Bugün[26 Mayıs 2026]
itibarı ile 37.593 başlık/FaRk ile birlikte,
37.593 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(50/152)


- FERMENTE ETMEK ile FERMANTASYON ile FERMENTATİF ile FERMENTE EDİLMİŞ

( FERMENT vs. FERMENTATION vs. FERMENTATIVE vs. FERMENTED )

( ترش کردن ile تخمير شدن ile مخمر کردن ile مخمر شدن ile ماده تخمير ile تخمير کردن ile ترش شدن ile تخمير ile تخميري ile مخمره ile مخمر ile مرخم )

( TARSH KARDAN ile TAKHAMYR SHODAN ile MOKHMAR KARDAN ile MOKHMAR SHODAN ile MADEH TAKHAMYR ile TAKHAMYR KARDAN ile TARSH SHODAN ile TAKHAMYR ile تخميري ile مخمره ile MOKHMAR ile MORKHAM )


- FERMENTE GIDALAR ile/||/<> PROBİYOTİK TAKVİYELER

( Fermente gıdalar doğal probiyotik kaynakları İLE probiyotik takviyeler standardize edilmiş ürünlerdir. Fermente gıdalar ek besin değeri sağlar İLE takviyeler spesifik suşlar içerir. )

( Élie Metchnikoff tarafından 1907 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1845-1916) (Ülke: Rusya/Fransa) (Alan: İmmünoloji, Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Probiyotik kavramı, fermente süt ürünlerinin sağlık faydaları, fagositoz teorisi) )


- FERMI'S GOLDEN RULES[İng.] / RÈGLES D'OR DE FERMI[Fr.] / FERMI-GOLDENE-REGELN/REGELUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ ALTIN KURALLARI


- FERMI HOLE[İng.] ile/değil/yerine/= FERMİ BOŞLUĞU


- FERMI-DIRAC DISTRIBUTION FUNCTION[İng.] / FONCTION DE DISTRIBUTION DE FERMI-DIRAC[Fr.] / FERMI-DIRAC-VERTEILUNGSFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ-DİRAC DAĞILIM İŞLEVİ/FONKSİYONU


- FERMI ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE FERMI[Fr.] / FERMI-ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ ENERJİSİ


- FERMI-PLOT[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ GRAFİĞİ


- FERMI LIQUID[İng.] / LIQUIDE DE FERMI[Fr.] / FERMI-FLÜSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ SIVISI


- FERMI SURFACE[İng.] / SURFACE DE FERMI[Fr.] / FERMI-OBERFLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ YÜZEYİ


- FERMION FIELD[İng.] / CHAMP DE FERMION[Fr.] / FERMIONENFELD/FERMIONSFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİYON ALANI


- FERMION[İng.] / FERMION[Fr.] / FERMION[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİYON


- FERMIUM[İng.] / FERMIUM[Fr.] / FERMIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİYUM


- FERMUAR ile FERMUARCI/LIK


- FERRAKAHÛ[Ar.] ile BESSEHÛ[Ar.]


- FERROELECTRIC DOMAIN[İng.] / DOMAINE FERROÉLECTRIQUE[Fr.] / FERROELEKTRISCHER BEREICH[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK BÖLGE/BÖLÜT


- FERROELECTRIC HYSTERESIS LOOP[İng.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK ERESİM ÇEVRİMİ


- BOUCLE D'HYSTÉRÉSISSE FERROELECTRIQUE[Fr.] / FERROELEKTRISCHE HYSTERESESCHLEIFE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK HİSTEREZİS ÇEVRİMİ


- FERROELECTRIC SHUTTER[İng.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK KAPAĞI


- FERROELECTRIC CRYSTAL[İng.] / CRISTAL FERROÉLECTRIQUE[Fr.] / FERROELEKTRISCHER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK KRİSTAL


- MATÉRIAU FERROÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK MALZEME


- FERROCHROMIUM[İng.] / FERROCHÔME[Fr.] / FERMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROKROM


- FERROMAGNETIC DOMAIN[İng.] / DOMAINE FERROMAGNÉTIQUE[Fr.] / FERROMAGNETISCHE DOMÄNE, FERROMAGNETISCHER BEREICH[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİK BÖLGE/BÖLÜT


- FERROMAGNETIC CRYSTAL[İng.] / CRISTAL FERROMAGNÉTIQUE[Fr.] / FERROMAGNETISCHER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİK KRİSTAL


- MATÉRIAU FERROMAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİK MALZEME


- FERRON[İng.] ile/değil/yerine/= FERRONİ


- FERSAH[Ar.]/FERSENG[Fars.] ile -FERSÂ[Fars.]

( Çeşitli mesafelere karşılık gelen değerde bulunan bir uzunluk ölçüsü. | Üç millik bir deniz mesafesi. İLE İki askerî fırka, iki taraf. )


- FERSUDE[Fars.] değil/yerine/= ESKİMİŞ, YIPRANMIŞ, AŞINMIŞ


- Feryâdı DİNLE!!!


- FERYAT[Fars.]/SAYHA[Ar.]/VAVEYLA[Ar.] değil/yerine/= ÇIĞLIK/HAYKIRMA


- FERZÂNE ile FERZÂNE

( Hâkim, bilgili, filozof kişi. İLE Nefsânî bağlantılardan sıyrılmış olan derviş. )


- FESAHAT(FASİH) ile BELAĞAT(BELİĞ)


- FESÂHÂT değil FASÂHÂT

( Hoş ve açık konuşma, uzdillilik, iyi söz söyleme becerisi. )


- FESAHAT[Ar.] ile/ve/||/<> FETAHAT[Ar.] ile/ve/||/<> FETAKAT

( Dilin açıklığı. İLE/VE/||/<> Birinin kapıyı/kutuyu vb. açması. İLE/VE/||/<> Bir nesnenin gevşeyip açılması. )


- FESİH ile/||/<> İLGÂ[Ar. < LAĞV] ile/||/<> TASFİYE[Ar. < SAFVET/SAFÂ: Saf, duru olmak.]

( Verilmiş bir yargıyı kaldırma, bozma. | Dağıtma, dağıtılma, lağıv. İLE Bir şeyin varlığını ortadan kaldırma. İLE Arıtma/arıtım/arıtılma, ayıklama, temizleme, saflaştırma/saflaştırılma. | Bir kuruluşun iflâsı ya da kapanması sonunda hesaplarının kapatılıp kalan maddî varlığın, mal ve paranın alacaklılara dağıtılması. | Bir kuruluşta işçi ve memur çıkarma. | Görevine son verme. )


- FESLERDE:
MAHMUDÎ ile/ve/<> MECÎDÎ ile/ve/<> AZİZÎ ile/ve/<> HAMİDÎ


- FESTİVAL ile/değil TURNUVA


- FETÂ[Ar. çoğ. FİTYÂN] ile FETHA[çoğ. FETEHÂT]

( Genç, delikanlı, yiğit, mert. | Cömert. Eli açık. İLE Arapça sözcüklerin üzerine konulan üstün işareti. | Delik. )


- FETAL DİSTRES ile/||/<> PRETERM DOĞUM

( Fetüsün oksijen yetersizliği nedeniyle sıkıntıya girmesi. İLE/||/<> Gebeliğin 37. haftasından önce gerçekleşen doğum. )


- FETAL DİSTRES ile/||/<> PRETERM DOĞUM

( Bebekte oksijen yetersizliği nedeniyle sıkıntı belirtileri. İLE/||/<> Gebeliğin 37. haftasından önce doğumun gerçekleşmesi. )


- FETİH ile/||/<> FÜTUHAT ile/||/<> FETİHNÂME[İng. MESSAGE ANNOUNCING A CONQUEST | FR. MESSAGEM DE COMQUETE | ALM. BERICH (M) ÜBER EINE EROBERUNG] ile/||/<> FATİH

