Bugün[10 Temmuz 2026]
itibarı ile 52.508 başlık/FaRk ile birlikte,
52.508 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(205/211)


- YAŞANMIŞLIK ile/değil/yerine DENEYİM


- YAŞANTI ve İMGE ve/||/<>/> TASARIM ve SİMGE


- YAŞANTI ile/ve ANLATIM

( LIVING vs./and EXPOSITION/EXPRESSION )


- YAŞANTI ile/ve/||/<> DENEYİM


- YAŞANTI = EXPERIENCE[İng.] = EXPÉRIENCE VÉCUE[Fr.] = ERLEBNIS[Alm.]


- YAŞANTI ile/ve/değil/yerine HAL


- YAŞANTIYLA ile/ve/||/<> YAŞANTIDA


- YAŞAR DEDEMAN İHL CAMİİ :

( Ferahevler Mahallesinde Hakim Evleri sitesinin yanında bulunmaktadır. )


- YAŞAR DEDEMAN LİSESİ :

( Yavuz Sultan Selim mahallesinde hayırseverlerden Yaşar Dedeman'ın yardımları ile yaptırılan ve yaptıranın adını taşıyan lise 1978/1979'da Hürriyet İlkokulu bünyesinde eğitime başladı. 1985/1986 ders yılında yeni binasına taşındı. Kemal Dedeman tarafından Milli Eğitim Bakanlığına devredilen binada 1992/1993 ders yılına kadar Ortaokul olarak hizmet verildi. Aynı ders yılı içinde lise statüsüne alındı. (İMAM HATİP LİSESİ OLDU!!!!!) )


- YAŞAR KEMAL KÜLTÜR MERKEZİ PARKI :

( Derbent (Çamlıtepe) mahallesindedir. 1.360,00 m²'lik bir alan üzerindedir. Tamamı yeşil alandır. )


- YAŞARKEN ve/||/<> ÖLÜRKEN

( Yaşamdan/yaşamaktan başka hiçbir şey yoktur/olmamalıdır. VE/||/<> Ölmekten başka hiçbir şey yoktur/olmamalıdır. )


- YAŞATKAN ile YAŞATKAN SİNİR SİSTEMİ


- YAŞAYAN EN BÜYÜK ŞEY -ile

( BİR MANTAR )


- YAŞAYAN MİT ile/ve KURGUSAL MİT


- YAŞAYAN/YAŞAMAK/"YAŞAMASI" ile/ve/<>/değil VAROLAN/LAR

( İnsan için geçerlidir. İLE/VE/<>/DEĞİL İnsan ve insan/lar dışındaki herşey için geçerlidir. )

( Herkes. İLE/VE/<>/DEĞİL Herşey. )


- YAŞAYANLAR ile/fakat/ne yazık ki ÖLENLER

( Ölenlerin gözlerini kapatıyor. İLE/FAKAT/NE YAZIK Kİ Yaşayanların gözlerini açamıyor. )


- DİŞİL YAŞDÖNÜMÜ/MENOPOZ[Fr.] ile ERİL YAŞDÖNÜMÜ/ANDROPOZ[Fr.]

( Dişilde. İLE Erilde. )


- YASEMEN[Fars. < YĀSEMEN] ile/değil/yerine/=/||/<> YASEMİN

( Mısır yasemini yaban yasemini yıldız yasemini Zeytingillerden beyaz kırmızı ya da sarı renkli güzel kokulu çiçekleri olan metre boyunda süs bitkisi olarak yetiştirilen tırmanıcı bir ağaççık Mısır yasemini Jasminum Bu ağaççıktan yapılan )


- JASMINE OIL[İng.] / ESSENCE DE JASMIN[Fr.] / JASMINÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= YASEMİN YAĞI


- YASEMİN ile/||/<> MISIR YASEMİNİ


- YASEMİN[Fars.] ile YABANİ YASEMİN

( Zeytingillerden, beyaz, kırmızı ya da sarı renkli çiçekleri hoş kokulu olan bir ağaççık. İLE Patlıcangillerden, yaprakları almaşık, çiçekleri menekşe renginde, tırmanıcı bir bitki. )

( JASMINUM cum SOLANUM DULCAMARA )


- YASEMİN ile YASEMİN

( JASMINE vs. JASMIN )

( گل ياسمن ile ياس ile عبهر ile ياسمن )

( GOL YESMAN ile YAS ile عبهر ile YESMAN )


- YASEMİN ile/||/<> YASEMİN[Fars. < YÂSEMEN]

( botanik Zeytingiller Oleaceae familyasından beyaz ya da sarı çiçekli çalı ya da tırmanıcı Jasminum cinsinin türlerine verilen ad Beyaz yasemin J officinale ve sarı yasemin J friticans bilinen en yaygın türleridir )

( JASMINE )

( JASMIN )

( JASMIN )

( JASMINUM )


- YAŞIMDAYIM" değil YAŞINDAYIM


- YAŞLA "İLGİLENENLER/UĞRAŞANLAR" ile/ve/değil "YAŞ İŞLERLE" UĞRAŞANLAR


- YAŞLANDIĞIMIZDAN DOLAYI OYUN OYNAMAKTAN VAZGEÇMEK
değil/ne yazık ki
VAZGEÇTİĞİMİZDEN DOLAYI OYUN OYNAMAMAK


- YAŞLANDIĞINDA/N DOLAYI OYNAMAYI/GÜLMEYİ BIRAKMAK DEĞİL ile/ve/değil/||/<> OYNAMAYI/GÜLMEYİ BIRAKTIĞINDA/N DOLAYI YAŞLANMAK


- YAŞLANMAK ile/||/<> KOCALMAK ile/||/<> KOCAMAK ile/||/<> MORUKLAŞMAK ile/||/<> KARIMAK ile/||/<> MORUKLAMAK


- YAŞLANMAK ile/ve/değil/yerine KOCAMAK/KARIMAK/KARTALMAK/KARTLAŞMAK

( COTTURUK: Kocamış, çirkinleşmiş kişi. )


- YASLI | MATEMLİ ile/||/<> YASLILIK | MATEMLİLİK


- YAŞLI ile ÇOK YAŞLI/MÜSİNN[Ar. < SİNN], A'MER


- YAŞLI ile YAŞLI EL ile YAŞLI ile İHTİYAR

( ELDER vs. ELDER HAND vs. ELDERLY vs. ELDERMAN )

( ريش سفيد ile ارشد کليسا ile ارشد ile شيخ کليسا ile زيربليط ile سالمند ile سالمندان ile کدخدا )

( RYSH SEFYD ile ERSHOD KELYSA ile ERSHOD ile SHYKH KELYSA ile زيربليط ile SALMAND ile SALMANDAN ile KADKHODA )


- YAŞLI ile YAŞLICA

( ... İLE Biraz yaşlı olan. )


- YAŞLILARDA GÖRMEMİZ GEREKEN:
GEÇMİŞ ile/ve/değil/yerine/<> GELECEK


- YAŞLI/LIK ile YAŞLIK ile YAŞLICA ile YAŞLI BAŞLI ile YAŞLILAR YURDU ile YAŞLICA BAŞLICA ile YAŞLILIK BİLİMİ ile YAŞLILIK SİGORTASI


- Yaşlıyı DİNLE!!!


- YASSI BALIKLAR ile/||/<> YASSI KADAYIF ile/||/<> YASSI SOLUCANLAR ile/||/<> YASSI SOLUNGAÇLILAR

( Yayvan ve düz piyata )


- YASSI GÖZELER = HÜCERÂT-I MÜFERTAHA = CELLULES PLATES


- YASSI SOLUCAN/PLANARYA(PLANARIAN) ile YUVARLAK SOLUCAN ile HALKALI SOLUCAN


- YASSILAMAK ile YASSILANMAK ile YASSILATMAK ile YASSILAŞMAK ile YASSILAŞTIRMAK ile YASSI/LIK ile YASSICA ile YASSI KADAYIF ile YASSI BALIKLAR ile YASSI SOLUCANLAR ile YASSI SOLUNGAÇLILAR


- YASTIK/OYUNCAK AYI VS. ile/ve/yerine ARKADAŞ


- YASTIKALTI ile/||/<> YASTIK BIYIK ile/||/<> YASTIK KILIFI ile/||/<> YASTIK TAKOZ ile/||/<> SICAK YASTIK ile/||/<> BAŞ YASTIĞI ile/||/<> DİZ YASTIĞI ile/||/<> HAVA YASTIĞI ile/||/<> İĞNE YASTIĞI ile/||/<> KÖŞE YASTIĞI ile/||/<> ÜTÜ YASTIĞI ile/||/<> YILANYASTIĞI

