Yedi(7) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 37.593 başlık/FaRk ile birlikte,
37.593 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(141/152)
- UYARICI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UYARAN
- UYARI/İKAZ ile/ve/değil/yerine OLUMSUZ SONUÇLARA/SONUÇLARI İŞARET
- ÎKAZ[Osm.] / EXCITATION[İng.] / EXCITATION[Fr.] / ANREGUNG, EREGENZ, ERREGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= UYAR(IL)MA
- EXCITED STATE EFFECT[İng.] / EFFET D'ÉTAT EXCITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= UYARILMIŞ DURUM ETKİSİ
- EXCITED STATE[İng.] / ANGEREGTER ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARILMIŞ DURUM
- EXCITED ENERGY LEVEL[İng.] / NIVEAU D'ÉNERGIE EXCITÉ[Fr.] / ANGEREGTES ENERGIENIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARILMIŞ ENERJİ DÜZEYİ
- STIMULATED EMISSION[İng.] / ÉMISSION STIMULÉE[Fr.] / ANGEREGTE EMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARILMIŞ YAYIN
- ADAPTER[İng.] / ADAPTER[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARLAYICI
- EXCITATION SPECTRUM[İng.] / SPECTRE D'EXCITATION[Fr.] / ERREGUNGSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA TAYFI/SPEKTRUMU
- UYARMAK ile/ve/değil/yerine BİLGİLENDİRMEK
- UYARMAK ile ÖĞÜT VERİCİ ile ÖĞÜT VERİCİ
( ADMONISH vs. ADMONITIVE vs. ADMONITORY )
( پند دادن ile نصيحت آميز ile عبرتانگيز )
( PAND DADAN ile NASYHAT AMYZ ile EBRTANGYZ )
- UYARMAK ile ÖN UYARI
( FOREWARN vs. FOREWARNING )
( قبلا آگاهانيدن ile پيش آگهي )
( GHABLA AGAEHANYDAN ile PEYSH AGEHY )
- UYARMAK ile UYARTMAK ile UYARLAMAK ile UYARILMAK ile UYARLANMAK ile UYARABİLMEK ile UYARLANABİLMEK ile UYARLAYABİLMEK ile UYARI ile UYARCI/LIK ile UYARLI/LIK ile UYARLIK ile UYARSIZ ile UYARICI/LIK
- UYDU TELEFONU ile/ve/||/<> "AKILLI TELEFON"
- UYDU ile/||/<> EŞLİKÇİ
- UYDULAR ile/ve ACE UYDUSU
( ... İLE/VE Güneşten gelen/gelebilecek etkilerin/zararların bilgisini dünyaya ileten, dünyaya en uzak mesafede bulunan tek uydu. )
- UYDURMA ile/||/<> ABARTI
- UYDURMA ile/değil/yerine/>< HAYAL
- UYDURMA ile UYDURMACA ile UYDURMACI/LIK
- UYDURMAK ile "KAFADAN ATMAK"
- UYDUR/UK-KAYDIR/IK/KIYDIRIK
- UYDURUK ile UYDURUKÇU/LUK
- UYGARLAŞMAK ile UYGARLAŞTIRMAK ile UYGAR/LIK ile UYGARCA
- UYGARLIK ARAYIŞI ve/||/<>/< KÜLTÜRLERİN/TOPLULUKLARIN KARŞILAŞMASI
- UYGARLIK BANKASI ile İLKEL KABİLE BANKASI
- UYGULAMA (RİYÂZET)
- UYGULAMAK ile UYGULANMAK ile UYGULATMAK ile UYGULANABİLMEK ile UYGULATABİLMEK ile UYGULAYABİLMEK ile UYGUN/LUK ile UYGUR ile UYGURCA ile UYGUNSUZ/LUK ile UYGULAMALI ile UYGUN ADIM ile UYGUNSUZCA ile UYGUN DEĞER ile UYGUR HARFLERİ ile UYGUN KATMANLAŞMA ile UYGULAMALI BİLİMLER ile UYGULAMALI DİL BİLİMİ ile UYGULAMALI RUH BİLİMİ ile UYGULAMALI TOPLUM BİLİMİ
- GELENEK:
UYGULAMALI ile/ve/||/<>/< METİN TABANLI
- UYGULAMAYA YÖNELİK BİLGİ ile/ve SAF SOYUT BİLGİ
( PRACTICAL KNOWLEDGE vs./and PURE ABSTRACT KNOWLEDGE )
- UYGULANABİLİRLİK ile UYGULANABİLİR ile BAŞVURU SAHİBİ ile BAŞVURU ile UYGULAMA ODAKLI ile UYGULAMA PAKETİ ile UYGULAMA PROGRAMI ile UYGULANABİLİR ile UYGULANABİLİR
( APPLICABILITY vs. APPLICABLE vs. APPLICANT vs. APPLICATION vs. APPLICATION ORIENTED vs. APPLICATION PACKAGE vs. APPLICATION PROGRAM vs. APPLICATIVE vs. APPLICATORY )
( کاربست پذيري ile منطبق ile کاربست پذير ile عارض ile متقاضي ile درخواستگر ile ممارست ile تقاضا نامه ile کاربرد ile مواظبت ile درخواست ile استعمال ile کاربرد گرا ile بسته کاربردي ile برنامه کاربردي ile اعمال کردني ile قابل اطلاق ile اعمال شدني )
( KARBAST PAZYRY ile MANTABAGH ile KARBAST PAZYR ile AREZ ile MOTEQAZY ile DARKHASTGAR ile MOMAREST ile TAQAZA NAMEH ile KARBARD ile MOVAZEBAT ile DARKHAST ile استعمال ile KARBARD GERA ile BASTEH KARBARDY ile BARNAMEH KARBARDY ile EMAL KARDANY ile GHABEL ETLAGH ile EMAL SHODANY )
- UYGULANMALI!:
[ne] YER ne de GEÇİT VERMELİ
( Adâletsizliğe ve hukuksuzluğa...
Görüntü ve reklâm kirliliğine, "yerel yönetimlerin", "yöneticilerin" keyfiyetine ve adâletsizliğine...
Gürültü/uğultu kirliliğine ve korna/zil çalanlara...
Işık kirliliğine...
Sigara ve tüm ürünleriyle çevreyi ve toplumu rahatsız eden nesnelere ve içen davranış/tutum ve kişilere...
Dilde, yazım hatalarına ve yazım kurallarına uymayanlara...
Beslenmede, abur-cubura, "et" ve "hayvansal ürünlere"...
Her türlü saygısızlık ve keyfiyete...
Ne yer, ne de geçit vermek üzere, haklarımızı sürekli bilmeli ve anımsamalı, hakkı/mızın biz almadıkça verilmeyeceğinin bilinciyle gereken her türlü eylem, tavır, tutum, duruş ve davranış içinde olmamız gerektiğini uygulayarak göstermek, paylaşmak, aktarmak, eğitmek, dayanışmak, işbölümü ve işbirliği içinde olmak durumunda ve zorundayızdır. )
- BİLİMİNSANI:
UYGULAYICI ile/ve/değil/||/<>/< DÜŞÜNÜR
- UYGULAYIM = TEKNİK = TECHNICS[İng.] = TECHNIQUE[Fr.] = TECHNIK[Alm.] = TEKHNE[Yun.] = TECNICA[İsp.]