( Bir kenti ya da ülkeyi savaşarak alma. İLE/||/<> Fetihler, zaferler. İLE/||/<> Savaşlar sonunda kazanılan zaferleri, bir yerin alındığını müjdelemek için hükümdarların, fethedilen yerleri, komşu hükümdarlara, yabancı devlet adamlarına, hanlara, prenslere/şehzâdelere ve valilere bildirmek üzere yazılan resmi mektup. İLE/||/<> Fetheden, İslâm devletlerinde bir ülkeyi ya da kenti savaşarak alan hükümdar ya da komutana verilen san. )


- FETİŞ ile TAPMA/TAPINMA, TAPINCAK

( FETISH vs. TO ADORE/WORSHIP )

( ... cum DEVOTIO )


- FETTANLAŞMAK ile FETTAN/LIK ile FETTANE ile FETTANCA


- FEVERÂN[Fars.] ile KAYNAMA | FIŞKIRMA

( KAYNAMA, GALEYAN ETME | FIŞKIRMA )


- FEVERAN değil/yerine/= KÖPÜRME/PARLAMA


- FEVK ile/||/<> FEVKÂNÎ ile/||/<> FEVKÂNÎ TAHTÂNÎ

( Üst. İLE/||/<> Binanın üst bölümü, binanın üst katı. İLE/||/<> Altlı üstlü. )


- FEVKALADE SIKINTILI değil FAZLASIYLA SIKINTILI


- GANÎMET[Ar.] ile FEY'[Ar.]


- FEYEZAN/SEYLAP değil/yerine/= TAŞKIN


- FEYİZLENMEK ile FEYİZLENDİRMEK ile FEYİZ ile FEYİZLİ


- FEYNMAN SUPERFLUIDITY THEORY[İng.] / THÉORIE DE LA SUPERFLUIDITÉ DE FEYNMAN[Fr.] ile/değil/yerine/= FEYNMAN AŞIRI AKIŞKANLIK KURAMI


- FEYNMAN DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME DE FEYNMAN[Fr.] / FEYNMAN-DIAGRAMM, FEYNMAN-GRAPH[Alm.] ile/değil/yerine/= FEYNMAN ÇİZGESİ/DİYAGRAMI


- INTÉGRALE DE FEYNMAN[Fr.] / FEYNMAN-INTEGRAL[Alm.] ile/değil/yerine/= FEYNMAN İNTEGRALİ


- FEYNMAN-SUPRAFLÜSSIGKEITSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FEYNMAN SÜPERAKIŞKAN KURAMI


- FEYNMAN INTEGRAL[İng.] ile/değil/yerine/= FEYNMAN TÜMLEVİ


- FEYNMAN ile/||/<> DİYAGRAMI

( Kuantum elektrodinamiği için Feynman diyagramları )

( Richard Feynman tarafından 1948 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1918-1988) (Ülke: ABD) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Kuantum elektrodinamiği, Feynman diyagramları) (Nobel: 1965) )


- FEYZ ile BEREKET


- FEYZİYE MEKTEPLERİ VAKFI ÖZEL AYAZAĞA IŞIK OKULLARI :

( Pınar Mahallesinde bulunan Feyziye Mektepleri Vakfı 1885'te Selanik'te kuruldu. 1911'de İstanbul'da kurulan okul Selanik'teki okula bağlı olarak eğitim verdi. Balkan Savaşları nedeni ile okul bir süre eğitime ara verdikten sonra 1927'de tekrar faaliyete geçti. İstanbul'da önceleri Koska, sonraları Nişantaşı'ndaki Naciye Sultan Konağında eğitime devam etti. 1935'te Atatürk'ün istek ve onayı üzerine okulun ismi Işık olarak değiştirildi. Bu kuruluş 1967'de Vakıf haline getirildi. 1986'da Işık Lisesi Ayazağa kampüsü açıldı. 1988/1989 öğretim yılında ortaokul ve lise bölümleri, 2005'te Işık Üniversitesi açıldı. )


- FEZLEKE[Ar.] değil/yerine/= ÖZETÇE

( Bir kararın kısaca yazılması. | Özet. )


- FFR/FRACTIONAL FLOW RESERVE[İng.] değil/yerine/= ORANSAL AKIM YEDEĞİ


- FHIR/FAST HEALTHCARE INTEROPERABILITY RESOURCES[İng.] değil/yerine/= HIZLI SAĞLIK HİZMETİ BİRLİKTE ÇALIŞABİLİRLİK KAYNAKLARI


- FHYTOPHAGE[İng.] değil/yerine/= FİTOFAG

( Yalnızca bitkilerle beslenen canlılara verilen isimdir. Fitofag böceklerin 500.000'den fazla olduğu düşünülmektedir. Bu sayı bilinen çok gözeli canlıların yaklaşık olarak %25'ine denk gelmektedir. Orthoptera, lepidoptera, coleoptera, heteroptera, hymenoptera ve diptera fitofag böcek takımları arasındadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FIBER OPTICS[İng.] / OPTIQUE DES FIBRES[Fr.] / FIBER-OPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= FİBER OPTİK


- FİBER ile FİBERGLAS ile FİBERİN

( Sıkıştırılmış bitki tellerinden yapılmış mukavva ya da tahta. İLE Plastik maddelerden, özellikle poliyesterden parçaların yapımında kullanılan sağlamlaştırma maddesi. İLE Kan ve lenf serumunda bulunan, albüminli bir madde. )


- FİBRİLASYON ile/||/<> FLUTTER

( Kalbin düzensiz ve hızlı atması. İLE/||/<> Kalbin düzenli ancak hızlı atması. )


- FİBROMİYALJİ ile/||/<> ARTRİT

( Yaygın kas ağrısı ve duyarlılık. İLE/||/<> Eklem yangısı. )


- FİBROMİYALJİ ile/||/<> SÜREĞEN YORGUNLUK BELİRGESİ/SENDROMU

( Yaygın kas ağrısı ve duyarlılık. İLE/||/<> Sürekli yorgunluk ve enerji eksikliği. )


- FİCK YASALARI ile/||/<> FOURİER YASASI

( Fick kütle difüzyonu J = -D∇C, Fourier ısı iletimi. )

( Formül: Kütle İLE ısı akısı )

( Joseph Fourier tarafından 1822 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- FICTION vs. APPREHENSION


- FİCTİON[Fr. < FICTION < ING.]. değil/yerine/= KURGU


- FICTION :/yerine KURGU


- FİDAN/LIK ile FİDANCA ile FİDAN BİTİ ile FİDAN BOYLU


- FİDEİST[Fr. < FIDÉISTE] değil/yerine/= İNANCI


- FİDEİZM[Fr. < FIDÉISME] değil/yerine/= İNANCILIK


- FİDELEMEK ile FİDE/LİK ile FİDECİ/LİK ile FİDEİST ile FİDEİZM


- FIFTEEN :/yerine ON BEŞ


- FIFTH :/yerine BEŞİNCİ


- FİĞ ile BEZELYE

( Hayvanlara yedirilir. İLE Kişiler yer. )

( Baklagillerden, hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki. İLE ... )

( VICIA SATIVA cum PISUM SATIVUM )


- FIGHTER :/yerine DÖVÜŞÇÜ


- FİGÜR ile FİGÜRLÜ ile FİGÜRSÜZ ile FİGÜRASYON


- FİGÜRLÜ ile MECAZİ ile MECAZİ OLARAK ile FİGÜR ile ŞEKİL LİSTESİ ile ŞEKİL YUMRUK ile RAKAMLAR

( FIGURAL vs. FIGURATIVE vs. FIGURATIVELY vs. FIGURE vs. FIGURE LIST vs. FIGURE PUNCH vs. FIGURES )

