Bugün[06 Temmuz 2026]
itibarı ile 46.828 başlık/FaRk ile birlikte,
46.828 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(181/189)


- YALVARIŞ ile YALVARIŞLI ile YALVARIŞ YAKARIŞ


- YALVARMAK ile MERHAMET DİLEMEK ile YALVARIYOR

( BEG vs. BEG FOR MERCY vs. BEGGING )

( التماس کن ile التماس کردن ile استدعا کردن ile تضرع کردن ile دست دراز کردن ile امان خواستن ile دريوزه ile تضرع ile استعاثه ile طلب ile گدايي ile التماس ile متکدي ile باالتماس خواستن ile متمني )

( ELTMAS KON ile ELTMAS KARDAN ile ESTEDAA KARDAN ile TAZARE KARDAN ile DAST DARAZ KARDAN ile EMAN KHASTAN ile DARYVAZEH ile TAZARE ile استعاثه ile TALAB ile GODAYY ile ELTMAS ile متکدي ile BAELTMAS KHASTAN ile متمني )


- YAMAÇ KANADI/PARAŞÜDÜ ile/||/<> TANDEM KANAT ile/||/<> MOTORLU KANAT


- YAMAK = ELULAĞI

( Bir işte, yardımcı olarak çalışan erkek. | Yeniçeri ocağında, topçu ve humbaracı gibi askeri kuruluşlarda, aday olarak bulunan kişi. | Birinin etkisinde kalarak, onun sözünden hiç çıkmayan kişi. )


- YAMAK/LIK ile YAMAMAK ile YAMALMAK ile YAMANMAK ile YAMATMAK ile YAMALAMAK ile YAMALANMAK ile YAMANABİLMEK ile YAMAYABİLMEK ile YAMAN ile YAMAÇ ile YAMACI/LIK ile YAMALI ile YAMALIK ile YAMALI BOHÇA ile YAMAÇ PARAŞÜTÜ


- YAMAMAK ile/ve/||/<> BOCA ETMEK


- YAMÇI ile YAMÇILI ile YAMÇISIZ


- YAMPALA ile YAMPİRİ

( Birinin, yeni bir durum karşısında ne yapacağını kestiremeyerek şaşkınlık geçirdiğini teklifsiz ve alaylık olarak anlatan, "yampala zeydün" deyiminde geçer. İLE Eğri büğrü, yan yan ve çarpık bir biçimde. )


- YAMUK ile/değil/yerine/>< DÜZGÜN OLMAYAN


- YAN HAKEM ile/||/<> JUDGE[İng.] ile/||/<> ASSESSEUR[Fr.] ile/||/<> YAN YARGICI

( Kılıçoyunu yarışmalarında başyargıcıya yardımcı olan dört yargıcıdan her biri )

( JUDGE )

( ASSESSEUR )


- YAN MASAMDA ile YANMASAM DA


- YAN SANAYİ(") ile/ve/||/<> DOLAYLI NEDENLER/SONUÇLAR


- SIDE REACTION[İng.] / NEBEN REAKTION, SEITEN REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= YAN TEPKİME


- SIDE PRODUCT, BY-PRODUCT[İng.] / SOUS-PRODUIT[Fr.] / NEBENPRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAN ÜRÜN


- YAN YANA YÜRÜYEMİYORSAK ile/||/<>/> ÜSTÜNE ÜSTÜNE YÜRÜMEK


- YAN YANA/LIK | ARD ARDA/LIK ile/ve/||/<>/> BİRARADA/LIK


- SIDE CHAIN ISOMERY[İng.] ile/değil/yerine/= YAN ZİNCİR İZOMERİSİ


- YAN ile/değil/yerine/=/||/<> İKİNCİL | TAÇ

( yan atışı yan bakış yan cümle yan çizgisi yan dal yan direk yan etki yan flüt yan hakem yan kabağı yan kâğıdı yan katman dili yankesici yan keski yan ödeme yan pas yan rol yan sanayi yan soy yan tesir yantutmaz yan tümce yan ürün yan yan yan yana yan yargıcı yan yol yan yüzergiller yanı başı yanıkara bir yana bir yanda bir yandan öte yandan alt yanı Bir şeyin ön arka alt ve üst dışında kalan bölümü yamaç kenar profil Sağ ve solun ortak adı Bir kimseye yakın olan yer Birlikte beraberinde veya üstünde olma Ön veya arka kabul edilen yere göre sağ veya solda bulunan İkinci derece olan ikincil Bir tarafa yönelerek İstekleri karşıt olan iki kişiden veya topluluktan biri Savaş düzenindeki ordunun iki kanadından her biri Bir denklemde işaretiyle ayrılmış olan iki anlatımdan her biri taç II )


- YANAK ile YANAKLI ile YANAK YANAĞA


- YANAL ÇİZGİ[İng. LATERAL LINE] ile/||/<> YANALLAŞMA[İng. LATERALIZATION]

( Balıklarda ve kuyruklu sürüngenlerde vücudun yan tarafında çukurlar ya da kanallar biçiminde görülen bir duyu gözeleri sistemidir. Bu organlar muhtemelen avlanan balıkların ve gruplarının sudaki hareketlerinden oluşan, alçak frekanslı titreşimleri algılarlar.Aşağıdaki görselde bir köpek balığına ait yanal çizgi duyu organı görülmektedir. @@ Beynin iki yarım küresinin (hemisfer) birbirinden farklı işlevleri gerçekleştirmek amacıyla özelleşmesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- YANARDAĞ ile YANARDAĞ AĞZI ile YANARDAĞ BİLİMİ ile YANARDAĞ BİLİMCİ ile YANARDAĞ BÖLGESİ ile YANARDAĞ PATLAMASI ile YANARDAĞ PÜSKÜRMESİ


- YANARDAĞLARDA:
GAZ ile/ve/<> FÜMEROL[Fr.]

( ... İLE/VE/<> Etkin olmayan dönemlerde, yanardağların ağzından yayılan gaz. )


- YANAŞIK/LIK ile YANAŞIK DÜZEN ile YANAŞIK NİZAM


- YANAŞMA" ile/||/<> "BESLEME"


- YANAŞMA / FOSİLLEŞME değil/yerine/>< BİLMEK / ÇÖZÜMLEMEK / YÜZLEŞMEK


- YANAŞMAK ile İLİŞMEK


- YANAŞMAK ile/ve/değil/||/<> YAKLAŞMAK


- YANAVENKO, EVGUANİ (KAZAKİSTAN, 1962) :

( Rusya'nın Duinyaper kulübünden transfer edildi ve iki sezon (1003 - 1995) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 34 lig, 5 kupa maçı olmak üzere 39 resmi ve ayrıca 20 özel maçla birlikte toplam olarak 59 maçta Sarıyer forması giydi. Sakatlığı nedeniyle ülkesine döndü. )


- YANAY ile YANAY DOĞRUSU ile YANAY DÜZLEMİ


- YANCIK ile/||/<> ATLARIN SIRTINA GEÇİRİLEN ZIRHLI ÖRTÜ

( Atların sırtına geçirilen zırhlı örtü )


- YANGILANMAK ile YANGI ile YANGIN ile YANGILI ile YANGINCI/LIK ile YANGISIZ ile YANGIN TOPU ile YANGIN YERİ ile YANGIN KULESİ ile YANGIN ÇIKIŞI ile YANGIN BOMBASI ile YANGIN HORTUMU ile YANGIN MUSLUĞU ile YANGIN MERDİVENİ ile YANGIN SİGORTASI ile YANGIN SÖNDÜRÜCÜ ile YANGIN TULUMBASI


