Beş(5) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 46.157 başlık/FaRk ile birlikte,
46.157 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(79/186)
- İDEAL ile/ve MİSYON
( IDEAL vs./and MISSION )
- İDEAL yerine ÜLKÜ
- İDEAL ile/değil/yerine ÜLKÜ
- İDEALAR, 4 ŞEY VERİR...
( * ŞEYİN NE OLDUĞUNU
* ŞEYİN NİÇİN ÖYLE OLDUĞU/OLMADIĞINI
* ÖYLE OLAN ŞEYDEKİ OLUŞ VE BOZULUŞU
* BİRLİK VE ÇOKLUK DÜŞÜNCESİNİ )
- İDEA/LAR ile/ve/<> KATEGORİ/LER ile/ve/<> AYÂN-I SÂBİTE/LER
( Platon. İLE/VE/<> Aristoteles. İLE/VE/<> İbn Arabi. )
- İDEALİST" OLMAK değil/yerine İLKELİ OLMAK / HAYIR DİYEBİLME GÜCÜ
- Demek ki ile her inancına ve kişisel sonuçlarına bağlamadan KONUŞ!!! -ile/ve
- IDEO- ile/||/<> IDIO- ile/||/<> LOG-/-LOGIA/-LOGO-/-LOGY-/-OLOGY ile/||/<> AUT-/AUTO-
( Düşünce, fikir. İLE/||/<> Kendiliğinden oluşan, kendine özgü, ayrı, değişik. İLE/||/<> Düşünce, konuşma, sözcük, mantık, doktrin, öğreti, sav, bilim. İLE/||/<> Kendi, aynı, kendi kendine, kendine ait, öz [otoimmün: Bağışıklık sisteminin kendi gözelerine saldırması]. )
- IDEO- ile/||/<> IDIO- ile/||/<> LOG-/-LOGIA/-LOGO-/-LOGY-/-OLOGY ile/||/<> AUT-/AUTO-
( Düşünce, fikir. İLE/||/<> Kendiliğinden oluşan, kendine özgü, ayrı, değişik. İLE/||/<> Düşünce, konuşma, sözcük, mantık, doktrin, öğreti, sav, bilim. İLE/||/<> Kendi, aynı, kendi kendine, kendine ait, öz [otoimmün: Bağışıklık sisteminin kendi gözelerine saldırması]. )
- İDEOLOJİ = İLM-İ SUVER-İ AKLİYE, FİKRİYAT, İLM-İ TASAVVUR = IDEOLOGY[İng.] = IDÉOLOGIE[Fr.] = IDEOLOGIE[Alm.] = IDEOLOGÍA[İsp.]
- İDEOLOJİDE ile/ve/değil/yerine TİNDE
( Destek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Zevk ediş. )
- İDEOLOJİK TAVIR ile SONUÇ ODAKLILIK
- İDİL ile/= VOLGA
( Tatarlar'ın dilinde. İLE/= Ruslar'ın dilinde. )
( Avrupa'nın en uzun ırmağıdır. )
- IDISI-DIDISI(YLA) (ANLATMAK)
- IDITE, IDITOL[İng.] ile/değil/yerine/= İDİTOL
- İDİYOSENKRAZİ/IDIOSYNCRACY[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜN DUYARLIK
- İDLÂL değil/yerine/= NAZ ETME, NAZLANMA | AŞIRI DERECEDE NAZLANMA
- İDMÂN değil/yerine/= ALIŞTIRMA
- İDMAN ile İDMANCI ile İDMANLI/LIK ile İDMANSIZ/LIK
- İDOL ile İDOL TAPINAĞI ile PUTA TAPAN ile PUTLAŞTIRMAK
( IDOL vs. IDOL TEMPLE vs. IDOL WORSHIPPER vs. IDOLIZE )
( لاف زن ile صنم ile بت ile معبود ile بتخانه ile بت پرست ile صنم قرار دادن )
( LAF ZAN ile SANAM ile BAT ile MOBUD ile BATKHANEH ile BAT PAREST ile SANAM GHARAR DADAN )
- İDOLA -ile
- İDOLA = SANEM[Ar.] = PUT[Fars.] = IDOL[İng.] = IDOLE[Fr.] = IDOL[Alm.] = EIDOLON[Yun.] = ÍDOLO[İsp.]
- IDOSE[İng.] / IDOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= İDOZ
- İDRÂK[< DERK] ile ANLAYIŞ, AKIL ERDİRME | YETİŞME, ERİŞME | OLGUNLAŞMA | [fels. ALGI]
( ANLAYIŞ, AKIL ERDİRME | YETİŞME, ERİŞME | OLGUNLAŞMA | [fels. ALGI] )
- İDRAK:
DERK ile/ve/<> EDREKE
( Kovayı, suya atıp su almak. İLE/VE/<> Koşarak ulaşıp elde etmek. )
- İDRAK (ETMEK/EDEMEMEK) ile/ve/||/<>/> İZAH (ETMEK/EDEMEMEK)
- İDRAK[Ar.] değil/yerine/= ALIMLAMA
- İDRAK ve/<> GAYRET
- İDRAK >< HAYRET
- İDRAK ile İDRAKSİZ/LİK
- İDRÂK[Ar.] ile İHSÂS[Ar.]
- İDRAK ve/||/<> İHYÂ
- İDRAK ile/ve İLİM
- İDRAK ve/||/<>/> İNŞÂ
- İDRAK ve/=/||/<>/>/< İTİBÂR
- İDRAK ile/ve/> NİYET
- İDRAK ile/ve/= TASAVVUR
- İDRÂK[Ar.] ile VİCDÂN[Ar.]