- UYGUN OLMAMAK ile YETERİ KADAR UYGUN OLMAMAK
- UYGUN OLMAMAK ile YETERİ KADAR UYGUN OLMAMAK
( NOT TO BE IN APPROPRIATE vs. NOT ENOUGH AS MUCH AS TO BE IN APPROPRIATE )
- UYGUN ile/ve İLİŞKİN
( APPROPRIATE vs./and RELATING TO )
- UYGUNLUK ile/ve GEÇERLİLİK
( APPROPRIATENESS vs./and VALIDITY )
- UYGUNLUK ile/ve/||/<> ÖRTÜŞME
- UYGUN/LUK ile/ve TUTARLI/LIK
( SEZÂ ile/ve ... )
( CORRESPONDENCE vs./and COHERENCE )
- UYGUR HARFLERİYLE YAZILMIŞ ARAPÇA METİN ile/ve ARAP HARFLERİYLE YAZILMIŞ UYGURCA METİN
- UYGURLAR ile/ve/||/<>/> KARAHANLILAR ile/ve/||/<>/> SELÇUKLULAR ile/ve/||/<>/> OSMANLILAR ile/ve/||/<>/> TÜRKİYE
( 742 - 840 ile/ve/||/<>/> 840 - 1212 ile/ve/||/<>/> 1212 - 1299 ile/ve/||/<>/> 1299 - 1923 ile/ve/||/<>/> 1923 - ~ )
- UYKU ile/ve LETARJİ
( ... İLE/VE Çok uzun süren, derin uyku hali. | Uyuşukluk, atâlet. )
( Uykuya dalış süresi ortalama yedi dakikadır. )
( NEVM, NÜÂS, RAKDE, SİNE ile/ve ... )
( HÂB ile/ve ... )
( SLEEP vs./and LETHARGY )
- UYKU ile TEŞTİYE[< ŞİTÂ]
( ... İLE Kışın uyuyacak olan hayvanların uykusu. )
- UYKUDAN) UYANMAK ile/ve/<>/< BİLMEK
( Göz ile değil! İLE/VE/<> Söz ile değil! )
- UYKU/LUK ile UYKUCU/LUK ile UYKULU/LUK ile UYKUSUZ/LUK ile UYKU SETİ ile UYKU İLACI ile UYKU SAATİ ile UYKU APNESİ ile UYKU SEMESİ ile UYKU TAKIMI ile UYKU TULUMU ile UYKU SERSEMİ ile UYKUCU MAHMUT ile UYKULU UYKULU ile UYKU HASTALIĞI ile UYKU SERSEMLİĞİ
- UYKUNUN KAÇMASI ile/ve UYKUNUN AÇILMASI
- UYKUSUZLUK ile UYKUSUZLUK HASTASI
( INSOMNIA vs. INSOMNIAC )
( بيخوابي ile مرض بيخوابي ile بدخوابي ile بدخواب ile بي خواب )
( BEYKHABY ile MARZ BEYKHABY ile BADKHABY ile BADKHAB ile BEY KHAB )
- UYKU/UYUMA "YÖNELİMİ/İSTEĞİ" ile/ve/değil/||/<>/< SOĞUKTA DONMAK
- UYMAMAK ile AYKIRI OLMAK
- UYSALLAR, REŞAT (SARIYER, 1922 - 2001) :
( Sarıyerlidir. Sarıyer'den yetişen güreşçilerden biridir. Birçok güreş kulübünde lisanslı olarak güreşti. İstanbul birincilikleri ve Türkiye ikinciliği gibi dereceleri var. Zonguldak Kömür İşletmeleri Güreş takımında güreşçi ve antrenör olarak görev yaptı. Sarıyer Halkevi güreş takımında bulundu, antrenörlük yaptı. Halkevi tiyatro ekibinde de yer aldı. Yurtdışına gitti ve Almanya'da hem güreşti hem de antrenörlük yaptı. )
- UYSALLAR, SUAT (SARIYER, 1936 - 2017) :
( Hava Assb. Okulda okudu. Kıbrıs Barış Harekâtına katıldı (1974) Gazi oldu. Emekli olduktan sonra bir süre özel teşebbüste çalıştı. Uzun yıllar futbol hakemliği yaptı. Türkiye Futbol Federasyonu Gözlemciliği ve Saha Komiserliği yaptı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 2 dönem yönetim kurulunda bulundu. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu üyesidir. )
- UYSALLAŞMAK ile UYSALLAŞTIRMAK ile UYSAL/LIK ile UYSALCA
- UYUCANA" değil UYUYACAĞINA
- UYUKLAMA/UYKUNUN GELMESİ ile İÇ/İNİN GEÇMESİ
- UYUM BAŞARISI[İng. FITNESS] ile/||/<> AKRABA SEÇİLİMİ[İng. KIN SELECTION] ile/||/<> DİREKT UYUM BAŞARISI[İng. DIRECT FITNESS] ile/||/<> DOLAYLI UYUM BAŞARISI[İng. INDIRECT FITNESS] ile/||/<> EBEVEYN YATIRIM TEORİSİ[İng. PARENTAL INVESTMENT THEORY] ile/||/<> KAPSAYICI UYUM BAŞARISI[İng. INCLUSIVE FITNESS]
( Bir türün gelecek nesillere ne kadar gen aktardığını gösteren ya da gelecek nesillere aktaracağı gen performansının ölçülmesinde kullanılan, ömür boyu eşeysel başarıyı ve hayatta kalma becerisini gösteren terimdir. @@ Tür içindeki bireylerin yalnızca kendi uyum başarılarına yönelik değil, aynı zamanda akrabalarının uyum başarısına yönelik olarak da deneyimledikleri seçilim tipidir. Akrabaların hayatta kalıp üreyebilmesi, bireylerin kendisi tarafından paylaşılan genlerin de başarısı olduğundan dolaylı uyum başarısı ile ilişkilidir. @@ Yavru üretebilme becerisiyle ilişkili olan uyum başarısıdır. Hayatta kalabilmeye ve üremeye doğrudan katkı sağlayan her özellik, direkt uyum başarısını arttırmaktadır. @@ Bir bireyin akrabalarının üreme başarısındaki artıştan ötürü, kendisine benzer genlerin nesiller içerisindeki başarısının artmasına bağlı olarak, ilgilenilen bireyin uyum başarısının artmasıdır.Bir birey (F) düşünün. Bireyin annesi (A), babası (B), kuzeni (K) olsun. Bireyin anne ve babasıyla paylaştığı genlerin benzerliği oldukça yüksektir (0.5 olarak ifade edilir). Kuzeni ile paylaştığı genler de önemli düzeydedir (0.25 olarak ifade edilir). Bu akrabaların evrimsel süreç içerisindeki başarılarının yüksek olması, dolaylı olarak bireyin kendi evrimsel uyum başarısını da arttırmaktadır. Çünkü akrabaları başarılı olup üredikçe, kendisinde bulunan genleri de aktarabilmektedirler. @@ Ebeveyn yatırımı (PI: parental investment), ebeveynin soyunun devam edebilmesi dolayısıyla kendi özelliklerinin doğada sürdürülebilmesi için yavru bakımına yaptığı harcamalardır. Zaman ve enerji en önemli ebeveyn yatırımlarıdır. Ebeveynler, bu teori sayesinde anlaşıldığı gibi, aslında yavrularına "karşılıksız" bir sevgi beslemezler ve "karşılıksız" olarak bakımda bulunmazlar. Evrimsel açıdan bu emeklerinin karşılığı, kendi genlerini büyük oranda taşıyan yavrularının hayatta kalıp, kendilerindeki genleri yaymalarıyla, uyum başarısının dolaylı olarak artması biçiminde döner. @@ En basit tanımıyla direkt uyum başarısı, bireyin üreme ve hayatta kalma başarısı ile dolaylı uyum başarısının (bireyin akrabalarının üreme başarısından kaynaklı evrimsel başarısıdır) toplamıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- UYUM SAĞLAMAK ile UYARLANABİLİR ile ADAPTASYON ile UYARLANMIŞ ile ADAPTÖR ile ADAPTASYON ile UYARLANABİLİR ile ADAPTÖR
( ADAPT vs. ADAPTABLE vs. ADAPTATION vs. ADAPTED vs. ADAPTER vs. ADAPTION vs. ADAPTIVE vs. ADAPTOR )
( تطبيق دادن ile وفق پذير ile سازواري پزير ile سازواري ile اقتباس ile وفاق ile تطبيق ile اقتباسي ile وفق دهنده ile سازوارگر ile وفقي ile تطبيقي )
( TATABYGH DADAN ile VAFGH PAZYR ile سازواري پزير ile سازواري ile EGTEBAS ile وفاق ile تطبيق ile EGTEBASY ile VAFGH DAHANDEH ile SAZVARGAR ile وفقي ile TATABYGHY )
- UYUM = AHENK = HARMONY[İng.] = HARMANIE[Fr.] = HARMONIE[Alm.] = HARMONIA[Yun. Zarafet ve uyum tanrıçası.] = ARMONÍA[İsp.]