( Başın altına koymak ya da sırtı dayamak için kullanılan içi yün pamuk kuş tüyü ot vb malzemeyle doldurulmuş küçük minder Bu biçimde yapılmış ve türlü işlerde kullanılan şey Fide yetiştirmek için ince toprak ve gübreden hazırlanmış yüksekçe yer Yapılarda makinelerde bazı bölümlerin üzerine dayandığı parça )


- BOAT VARNISH[İng.] / VERNIS MARINE[Fr.] / BOOTSLACK[Alm.] ile/değil/yerine/= YAT VERNİĞİ


- YATAK BANYOSU ile/||/<> YATAK BAŞLIĞI ile/||/<> YATAK ÇARŞAFI ile/||/<> YATAKHANE ile/||/<> YATAK LİMAN ile/||/<> YATAK LİMONU ile/||/<> YATAK MOBİLYA ile/||/<> YATAK ODASI ile/||/<> YATAK ÖRTÜSÜ ile/||/<> YATAK TAKIMI ile/||/<> YATAK YARASI ile/||/<> AĞ YATAK ile/||/<> BİLYELİ YATAK ile/||/<> İKİLİ YATAK ile/||/<> İKİZ YATAK ile/||/<> METAL YATAK ile/||/<> DERE YATAĞI ile/||/<> DÖL YATAĞI ile/||/<> GEMİ YATAĞI ile/||/<> HIRSIZ YATAĞI ile/||/<> IZGARA YATAĞI ile/||/<> MADEN YATAĞI ile/||/<> MUYLU YATAĞI ile/||/<> SU YATAĞI ile/||/<> UŞAK YATAĞI ile/||/<> YER YATAĞI

( Uyuma dinlenme vb amaçlarla üzerine ya da içine yatılan eşya döşek Yün pamuk kuş tüyü vb maddelere kılıf geçirerek yapılan şilte Üzerine şilte konulan karyola somya kerevet vb Irmak çay dere vb nin içinde aktıkları yer akak mecra Katmanlaşmış herhangi bir madde yığını Bir şeyin çok bulunduğu yer Maden ya da fosil ocaklarında birbirini izleyen iki maden taş ya da kömür tabakası arasında uzanan damar Çanak biçimindeki bir havzada ya da buna benzer bir oluşumda toplanmış petrol birikintisi Gizli barınak ya da bir suçluyu gizlice barındıran yer Makinelerde hareketli bölümleri içine alan hareketli ya da sabit parça Fideleri gömmek için toprakta açılan çukur Turunçgilleri ve yumurta vb ürünleri korumak üzere saman vb nden yararlanılarak yapılan yer Katmanlı bir kaya bütününde maden filizi ya da taş döküntüsünden oluşan çok ince tabaka )


- YATAK ODASI ile/||/<> CHAMBRE À COUCHER[Fr.] ile/||/<> SCHLAFZIMMER[Alm.]

( Konutun yatmak için ayrılan bölümü )

( CHAMBRE À COUCHER )

( SCHLAFZIMMER )


- YATAK ile AĞ YATAK/HAMAK[Fr. HAMAC < Karaib dilinden]

( ... İLE İki ağaç/direk/duvar arasına asılarak içine yatılan ve sallanılabilen, ağdan ya da bezden yapılmış yatak, ağ yatak. )


- YATAK ile/ve BERHÂBE[Fars.]

( ... İLE/VE Minder, döşek, yatak. | Bir döşekte birlikte yatılan kişi. )


- YATAK ile YATAK ARKADAŞI ile YATAK MAKİNESİ ile NEHİR YATAĞI ile YATAKÇI ile YATAK TAKIMI

( BED vs. BED FELLOW vs. BED MAKER vs. BED OF A RIVER vs. BEDDER vs. BEDDING )

( بستر ile تختخواب ile تخت ile فراش ile هم بستر ile بسترساز ile مغ ile سنگ بستر ile رختخواب ile لايه زيرين ile لوازم تختواب ile هواي آزاد )

( BASTER ile TAKHTKHAB ile TAKHT ile FARASH ile NPAM BASTER ile BASTERSAZ ile MOGH ile SANG BASTER ile RAKHTKHAB ile LAYYEH ZYRYNE ile LAVAZM TAKHTAVAB ile NPAVAY AZAD )


- YATAK/LIK ile YATAKLI ile YATAKÇI ile YATAK LİMAN ile YATAK ODASI ile YATAK LİMONU ile YATAK TAKIMI ile YATAK YARASI ile YATAK ÖRTÜSÜ ile YATAK BAŞLIĞI ile YATAK MOBİLYA ile YATAK ÇARŞAFI ile YATAKLI VAGON


- YATALAK ile/değil/yerine İNME/FELÇ


- YATARAK TEDAVİ GÜVENCESİ ve/||/<> AYAKTA TEDAVİ GÜVENCESİ ve/||/<> HASTAHANE AĞI ve/||/<> BEKLEME SÜRESİ

( "Bilinmesi Gereken Tamamlayıcı Sağlık Sigortası Terimleri"ni okumak için burayı tıklayınız... )


- YATAY/DİKEY ile PARALEL

( ARZÎ/UFKÎ / TÛLÎ/ŞÂKULÎ ile ... )

( HORIZONTAL / VERITICAL vs. PARALLEL )


- YATAY GEN TRANSFERİ[İng. HORIZONTAL GENE TRANSFER] ile/||/<> TRANSGENİK[İng. TRANSGENIC] ile/||/<> ZENOLOG[İng. XENOLOG]

( Evrim Ağacı'nın farklı dalları arasında, yani farklı türler arasında, özellikle virüsler ya da bakteriler sebebiyle genetik materyalin taşınmasıdır. Genetik çeşitliliğe önemli katkılar sağlar. Farklı türler arasındaki gen alışverişine denir. @@ Başka türlerin genleri kendilerine bulaşmış olan organizmalar. Genler, türler arasında yatay gen transferi ile, virüsler aracılığıyla taşınabilir. Aynı zamanda laboratuvar ortamında transgenik türler yaratılabilmekte. @@ İki organizma arasındaki yatay gen transferinin homologluk sonucuna zenolog denir. Bu gen alışverişi canlılara yeni özellikler kazandırabileceği gibi genelde zenologlar iki canlıda da aynı fonksiyona sahiptir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- UFKÎ RAKKAS[Osm.] / HORIZONTAL PENDULUM[İng.] / PENDULE HORIZONTAL[Fr.] / HORIZONTALES PENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= YATAY SARKAÇ


- YATIK GÖVDE = SÂK-I ZÂHİF = TIGE COUCHÉE


- YATILI BÖLGE OKULU ile/||/<> PARALI YATILI ile/||/<> PARASIZ YATILI

( Geceleri de kalınıp yatılan okul vb leyli Geceleri de kalıp yatan öğrenci konuk leyli )


- YATILI ile YATALAK

( Geceleri de kalınıp yatılan. | Geceleri de kalıp yatan öğrenci. İLE İnme ya da sakatlık gibi bir nedenle yataktan kalkamayan. )


- YATILMAK ile YATIRMAK ile YATIŞMAK ile YATIRILMAK ile YATIŞTIRMAK ile YATIRABİLMEK ile YATI ile YATIK ile YATIM ile YATIR ile YATIŞ ile YATILI/LIK ile YATISIZ ile YATIK ÇİT ile YATIK YAZI ile YATIK DOĞRU ile YATILI BÖLGE OKULU


- YATIP KALKMAK


- YATIRIM BANKASI ile/||/<> YATIRIM FONU ile/||/<> ÖLÜ YATIRIM ile/||/<> EKİPMAN YATIRIMI ile/||/<> SANAYİ YATIRIMI

( Yatırmak işi Parayı gelir getirici taşınır ya da taşınmaz bir mala yatırma mevduat plasman Millî ekonominin ya da bir ticaret kuruluşunun üretim ve hizmet gücünü artırıcı nitelikte olan aktif değerlerine yapılan yeni eklemeler envestisman Bir çıkar ya da kazanç sağlamak için yapılan davranış )


- YATIRIM/ENVESTİSMAN[Fr. < INVESTISSEMENT] ile/||/<> YATIRIM/PLASMAN[Fr. < PLACEMENT]


- YATIRIM GİDERLERİ / CAPEX ile/ve/||/<>/> DİZİ EYLEM GİDERLERİ / OPEX

( İşi başlatmak için varlık ve para giderleri. [Yatırım giderleri, makineleri, önemli araç ve iş için başka herhangi bir nesneyi alabilmek için gereklidir.] @@ İşletmeninin günlük giderleri. [İşletmenin değerini artırmak için doğrudan bir etkiye sahiptir. Günlük giderler büyük oranda etkilenmeden işletme giderleri karşılanabiliyorsa işletme geliri yüksek olasılıkla artacaktır.] )