- İDRAK-İ HİSSÎ ve/ İDRAK-İ HAYALÎ ve/ İDRAK-İ VEHMÎ ve/ İDRAK-İ AKLÎ
( * HUZUR-I MADDE | İKTİNAF-I MADDÎ | CÜZÎ ve ... ve ... ve ... )
- İDRÂK-İ NAMÜTENAHİ -ile
( SONSUZ ANLAYIŞ )
- İDRAR YOLLARI HASTALIKLARI ile/ve/||/<> "İDRAK YOLLARI HASTALIKLARI"
( Gövdede. İLE/VE/||/<> Zihinde. )
- İDRAR ile İDRAR YOLU ile İDRAR ZORU ile İDRAR KESESİ ile İDRAR TORBASI
- İDRÂR[Ar.] değil/yerine/= SİDİK
( OURON )
- İDRARINI TUTAMAMA ile KITA ile KITASAL ile BEKLENMEDİK DURUM ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ ile DEVAM ETMEK ile DEVAM ile DEVAM ETTİRİCİ ile DEVAM ETMEK ile DEVAM ETTİ ile DEVAM EDİYOR ile SÜREKLİLİK ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ FORM ile SÜREKLİ KAĞIT ile SÜREKLİ GEÇMİŞ ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ ile SÜREKLİLİK
( CONTINENCE vs. CONTINENT vs. CONTINENTAL vs. CONTINGENCY vs. CONTINOUS vs. CONTINUAL vs. CONTINUALLY vs. CONTINUATE vs. CONTINUATION vs. CONTINUATOR vs. CONTINUE vs. CONTINUED vs. CONTINUING vs. CONTINUITY vs. CONTINUOUS vs. CONTINUOUS FORM vs. CONTINUOUS PAPER vs. CONTINUOUS PAST vs. CONTINUOUSE vs. CONTINUOUSLY vs. CONTINUUM )
( پرهيزگاري ile قاره ile اقليم ile پرهيزگار ile بري ile اقليمي ile احتمال وقوع ile پي در پي ile مدام ile مداوم ile همواره ile عليالتوالي ile مستمرا ile متصلا ile سريع الاتصال ile ادامه ile پيگيري ile عقبه ile دنباله ile ادامه دهنده ile استمرار داشتن ile ادامه داشتن ile بکاري ادامه دادن ile ادامه يافتن ile ادامه دادن ile مستدام ile دنباله دار ile برقرار ile تسلسل ile پيوستگي ile لاينقطع ile پي درپي ile بيوقفه ile پياپي ile استمراري ile ورقه پيوسته ile کاغذ پيوسته ile ماضي استمراري ile بدون وقفه ile همچنان ile دمادم ile دم بدم ile پيوسته ile بطور پيوسته ile پي اندر پي ile عليالدوام ile زنجيره )
( پرهيزگاري ile GHAREH ile EGLYM ile PAREHYZEGAR ile BARY ile EGLYMY ile EHTAMAL VAGHU ile PEY DAR PEY ile MADAM ile MADAVAM ile NPAMVAREH ile عليالتوالي ile MOSTMARA ile متصلا ile سريع الاتصال ile EDAMEH ile PEYGYRY ile AGHABEH ile DANBALEH ile EDAMEH DAHANDEH ile ESTMARAR DASHTAN ile EDAMEH DASHTAN ile BEKARY EDAMEH DADAN ile EDAMEH YAFTAN ile EDAMEH DADAN ile MOSTEDAM ile DANBALEH DAR ile BARGHARAR ile تسلسل ile PEYVASTGY ile لاينقطع ile PEY DARPY ile بيوقفه ile PEYOPY ile استمراري ile VARGHEH PEYVASTEH ile KAGHZ PEYVASTEH ile ماضي استمراري ile BEDON VAQFEH ile NPAMCHENAN ile DAMADAM ile DAM BADAM ile PEYVASTEH ile BETOR PEYVASTEH ile پي اندر پي ile عليالدوام ile ZANJYRAH )
- IDRYL[İng.] ile/değil/yerine/= İDRİL
- İDRİS OTU ile İDRİS AĞACI
- IETF/INTERNET ENGINEERING TASK FORCE[İng.] değil/yerine/= INTERNET MÜHENDISLİĞİ GÖREV GRUBU
- İFADE (EDİLEBİLEN) ile/ve/||/<>/>/< İŞARET (EDİLEBİLEN)
- İFADE EDİLEMEZ ile İFADESİZ ile ANLAMSIZLIK
( INEXPRESSIBLE vs. INEXPRESSIVE vs. INEXPRESSIVENESS )
( نا گفتني ile غيرقابل بيان ile نرساننده مقصود ile بي حالت ile نارسائي )
( NA GOFTANY ile GHYRAGHABEL BEYAN ile NARSANANDEH MOGHSUD ile BEY HALT ile NARSAYEY )
- İFADE ETMEK ile DİLE GETİRMEK
- İFADE ETMEK ile ŞÜPHEYİ DİLE GETİRMEK ile İLGİ GÖSTERMEK ile SEVİNCİNİ İFADE ETMEK ile GÖRÜŞ BELİRTMEK ile SÜRPRİZ İFADE ETMEK ile İFADE EDİLDİ ile İFADE ETME ile SÜRPRİZ İFADE ETMEK ile İFADE ile ANLAMLI ile İFADE GÜCÜ ile OTOBAN
