Bugün[26 Mayıs 2026]
itibarı ile 37.593 başlık/FaRk ile birlikte,
37.593 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(134/152)


- TENEZZÜL ETME(ME)K ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İTİBAR ETME(ME)K


- TENEZZÜL ve KERÂMET


- TENHA[Fars. :Yalnız.] değil/yerine/= ISSIZ/ÜCRA[< UCRA], KALABALIK OLMAYAN | YALNIZ, TEK


- TENHADA ile/ve/||/<> KALABALIKTA

( Dayılığın. İLE Affı olmaz. )


- TENHALAŞMAK ile TENHA/LIK ile TENHACA


- TENHİYE[Ar.] ile İZÂLE[Ar.]


- TENİS ile TENİSÇİ/LİK ile TENİS KORTU ile TENİS SAHASI ile TENİSÇİ DİRSEĞİ


- TENKİDİ[Ar.] değil/yerine/= ELEŞTİRİLİ, ELEŞTİRMELİ


- TENKİT(MUAHEZE) ile ELEŞTİRİ

( Olumsuz eleştiri. İLE Hem olumlu, hem olumsuz olabilir. )


- TENKİT ile SAPTAMA/BELİRTME


- TENKİT ile/ve/<> ŞİKÂYET


- TENKİT ile/ve/<> TENKIYE[< NAKY]

( Temizleme, fenâsını atma. İLE/VE/<> Ayıklayıp temizleme. | Kalın bağırsağa su verme ve bu iş için kullanılan araç.[HUKNE: Şırınga.][İHTİKAN | Fr. LAVMAN] )


- TENS/TRANSKÜTANÖZ ELEKTRİKSEL SİNİR STIMÜLASYONU TRANSCUTANEOUS ELECTRICAL NERVE STIMULATION[İng.] değil/yerine/= DERIDEN ELEKTRİKSEL SİNİR UYARIMI


- TENSILE STRENGTH[İng.] değil/yerine/= GERILIM GÜCÜ


- TENSILE STRES/TENSILE STRESS[İng.] değil/yerine/= GERILIM DİRENCİ


- TENSILE[İng.] değil/yerine/= GERILIM


- TENSION vs. STRECH


- TENSION :/yerine GERİLİM


- TENSOR PRODUCT ile/||/<> DİRECT SUM

( Tensor product ⊗ etkileşim İLE direct sum ⊕ bağımsız. )

( Formül: Interaction İLE independence )


- TENTE ile TENTELİ ile TENTESİZ ile TENTE GÜVERTESİ


- TENTENE[yerel]/DANTEL[Fr. < DENTELLE] ile KOPANAKİ[Yun.]

( Her türlü iplikle örülen ya da bir kumaşın kenarına işlenen türlü biçimde ince ve ağ görünümünde örgü. İLE El ile bir tür dantel örmek için kullanılan silindir biçimli araç. | Bu araç üstünde örülen bir dantel türü. )


- TENTENE/DANTEL[Fr. < DENTELLE] ile SUTAŞI


- TENTENE ile TENTENELİ ile TENTENESİZ


- TINCTURE[İng.] / TINKTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= TENTÜR


- TENYA ile/ve ZÂT-ÜL-HUFEYRE-İ RE'S[Ar.]

( ... İLE/VE Uzunluğu 20 m. kadar olan bir çşit tenya, şerit. )


- TENZİHTE, TEŞBİHİ GÖRMEK ile/ve/<> TEŞBİHİ, TENZİHTE GÖRMEK

( İkisi de, birliğe/tevhide getirir. )


- TEOGONİ ile/ve KOZMOGONİ ile/ve ANTROPOGONİ ile/ve ESKATOLOJİ(MEAD)


- TEOKRASİ ile/ve/||/<> ARİSTOKRASİ ile/ve/||/<> MONARŞİ ile/ve/||/<> ANARŞİ


- TEOLOJİ:
ATLAS FELEĞİNİN İÇ BÜKEYİ ile/ve AY FELEĞİNİN DIŞ BÜKEYİNİN ARASI/NDAKİ/LER

( THEOLOGY: ATLAS FELEGININ INNER CONCAVE vs./and AY FELEGININ OUTER CONVEX ARASI/NDAKI/LER )


- TEOLOJİ/İLÂHİYAT ile METAFİZİK


- TEOLOJİ:
TANRIBİLİM değil DİN BİLİMİ


- TEOLOJİ ile/ve/< KOZMOLOJİ

( Fiziği atlayarak felsefe, kozmolojiyi atlayarak ilâhiyat olmaz! )


- TEOLOJİ ile/ve/||/<>/> METAFİZİK ile/ve/||/<>/> POZİTİVİZM


- TEOLOJİ ile TEOZOFİ ile TEOGONİ

( Tanrıbilim. İLE Tanrı Bilgeliği. )


- TEOLOJİK GÜVENLİK ALANI ile/ve EPİSTEMOLOJİK GÜVENLİK ALANI ile/ve ETİK GÜVENLİK ALANI ile/ve ESTETİK GÜVENLİK ALANI


- TEORİ ile THEORIA

( Varsayımın bir iddia biçimine getirilmesi. İLE Şeyin özünü yakalayacak biçimde bütüne bakmak. )


- HEIGHT EQUIVALENT OF A THEORETICAL PLATE[İng.] ile/değil/yerine/= TEORİK TABAKAYA EŞDEĞER YÜKSEKLİK (HETP)


- TEORİSYEN değil/yerine/= KURAMCI


- MAXIMUM VALUE OF ACOUSTIC PRESSURE[İng.] / VALEUR MAXIMALE DE LA PRESSION ACOUSTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TEPE AKUSTİK BASINÇ DEĞERİ


- PEAK VOLTAGE[İng.] / TENSION DE CRÊTE[Fr.] ile/değil/yerine/= TEPE GERİLİMİ


- TEPE ile TEPELİK

( Bir şeyin en üstteki bölümü. | Bir yerin, bir nesnenin vb.nin üstü, hizası. | Birinin yanı başı, baş ucu. | Başın üst, kafatasının iki kulak arasında kalan bölümü. | Yüksekliği genellikle birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimi. | Çokgende ya da çok yüzlüde köşelerden her biri. | İkizkenar bir üçgende eşit kenarların kesişme noktası. | Bakışım ekseni bulunan bir eğrinin ya da yüzeyin bu eksenle kesişme noktalarından her biri. İLE Tepesi çok olan (yer). | Bir yapının ya da bir mobilyanın en yukarısına süs olarak yapılan bölüm. | Anadolu'da köylü kadınların kullandıkları, altın ve gümüş paralarla, bazı değerli taşlarla süslü başlık. | Sorguç. )