- YATIRIM ile ARAŞTIRMAK ile YATIRIM YAPMAK ile ÜNİFORMA ile YATIRIM ile YATIRIMCI

( INVEST vs. INVESTIGATE vs. INVESTING vs. INVESTITURE vs. INVESTMENT vs. INVESTOR )

( سرمايه گذاري کردن ile تحقيق کردن ile تفحص کردن ile تحقيقات بعمل آوردن ile پژوهيدن ile جستار کردن ile رسيدگي کردن ile تجسس کردن ile سرمايه گذار ile اعطاي نشان ile اعطاء ile دادنامتياز ile سرمايه گذاري ile مضارب )

( SARMAYYEH GOZARY KARDAN ile TAHGHYGH KARDAN ile TAFHES KARDAN ile TAHGHYGHAT BAMEL AVARDAN ile PAJOYDAN ile JASTAR KARDAN ile RESYDEGY KARDAN ile TAJASS KARDAN ile SARMAYYEH GOZAR ile ETAY NESHAN ile ETA ile DADNAMETYAZ ile SARMAYYEH GOZARY ile MAZARB )


- YATIRIM ile YATIRIMCI/LIK ile YATIRIM FONU ile YATIRIM BANKASI


- YATIRIMIN(PARANIN/ALTININ) ...:
"DEĞERLENMESİ" ile/ve/değil/||/<>/< DEĞERİNİ KAYBETMEMESİ


- YATKINLIK ile/ve/||/<>/> KATILIM ile/ve/||/<>/> SÜREKLİLİK

( PRE-DISPOSITION vs./and/||/<>/> PARTICIPATION vs. PERPETUATION )


- YATMAK ile/ve/değil UZANMAK

( Uykulu. İLE/VE/DEĞİL Uyumadan. )


- YAVAŞ YAVAŞ | ADIM ADIM/BASAMAK BASAMAK ile/||/<> YAVAŞ YAVAŞ | AZAR AZAR/AZ AZ

( yavaş yavaş adım adım )


- YAVAŞ DOLUŞ | AYRILIM | DİYASTAZ ile/||/<> DİYASTAZ ile/||/<> DİYASTAZ[Fr. < DIASTASE]

( botanik Alfa ve beta amilâza eskiden verilen ad 1 Birbiriyle temas hâlindeki kemiklerin dişlerin ya da kaburgaların aralarında kırık olmaksızın aralıklar ya da ayrıklıklar oluşması diastazis 2 Kalp diyastazı )

( DIASTASE | DIASTAZIS )

( DIASTASE )

( AMYLASE )


- YAVAŞÇA ile/||/<> USULCANA


- YAVAŞLAMAK ile YAVAŞLATMAK ile YAVAŞLATABİLMEK ile YAVAŞLAYABİLMEK ile YAVAŞ/LIK ile YAVAŞA ile YAVAŞÇA ile YAVAŞ TÜTÜN ile YAVAŞ YAVAŞ ile YAVAŞ ÇEKİM


- YAVAŞLATMAK ile AĞIRDAN ALMAK

( TO SLOW DOWN vs. TO AVOID SHOWING OFF )


- YAVAŞLA(T)MAK ile/ve/değil/||/<>/>/< AZAL(T)MAK


- YAVE[Fars.]/TÜRREHÂT[Ar. < TÜRREHE]/PESTENKİRÂNÎ[Fars.] ile/değil/yerine/= SAÇMA-SAPAN SÖZ

( Saçma, saçma sapan söz. | Sahipsiz hayvan. )


- YAVRU KEDİ ile KEDİ YAVRUSU GİBİ

( KITTEN vs. KITTENISH )

( بچهگربه ile مثل بچه گربه )

( بچهگربه ile MOSL BECHEH GARBEH )


- YAVRULAMAK ile/değil/||/<> DOĞURMAK

( Doğada, hayvanlarda ve insanda. İLE/DEĞİL/||/<> İnsan'da. )


- YAVUKLAMAK ile YAVUKLANMAK ile YAVUKLU/LUK


- YAVUKLU ile/değil/yerine/=/||/<> NİŞANLI | SÖZLÜ | SEVGİLİ

( nişanlı sözlü sevgili )


- YAVUZ SELİM CAMİSİ ve YAVUZ SELİM TÜRBESİ

( Fatih'te, Yavuz Sultan Selim semtindelerdir. [Türbesi, caminin arka bahçesindedir.] )

( Yavuz Sultan Selim'in başlatmıştır, oğlu Kanuni Sultan Süleyman tamamlamıştır. [1522] [Mimar Acem Ali] VE 1583'te inşa edilmiştir. )


- YAVUZ SELİM CAMİSİ ve YAVUZ SELİM TÜRBESİ

( Fatih'te, Yavuz Sultan Selim semtindelerdir. [Türbesi, caminin arka bahçesindedir.] )

( Yavuz Sultan Selim'in başlatmıştır, oğlu Kanuni Sultan Süleyman tamamlamıştır. [1522] [Mimar Acem Ali] VE 1583'te inşa edilmiştir. )


- YAVUZ SULTAN SELİM ve ZEMBİLLİ ALİ (HASANÎ) EFENDİ


- YAVUZ, MUHARREM (DORTMUND/ALMANYA, 1979) :

( Almanya doğumlu olup, yurda dönüp Emirgan'da ikamet etti ve 2014 yerel seçimlerinde Emirgan Muhtarı olarak seçildi (2014 - 2019). )


- YAVUZLANMAK ile YAVUZLAŞMAK ile YAVUZ/LUK ile YAVUZCA ile YAVUZELİ


- YAY ile/||/<> TATAR YAYI/ÇELİK YAY/KUNDAKLI YAY/TETİKLİ YAY/ARBALET[Fr. < ARBALÈTE]


- YAYALAŞTIRMAK ile YAY ile YAYA/LIK ile YAYILI ile YAY KOLU ile YAY AYRAÇ ile YAYA YOLU ile YAY KABZASI ile YAYA GEÇİDİ ile YAYA ÇİVİSİ ile YAYA KÖPRÜSÜ ile YAYA KALDIRIMI


- YAYANIN: ÖNÜNDEN GEÇMEK değil ARKASINDAN GEÇMEK

( Hızlı ya da belirli bir hızda gidiyorsun diye "yaya beklesin!" diyemeyiz!!! Fren sıkacak, bekleyecek ve yol verecek olan biz bisikletlilerizdir.[her zaman ve koşulda!] )


- YAYGARA ile YAYGARACI/LIK


- YAYGIN EĞİTİM ile/||/<> YAYGIN ÖĞRETİM ile/||/<> YAYGIN YANLIŞ

( Çoğu kimselerce duyulmuş öğrenilmiş kullanılmış ya da benimsenmiş olan Sınırı genişlemiş Herhangi bir bölgede çok görülen bulunan )


- YAYGIN ÖLÜMCÜL HASTALIK ile/ve/değil/||/<> KÜRESEL SALGIN HASTALIK

( ... İLE 1- Nüfusun daha önce maruz kalmadığı bir hastalığın ortaya çıkışı. | 2- Hastalığa neden olan etmenin kişilere bulaşması ve tehlikeli bir hastalığa yol açması. | 3- Hastalık etmeninin kişiler arasında kolayca ve devamlı olarak yayılması. )


- YAYGIN ile/ve/||/<> BİLİNEN


- YAYGIN ile ORTAK TAŞIYICI ile ORTAK KUMRU ile ORTAK PAYDA ile ORTAK İFADE ile ORTAK ALAN UYUZ ile ORTAK KÜTÜPHANE ile ORTAK LOGARİTMA ile ORTAK ÖKSEOTU ile ORTAK KAT ile ORTAK İSİM ile SIRADAN İNSANLAR ile ORTAK UYGULAMA ile ÇUHA ÇİÇEĞİ ile SAĞDUYU ile ADİ HİSSE SENEDİ ile ORTAK KEDİOTU ile ORTAK VANİLYA ile PELİN OTU ile YAYGIN OLARAK ile ORTAK ALANLAR ile DEVLET

( COMMON vs. COMMON CARIER vs. COMMON COLUMBINE vs. COMMON DENOMINATOR vs. COMMON EXPRESSION vs. COMMON FIELD SCABIOUS vs. COMMON LIBRARY vs. COMMON LOGARITHM vs. COMMON MISTLETOE vs. COMMON MULTIPLE vs. COMMON NOUN vs. COMMON PEOPLE vs. COMMON PRACTICE vs. COMMON PRIMROSE vs. COMMON SENSE vs. COMMON STOCK vs. COMMON VALERIAN vs. COMMON VANILLA vs. COMMON WORMWOOD vs. COMMONLY vs. COMMONS vs. COMMONWEAL )