- UYUM ile/ve/||/<>/> ÇATIŞMA ile/ve/||/<>/> ÇÖZÜLME
- UYUM ile/ve/||/<> EŞZAMANLILIK
- HARMONY[İng.] / CONSONANCE[Fr.] / HARMONIE[Alm.] ile/değil/yerine/= UYUM
- UYUM ile/ve TINLAMA
( HARMONY vs./and RESONANCE )
- UYUM ile/ve TUTARLILIK
( HARMONY vs./and CONSISTENCY )
- UYUM >< UYUMSUZLUK
( Küçük şeyleri büyütür. >< Büyük şeylerin çürümesine neden olur. )
- UYUM ile/ve YETENEK
- UYUM/AHENK ile/ve/değil/||/<> İNSİCÂM
- UYUMAK/UYKU ile/ve UYUKLAMAK/PİNEKLEMEK/IMIZGANMAK/KÜNGÜLDEMEK/KÜNGÜRDEMEK/ŞEKERLEME/KAYLÛLE
( Günde ortalama 7 saat uyku yeterlidir! [Kişiden kişiye, değişkenlere ve koşullara bağlı olmak üzere 4 - 10 saat arasında olabilir.] )
( SAAT ON[22:00], YATAĞA KON! )
( Uykuya dalma süresi, yaklaşık, 7 dakikadır. )
( Elma, birçok uyarandan daha etkili bir uyku açıcıdır. )
( ÂFTÂB-SÜVÂR[Fars.]: Sabahları erken kalkan, gün doğmadan uyanmak alışkanlığına sahip olan. )
( İHTİMÂM[Ar.]: Elemden/kederden dolayı uyuyamama. )
( Uyuklama durumunda, ereksiyon gerçekleşebilmesi, olağandır. )
( ... İLE Uyuklar gibi hareketsiz oturmak. | Bir yerde, hiçbir iş yapmadan oturmak. )
( KÜNGÜLDEMEK/KÜNGÜRDEMEK: Uyuklamak. | Elden ayaktan düşmek. )
( NEVM ile/ve/değil NA'S/NA'SE/NÜÂS/SÎNE[çoğ. SİNEVÂT]/TEHVÎM/TEHEVVÜM[Ar.]/TENEVVÜM[< NEVM]/VESEN )
- UYUMAK ile UYUŞMAK ile UYUŞMAK
( Uyku durumu/deneyimi. İLE Kendin geçmek. İLE Birlikte ya da karşılıklı olarak uyumlu hareket etmek ya da hareket etmeye çalışmak. )
- UYUMAK ile ZIBARMAK
( ... İLE Ölmek, gebermek. | Sızmak. )
- UYUMALI!
- UYUM/LU/LUK ile/ve PARALEL/LİK
( HARMONY vs./and PARALLELNESS )
- UYUMLULUK ile UYUMLU ile GÜÇLÜK ile KARMAŞIK ile KOMPLİKASYON ile UYUMLU ile İLTİFAT ile ÜCRETSİZ OLARAK ile ÜCRETSİZ
( COMPLIANCE vs. COMPLIANT vs. COMPLICACY vs. COMPLICATE vs. COMPLICATION vs. COMPLIER vs. COMPLIMENT vs. COMPLIMENTARILY vs. COMPLIMENTARY )
( تمکين ile اجابت کننده ile کار پيچيده ile مشکل کردن ile بغرنج کردن ile پيچيدگي ile عارضه ile قبول کننده ile تعارف ile با تعريف ile تعارف آميز ile تعارفي ile بليط افتخاري )
( TAMAKYNE ile EJABAT KONANDEH ile KAR PEYCHYDAH ile MOSHEKL KARDAN ile BAGHRANJ KARDAN ile PEYCHYDEGY ile AREZEH ile GHABOL KONANDEH ile TAAREF ile BA TARYFE ile TAAREF AMYZ ile تعارفي ile BELYT AFTAKHARY )
- UYUMLULUK ile UYUMLU ile YURTTAŞ
( COMPATIBILITY vs. COMPATIBLE vs. COMPATRIOT )
( سازگاري ile همگيني ile سازگار ile هم وطن )
( SAZGARY ile CPEHMGYNEY ile SAZGAR ile NPAM VATAN )
- UYUMSUZ ile KÖTÜ EŞ
( ILL-MATCHED vs. ILL-MATED )
( لنگه به لنگه )
( LANGEH BAH LANGEH )
- UYUMSUZ ile/ve/değil/||/<> TUTUNAMAYAN
- INCONVENIENCE[İng.] / INADÉQUATION[Fr.] / UNSTIMMIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= UYUMSUZLUK
- UYUMSUZ/LUK ile/ve/değil/||/<>/>/< SUSKUN/LUK
- UYUMSUZLUK ile UYUMSUZ
( DISSONANCE vs. DISSONANT )
( بدآهنگي ile بدآهنگ )
( BADANPANGY ile BADANPANG )
- UYUMSUZLUK ile UYUMSUZ ile UYUMSUZLUK ile UYUMSUZ
( INCONGRUENCE vs. INCONGRUENT vs. INCONGRUITY vs. INCONGRUOUS )
( عدم تجانس ile نامتجانس ile عدمتجانس ile بي تناسب )
( عدم تجانس ile NAMOTEJANS ile عدمتجانس ile BEY TANASB )
- UYUŞMAK ile UYUŞABİLMEK
- UYUŞMAK ile/değil/yerine/>< YETİŞMEK
- UYUŞMUŞ ile UYUŞMUŞ
( BENUMB vs. BENUMBED )
( کرخ کردن ile بي حس کردن ile خواب رفته )
( KARKH KARDAN ile BEY HES KARDAN ile KHAB RAFTEH )
- UYUŞ(TUR)MAK ile/değil/<>/< UYUMLAN(DIR)MAK
- UYUŞUK ile ÇÜRÜMEK
( LANGUID vs. LANGUISH )
( بي حال ile بيحال شدن )
( BEY HAL ile BEYHAL SHODAN )
- UYUŞUK ile LETARJİ
( LETHARGIC vs. LETHARGY )
( سباتي ile تهاون ile مرگ کاذب ile سبات ile موت کاذب ile خواب مرگ )
( سباتي ile تهاون ile MORG KAZEB ile سبات ile موت کاذب ile KHAB MORG )
- UYUTAN ile/ve/||/<> UYUMALIK ile/ve/||/<> UYKULUK
- UYUTMAK ile/ve/||/<> UYANDIRMAK
( Gövdeyi ameliyat etmek için gereklidir. İLE/VE/||/<> Zihni/ni "ameliyat etmek" için gereklidir. )
- UYUTMAK ile UYUTULMAK ile UYUTABİLMEK
- HYPNOTIC[İng.] / HYPNOTISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= UYUTUCU, HİPNOTİK
- UYUTUM = NEVM-İ SINAİ = HYPNOSIS[İng.] = HYPNOSE[Fr., Alm.] = HYNOS[Yun.]
