Beş(5) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 46.157 başlık/FaRk ile birlikte,
46.157 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(131/186)
- ÖZLEM = LONGING, REGRET[İng.] = SOUHAIT, FRUSTRÉ[Fr.] = SEHNSUCHT[Alm.] = DESIDERIUM[Lat.]
- ÖZLEM ile/ve/||/<> ÖZENTİ
- ÖZLEM ve/ne yazık ki/||/<> SIKILMA ve/ne yazık ki/||/<> TUTULMA
( Geride bıraktıklarımızı. VE/NE YAZIK Kİ/||/<> Elimizin altındakinden. VE/NE YAZIK Kİ/||/<> Ulaşamadıklarımıza. )
- ÖZLEM ve/<> ZEVK
- ÖZLEMEK ile ÖZLENMEK ile ÖZLETMEK ile ÖZLEŞMEK ile ÖZLEŞTİRMEK ile ÖZLENEBİLMEK ile ÖZLEYEBİLMEK ile ÖZLEM ile ÖZLEMLİ/LİK ile ÖZLEMSİZ/LİK
- ÖZLÜ ile/ve/||/<> ÖZSEL
- ÖZLÜ/LÜK ile ÖZLÜK ile ÖZLÜ UN ile ÖZLÜ ÇAMUR ile ÖZLÜK HAKKI ile ÖZLÜK İŞLERİ
- OZMOS[Fr.] değil/yerine/= GEÇİŞME
- OZMOTİK BASINÇ ile/||/<> BUHAR BASINCI
( Ozmotik yarı geçirgen zar, buhar basıncı denge basıncıdır )
( Formül: π=MRT İLE P° )
- OSMOTIC PRESSURE[İng.] / PRESSION OSMOTIQUE[Fr.] / OSMOTISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= OZMOTİK BASINÇ
- OSMOSIS[İng.] / OSMOSE[Fr.] ile/değil/yerine/= OZMOZ
- ÖZNE ile/ve/||/<> ANLAK/ZEKÂ
- ÖZNE ile BİREY
( Kişi, sürekli; nesne, tanık ise öznedir ve onların karşılıklı bağımlılık biçimindeki ilişkileri, onların mutlak kimliklerinin yansımasıdır. )
( The person is always the object, the witness is the subject and their relation of mutual dependence is the reflection of their absolute identity. )
( SUBJECT vs. PERSON )
- ÖZNE ile/ve/değil/yerine ETKİN ÖZNE
( [not] SUBJECT vs./and/but ACTIVE SUBJECT
ACTIVE SUBJECT instead of SUBJECT )
- ÖZNE = FAİL, MEVZU = SUBJECT[İng.] = SUJET[Fr.] = SUBJEKT[Alm.] = SUBJECTUM[Lat.] = HYPOKEIMENON[Yun.] = SUJETO[İsp.]
- ÖZNE ve/<> NESNE
( Özne, nesnesiyle birliktedir. )
- ÖZNE NESNE
- ÖZNE ile ÖZNEL/LİK ile ÖZNELCİ/LİK ile ÖZNE GRUBU ile ÖZNE ÖBEĞİ
- ÖZNEL ÖZGÜRLÜK ve/||/<>/< NESNEL DÜZEN
( Nesnel düzen olmadan, öznel özgürlük, yalnızca bir kapristir, anarşidir, karmaşadır. Öznel özgürlük, devlet olmadan gerçekleştirilemez. )
- TİN:
| ÖZNEL ile/ve/||/<>/> NESNEL | ile/ve/||/<>/> SALTIK
( | Üretim. İLE/VE/||/<> Katılım. | İLE/VE/||/<>/> Zorunlu üretim. )
( | Bireysel. İLE/VE/||/<> Toplumsal. | İLE/VE/||/<>/> Tanrı/hakikat. )
( | Koşullu. İLE/VE/||/<> Koşullu. | İLE/VE/||/<>/> Koşulsuz. )
( | Özerklik. İLE/VE/||/<> Özerklik. | İLE/VE/||/<>/> Özgürlük. )
( | İnsanbilim. | Fenomenoloji. | Psikoloji. İLE/VE/||/<> Soyut tüze. | Aktöre. | Törellik.[aile, toplum, devlet] | İLE/VE/||/<>/> Sanat.[beti, görü] | Din.[tasarım] | Felsefe.[kavram] )
- ÖZNEL = ENFÜSİ = SUBJECTIVE[İng.] = SUBJECTIF[Fr.] = SUBJEKTIV[Alm.] = SUBJECTIVUS[Lat.]