- YANGIN ile/ve/değil/||/<> DENETİMLİ/KONTROLLÜ YANGIN

( )


- YANGIN ile ÖRTÜ YANGINI


- YANGIN ile/ne yazık ki/||/<> PATLICAN YANGINI


- YANGININ/İLTİHABIN:
ÇOĞU ile/ve/||/<> AZI

( Yaşlandırır. İLE/VE/||/<> Kanser (olasılığını) artırır. )

( )


- YANİ ÖRNEĞİN" değil YANİ ya da ÖRNEĞİN


- YANİ ile/ve SONUÇTA


- YANICI ile İLTİHAPLANMA ile ALEVLENDİRMEK ile İLTİHAPLI ile YANICILIK ile YANICI ile İLTİHAP ile İLTİHAPLI

( INFLAMABLE vs. INFLAMATION vs. INFLAME vs. INFLAMED vs. INFLAMMABILITY vs. INFLAMMABLE vs. INFLAMMATION vs. INFLAMMATORY )

( محترقه ile محترق ile بادکردگي ile ملتهب کردن ile بادکردن ile بر افروختن ile ملتهب ile مشتعل ile ورمکرده ile قابليت اشتعال ile آتشگيري ile التهاب پذير ile شعله ور ile آتشگير ile سام ile آماس ile التهاب ile ورم ile اشتعال ile باد کرده ile ورمي ile آماسي ile التهابي ile پرالتهاب ile اشتعالي ile فساد آميز ile فتنه انگيز ile آتش افروز ile آتش افروزي )

( محترقه ile MOHTARGH ile BADKARDEGY ile MOLTEHAB KARDAN ile BADKARDAN ile BAR AFROKHTAN ile MOLTEHAB ile MOSHTEL ile ورمکرده ile GHABELYT ESHTAAL ile آتشگيري ile ELTEHAB PAZYR ile SHOLEH VAR ile آتشگير ile SAM ile AMAS ile ELTEHAB ile VARAM ile ESHTAAL ile BAD KARDEH ile ورمي ile AMASY ile ELTEHABY ile PROLTEHAB ile ESHTAALY ile FESAD AMYZ ile FATNEH ENGYZ ile ATASH AFRUZ ile ATASH AFRUZY )


- KABİLİ İHTİRAK[Osm.] / COMBUSTIBLE, FLAMMABLE[İng.] / COMBUSTIBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= YANICI


- YANILGI ile/ve/<> YANILTI

( Yanılma durumu, yanlış davranış. | Bir sanatla, bir bilimle ilgili kuralların gereği gibi uygulanmayışından doğan sonuç. | Yanlışı doğru ya da doğruyu yanlış sanma. İLE/VE/<> Sonucu bakımından çok önemli olmayan yanlışlık. )


- YANILMA ile EKSEN KAYMASI


- YANILMA = HATA = ERROR[İng., Lat., İsp.] = ERREUR[Fr.] = IRRTUM[Alm.]


- YANILMA ile/ve/||/<> YAMULMA


- YANILMA ile/ve/değil/||/<> YANILSAMA


- YANILMA ile/ve/<>/>/< YARILMA


- YANILMAZLIK ile HATASIZ

( INERRANCY vs. INERRANT )

( بي غلطي ile بي لغزشي ile بي لغزش )

( BEY GHALTY ile BEY LAGHZESHY ile BEY LAGHZESH )


- YANILMAZ/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YETERLİ/LİK


- YANILSAMA(İLÜZYON) ile/değil ZİHİNSEL(MENTAL)

( Yapılacak işlem/eylem, önceden söylenmez. İLE/DEĞİL Zihin/düşünce gücüyle gerçekleştirilecek olan, önceden söylenir/belirtilir. )


- YANILSAMA/İLÜZYON ile/ve/değil/||/<> HOLOGRAM


- YANILSAMADA/YANILTMADA:
"YERDEN KALDIRMA" ile/ve/||/<> "GÖRÜNÜŞTEN KALDIRMA" ile/ve/||/<> "ÜRETİM" ile/ve/||/<> "AKTARIM" ile/ve/||/<> "YER DEĞİŞTİRME" ile/ve/||/<> "İÇİNE GEÇİRME" ile/ve/||/<> "YENİDEN OLUŞTURMA" ile/ve/||/<> "KAÇIRMA/ÇIKARMA" ile/ve/||/<> "UZTAŞIMA" ile/ve/||/<> "ÖNGÖRÜ"

(

)

( LEVITATION vs./and/||/<> VANISH vs./and/||/<> PRODUCTION vs./and/||/<> TRANSFORMATION vs./and/||/<> TRANSPOSITION vs./and/||/<> PENETRATION vs./and/||/<> RESTORATION vs./and/||/<> ESCAPE vs./and/||/<> TELEPORTATION vs./and/||/<> PREDICTION )


- YANILTI ile YANILTICI/LIK


- YANILTICI ile YANILGI

( FALLACIOUS vs. FALLACY )

( سفسطه آميز ile سفسطه ile استدلال غلط )

( SAFSETEH AMYZ ile SAFSETEH ile ESTEDELAL GHALT )


- YANINDA OLABİLEN ile/ve/değil/||/<>/> YARIN'DA OLABİLEN


- YANINDA OLMAK İSTİYORUM ile YANIMDA OLMANI İSTİYORUM ile YANYANA OLMAK İSTİYORUM


- YANINDA ile AYRICA

( BESIDE vs. BESIDES )

( ازطرف ديگر ile دريک طرف ile باضافه ile ازپهلو ile بعلاوه ile سواي ile بجز اينکه ile ازاينگذشته ile گذشتهاز ile گذشتهازاين ile وانگهي )

( AZTARF DYGAR ile DARYK TARF ile BAZAFEH ile AZPPELO ile BALAVEH ile SAVAY ile BEJAZ AYNAKEH ile AZAYNAGZASHTEH ile GOZASHTEHAZ ile GOZASHTEHAZAYNE ile VANGEHY )


- YANINDA ile İKİNCİL

( BESIDE vs. PRIORITY )


- YANINDA ile/ve/<>/< YAKININDA


- ... YANINDA ... ile/değil ... YANI SIRA ...


- Yanisiz KONUŞ!!!


- YANITLAMAK ile YANITLANMAK ile YANITLANDIRMAK ile YANITLAYABİLMEK ile YANIT ile YANITLI ile YANITSIZ/LIK ile YANIT HAKKI


- YANITLARI DİKKATE ALMAK ile/ve/değil/yerine SORULARI DİKKATE ALMAK


- YANKI ODASI" ile/ve/||/<>/> "KÖRLER VE SAĞIRLAR, BİRBİRİNİ AĞIRLAR"


- YANKI ile YANKI KONTROLÜ ile YANKI SİRENİ ile YANKILI ile YANKILANAN

( ECHO vs. ECHO CHECK vs. ECHO SOUNDER vs. ECHOIC vs. ECHOING )

( طنين ile پژواک ile طنين انداختن ile بکمک طنين ile ژرفاياب صوتي ile پژواکي ile انعکاسي ile طنين انداز )

( TANYNE ile PAJVAK ile TANYNE ANDAKHTAN ile BOKMAK TANYNE ile ZHERFAYAB SOTY ile پژواکي ile ENEKASY ile TANYNE ANDAZ )


- YANKICA ile YANSICA

( Başka birinin kullandığı söz ya da tümceleri, anlamsız olarak yankı gibi yineleme. İLE Başkasının yaptığı devim ve davranışları, anlamsız olarak yineleme. )

( EKOLALİ[EKHO: Yankı. | LALEIN: Ses çıkarmak.] ile EKOPRAKSİ[EKHO: Yankı, yansı. | PRAKSIS: Eylem.] )


- YANKILAMA | EKOLALİ[Fr. < ÉCHOLALIE] ile/||/<> ...

