Yedi(7) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 46.828 başlık/FaRk ile birlikte,
46.828 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(177/189)
- VALF, SUPAP ile/||/<> VALVE[İng.] ile/||/<> SOUPAPE[Fr.] ile/||/<> VENTIL[Alm.] ile/||/<> VANA[İt. < VANO]
( Bir akışkanın belirli bir yer bölüm ya da noktadan geçiş niceliğini değiştirmeye yarayan gereç )
( VALVE )
( SOUPAPE )
( VENTIL )
( VANO )
- VALF[Fr. < VALVE] ile/değil/yerine/=/||/<> VANA (ÇEK VALF, KAPAKLI VALF, KÜRESEL VALF, STOP VALF, ŞİBER VALF, BUHAR VALFİ)
- VALİ[EPARHOS]:
< LONCA ÖRGÜTÜ ile/ve/||/<> LAGATARIOS ile/ve/||/<> SIMPANOS
( Genel denetimi sağlayanlar. İLE/VE/||/<> Yabancı tüccarların denetimini sağlayanlar. İLE/VE/||/<> Esnaf localarını denetleyenler.[2 kişi] )
- VALİ ile TEKFUR[Erm. < TAKAVOR: Taç taşıyan.]
( ... İLE Bizans döneminde vali düzeyinde olan yöneticilerle Anadolu ve Rumeli'deki Hıristiyan beylerine verilen ad.
Osmanlı Türkçesi'nde, Hıristiyan hükümdarlara verilen bir sandır.]
[Bizans'ta merkez dışındaki kentlerin müstakil valilerine Tekfur denirdi. Bunların idari ve askeri görevleri vardı. Türkiye Selçukluları ve Osmanlı'nın ilk dönemlerinde Tekfurlarla çok sıkı ilişki kuruldu. Tekfurlar Türk akınlarından korunup bağımsızlıklarını korumak için Türklere çok miktarda vergi verirdi. Tekfurların bazıları, durumlarını koruyabilmek için Türk kumandan ve beyleriyle akraba olma yollarına başvururdu. Bu nedenle, çoğu Tekfur, kızını Türk kumandan ya da oğluna gelin verirdi. Bu Tekfur'ların içinden, Müslüman olanlar da oldu. Bunlardan Harman kaya Tekfuru Köse Mihal, en ünlüsüdür. Osmanlı'ya ve İslâmiyet'e hizmetlerde bulunmuştur. Bizans yıkılınca, tekfurluk da tamamen tarihe karışmıştır.] )
- VALID KNOWLEDGE/INFORMATION/DATA vs. INVALID KNOWLEDGE/INFORMATION/DATA
- VÂLİD[Ar. < VİLÂDET] ile VÂLİDE[Ar.]
( Baba. İLE Ana, doğuran. )
- VALİDE ÇEŞMESİ / BEZMİÂLEM SULTAN ÇEŞMESİ ile VALİDE ÇEŞMESİ / GÖKSU ÇEŞMESİ ile VALİDE ÇEŞMESİ
( Maçka'da, Spor Caddesi'ndedir. İLE Küçüksu iskelesinde, Küçüksu Kasrı karşısındadır. İLE Aksaray meydanında, Valide Sultan Camisi yanındadır. )
( Sultan Abdülmecid, annesi Bezmiâlem Sultan'ın anısı için yaptırtmıştır. [1839] İLE Sultan III. Selim, annesi Mihrişah Sultan anısı için yaptırtmıştır. [1806] İLE 1871'de, Sultan II. Mahmud'un eşi Pertevniyal Sultan tarafından. [Pertevniyal Sultan Çeşmesi adıyla da bilinir.] )
- VALİDE SEBİLİ ile VALİDE ÇİNİ SEBİLİ ile VALİDE-İ CEDİT SEBİLİ / YENİ VALİDE SEBİLİ
( Eminönü'nde, Bahçekapı'da, İş Bankası yanındadır. İLE Üsküdar'da, Toptaşı'nda, Çinili Cami yanındadır. İLE Üsküdar'da, Yeni Valide Camisi köşesindedir. )
( 1663'te, Sultan IV. Mehmet'in annesi Turhan Sultan tarafından. İLE 1640'ta, Sultan I. Ahmed'in eşi Kösem Sultan tarafından. İLE 1709'da, Sultan IV. Mehmed'in eşi Gülnûş Sultan tarafından. )
- VÂLİDE[Ar.] ile/değil/yerine/= ANNE/ANA
- VALLÂHİ ile/ve BİLLÂHİ ile/ve TALLÂHİ
( Üçüncü derece yemin/kasem. İLE/VE İkinci derece yemin/kasem. İLE/VE Birinci derece yemin/kasem. )
- VALLAHİ ile VALLAHİ BİLLAHİ ile VALLAHİ TALLAHİ
- VALONIA OAK[İng.] ile/||/<> QUERCUS ITHABURENSIS SUBSP. MACROLEPIS[Lat.] ile/||/<> PALAMUT MEŞESİ
( Kayıngiller Fagaceae familyasından 1015 m kadar boylanabilen yaprak kenarları dişli olan ve yapraklarını döken meyvelerinden tanen elde edilen Ege Akdeniz ve Orta Anadoluda doğal yayılış gösteren bitkiler )
( VALONIA OAK )
( PÉLAMYDE )
( VALONEA-EICHE )
( QUERCUS ITHABURENSIS SUBSP. MACROLEPIS | SARDA SARDA )
( QUERCIA VALLONEA )
( ΒΕΛΑΝΙΔΙΆ / βελανιδιά )
- VALS ile YAVAŞ(SLOW) VALS/İNGİLİZ VALSİ
( XVIII. yüzyılda, Bavyera(Almanya) ve Avusturya Alpleri yöresine özgü, geleneksel halk dansı olan Landler'den doğup gelişen ve Habsburg Sarayı'nda oynanmasından sonra popüler olan Vals, Fransa'ya özgü bir danstır ve çeşitli türleri arasında en ünlüsü, hızlı dönüşlerle yapılan Viyana Valsi'dir. Önceleri, çeşitli dönüş ile tepinmeden sonra düşey sıçramalarla gerçekleştirilen ve bir köylü dansı olarak kabul edilen Vals, yıllar geçtikçe eklenen, yerde kayma ve dönme adımları ile bir burjuva ve yüksek sosyete dansına dönüşür. Çiftlerin birbirine sarılarak kendi etraflarında çember çizip dönmelerinden oluşan Vals, ülkemizde, Tanzimat Dönemi'nde başlar. Cumhuriyet Dönemi'nde de Cumhurbaşkanlığı Filarmoni ve Senfoni orkestralarının konserleri aracılığıyla icra edilir.