( EXPRESS vs. EXPRESS DOUBT vs. EXPRESS INTEREST vs. EXPRESS JOY vs. EXPRESS OPINION vs. EXPRESS SURPRISE vs. EXPRESSED vs. EXPRESSING vs. EXPRESSING SURPRISE vs. EXPRESSION vs. EXPRESSIVE vs. EXPRESSIVENESS vs. EXPRESSWAY )
( ابراز داشتن ile اظهار کردن ile ابراز کردن ile افاده کردن ile بيان داشتن ile اظهارکردن ile ابراز ترديد کردن ile ابراز علاقه کردن ile ابراز شادماني کردن ile نظر دادن ile تعجب کردن ile اظهار شده ile افاده ile مستعجب ile عبارت ile بيان ile حالت ile ابراز ile پک و پوز ile اصطلاح ile اظهار ile گويا ile اشارهکننده ile رسائي ile تند راه )
( EBRAZ DASHTAN ile EZEHAR KARDAN ile EBRAZ KARDAN ile AFADEH KARDAN ile BEYAN DASHTAN ile EZEHARKARDAN ile EBRAZ TARDYD KARDAN ile EBRAZ ALAGHEH KARDAN ile EBRAZ SHADMANY KARDAN ile NAZAR DADAN ile TAJAB KARDAN ile EZEHAR SHODEH ile AFADEH ile مستعجب ile EBART ile BEYAN ile HALT ile EBRAZ ile PAK VE POZ ile ESTALAH ile EZEHAR ile GOYA ile ESHARECKONANDEH ile رسائي ile TAND RAH )
- İFADE HAKKI ve/||/<>/>/< ÖTEKİ HAKLAR
- İFADE[Ar.] değil/yerine/= DEYİŞ/SÖYLEYİŞ
- İFADE değil/yerine/= DIŞAVURUM
- İFADE ile/ve/||/<>/> EDEBİ İFADE
- İFÂDE ile/ve/<> İBÂRE
- İFADE ve/<> İÇGÖRÜ
- İFADE ile/ve/değil İDDİA
( [not] EXPRESSION vs./and/but ASSERTION )
- İFÂDE ile İFŞÂ
- İFÂDE ile/ve/||/<>/> İSTİFÂDE
- İFADELENDİRMEK ile İFADE ile İFADELİ ile İFADESİZ/LİK
- İFDÂL[Ar.] ile TEFADDUL[Ar.]
- İFFET ile CEZALANDIRICI
( CHASTIESEMENT vs. CHASTISER )
( توبيخ ile مواخذه )
( TOBYKH ile MOVAKHAZZEH )
- İFFET ile İFFETLİ/LİK ile İFFETSİZ/LİK
- İFFET = UT = CHASTITY[İng.] = CHASTETÉ[Fr.] = KEUSCHHEIT[Alm.] = CASTITAS[Lat.]
- İFFETLİ ile İFFETLİ KADIN ile CEZALANDIRMAK ile İFFET
( CHASTE vs. CHASTE WOMAN vs. CHASTISE vs. CHASTITY )
( عفيف ile طاهر ile مخدر ile پاکدامن ile غانيه ile مواخذه کردن ile مودب کردن ile توبيخ و ملامت کردن ile تاديب کردن ile پاکدامني ile عفاف ile عفت )
( AFYFE ile TANPAR ile MOKHODAR ile PAKDAMAN ile غانيه ile MOVAKHAZZEH KARDAN ile MOODAB KARDAN ile TOBYKH VE MOLAMET KARDAN ile TADYBE KARDAN ile PAKDAMANY ile EFAF ile AFAT )
- İFHÂM[Ar. < FUHÛM] ile İFHÂM[Ar. < FEHM]
( Ağız açtırmama, susturma. İLE Anlatma/anlatılma, bildirme/bildirilme. )
- İFK[Ar.] ile KEZİB[Ar.]
- İFKÂR[Ar.] ile İHBÂL[Ar.]
- İFLÂ[Ar.] ile İFLÂH[Ar.]
( Memeden ayırma, sütten kesme. İLE Kutlu, başarılı olma. | Kötü bir durumdan kurtulup iyi bir duruma girme, felâh bulma, selâmete çıkma. )
- İFLÂH (OLMA[MA]K) ile İSLÂH (OLMA[MA]K)
- İFLÂS ETMEK ile/ve DİBİ/Nİ BULMAK
- İFLAS ETMİŞ ile İFLAS
( BANKRUPT vs. BANKRUPTCY )
( ورشکست ile اعسار ile افلاس ile ورشکستگي )
( VARSHKAST ile ASAR ile افلاس ile VARSHKASTGY )
- İFLÂS[Ar.] ile/değil/yerine/>< İFLÂH[Ar.]
( Borçlarını ödeyemediği mahkeme kararı ile tespit ve ilân olunan iş adamının durumu. | Yenilgiye uğrama, değerini yitirme. | İşlevini ya da görevini yapamama. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kutlu, başarılı olma. | Kötü bir durumdan kurtulup iyi bir duruma girme, felâh bulma, selâmete çıkma. )
- İFLAS ile İFLAS DAVASI ile İFLAS MASASI
- İFLAS ile İFLAS ETMİŞ
( INSOLVENCY vs. INSOLVENT )
( اعسار ile معسر )
( ASAR ile MASAR )
- İFLÂS[Ar.] ile/değil/yerine/>< İHLÂS[Ar.]
- İFNÂ / İCBÂR değil/yerine İKNÂ
- İFNÂ ile/değil/yerine İCBAR ile/değil/yerine İKNÂ
- İFRÂD >< TEFRÎT değil/yerine İTİDAL
( Tek olarak söyleme, müfred. | Ayırma. | Tek başına hacca gitme. | Aşırı gitme, aşırılık. >< Tersine aşırılık, ortalamanın çok altında kalma.