( ÉCHOLALIE )


- YANKILAMAK ile YANKILANMAK ile YANKILATMAK ile YANKI ile YANKICA ile YANKILI ile YANKISIZ ile YANKI BİLİMİ ile YANKILI KONUŞMA


- YANKI(LANMA) ile YANSI(MA)

( TÛF ile ... )


- YANKILI KONUŞMA/EKOLALİ[Fr. < ÉCHOLALIE] ile/||/<> YANSICA/EKOPRAKSİ[Fr. < ÉCHOPRAXIE]


- YANLAMAK ile/değil/yerine/>< ANLAMAK


- YANLARIM AĞRIYOR ile AĞRIYAN YERLERİM YANIYOR


- YANLIŞ ANLAMAK ile/ve/<> ÇARPITMAK


- YANLIŞ ANLAMAK ile/değil YANLIŞ ANLAMLANDIRMAK

( Dünya, çeşitliliği içinde zengindir, fakat sizin yabancılık ve korku duymanız yanlış anlama yüzündendir. )

( [not] TO UNDERSTAND WRONGLY vs./but WRONG MEANING
The world is rich in diversity, but your feeling strange and frightened is due to misapprehension. )


- YANLIŞ ANLAMAZSAN" ile/||/<> "ÖZEL DEĞİLSE"


- YANLIŞ ANLAMIŞ OLMAK ile/değil ÜMİT ETMEK

( "Beni yanlış anlamışsın!" sözünün/durumlarının nedenleri daha çok ümit etmekten kaynaklanmaktadır! )


- YANLIŞ ANLAŞMA OLMUŞ/OLDU değil YANLIŞ ANLAŞILMA OLMUŞ/OLDU

( İsteşlik oluşturacak kadar aynı anda yanlış anlama söz konusu olamayacağından ve düşünceyi/durumu karşılayan sözcük/ek/kavram var ise, onu kullanmakla yükümlü olduğumuzu anımsayarak... )


- YANLIŞ ANLAŞMA değil YANLIŞ ANLAMA/ANLAŞILMA


- YANLIŞ ANLATIM ile/değil KARŞILIK BULMAMA


- YANLIŞ ANLATIM ile/değil YETERSİZ ANLATIM


- YANLIŞ DÜŞÜNMEK ile/değil FARKLI DÜŞÜNMEK

( [not] "THINKING WRONG" vs./but THINKING DIFFERENT )


- YANLIŞ KİŞİ/LER:
ZAMAN KAYBI değil
DOĞRU KİŞİLERİ BULMA NEDENİ


- YANLIŞ/KÖTÜ/AŞIRI/ABARTILI KULLANILANLAR:
"SIKINTI YOK!" ve/<> "AYNEN" ve/<> "KESİNLİKLE" ve/<>
"HAYIRLISI" ve/<> "KISMET" ve/<> "TABİİ Kİ DE" ve/<>
"YAPILACAK BİR ŞEY YOK" ve/<> "BENCE DE"

( )

( )


- [ne yazık ki]
YANLIŞ OLANDAN, DOĞRUYU AYIRAMAMAK/AYIRAMAYAN ile/ve/<>
DOĞRU OLANDAN, YANLIŞI AYIRAMAMAK/AYIRAMAYAN


- YANLIŞ TANIMLAMA YOLUYLA HATA YAPMAYA BAĞIŞIKLIK'TA:
EYLEYENLİK DÜŞÜNCESİ ile/ve/||/<> SAHİPLİK DÜŞÜNCESİ ile/ve/||/<> TEKİLLİK DÜŞÜNCESİ ile/ve/||/<> ÖZELLİK DÜŞÜNCESİ


- YANLIŞ YERDE/ZAMANDA/KOŞULLARDA:
KALMAK değil/yerine KALKMAK


- YANLIŞ ile/değil BAĞLAMINDAN KOPUK OLAN


- YANLIŞ ile/değil/yerine BEYHÛDE

( [not] WRONG vs./but VAIN/FUTILE
VAIN/FUTILE instead of WRONG )


- YANLIŞ ile/ve/değil OLMAMIŞ


- YANLIŞ ile YANILGI

( Bizi yanıltan, kendi imgelememizdir. )

( MISTAKE vs. DEFICIT
It is your own imagination that misleads you. )


- YANLIŞA GİTMEMEK ve DOĞRUYA YÖNELMEK


- YANLIŞI/HATAYI:
"KENDİNE İTİRAF ETMEK" değil ÖZELEŞTİRİ


- YANLIŞI/HATAYI:
"KENDİNE İTİRAF ETMEK" değil KABUL ETMEK


- YANLIŞI SAVUNACAK KADAR BİLGİSİZ/LİK ile/ve/||/<> DOĞRUYU İNKÂR EDECEK KADAR NANKÖR/LÜK


- YANLIŞ/I YAPMAYACAK KADAR/ŞEKİLDE BİLMEK ile/ve ANLATABİLECEK/AKTARABİLECEK KADAR/ŞEKİLDE BİLMEK

( HAVING KNOW-HOW TO NOT TO DO WRONG vs./and TO KNOW ABOUT/WAY TO EXPRESS/TRANSMIT )


- YANLIŞIN/HATANIN/SUÇUN:
SAHİBİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NEDENİ


- YANLIŞLANABİLİRLİK ile/ve/>/değil/yerine DAHA DA İYİ BİR ARAŞTIRMA/ÇALIŞMA


- Yanlışa SUS!!!


- Yanlışı DİNLE!!!


- COMBUSTION ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= YANMA ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ


- HARÂRET-İ İHTİRÂK[Osm.] / HEAT OF COMBUSTION[İng.] / CHALEUR D'INCENDIE[Fr.] / BRENNENDE-HITZE[Alm.] ile/değil/yerine/= YANMA ISISI


- COMBUSTION BOAT[İng.] / GODET A FUSION, NACELLE A FUSION, GODETAFUSION[Fr.] / EINSETZER, GLÜHSCHIFFCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YANMA/YAKMA KAYIKÇIĞI


- YANMA/ATEŞ İÇİN:
ENERJİ ve/||/<> YAKIT ve/||/<> OKSİJEN

( )


- YANMAK ile ÇOK İSTEMEK


- YANMAK ile/ve/||/değil/yerine/>< UYANMAK


- YANSI | YANKI | EVİRTİM | EVİRME/AKİS[Ar. < ʿAKS] ile/||/<> YANSIMA | YANKILANMA/AKSETME ile/||/<> YANKI BİLİMİ | YANKILANIM/AKUSTİK[Fr. < ACOUSTIQUE] ile/||/<> YANSIYABİLMEK | YANKILANABİLMEK/AKSEDEBİLMEK[Ar. < ʿAKS + Tr. EDEBİLMEK] ile/||/<> YANSIYABİLME | YANKILANABİLME/AKSEDEBİLME ile/||/<> YANSIYIŞ | YANKILANIŞ/AKSEDİŞ ile/||/<> YANSITABİLMEK | YANKILATABİLMEK/AKSETTİREBİLMEK[Ar. < ʿAKS + Tr. ETTİREBİLMEK] ile/||/<> YANSITABİLME | YANKILATABİLME/AKSETTİREBİLME ile/||/<> YANSITILMAK | YANKILATILMAK/AKSETTİRİLMEK[Ar. < ʿAKS + Tr. ETTİRİLMEK] ile/||/<> YANSITILMA | YANKILATILMA/AKSETTİRİLME ile/||/<> YANSITILIŞ | YANKILATILIŞ/AKSETTİRİLİŞ ile/||/<> YANSITIŞ | YANKILATIŞ/AKSETTİRİŞ