İLE
"İngiliz Valsi" olarak da bilinen Slow Vals, ¾'lük ölçüyle yavaş ve romantik bir yapıyla uygulanır. Adından da anlaşılacağı üzere, yavaş tempoda yapılan Slow Vals, Viyana Valsi'nin klasik yapısına karşın çok daha gelişmiş ve değişik figürler içeren Slow Vals, standart salon danslarının en bilinenidir. )
- VALUABLE :/yerine DEĞERLİ
- VALUE ADDED TAX[İng.] ile/||/<> KATMA DEĞER VERGİSİ
( Mal ve hizmetlerden ilk üretimden sonul tüketim aşamasına kadar her aşamada yaratılan katma değer üzerinden alınan dolaylı bir vergi )
( VALUE ADDED TAX )
- VÂMIK[Ar.] ile/değil/yerine/= SEVEN, ÂŞIK, SEVDÂLI
- VAMPİR ile/||/<> VAMPİR[Fr. < VAMPIRE]
( Vampyrus spectrum Yarasalar Chiroptera takımının yaprakburunluyarasagiller Phyllostomatidae familyasından bir memeli türü Uzunluğu 16 kanat açıklığı 75 cm Kuyruğu yoktur Adına rağmen kan emici değildir meyve yer Orta ve Güney Amerikada yaşar zooloji Yarasalar Chiroptera takımının yaprak burunlu yarasagiller Phyllostomatidae familyasından 16 cm kadar uzunlukta 75 cm kadar kanat açıklığı olan kuyruğu olmayan adına rağmen kan emici olmayan meyve yiyen Orta ve Güney Amerika da yaşayan bir tür vampire 1 kan emici hortlak 2 yarasalardan kan emici memeli Srp vàmpīr )
( SPECTER BAT )
( WAMPIRE | VAMPIRE SPECTRE | VAMPIRE )
( GROSSER WAMPIR )
( VAMPYRUS SPECTRUM )
- ACCÉLÉRATEUR DE LA PARTICULE DE VAN DE GRAAFF[Fr.] ile/değil/yerine/= VAN DE GRAAFF TANECİK HIZLANDIRICISI
- VAN DE GRAAFF GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR DE VAN DE GRAAFF[Fr.] / VAN DE GRAAFF-GENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DE GRAAFF ÜRETECİ
- VAN DEEMTER EQUATION[İng.] / VAN DEEMTER GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DEEMTER EŞİTLİĞİ
- VAN DER WAALS GÜÇLERİ ile HİDROJEN BAĞI
( Zayıf, geçici dipol-dipol etkileşimler. İLE Hidrojenin, F, O ya da N ile yaptığı güçlü dipol-dipol etkileşimler. )
- VAN DER WAALS EQUATION OF STATE[İng.] / ÉQUATION D'ÉTAT DE VAN DER WAALS[Fr.] / VAN DER WAALSSCHE ZUSTANDSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DER WAALS HAL DENKLEMİ
- VAN DER WAALS KUVVETİ ile/||/<> HİDROJEN BAĞI
( Moleküller arasındaki, anlık ve indüklenmiş dipollerden doğan zayıf çekim kuvvetidir; her molekül arasında bulunur ama çok kısa menzillidir. @@ Bir hidrojen atomunun, oksijen ya da azot gibi elektronegatif bir atomla kurduğu görece güçlü özel çekimdir; suyun yüksek kaynama noktası ve DNA'nın yapısı bundandır. İlki genel ve zayıf, ikincisi özel ve daha güçlüdür. )
( Formül: Evrensel ~ spesifik )
- VAN DER WAALS-SCHEMATISCHE VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DER WAALS ŞEMATİK DAĞILIMI
- VAN DER WAALS SURFACE TENSION FORMULA[İng.] / FORMULE DE TENSION SUPERFICIELLE DE VAN DER WAALS[Fr.] / VAN DER WAALS-OBERFLÄCHENSPANNUNGSFORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DER WAALS YÜZEY GERİLİMİ FORMÜLÜ
- VAN GÖLÜNDE:
İNCİ KEFALİ ile/ve/||/<> KÜÇÜK MERCAN BALIĞI
- VAN'T HOFF FACTOR[İng.] / FACTEUR DE VAN 'T HOFF[Fr.] / VAN 'T HOFF-FAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN 'T HOFF ETMENİ/FAKTÖRÜ
- VANILLIN[İng.] / VANILLIN[Alm.] ile/değil/yerine/= VANİLİN
- VANİLYA[İsp.] ile/< VANİLİN
( Salepgillerden, çiçekleri beyaz, kokulu, tırmanıcı küçük bir bitki. | Bu bitkinin, tatlılara hoş koku vermesi için kullanılan meyvesi. İLE/< ... )
- VANİLYA ile/||/<> VANİLYA[İt. < VANIGLIA]
( botanik Salepgiller Orchidaceae familyasından hava kökleri olan meyvelerinde yağ reçine ve vanilin bulunan likör pasta ve dondurmaya lezzet verici olarak katılan tropiklerde yetişen sarılıcı epifit bir bitki İtal vaniglia vanilya ağacı ve yemişi )
( VANILLA )
( VANILLE )
( VANILLE )
( VANILLA | VANILLA PLANIFOLIA )
( VANIGLIA )
- VANLI, MUSTAFA (RİZE, 1934) :
( Petrol işletmeciliği yaptı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- VANTİLATÖR ile/değil/yerine/= ESTİREÇ/YELVEREN
- VANTOK KÜLTÜRÜ ile ...
( "Tek ağız" anlamına gelen, Papua Yeni Gine'de bulunan bir kabilenin, üyelerinin aynı dili kullanmalarıyla birbirini her yönden korudukları bir kültür. )
- VANTRİLOK[Fr. < VENTRILOGUE] ile/değil/yerine/=/||/<> KARNINDAN KONUŞAN
- VAPUR[Fr. < VAPEUR] ile/||/<> SU BUHARI GÜCÜYLE ÇALIŞAN GEMİ
( su buharı gücüyle çalışan gemi İtal vapóre 1 buğu buhar 2 vapur bateau à vapeur buharlı gemi )
( VAPEUR | BATEAU À VAPEUR )
( VAPÓRE )
- VAR DEĞİL/OLMAYAN ile/ve KULLANIMDA VAR (OLAN)
( NOT EXIST/NONEXISTENCE vs./and EXIST ON USE )
- VAR OLAN ile/ve/||/<>/> ANLAM/BİLGİ ile/ve/||/<>/> VARLIK
- VAR OLAN ve/<> GÖLGE
- VAR OLAN ve/<> GÖRÜNMEYEN VAR OLAN
( Evrendeki her şey. VE/<> İnsan. )
- VAR/OLANI:
TÜKETMEK ile/ve/değil/yerine/<>/< YÖNETMEK
- VAR OLMAK ile VAROLUŞ ile VAROLUŞSAL ile MEVCUT
( EXIST vs. EXISTENCE vs. EXISTENTIAL vs. EXISTING )
( وجود داشتن ile موجود بودن ile بودن ile زندگي ile موجوديت ile داراي هستي ile بايش ile هستي ile وجود ile حيات ile زيست ile وجودي ile کائن ile متکون )
( VOJUD DASHTAN ile MOJOD BODAN ile BODAN ile ZANDEGY ile MOJODYT ile DARAY NPASTY ile BAYSH ile NPASTY ile VOJUD ile HEYAT ile ZYSET ile VOJUDY ile کائن ile MOTEKON )
- VAR ile VAR YILI ile VARA YOĞA ile VARYASYON ile VARI YOĞU ile VAR GÜCÜYLE ile VAR HIZIYLA ile VAR KUVVETİYLE
- VAR ve/||/<> VAR'IN BİLGİSİ ve/||/<> VAR'IN PAYLAŞILABİLİRLİĞİ
( Vardır. VE/||/<>/> Bilinebilir. VE/||/<>/> Her zaman, zemin ve koşulda. )
- VARÂK-I MEFSUS ile/||/<> FEUILLE LOBÉE[Fr.] ile/||/<> OYMALI YAPRAK
( botanik )
( FEUILLE LOBÉE )
- VARAK-I TÜVEYCÎ ile/||/<> PÉTALE[Fr.] ile/||/<> TAÇ YAPRAĞI
( botanik )
( PÉTALE )
- VARAKLAMAK ile VARAKLANMAK ile VARAK ile VARAKA ile VARAKLI ile VARAKÇI/LIK
- VARDA[İt.] ile VARDAKOSTA[İt.] ile VARDA BANDIRA
( Dikkat et, savul, destur! İLE Kıyıları koruyan gemilere verilen ad. | İriyarı ve gösterişli kadın. İLE İşaretçi er. )
- VARDAKOSTA[İt. < GUARDACOSTE] ile/||/<> KIYILARI KORUYAN GEMİLERE VERİLEN AD
( Kıyıları koruyan gemilere verilen ad İtal Venedik vardacosta vessel for coast defense Akdeniz dillerinde yaygın olarak kullanılır guardacostas guardacostas Katal guardacostes gardecôte )
( GARDE-CÔTE )
( GUARDACOSTAS )
( GUARDACOSTE | VARDACOSTA )
- VAR'DAN VAROLAN ile/ve/değil/||/<>/> YOK'TAN VAROLAN
( Doğa. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İnsan. )
- VARDİYA[İt. < GUARDIA] ile/||/<> ...
