Bugün[26 Mayıs 2026]
itibarı ile 37.593 başlık/FaRk ile birlikte,
37.593 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(111/152)


- PHYLOGENETICS İLE CLUSTERİNG İLE PCA ile/||/<> BİYOLOJİK VERİ ANALİZİ

( Büyük veri analiz yöntemleri. )

( Formül: NJ İLE ML İLE Bayesian )


- PHYSIC vs. PHYSICS vs. PHYSICAL


- Pİ SAYISI ve/||/<>/> FEYNMAN NOKTASI

( Pi sayısının ondalık açılımında, 762. basamaktan itibaren altı adet 9, ardışık olarak yer alır. )

( )


- Pİ:
SINIRLI ve SONSUZ


- PICTURE vs. PHOTOGRAPH


- PICTURE :/yerine RESİM


- PİETİZM ile ...

( Dini kuralları tutarlı ve sıkı yaşamak. )


- PIEZOELECTRIC IGNITOR[İng.] / ALLUMEUR PIÉZOÉLECTRIQUE[Fr.] / PIEZOELEKTRISCHER ZÜNDER[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK ATEŞLEYİCİ


- PIEZOELECTRIC CRYSTAL[İng.] / CRISTAL PIÉZOÉLECTRIQUE[Fr.] / PIEZOELEKTRISCHER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK KRİSTAL


- PIEZO-OPTICAL EFFECT[İng.] / EFFET PIÉZO-OPTIQUE[Fr.] / PIEZOOPTISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZO OPTİK ETKİ/EFEKTİ


- PIEZOELEKTRISCHES MATERIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZOELEKTRİK MALZEME


- PİEZOELEKTRİK POLİMER ile/||/<> KONDUKTİF POLİMER

( Piezoelektrik polimer mekanik basınçla elektrik üretirken İLE konduktif polimer elektrik iletkenliği gösterir )

( Formül: PVDF )


- PİGEONHOLE İLE RAMSEY İLE ERDŐS ile/||/<> KOMBİNATORİK İLKELER

( Varlık ve sayma teoremleri. )

( Formül: R(3 ile3) = 6 )


- PİGME ile ABORJİN ile AINU ile İNUİT

( Afrika yerlisi. İLE Yeni Zelanda yerlisi. [Lat.: Roma'lıların ilk ataları. | Yerliler. | İlk oturanlar.] İLE Japonya yerlisi. İLE Kuzey Amerika yerlisi. )


- PİGMENT İLE DYE İLE LAKE İLE TONER ile/||/<> RENKLENDİRİCİ TÜRLERİ

( Boya ve pigment çeşitleri. )

( Formül: λmax absorpsiyon )


- PİGMENT[Fr. < Lat.] PİGMENTLERİN TEMEL RENKLERİ

( Canlı bir organizmanın oluşturduğu, ona özel bir renk veren kimyasal madde. İLE Siyah, mor, kırmızı, mavi. )


- PIGMENTS[İng.] / PIGMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= PİGMENT


- PII/PERSONAL IDENTIFIABLE INFORMATION[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL TANIMLANABİLİR BİLGİ


- PİJAMA[Fr. < Hint dillerinden] değil/yerine/= GECELİK


- PİKTOGRAFİK değil/yerine/= ÇİZİYAZIMSAL


- PİL ile PİLİ ile PİLİLİ ile PİLİSİZ


- PILATES TOPU ile/ve/değil BOBATH TOPU

( Pilates topu olarak bilinen top, Bobath topudur. )

( ... İLE/VE/DEĞİL Dik oturmayı sağlamak ve birçok özelliğinden yararlanmak üzere kullanmanızı salık veririz. )


- PİLAV:
BEYAZ PİRİNÇTEN yerine KABUKLU PİRİNÇTEN (YA DA BULGUR PİLAVI)


- PİLOT ÇALIŞMA/PİLOT STUDY[İng.] değil/yerine/= ÖNCÜL ÇALIŞMA


- PIM/PERSONAL INFORMATION MANAGEMENT[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL BİLGİ YÖNETİMİ


- PIMS/PERSONAL INFORMATION MANAGEMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL BİLGİ YÖNETİM DÜZENİ


- PİNGPONG[İng.] ile PİNPON[argo]

( Masatopu. İLE Yaşlılıktan çökmüş. )


- PİNTİ[Azr.] = PASAKLI[Tr.]