- ÖZNEL ile/ve/değil/||/<>/< ÖZGÜN ile/ve/değil/||/<>/< ÖZGÜ ile/ve/değil/||/<>/< ÖZERK
- ÖZNELLİK ile/ve/||/<> GELECEĞE AÇIKLIK
- ÖZNEL/LİK ile/ve/||/<> ÖZSEL/LİK
- OZON/OZONE[İng.] değil/yerine/= ÜÇ MOLEKÜLLÜ OKSİJEN
- OZONE ÉCRAN[Fr.] / OZON ABSCHIRMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OZON TABAKASI
- OZONE[Fr.] / OZON[Alm.] ile/değil/yerine/= OZON
- OZONLAMAK ile OZONLAŞMAK ile OZON ile OZONLU ile OZON ÖLÇÜM ile OZON YUVARI ile OZON TEDAVİSİ ile OZONLAMA CİHAZI
- ÖZSOY, SEDAT (SARIYER, 1955) :
( Sarıyerlidir. İlk, orta ve lise öğrenimini Sarıyer'de tamamladı. İ.T.İ. Fakültesi (Aksaray) mezunudur. 1981 - 1983 arasında askerlik görevini yaptı. Ticaret ve ayrıca madencilik yapmaktadır. Siyasete Anavatan (ANAP) saflarında başladı İlçe Yönetim Kurulu Üyesi ve İlçe Başkanı olarak görev yaptı. Aynı Partiden Sarıyer Belediye Başkanlığına seçildi (1999 - 2004). Sarıyer Spor Kulübünde 3 dönem yönetim kurulu üyesi ve 5 dönemde Kulüp Başkanı olarak görev yaptı. Sosyal, kültürel ve sportif çalışmalar yapan pek çok dernekte üyedir. Birçok sivil toplam kuruluşlarında aktif olarak görev yapmaktadır. )
- JUICE[İng.] / JUS[Fr.] / SAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZSU
- ÖZTEKİN, MARAL (FATSA, 1940) :
( İ.Ü. İktisat Fakültesi ve İşletme Fakültesi İşletme İktisadı Enstitüsünden mezun oldu. İşletme İktisadı dalında master yaptı. Pek çok büyük şirkette üst düzeyde yöneticilik yaptı. Elektrik ve Elektronik Sanayi Ürdünleri İhracatçıları Birliği (EESÜİB), Elektronik Cihazlar İmalatçıları Derneği (ECİD), Türk Böbrek Vakfı, Türk Tanıtma Vakfı (TÜTAV), Polis Vakfı (TEYEV), Sarıyer Lions Kulübü gibi pek çok derneğin kurucusu olup, Sarıyer Spor Kulübü'nde 6 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Kulübün Divan Kur ulu üyesidir. Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nde Genel Koordinatör olarak görev yaptı. )
- ÖZTOP, ATIF (İST. 1918 - ?) :
( Sarıyerlidir, Üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübünde bir dönem (1948 - 1049) Yönetim kurulu Üyesi olarak görev yaptı. ABD'ne gitti ve bir daha dönmedi. )
- ÖZTÜRK, HASAN SAİM (İST. 1947) :
( Hukukçu ve Emirgan'lıdır, İlk ve ortaokulu Bolu Göynük, liseyi İstanbul Kabataş Lisesinde okudu, İ.Ü. Hukuk Fakültesinden 1971'de mezun oldu ve iki yıllı avukatlık stajı yaptıktan sonra Yd. Sb olarak askerlik görevi sonunda sınavla Askeri Hâkim olarak TSK de görev aldı. Tugay, Tümen ve Ordu Mahkemelerinde görev aldı. 1990'da MSB da Hukuk Müşaviri, D:GM. Hâkimliğinden sonra 1997'de Genel Kurmay Başsavcılığına atandı. 12 Yıla yakın Albay rütbesi ile bu görevi sürdürdü ve tarihi soruşturmalarla olaylara tanık oldu.2006'da Devlet Denetçiler derneğinin temiz topluma katkı ödülünü aldı. 2008 yılında yeniden İstanbul barosuna kaydını yaptırdı ve avukatlığa başladı. 2008'de CHP ye kaydoldu ve çeşitli görevler aldı, almaya devam ediyor. )
- ÖZÜ-ÖZETİ
- ÖZÜMLEMEDE:
GÜNEŞ + SU ve KLOROFİL + KARBONDİOKSİT
- Özünle KONUŞ!!!
- ÖZÜR "DİLERİM" ile "KUSURA BAKMA"
- ÖZÜR DİLERİM değil/yerine ÖZÜR/ÖZRÜMÜ BEYAN EDİYORUM/EDERİM
- ÖZVARLIK'TA:
BİLİNÇ ve SEVGİ
( Sizi, bilinenin dar çerçevesi içinde tutanın ne olduğunu bilmek yararlıdır. )
( Sevgi ve iradenin de sırası gelecektir, fakat önce zemin hazırlanmış olmalıdır. )
( Her zaman, öz varlığımızın eşliğindeyiz. )
( Herşeyden önce, öz varlığınızla devamlı bir temas kurun, her an kendinizle olun. )
( Bir gözlem merkezi olarak bilme ve tanıma niyetiyle işe başlayın ve eylem halindeki bir sevgi merkezine dönüşün. )
( Eylem halindeki sevgi. )
( Love in action. )
( CONSCIOUSNESS and LOVE (IN SELF-EXISTENCE)
It is worthwhile to know what keeps you within the narrow confines of the known.
Love and will shall have their turn, but the ground must be prepared.
You have always the company of your own self.
First of all, establish a constant contact vs. your self, be vs. yourself all the time.
Begin as a centre of observation, deliberate cognisance, and grow into a centre of love in action. )
- P-FOLD SYMMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= P-KATLI BAKIŞIM
- SYMÉTRIE D'ORDRE P[Fr.] / P-KLAPPSYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= P KATLI SİMETRİ
- P-N JUNCTION DIODE[İng.] ile/değil/yerine/= P-N BAĞLANTILI DİOT
- p.r.n.[Lat. < PRO RE NATA] değil/yerine/= ARA SIRA, BAZEN
- P-TOLYLALDEHYDE[İng.] / POLYLALÉDHYDE[Fr.] / P-TOLYLALDEHYD[Alm.] ile/değil/yerine/= P-TOLİL ALDEHİT
- P-VALUE ile/||/<> SIGNIFICANCE LEVEL
( P-value gözlenen data olasılığı, significance α eşik. )
( Formül: Observed İLE threshold )
- P.C./POST CİBUM, AFTER MEALS[İng.] değil/yerine/= YEMEKTEN SONRA
- P2P/PEER TO PEER[İng.] değil/yerine/= UCTAN UCA
- PABLO PICASSO ile JOAN MIRO
- PABUÇ BIRAKMAMAK ile PABUCUNU DAMA ATMAK
- PABUÇ[Fars.] ile AYAKKABI