( aksetmek aksettirmek aksiseda aksülamel yansı yankı evirtim evirme )


- REFLECTION PLANE[İng.] / PLAN DE RÉFLEXION[Fr.] ile/değil/yerine/= YANSIMA DÜZLEMİ


- REFLECTION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE RÉFLEXION[Fr.] / REFLEXIONSFAKTOR, REFLEXIONSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA ETMENİ/ÇARPANI/KATSAYISI/FAKTÖRÜ


- REFLECTION LOSS[İng.] / PERTE PAR RÉFLEXION[Fr.] / REFLEXIONSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA KAYBI


- KAVÂNÎN-İ İNİKÂS[Osm.] / REFLECTION LAWS[İng.] / LOIS DE LA RÉFLEXION[Fr.] / REFLEXIONSGESETZE[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA YASALARI


- REFLECTION DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE RÉFLEXION[Fr.] / REFLEXIONSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA YOĞUNLUĞU


- REFLEXIONSFLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA YÜZEYİ


- YANSIMA ve/||/<> ANIMSAMA


- YANSIMA ile/ve/||/<> BAKIŞIM/SİMETRİ


- YANSIMA ile/ve DERİNLİK

( REFLECTION vs./and DEPTH )


- YANSIMA ile/ve GÖSTERGE

( REFLECTION vs./and SIGN )


- İNİKÂS[Osm.] / REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION[Fr.] / REFLECTION, REFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA


- YANSIMA ile/ve KARŞILIK BULMA

( REFLECTION vs./and CORRESPONDENCE )


- YANSIMA ile/||/<> KIRILMA

( Yansıma geri dönüş İLE kırılma ortam değişiminde yön değişimidir )

( Formül: θi=θr İLE n₁sinθ₁=n₂sinθ₂ )


- YANSIMA ile/ve "SIRITMA"


- YANSIMA ile/değil UZANTI

( [not] REFLECTION vs./but EXTENSION )


- YANSIMA ile/ve/||/<>/> YANILSAMA


- YANSIMA ile YANSIMALI ile YANSIMASIZ


- YANSIMAK ile YANSITMAK ile YANSILAMAK ile YANSILANMAK ile YANSITILMAK ile YANSITABİLMEK ile YANSIYABİLMEK ile YANSILAYABİLMEK ile YANSIZLAŞTIRMAK ile YANSI ile YANSIZ/LIK ile YANSICA


- YANSITICI/LIK ile/ve/<> İLETKEN/LİK


- REFLECTION GRATING[İng.] ile/değil/yerine/= YANSITMALI OPTİK AĞ


- NEUTRAL CURRENT INTERACTION[İng.] ile/değil/yerine/= YANSIZ AKIM ETKİLEŞMESİ


- NEUTRAL CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= YANSIZ AKIM


- NEUTRAL ATOM[İng.] ile/değil/yerine/= YANSIZ ATOM


- NEUTRAL WAVE[İng.] / ONDE NEUTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= YANSIZ DALGA


- NEUTRAL EQUILIBRIUM[İng.] ile/değil/yerine/= YANSIZ DENGE


- NEUTRAL MOLECULE[İng.] / MOLÉCULE NEUTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= YANSIZ MOLEKÜL


- NEUTRAL PARTICLE[İng.] / PARTICULE NEUTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= YANSIZ PARÇACIK


- NEUTRAL TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE NEUTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= YANSIZ SICAKLIK


- NEUTRAL FILTER[İng.] ile/değil/yerine/= YANSIZ SÜZGEÇ


- Yanyana KONUŞ!!!


- YANYANA ile/ve/<> KARŞILIKLI


- YAN YANA/LIK ile/ve ART ARDA/ARDIŞIK/LIK/MÜTERÂDİF[Ar. < RİDF]

( Uzay/mekân. İLE/VE Zaman. )

( SIDE BY SIDE vs./and ONE AFTER ANOTHER )


- YAN YANALIK ile/ve DIŞTALIK

( (TO BE) SIDE BY SIDE vs./and (TO BE) OUTER )


- YAP!:
(")KİŞİLERİN(") "YAPTIĞINI"
değil/yerine
KİŞİNİN(/KENDİ) YAPABİLECEĞİNİ


- YAP! | YAPSANA ile/değil/yerine YAPAR MISIN / YAPIYORUZ


- YAPABİLMEK ile YAPADURMAK ile YAPAYLAŞMAK ile YAPAYLAŞTIRMAK ile YAPAK ile YAPAY/LIK ile YAPAKÇI/LIK ile YAPARLU ile YAPAY DİL ile YAPAK YAĞI ile YAPAY İPEK ile YAPAY KALP ile YAPAY BÖBREK ile YAPAY DÖLLEME ile YAPAY SOLUNUM ile YAPAY DÖLLENME


- YAPACAK/YAPILACAK BİR ŞEY YOK değil YAPILACAK (PEK) FAZLA BİR ŞEY YOK


- YAPACAK ÇOK İŞ/İM VAR değil YAPILACAK ÇOK İŞ/İM VAR


- YAPALAK ile/||/<> BİR TÜR BAYKUŞ

( bir tür baykuş Yerel ağızlarda kör yapalak olarak da geçer Az yapalag yabalak baykuş Tatarcada cabalak biçimi de kullanılır japalak Tar yapalak çaba kulak çabaŋ kulak OT yabakulak Eski Kıpçakçada yabalak yablak olarak geçer yapak yün kulak Türkçeden Moğolcaya geçtiği gibi Ramstedt KSz 16 68 Farsçaya da geçmiştir Doerfer TMEN 1774 )


- YAPALIM/YAZALIM DA...:
"SONRA UNUTURUZ" değil ANIMSA(YA)MAYABİLİRİZ


- YAPALIM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAPABİLELİM (HEM OLANAK, HEM DE OLASILIK OLARAK)


- YAPAMAM değil/yerine/>< YAPABİLİRİM

( )

( [not] I CAN'T DO IT but/>< I CAN DO IT
I CAN DO IT instead of I CAN'T DO IT )


- YAPAMAM ile YAPMAMALIYIM


- YAPAMAMAK ile KAVUN ile EĞİMLİ ile DÖRTNAL

( CANT vs. CANTALOUPE vs. CANTED vs. CANTER )

( زبان ويژه ile طالبي ile گرمک ile يک ورشده ile اريبي ile سلانه سلانه )

( ZABAN VEYZHEH ile TALEBY ile GARMAK ile YK VARSHODEH ile اريبي ile SALANEH SALANEH )


- YAPAMAN" değil YAPAMAZSIN


- YAPAMAYACAĞI(M/N) ŞEY YOK/TUR ile/ve/değil/||/<>/< BAŞARAMAYACAĞI(M/N) ŞEY YOK/TUR


- YAPAMAZSIN ile/değil/yerine YAPMAMALISIN


- Yaparak KONUŞ!!!


- YAPARAKTAN/EDEREKTEN değil YAPARAK/EDEREK


- YAPARIM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAPAYIM


- ... YAPARSAM, ... ile/değil ... YAPINCA, ...


