Bugün[17 Mayıs 2026]
itibarı ile 32.825 başlık/FaRk ile birlikte,
32.825 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(99/133)


- PRANGA ile PRANGALI ile PRANGASIZ ile PRANGA CEZASI ile PRANGA KAÇAĞI ile PRANGA MAHKÜMU


- PRATİK BAHÇIVAN YETİŞTİRME YURDU :

( Büyükdere Fidanlığında kurulan Pratik Bahçıvan Yetiştirme Okulu 1936'da açıldı. 2001'de ise Fidanlığın özel şahsa kiralanması üzerine okulun faaliyetine son verildi. )


- PRATİK[Fr. < PRATIQUE] değil/yerine/= KOLAYLIKLA UYGULANABİLİR, KULLANIŞLI


- PRATİK/TATBİK/AT ile UYGULAMA


- PRATYEKA-BUDA(JİRİLİ[Japonca]) ile ...

( Aydınlanmaya kendi çabaları ile ulaşmış ve Dharma'yı vaaz etmeye dönmemiş kişi. (Tasavvuf terminolojisiyle, bir çeşit "Üveysi"). )


- PRAVRİTTİ >< NİVRİTTİ

( Devam eden faaliyet, dünyevi hayata eğilim. Gidiş yolu. @@ Dünyevi mevcudiyetten kurtuluş, vazgeçiş, terk. Dönüş yolu. )


- PRAYATNA ile ...

( İsteme, çaba. )


- PRAYATNA ile/||/<> NİRVANİ ile/||/<> NİRVANE

( İsteme, çaba. @@ Nirvana'yı arayan. @@ Bağımsızlığa, iç özgürlüğe ulaşmış kişi. )


- PRE-İKONOGRAFİ'DE:
OLGUSAL ile İFADESEL

( Konu. İLE Çözümleme. )

( ... İLE Uzlaşımsal. - Muvazaa )

( FACTUAL ile EXPRESSIONAL )


- PRECAUTION vs. PARANOIA


- PRECISE(NESS) vs. DEFINITE vs. ABSOLUTE


- PRECİSION MEDİCİNE ile/||/<> EVİDENCE-BASED MEDİCİNE

( Precision medicine moleküler profil tabanlı tedavi seçimiyken İLE evidence-based medicine klinik çalışma sonuçları tabanlı tedavidir )

( Formül: Biomarker stratification )


- PREFABRİK değil/yerine/= ÖNYAPILI/KURMALI/KURMA


- PREGNANT :/yerine HAMİLE


- PREMAKASH ile/||/<> CHİDARAM ile/||/<> CHIDANANDA ile/||/<> ATMARAM

( Brahman, sınırsız sevgi yönüyle. @@ Bilinç sevinci. @@ Bilinç-Mutluluk, ruh sevinci. @@ Öz Varlık'ın sevinci. )


- PREMEDİKASYON/PREMEDICATION[İng.] değil/yerine/= HAZIRLAYICI SAĞALTIM


- PRENSİP[Fr. < PRINCIPE] değil/yerine/= İLKE


- PREOP./PREOPERATİF PREOPERATIVE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT ÖNCESİ


- PREPARAT/PREPARATE[İng.] değil/yerine/= HAZIR İLAÇ


- PRÄPARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= PREPARAT


- PREPARATION :/yerine HAZIRLIK


- PRESENCE :/yerine VARLIK


- PRESENTATION vs. TO TELL/TO EXPLAIN/TO DESCRIBE


- PRESERVE :/yerine KORUMAK


- PRESSURE :/yerine BASKI


- PRESTIGE vs. CHARISMA


- PRESTİJ ile PERESTİJ[Fars.]

( ... İLE/DEĞİL Tapınma, taparcasına sevme. )


- PREVALAN/PREVALENT[İng.] değil/yerine/= YAYGIN


- PREVANTİF/PREVENTIVE[İng.] değil/yerine/= ÖNLEYİCİ


- PREVIOUS :/yerine ÖNCEKİ


- PREZANTE ile PREZANTASYON


- PREZERVASYON SOLÜSYONU/PRESERVATION SOLUTION[İng.] değil/yerine/= KORUMA ÇÖZELTISİ (TRANSPLANTASYON)


- PRICK TEST/SKIN PRICK TEST[İng.] değil/yerine/= DERİ DELME TESTİ


- PRIMARIES, REMIGES[İng.] değil/yerine/= EŞ ANLAMLAR: UÇUŞ TÜYLERİ

( Primer kanat tüyleri ya da telekler, kuşların gökyüzüne yükselmesine olanak tanır. Diğer tüylerden farklı olarak uçuşun ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri ve hassas bir biçimde konumlandırılabilmeleri için güçlü bağ dokuları ile kemiğe tutturulur. Telekler, uçuş tüylerinin en uzunlarıdır. Kanatın dış yarısını işgal ederler, sert parmaklar gibi kontrol edilip döndürülebilirler ve kuşun ileri itiş gücünün çoğunu sağlarlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PRİMARY İLE SECONDARY İLE TERTİARY İLE QUATERNARY ile/||/<> PROTEİN YAPI SEVİYELERİ

( Protein organizasyon hiyerarşisi. )

( Formül: φ İLE ψ açıları )


- PRIMARY SEX RATIO[İng.] değil/yerine/= BİRİNCİL CİNSİYET ORANI

( Nüfus içinde erkeklerin kadınlara oranıdır. Birincil cinsiyet oranı memelilerde genellikle yüzde 1 den fazladır. İnsanlarda 100 kadın için 110-160 arası erkek olduğu tahmin edilmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PRIMARY :/yerine BİRİNCİL, ANA


- PRİMAT[İng. PRIMATE] ile/||/<> ESNEKLİK[İng. FLEXIBILITY] ile/||/<> PARAFİLETİK GRUP[İng. PARAPHYLETIC GROUP] ile/||/<> PROSİMİYEN[İng. PROSIMIAN]

( Temel olarak içinde maymunlar (simiyenler) ve ön maymunlar (prosimiyenler) gibi öteryen memelileri barındıran, ilk olarak 85-55 milyon yıl önce küçük kemirgen hayvan türlerinden ayrılarak evrimleşmiş olan taksonomik bir takımdır. Takım içindeki hayvanlar iri beyinleri, üstün görsel becerileri, renkli görüş kabiliyetleri, omuz esneklikleri ve karmaşık hareketleri yapabilen elleriyle bilinirler. Örneğin insan (Homo sapiens), primatlar takımından bir memeli hayvan türüdür. @@ Cisimlerin, şekil ve büyüklüklerinin, uygulanan kuvvet ile değişebilme ve uyum sağlayabilme, sonrasında tekrar eski haline dönebilme özelliğine esneklik denir. @@ Evrimsel bir soy ağacının ortak atasını ve o atanın soyundan gelen türlerin çoğunu içeren, ancak bir ya da daha fazla alt öbeği herhangi bir nedenle ayrı tutan filogenetik gruplara verilen addır. Böylesi bir tür grubunun, öbeğin dışında bırakılan türlere göre parafiletik olduğu söylenir. Örneğin primatlar altında loris ve tarsiyerleri dışlayan Prosimii parafiletik bir gruptur ve görselde mavi ile gösterilmiştir. @@ Önmaymunlar. Primatlar takımının Lemurları, Lorisleri ve Tersiyerleri içeren alttakımıdır. Tersiyerler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PRİMAT ile ŞEBEKLER