( gemilerde beklenen nöbet gemide nöbet yeri çalışma süresi posta İtal Venedik vardia watch İtalyancada guardia olarak geçer Portekizce guarda İspanyolca guardia Fransızca garde gibi dillerde de kullanılır Doğu Akdeniz dillerine Venedik yoluyla geçmiştir )
( GUARDIA | VARDIA )
- VARDİYA ile VARDİYACI/LIK
- VÂRESTE[Fars.] ile/değil/yerine/= KURTULMUŞ | SERBEST, RAHAT | İLİŞİKSİZ
- VARGEL ile/ve/||/<> VARGEL TEZGÂHI
( Herhangi bir makinenin, bir doğrultuda gidip gelerek iş gören parçası. İLE/VE/||/<> Madensel parçaların üzerindeki kabalıkları almak için kullanılan makine. )
- VARGEL ile VARGEL TEZGAHI
- VARIANT/INVARIANT[İng.] ile/değil/yerine/= VARIANT/INVARIANT/ÉCHANGE/VARIABILITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= VARIANT/INVARIANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞIŞTIRGEÇ
( Sinema/TV. Bir ya da birkaç araçtan ya da yayın dizgesinden, çeşitli biçimlerdeki dalgayı alan ve bunları başka bir biçimde bir ya da birkaç başka araç ya da yayın dizgesine veren aygıt. (Buna göre, sesyayar, sestoplar, plakçalar, vb. birer değiştirgeçtir). @@ Bir elcek aracılığıyla, zinciri istenilen dişlilere yerleştirerek çiftekerin hızını düzenleyen araç. @@ 1. döşem: Bir denetim devinimini başka bir devinime döndüren aygıt. 2. sinema, televizyon: bk. dönüştürgeç. @@ (kimya) @@ @@ Yüksek karbonlu erimiş demir karbon alaşımını, karbonunu yakarak düşük karbonlu duruma getiren araç. )
- VARIANT[İng.] ile/değil/yerine/= VARYANT
( Mutasyon ve polimorfizm tanımlarındaki belirsizlik nedeniyle, her genetik değişim bir dizi varyasyon olarak ve alleler ise varyant olarak adlandırılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- VÂRİDÂT[Ar. < VÂRİDE] ile/değil/yerine ESİN/İLHAM
( Yıllık/aylık gelir. | Hatıra gelen, içe doğan şeyler. İLE/DEĞİL/YERİNE Etkilenme, çağrışım ya da içe doğmayla akla gelen, yaratıcı düşünce, duygu. )
- VÂRİDÂT[Ar. < VÂRİDE] ile ŞUÛNAT/ŞÜÛNAT[Ar. < ŞU'ÜN < ŞE'N]
( Gelirler, gelir. | Kulun kastı ve dahli olmaksızın kalbe gelen mânâlar, feyizler, ilhamlar. İLE İşler, durumlar, olaylar, hâdiseler. )
- VARİDAT ile VARİDATÇI
- VARIETY vs. KIND
- VARIETY :/yerine ÇEŞİT
- VARIGNON'S THEOREM[İng.] / THÉORIE DE VARIGNON[Fr.] / VARIGNON-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= VARİGNON KURAMI/TEOREMİ
- VARILAN/VARILACAK:
MEKÂN/MAHAL ile/ve/<> HAL(RIDVAN)
- VARIOUS vs. DIFFERENT
- VARIOUS :/yerine ÇEŞİTLİ
- VARIŞ HATTI | VARIŞ ÇİZGİSİ ile/||/<> VARIŞ ÇİZGİSİ
( Yürüyüşçü ile koşucuların varış sıralarını derecelerini saptamak için koşu yoluna enine çizilmiş koşulan uzaklığın bitimini gösteren ak çizgi Yol yarışlarında yol genişliğince çizilmiş 5 cm lik ak çizgi Yarışlık koşularında ise iki yanı 34 er cm eninde yarışlık genişliğindeki ak bandlar arasına çizilmiş 4 cm enindeki kara çizgi )
( FINISHLINE )
( LIGNE DE L'ARRIVÉE | LIGNE D'ARRIVÉE )
( ZIELLINIE )
- VARIŞ NOKTASI ile KADER ile KADER ile KADERLER ile KADER
( DESTINATION vs. DESTINE vs. DESTINED vs. DESTINIES vs. DESTINY )
( مقصد ile سرنوشت معين کردن ile مقدر کردن ile مقدر ساختن ile مقدر ile مقدرات ile تقادير ile تقدير ile آبشخور ile سرنوشت )
( MOGHSAD ile SARNOSHT MAYNE KARDAN ile MOGHODAR KARDAN ile MOGHODAR SAKHTAN ile MOGHODAR ile MOGHODARAT ile تقادير ile TAGHADYR ile ABSHKHOR ile SARNOSHT )
- VÂRİS[Ar. < VĀRİS̱] ile/değil/yerine/=/||/<> MİRASÇI
- VARIŞ ile VARIŞ ÇİZGİSİ
- VARİS[Fr. < VARICE] ile VÂRİS[Ar. < VERÂSET]
( Toplardamar genişlemesi. [Daha çok bacaklarda görülür] İLE Kalıt/miras sahibi. )
- VARİS/LİK ile VARİSLİ ile VARİSSİZ ile VARİS ÇORABI
- VARİYANT[İng. < VARIANT / Fr. < VARIANTE] ile/değil/yerine/= DEĞİŞİKLİK, DÖNEMEÇ
- VARİYET ile VARİYETLİ ile VARİYETSİZ/LİK
- VARİYETE/VARIETY[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEŞİTLİLİK
- VARLIĞI İSTEMEK ve/||/<> YOKLUKTAN KAÇMAK
- VARLIĞIN BİLİNCİ ile/ve BİLİNCİN VARLIĞI
( CONSCIOUSNESS OF THE EXISTENCE vs./and EXISTENCE OF THE CONSCIOUSNESS )
- VARLIK BİLGİSİ ile/ve/= ALLAH'IN BİLGİSİ
( ONTOLOGY vs./and/= KNOWLEDGE OF GOD )
- VARLIK BİRLİĞİ ile/ve ÖZDEŞLİK
( EXISTENCE UNITY vs./and IDENTITY )
- VARLIK FELSEFESİ/VAHDET-İ VÜCUD ile/ve/sonra/> BİRİCİK OLMAK
( İlk felsefe. İLE/VE En son. )
- VARLIK FELSEFESİ/VAHDET-İ VÜCÛD ile/ve/sonra/> BİRİCİK OLMAK
( İlk felsefe. İLE/VE/SONRA/> En son. )
- VARLIK İLKELERİ ile/ve/> VAROLUŞ NİTELİKLERİ
- VARLIK-VAROLAN-ANLAM/BİLGİ
- VARLIK | VAROLUŞ/MEVCUDİYET[Ar. < MEVCŪDİYYET] >< YOKSULLUK | HİÇLİK/YOKLUK
( varlık varoluş )
- VARLIK/VAROLUŞ ve/||/<> HAK ve/||/<> HAREKET
- VAR/LIK / VUCUD[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< NE/LİK / MÂHİYET[Ar.]
