Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 46.157 başlık/FaRk ile birlikte,
46.157 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(9/186)


- AMPLİFİKASYON ile/||/<> AMPLİFİKATÖR ile/||/<> AMPLİFİYE ETMEK

( Çoğaltma, artırma, güçlendirme. İLE/||/<> Yükselteç. İLE/||/<> Çoğaltmak, artırmak, güçlendirmek. )


- AMPUL[Lat.]/LAMBA[Yun.] değil/yerine/= IŞIR

( Elektrik enerjisini ışığa çeviren araç. | İçinde sıvı durumda ilaç bulunan cam tüp. )


- AMPUL ile SOĞANLI

( BULB vs. BULBOUS )

( سوخ ile لامپ برق ile پيازي )

( SOKH ile LAMP BARGH ile PEYAZY )


- AMPÜTASYON[Fr.] değil/yerine/= UC KESİMİ, ÇIKINTI BİÇİMİNDEKİ BİR ÖRGENİN TAMAMINI YA DA BİR BÖLÜMÜNÜ KESİP ALMA


- AMQP/ADVANCED MESSAGE QUEUING PROTOCOL[İng.] değil/yerine/= İLERİ MESAJ DİZİSİ PROTOKOLÜ


- AMSTERDAM ile BARSELONA ile PARİS ile NEW YORK ile DUBAİ

( image







)


- AMU ile/ve/= DALTON

( AMU ve DALTON aynı birimdir. )

( Nötron ve protonun kütleleri yaklaşık bir dalton'dur. [Bir elektronun kütlesi nötron ya da protonun kütlesinin 1/2.000'i kadar olduğu için, atomun toplam kütlesi hesaplanırken, bu miktar ihmal edilir.] )

( DALTON YASASI: Bir ideal gaz karışımının toplam basıncı, karışımı oluşturan gazların kısmî basınçlarının toplamına eşittir. )


- AMÛD ile/||/<> SEMEK

( Dikme. | Yükseklik. İLE/||/<> Yükseklik. )


- AMUR[Fr.] değil/yerine/= SEVGİ, AŞK


- AMUT/AMUD(UYLA)[Ar.] ile ÂMÛT[Fars.] ile HAMUD(UYLA)[/HAMUTFars. < HAVUT / (Slav.?)]

( Sütun, direk. | Değnek, sopa. | Başka bir hatla 90 derece açı yaparak birleşen hat, dikme. | Kumandan/komutan, önder. | Dik, dik durumda. Dikme, direk, sütun. İLE Yalçın kayalarda ve yüksek yerlerde bulunan kuş yuvası. İLE Deve semeri. | Arabaya koşulan hayvanın boynuna geçirilen ağaç ya da meşin çember. )


- AMUZİ[Fr.] değil/yerine/= MÜZİK YETENEKLERİNDE BOZUKLUK


- ÂN ve MEKÂN ile/ve/||/<> ZAMAN ve ZEMİN


- AN/ŞİMDİ ile/ve/= GELECEK

( PRESENT vs./and/= FUTURE )


- TİN/AN ile/ve/||/<> ANLAK ile/ve/||/<> ANLIK ile/ve/||/<> US

( RUH ile/ve/||/<> ZEKÂ ile/ve/||/<> ZİHİN ile/ve/||/<> AKIL )

( Akıl;
* Sınır tayin eder;
* Kendine rakip kabul etmez;
* Buyurucudur )

( Akıl yönetimindeki zihin, düşünceyi verir. )

( Ayna güneşi çekmek için hiçbir şey yapamaz. O sadece parlaklığını koruyabilir. Zihin de hazır olur olmaz güneş onun içinde parlar. )

( Karmaşamız(teşevvüş), yalnızca zihnimizdedir. )

( Berrak bir zihin ve temiz bir kalp için çaba gösterin. )

( Duygu ve düşünceyi olağan koşullarda ayırd edemeyiz, ancak akıl bunu sağlar. )

( Zekâ, özgürlüğe açılan kapıdır ve uyanık dikkat, zekânın anasıdır. )

( Zekâ, bilme gücünün, zihindeki yansımasıdır. )

( Zekâ, doğruluk, Hürmüz'ün; cehalet, yalan ise Ehrimen'in sıfatlarıdır. )

( Our confusion is only in our mind.
Seek a clear mind and a clean heart. )

( ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> Türevsel bir yeti/meleke olarak müdrike. İLE/VE/||/<> Çıkarım yetisi/melekesi olarak akıl.[bkz. KANT] )

( GEIST mit/und/||/<> INTELLIGENZ mit/und/||/<> VERSTAND mit/und/||/<> VERNUNFT )

( RUH ile/ve/||/<> ZEKÂ ile/ve/||/<> ZİHİN ile/ve/||/<> AKIL )

( SOUL vs./and/||/<> INTELLIGENCE vs./and/||/<> MIND vs./and/||/<> REASON )


- ÂN ve/||/<>/> CÂN ve/||/<>/> CANÂN ve/||/<>/> CİHÂN


- AN ile DÖNEM


- AN/LAHZA değil/yerine/= KIPI/KIRPIM


- AN ile/ve NOKTA

( Tek başlarına tanımlanamayan fakat tüm tanımların başlangıcılardır. )

( Kuşatılamaz, kavranamaz, tutulamazlar. )

( MOMENT vs./and POINT )


- AN ve/<> VAKİT ve/<> ZAMAN


- ÂN ile/ve ZAMAN

( LÂM ile/ve CİM )


- MAIN ANODE[İng.] / ANODE PRINCIPALE[Fr.] ile/değil/yerine/= ANA ANOT


- ANA ARTER değil ARTER


- ANA BUDAK -ile

( MOTHER NODE )


- NÜVE-İ EVVEL[Osm.] / PARENT NUCLEUS[İng.] / NOYAU PÈRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ANA ÇEKİRDEK


- ANA GİBİ YÂR, BAĞDAT GİBİ DİYÂR OLMAZ değil ENÂ GİBİ YAR(UÇURUM), BAĞDAT GİBİ DİYÂR OLMAZ


- ANA KOL İLE KIRMIZI DEV İLE BEYAZ CÜCE ile/||/<> YILDIZ EVRİM AŞAMALARI

( Yıldızların yaşam döngüsü aşamaları. )

( Formül: M < 1.4 M☉ → Beyaz cüce )


- ANA MOTİF ile ANA MOTİF

( LEITMOTIF vs. LEITMOTIVE )

( مهم تکراري )

( MANPAM TAKRARY )


- Ana nüsha, aynen kopye edilmelidir. Satır satır, ana nüshaya uygun olarak bu istinsah işi yapılmalıdır. ve/> Sonra ana nüsha öteki nüshalarla yaprak yaprak kontrol edilmeli, farklılıklar çıkarılmalıdır.