( ... İLE Primatların alt takımı. )


- PRIMARY ADSORPTION LAYER[İng.] ile/değil/yerine/= PRİMER ADSORPSİYON TABAKASI


- PRİMER ARITMA ile/||/<> SEKONDER ARITMA

( Primer fiziksel çöktürme, sekonder biyolojik arıtma. )

( Formül: Sedimantasyon İLE aktif çamur )


- PRİMER İLE SEKONDER İLE TERSİYEL ile/||/<> SÜKSESYON EVRELERİ

( Ekosistemlerin zaman içindeki gelişim aşamaları. )

( Formül: Çeşitlilik → Kararlılık )


- PRİMER İLE SEKONDER İLE TERSİYER İLE KUATERNER ile/||/<> PROTEİN YAPI SEVİYELERİ

( Proteinlerin dört organizasyon seviyesi. )

( Formül: φ İLE ψ açıları (Ramachandran) )


- PRIMER/PRIMARY[İng.] değil/yerine/= BİRINCİL


- PRİMER STANDART ile/||/<> SEKONDER STANDART

( Primer saf ve kararlı, sekonder kalibre edilmiştir )

( Formül: Na₂CO₃ İLE HCl çözelti )


- PRİMER SÜKSESYON ile/||/<> SEKONDER SÜKSESYON

( Primer çıplak toprak, sekonder bozulmuş alan. )

( Formül: Sıfırdan İLE recovery )


- PRİMER ÜRETİCİ ile/||/<> SEKONDER TÜKETİCİ

( Primer fotosentez, sekonder et yiyen. )

( Formül: Bitki İLE etçil )


- PRİMER ÜRETİM ile/||/<> SEKONDER ÜRETİM

( Primer fotosentez, sekonder tüketici üretimidir )

( Formül: Ototrof İLE heterotrof )


- PRİMER YAPI ile/||/<> SEKONDER YAPI

( Primer amino asit dizisi, sekonder α-heliks β-sheet. )

( Formül: Kovalent İLE H-bağı )


- PRİMER ile/||/<> SEKONDER

( Primer bir karbona İLE sekonder iki karbona bağlıdır )

( Formül: 1° İLE 2° İLE 3° )


- PRIMİTİF/PRIMİTIVE[İng.] değil/yerine/= İLKEL


- PRIMOSOME[İng.] değil/yerine/= PRİMOZOM

( DNA replikasyonu sırasında RNA primerinin sentezlenmesinden sorumlu protein topluluğudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PRIORITY :/yerine ÖNCELİK


- PRISONER :/yerine MAHKUM


- PRIVACY :/yerine GİZLİLİK


- PRIVATE vs. PERSONAL


- PRIVILEGED vs. PRIORITY


- PROAKTİF ZİHİN ile REAKTİF ZİHİN

( Proaktif zihniyetliler, kendilerini harekete geçirerek, teşvik ederek, inisiyatif alır. İLE Reaktif zihniyetliler, sorumluluğu üstlenecek birinin ortaya çıkmasını bekler. )


- PROBABILITY MEASURE ile/||/<> COUNTING MEASURE

( Probability μ(Ω)=1, counting her nokta 1. )

( Formül: Normalized İLE discrete uniform )


- PROBABLE vs. LIKE


- PROBABLY :/yerine MUHTEMELEN


- PROBLEM/ISSUE vs. DISTRESS


- PRODUCER İLE CONSUMER İLE DECOMPOSER ile/||/<> TROFİK SEVİYELER

( Ekosistem enerji akışı. )

( Formül: Enerji piramidi )


- PRODUCER :/yerine YAPIMCI, ÜRETİCİ


- PROFAZ İLE METAFAZ İLE ANAFAZ İLE TELOFAZ İLE SİTOKİNEZ ile/||/<> MİTOZ EVRELERİ

( Gözede çekirdek bölünmesinin ardışık evreleri ve sitoplazma bölünmesidir. )

( Formül: 2n → 2 × 2n )


- PROFESÖR["PROFÖSÖR" değil!] değil/yerine/= BİLMEN


- PROFESÖR ile LEKTÖR

( ... İLE Üniversitelerde, uygulama çalışmaları, yabancı dil öğretimi vb. ile görevlendirilen öğretim üyesi yardımcısı. | Üniversitede, dışarıdan, ders veren profesör. )


- PROFESÖR ile SLADE

( ... İLE Cambridge, Oxford ve Londra üniversitelerinde kıdemli sanat profesörlerine verilen unvan. )


- PROFESSOR :/yerine PROFESÖR


- PROFICIENCY vs./and PARADIGM


- PROFİLAKTİK/PROPHYLACTIC[İng.] değil/yerine/= ÖNLEYİCİ


- PROGNOZ/PROGNOSIS[İng.]/AKIBET[Ar.] değil/yerine/= SONLANIM


- PROGRAM[İng. PROGRAM | Fr. PROGRAMME ] değil/yerine/= KOMUTLAM


- PROGRES/PROGRESS[İng.] değil/yerine/= İLERLEME | GÜNLÜK


- PROGRESS vs. TRANSFORMATION


- PROGRESS :/yerine İLERLEME


- PROJEKSİYON/PROJECTION[İng.] değil/yerine/= YANSITMA | İZ DÜŞÜM


- PROJEKTİF/IDENTIFIKASYON PROJECTIVE IDENTIFICATION[İng.] değil/yerine/= YANSITMALI ÖZDEŞİM


- PROKARYOT ile/||/<> ABC TAŞIMA DÜZENİ/ATP-BAĞLAYAN KASET[İng. < ATP-BİNDİNG CASSETTE]

( ... İLE/||/<> Prokaryotlardaki üç taşıma düzeninden biri. Şeker ve aminoasit gibi organik moleküller ile sülfat, fosfat ve nadir metaller gibi inorganik nesnelerin göze içine alınımına yarar. )


- PROKARYOT ile/||/<> EUKARYOT

( Prokaryot çekirdek zarsız bakteri İLE eukaryot çekirdek zarı. )