( بطور تشبيه ile صورت وار ile تلويحي ile مجازي ile مجازاً ile فرم ile پيکر ile نگاره ile رقم ile اندام ile قلمداد کردن ile عدد ile جدول ارقام ile عددکوب ile رقوم ile اعداد ile ارقام )

( BETOR TASHABYYEH ile SORT VAR ile تلويحي ile MOJAZY ile مجازاً ile FARAM ile PEYKAR ile NEGAREH ile RAGHAM ile ANDAM ile GHALAMDAD KARDAN ile ADAD ile جدول ارقام ile ADADKOOB ile رقوم ile EDAD ile ARAGHAM )


- FİHRİST/KATALOG değil/yerine/= DİZİNLİK


- FİİL ile FİİLİ ile FİİL KÖKÜ ile FİİL TABANI ile FİİL ÇEKİMİ ile FİİLİ BOZUK ile FİİL CÜMLESİ ile FİİL GÖVDESİ ile FİİL TASRİFİ ile FİİLİ HİZMET ile FİİLİ HİZMET ZAMMI


- FİİLDEN TÜREME FİİL ile FİİLDEN TÜREME İSİM


- FİİLEN/BİLFİİL değil/yerine/= EYLEMLİ OLARAK/EDİMLİCE


- FİİLÎ/AKTÜEL değil/yerine/= EDİMSEL


- BİLGİ:
FİİLÎ ve İNFİALÎ[YENİLENEN, TECEDDÜD EDEN]

( Bilinenden önce meydana gelen varolan bilgidir. VE Bilinenden sonra meydana gelen bilgidir. )

( Bilgi, bilinenden öncedir. VE Bilgi, bilinenden sonradır. )

( Bilgi, bilineni yaratıyor. VE ... )


- FİİL-İ MUZÂRİ CAHDİ MÜSTEĞRAK (MALUM) ile FİİL-İ MUZÂRİ CAHDİ MUTLAK (MALUM) ile FİİL-İ MUZÂRİ NEFYİ HAL (MALUM) ile FİİL-İ MUZÂRİ NEFYİ İSTİKBAL (MALUM) ile FİİL-İ TAACCÜB SÂNİ


- FİİL-İ TAACCÜB EVVEL

(

MÂENSARAHUM
MÂENSARAHÜNNE
MÂENSARAKÜM
MÂENSARAKÜNNE
   
MÂENSARÂNÂ
MÂENSARAHUMÂ
MÂENSARAHUMÂ
MÂENSARAKÜMÂ
MÂENSARAKÜMÂ
   
MÂENSARAHU
MÂENSARAHÂ
MÂENSARAKE
MÂENSARAKİ
 
MÂENSARÂNÎ
)


- FİİLÎ değil/yerine/= EYLEMLİ/EDİMLİ


- FİİLİMSİ değil/yerine/= EYLEMSİ


- FİİLLERDE:
HUKUKULLAH ile/ve/||/<> HUKUK'UL-ABD ADDEDİLEN ile/ve/||/<> İKİSİ BİRDEN ile/ve/||/<> HUKUK'UL-ABD'İN GALİP BULUNDUĞU


- FİİLLERDE:
MEMNÛ ile/ve/||/<> TAVSİYEYE ŞÂYÂN / GAYR-I ŞÂYÂN ile/ve/||/<> MUBAH


- FİİLLERİN ile/ve/değil/yerine/<> YAKARIŞ


- FIKIHTA:
TEMİZLİK ve/||/<>/> MİRAS

( İlk konu/alan. VE/||/<>/> Son konu/alan. )


- FİKİR BİRLİĞİ ile ONAY ile RAZI OLMAK ile FİKİR BİRLİĞİ

( CONSENSUS vs. CONSENT vs. CONSENTING vs. CONSENUS )

( اتفاق آراء ile اجماع ile وحدت نظر ile اتفاق ile راضي شدن ile رضامندي ile رضايت ile رض دادن ile رضامند ile همرائي )

( ETEFAGH ARA ile EJMA ile VAHDAT NAZAR ile ETEFAGH ile RAZY SHODAN ile رضامندي ile REZAYT ile REZ DADAN ile رضامند ile CPEHMARAYEY )


- FİKİR/İDE/İDEA/MÜTALAA değil/yerine/= DÜŞÜNCE


- FİKİR ...:
"TEATRİSİ" değil TEATİSİ


- FİKİR YÜRÜTMEK ile/ve ÇERÇEVE OLUŞTURMAK


- FİKİR değil/yerine/= DÜŞÜNCE


- FİKİR ile TEZÂHÜR

( IDEA vs. TO APPEAR )


- FİKİRLEŞMEK ile FİKİRLEŞTİRMEK ile FİKİR ile FİKİRCİ ile FİKİRLİ/LİK ile FİKİRSİZ/LİK ile FİKİR ADAMI ile FİKİR ESERİ ile FİKİR BABASI ile FİKİR İŞÇİSİ ile FİKİR YAZISI ile FİKİR TEATİSİ ile FİKİR İŞÇİLİĞİ ile FİKİR HÜRRİYETİ


- FIKRA değil/yerine/= BÖLÜMCE


- FIKRA[Ar. çoğ. FIKARÂT] ile FIRKA[Ar. çoğ. FIRAK]

( Omurga kemiklerinden bir boğum, omur. | Bend, madde, paragraf. | Kısa öykü, masal, kıssa. | Yasa maddelerinin paragraflarından her biri. | Bölüm, kısım, fasıl.[kitap ya da eserde] | Yazılmış kısa bir haber. | Gazetelerde, gündelik olayların kısa ve temiz bir üslûpla yazılmış şekli.[Fr. CHRONIQUE] İLE İnsan kalabalığı, öbeği/grubu. | Siyâset partisi. | Tümen. )


- FİKR-İ ÂNÎ ile SÜRAT-İ İNTİKAL

( Tefekkür. İLE İlham. [Gayret+Yetenek] )


- FÎKRÎ ile LAFZÎ(MANTIK/NUTK(Düşünme-Konuşma)'da)

( Lafzî nutk, insan gövdesinin bir örgeni olan dilden kaynaklanarak, gövdenin öteki bir örgeni olan kulağa ulaşan ses ve yazaçlardan(hecelerden) oluşur; dolayısıyla cisim ve duyularla ilgilidir. Bu yüzden kelâmın ne olduğu, nasıl oluştuğu, anlamı nasıl gösterdiği(delâlet) vb. konuların mantık çerçevesinde incelenmesine Dil Mantığı(İlmu'l-Mantıki'l-luğavî) adı verilir. İLE Fikrî nutk ise, insan zihninin(nefs) var olanların anlamını özleri itibariyle tasavvurundan başka bir şey olmayıp ruh ve akılla ilgilidir. Bu bağlamda zihnin varlıkların anlamlarını özleri itibariyle idrâki, ilham ve vahyin keyfiyeti gibi konuların mantık çerçevesinde ele alınıp incelenmesine de Felsefî Mantık (İlmu'l-Mantıki'l-felsefî) denilir. )


- FİKRİN SIHHATİ ile FİKRİN İSTİKAMETİ


- FİKS[İng. < FIX] değil/yerine/= DURAĞAN/DEĞİŞMEZ, SABİT


- FİKTİF[Fr. < FICTIF] değil/yerine/= İTİBARİ


- FİL BENZERİ ile FİL HASTALIĞI ile FİL GİBİ

( ELEPHANT-LIKE vs. ELEPHANTIASIS vs. ELEPHANTINE )

( پيلسان ile داء الفيل ile داءالفيل ile پيلي ile عظيم الجثه )

( پيلسان ile داء الفيل ile داءالفيل ile پيلي ile AZYM OLJOSEH )


- FİL DİŞİ ile FİLDİŞİ

( Filin dişi. ile Renk. )