DEĞİL/YERİNE
Denge, ölçülülük. | Aşırı olmama durumu, ılımlılık. | İnce oranlarda karışım. )
- İFRAĞ[Ar.] değil/yerine BOŞALTIM
( Bir şeyi, başka bir biçime çevirme. | Boşaltım. DEĞİL/YERİNE ... )
- İFRAT/TEFRİT ve/> TENKİT" değil/ne yazık ki/||/<>/< İFRAT ve/>< TEFRİT
- İFRAT ile İFRAT TEFRİT ile İFRAT DERECEDE
- İFRÂZ ile/||/<> MUKÂTAA
( Parçalara ayırma. İLE/||/<> Bir bütünün, bölümlere ayrılması ve kesim olarak belirlenmesi. [Osmanlı toprak sisteminde ya da devlete ait gelir kalemlerinin belirli bölümlere ayrılması. Daha sonra bu bölümler, belirli bir ücret karşılığında kiraya verilirdi.][Aynı zamanda bağ, bahçe, arsa durumuna getirilen ekim toprağı için verilen vergi için de kullanılırdı.]. )
- İFRİTLEŞMEK ile İFRİT
- İFŞÂ ETMEK ile AFİŞE ETMEK
( İÇERİK[sanatta]: Yapıtın ifşâ ettiği fakat afişe etmediği. Sezdirdiği fakat göstermediği. )
- İFŞÂ ile VAHİY
- İFSÂD[< FESAD] değil/yerine/= BOZMA, FESÂDÂ UĞRATMA/UĞRATILMA
- İFSÂH[Ar. < FASÂHET] ile İFSÂH[Ar. < FÜSHAT] ile İFSÂH[Ar. < FESH]
( Açık ve düzgün söz söyleme. İLE Açma, genişletme. İLE Unutma, akıldan çıkarma, ihmal etme. )
- İFŞALAMAK değil İFŞA ETMEK
- İFTÂ'[Ar. < FETVÂ] ile İFTÂH[Ar. < FETH]
( Fetvâ verme, bir işi fetvâ ile halletme. İLE Açma, fethetme. )
- İFTA ile İFTAR/LIK ile İFTAR TOPU ile İFTAR VAKTİ ile İFTAR TABAĞI ile İFTAR YEMEĞİ ile İFTAR ZAMANI ile İFTAR SOFRASI
- İFTÂR[< FITR] ||/<>/> İSRAF |
ile/değil/yerine/><
ORUÇ
( "Kaptırıp koyvermek." İLE/DEĞİL/YERİNE Kendini tutmak. )
- İFTAR KÖŞKÜ ile İFTARİYE KÖŞKÜ
( Dolmabahçe Sarayı arkasındaydı. [Şimdi yerinde yoktur.] İLE Topkapı Sarayı'nda, Bağdat Köşkü'nün yanındadır. )
( ... İLE ŞAHNİŞİN[< Fars.]: Çıkıntılı ve kapalı balkon. )
( 1741'de, I. Mahmud tarafından. İLE 1640'ta, Sultan İbrahim Han tarafından. )
- İFTARA YAKINKEN ile/ve SON RÜKÛ VE SECDE ile/ve İHRAM
( Allah'a en yakın olunan anlar/zamanlar. )
- İFTİDA'[Ar. < FİDYE] ile İFTİDÂH/İFTİZÂH[Ar. < FADÂHAT/FAZÂHAT]
( Fidye vererek kölelikten kurtulma. İLE Kırma, kırıp ufalama. | Rezil/maskara olma. )
- İFTİDA'[Ar. < FİDYE] ile/ve/||/<> TALAK[Ar.]
( [evliliğin sona ermesi] Kadının, kocasını boşaması. İLE/VE/||/<> Evliliğin sona ermesi. Erkeğin, karısını boşaması. )
- İFTİHÂR (ETMEK)/MEMNUNİYET değil/yerine/= KIVANÇ (DUYMAK)/ÖVÜNÇ, ÖĞÜNMEK
- İFTİRA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İDDİA
- BÜHTÂN ile KARA ÇALMA/KARALAMA, YALAN
( YALAN, İFTİRA )
- İĞ ile İĞ YAĞI ile İĞ AĞACI ile İĞ İPLİK
- İG ile İRİG/İDRİG[Argu] ile İRİG ile İRİG ile İRİG ile İRİNG ile İRİNÇÜ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Sayrılık. İLE Katı olan herhangi bir şey. İLE Çürümüş herhangi bir nesne. İLE Sadık ve becerikli. İLE Uyuz olmuş birinin kafası.[yara kabukları nedeniyle] İLE iririg. İrin, cerahat. İLE Günah. )
- İĞDIR ile İĞDIRLI/LIK
- İĞDİŞ EDİLMİŞ ile İĞDİŞ EDİLMİŞ HAYVAN
( GELD vs. GELDING )
( بي تخمدانکردن ile اسب اخته )
( BEY TAKHMDANKARDAN ile ASB AKHTEH )
- İĞFÂL ile/değil/yerine/>< İFÂ
( Bir kadını aldatma, baştan çıkarma. | Bir ya da kadının ırzına geçme; tecavüz etme. | Aldatma, ayartma, kandırma, baştan çıkarma. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bir işi yapma, yerine getirme. | Ödeme. )
- İĞFAL["İFAL" DEĞİL!] ile/değil/yerine/||/>< İFLÂH
- İGİT[Oğuz] = YALAN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- İGLOO -ile
( İGLU, APUTİAK )
- İĞMÂZ[Ar.] ile İĞMÂZ[Ar.]
