Bugün[27 Mayıs 2026]
itibarı ile 37.593 başlık/FaRk ile birlikte,
37.593 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(43/152)


- ELEKTRO ile ELEKTRON ile ELEKTROT ile ELEKTRONLU ile ELEKTRONSUZ ile ELEKTRON GAZI ile ELEKTRON AKIŞI ile ELEKTRON DEMETİ ile ELEKTRON LAMBASI ile ELEKTRON MİKROSKOBU ile ELEKTROT REAKSİYONU


- ELEKTROAKTİF ile/||/<> ELEKTROKİMYASAL İNAKTİF

( Elektroaktif redoks verir Fe²⁺/³⁺, inaktif vermez Na⁺. )

( Formül: Faradayik İLE kapasitif )


- ELEKTROAKUSTISCHE DRUCKKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKUSTİK BASINÇ KUVVETİ


- ELECTROACOUSTIC PRESSURE CHAMBER[İng.] / CHAMBRE DE LA PRESSION ELECTROACOUSTIQUE[Fr.] / ELEKTROAKUSTISCHE DRUCKKAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKUSTİK BASINÇ ODASI


- ELEKTROANALİTİK KİMYA ile/||/<> SPEKTROANALİTİK KİMYA

( Elektriksel özellikleri kullanarak nesnelerin analizini yapan bilim dalı. İLE/||/<> Işık spektrumunu kullanarak nesnelerin analizini yapan bilim dalı. )


- ELECTROANALYTICAL METHODS[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROANALİTİK YÖNTEMLER


- ELEKTRODİNAMİK ile/ve/=/||/<>/> ELEKTROMANYETİK


- ELEKTROENSEFALOGRAM/ELECTROENCEPHALOGRAM[İng.] değil/yerine/= BEYİN ELEKTRİK ÇİZGESİ


- ELEKTROFİL İLE NÜKLEOFİL İLE RADİKAL ile/||/<> REAKTİF TÜRLER

( Organik reaksiyonlarda rol alan reaktif parçacıklar. )

( Formül: Nu:⁻ + E⁺ → Nu-E )


- ELEKTROKARDİYOGRAM/ELECTROCARDIOGRAM[İng.] değil/yerine/= YÜREK ELEKTRİK ÇİZGESİ


- ELEKTROKİMYA ile/||/<> ELEKTROANALİTİK KİMYA

( Elektriksel süreçlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Elektriksel analiz yöntemlerini inceleyen bilim dalı. )


- ELEKTROKİMYA ile/||/<> NÜKLEER KİMYA

( Elektriksel süreçlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Nükleer süreçlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )


- ELEKTROKİMYA ile/||/<> REDOKS KİMYASI

( Elektriksel süreçlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Oksidasyon ve indirgenme süreçlerinin kimyasını inceleyen bilim dalı. )


- ELEKTROKİMYA ile TERMOKİMYA

( Elektrik ve kimyasal tepkimeler arasındaki ilişkiyi inceleyen bilim dalı. İLE Isı ve kimyasal tepkimeler arasındaki ilişkiyi inceleyen bilim dalı. )


- ELECTROCHEMICAL METHODS[İng.] / ELEKTROCHEMISCHE METHODEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROKİMYASAL YÖNTEMLER


- ELEKTROKONVÜLZİF TERAPİ/ELECTROCONVULSIVE THERAPY[İng.] değil/yerine/= ELEKTROŞOK SAĞALTIMI


- ELEKTROKOTERİZASYON/ELECTROCAUTERIZATION[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİKLE DAĞLAMA


- NONELECTROLYTE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİT OLMAYAN


- ELEKTROLİT ile ELEKTROLİT DENGESİ


- ELECTROLYTIC SEPARATION[İng.] / SÉPARATION ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE SEPARATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK AYIRMA/AYRIŞMA


- ELECTROLYTIC SOLUTION[İng.] / SOLUTION ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK ÇÖZELTİ


- CELLULE ÉLECTROLITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK GÖZE


- ELECTROLYTIC PICKLING[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK PAKLAMA


- RHÉOSTAT ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK REOSTA


- ELEKTROLYTISCHE RHEOSTAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK REOSTAT


- ELECTROLYTIC CAPACITOR[İng.] / CAPACITÉ ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK SIĞAÇ


- ELEKTROLYTISCHE REAKTIFIZIERAPPARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK YENİDEN DOĞRULTUCU


- ELECTROLYSIS CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİZ DEVRESİ


- ELECTROLYSIS CELL[İng.] / ELEKTROLYSEZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİZ GÖZESİ/HÜCRESİ


- ELECTROMAGNETIC CURRENT[İng.] / COURANT ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCHER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK AKIM


- TENSEUR DE CHAMP ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK ALAN GERGİSİ


- ELEKTROMAGNETISCHER FELDTENSOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK ALAN TENSÖRÜ


- ELEKTROMANYETİK ÇEŞİTLİLİK ile/ve/||/<> GÖRÜNÜR ÇEŞİTLİLİK

( Tüm elektromanyetik dalga boylarını kapsayan yelpaze. İLE/VE/||/<> İnsan gözüyle görülebilen elektromanyetik dalga boylarını kapsayan yelpaze. )


- ELECTROMAGNETIC MOMENTUM DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK DEVİNİRLİK YOĞUNLUĞU


- ELEKTROMAGNETISCHE BEWEGUNGSGRÖSSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK HAREKET NİCELİĞİ


- PARTICLE PROPERTIES OF ELECTROMAGNETIC RADIATION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK IŞININ TANECİK ÖZELLİĞİ


