Bugün[28 Haziran 2026]
itibarı ile 37.690 başlık/FaRk ile birlikte,
37.690 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(122/152)


- [SEVİŞİRKEN/DÜZÜŞÜRKEN] YATAĞI:
DİKİNE KULLANMAK ile/ve/yerine YATAY KULLANMAK

( Yatak gıcırtısından kurtulmak için. )


- SEVİŞME/DÜZÜŞME ile/ve TARTIŞMA/"KAVGA" SONRASI SEVİŞME/DÜZÜŞME


- SEVİŞME ile/ve/||/<> DÜZÜŞME

( Sevişme, sevgi/ilgi/istek/dürtü[fiziksel gereksinim] ile iki gövde arasındaki eş zamanlı ve eş eylemli, el, ayak, dudak, göz ve söz aracılığı ile uyarılması ve bunun sürekliliği. İLE Düzüşme ise, sevişmenin bir parçası olan, eşeysel örgenlerin(sadece vajina ve penisin) birbirine kenetlenmesinin, giriş-çıkışının devinimi ve sürekliliği. )


- SEVİŞME ile/ve/||/<> ŞEFKAT


- SEVİŞME/DÜZÜŞME:
ZAMANI ile/ve ZEMİNİ (/KOŞULLARI)

( Yoktur. İLE/VE Vardır. )

( Olmaz. İLE/VE Olmalıdır. )

( Her zaman olabilir fakat her koşulda/yerde olmaz. )


- SEVİYE ile/değil/yerine FREKANS

( [not] LEVEL vs./but FREQUENCY
FREQUENCY instead of LEVEL )


- ŞEVK ile/ve İŞTİYÂK

( Özlemek. İLE/VE Görürken bile özlemek. )


- ŞEVKÂT[Ar. < ŞEVK | çoğ. EŞVÂK] ile/değil ŞEFKÂT/ŞEFÂKÂT[Ar.]

( Şiddetli istek, keyif, neşe, sevinç. İLE/DEĞİL Sevecenlik. | Acıyarak, esirgeyerek, merhamet ederek sevme. )


- ŞEVKET[Ar.] değil/yerine/= BÜYÜKLÜK, ULULUK, YÜCELİK


- ŞEVKET-İ BOSTAN = KENKER = AKKIZ = SÜTLÜ DİKEN


- SEVMEK:
"İŞİNE GELDİĞİ GİBİ" ile/değil/>< İÇİNDEN GELDİĞİ GİBİ


- SEVMEK:
ÖZLEMEK ve/||/<>/>/< GÖRÜNCE SEVİNMEK


- SEVMEK:
SIRADIŞI ŞEYLER YAPMAK değil SIRADAN ŞEYLERİ, ÖZENLE YAPMAK


- SEVMEK ile/ve/+/||/<>/>/< (DAHA ÇOK) SEVMEYİ İSTEMEK/YEĞLEMEK


- SEVMEK ile/değil/yerine İSTEKLİ SEVMEK

( Sevmek, ihtiyârî değildir! )

( [not] TO LOVE vs./but TO LOVE IN PATIENCE
TO LOVE IN PATIENCE instead of TO LOVE )


- SEVMEK ile/ve KORUMAK

( TO LOVE vs./and PROTECTION )


- SEVMEK ile/ve/<> OKŞAMAK

( ... cum/et/<> BLAND/ÎTUS )


- SEVMEK ve/> ÖZENMEK

( TO LOVE and/> TO TAKE PAINS )


- SEVMEK ve/<>/= ÖZLEMEK

( TO LOVE and/>/= TO MISS )


- SEVMEK ve/<>/|| TANIMAK


- SEVMEYİ BIRAKMAK ile/değil/yerine SEVGİMİZİ GÖSTERMEYİ BIRAKMAK


- SEVMİYORUM ile/ve/değil/yerine "BANA HİTAP ETMİYOR"


- SEVSAY ÇAY BAHÇESİ :

( Büyükdere'de Piyasa caddesi üzerinde ve Surp Boğos Ermeni Kilisesi yakınında idi. Uzun yıllar ismi çay bahçelerinin en iyisi olarak anıldı. 1980'den sonra üstü kapatılarak restaurant haline getirildi. Köşem ismi ile faaliyetine devam etmektedir. )


- ŞEY ile YARIM ŞEY(NISF ŞEY) ile HİÇBİR ŞEY(ŞEY OLMAYAN/LÂ-ŞEY)

( ŞEY: "Aklı olan ve işlerini onunla yapan kişidir". YARIM ŞEY: "Aklı olmayan ama işlerini akıl sahiplerinin görüşlerine göre yapan kişidir". HİÇBİR ŞEY: "Aklı olmayan ve başkalarının aklından da yardım istemeyen kişidir". )


- ŞEY ile/ve/+ YÖNELİM

( THING vs./and/+ TENDENCY )


- SEYÂHAT[Ar. < SİYAHAT] değil/yerine/= GEZİ/YOLCULUK


- SEYAHAT ile KALFA

( JOURNEY vs. JOURNEYMAN )

( رحيل ile مسافرت ile کارگر ماهر )

( رحيل ile MOSAFRAT ile KARGAR MANPAR )


- SEYAHAT ile SEYAHAT ACENTESİ


- SEYAHATNÂME ile/ve SEFÂRETNÂME


- SEYEHÂN[Ar.] ile SEYEHÂN[Ar.]

( Gezi, seyahat. | Gölgenin güneşle beraber dönmesi. İLE Batma.[vapur, gemi vs.] )


- SEYEHAT değil SEYAHAT[Ar. < SİYAHAT]


- SEYELAN[Ar.] değil/yerine/= AKI

( Herhangi bir kuvvet alanında, belirli bir düzlemin belirli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri. )


- SEYELÂN[Ar.] değil/yerine/= AKMA, AKINTI | AKI


- ŞEYH EDEBALİ PARKI :

( Kireçburnu Mahallesindedir. 4.128,52 m²'lik bir alanı kapsamakta olup, 2.000,60 m²'lik yeşil, 339,73 m² spor alanı ve park içinde bir Semt Evi bulunmaktadır. )


- ŞEYH ile/ve/= SAMED'ÜL KAVM


- ŞEYH-ÜL İSLÂM ile/||/<>/> DİYÂNET İŞLERİ BAŞKANI

( Osmanlı Devleti'nde kabinede din işlerine bakmakla birlikte, dünya işlerini de din bakımından yürüten üye. İLE/||/<>/> ... )