- PABUÇ/LUK ile PABUÇLU ile PABUÇÇU/LUK ile PABUÇSUZ ile PABUÇ DİLLİ/LİK
- PAÇA/LIK ile PAÇAL ile PAÇACI/LIK ile PAÇALI ile PAÇASIZ ile PAÇA GÜNÜ ile PAÇA KASNAK
- PACE :/yerine HIZ, TEMPO
- PACE vs./and/||/<> SPACE
(
| Kavram | Açıklama | Örnek Kullanım |
|---|---|---|
| PACE | Bir süreçteki ilerleme hızı; özellikle öğrenme, gelişim ya da değişimin temposu. Bireysel farklara saygı için önemlidir. | Öğrencilerin kendi öğrenme sürecine[pace] göre ilerlemesine izin verilmelidir. |
| SPACE | Fiziksel ya da zihinsel boşluk/alan; hareket özgürlüğü, etkileşim ve yaratıcılık için gerekli ortam. | Yaratıcı düşünce için fiziksel ve zihinsel alan[space] sağlamak gerekir. |
| PACE and SPACE | Öğrenme ve gelişim süreçlerinde hem hız, hem de alan dengesinin gözetilmesi gerekir. | Etkin öğrenme için çocuklara uygun hız[pace] ve özgür alan[space] sunulmalıdır. |
- PACING[İng.] değil/yerine/= UYARI OLUŞTURMA (KALP PİLINDE)
- PACK :/yerine PAKET, TOPLAMAK
- PACKAGE :/yerine PAKET
- PADEL TOPU ile/||/<> TENİS TOPU
(
)
- PAFTA ile PAFTALI ile PAFTASIZ
- PAGAN ile PAGANİZM
- PAGE vs. PAPER
- PAGE :/yerine SAYFA
- PAGODA ile STUPA ile TEMPLE
( Mutlaka su kıyısında olan Manastır-Okul-Dinlenme alanları ve vaaz verilen yer içeren tapınak biçimi. İLE Sivri ucu yukarıda, çan biçiminde, su kıyısı olmayan küçük ibadet yerleri. İLE İçinde büyük Buda heykelinin olduğu en büyük eğitim ve tapınma yapısı. )
- PAHALI ile/değil/yerine BANA ÇOK GELİR
- PAHALI ile/ve/değil BANA ÇOK GELİR
- PAINT :/yerine BOYAMAK
- PAINTING :/yerine TABLO, RESİM
- PAIR :/yerine ÇİFT, İKİLİ
- PAIYA ile ...
( Papua Yeni Gine'nin bir köyü. Kusumb Kabilesi, burada yaşamaktadır. )
- PAK[Fars.] değil/yerine/= TEMİZ
- PAKET[Fr. < PAQUET] ile AMBALAJ[Fr. < EMBALLAGE]
( İçinde bir ya da birçok nesne bulunan, kâğıda sarılarak ya da kutuya konularak bağlanmış, elde taşınacak büyüklükte nesne. | Kâğıda sarılarak ya da bir kutuya konularak satışa hazır duruma getirilmiş, belirli bir miktarda olan yiyecek, ilaç vb. | Dolu toplu taşıma aracı. İLE Nesneleri sarmaya yarayan mukavva, kâğıt, tahta, plastik vb. malzeme. )
- PAKET ile PAKETLEME
( BUNDLE vs. BUNDLING )
( بقچه بستن ile بقچه ile دسته کردن ile بقچهبندي )
( BAGHCHEH BASTAN ile BAGHCHEH ile DASTEH KARDAN ile بقچهبندي )
- PACKING FRACTION[İng.] / FRACTION DE TASSEMENT[Fr.] / PACKUNGSANTEIL[Alm.] ile/değil/yerine/= PAKETLEME KESRİ
- PAKETLEMEK ile PAKETLENMEK ile PAKETLETMEK ile PAKETLEYEBİLMEK ile PAKET ile PAKET TUR ile PAKET TAŞI ile PAKET PROGRAM
- PAKİMETRİ/PACHYMETRY[İng.] değil/yerine/= KALINLIK ÖLÇÜM (KORNEA)
- PAL ile PALA/LIK ile PALU ile PALA BIYIK ile PALA BIYIKLI
- PALAMAR ile PALAMARCI/LIK ile PALAMAR BOYU ile PALAMAR GÖZÜ ile PALAMAR RESMİ ile PALAMAR PARASI
- PALAMUT/BİNİYTÜ[Ar.]/PELAMYA SARDA[Lat.] ile TORİK/PİÇUTA
( ... İLE Palamut balığının iri bir türü. )
- PALAMUT ile PALIT/PELİT
( Palamutluların örnek bitkisi olan bir orman ağacı. | Bu ağacın uzunca, fındığa benzeyen, kadehçik denilen sert ve pürüzlü bir yüksük içinde olan, tanence zengin yemişi. İLE Çınar, meşe gibi ağaçların meyvesi. )
- HOISTING TACKLE, PULLEY BLOCK[İng.] / PALAN[Fr.] / DIFFERENZIALAFSCHENZUG[Alm.] ile/değil/yerine/= PALANGA, DİFERANSİYEL KUTUPLU ÇEKME
- PALAS-PANDIRAS (GÖTÜRMEK)
- PALAS[Fr.] ile PALAS[argo]
( Lüks otel ya da gösterişli yapı. İLE Kolay, rahat. | Kolaylık gösteren, hoşa giden nesne, yer, kişi. )
- PALAS ile PALAS PANDIRAS
- PALAU[İng.] ile/değil/yerine/= PALAU
- PALAZ ile PALAZ/PALAS/FARIÇ/SELAH
( Kaz, ördek, güvercin gibi bazı kuş yavrularının, civcivlikten sonraki durumu. İLE Keklik yavrusu. )
- PALAZLAMAK ile PALAZLANMAK ile PALAZLAŞMAK ile PALAZLANDIRMAK ile PALAZLANABİLMEK ile PALAZ
- PALEOMAGNETISM[İng.] / PALÉOMAGNÉTISME[Fr.] / PALÄOMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= PALEOMANYETİZMA
- PALET - 2 :
( Palet - 2 Restaurant tarihi Tarabya plajı bitişiğindedir. Tarabya'da aynı ismi taşıyan bir restaurant daha vardır. )
- PALET ile/ve/değil/<> KARBON PALET
( Ressamların, boyaları üzerine dizerek, fırça ile karıştırdıkları tahta ya da porselen levha. | Sanayide, çeşitli ereklerle kullanılan, yayvan ve geniş levha. | Hızlı yüzmek için ayağa geçirilen araç. | Tankın, her türlü arazide yol almasını sağlayan, iki yanındaki tekerleklerini içine alan metal şerit, tırtıl. İLE/VE/DEĞİL/<> ... )
- PALET ile LEKEN
( Kara batmamak için ayağa takılan palet. )
- PALET ile PALETLİ ile PALETSİZ
- PALETİ:
"GİYMEK" değil AYAĞINA) TAKMAK
- PALİNDROM SAYI ile/||/<> EMİRP SAYI
( Palindrom tersten aynı, emirp tersi de asal olan asal )
( Formül: n = reverse(n) (palindrom) İLE p ve reverse(p) asal (emirp) )
- PALITE[İng.] ile/değil/yerine/= PALİT
- PALMKUST APPARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= PALM KÜVET
- PALMA[Yunan çağında, Anadolu'da] ile ...