- ELEKTROMANYETİK RADYASYON ile/ve/||/<> NÜKLEER RADYASYON

( Elektrik ve manyetik alanların yaydığı enerji. İLE/VE/||/<> Atom çekirdeklerinin bozunması sonucu yayılan enerji. )


- ELEKTROMANYETİK RADYASYON ile/ve/||/<> NÜKLEER RADYASYON

( Elektrik ve manyetik alanların yaydığı enerji. İLE/VE/||/<> Atom çekirdeklerinin bozunması sonucu yayılan enerji. )


- ELECTROMAGNETIC DAMPING[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK SÖNÜMLEME


- ELECTROMAGNETIC SPECTRUM[İng.] / SPECTRE ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCHES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK TAYF/SPEKTRUM


- ELEKTROMAGNETISCHE AUSSTRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK YAYINIM


- ELECTROMETER[İng.] / ÉLECTROMÈTRE[Fr.] / ELEKTROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMETRE


- ELEKTROMİYOGRAM/ELECTROMYOGRAM[İng.] değil/yerine/= KAS ELEKTRİK ÇİZGESİ


- ELEKTROMOTOR GÜÇ ile GERİLİM

( Bir devrede elektrik akımını oluşturan Güç. İLE İki nokta arasındaki elektriksel potansiyel farkı. )


- ELEKTROMOTOR GÜÇ ile/ve/||/<> POTANSİYEL FARK

( Bir devrede elektrik akımını oluşturan güç. İLE/VE/||/<> İki nokta arasındaki elektriksel potansiyel farkı. )


- SOURCE OF ELECTROMOTIVE FORCE[İng.] / SOURCE DE FORCE ÉLECTROMOTRICE[Fr.] / ELEKTROMOTORISCHE KRAFTQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMOTOR KUVVET KAYNAĞI


- ELEKTRONENAKZEPTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON ALICISI


- SOUS-COUCHES ÉLECTRONIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON ALT KABUKLARI


- PHOTOTUBE MULTIPLICATEUR D'ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENVERVIELFACHER-FOTOZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON ÇOĞALTICILI FOTOTÜP


- COURBE DE DISTRIBUTION ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENVERTEILUNGSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DAĞILIM EĞRİSİ


- ELEKTRONENSTRAHLSCHMELZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DEMETİ ERGİTME


- ELEKTRONENSTRAHL-IONENQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DEMETİ İYON KAYNAĞI


- FUSION PAR FAISCEAU D'ÉLECTRONS[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DEMETİ KAYNAĞI


- GÉNÉRATEUR À FAISCEAU D'ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENSTRAHLGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DEMETİ ÜRETECİ


- POMPAGE PAR FAISCEAU D'ÉLECTRONS[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DEMETİYLE POMPALAMA


- SOURCE D'IONS À FAISCEAU D'ÉLECTRONS[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DEMETLİ İYON KAYNAĞI


- LASER À FAISCEAU D'ÉLECTRONS[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DEMETLİ LAZER


- PAIRE ÉLECTRON-TROU[Fr.] / ELEKTRON-LOCH-PAAR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON-DEŞİK ÇİFTİ


- MOBILITÉ DES ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENBEWEGLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON HAREKETLİLİĞİ


- CONDUCTION PAR ÉLECTRON[Fr.] / ELEKTRONENLEITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON İLETİMİ


- ELEKTRON/UN:
KÜTLESİ ile/ve/||/<> YÜKÜ


- MASSE DE L'ÉLECTRON[Fr.] / ELEKTRONENMASSE, MASSE DES ELEKTRONS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON KÜTLESİ


- LENTILLE ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON MERCEĞİ


- ELEKTRON-KERN-DOPPELRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON-NÜKLEER ÇİFT REZONANSI


- OPTIQUE ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENOPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON OPTİĞİ


- PAIRE ÉLECTRON-POSITON[Fr.] / ELEKTRON-POSITRON-PAAR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON-POZİTRON ÇİFTİ


- ELEKTRON-POSITRON-SPEICHERRING[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON-POZİTRON DEPOLAMA HALKASI


- ONDE ÉLECTRON-CYCLOTRON[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON-SİKLOTRON DALGASI


- ELECTRON CYCLOTRON RESONANCE SOURCE[İng.] / SOURCE DE RÉSONANCE CYCLOTRON ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRON-ZYKLOTRON-RESONANZQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON SİKLOTRON REZONANS KAYNAĞI


- MICROANALYSE PAR SONDE ÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON SONDASI İLE MİKRO ÇÖZÜMLEME/MİKROANALİZ


- SPECTROSCOPIE ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENSPEKTROSKOPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON TAYF BİLGİSİ/BİLİMİ


- ÉMISSION D'ÉLECTRONS[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON YAYINI


- CHARGE OF ELECTRON[İng.] / CHARGE D'ÉLECTRON[Fr.] / ELEKTRONENLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON YÜKÜ


- ELEKTRON ile/||/<> KIRINIM

( Elektronların kristal örgülerinden kırınıma uğraması İLE dalga karakterinin göstergesi. )

( George Paget Thomson tarafından 1927 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1892-1975) (Ülke: İngiltere) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: Elektron kırınımı keşfi, dalga-parçacık ikiliğinin deneysel kanıtı) (Nobel: 1937) )


- ÉLECTRONÉGATIF[Fr.] / ELEKTRONEGATIV[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONEGATİF


- ELEKTRONEGATİFLİK ile İYONLAŞMA ENERJİSİ

( Bir atomun elektron çekme yeteneği. İLE Bir atomdan bir elektron koparmak için gerekli enerji. )