- ANA ÖBEK ÖGESİ ile/||/<> GEÇİŞ ÖGESİ/ELEMENTİ

( [Periyodik tabloda] s ve p bloklarında bulunan ögeler. İLE/||/<> d ve f bloklarında bulunan ögeler. )


- ANA ÖLÇÜT ile/ve/değil/yerine/||/<> ÖLÇÜTLERDEN BİRİ


- AN/ŞİMDİ ile/ve/= GEÇMİŞ

( Geçmiş ve gelecek, ebedi şimdi'de birlikte var olur. )

( Kimseyi, geçmiş zamanlar uğruna ödüllendirmeyin. )

( PRESENT vs./and/= PAST
Past and future co­exist in the eternal now. )

( JIN ile/ve/= ... )


- ANA TÜMCE -ile

( MAIN CLAUSE )


- ANA ile ANA NOVAK

( ANA vs. ANA NOVAK )

( آنا ile آنا نوواک )

( ANA ile ANA NOVAK )


- Ana ile KONUŞ!!!


- ANA(/BABA) ile/ve/||/<> ÇOCUK ile/ve/||/<> MÂŞUK


- ANADAN DOĞMA ile ANADAN GÖRME ile ANADAN ÜRYAN


- DOĞUM/DOĞAN:
ANADAN ile/ve/<> EĞİTİMDEN ile/ve/<> KENDİNDEN

( Beşer/beden. İLE/VE/<> İnsan. İLE/VE/<> Adı anılan/anılmayan. )


- ANADOLU BİLGELİĞİ ve/> ANTİK MISIR ve/> ANADOLU BİLGELİĞİ


- ANADOLU HİSARI(GÜZELCEHİSAR/YENİCEHİSAR) ile/ve ANADOLU HİSARI

( Kale. [65 x 80 m.lik bir alanı kaplar. Duvarları 2.5 m. kalınlığındadır. 3 kulelidir.] İLE/VE Semt. [Adını bu kaleden almıştır] )


- ANADOLU HİSARI ile/ve ANADOLU KAVAĞI ile/ve ANADOLU FENERİ

( Kanlıca - Kandilli arasındadır. İLE/VE Boğaziçi'nin kuzeyinde, Karadeniz'in başlangıcındadır. )


- ANADOLU MERKEZLİ DÜNYA TARİHİ


- ANADOLU SOKAK :

( Çayırbaşı Mahallesi sokaklarından biridir. 1950 ve 1960'lı yıllarda Çayırbaşı çok göç aldı ve yeni yeni sokaklar meydana geldi. Anadolu'dan göç edenlerin yoğun olarak iskan oldukları bu sokağa "Anadolu Sokak" adı verildi. )


- ANADOLU'DA:
HELVA "KARMAK/KARIŞTIRMAK" ile/ve/değil/||/<> HELVA BASMAK


- ANADROM[Yun.] değil/yerine/= YUMURTLAMAK İÇİN DENİZDEN IRMAKLARA GEÇİP YUKARI ÇIKAN BALIKLAR


- ANADUT[Yun.] değil/yerine/= DİREN/DİRGEN

( Ekin ve ot demetlerini arabaya yüklemeye ya da harmanı aktarmaya yarayan uzun saplı, üç dişli, ahşap araç. )


- ANA/ESAS ÖRGENLER, ÇİÇEKTEKİ ÜREME ÖRGENLERİ = A'ZÂ-İ ASLÎYE = ORGANES ESSENTIELS


- ANAFARTALAR İLKÖĞRETİM OKULU :

( Uskumruköy'de Arıköy Sitesi içinde Anafartalar İlköğretim okulu adı ile 2003'te açıldı. Etüd ve beslenme uygulamalı okuldur. )


- ANAGENEZ[< Yun. ANA: Yukarı. | GENEZ: Temel.] ile KLADOGENEZ[< Yun. CLADOS: Dal. | GENEZ: Temel.]


- ANAGLİF[Fr.] ile/ve/||/<> ANAGLİPTİK[Fr.]

( Oymalı bir yapıt ya da kabartma heykel. İLE/VE/||/<> Körler için hazırlanan kabartmalı baskı biçimi. )


- ANAKONDA ile YEŞİL ANAKONDA

( ... İLE Güneydoğu Asya'da ve Amazon ormanlarında yaşarlar. )

( ... İLE 9 m.'yi aşabilirler. 250 kg. ağırlığında olabilirler. )

( ... İLE Suda, karada oldukları kadar yavaş değillerdir. )

( ... İLE Dünyadaki en ağır yılandır. )

( ANACONDA vs. GREEN ANACONDA )


- ANAKRONİK değil/yerine/= ÇAĞAŞIMSAL, ÇAĞI GEÇMİŞ/ÇAĞA UYMAZ/ESKİMİŞ


- ANAKRONİZM değil/yerine/= ÇAĞAŞIM/TARİH YANILGISI/YANILTISI


- ANAKROT değil/yerine/= ÇENTİK | ÇIKAN KOLDA ÇENTİK | NABIZ | ÇENTİKLİ NABIZ


- ANAKROTİZM[Fr.] değil/yerine/= AORT YETMEZLİĞİ DURUMUNDA NABIZ KAYIT EĞRİSİNDE GÖRÜLEN AŞIRI GENLİK


- ANALEPSİ[Fr.]/NEKAHAT/NEKAHET[Ar.] değil/yerine/= SAYRILIKTAN YENİ ÇIKMA


- ANALFABETİZM[Fr.] değil/yerine/= OKUR YAZARLIK


- ANALI ile ANALIK


- ANALI-KIZLI (DOLAŞMAK)


- ANALİTİK İLE ORGANİK İLE İNORGANİK İLE FİZİKOKİMYA ile/||/<> KİMYA DALLARI

( Kimyanın ana alanları. )

( Formül: Interdisipliner alan )


- ANALİTİK KİMYA ile/||/<> KROMATOGRAFİ

( Nesnelerin bileşimini ve yapısını analiz eden bilim dalı. İLE/||/<> Nesnelerin ayrıştırılmasını inceleyen bilim dalı. )