- TEPECİK, STIGMA = İSTİGMA = STIGMATE


- TEPEDEN İNME ile/ve/||/<> SONRADAN GÖRME


- TEPEDEN İNME ile TEPEDEN AYAĞA ile TEPEDEN İNMECİ/LİK ile TEPEDEN TIRNAĞA


- TEPEDEN TIRNAĞA (BOYANMAK)


- TEPEGÖZ ile TEPEGÖZ ile TEPEGÖZ

( Dar alınlı, gözleri saçlarının bittiği yere çok yakın görünen kişi. İLE Dikkatsizce, sağa sola çarparak yürüyen kişi. İLE Medine kurdunun ara konakçısı, tepegözlerin örnek türü olan küçük kabuklu. )


- TEPEGÖZ ile TEPEGÖZLER


- TEPELİ DALGIÇ = ELMABAŞ

( Dalgıç kuşlarından, başında kara tüylerden bir tepelik bulunan, sazlık göllerde yaşayan bir kuş. )

( PODICEPS CRISTATUS )


- TEPEÜSTÜ ÇEŞMESİ (ÇAMLIK ÇEŞMESİ) :

( Maden Mahallesinin Tepeüstü mevkiinde, Zekeriyaköy yolunun solundaki sokaktadır. Çeşme 2002'de Sarıyer Belediyesince onarıldı. Uzun yıllar susuz kalan çeşmeye Nalbant Çeşmenin alt kısmındaki kaynak suyu bağlanarak su akışı sağlandı. Çeşmenin mahalle sakinlerince 1970'li yıllarda yapıldığı biliniyor. Mermer kitabesinde şöyle yazıyor: Bismillahirrahmanirrahim/ Biz her canlıya sudan hayat verdik". )


- TEPEYURT, DURSUN (GİRESUN, 1959) :

( Emekli Beden Eğitimi öğretmeni. İlk, orta lise ve yüksek öğrenimini İstanbul'da yaptı. 1981'de Sarıyer Orta Okuluna Beden Eğitimi Öğretmeni olarak atandı. 1983 yılında Sarıyer Spor Kulübü'nde atletizm antrenörlüğüne getirildi. Bu görevi ile birlikte, futbol okulunun da başına getirildi. 1987 yılında Enka Spor Kulübü atletizm antrenörlüğü görevini üstlendi. Enka Spor Kulübü antrenörlüğü görevini yürütürken atletizm milli takım antrenörlüğü ile görevlendirildi ve yıldız, genç ve büyükler atletizm milli takımlarını çalıştırdı. Çalıştırdığı atlerden Avrupa, Dünya ve Olimpiyat şampiyonları çıktı. 2019 itibariyle milli takımlardaki görevi devam ediyor. Sarıyer atletizm takımını çalıştırırken, Mutlu Çörten, Çiğdem Çemberci, Feride Sütçü, Demirhan Çemberci, Hüseyin Kav, Erkan Barlas, Halit Kılıç, Merve Aydın, Aslı Arık gibi pek çok milli sporcuyu Türk atletizmine kazandırdı. Halen Atletizm milli takımı başında antrenör olarak görev yapmaktadır. Uluslararası atletizm hakem olup, pek çok uluslararası panel ve seminerlere katıldı. Sarıyer Belediyesi Gençlik Spor Hizmetleri Spor Müdürlüğü Atletizm Temsilcisi olarak da görev yaptı. Sarıyer'de atletizme sevdiren ve pek çok atlet yetiştiren bir antrenördür. )


- TEPKİ ile TEPKİME

( vs./and/||/<> REACTION )


- REACTOR[İng.] / RÉACTEUR[Fr.] / REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TEPKİLEŞİM, REAKTÖR


- REACTION ORDER[İng.] ile/değil/yerine/= TEPKİME DERECESİ


- REACTION ENTHALPY NUMBER[İng.] / NOMBRE D'ENTHALPIE DE RÉACTION[Fr.] ile/değil/yerine/= TEPKİME ENTALPİ SAYISI


- REAKTIONSENTHALPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TEPKİME ENTALPİSİ


- THRESHOLD OF REACTION[İng.] / SEUIL DE RÉACTION[Fr.] / REAKTIONSSCHWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= TEPKİME EŞİĞİ


- REACTION RATE[İng.] / REAKTIONSGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TEPKİME HIZI


- REACTION HEAT[İng.] / CHALEUR DE LA RÉACTION[Fr.] / REAKTIONSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= TEPKİME ISISI


- REACTION MECHANISM[İng.] ile/değil/yerine/= TEPKİME MEKANİZMASI


- REACTION PROFILE[İng.] ile/değil/yerine/= TEPKİME PROFİLİ


- RÉACTION (D'UN RÉACTEUR)[Fr.] ile/değil/yerine/= TEPKİME (TEPKİLEŞİM)


- REACTION[İng.] / RÉACTION[Fr.] / REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= TEPKİME


- TEPKİME ile TEPKİMELİ


- TEPKİMEK ile TEPKİ ile TEPKİN/LİK ile TEPKİLİ/LİK ile TEPKİSEL ile TEPKİSİZ/LİK ile TEPKİLİ UÇAK ile TEPKİSEL DAVRANIŞ


- INITIAL RATE OF A REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= TEPKİMENİN İLK HIZI


- TEPKİME/REAKSİYON HIZI ile TEPKİME/REAKSİYON MEKANİZMASI

( Kimyasal tepkimenin gerçekleşme hızı. İLE Kimyasal tepkimenin adım adım gerçekleşme yolu. )


- REACTIVE CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= TEPKİN AKIM


- REACTIVE VOLTAGE[İng.] / TENSION RÉACTIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= TEPKİN GERİLİM


- REACTIVE POWER[İng.] / PUISSANCE RÉACTIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= TEPKİN GÜÇ


- RÉACTION CINÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TEPKİN TEPKİME


- TEPKİSİZLİK ile/ve/<> HAZIR-YANITLI OLAMAMA KAYGISI


- TEPSERMEK = KURUYUP ÇATLAMAK


- TEPSİ ile/değil EVSECEK

( Fincan, tabak, bardak vb. şeyleri taşımaya yarayan, derinliği olmayan, türlü büyüklükte düz kap. | İçinde börek, tatlı vb. pişirmeye yarayan, az derin, geniş, düz kap. | Bu kap biçiminde olan. | Bir kabın alabileceği miktarda olan. İLE/DEĞİL Tahılın taşlarını ayıklamakta kullanılan, budaksız ağaçtan yapılmış az kenarlı tepsi. )


- TERAKKİ[< RAKY] ile ...