- VARLIK ve/= DİRENÇ[+]/DİRÂYET[YETENEK]
- VARLIK" ile/değil/yerine DİRİMLİ/CANLI | NESNE
- VARLIK ile/ve/= HAREKET
( EXISTENCE vs./and/= MOVEMENT )
- VARLIK ile/ve SINIRLILIK
( EXISTENCE vs./and LIMITEDNESS )
- VARLIK ve/> SÜREKLİLİK
( EXISTENCE vs./> CONTINUITY )
( VÜCUD ve/> BEKÂ )
- VARLIK ile/ve TAHSİL EDİLEN VAROLUŞ
- VARLIK ile VAR OLUŞ
- VARLIK ile VARLIKLI/LIK ile VARLIKSIZ ile VARLIK KARTI ile VARLIK BİLİMİ ile VARLIK NEDENİ ile VARLIK SEBEBİ ile VARLIK BİLİMCİ ile VARLIK BİRLİĞİ
- VARLIK ile/ve/<> VAROLAN ile/ve/<> TİN
( Hakk. İLE/VE/<> Halk. İLE/VE/<> Hüve. )
- VARLIK ile/ve VAROLMA ile/ve YOKLUK
( Akla ilişkindir. İLE/VE Zamana ilişkindir. İLE/VE Zemine/mekâna ilişkindir. )
( ... İLE/VE Gerçeklik alanıdır. İLE/VE Gerçeklik kavramıyla karşılanamaz. )
- VARLIK ile/ve VAROLUŞ
- VARLIK ve VAROLUŞ ve İNSAN
- VARLIK ve/<> VAROLUŞ ve/<> İNSAN
- VARLIK ile/ve/değil/<> YOKLUĞUN VARLIĞI
( ... İLE/VE/DEĞİL/<> İnsan. )
- VARLIKBİLİM ve HAKİKAT
( ONTOLOGY and TRUTH )
- VARLIKBİLİM ile VARLIKDENEYİM
( ONTOLOGY vs. ONTOEXPERIMENT )
- VARLIKLAR/HER "VARLIK" değil VARLIK(VUCUD) ya da HER VAROLAN(MEVCUD)
- ... VARLIKLARINI SÜRDÜRÜYOR değil ... VAROLUŞLARINI SÜRDÜRÜYOR
- VARLIKSAL ile/ve/değil VAROLUŞSAL
- VAROLAN
- VAROLAN BİLİM(ONTOLOJİ) ile/ve VARLIK FELSEFESİ
- VAROLAN BİLİMİ ile/ve/||/<> UYGULAMALI VAROLAN BİLİMİ
- VAROLAN BİLİMİNDE:
ALAN ile/ve/||/<> ÜST SEVİYE
- VAROLAN/VAROLUŞ GÜDÜSÜ:
AZ ENERJİ HARCAMA ile/ve ÇOK ENERJİ DEPOLAMA
( Kişi, ikisinin de dengesini kuran/sağlayandır. )
- VAROLAN [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- VAROLAN/MEVCÛD ile/ve/=/||/<>/> BİLİNEN/MALUM
- VAROLAN [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]
- VAROLAN [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- VAROLAN:
SÜREKSİZ OLAN ile/ve/||/<> TANE ÜZERİNDEN DÜŞÜNME
- VAROLAN ile BELİRLENİM
- VAROLAN ile BELİRLENİM
( EXIST vs. DETERMINATION )
- VAROLAN ile/ve/değil DUYU
( [not] EXIST vs./and/but SENSORIAL
[not] EXIST vs./and/but APPEARANCE
EXIST vs. DETERMINATION
EXIST vs./and CONCEPT
ON EXISTENCE: UNITY and IDENTITY and CONTINUITY and HOMOGENEITY
ON EXISTENCE: STRAIGHTNESS vs./and TEMPORARY
STRAIGHT/NESS vs./and DEFINITE/NESS
EXIST and TO COMPARE
EXIST vs./and IF NOT HAPPENS, NOTHING HAPPENS
EXISTENCE OBJECT vs./and EXISTENCE SUBJECT
NOT EXIST/NONEXISTENCE vs./and EXIST ON USE
EXISTENCE vs./and TEMPORARY EXISTENCE
[not] EXISTENCE vs./and/but SENSE )
- VAROLAN ile/ve/değil DUYUMLANAN
( [not] EXIST vs./and/but SENSORIAL )
- VAROLAN ile/ve/değil GÖRÜNÜŞ
( [not] EXIST vs./and/but APPEARANCE )
- VAROLAN ile/ve HAREKET
- VAROLAN ve KARŞILAŞTIRMA
( EXIST and TO COMPARE )
- VAR OLAN ile/ve KAVRAM
( EXIST vs./and CONCEPT )
- VAROLAN ile/ve/<> OLANAKLI ile/ve/<> OLASILIKLI
( MEVCUT ile/ve/<> MÜMKÜN ile/ve/<> MUHTEMEL )
- VAROLAN ile/ve OLMAZSA OLMAZ
- VAROLAN ile/ve OLMAZSA OLMAZ
( EXIST vs./and IF NOT HAPPENS, NOTHING HAPPENS )
- VAROLAN ile/değil OLUMSUZLANMIŞ VAROLAN
- VAROLAN ile/ve/değil ŞEKİLLENDİRİLMİŞ
- VAROLAN ile/ve/||/<> TÜRÜM
( ... İLE/VE/||/<> Varolanların oluşumu. )
- VAROLAN ile/ve/<> VAR OLMASI GEREKEN ile/ve/<> HAYAL ETTİĞİNİ/N GERÇEKLEŞTİR(İL)ME(Sİ)
( Bilim. İLE/VE/<> Felsefe. İLE/VE/<> Sanat. )
- VAROLAN ile/ve VAROLUŞ
- VAROLAN ile VAROLUŞ
- VAROLANBİLİMİ ile/ve/||/<>/> BİLGİBİLİMİ
( ONTOLOGY vs./and/=/||/<>/> EPISTEMOLOGY )
- VAROLAN'DA:
DOĞRULUK ile/ve GEÇİCİLİK
( ON EXISTENCE: STRAIGHTNESS vs./and TEMPORARY )
- VAROLAN'IN(MEVCUDUN) DÖRT NEDENİ:
MADDÎ ile SURÎ/BİÇİMSEL(FORMEL) ile FAİL/ETKER ile GÂÎ/SONSAL
- VAROLANIN/NESNENİN:
YÜKLEM ALABİLMESİ ile/>< YÜKLEM ALAMAMASI
( Varlık. İLE/>< Yokluk. )
- VAROLANLAR ile/ve ARA-VAROLAN/LAR(NOUS)
( Önce gerçek varlığınıza dönün ve sevginin yüreğinden harekete geçin. )
- VAROLAN/LAR ile/ve KULLANIMI
( Kullanın, fakat kötü(ye) kullanmayın! )
( EXISTENCE vs./and USING TO EXISTENCE
Use them but don't misuse them. )
- VAROLAN/LAR'DA:
BİRLİK ve ÖZDEŞLİK ve SÜREKLİLİK ve TÜRDEŞLİK
( ON EXISTENCE: UNITY and IDENTITY and CONTINUITY and HOMOGENEITY )
- VAROLANLARDA:
YANSIMA ile/ve İKİNCİLLİK
- VAROLMA ile VARLIK
( Kişinin elindedir. İLE Üzerine düşünülebilecek/söylenilebilecek herşeyin bulunduğu ve hiçbir şeyin bulunmadığı. )
- VAROLUŞ
- Varoluş için DİNLE!!!
- Varoluş için SUS!!!
- VAROLUŞ NESNESİ ile/ve VAROLUŞ ÖZNESİ
( EXISTENCE OBJECT vs./and EXISTENCE SUBJECT )
- VAROLUŞ:
TÖZ ile/ve/||/<>/> ERK ile/ve/||/<>/> ETKİ ile/ve/||/<>/> EDİM ile/ve/||/<>/> NEDENSELLİK
- VAROLUŞ ile/ve/<> DEĞİŞTİRİLEMEZLİK
- VAROLUŞ ile/ve/||/<> DİL ile/ve/||/<> MANTIK
- VAROLUŞ ve/<> DUYARLILIK
- VAROLUŞ ile/ve/<> EGEMENLİK
- VAROLUŞ ile/ve/değil EŞİK
- VAROLUŞ ve/||/<> EŞİTLİK
- VAROLUŞ ile/ve/<> ETKİNLİK
- VAROLUŞ ile/ve/<> İDRÂK EDİLMİŞLİK
( MEVCÛDİYET ile/ve/<> MUDREK )
- VAROLUŞ ve/||/<> KARAR ALABİLME
- VAROLUŞ ve/= KENDİNİ AŞKINLIK
- VAROLUŞ ile/ve/yerine/= NEFS MERTEBELERİ
- VAROLUŞ ve/||/<> ÖLÇÜ ve/||/<> FELSEFE ve/||/<> TÜZE ve/||/<> SANAT ve/||/<> SPOR ve/||/<> BÜTÜNLÜK ve/||/<> SUSABİLMEK ve/||/<> YOK/LUK
( Saygı gerek önce
Sonra ölçü
Sonra anlayış gerek
Sonra hak gözetmek
Özen ve duyarlılık gerek
Sürekli hareket gerek
Her an bütünlük
Çoğunlukla susabilmek
Herşeyin ölçütü yok(luk)
[En sonunda, Yaşam ve İnsan/Kişilik] )
( Üzerine düşünülebilecek ve konuşulabilecekler, düşünülmesi ve konuşulması gerekenler/öncelikliler... )
- VAROLUŞ ile/ve/||/<> TARİH
- VAROLUŞ ile/ve/değil/<> VAROLAN
( Varolan, olasıların en iyisidir. )
( Saf varoluşta, parça fikri yoktur. )
( Varoluş başlangıçsızdır ve sonsuzdur. )
( In pure being the very idea of the particular is absent. )
- VAROLUŞ ile VAROLUŞÇU/LUK ile VAROLUŞSAL
- VAROLUŞÇU MAHİYET ALGISI/YORUMU ile MAHİYET
( Öncelik. İLE Sınır. )
( Sadece insanda. İLE Tüm varolanlarda. )
( Zamansal. İLE Olguların kaynağı. )
- VAROL-UŞSAL değil VAR OLUŞSAL
- VAROLUŞUMUZ:
ANLAMLI! ve/||/<> YETERLİ!