- ANALİTİK KİMYA ile/||/<> SENTETİK KİMYA

( Nesnelerin bileşimini ve yapısını analiz eden bilim dalı. İLE/||/<> Yeni bileşiklerin sentezini yapan bilim dalı. )


- ANALİTİK KİMYA ile/||/<> SPEKTROSKOPİ

( Nesnelerin bileşimini ve yapısını analiz eden bilim dalı. İLE/||/<> Işık ve nesne etkileşimlerini inceleyen bilim dalı. )


- ANALİTİK YARGI ile/ve SENTETİK YARGI

( A, A'dır. İLE/VE A, B'dir. )


- ANALİTİK ile ANALİTİK MOTOR ile ANALİTİK

( ANALYTICAL vs. ANALYTICAL ENGINE vs. ANALYTICS )

( تحليلي ile ماشين تحليلي ile فرگشاشناسي )

( TAHLYLEY ile MASHYNE TAHLYLEY ile FARGASHASHENASY )


- ANALİZ EDİLEBİLİR ile ANALİZ ETMEK ile BİR SORUNU ANALİZ ETMEK ile ANALİZ ETMEK

( ANALYZABLE vs. ANALYZE vs. ANALYZE A PROBLEM vs. ANALYZING )

( فرگشاپذير ile حلاجي کردن ile تجزيه کردن ile تحليل کردن ile تشريح کردن ile مسئله حلاجي کردن ile حلاجي )

( FARGASHAPAZYR ile HALAJY KARDAN ile TAJZYYEH KARDAN ile TAHLYLE KARDAN ile TASHARYHE KARDAN ile MOSALEH HALAJY KARDAN ile حلاجي )


- ANALİZ ETMEK/TAHLİL ETMEK değil/yerine/= ÇÖZÜMLEMEK/ÇÖZGÜLEMEK


- ANALİZÖR[Fr.] değil/yerine/= ANALİZ YAPAN ARAÇ YA DA ÖRGEN


- ANALOGOUS POLE[İng.] / PÔLE ANALOGUE[Fr.] / ANALOGPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ANALOG KUTUP


- ÖRGEN:
ANALOG ile/ve/||/<> HOMOLOG

( Kökenleri farklı ama işlevi aynı olan örgenlere verilen ad. Kökenleri farklı olmasına karşın yaptığı görevler aynı olduğundan, benzer biçim alan örgenlerdir.[İki örgen, birbiri ile aynı işlevi yerine getirse bile örgenleri ve düzenekleri farklı hayvan üzerindedir. Doğal sınıflandırmada bir önem taşımaz.][Örnekler: Serçe kanadı ve yarasa kanadı. İnsan ayağı, kuş kanadı, kartal kanadı, karınca ayağı, sinek kanadı ve kelebek kanadı.] İLE/VE/||/<> Kökenleri aynı ama görevleri birbirinden farklı olan örgenlerdir. Kökenleri aynı olmasına karşın gerçekleştirdikleri görevler farklı olduğu zaman farklı biçim alır.[Bu örgenlerin işleyişi, filogenetik adı verilen sınıflandırmaya tâbidir. Burada bilinen yapı, protein dizilimi ve morfoloji, embriyonik gelişim gibi etmenler bulunur. Yapısal farklara da çok dikkat edilir. Doğal sınıflandırma bakımından oldukça önemlidir.][Örnekler: Balık yüzgeci ve insan kolu. Yunusun ön yüzgeçleri ve atın ön ayakları, kedi bacağı ve insan kolu, balina yüzgeci ve yarasa kanadı.] )


- ANALOG DATA[İng.] / DONNÉE ANALOGIQUE[Fr.] / ANALOGDATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ANALOG VERİ


- ANALOJİ[Yun.]/KIYAS[Ar.] değil/yerine/= ÖRNEKSEME | BENZEŞİM BENZEŞME | ÖRNEKSEME | ANDIRIŞMA


- ANALYZE :/yerine ANALİZ ETMEK


- [ne yazık ki]
!"ANAM, AVRADIM OLSUN" ve/||/<> !ANASINI SATAYIM

( Bu iki rezil lâf söylenmesin ve bu saçmalıkları duymayalım artık!!! )


- ANANDA ile/||/<> SUKHA ile/||/<> CHİDANANDA

( Mutluluk. @@ Mutluluk. Zevk, safâ. @@ Bilinç-Mutluluk, ruh sevinci. )


- ANANE ile/ve/||/<>/>/< AN İLLÂH


- ANÂNE[Ar.] ile AN'ANE[Ar. çoğ. AN'ANÂT]

( Bir bulut. İLE Gelenek, rivâyet. | Açıklamalar, tafsîlât. )


- ANANE ile ANANECİ/LİK ile ANANELİ ile ANANESİZ/LİK


- AN'ANE ile/değil ANNEANNE

( Gelenek. İLE/DEĞİL Annenin annesi. )


- ANANE/Vİ[Ar.] değil/yerine/= GELENEK/SEL


- ANAPLASTİ[Fr.] değil/yerine/= SAKATLANMIŞ BİR ÖRGENİN, GÖVDENİN BAŞKA BİR YERİNDEN ALINMIŞ PARÇAYLA ONARILMASI


- ANASIL ile ANASIR ile ANASIZ/LIK ile ANASI DANASI ile ANASI KILIKLI


- ANÂSIR-I ERBA'ANIN YEDİ TABAKASI

( * ATEŞ TABAKASI(TABAKA-İ NÂRİYYE)
* DUHANİYE TABAKASI(TABAKA-İ DUHÂNİYYE)
* ZEMHERİYYE TABAKASI(TABAKA-İ ZEMHERİYYE)
* BUHARİYYE TABAKASI(TABAKA-İ BUHÂRİYYE)
* SU TABAKASI(TABAKA-İ MÂİYYE)
* TİNİYYE TABAKASI(TABAKA-İ TİNİYYE)
* HÂLİS TOPRAK TABAKASI(TABAKA-İ HÂLİSE) )


- ANATAZ[Fr.] değil/yerine/= DOĞAL TİTAN OKSİT


- ANATMAN[Sansk.] = ANATTA[Palice]