( YUKARI KALKMA, YÜKSELME | İLERLEME | HALLERDE, MAKAMLARDA, BİLGİLERDE İLERLEME )


- TERAKKİPERVER[Ar. + Fars.] değil/yerine/= İLERİCİ


- TERÂKKUS[Ar. < RAKS] ile TERÂKUS[Ar. < RAKS]

( Durmadan, aşağı inip yukarı çıkma. | Dans etme. İLE Dans etme. [bkz. TELÂUB] )


- TERÂKÜM[Ar. < RÜKM] değil/yerine/= BİRİKME, YIĞILMA, TOPLANMA


- TERAPİ/THERAPY[İng.] değil/yerine/= SAĞALTIM


- TERAVİH ile TERAVİH NAMAZI


- TERAZİ, KENDİNİ TARTAMAZ" ile/değil/yerine/||/<> MUM, DİBİNE IŞIK VERMEZ


- BALANCE ROOM[İng.] / SALLE DE PESÉE[Fr.] / WAAGE ZIMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= TERAZİ ODASI


- MİZAN[Osm.] / BALANCE[İng.] / BALANCE[Fr.] / WAAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERAZİ


- TERBİYE(EĞİTİM) ile/ve/> TÂLİM(ÖĞRETİM/ALIŞTIRMA) ile/ve/> TE'DİB(EDEB)(DAVRANIŞ/TUTUM)

( Davranış-eylem. İLE/VE Düşünce-bilgi. VE/> Terkib. )

( Göze dayanır. İLE/VE Kulağa dayanır. VE/> Davranıştır. )

( İyi-kötü. İLE/VE Doğru-yanlış. VE/> Güzel. )

( Örnek gerektirir. İLE/VE Bilen/hoca gerektirir. VE/> "Kişi kendin bilmek", haddini bilmek gerektirir. )

( Her yerdedir. İLE/VE Belirli bir yerdedir. VE/> Her yer ve zamandadır. )

( Bütüncüldür. İLE/VE Sıradüzenseldir. VE/> Estetiktir. )

( Kalb-i selîm. İLE/VE Akl-ı selîm VE/> Zevk-i selîm. )

( TO TRAIN vs./and PRACTICE/EXERCISE/DRILL and/> MANNER
Behaviour-action. VS./AND Idea-knowledge. AND/> Compound.
Base on eye. VS./AND Base on ear. AND/> Behaviour.
Good-bad. VS./AND Right-wrong. AND/> Beautiful.
Needed example. VS./AND Needed teacher. AND/> To know the self.
Everywhere. VS./AND Define place. AND/> Everywhere and anytime.
Integral. VS./AND Hierarchical. AND/> Aesthetical. )


- TERBİYE ETMEK:
ÇOCUKLARIMIZI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KENDİMİZİ


- TERBİYE ETMEK değil/yerine/= EĞİTMEK


- TERBİYE[< RÜBÜV, RUBUBİYET/RAB] ile ...

( BESLEYİP BÜYÜTME | EĞİTİM | GÖRGÜ | ALIŞTIRMA | HAFİF CEZALANDIRMA | TAVSİYE; KAYIRMA, KORUMA | Bazı yemeklere konulan limon, sirke, salça gibi şeyler. )


- TERBİYE[< RÜBÜV] ile TELBİYE

( Besleyip büyütme, beslenip büyütülme. | Eğitim. | Görgü. | Alıştırma. | Hafif cezalandırma. | Bazı yemeklere konulan limon, sirke, salça gibi şeyler. | Alıştırma.[hayvan] | Tavsiye, kayırma, koruma. İLE Hac sırasında hacıların "lebbeyk Allahümme lebbeyk" demesi. )


- TERBİYE[< RÜBÜV) ile TA'LÎM[< İLM]

( Besleyip, bütütme; Eğitim; Görgü; Alıştırma; Bedeni eğitmek. İLE Aklı eğitmek, öğrenme, öğretim. )


- TERBİYE ile/ve/||/<> TASFİYE ile/ve/||/<> TEZKİYE


- TERBİYE ile TERBİYE

( Besleyip büyütme. | Beslenip büyütülme. | Eğitim. | Görgü. | Alıştırma. | Hafif cezalandırma. | Tavsiye. | Kayırma, koruma. İLE Bazı yiyecekleri pişirmeden önce limon, salça gibi soslarda bekletme. )


- TERBİYE[Ar.] ile/ve/||/<>/> TERCİH[Ar.]


- TERBİYE ve/<> TEZKİYE

( Aklı. VE/<> Kalbi. )


- TERBİYE ile YOK ETMEK


- TERBİYELEMEK ile TERBİYESİZLEŞMEK ile TERBİYE ile TERBİYECE ile TERBİYECİ/LİK ile TERBİYELİ/LİK ile TERBİYESİZ/LİK ile TERBİYESİZCE ile TERBİYELİ KÖFTE ile TERBİYELİ ÇORBA


- TERBİYESİZ ile HERGELE[Fars. | çoğ. HERÂGİ]

( ... İLE Terbiye ve görgüden uzak, bayağı, aşağılık kişi. | Eşek sürüsü. | Binek ve taşıta alışmamış huysuz hayvan. )


- TERBİYESİZ/LİK ile/ve SALAK/LIK, SALOZ[argo]


- TERBİYESİZ/LİK ile/ve "ŞEREFSİZ/LİK"


- TERBİYEVÎ/PEDAGOJİK değil/yerine/= EĞİTİMSEL/EĞİTSEL


- TERBIUM[İng.] / TERBIUM[Fr.] / TERBIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TERBİYUM


- TERCÎ'[Ar. < RÜCÛ | çoğ. TERCÎÂT] ile TERCİH[Ar. < RÜCHÂN | çoğ. TERCÎHÂT]

( Geri çevirme, döndürme. | Tekrarlama. İLE Üstün tutma, daha çok beğenme. )


- TERCİH ile/ve/||/<> İHTİYÂR ile/ve/||/<> MUHTAR


- TERCİH değil/yerine/= YEĞLEME


- TERCÜME[Ar.] ETMEK değil/yerine/= ÇEVİRMEK


- TERCÜME değil/yerine/= ÇEVİRİ


- TERCÜME ile/ve/<>/değil/yerine TE'LİF


- TERCÜME-İ HAL[Ar.]/BİYOGRAFİ[Fr./İng.] ile/değil/yerine YAŞAM ÖYKÜSÜ


- TERE OTU ile DERE OTU

( GARDEN CRESS vs. DILL )

( LEPIDIUM SATIVUM cum ANETHUM GRAVE OLENS )