- KİTAP/MUSHAF:
UYUYAN BİREY/TOPLUM İÇİN değil/><
OKUYAN VE DÜŞÜNEN BİREY/TOPLUM İÇİN
(
)
- UYUZ (BULAŞMASI):
HAYVANDA/N ile/değil/< İNSANDA/N
( Hayvanda bulunan bakteri ile insanda bulunan bakteri tamamen farklı olduğundan, uyuz, hayvanlardan değil insandan, kişiler arasında yaşanan bulaşıcı bir sayrılıktır. )
- UYUZLAŞMAK ile UYUZ/LUK ile UYUZLU ile UYUZ OTU ile UYUZ İLACI ile UYUZ BÖCEĞİ ile UYUZ SİNEĞİ ile UYUZ MERHEMİ ile UYUZ BÖCEKLERİ
- UZAGÖRÜ/ÖTEGÖRÜ/TELEPATİ ile/değil AYNI ŞEYİ DÜŞÜNMEK
- UZAK DURMALI!:
KÖRDEN değil NANKÖRDEN <>
YÜZSÜZDEN değil İKİYÜZLÜDEN <>
"TİPİ BOZUK"TAN değil "SÜTÜ BOZUKTAN"
- UZAK DURULMASI GEREKEN KİŞİLER:
"HEP HAKLILAR" ve/||/<> "HERŞEYE, SÜREKLİ İTİRAZ EDENLER" ve/||/<> "SADECE BEN" DİYENLER ve/||/<> BAŞKALARINI DEĞERSİZ GÖRENLER ve/||/<> ÇIKARCILAR ve/||/<> İSTEDİĞİ OLMADIĞINDA TUTUM DEĞİŞTİRENLER ve/||/<> ARAMADIĞIN SÜRECE ARAMAYANLAR ve/||/<> İŞİ DÜŞMEDİKÇE TANIMAYANLAR ve/||/<> İŞİ BİTTİĞİNDE, YANINDA DURMAYANLAR
- UZAK?:
MEMLEKET Mİ? ile/ve/||/<> YILDIZLAR MI? ile/ve/||/<> GENÇLİĞİM Mİ?
- UZAK TUT/ALIM! ve/||/<> UZAK DUR/ALIM!
( Yüzü "çirkin olan"ı değil yüreği çirkin olanı. VE/||/<> Giysisi kirli olandan değil "zihni/düşüncesi" kirli olandan. )
- UZAK ile UZAK DOĞU ile UZAK ile UZAK ile NALBANT
( FAR vs. FAR EAST vs. FAR FROM vs. FAR OFF vs. FARRIER )
( بمراتب ile دور ile خاور دور ile شرق دور ile آسياي شرقي ile به دور از ile جدا از ile دور از ile خيلي دور ile نعلبند )
( BAMRATAB ile DOR ile KHAVAR DOR ile SHARGH DOR ile ASYAY SHARGHY ile BAH DOR AZ ile JEDA AZ ile DOR AZ ile KHYLEY DOR ile NALBAND )
- UZAKDOĞU KÜLTÜRÜ ile/ve TASAVVUF
- UZAKDOĞU SİMGELERİ/KÜLTÜRÜ ile/ve ORTADOĞU SİMGELERİ/KÜLTÜRÜ
( Doğa bilgeliği. İLE/VE Toplum bilgeliği. )
- UZAKDOĞU TERİMLERİ/SÖZLÜĞÜ ile/ve TASAVVUF TERİMLERİ/SÖZLÜĞÜ
- UZAKLAŞMAK/YAKINLAŞMAK ile/ve ETRAFINDA DOLAŞMAK
( TO DIGRESS/TO APPROACH vs./and TO STROLL AROUND )
- UZAKLIK/MESAFE ile UZAY UZAKLIĞI
( DISTANCE vs. PARSEC[pc = 206.265 AU] )
- UZAKLIK ÖLÇÜMÜNDE:
NİRENGİ ile/ve/||/<>/> PARALAKS
- UZAK/LIK ile/ve BAĞIMSIZ/LIK
( DISTANCE vs./and INDEPENDENCE )
- UZAKLIK ile/ve/||/<> "TAÇ UTANGAÇLIĞI"
( ... İLE/VE/||/<> Ağaç türlerinin en tepesinde bulunan dallarının birbirine dokunmaktan kaçınması. )
(
)
- UZAKTAN EN İYİ FARK EDİLEN RENK ile ...