- ELEKTRONISCHE ZYKLOTRONWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONİK SİKLOTRON DALGASI


- SPECTRE D'ABSORPTION ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONISCHES ABSORPTIONSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONİK SOĞURMA TAYFI/SPEKTRUMU


- ELECTRONIC BALANCE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONİK TERAZİ


- ELEKTRONİK ile ÇALINTI


- ÉLECTRODÉSINTÉGRATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONLA PARÇALANMA


- CHARGE SPÉCIFIQUE D'ÉLECTRON[Fr.] / E/M-VERHÄLTNIS, ELEKTRONENLADUNGSVERHÄLTNIS, SPEZIFISCHE ELEKTRONENLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONUN ÖZGÜL YÜKÜ


- ELEKTROOKÜLOGRAM/ELECTROOCULOGRAM[İng.] değil/yerine/= GÖZ ELEKTRİK ÇİZGESİ


- ELECTROOPTICS[İng.] / ÉLECTRO-OPTIQUE[Fr.] / ELEKTROOPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROOPTİK


- ELECTROSTATIC BOND[İng.] / ELEKTROSTATISCHE BINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK BAĞ


- KUDRET-İ BERKİYE-İ SÂKİNE[Osm.] / ELECTROSTATIC ENERGY[İng.] / ÉNERGIE ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK ENERJİ


- ELEKTROSTATİK ile/ve/||/<> ELEKTRODİNAMİK

( Durağan elektrik yüklerinin incelenmesi. İLE/VE/||/<> devimli elektrik yüklerinin incelenmesi. )


- ELECTRODE CURRENT[İng.] / COURANT D'ÉLECTRODE[Fr.] / ELEKTRODENSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT AKIMI


- ELECTRODELESS DISCHARGE TUBE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROTSUZ BOŞALMA TÜPÜ


- ELEKTRO-ZAYIF ETKİLEŞİM:
ELEKTROMANYETİK ETKİLEŞİM ve/+/||/<> ZAYIF ETKİLEŞİM


- ELEM ile ELEME ile ELEMLİ ile ELEMELİ ile ELEMSİZ/LİK ile ELEMESİZ ile ELEME SINAVI


- ELEMAN değil/yerine/= ÇALIŞAN


- ELEMEK ile ORTADAN KALDIRILDI ile ORTADAN KALDIRMAK ile ELİMİNASYON

( ELIMINATE vs. ELIMINATED vs. ELIMINATING vs. ELIMINATION )

( مرتفع ساختن ile از ميان برداشتن ile برچيده کردن ile محوکردن ile رفع کردن ile محو کردن ile محذوف ile محوسازي ile حذف ile رفع ile حذفي )

( MORTAF SAKHTAN ile AZ MYAN BARDASHTAN ile BARCHYDAH KARDAN ile MAHVKARDAN ile RAF KARDAN ile MAHV KARDAN ile MOHAZOF ile MAHVSAZY ile HAZF ile RAF ile HAZFY )


- ELEMENT vs. ABSOLUTE


- ELEMENT vs. BASE


- ELEMENT İLE BİLEŞİK İLE KARIŞIM ile/||/<> MADDE SINIFLANDIRMASI

( Temel madde türleri. )

( Formül: H₂O bileşik İLE hava karışım )


- ELEMENT vs. PART


- ELEMENT ile/||/<> BİLEŞİK

( Element tek tür atomdan İLE bileşik farklı atomlardan oluşur )

( Formül: O₂ (element) İLE H₂O (bileşik) )


- ELEMENT :/yerine ELEMENT


- ELEMENT değil/yerine/= ÖGEDEK


- ELEMENT ile/||/<> TAHMİN

( Bilinmeyen elementlerin özelliklerini tahmin )

( Dmitri Mendeleev tarafından 1871 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1834-1907) (Ülke: Rusya) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Periyodik tablo) )


- UNSUR[Osm.] / ELEMENT[İng.] / ÉLÉMENT[Fr.] / ELEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEMENT


- İPTİDAÎ[Osm.] ile/değil/yerine/= ELEMENTAR


- ELEMENTARY :/yerine TEMEL, İLKOKUL


- ANALYSE ELEMENTAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEMENTEL ÇÖZÜMLEME


- ELENMEK/ELENDİ" ile/değil EĞLENMEK/EĞLENDİ


- ELEST BEZMİ = MÜRŞİDE TESLİMİYET


- CRITICAL ANGLE REFRACTOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK AÇI KIRILMAÖLÇERİ


- CRITICAL ANGLE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK AÇI


- CRITICAL CURRENT DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK AKIM YOĞUNLUĞU


- CRITICAL CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK AKIM


- CRITICAL FLOW[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK AKIŞ


- CRITICAL AREA[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK ALAN


- TENSION CRITIQUE ANODIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK ANOT GERİLİMİ


- CRITICAL PRESSURE RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK BASINÇ ORANI


- CRITICAL PRESSURE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK BASINÇ


- CRITICAL DIMENSIONS, CRITICAL SIZES[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK BOYUTLAR


- CRITICAL MAGNITUDE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK BÜYÜKLÜK


- CRITICAL WAVELENGTH[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK DALGA BOYU


- CRITICAL VALUE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK DEĞER


- CRITICAL STATE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK DURUM


- CRITICAL ASSEMBLY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK DÜZENEK


- CRITICAL LOCUS[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK EĞRİ


- CRITICAL VOLTAGE PARABOLA[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK GERİLİM PARABOLİ


- CRITICAL VOLTAGE[İng.] / TENSION CRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK GERİLİM


- CRITICAL VOLUME[İng.] / VOLUME CRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK HACİM