( Formül: Bakteri İLE bitki/hayvan )


- PROKARYOT değil/yerine/= İLKEL ÇEKİRDEKLİ


- PROKOPE ile/ve/||/<>/> PROFECTUS ile/ve/||/<>/> PROGRESS

( Antik çağda. İLE/VE/||/<>/> Orta çağda. İLE/VE/||/<>/> Modern çağda. )


- PROLETARYA[Fr. < PROLÉTARIAT]

( Emekçinin oluşturduğu sınıf. )


- PROLETERLEŞMEK ile PROLETER


- PROMISSORY NOTE and BILL OF EXCHANGE

( Bono. VE Poliçe. )


- PRÖMİYER/GALA["İLK PRÖMİYER/İLK GALA" değil!] değil/yerine/= İLK GÖSTERİM


- PROMOTE :/yerine TERFİ ETTİRMEK, TEŞVİK ETMEK


- PROMOTER İLE ENHANCER İLE SİLENCER İLE INSULATOR ile/||/<> GEN DÜZENLEME ELEMENTLERİ

( Transkripsiyon kontrol bölgeleri. )

( Formül: TATAAA konsensus )


- PROMOTER ile/||/<> ENHANCER

( Promoter transkripsiyon başlangıç. [yakın] İLE Uzak güçlendirici. )

( Formül: TATA box İLE distal )


- PROMOTÖR İLE ENHANCER İLE SİLENCER ile/||/<> GEN DÜZENLEYİCİ ELEMENTLER

( Gen ifadesini kontrol eden DNA dizileri. )

( Formül: TATA box: -25 pozisyon )


- PROMOTOR ile/||/<> ENHANCER

( Promotor başlatma yeri İLE enhancer güçlendiricidir )

( Formül: TATA box İLE uzak etki )


- PROMOTOR[İng.] değil/yerine/= KURUCU, GELİŞTİREN


- PROPER INTEGRAL ile/||/<> IMPROPER INTEGRAL

( Proper sonlu interval, improper sonsuz ya da dikontinü. )

( Formül: Finite İLE infinite/discontinuous )


- PROPERLY :/yerine DÜZGÜNCE


- PROPERTY :/yerine MÜLK


- PROPYL GROUPS[İng.] ile/değil/yerine/= PROPİL GRUPLARI


- PROPORSİYONEL/PROPORTIONAL[İng.] değil/yerine/= ORANTILI


- PROPORTION vs./and SYMMETRY


- PROPOSAL vs. INVITATION


- PROPOSAL vs. SUGGESTION


- PROPOSAL :/yerine TEKLİF


- PROPOSED :/yerine ÖNERİLEN


- PROPRIYOSEPSİYON/PROPRIOCEPTION[İng.] değil/yerine/= KONUM DUYUSU ALGILAMA


- PROSEDÜR/PROCEDURE[İng.] değil/yerine/= İŞLEM


- PROSPECT :/yerine OLASILIK


- PROSTATE GLAND[İng.] değil/yerine/= PROSTAT BEZİ

( Mesane tabanında olmak üzere üretrayı (sidik borusunu) kuşatan ve meni salgılayan erkek üreme bezidir. Bu meni, erbezlerinde yapılan spermleri penise taşır. Yaşlılıkta prostatın iyi huylu olarak büyümesi, sık görülen bir durumdur ve mesanede idrar birikmesine neden olabilir. Yaşlılarda prostat kanseri de sık görülür. Her iki biçimde de hastaya cerrahi girişim yararlı olur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PROSTELA[Yun.] değil/yerine/= ÖNLÜK


- PROSTELA ile PROSTELALI


- PROTEİN KATLANMASI ile PROTEİN İŞLEVİ

( Proteinlerin amino asit zincirlerinden üç boyutlu yapılara dönüşme süreci. İLE Proteinlerin gözede ve organizmada yerine getirdiği işlevler. )


- PROTEİN SAAT HİPOTEZİ[İng. PROTEIN CLOCK HYPOTHESIS] ile/||/<> MOLEKÜLER SAAT HİPOTEZİ[İng. MOLECULAR CLOCK HYPOTHESIS]

( Moleküler saat hipotezinin diğer adıdır. Belirli bir protein ailesi (ribozomal, sitokromal vb.) içinde sabit oranda amino asit meydana getirilir ve iki tür arasındaki ayrışma derecesi akrabalık derecelerini test etmek için kullanılan bir moleküler evrim analizi yöntemidir. Proteinleri oluşturan aminoasitlerin genler üzerindeki kodlarında meydana gelen mutasyonların, göreceli olarak sabit bir hızda meydana gelmesine dayanır. Dolayısıyla, aynı protein dizisindeki genetik farklılıklara bakarak, bir türün diğerinden ne zaman ayrıldığı, sabit zaman aralıklarında meydana gelen mutasyonlardan anlaşılabilir. @@ Belirli bir protein ailesi (ribozomal, sitokromal vb.) içinde sabit oranda amino asit meydana getirilir ve iki tür arasındaki ayrışma derecesi akrabalık derecelerini test etmek için kullanılan bir moleküler evrim analizi yöntemi. Evrim saati ya da gen saati olarak da adlandırılır. Proteinleri oluşturan aminoasitlerin genler üzerindeki kodlarında meydana gelen mutasyonların, göreceli olarak sabit bir hızda meydana gelmesine dayanır. Dolayısıyla, aynı protein dizisindeki genetik farklılıklara bakarak, bir türün diğerinden ne zaman ayrıldığı, sabit zaman aralıklarında meydana gelen mutasyonlardan anlaşılabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PROTEİN SENTEZİ[İng. PROTEIN SYNTHESIS] ile/||/<> EKSPRESYON[İng. EXPRESSION] ile/||/<> GEN OKUNUMU[İng. GENE EXPRESSION] ile/||/<> GTP (GUANOZİN 5' TRİFOSFAT)[İng. GTP (GUANOSINE 5-TRIPHOSPHATE)] ile/||/<> İNTERFAZ[İng. INTERPHASE] ile/||/<> TRANSLASYON[İng. TRANSLATION] ile/||/<> 5' UTR[İng. 5' UNTRANSLATED REGION (5' UTR)]