- TURPENTINE OIL[İng.] / ESSENCE DE TÉRÉBENTHINE A'L'HUILE[Fr.] / TERPENTINÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= TEREBENTİN YAĞI


- TEREDDİ[Ar. < REDY] değil/yerine/= SOYSUZLAŞMA, YOZLAŞMA


- TEREDDÜT[Ar.] ETMEK değil/yerine/= İKİRCİKLENMEK/DURAKSAMAK/VARGISIZ KALMAK


- TEREDDÜT/ŞÜPHE değil/yerine/= İKİRCİK/DURAKSAMA/VARGISIZLIK


- TEREF[Ar.] ile TELEF[Ar. çoğ. TELEFÂT]

( Yumuşaklık. | İyi, lezzetli yemek. | İnce, güzel şey. İLE Yok etme, öldürme. | Boş yere harcama, yıpratma. )


- TEREKKÜP[Ar.] değil/yerine/= BİLEŞME

( Birkaç şeyin bileşmesinden oluşma. )


- TEREKTÜ'Ş-ŞEY'E[Ar.] ile LEHEYTU ÂNHU[Ar.]


- TERENNÜM[çoğ. TERENNÜMÂT] ile/ve/||/<> TAGANNÎ[< GINÂ | çoğ. TAGANNİYÂT]

( Yavaş ve güzel bir sesle şarkı söyleme. | Kuşun şakıması, ötmesi. | İLE/VE/||/<> Zenginleşme. | Muhtaç olmama, yetinme. | Makamla okuma. )


- TERESSÜB[< RÜSÛB (çoğ. TERESSÜBAT)] değil/yerine/= TORTULANMA, DİBE ÇÖKME, DURULMA


- TERETTÜB[< RÜTÛB] değil/yerine/= SIRALANMA, SIRASINDA OLMA, SIRASI GELME | ÂİT OLMA, GEREKME | (BİR İŞİN ÜZERİNE) DÜŞME


- TEREVVU'[Ar.] ile TEREVVUH[Ar.]

( Korkma. İLE Bir şeyden koku alma. )


- TERFİK[Ar.] değil/yerine/= BİRİNİ ARKADAŞ ALMA

( Birini arkadaş olarak yanına alma. | Arkadaş olarak yanına birinin verilmesi. )


- TERGAL[Fr.] = TERİLEN[İng. < TERYLENE]

( Yapay polyester lifleri ya da ipliği. | Bu iplikten yapılmış kumaş. )


- TERHÎBEN[Ar.] ile TERHÎBÎ[Ar.]

( Korkutarak, korkutma yoluyla. İLE Çok korkmayla ilgili, çok korkutucu. )


- TERHÎM[Ar. < RAHM, RAHUM, RAHÂMET] ile TERHÎM[Ar. < RAHMET, MERHAMET, RUHM/RUHUM | çoğ. TERHÎMÂT] ile TERHÎN[Ar. < REHN]

( Bir adı kısaltma. İLE "Allah, rahmet eylesin." sözünü söylemek. İLE Rehin olarak verme, emânet bırakma. )


- TERÎKE[Ar.] ile TERİKE/TEREKE[Ar. çoğ. TERÎKÂT/TEREKÂT]

( Kalık, evlenme dönemi geçmiş, evde kalmış. | İtfaiye erlerinin başlarına taktığı kask. İLE Ölen kişinin bıraktığı şey. )


- TERİMLERİN/KAVRAMLARIN KULLANIMINDA:
FARKLILIK ile/ve/değil/yerine YEĞLEME


- TERİMLEŞTİRMEK ile TERİM ile TERİMLİ ile TERİM BİLİMİ ile TERİMLER DİZGESİ


- TERK ETMEK ile TERK EDİLMİŞ ile TERK EDİLMİŞ YER ile TERK EDİLME

( ABANDON vs. ABANDONED vs. ABANDONED PLACE vs. ABANDONMENT )

( رهاساختن ile دست کشيدن ile دل کندن ile ترککردن ile رها کردن ile صرفنظر کردن ile واکهداردن ile متروکه ile متروک ile ترک ile رهاسازي ile صرف نظر ile دلکندن ile متارکه )

( رهاساختن ile DAST KESHYDAN ile DEL KANDAN ile ترککردن ile RAYAA KARDAN ile SARFANZAR KARDAN ile VAKEHDARDAN ile METROKEH ile METROK ile TARK ile RAYAASAZY ile SARF NAZAR ile DELEKANDAN ile METARKEH )


- TERK ETMEK/EDİLMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AYRILMAK


- TERK[Ar.] ile TAHLİYE[Ar.]


- TERKİB[< RÜKÛB | çoğ. TERKÎBÂT] ve İHTİLÂT[< HALT] ile/ve/<> MİZÂC[< MEZC | çoğ. EMZİCE]

( | Birkaç şeyi birleştirip karışık bir şey oluşturma. VE Karışma, katışma. | Karşılaşıp görüşme. | İLE/VE/<> Bir şeyle karıştırılmış olan başka şey. | Huy, tabiat. )


- TERKİB-İ BENT ile/<> TERCİ-İ BENT

( [vasıta beyti] Değişir. İLE Değişmez. )

( )


- TER/LEME ile SICAK/ATEŞ

( ARKAN ile ... )

( SWEAT/PERSPIRE/PERSPIRATION/TRANSPIRATION vs. HOT/FEWER )


- TERLİK/ŞIPŞIP/ŞIPIDIK[argo] ile/ve PANTUFLA[Yun.]


- TERLİK ile/ve NALIN[Ar.]/TAKUNYA[Yun.]

( Genellikle ev içinde giyilen, deri, naylon vb. şeylerden yapılan, arkası açık, hafif ve türlü biçimlerde ayak giysisi. | Beyaz patiskadan dikilen takke, başlık. İLE/VE Genellikle hamam vb. ıslak tabanlı yerlerde kullanılan, yüksek ökçeli, ağaçtan yapılmış bir tür ayak giysisi. )


- TERM SYMBOLS[İng.] ile/değil/yerine/= TERM SEMBOLLERİ


- TERMAL İLETKENLİK ile/ve/||/<> ELEKTRİKSEL İLETKENLİK

( Bir nesnenin ısıyı iletme yeteneği. İLE/VE/||/<> Bir nesnenin elektrik akımını iletme yeteneği. )


- TERMAL İLETKENLİK ile/ve/||/<> ELEKTRİKSEL İLETKENLİK

( Isı iletme yeteneği. İLE/VE/||/<> Elektrik iletme yeteneği. )