- CRITICAL HEAT[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK ISI


- CRITICAL GRID CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK IZGARA AKIMI


- CRITICAL GRID VOLTAGE[İng.] / TENSION CRITIQUE DE GRILLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK IZGARA GERİLİMİ


- CRITICAL SOLUTION TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE CRITIQUE DE SOLUTION[Fr.] / KRITISCHE LÖSUNGSSTEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK/KRİTİK ÇÖZELTİ SICAKLIĞI


- CRITICAL POINT[İng.] / TEMPÉRATURE CRITIQUE DE SOLUTION[Fr.] / KRITISCHER PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK/KRİTİK NOKTA


- CRITICAL MASS[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK KÜTLE


- CRITICAL MAGNETIC FIELD[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK MANYETİK ALAN


- CRITICAL NEUTRON FLUX[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK NÖTRON AKISI


- CRITICAL OPALESCENCE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK OPAKLIK


- CRITICAL RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK ORAN


- CRITICAL PROPERTIES[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK ÖZELLİKLER


- CRITICAL POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK POTANSİYEL


- CRITICAL REYNOLDS NUMBER[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK REYNOLDS SAYISI


- CRITICAL CONSTANT[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK SABİT


- CRITICAL TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE CRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK SICAKLIK


- CRITICAL FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK SIKLIK


- CRITICAL ABSORPTION FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK SOĞURMA SIKLIĞI


- CRITICAL EXTINCTION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK SÖNÜM


- CRITICAL REACTOR[İng.] / RÉACTEUR CRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK TEPKİLEŞİM/REAKTÖR


- CRITICAL EXPONENT[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK ÜS


- FELSEFE:
ELEŞTİREL ile/ve/<> YARATICI ile/ve/<> ETKİN


- ELEŞTİRİ/TENKİD:
OLUMSUZ/MENFÎ ile/değil/yerine/>< OLUMLU/MÜSPET


- ELEŞTİRİ/TENKİD ile/ve/||/<> MİHENK/MİHENGE/ÖLÇÜYE (BAŞ)VURMAK


- ELEŞTİRİ ile "ALT-ÜST ETME"


- ELEŞTİRİ ile/ve/<>/> ÇOĞALMA

( Eleştiril(e)meyen şey, çoğal(a)maz. )


- ELEŞTİRİ ve DEVİNİM/DİNAMİK

( CRITIQUE and DYNAMICS )


- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/ne yazık ki/< DIŞLAMA


- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLUMLU/OLUMSUZ TESPİT


- ELEŞTİRİ = TENKİT = CRITICAL[İng.] = CRITIQUE[Fr.] = KRITIK[Alm.] = KRITIKE[Yun.] = CRÍTICO[İsp.]


- ELEŞTİRİ ile YADSIMA

( CRITIQUE vs. TO DENY | REJECT )


- ELEŞTİRİ ile/ve YARATIM

( CRITIQUE vs./and CREATION )


- ELEŞTİRİ/LER ile ÖVGÜ/LER

( Olgun birini dost edinmek istersek... İLE "Bilgisiz birini dost edinmek istersek..." )

( Kurtuluş. İLE Yok olma, etme/edilme. )


- ELEKTRISCHER DISTANZADRESSEVEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELETKRİK YER DEĞİŞTİRME VEKTÖRÜ


- ELEVİT YAYLASI ve POLEVİT YAYLASI


- ELGÜN, NAKİYE (RUMELİFENERİ/SARIYER; 1880 - 1964) :

( Türkiye'nin en eski eğitimcilerinden biridir. Kız Muallim Mektebini bitirdi ve bu mektepte edebiyat öğretmenliği yaptı. II. Meşrutiyet'ten sonra Fevziye Lisesinde Müdür oldu ve Cumhuriyet kurulana kadar görev yaptı. İzmir'in işgali üzerine, ülkenin değişik yerlerinde başlayan hareketlere destek verdi. İstanbul'daki mitinglere katıldı ve konuşmalar yaptı. Sultanahmet mitinginde kadınları da erkeklerle beraber milli mücadeleye katılmaya çağırdı. Muallimler Cemiyeti Başkanlığı yaptı. Cumhuriyetin kurulmasını takiben Türk Ocağı, halkevi, Kızılay ve Türk Hava Kurumuna üye oldu. Bir süre İstanbul Kız Lisesi Müdürlüğünde bulundu. 1930'da İstanbul Şehir Meclisine üye olarak seçildi. Daimi Encümen Üyesi olarak 5 yıl görev yaptıktan sonra V. VI. Ve VII. Dönem Erzurum milletvekili olarak TBMM de bulundu. )


- ELICIT vs. ILLICIT


- ELICIT vs. INTERROGATE vs. INQUIRE vs. INVESTIGATE vs. QUESTION


- ELİF:
İBTİDÂ[Ar.] ile/ve/||/<> İSTİVÂ[Ar.] ile/ve/||/<> İNFİRÂD[Ar. < FERD] ile/ve/||/<> İNKITÂ[Ar.] ile/ve/||/<> İSTİĞNÂ[Ar.] ile/ve/||/<> ÜLFET[Ar.]


- |(ELİF) ile ÖTEKİ HARFLER

( Harflerle birleşmez. İLE ... )

( Harfleri okutur. İLE ... )


- ELİFİ ile ELİFİ ELİFİNE


- ELİFİYE-ELÎFÎ -ile

( Kıç kısmında şalvar benzeri bollaşan bir çeşit pantolon. )


- ELİG ile ELİGLİK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( El. İLE Eldiven. )


- ELİM, AYAĞIMA DOLAŞTI değil ELİM, AYAĞIMA DOLANDI


- ELİMDEN GELDİĞİNCE ile/ve/<>/değil/yerine GEREKTİĞİ KADAR


- ELIMINATE :/yerine ELEMEK, ORTADAN KALDIRMAK


- ELİMİNE[Fr.] (ETMEK) ile A LIMINE[Lat.]