- ŞEYİN FELSEFESİ ile/ve/değil/yerine FELSEFE


- ŞEY'İN/BİLGİNİN/(B)İLİMİN/KİŞİNİN:
KENDİ ile/ve ZAMANI, MEKÂNI ve KOŞULLARI

( Kavram. İLE/VE Matematik geometri, aritmetik. [Hareketi de katarsak bilim olur.] )


- SEYİR ile GELİŞİM


- SEYİR[Ar.] ile/değil/yerine GİDİŞAT


- SEYİRCİ[Ar.] yerine İZLEYİCİ, DİNLEYİCİ


- CINNAMON CEYLON[İng.] / CEYLON-ZIMT[Alm.] ile/değil/yerine/= SEYLAN TARÇINI


- SEYLANİ ile SEYLAN TAŞI


- ŞEYLERİ:
HAYAL ETTİĞİMİZ GİBİ GÖRMEK yerine (ONLARI) OLDUKLARI GİBİ GÖRMEK

( Hayal ettiklerinizin varlığını reddetmeniz daha akıllıca olurdu. )

( Eğer kendinizi her zaman sınamazsanız, gerçek ile hayali ayırt edemezsiniz. )

( Sizi kendinize karşı kör eden, sizin davranışlarınızdır. )

( Düşüncelerinizi ve duygularınızı, sözlerinizi ve eylemlerinizi yakından izlemedikçe ve nedenini ve nasılını bilmeden sizde meydana gelen değişimlere hayretle bakmadıkça, gerçeğe vardığınızı nasıl söyleyebileceksiniz? )

( Düşünülüp hayal edilebilen hiçbir şeyin kendiniz olamayacağını bir kez anladığınızda, imgelemelerinizden kurtulmuş olursunuz. )

( You would be wiser to deny the existence of what you imagine.
If you do not test yourself all the time, you will not be able to distinguish between reality and fancy.
It is your behaviour that blinds you to yourself.
How do you know that you have realised unless you watch your thoughts and feelings, words and actions and wonder at the changes occurring in you without your knowing why and how?
Once you have understood that nothing perceivable, or conceivable can be yourself, you are free of your imaginations. )

( THE THINGS: TO SEE WHAT EVER THEY ARE, AS BEING instead of TO SEE HOW YOU IMAGINE/DREAM )


- SEYRÂN[Ar.] değil/yerine/= GEZME/GEZİNME/GEZİNTİ


- RAREFACTION WAVE[İng.] / ONDE DE RARÉFACTION[Fr.] ile/değil/yerine/= SEYREKLEŞME DALGASI


- SEYREKLEŞMEK ile SEYREKLEŞTİRMEK ile SEYREK/LİK ile SEYREKÇE ile SEYREK OTLATMA


- VERDÜNNUNGSWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SEYRELME DALGASI


- DILUENT[İng.] / DILUENT[Fr.] / VERDÜNNUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SEYRELTİCİ


- ABGEREICHERTES URAN[Alm.] ile/değil/yerine/= SEYRELTİLMİŞ URANYUM


- SEYRETMEK değil/yerine/= İZLEMEK


- ŞEYTAN ÇIKARMA ile ŞEYTAN ÇIKARMA ile ŞEYTAN KOVUCU

( EXORCISE vs. EXORCISM vs. EXORCIST )

( جادو کردن ile جنگيري ile دفع جن ile دفع شياطين ile جن گير )

( JADO KARDAN ile JANGYRY ile DAF JAN ile DAF SHYATYNE ile JAN GYR )


- ŞEYTAN ile ŞEYTANİ ile ŞEYTANİ ile KANITLANABİLİRLİK ile KANITLANABİLİR ile GÖSTERMEK ile GÖSTEREN ile GÖSTERİ ile AÇIKLAYICI ile GÖSTERİCİ

( DEMON vs. DEMONIC vs. DEMONLIKE vs. DEMONSTRABILITY vs. DEMONSTRABLE vs. DEMONSTRATE vs. DEMONSTRATING vs. DEMONSTRATION vs. DEMONSTRATIVE vs. DEMONSTRATOR )

( عفريت ile ديو ile ديو صفت ile ديوسار ile ديوسان ile نمايش دادني ile قابل شرح ile اثباتي ile راهپيمايي کردن ile راه پيمايي کردن ile تظاهرات کردن ile تظاهر کننده ile تظاهرات ile راهپيمايي ile راه پيمايي ile ثبوت ile مدلل کننده ile صفت اشاره ile ضمير اشاره ile اسم اشاره ile شرح دهنده ile مثبت ile حاليکننده ile نشان دهنده )

( عفريت ile ديو ile ديو صفت ile DYVASAR ile ديوسان ile NAMAYSH DADANY ile GHABEL SHARH ile ESBATY ile RANPAPYMAYY KARDAN ile RAH PEYMAYY KARDAN ile TAZANPARAT KARDAN ile TAZANPAR KONANDEH ile TAZANPARAT ile RANPAPYMAYY ile RAH PEYMAYY ile ثبوت ile MADLEL KONANDEH ile SAFT ESHAREH ile ZAMYR ESHAREH ile ESM ESHAREH ile SHARH DAHANDEH ile MOSBAT ile HALYKONANDEH ile NESHAN DAHANDEH )


- RÜYA:
ŞEYTANÎ ile NEFSÎ ile DÜNYEVÎ ile RAHMÂNÎ

( Kötülüklerin görülmesi. İLE Ulaşma odaklı. İLE Olduğu gibi. İLE Manevi. )


- ŞEYTANİ ile ŞEYTANİ

( DEMONIAC vs. DEMONIACAL )

( ديوي ile ديو سار )

( ديوي ile DYVE SAR )


- ŞEYTANI/SÜTUNU TAŞLAMAK değil KAFANI/KENDİNİ TAŞLAMAK


- ŞEYTAN/LIK ile ŞEYTANİ ile ŞEYTANCA ile ŞEYTAN OTU ile ŞEYTAN BEZİ ile ŞEYTAN KUŞU ile ŞEYTAN ELMASI ile ŞEYTAN ÇEKİCİ ile ŞEYTAN TAŞLAMA ile ŞEYTAN TIRNAĞI ile ŞEYTAN ŞALGAMI ile ŞEYTAN ÖRÜMCEĞİ ile ŞEYTAN KIRMIZISI ile ŞEYTAN UÇURTMASI


- SEYV[İng. < SAVE] değil/yerine/= KAYDETMEK/KORUMAK


- SEYYÂL[Ar.] değil/yerine/= AKIŞKAN


- SEYYÂL[< SEYELÂN] ile LÂTİF

( Akıcı, akan. | Akışkan. İLE Yumuşak, hoş, güzel, nazik. | İnce. )