( Sadece, varolmamız/varoluşumuz bile, (yeterince) anlamlı ve yeterlidir!
[ Bir miktar fazlası da, -beklenti içine düşmeden!- olabilir elbette! ] )
- VAROLUŞUNDAN RÂZI OLUNMUŞLUK ile/ve/<>/>/< AHLÂKINDAN RÂZI OLUNMUŞLUK
( RÂZİYE ile/ve/<>/>/< MARZİYE )
- VAROLUŞUNDAN RÂZI OLUNMUŞ/LUK ile AHLÂKINDAN RÂZI OLUNMUŞ/LUK
( RÂZİYE ile/ve MARZİYE )
- VARSAĞI ile/||/<> VARSAĞI[TR. < VARSAK + AR. < -I]
( Güney Anadolu bölgesinde yaşayan Varsak Türklerinin söyledikleri koşma Dörtlük sayısı üç dört beş kimi zaman daha artık olabilir Biçimce semaiye benzer Semai de varsağı da hece ölçüsünün sekizli kalıbıyladır Aralarındaki ayrım ezgilerden ileri gelir Varsağılarda kabadayıca bir hava vardır Bunun için de behey bre hey gidi gibi ünlemler kullanılır Halk edebiyatı terimi Bir çeşit kayabaşı Varsak ī Yapı bakımından türküye benzer türkü türkī Ermenicede songstress olarak kullanılan varjaktan geldiği yolundaki sav yanlıştır )
- VARSANI | HALÜSİNASYON[Fr. < HALLUCINATION] ile/||/<> ...
( HALLUCINATION )
- VARSAYIM/FARAZİYE[Ar. < FARŻİYYE] ile/||/<> VARSAYIM/HİPOTEZ[Fr. < HYPOTHÈSE]
- VARSAYIM ve CESÂRET
- VARSAYIM ile ÇIKARIM
( vs./and/||/<> INFERENCE )
- VARSAYIM ile/ve/değil/||/<>/< DOLAYIM
- VARSAYIM ile/değil "SENARYO"
- VARSAYISAL değil SAYISAL
- VARYABL/VARIABLE[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN
- VARIANCE[İng.] / VARIANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= VARYANS, S²
- VARYANS | TADİL | DEĞİŞKE ile/||/<> DEĞİŞKE
( Bir metnin bir yapıtın az çok ayrılan değişik biçimlisi Bir sıklık dağılımının ortalama çevresindeki ikinci beklemi olan bir yayılma ölçüsü karşılık modifikasyon modus ölçü facera yapmak Çevre etkileriyle fenotipde meydana gelen değişiklikler zooloji )
( VARIANCE )
( VARIANTE | MODIFICATION )
( STREUUNG | MODIFIKATIONEN )
( MODUS,FACERA )
- VARYANS | TADİL | TADİL | DEĞİŞTİRME | DEĞİŞİKLİK | MODİFİKASYON ile/||/<> MODİFİKASYON ile/||/<> DEĞİŞKE
( değişke değişke 1 Çevre etkisi ile fenotipte meydana gelen değişiklikler 2 Bakterilerde kendi restriksiyon enzimleri ile DNAnın parçalanmasını önleyen DNAnın seçici metilasyonu Değişim Fenotipik varyasyonlar Bir metnin bir yapıtın az çok ayrılan değişik biçimlisi Bir sıklık dağılımının ortalama çevresindeki ikinci beklemi olan bir yayılma ölçüsü karşılık modifikasyon modus ölçü facera yapmak Çevre etkileriyle fenotipde meydana gelen değişiklikler zooloji )
( MODIFICATION | MADIFICATION | MODIFICATIONS )
( MODIFICATION )
( MODIFIKATIONEN )
( MODUS: ÖLÇÜ; FACERA: YAPMAK )
- VARYANS/VARIANCE[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKENLİK
- VARYANS[İng. VARIANCE] ile/||/<> STANDART SAPMA[İng. STANDARD DEVIATION]
( Bir listedeki sayıların arasındaki çeşitliliğin ölçüsüdür. Hesaplamak için, öncelikle her sayının, tüm sayıların ortalaması ile arasındaki farkın karesi alınır, bu kareler toplanır ve listedekilerin toplam sayısına bölünür. Bazı teknik sebeplerle, son bölme işlemi, listedekilerin toplam sayısının 1 eksiğine göre de yapılabilir. @@ Bir listedeki sayılar arasındaki çeşitliliği ölçen bir değerdir. Varyansın karekökü olarak bilinir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- VARYANS ile/||/<> ANALİZİ
( ANOVA (varyans analizi) yöntemi )
( Ronald Fisher tarafından 1918 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1890-1962) (Ülke: İngiltere) (Alan: İstatistik, Genetik) (Önemli katkıları: Wright-Fisher modeli, istatistiksel genetik) )
- VARYANS ile/değil/yerine/= DEĞİŞKİ
- VARYANS ile/||/<> STANDART SAPMA
( Varyans karesel sapma İLE standart sapma karekökü )
( Formül: σ² = Σ(x-μ)²/n İLE σ = √(σ²) )
- VARYANS ile/||/<> STANDART SAPMA ile/||/<> ARALIK
( Veri dağılım göstergeleri. )
( Formül: σ² = Σ(x-μ)²/n )
- VARYANT | DEĞİŞKEN ile/||/<> DEĞİŞKEN ile/||/<> ÇEKİM
( Değişik etkenler altında kalan bir halkbilim ürün ya da olayından çok küçük ayrımlar göstererek türeyen yeni ürün ya da olayların her biri çekim 1 Bir evreni temsil eden deneklerin değişebilen özelliği 2 Nicelik ve ölçülebilir nitelik bakımından değişiklik gösteren gözlem 3 Değişik değerler alabilen nicelik 4 Ağırlık boy zihin yeteneği gibi bireyden bireye değişen öğe ve etmenler ile olgulara verilen genel ad Etelirlenmiş bir değerler kümesindeki değerleri alabilen nicelik Bir kümenin belirsiz bir öğesini gösteren simge 1 Bir düzgün deyimde bir adın kaldırılmasıyla oluşan boşluğu doldurmağa yarayan belli bir yorumda belli bir nesne göstermeyip yerine geçtiği adların gösterdiği nesnelerden oluşan kümeyi değer alanı olarak kazanan değişken bağlama imi özellikle niceleme imi ile birlikte değişken bağlayıcısı oluşturan ad dizimsel türünden im Bir biçimsel dildeki değişkenlerin sayısı genellikle sonsuzdur 2 Bireysel değişken Başka biçimde belirtilmediğinde değişken terimi bireysel değişken anlamında kullanılır Krş değer alanı değer evren değişken çeşidi değişken bağlayıcısı bağlı değişken bağsız değişken bireysel değişken bireysel değişken çeşidi bireysel olmayan değişken küme değişkeni bağıntı değişkeni izerge değişkeni dizimsel değişken dizimsel tür değişkeni simge değişmez bireysel olmayan değişken Çeşitli değerler alabilen bir nicelik ya da çeşitli altbölüm ve seçenekleri olan bir nitelik Bir işlevin bağlı olduğu niceliklerden her biri Bir kümenin bir dizi değerler alabilen değişken niceliği matematik Bir fonksiyonel ilişkide değişik değerler alabilen nicelikler açıklayıcı değişken bağımlı değişken Karakter veya