( Elemek, ayıklamak. İLE Eşikten doğru. | Önyargıyla, kestirmeden. | Konunun/sorunun özüne, işin aslına bakmaksızın. )


- ELİMİNE ile ELİMİNASYON


- ELİMİZDEN GELDİĞİ KADAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DİLİMİZİN DÖNDÜĞÜ KADAR


- ELİNDE GETİREN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AKLINDA GETİREN

( Karnında götürür. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Gönlünde götürür. )


- Elinden geleceği KONUŞ!!!


- ELİNDEN GELENİ, ARDINA KOYMA!(") ile/ve/||/<>/> (")NE HALİN VARSA GÖR!(")

( İki söz/"deyim" de daha çok olumsuz bağlam ve anlamda kullanılsa da bağlamına, kişiye, kişiyle olan muhabbet ve hukuka göre hem olumlu, güdüleyici, yapıcı, üretici, destekleyici anlamda, hem de olumsuz, yıkıcı ve ümidini kesmiş olarak kullanılabilir. )


- Elinden geleni KONUŞ!!!


- ELİNE AĞIR ile ELİNE ÇABUK/LUK ile ELİNE AYAĞINA ÇABUK/LUK


- ELİNE SAĞLIK ile/ve ELLERİN DERT GÖRMESİN!


- ELİNİ ETEĞİNİ (ÇEKMEK) -ile


- ELİNİ/AYAĞINI/BAŞINI KIR fakat GÖNÜL KIRMA!


- ELİNLE ve/> DİLİNLE ile/ve/||/<>/> SENİNLE

( Ne yaparsan elinle, o gelir seninle... )


- TAKATTUB-İ BEYZÎ[Osm.] / ELLIPTICAL POLARIZATION[İng.] / POLARISATION ELLIPTIQUE[Fr.] / ELLIPTISCHE POLARISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELİPTİK KUTUPLANMA


- ELİPTİK YAPRAK = VARAK-I YÜBSÎ = FEUILLE ELLIPTIQUE


- ELİPTİK ile ELİPTİKLİK

( ELLIPTICAL vs. ELLIPTICITY )

( بيضي ile بيضيت )

( BEYZEY ile بيضيت )


- ELISA TESTİ/ENZYME-LINKED IMMUNOSORBENT ASSAY TEST[İng.] değil/yerine/= ENZİM BAĞLANTILI IMMÜNOSORBENT TAHLİLİ


- [ne yazık ki]
!ELİT/İST değil/yerine/= SEÇKİN/Cİ


- ELKAB-I RESMİYYE -ile

( Resmî unvanlar. )


- ELKOYLU ALIM değil/yerine/= ALACAĞIN HACZİ


- ELLEMEK ile ELLENMEK ile ELLETMEK ile ELLEŞMEK ile ELLETTİRMEK ile ELLENEBİLMEK ile ELLEYEBİLMEK


- ELLEMEK ile/ve PARMAKLAMAK


- ELLE(ME)MEK ile/ve/||/<> "EL AT(MA)MAK"


- EL/LER ile/ve AYAK/LAR

( ... İLE/VE Tarsus, metatarsus ve ayak flanksları dahil olmak üzere, 26 kemikten meydana gelir. )

( Sert eller için: Lahlaha macunu. )

( Divân şiirinde sevgilinin ayağı bir güzellik unsuru olarak ele alınmaz. Bazı deyimler ile sevgilinin yüceliğini anlatmada kullanılır. )

( YED ile/ve KADEM[çoğ. AKDÂM]
TEDAHHUM[< DAHM]: İrileşme, kalınlaşma, şişkinleşme. | TEDAHHUM-I NİHÂYÂT: El ve ayakların irileşmesi sayrılığı. [Fr. ACROMÉGALIE] )

( DEST ile/ve PÂY, PÂ )

( HAND/S vs./and FOOT/FEET )


- ELLERİ YIKAMADA:
YEMEKTEN ÖNCE ve UYUMADAN ÖNCE

( ... VE Uyku/rüya sırasında -düşük de olsa- parmağınızı gözünüze değdirme olasılığından dolayı gözün mikrop kapmaması için uyumadan önce elleri temiz tutmakta yarar vardır! )


- ELLEŞMEK ile/ve/||/<>/> YİYİŞMEK ile/ve/||/<>/> SEVİŞMEK ile/ve/||/<>/> DÜZÜŞMEK/KOÇMAK (SİKİŞMEK)[AGANİGİ NAGANİGİ/FAN FİNİ FİN FON]/İŞ PİŞİRMEK/MERCİMEĞİ FIRINA VERMEK

( Gövdenin her ayrı noktasını elle hissetmek/keşfetmek/yaşamak. İLE/VE/||/<>/> Omuz üstündeki bölgede yaşanan bakışma, öpüşme, yalama, emme, dudakların arasında sıkıştırma, üfleme/soluk verme/soluk alma, dişleme, ısırma. İLE/VE/||/<>/> Tüm gövde üzerinde gözlerin, ağzın(dudakların, dişlerin), yanakların, ellerin, parmakların birlikte işlemesi. İLE/VE/||/<>/> Farklı, çeşitli pozisyonlarda penis-vajina giriş-çıkış döngüsü[siklon/siklus]. )