- ANATOSİZM[Fr.] değil/yerine/= ÖDÜNÇ VERİLMİŞ BİR PARANIN, DÖNEM FAİZLERİNİN ANA PARAYA EKLENMESİ


- ANAVATA[Yun.] değil/yerine/= KABA İPLİK ÜZERİNDE İBRİŞİM SARARAK YAPILAN NAKIŞ


- ANAYASA HUKUK BİLİMİNDE:
KLASİK DÖNEM ile SİYASAL BİLİM YAKLAŞIMI ile YENİ ANAYASA HUKUKU

( 1800 - 1950 arası. İLE 1950 - 1980 arası. İLE 1980 ve sonrası. )


- ANAYOL(CADDE) ile SOKAK

( MAIN ROAD vs. STREET )


- ANBAR[Fars.] değil/yerine/= AMBAR


- ANBER -ile

( Güzellerin saçı. [Ada balığının bağırsaklarında toplanan yumuşak, yapışkan~misk gibi kokan, kül renginde bir madde. | Güzel koku.] )


- ANBER-EFŞÂN -ile

( Nihâvend makamı gibi başlayıp sonradan yegâhta karar veren makam. )


- ANBER-TER -ile

( Güzellerin benleri~zülüfleri. | Gece. )


- ANCA BERABER ile/ve/||/<>/> KANCA BERABER


- ANCA ile/değil ANCAK


- ANCA ile ANCAK


- ANCAK ile AMA AYNI ZAMANDA

( BUT vs. BUT ALSO )

( بطور محض ile غيراز ile ليکن ile اما اينکه ile اما ile ولي ile بلکه )

( BETOR MAHZ ile GHYRAZ ile LEYKON ile EMA AYNAKEH ile EMA ile VELY ile BOLKEH )


- ANCAK ile/ve/||/<>/> ANCAK VE ANCAK

(

Kavram Açıklama Örnek
Ancak - Daha genel bir koşul ya da sınırlamayı tanımlar.
- Karşıtlık ya da sınırlama belirtmek için kullanılır.
- "Sınavı geçebilirsin, ancak daha çok çalışman gerekiyor."
- "Bu işi ancak deneyimli biri yapabilir."
Ancak ve Ancak - Kesinlik ve çift yönlü bir bağımlılığı tanımlar.
- İki durumun birbirine bağlı olduğunu ve biri olmadan ötekinin gerçekleşemeyeceğini gösterir.
- "Bir biçim, ancak ve ancak dört kenarı eşit ve açıları dikse karedir."
- "Bu görev, ancak ve ancak herkes zamanında teslim ederse tamamlanır."
)


- ANCHORMAN[İng.] değil/yerine/= ANA HABER SUNUCUSU | BAŞKAN


- ANCIENT :/yerine ANTİK


- ANDA değil/yerine/= ORADA

( Orada. )


- ANDA ile/= ORADA
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- ANDÂG[Çigil] ile/||/<> ANDAN[Oğuz]
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Öyle. İLE Ondan sonra. )


- ANDIZ ile ANDIZ OTU

( Yaprakları dikenli olan bir tür ardıç. | Servi. | Kırlarda yetişen yabani bir otun kökü. İLE Birleşikgillerden, nemli yerlerde yetişen, sarı çiçekli, acı ve kokulu bir ot. )


- ANDIZ ile ANDIZ OTU


- ANDIZ ile/değil ANIZ

( Yaprakları dikenli olan bir tür ardıç. | Servi. | Kırlarda yetişen yabani bir otun kökü. İLE Ekin biçildikten sonra tarlada kalan köklü sap. | Ekin biçildikten sonra sürülmemiş tarla. )


- ANDOKARDİT[Fr.] değil/yerine/= İÇ YÜREK ZARI YANGISI


- ANDROJİNİ/HÜNSÂ(ERSELİK)/HERMAFRODİT/MİZVÂCE -ile

( Bir bireyde, hem erile, hem dişile özgü özelliklerin bulunması durumu. )


- ÂNE[Ar.] ile BETRE[Ar.]

( Dişil ve yabanî eşek. İLE Dişil eşek. )


- ANELE[İt. < ANELLO] değil/yerine/= HALKA

( Gemilerde türlü işlerde kullanılan bir tür demir halka. )


- ANEMİ ile/||/<> HEMOKROMATOZ

( Kanda düşük seviyede hemoglobin ya da kırmızı kan gözesi bulunması. İLE/||/<> Gövdede aşırı demir birikimi. )


- ANEMİ ile/||/<> LÖSEMİ

( Kanda yeterli miktarda sağlıklı kırmızı kan gözesi bulunmaması. İLE/||/<> Kemik iliğinde olağandışı beyaz kan gözelerinin çoğalması ile ilişkili bir kanser türü. )


- ANEMİ[Fr.] ile PERNİSİYÖZ ANEMİ


- ANEMİ ile/||/<> POLİSİTEMİ

( Kanda düşük seviyede hemoglobin ya da kırmızı kan gözesi bulunması./Kanda yeterli oranda sağlıklı kırmızı kan gözesi bulunmaması. İLE/||/<> Kanda yüksek seviyede kırmızı kan gözesi bulunması. )


- ANEMİ/K değil/yerine/= KANSIZ/LIK


- ANEMOMETRE değil/yerine/= YELÖLÇER

( Yelölçer. )


- ANEROTİZM[Yun.] değil/yerine/= ERKEK VE KADINDA EŞEYSEL TUTUKLUK, ZEVK AL(A)MAMA


- ANESTEZİ[Yun.] değil/yerine/=/<> ANESTEZİYOLOJİ[Fr.] değil/yerine/=/<> ANESTEZİK[Fr.] değil/yerine/=/<> ANESTEZİST[Fr.] değil/yerine/=/<> ANESTEZİYAN[Fr.]

( Duyu/m yitimi. İLE/VE/||/<> Anestezi bilimi ve onu tamamlayan tıbbî işlemlerin tümü. İLE/VE/||/<> Duyu yitimi sağlayan nesne. İLE/VE/||/<> Duyu yitimine yol açan nesne ya da sayrılıklar. )


- ANESTEZİ/ST[Yun.] değil/yerine/= DUYUM YİTİM/Cİ / UYUŞTURMA


- ÂNESTU Bİ BASARÎ[Ar.] ile AHSESTU Bİ BASARÎ[Ar.]