- FİL ile ZÜCCACİYE DÜKKANI


- FILAMENT[İng.] / FILAMENT[Fr.] / FEURING, GLÜHEND[Alm.] ile/değil/yerine/= FİLAMAN, FİTİL


- FİLAR ile FİLARLI ile FİLARSIZ


- FİLARİZLEMEK ile FİLARİZ


- FİLARMONİ[Fr. < PHILHARMONIE] değil/yerine/= GÜÇLÜ MÜZİK SEVGİSİ


- FİLARMONİ[İng./Fr. PHILHARMONY/PHILHARMONIE < PHILOS: Sevgi/si.] ile/ve/||/<> SENFONİ[İng./Fr. SYMPHONY/SYMPHONIE < Yun. < SYMPHONIA(συμφωνία) | SYM-: Birlikte. ( > SEN-)]

( Güçlü müzik sevgisi. | Müzik konserleri derneği. İLE/VE/||/<> Orkestra için bestelenmiş, birkaç bölümden oluşan uzun müzik yapıtı. )


- FİLDİŞİ SAHİLİ ile FİLDİŞİ ile FİLDİŞİ KULESİ

( IVORY COAST vs. IVORY vs. IVORY TOWER )

( عاجي ile عاج ile ساحل عاج ile محل دنج )

( عاجي ile AJ ile SAHEL AJ ile MOHAL DANJ )


- FİLDİŞİ ile FİLDİŞİ RENGİ


- FİLIFORM[İng.] değil/yerine/= İPLİKSİ | ZAYIF


- FİLİNTA[argo] ile FİLİNTA[Alm.]

( Güzel, yakışıklı. İLE Namlusu kısa, kurşun atan bir çeşit küçük tüfek. )


- FİLİNTA ile FİLİNTALI


- CEVHER[Osm.] / ORE DRESSING[İng.] / MINERAUX, MINERAI, PRÉPARATION MÉCANIQUE DES MINERAIS[Fr.] / ERZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FİLİZ, CEVHER ÖN HAZIRLAMA İŞLEMİ


- FİLİZLEMEK ile FİLİZLENMEK ile FİLİZLENDİRMEK ile FİLİZ ile FİLİZİ ile FİLİZLİ ile FİLİZ RENGİ


- FİLM/FİLİM değil/yerine/= ÇEL, YARGAK,(ZAR GİBİ İNCE) | ÇELKİ (ÜZERİNE GÖRÜNTÜ ÇEKİLMİŞ ÇEL)


- FILM[İng.] / PELLICULE, FEUILLE[Fr.] / FILAMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= FİLM


- FİLMDE/SİNEMADA:
BELGESEL ile/ve/||/<>/> KURGU/KURMACA


- FİLMDE:
HAREKET İMGELEMİ ile/ve/||/<> ZAMAN İMGELEMİ


- FİLMİ/KİTABI:
İZLEMEK/OKUMAK ile/ve/değil/||/<>/>/< DENEYİMLEMEK


- FİLMLEŞTİRMEK ile FİLMLEŞTİRİLMEK ile FİL ile FİLE ile FİLM ile FİLO ile FİLMCİ/LİK ile FİL DİŞİ ile FİL ELMASI ile FİL FARESİ ile FİLM MÜZİĞİ ile FİL YÜRÜYÜŞÜ ile FİLE BEKÇİSİ ile FİLM YILDIZI ile FİL DİŞİ KULE ile FİL HASTALIĞI ile FİLE BEKÇİLİĞİ ile FİL DİŞİ KARASI


- FİLOCOĞRAFYA[İng. PHYLOGEOGRAPHY] ile/||/<> FİLOFOBİ[İng. PHILOPHOBIA] ile/||/<> FİLOGENETİK AYAKİZİ[İng. PHYLOGENETIC FOOTPRINT] ile/||/<> FİLOGENETİK DAL[İng. PHYLOGENETIC BRANCH] ile/||/<> FİLOGENİ (SOY OLUŞ)[İng. PHYLOGENY] ile/||/<> FİLOLOJİ[İng. PHILOLOGY] ile/||/<> FİLOPODYUM[İng. FILOPODIUM]

( Organizmaların coğrafi dağılımlarına dair soruları cevaplandırabilmek adına, evrim ağaçlarının kullanılmasıdır. @@ Âşık olma fobisi olarak bilinen, Yunanca'da "sevmek" anlamlarına gelen φιλέω ("phileo") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Filogenetik karşılaştırmalarda korunmuş işlev ögelerini göstermek için kullanılır. @@ Evrim Ağacı üzerindeki dalların her bir parçasıdır. Bu çizgiler, belirli bir popülasyonu ya da taksonomik öbeğin zaman içerisindeki değişimini temsil eder. @@ Türlerin ve tür içi popülasyonların geçmişlerini ve diğer türler ile tür içi popülasyonlarla olan evrimsel ilişkilerinin tümüne verilen isimdir. Evrim Ağacı ya da Yaşam Ağacı ile temsil edilir. Aşağıdaki görselde, geniş canlı grupları arasındaki ilişkiler (filogeni), bir evrim ağacı üzerinde gösterilmektedir: @@ Filoloji, bir dilin tarihsel süreç içerisindeki hâlini ve geçmişini, yapısını, öbür dillerle olan benzerliklerini ve farklılıklarını inceleyen bilim dalıdır. Kelime, köken olarak Yunancada kelime sevgisi anlamına gelen "Philos" ve "Logos" kelimelerinden oluşmuştur.[1] @@ İnce ve aktin bakımından zengin göze zarı uzatısı. Hücre göçünde, yaraların iyileşmesinde ve nörit büyümesinde önemli bir role sahiptir. Nöronlarda dendritik dallar için precursor (öncü madde) görevi görür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FİLOGENETİK AĞAÇ ile/||/<> EVRİMSEL UZAKLIK

( Filogenetik Ağaç ve Evrimsel Uzaklık arasındaki ilişki )


- FİLOGENETİK İLE KLADİSTİK İLE FENETİK ile/||/<> SINIFLANDIRMA YÖNTEMLERİ

( Organizmaları gruplandırma yaklaşımları. )

( Formül: Monofiletik > Parafiletik )


- FİLOGENETİK ile KLADİSTİK

( Türlerin evrimsel ilişkilerini inceleyen bilim dalı. İLE Türlerin evrimsel ilişkilerini ortak atalara göre sınıflandıran yöntem. )


- FİLOLOG[Fr. < PHILOLOGUE] değil/yerine/= DİL BİLİMCİ


- FİLOZOF:
ANLAŞABİLEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UZLAŞABİLEN


- FİLOZOF BİLİM İNSANI ile TEKNİK BİLİM İNSANI


- FİLOZOF CEMAL HATİPOĞLU ile/ve/||/<> HİLMİ BEY

( İbn Arabî'ci. İLE/VE/||/<> İmam Rabbânî'ci.[Marmara Kıraathanesi] )


- FİLOZOF ile BİLGE


- FİLOZOF ile/ve/||/<>/> DERVİŞ

( Bildikçe, ölür. İLE/VE/||/<>/> Öldükçe, bilir. )


- FİLOZOF ile/ve/||/<> DÜŞÜNÜR ile/ve/||/<> AYDIN ile/ve/||/<> YAZAR


- FİLOZOF ile/ve/= KELDANÎ


- FİLOZOF ile/ve/||/<> SANATÇI

( Soyutlayan. İLE/VE/||/<> Soyutlanan. )


- FİLOZOF ile/ve/değil/yerine SORU ERBABI


- FİLOZOF ve SORU/SORUN

( Filozof/lar doğrudan sorunla/rla uğraş(and)ırlar. )