( Çevrenin ilgisini çekmeyecek yakınlaşma hareketleri. İLE/VE/||/<>/> Çevrede birilerinin olma ve/ya da bulunma ya da gözlenme olasılığının zihinde bulunmasında yaşanan. İLE/VE/||/<>/> Çevresel etmenlerin bulunmamasına karşın zihinsel/kişisel sınırların devrede bulunmasında yaşanan. İLE/VE/||/<>/> Ne çevresel, ne kişisel/zihinsel hiçbir sınırın bulunmadığında yaşanan. )


- ELLİ/LİK ile ELLİK ile ELLİNCİ ile ELLİ BİNLİK


- ELLİPTİC FUNCTİON ile/||/<> MODULAR FUNCTİON

( Elliptic çift periyodik, modular modüler grup. )

( Formül: Doubly periodic İLE modular group )


- ELLIPTICAL değil/yerine/= SÖBÜCÜL


- ELLİŞER ile ELLİŞERLİ


- ELLIS-VAN CREVELD SYNDROME[İng.] değil/yerine/= ELLİS-VAN CREVELD SENDROMU

( Genetik olarak kalıtılan bir hastalık. Bu kişilerde; cücelik, fazladan parmak, kalpte, kollarda ve bileklerde şekil bozukluğu görülüyor. Bu nadir hastalığa sahip olduğu bilinen bireylerin çoğu Amişler ve %7'si bu hastalığa sebep olan çekinik geni taşıyor.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ELMA ile İSVİÇRE ELMASI


- ELMABAŞ PATKA ile/ve/|| ÜVEYİK

( Soyu, dünya ölçeğinde tehlikede olan, çok sayıda ülkede avı yasaklanan ve koruma çalışmaları başlatılan üveyik ve elmabaş patkanın "avı", ülkemizde ne yazık ki hâlâ yasal. Çoğu avcı, bu iki türün gerçekten yok olmanın eşiğinde olduğuna inanmak istemiyor. 11 Mayıs'ta toplanacak olan Merkez Av Komisyonu'nun bilimsel verilerle karar alması, üveyik ve elmabaş patkanın avının yasaklanması gerekiyor. )


- ELMACIK KEMİĞİ ile/ve YANAK

( Yanak, gül ile betimlenir. )

( Yanak, vahdeti simgeler. )

( Âşıkların alınyazısı, sevgililerinin yanaklarında yazmaktadır. )

( YÂSEMEN: Divân şiirinde daha çok rengi, kokusu ve yaprağı dolayısıyla anılır. Sevgilinin yanağıyla ilgili olarak gösterilir. )

( ... ile/ve DULUK )

( ... ile/ve İZÂR, ÂRIZ )

( ... ile/ve RUH/RUHSAR, NİGÂRİSTAN )

( MALAR, ZYGOMA/TA vs./and CHEEK )


- ELMACIK ile ELMACIK KEMİĞİ


- ELMA/LIK ile ELMAS ile ELMACI/LIK ile ELMALI ile ELMASLI ile ELMA SUYU ile ELMA ÇAYI ile ELMA HOŞAFI ile ELMA ŞARABI ile ELMA ŞEKERİ ile ELMA ŞURUBU ile ELMA SİRKESİ ile ELMA YANAKLI ile ELMA KOMPOSTOSU


- ELMAS ŞEKLİNDEKİ ile ELMASLI

( DIAMOND-SHAPED vs. DIAMONDIFEROUS )

( الماسي ile الماس دار ile الماس خيز )

( الماسي ile OLMAS DAR ile OLMAS KHYZ )


- ELMAS, UĞURCAN (SARIYER, 1937 - 2005) :

( İş hayatına çocuk yaşta başladı. Sarıyer'deki Uğurcan Balık Restaurant ve Canlı Balık Gazinosunun İşletmeciliğini yaptı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 3 dönem başkan olarak görev yaptı, Kulübün divan kurulu üyesiydi. )


- ELMAS'TA:
SIRÇA ile/ve KARAVANA ile/ve PERO ile/ve ROZA ile/ve CULLINAN

( Ham. İLE/VE Yassı ve ince. İLE/VE Armut biçiminde tek parça. İLE/VE Pembe. Hollanda taşı. İLE/VE Dünyanın en büyük elması. Afrika yıldızı. Yapuk. )


- EL-MÛZEC / UMMÛZEC[Ar.] ile ÖRNEK

( Örnek. )


- ELUSIVE vs. ILLUSIVE


- ELUTION CHROMATOGRAPHY[İng.] / FLUTION CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELÜSYON KROMATOGRAFİSİ


- ELÜSYON ile/||/<> ELÜSYON

( Yıkayarak ayırma. İLE/||/<> Buharlaşma. )


- ELUTION[İng.] / ÉLUTION[Fr.] / FLUTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELÜSYON


- ELÜSYON ile/||/<> ELÜZYON

( Yıkayarak ayırma. İLE/||/<> Sıvı birikimi. )


- ELVERİŞLİ ile VERİMLİ


- EM- ile/||/<> -EMİA/-AEMİA ile/||/<> AP-/APO-/APH- ile/||/<> HEM-/HEMA-/HEMAT-/HEMATA-/HEMATO-/HEMO- ile/||/<> SANGUİ-/SANGUİN- ile/||/<> -PLASMİA ile/||/<> THROMB-/THROMBO-

( Kan. İLE/||/<> Kan, kanla ilgili durum. İLE/||/<> Kan. İLE/||/<> Kan, kanla ilgili. İLE/||/<> Kan. İLE/||/<> Kan plazmasının özel bir durumu ile ilgili. İLE/||/<> Pıhtı ya da trombusla ilgili. )