- SEYYAR/LIK ile SEYYARE ile SEYYAR SATICI/LIK ile SEYYAR HASTANE


- SEYYİÂT[< SEYYİE] değil/yerine/= KÖTÜLÜKLER | SUÇLAR, GÜNAHLAR | KÖTÜLÜĞE KARŞILIK ÇEKİLEN SIKINTILAR


- SEYYİAT ile/değil/yerine/>< HASENAT


- SEYYIAT-I SUBÛD ile SEYYIAT-I VÜCÛD


- SEYYİE[Ar.] değil/yerine/= KÖTÜLÜK


- SEZDİRMEK ile SEZDİREBİLMEK ile SEZDİRİ


- SEZGİ ile/ve/değil/||/<>/< ALIŞKANLIK


- SEZGİ" ile/değil "NİYET OKUMASI"


- SEZGİ ile/ve/değil/yerine/||/<> SAĞDUYU


- SEZGİ ile/ve/||/<>/> TEMSİL ile/ve/||/<>/> DÜŞÜNME


- SEZGİ ile/ve/değil/||/<>/< USTALIK


- SEZGİNER, PEYKUNT (İST. 1938 - 2015) :

( Lise tahsilinden sonra serbest muhasebeci olarak iş hayatına atıldı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 8 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Kulübün Divan Kurulu üyesidir. )


- SEZGİSEL ile/ve/<> İMGESEL


- SEZGİYİ HAREKETE GEÇİRMEK ile/ve SEZGİYİ OLGUNLAŞTIRMAK

( ACTING THE INTUITION vs. RIPENING THE INTUITION )


- CESIUM HOLLOW CATHODE[İng.] / CATHODE CREUSE DE CÉSIUM[Fr.] / CÄSIUM-HOHLEKATHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SEZYUM OYUK KATODU


- SFENKS ile PETERBALD ile CORNISH REX


- SFERİK/SPHERICAL[İng.] değil/yerine/= KÜREMSİ


- SFS/SEQUENTIAL FORWARD SELECTION[İng.] değil/yerine/= SIRALI İLERİ YÖNLÜ SEÇİM


- SFT/PULMONARY FUNCTION TESTS[İng.] değil/yerine/= SOLUNUM İŞLEV TESTLERİ


- SHAME vs. ABSTAIN


- SHANNON İLE KOLMOGOROV İLE ALGORİTMİC ile/||/<> ENTROPİ TÜRLERİ

( Bilgi miktarının farklı ölçüleri. )

( Formül: H(X) ≤ log n )


- SHANNON İLE KOLMOGOROV İLE QUANTUM ile/||/<> BİLGİ KURAMLERİ

( Farklı bilgi ölçüm yaklaşımları. )

( Formül: H = -Σp log p )


- SHAPE/FORM vs./and CONTENT


- SHAPLEY İLE BANZHAF İLE CORE ile/||/<> KOALİSYON OYUNLARI

( İşbirlikçi oyun çözümleri. )

( Formül: φᵢ = Σ[S⊆N\{i}] marginal katkı )


- SHAPLEY İLE NUCLEOLUS İLE CORE ile/||/<> KOOPERATİF ÇÖZÜMLER

( İşbirlikli oyunlarda paylaşım yöntemleri. )

( Formül: φᵢ = Σ(|S|!(n-|S|-1)!/n!)(v(S∪{i})-v(S)) )


- SHARING vs./and APPROACHING


- SHARING vs./and SOLIDARITY


- [not] SHARING vs./and TO LIVE/FEEL THE SHARING


- SHEAF KURAMSİ ile/||/<> KATEGORİ KURAMSİ

( Sheaf kuramı yerel-global veri ilişkilerini incelerken İLE kategori kuramı genel matematiksel yapılar arası morfizmleri inceler )

( Formül: Presheaf → Sheaf )


- SHELDON GLASHHOW ve/||/<> STEVEN WEINBERG ve/||/<> ABOUS SALAM

( 1979 yılı Nobel Ödülü sahipleri... )


- SHELTER :/yerine SIĞINAK


- SHIFT :/yerine VARDİYA, DEĞİŞTİRMEK


- SHİNGON[Jap.] ile ...

( Görkemli törenleri ve töre severliğiyle ün yapmış Budist okulu. )


- SHOCK vs. BEING SHOCKED


- SHOPPING IN LONG PERIOD vs./[instead] LOOKING TO THE NECESSITY


- SHOR İLE GROVER İLE DEUTSCH ile/||/<> KUANTUM ALGORİTMALARI

( Kuantum bilgisayar algoritmaları. )

( Formül: O(√N) Grover )


- SHORTLY :/yerine KISA SÜRE SONRA


- SHRUG :/yerine OMUZ SİLKMEK


- SHUBNIKOV GROUPS[İng.] / GROUPES DE SHUBNIKOV[Fr.] / SHUBNIKOV-GRUPPEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SHUBNİKOV GRUPLARI


- SI-EINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SI BİRİMİ


- SİBİRYA'DAKİ TÜRK BOYLARI ile/ve SİBİRYA DIŞINDAKİ TÜRK HALKLARI

( Çok uzakta kalmalarından dolayı, atalarının dini olan Şamanlığı devam ettirmişler. İLE/VE İslâm'ı kabul ederek, eski Şaman din anlayış ve uygulamalarından uzaklaşmışlardır. )


- SICACIK ile SICAKÇA

( Yeterli derecede ve hoşa giden bir sıcaklığı olan. İLE Biraz sıcak, sıcağa yakın. )


- HOT ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON CHAUD[Fr.] / HEISSES ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAK ELEKTRON


- HOT CELL[İng.] / CELLULE CHAUDE[Fr.] / HEISSE ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAK GÖZE/HÜCRE


- SICAK GÖZYAŞI ile SOĞUK GÖZYAŞI

( Acı gözyaşı. İLE Sevinç gözyaşı. )

( Niyete göre de değişir. )

( Gözyaşı, göze kaçan birçok maddeyi eritebilecek keskinliktedir. Geceleri tırnak kesilmemesinin nedeni ise gözyaşının tırnağı eritememesinden dolayı sıçrayıp da göze kaçmaması/batmaması içindir. [Yani, hurafe/bâtıl inanç değildir, dikkat etmek gerekir.] )

( Elmas doğadaki en sert maddedir. Elması eritebilen tek şey, gözyaşıdır. Gözyaşının eritemediği tek şey ise tırnaktır. )

( EŞK-BÂR/EŞK-RÎZ[Fars.]: Çok ağlayan, gözyaşı döken. )


- HARFLER:
"SICAK" ile/ve/+/||/<> "SOĞUK"

( Sağ. İLE/VE/+/||/<> Sol. )

( 14 harf. İLE/VE/+/||/<> 14 harf. )