( Canlıların protein yapımı için kullandığı mekanizmanın genel adıdır. Herhangi bir canlı organizmada bulunan tüm proteinler sürekli bir yıkılma ve yeniden yapılma durumundadır. Sentezlenme sırasında, genetik materyalden okunarak üretilen aminoasitler, peptit bağları sayesinde proteinleri oluştururlar. @@ Genetik bir yapıdan kaynaklanan yapı ya da aktivitedir. Bir genin, uygun şartların olması halinde ya da zamanın gelmesi durumunda okunarak içeriğindeki bilginin aminoasit ve protein sentezinde kullanılmasıdır. Gen ifadesi olarak da bilinir. @@ Protein yapımında, RNA dizisini aminoasit zincirine dönüştürme işlemi.Translasyon metionin (AUG) içeren kodon ile başlar. Protein sentezini sonlandırmada mRNA üzerinde 3 kodon etkili olur ve bunlara terminasyon kodonları (stop kodon) adı verilir (UAG: amber; UAA: ochre ve UGA: opal). @@ Guanozin trifosfat olarak bilinir. Protein sentezinde rol alan RNA sentezinin öncüsü bir nükleotitdir. GTP @@ Hücrenin normal hayat döngüsünü gerçekleştirdiği evre. Hücre döngüsünün %90'ını oluşturur. G1, S ve G2 olmak üzere üç evreden oluşur. G1 evresinde ATP ve protein sentezi yapılır, organel sayısı artar. S evresinde DNA kendini eşler. Son evre olan G2 evresinde ise bölünme için son hazırlıklar yapılır. @@ Protein yapımında, RNA dizisini aminoasit zincirine dönüştürme işlemi.Translasyon metionin (AUG) içeren kodon ile başlar. Protein sentezini sonlandırmada mRNA üzerinde 3 kodon etkili olur ve bunlara terminasyon kodonları (stop kodon) adı verilir. @@ Transkripsiyon başlatma bölgesi ile translasyon başlangıcı arasındaki mRNA'da saklanan ancak translasyon olmayan bölge. Ribozomal bağlanma bölgesini (lider dizisi) ve sinyal sırasını içerir. Ekzon 1'in başlangıcıdır. Çoğu mRNA'nın 5 'UTR'leri, protein sentezinin başlatılmasında rol oynayan bir konsensüs dizisi; 5'-CCAGCCAUG-3 içerir. Translasyona uğramamış olmasına karşın, bu bölge mRNA sekonder yapısını ve sabitliğini, translasyon başlangıcının istikarını ya da sekansa spesifik mRNA-bağlayıcı proteinlerin bağlanmasını etkileyebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PROTEİN YAPISI[İng. PROTEIN STRUCTURE] ile/||/<> PROTEKTİF[İng. PROTECTIVE] ile/||/<> PROTEOM[İng. PROTEOME] ile/||/<> PROTOKTİSTA[İng. PROTOCTISTA]

( Yapı sözcüğü protein için kullanıldığında, küçük moleküller için olduğundan çok daha karmaşık bir anlam taşıyor. Proteinler makromoleküllerdir ve dört farklı yapı seviyesine sahiptir - birincil, ikincil, üçüncül ve kuaterner. @@ Tıpta belirli koşullara karşı koruma sağlamak için kullanılan önlem ve maddeleri tanımlamak için kullanılan terim. Birkaç örnek aşağıdaki gibidir: @@ Bir gözenin, dokunun ya da organizmanın genomu tarafından sentezlenen proteinlerin tamamına verilen isimdir. @@ 1860'lı yıllarda, günümüzde Protista olarak bilinen alem için John Hogg tarafından önerilen ilk isimdir. Hogg, sadece bitki ya da hayvanlara benzeyen tekgözeli canlıları öbeğe dahil etmiştir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PROTEİN ile/||/<> ADAPTİF BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ[İng. ADAPTIVE IMMUNE SYSTEM] ile/||/<> ADAPTÖR PROTEİN[İng. ADAPTOR PROTEIN] ile/||/<> AKTİN[İng. ACTIN] ile/||/<> AKUAPORİN[İng. AQUAPORIN] ile/||/<> MİKROTÜBÜL[İng. MICROTUBULE] ile/||/<> TAŞIYICI PROTEİNLER[İng. CARRIER PROTEINS]

( Bir ya da birden fazla aminoasit zincirinden oluşan kompleks organik moleküller. Proteinler, başka moleküllere bağlanma yetenekleri sayesinde çok sayıda değişik görev üstlenebilir. Proteinler; enzim, hormon, antikor, yapısal elementler ya da gaz taşıyan moleküller olabilirler. @@ Omurgalılarda patojenlere karşı oldukça spesifik ve uzun süreli savunma sağlayan lenfosit sistemidir. İki ana lenfosit sınıfından oluşur: Patojene ya da patojen kaynaklı moleküllere spesifik olarak bağlanan antikorları salgılayan B lenfositleri (B gözeleri) ve patojen tarafından enfekte edilmiş gözeleri doğrudan öldürebilen ya da patojeni ortadan kaldırabilecek diğer gözeleri uyaran sinyal proteinleri (bunlar göze yüzeyi proteinleri ya da göze dışına salgılanan proteinler olabilir) üreten T lenfositleri (T gözeleri). @@ Temel görevi, iki ya da daha fazla sayıda proteini bir göze içi sinyal yolağında ya da protein kompleksinde birbirine bağlamak olan proteinlerin genel adı. @@ Miyozinin yardımı ile kasın kasılma ya da gevşeme işlemini yerine getiren bir tür proteindir. @@ Hücre zarında bulunan, suyun göze içi ve dışı geçişini hızlandıran taşıyıcı proteinlerdir. @@ Ökaryot gözelerde, göze iskeletinin yapısına katılan, kamçılı ve sillilerde ise sillerin yapısına katılan içi boş protein yapılı tüpçükler. Hücre iskeletinin ana bileşenlerinde birisi olan mikrotübüller yaklaşık 25 nanometre yarıçapındadır. Aktin filamentleri gibi mikrotübüller de göze içinde sürekli bir araya gelip parçalanan dinamik yapılardır. Hem göze şeklini belirlemede hem de göze hareketlerinin bazı biçimleri, organellerin göze içi taşınması ve mitoz sırasında kromozomların ayrılması dahil olmak üzere çeşitli göze hareketlerinde işlev görürler. @@ Çözünen bir kimyasalın konsantrasyon farkına zıt yönde taşıyan, göze zarında bulunan proteinler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PROTEİN ile ALBÜMİN[Fr. < ALBUMINE]

( Canlı gözelerin ana nesnesini oluşturan, genellikle sülfür, oksijen ve karbon öğeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, karmaşık yapılı doğal nesne. İLE Bitkilerin, hayvanların doku ve sıvılarında bulunan, birleşimi karbon, oksijen, azot, hidrojen ve kükürt olan, suda eriyen, beyaza yakın renkte, yapışkan özellikte bir protein. )

( ALBÜMİNİMETRİ: Fizyolojik bir sıvıdaki albümin oranını ölçme.
ALBÜMİNİMETRE: Fizyolojik bir sıvıdaki albümin oranını bulmaya yarayan araç. )


- PROTEİN ile/ve/<> GLOBÜLİN[Fr.]