( 4 Palma 1 ayak, 6 Palma 1 dirsektir. )
- PALMET[Yun. < PALMA:EL.] ile/||/<> SGRAFİTTO
( İlkçağ sanatından beri kullanılan bir bezeme motifi. Dilimli ve bakışımlı yaprak biçimindedir. İLE/||/<> XI. yüzyıldan ilk Osmanlı dönemine değin kullanılan keramik tekniği.[Kullanılan hamur kırmızı renkli, kaba ve gözeneklidir. Kap astarlandıktan sonra sivri uçlu bir aletle motifler çizilir ve istenilen renkte saydam bir sırla sırlanır. Çukur bölümlerde sır daha koyu, öteki yerlerde ise daha açık olarak motifler belirlenmiş olur.] )
- PALMİYE ile/ve AREKA
( ... İLE/VE Bir tür palmiye. )
- PALMİYE ile/ve RAFİT
( ... İLE/VE Bir tür palmiye. )
- PALMİYE ile RAFYA[Fr. < RAPHIA][Madagaskar yerlilerinin dilinden]
( ... İLE Afrika ve Amerika'da yetişen, iri gövdeli, uzun yapraklı palmiye. | Bu palmiyenin, dokuma işlerinde kullanılan lifleri. | Palmiye liflerinden yapılmış olan. )
- PALMİYE ile YERLİ PALMİYE/DATÇA HURMASI
- PALMQUIST APPARATUS[İng.] ile/değil/yerine/= PALMKİST ARACI
- PALMKUSIT APPAREIL[Fr.] ile/değil/yerine/= PALMKUSİT ARACI
- PALPABIL/PALPABLE[İng.] değil/yerine/= ELE GELİR
- PALSİ/PALSY[İng.] değil/yerine/= FELÇ
- PALTO[Fr.] ile MAKFERLAN[İng.]
( ... İLE Omuzdan yarı bele kadar inen, pelerini olan palto. )
- PALTO[Fr. < PALETOT] ile MANTO[Fr. < MANTEAU] ile KABAN ile MONT
( Soğuk havalarda, giyeceklerin üstüne giyilen kalın kumaştan giysi. İLE Kadın paltosu. İLE Kalçaya kadar örten üst giysisi. İLE Hem spor giyim, hem de gündelik sivil giyim olarak giyilir. )
- PALTO ile REGLAN[LORD REGLAN'ın adından]/RAGLAN
( ... İLE Pelerinli bir çeşit palto. | Omuzlardan geçerek, boyna kadar uzanan kol. )
- PAMAY, PROF. DR. BESALET (KONYA 1921 - 2004) :
( Üniversite Öğretim Üyesi. 1935 yılında Akşehir'de İlköğrenimini Akşehir'de, orta öğrenimini Konya'da tamamlamıştır. 1939 yılında YZE Orman Fakültesine girmiş ve 1943 yılında bu fakülteden mezun olmuştur. Askerlik görevini 1946 yılında tamamladıktan sonra Karaisalı. Pozantı ve Ulukışla Orman Bölge Şefliği görevlerinde bulunmuş ve i947 yılında Fakültemiz Silvikültür Kürsüsü asistanlığına atanmıştır. i951 yılında hazırlamış olduğu "Dursunbey - Alaçam Ormanları Yangın Sahalarının Ağaçlandırılması İmkanları" adlı çalışması ile Doktor unvanını kazanmıştır. 1954 - 1955 yıllarında Fransa'da bilimsel etkinliklerde bulunmuştur. Yurda döndükten sonra, "Batı ve Doğu Karadeniz Ardı Orman Kuşağında Sarıçam Yayılış Alanı içinde Saf ve Karışık Ormanlarda Sarıçamın Doğal Gençleşme Olanakları" adlı tezi ile 1957 yılında Doçent olmuştur. 1963 - 1964 yılları arasında Münih'te çalışmalarda bulunmuştur. 1966 yılında Profesörlüğe yükseltilmiştir. 15 1968 yılında Orman Fakültesinde kurulan Park - Bahçe ve Peyzaj Mimarisi Kürsüsünün başkanlığına seçilmiştir. 1971 - 1972 yılları arasında İngiltere'de peyzaj mimarlığına ilişkin incelemelerde bulunmuştur. Kendi isteği ile emekli olduğu 1981 yılına kadar Fakültemizde, KTÜ Orman Fakültesinde, İTÜ ve YTÜ Mimarlık Fakültelerinde Peyzaj Mimarlığı dersleri okutmuştur. )
- PAMFİLYA ve/||/<>/> PERGE
( Perge, M.ö. 1200 yıllarında, Pamfilya'nın kültür merkeziydi. )
- PAMİR, REŞAT (1908 - 1981) :
( PTT idaresinde memur olarak göreve başladı ve bu kurumdan müdür olarak emekli oldu. Sarıyer Spor Kulübü (1940) nün 14 kurucusundan biri olup 4 dönem başkan olarak görev yaptı. 1946'da bir grup arkadaşı ile birlikte Büyükdere Spor Kulübü'nü (1946) kurdu ve başkanlığını yaptı. )
- PAMUK/KUTUN ile/ve KÜTLÜ
( ... İLE/VE Çekirdekli pamuk. )
- PAMUK:
NESNE ile/ve/değil/||/<>/< BİTKİ