- ANETODERMİ[Fr.] değil/yerine/= LEKELERLE KAPLI DERİ BOZUKLUĞU


- ANGAJE ETMEK ile MEŞGUL OLMAK ile NİŞANLI ile NİŞANLANMAK ile NİŞAN YÜZÜĞÜ

( ENGAGE vs. ENGAGE IN vs. ENGAGED vs. ENGAGEMENT vs. ENGAGEMENT RING )

( گير دادن ile درهم انداختن ile گرو گذاشتن ile گرو دادن ile متعهد کردن ile نامزد کردن ile دست بکار شدن ile سفارش شده ile مشغول ile سرگرم ile نامزدي ile انگشتر نامزدي )

( GYR DADAN ile DAREAM ANDAKHTAN ile GERO GOZASHTAN ile GERO DADAN ile MOTEAD KARDAN ile NAMZAD KARDAN ile DAST BEKAR SHODAN ile SEFARSH SHODEH ile MOSHGHUL ile SARGARAM ile NAMZADY ile ENGASHTAR NAMZADY )


- ANGEL vs. ANGLE


- ANGER vs. REBELLION


- ANGER :/yerine ÖFKE


- ANGİ-/ANGİO- ile/||/<> ARTER-/ARTERİO- ile/||/<> VAS-/VASC-/VASİ-/VASO- ile/||/<> PHLEB-/PHLEBO-

( Damar, kan damarı, damar ile ilgili [anjiyografi: damarları görüntüleme yöntemi]. İLE/||/<> Arter, atardamar ile ilgili [arterit: Atardamar yangısı]. İLE/||/<> Damar, kanal ile ilgili. İLE/||/<> Ven. )


- ANGIT/ANGUT ile/||/<> ANGUT
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Ördeğe benzer, kızıl renkli bir kuş. İLE Tıpa. )


- ANGLE vs. DIRECTION


- ANGLE :/yerine AÇI


- ANGLE vs./and SPEED


- ANGLEZ[Fr.] ile/ve/||/<> ANGLİKAN[Fr.] ile/ve/||/<> ANGLİKANİZM[Fr.] ile/ve/||/<> ANGLİSİZM[Fr.] ile/ve/||/<> ANGLO ARAP[Fr.] ile/ve/||/<> ANGLO AMERİKAN[Fr.] ile/ve/||/<> ANGLOFİL[Fr.] ile/ve/||/<> ANGLOSAKSON[Fr.]

( İngiliz biçimi. | Çizgileri sağdan sola yatık eğik yazı. | Tek bir erkek tarafından yapılan çok canlı bir dans. İLE/VE/||/<> İngiliz kilisesine bağlı kişi. İLE/VE/||/<> İngiliz Hıristiyan topluluğunun mezhebi. İLE/VE/||/<> Başka dillere geçmiş İngilizce sözcük ve deyimler. İLE/VE/||/<> İngiliz ve Arap atlarının soylarından yetişmiş at. İLE/VE/||/<> Ataları İngiliz, kendi Amerika'lı olan. İLE/VE/||/<> İngiliz dostu. İLE/VE/||/<> Anadili İngilizce olan. )


- ANGORA:
AKRİLİK ve MOHER

( %50 ve %50 )


- ANGRY :/yerine KIZGIN


- ÅNGSTRÖM'S RULE[İng.] / RÈGLE D'ÅNGSTRÖM[Fr.] / ANGSTRÖM-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÅNGSTRÖM KURALI


- ANGULAR OVERLAP MODEL ile/||/<> KRİSTAL ALAN

( AOM ligand orbital overlap, CFT nokta yük. )

( Formül: Kovalent İLE iyonik )


- ANGUT ile/ve KEPÇEBURUN

( Yaban ördeği. İLE/VE Bir tür yaban ördeği. )


- ANGUT ile/ve SÜNE

( Yaban ördeği. İLE/VE Bir tür yaban ördeği. )


- ANGUT ile/ve TAMAT

( Yaban ördeği. İLE/VE Bir tür yaban ördeği. )


- ANGUT ile/ve YEŞİLBAŞ

( Yaban ördeği. İLE/VE Eril yaban ördeği. )

( CASARCA FERRUGINEA cum ANAS PLATYRHYNCHOS )


- ANHÂ MİNHÂ : ŞUNDAN BUNDA, ŞU BU, ÖTEBERİ, ŞÖYLE BÖYLE EDEREK

( SUCH AND SUCH : THIS AND THAT, SUNDRY, DOING SO AND SO )


- ANHASI-MİNHASI(YLA) -ile

( Tüm ayrıntılarıyla. | Tamam(ıyla)/Hepsi. )


- ANHİDROZ ile/||/<> HİPERHİDROZ

( Terleme yetersizliği ya da terleyememe. İLE/||/<> Aşırı terleme. )


- ANHİDROZ değil/yerine/= TERSİZ | SUSUZ


- AXE INSTANTANÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= ANÎ DÖNME EKSENİ


- ANI ile/ve/||/<> DÜŞ/HAYAL

( Geçmişe taşıyan. İLE/VE/||/<> Geleceğe taşıyan. )


- ANİDE ile ANİDEN


- ANIHA -ile

( Abhazya'da bir inanç. [Bu bölgede, her birinden bir ailenin sorumlu olduğu 7 adet "Anıha" vardır.] )


- ANÎK, ATAL[Ar. çoğ. A'TÂL] ile/ve/<> NUKRE, NUKRE-İ KAFÂ[Ar.]

( Ense. İLE/VE/<> Ense çukuru. )


- ANİLİN[Fr.] değil/yerine/= YAPAY BOYA YAPIMINDA KULLANILAN ÇİVİT BİTKİSİNDEN YA DA TAŞKÖMÜRÜNDEN ELDE EDİLEN SIVI


- ANILMAK ile ANIRMAK ile ANIKLAMAK ile ANIKLAŞMAK ile ANITLAŞMAK ile ANIŞTIRMAK ile ANILABİLMEK ile ANIŞTIRILMAK ile ANITLAŞTIRMAK ile ANITLAŞABİLMEK ile ANITLAŞTIRILMAK ile ANI ile ANIK/LIK ile ANIT ile ANIZ/LIK ile ANITLI ile ANIZLI ile ANITSAL/LIK ile ANITSIZ ile ANIT MEZAR


- ANİM[Fr.] değil/yerine/= ISTAKOZ KUYRUĞU BİÇİMİNDE BİRBİRİNE GEÇME ÇELİK DİLİMLERDEN OLUŞAN ZIRH


- ANIMA MOTRIX ile/ve/||/<>/> VIS MOTRIX


- ANIMA ile/ve ANIMUS

( Dişil. İLE/VE Eril. )

( CARL JUNG )


- ANİMASYON[Fr.] ile/ve/||/<> ANİMATÖR[Fr.] ile/ve/||/<> ANİMİST[Fr.] ile/ve/||/<> ANİMİZM[Fr.]