( TURUNCU )
- UZAKTAN ETKİ ile DOKUNMA/TEMAS
- UZAKTAN ETKİ ile/ve/||/<> YERELLİK
- UZAKTAN ile UZAKTAN UZAĞA ile UZAKTAN AKRABA ile UZAKTAN EĞİTİM ile UZAKTAN KUMANDA ile UZAKTAN MERHABA ile UZAKTAN YAKINDAN ile UZAKTAN KUMANDALI ile UZAKTAN KUMANDASIZ
- UZAM ile/ve/||/<> YAYILIM
- UZANMAK (YATMAK) ile BANYODAN/DUŞTAN SONRA UZANMAK (YATMAK)
- UZANMAK ile DAĞILMAK
- UZANMAK ile/ve KIVRILMAK
- UZATMA ile UZATMALI ile UZATMA İŞARETİ ile UZATMALI ÇAVUŞ ile UZATMA PENALTISI ile UZATMALI NİŞANLI ile UZATMALI SEVGİLİ
- UZATMAK(ITNÂB[Ar.]) ile/ve/değil DEVAM ETTİRMEK
- UZATMAK" ile/değil/yerine/||/<>/< "AÇMAK"
- UZATMAK" ile/değil AYRINTILARIN DÜŞÜNÜLME/KONUŞULMA GEREĞİ
- UZATMAK ile/değil AYRINTIYA GİRMEK
- UZATMAK ile/ve/değil DEVAM ETTİRMEK
( İTNAP/ITNAP ile ... )
- UZA(T)MAK ile/ve/değil/||/<>/< TEKRAR
- UZATMAK ile UZATILABİLİR ile UZATILMIŞ ile GENİŞLETİCİ ile UZANAN
( EXTEND vs. EXTENDABLE vs. EXTENDED vs. EXTENDER vs. EXTENDING )
( تمديد کردن ile تعميم دادن ile تعميم کردن ile تعميم يافتن ile امتداد يافتن ile امتداد دادن ile قابل تمديد ile قابل تعميم ile تمديد شده ile ممدود ile توسعه دهنده ile بسط دهنده ile توسيع ile ممد )
( TAMADYD KARDAN ile TAMYM DADAN ile TAMYM KARDAN ile TAMYM YAFTAN ile EMTEDAD YAFTAN ile EMTEDAD DADAN ile GHABEL TAMADYD ile GHABEL TAMYM ile TAMADYD SHODEH ile ممدود ile TOSEEH DAHANDEH ile BAST DAHANDEH ile توسيع ile MAMAD )
- SPACE CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= UZAY AKIMI
- SPACE GROUP[İng.] / GROUPE SPATIAL[Fr.] / RAUMGRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY GRUBU
- UZAY/BRAVAIS ÖRGÜSÜ
( Bir kristaldeki atom, iyon ve moleküllerin, uzayda, düzenli olarak tekrarlanan dizilişi. )
( SPACE LATTICE )
( RAUMGITTER )
- SPEKTROSKOPI / SPECTROSCOPIQUE[Fr.] / SPACE LATTICE[İng.] / RAUMGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY ÖRGÜSÜ
- RÄUMLICHE POLARKOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAYSAL KUTUPSAL KOORDİNATLAR
- ÜZERE ile ÜZERİ ile ÜZERLİK
- ÜZERİNDE DURMAK ile/ve GÖZARDI ETMEMEK
- ÜZERİNE ALINMA değil ÜZERİNE ALMA
- ÜZERİNE ALMA ile ALINMA
- ÜZERİNE ALMA ile/ve/değil/yerine ÜSTLENME
- ÜZERİNE BASA BASA ile/yerine ALTINI ÇİZEREK
- ÜZERİNE BİRŞEYLER SÖYLEMEK ile BELİRLEMEK
( Bir şey ki söylemesen de olur, söyleme! Bir şey ki yapmasan da olur, yapma! )
( TO SAY SOMETHING ON ... vs. DESIGNATION )
- ÜZERİNE ÇIKMAK ile/ve/değil/yerine ÖTESİNE GEÇMEK
- ÜZERİNE KONUŞULAMAZ/LAR ile/ve/değil İFADE EDİLEMEZ/LER
( [not] NOT TO TALK ABOUT/ON vs./and/but NOT TO EXPRESS )
( ARETE ile APORETE )
- ... ÜZERİNE ile/ve/değil/||/<>/< ... ÜZERE
- ÜZGÜ ile ÜZGÜN/LÜK ile ÜZGÜLÜ ile ÜZGÜSÜZ ile ÜZGÜN BALIĞI
- ÜZGÜNÜM" ile/değil/yerine/<>/< ÜZÜLDÜM
- UZLAŞIM ile/ve/||/<> ALT/ASGARİ KOŞUl
- UZLAŞIM/SAL = İTİBAR/Î = CONVENTION/AL[İng.] = CONVENTION/NEL[Fr.] = KONVENTION/EL[Alm.] = CONVENTIO[Lat.] = CONVENCIÓN[İsp.]
- UZLAŞIM ile/ve/<> TANIŞIKLIK
- UZLAŞIM ve UNUTMAK
- UZLAŞIM ile/ve/<> UYUM
( VAZ'Î ile/ve/<> TENASÜB )
( AGGREEMENT vs./and/<> HARMONY )
- UZLAŞIM ile/ve/değil/yerine UYUMLU BİRLİK
( [not] AGGREEMENT vs./and/but/<> HARMONIOUS UNITY )
- UZLAŞIM/SAL ile UYLAŞIM/SAL
- UZLAŞMA ile/ve/||/<> BARIŞMA
- UZLAŞMA ile/değil ERDEM
( [not] AGGREEMENT vs./but VIRTUE )
- UZLAŞMA ile/ve İMAN
( AGREEMENT vs./and FAITH )
- UZLAŞMA ile UZLAŞMACI
( CONCILIATION vs. CONCILIATORY )
( استمالت ile استمالت پذير ile آشتي کننده )
( استمالت ile ESTEMALT PAZYR ile ASHTY KONANDEH )
- UZLAŞMA ile UZLAŞMAZ/LIK ile UZLAŞMACI/LIK ile UZLAŞMALI
- UZLAŞ(TIR)MA ile/değil ANLAŞ(TIR)MA
- UZLUK/EHLİYET/HAZAKAT ile/ve/<> DEĞİM/LİYÂKAT
- UZMANLAŞMAK ile UZMAN/LIK ile UZMAN HEKİM ile UZMAN ÇAVUŞ/LUK ile UZMAN DOKTOR ile UZMAN JANDARMA/LIK ile UZMANLIK BELGESİ
- UZMANLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİREŞİM/TEVHİD
- UZMAN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< USTA/LIK
( KOMPETAN avec ... )
- ÜZME TAHTASI ile/ve SNOWBOARD
( Meşe köyü - İkizdere - Rize'de. İLE/VE Dağlarda. )
( Çimende. İLE/VE Karda. )
- ÜZÜLME ve/||/<>/> BÜZÜLME
- ÜZÜLME ile/ve/değil/||/<>/< ŞAŞIRMA
- ÜZÜLMEK ile DÜŞÜNMEK
- ÜZÜLMEK ile/ve HESAP SORMAK
- ÜZÜLMEK ile ISTIRAP
- ÜZÜLMEK ile/ve/||/<>/> SÜZÜLMEK
- ÜZÜLMEK ile ÜZÜLEBİLMEK ile ÜZÜLÜVERMEK
- GRAPE SUGAR[İng.] / TRAUBEN ZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜZÜM ŞEKERİ
- ÜZÜM, ÜZÜME, BAKA BAKA KARARIR ile/ve/||/<> KÖRLE YATAN, ŞAŞI KALKAR
- ÜZÜM ile/değil BEKTÂŞÎ ÜZÜMÜ
( ... İLE/DEĞİL Taşkırangillerden bir çalı. | Bu çalının, mayhoş, nohut büyüklüğünde, ak ya da kara yemişi. )
( ... cum RIBES GROSSULARIA )
- ÜZÜM ile LANGSAT
( ... İLE Uzakdoğu'da ve özellikle Malezya'da bulunan, üzüme benzeyen sarı bir tropikal meyve. )
- ÜZÜM ile MÜŞKÜLE
( ... İLE Bağbozumuna yakın bir zamanda yetişen, kalınca kabuklu, iri ve uzun taneli bir üzüm. )
- ÜZÜM ile ŞEKERCİBOYASI/AMERİKAN ÜZÜMÜ