- TERMAL/THERMAL[İng.] değil/yerine/= SICAK KAPLICA SUYU | ISIYLA İLGILİ)


- TERMAL[Fr.] değil/yerine/= KAPLICA


- THERMIE[İng.] / THERMIE[Fr.] / THERMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİ


- THERMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİK


- TERMİKLEŞTİRMEK ile TERMİK ile TERMİK SANTRAL


- TERMINAL DÖNEM/TERMINAL PHASE[İng.] değil/yerine/= ÖLÜMCÜL EVRE


- TERMİNOLOJİ ile AKSİYOM/ATİK

( Terimler dizgesi. | Terim bilimi. İLE Kendiliğinden apaçık ve bundan dolayı öteki önermelerin ön dayanağı sayılan temel önerme, mütearife, belit. )


- TERMİT ile GÜNEYDOĞU ASYA AHŞAPTERMİTİ

( ... İLE Termit nüfusunun iki katıdır. )

( ... İLE 2.5 kat fazla yerler. )

( Kraliçe termit, hergün binlerce yumurtlar. [Yumurtalıkları genişledikçe kendi büyüklüğünün 300 katına kadar büyüyebilirler.] )

( Hindistan Kule Termiti [Odontotermes obesus], saniyede bir, günde 80.000'den fazla yumurta bırakırlar. )

( Formosa Termiti [Coptotermes Formosanus], karıncaları ve yuvarlak solucanları uzak tutmak için yuvasını naftalinle dezenfekte ederler. [Naftalin doğal olarak üretilmediğinden, hayvanın bunu nereden bulduğu ya da nasıl ürettiği bilinmiyor.] )

( Termitler tek eşlidir fakat Zootermopsis Nevadensis türünün %50'si eşlerini terk eder. )

( Hangi ağacı yiyeceklerine, çiğnemeye bağladıkları zaman çıkan titreşime göre karar verirler. [Ağaç lifleri çiğnendiği zaman çatırdar, bu ses, termit tarafından bir veri olarak algılanır ve ağacın tipini ve büyüklüğünü anlamalarını sağlar.] [Küçük ağaç parçalarını, mobilyaları büyük kütüklere tercih ederler.] )

( Ağaç yeme ve koloninin geri kalanını ağız ya da kıçlarından besleme işini kör işçiler yapar. )

( Bazı türlerde, işçiler, dışkılarını biraraya getirir ve üzerlerinde mantar yetişmesini sağlarlar. [Kuru mevsimlerde bile zengin protein kaynağına sahip olmalarını sağlar.] )

( Selülozu sindirebilmek için çok odalı mideleri vardır. [Bağırsaklarında 200 çeşit mikrop bulunur ve hepsi de ağaçtan enerji elde etmeye yardımcı olur.] )

( Betonun içine bile yuva yapabilirler. )

( Kuzey Amerika'daki binalara yangın ve su baskınlarından daha çok zarar verirler. [Dünya genelinde neden oldukları yıllık zarar 5 milyar doların üzerindedir.] )

( Didgeridoo[Aborjin'lerin üflemeli çalgısı] müzik aletleri, içi termitlerce oyulmuş okaliptüs yapraklarından yapılır. )


- THERMIT[İng.] / THERMITE[Fr.] / THERMIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİT


- TERMO-RESPONSİVE POLİMER ile/||/<> PH-RESPONSİVE POLİMER

( Termo-responsive polimer sıcaklık değişimle davranış değiştirirken İLE pH-responsive polimer asitlik bazlık değişimle davranış değiştirir )

( Formül: LCST/UCST )


- FIRST LAW OF THERMODYNAMICS[İng.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİĞİN BİRİNCİ YASASI


- TERMODİNAMİK DENGE ile/ve/||/<> MEKANİK DENGE

( Bir yapının/sürecin enerji alışverişi yapmadığı durum. İLE/VE/||/<> Bir yapının/sürecin güçlerinin dengede olduğu durum. )


- TERMODİNAMİK[İng. THERMODYNAMICS] ile/||/<> ADYABATİK DENGE[İng. ADIABATIC EQUILIBRIUM] ile/||/<> ENTALPİ[İng. ENTHALPY] ile/||/<> ENTROPİ[İng. ENTROPY] ile/||/<> FİZİKOKİMYA[İng. PHYSICAL CHEMISTRY]

( Termodinamik; ısı, sıcaklık, enerji ve iş arasındaki ilişkiyi inceleyen ve araştıran bilim dalıdır. Daha kapsamlı bir ifadeyle termodinamik; ısı, sıcaklık, entropi, entalpi, termodinamik yasaları, sıcaklık, iş ve enerji konularını inceler. Etimolojik olarak termodinamik sözcüğü Yunancada ısı anlamına gelen "θερμο" ile dinamik anlamına gelen "δυναμική" sözcüklerinin birleşiminden oluşmuştur. Ek olarak Sadi Carnot, termodinamik biliminin kurucusu olarak kabul edilir. Fransız fizikçi Sadi Carnot 1824 yılında ısı motoru çevrimi kavramını ve tersinmezlik ilkesini ortaya atmıştır. Sadi Carnot'un fikirlerini o yüzyılın sonlarında Alman fizikçi ve matematikçi Rudolf Clausius geliştirmiştir. @@ Termodinamikte bir sistemin sınırlarından ısı akışının gerçekleşmediği ya da giren ısının çıkan ısıya eşit olduğu denge durumudur. @@ Entalpi, maddenin yapısında depoladığı enerjinin tanımıdır. Sembolü H'dir. Entalpi, iç enerji, basınç ve hacme bağlıdır. Sıcaklık arttıkça molekül iç etkileşimleri de artacağı için entalpi de artacaktır. @@ Fizikte entropi, bir sistemin mekanik işe çevrilemeyecek termal (ısıl) enerjisini temsil eden termodinamik birimdir. Çoğunlukla bir sistemdeki rastgelelik ve düzensizlik olarak tanımlanır ve istatistikten teolojiye birçok alanda yararlanılır. Sembolü S'dir. Sistemlerdeki düzensizlik arttıkça, entropi de artar. Bu durum da faydalı (iş yapabilir) enerji miktarını azaltır. Faydasız enerjiyi (entropi) arttırır. @@ Kimyasal sistemlerin özellik ve davranışlarını inceleyen, bu özellik ve davranışların sonucunda ortaya çıkan yasaları belirleyen bilim dalıdır. Fizikokimya; sıcaklık, basınç, hacim, derişim gibi fiziksel etmenlerin kimyasal tepkimelere etkilerini inceler. Sistemlerdeki ısı ve iş dönüşümlerini, tepkime hızlarını ve tepkime mekanizmalarını matematiksel ifadelerle teorilere dönüştürür. Elektrokimya, termodinamik, kimyasal kinetik alanlarını da kapsar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TERMODİNAMİK ile/ve/||/<> ISI AKTARIMI