- PAMUK ile AKALA
( ... İLE Amerikan pamuğu. )
( ÇİĞİT: Pamuk çekirdeği/tohumu. )
( KUTUN/KUTN[Ar.] ile ... )
( GOSSYPIUM cum ... )
- PAMUK = BAMUK/BAMUQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- PAMUK ile/ve/değil/yerine/<>/> İP ile/ve/değil/yerine/<>/> KUMAŞ ile/ve/değil/yerine/<>/> GİYSİ ile/ve/değil/yerine/<>/> MARKA
( 1 TL. ile/ve/<>/> 10 TL. ile/ve/<>/> 100 TL. ile/ve/<>/> 1000 TL. ile/ve/<>/> 10.000 TL. )
- PAMUK ile/ve/||/<> ISIRGAN OTU
( Birinci Dünya Savaşı sırasında, hem Almanya, hem de Avusturya'da pamuk kıtlığı vardı. Pamuğun yerini tutabilecek uygun bir madde arayan bilimciler, zekice bir çözüm denediler: Çok az miktarlarda pamuğu ısırgan otuyla karıştırdılar; özellikle de kaşındıran ısırganların[Urtica dioica] sert liflerini kullandılar. )
- PAMUK ile PAMUK ÇIRPICI ile PAMUK DAYAK ile PAMUK ŞEKERİ ile PAMUK TARAKÇI ile PAMUK TARAMA ile PAMUK ÇIRÇIR ile PAMUKLU PED ile PAMUK EĞİRME ile PAMUK DİŞLİ ile PAMUK KADİFE ile PAMUK TOHUMU ile PAMUKSU
( COTTON vs. COTTON BEATER vs. COTTON BEATING vs. COTTON CANDY vs. COTTON CARDER vs. COTTON CARDING vs. COTTON GIN vs. COTTON PAD vs. COTTON SPINNING vs. COTTON THREADED vs. COTTON VELVET vs. COTTONSEED vs. COTTONY )
( نخي ile باپنبه پوشاندن ile کتاني ile پنبه ile پنبه اي ile پارچه نخي ile حلاج ile حلاجي ile پشمک ile پنبه زن ile جيني ile جوزق ile پنبه ريسي ile ريسماني ile مخمل نخي ile پنبه دانه ile پنبهاي ile پنبه دار )
( NAKHY ile BAPANBEH PUSHANDAN ile KETANY ile PANBEH ile PANBEH AY ile PARCHEH NAKHY ile HALAJ ile حلاجي ile POSHMAK ile PANBEH ZAN ile جيني ile جوزق ile PANBEH RYSY ile RYSAMANY ile MOKHMEL NAKHY ile PANBEH DANEH ile PANBEHYAY ile PANBEH DAR )
- PAMUK ile TAHTAPAMUK
( ... İLE Döşemecilikte kullanılan bir dolgu ve örtü malzemesi. )
- PAMUK[Fars.] ile/||/<>/> TULUP
( Ebegümecigillerden, koza biçimindeki meyvesi üç, dört, beş dilimli olan, sıcak bölgelerde yetişen tarım bitkisi. | Bu bitkinin tohumlarının çevresinde oluşmuş ince, yumuşak tellerin adı. | Bu tellerin işlenmiş biçimi. | Bu bitkinin işlenmiş biçiminden yapılmış. | Halı, kilim vb. yaygıların üzerinde oluşan, uçuşabilen toz kümecikleri. İLE/||/<>/> Atılmış, eğrilmeye hazırlanmış, top biçiminde pamuk. )
- PAMUKLANMAK ile PAMUK ile PAMUKLU ile PAMUKÇU/LUK ile PAMUK OTU ile PAMUK BALI ile PAMUK BEZİ ile PAMUK TAŞI ile PAMUK YAĞI ile PAMUK BALIĞI ile PAMUK ELMASI ile PAMUK İPLİĞİ ile PAMUK ŞEKERİ ile PAMUK HELVASI
- PAN :/yerine TAVA, PANİK
- PANAMA KANALI:
ATLANTİK GEÇİDİ ve/||/<>/>/< GATUN GÖLÜ ve/||/<>/>/< GAILLARD GEÇİDİ
- PANAYİA TİSFATNİS (FOTNİ MERYEM\'İ) AYAZMASI :
( Hz. İsa'nın doğduğu ahıra atfedilen bu ayazmaya Fanti Meryem - i Ayazması de deniliyordu. Su dolabı Sokağında bulunan ayazla 1940 yılına kadar taştan yapılmıştı. 1950'de yeniden ve küçük kilise görünümünde yeniden yapıldı. Hala ziyaret edilmektedir. )
- PANCAR ve/||/<>/> BORŞ[< BORSCH] ÇORBASI
- PANDA ile KAHVERENGİ PANDA
- PANDA ile KESELİAYI/KOALA
( ... İLE Günde 22 saat uyurlar. )
( ... İLE Yaşamları ancak 10 yıldır. )
(
ile
)
( PANDA vs. KOALA )
( AILURUS FULGENS cum PHASCOLARCTOS CINEREUS )
( EL PANDA con ... )
- PANDA ile KIRMIZI/KIZIL PANDA / KEDİ AYISI
( ... cum AILURUS FULGENS )
- PANDİT ile TOYİN
( Brahma bilgini, din büyüğü. İLE Mani rahibi. )
- PANEL[Azr.] = BETON BLOK[Tr.]
- PANEL :/yerine PANEL
- PANEL ile PANELİST ile PANEL KÖPRÜ
- PANENTEİZM ile/ve VAHDET-İ VÜCÛD
- PANİK ATAK ile/ve/değil/||/<>/> ÇARPINTI
- PANİK ATAK ile/ve/değil/||/<>/< KAYGI
- PANİK ATAK ile PANİK BOZUKLUK
- PANİK YAPMA! ile ACELE ETME!