- YAPAY SEÇİLİM ile/||/<> CİNSEL SEÇİLİM

( Yapay seçilim insan yönlendirmeli İLE cinsel seçilim eş seçimi )

( Formül: Islah (yapay) İLE sekonder cinsel karakterler (cinsel) )


- YAPAY | YAPMACIK, SAHİCİ KARŞITI/YAPMA ile/||/<> UYDURMA | YAPMACIK/SAHTE[Fars. < SĀḪTE]

( yapma çiçek yapma dil yapma gübre yapma uydu yerden yapma Yapmak işi yapay yapmacık sahici karşıtı )


- YAPAY | YAPMACIK/SUNİ[Ar. < ṢUNʿĪ] ile/||/<> YAPMACIK | YANILTICI | KARMAŞIK | KARMAŞIK/SOFİSTİKE[Fr. < SOPHISTIQUÉ] ile/||/<> YAPAY | UYDURMA | YAPINTI/TASNİ[Ar. < TAṢNĪʿ]

( suni böbrek suni çayır suni çim suni gübre suni ipek suni kalp suni peyk suni solunum suni tahta suni teneffüs yapay yapmacık )


- YAPAY YOL | KONDÜİT[Fr. < CONDUITE] ile/||/<> ...

( CONDUITE )


- YAPAY ZEKÂDA:
1972 ile/ve/||/<>/> 1972 - 1980 ARASI ile/ve/||/<>/> 1980 - 2000 ARASI ile/ve/||/<>/> 2000 VE SONRASI

( "İnsan gibi düşünen makina yapabilir miyiz?" düşüncesi/sorusu dönemi. İLE/VE/||/<>/> Kış dönemi.[Margaret Boden] İLE/VE/||/<>/> "Gelişmiş Simge/Düzen[Expert System]" dönemi. İLE/VE/||/<>/> Ticarî dönem. )


- YAPAY ZEKANIN "SONUÇLARI" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KİŞİNİN BİLMESİ


- YAPAY ile SUNİ TOHUMLAMA ile YAPAY ZEKA ile YAPAY DİL ile YAPAY UZUVLAR

( ARTIFICIAL vs. ARTIFICIAL INSEMINATION vs. ARTIFICIAL INTELLIGENCE vs. ARTIFICIAL LANGUAGE vs. ARTIFICIAL LIMBS )

( مصنوعي ile ساختگي ile غيرطبيعي ile تلقيح مصنوعي ile بارورسازي مصنوعي ile هوش مصنوعي ile اطلاعات ساختگي ile زبان مصنوعي ile اندام مصنوعي )

( MASNOY ile SAKHTGY ile GHYROTBYEY ile TALGHYHE MASNOY ile BAROORSAZY MASNOY ile TEOOSH MASNOY ile ETLAAT SAKHTGY ile ZABAN MASNOY ile ANDAM MASNOY )


- [ne yazık ki]
YAPAYALNIZ KALMAK ile/değil YAPAYALNIZ HİSSETMEYE NEDEN OLANLARLA YAŞAMAK


- YAPAY/SUN-Î SİSTEM = CÜMLE-İ SINÂ'ÎYE = SYSTÈME ARTIFICIEL


- YAPI BİLİMİ | BİÇİM BİLGİSİ/MORFOLOJİ[Fr. < MORPHOLOGIE] ile/||/<> BİÇİM BİLGİSİ | FİİL ÇEKİMİ/SARF[Ar. < ṢARF]

( sosyal morfoloji yapı bilimi biçim bilgisi )


- STRUCTURE FACTOR[İng.] / FACTEUR DE STRUCTURE[Fr.] / STRUKTURFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPI ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- YAPI/STRÜKTÜR[Fr. < STRUCTURE] ile/||/<> YAPISAL/STRÜKTÜREL[Fr. < STRUCTURAL] ile/||/<> YAPISAL/KONSTRÜKTİF[Fr. < CONSTRUCTIVE]


- GİRİŞİM:
YAPICI ile/>< YIKICI


- YAPICI GİRİŞİM ile/||/<> YIKICI GİRİŞİM

( İki dalganın tepe tepeye, çukur çukura çakışıp birbirini güçlendirmesidir; genlik artar, parlak ya da gür bölge oluşur. @@ İki dalganın tepe ile çukurun çakışıp birbirini sönümlemesidir; genlik azalır, karanlık ya da sessiz bölge oluşur. İkisi girişimin zıt sonuçlarıdır ve dalgaların faz farkına bağlıdır. )

( Formül: δ = 2nπ ~ δ = (2n+1)π )


- YAPILAMAZLIK ile/ve/değil/||/=/<>/< MANTIKDIŞILIK


- YAPILAN İLE YAPIL(MA)MASI GEREKEN ile/ve/||/<>/>< YAŞANILAN İLE YAŞANIL(MA)MASI GEREKEN


- YAPILAN İŞ:
ELİNE YAKIŞSIN ile/ve/değil/||/<>/< ELİNE YAPIŞSIN


- YAPILAN/OLAN ile YAPILMASI/OLMASI GEREKEN

( Doğa. İLE İnsan eylemi. )

( Platon'a kadar. İLE Platon sonrası. )


- YAPILAN ile/ve DOLUNAN


- YAPILAN ile/ve/<> YAPILMAKTA OLAN


- YAPILAN ile/ve/||/<>/>< YAPIL(MA)MASI GEREKEN


- YAPILANDIRILMIŞ VERİ ile/ve/||/<> YAPILANDIRILMAMIŞ VERİ


- YAPILANDIRMA ile/ve/||/<>/> BİÇİMLENDİRME


- YAPILAN/SÜRDÜRÜLEN YANLIŞA:
KİMSE BİR ŞEY DİYEMEZ ile/ve/değil/||/<>/< KİMSE ENGELLEYEMEZ


- YAPILAR:
KAMUSAL ile/ve/||/<>/> ÖZEL


- YAPILMIŞ OLAN ile/ve/değil/yerine YAPILMASI GEREKEN


- YAPIM | ÜRETİM/PRODÜKSİYON[Fr. < PRODUCTION] ile/||/<> YAPIMCI | ÜRETİCİ/PRODÜKTÖR[Fr. < PRODUCTEUR]

( yapım üretim )


- YAPİM/ARIYİM değil YAPAYIM/ARAYAYIM


- YAPINTI = TASNİ = FICTION[İng., Fr.] = FIKTION[Alm.] = FICTIO[Lat.] = FICCIÓN[İsp.]


- YAPINTI ile YAPINTICI/LIK ile YAPINTILI ile YAPINTISAL


- YAPISAL ALGI ile/ve/<> DOĞRUDAN ALGI

( CONSTRUCTIVE PERCEPTION vs./and/<> DIRECT PERCEPTION )


- YAPISAL BULANIKLIK ile ...

( STRUCTURAL AMBIGUITY )


- YAPISAL DEĞİŞİM | DÖNÜŞÜM | TRANSFORMASYON ile/||/<> TRANSFORMASYON ile/||/<> TRANSFORMASYON[Fr. < TRANSFORMATION]

( 1 Herhangi bir gen eklenmiş plâzmidin ya da sadece plâzmidin bakteri maya ya da diğer bir canlı hücre içerisine aktarılması olayı Serbest DNA nın bir bakteriden diğerine aktarılması 1 Bir hücreye dışarıdan bir DNA nın girişi ve hücrenin yeni bir fenotipinin elde edilmesi 2 Kanserle ilişkili olan veya hücrelerin kanser hücrelerine dönüşmesine neden olan morfolojik değişiklikler )

( TRANSFORMATION )

( TRANSFORMATION )

( TRANSFORMATION )

( TRANSFORMARE: ŞEKLINI DEĞIŞTIRMEK )


- YAPISAL DÖNÜŞÜM ile/ve/değil/||/<>/< KENTSEL DÖNÜŞÜM

( )


- STRUCTURAL FORMULA[İng.] / FORMULE RATIONNELLE, FORMULE DE CONSTITUTION[Fr.] / WERTIGKEITSFORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPISAL FORMÜL


- YAPISAL İZOMER ile GEOMETRİK İZOMER

( Aynı molekül kalıpçasına/formülüne sahip farklı yapılar. İLE Aynı yapıya sahip farklı uzaysal düzenlemeler. )


- STRUCTURAL ISOMERS[İng.] ile/değil/yerine/= YAPISAL İZOMERLER


- YAPI/SAL ile/ve DÖNEM/SEL, (KONJONKTÜR/EL)

( STRUCTURAL vs./and CONJUNCTIONAL )


- YAPISALCILIK = STRUCTURALISM[İng.] = STRUCTURALISME[Fr.] = STRUKTURALISMUS[Alm.] = STRUCTURA[Lat.]


