/İDDİA/SUÇLAMA/SAVUNMA/AVUKATLIK/MASUMİYET
( ŞEYTANIN AVUKATI (DEVIL'S ADVOCATE) (1997)
BÜLBÜLÜ ÖLDÜRMEK (1962)
KARDEŞ GİBİYDİLER (SLEEPERS) (1996)
İLK KIYIM (MURDER IN THE FIRST) (1995)
MÜŞTERİ(MÜVEKKİL) (THE CLIENT) (1994)
CİNAYET GECESİ (FRACTURE) (2007)
HÜKÜM (1982)
SLEEPERS (1996)
JÜRİ (2003)
SANIK (1988)
KARAR (THE VERDICT) (1982)
YAĞMURCU (1997)
KUZENİM VINNY (1992)
BİR CİNAYETİN ANATOMİSİ (1959)
BİR DÜŞÜŞÜN ANATOMİSİ (ANATOMY OF A FALL) (2023)
DARK WATERS (2019)
THE COLLINI CASE (2019)
YARGIÇ (THE JUDGE) (2014)
THE PEOPLE VS. LARRY FLYNT
12 ANGRY MEN (1957)
AVUKAT (2007)
TATLI BELÂ (2000)
SKANDALIN ADI (1996)
ÖLDÜRME ZAMANI (1994)
KARAR (1982)
ADÂLET PEŞİNDE (2009)
SULLY (2016)
HAK ARAYIŞI
YATAĞIMDAKİ DÜŞMAN (SLEEPING WITH THE ENEMY) (1991)
YETER (ENOUGH) (2002)
KARDEŞ GİBİYDİLER (SLEEPERS) (1996)
BİRKAÇ İYİ ADAM (A FEW GOOD MEN) (1992)
PHILADELPHIA (1993)
DENİZDE İSYAN (CRIMSON TIDE) (1995)
CASUSLAR KÖPRÜSÜ (BRIDGE OF SPIES) (2015)
KAÇAK (FUGITIVE) (1993)
ŞARLO DİKTATÖR (1940)
BALİNANIN SIRTINDA (WHALE RIDER) (2002)
JOKER (2019)
YAŞAMAK İÇİN(FOR LIFE) (2020) (dizi) )
- YARGI = HÜKÜM = JUDGEMENT[İng.] = JUGEMENT[Fr.] = URTEIL[Alm.] = IUDICIUM[Lat.] = APOPHASIS[Yun.] = JUICIO[İsp.]
- YARGI ile İKİRCİK(TEREDDÜT)
- YARGIÇ | BASKIN/HÂKİM[Ar. < ḤĀKİM] ile/||/<> YARGIÇLIK | BASKINLIK/HÂKİMLİK
( hâkim rüzgâr hâkimevi reddihâkim sorgu hâkimi Egemenliğini yürüten buyruğunu yürüten sözünü geçiren Başta gelen başta olan baskın çıkan Duygu davranış vb ni iradesiyle denetleyebilen kimse Yüksekten bir yeri bütün olarak gören yargıç baskın )
- YARGIÇ ile YARGI ile FİZYONOMİYE GÖRE YARGILAMA ile KIYAMET GÜNÜ ile HAKİMLER ile YARGI
( JUDGE vs. JUDGEMENT vs. JUDGEMENT BY PHYSIOGNOMY vs. JUDGEMENT DAY vs. JUDGES vs. JUDGMENT )
( قضاوت کردن ile دادرس ile ديان ile دادرسي کردن ile حکم کردن ile داور ile قاضي ile داوري کردن ile دادرسي ile فتوا ile داوري ile تفرس ile محشر ile روز محشر ile قضات ile قضاوت ile قضا )
( GHAZAVAT KARDAN ile DADRES ile ديان ile DADRESY KARDAN ile HOKAM KARDAN ile DAVAR ile QAZY ile DAVARY KARDAN ile DADRESY ile FATAVA ile DAVARY ile تفرس ile MAHSHAR ile RUZ MAHSHAR ile GHAZAT ile GHAZAVAT ile GHAZA )
- YARGILAMA SIRASINDA, SUSMANIN ...:
YORUMLANMASININ GENİŞLİĞİ ve/||/<> KULLANILDIĞI AŞAMA ve/||/<> AVUKATININ, ORADA/YANINDA BULUNMASI ve/||/<> ZANLININ BİLGİLENDİRİLMESİ
( ... VE/||/<> Duruşmada susma polis tarafından gerçekleştirilecek ifade alma sırasındaki susmaya nazaran daha geniş yorumlanır. Zira bu görüşe göre duruşma aşamasında sanık panik içinde ya da hazırlıksız olduğunu ileri süremez VE/||/<> Burada, kişinin bir hukukçunun yardımından yararlandığı, haklarından haberdar olduğu önkabulünden hareket edilmektedir. VE/||/<> Polisin, sorgusundan önce bilgilendirme yapması durumunda, susma, daha dikkatli irdelenmektedir. )
(1996'dan beri)