- EMÂNET:
MÂRİFET ve/||/<> TEVHİD


- EMANET, A. MEHMET (SARIYER, 1964): :

( Sarıyerlidir. Sarıyer İlkokulu, Sarıyer Ortaokulu ve Sarıyer Lisesinden mezun oldu. İş hayatına aile ortaklığı olan Karadeniz A. Ş. Firmasında Balık kabzımalı olarak başladı. Bilahare bu işinden ayrıldı. Sarıyer Spor Kulübü, Sarıyerliler Derneği (SA - DER), 1940 Sarıyerli Sporcular Derneği, Yenimahalle Spor Kulübü'nde üye olup, bir dönem (2007/2008)yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü, 1940 Sarıyerli Sporcular Derneği ve Yenimahalle Spor Kulübünde Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. )


- EMANET[Ar.] değil/yerine/= KORUNMALIK


- EMANETİ, EHLİNE VERMEK ile/ve/||/<>/> İŞİ, O İŞE UYGUN/YETKİN KİŞİYE VERMEK


- EMÂNETİ:
TESLİM ETMEK ile/ve/değil/<> TEVDÎ ETMEK


- EMAYE ile EMAYECİ ile EMAYE EŞYA

( ENAMEL vs. ENAMELLER vs. ENAMELWARE )

( لعاب دادن ile مينا ile لعاب ile ميناي دندان ile مينا ساختن ile ميناکاري کردن ile دواتگر ile ظروف لعابي )

( LOAB DADAN ile MYNA ile LOAB ile MYNAY DANDAN ile MYNA SAKHTAN ile MYNAKARY KARDAN ile DAVATEGAR ile ZAROF LOABY )


- ENAMEL[İng.] / ÉMAIL[Fr.] / GLAUS, EMAILLE[Alm.] ile/değil/yerine/= EMAYE


- EMBESİL[Fr. < IMBÉCILE] değil/yerine/= BUDALA, APTAL, AHMAK


- EMBOLİ[Fr. < EMBOLIE] değil/yerine/= DAMAR TIKANIKLIĞI


- EMBOLİ/EMBOLUS[İng.] değil/yerine/= TIKAÇ


- EMBOLİ ile/||/<> TROMBOZ

( Damar içinde dolaşan bir pıhtının tıkanıklığa neden olması. İLE/||/<> Damar içinde pıhtı oluşumu ile tıkanıklık oluşması. )


- EMBRACE :/yerine KUCAKLAMAK


- EMBRİYO[İng. EMBRYO] ile/||/<> AMNİYON SIVISI[İng. AMNIOTIC FLUID] ile/||/<> DİKOTİL[İng. DICOTS] ile/||/<> DİPLOBLAST ile/||/<> DÖTERESTOM[İng. DEUTEROSTOME]

( İnsan biyolojisinde embriyo, fetüsden önceki zigottan sonraki büyüyen organizma evresidir. Embriyo, zigotun göze bölünmesine başlamasından hemen sonraki aşamadır. 8 hafta boyunca devam eden göze bölünmeleri ve değişim sonucunda embriyo fetüse dönüşür ve organizca bundan sonra organlaşmaya başlar. @@ Amniyon kesesi içinde bulunan ve dölütün (embriyonun) nemli, su içeren bir ortamda yüzmesini sağlayan sıvıdır. @@ Tohumlarında bir çift çeneğe sahip olan bitki grubu. Kapalı tohumlu bitkileri oluşturan 2 öbekten ikincisi. Embriyonik gelişim esnasında tohumlarında 2 tane çenek oluşumu gözlenir. Ayırt edici özellikleri ağsı damar yapısı ve düzenli dizilmiş iletim demetleri. @@ Endoderm (iç deri) ve ektoderm (dış deri) olmak üzere yalnızca iki temel embriyonik göze katmanını oluşturan, mezoderm (orta deri) katmanını oluşturmayan hayvanlardır. @@ Belirli bir embriyolojik gelişim şablonuna ortak olarak sahip olan türlerdir. En belirgin özellikleri, embriyolojik gelişim sırasında oluşan radyal çöküntü ve anüsün ağızdan önce oluşması durumudur. Derisidikenlileri ve kordalıları kapsar. "Ağız-sonra hayvanlar" olarak da bilinirler.İnsan, döterestom bir hayvan türüdür. Embriyolojik gelişimi sırasında, diğer tüm kordalılar gibi ağzı, anüsünden sonra oluşmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EMBRİYO[Fr. < EMBRYON] değil/yerine/= OĞULCUK


- EMBRİYO ile EMBRİYOLOJİ ile EMBRİYONİK ile EMBRİYONİK KATMAN

( EMBRYO vs. EMBRYOLOGY vs. EMBRYONIC vs. EMBRYONIC LAYER )

( گياهک ile مرحله بدوي ile رويان ile گياهک تخم ile جنين ile علقه ile رويان شناسي ile جنيني ile روياني ile غشاء سلولي )

( GYHAK ile MARHALEH BEDOY ile ROYAN ile GYHAK TAKHAM ile JANYNE ile ALGHEH ile ROYAN SHENASY ile JANYNEY ile ROYANY ile GHESHA SELOLY )


- EMBRİYO ile/||/<> FETÜS

( Embriyo ilk 8 hafta İLE fetüs 9. haftadan doğuma. )

( Formül: Organogenez İLE büyüme )


- EMBRİYO = RÜŞEYM = EMBRYON


- EMBRİYOLOJİ[İng. EMBRYOLOGY] ile/||/<> PROTOSTOM[İng. PROTOSTOME] ile/||/<> VON BAER KURALI[İng. VON BAER RULE] ile/||/<> VON BAER KURARLI[İng. VON BAER'S RULE]