( Ayıplama. İLE Göz yumma, görmezlikten gelme. )
- IGNATIA BEANS[İng.] ile/değil/yerine/= İGNATİA FASULYESİ
- IGNATIUS BOHNE[Alm.] ile/değil/yerine/= İGNATİA
- IGNAZ SEMMELWEIS ile/ve/||/<> LOUIS PASTEUR
( 01 Temmuz 1818 - 13 Ağustos 1865 İLE/VE/||/<> 27 Aralık 1822 - 28 Eylül 1895 )
( )
- İĞNE ile KIYIK
( ... İLE Kalın yorgan iğnesi. )
- İĞNE ile KLİPS[Fr. < CLIPS]
( ... İLE Yaylı bir pensle tutturulmuş küpe, iğne vb. )
- İĞNE ile RAFİT[Fr. < Yun.]
( ... İLE Bazı hayvan ve bitki gözelerinde bulunan, iğne biçiminde billur madde. )
- İĞNE ile TOPLU İĞNE
( NEEDLE vs. PIN )
( MİHYÂT ile ... )
( SÛZEN ile ... )
- İĞNELEMEK ile İĞNELENMEK ile İĞNELETMEK ile İĞNE/LİK ile İĞNECİ/LİK ile İĞNELİ ile İĞNE ARDI ile İĞNE OYALI ile İĞNE OYASI ile İĞNELİ SÖZ ile İĞNE DELİĞİ ile İĞNE YAPRAK ile İĞNELİ FIÇI ile İĞNE YASTIĞI ile İĞNE YAPRAKLILAR
- İĞNEMSİ YAPRAKLAR = SERÎDİYYÜ'L-EVRÂK = FEUILLES ACICULAIRES
- IGNORANCE vs./and HATRED/SPITE/GRUDGE
- IGNORANCE vs./and TRADE/COMMERCE
- FEUERSTEIN, FLINTSTEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İGNUS
- IGO ile INGO ile PVO ile BINGO ile TGO ile HO
( INTERSTATE/INTERGOVERNMENT ORGANIZATIONS vs. INTERNATIONAL NONGOVERNMENTAL ORGANIZATIONS vs. PUBLIC VOLUNTARY ORGANIZATIONS vs. BUSINESS INTERNATIONAL NONGOVERNMENTAL ORGANIZATIONS vs. TRANSGOVERNMENTAL ORGANIZATIONS )
- IĞRIP ile IĞRIP KAYIĞI
- İGSÂS[Ar.] -ile
( Güzel yemek yedirme/yedirilme. )
- İGSÂS[Ar.] ile İGSÂS[Ar.]
( Güzel yemek yedirme/yedirilme. İLE Sıkıştırma, tazyik etme; bir yer halkını sıkıntıya düşürme. )
- İĞTİLÂ[Ar.] ile İĞTİLÂL[Ar.] ile İHTİLÂL[Ar. < HALEL, çoğ. İHTİLÂLÂT]
( Hızlı, çabuk yürüme. İLE İçme. | Giysiyi, üst üste giyme. | Hayvanın, çok susaması. İLE Bozukluk, bozulma, karışıklık, düzensizlik. | Bir devletin siyasi, toplumsal ve iktisadi yapısını ya da yönetim düzenini değiştirmek amacıyla tüze kurallarına ve yasalara uymaksızın güç kullanarak yapılan geniş halk devimi. )
- İĞTİLÂF[Ar.] ile İHTİLÂF[Ar. < HİLÂFET, çoğ. İHTİLÂFÂT] ile İTİLÂF[Ar. < ÜLFET, çoğ. İTİLÂFÂT]
( Kılıf içine girme. İLE Ayrılık, uymayış/uymama, anlaşmazlık, aykırılık. İLE Alışma, ülfet etme. | Uyuşma, uygunluk. )
- İGTİMÂD/İGMÂD[Ar. < GIMÂ] | İĞTİLÂF/İGLÂF[Ar. < GILÂF] [Ar.] ile İTİMAD[Ar. < AMD]
( Kınına/kılıfına sokma. İLE Dayanma, güvenme. | Emniyet, güven. )
- İĞTİNAM[Ar.] değil/yerine/= YAĞMA
- İGUANA ile/ve/<> DENİZ İGUANASI
( ... İLE/VE/<> Galapagos Adaları'nda yaşamaktalardır. )
( Kara iguanaları, rengârenktir. İLE/VE/<> Koyu renktedir. )
- IGUANA ile GALAPAGOS KARA IGUANASI ile GALAPAGOS DENİZ IGUANASI
- İGUANA ile YEŞİL İGUANA
- İHÂLE ETMEK ile/ve EMÂNET ETMEK
- İHÂN[Ar. < VEHN] ile İHAN[Ar. < İHNET]
( Birini zayıf, güçsüz tutma, güçsüzleştirme. | Birini hor görme, tahkir etme. İLE Öfkeler, hiddetler, gazaplar. )
- İHANET ETMEK ile İHANET ile HAİN
( BETRAY vs. BETRAYAL vs. BETRAYER )
( افشاء کردن ile لو دادن ile گير انداختن ile خيانت کردن ile خيانت ile افشاء سر ile خائن )
( AFSHA KARDAN ile LO DADAN ile GYR ANDAKHTAN ile KHYENT KARDAN ile KHYENT ile AFSHA SAR ile KHAEN )
- İHÂNET ile/ve/<> GÜNAH
- İHÂNET değil/yerine/>< SEVGİ
( İhânet, sevgiyi öldürür. )
( KÂBİL >< HÂBİL )
- İHÂTA DUVARI ile/ve/||/<> İSTİNÂD DUVARI
( Daha kısadır.[Bahçe ya da binayı çevreler] İLE/VE/||/<> Daha uzundur. Yükseklik önemlidir.[Toprağın tipi ve kayması hesaplanarak kalınlık belirlenir.] )
( İncedir. İLE/VE/||/<> Kalındır[taşla örüldüğünden]. )
- İHATA ile İHATALI
- İHÂTA değil/yerine/= KAVRAYIŞ/ANLAYIŞ
( Bir şeyin etrafını çevirme, sarma, kuşatma. | Tam kavrayış, anlayış, geniş bilgi. )
- İHBÂL[Ar.] ile İFKÂR[Ar.]