( Canlandırma. | Çizgi film. İLE/VE/||/<> Canlandırıcı, harekete geçirici, sunucu. İLE/VE/||/<> Animizm yanlısı, animizm ile ilgili. İLE/VE/||/<> Her nesnenin üst bir imge tarafından yönetildiğini kabul eden düzen ve inanç, canlıcılık. )


- ANİMATO[Fr.] değil/yerine/= BİR MÜZİK PARÇASININ CANLI ÇALINACAĞI BİLGİSİ/UYARISI


- ANIMSADIKLARIMIZ:
KOLAYLIKLA ile/ve/||/<>/> KOLAY OLMAYAN


- ANIMSAMA ile/ve/||/<> HESABA KATMA


- ANIMSAMA ile/ve/||/<> ŞİMDİ\'YE/ŞU AN\'A GETİRME


- ÂNÎSE[Ar.] ile ÂNİSE[Ar.]

( Sıkı bağlı şey. | Koyulaşmış/katılaşmış akıcı maddeler. [kan ya da mürekkep gibi] İLE Cana yakın kız/kadın. )


- ANIT ÇINAR AĞACI :

( Bilezikçi Çiftliğinde ve Bahçeköy caddesine yakın bir yerdedir. Ağaç bin yaşın üzerinde çevresi 15 - 20 metre, gövdesi kovuk olup, kovuk kısmı bir salon kadar büyüktür, içinde 25 - 30 kişi girip oturabilmektedir. )


- ANIT ve/<> KANIT


- ANITKABİR ile ANITMEZAR/MOZOLE[Fr. < MOUSELEE]

( Sevgili ATATÜRK'ümüzün, Ankara'daki anıt yapısı, mezarı/kabri. İLE Tarihî değeri olan kişilerin mezarı olarak yapılan anıt değerindeki yapı. )


- ANİTYA[Sansk.] = ANİKKA[Palice]


- ANİZOKORİ ile/||/<> ANİZOSİTOZ

( Gözbebeği eşitsizliği. İLE/||/<> Göze eşitsizliği. )


- ANİZOTROPİ[Fr.] değil/yerine/= BİR BİTKİNİN PARÇALARININ AYNI KOŞULLAR ALTINDA DEĞİŞİK YÖNLERDE BÜYÜME ÖZELLİĞİ GÖSTERMESİ, YÖNSEME


- Anında KONUŞ!!!


- ANJİN DÖ PUVATRİN[Fr.] değil/yerine/= SOLUK DARLIĞI


- ANJİN ile/||/<> ANJİNA PEKTORİS

( Boğak. İLE/||/<> Göğüs ağrısı. )


- HUNNAK[Ar.]/ANJİN[Fr. < Yun. < ANGINE] değil/yerine/= BOĞAK

( Boğaz mukozasının şişmesi. )


- ANJİNA PEKTORİS/ANGINA PECTORIS[İng.] değil/yerine/= GÖĞÜS AĞRISI (KALP)


- ANJİNA ile/||/<> KALP KRİZİ

( Kalp kasına giden kan akışının geçici olarak azalması sonucu oluşan göğüs ağrısı. İLE/||/<> Kalp kasına giden kan akışının tamamen kesilmesi sonucu oluşan kriz. )


- ANJİ[Y]OGENEZİ ile/||/<> ANJİ[Y]OPLASTİ ile/||/<> ANJİ[Y]OSPAZM

( Damarlanma. İLE/||/<> Damar onarımı. İLE/||/<> Damar kasılımı. )


- ANJİYOGRAFİ/ANGIOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= DAMAR GÖRÜNTÜLEMESİ


- ANJİYOGRAFİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANJİYOKARDİOGRAFİ[Fr.]

( Damarlara opak nesne verildikten sonra elde edilen radyografi. İLE/VE/||/<> Kalp boşlukları ve kalp tabanındaki büyük damarlar radyografisi. )


- ANKA KUŞU :/<> TURNA KUŞU


- ANKÂ KUŞU/ZÜMRÜD-Ü ANKÂ/SİMURG/PHOENIX ile/ve KAF DAĞI


- ANKARA KEÇİSİ ile/ve YABAN KEÇİSİ(NÄFE[Fars.]) ile/ve AKDAĞ KEÇİSİ ile/ve MARKOR ile/ve ŞAMİ ile/ve ŞAMUA ile/ve TAR ile/ve TİFTİK


- ANKASTRE[Fr.] değil/yerine/= BİR OYUĞA, YUVAYA YERLEŞTİRİLMİŞ TESİSAT


- ANKA-YI LÂ MEKÂN ile ANKA-YI MAĞRİB

( Allah. İLE Zümrüd-ü Anka kuşunun bir adı. )


- ANKES[Fr.] ile/ve/||/<> ANKESMAN[Fr.] ile/ve/||/<> ANKESÖR[Fr.]

( Kasada bulunan. @@ Para ve değerli kâğıtları kasaya koyma. @@ Otomatik olarak çalışan para makinası. )


- ANKET ile ANKETÇİ/LİK


- ANKET değil/yerine/= SORMACA


- ANKET[Fr. < ENQUÊTE]< Lat. INQUIRERE] değil/yerine/= SORMACA/SORUŞTURMA


- ANKİLOZ/ANKYLOSIS[İng.] değil/yerine/= DONUK EKLEM


- ANKİLOZ değil/yerine/= EKLEM KATILIĞI


- ANKİMOZ[Yun.] ile ANKİSTMAN[Fr.]

( Dış etki olmaksızın deri damarlarında kan toplanması. İLE Dokuda yabancı bir nesnenin oluşması. )


- ANLAK/ZEKÂ ile DENEYİM/TECRÜBE

( Sahip olunan geçmiş eylem bilgilerinin ve sonuçlarının, şimdiki zamanda, uygulanabilir[/pratik] bilgi olarak, hızla ortaya çıkarılabilmesi Zekâ'ya işaret etmez. )

( INTELLIGENCE vs. EXPERIENCE )


- ANLAK/ZEKÂ ile İÇGÜDÜ

( INTELLIGENCE vs. INSTINCT )


- ANLAK/ZEKÂ ile/ve/||/<>/>/< MANTIK


- ANLAK/ZEKÂ" ile/ve/değil/||/<>/< BELLEK/HÂFIZA


- ANLAK/ZEKÂ ile/ve DOĞA

( INTELLIGENCE vs./and NATURE )


- ANLAK = ZEKÂ = INTELLECT/INTELLIGENCE[İng.] = ENTENDEMENT/INTELLIGENCE[Fr.] = VERSTAND/INTELLIGENZ[Alm.] = INTELLECTUS/INTELLIGENITIA[Lat.] = INTELIGENCIA[İsp.]