- HEISSE KATHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAK KATOT


- HOT CARRIER[İng.] / PORTEUR CHAUD[Fr.] ile/değil/yerine/= SICAK TAŞIYICI


- HOT WIRE AMMETER[İng.] / HITZDRAHTAMPEREMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAK TELLİ AKIMÖLÇER


- SICAK YEREL YELLERDE:
FÖHN ile SİROKKO

( Bitkilere kurutucu etki yapan rüzgârlar. [Bir dağ yamacını aşarak başka bir yamaçtan aşağı doğru esen rüzgârın sıcaklığı artar, çevrede nem açığı oluşur.] [Türkiye'de Kuzey Anadolu dağları ile Toroslar'da etkilidir.] İLE Büyük Sahra'dan, İtalya'nın güneyine doğru esen sıcak ve kuru rüzgâr. [Akdeniz'den geçerken nem aldığından İtalya'nın güney kıyılarına yağış bırakır.] )


- SICAK YİYECEĞİ/İÇECEK SOĞUMASINI BEKLEMEK[ÜFLEYEREK değil!]


- SICAK YİYECEĞİ/İÇECEĞİ:
ÜFLEMEK değil/yerine SOĞUMASINI BEKLEMEK


- SICAKLAMAK ile SICAKLAŞMAK ile SICAKLAŞTIRMAK ile SICAK/LIK ile SICAKÇA ile SICAK HARP ile SICAK PARA ile SICAK KUŞAK ile SICAK SAVAŞ ile SICAK SICAK ile SICAK ÇEKME ile SICAK YASTIK ile SICAK DALGASI ile SICAK RENKLER ile SICAKLIK SEVİYESİ


- TEMPERATURWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAKLIK DALGASI


- SICAKLIK İLE ISI İLE İÇ ENERJİ İLE ENTALPİ İLE ENTROPİ ile/||/<> TERMODİNAMİK DEĞİŞKENLER

( Termodinamik sistemin farklı özelliklerini tanımlayan birbiriyle ilişkili büyüklüklerdir. )

( Formül: dU = TdS - PdV İLE H = U + PV )


- SUHÛNET[Osm.] / TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE[Fr.] / TEMPERATUR, HITZE[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAKLIK, ISI


- SICAKLIK ile ISI EMİCİ ile İSİLİK ile ISIYA DAYANIKLI ile SOĞUTUCU ile ISITICI ile SICAK ÇARPMASI

( HEAT vs. HEAT ABSORBENT vs. HEAT RASH vs. HEAT RESISTANT vs. HEAT SINK vs. HEATER vs. HEATSTROKE )

( گرمي ile گرما ile حرارت دادن ile داغي ile داغ کردن ile حرارت ile گرم کردن ile تندي ile گرماگير ile عرق جوش ile عرق سوز ile مقاوم در برابر گرما ile جاذب گرما ile بخاري ile گرمازدگي )

( گرمي ile GARMA ile HARART DADAN ile DAGHY ile DAGH KARDAN ile HARART ile GARAM KARDAN ile TANDY ile GARMAGYR ile ARAGH JOOSH ile ARAGH SOZ ile MOGHAVAM DAR BARABAR GARMA ile JAZEB GARMA ile BAKHARY ile GARMAZDEGY )


- SICAK/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<> TAZE/LİK


- SIÇAN ile CIRBAĞA/ÇÖLSIÇANI


- SIÇAN ile CIRBOĞA

( ... İLE Bir tür çöl sıçanı. )

( ... cum DIPUS AEGYPTIUS )


- SIÇAN ile CÜCE FİRAVUN SIÇANI


- SIÇAN ile KAKIRCA

( ... İLE Bir tür dağ sıçanı. )


- SIÇAN ile KÖSTEBEK/KÖRSIÇAN/YERSIÇANI/YER GÖÇKENİ/SOKUR

( FE'RU ile HULDÜ )

( ... ile ENGÜŞT BÜREK )

( RAT vs. MOLE )

( RATTUS cum TALPA EUROPAEA )


- SIÇAN ile KÖSÜRGE


- SİCİL ile SİCİLLİ


- SİCİL ile SİLSİLE


- SİCİM KURAMI ile/ve/||/<> KUVANTUM RENK DİNAMİĞİ


- SİCİM ile ISPAVLİ[İt.]

( ... İLE Gemilerde kullanılan, bir çeşit kalın sicim. )


- SIÇRAMA ile FEDAİ

( BOUNCE vs. BOUNCER )

( جست ile پس جستن ile بالا جستن ile لاف زن )

( JAST ile PES JASTAN ile BALA JASTAN ile LAF ZAN )


- SIÇRAMA ile/ve OLASILIK


- SIÇRAMA ile SIÇRAMA TAHTASI


- ŞİDDET" ></< "İKTİDAR"

( "iktidarın bitmeye başladığı yerde, şiddet başlar." )


- ŞİDDET =/||/<>/>/< ÖZENSİZLİK


- ŞİDDET[Ar.] ile SALÂBET[Ar.]


- [ne yazık ki]
ŞİDDET ve/||/<> TERBİYESİZLİK


- ŞİDDET ile/ve/değil/||/<>/< ZORLAMA


- ŞİDDETLENMEK ile ŞİDDETLENDİRMEK ile ŞİDDET ile ŞİDDETLİ/LİK ile ŞİDDET OLAYI ile ŞİDDETLİ FIRTINA


- SİDDHA ile/||/<> SİDDHİ ile/||/<> MAHATMA

( Gerçeğe varmış, mükemmelliğe ulaşmış kişi. @@ Doğa üstü güç. @@ Aydınlanmış varlık. )


- SIDE BY SIDE vs./and ONE AFTER ANOTHER


- SIDERITE, SPATHIC IRON ORE[İng.] / SIDÉRITE, FER SPATHIQUE[Fr.] / SIDERIT, EISENSPAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SİDERİT


- SİDERİT[Fr. < Lat. < Yun.] ile SİDEROZ[Fr.]