( عامه ile عامي ile مکاري ile اخيليا ile مخرج مشترک ile بيان رايج ile ماميشا ile کتابخانه اشتراکي ile لگاريتم طبيعي ile دادواش ile مضرب مشترک ile اسم علم ile عوام ile رسم متداول ile پامچال ile قضاوت صحيح ile سهام عادي ile سنبل الطيب ile ثعلب ile خار گوش ile عرفا ile عليالرسم ile مردم عادي ile مشترک المنافع )

( AMEH ile عامي ile مکاري ile اخيليا ile MOKHARJ MOSHTARK ile BEYAN RAYJ ile ماميشا ile KETABAKHANEH ESHTARAKY ile LEGARYTAM TABYEY ile DADVASH ile MAZARB MOSHTARK ile ESM ALAM ile عوام ile رسم متداول ile PAMCHAL ile GHAZAVAT SAHYHE ile SACPEHAM ADY ile سنبل الطيب ile SALAB ile KHAR GUSH ile ARAFA ile عليالرسم ile MARDAM ADY ile MOSHTARK OLMNAFE )


- YAYGINLAŞMAK ile YAYGINLAŞTIRMAK ile YAYGINLAŞABİLMEK ile YAYGINLAŞTIRABİLMEK ile YAYGI ile YAYGIN/LIK ile YAYGI BALIĞI ile YAYGIN EĞİTİM ile YAYGIN YANLIŞ ile YAYGIN ÖĞRETİM


- EMITTER RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE D'ÉMETTEUR[Fr.] / EMITTERWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYICI DİRENCİ


- EMITTER JUNCTION[İng.] / JONCTION D'ÉMETTEUR, JONCTION ÉMETTRICE[Fr.] / EMITTERVERZWEIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYICI EKLEMİ


- EMITTER BARRIER[İng.] / BARRIÈRE ÉMETTEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= YAYICI ENGEL


- TENSION DE POLARISATION D'ÉMETTEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= YAYICI KUTULAMA GERİLİMİ


- EMITTER BIAS[İng.] ile/değil/yerine/= YAYICI KUTULAMASI


- EMITTERSPERRSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYICI TÜKETİM BÖLGESİ


- EMITTER[İng.] / ÉMETTEUR[Fr.] / EMITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYICI


- YAYILAN ile/||/<> DURAN ile/||/<> EVANESCENT

( Enerjiyi bir noktadan ötekine taşıyarak ilerleyen dalgadır; deseni zamanla uzayda kayar. @@ İki karşıt yönde ilerleyen dalganın girişiminden oluşan, düğüm ve karın noktaları sabit kalan dalgadır; net enerji taşımaz, gitar teli ve org borusu bunu üretir. @@ Bir sınırın ötesinde ilerleyemeyip genliği üstel olarak hızla sönen dalgadır (E ~ e^(−κz)); tam yansımada yüzeyin hemen ötesinde belirir, tünelleme ve yakın-alan optiğinin temelidir. )

( Formül: E ~ e^(-κz) )


- YAYILIM | SIÇRAMA | METASTAZ ile/||/<> METASTAZ ile/||/<> METASTAZ[Fr. < MÉTASTASE]

( Kötü huylu tümör hücrelerinin kanserli hücreler salgıladığı enzimle etrafındaki kapsülü eriterek damarı geçmesi ve vücudun herhangi bir yerinde tekrar yerleşip çoğalabilmesi olayı Bir hastalığın bir organdan diğerine geçmesi hastalık etkenlerinin kan ya da lenf yoluyla taşınarak yeni odaklar oluşturması 1 Mikroorganizmaların ya da tümör hücrelerinin i bir organdan ya da vücudun bir bölümünden diğerine taşınması ya da aktarılması 2 Hastalığın bir organdan diğer bir organa geçmesi 3 Birincil odak dışında patojen mikroorganizmaların ve anormal hücrelerin üremesi sonucu biçimlenen üreme odağı )

( METASTASE | METASTASIS )

( MÉTASTASE )

( METASTASE )

( METASTASIS )


- YAYILIM ile YAYILIMCI/LIK


- YAYILIŞ ile/||/<> ABANIK YAYILIŞI

( Abanık ve Açınık yayılışı )


- SÜRAT-İ İNTİŞAR[Osm.] / PROPAGATION SPEED[İng.] / VITESSE DE PROPAGATION[Fr.] / AUSBREITUNGSGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYILMA HIZI


- PROPAGATION[İng.] / PROPAGATION[Fr.] / AUSBREITUNG, AUSBREITUNGSRICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYILMA/İLERLEME YÖNÜ


- YAYILMA (İMTİDÂD)


- PROPAGATION LOSS[İng.] / PERTE PAR PROPAGATION[Fr.] / AUSBREITUNGSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYILMA KAYBI


- PROPAGATION DIRECTION[İng.] ile/değil/yerine/= YAYILMA YÖNÜ


- YAYILMA ile ÖRGÜ


- YAYILMA ile YAYILMACI/LIK


- YAYILMADA:
[ya] TİCÂRET ve [ya] DİYÂNET ve [ya] SİYÂSET


- YAYILMAK ile/değil/yerine/=/||/<> SERİLMEK | OTLAMAK

( Yayma işine konu olmak ya da yayma işi yapılmak Hastalık pek çok kimseye geçmek ya da bulaşmak Genelleşmek yaygınlaşmak Herkes tarafından duyulmak Genişlemek büyümek serilmek otlamak Rahat bir biçimde sere serpe oturmak serpilmek Kaynağından çıkan ışık doğru çizgiler hâlinde türlü yönlere dağılmak Ayrıntıya girmek açılmak )


- EMISSION[İng.] / ÉMISSION[Fr.] / EMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYIM, SALIM, EMİSYON


- YAYIM >< SOĞURUM/EMİLİM

( EMISSION >< ABSORPTION )


- YAYIMCILIK ile/||/<> EDİTÖRLÜK ile/||/<> TABİLİK ile/||/<> NAŞİRLİK


- YAYIN ALANI ile/||/<> YAYINEVİ ile/||/<> YAYIN ORGANI ile/||/<> CANLI YAYIN ile/||/<> KABLOLU YAYIN ile/||/<> MUZIR YAYIN ile/||/<> NAKLEN YAYIN ile/||/<> SÜRELİ YAYIN ile/||/<> YASAK YAYIN ile/||/<> YASAKLI YAYIN ile/||/<> YEREL YAYIN ile/||/<> ZIRHLI YAYIN ile/||/<> DENEME YAYINI ile/||/<> KAPALI DEVRE YAYINI ile/||/<> RADYO YAYINI ile/||/<> TELEVİZYON YAYINI ile/||/<> UYDU YAYINI

( Basılıp satışa çıkarılan kitap gazete vb neşriyat Radyo ve televizyon aracılığıyla halka sunulan haber müzik eğlence gibi kendi başına bir bütün oluşturan çalışmalardan her biri yapıt program neşriyat )


- YAYIN BÖLGESİ ile/||/<> COVERAGE, TELEVISION COVERAGE[İng.] ile/||/<> ZONE DE DİFFUSİON[Fr.] ile/||/<> FERNSEHVERSORGUNG, FERNSEHBERICHTERSTATTUNG[Alm.] ile/||/<> YAYIN ALANI

( TV Bir televizyon vericisinin ya da birçok vericiden oluşan bir televizyon ağının eriştiği alanın tümü )

( COVERAGE, TELEVISION COVERAGE )

( ZONE DE DIFFUSION )

( FERNSEHVERSORGUNG, FERNSEHBERICHTERSTATTUNG )


- YAYIN/NEŞRİYAT[Ar. < NEŞRİYYĀT] ile/||/<> YAYIMLANMAK/NEŞROLUNMAK[Ar. < NEŞR + Tr. OLUNMAK]


- YAYINBALIĞI ile ÇİZGİLİ YAYINBALIĞI


- YAYINDIRMA ile/ve/<> YAYINDIRICI ile/ve/<> YAYINIK ile/ve/<> YAYINTI

( Bir ışığı, pürüzlü bir yüzeyde yansıtma. İLE/VE/<> Işığın yayınmasını sağlamak için ışık kaynağı önüne konulan türlü yapıda yüzeyler. İLE/VE/<> Pürüzlü yüzeyde yansıyan ışık. İLE/VE/<> Yayılmış, dağılmış şeyler. | İçinde radyoaktif öğeler bulunan bir kaptan yapılan gaz ya da sıvı. )


- DIFFUSIONSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM/DİFÜZYON AKIMI


- EFFUSION[İng.] / EFFUSION[Fr.] / EFFUSION, AUSSTRÖMEN, AUSSTRÖMUNG, DIFFUSION, EMISSION, ERDNÜSSEN ÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM/DİFÜZYON, DIŞA AKIŞ, EFÜZYON