- PANİK ile/ve/||/<> STRESLİ ile/ve/||/<> SİNİRLİ (OLMAMAK!)
- PANİKLEMEK ile PANİKLETMEK ile PANİK
- PANKREAS[Yun. PAN: Tüm. | KREAS: Et.] ile PANKREAS[Yun. PAN: Tüm. | KRATOS: Güç.]
( Midenin arkasında bulunan, boşaltıcı kanallarıyla onikiparmakbağırsağına bağlı, iç ve dış salgıları olan iri bir bez. İLE Güreşle yumrukoyununu birleştiren sert bir tür spor. )
- PANKREATİK ENZİM EKSİKLİĞİ ile/||/<> PANKREATİK YETMEZLİK
( Pankreasın yeterli enzim üretememesi. İLE/||/<> Pankreasın işlevlerini yerine getirememesi. )
- PANOSE[İng.] ile/değil/yerine/= PANOS
- PANSUMAN[Fr. < PANSEMENT] değil/yerine/= YARA BAKIMI/TEMİZLİĞİ
- PANTOLON[Fr.] ile ZIPKA[Rusça]
( ... İLE Karadeniz kıyısı halkının giydiği, dar paçalı potur/pantolon. )
- PANTOTHENIC ACID[İng.] / ACIDE PANTOTHÉNIQUE[Fr.] / PANTOTHEN SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= PANTOTENİK ASİT
- PANYA ile ...
( Kayık bağlayacak kıç ipi. )
- PAPA ile/ve PAPAZ
( Katolik mezhebinin dini ulu'su. V. yüzyıldan bu yana sadece Roma Psikoposu'na verilen ad. İLE/VE Hristiyan din adamı. )
- PAPAĞAN ile ARA/MAKAV/MACAW
( PARROT vs. MACAW )
- PAPAĞAN ile/değil DENİZ PALYAÇOSU
- PAPAĞAN ile KIRMIZI GAGALI TUKAN
( ... İLE Güney Amerika'nın, tropikal ormanlarında yaşarlar. )
( ... İLE Gagalarını kullanarak serinlerler. )
- PAPAĞAN ile LEVRİ
( ... İLE Kırmızı papağan. )
- PAPA/LIK ile PAPAK ile PAPAZ/LIK ile PAPAZ BALIĞI ile PAPAZ YAHNİSİ ile PAPAZ BALIĞIGİLLER
- PAPATYA ile/ve ÇAYIR PAPATYASI
( UKHUVAN ile/ve ... )
( ANTHEMIS NOBILIS / MATRICARIA CHAMOMILLA cum/et ... )
( BÜLÜMBEBEK[Kayseri'de] )
- PAPATYA ile/değil GÜMÜŞDÜĞME
- PAPATYA ile/ve HOROZGÖZÜ, KOYUNGÖZÜ, SIĞIRGÖZÜ, TAVUKGÖZÜ
- PAPATYA ile/ve SIĞIRGÖZÜ
( BÂBÛNE/C ile/ve BÂBÛNE-İ GÂV [Sarı bir papatya.] )
- PAPATYA ile YAYLA PAPATYASI
- PAPAYA ile PAPAYA AĞACI
- PAPAZ ile/ve/<>/< DİYAKOZ[Yun.]
( ... İLE/VE/<>/< Papazın yardımcısı. )
- PAPAZ ile/ve/||/<>/> KARDİNAL[Fr. < CARDINAL]
( ... İLE/VE/||/<>/> Papa'yı seçen, danışmanlığını yapan başpapazlardan her biri. )
- PAPAZ ile/ve/<> PİSKOPOS[Yun.]
( ... İLE/VE/<> Katoliklerde, bir bölgenin din işlerine başkanlık eden, papazlığın en yüksek aşamasında olan din görevlisi. )
- PAPEL ile PAPELCİ/LİK
- PAPER :/yerine KÂĞIT
- PAPİRUS <> KÜREK KEMİĞİ <> CEYLAN DERİSİ <> KİL TABLETLERİ
- PAPUA YENİ GİNE KİŞİLERİ ile ...
( Kendi içlerinde evlenmenin sonucunda, kadın ve erkekler, kısa boylu ve gösterişsiz bir toplum oluşmuş. Bazıları, doğal olarak, çok farklı tonda bir sarı saça sahip. Ciltleri çok kuru olduğundan, çabuk buruşuyor ve yaşlarından çok daha yaşlı gösteriyorlar. )
- PAPUA YENİ GİNE'DE:
İNGİLİZCE ile/ve/<> PİDGİN
( Resmi dil. İLE/VE/<> Halkın kullandığı bozuk İngilizce.[Zaman kipi yoktur.]
[EM WANEY: Bu nedir? | YU ONAIT: Nasılsın?] )
- PAPUS = KANZA'A = AIGRETTE
- PARA:
AKÇE ile/ve/||/<> SULTANÎ ile/ve/||/<> DUCAT ile/ve/||/<> FLORINS ile/ve/||/<> GURUS ile/ve/||/<> ŞÂHÎ
( Osmanlı'da. İLE/VE/||/<> Osmanlı'da. İLE/VE/||/<> İLE/VE/||/<> Venedik'te. İLE/VE/||/<> Macaristan'da. İLE/VE/||/<> Avrupa'da. İLE/VE/||/<> İran'da. )
- PARA BİRİMİ ile AKIM ile CURRENT ACCOUNT ile CURRENT MODE LOGİC ile GÜNCEL FİYAT ile ŞU ANDA
( CURRENCY vs. CURRENT vs. CURRENT ACCOUNT vs. CURRENT MODE LOGIC vs. CURRENT PRICE vs. CURRENTLY )
( ارز ile کنوني ile جاري ile سياله ile رايج ile حساب جاري ile منطق جرياني ile مظنه روز ile هم اکنون ile اکنون ile درحال حاضر ile در حال حاضر ile ازهم اکنون ile فعلا )
( ARZ ile KONONY ile جاري ile سياله ile RAYJ ile HASAB JARY ile MANTEGH JARYANY ile MAZNEH RUZ ile NPAM AKNON ile AKNON ile DARHAL HAZAR ile DAR HAL HAZAR ile AZEMM AKNON ile FELA )
- PARA HARCAMAK:
"SAHİP OLMAK" İÇİN ile/değil/yerine DENEYİM KAZANMAK ÜZERE
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Daha mutlu kılar. )
- PARA İLE:
MAL/HİZMET ELDE ETMEK ile/yerine/değil ZAMAN ELDE ETMEK
- PARA RED[İng.] / P-ROUGE[Fr.] / P-ROT[Alm.] ile/değil/yerine/= PARA KIRMIZISI
- PARA/NUKUD[Ar. < NAKD]/SİPALİ[argo] ile/ve KAİME/KAYME[Ar.]