( ... İLE/VE/<> Kanı oluşturan maddelerden biri olan iri moleküllü protein. )


- PROTEINS[İng.] / PROTÉINES[Fr.] / PROTEINE[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTEİNLER


- PROTEKTİF/PROTECTIVE[İng.] değil/yerine/= KORUYUCU


- PROTEOGENOMICS ile/||/<> GENOMICS

( Proteogenomics genom ve proteom verilerini entegre ederken İLE genomics sadece DNA dizi bilgisi kullanır )

( Formül: Integrated omics )


- PROTEOME DYNAMICS ile/||/<> STATİC PROTEOMICS

( Proteome dynamics protein seviyelerinin zamana bağlı değişimini incelerken İLE static proteomics belirli andaki protein miktarlarını ölçer )

( Formül: Temporal protein analysis )


- PROTEST (TUTUM/TAVIR) değil/yerine TEPKİCİ/TEPKİSEL (TUTUM/TAVIR)


- PROTEST :/yerine PROTESTO ETMEK


- PROTESTO ile/ve/||/<>/> BOYKOT


- PROTESTO[İt.] ile/||/<> İNFİAL

( Bir davranışı/düşünceyi, bir uygulamayı haksız, yersiz, gereksiz bularak karşı çıkma, kabul etmeme. | Herhangi bir davranışın haksız, yersiz, gereksiz görülerek onaylanmadığını bildiren resmî açıklama. | Değerli belge niteliğindeki borç senedinin ödenmemesi durumunda, özel bir biçime bağlı ve belirli hukukî sonuçlar doğuran bildirim; ihtarname. @@ Kızgınlık, öfke duyma. | Herhangi bir şeyin etkisi altında kalma. | Edilgi. )


- PROTESTO[İt.] ile MANİFESTO[İt. < Lat.]

( Bir davranışı, bir düşünceyi, bir uygulamayı, haksız, yersiz, gereksiz bularak karşı çıkma, kabul etmeme. | Herhangi bir davranışın, haksız, yersiz, gereksiz görülerek onanmadığını bildiren resmi açıklama. | Değerli evrak niteliğindeki borç senedinin ödenmemesi durumunda, özel bir biçime bağlı ve belirli hukuksal sonuçlar doğuran bildirim. İLE Bir gemideki malları göstermek için kaptan tarafından boşaltma işlemlerinin yapılacağı gümrük idaresine verilen dizin. | Bildiri. )


- PROTESTO ile PROTESTOLU ile PROTESTOSUZ


- PROTEZ[Fr. PROTHESE] değil/yerine/= TAKMA ...

( Eksik bir örgenin yerini tutmak, bir örgenin sakatlığını örtmek amacıyla yapılan yapay örgen ya da parça. | Bu amaçla yapılıp kullanılan örgen. | [dilb.] Öntüreme. )


- PROTİK SOLVENT ile/>< APROTİK SOLVENT

( Hidrojen bağı oluşturabilen solvent. İLE/>< Hidrojen bağı oluşturamayan solvent. )


- PROTIUM[İng.] / PROTIUM[Fr.] / PROTIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTİYUM


- PROTOKOL ile FORMALİTE

( PROTOCOL vs. FORMALITY )


- PROTOKOL ile PROTOKOLCÜ/LÜK


- PROTOKOL değil/yerine/= SÖZLEŞME/ANTLAŞMA, SÖZ BELGE/TUTANAK | SEÇKİN, SEÇKİNLER

( Bir toplantı sonunda imzalanan belge. | Diplomaside uyulması gereken kurallar. )


- PROTON STORAGE RING[İng.] / ANNEAU D'EMMAGASINAGE DU PROTON[Fr.] / PROTONENSPEICHERRING[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON DEPOLAMA HALKASI


- PROTON-ELECTRON-PROTON REACTION[İng.] / RÉACTION PROTON-ÉLECTRON-PROTON[Fr.] / PROTON-ELEKTRON-PROTON-REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON-ELEKTRON-PROTON TEPKİMESİ


- PROTON İLE NÖTRON İLE ELEKTRON ile/||/<> ATOM BİLEŞENLERİ

( Proton çekirdekte pozitif, elektron yörüngede negatif yüklüdür )

( Formül: mp=1836me )


- PROTON-PROTON REACTION[İng.] / RÉACTION PROTON-PROTON[Fr.] / PROTON-PROTON-REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON-PROTON TEPKİMESİ


- PROTON RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE PROTONIQUE[Fr.] / PROTONENRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON REZONANSI


- PROTON SAYISI ile/||/<> KÜTLE NUMARASI

( Proton sayısı atom numarası İLE kütle numarası proton+nötron toplamıdır )

( Formül: Z İLE A=Z+N )


- PROTON ile/ve/||/<>/>< ELEKTRON

( Pozitif yüklü parçacık. İLE/VE/||/>< Negatif yüklü parçacık. )

( PROTON vs./and/||/<>/>< ELECTRON )


- PROTON/LAR ile/ve ELEKTRON/LAR

( + yüklü. İLE/VE - yüklü. )

( J.J. THOMPSON[18 Aralık 1856 - 30 Ağustos 1940]: Elektronları, izotop kavramını keşfetmesi ve kütle spektrometresini icat etmesiyle bilinir. Gazların elektriksel iletkenliği üzerindeki çalışmaları ve elektronları keşfinden dolayı 1906'da Nobel Fizik Ödülü ile ödüllendirilmiştir. )


- PROTOTİP[Fr. < PROTOTYPE] değil/yerine/= İLK ÖRNEK, MODEL


- PROTOTİP/PROTOTYPE[İng.] değil/yerine/= ÖN MODEL | İLK ÖRNEK


- PROTOTİP ile/ve/değil ARKAİK


- PROTOTİP[Fr.] değil/yerine/= İLK ÖRNEK


- PROTOTİP değil/yerine/= İLK ÖRNEK


- PROTOZOA İLE HELMİNTH İLE ARTHROPOD ile/||/<> PARAZİT GRUPLARI

( Parazitik organizma türleri. )

( Formül: Vector borne diseases )


- PROTOZOA ile/||/<> METAZOA

( Protozoa tek hücre İLE metazoa çok hücreli. )

( Formül: Unicellular İLE multicellular )


- PROTOZOA ile/||/<> YALANCI AYAK (PSÖDOPOD)[İng. PSEUDOPOD]