( ... İLE Şekerciboyasıgillerden, kökü iç sürdürücü olarak kullanılan, 2-3 metre yüksekliğinde, üzümsü meyvesinden şarapları boyamak için kırmızı boya çıkarılan çok yıllık bir bitki, Amerikan üzümü (Phytolacca americana) )
( ... cum PHYTOLACCA AMERICANA )
- ÜZÜM ile ÜZÜMCÜ/LÜK ile ÜZÜMLÜ ile ÜZÜMSÜZ ile ÜZÜM SUYU ile ÜZÜM ÜZÜM ile ÜZÜMLÜ KEK ile ÜZÜM ASMASI ile ÜZÜM HOŞAFI ile ÜZÜM KURUSU ile ÜZÜM ŞEKERİ ile ÜZÜM ŞIRASI ile ÜZÜM PEKMEZİ ile ÜZÜM SALKIMI ile ÜZÜM SİRKESİ ile ÜZÜM KOMPOSTOSU
- UZUN KLİTORİSLİ KADIN (ERİL) ve "KISA PENİSLİ ERKEK" (DİŞİL):
İNSAN
( "WOMAN IN LONG CLIT" [male] and "MAN IN SHORT PENIS" [female]: HUMAN )
- (UZUN SÜRE) OTURMAK yerine BİSİKLET
- UZUN/KISA) SÜRELİ/LİK (/ SOLUKLU/LUK) ile SÜREKLİ/LİK
( LONG PERIOD vs. CONTINUAL )
- UZUN UZADIYA (KONUŞMAK/ANLATMAK)
( BAST, ALE-T-TAFSÎL )
- UZUN UZUN BAKMAK ile GÖZ KIRPMAK
( ... İLE Bir kişinin, ortalama göz kırpma hızı, 100 - 400 milisaniye arasında gerçekleşmektedir. )
( LOOKING IN LONG PERIOD vs. WINK )
- UZUN UZUN DÜŞÜNMEK/BOŞ BOŞ OTURMAK ile/ve/değil/yerine AZ AZ (DA OLSA) EYLEMEK/BİR ŞEYLER YAPMAK
( Pek kolay olmasa da... )
( Kepçe tutan elim olsun, dış kapıda yerim olsun! )
- UZUN UZUN (KONUŞMA ANLATMAK)
- UZUN UZUN KONUŞMAK ile "UZATMAK"
( TO TALK AT LENGTH vs. TO PROLONG )
- UZUN YAŞAMAK ile/ve/<>/değil/yerine DERİN/DÜRÜST/DOĞRU YAŞAMAK
- UZUN, ECEM (SARIYER, 1992) :
( Sinema sanatçısı. Sarıyer'de doğdu, ilköğretim, ortaöğretim ve Liseyi Sarıyer Hüseyin Kalkavan Lisesinde okudu. Okuluna devam ederken oyunculuğa başlandı. Önce Ülker reklamlarında oynadı sonra da Aliye dizisindeki rolü ile çocuk yaşta şöhreti yakaladı. Sırasıyle, Aliye, Geniş Zamanlar, Pulsar, Gönül Salıncağı, Ah kalbim ve Küçük Sırlar dizilerinde oynadı. 2014 yılında Yapı Kredi Afife Jale Tiyatro ödüllerinden "Yılın en başarılı Genç Kuşak Sanatçısı" Ödülüne layık görüldü. )
- UZUN, NUMAN (SARIYER, 1923 - 2008) :
( İ.Ü. İktisat Fakültesini yarım bırakarak iş hayatına atıldı. Sarıyer ilk takımında futbol oynadı. Fenerbahçe'ye transfer olduktan bir süre sonra tekrar Sarıyer'e transfer oldu ve burada futbol yaşamını noktaladı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem başkanlık ve ayrıca 14 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev aldı. Demokrat Partisi Sarıyer İlçe Başkanı iken 27 Mayıs 1960 İhtilali ile tutuklandıysa da kısa sürede aklanarak kurtuldu. Bilahare siyasi çalışmaların başlaması ile Adalet Partisi Saflarında siyasete atıldı. Adalet Partisinin uzun süre İl Başkanlığını yaptı. İstanbul İl Genel Meclisinde bulundu ve 6 dönem (1963 - 1968) Daimi Encümen Üyesi olarak hizmet verdi. Siyasi haşatına her kademede devam etti ve İstanbul Belediye Meclisi Üyesi ve İstanbul Milletvekili olarak TBMM de görev yaptı. )
- ÜZÜNÇ ile ÜZÜNÇLÜ
- LENGTH CONTRACTION[İng.] / CONTRACTION DES LONGUEURS[Fr.] ile/değil/yerine/= UZUNLUK BÜZÜLMESİ
- LENGTH[İng.] / LONGUEUR[Fr.] / LÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= UZUNLUK
- UZUNLUK ile UZATMAK ile UZATMA ile UZUNLAMASINA ile UZUN
( LENGTH vs. LENGTHEN vs. LENGTHENING vs. LENGTHWISE vs. LENGTHY )
( درازا ile درازي ile طول ile درازتر کردن ile دراز کردن ile دراز شدن ile ممتد کردن ile تطويل ile از درازا ile از طول ile طولاني ile طويل ile طولاني مدت )
( DARAZA ile DARAZY ile TUL ile DARAZTAR KARDAN ile DARAZ KARDAN ile DARAZ SHODAN ile MOMTAD KARDAN ile تطويل ile AZ DARAZA ile AZ TUL ile TULANY ile طويل ile TULANY MADAT )
- UZUN/LUK ile/ve YÜKSEK/LİK
( İki nokta arasında. İLE/VE Zeminden hareket ederek. )
( LENGTH vs./and HEIGHT )
- UZUNSOY, PROF. DR. ORHAN (ADANA 1922 - 1988) :
( Üniversite öğretim üyesi. ilköğrenimini değişik kentlerde yapmıştır. 1939 yılında Ankara Atatürk Lisesini bitirmiş, aynı yıl Yüksek Ziraat Enstitüsü Orman Fakültesine girmiş, 1943 yılında bu fakülteden mezun olmuştur. Askerlik görevinden sonra, 30.03.1946 tarihinde Orman Fakültesi Orman İşletme İnşaatı Kürsüsüne asistan olarak atanmıştır 1951 yılında "Karadeniz Boğazı Mıntıkasında Toprak Taşınmasının Sebepleri ve Bu Taşınmayı Önleyecek İdari, Teknik ve Kültürel Tedbirlerin Araştırılması" adlı doktora tezi ile Doktor unvanını almıştır. 1956 yılında "Ankara Çevrelerinde Toprak Erozyonunun Şürnulü ve Çıplak Yamaçların Yeşillendirilmesi Üzerine Araştırmalar" konulu çalışmasını tamamlayarak Doçent unvanını kazanmıştır. 1960 - 1961 ve 1964 - 1965 yıllarında Almanya ve Avusturya'da incelemelerde bulunmuştur. 1967 yılında Profesör olan UZUNSOY, Prof. Dr. Orhan, İst.1969 - 1970 yılları arasında, İstanbul Cağaloğlu Mühendislik ve Mimarlık Özel Yüksek Okulu Müdürlüğü görevini üstlenmiş ve bu okulda öğretim üyeliği yapmıştır. 1971 - 1972 yılları arasında da Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Dekanlığı yapmıştır. UZUNSOY, emekliliğine kısa bir süre kala 08.09.1988 tarihinde vefât etmiştir. )
- ÜZÜNTÜ ile/ve/||/<>/> (")ÇARESİZLİK(")
- ÜZÜNTÜ = KEDER = PAIN[İng.] = DOULEUR[Fr.] = SCHMERZ[Alm.] = DOLOR[Lat.]