- PARA-PUL (SAHİBİ OLMAK)
- PARA TUTKUSU/HAMAN ile/ve ORUN/MEVKİ TUTKUSU/BELÂM ile/ve RUHBANLIK/İLÂH OLMA TUTKUSU
( KÂRUN ile/ve FİRAVUN ile/ve BELÂM )
( Emeğin sömürücüsü. İLE/VE Siyasetin zâlimi. İLE/VE Maneviyatın gaspçısı. )
- PARA VAKFI(NUKUD) ile VEFÂEN SATIŞ
- PARA >< APARA
( Yükseklik, yücelik. @@ Aşağılık, düşüklük. )
- PARA ve/||/<>/> DÜDÜK
( "Parayı veren, düdüğü çalar." [ne yazık ki] )
- PARA = MONEY[İng.] = ARGENT[Fr.] = GELD[Alm.] = DENARO[İt.] = DINARO[İsp.]
- PARA ile PAPEL[argo < İsp. < Lat.]
( ... İLE Kâğıt para. )
- PARA ile/||/<> UGİYA
( ... @@ Moritanya'nın para birimi.[Paranın üzerinde, geleneksel desenler bulunur.] )
- PARA ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< VERİ > BİLGİ
( Bilgi peşinde koşmak, altın peşinde koşmaktan daha iyidir.
[Ar. Talebu'l-ilm hayrun min taleb'z-zeheb] )
( [not] MONEY vs./and/but/||/<>/>/< KNOWLEDGE
KNOWLEDGE instead of MONEY )
- PARA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZAMAN
( Parayı, paranın satın alabileceği şeyler için tüketmek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Para ile satın alınamayacak şeyler için tüketmek. )
- PARA:
DEĞER ÖLÇÜSÜ ile/ve/||/<>/> DEĞER STOKU
- PARAFFIN SCALE[İng.] ile/değil/yerine/= PARAFİN SKALA
- PARAFFINED PAPER[İng.] ile/değil/yerine/= PARAFİNLENMİŞ KÂĞIT
- PARAFLAMAK ile PARAFELEMEK ile PARAF
- PARAGRAF:
AÇMAK ile/ve/||/<> OLUŞTURMAK
- PARAKRİN/PARACRINE[İng.] değil/yerine/= YEREL HORMON
- REPLICATE SAMPLES[İng.] ile/değil/yerine/= PARALEL DENEY NUMUNELERİ
- PARALLEL AXIS THEOREM[İng.] ile/değil/yerine/= PARALEL EKSEN TEOREMİ
- PARALEL EVREN değil ÇOKLU EVREN
( HUGH EVERETT )
- LAMELLA WITH PARALLEL SURFACES[İng.] / LAMELLE À FACES PARALLÈLES[Fr.] ile/değil/yerine/= PARALEL YÜZLÜ İNCE LEVHA
- LAMELLE MIT PARALLELEN OBERFLÄCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL YÜZLÜ LAM
- PARALLELEPIPED[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL YÜZLÜ
- PARALEL değil/yerine/= ENLEM/ENLEMLİ
- PARALELKENAR ile/||/<> YAMUK
( Paralelkenar iki çift İLE yamuk bir çift paralel kenardır )
( Formül: 2 çift // İLE 1 çift // )
- PARALİZİ ile PLEJİ
- PARAM[İng.] ile/değil/yerine/= PARAM
- PARAMAGNETIC FARADAY EFFECT[İng.] / EFFET PARAMAGNÉTIQUE DE FARADAY[Fr.] / PARAMAGNETISCHER FARADAY-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK FARADAY ETKİSİ
- SUBSTANCE PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHER STOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK NESNE
- PARAMAGNETIC SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK ÖZDEK
- PARAMAGNETISM[İng.] / PARAMAGNÉTISME[Fr.] / PARAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİZMA
- PARAMEDİKAL/PARAMEDICAL[İng.] değil/yerine/= TIPLA BAĞLANTILI
- PARAMEDİYAN/PARAMEDIAN[İng.] değil/yerine/= ORTAYA YAKIN
- PARAMİMİ ile AMİMİ
( Düşünceler ile yüz ifadeleri arasındaki uyuşmazlık. İLE Bazı sinirsel hastalıklarda görülen mimik yitimi. )
- PARAMPARÇA (OLMAK)
- PARAN:
VARSA ile/ne yazık ki YOKSA
( Sayarlar. İLE/NE YAZIK Kİ "Satarlar." )
- PARANIN:
CEPTE OLMAMASI ile/ve/değil/yerine/>< CEPTE OLMASI
( [not] THE MONEY NOT IN THE POCKET vs./and/but/>< THE MONEY IN THE POCKET
THE MONEY IN THE POCKET instead of THE MONEY NOT IN THE POCKET
)
- PARANIN İŞLEVLERİNDE:
HESAP BİRİMİ ile/ve/||/<>/> MÜBÂDELE ile/ve/||/<>/> MUHÂFAZA
- PARANIN KAYBI ile/ve/||/<> SAĞLIĞIN KAYBI ile/ve/||/<> KARAKTERİN KAYBI
( Çok da etkileyici olmayabilir. İLE/VE/||/<> Kaybımız, önemli, etkileyici ve büyük olabilir. İLE/VE/||/<> Herşeyi kaybetmiş oluruz. )
- PARANIN "ÖNEMİ" değil/yerine/< İNSANLIK
- [ne yazık ki]
PARA/NIZ:
VARSA ile/ve/değil/yerine YOKSA
( Sadece kendiniz, kim olduğunuzu unutursunuz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Tüm dünya, kim olduğunuzu unutur. )
- PARANLA "VEZİR", AKLINLA REZİL OLMAK
ile/değil/yerine/><
PARANLA "REZİL", AKLINLA "VEZİR" OLMAK
- PARANOYA:
ERDEM ve/||/<> AMAÇTAN UZAKLAŞMA/"SOYUTLANMA"
- PARANOYA ile KORKU
( PARANOIA vs. FEAR )
- PARANTEZE ALMAK ile KENARA KOYMAK/ASKIYA ALMAK
- PARANTEZ[İng.]/MUTARIZA[Ar.] değil/yerine/= AYRAÇ
- PARAPSİKOLOG değil/yerine/= ÖTEUSBİLİMCİ
- PARAPSİKOLOJİ/PARAPSYCHOLOGY[İng.] değil/yerine/= FİZİK ÖTESİ "BİLGİSİ"
- PARASEMPATİK ile PARASEMPATİK SİNİR SİSTEMİ
- PARASEMPATİK ile/ve/||/<>/< SEMPATİK SİNİR SİSTEMİ
(
)
( ALÂKAVÎ )
- PARASENTEZ/PARACENTESIS[İng.] değil/yerine/= KARIN ZARI SIVI ALIMI
- [ne yazık ki]
PARASIZLIK ile/ve/||/<> ALÇIDA OLMA/KALMA
( İkisi de zamanla çözülür. Zamanın değerini/önemini, en yakın/yoğun biçimde düşündürür/deneyimletir. )
- PARAŞÜT"[İng./Fr. < PARACHUTE]/KANOPİ[Yun. < KŌNŌPEÎON< KŌNŌPS: Cibinlik/perdeli yatak.][İng. CANOPY][Fr. CANAPÉ < Lat. CONOPEUM] değil/yerine/= KANAT/İNDİRGEÇ/"DÜŞÜRTEÇ"
- PARAVAN[Fr. < PARAVENT] değil/yerine/= PERDE[Fars.]
( Menteşelerle birbirine bağlı birkaç parçadan oluşan ve yapılarda, bazı bölümleri ayırmakta kullanılan, katlanır, taşınır, çerçeveli perde. | Adından, yetkisinden, gücünden, kendine belirli etmeden yararlanılan kişi/kuruluş. )
- PATCH EFFECT[İng.] / ACTION DE TACHE[Fr.] / FLECK EINWIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇA ETKİSİ
- PARÇA PARÇA ile PARAMPARÇA
( PIECE BY PIECE vs. ALL IN PIECES )
( RÎZE RÎZE ile ... )
- PARÇA-PİNÇİK (ETMEK)
- PARÇA ile/ve/||/<> ASKAT
( ... İLE Herhangi bir ölçü biriminin bölündüğü eşit parçalardan her biri. )
- PARÇA ile/ve/değil/||/<>/< BAĞLAM
- PARÇA ile/ve/değil/||/<>/< BİLEŞEN
- PARÇA[Azr.] = KUMAŞ[Tr.]
- PARÇA ile/ve/||/<> LEKE
- PARÇA ile PAFTA[Fars. :Örmüş.]
( ... İLE Büyük harita, plan ya da modeli oluşturan ayrı parçalardan her biri. | Metal çubuk ve borulara diş açan aygıt, yivaçar. | Süs için takılan pul ya da çakılan iri başlı çivi. | Büyük benek, leke. )
- PARÇA ile PARÇALI ile PARÇALI ile PARÇALANMIŞ
( FRAGMENT vs. FRAGMENTAL vs. FRAGMENTARY vs. FRAGMENTED )
( تکه ile خرده ile ريز شده ile پاره پاره ile جزء جزء ile ريز کردن )
( TAKEH ile KHARDEH ile RYZ SHODEH ile PAREH PAREH ile جزء جزء ile RYZ KARDAN )
- PARÇA[Fars. < PÂÇE] ile SONAT[Fr. < SONATE]
( ... İLE Bir ya da iki çalgı için yazılmış, üç ya da dört bölümden oluşan müzik yapıtı. | Çeşitli türlerde [Allegro, Adacco, Andante] üç ya da dört bölümden oluşan müzik parçası. )
- PARÇA ve/||/<>/>/< TAMAMLAYICI/LIK
- PARÇA ile/ve TAVIR
( PIECE vs./and MANNER )
- PARÇA ile/değil/yerine ÜYE
- PARÇA ile/ve/değil UZANTI
( [not] PIECE vs./and/but EXTENSION )
- PARTICLE FLUX DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK AKISI YOĞUNLUĞU
- PARÇACIK - DALGA
- ZERRE[Osm.] / PARTICULE[İng.] / PARTICULE[Fr.] / PARTIKEL, TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK, TANECİK
- PARÇACIK ile/||/<> DALGA
( De Broglie hipotezinin deneysel doğrulanması. Madde dalgalarının varlığının kanıtı. )
( George Paget Thomson tarafından 1927 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1892-1975) (Ülke: İngiltere) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: Elektron kırınımı keşfi, dalga-parçacık ikiliğinin deneysel kanıtı) (Nobel: 1937) )
- PARÇALAMAK ile KESİR ile KESİRSİZ ile HUYSUZ
( FRACTINIZE vs. FRACTION vs. FRACTIONLESS vs. FRACTIOUS )
( برخه کردن ile برخه ile بي کسر ile زود رنج )
( BARKHEH KARDAN ile برخه ile BEY KASAR ile ZUD RANJ )
(1996'dan beri)