- DIFFUSIONSGESCHWINDIGKEIT, DIFFUSIONSRATE[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM/DİFÜZYON HIZI


- DIFFUSIONSKOEFFIZIENTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM/DİFÜZYON KATSAYISI


- DIFFUSIONSZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM/DİFÜZYON SAYISI


- DIFFUSIONSTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM/DİFÜZYON TRANSİSTÖRÜ


- DIFFUSIONSLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM/DİFÜZYON UZUNLUĞU


- DIFFUSIONSKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM SIĞASI


- EMISSIONSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM TAYFI/SPEKTRUMU


- YAYINMA ile/||/<> YAYINIM


- YAYLA ÇAYIRI ile/||/<> YAYLA ÇİÇEĞİ ile/||/<> YAYLA ÇORBASI ile/||/<> YAYLA GÜLÜ ile/||/<> YAYLA HAVASI ile/||/<> YAYLA KEBABI ile/||/<> YAYLA KEKİĞİ ile/||/<> YAYLA SALATASI ile/||/<> YAYLA YAVŞANI

( Akarsular tarafından parçalanmış yüksek ve geniş düzlük yaylak plato Denizden yüksekte olan hayvan otlatma ya da dinlenme yeri olarak kullanılmaya elverişli düzlük )


- YAYLALI, OYA (İST. 1958 - 2019) :

( TV Spikeri, Sarıyer Lisesinden mezun oldu. İş hayatına TRT İstanbul'da başladı. Uzun yıllar devam etti. Sarı Basın Kartı sahibiydi. )


- YAYLAMAK ile YAYLANMAK ile YAYLANDIRMAK ile YAYLA ile YAYLAK ile YAYLACI/LIK ile YAYLA GÜLÜ ile YAYLA HAVASI ile YAYLA KEBABI ile YAYLA KEKİĞİ ile YAYLA ÇAYIRI ile YAYLA ÇİÇEĞİ ile YAYLA YAVŞANI ile YAYLA ÇORBASI ile YAYLA SALATASI


- YAYMA/YAYILMA ile YAYGINLAŞMA


- YAYMA ile/ve/değil ALAN/INI GELİŞTİRME

( [not] TO EXTEND vs./and/but TO GET WIDE THE/IT'S FIELD )


- YAYMA ile YAYILMA


- YAYMAK ile YAYMACA ile YAYMACI/LIK


- YAZ DÖNEMİ ile/||/<> YAZ DÖNENCESİ ile/||/<> YAZ GÜNÜ ile/||/<> YAZ HELVASI ile/||/<> YAZ KIŞ ile/||/<> YAZ OKULU ile/||/<> YAZ SAATİ ile/||/<> YAZ SÖMESTİRİ ile/||/<> YAZ UYKUSU ile/||/<> YAZ YAĞMURU ile/||/<> İLKYAZ ile/||/<> PASTIRMA YAZI

( Kuzey yarım kürede 21 Haziran 23 Eylül güney yarım kürede 21 Aralık 21 Mart tarihleri arasındaki zaman dilimi ilkbaharla sonbahar arasındaki sıcak mevsim )


- YAZ/HIZIR GÜNLERİ <> KIŞ/KASIM GÜNLERİ

( 08 Kasım'da başlar, 05 Mayıs'ta biter. <> 06 Mayıs'ta başlar, 07 Kasım'da biter. )


- YAZ LASTİĞİ ile KIŞ LASTİĞİ["KAR LASTİĞİ" değil!] ile DÖRT MEVSİM LASTİĞİ

( ... İLE Fren mesafesini kısaltır. İLE ... )

( Yaz lastiklerinin üzerinde yer alan diş desenleri ve kauçuk bileşimi, aracın, yola daha iyi tutunmasına yardımcı olur. Diş desenleri, kış lastiklerine göre daha az oyuğa sahiptir ve bu sayede, kauçuk maddesinin yola daha iyi temas etmesi sağlanır. Yaz lastiklerinde maksimum yol tutuşu amaçlanmaktadır. Ölçüsel olarak karakteristik özellikleri; [lastiğin taban/yanak oranı, taban genişliği, jant çapı vb.] aracın hız kapasitesini, ıslak ve kuru yol koşullarında performansını artırıcı etki göstermektedir. İLE Kış lastikleri, düşük sıcaklıklarda yani 7 °C'nin altındaki koşullarda da rahatlıkla kullanım sağlanması için özel olarak tasarlanmıştır. Kış lastiklerinin dişlerinin kauçukları, özel hazırlanmış bir kimyasal karışım ile üretilmiştir. Lastik dişleri, lastiklerin kış hava koşullarında kar tutmasını azaltıcı özellikte yapılmıştır. En önemli özelliklerinden biri, düşük sıcaklıktaki hava koşullarında yapısal özelliğini kaybetmemesidir. İLE Dört mevsim lastikleri, ıslak ve kuru olan yol koşullarında; yaz lastiklerinden daha kötü ancak yine de iyi bir performans sergilemektedir. Hafif karlı hava koşullarında da durumun geçiştirilmesine yardımcı olmaktadır. Dört mevsim lastiklerde; orta seviyede diş derinliği ve uzun diş ömrü vardır. )


- YAZ TATİLİ ve/ne yazık ki/||/<>/> PARANIN KATİLİ


- YAZAÇ/HARF/ÜNSÜZ ile/||/<> KÖK YAZAÇ/HARF-İ ASLÎ ile/||/<> AKICI ÜNSÜZ/SELÂSET ile/||/<> AKICI ÜNSÜZ/SELÂSET ile/||/<> ÜNSÜZ/SÂKİN ile/||/<> ÜNSÜZ/SÂKİN

( Bir abeceyi oluşturan ve tek başına ya da kendiyle aynı türden öğelerle birlikte bir sesi ya da ses öbeğini göstermek için kullanılan yazı öğelerinin, çizimsel belirtkelerin her biri. İLE/||/<> Bir sözcüğün kökünde bulunan esas yazaç. İLE/||/<> Ağız yolunun kapanması ya da açılmasıyla oluşan ünsüz[re, Idm, nun]. İLE/||/<> Hareke[sesçil im] ile okunmayan yazaç/harf. | Harekesiz yazaçlar. İLE/||/<> ... )

( Zevâtûs-selâse: Üç yazaca sahip olan [ortası illetli] sözcükler.
Zevâtül-erbaa: Dört yazaca sahip olan [sonu illetli] sözcükler. )


- YAZAR/MUHARRİR[Ar. < MUḤARRİR] ile/||/<> YAZAR/MÜELLİF[Ar. < MUʾELLİF]


- YAZAR ile/ve/||/<> KALEM OYNATAN


- YAZAR ile YETKİLİLER ile YETKİ ile YETKİ VERMEK ile YETKİLİ ile YETKİLİ İMZA

( AUTHOR vs. AUTHORITIES vs. AUTHORITY vs. AUTHORIZE vs. AUTHORIZED vs. AUTHORIZED SIGNATURE )

( موجد ile مصنف ile نگارنده ile نگارگر ile مراجع ile اولياء امور ile شئون ile اولياء ile متصديان ile مجوز ile صاحب نظر ile واردبکار ile اختيار ile مسئوول ile اجازه ile امارت ile يا سندي ile حاکميت ile صولت ile نويسنده معتبر ile اختيار دادن ile تنفيذ کردن ile مجاز ile صاحب اختيار ile ماذون ile امضي مجاز )

( MOJED ile مصنف ile NEGARANDEH ile NEGARGAR ile MARAJE ile OLYA AMOR ile SHEON ile OLYA ile MOTESADYAN ile MOJOZ ile SAHEB NAZAR ile واردبکار ile AKHTYAR ile MASOOVEL ile EJAZEH ile EMART ile يا سندي ile HAKAMYT ile SOLAT ile NOYSANDEH MOTABAR ile AKHTYAR DADAN ile TANFYZE KARDAN ile MOJAZ ile SAHEB AKHTYAR ile MAZON ile EMZY MOJAZ )


- YAZBOZ ile YAZBOZ TAHTASI


- YAZGI ile/||/<> ALIN YAZISI ile/||/<> EZELÎ TAKDİR ile/||/<> KADER ÇİZGİSİ


- YAZGICILIK/CEBRİYE[Ar. < CEBRİYYE] ile/||/<> YAZGICI/FATALİST[Fr. < FATALISTE] ile/||/<> YAZGI/FATALİTE[Fr. < FATALITÉ] ile/||/<> YAZGICILIK/FATALİZM[Fr. < FATALISME] ile/||/<> YAZGI/MUKADDERAT[Ar. < MUḲADDERĀT] ile/||/<> YAZGI/TAKDİRİİLAHİ[Ar. < TAḲDĪR + İLĀHĪ]


- YAZGICILIK = CEBRİYE = FATALISM[İng.] = FATALISME[Fr.] = FATALISMUS[Alm.]