- ÜZÜNTÜ ve SIKINTI ve KAYGI/ENDİŞE
( Geçmişe ait. VE Şimdide. VE Gelecek için. )
- UZUNYA DALYANI :
( Uzunya koyunda kurulan beri bu dalyan uzun bir zamandan beri kurulmuyor. )
- VAAZ KÜRSÜSÜ ile/||/<> SON CEMAAT YERİ ile/||/<> SAKIF ile/||/<> HÜNKÂR MAHFİLİ
( Belirli gün ve saatlerde, imamın vaaz vermek için çıktığı, koltuk ya da küçük balkon biçimindeki bölüm. İLE/||/<> XIV. yüzyıldan itibaren cami ve mescitlerde yaygın olarak kullanılan, ana mekânın dışında yarı açık hazırlık bölümü. İLE/||/<> Camilerde son cemaat yerinin dışında ek bir bölüm. Özellikle iç avlusu olan yapılarda, cemaatin hava şartlarından korunması amacına yöneliktir. İLE/||/<> Camilerde hükümdara ayrılan bölüm.[Bazen galerinin bir bölümü, bazen ayrı bir daire biçimindedir.] )
- VABESTE[Fars.] değil/yerine/= BAĞLI
- VAC/VAK/VACUUM ASSISTED CLOSURE[İng.] değil/yerine/= VAKUM YARDIMLI YARA KAPATMA, NEGATİF BASINÇLI YARA KAPATMA
- VACCINE[İng.] değil/yerine/= AŞI
( Belirli hastalıklara neden olan patojenlere karşı bağışıklık kazandıran tıbbi araç. Latince "inek" anlamına gelen "vacca" sözcüğünden türemiştir. Aşı, 1796 yılında sığır çiçeği lezyonlarının insanda çiçek hastalığını engellediğini fark eden İngiliz doktor, Edward Jenner tarafından icat edilmiştir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- VÂCİBU'L-VUCÛD yerine KÂDİRU'L-MUHTÂR
- VÂDE FARKSIZ değil/yerine/= SÜREV ARTISIZ
- VÂDELİ HESAP değil/yerine/= SÜREVLİ SAYANAK
- VÂDESİZ HESAP değil/yerine/= SÜREVSİZ SAYANAK
- VADETMEK ile VADE ile VADELİ ile VADESİZ ile VADE SONU ile VADE BİTİMİ ile VADELİ HESAP ile VADELİ SATIŞ ile VADESİZ HESAP ile VADELİ MEVDUAT ile VADESİZ MEVDUAT
- VAFTİZ ile HAÇ VAFTİZİ ile VAFTİZ ile VAFTİZCİ ile VAFTİZHANE
( BAPTISM vs. BAPTISM OF THE CROSS vs. BAPTISMAL vs. BAPTIST vs. BAPTISTRY )
( تعميد ile غسل ile غسل تعميد ile خاج شويان ile تعميدي ile معمد ile تعميد دهنده ile تعميدگاه ile جاي تعميد )
( TAMYD ile GHASL ile غسل تعميد ile KHAJ SHOYAN ile تعميدي ile MAMAD ile TAMYD DAHANDEH ile تعميدگاه ile JAY TAMYD )
- VAGON[Fr./İng. < WAGON] ile/ve/||/<> FURGON[Fr. < FOURGON]
( ... İLE/VE/||/<> Nesne vagonu. )
- VAGON ile/ve/<> VAGONET
( Yük ve yolcu taşımakta kullanılan, lokomotifin çektiği, demiryolu aracı. İLE Yana ya da arkaya doğru devrilebilen ve kimi toprak düzleme işlerinde kullanılan küçük vagon. )
- VAGONET değil/yerine/= TAŞIRCIK
- VAHÂ[Ar.] ile ILGIM/SERAP/YALGIN/PUSARIK
( Çöl ortasında suyu ve yeşilliği olan yer. İLE ... )
( OASIS vs. MIRAGE )
- VAHA değil/yerine/= SUVLA/YEŞERGE
- VAHÂMET ile/ve/<> HEZİMET
- VAHAMET ile VAHAMETLİ
- VAHDET-İ VUCUD ile VAHDET-İ ŞÜHÛD
- VAHİY DİNLERİ ile/ve EVRENSEL DİNLER
- VAHİY ile İLHÂMÂT ile RÜYÂ ile FERÂSET
( Cebrail ile gelen. İLE Cebrail'siz gelen. İLE Cebrail'siz gelen. İLE Kendi öngördüğün. )
- VAHŞET ile/ve VAHÂMET["VEHÂMET" değil!]
- VAHŞET[Ar.] değil/yerine/= YIRTINÇ/ACIMASIZLIK
- VAHŞİ ile VAHŞET ile GADDARCA DAVRANMAK ile VAHŞİCE ile KABA
( BRUTAL vs. BRUTALITY vs. BRUTALIZE vs. BRUTALLY vs. BRUTE )
( بي رحم ile حيواني ile حيوانيت ile بي رحمي ile حيوان صفت نمودن ile بي رحمانه ile جانور خوي ile کودن ياشهواني )
( BEY RAHAM ile HEYVANY ile حيوانيت ile BEY RAHAMY ile HEYVAN SAFT NEMUDAN ile BEY RAHMANEH ile JANOR KHOY ile KOODAN YESHEHAVANY )
- VAHŞİ[Ar.] değil/yerine/= YABANIL
- VAHŞİ değil/yerine/= YIRTICI
- VAHŞİLEŞMEK ile VAHŞİLEŞTİRMEK ile VAHŞİ/LİK ile VAHŞİCE ile VAHŞİ ORMAN ile VAHŞİ HAYVAN
- VAKFİYE DİLİ:
XIII. yy.'a KADAR ile/ve/||/<>/> XIII. yy.dan SONRA ile/ve/||/<>/> XVI. yy.dan SONRA
( Arapça. İLE/VE/||/<>/> Moğolca, Arapça, Farsça, Osmanlı Türkçe'si. İLE/VE/||/<>/> Osmanlı Türkçe'si ve İran'da, Farsça] )
- VAKFİYE/VAKIFNÂME ile/ve/||/<> VELÂYET/TEVLİYET ile/ve/||/<> MÜTEVELLİ/NÂZIR
- VAKFİYE değil/yerine/= TURGULUK
- VAKIF[Ar. < VAKF: Duruş, durma.]/TESİS ile DERNEK/CEMİYET
( Bir mülkü kamu yararına -satılmamak kaydıyla- sonsuz olarak tahsis etmek. İLE Çıkarlarını savunmak, belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere kurulan yasal topluluk. )
( FOUNDATION vs./and ASSOCIATION )
- VAKIF ile/||/<> VAKFİYE
( Kişiler ya da kurumlarca kurulmuş, yasayla görev ve yetkileri belirlenen tüzel kişilik. İLE/||/<> Herhangi bir malı vakfeden (vâkıf) tarafından, vakfın yönetimi ile ilgili hazırlanmış. Nizamnâme. Vakıf senedi de denilen vakfiyeler, kadılık siciline işlendikten sonra kesinleşirdi. )
- VAKIF/LIK ile VAKIF MALI ile VAKIF SENEDİ ile VAKIF ARAZİSİ ile VAKIF TOPRAĞI
- VAKİT NAMAZI ile TATAVVÛ
( Farz. İLE Sünnet ve teravih namazları. )
- VAKİT ile VAKİTLİ ile VAKİTÇE ile VAKİTSİZ/LİK ile VAKİT VAKİT ile VAKİTLİ VAKİTSİZ ile VAKİT KAYBETMEDEN
- VAKSİN/VACCINE[İng.] değil/yerine/= AŞI
- VAKSİNASYON/VACCINATION[İng.] değil/yerine/= AŞILAMA
- VAKTAKİ ...[Ar., Fars.] değil/yerine/= NE ZAMAN Kİ ...
- VAKUUMSCHLAUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= VAKUM HORTUMU
- VAKUM/VACUUM[İng.] değil/yerine/= HAVASIZ BOŞLUK
- VACUUM EVAPORATION[İng.] / ÉVAPORATION SOUS VIDE[Fr.] / VAKUUMVERDAMPFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VAKUMDA BUHARLAŞTIRMA
- VAKUMLAMAK ile VAKUMLANMAK ile VAKUM ile VAKUMLU
- VACUUM DIFFUSION[İng.] ile/değil/yerine/= VAKUMLU DİFÜZYON
- VAKÜOL/VACUOLE[İng.] değil/yerine/= KOFUL
( Koful ya da vakuol; bitkiler, mantarlar, hayvanlar, bazı protistalar ve bakterilerde bulunan ve çeşitlerine göre boyutları değişebilen içi sıvı dolu boşluklardır. Kofullar endoplazmik retikulum, golgi aygıtı, göze ve çekirdek zarından oluşabilir. Temel görevleri; depo, sindirim, salgı, boşaltım ve tatlı su mikroorganizmalarında su dengesini sağlamaktır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- VAKUOL ile/||/<> VEZİKÜL
( Vakuol büyük depo İLE vezikül küçük taşıyıcıdır )
( Formül: Depolama İLE transport )
- VALANS/VALENCE[İng.] değil/yerine/= DEĞER, DEĞERLİK
- VALENCE TAUTOMERİSM ile/||/<> REDOKS İZOMERİ
( Valence e⁻ metal-ligand kayması, redoks farklı oksidasyon. )
( Formül: Dinamik İLE statik )
- VALİ[EPARHOS]:
< LONCA ÖRGÜTÜ ile/ve/||/<> LAGATARIOS ile/ve/||/<> SIMPANOS
( Genel denetimi sağlayanlar. İLE/VE/||/<> Yabancı tüccarların denetimini sağlayanlar. İLE/VE/||/<> Esnaf localarını denetleyenler.[2 kişi] )
- VALİ ile TEKFUR[Erm. < TAKAVOR: Taç taşıyan.]
( ... İLE Bizans döneminde vali düzeyinde olan yöneticilerle Anadolu ve Rumeli'deki Hıristiyan beylerine verilen ad.
Osmanlı Türkçesi'nde, Hıristiyan hükümdarlara verilen bir sandır.]
[Bizans'ta merkez dışındaki kentlerin müstakil valilerine Tekfur denirdi. Bunların idari ve askeri görevleri vardı. Türkiye Selçukluları ve Osmanlı'nın ilk dönemlerinde Tekfurlarla çok sıkı ilişki kuruldu. Tekfurlar Türk akınlarından korunup bağımsızlıklarını korumak için Türklere çok miktarda vergi verirdi. Tekfurların bazıları, durumlarını koruyabilmek için Türk kumandan ve beyleriyle akraba olma yollarına başvururdu. Bu nedenle, çoğu Tekfur, kızını Türk kumandan ya da oğluna gelin verirdi. Bu Tekfur'ların içinden, Müslüman olanlar da oldu. Bunlardan Harman kaya Tekfuru Köse Mihal, en ünlüsüdür. Osmanlı'ya ve İslâmiyet'e hizmetlerde bulunmuştur. Bizans yıkılınca, tekfurluk da tamamen tarihe karışmıştır.] )
- VALID KNOWLEDGE/INFORMATION/DATA vs. INVALID KNOWLEDGE/INFORMATION/DATA
- VÂLİD[Ar. < VİLÂDET] ile VÂLİDE[Ar.]
( Baba. İLE Ana, doğuran. )
- VALİDE ÇEŞMESİ / BEZMİÂLEM SULTAN ÇEŞMESİ ile VALİDE ÇEŞMESİ / GÖKSU ÇEŞMESİ ile VALİDE ÇEŞMESİ
( Maçka'da, Spor Caddesi'ndedir. İLE Küçüksu iskelesinde, Küçüksu Kasrı karşısındadır. İLE Aksaray meydanında, Valide Sultan Camisi yanındadır. )
( Sultan Abdülmecid, annesi Bezmiâlem Sultan'ın anısı için yaptırtmıştır. [1839] İLE Sultan III. Selim, annesi Mihrişah Sultan anısı için yaptırtmıştır. [1806] İLE 1871'de, Sultan II. Mahmud'un eşi Pertevniyal Sultan tarafından. [Pertevniyal Sultan Çeşmesi adıyla da bilinir.] )
- VALİDE SEBİLİ ile VALİDE ÇİNİ SEBİLİ ile VALİDE-İ CEDİT SEBİLİ / YENİ VALİDE SEBİLİ
( Eminönü'nde, Bahçekapı'da, İş Bankası yanındadır. İLE Üsküdar'da, Toptaşı'nda, Çinili Cami yanındadır. İLE Üsküdar'da, Yeni Valide Camisi köşesindedir. )
( 1663'te, Sultan IV. Mehmet'in annesi Turhan Sultan tarafından. İLE 1640'ta, Sultan I. Ahmed'in eşi Kösem Sultan tarafından. İLE 1709'da, Sultan IV. Mehmed'in eşi Gülnûş Sultan tarafından. )
- VÂLİDE[Ar.] değil/yerine/= ANNE/ANA
- VALLÂHİ ile/ve BİLLÂHİ ile/ve TALLÂHİ
( Üçüncü derece yemin/kasem. İLE/VE İkinci derece yemin/kasem. İLE/VE Birinci derece yemin/kasem. )
- VALLAHİ ile VALLAHİ BİLLAHİ ile VALLAHİ TALLAHİ
- VALS ile YAVAŞ(SLOW) VALS/İNGİLİZ VALSİ
( XVIII. yüzyılda, Bavyera(Almanya) ve Avusturya Alpleri yöresine özgü, geleneksel halk dansı olan Landler'den doğup gelişen ve Habsburg Sarayı'nda oynanmasından sonra popüler olan Vals, Fransa'ya özgü bir danstır ve çeşitli türleri arasında en ünlüsü, hızlı dönüşlerle yapılan Viyana Valsi'dir. Önceleri, çeşitli dönüş ile tepinmeden sonra düşey sıçramalarla gerçekleştirilen ve bir köylü dansı olarak kabul edilen Vals, yıllar geçtikçe eklenen, yerde kayma ve dönme adımları ile bir burjuva ve yüksek sosyete dansına dönüşür. Çiftlerin birbirine sarılarak kendi etraflarında çember çizip dönmelerinden oluşan Vals, ülkemizde, Tanzimat Dönemi'nde başlar. Cumhuriyet Dönemi'nde de Cumhurbaşkanlığı Filarmoni ve Senfoni orkestralarının konserleri aracılığıyla icra edilir.
İLE
"İngiliz Valsi" olarak da bilinen Slow Vals, ¾'lük ölçüyle yavaş ve romantik bir yapıyla uygulanır. Adından da anlaşılacağı üzere, yavaş tempoda yapılan Slow Vals, Viyana Valsi'nin klasik yapısına karşın çok daha gelişmiş ve değişik figürler içeren Slow Vals, standart salon danslarının en bilinenidir. )
(1996'dan beri)