- ANLAK/ZEKÂ ile/ve/değil/||/<>/< BİLİNÇ


- ANLAM -ile

( İnsanda ve kişide karşılığı bulunmayan şey, anlam değildir. )


- ANLAM:
ALGI/DÜZEN ve/||/<> İMGE


- ANLAM-ANLAYIŞ ile/ve/<> KAVRAM-KAVRAYIŞ

( MEANING-PARADIGM vs./and/<> CONCEPT-COMPREHENSION )


- ANLAM ARAYIŞI ile/ve/<> ANLAM ÇOKLUĞUNA YÖNELME


- ANLAM ARAYIŞI ile/ve/||/<> ANLAM VERME


- ANLAM:
BAĞLAM ile/ve/||/<> TANIM ile/ve/||/<> ÖLÇÜ


- [ANLAM BAKIMINDAN] SÖZ/LÂFIZ:
HAS ile/ve/||/<> ÂAM ile/ve/||/<> MÜŞTEREK ile/ve/||/<> MÜNKER

( el-FAZÜ'L-HASSA ile/ve/||/<> el-FAZÜ'L-ÂMME ile/ve/||/<> el-FAZÜ'L-MÜŞTEREK ile/ve/||/<> el-FAZÜ'L-MÜNKERE )


- ANLAM BİLİMİ ile DİL BİLİMİ ile YAZIN/EDEBİYAT BİLİMİ ile GÖK BİLİMİ ile HALK BİLİMİ ile İŞ BİLİMİ ile TOPLUM BİLİMİ ile TOPRAK BİLİMİ ile YER BİLİMİ/ARZİYAT

( İlim, gücümüz; iman, kılıcımız; sükût da delinmez zırhımız olsun! )


- ANLAM BOŞLUĞU ile/ve/değil ANLAM YİTİMİ

( [not] MEANING SPACE vs./and/but MEANING LOSS )


- ANLAM (BULMAK/ARAMAK) ve/<> HUZUR


- ANLAM BÜTÜNLÜĞÜ ile/ve PARÇA PARÇA ELE ALIŞ

( MEANING INTEGRITY vs./and HANDLE IN PIECE BY PIECE )


- ANLAM ÇOKLUĞU ile/ve/||/<> ÇAĞRIŞIMSALLIK


- ANLAM GENİŞLEMESİ ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> ANLAM "ŞİŞ(İRİL)MESİ"


- ANLAM İYİLEŞMESİ ile/>< ANLAM KÖTÜLEŞMESİ


- ANLAM/KAVRAM:
NİCELİK EVRENSEL ve/||/<> TİKEL ve/||/<> TEKİL


- ANLAM KAYBI ile/ve/<> ANLAM KAYMASI


- ANLAM:
PARÇADA ile/ve/değil/||/<>/> BÜTÜNDE


- ANLAM [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- ANLAM SANATLARI'NDA:
İLHAM ile/ve/<> TEVRİYE[< VERÂ] ile/ve/<> İSTİHDAM ile/ve/<> MUGALATA-İ MANEVİYE ile/ve/<> TENÂSÜB[< NİSBET] ile/ve/<> LEFF Ü NEŞR ile/ve/<> TECÂHÜL-İ ÂRİF[/ÂNE/ÎN] ile/ve/<> HÜSN-İ TA'LÎL[< İLLET] ile/ve/<> SİHR-İ HELÂL ile/ve/<> İRSÂD ile/ve/<> MÜBALAĞA ile/ve/<> TEZAD ile/ve/<> İSTİĞRÂK[< GARK][GULÜVV] ile/ve/<> TEKRÎR[< KERR] ile/ve/<> RÜCÛ ile/ve/<> TEFRÎK[< FARK] ile/ve/<> KAT' ile/ve/<> TERDÎD[< REDD] ile/ve/<> İLTİFÂT ile/ve/<> TELMİH ile/ve/<> İRSÂL-İ MESEL

( İki ya da ikiden fazla anlamı olan bir sözcüğü, bir mısra ya da beyitte tüm anlamlarıyla kullanma sanatı. İLE/VE
Bir mısra ya da beyitte, birden fazla anlamı olan bir sözcüğü, anlamlarından sadece yakın anlamını söyleyip uzak anlamını kastetme sanatı. İLE/VE
Bir mısra ya da beyitte, bir sözcüğü hem gerçek, hem mecaz anlamlarını kastederek kullanma sanatı. İLE/VE
Anlamı birden fazla olan sözcük ve deyimleri beyitin anlamını değişik biçimlerde açıklanabilecek biçimde kullanma sanatı. İLE/VE
Bir konuyla ilgili birden fazla sözcüğü bir mısra ya da beyitte sıralama amacı gütmeden kullanmak. İLE/VE
Bir beyitte yer alan, birbiriyle ilgili sözcüklerin sıralanmasıyla yapılan edebî sanat. İLE/VE
Bir anlam inceliği yaratmak ya da bir lâtife yapmak amacıyla, bilinmiyormuş ya da başka türlü biliniyormuş gibi gösterme sanatı. İLE/VE
Nedeni bilinen bir olayı, düşsel ya da gerçekdışı ve güzel bir olaya bağlama yoluyla yapılan edebî sanat. İLE/VE
Bir sözcüğü ya da söz öbeğini hem kendinden önceki sözcüklerin sonunda, hem sözcüklerin başında anlamlı olacak biçimde kullanma. İLE/VE
Bir mısranın secî ya da uyağını bir iki sözcükle ima etme sanatı. İLE/VE
Bir sözün etkisini güçlendirmek için bir şeyi abartılı biçimde az ya da çok göstererek ve lâtifeli bir biçimde anlatma. İLE/VE
İki duygu/düşünce/hayal arasındaki birbirine karşıt özellikleri birarada söyleme. İLE/VE
Över gibi görünerek yermek, yerer gibi görünerek övme sanatı. İLE/VE
Söyleyişi güçlendirmek için belirli bir anlamdaki sözcüğü ya da söz öbeğini yineleme sanatı. İLE/VE
Bir sözün anlamını, bir kavramın gücünü pekiştirmek için, o sözden/kavramdan cayar gibi görünüp cayılmış görünen sözü/kavramı daha güçlü biçimde belirtmek. İLE/VE
İki şey arasındaki farkı belirtmek. İLE/VE
Söyleyişin gücünü artırmak için, sözü [mısrayı, satırı] yarıda kesmek. İLE/VE
Sözü, beklenmedik, çarpıcı bir sonuca bağlama sanatı. İLE/VE
Şiirde bir duygulanma ya da duygu değişikliğiyle şiirdeki konuyu değiştirmeden seslenilen kişiyi ya da varolanı değiştirmek. İLE/VE
Bilinen bir olay, kişi ya da nükte, fıkra, atasözünü dolaylı biçimde anlatma, ima etme sanatı. İLE/VE
Bir düşünceyi pekiştirmek amacıyla bir atasözü ya da o değerde bir söz öbeğini alıntılamak/kullanmak. )