- YAPIŞIK KULAK MEMESİ ile AYRIK KULAK MEMESİ


- YAPIŞIK ile/değil/yerine BAĞLI


- YAPIŞIK ile YAPIŞIKLIK

( CONGLUTINATE vs. CONGLUTINATION )

( بهم چسباندن ile بهم چسبيدن )

( BACPAM CHASBANDAN ile BACPAM CHASBYDAN )


- YAPIŞIK/LIK ile YAPIŞICI SAP ile YAPIŞIK ÇENELİLER


- YAPIŞMA | BÜTÜNLEŞME | KOHEZYON ile/||/<> KOHEZYON ile/||/<> KOHEZYON[Fr. < COHÉSION]

( fizik 1 Ayrı olması gereken iki şeyin birbirine yapışması 2 Aynı cins moleküller arasındaki çekim kuvveti )

( COHESION )

( COHÉSION )


- BLOCAGE[Fr.] / BLOCKIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPIŞMA


- YAPIŞMA ile YAPIŞTIRICI ile YAPIŞKANLIK

( ADHESION vs. ADHESIVE vs. ADHESIVENESS )

( دوسيدگي ile قبول عضويت ile کشش سطحي ile ملتصق ile چسبناک ile چسبنده ile چسبندگي ile چسبيدگي )

( دوسيدگي ile GHABOL OZVYT ile KESHESH SATHY ile ملتصق ile CHASBNAK ile CHASBANDEH ile CHASBANDEGY ile CHASBYDEGY )


- YAPIŞMAK ile/ve/||/<> APIŞMAK


- YAPIT/ESER[Ar.] ile/ve/değil KALINTI


- YAPIYIM" değil YAPAYIM


- YAPMA!/OLMASIN!
GIYBET ve/||/<> HASED ve/||/<> TAASSUB


- YAPMA ile/değil/yerine/=/||/<> YAPAY | YAPMACIK, SAHİCİ KARŞITI

( yapma çiçek yapma dil yapma gübre yapma uydu yerden yapma Yapmak işi yapay yapmacık sahici karşıtı )


- YAPMACIK/LIK ile/ve/<> "ZORLAMA"


- YAPMADI/M/N ile/değil YAPAMADI/M/N


- YAPMADINSA/SÖYLEMEDİNSE değil YAPMADIYSAN/SÖYLEMEDİYSEN


- YAPMAK ile/değil/yerine/=/||/<> ÜRETMEK | GERÇEKLEŞTİRMEK | EVLENDİRMEK | OLMAK

( yapboz yapsat yapadurmak kesyap Ortaya koymak gerçekleştirmek oluşturmak meydana getirmek Olmasına yol açmak Yol almak Onarmak tamir etmek Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek Bir dileği bir isteği yerine getirmek uygulamak ifa etmek Bir düşünceyi bir davranışı bir isteği işe dönüştürmek gerçekleştirmek Düzenli bir duruma getirmek üretmek Bir harekete işe başlamak veya bir hareketle işle uğraşmak Salgılamak çıkarmak Dışkı çıkarmak gerçekleştirmek Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek evlendirmek Bir durum yaratmak Edinmek sahip olmak Bir kimseye bir meslek kazandırmak birini yetiştirmek Davranmak hareket etmek olmak )


- YAPMAK ile/ve/||/<>/< YAPILANDIRMAK


- YAPMAK ile/ve/yerine YAŞAMAK

( TO DO vs./and TO LIVE
TO LIVE instead of TO DO )


- YAPMALI!


- ... YAPMA(SI)NI ...
YEĞLERDİM/TERCİH EDERDİM değil DİLERDİM


- ... YAPMAYA ÇALIŞMAK ile/ve/değil/yerine ÇABA


- YAPMIŞIN(DIR)/OLMUŞUN(DUR) değil YAPMIŞSIN(DIR)/OLMUŞSUN(DUR)


- YAPRAK DAMARLARI = EVRÂK-I ASABÎYE = NERVURES DES FEUILLES


- YAPRAK "DOLMASI" değil YAPRAK SARMASI


- YAPRAK ve BALSIRA

( ... VE Yaprak üzerindeki küf. )


- YAPRAK ile DAĞ YAPRAĞI


- YAPRAKARILARI

( Çeşitli türleri, kurtçuk evresinde, önemli tarım bitkilerine ve orman ağaçlarına zarar veren zarkanatlılar ailesi. )


- YAPRAKBİTİ/FİDANBİTİ ile YAPRAKBİTLERİ

( Yaprakbiti ailesinden olan böceklerin genel adı. İLE Duyargaları ve hortumları eklemli, bir milimetre boyunda, yumuşak gövdeli eşkanatlılar ailesi. )


- YAPRAKLARI YAŞATAN/YEŞERTEN:
GÖK GÜRÜLTÜSÜ değil YAĞMUR


- YAPTIKLARINI, "SEVMEYE ÇALIŞMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SEVDİKLERİNİ YAPMAYA ÇALIŞMAK


- YÂR[Fars. < YĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> SEVGİLİ | DOST | YARDIMCI

( zülfüyâr sevgili dost yardımcı )


- YAR ile/||/<> TÜKÜRÜK / TÜKÜRÜK

( tükürük tükürük Eski kaynaklarda da yar olarak geçer Eski Türkçeden başlayarak kullanılır yar Orta Türkçede yar salya olarak geçer Eski Kıpçakçada da salya olarak kullanılır Räsänen V 188b yar yanında Soyotça çarā ve Yakutça sırān biçimlerini de saymıştır Kökünü bilmiyoruz Türkçede yarın yerine tüpürük tüfürük tükürük biçimi geçmiştir Çağdaş diyalektlerin bir bölümünde tükürük olarak kullanılan silekey şilekey biçimlerinin Moğolcadan geldiği açıktır Ramstedt KWb 370b Eski kaynaklarda da yar olarak geçer Eski Türkçeden başlayarak kullanılır yar Orta Türkçede yar salya olarak geçer Eski Kıpçakçada da salya olarak kullanılır Räsänen V 188b yar yanında Soyotça çarā ve Yakutça sırān biçimlerini de saymıştır Kökünü bilmiyoruz Türkçede yarın yerine tüpürük tüfürük tükürük biçimi geçmiştir Çağdaş diyalektlerin bir bölümünde tükürük olarak kullanılan silekey şilekey biçimlerinin Moğolcadan geldiği açıktır Ramstedt KWb 370b )


- YAR ile YALIYAR

( ... İLE Yüksek kıyılarda, dalga aşınmasıyla oluşan ve aşınma sürdükçe karanın içine doğru gerileyen yer. )


- YARA ile CERAHAT

( CERÎHA ile ... )

( ZAHM/İSTÎM ile İSTÎM )

( WOUND vs. PUS )


- YARA ile YENİRCE

( ... İLE Gittikçe genişleyen yara. | Kemik ve diş dokusunun harap olması durumu. | Frengi. )

( ... ile ÂKİLE )


- YARADAN ile YARADANCI/LIK


- YARADAN ile/değil YARATAN


- YARADANCILIK = DEISM[İng.] = DÉISME[Fr.] = DEISMUS[Alm.] = DEUS[Lat.]