( Protozoa kelimesi, ilk hayvanlar anlamına gelir. Genellikle bir gözeli, ökaryot ve parazit canlıları içeren bir Protista alt alemidir. Öglena. @@ Akyuvarlar ile amipler gibi bazı birgözelilerin, özellikle protozoanın kök-ayaklılar sınıfındaki birgözelilerin hareketini sağlayan sitoplazma çıkıntılarıdır. Hücre içi basıncı nedeni ile esnek göze zarında bir yöne doğru bir çıkıntı oluşur. Hücrenin protoplazması bu çıkıntıya doğru akar; orada toplanır. Sonra buna benzer bir çıkıntı başka bir yöne doğru gelişir; protoplazma bu kez o yöne doğru sürüklenerek akar; ardından göze toparlanır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PROVIDE :/yerine SAĞLAMAK


- PROVIDER :/yerine SAĞLAYICI


- PROVINCE :/yerine İL, BÖLGE


- PROVİZYON değil/yerine/= KARŞILIK(/DENETİMİ)


- PROXIMAL[İng.] değil/yerine/= PROKSİMAL

( Vücudun merkezi bölgesine ya da bir kemiğin ya da kasın bağlandığı noktaya yakın bir konumu ifade eden terim. Anatomik konumları belirtmek amacıyla kullanılan, Latincede "yakın" anlamına gelen "proximus" sözcüğünden türetilmiştir. Örneğin, proksimal femur terimi bacağın üst kısmında bulunan femur kemiğinin üst kısmını belirtirken, dirsek el bileğinden daha proksimal bir konumda bulunmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PROXIMATE CAUSATION[İng.] değil/yerine/= YAKLAŞIK NEDENLEME

( Özelliklerin fizyolojik ve moleküler olarak nasıl çalıştığının açıklanması işidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PROZODİ ANALİZ/PROSODY ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= VEZİN ÇÖZÜMLEMESİ


- PROZOPAGNOZİ/PROSOPAGNOSIA değil/yerine/= YÜZ TANIMAZLIĞI / YÜZLERİ TANIYAMAMA


- PRP/PLATELET RICH PLASMA TROMBOSITTEN[İng.] değil/yerine/= ZENGIN PLAZMA


- PSİKANALİZ/PSYCHOANALYSIS[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNCE, DUYGU, DAVRANIŞ, DEĞER, DENEYİM VE DİL ÇÖZÜMLEMESİ


- PSİKANALİZİN BÜYÜK ADLARI:
GÖZLEMCİ ile/ve/değil/<>/< KURGUCU


- PSİKİYATRİ İLÂÇLARI/NDA:
"SIFIR'DAN, ARTI'YA" ve/fakat/değil EKSİ'DEN, SIFIR'A

( Pek olanaklı/olası değil. VE/FAKAT Olanaklı/olası. )


- PSİKİYATRİ ile/ve/||/<>/> PSİKİYATRİST[< ALYENİST]

( 1803'te[/n sonra]. ile/ve/||/<>/> 1840'ta[/n sonra]. )


- PSİKODİNAMİK ile/ve/||/<> BİLİŞSEL


- PSİKODRAMADA:
ISINMA ve/||/<>/> OYUN ve/||/<>/> PAYLAŞIM


- PSİKOLOG ile PSİKİYATRİST

( PSYCHOLOGIST vs. PSYCHIATRIST )


- PSİKOLOJİ:
BİLİMSEL ve/||/<> SANATSAL

( Gövde. VE/||/<> Zihin. )


- [ne yazık ki]
PSİKOLOJİDE/PSİKİYATRİDE:
GERÇEK "HASTA/LAR" ile/ve/değil/<>/> GERÇEK HASTANIN, "HASTA ETTİKLERİ"


- PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK(PDR) ile PSİKOLOJİ ile PSİKİYATRİ

( 1898 - Türkiye'de, Psikiyatri eğitiminin başlangıcı. )

( Üniversitelerin Eğitim fakültelerine bağlı olan Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünden mezun olurlar. İLE Üniversitelerin Fen-Edebiyat fakültelerine bağlı olan Psikoloji bölümünden mezun olurlar. İLE Tıp fakültesinden mezun olurlar ve Psikiyatri alanında uzmanlık yapmışlardır. )

( Okullarda ve eğitimle ilgili öteki alanlarda hizmet verirler. Eğitimini alırlarsa bazı testler uygulayabilirler fakat terapi yapamazlar. İLE Terapist olmak isterlerse yüksek öğrenim görüp gerekli eğitimleri tamamlar ve terapi yapabilirler. İLE İlâç yazma yetkisine sahiplerdir. Terapi eğitimlerini alırlarsa terapi de uygulayabilirler. )

( PSYCHOLOGY vs. PSYCHIATRY )


- PSİKOLOJİK VE TOPLUMSAL SORUNLARIN KÖKENİNDE:
[ya] COŞKUNUN ile/ve/ya da/||/<> ÖFKENİN ile/ve/ya da/||/<> KORKUNUN DÜZENLENEMEMESİ


- PSİKOPAT ile/ve/değil/< CAHİL


- PSİKOPAT ile PSİKOPATİ


- PSİKOPAT ile/değil/yerine SOSYOPAT


- [ne yazık ki]
PSİKOPAT/LIK ile/ve/||/<> İNSAFSIZ/LIK


- PSİKOPOS ile MATRÂN/MITRÂN

( Katoliklerde bölge papazı. İLE Taç giymiş psikopos. )


- PSİKOSEKSÜEL EVRELER ile/ve/||/<>/> GELİŞİM EVRELERİ


- PSİKOZ ile/ve/||/<>/> KİŞİLİK BOZUKLUKLARI ile/ve/||/<>/> NEVROZ

( Gerçeklikten kopma, halüsinasyonlar ve sanrılar ile ilişkili bilişsel bozukluk. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Kaygı ve stresle başa çıkma zorlukları ile ilişkili bir bilişsel bozukluk. )


- PSYCHROMETER[İng.] / PSYCHROMÈTRE[Fr.] / PSYCHROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= PSİKROMETRE


- PSİŞE/PSYCHE[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNCE, DUYGU, DAVRANIŞ, DEĞER, DENEYİM VE DİL


- PSEUDO FIRST ORDER REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= PSÖDO BİRİNCİ DERECE TEPKİME


- PSYCHOLOGIST :/yerine PSİKOLOG


- PTEROZOR ile/ve/||/<> ARCHAEOPTERYX ile/ve/||/<> COMPSOGNATHUS

( İlgili konuşmayı izlemek için burayı tıklayınız... )


- PTEROZOR ile NE KUŞ, NE DİNOZOR


- PTSD (POST-TRAUMATIC STRESS DISORDER)[İng.] değil/yerine/= TSSB (TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU)

( Cinsel saldırı, savaş, trafik kazaları, çocuk istismarı, aile içi şiddet ya da diğer tehditler gibi travmatik bir olaya maruz kalma nedeniyle gelişebilen bir zihinsel ve davranışsal bozukluktur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PTT EVLERİ GARİPLER CAMİİ :