- FİLOZOF ile SÛFÎ

( Yaptığına bakılmaz, söylediğine bakılır. İLE Söylediğine bakılmaz, yaptığına bakılır. )

( PHILOSOPHER vs. SUFI )


- FİLOZOF ile/ve/değil/||/<> YAZAR


- FİLOZOFİK değil FELSEFÎ


- FİLOZOFLAR ile/ve PEYGAMBERLER ile/ve SANATÇILAR

( Aklını, sana gösterir/gösterenler. İLE/VE Seni, sana gösterir/gösterenler. İLE/VE Zevkini, sana gösterir/gösterenler. )

( Evrenseller. İLE/VE Kendin. İLE/VE ... )

( Tenzihin temsilcisi. İLE/VE Teşbihin temsilcisi. İLE/VE ... )

( Hareket ederler. İLE/VE Hicret ederler. İLE/VE ... )


- FİLOZOF('UN) ile/>< FELSEFE('NİN)

( [başlangıcı] Olur. İLE/>< Olmaz. )


- filt.[Lat. < FILTRA] değil/yerine/= SÜZÜNÜZ


- FİLTRASYON/FILTRATION[İng.] değil/yerine/= SÜZME | SÜZÜLME


- FİLTRASYON ile FİLTRAT ile FİLTRE

( Süzme, süzülme. İLE Süzüntü. İLE Süzgeç, süzek. )


- FİLTRAT/FILTRATE[İng.] değil/yerine/= SÜZÜNTÜ


- FİLVÂKİ/VÂKIA değil/yerine/= GERÇİ/GERÇEKTEN


- FİMBRİYA/FİMBRIA[İng.] değil/yerine/= SAÇAK


- FİNAL[İng.] değil/yerine/= SON/LAMA, BİTİM


- FINALLY :/yerine SONUNDA


- FINANCE :/yerine FİNANS


- FİNANCIAL MATHEMATICS ile/||/<> CLASSICAL FINANCE

( Financial mathematics stochastic süreçlerle finansal araçları modellerken İLE classical finance geleneksel muhasebe ve yatırım analizi yapar )

( Formül: Black-Scholes model )


- FİNANS ile MALİ ile MALİ YETENEK ile MALİ YARDIM ile MALİ TEMSİLCİ ile MALİ SORUMLULUK ile FİNANSÇI

( FINANCE vs. FINANCIAL vs. FINANCIAL ABILITY vs. FINANCIAL AID vs. FINANCIAL REPRESENTATIVE vs. FINANCIAL RESPONSIBILITY vs. FINANCIER )

( ماليه ile سرمايهتهيه کردن ile دارايي ile مالي ile نقدي ile بضاعت ile کمک مالي ile مامورمالي ile ابولب جمعي ile سرمايه گذار ile سرمايه دار )

( MALYYEH ile SARMAYCPEHTEHYYEH KARDAN ile DARAYY ile MALY ile NAGHADY ile BEZAAT ile KAMAK MALY ile مامورمالي ile ABOLAB JAMY ile SARMAYYEH GOZAR ile SARMAYYEH DAR )


- FİNANSMAN/FİNANSÖR değil/yerine/= PARA DESTEĞİ/DESTEKÇİSİ


- FINDIK SUYU ÇEŞMESİ :

( Sarıyer'de memba sularının yoğun bulunduğu bir yerde, Kocataş tepesinin alt kısımlarında; Hünkar ve Kestane Suyu yakınında bulunuyordu (H.1289, M.1872). Zamanla bu çeşme yok olup gitti. Çeşmenin kitabesinde şöyle bir dörtlük yazılı olduğunu Mehmet Raif'in Mirat - ı İstanbul kitabından anlaşılıyor: Ne hünkâr ve ne Kestane değil böyle bir ma/Cümle sular tahtında bulunmuştur mücedded iş bu ma/Şûrb olunca taamı mahv idüp sadra şifa/İsmi poste şürbi doste sahibi El - hac Mustafa". Bu dörtlükten anlaşıldığına göre Çeşme Hacı Mustafa Efendi tarafından yaptırılmıştır. )


- FINDIK ile KURU DUT/KURU ÜZÜM(CURRANT/RAISIN)

( Karıştırmamak değil karıştırıp afiyetle yemek gerekiyor. )


- FINDIK ile MAKADEMYA FINDIĞI


- FINDIK/LIK ile FINDIKİ ile FINDIKLI ile FINDIKÇI/LIK ile FINDIK İÇİ ile FINDIK BİTİ ile FINDIK YAĞI ile FINDIK ATEŞİ ile FINDIK KURDU ile FINDIK RENGİ ile FINDIK ALTINI ile FINDIK FARESİ ile FINDIK SIÇANI ile FINDIK YUVASI


- FINDING SOLUTION vs. FIX THE SOLUTION


- FINDING :/yerine BULGU


- FİRAK ile FİRAKLI


- FİRAVUN FARESİ ile BAL PORSUĞU

( ... @@ Sansargiller ailesinin Mellivorinae alt ailesindeki Mellivora cinsine ait tek türdür.[12 alt türü vardır]

Soyu tükenmekte olan bir hayvan değildir ve IUCN Kırmızı Dizini'nde en düşük kaygı altındaki bir türdür.

Yaşadığı alanlar, Güney Fas'tan, Güney Afrika'ya ve Hazar Denizi'nden, Hindistan'a kadar uzanır. )

( İlgili yazı ve ayrıntıları için burayı tıklayınız... )

( )

( HERPESTES ICHNEUMON cum MELLIVORA CAPENSIS )

( MONGOOSE vs. HONEY BADGER )


- FİRAVUN FARESİ ile/<>/< FOSSA

( Fossanın ataları, firavun faresidir. )

( ... İLE/<>/< Madagaskar'daki yerli halkın adını bile söylemek istemediği kadar kötü bir avcıdır. "Çocukları kaçıran bir şeytan" olduğunu söylerler ama elbette bu doğru değildir. Bu hayvan, sadece adadaki en tehlikeli etobur, memeli yırtıcıdır.

Kedilerle pek çok benzer yanları bulunur ancak hepsi bölgeye özgü olan Madagaskar etçilleri ailesine aittir. Adadaki baskın avcılardır. Adada, etobur memeliler bulunmamaktadır. Ayrıca, lemurların [insandan sonra :(] temel avcısıdır. Büyük boyları [bir ev kedisinden iki kata kadar daha büyük], adadaki devlikleri ile ilgili bilinen bir olgu durumuna gelmiştir. Bu, çevresinde doğal avcıları ya da rakipleri olmayan yalıtılmış türlerin başına gelen evrimsel bir tepkidir.

Eril fossalar, dişilerden biraz daha büyüktür ve yaklaşık 78 cm. boya ulaşabilirler. Dişi fossalarsa 71 cm. gibi bir boya erişebilirler. Kuyrukları neredeyse bir metre uzunluğunda olabilir ve eriller, yaklaşık 8.5 kg., dişilerse yaklaşık 5.5 kg. gelebilmektedir. İki cinsiyet de kırmızımsı, sarımsı kahverengi ya da kahverengi olabilen kısa tüylere sahiptir. Başları, uzun, kaslıdır ve gövdelerinin geri kalanına göre daha küçüktür. Bu özellik, onların kuyruksürenlerle, yakın akrabalıklarının olduğu izlenimini vermektedir. Ayrıca büyük yuvarlak kulakları, siyah burunları, geceleri görmelerini sağlayan kahverengi gözleri ve yüzlerinin her yerinde bıyıkları bulunur.