( İçinde, sadece demir ve nikel bulunan göktaşı. İLE Çoğunlukla kahverengi demir karbonat bileşimli, demir cevheri. )


- SİDİK RENKLERİNDE:
MAVİ/YEŞİL ile KOYU SARI ile TURUNCU ile KAHVERENGİ ile SİYAH ile ŞEFFAF

( Kolera ya da tifüse yakalanılmıştır.[İkisi de ölümcüldür.] İLE Çok fazla protein alınmıştır. İLE Ateşlenilmiş ve terleyerek çok fazla su kaybediliyorsa. İLE Kötü bir tropikal hastalığa yakalanılmışsa. İLE Bir hayvandan kan nakli yapılmışsa. İLE Çok fazla sıvı alınmışsa. )


- SİDİK/LİK ile SİDİKLİ ile SİDİK YOLU ile SİDİK ZORU ile SİDİK BORUSU ile SİDİK KAVUĞU ile SİDİK YARIŞI ile SİDİKLİ MEŞE ile SİDİK TORBASI ile SİDİK ZORUYLA ile SİDİK SÖKTÜRÜCÜ


- SIDK ve/ EMÂNET ve/ FETÂNET ve/ TEBLİĞ ve/ İSMET

( Peygamberin olmazsa olmaz sıfatları. [ve ümmetinin de!] )


- SIDKIN SIYRILMASI ile HOŞLANMAMAK


- SIDNEY HUNİAĞI ÖRÜMCEĞİ ile/ve/||/<> KIZILSIRTLI ÖRÜMCEK

( Avustralya'nın en zehirli örümcekleridir. )


- SİDRET-ÜL MÜNTEHÂ ile/ve/||/<> AŞK-I MÜNTEHA/MÜNEZZEH

( Yaratılmışlığın sınırı. | Son sedir ağacı. | Kâmilin kaşı, kirpiği. İLE Sınırsız/sonsuz/bitimsiz aşk. | Yalnızlar cenneti/çölü. | Yedi cennet/beyza ve/artı sekizinci cennet. )


- SIEMENS ELECTRODYNAMOMETER[İng.] / ÉLECTRODYNAMOMÈTRE DE SIEMENS[Fr.] / SIEMENS-ELEKTRODYNAMOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= SİEMENS ELEKTRODİNAMOMETRESİ


- SIEMENS[İng.] / SIEMENS[Fr.] / SIEMENS[Alm.] ile/değil/yerine/= SİEMENS


- SIEVERT[İng.] / SIEVERT[Fr.] / SIEVERT[Alm.] ile/değil/yerine/= SİEVERT


- SİF[İng. COST-INSURANCE-FREIGHT] değil/yerine/= MALİYET

( Bir malın fiyatı, sigortası ve navlunu birlikte olmak üzere maliyeti. )


- ŞİF ile ŞİFA ile ŞİFALI ile ŞİFASIZ ile ŞİFA OTU


- ŞİFA SUYU ÇEŞMESİ :

( Sarıyer'in ünlü Şifa Suyu mesiresinin içinde sağ ve solda olmak üzere iki ayrı çeşmeden Şifa suyu akmaktadır. )


- ŞİFÂ[çoğ. EŞFİYET] ile ŞİFÂH[< ŞEFE]

( İyileşme, iyi olma, hastalıktan kurtulma, sağalma. İLE Dudaklar. )


- ŞİFÂHEN ile/ve/||/<> ŞİFÂHÎ[>< TAHRİRÎ]

( Ağızdan, sözle söyleyerek. İLE Sözlü. )


- ŞİFAİ ile/ve/||/<> PRAKRİT

( [Aktarım biçimi] Ağızdan ağıza, sözlü gelenek. İLE/VE/||/<> Halk arasında, konuşmada.

[Yazılılık durumu] Yazıya sonradan geçirilir. İLE/VE/||/<> Yazılı Hintçe’nin karşısında sözlü kökenlidir.

[Toplumsal düzey] Halk, ozan, meddah, halk bilgesi. İLE/VE/||/<> Halk, köylü, sıradan konuşur.

[Üst düzey dil karşılığı] Yazılı - edebî - medrese dili [Arapça/Osmanlıca]. İLE/VE/||/<> Hintçe [kutsal ve yazılı dil].

[İşlevi] Halk kültürünü, duyguyu, doğrudan anlatımı taşır. İLE/VE/||/<> Doğal konuşma, halk edebiyatı, sade tanım. )


- SIFAT ile NİTELİK

( CAPACITY vs. QUALITY )


- SIFAT[Ar.] ile TAHLİYE[Ar.]


- SIFATIN, ...:
SÖZCÜKTEN ÖNCE KULLANILMASI ile SÖZCÜKTEN SONRA KULLANILMASI


- SIFATLANDIRMAK ile SIFATLAŞTIRMAK ile SIFAT ile SIFATLI ile SIFATSIZ ile SIFAT TAKIMI ile SIFAT TAMLAMASI


- SIFFEYN/SIFFİN SAVAŞI:
KARDEŞ KAVGASI ile/ve/değil/||/<>/>/< DEVRİM KARŞITLARIYLA DEVRİM ÇATIŞMASI ve/sonra tekrar/||/<>/> KARŞI DEVRİM


- SIFIR BİÇİM ile SIFIR TÜRETİM

( ZERO MORPH vs. ZERO DERIVATION )


- VALENCE NULLE[Fr.] ile/değil/yerine/= SIFIR DEĞERLİK


- NULL BALANCE[İng.] ile/değil/yerine/= SIFIR DENGESİ


- ZERO-POWER REACTOR[İng.] / RÉACTEUR DE PUISSANCE NULLE[Fr.] ile/değil/yerine/= SIFIR GÜÇLÜ TEPKİLEŞİM/REAKTÖR


- SIFIR KAVRAMI ile/||/<> YOKLUK KAVRAMI

( Sıfır matematiksel bir sayı İLE yokluk felsefi bir kavramdır. Aryabhata sıfırı sayı olarak kullandı. )

( Aryabhata tarafından 500 yılında keşfedildi/formüle edildi. (476-550) (Ülke: Hindistan) (Alan: Matematik, Astronomi) (Önemli katkıları: Sıfır kavramı, ondalık sistem, trigonometri, güneş merkezli sistem teorisi) )


- ZERO-POINT ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DU POINT ZÉRO[Fr.] / NULLPUNKTSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= SIFIR NOKTASI ENERJİSİ


- ZERO-POINT ENTROPY[İng.] / ENTROPIE DU ZÉRO ABSOLU[Fr.] / NULLPUNKTSENTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= SIFIR NOKTASI ENTROPİSİ


- ZERO-POINT VIBRATION[İng.] / VIBRATION DE POINT ZÉRO[Fr.] / NULLPUNKTSSCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIFIR NOKTASI TİTREŞİMİ


- ZERO POINT[İng.] / POINT ZÉRO[Fr.] / NULLPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SIFIR NOKTASI


- SIFIR TOPLAMLI İLE KOOPERATİF İLE EVRİMSEL ile/||/<> OYUN TÜRLERİ

( Farklı oyun sınıflandırmaları. )

( Formül: Minimax = Maximin (sıfır toplam) )


- SIFIRLA İŞLEMLER ile/||/<> SAYILARLA İŞLEMLER

( Sıfırla işlemler özel kurallar gerektirir İLE sayılarla işlemler standart kurallara uyar. )

( Brahmagupta tarafından 628 yılında keşfedildi/formüle edildi. (598-668) (Ülke: Hindistan) (Alan: Matematik, Astronomi) (Önemli katkıları: Negatif sayılar, sıfırla işlemler) )


- ŞİFONER[Azr.] = GARDIROP[Tr.]