- YAZI MAKİNESİ ile/||/<> DAKTİLO MAKİNESİ


- YAZI TAHTASI ile/||/<> KARATAHTA

( karatahta )


- YAZICI, ALİ (MAÇKA/TRABZON, 1969) :

( Büyükderelidir. İlköğretimden sonra Minibüs işletmeciliği yaptı. Yerel seçimlerde ikinci kez (2014 - 2019 ve 2019 - 2024) Büyükdere Mahallesi muhtarı seçildi. Bu görevini devam ettirmektedir. )


- YAZICILARIN:
BULUNDUĞUNUZ ORTAMDA değil/yerine AYRI BİR (HAVALANDIRMALI) ODADA BULUNDURULMASI


- YAZI/YORUM/MİZAH/TA:
"ÇARPITMA" ile/değil/yerine/>< ABARTMA


- YAZIHAN ile YAZIHANE


- YAZILANLARIN ANLAŞILMASI:
OKUNDUĞU KADAR ile/ve/değil/||/<>/> DOKUNDUĞU KADAR


- YAZILI OL(A)MAYAN KURALLAR ile/ve/değil KONUŞUL(A)MAYAN KURALLAR

( Gelenek-görenek, töre gibi sözel/şifâhî[Ar.] kurallar. İLE/VE/DEĞİL Bazı/birçok özel/ayrıntı konu ve kuralları. )


- YAZILI SINAV ile/||/<> ARA SINAV ile/||/<> BÜTÜNLEME SINAVI ile/||/<> DENEME SINAVI ile/||/<> DİREKSİYON SINAVI ile/||/<> DÖNEM SONU SINAVI ile/||/<> ELEME SINAVI ile/||/<> ENGEL SINAVI ile/||/<> FİNAL SINAVI ile/||/<> MAZERET SINAVI ile/||/<> MUAFİYET SINAVI ile/||/<> SORUMLULUK SINAVI ile/||/<> TEK DERS SINAVI ile/||/<> ÜÇ DERS SINAVI ile/||/<> VİZE SINAVI ile/||/<> YARIYIL SONU SINAVI ile/||/<> YETERLİK SINAVI ile/||/<> YETERLİLİK SINAVI

( Öğrencilerin ya da bir işe girmek isteyenlerin bilgi derecesini anlamak için yapılan yoklama imtihan Direnme dayanışma güç gerektiren sonuçta bir deneyim kazandıran zor durum )


- YAZILI YOKLAMA ile/||/<> ASKERLİK YOKLAMASI ile/||/<> GÖZ YOKLAMASI ile/||/<> NABIZ YOKLAMASI

( Yoklamak işi kontrol Bir topluluğu oluşturan üyelerin belli bir zaman ve yerde bulunup bulunmadığını anlamak için yapılan sayma işlemi Okullarda öğrencilerin bilgisini anlamak için yapılan sınav Yeter sayı tespiti )


- YAZILIM DİZGESİ ile/||/<> YAZILIM PAKETİ ile/||/<> CASUS YAZILIM ile/||/<> YAZILIM SİSTEMİ ile/||/<> KÖTÜCÜL YAZILIM

( Bir bilgisayarda donanıma hayat veren ve bilgi işlemde kullanılan programlar yordamlar programlama dilleri ve belgelemelerin tümü )


- YAZILIM ile/değil YAZIM
(HATASI/DÜZELTMESİ)


- YAZILIM SİSTEMİ ile/||/<> YAZILIM DİZGESİ


- YAZILIM UZMANI ile/ve/<> YAZILIM GELİŞTİRİCİ ile/ve/<> YAZILIM KORSANI

( )

( Çoğu yazılım uzmanı ve geliştiriciler bile yazılım korsanlarının göz önünde bulundurdukları kadar yaratıcı değildir. İLE/VE/<> Çoğu yazılım uzmanı ve yazılım korsanı, geliştiricilerin eğitim ve deneyimlerine sahip değildir. İLE/VE/<> Tüm yazılım korsanları, aynı zamanda yazılım "uzmanı ve geliştiricisidir". )

( Many programmers, and even developers, are not creative enough to be considered hackers. VS./AND/<> Many programmers, and even hackers, are not educated or experienced enough to be considered developers. VS./AND/<> All hackers and developers are programmers. )

( The Difference Between a Programmer, a Hacker, and a Developer )

( PROGRAMMER vs./and/<> DEVELOPER vs./and/<> HACKER )


- YAZILIM ile YAZILIM PAKETİ ile YAZILIM DİZGESİ ile YAZILIM SİSTEMİ


- YAZILMA ile/||/<> KAYDOLMA


- YAZILMASI GEREKENLER ile/ve SÖYLENİLMESİ GEREKENLER


- YAZ(IL)MAYA GEREK/DEĞER DUYULAN (/DUYULMUŞ/DUYULACAK OLAN) ile/ve YAZ(IL)MAYA GEREK/DEĞER DUYULMAYAN (/DUYULMAMIŞ/DUYULMAYACAK OLAN)


- YAZIN ile YAZINCI/LIK ile YAZINSAL ile YAZIN ERİ ile YAZIN DİLİ ile YAZIN BİLİMİ ile YAZIN TARİHİ ile YAZIN BİLİMCİ


- YAZIN(EDEBİYAT) ve POLİTİKA |
ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
FELSEFE ve SU

( İnandırma "gücü". VE Kandırma "gücü".
İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/<
Uyandırma gücü/olanağı. VE Kaldırma gücü/olanağı. )


- YAZININ KALICILIĞI ile/ve TAŞIN KALICILIĞI


- YAZININ(YAZI-NIN) ile YAZININ(YAZIN-IN/EDEBİYATIN)


- YAZIT ile YAZIT BİLİMİ ile YAZIT BİLİMCİ


- YAPITI(KİTABI/YAZIYI), BİRİ(LERİ)NE:
"ARMAĞAN ETMEK" değil SUNMAK/İTHAF ETMEK

( Dünyaya verebileceğimiz en büyük armağan, kendi dönüşümümüzdür. )


- YAZMA ile/||/<> APOGRAF[Yun.]

( ... İLE/||/<> Bir yazarın özgün yapıtının bir kopyacı tarafından temize çekilmiş el yazması. )


- YAZMAK GEREKİRSE" değil YAZMAK GEREKİR Kİ


- YAZMAK ve/=/||/<> BİRLİĞE GETİRMEK


- YAZMAK ile/ve/||/<>/>< YAŞAMAK


- YAZMALI!


- YAZMA'NIN ÖĞELERİ/UNSURLARI

( TENKİTLİ NEŞİR KILAVUZU (Osmanlı Türkçesi Metinleri için) burayı tıklayınız... )


- YAZMANIN:
"ZORLUĞU" ile/ve/değil/<>/< "DOĞUM SANCISI"


- YBS/MANAGEMENT INFORMATION SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= YÖNETİM BİLGİ DÜZENİ


- YEAST 2 HYBRID SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= İKİLİ MAYA HİBRİDİZASYON SİSTEMİ

( Protein-Protein ve Protein-DNA etkileşimlerini açığa çıkarmak üzerine proteinlerin fiziksel etkileşimlerini kullanan moleküler biyoloji tekniğidir. Varyasyonları zamanla geliştirilse de ilk orijinal teknik Stanley Fields ve Ok-Kyu Sing tarafından 1989'da geliştirilmiştir. Sistem transkripsiyon faktörünün yukarı akış aktivasyon genine bağlanıp aşağı akış haberci genini aktive etmesini kullanır. Transkripsiyon faktörünün DNA’ya bağlanma bölgesi (DBD) yukarı akış aktivasyon sekansına bağlanır ve aktivasyon bölgesi (AD) transkripsiyonun aktivasyonundan sorumludur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- YECİBU KEZÂ[Ar.] ile YENBAGÎ KEZÂ[Ar.]