( Enerji ve iş arasındaki ilişkiyi inceleyen bilim dalı. İLE/VE/||/<> Isının bir yerden başka bir yere geçişini inceleyen bilim dalı. )


- TERMODİNAMİK ile/||/<> KİNETİK

( )

( Bilinmiyor tarafından keşfedildi/formüle edildi. )


- TERMODİNAMİK ile KİNETİK

( Enerji ve iş ile ilgili bilim dalı. İLE Hareket ve hız ile ilgili bilim dalı. )


- TERMODİNAMİK ile/ve/||/<> OPTİK

( Isı ve enerji dönüşümlerini inceler. İLE/VE/||/<> Işık ve görüntü olaylarını inceler. )


- TERMODİNAMİK ile/ve/||/<> TERMOELEKTRİK ile/ve/||/<> TERMOKİMYA ile/ve/||/<> TERMONÜKLEER

( Isı enerjisi ile kinetik enerji arasındaki ilgileri ve bu konuyla ilgili olayları inceleyen fizik kolu. İLE/VE/||/<> Isı enerjisi ile kinetik enerji arasındaki ilgileri ve bu konuyla ilgili olayları inceleyen fizik kolu. İLE/VE/||/<> Tepkimelere eşlik eden termik olayları inceleyen kimya dalı. İLE/VE/||/<> Ancak çok yüksek sıcaklıklarda, hafif elementler arasında doğan (çekirdeksel tepkime). )


- THERMOELECTRIC CURRENT[İng.] / COURANT THERMOELECTRIC[Fr.] / THERMOELEKTRISCHE STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRİK AKIM


- THERMOELEKTRISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRİK ENERJİ


- THERMOGRAVIMETRIC ANALYSIS[İng.] / THERMOGRAVIMETRISCHE ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOGRAVİMETRİK ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZ


- THERMOCHEMICAL EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= TERMOKİMYASAL DENKLEM


- TERMOLECULAR, TRIMOLECULAR REACTION[İng.] / TRIMOLÉCULARIE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERMOLEKÜLER, TRİMOLEKÜLER TEPKİME


- THERMOLYSIS[İng.] / THERMOLYSE[Fr.] / THERMOLYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOLİZ, ISIL AYRIŞMA


- THERMOMETRY[İng.] / THERMOMÉTRIE[Fr.] / THERMOMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOMETRİ


- THERMONUCLEAR EXPLOSION[İng.] ile/değil/yerine/= TERMONÜKLEER PATLAMA


- TERMOPLASTİK İLE TERMOSET İLE ELASTOMER ile/||/<> POLİMER SINIFLARI

( Isıl davranışa göre polimer türleri. )

( Formül: Tg < Tkullanım < Tm )


- TERMOSTAT[Fr.]/THERMOSTATE[İng.] değil/yerine/= ISIDENETİR/SICAKLIKDENETİR


- TERMOTERAPİ/THERMOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= SICAKLA SAĞALTIM


- THERMOTROPIC LIQUID CRYSTAL[İng.] / CRISTAL LIQUIDE THERMOTROPE[Fr.] / THERMOTROPER FLÜSSIGKRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOTROP SIVI KRİSTAL


- TERÖR/İST/İZM[Fr./İng.]/!TEDHİŞ/Çİ[Ar.] değil/yerine/= !YILDIRI/CI/LIK


- TERÖRİZE ETMEK ile/değil/yerine/>< TEORİZE ETMEK


- TERPENES[İng.] / TERPÈNE[Fr.] / TERPENE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERPENLER


- TERRIBLE :/yerine KORKUNÇ, BERBAT


- INVERSE NETWORK[İng.] / UMGEKEHRTES NETZWERK[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS AĞ


- INVERSE CURRENT[İng.] / COURANT INVERSE[Fr.] / UMKEHRSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS AKIM


- INVERSE SYMMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= TERS BAKIŞIM


- REVERSE BIAS[İng.] ile/değil/yerine/= TERS BESLEME


- REVERSE BIAS AMPLIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= TERS BESLEMELİ YÜKSELTEÇ


- INVERSE BETA DECAY[İng.] / DÉCROISSANCE BÊTA INVERSE[Fr.] / INVERSER BETA-ZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS BETA BOZUNUMU


- TERS-ÇEVİRİM ile ...

( REVERSIVE )


- INVERSE COMPTON SCATTERING[İng.] / DIFFUSION COMPTON INVERSE[Fr.] / INVERSE COMPTON-STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS COMPTON SAÇILMASI


- INVERSE CHANGE[İng.] / ÉCHANGE INVERSE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERS DEĞİŞİM


- UMKLAPP-PROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS DÖNME SÜRECİ


- INVERSE UMWANDLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS DÖNÜŞÜM


- INVERSE ELECTRODE CURRENT[İng.] / COURANT INVERSE D'ÉLECTRODE[Fr.] / UMKEHR-ELEKTRODENSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS ELEKTROT AKIMI


- INVERSE EFFECT[İng.] / EFFET INVERSE[Fr.] / UMGEKEHRTER EFFEKT, UMKEHREFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS ETKİ


- REVERSED-PHASE PARTITION CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= TERS-FAZ DAĞILIM KROMATOGRAFİSİ


- INVERSE VOLTAGE[İng.] / TENSION INVERSE[Fr.] / INVERSES-POTENTIAL, SPERRSPANNUNG, UMGEKEHRTE SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS GERİLİM


- TERS İLİŞKİ ile/değil TERSİNE BİR İLİŞKİ

( "Ters ilişki" sözü daha çok anal seks için kullanılmaktadır. İLE/DEĞİL Kavramlar üzerine yapılacak süreçteki sondan başa gidiş için "tersine/tersinden bir bakışla" ifadesi kullanılabilir. )


- INVERSE SQUARE LAW[İng.] / LOI DU CARRÉ INVERSE[Fr.] / QUADRATISCHES ENTFERNUNGSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS KARE YASASI


- POLARISATION INVERSE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERS KUTUP


- MAKÛSEN MÜTENASİP[Osm.] / INVERSELY PROPORTIONAL[İng.] / TERS ORANTILI[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS ORANTILI


- RECIPROCAL LATTICE[İng.] / RÉSEAU RÉCIPROQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERS ÖRGÜ


- REVERSE OSMOSIS[İng.] / REVERSE OSMOSIS[Fr.] / TERS OSMOZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS OSMOZ