- İHBAR ile/ve/değil DEDİKODU
( [not] DENUNCIATION vs./and/but GOSSIP )
- İHBAR ile/ve/değil İKAZ
- İHBAR ile/ve İTİRAF
( DENUNCIATION vs./and CONFESSION )
- İHBÂRÎ ÖNERME ile İNŞÂÎ ÖNERME
- İHBARLAMAK ile İHBAR ile İHBARCI/LIK ile İHBARLI ile İHBAR TAZMİNATI
- İHBÂS[Ar.] ile İHBÂS[Ar.]
( Hayır ve iyilik için mal ve hayvan vakfetme. İLE Birinin hakkını yok etme. )
- İHBÂT[Ar.] ile TEKFÎR[Ar.]
- İHCÂM[Ar.] ile KEFF[Ar.]
- İHDÂL[Ar.] ile İHDÂR[Ar.] ile İHDÂR[Ar. < HADR]
( Islatma, ıslatılma. İLE İptal etme, hükümsüz bırakma. İLE Bir örgenin/uzvun hissini iptal etme, uyuşturma. [İng. ANESTHESIA | Fr. ANESTHÉSIE] | Genç kızı yaşmaklandırma, ferâce giydirme. )
- Hepsiz KONUŞ!!!
- Her zamana yaymadan KONUŞ!!!
- Herkesi katmadan KONUŞ!!!
- Hiçbir zaman diye kestirip atmadan KONUŞ!!!
- İHKAK-I HAK[Ar.] ile/ve/||/<>/> YARGILAMA
( Bir hakkı, usûlü dairesinde yerine getirme, mürâfaa ve muhâkeme sonucunda, ispat ve izhâr etme. )
- İHKÂM[Ar.] ile İTKÂN[Ar.]
- İHKÂM[Ar.] ile RASF[Ar.]
- İHKAR["ka" uzun okunur] ile İHKAR[Ar.]
( Tahkir etme, rezil etme. @@ Bir yere bina yapmak ya da ağaç dikmek için yıllık belirli bir para ile ve üzerinde kalması koşuluyla o yeri kiralama. )
- İHLÂK[Ar.] ile İ'DÂM[Ar.]
- İHLÂL ve/> ÇILDIRI/PSİKOZ
- İHLÂL[Ar. < HALEL] ile İHLÂL[Ar. < MAHALL]
( Bozma, sakatlama, halel getirme. İLE Yer gösterme, yerleştirme. )
- [ne yazık ki]
İHLÂL ile/ve/||/<> JUS COGENS İHLÂLLERİ
- İHLÂS:
YANLIŞIN KARŞITI değil YALANIN KARŞITI
- İHLÂS ve/<> EYLEM
( İhlâs, bir eylemi, o eylemin özüne özgü kılmaktır. )
- İHLÂS[Ar.] ile İHLÂS[Ar. < HULÛS | çoğ. İHLÂSÂT]
( Bozma, sakatlama, halel getirme. İLE Temiz/doğru/hâlis sevgi. | Gönülden gelen dostluk, samimiyet, doğruluk, bağlılık. | Yalandan uzaklaşma. )
( HULUS[Ar.]: Gönül temizliği. )
- İHLAS ile İHLASLI/LIK ile İHLASSIZ/LIK ile İHLASLICA ile İHLASSIZCA
- İHLÂS ile/ve İLİM
( Rab. İLE/VE Süs. )
- İHLÂS ve/||/<>/> İSLÂM[< SLM] ve/||/<>/> İMÂN[< EMN] ve/||/<>/> İKÂN[< YAKÎN] ve/||/<>/> İHSÂN[< HÜSN]
( Elimizde ve dilimizde. VE/||/<>/> Zihnimizde.[İSLÂM: Bilinçli ihlâs.] VE/||/<>/> Kalbimizde. VE/||/<>/> Kalbimizde. VE/||/<>/> Kalbimizde. )
(
)
- İHLÂS ve/> MUHLÎS ve/> MUHLÂS/MUKARREB(ÎN)
( Hâlis, temiz, doğru sevgi. | Gönülden gelen dostluk, samimiyet, doğruluk. | Arı kavramsallığın doruğu. VE/> Herşeyden önce Allah'ı isteyen. VE/> Bu isteğini, duyuran/yayan. )
( ... VE/> Kişinin kendi gönlü ile. VE/> Allah'ın rızâsı ile. )
( İHLÂS: Melek bilmez ki yazsın, şeytan bilmez ki bozsun. )
- İHLÂS ile/ve/= RABB
- İHLÂS ile/ve SAMİMİYET
- İHLÂS ve/||/<> SEKÎNE
- İHLÎL[Ar.] ile MEBÂL[Ar.]