( Biyolojinin bir dalıdır. Döllenmiş yumurtadan başlayarak canlıların tam bir biçimde meydana gelişine kadar geçen gelişme aşamalarını inceleyen bilimdir. @@ Belirli bir embriyolojik gelişim şablonuna ortak olarak sahip olan türlerdir. En belirgin özellikleri, embriyolojik gelişim sırasında oluşan radyal çöküntü ve anüsün ağızdan sonra oluşması durumudur. Omurgasızları, yumuşakçaları ve yuvarlak solucanları kapsar. "Ağız-önce hayvanlar" olarak da bilinirler. @@ Karl Ernst von Baer'in embriyoloji hakkında öne sürdüğü kuraldır. Bu kurala göre bir hayvanın embriyosunda ilk önce taksonomik sınıflandırma içinde ait olduğu daha genel öbeğe has özellikler, sonrasında ise kademeli olarak canlının kendi cinsine ve türüne ait özellikleri gelişir.Bu kurala örnek olarak insan embriyosunda ilk haftalarda solungaç yarığı gözlenmesi daha sonrasında ise insana ait uzuvların belirli hale gelmesi verilebilir. @@ Karl Ernst von Baer 1828'de Almanya Königsberg Üniversitesi'nde çalışırken, hayvanların gelişme sürecini anlatan dört maddeden oluşan ve daha sonra von Baer'in embriyoloji kanunları olarak adlandırılan bir çalışma yayınladı. Bu yasalarla birlikte von Baer, ​​hayvan embriyolarının gelişimini (ontogenezi) tarif ederken, o sırada gündemde olan hayvan gelişimi ile ilgili popüler teorileri de eleştirdi. Von Baer'in embriyoloji kanunları, farklı organizma sınıflarının gelişimi ile ontogenez arasındaki kalıplar ve dünyadaki türlerin çeşitlenmesi (filojeni) arasındaki ilişkileri ve kalıpları araştırmak için bir çerçeve sağlamıştır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EMDİRMEK ile/ve/değil/||/<>/> EMZİRMEK


- EMEK ile EMEKLEMEK ile EMEKLİ/LİK ile EMEKÇİ/LİK ile EMEKSİZ/LİK ile EMEKLİ MAAŞI ile EMEKLEME ÇAĞI ile EMEKLİ AYLIĞI ile EMEKSİZ EVLAT ile EMEKÇİ SINIFI ile EMEKLİLİK ÇAĞI ile EMEKLEME DÖNEMİ ile EMEKLİ İKRAMİYESİ


- EMEK ile/ve HAREKET

( LABOUR vs./and MOVEMENT )


- EMEKÇİ ile/ve/değil/||/<>/= GİRİŞİMCİ


- EMETULLAH HATUN ÇEŞMESİ :

( Zekeriyaköy muhtarlığı karşısında bulunan bu çeşmenin eski çeşme ile hiçbir benzerliği yok (H. 1158, M. 1745). "İstanbul Çeşmeleri" kitabında cami karşısında olduğu belirtilen bu çeşme, muhtarlık binası karşısında ve ulu çınarın dibindedir. "İstanbul Çeşme ve Sebilleri" kitabında çeşmenin yerinde bulunmadığı belirtilmiş olmasına karşın çeşmenin mevcudiyeti tespit edilmiştir. Çeşme iki üç kez onarım görünce eski hüviyetini kaybetti. Son onarım 1994 yılında Göçmen ailesi tarafından mermerden yapıldı ve çeşme bütünüyle değişti. Kitabede"Hayrat 1994" yazısı yer almaktadır. Çeşme Soğuksu memba suyundan akış almaktadır. Çeşmenin ilk kitabesi, muhtarlık binasında sergilenmekte olup kitabede şöyle yazmaktadır: Sahib - ül hayrat vel - hasenat el muhtaç ilâ/ Rahmet - i Rabbih - il gafur merhume ve mağfure/ Emetullah Hatun ruhuna el fâtiha" (115). )


- EMG/ELECTROMYOGRAM[İng.] değil/yerine/= ELEKTROMİYOGRAM, KAS ELEKTRİK ÇİZGESİ


- EMİLMEK ile EMİLEBİLMEK


- EMİN OLMAK ile/ve İNANMAK

( TO BE SURE vs./and TO BELIEVE )


- EMİN değil/yerine/= GÜVENİK/GÜVENLİ


- EMİN[Ar.] değil/yerine/= GÜVENLİ


- EMINENT vs. IMMINENT


- EMİN/LİK ile/ve PEKİN/LİK


- EMİNLİK ile/ve ŞÜPHE ETMEMEK


- EMİR ile EMİR ABBAS ile EMİR ALİ ile EMİR FARAJ ile EMİR GHOLİ ile EMİR HASAN ile EMİR HÜSEYİN ile EMİR MANSUR ile EMİR MEHDİ ile EMİR RIZA

( AMIR vs. AMIR ABBAS vs. AMIR ALI vs. AMIR FARAJ vs. AMIR GHOLI vs. AMIR HASAN vs. AMIR HOSEYN vs. AMIR MANSUR vs. AMIR MEHDI vs. AMIR REZA )

( امير ile اميرعباس ile اميرعلي ile اميرفرج ile اميرقلي ile اميرحسن ile اميرحسين ile اميرمنصور ile اميرمهدي ile اميررضا )

( AMYR ile اميرعباس ile AMYRALY ile اميرفرج ile اميرقلي ile AMYRAHSAN ile AMYRAHASYNE ile اميرمنصور ile اميرمهدي ile AMYRAREZA )


- EMİR ile TÂLİMAT