- INVERSE PIEZOELECTRIC EFFECT[İng.] / EFFET PIÉZOÉLECTRIQUE INVERSE[Fr.] / INVERSER PIEZOEFFEKT, INVERSER PIEZOELEKTRISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS PİEZO ELEKTRİK ETKİ


- INVERSE TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE INVERSE[Fr.] / UMGEKEHRTE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS SICAKLIK


- SYMÉTRIE INVERSE[Fr.] / INVERSE SYMMETRIE, UMGEKEHRTE SYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS SİMETRİ


- INVERSE STARK EFFECT[İng.] / EFFET STARK INVERSE[Fr.] / UMGEKEHRTER STARK-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS STARK ETKİSİ


- INVERSE VECTOR[İng.] / VECTEUR RÉCIPROQUE[Fr.] / UMGEKEHRTER VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS VEKTÖR


- INVERSE DIRECTION[İng.] / DIRECTION INVERSE[Fr.] / UMGEKEHRTE RICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS YÖN


- INVERSE ZEEMAN EFFECT[İng.] / EFFET ZEEMAN INVERSE[Fr.] / INVERSER ZEEMAN-EFFEKT, UMGEKEHRTER ZEEMAN-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS ZEEMAN ETKİSİ


- TERS ile/ve/<> KESİŞME


- TERS ile TERS ile TERS ÇEVİRME

( INVERSE vs. INVERSELY vs. INVERSION )

( معکوس ile وارون ile برعکس ile معکوسا ile وارونهسازي ile تقليب ile برگشتگي ile واژگوني ile وارونگري )

( MAKOOS ile VARON ile BARAKS ile MAKOOSA ile VARONESSAZY ile تقليب ile برگشتگي ile VAJGONY ile VARONGARY )


- TERS ile/değil TERSİNE


- TERSÂ ile/ve CEBÂNET

( Çok korkak, titrek. İLE/VE Korkaklık. )


- TERSANE[İt.] değil/yerine GEMİLİK


- TERSANE[İt. < TERSANA] değil/yerine/= GEMİLİK


- TERSANE ile TERSANELİ ile TERSANE SERGİSİ ile TERSANE KETHÜDASI


- TERSÂNE-İ ÂMİRE ile/ve/||/<> TOPHANE-İ ÂMİRE ile/ve/||/<> BARUTHANE-İ ÂMİRE


- TERSANELİ[İt.] değil/yerine/= DENİZ SUBAYI / ERİ


- TERSİL/TERTILE[İng.] değil/yerine/= ÜÇTE BİRLİK


- TERSİM[Ar.] değil/yerine/= RESMİNİ YAPMA


- TERSİNE ÇEVİRME ile YER DEĞİŞTİRME


- RÉACTION RÉVERSIBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERSİNEMEZ/DÖNDÜRÜLEBİLİR TEPKİME


- TERSİNEMEZLİK/ENTROPİ ile KARGAŞA ile KANSER

( Doğada. | Nesnelerde. İLE Toplumda. İLE Biyolojide. )


- TERSİNEMEZLİK/ENTROPİ ile/ve/||/<> ÖZDEŞLİK, ZAMAN, DÜZENSİZLİK, KATSAYI

( [zaman] Var. İLE/VE/||/<> Yok. )

( Bir dizgenin kuvantum mekaniksel olarak bulunabileceği farklı durumların sayısı. İLE/VE/||/<> ... )


- TERSİNEMEZLİKTE/ENTROPİDE:
NİCELİK ile/ve/değil/||/<> "NİTELİK"


- TERSİNİR DURUM DEĞİŞİMİ ile/ve/||/<> TERSİNEMEZ DURUM DEĞİŞİMİ

( Tersinir olmayan durum değişir. İLE/VE/||/<> İz bırakmadan, tersi yönde gerçekleşebilen durum değişir. )


- REVERSIBLE ENGINE[İng.] / MACHINE RÉVERSIBLE[Fr.] / UMKEHRBARE MASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNİR MAKİNE


- REVERSIBLE PENDULUM[İng.] / PENDULE RÉVERSIBLE[Fr.] / UMKEHRBARES PENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNİR SARKAÇ


- REVERSIBLE REACTION[İng.] / UMKEHRBARE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNİR TEPKİME


- TERSİNİR TEPKİME ile TERSİNMEZ TEPKİME

( Ürünlerin tekrar reaktantlara dönüşebildiği tepkime. İLE Ürünlerin tekrar reaktantlara dönüşemediği tepkime. )


- TERSİNMEK ile TERSİNE ile TERSİN TERSİN


- TERSİNMEK ile TERSLEMEK ile TERSLENMEK ile TERSLEŞMEK

( Geri dönmek, rücû etmek. | Hiddetlenmek, aksilik etmek. İLE Birine gönül kırıcı, sert söz söylemek ya da gönül kırıcı davranmak, azarlamak. İLE Tersleme durumuna konu olmak. | Aksilik etmek, terslik göstermek. İLE Terslik etmek, zıt davranmak. )


- IRREVERSIBLE REACTION[İng.] / RÉACTION IRRÉVERSIBLE[Fr.] / NICHTUMKEHRBARE REAKTION, UNUMKEHRBARE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNMEZ/DÖNDÜRÜLEMEZ TEPKİME, VOLTAMETRİ


- TERTIARY COMPOUND[İng.] ile/değil/yerine/= TERSİYER BİLEŞİK


- TERSİYER/TERTİARY[İng.] değil/yerine/= ÜÇÜNCÜL, ÜÇÜNCÜ


- TERTİBAT değil/yerine/= ÖNDÜZEN


- TERTİP değil/yerine/= EMDÜZEN


- TER-Ü-TAZE[Fars.] değil/yerine/= ÇOK TAZE, KÖRPE | DİNÇ BİR BİÇİMDE


- TERVÎHA ile/||/<>/> TERÂVÎH[çoğ.]["TERÂVÎ" değil!] (NAMAZI)

( Terâvîh namazının, her dört rekatı. @@ Ramazan ayı boyunca, yatsı namazından sonra kılınan namaz. )


- TERVİYE ile/ve/<>/> AREFE ile/ve/<>/> NEHÂR

( [Zilhicce'nin] 8. günü. İLE/VE/<>/> 9. günü. İLE/VE/<>/> 10. günü.[Bayram] )


- TERZİ, İRFAN (SÜRMENE, 1959) :