- YARADILIŞ/CİBİLLİYET[Ar. < CİBİLLİYYET] ile/||/<> YARADILIŞ/FITRAT[Ar. < FİṬRAT] ile/||/<> YARADILIŞÇA/FITRATEN[Ar. < FİṬRATEN] ile/||/<> DOĞUŞTAN/FITRİ[Ar. < FİṬRĪ] ile/||/<> DOĞUŞTANCILIK/FITRİYE[Ar. < FİṬRİYYE] ile/||/<> YARADILIŞ/HİLKAT[Ar. < ḪİLḲAT] ile/||/<> YARADILIŞÇA/HİLKATEN[Ar. < ḪİLḲATEN] ile/||/<> YARADILIŞ/TIYNET[Ar. < ṬĪNET] ile/||/<> DOĞUŞTANCILIK/NATİVİZM[Fr. < NATIVISME]


- YARALANMA/TRAVMA SAĞALTIMI/TERAPİSİ BASAMAKLARI/NDA:
İŞLEYİŞ ile/ve/||/<> KAPSAMA ile/ve/||/<> GÜÇLENDİRME ile/ve/||/<> BİLİŞSEL VE DAVRANIŞSAL DEĞİŞİM ile/ve/||/<> İÇGÖRÜSEL VE DİNAMİK DEĞİŞİM

( )


- YARALANMA/TRAVMA:
PSİKOJENİK ile/ve/||/<> VAROLUŞSAL ile/ve/||/<> BAĞLANMA ile/ve/||/<> KAYIP ile/ve/||/<> BAĞLANMA DÜZENİ/SİSTEMİ

( bkz. FRANZ RUPPERT )


- YARALAR:
KESİK ile/ve/||/<> DELİCİ ile/ve/||/<> EZİKLİ ile/ve/||/<> PARÇALI ile/ve/||/<> KİRLİ(ENFEKTE)

( - Bir travma sonucu deri ya da mukozanın bütünlüğünün bozulmasıdır.
- Aynı zamanda, kan damarları, kas ve sinir gibi yapılar etkilenebilir.
- Derinin koruma özelliği bozulacağından, enfeksiyon riski artar. )

( Bıçak, çakı, cam gibi kesici aletlerle oluşur.[Genellikle basit yaralardır. Derinlikleri kolay belirlenir.] İLE/VE/||/<> Uzun ve sivri aletlerle oluşan yaralardır.[Yüzey üzerinde derinlik hakimdir. Tetanos tehlikesi vardır.] İLE/VE/||/<> Taş yumruk sopa gibi etkenlerin şiddetli olarak çarpmasıyla oluşan yaralardır. İLE/VE/||/<> Dokular üzerinde bir çekme etkisi ile oluşue. Doku ile ilgili tüm örgen, saçlı deri de zarar görebilir. İLE/VE/||/<> Mikrop kapma olasılığı bulunan yaralardır. | Gecikmiş yaralar.[6 saatten fazla] | Dikişleri ayrılmış yaralar. | Kenarları düzgün olmayan yaralar. | Çok kirli ve derin yaralar. | Ateşli silah yaraları. | Isırma ve sokma ile oluşan yaralar. )

( [Ciddi yaralanmalar]
- Kenarları birleşmeyen ve ya 2-3 cm. olan yaralar.
- Kanaması durdurulamayan yaralar.
- Kas ya da kemiğin göründüğü yaralar.
- Delici aletlerle oluşan yaralar.
- Yabancı nesne saplanmış olan yaralar.
- İnsan ya da hayvan ısırıkları.
- Görünürde iz bırakma olasılığı bulunan yaralar. )

( [İlk yardım]
- Yaraya saplanan yabancı nesneler çıkarılmaz.
- Yara içi kurcalanmamalıdır.
- Yarada kanama varsa durdurulur.
- Yara, temiz bir bezle örtülür.
- Yara üzerine bandaj uygulanır.
- Tıbbî yardım istenir[112]. )


- YARALI KİMLİK ile/ve/||/<> YAŞAMDA KALAN

( Kendini koruyacak kadar. )


- YARALI/HASTA TAŞIMADA:
OMUZ DESTEĞİ ile/ve/||/<> KUCAKTA ile/ve/||/<> SIRTTA ile/ve/||/<> OMUZDA(İTFAİYECİ YÖNTEMİ) ile/ve/||/<> ELLERİN ÜZERİNDE[ALTIN BEŞİK] ile/ve/||/<> KOL VE BACAKLARDAN TUTARAK ile/ve/||/<> SANDALYE İLE ile/ve/||/<> BATTANİYEDEN SEDYE YAPARAK ile/ve/||/<> KAŞIK ile/ve/||/<> KÖPRÜ ile/ve/||/<> KARŞILIKLI DURARAK ile/ve/||/<> RENTEK

( Hasta/yaralı taşınmasında ilk yardımcı, kendi sağlığını riske sokmamalıdır.
Gereksiz zorlama ve yaralanmalara engel olmak için aşağıdaki kurallara uygun davranmalıdır:
- Hastaya/yaralıya yakın mesafede çalışılmalıdır.
- Daha uzun ve güçlü kas öbekleri kullanılmalıdır.
- Sırtın gerginliğini korumak için dizler ve kalçalar bükülmelidir.[Omurilik yaralanmaları riskini azaltır].
- Yerden destek alacak biçimde iki ayağı da kullanarak, biri ötekinden biraz öne yerleştirilmelidir.
- Kalkarken, ağırlığı, kalça kaslarına vererek dizler en uygun biçimde doğrultulmalıdır.
- Baş, her zaman düz tutulmalı, eşit ve düzgün bir biçimde hareket ettirilmelidir. - Yavaş ve düzgün adımlarla yürünmeli ve adımlar omuzdan daha geniş olmamalıdır.
- Ağırlık kaldırırken, karın, düzgün tutulup kalça kasılmalıdır.
- Omuzlar, leğen kemiğinin ve omuriliğin sırasında tutulmalıdır.
- Yön değiştirirken, ani dönme ve bükülmelerden kaçınılmalıdır.
- Hasta/yaralı, olabildiğince az hareket ettirilmelidir.
- Hasta/yaralı, baş-boyun-gövde ekseni esas alınarak, en az 6 destek noktasından kavranmalıdır.
- Tüm hareketleri yönlendirecek sorumlu bir kişi olmalıdır. Bu kişi, hareketler için gereken yönergeleri["Dikkat! Kaldırıyoruz!" gibi] vermelidir. Bu kişi, genellikle, ağırlığın en fazla olduğu ve en fazla dikkat edilmesi gereken bölge olan baş ve boyun bölümünü tutan kişi olmalıdır.
- Hasta/yaralı taşınırken mükemmel bir takım çalışması gerekmektedir. )

( [Acil taşıma teknikleri]
- Genel bir kural olarak, hasta/yaralının yeri değiştirilmemeli ve dokunulmamalıdır. Olağanüstü bir tehlike söz konusuysa, taşıdığı her türlü riske karşın acil taşıma zorunludur.
- En kısa sürede, yaralılar, güvenli bir yere taşınmalıdır.
)