- ŞİFRE[Fr. CHIFFRE] = KOD[Fr., İng. CODE]

( Gizli haberleşmeye yarayan işaretlerin tümü, kod. | Gizliliği olan kasa, kapı, çanta vb. şeylerin açılması için gereken rakam/harf. )


- ŞİFRE ÇÖZÜCÜ / DECODER ile/ve/||/<> FİZİKSEL ÇÖZÜCÜ / ENCODER


- ŞİFRE OLARAK KALMASI GEREKEN ile/ve DEŞİFRE EDİLMESİ GEREKEN

( HAS TO BE CIPHER/CODE vs./and HAS TO BE DECIPHERED )


- [hem] ŞİFRELEME ile/ve/değil/yerine/hem de/<>/>/< VERİYİ/BİLGİYİ GİZLEME

( [not] CODING vs./and/but/also/<>/>/< STEGANOGRAPHY
STEGANOGRAPHY instead of CODING )


- ŞİFRELEMEK ile ŞİFRELENMEK ile ŞİFRELETMEK ile ŞİFRE ile ŞİFRECİ/LİK ile ŞİFRELİ ile ŞİFRELİ KASA ile ŞİFRELİ HESAP ile ŞİFRELİ KİLİT ile ŞİFRELİ ÇANTA ile ŞİFRE ANAHTARI ile ŞİFRELİ TELGRAF


- ŞİFREYİ ÇÖZMEK ile ŞİFRE ÇÖZÜCÜ ile KOD ÇÖZME

( DECODE vs. DECODER vs. DECODING )

( گشودن رمز ile کشف رمز کردن ile رمز برگردان ile برداشتن رمز )

( GOSHODAN RAMZ ile KESHOF RAMZ KARDAN ile RAMZ BARGARDAN ile BARDASHTAN RAMZ )


- SHALLOW STORAGE[İng.] / EMMAGASINAGE PEU PROFOND[Fr.] / LAGERUNG MIT GERINGER TIEFE[Alm.] ile/değil/yerine/= SIĞ DEPOLAMA


- sig.[Lat. < SIGNA, SIGNETUR] değil/yerine/= TARİF ET, İLÂCIN KULLANILIŞINI ETİKETE YAZ


- İSTİAB[Osm.] / CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ[Fr.] / KAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= SIĞA, KAPASİTE


- CAPACITY CELL[İng.] / CELLULE DE LA CAPACITÉ[Fr.] / KAPAZITÄTSSTELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SIĞA PİLİ/GÖZESİ/HÜCRESİ


- DÉCHARGE D'UN CONDENSATEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= SIĞAÇ BOŞALMASI


- SİGAR ile SİGARA/LIK ile SİGARACI/LIK ile SİGARALI ile SİGARASIZ/LIK ile SİGARA BÖCEĞİ ile SİGARA BÖREĞİ ile SİGARA KAĞIDI ile SİGARA TABLASI ile SİGARA AĞIZLIĞI ile SİGARA TABAKASI ile SİGARA TİRYAKİSİ


- SİGARA İÇEN ile/ve/değil/<> İÇİREN/İÇTİREN/İÇTİRTEN

( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Etkin/Edilgin/Ettirgen. )

( [ne yazık ki] İçmeyenler. İLE/VE/DEĞİL/<> İçenler ve içmeyenler. )


- SİGARADA:
YANGI ile/ve/||/<> DAMAR DARLIĞI ile/ve/||/<> KANSER


- SİGARAYLA MÜCADELEDE:
"ZORLAMA" değil/yerine MERAK ETMESİNİ SAĞLAMA

( Burayı tıklayarak izleyiniz... )


- SIGHT :/yerine GÖRÜŞ, MANZARA


- SIĞINIK ile SIĞINTI

( Başka bir ülkeye ya da yere sığınmış olan kişi. İLE Bulunduğu yerde kalması istenmeyen, varoluşu gereksiz görülen kişi. )


- SIĞINMA ya da BUNALIM


- SIĞINMA ile SIĞINMACI/LIK ile SIĞINMA CEBİ ile SIĞINMA HAKKI


- SIĞINMACI ile/ve/||/<> GÖÇMEN ile/ve/||/<> MÜLTECİ

( ASYLUM SEEKER vs./and/||/<> MIGRANT vs./and/||/<> REFUGEE )


- SIĞIN/MUS:
AVRUPA ile DOĞU ile BATI ile ALASKA ile SHIRAS ile SİBİRYA

( Finlandiya, İsveç ve Norveç'te. İLE Kanada'nın doğusunda ve ABD'nin kuzeydoğusunda. İLE Kanada'nın Batı'sında. İLE Alaska ve Yukon'da. İLE Wyoming ve Utah'ta[ABD]. İLE Sibirya ve Moğolistan'ın Doğu'sunda. )


- SIĞINTI ve/||/<>/> SIKINTI


- SIĞIR ile SIĞIRCI/LIK ile SIĞIR ETİ ile SIĞIR SİNEĞİ ile SIĞIR VEBASI ile SIĞIR ÇOBANI ile SIĞIR ŞERİDİ ile SIĞIR MANTARI ile SIĞIR TENYASI


- SIĞIRCIK/ÇEKİRGEKUŞU/ÇOĞURCUK ile KARABAKAL

( Serçegillerden, siyah renkli, uzun gagalı, serçeden iri, ötücü bir kuş. İLE ... )

( STURNUS VULGARIS cum ... )


- SIĞLA YAPRAĞI ile ÇINAR YAPRAĞI


- SIGMA HYPERON[İng.] / HYPÉRON SIGMA[Fr.] / SIGMA-HYPERON[Alm.] ile/değil/yerine/= SİGMA HİPERONU


- SIGMA-REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SİGMA REAKTÖRÜ


- SIGMUND FREUD (1895 ve 1896 ve 1897)


- SIGMUND FREUD ile/ve/||/<>/> ANNA FREUD

( ... İLE/VE/||/<>/> S. Freud'un kızı. )


- SIGMUND FREUD ile/ve/||/<>/> CARL GUSTAV JUNG ile/ve/||/<>/> ALFRED ADLER


- SIGMUND FREUD ile/ve/||/<> DONALD WINNICOTT


- SIGMUND FREUD ile/ve/||/<> HEINZ KOHUT

( Birbirine sadece selâm verecek kadar görüşmüşler. )