faktör yerine genel anlamda kullanılan bir terim Yerine belli bir kümenin her bir elemanı konulabilen simge 1 Örneğe ait bir veri seti için herhangi bir değeri taşıyabilen nicel değer 2 Her birey için sabit belli bir değer Sinema 1 Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası 2 Çevirim oyunluğunda alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm 3 Alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı alıcı görüş noktası alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık mercek çeşidi vb etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü Bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer gerek görüş açısı ve noktası gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki bunların her biri özel bir terimle belirtilir TV 4 Televizyon yayınında sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar Öğe örge örge karması ya da değişkenler arasında denge kurarak halkbilim ürünleriyle olaylarının yaşamlarını sağlayan bunlar arasında yeni ilişkiler düzenleyerek yeni halkbilim ürün ve olaylarını oluşturan güç öğe örge değişken Atom yükün ve molekülleri birbirine yaklaştıran etkileşim Genellikle çift ucaylı iki parçacığı yöneltme bir çift ucaylı parçacığı ucaysız parçacıkta eyletme ve ucaysız parçacıklar arasındaki dağılım etkileriyle oluşur yeğlenme değergesi I sinema 1 Alıcıyı sürekli olarak bir kez çalıştırmakla elde edilen film parçası 2 Çevrim senaryosunun her biri ayrı sayıyla belirtilen bölümü 3 Alıcının bir kez çalıştırılmasıyla başka özellikler gösteren görüntülerin tümü II fizik Tanecikleri birbirine yalklaştıran kuvvet Tanecikleri birbirine yaklaştıran kuvvet Nesnelerin ağınımsal elektriksel ve mıknatıssal nitelikli kuvvetlerle birbirlerini çekmeleri fizik astronomi Eylem veya ad soylu sözcüğe kişi kavramı vermek için eklerin getirilmesi ad çekimi eylem çekimi İsim ve Fiil çekimi Fiillerde kip zaman tarz şahıs sayı ad soylu kelimelerde çokluk iyelik ve adların birbirleriyle ilişkilerini belirleyen durum kavramlarını göstermek için eklerin getirilmesi ad çekimi ve fiil çekimi Azerbaycan Türkçesi täsrif däyişmä hallandırma Türkmen Türkçesi yöňkeme yöňkemebilen üytgeme Gagauz Türkçesi nallamak diişmäk Özbek Türkçesi turlaniştuslaniş Uygur Türkçesi türliniş tüsliniş Tatar Türkçesi kileş belän törläneş kileş belän törlänü törlänes Başkurt Türkçesi kileş menän üzgärew kilimdarzın üagärewe türleniş türleniw Krç Malk boluşlada betde sanda türleniw cegiliw boluşlada calganıw Nogay Türkçesi kelîs pen türlenüw özlîk pen türlenüw Kazak Türkçesi septew jiktew Kırgız Türkçesi cöndölüş Alt kubultkışla kubuları tüzünle kubuları Hakas Türkçesi hubulus padejçe paza sırayca hubulus Tuva Türkçesi öskertilge Türkçesi kelişterbe sabılçatkanı sabılçatkannarı eelerbe sabılçatkannarı Rusça skloneniye spryajeniye )
( VARIANT | VARIABLE )
( VARIANTE | VARIABLE )
( VARIANTE | VERAENDERLICHE | VERÄNDERLICHE, VARIABLE | VARIABLE | VERÄNDERLICHER )
( VARIABILIS )
- VARYANT/VARIANT[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKE/N
- VARYANT ile/||/<> VARIANT[İng.] ile/||/<> VARIANT[Fr.] ile/||/<> VARIANT[Alm.] ile/||/<> DEĞİŞİMLİ
( Yerlem çatkılarının birinden ötekine dönüştürüldüğünde bir niceliğin kendine özdeş kalmama niteliği örneğin Göreli uzunluk zaman kütle vb )
( VARIANT )
( VARIANT )
( VARIANT )
- VARYANT ile/||/<> VARYANT[Fr. < VARIANTE]
( Bazı özellikleriyle grubuptan veya ana tipten sapmış herhangi bir şey değişken Variasyona ugramış mikroorganizmalara verilen ad )
( MEDIAN | VARIANT )
( VARIANTE )
- VARYANT[Fr.] ile VARYASYON[Fr.]
( Bir yol şebekesi üzerinde, belirli bir noktadan ayrılarak başka bir noktadan aynı yolla birleşen ikinci derecedeki yol. | Bir metnin, bir yapıtın, aslından az çok ayrılan değişik biçimlisi. İLE [müzik] Çeşitleme. | [dirimbilim] Değişim. )
- VARYASYON | DEĞİŞİM ile/||/<> DEĞİŞİM ile/||/<> TOPLAM DEĞİŞİM
( Bir gözlemler dizisinde gözlem değerlerinin ortalama çevresindeki yayılmalarının bir anlatımı ay toplam değişim 1 Bir X kümesinin altkümelerinden oluşan A takımı ve küme işlevi Kitaplıkların fazla gereçlerini birbiriyle değiştirme işlemi fizik kimya metalbilim Bir özelliğe ilişkin değerde belirli koşullar altında görülen nicel başkalaşım Bir özelliğe ilişkin değerin belirli koşullar altında azalıp çoğalması Bir niceliğin değerinin artışı ya da azalışı matematik zooloji Bir ekin ünlü uyumlarına ya da ünsüz benzeşmelerine göre türlü biçimlere girmesi İyelik eki i ve değişimleri ı ü u çıkma durumu eki den ve değişimleri dan ten tan vb Mal hizmet ve üretim faktörlerinin iktisadi karar birimleri arasında el değiştirmesi Bir özelliğe ilişkin değerin belirli koşullar altında azalıp çoğalması Çevre etkileriyle canlıların fenotiplerinde meydana gelen değişiklikler modifikasyon Varyasyon değişim )
( VARIATION | EXCHANGE | VARIATION; CHANGE | MODIFICATION )
( VARIATION )
( VARIATION | VARIATION, ÄNDERUNG, VERÄNDERUNG, WECHSEL | ABWEICHUNG | ÄNDERUNG )
( VÄRIATIO )
- VARYASYON[Fr. < VARIATION] ile/değil/yerine/=/||/<> DEĞİŞİM | ÇEŞİTLEME | DEĞİŞKENLİK
( Değişik biçim varyete değişim çeşitleme değişkenlik )
- VARYASYON[Fr. < VARİATİON] ile/||/<> VARYETE