- PIPETTE[İng.] / PIPET[Alm.] ile/değil/yerine/= PİPET


- PİPO ile PİPOLU ile PİPOSUZ


- PIR PIR ile PIRPIRI/PİRPİRİ

( Genellikle kuş kanadının çıkardığı sesi andırır sesleri anlatmak için kullanılır. İLE Yeniçeri salma erlerinin giydikleri, kırmızı çuhadan yapılmış cüppe. | Bir tür Bizans altını. | Uçarı, hovarda. )


- PİRAMİD

( PYRAMID )


- PİRAMİT ile KIZIL/KIRMIZI PİRAMİT


- PİRAMİT ile/<> KONİ

( THALES KURAMI: Piramidin yüksekliğini bulmak için yere dikilen bir çubuğun gölgesinin uzunluğunun, çubuğun uzunluğuna eşit olmasını beklemek ve o anda piramidin gölgesinin uzunluğunu ölçerek piramidin yüksekliğinin ölçülmesi. )

( PYRAMID vs./<> CONE )


- PİRAMİT ile PİRAMİTLİ


- PİRAMİT ile/ve/||/<> YILDIZ

( PYRAMID vs./and/||/<> STAR )


- PİRAMİTLER:
[BOSNA ile GİZA ile TİKAL ile MAURITIUS ile KOHKER ile GUIMAK ile ENDONEZYA ile JİLİN ile BEYAZ ile KUKULKAN ile SUDAN ile SUALTI ile KÜBA ile YONAGUNİ ile BALİ ile MAYA ile JAVA ile KAMBOÇYA ile AVUSTRALYA ile GUATEMALA] ile
MODERN PİRAMİTLER
[MOSKOVA ile KANADA ile CEITUS ile MEMPHIS ile LAS VEGAS]

( [Bosna'da. İLE Mısır'da. İLE Guatemala'da. İLE Mauritius'ta. İLE Kamboçya'da. İLE Kanarya Adaları'nda. İLE Endonezya'da. İLE Kuzeydoğu Çin'de. İLE Çin'de. İLE Meksika'da. İLE Sudan'da. İLE Portekiz açıklarında. İLE Küba açıklarında. İLE Japonya'da. İLE Bali adalarında. İLE Güney Amerika'da. İLE Java adalarında. İLE Kamboçya'da. İLE Avustralya'da. İLE Guatemala'da.]
İLE
Modern:
[Rusya'da. İLE Kanada'da. İLE Roma(İtalya)'da. İLE Amerika'da. İLE Amerika'da.] )

( En çok piramitin bulunduğu ülke, Mısır değil Sudan'dır[220 piramit bulunmaktadır.] )


- PİRANA ile BARAKUDA ile LOTA/GELİNCİKBALIĞI

( Yırtıcı balıklar. )

( Piranalar, kan yoksa doğrudan saldırmazlar. )

( Piranalar, beyaz, gri, siyah, sarı, gümüş ve kırmızı renktelerdir. )

( Amazon havzasındaki akarsularda ve Orinoko gibi yakınındaki ırmaklarda yaşarlar. İLE ... İLE ... )


- PIRASA ile PIRASA BIYIKLI


- PİREKAPAN/PİREOTU = NEZLEOTU

( Bileşikgillerden, beyaz yapraklı çok yıllık bir bitki. Bazı türlerinden elde edilen toz, böcek öldürücü olarak kullanılır. )

( PYRENTHRUM )


- PİRELENMEK ile PİRELENDİRMEK ile PİR ile PİRE ile PİRELİ ile PİRELER ile PİRE OTU


- PİRÎ PAŞA MEDRESESİ MESCİDİ / SOĞUKKUYU MESCİDİ / KANLI MEDRESE MESCİDİ ile PİRÎ PAŞA MESCİDİ

( Zeyrek'te, Pirî Paşa Sokağı'ndadır. İLE Hasköy, Sütlüce'dedir. )

( 1543'te, Pirî Paşa tarafından. İLE 1520'de, Sadrazam Pirî Mehmed Paşa tarafından. )


- PYRIDINE[İng.] / PYRIDINE[Fr.] / PYRIDIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PİRİDİN


- PIRILTI ile PIRILTILI


- MESSING[Alm.] ile/değil/yerine/= PİRİNÇ (ALASIM)


- PİRİNÇ ile ANBERBU/Y[Ar. ANBER + Fars. BÛ]