- SIGMUND FREUD ve/||/<> LUDWIG BINSWANGER


- SIGMUND FREUD ile/ve/||/<>/> SANDOR FERENCZI


- SIGMUND FREUD ve/||/<> WILHELM FLIESS


- SİGORTA ile/ve/değil EŞİK


- SİGORTA ile/ve/||/<> KAÇAK AKIM RÖLESİ

(

Elektrik Güvenliği · Temel Kavramlar

Sigorta ile Kaçak Akım Rölesi arasındaki FaRkLaR

Tanımlar, çalışma ilkeleri, koruma alanları ve birlikte kullanım düzeni

Sigorta

Fuse / MCB - Miniature Circuit Breaker

Elektrik devresinde aşırı akım (fazla yük ya da kısa devre) durumunda devreyi otomatik olarak kesen koruma ögesidir. Eritme telli sigortalar, tek kullanımlıktır; otomatik sigortalar (MCB) ise ayarlanabilir yapıdadır.

Kaçak Akım Rölesi

KAK / RCD - Residual Current Device

Faz ve nötr iletkenlerinden geçen akımlar arasındaki farkı (artık/kaçak akım) sürekli izleyen ve bu fark belirlenen eşiği aştığında devreyi kesen koruma ögesidir. RCCB, RCBO, GFCI gibi adlarla da anılır.

Tehdit Sigorta Kaçak Akım Rölesi
Aşırı yük akımı Korur Korumaz
Kısa devre Korur Korumaz
İnsanın elektrik çarpması (küçük kaçak akım) Korumaz Korur
Toprak kaçağı / yangın riski Çoğunlukla korumaz Korur

Sigorta

Akım, belirli eşiği aştığında eritme teli kopar ya da termal/manyetik mekanizma devreyi keser.

Etki/Katılma Eşiği Amper (A) evresi
6 A · 10 A · 16 A · 32 A …

Kaçak Akım Rölesi

Faz (I₁) ve nötr (I₂) akımları bir toroid transformatörden geçirilir. Sağlıklı devrede I₁ = I₂ → net akım, sıfırdır. Kaçak oluştuğunda I₁ ≠ I₂ farkı toroid çıkışında gerilim üretir ve röle devreyi keser.

Etki/Katılma Eşiği Miliamper (mA) evresi
10 mA · 30 mA · 100 mA · 300 mA …

Sigorta

Kabloya ve aygıta karşı koruma

Mülk ve altyapı güvenliği. Müdahale eşiği amper evresinde olduğundan can güvenliği sağlayamaz.

Kaçak Akım Rölesi

İnsana ve toprak kaçaklarına karşı koruma

Can güvenliği. Kişinin gövdesinden geçen 30–50 mA kalp fibrilasyonuna yol açabilir; bu değer, hiçbir zaman sigortayı attırmaz.

Kritik: Kişinin gövdesinden geçen 30–50 mA gibi bir akım, kalp fibrilasyonuna yol açabilir; oysa bu değer hiçbir sigortayı attırmaz. Kaçak akım rölesi tam da bu boşluğu kapatmak için tasarlanmıştır.

Bu iki öge, birbirini tamamlar, biri ötekinin yerine geçmez. Modern tesisatlarda ikisi de farklı tehdit katmanlarını karşılamak üzere bir arada kullanılır.

Tipik Tesisat Şeması
Gelen Hat
Ana Sigorta
Kaçak Akım Rölesi
Devre Sigortaları
Yükler
Aşırı akım koruması  ·  Kaçak akım koruması

RCBO - Residual Current Breaker with Overcurrent Protection

İki işlevi de tek bir gövdede birleştiren RCBO tipi ögeler, özellikle yer tasarrufu gereken panolarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Hem aşırı akım, hem de kaçak akım koruma kapasitesine sahiptir.

)


- SİGORTA[İt.]/ASFALYA[Yun.] değil/yerine/= KORUNÇ


- SİGORTA[İt.] ile REASÜRANS[Fr.]

( Bir şeyin ya da birinin, herhangi bir yönden, ileride karşılaşabileceği zararı gidermek için, önceden ödenen önödeme karşılığında, bu işle uğraşan kuruluşla yapılan bağlnatı sözleşmesi. | Bu tür sözleşmeleri yapan şirket. | Özellikle elektrik devresinde, akım çok güçlü olduğunda, eriyerek, güvenliği sağlayan, kazayı önleyen nesne ya da düzenek. İLE Bir sigorta ortaklığının, sigorta ettiği paranın bir bölümünü, olabilecek zarara karşı, başka bir ortaklığa yeniden sigorta ettirmesi işi. )

( INSURANCE vs. REINSURANCE )


- SİGORTALAMAK ile SİGORTALANMAK ile SİGORTALATMAK ile SİGORTA ile SİGORTACI/LIK ile SİGORTALI/LIK ile SİGORTASIZ/LIK ile SİGORTA PRİMİ ile SİGORTA POLİÇESİ


- SİGORTALANABİLİR ile SİGORTA ile SİGORTA POLİÇESİ ile SİGORTALAMAK ile SİGORTALI ile SİGORTACI

( INSURABLE vs. INSURANCE vs. INSURANCE POLICY vs. INSURE vs. INSURED vs. INSURER )

( قابل بيمه ile بيمه کردني ile بيمه شدني ile بيمه ile بيمه نامه ile بيمه بدست آوردن ile بيمه کردن ile بيمه شونده ile بيمه شده ile بيمه گر )

( GHABEL BEYMAH ile BEYMAH KARDANY ile BEYMAH SHODANY ile BEYMAH ile BEYMAH NAMEH ile BEYMAH BADAST AVARDAN ile BEYMAH KARDAN ile BEYMAH SHVANDEH ile BEYMAH SHODEH ile BEYMAH GAR )


- SİGORTALAYAN SİGORTALANAN


- SIHHAT[Ar.] ile SELÂMET[Ar.]


- SIHHÎ TESİSAT değil/yerine/= SAĞIL DÖŞENEK


- SIHHİ ile SIHHİ İMDAT ile SIHHİ TESİSAT ile SIHHİ TESİSATÇI/LIK


- SIHHİYE ile SIHHİYECİ/LİK


- BEZAUBERTES QUARK, MAGISCHE QUARK[Alm.] ile/değil/yerine/= SİHİRLİ KUARK


- MAGISCHE ZAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİHİRLİ SAYILAR


- ŞİİR:
"GENİŞ" ve/<> "KIRMIZI"


- ŞİİR:
HAKİKATTEN DEĞİLSE ile/değil/yerine HAKİKATTEN İSE

( "Baykuşun sesi". İLE/DEĞİL/YERİNE "Bülbülün sesi". )


- ŞİİR ile/ve/||/<> BALAD[Fr. < BALLADE]/BALAT

( ... İLE/VE/||/<> Orta Çağ'da, üç bentten oluşan bir Batı şiiri türü. | Batı'da, belirli danslara eşlik eden bir şarkı türü. | Serbest biçimli, romantik, müzik araçlarıyla çalınan ya da şarkı olarak okunan yapıt. )


- ŞİİR ile RETORİK


- ŞİİR ile ŞİTAİYE[Ar.]