Fossa'nın en sıradışı özelliklerinden biri de, dış cinsel organlarıdır. Erillerin arka bacaklarının arasında penisleri vardır. Öte yandan, dişiler yaklaşık 1-2 yaşından itibaren "geçici erkekleşme" olarak adlandırılan bir özellik gösterirler. Bu evre, onların klitorislerinin büyüyüp penisimsi bir yapıya dönüşmesi dönemini kapsar. Kedilerinki gibi geriye doğru çekilen pençeleri vardır. Pençeleri içeri çekildiğinde ortaya çıkan yumuşak patileri kayalara ve dallara sıkıca tutunmalarına olanak sağlar. Patileri üzerinden yürüyüşe çıkarlar ve avlarını yakalamak için ağaçtan ağaca atlayabilirler.

Fossalar, çoğunlukla geceleri avlanan hayvanlardır ve ağaçlarla dolu gür bitki örtüsü arasında çok fazla alanın olduğu kuru ormanlarda saklanmayı severler. Üstlerine atlayarak lemurları avlarlar ve ayrıca uçan kuşları yakalarlar. Bazen amfibileri, böcekleri, sürüngenleri ve hatta küçük memelileri de yerler. Bunlar, yalnız ve çok bölgeci hayvanlardır. Fossalar, bölgelerini ter bezlerinden çıkan salgılarla işaretler. Bu, iki cinsiyette de geçerlidir.

Doğum yaptıkları yavruların sayısı değişebilir. Bebekler kürk ya da dişleri olmadan doğar ve bir yaşına kadar tamamen annelerine bağımlılardır. Genç bir fossa, genellikle gri ya da beyaz renktedir, üç yaşında cinsel olgunluğa ulaşırlar, artık bu yaştan itibaren üremeye başlayabilirler.

Davranışları ve görünümleri nedeniyle, Madagaskar'da yaşayanlar, fossayı "şeytan" olarak adlandırıyorlar. Bu hayvanla ilgili çok sayıda efsane vardır ve en popülerlerinden biri de geceleri bebek kaçırdıkları üzerinedir.

Bu, çoğu kişinin gördükleri an onları avlamalarına ya da öldürmelerine neden olmuş ve yerel yönetim onları korumaya çalışmak için adım atmak zorunda kalmıştır. Avlanma ve yaşam alanlarının tahrip edilmesi, azalan nüfuslarının ana nedenlerinden biridir. Araştırmacılar, vahşi doğada sadece 2.500 fossa kaldığını tahmin ediyor. Unvanları gerçek davranışlarıyla gerçekten aynı çizgide değildir. Fossalar, nispeten uysal hayvanlardır ve hatta bazı kişiler, onları evcil hayvan olarak beslemektedir. Sahiplerine karşı çok şefkatli olabilirler ve esaret altında yirmi yıla kadar yaşayabilirler. )

( ... cum/<>/< CRYPTOPROCTA FEROX )


- FİRAVUNLAŞMAK ile FİRAVUN/LUK ile FİRAVUN FARESİ ile FİRAVUN İNCİRİ


- FIRÇALAMAK ile FIRÇALANMAK ile FIRÇALATMAK ile FIRÇALAYABİLMEK ile FIRÇA/LIK ile FIRÇACI/LIK ile FIRÇALI


- FİRDEVS -ile

( CENNETLERİN ÂLÂSI, MAKSÛRE-İ RAHMÂN )


- FİRDEVS BARAS YALISI :

( Rumelihisarı, Baltalimanı Caddesi üzerinde bulunan önemli tarihi yalılardan biri olup 1900'da inşâ edildi. 1953'te büyük onarım gören yalı 1963 ve 1972'de iki defa gemi çarpması ile hasar gördü. )


- FİRE değil/yerine/= EKSİNTİ


- FURNACE, DRYING OVEN[İng.] / FOURNEAU, FOUR[Fr.] / OFEN, TROCKENKASTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= FIRIN, ETÜV


- FIRIN ile FIRINCI

( KILN vs. KILN MAN )

( درکوره پختن ile کورهپز )

( DARKOREH POKHTAN ile کورهپز )


- FIRIN ile HAMLAMA

( ... İLE Hamlama eylemi. | Çini toprağından yapılmış nesnelerin ilk pişirilişi. | Bu pişirmenin yapıldığı fırın bölümü. )


- FIRINCI değil EKMEKÇİ


- FIRINLAMAK ile FIRINLANMAK ile FIRINLATMAK ile FIRIN/LIK ile FIRINCI/LIK ile FIRINLI ile FIRIN BOYA ile FIRIN KEBABI


- FİRKETELEMEK ile FİRKETE


- FIRLAMA ile PİÇ


- FİRMA KURMAK ile KURULUŞ ile BİRLEŞTİRİCİ ile KURUCU ile MADDİ OLMAYAN ile MADDİ OLMAYAN VARLIKLAR ile BEDENSİZLİK

( INCORPORATE vs. INCORPORATION vs. INCORPORATIVE vs. INCORPORATOR vs. INCORPOREAL vs. INCORPOREAL BEINGS vs. INCORPOREITY )

( بهم پيوستن ile غير جسماني ile تلفيق ile يکي شدني ile وابستهبهالحاق ile يکي سازنده ile حکمي ile بي جسم ile مجردات ile غير جسماني بودن )

( BACPAM PEYVASTAN ile غير جسماني ile TALFYGH ile YKY SHODANY ile VABASTEHABEHALHAQ ile YKY SAZANDEH ile HOKAMY ile BEY JASM ile MOJARDAT ile GHYR JASMANY BODAN )


- FİRMA ile SIKILAŞMAK ile SIKICA ile SERTLİK

( FIRM vs. FIRM UP vs. FIRMLY vs. FIRMNESS )

( پرقوام ile پايدار ile موسسه بازرگاني ile استوار ile مضبوط ile واثق ile رکين ile رست ile راسخ ile مستحکم ile محکم ile غرا ile پابرجا ile ثابت ile قرص ile پا برجاي ile استوار کردن ile پروپاقرص ile استحکام ile صلابت ile رزانت ile ثبات ile استواري ile محکمي )

( PARGHAVAM ile PAYDAR ile MOSESEH BAZORGANY ile ESTAVAR ile مضبوط ile VASAGH ile رکين ile RAST ile RASOKH ile MOSTAHKAM ile MOHKAM ile غرا ile PABARJA ile SABAT ile GHORS ile PA BARJAY ile ESTAVAR KARDAN ile PROPAGHORS ile ESTAHKAM ile SALABAT ile رزانت ile SOBAT ile ESTAVARY ile MOHKAMY )


- FIRSAT ile/ve/<> CESÂRET


- FIRSAT ile FIRSATÇI/LIK ile FIRSAT DÜŞKÜNÜ ile FIRSAT YOKSULU ile FIRSAT EŞİTLİĞİ ile FIRSAT DÜŞKÜNLÜĞÜ


- FIRSATÇI/ÇIKARCI ile/değil KÂMİL


- FIRSAT/ÇI/LIK ile/değil/yerine YARAR/CI/LIK

( [not] OPPORTUNISM vs./but PRAGMATISM
PRAGMATISM instead of OPPORTUNISM )


- FIRTINA DERE ve İKİZDERE

( Sal Yaylası - Çamlıhemşin - Rize )

( Rafting yapılabilir. VE ... )

( 6 km.lik güzergâh [herkese yönelik] VE 12 km.lik güzergâh [uzmanlara yönelik] )


- FIRTINA[İt. < FORTUNALE] ile AYANDON[Yun.]