( Penisin deliği, sidik yolu. İLE Sidiğin çıktığı yer. )
- İHMAL ETMEK ile/ve/değil/yerine İMAL ETMEK
- İHMAL/İHMALKÂRLIK değil/yerine/= SAVSAMA/SAVSAKLAMA/SAVSAKLIK/BOŞLAMA
- İHMAL ile/ve/değil/||/<>/>/< ERTELEME
- İHMAL ile GÖZARDI
( NEGLIGENCE vs. TO IGNORE )
- [ne yazık ki]
İHMAL ile/ve/||/<>/> İHLÂL
- İHMÂL[Ar. < HAML] ile İHMÂL[Ar.]
( Yükletme, yükletilme. İLE Önem vermeme, önemsememe, boşlama, terk etme. Olduğu gibi bırakma, savsaklama. )
- İHMAL ile İHMALCİ/LİK
- İHMÂL ve/||/<>/> İHTİMÂL/OLASILIK (ARTIŞI)
- İHMAL ile/ve/> İKİLEM
( NEGLIGENCE vs./and/> DILEMMA )
- İHMAL[Ar.] ile/değil/yerine/>< İMAR[Ar.]
- İHMAL ile/ve/değil/yerine İMHAL
( Boşlama, önemsememe, bırakma. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Mühlet verme. )
( ["]Allah, ihmal etmez, imhal eder.["] [Mühlet verir.] )
- [ne yazık ki]
İHMAL ile/ve/<> İŞGÜZARLIK
- İHMAL ile/ve/değil/>/< OLASI KAST
- İHMAL değil/yerine/= SAVSAKLAMA/SAVSAMA
- İHMAL ile TERK
( NEGLIGENCE vs. ABANDONMENT )
- İHMÂLÎ ile/ve/<> İCRÂÎ
- İHRÂB[Ar.] ile İHRÂB[Ar.] ile İHRÂB[Ar.]
( Harâb etme/edilme. İLE Azmetme. | Kaçmaya zorunlu kılma. İLE Kavgayı kızıştırma. )
- İHRAÇ (ETMEK) değil/yerine/= ÇIKARMAK/DIŞARI ATMAK
- İHRAÇ ETMEK değil/yerine/= DIŞA SATMAK
- İHRAÇ ile İHRAÇÇI
- İHRACAT/İHRAÇ değil/yerine/= DIŞSATIM
- İHRÂK[Ar.] ile İHRÂK[Ar. < HARK]
( Dökme, akıtma. İLE Yakma, yakılma. )
- İHRÂM[< HAREM] -ile
( HACILARIN KÂBE'YE GİDERKEN ÖRTÜNDÜKLERİ DİKİŞSİZ BEYAZ ÖRTÜ )
- İHRAM ile/ve KEFEN
( Ölmeden önce ölmek! - MÛTÛ KABLE EN TE-MÛT )
- İHSÂN ETMEK ile İKRÂM ETMEK
( İstenileni vermek. İLE Elindekini vermek. )
- İHSÂN[< HASEN (çoğ. İHSÂNAT)] -ile
( İYİLİK ETME | BAĞIŞ | VERİLEN, BAĞIŞLANAN ŞEY | LÜTF | BİR YERİ SAĞLAMLAŞTIRMA | İFFETLİ VE NAMUSLU OLMA )
- İHSAN ve/<> EDEB
- İHSÂN[Ar.] ile İCMÂL[Ar.]
- İHSÂN[Ar.] ile İFDÂL[Ar.]
- İHSÂN[Ar. < HISN] ile İHSÂN[Ar. < HASEN | çoğ. İHSÂNAT]
( Bir yeri sağlamlaştırma. | İffetli ve namuslu olma. İLE İyilik etme. | Bağış, bağışlama. | Verilen, bağışlanan şey. | İyilik, lütûf. )
- İHSAN ile/ve/değil/yerine İKRAM
( İsteyene verilen/vermek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE İstenmeden verilen/vermek. )
- İHSÂN ile/ve/||/<>/< İSÂR
( Fazlasıyla vermek. İLE/VE/||/<>/< Kendi muhtaçken vermek. )
- İHSÂN ile LÜTÛF
- İHSÂN[Ar.] ile NEF'[Ar.]
- İhsanlı KONUŞ!!!
- İHSAS ile/ve AKIL
( MAHSUSAT ve MAKULÂT )
- İHSAS[Ar.] değil/yerine/= DUYUM
- İHSÂS[Ar.] ile İHSÂS[Ar.] ile İHSÂS[Ar. < HİSS | çoğ. İHSÂSÂT]
( Hisse verme/verilme, pay etme. İLE Kandırma. İLE Üstü kapalı anlatma, duyurma, sezdirme. | Duyum. )
- İHTÂ'[Ar.] ile İHTÂR[Ar. < HUTÛR | çoğ. İHTÂRÂT]
( Hataya düşürme/düşürülme. | Yanılma/yanıltılma. İLE Anımsatma. | Dikkatini çekme, tenbih. )
- İHTAR[Ar.] ile/ve/||/<>/> İHBAR[Ar.]