( Mahallenin tek camii olup, Osmanlı mimarı tarzında yapılmış olup, tarihi bir özelliği yoktur. )


- PUANLAMAK ile PUANLATMAK ile PUANLANDIRMAK ile PUANLAYABİLMEK ile PUAN/LIK ile PUANLI ile PUANSIZ/LIK ile PUAN CETVELİ


- PUBLICLY :/yerine ALENEN, HALKA AÇIK


- PUDRA ile TAŞPUDRA

( ... İLE Süslenmek için kullanılan pudra ve krem karışımı katı nesne. )


- PUFLAMAK ile PUFLA


- PUHU ile/||/<> MACELLAN PUHUSU


- PUKÖ/PICA/PLAN, İMPLEMENT, CONTROL, ACTION[İng.] değil/yerine/= PLAN, UYGULAMA, KONTROL, ÖNLEM


- PULFRICH REFRACTOMETER[İng.] / RÉFRACTOMÈTRE DE PULFRICH[Fr.] / PULFRICHSCHES REFRAKTOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= PULFRİCH KIRILMAÖLÇERİ


- PULLAMAK ile PULLANMAK


- PULMONER AMFİZEM[İng. PULMONARY EMPHYSEMA] ile/||/<> PULMONER DÖNGÜ / KÜÇÜK KAN DOLAŞIMI[İng. PULMONARY CIRCULATION]

( Pulmoner Amfizem terimi, akciğerlerde fazla hava bulunması anlamını taşır. Bununla beraber kronik pulmoner amfizem söz edildiği zaman, genel olarak çok azı dışında bütün hastalarda, sigara içmeye bağılı olarak akciğerlerde gelişen haraplayıcı kompleks prosesler anlaşılır. @@ Pulmoner Döngü, Küçük Kan Dolaşımı ya da Akciğer dolaşımı, kalp ile akciğerler arasında kapalı devre oluşturan kan damar sistemi. Kalp ile diğer tüm vücut dokuları arasındaki sistemik döngüden farklıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PULMONER/PULMONARY[İng.] değil/yerine/= AKCİĞER


- PULSAR İLE MAGNETAR İLE QUASAR İLE BLAZAR ile/||/<> EKSTREM GÖK CADLERİ

( Evrendeki en enerjik objeler. )

( Formül: P = 33 ms (PSR J1748-2446) )


- PULSATIL/PULSATILE[İng.] değil/yerine/= VURUMLU


- PULUÇ/INNÎN, ANÂNET[Ar.]/IMPOTENCE[İng.]/IMPUISSANCE[Fr.]/EMPTOTANS[Fr. IMPUISSANT] ile/>< PRİAPİZM

( Eşeysel güçsüzlük, iktidarsızlık. Ereksiyon olamama. (Kalkmaması) | Kısır, güçsüz. İLE/>< Sürekli erekte durumunda olma. [Tarihte ilk olarak M.Ö. 1550'lerde Antik Mısır'da yazılmış olan Ebers tıp papirüsünde "Priapizm" hastalığından söz edilmiştir. Bu hastalığın tarihteki ilk tarifi ise M.Ö. 300'lü yıllarda Apamealı Demetrius tarafından yapılmıştır.] [Çok tanrılı Yunan mitolojisinde, Bereket Tanrısı dışında, Dionysus, Pan ve Hermes gibi tanrılar da büyük üreme örgenleri ile bilinir.] )


- PUNISHMENT vs. SANCTION


- PUNT[İt. < PUNTO] ile/ve/||/<>/> PUNDUNA GETİRMEK

( Bir işi yapmak için fırsat gözetleyip en uygun zamânı bulmak.
PUNTO: Yazaçların/harflerin boyunu gösteren ölçü birimi. | Ayakkabıda topuk yükseklik ölçüsü. )


- PUPİLLA ile/||/<> ANİZOKORİ[İng. ANISOCORIA] ile/||/<> DİLATE ile/||/<> İZOKORİ[İng. ISOCORIA] ile/||/<> MİDRİYAZİS[İng. MYDRIASIS]

( Gözdeki iris tabakasının ortasında bulunan, ışığın göze girmesini sağlayan dairesel açıklık. Türkçe'de "göz bebeği" olarak bilinir. Işığın miktarına bağlı olarak genişler ya da daralır; bu süreç, göze giren ışık miktarını kontrol eder ve görme kalitesini optimize eder. @@ İki göz bebeğinin (pupilla) çaplarının birbirinden farklı olması durumu. Normalde her iki göz bebeği de aynı boyutta olmalıdır, ancak anizokori, bir göz bebeğinin diğerinden belirgin biçimde büyük ya da küçük olması durumunda ortaya çıkar. @@ Tıbbi ve biyolojik bağlamda genişlemek, açılmak. Özellikle pupilla (göz bebeği) gibi vücut yapılarının genişlemesini ifade etmek için kullanılır. Örneğin, düşük ışık koşullarında göz bebeğinin genişlemesine "pupillanın dilate olması" denir. Bu terim, vücuttaki diğer kanalların ya da damarların genişlemesi için de kullanılabilir. @@ İki göz bebeğinin (pupilla) boyutlarının eşit olması durumu. Sağlıklı bireylerde her iki göz bebeği de aynı büyüklükte olur. @@ Gözbebeğinin yani pupillanın genişlemesi (dilatasyon) anlamına gelmektedir. Bunun tam tersi ise miyozis, yani pupil daralmasıdır. Gözbebeği (pupilla), anatomik olarak ışığın merceğe ulaşmadan önce içinden geçtiği iris içindeki açıklıktır. Boyutu parlak ışıkta hızla daralırken loş ışıkta genişleyen iris kasları tarafından belirlenir. Pupilla tipik olarak her iki gözde de aynı boyuttadır. Fizyolojik süreçler dışında atropin gibi göz damlaları ya da beyinsapı hasarına neden olan travmalar midriyazise neden olabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PÜRÇEKLENMEK ile PÜRÇEK ile PÜRÇEKLİ ile PÜRÇEKSİZ


- PURCHASE :/yerine SATIN ALMAK


- PÜRÇÜK ile PÜRÇÜKLÜ ile PÜRÇÜKSÜZ


- PURGING[İng.] değil/yerine/= AYIKLAMA | ARINDIRMA


- PURIFIED REASON vs./and INTENTION = HEART

( SAF(LAŞTIRILMIŞ) AKIL ile/ve NİYET = KALP )


- PURKINJE EFFECT[İng.] / PURKINJE-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PURKİNJE ETKİSİ