( Rüzgâr çizelgesinde hızı 34-40 deniz mili olan ve kuvveti 8 ile gösterilen, yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgâr. | Bu rüzgârın denizde ya da kum çöllerinde yarattığı dalgalanma. | Güç atlatılan kötü durum. | Karşıt düşünce ya da durumların yarattığı karışıklık, sıkıntı. İLE 28 Ocak'ta başlayan bir fırtına. )


- FIRTINA ile FİLİZKIRAN

( ... İLE Mayıs ayında, ağaçların filizlendiği mevsimde çıkan bir fırtına. )


- FIRTINA ile FIRTINALI ile FIRTINA KUŞU ile FIRTINA UĞRAĞI ile FIRTINA KUŞUGİLLER


- FIRTINA[İt. < FORTUNALE] ile KASIRGA

( Rüzgâr çizelgesinde hızı 34-40 deniz mili olan ve kuvveti 8 ile gösterilen, yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgâr. | Bu rüzgârın denizde ya da kum çöllerinde yarattığı dalgalanma. | Güç atlatılan kötü durum. | Karşıt düşünce ya da durumların yarattığı karışıklık, sıkıntı. İLE Rüzgâr çizelgesinde hızı 64 ya da daha fazla deniz mili olan ve kuvveti 12 ile gösterilen rüzgâr. | Duyguların patlak verişi, büyük heyecan, coşku. )

( ÂSIFE ile İ'SÂR )

( ... ile BÂD-GERD )

( STORM vs. HURRICANE )


- FIRTINA ile KIRLANGIÇ FIRTINASI

( ... İLE Nisan ayının ilk günlerinde görülen fırtına. )


- FIRTINA ile LEYLEK FIRTINASI


- FIRTINA ile/ve/<> MİKRO PATLAMA

( ... İLE/VE/<> Yoğunluk ve atmosferdeki sıcaklık farkının çok farklı değerler ile artması ya da azalması [kilometre başına 9,8 °C'lik değişimler] ile açığa çıkan büyük basınçlarla yeryüzüne püskürtmesi biçiminde oluşmaktadır. [Burada oluşan yüksek sıcaklık değişimleri rastgele büyük hava sütunları oluşturmakta ve sıcaklık farkının artması ile hız kazanmaktadır.] )

( ... İLE/VE/<> )


- FIRTINA ile TURNAGEÇİDİ

( ... İLE Baharda esen bir fırtına. )


- FIRTINA ile URAĞAN[Karayip dili]

( ... İLE Beraberinde yağmur getirmeyen, güçlü fırtına. )


- FIRTINADAN ÖNCE ...:
DUVAR ile/değil/yerine/>< DEĞİRMEN
(İNŞÂ ETMEK)


- FİŞEK/LİK ile FİŞEKLİ ile FİŞEKÇİ/LİK ile FİŞEKSİZ ile FİŞEKLİKLİ


- FISH (FLORESAN İN SİTU HİBRİDİZASYON)[İng. FISH (FLUORESCENCE IN SITU HYBRIDIZATION)] ile/||/<> ANOMALİ[İng. ANOMALY] ile/||/<> TRANSLOKASYON[İng. TRANSLOCATION]

( Floresan probların uygulandığı doku ve göze örneklerinde translokasyon, inversiyon, delesyon ve diğer yapısal ve sayısal kromozom anomalileri gibi spesifik DNA ya da RNA dizilerinin belirlenmesi için kullanılan birçok teknikten biridir. Hem bölünen hem de bölünmeyen gözelere uygulanabilir. @@ Beklenen değer, kural ya da özellikten sapma; doğuştan kusurlu oluşum ya da normalin dışında olmak anlamlarına gelen bir terim. @@ Kromozomlar (genellikla karşılıklı olanlar) arasındaki kromozomal metaryalin aktarımıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FISH/FLUORESCEİN İN SITU HYBRİDIZATION[İng.] değil/yerine/= FLORESAN İN SITU HİBRİDİZASYON, FLORESANLA YERİNDE MELEZLEME


- FİSHER ile/||/<> BİLGİSİ

( Fisher bilgi matrisi )

( Ronald Fisher tarafından 1922 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1890-1962) (Ülke: İngiltere) (Alan: İstatistik, Genetik) (Önemli katkıları: Wright-Fisher modeli, istatistiksel genetik) )


- FISHERS SEX RATIO THEOREM[İng.] değil/yerine/= FİSHER'IN CİNSİYET ORANI TEOREMİ

( Fisher'ın bu teoremi çoğu türlerde neden cinsiyet oranının 1:1 olduğunu açıklar. Bu teoreme göre rastgele çiftleşmenin olduğu populasyonlarda 1:1 oranı bozulduğunda otomatik bir seçilim baskısı olur ve bu oran 1:1 'e geri döner.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FISHING :/yerine BALIK TUTMA


- FISSILE[İng.] / KERNSÄULUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FİSİL


- FISILTI ile FISILTI GAZETESİ


- FISILTI ile KONUŞMA ile TRAFİK ile AĞRI DUYUSU

( 1 - 40 dB İLE 40 - 80 dB İLE 80 - 120 dB İLE 120 dB üstü )

( MUHÂCEZE: Fısıldamak. )


- FISILTI ile KONUŞMA ile TRAFİK ile AĞRI DUYUSU:
1 - 40 dB İLE 40 - 80 dB İLE 80 - 120 dB İLE 120 dB üstü.


- FIŞIRTI ile FIŞIRTILI ile FIŞIRTISIZ


- FİSKAL[Fr. < FISCAL] değil/yerine/= HAZİNEYE İLİŞKİN


- FİSKE ile TİTREME ile TİTREK

( FLICK vs. FLICKER vs. FLICKERING )

( تلنگر ile سوسو زدن ile سوسو ile سوسوزن )

( TALANGAR ile SOSO ZADAN ile SOSO ile SOSOZAN )


- FIŞKIR(T)MA/ATTIRMA ile/ve/değil PÜSKÜR(T)ME


- FİSKİYE değil FISKIYE


- FİSKOS ile FİSKOS MASASI ile FİSKOS SEHPASI


- FİŞLE(N)ME ile/değil/yerine/||/<>/< İŞLE(N)ME


- FİSSION İLE FUSION İLE SPALLATION ile/||/<> NÜKLEER REAKSİYONLAR

( Çekirdek parçalanma ve birleşme süreçleri. )

( Formül: U-235 + n → Ba + Kr + 3n )


- ÇATLAK | AYRIK/FİSSÜR[İng. < FISSURE < Lat. FISSURA: Yarık/çatlak.] ile/ve/||/<> AKARCA/FİSTÜL[İng./Lat. < FISTULA: Tüp.] | OLAĞAN DIŞI KANAL/SAPAK BAĞLANTI

( Doku ya da örgen yüzeyinde çatlak ya da yırtık oluşması. İLE/VE/||/<> İki örgen ya da doku/yüzey arasında anormal bir bağlantı oluşması. )

( PALPEBRAL FISSURE: Göz kapakları arasındaki açıklık. )

( GASTROCOLICA FISTULA: Mide ile kolon arasında bağlantı oluşması.
COLOSTOMY: Kalın bağırsak ile karın yüzeyi arasında bağlantı oluşması. )


- FISTIK SUYU ÇEŞMESİ :

( Büyükdere'de Fıstık Suyu sokağına girişte sağ baştadır (H.1096, M.1680). Çeşme eski hüviyetini tamamıyla kaybetmiştir. Çeşmenin suyu Fıstık Suyu adıyla anılan kendi kaynak suyudur. Kitabesinde şöyle yazmaktadır: İstedi bu çeşmeyi Bünta bey/Ma - i car ile oldu hayru şebi/ Hemden lillah bi ruhi paki Hüseyn/Godu dünyada çünkü böyle eser/ Gelmez ehl - i sebil ihvandan/Edüp icra - yı hak sergiden/Diday içüp şahadet - i tarih/Ayn - ı zab - ı numune - i Kevser." )


- FISTIKÎ MAKAM(LA YÜRÜMEK)


- FISTIKLAMAK ile FISTIK/LIK ile FISTIKİ ile FISTIKÇI/LIK ile FISTIK İÇİ ile FISTIK ÇAMI ile FISTIK RENGİ ile FISTIK EZMESİ


- BAKLAVA:
FISTIKLI yerine CEVİZLİ yerine FINDIKLI


- FISTIK/PİSTE[Fars.] ile/ve/< YERFISTIĞI/ARAŞİT[Fr.(< Yun.)]