( Yönetici, Spor yazarı. Sarıyer/Rumelikavaklıdır. İlkokulu Rumelikavak'ta, Sarıyer Ortaokulu ve Sarıyer Lisesini bitirdi. İ.Ü. İktisat Fakültesinden mezun oldu. Meslek olarak spor yazarlığını seçti. Günaydın, Güneş, Fotospor, Tercüman ve Akşam gazetelerinde çalıştı. Çeşitli yerlerde yerel gazetelerin kuruluş çalışmalarına katıldı ve kuruluşlarını gerçekleştirdi. Sarıyer Yerel Haber'e destek olmaya devam etmektedir. Rumelikavak Spor Kulübü, Rumelikavak Güzelleştirme Derneği, Rumelikavak Balıkçılar Kooperatifi, Sarıyer Spor Kulübü, Merter Spor Kulübü, Kırklarelispor Kulübü, İstanbul Su Ürünleri Kooperatifler Birliği üyesidir. Bu kooperatifte Yönetim Kurulu üyeliği yaptı. Merter ve Kırklareli Spor Kulüplerinde yönetim kurullarında yer aldı. Üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübünde üç dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Sarıyer S. K. Divan Kurulu üyesidir. )


- [ne yazık ki]
TERZİL[Ar.] değil/yerine/= KÜÇÜK DÜŞÜRME


- TESADÜF ETMEK değil/yerine/= DENK GELMEK


- TESADÜF değil/yerine/= DENKGELİ


- TESÂDÜF ile/ve/değil DIŞLAŞMA


- TESADÜF ile İSÂBET

( SUDFE ile ... )

( COINCIDENCE vs. HIT )

( HASARD avec ... )


- TESADÜF ile/değil TAKDİR


- TESADÜF ile TESADÜFİ/LİK ile TESADÜF ESERİ


- TESÂDÜF[< SADEF | çoğ. TESÂDÜFÂT] ile/ve/değil/yerine/<> TEVÂFUK[< VEFK | çoğ. TEVÂFUKAT]

( Rastlantı, aramadan bulma. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Uyma, uygun gelme. )


- TESAHUP[Ar.] değil/yerine/= BENİMSEME, SAHİP ÇIKMA | ARKADAŞLIK ETME


- TESÂLUH[Ar.] ile TESÂLUH[Ar.]

( MÜSÂLAHA[< SULH]: Barışma, uzlaşma. | Barış, güvenlik. İLE Sağır gibi görünme. )


- TESALÜP[Ar.] değil/yerine/= ÇAPRAZ GELME

( İki şeyin birbiri üzerine çapraz biçimde gelmesi. | Sinir ve damarların birbirinin üzerinden çapraz olarak geçmesi. )


- TESÂMU'[< SEM] ile TESÂMUH[< SEMÂHAT | çoğ. TESÂMUHÂT]

( Duyma/işitme, kulaktan duyma. İLE Hoş görme, müsamaha gösterme. | Dikkatsiz, kayıtsız davranma. )


- TESÂNÜT/TESÂNÜD[Ar. < SENED] değil/yerine/= DAYANIŞMA | OMUZDAŞLIK


- TESÂRİF[< TASRÎF] ile ...

( Allah'ın, istediği gibi hükmetmesi, irâde ve ihtiyârı. | [dilb.] Tasrifler, çekimler. )


- TEŞBÎH[< ŞİBH](/BENZETME) ile/ve/< İSTİÂRE ile/ve/< MECÂZ[< CEVÂZ] ile/ve/< MECÂZ-I MÜRSEL(/DÜZ DEĞİŞMECE) ile/ve/< TÂ'RÎZ[< ARZ] ile/ve/< TEŞHÎS[< ŞAHS] VE İNTÂK[< NUTK]

( Ortak nitelikleri bulunan nesne ya da kavramlar arasında benzerlik kurma sanatı. İLE/VE Bir sözcüğü kendi anlamı dışında kullanarak, bir şeyi benzediği başka şeylerin adıyla anma sanatı. İLE/VE Sözcükleri gerçek anlamları dışında kullanma sanatı. İLE/VE Bir sözcüğü, benzetme amacı gütmeden, başka bir sözcük yerine kullanma sanatı. [iki nesne/kavram arasında çok çeşitli ilişkiler kurulmasıyla] İLE/VE Bir sözü, hem gerçek, hem de mecâzî anlamıyla kullanma sanatı. [Söylenilen sözün gerçek anlamından bir sonuç çıksa da geçerli olan mecâzî anlamıdır][alay, sitem, şaka gibi kullanımlarda] İLE/VE Birini eleştirme, küçük düşürme ya da alay etmek amacıyla söylenilmek istenileni tam tersi bir anlamda bir sözle, incelikle ve lâtîfeyle[espriyle] anlatma sanatı. İLE/VE Teşhis, cansız varolanları ya da hayvanları kişileştirme sanatı. [FABL] | İntak, nesneleri konuşturma sanatı. )


- TEŞBİH/İ YOKTUR ile/değil TARİH/İ YOKTUR


- TEŞBİHTE HATA ARANMAZ değil TEŞBİHTE, HATA OLMAZ/OLMAMALI


- TEŞBİHTE HATA OLMAZ değil TEŞBİHTE, HATA OLMAZ/OLMASIN/OLMAMALI!
(TEŞBİH, HATA/EKSİK/YÜK/SORUN KALDIRMAZ/TAŞIMAZ/TAŞIMAMALI!)

( Teşbih yapmakta "hata/sakınca/yanlışlık olmaması". DEĞİL Yapılan teşbihte/benzetmede, hatanın/yanlışın/ilişkisizliğin olmaması gerekliliği. [Olabildiğince özen gösterilmesi gerektiği.]
Hangi benzetmeyi yaparsak yapalım, önemli değildir anlamına gelmez. Benzetme(teşbih) yapacağımız zaman hata yapmama ve keyfiyet olmaması gerekliliğini anlatır! [Teşbih sözcüğünden sonra virgül/duraklama çok önemli!] )

( Halk arasında daha çok, "yapılan benzetmeden alınılmamasını dilemek için" "söylenilir" fakat bu, yanlış kullanımdır. )

( Her şey, herşeyle dolaylı olarak bağlantılandırılabileceğinden,
hiçbir şeyi, hiçbir şeyle doğrudan bağlantılandırmamakla başlar her şey. )


- TESCÎ'[< SEC | çoğ. TESCÎÂT] ile ...

( Düz yazıda, uyak kullanma, tümceleri uyaklama. )


- TEŞCÎ'[Ar. < ŞECÂAT | çoğ. TEŞCÎÂT] ile TEŞCÎR[Ar. < ŞECER]

( Cesaret verme/verilme, gayrete getirme/getirilme. İLE Ağaçlandırma, ağaç dikme. )