- ANLAM TEKLİĞİ ile/ve/||/<> GÖRÜNÜŞ ÇOKLUĞU


- ANLAM VAROLANI ile/ve BİLGİ VAROLANI

( Anlam üretimi varsa. İLE/VE Veri ve bilgi sahibi. )

( Aşkın. İLE/VE Özdeş. )

( İnsan. İLE/VE Beşer. )


- ANLAM VERMEK ile ANLAM YÜKLEMEK


- ANLAM YİTİMİ ile/ve DİRENÇ YİTİMİ

( LOSS OF MEANING vs./and LOSS OF RESISTANCE )


- ANLAM ile/ve ÂLEM


- ANLAM ile/ve ALT ANLAM

( ... ile/ve HIPONOIA )

( MEANING vs./and SUB MEANING )


- ANLAM ile/ve AMAÇ

( MEANING vs./and AIM )


- ANLAM ile/ve/<> AMAÇ


- ANLAM/MA'NÂ ile/ve AMAÇ

( Denilmek istenilen şey. İLE/VE İstenilenin düzenlenmesi. )

( MEANING vs./and AIM )


- ANLAM ile ANLAM VERİCİ

( Ne olmadığını anlamak, anlamaya olanak/ortam yaratır. )


- ANLAM ile/ve/<> ANLAM VERME

( MEANING vs./and/<> TO GIVE MEANING )


- ANLAM ile/ve/||/<>/> ANLAMA ile/ve/||/<>/> ANLAMLANDIRMA


- ANLAM ile/ve/<> ANLAMI ANLAMAK

( MEANING vs./and/<> TO UNDERSTAND THE MEANING )


- ANLAM ile/ve ANLAM'IN ANLAMI


- ANLAM ile BELİRTMEK

( DENOTATION vs. DENOTE )

( علامت تفکيک ile علامت بودن ile علامت گذاردن )

( ALAMET TAFAKYK ile ALAMET BODAN ile ALAMET GOZARDAN )


- ANLAM ile/ve/<>/>/< BÜTÜNLÜK

( Anlam, bütünlük gerektirir. )

( Meaning needs integrity. )

( Anlamak, beğenmenin başlangıcıdır. )

( MEANING and/<> INTEGRITY )


- ANLAM ile/ve/||/<> ÇIĞLIK

( [Bazen/bazı durumlarda ...]
Anlam var, çığlık yok. @@ "Çığlık" var, anlam yok. )


- ANLAM ile/ve/değil/||/<> "ÇIKARIM"


- ANLAM ile/ve/> DAYANAK

( MEANING/SENSE vs./and/> SUPPORT )


- ANLAM ile/ve/||/<>/< DEĞER ile/ve/||/<>/< AMAÇ

( "Herkeste, [zannı] var." İLE/VE/||/<>/< "Herkeste var." İLE/VE/||/<>/< Herkeste yok. )

( MEANING and/< WORTH and/< AIM )


- ANLAM ile/ve/<> DERİNLİK

( Anlam, amaca yönelik olandır/olmalıdır. )

( MEANING vs./and/<> DEEPNESS )


- ANLAM ile/ve/değil EŞİK


- ANLAM ile/ve/> ETKİ

( Anlam varsa ifadesi sonsuza kadar gider. )

( MEANING vs./and/> EFFECT )


- ANLAM ve/=/||/<> FARK

( MEAN and/=/||/<> DIFFERENCE )


- ANLAM ile/ve İÇLEM

( ... İLE/VE Bir kavramın çağrıştırdığı kaplama giren niteliklerin ya da taşıdığı özelliklerin tümü. | Bir nesnenin içeriğini oluşturan şey. )


- ANLAM ile/ve/<> İMLEM

( MEANING vs./and/<> TO SYMBOLIZE )


- ANLAM ile/ve/<> İŞLEV

( MEANING vs./and/<> FUNCTION )


- ANLAM ile/ve KAVRAM

( MEANING/SENSE vs./and CONCEPT )


- ANLAM ile KAVRAM

( vs./and/||/<> CONCEPT )


- ANLAM ve KRİZ

( MEANING and CRISIS )


- ANLAM ile/ve/<> MUTLULUK

( MEANING vs./and/<> HAPPINESS )


- ANLAM ile/ve NEDEN/İLLET

( MEANING vs./and REASON )


- ANLAM ile/ve/<> SORUMLULUK

( MEANING vs./and/<> RESPONSIBILITY )


- ANLAM ile/ve/<> TAD

( Bir şeyin anlamı olmazsa, tadı/lezzeti de olmaz. )

( MEANING vs./and/<> EFFECT )


- ANLAM ve/<> TARİH ve/<> DİL

( MEANING/SENSE and/<> HISTORY and/<> LANGUAGE )


- ANLAM ile/ve/<> USTALIK

( MEANING vs./and/<> PROFICIENCY )


- ANLAM ile/ve YORUM

( MEANING vs./and INTERPRETATION )


- ANLAM/A ile/ve/<> ANLAMLANDIRMA

( TO UNDERSTAND vs./and/<> TO GIVE A MEANING )


- ANLAMA = FEHM, İDRAK = UNDERSTANDING, COMPREHENSION[İng.] = COMPRENDRE[Fr.] = DAS VERSTEHEN, HET VERSTAAN[Alm.] = ENTENDER, COMPRENDER[İsp.] = COMPREHENSIO[Lat.] = HE DIANOIA[Yun.] = MEFHUM[Ar.] = DARK[Fars.]