- YEDEK AKÇE ile/||/<> İHTİYAT AKÇESİ


- YEDEK KANAT:
MALZEMELERDEKİ HER TÜRLÜ ÖNEMLİ SORUNDA ile OLASI BİLİNÇ KAYBINDAN ÖNCE ile HER TÜRLÜ ÇARPIŞMADA ile YERE YAKINLIKTA(ALÇAK İRTİFADA)


- YEDEK | REZERV ile/||/<> REZERV[Fr. < RÉSERVE]

( 1 Saklanmış ya da biriktirilmiş döviz altın para gibi değerler 2 Yatağında ya da havzasında bulunduğu bilinen ancak henüz çıkarılmamış ve işlenmemiş maden cevherleri )

( RESERVE )

( RÉSERVE )


- YEDEK-KEŞAN ile/||/<> YEDEKÇİ

( Sefer ve törenlerde padişahın yedek atlarını götüren otuz gedikli )


- YEDEKLEME ile YEDEKLEME SİSTEMİ

( BACKUP vs. BACKUP SYSTEM )

( پشتيباني کردن ile سيستم پشتيبان )

( POSHTYBANY KARDAN ile SYSETAM POSHTYBAN )


- YEDEKLEMEK ile YEDEKLEŞMEK ile YEDEK/LİK ile YEDEKLİ ile YEDEKÇİ/LİK ile YEDEK AKÇE ile YEDEK ASKER ile YEDEK PARÇA ile YEDEK SUBAY/LIK ile YEDEK TEKER ile YEDEK LASTİK ile YEDEK OYUNCU/LUK ile YEDEK PARÇACI/LIK ile YEDEK BESİNLER


- YEDEMİN[Ar. < YED + EMĪN] ile/değil/yerine/=/||/<> YEDİEMİN

( Birden çok kişi arasında hukuki durumu çekişmeli olan bir malın çekişme sonuçlanıncaya kadar emanet olarak bırakıldığı kimse )


- YEDİ NEFS MERTEBESİ ve/+ BEŞ HAZRET

( * NEFS-İ SAFİYE/NACİYE//BÂKİYE
            ^
* NEFS-İ MARZİYE(/MERDİYYE)
            ^
* NEFS-İ RÂZİYE(/RÂDİYYE)
            ^
* NEFS-İ MUTMAİNNE
            ^
* NEFS-İ MÜLHİME
            ^
* NEFS-İ LEVVÂME
            ^
* NEFS-İ EMMÂRE

VE/+

* LÂHUT ÂLEMİ
* CEBERRUT ÂLEMİ
* MELEKUT ÂLEMİ
* MİSAL ÂLEMİ
* NÂSUT ÂLEMİ )


- 7 TEPE ve 7 MAHKEME/NOTER


- 7 yıl cezası almamak için SUS!!!


- YEDİ ile/||/<> ALTIDAN SONRA GELEN SAYININ ADI

( altıdan sonra gelen sayının adı Az yeddi yedi yeti jeti jeti ceti yetti Bar yidi çiti çetti Alt Kuğ Tel Tub yetti çedi sӓttӓ Türkçe ynin Yakutçada sye çevrilmesi kuraldır śiççĕ śiç śiçĕ Eski Türkçeden başlayarak kullanılır Orta Türkçede yeti biçimi geçer Eski Kıpçakçada yeti yetti yedi yeddi olarak kullanılır Clausona göre ortasındaki ünsüzün aslen ikiz olduğu anlaşılıyor yetti yeddi Türkçe iki ikki gibi Ramstedte göre JSFOu 24 1 1617 Formenlehre 66 Türkçe ye kökünden gelir Ona göre yedi ve altı aslen sayı adı olmayıp parmaklara verilen bir addır Essfinger Hartmann KSz 1 155 yediyi yetdi es ist fertig es hat gereicht olarak açıklamıştır Munkácsi KCsA 1 314 de yediyi yet kökünden getirmiştir Hartmannın açıklamasını Räsänen MTS 7778 de benimsemiştir Schmidt MSFOu 67 367 Altay dillerinde altı on arasındaki sayı adlarının farklı olduğunu dile getirmiştir )

( YEDDI[Az.]~YEDI[Tkm.]~YETI[Nog.]~JETI[Kklp.]~JETI[Kzk.]~CETI[Krg.]~YETTI[Özb.]~ÇITI[Hak.]~ÇETTI[Sag.]~ÇEDI[Tuv.]~SӒTTӒ[Yak.]~ŚIÇÇĔ[Çuv.]~ŚIÇ[Çuv.]~ŚIÇĔ[Çuv.] )


- YEDİALTMIŞBEŞLİK ile/||/<> YEDİ BELA ile/||/<> YEDİ CANLI ile/||/<> YEDİ CET ile/||/<> YEDİ DÜVEL ile/||/<> YEDİ GÖBEK ile/||/<> YEDİ GÖMLEK UZAK ile/||/<> YEDİKARDEŞ ile/||/<> YEDİ KAT EL ile/||/<> YEDİKIZKARDEŞ ile/||/<> YEDİ MAHALLE ile/||/<> YEDİTAŞ ile/||/<> YEDİ UYURLAR ile/||/<> YEDİVEREN ile/||/<> YEDİDEN YETMİŞE

( Altıdan sonra gelen sayının adı Bu sayıyı gösteren 7 ve VII rakamlarının adı Altıdan bir artık )


- YEDİCE(HAFTA):
BAŞGÜN ile/ve/||/<>/> TOZGÜN ile/ve/||/<>/> ODGÜN ile/ve/||/<>/> ORTAGÜN ile/ve/||/<>/> YEYGÜN ile/ve/||/<>/> ELGÜN ile/ve/||/<>/> ARAGÜN

( Pazartesi İLE/VE/||/<>/> Salı İLE/VE/||/<>/> Çarşamba İLE/VE/||/<>/> Perşembe İLE/VE/||/<>/> Cuma İLE/VE/||/<>/> Cumartesi İLE/VE/||/<>/> Pazar )


- YEDİĞİN "KAP" ile "BİNDİĞİN DAL"


- YEDİĞİN/DEN | İÇTİĞİN/DEN ile/ve/değil/yerine YEMEDİĞİN/DEN | İÇMEDİĞİN/DEN

( Kâr. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Yarar. )


- YEDİĞİN/İÇTİĞİN ile/ve/değil EŞİK


- YEDİLMEK ile YEDİRMEK ile YEDİRİLMEK ile YEDİREBİLMEK ile YEDİ/LİK ile YEDİZ ile YEDİLİ ile YEDİLER ile YEDİNCİ/LİK ile YEDİ CET ile YEDİ BELA ile YEDİ CANLI ile YEDİ DÜVEL ile YEDİ GÖBEK ile YEDİ KAT EL ile YEDİ MAHALLE ile YEDİNCİ SANAT ile YEDİ GÖMLEK UZAK


- YEDİRMEK ile İŞLEMEK


- YEDİŞER ile YEDİŞERLİ


- YEGÂNE ile/değil/yerine/= BİRİCİK/TEK


- YEĞEN/İM ile/ve/=/||/<> BABAMIN TORUNU


- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/<> AYIRDINDALIK, FARKINDALIK

( ... ile/ve/<> BÂZGÜŞÂ )

( PREFER vs./and/<> DISTINGUISHNESS, AWARENESS )


- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/> KARAR

( PREFER vs./and/> DECISION )


- YEĞLEME ile/ve/||/<> ARDINDA OLMAK


- YEĞLEME ile/ve/||/<> KİMLİK

( Ergenin, kimliği mi var ki, yeğlediği olsun. )


- YEĞLEMEK/TERCİH ETMEK ile/değil "GEREKLİ GÖRMEK"


- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/<> BEĞENİ

( TO PREFER vs./and/<> LIKING )


- YEĞLEME/TERCİH ve/> MUHABBET


- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/değil ÖNCELİK

( [not] TO PREFER vs./and/but PRIORITY )


- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/<>/>< TERK


- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/> TUTUM

( PREFER vs./and/> ATTITUDE )


- YEHİKKU LEHU'L-'İBÂDETE[Ar.] ile YESTEHİKKU'L-'İBÂDETE[Ar.]


- YEK[Fars. < YEK] ile/değil/yerine/=/||/<> BİR (YEKDİĞERİ, YEKDÜ, YEKNESAK, YEKPARE, YEKVÜCUT, CİHARIYEK, DÜYEK, HEPYEK, PENCÜYEK, SEYEK, ŞEŞYEK, YEKE YEK)


- YEKNESAK[Ar.]/BİTEVİYE[Ar.]/MUTTARİT[Ar.]/MONOTON[Fr. < Yun.] ile/değil/yerine/= TEKDÜZE DÜZENLİ


- YEKNESAK[Fars. < YEK + Ar. NESAḲ] ile/değil/yerine/=/||/<> TEKDÜZE


- YEKPARE[Fars. < YEK + PĀRE] ile/değil/yerine/=/||/<> YEKPARE

( bütün Tek parça olarak bütün olarak )


- YEKPÂRE[Fars.] ile/değil/yerine/= BÜTÜN

( Küçük olan, bütünü yansıtır ama bütünü içeremez. )

( The small, projects the whole; but it cannot contain the whole. )

( [not] A SINGLE PIECE but COMPLETE
COMPLETE instead of IN A SINGLE PIECE )


- YEKPARE ile HOMOJEN


- YEKTÂ ile/değil/yerine/= BİRİCİK

( TEK, EŞSİZ, BENZERSİZ )


- YEKTEN ile/değil/yerine/=/||/<> ANSIZIN | DURUP DURURKEN

( ansızın durup dururken )