( Pirinç.[hubûbat] | Pilav. | Pirinç.[Maden] İLE Hindistan'da, İran'da yetişen, piştiğinde güzel bir koku veren, iri ve uzun daneli bir pirinç türü. )

( PİRİNÇ MÜZESİ: Malezya'da, Langkawi'dedir. )

( ERZ/ERÜZ ile ... )

( BİRİNC ile ... )

( RICE vs. INDIAN RICE )


- PİRİNÇ ile BASMATİ PİRİNCİ

( ... İLE Sri Lanka'nın Sigiriya kentindeki Matele bölgesinde daha fazla yağış aldığından, öteki bölgelere göre daha yeşildir. Bu bölgede 40 çeşit pirinç yetişmektedir. En ünlü ve sağlıklısı, anavatanı Pakistan olan Basmati pirincidir. )


- PİRİNÇ ile HİNTPİRİNCİ

( ... İLE Buğdaygillerden, Hindistan ve Etiyopya'da yetiştirilen, taneleri pirinç yerine kullanılan bir bitki. )


- PİRİNÇ ile PİRİNÇLİ ile PİRİNÇSİZ ile PİRİNÇ UNU ile PİRİNÇ ÖRGÜ ile PİRİNÇ PİLAVI ile PİRİNÇ ÇORBASI


- PİRİNCİ:
[hem] PİŞİRMEK ile/ve/<>/hem de ŞİŞİRMEK

( ... İLE/VE/<>/HEM DE Tencerenin içine bir baş, bütün kurusoğan konularak pirincin şişirilmesi sağlanabilir. )


- PIRNAL, İBRAHİM (RUMELİFENERİ, 1936) :

( Sarıyer'in amatör ve profesyonel takımında oynayan birkaç futbolcudan biridir. Profesyonelliğin kabul edildiği 1956/1957 sezonunda Sarıyer forması altında 12 lig maçı oynadı ve çok genç yaşta futbolu bıraktı. )


- PIRNAL, MUSTAFA (İSTANBUL, 1947) :

( Sarıyer altyapısından yetişti, Cihangir takımına transfer oldu ve bu takımdan tekrar Sarıyer'e döndü (1966). Dört sezon (1966 - 1968 ve 1970 - 1972) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 85 lig, 5 kupa ve 3 turnuva maçı olmak üzere 93 resmi ve 20 özel maçla birlikte toplam olarak 113 maçta oynadı. Lig maçlarında 9, turnuva maçlarında 1 ve özel maçlarda 16 olmak üzere takımına 26 gol kazandırdı. Sarıyer forması altında bir maçta en çok gol atan futbolcudur. 1971/72 sezonunda Kasımpaşa ile oynanan özel maçta takımının sekiz golünden 7' sini kaydederek güzel bir rekora sahip oldu. Kocaelispor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )


- PIRNAL, MUSTAFA (SARIYER, 1947) :

( Sarıyer altyapısında futbola başladı, yaş gruplarında oynadıktan sonra profesyonel takımda yer aldı. Sarıyer, Denizgücü, Altay, Kocaeli, Düzce, Feriköy ve Cihangir'de futbol oynadı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 2 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Kulübün Divan Kurulu Üyesidir. )


- PİROFOBİ[İng. PYROPHOBIA] ile/||/<> PİROJEN[İng. PYROGEN]

( Ateş korkusu olarak bilinen terim. @@ Tipik olarak bir bakteri tarafından üretilen, kana karıştığında ya da salındığında ateş üreten bir madde.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PIROJEN/PIROGEN[İng.] değil/yerine/= ATEŞ YÜKSELTICİ


- PYROLYSIS[İng.] / PYROLYSE[Fr.] / PYROLISE[Alm.] ile/değil/yerine/= PİROLİZ


- PİRPİRİ ile PİRPİRİM


- PIRTLAMA ile OSURMA(YELLENME/GAZ ÇIKARMA/KAVARA/ZARTA[Ar.]/CARTA)

( Birinin/birilerinin yanında yelleniliyorsa ya çok büyük bir yakınlığa ya da kopuşa/uzaklaşmaya işarettir. )

( Sevgili/eş yanında yellenebilmek, ilk başlarda yakınlığın/rahatlığın bir göstergesi olsa da daha sonraları dikkatsiz tutumlarla uzaklaşmanın ya da fazla kanıksamanın göstergesi olabilir. )