( Uyarma, dikkat çekme, uyarı. | Bir şeyi, birine anımsatma. İLE/VE/||/<>/> Bildirme, bildirim, haber verme. | Suçlu saydığı birini ya da suç saydığı bir olayı yetkili kuruma gizlice bildirme, ele verme. )
- İHTÂR[Ar.] değil/yerine/= UYARI/UYARMA
- İHTİKÂK[Ar. < HİKKE] ile İHTİKAK["ka" uzun okunur]
( Değme, birbirine sürünme. | Kaşınma. İLE İki taraftan her birinin "hak benimdir" diye ayak diremesi. )
- İHTİLÂF EKOLÜ ile/değil/yerine İTTİFAK EKOLÜ
- İHTİLÂF ile HİLÂF
( Köke ilişkin. İLE Basit bir konuya ilişkin. )
( Delillendirilen. Müdellel. İLE Delillendirilmeyen. Gayr-ı müdellel. )
( Kişiler arasında. İLE Yöntem(usûl) ve ilkelerde. )
( Olabilir. İLE Olmamalı. )
- İHTİLAFÇI SOKAK :
( Büyükdere Mahallesi sokaklarından biridir. Sokağın ismi eskiden "Mektupçu Osman Bey Sokak" tı. Ancak sokak sakinlerinden Ziya Bey'in müthiş inatçı, itirazcı, ayrımcı ve kabul edilebilir olmaması nedeniyle sokağın ismi değiştirilerek "İhtilafçı Sokak" ismi verilmiştir. )
- İHTİMAM[< HEMM] ile/ve/||/<> İTİNÂ[< UNİYY]
( Dikkatle, çabayla çalışma, özenle iş görme. İLE Çok dikkat etme. )
- İHTİRÂS değil/yerine/= TUTKU
- İHTİSÂS[Ar. < HİSS | çoğ. İHTİSÂSÂT] ile İHTİSÂS[Ar. < HUSÛS] ile İHTİZÂZ[Ar.] ile İ'TİSÂS[Ar.]
( Duyumsama/hissetme. | Duygulanma. İLE Bir ilim ya da sanat üzerinde fazla çalışarak onda derinleşmiş olma, uzmanlık. İLE Gece gezip dolaşma, bekçilik görevi görme. )
- İHTİSAS ile/ve/değil/yerine İHSAS
- İHTİTÂB[Ar. < HUTBE] ile İHTİTÂB[Ar. < HATAB]
( Nikâhla isteme. İLE Odun toplama, odun kesme. )
- İHTİVÂ ETMEK değil/yerine/= İÇERMEK
- İHTİYAÇ HALİNDE[Ar.] değil/yerine/= GEREK OLDUĞUNDA
- İHTİYAÇ HASIL OLUNCA değil/yerine/= GEREKTİĞİNDE
- İHTİYACA CEVAP VERMEK değil/yerine/= GEREKSİNİMİ KARŞILAMAK
- İHTİYÂR SAHİBİ (OLMAK/OLAN) ile/ve/<>/|| TASARRUF SAHİBİ (OLMAK/OLAN)
- İHTİYÂR ile/ve/değil/||/<>/> BİLGE/LİK
- İHTİYÂR ile/ve DENGELİ(İTİDALİ/İTİDALLİ) İHTİYÂR
- İHTİYÂR ve/||/<> EDEBİ KORUMA/MUHAFAZA, SÜRDÜRME
- İHTİYÂR ve/||/<>/> İFFET
- İHTİYÂR = İNSAN
- İHTİYÂR ile/ve/||/<>/> SABIR
- İHTİYÂR ile/değil/yerine/=/<>/> YAŞLI
- İHTİYÂRÎ/TAHYİRÎ HÜKÜMLER:
CEVAZ ile/ve/||/<> İBÂHE/MUBAH ile/ve/||/<> NEDB ile/ve/||/<> İSTİHSAN ile/ve/||/<> TABİÎYET ile/ve/||/<> HELÂL
- İHTİYÂRÎ VAKİT ile/ve/<> ZARURÎ VAKİT
- İHTİYÂR/İRÂDE ile/ve/değil/||/<> TASARRUF
- İHTİYAT KAYDI İLE değil/yerine/= SAKINARAK/SAKINILARAK
- İHTİYÂT ile/ve/||/<>/> KANUN
- İHTİYATÎ TEDBİR değil/yerine/= SAKINTIL ÖNLEM
- İHTİYOLOJİ değil/yerine/= BALIK BİLİMİ
- İHTİZÂR[Ar. < HUZÛR] ile İHTİZÂR[Ar.]
( Can çekişme. İLE Sakınma, çekinme, korunma. | Korkma. )
- İHVÂN[< ÂH] ile/ve/<> TÂLİB
( Sâdık, samimi, candan dostlar. | Tarîkat yoldaşları/arkadaşları. İLE/VE/<> İsteyen, istekli. )
( Amaçta bir olmak. İLE/VE/<> Aynı amacı arıyor/istiyor olmak. )
- İHVÂN ile DERVİŞÂN ile MÜRÎDÂN
- İHYÂ ile/||/<> İHYÂEN ile/||/<> İHYÂ-YI MEVÂT ile/||/<> MÜTEVECCİHAN
( Diriltme, canlandırma, tazelik verme. İLE/||/<> (Ham arazinin) ıslahıyle iktisap. İLE/||/<> İşlenmemiş toprağı ekime elverişli bir duruma getirme, işleme. İLE/||/<> Dönülerek. )
- İHYÂ'[< HAYÂT] ile MUHYÎ[< HAYÂT]
( Diriltme, diriltilme, canlandırma, maddî-manevî can kazandırmak. | Taze can verircesine iyilik, lütfetme. | Yeniden güçlendirme. | Uyandırma, canlandırma, tazelik verme. İLE İhyâ eden, dirilten, canlandıran, hayat veren. )
- İHZÂL[Ar.] ile İHZÂL[Ar.]
( Islatma, ıslatılma. İLE Alay ve şaka ile çok uğraşma. )
- İHZÂR[Ar. < HUZÛR] ile İHZÂR[Ar.]
( Hazırlama, hazır etme/edilme. | Huzura getirme. Birinin mahkemeye davet edilmesi. İLE Gevezelik etme, saçmalama. )
(1996'dan beri)