( 1. Bazı karakterler bakımından farklı olma, orta durumdan sapma. 2. Esas tür tipine göre belirli karakterlerde görülen ayrılıklar. @@ 1. İstatistikte, bazı karakterler bakımından farklı olma, orta durumdan sapma. 2. Esas tür tipine göre belirli karakterlerde görülen ayrılıklar. 3. Mikroorganizmaların kültürel, morfolojik, fizyolojik, biyokimyasal ve antijenik karakterlerinde bazı koşullar altında oluşan değişiklikler. @@ (...) @@ 1. Mikroorganizmaların kültürel, morfolojik, fizyolojik, biyokimyasal ve antijenik karakterlerinde bazı koşullar altında oluşan değişikliklere verilen ad. 2. Ortak atalara sahip canlıların gösterdiği farklılık, değişim. )
( VARIATION | VARIETY~VARIETY )
( VARIATION | VARIÉTÉ~VARIÉTÉ )
( VARIARE: DEĞIŞMEK~VARIARE: DEĞIŞMEK )
( VARIATION | SPIELART~SPIELART )
( VARIAZIONE~VARIETÀ )
( ΠΑΡΑΛΛΑΓΉ / παραλλαγή~ΒΑΡΙΕΤΈ / βαριετέ )
- VARYASYON//VARIATION[İng.] yerine ÇEŞİTLE(N)ME, DEĞİŞİK
- VARYETE/VARYASYON[Fr. < VARIATION] ile/değil/yerine/= DEĞİŞİK BİÇİM
- VARYETE[Fr.] ile/değil/yerine/= GÖSTERİ
( Şarkı, dans, hokkabazlık, temsil gibi, aralarında ilişki bulunmayan farklı oyunlardan oluşan gösteri. )
- VARYETE ile VARYETECİ/LİK
- VARYOLASYON (ÇİN) ile/||/<> AŞILAMA (JENNER)
( Çinliler 10. yüzyılda varyolasyon yaptı İLE Jenner 1796da modern aşıyı geliştirdi. )
( Song Hanedanlığı Hekimleri tarafından 1000 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- VASA VASORUM[İng.] ile/değil/yerine/= VASA VASORUM
( Damarların damarları olarak tanımlanan Vasa Vasorum daha büyük arterlerin ve venlerin duvarlarını besleyen küçük kan damarlarıdır.[1] Bu damarların işlevi arteriyel ve venöz duvarlara besin ve oksijen sağlarken duvardaki gözeler tarafından üretilen ya da endotelyum yolu ile düfüzyonel taşıma vasıtasıyla gelen atıkların uzaklaştırılmasını sağlamaktır.[2]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- VAŞAK ile AVRASYA VAŞAĞI
- VAŞAK ile KARAKAL VAŞAK
- VASELINE[İng.] ile/||/<> VAZELİN[Fr. < VASELINE]
( Ham petrolün damıtılmasından elde edilen hidrokarbon yapısında yarı saydam yumuşak ve ilaç etken maddeleriyle karıştırılarak özellikle merhem yapımında taşıt madde olarak kullanılan sarı ve beyaz vazelin olmak üzere 2 çeşidi bulunan madde )
( VASELINE )
( VASELINE )
- VASÎ[< VESÂYET | çoğ. EVSIYÂ'] ile VÂRİS[< VERÂSET | çoğ. VERESE]
( Bir yetimin/öksüzün ya da akılca zayıf, hasta birinin malını yöneten kişi. | Vefât etmiş birinin vasiyetini yerine getirmekle yükümlü olan kişi. İLE Kendine kalıt/miras kalan kişi/ler. )
- VASÎ[Ar. < VESÂYET | çoğ. EVSIYÂ'] ile VÂSİ/VÂSİA[Ar. < VÜS'AT]
( Bir yetimin/öksüzün ya da akılca zayıf, hasta birinin malını yöneten kişi. | Vefât etmiş birinin vasiyetini yerine getirmekle yükümlü olan kişi. İLE Geniş, engin, açık, enli, bol. )
- VÂSİ'[Ar. < VÜS'AT] ile VASÎ[Ar. < VESÂYET | çoğ. EVSIYÂ']
( Geniş, açık, enli, bol. | Allah'ın adlarından biri. İLE Bir ölünün vasiyetini yerine getirmeye memur edilen kişi. | Bir yetimin ya da akılca zayıf ve hasta olan bir kişinin malını idare eden kişi. | Hz. Ali. [İmamiye mezhebine göre] )
- VASIF | ÖZELLİK ile/||/<> ÖZELLİK
( Kişiyi ya da başka herhangi bir tür birimini öbürlerinden ayırmaya yarayan sürekli ve dayanıklı niteliklerden herhangi biri Tamdurumlar kümesinden p a türünden kaplamsal nesneler kümesine yapılan bir izerge F gibi bir birli yüklemin içlemi x Fx özelliğidir Anl özelik Örn Mavidir birli yükleminin içlemini oluşturan mavi olma özelliği kısaca x x mavidir her tamduruma bu tamdurumda mavi olan tek tek nesnelerin kümesini bağlayan izergedir Bir nesneyi ya da birimi ötekilerden ayırmaya yarayan sürecen ayrıtlardan her biri Bir özdeği belirleyen nitelik ve nicelikler Bir canlıyı meydana getiren göz rengi saç rengi vb gibi karakterlerin her biri Bir olay işlem ya da özdeğin niteliğini belirleyen durum özellik )
( TRAIT | PROPERTY | CHARACTERISTIC | FEATURE )
( PROPRIÉTÉ | QUALITÉ, PROPRIÉTÉ | CHARACTÉRISTIQUE )
( EIGENSCHAFT | CHARAKTERISTISCH | BEZITZUNG )
- VASIF[Ar. < VAṢF] ile/değil/yerine/=/||/<> NİTELİK
- VASIF[Ar. çoğ. EVSAF] ile/değil/yerine/= NİTELİK
- VAS(I)F ile/değil/yerine/= ÖZELLİK, NİTELİK | ÖVME
- VASIFLANDIRMA/TAVSÎF[Ar. < VASF] ile/değil/yerine/= NİTELENDİRME, NİTELİKLERİNİ SÖYLEME | İLİM, BİLGİ
- VASIFLANMAK ile VASIFLANDIRMAK ile VASIF ile VASIFLI/LIK ile VASIFSIZ/LIK ile VASIFLI İŞÇİ ile VASIFSIZ İŞÇİ
- VASITALI VERGİ >< VASITASIZ VERGİ | DOLAYLI VERGİ
( bk. dolaylı vergi@@Piyasada malın satışı sırasında miktar ya da değer üzerinden alınan vergi. )
( INDIRECT TAX~DIRECT TAX )
( IMPÔT INDIRECT~IMPÔT DIRECT )
( INDIREKTE STEUER~DIREKTE STEUER )
( IMPOSTA INDIRETTA~IMPOSTA DIRETTA )
( ΈΜΜΕΣΟΣ ΦΌΡΟΣ / έμμεσος φόρος~ΆΜΕΣΟΣ ΦΌΡΟΣ / άμεσος φόρος )
- VASITALI ile/değil/yerine/=/||/<> ARAÇLI | DOLAYLI
( vasıtalı vergi araçlı dolaylı )
- VASITASIZ ile/değil/yerine/=/||/<> ARAÇSIZ | DOĞRUDAN
( vasıtasız vergi araçsız doğrudan )
- VASİYET[Ar.] ile/ve/||/<>/> MİRAS[Ar.]
- VASİYET ile/ve/<> NASİHAT
- VASİYET ile/değil/yerine/= TUTSUĞ
- VASKÜLER/VASCULAR[İng.] ile/değil/yerine/= DAMARLI OLUŞUM | DAMARSAL
- VASL[Ar. < VAṢL] ile/değil/yerine/=/||/<> KAVUŞMA | BİRLEŞME | ULAMA
( kavuşma birleşme ulama )
- VASSALE ile ...
( Eski kitapların onarılması. )
- VATAN:
MEZAR ve/||/<> İNSAN ve/||/<> DİL ve/||/<> DÜZEN/NİZAM ve/||/<> TARİH ve/||/<> DESTAN/LAR ve/||/<> GAZÂVATNÂME ve/||/<> TÜRKÜ VE AĞIT ve/||/<> NİNE VE NİNNİ ve/||/<> ROMAN ve/||/<> HATIRAT
- VATANDAŞ değil/ile/ve/yerine/<>/= YURTTAŞ
- [ne yazık ki]
VATANDAŞIN "ÇIKARLARI/(HAKLARI)" ile/değil/yerine/>< KİŞİ(İNSAN) HAKLARI
- VATANDAŞ/LIK ile/değil/yerine/= YURTTAŞ/LIK
- VATANİ[Ar. < VAṬANĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> YURTSAL (VATANİ GÖREV, VATANİ VAZİFE)
- VATİKAN ile ...