( Kişilere ayrı oda verme gereğinin/isteğinin de en büyük olası nedenlerinden biridir. )

( ... ile OS[İsveççe]: Kötü koku. )


- PİS OLMAK ile/ve/<>/değil/yerine (YETERİNCE) TEMİZ OLMAMAK


- PIŞ PIŞ (UYU(T)MAK)


- PİS ile PİSİ ile PİST ile PİS SU ile PİS PİS ile PİS SÖZ ile PİS BIYIK ile PİSİ PİSİ ile PİS LAKIRTI ile PİSİ BALIĞI ile PİSİ PİSİNE ile PİS SU BORUSU ile PİS SU TESİSATI


- PİSAGOR ile/||/<> TEOREMİ

( a²+b²=c² hipotenüs teoremi )

( Pisagor tarafından -530 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-570--495) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Matematik, Felsefe) (Önemli katkıları: Pisagor teoremi, sayı mistisizmi) )


- PİSAGOR'CU SAYI ANLAYIŞI ile/ve/||/<> ORANSAL OLMAYAN SAYI

( "Antik Mısır’dan Günümüze Pisagor" yazısı için burayı tıklayınız... )


- PÎŞE[çoğ. PÎŞE-GÂN][Fars.] ile PÎŞE[Fars.]

( Sanat/zanaat, meslek. | İş. | Huy, tabiat, alışkanlık, âdet. | Kaval. İLE "alışmış, huy edinmiş" anlamlarına gelerek bileşik sözcükler oluşturur.[FESÂD-PÎŞE: Kötülük peşinde olan.] )


- PİŞEĞEN = PİŞEK

( Kolay pişen. )


- PISIRIK ile PİNPİRİK

( Tutuk, yüreksiz, beceriksiz. İLE Yaşlı ve güçsüz. )


- PİŞİRİM/LİK ile PİŞİRİŞ ile PİŞİRİCİ/LİK


- PİŞİRME ile KARBONAT

( BAKING vs. BAKING SODA )

( طبخ ile جوش شيرين )

( TABKH ile JOOSH SHYRYNE )


- PİŞİRMEK ile/değil/yerine BÖRTMEK

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Az pişirmek, haşlamak. )

( [Fars.] PÛHTE: Pişmiş, pişkin, olgun. | NÂ-PÛHTE: Pişmemiş. )


- PİŞKİN/LİK ile/ve PUŞT/LUK


- Pişman olmadan önce KONUŞ!!!


- PİŞMAN OLMAK değil/yerine/= ÖKÜNMEK


- Pişman olmamak için DİNLE!!!


- Pişman olmamak için SUS!!!


- PİŞMAN ile/ve/||/<> PERİŞAN

( Alan. İLE/VE/||/<> Almayan. )


- PİŞMANLIK DUYMAMA ile PİŞMANLIK DUYMAYAN

( IMPENITENCE vs. IMPENITENT )

( عدمتوبه ile توبه ناپزيري ile ناپشيمان ile توبه ناپذير )

( عدمتوبه ile TOBEH NAPEZYRY ile ناپشيمان ile TOBEH NAPAZYR )


- PİŞMANLIK:
MERTEBE değil TEKALLÜB/DEVİNİM VE TÖVBE


- PİŞMAN/LIK ile/ve/> ÇARESİZ/LİK


- PİŞMAN/LIK değil/yerine/>< DAYANÇ/LI / SABIR/LI

( Uzun süreli. DEĞİL/YERİNE/>< Kısa süreli.
[Kısa süreli dayanç, uzun süreli pişmanlıktan korur.] )


- PİŞMANLIK[Fars. < PEŞÎMAN] ile/ve TÖVBE

( Pişmanlık, tövbedir. )

( Tövbede niyet, pişmanlıktır. )

( PİŞMAN < PEŞÎMÂN )

( PENITENCE/REGRET vs./and REPENTANCE )

( PAENITENTIA cum/et ... )


- PİŞMANLIK ile/ve/> ÜZÜLMEK

( Son pişmanlık işe yaramaz. )

( Yaptığımız şeyler için.["Keşke yapmasaydım."] İLE/VE/> Yapmayı isteyip henüz yapamadıklarımızdan dolayı.["Keşke yapabilsem."] )

( KOUKAI ile/ve/> KUYASHI )