- EFFET PURKINJE[Fr.] / PURKINJE-PHÄNOMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= PURKİNJE OLAYI


- PÜRTÜKLENMEK ile PÜRTÜK ile PÜRTÜKLÜ ile PÜRTÜKSÜZ


- PÜRÜZ ÇIKARMAK ile/ve/||/<>/> YOKUŞA SÜRMEK


- PÜRÜZ/LÜ ile TIRTIK/LI


- PUŞKİN ve/||/<> GOGOL ve/||/<> GONÇAROV ve/||/<> DOSTOYEVSKİ ve/||/<> TURGENYEV ve/||/<> TOLSTOY ve/||/<> ÇEHOV ve/||/<> GORKİ ve/||/<> ZAMYATİN ve/||/<> BULGAKOV ve/||/<> PASTERNAK

( 1799 - 1837 ve/||/<> 1809 - 1852 ve/||/<> 1812 - 1891 ve/||/<> 1821 - 1881 ve/||/<> 1818 - 1883 ve/||/<> 1828 - 1910 ve/||/<> 1860 - 1904 ve/||/<> 1868 - 1936 ve/||/<> 1884 - 1937 ve/||/<> 1891 - 1940 ve/||/<> 1890 - 1960 )

( )


- PÜSKÜL ile PÜSKÜLLÜ ile PÜSKÜLSÜZ ile PÜSKÜLLÜ BELA ile PÜSKÜL KUYRUKLULAR


- PÜSKÜRME ile PÜSKÜRME BENLİ


- PÜSKÜRTME ile PÜSKÜRTME MAKİNESİ ile PÜSKÜRTME TABANCASI


- PÜSKÜRTÜ ile PÜSKÜRTÜŞ ile PÜSKÜRTÜCÜ


- PÜSKÜRÜK ile PÜSKÜRÜK TAŞ ile PÜSKÜRÜK KÜLTE


- YILANLARDA:
PUSUDA BEKLEYENLER ile/ve/değil/yerine/||/<> AV PEŞİNDE HAREKET EDENLER


- COMPASS[İng.] / BOUSSOLE[Fr.] / KOMPASS[Alm.] ile/değil/yerine/= PUSULA


- PUSULA ile/ve/||/<> EĞİM PUSULASI


- PUSULA ile MERHAMET ile ŞEFKATLİ

( COMPASS vs. COMPASSION vs. COMPASSIONATE )

( پرگار ile قطب نما ile حيطه ile دائره کش ile غمخواري ile دلسوزي ile رحم ile رقت ile ترحم ile مروت ile غم خوار ile پر ترحم ile شفيق ile دلسوز ile رحم دل )

( PORGAR ile GHATAB NAMA ile HEYTAH ile DAEREH KESH ile GHAMKHARY ile DELSOZY ile RAHAM ile RAGHT ile TARHAM ile MOROT ile GHAM KHAR ile پر ترحم ile شفيق ile DELSOZ ile RAHAM DEL )


- PUSULA ile PUSULALI ile PUSULASIZ


- PUSULAMAK ile PUS ile PUSU/LUK ile PUSUCU/LUK


- PÜSÜR ile PÜSÜRLÜ ile PÜSÜRSÜZ


- PUT IN SIDE BY SIDE vs. TO BRING TOGETHER


- PUT/LARI/NI KIRMAMAK ve/||/<>/> KENDİNİ, PUT KILMAK


- PUTREL ile PUTRELLİ


- PYKNOTİC OBJECTS ile/||/<> PROFİNİTE OBJECTS

( Pyknotic objects genel topolojik nesne kategorisiyken İLE profinite objects sadece profinite topolojik grup kategorisidir )

( Formül: Ultrafilter limit )


- Q-MACHINE[İng.] / MACHINE Q[Fr.] / Q-MASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= Q MAKİNESİ


- Q-PLASMA[İng.] / PLASMA-Q[Fr.] / Q-PLASMA[Alm.] ile/değil/yerine/= Q PLAZMASI


- Q.N.S./QUANTUM NON SATIS, QUANTITY NOT SUFFICIENT[İng.] değil/yerine/= YETERLİ MİKTARDA DEĞİL


- Q.Q./QUE QUE, FROM EACH[İng.] değil/yerine/= HER BİRİNDEN


- Q.Q.H/QUAQUE QUATTUOR HORA, Q.T.H/QUAQUE TRIBUS HORA, EVERY FOUR HOURS[İng.] değil/yerine/= DÖRT SAATTE BİR


- Q.R./QUANTUM RECTUM, QUANTITY RIGHT PER[İng.] değil/yerine/= DOĞRU MİKTARDA


- Q.S./SUFFICIENT QUANTITY[İng.] değil/yerine/= YETERLİ MİKTARDA


- QALOŞ[Azr.] = LASTİK AYAKKABI[Tr.]


- QALY/QUALITY ADJUSTED LIFE YEARS[İng.] değil/yerine/= NİTELİĞE AYARLANMIŞ YAŞAM YILLARI


- QANDIRMAQ[Azr.] = ANLATMAK[Tr.]


- QAYIRMAQ[Azr.] = YAPMAK, DÜZELTMEK[Tr.]


- q.i./q.v.[Lat. < QUANTUM LIBET/VIS] değil/yerine/= İSTENİLDİĞİ KADAR


- QIŞQIRMAQ[Azr.] = BAĞIRMAK[Tr.]


- QOŞMAQ[Azr.] = BAĞLAMAK, BİRLEŞTİRMEK[Tr.]


- qs.[Lat. < QUANTUM SUFFICIT] değil/yerine/= YETERİ KADAR, GEREKTİĞİ KADAR


- QUADRATİC İLE NUMBER FİELD İLE CLASS FİELD ile/||/<> CEBİRSEL SAYI KURAMSİ

( Sayı cadleri ve genişlemeleri. )

( Formül: Q(√-1) = Gauss integers )


- QUADRATİK KALINTI ile/||/<> PRİMİTİF KÖK

( Kuadratik x²≡a mod p çözümü, primitif maksimal dereceli. )

( Formül: Modüler kare İLE generator )


- QUALIFIERS ile/ve/||/<> SYMBOLS ile/ve/||/<> ATTRIBUTE ile/ve/||/<> OPERATORS ile/ve/||/<> VARIABLE ile/ve/||/<> VALIDATION


- QUALIFY :/yerine NİTELENDİRMEK, HAK KAZANMAK


- QUALITY vs. BOUNDARY


- QUALITY vs. CAPACITY


- QUESTION-COMMENT vs. COMMENT-QUESTION


- QUESTION vs. DOUBT


- QUESTION IN DOUBT vs. COMPREHENSION QUESTION

( COMPREHENSION QUESTION instead of QUESTION IN DOUBT )


- [not] QUESTION vs. INSULT