( 1929 yılında Papa ve Mussolini arasında imzalanan Latran Antlaşması ile egemenliği resmileşmiş din devleti. [Katolikliğin merkezidir.] [Burada yasa Papa'nın iradesidir.] [44 hektarlık bir alandır]. )
- VATİKAN ile/||/<> MANASTIR
( Katolik Hıristiyan mezhebinin Roma'da bulunan merkezi. Papalık. İLE/||/<> Bazı keşiş ve rahiplerin dünya ile ilgilerini keserek yaşadığı yer. )
- VATOZ ile DİKENLİ/İĞNELİ VATOZ
( ... İLE Karayipler'de yaşarlar. )
( Köpekbalıklarından, sırtında büyük dikenleri olan, kuma gömülü olarak yaşayan bir balık. İLE ... )
( RAJA CLAVATA cum ... )
- VATOZ ile HAYALET VATOZ
- VATS/VIDEO ASSISTED THORACOSCOPIC SURGERY[İng.] ile/değil/yerine/= VİDEO YARDIMLI GÖĞÜS BOŞLUĞU GÖREÇLEME CERRAHİSİ
- VAVEYLA[Ar. < VĀVEYLĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇIĞLIK
- VAZELİNLEMEK ile VAZELİN ile VAZELİNLİ ile VAZELİNSİZ
- KİŞİ(İNSAN) HAKLARI:
VAZGEÇİLEMEZ ve/||/<> DEVREDİLEMEZ
- VAZGEÇİLİR/LİK ile/ve/||/<> SAMİMİYET/AÇIKLIK
- VAZGEÇMEK ile FERÂGAT ETMEK
( TO GIVE UP vs. TO ABNEGATE )
- VAZGEÇMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< PEŞİNDE KOŞMAMAK
- VAZGEÇMEK ile YEĞLEME/TERCİH
( TO GIVE UP vs. TO PREFER )
- VAZGEÇMEMEK ile/ve/||/<> KARARLILIK
- VAZİFE TAKSİMİ | TAKSİM-İ AMEL | MESAİ TAKSİMİ | İŞ BÖLÜMÜ ile/||/<> İŞ BÖLÜMÜ
( Bir toplumu oluşturan üyelerin ailelerin ve toplulukların işleri aralarında bölüşmeleri toplumsal yerlerine ve biyolojik yapılarına göre belirli işleri yapmaları Bir organizmada çeşitli görev ve çalışmaların o organizmanın ayrı ayrı bölgeleri araciyle yerine getirilmesi zooloji Çalışma alanındaki sonuçları verimli kılmak ve iyiye götürebilmek amacıyla bunları etkileyebilecek her türlü özellikler göz önünde tutularak bu işin görevlileri arasında bilgi görgü ve yeteneklerine göre dağıtımı İşçilerin üretimin belli alt süreçlerinde uzmanlaşması Bir organizmada çeşitli görev ve faaliyetlerin o organizmanın ayrı ayrı bölgeleri tarafından yerine getirilmesi Hayvan sosyetelerinde görevlerin bölünmesi işçi asker arı gibi Vazife taksimi )
( DIVISION OF LABOUR | DIVISION OF LABOR | DIVISION OF IABOUR, DIVISION OF IABOR )
( DIVISION DU TRAVAIL | DIVISION DE TRAVAIL )
( ARBEITSTEILUNG )
- VAZİFELENDİRMEK ile VAZİFE ile VAZİFELİ/LİK ile VAZİFESİZ/LİK ile VAZİFE ŞEHİDİ ile VAZİFE KURBANI
- VAZİFELİ ile/değil/yerine/=/||/<> GÖREVLİ | ÖDEVLİ
( görevli ödevli )
- VAZİFEŞİNAS[Ar. < VAẒĪFE + Fars. -ŞİNĀS] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖDEVCİL
- VAZIH | AÇIK ile/||/<> AÇIK ile/||/<> KAPALI, DÜĞÜMLÜ
( Kolayca anlaşılan söz yazı Karşıtı kapalı düğümlü Ev çatılarındaki delik Fındıkoluk Bilecik 1 Tecim işlerinde ve genel olarak ödenekliklerde o kuruluşun gelirleriyle giderleri arasındaki olumsuzdengesizlik giderin gelirden fazla olması 2 Kasa ambar mal değerlerinin sayım sonucu yazılımlara göre eksik çıkması 1 Gelirin gideri karşılamaması durumu 2 gedik net )
( DEFICIT | ON | OPEN | INDIFINITE )
( DÉFICIT | INDÉFINI )
( INDEFINIT, UNBESTIMMT )
( INDEFINITUS )
( CHIARO )
( ΣΑΦΉΣ / σαφής )
- VAZIH | AÇIK ile/||/<> BELİRSİZ | KAPALI, DÜĞÜMLÜ
( Kolayca anlaşılan (söz, yazı). Karşıtı bk. kapalı, düğümlü. @@ Ev çatılarındaki delik. (Fındıkoluk -Bilecik) @@ 1. Tecim işlerinde ve genel olarak ödenekliklerde o kuruluşun gelirleriyle giderleri arasındaki olumsuz-dengesizlik, giderin gelirden fazla olması. 2. Kasa, ambar, mal değerlerinin sayım sonucu yazılımlara göre eksik çıkması. @@ 1. Gelirin gideri karşılamaması durumu. 2. bk. gedik @@ @@ @@ bk. net )
( DEFICIT | ON | OPEN | INDIFINITE~INDIFINITE )
( DÉFICIT | INDÉFINI~INDÉFINI | INDÉTERMINÉ )
( INDEFINITUS~INDEFINITUS )
( INDEFINIT, UNBESTIMMT~INDEFINIT, UNBESTIMMT )
( CHIARO~INDEFINITO )
( ΣΑΦΉΣ / σαφής~ΑΌΡΙΣΤΟΣ / αόριστος )
- VAZI-İ SAHNE (EDEN), DİRİJÖR, MÜDÜR, DİREKTÖR, METÖR AN SEN, REJİSÖR, SAHNEYE KOYAN, FİLM DİREKTÖRÜ, FİLM REJİSÖRÜ, SİNEMA REJİSÖRÜ, YÖNETİCİ | REJİSÖR, TELEVİZYON REJİSÖRÜ | YÖNETMEN ile/||/<> YÖNETMEN
( Sinema 1 Dar anlamda Bir çevirim oyunluğunun görüntü biçimine sokulması için gerekli çalışmaları yöneten kimse 2 Geniş anlamda Bir filmin gerçekleştirilmesi için oyunluk yazarı görüntü yönetmeni sanat yönetmeni uygulanmanlar oyuncular arasında işbirliği sağlayan bunların çalışmalarını uyumlu biçimde yöneten filmin bir sanat ürünü niteliği kazanmasından sorumlu olan sanatçı sinema sanatçısı TV 3 Bir televizyon izlencesinin gerçekleştirilmesini yapımcı gözetiminde ya da tek başına üstlenen kimse Resmî ya da özel bir okulun bir eğitim kurumunun Millî Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra örgütünde bir yönetim biriminin yönetiminden sorumlu olan kimse Bireycil ya da kümecil oyun yordamında oyunun gidişini yöneterek edimcilere üstlenceler veren ve eylem içinde beliren açık ya da simgesel anlatımları yorumlayan gözlem ve çözümlemelerde bulunan katılımcı gözlemci Bir kuruluşu yöneten ve bu işlemler nedeniyle üzerine sorumluluk alan kişi Bir oyunu gerekli ön hazırlığı ve yorumu yaptıktan sonra dengeli ve sıkı bir düzen içinde doğru inandırıcı ve sanatsal bir biçimde çeşitli alanların sanatçıları uzmanları ve uygulayımcıları ile işbirliği yaparak sahneye çıkaran sanatçı yönetici )
( 1-2. DIRECTOR, FILM DIRECTOR, 3. DIRECTOR (OF TELEVISION, OF PROGRAMMES, OF TELEVISION PROGRAMMES), TELEVISION DIRECTOR, PROGRAMME (ABD: PROGRAM) DIRECTOR | DIRECTOR, PRINCIPAL, HEADMASTER (HEADMISTRESS) | DIRECTOR | PRODUCER, DIRECTOR )
( 1-2. RÉALISATEUR(-TRICÉ) (DE CINÉMA), METTEUR EN SCÈNE (DE CINÉMA), 3. RÉALISATEUR (DE TÉLÉVISION), METTEUR EN SCÈNE (DE TÉLÉVISION), METTEUR EN ONDE, CHEF D'ÉMISSION, CHEF TECHNIQUE DE PRODUCTION | DIRECTEUR (DIRECTRICE), PROVISEUR | DIRECTEUR | METTEUR EN SCÈ )
( 1-2. REGISSEUR, FILMREGISSEUR, REALISATOR, SPIELLEITER, 3. REGISSEUR, FERNSEHREGISSEUR, BILDREGISSEUR, FERMEHDIREK-TOR, FERNSEHPROGRAMMDIREKTOR, PROGRAMMDIREKTOR, STELVE TRENDER FERNSEHDIREKTOR | REGISSEUR, SPIELLEITER )
- VAZİYET ETMEK ile/değil/yerine/= EL KOYMAK
- VAZİYET ETMEK değil VÂZ-I YED ETMEK
( ... DEĞİL Duruma el koymak. )
- Vaziyet neyi gerektiriyorsa onu KONUŞ!!!
- VAZİYET[Ar. < VAŻʿİYYET] ile/değil/yerine/=/||/<> DURUM | KONUM
( esas vaziyet durum konum )
(1996'dan beri)