- YEL/RÜZGÂR ile BURAĞAN

( .. İLE Güçlü esen yel. )


- YEL/RÜZGÂR ile FIRTINA

( WIND vs. STORM )


- YEL/RÜZGÂR ile ISKARSO

( ... İLE Yelkenleri dolduran rüzgâr. | Büyük Sahra'ya özgü bir rüzgâr. )


- YEL/RÜZGÂR ile MİSTRAL

( ... İLE Bir tür rüzgâr. )


- YEL/RÜZGÂR[Ar.] ile SAM/BÂRİH[Ar. çoğ. BEVÂRİH]

( ... İLE Çölden esen yel, samyeli. | Sıcak ve şiddetli yel. )


- YEL TÜRBİNİ ile/||/<> SU TÜRBİNİ RÜZGAR TÜRBİNİ ile/||/<> SU TÜRBİNİ

( Rüzgar hava akışı Betz limiti, su yüksek yoğunluk verimli. )

( Formül: P ∝ v³ İLE baraj )


- YEL YEPEREK ile/||/<> YELLİM YEPELEK ile/||/<> YEL YEPELEK


- YEL/RÜZGÂR YÖNLERİNDE:
POYRAZ ile AKYEL/AKÇAYEL/KEŞİŞLEME ile KABAYEL/BOZYEL/KUMKARASI/LODOS ile KARAYEL

( Kuzeydoğu. İLE Güneydoğu. | 135°'lik yön. İLE Güneybatı. İLE Kuzeybatı. )

( Kışın, kar ve soğuk getirir. İLE Uludağ'ın eski adı olan Keşiş Dağı'nın yönüne göre adlandırılmıştır. İLE Güneybatı yönlerden esen sıcak rüzgar. İLE 2-3 gün boyunca devamlı olarak kuzeybatıdan esen rüzgar. )

( |

)


- YEL ile/>< NİKÂBET

( ... İLE/>< Rüzgârın, ters yönlerden esmesi. )


- YEL/RÜZGÂR ile PAMPERO

( ... İLE Patagonya'da, şiddetli, soğuk ve hiç dinmeyen rüzgâr. )


- YEL ile ÜSTALİZE/ÜSALİZE

( ... İLE Alizelere karşıt olarak, iki yarıkürede de ekvator bölgelerinden, kutuplara doğru, 3-10 km. yükseklerde esen yel. )


- YELE SIRTI DÖNDÜKTEN SONRA BULUTLAR ...:
SAĞDAN SOLA ile/ve/||/<> SOLDAN SAĞA ile/ve/||/<> ÖNDEN ARKAYA YA DA ARKADAN ÖNE (İSE)

( İyiye gidecektir. @@ Kötüye gidecektir. @@ Bulunulan koşulların devam edeceğini gösterir. )


- YELEK ile CAMADAN[< Fars.]

( ... İLE Çapraz düğmeli, işlemeli, bir tür kısa yelek. | Dört köşe yelkenleri, boğarak, yüzeylerini küçültme. )


- YELEK ile/değil FERMENE[İt. < PARAMANO]

( ... İLE/DEĞİL Türlü nakışlarla işlemeli, önü kavuşmayan, yeleğe benzeyen bir giysi. )


- YELEK ile/||/<> KADIN GİYSİSİ. (ÇAMYOLU *ALANYA -ANTALYA)

( Kadın giysisi Çamyolu Alanya Antalya )


- YELELENMEK ile YEL ile YELE ile YELELİ ile YEL YEPELEK ile YEL YEPEREK ile YELELİ KURT ile YEL DEĞİRMENİ


- Yeli/rüzgârı DİNLE!!!


- YELKEN KULAKLI ile/||/<> YELKEN KULAK


- YELKEN ile/ve/||/<> KAVANÇO[İt. < CANGIA]

( ... İLE Yelkeni bir bordadan öbür bordaya geçirme. | Değiştirme, aynı türden bir şeyin yerine bir başkasını koyma. | Bir işi başka birine yükleme, başına sarma. )


- YELKENCİ, CEYHUN (TRABZON, 1983) :

( Sarıyer altyapısından yetişti. Beş sezon (2000 - 2005) tescilli kaldığı Sarıyer'de 65 lig, 3 kupa maçı olmak üzere 68 resmi ve 33 özel maçla birlikte toplam olarak 101 maçta forma giydi. Lig maçlarında 3, kupa maçında 2 ve özel maçlarda 3 olmak üzere takımına 8 gol kazandırdı. Türk Telekom takımına transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )


- YELKENCİ ile/ve/değil/||/<>/< DENİZCİ

( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Ya dalan, ya iyi ve uzun yüzebilen, ya kürek çeken ya da üçünü birden yapabilen. )


- YELKENLEMEK ile YELKEN ile YELKENCİ/LİK ile YELKENLİ ile YELKEN BEZİ ile YELKEN KULAK ile YELKEN BALIĞI ile YELKEN GEMİSİ ile YELKEN İĞNESİ ile YELKEN YARIŞI ile YELKENLİ GEMİ ile YELKEN GÖNDERİ ile YELKEN KULAKLI


- YELKENLİ ile/ve/<> ISKUNA

( ... İLE/VE/<> İki direkli, yelkenli gemi. )


- YELKENLİDE:
ORSA ALABANDA ve/||/<> EĞLENME


- YELLİ ile YELLİM YELALİM ile YELLİM YEPELEK


- YELPAZE | SPEKTRUM ile/||/<> SPEKTRUM[İng. < SPECTRUM]

( SPECTRUM )

( SPECTRE )

( SPEKTRUM )


- YELPAZE ile/||/<> ...

( sallandığında küçük bir hava akımı yapan ve özellikle yüzü serinletmeye yarayan küçük katlanabilir taşınabilir araç Yerel ağızlarda yelpeze yelpize olarak geçer Eski kaynaklarda da yelpeze ve yelpize biçimleri kullanılır Az yelpazǝ Tietzeye göre WZKM 5960 200 Farsça bādbezan a sort of fan sözünden gelir Farsça bādbezan biçimindeki bād Türkçede yele çevrilmiş bu yolla Farsça bādbezan Türkçede yelpaze biçimini almıştır Buna göre Farsça bâdbezan biçiminin sonundaki nnin Türkçede düştüğü anlaşılıyor Ancak Tietzenin n üzerinde durmadığı göze çarpıyor Bu sesin Türkçede düşmesi açıklanması gereken bir sorundur Farsçada bādbezan yanında bādwēz badwēzan biçimleri de geçer Ancak bu biçimlerin de Türkçe yelpazeyi ses yönünden karşılayamadığı açıktır Türkçede yelpazeye badzen badzene bādzan bādzana a fan adları da verilirdi Räsänen V 55a Bu adlar Tietzenin gözünden kaçmıştır Türkçe badzen biçiminde Farsça bādzanın sonundaki n olduğu gibi kalmıştır Räsänen V 195b de Türkçe yelpazeyi yel bādzan olarak açıklamakla yetinmiş n üzerinde özel olarak durmamıştır ÊSTJaya göre 1989 183 Türkçe yelpaze büyük bir olasılıkla Farsça بادبزن biçimi ile Türkçe yelpi kökünün karışması contamination sonunda ortaya çıkmış bir biçimdir Steingass بادبيزن bādbezan a sort of fan biçimini vermiştir ÊSTJanın bu yolda Räsänenin etimolojisini benimsediğine tanık oluyoruz Clauson ED 920a Türkçe Osmanlıca yelpazeyi yélpi kökünün türevleri arasında çok bozuk bir biçim olarak vermiştir ÊSTJa Clausonun görüşü üzerinde durmamıştır Eski ve yeni diyalektlerde yelpi yelbi yelbe yilbe çelbe Wind machen fӓcheln olarak geçer Räsänen V 196b ÊSTJa 1989 182183 Azeri alanında yelpik yelpaze serinlik vermek ya da ocağı tutuşturmak için kullanılan alet olarak geçer Bu kökün güç giç ekiyle yapılmış birtakım türevleri diyalektlerde yelpaze olarak kullanılır yelpigiç YUyg yelpügüç vb Baraba Tatarları yelpazeye yilbezek adını verirler Türkmenler yelpaze olarak yelpevāç adını kullandıkları gibi balık yüzgecine de yelpezek adını verirler Brockelmanna göre OGM 107 eski kaynaklarda geçen yelpise Wedel biçimi se ekiyle türetilmiştir Bu örnekler karşısında Türkçe yelpazenin Farsçadan geldiği yolundaki görüşün düşündürücü bir sav olarak kaldığı açıklık kazanıyor Türkçeden komşu dillere de geçmiştir elpezè Srp lèpeza BER l 493 Skok EtRj 2 289 )

( BĀD-ZAN )