( ... cum ARACHIS HYPOGAEA )


- FİSTO ile FİSTOLU


- FİSTÜL[Fr. < FISTÜLE] değil/yerine/= AKARCA


- FİSYON ile ATOM BOMBASI ile BÖLÜNEBİLİR

( FISSION vs. FISSION BOMB vs. FISSIONABLE )

( شکافت ile بمب شکافت ile بمب هستهاي ile شکافت پذير )

( SHKAFT ile BAMB SHKAFT ile BAMB NPASTEHYAY ile SHKAFT PAZYR )


- FISSION[İng.] ile/değil/yerine/= FİSYON


- FİSYON ile/||/<> FÜZYON ile/||/<> RADYOAKTİVİTE ile/||/<> NÜKLEER SÜREÇLER

( Çekirdek enerjisi açığa çıkaran süreçler. )

( Formül: E = Δmc² )

( Henri Becquerel tarafından 1896 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1852-1908) (Ülke: Fransa) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Radyoaktivitenin keşfi) (Nobel: 1903) )


- FITIK/DEBE/KAVLIÇ[yerel]/ÜDRE[Ar.]/HERNIE[Fars.] değil/yerine/= KASIK YARIĞI/ÇATLAĞI


- FITIK ile FITIKLI ile FITIK OTU


- FİTİLLEMEK ile FİTİLLENMEK ile FİTİL ile FİTİLCİ/LİK ile FİTİLLİ ile FİTİLSİZ


- FİTNE ile/ve CEHALET


- FİTNE[Ar.] ile İHTİBÂR[Ar.]


- FİTNE[Ar.] değil/yerine/= KARGAŞA


- FITNESS :/yerine ZİNDELİK


- FITRİYE/NATİVİZM değil/yerine/= DOĞUŞTANCILIK


- FİXED POİNT İLE LİMİT CYCLE İLE TORUS İLE STRANGE ile/||/<> ATTRAKTOR TÜRLERİ

( Dinamik sistem çekicileri. )

( Formül: dim(Lorenz) ≈ 2.06 )


- FİYASKO ile FİYASKOLU ile FİYASKOSUZ


- FİYASKO[İt. FIASCO < Cerm.] ile/ve SKANDAL[Fr. < SCANDALE]

( Bir girişimde, gülünç ve başarısız sonuç. İLE/VE Ayıp sayılacak bir durumun çıkaracağı gürültü. | Büyük yankı uyandıran, utanç verici ya da küçük düşürücü olay. )

( Böyle kuşun, böyle kuyruğu olur. )

( FIASCO vs./and SCANDAL )


- FİYONK ile FİYONKLU ile FİYONKSUZ ile FİYONK MAKARNA


- FİZİK MUAYENE/PHYSICAL EXAMINATION[İng.] değil/yerine/= FİZİK BAKI


- FİZİK[İng. PHYSICS] ile/||/<> ALLOPATRİK TÜRLEŞME[İng. ALLOPATRIC SPECIATION] ile/||/<> AMPER[İng. AMPERE] ile/||/<> ANGSTRÖM[İng. ANGSTROM] ile/||/<> ANTROPOLOJİ[İng. ANTHROPOLOGY] ile/||/<> COULOMB ile/||/<> FARAD ile/||/<> SİMPATRİK TÜRLEŞME[İng. SYMPATRIC SPECIATION]

( Maddeyi, maddenin uzay-zaman boyunca hareketlerini ve davranışlarını, maddenin enerji ile olan etkileşimlerini deneye ve gözleme dayalı olarak inceleyen bilim dalı. Fizik; kuarklar, leptonlar ve bozonlar gibi temel parçacıklardan galaksi süperkümelerine kadar çok geniş bir yelpazede birçok fenomeni inceler. @@ Fiziksel bariyerler sebebiyle meydana gelen coğrafi ve cinsel izolasyon sonucu oluşan türleşmedir. @@ Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) elektrik akımının birimidir. Akım şiddetinin birimi olan Amper, adını Fransız fizikçi André Marie Ampère'den almaktadır. @@ Bir metrenin on milyarda birine karşılık gelen uzunluk birimidir. Yani 1 Angström 0,0000000001 metredir. Matematiksel olarak 1*10-10 m ya da 1e-10 m biçiminde gösterilir. Işın dalga boyunun ölçülmesinde kullanılır. Sembolü "Å"'dır. Angström birimi, adını İsveçli fizikçi Anders Ångström’dan almaktadır. @@ İnsanlığın evrimsel kökenlerini, bir tür olarak diğer türlerden farklılığını, zaman içinde sosyal varoluş biçimlerimizdeki büyük çeşitliliği anlamak amacıyla insanlığın sistematik olarak incelenmesi. Fiziksel (biyoloji ve evrim), kültürel (etnoloji), sosyal, dilsel ve psikolojik antropoloji dallarından oluşur. @@ Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) elektrik yükünün birimidir. C olarak kısaltılır. 1 Coulomb, 1 Amper şiddetindeki bir elektrik akımının iletken bir tel üzerinde 1 saniye boyunca akması durumunda taşınan elektrik yükü miktarıdır. Adını, Fransız fizikçi Charles Augustin de Coulomb'dan almıştır. 1 Coulomb yaklaşık 6,24*1024 elektrik yüküne eşittir. @@ Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) kapasitansın birimidir ve 1 Coulomb/Volt'a tekabül eder. Adını İngiliz fizikçi Michael Faraday'dan almıştır. Farad, elektronik devreler için oldukça büyük bir birimdir, bu yüzden elektronik devrelerde kullanılan sığaçların kapasitansı mikrofarad (μF), nanofarad (nF) ve pikofarad (pF) gibi alt birimlerle ifade edilir. @@ Allopatrik türleşmenin aksine fiziksel bariyerlerle birbirlerinden ayrılmayan popülasyonlar içinde meydana gelen türleşmeye verilen addır. Genellikle çok-kromozomluluk (polyploidy) ya da zamansal bariyerler (çiftleşme dönemleri gibi) aracılığıyla meydana gelir. Türleşmenin coğrafi izolasyona bağlı olmaksızın, aynı coğrafya içerisinde, farklı tip izolasyonlar (zamansal, davranışsal, gametik, mekanik, vs.) sonucu oluşmasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FİZİK ve/<> KİMYA ile/ve/değil/<> ORGANİK

( Etkileş(tir)ir. VE/<> Dönüştürür. İLE/VE/DEĞİL/<> Örgütlenir. )


- FİZİK YASALARI:
BİRİNCİ DERECE ile/ve/||/<>/> İKİNCİ DERECE

( "İleri-geri gitmenin" yanıtı yoktur. )


- FİZİK ve/||/<>/>/< DENEYİM


- FİZİK ve/||/<>/>/< DÜŞÜNCE ve/||/<>/>/< FİZİK

( PHYSICS THOUGHT PHYSICS )


- FİZİK ile/ve/||/<>/> FİZİĞİN MATEMATİKSELLEŞTİRİLMESİ


- FİZİK ile FİZİKİ ile FİZİKÇE ile FİZİKÇİ ile FİZİKSEL/LİK ile FİZİK GÜCÜ ile FİZİK TEDAVİ ile FİZİK YAPISI ile FİZİKİ HARİTA ile FİZİKİ COĞRAFYA ile FİZİK KONDİSYONU ile FİZİK TEDAVİ UYGULAYICISI


- FİZİK ile KUVANTUM FİZİĞİ ile TERMO DİNAMİK


- FİZİK ile/ve MEKANİK

( PHYSICS vs./and MECHANICS )