( OMUZDAN DESTEK OLARAK


ile/ve/||/<>

KUCAKTA


ile/ve/||/<>

SIRTTA


ile/ve/||/<>

OMUZDA


ile/ve/||/<>

ALTIN BEŞİK TEKNİĞİ


ile/ve/||/<>

KOL VE BACAKLARDAN TUTARAK


ile/ve/||/<>

SANDALYE İLE


ile/ve/||/<>

SEDYE İLE


ile/ve/||/<>

BATTANİYE İLE



ile/ve/||/<>

KAŞIK TEKNİĞİ

- Bu teknik, hastaya/yaralıya, sadece bir taraftan ulaşılması durumunda üç ilk yardımcı tarafından uygulanır.
- İlk yardımcılar, hastanın/yaralının tek bir yanında, bir dizleri yerde olacak biçimde diz çökerler.
- Hasta/yaralının elleri göğsünde birleştirilir.
- Birinci ilk yardımcı, baş ve omzundan, ikinci ilk yardımcı, sırtının alt bölümü ve uyluğundan, üçüncü ilk yardımcı, dizlerinin altından ve bileklerinden kavrar. Daha sonra kendi ellerini hastanın/yaralının gövdesinin altından geçirerek kavrar.
- Başını ve omzunu tutan birinci ilk yardımcının yönergesi ile tüm ilk yardımcılar aynı anda hastayı/yaralıyı kaldırarak dizlerinin üzerine koyar.
- Aynı anda tek bir hareketle hastayı/yaralıyı göğüslerine doğru çevirirler. Sonra uyumlu bir biçimde ayağa kalkar ve aynı anda düzgün bir biçimde sedyeye koyarlar.

ile/ve/||/<>

KÖPRÜ TEKNİĞİ

- Hastaya/yaralıya, iki taraftan ulaşılması durumunda dört ilk yardımcı tarafından yapılır.
- İlk yardımcılar, bacaklarını açıp hastanın/yaralının üzerine hafifçe çömelerek yerleşirler.
- Birinci ilk yardımcı, başı koruyacak biçimde, omuz ve ensesinden, ikinci ilk yardımcı, kalçalarından, üçüncü ilk yardımcı da dizlerinin altından tutar.
- Birinci ilk yardımcının yönergesi ile üç ilk yardımcı hastayı kaldırır.
- Dördüncü ilk yardımcı, sedyeyi arkadaşlarının bacakları arasına iterek yerleştirir ve hasta/yaralı, sedyenin üzerine konulur.

ile/ve/||/<>

KARŞILIKLI DURARAK

- Omurga yaralanmalarında ve kuşkusunda kullanılır. Üç ilk yardımcı tarafından uygulanır.
- İki ilk yardımcı, hastanın/yaralının göğüs hizasında karşılıklı diz çöker. Üçüncü ilk yardımcı, hastanın/yaralının dizleri hizasında diz çöker. - Hastanın/yaralının kolları, göğsünün üzerinde birleştirilerek, düz yatması sağlanır.
- Baş bölümündeki ilk yardımcılar, kollarını baş-boyun eksenini koruyacak biçimde hastanın/yaralının sırtına yerleştirirler.
- Hastanın/yaralının dizleri hizasındaki üçüncü ilk yardımcı, kollarını açarak hastanın/yaralının bacaklarını düz olacak biçimde kavrar. Verilen yönergeyle tüm ilk yardımcılar hasta/yaralıyı düz olarak kaldırarak sedyeye yerleştirir.

ile/ve/||/<>

RENTEK TEKNİĞİ/MANEVRASI

- Kaza ortamı değerlendirilir; patlama, yangın tehlikesi belirlenir, çevre ve ilk yardımcının kendi güvenliği sağlanır.
- Hastanın/yaralının omuzlarına hafifçe dokunarak ve "iyi misiniz?" diye sorarak bilinci kontrol edilir, çevrede birileri varsa 112'yi araması istenir.
- Hastanın/yaralının solunum yapıp yapmadığı gözlemlenir[göğüs hareketleri izlenir].
- Eğer solunum yok ise, hastanın/yaralının ayaklarının pedala sıkışmadığından emin olunur; emniyet kemeri açılır.
- Hastaya/yaralıya yan tarafından yaklaşılır ve bir elle kolu, öteki elle de çenesi kavranarak kafamızın da desteğiyle boynu sabitlenir.[Hafif hareketle]
- Baş-boyun-gövde hizasını bozmadan, araçtan dışarı çekilir.
- Hasta/yaralı, yavaşça yere ya da sedyeye yerleştirilir.
[Kaza geçirmiş yaralı bir kişiyi eğer bir tehlike söz konusu ise omurgaya zarar vermeden çıkarmada kullanılır. Bu uygulama solunum durması; yangın tehlikesi, patlama gibi tehlikeli durumlarda uygulanır.] )


- YARALI ile ZARARLI ile İNCİNME

( INJURIED vs. INJURIOUS vs. INJURY )

( مظلوم ile مضر ile للطمه ile گزند ile صدمه ile آسيب ديدگي ile آزار ile خلل ile جراحت )

( MAZLUM ile MAZAR ile للطمه ile GOZAND ile SADAMEH ile ASYBE DYDEGY ile AZAR ile KHLEL ile JARAHAT )


- YARAMAK/YARAMAZ ile/değil YETMEZ/YETMEK


- YARAMAK ile MEVCUT

( AVAIL vs. AVAILABLE )

( بکار خوردن ile سودمند بودن ile قابل دريافت ile در دست ile فراهم ile دسترس ile موجود ile دست ياب )

( BEKAR KHORDAN ile SOODMAND BODAN ile GHABEL DARYAFT ile DAR DAST ile FARANPAM ile DASTERES ile MOJOD ile DAST YAB )


- YARAMAYAN ile/değil/yerine/>< YARAYAN


- YARAMAZ ile BASTIBACAK

( ... İLE Bacakları kısa ya da çarpık olan. | Yaramaz, haylaz çocuk. )


- YÂRÂN[Fars. < YÂR]/YÂREN ile YARAN ile YARAĞIN

( Dostlar. | Bir erek çevresinde toplanmış ya da aynı ereği güttükleri için biraraya gelmiş olanların tümü. İLE Yarma işlemini/eylemini gerçekleştiren kişi. )


- YÂRAN[Fars. < YÂRÂN] ile/||/<> DOSTLAR

( dostlar Türkçede yâren olarak da kullanılır yâren yārān friends yārın çokluk biçimi yâr )

( YĀRĀN )


- YARAR, HALUK (SARIYER, 1947) :

( Lise öğreniminden sonra iş hayatına Yarar ailesine ait kabzımallık şirketinde başladı. Sarıyer Spor Kulübünde 6 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- YARARCI | PRAGMATİK[Fr. < PRAGMATIQUE] ile/||/<> ...

( PRAGMATIQUE )


- YARARCI/PRAGMATİK (YAKLAŞIM) ile/ve/değil/yerine ALGI DÜZENSEL/PARADİGMATİK (YAKLAŞIM)

( [not] USEFUL/PRAGMATICAL (APPROACH) vs./and/but PARADIGMAL (APPROACH)
PARADIGMAL (APPROACH) instead of USEFUL/PRAGMATICAL (APPROACH) )


- YARARCILIK ile/değil İNSAN-I KÂMİL


- YARARCILIKTA/PRAGMATİZMDE:
JOHN STUART MILL ve/||/<>/> CHARLES SANDERS PEIRCE ve/||/<>/> WILLIAM JAMES ve/||/<>/> JOHN DEWEY

( 20 Mayıs 1806 - 08 Mayıs 1873 ve/||/<>/> 10 Eylül 1839 - 19 Nisan 1914 ve/||/<>/> 11 Ocak 1842 - 26 Ağustos 1910 ve/||/<>/> 20 Ekim 1859 - 01 Haziran 1952 )