( Divan edebiyatında, kış mevsimini konu olarak işleyen şiir. | Bir kasidenin, kışı anlatan giriş bölümü. )


- ŞİİRDE, (")MANTIK("):
"YOK" değil ARANMAZ!


- ŞİİR/LER ve/||/<>/>/< ŞAİR/LER

( Az bilinen ["]çoklar["]. )


- ŞİİRLEŞTİRMEK ile Şİİ ile ŞİİR ile ŞİİRCE ile ŞİİRLİ ile ŞİİRSEL ile ŞİİR KİTABI ile ŞİİR DEFTERİ ile ŞİİR DİNLETİSİ


- ŞİİRSEL/LİK ile/ve/değil/yerine SİMGESEL/LİK


- CLOSE PACKING[İng.] / DICHTE PACKUNG (DER ATOME)[Alm.] ile/değil/yerine/= SIK İSTİFLENME


- ŞIK ile HİNDİBA

( CHIC vs. CHICORY )

( شيک ile باب روز ile کاسني تلخ )

( SHYK ile BAB RUZ ile KASANY TALKH )


- SİK ile SİKALAR


- SİKALAR

( Açıktohumlulardan bir bitki ailesi. )


- SİKATİF[Fr.]

( Yükseltgenerek, polimerleşmeye uygun olma. | Özellikle maden bileşiklerden oluşan, katalitik özellikler taşıyan ve çabuk kurumasını sağlamak amacıyla, boya, vernik ve yağlıboyalara az miktarda katılan madde. )


- ŞİKÂYÂT ile/değil HİKÂYÂT

( Bizimki şikâyât değil hikâyât. )


- ŞİKÂYET ETMEK/SÖYLENMEK değil/yerine NE YAPABİLECEĞİNİ VE NASIL YAPABİLECEĞİNİ DÜŞÜNMEK VE EYLEME GEÇMEK


- ŞİKÂYET ETMEK ile/değil/yerine/>< DURUMU(NU)/ZİHNİ(Nİ) DEĞİŞTİRMEK


- ŞİKAYET ETMEK değil/yerine/= YETKEYE BİLDİRMEK


- [ne yazık ki]
ŞİKÂYET ile İSRAF ile SIRADÜZENSİZLİK[ANARŞİ] ile BASKI/İSTİBDÂD ile İFRÂD-TEFRÎT
değil/yerine/><
KANAAT ile İNFAK ile HUZUR/SELÂMET ile ADÂLET ile İSTİKÂMET

( [ne yazık ki]
Bilgisizlik + Yoksulluk >= Şikâyet İLE
Bilgisizlik + Varsıllık >= İsraf İLE
Bilgisizlik + Özgürlük >= Anarşi İLE
Bilgisizlik + Güç >= Baskı/İstibdâd İLE
Bilgisizlik + Din >= İfrâd - Tefrit İLE

DEĞİL/YERİNE/><

Bilgi/(b)ilim + Yoksulluk >= Kanaat İLE
Bilgi/(b)ilim + Varsıllık >= İnfâk İLE
Bilgi/(b)ilim + Özgürlük >= Huzur, Barış/Selâmet İLE
Bilgi/(b)ilim + Güç >= Adâlet İLE
Bilgi/(b)ilim + Din >= Yön/İstikâmet )


- ŞİKÂYET ve/||/<>/> EŞKIYÂ

( Şikâyet eden, eşkıyâdır. )


- ŞİKÂYET ile GAMMAZLAMA

( TO COMPLAIN vs. TO SQUEAL/SNITCH )


- ŞİKÂYET ile/ve/<>/değil GEREKSİNİM/İHTİYAÇ


- ŞİKÂYET ile/ve HAYIFLANMAK

( ... İLE Acınmak, üzülmek, yerinmek, esef etmek. )

( HAYIF: Haksızlık, insafsızlık. | Acınma, üzülme. | Yazık! Vah vah! Heyhat! )


- ŞİKÂYET ile/ve/değil/yerine HAYRET

( COMPLAINT vs./and ASTONISHMENT/AMAZEMENT
ASTONISHMENT/AMAZEMENT instead of COMPLAINT )


- ŞİKÂYET ile/ve/değil/yerine/||/=/<>/></>/< HİKÂYET

( Yaşanılmış bir sorun üzerine konuşulduğunda, o konuya değinmenin gereği, sorunun kendini değil daha sonraki durum ve/ya da süreçlerde, kişinin, davranış-tutumlarını ve dilini düzeltmesine, gelişerek değişmesine katkıda bulunulacak biçimde düşünülmeye/konuşulmaya çalışılmasıdır. Biri, bir sorundan konu açıyorsa, bunu, o sorundan "şikâyet ediyor" olarak değil daha sonrası için bir çözüm arıyor ve/ya da sunuyor olarak düşünmek/konuşmak ve algılamaya çabalamak gerekir. Bir serzeniş ya da isyan olarak algılanmamalıdır.

Bu tür durumlarda, ötekine bilgi vererek, değinilecek konu/sorun için, "Benimki/bizimki*, bir şikâyât değil hikâyât![olan-bitenin öyküsü/hikâyesi]" biçiminde, öncelikle, kişinin kendinde ve daha sonra çevresinde, adâleti ve dengeyi sağlamasına destek vermek üzere, çevresiyle olan iletişimini ve ilişkisini sürekli kılmak üzere, bir bilgi verilir ve/ya da açıklama/anımsatma/uyarı yapılır.

[ * "Bizimki" sözü/sözcüğü, "bu konuda/alanda, bu ayrıntılarda, ben ve benim gibi düşünenler" olarak/anlamında ve bencilliğe/tekbenciliğe düşülmemesi için kullanılır. ] )


- ŞİKÂYET ile/ve/<> İHBAR


- ŞİKÂYET ile İSPİYON


- ŞİKÂYET" ile/=/||/<> RESİM


- ŞİKÂYET ile/ve/değil/yerine RİCÂ

( [not] COMPLAINT vs./and/but REQUEST
REQUEST instead of COMPLAINT )