- PİSUVAR[Fr. PISSOIR] ile/ve/||/<>/< BİSİKLET ile/ve/||/<>/< MERDİVENDEN İNEN KADIN

( 1917 ile/ve/||/<>/< 1913 ile/ve/||/<>/< 1912 )

( ile/ve/||/<>/< ile/ve/||/<>/< )


- PITIR PITIR (YÜRÜMEK)


- PIT-PIT PIT-PIT (BİR İŞİ HIZLICA YAPMAK)


- PİYAN ile PİYANO ile PİYANİST ile PİYANOCU/LUK ile PİYANO MENTEŞE


- PİYANGO ile PİYANGOCU/LUK ile PİYANGOLU


- PİYASA MÜZİĞİ ile/ve POPÜLER MÜZİK


- PİYES[Fr.] ile/ve TİYATRO

( ... İLE/VE Tiyatro, sanatların mâbedidir. )


- PİZOLİT[Fr. < Yun.] ile/değil KİREÇTAŞI

( Kalsiyum karbonat bileşimli, nohut büyüklüğünde, yuvarlağımsı kalsit tanecikleri ya da bunların bağlanmasıyla taş durumuna geçen kireçtaşı. İLE/DEĞİL Kireç ocağında işlenerek kireç elde edilen, kalsiyum karbon tuzundan bileşik kayaç. )


- PKTB/PPII/POTENTIAL PERSONALLY IDENTIFIABLE INFORMATION[İng.] değil/yerine/= POTANSİYEL KİŞİSEL TANIMLANABİLİR BİLGİ


- PLAJ ile PLAJ HAVLUSU ile PLAJ ÇANTASI


- PLAK ile PLAKA ile PLAKÇI/LIK ile PLAKACI/LIK ile PLAKALI ile PLAKASIZ


- PLANCK'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE PLANCK[Fr.] / PLANCKSCHE FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK FORMÜLÜ


- PLANCK İLE EİNSTEİN İLE BOHR İLE DE BROGLİE İLE SCHRÖDİNGER ile/||/<> KUANTUM ÖNCÜLERİ

( Kuantum mekaniğinin gelişimine katkıda bulunan beş önemli bilim insanı. )

( Formül: E = hf İLE λ = h/p İLE ĤΨ = EΨ )

( Erwin Schrödinger tarafından 1926 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1887-1961) (Ülke: Avusturya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Dalga mekaniği, Schrödinger denklemi) (Nobel: 1933) )


- PLANCKSCHE STRAHLUNGSFORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK IŞINIM FORMÜLÜ


- PLANCK'S QUANTUM THEORY[İng.] / THÉORIE DES QUANTA DE PLANCK[Fr.] / PLANCK-QUANTENTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK KUANTUM KURAMI


- PLANCKSCHE QUANTENMECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK KUANTUM MEKANİĞİ


- PLANCK MASS[İng.] / MASSE DE PLANCK[Fr.] / PLANCK-MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK KÜTLESİ


- PLANET :/yerine GEZEGEN


- PLANETARYUM[Fr.] değil/yerine/= GÖKEVİ/GEZEGENEVİ


- PLANLAMAK ile PLANLANMAK ile PLANLAYABİLMEK ile PLAN ile PLANCI/LIK ile PLANLI/LIK ile PLANSIZ/LIK ile PLANSIZCA ile PLANLAMACI/LIK ile PLANTASYON ile PLANLI BÜYÜME ile PLANLI EKONOMİ ile PLANSIZ PROGRAMSIZ


- PLAN/LAR ile/ve/değil/||/<>/>/>< OLAN/LAR


- PLANT RESISTANCE[İng.] değil/yerine/= BİTKİ DİRENCİ

( Otçulluğu kısıtlayarak ya da engelleyerek otçulların bitki uyum başarıları üzerindeki olumsuz etkilerini azaltan bitki stratejisi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PLANTASYON[Fr./İng.] değil/yerine/= EKİM EVİ

( Bazı endüstriyel bitkilerin geniş ölçüde yetiştirildiği işletme. )


- PLANTÉ-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANTÉ GÖZESİ/HÜCRESİ


- PLASEBO (ETKİSİ) ile/ve/<>/>< NOSEBO (ETKİSİ)

( "Memnun edeceğim." İLE/VE/<>/>< "Zarar vereceğim." )


- PLASEBO/PLACEBO[İng.] değil/yerine/= SÖZDE İLAÇ, YALANCI İLAÇ, "MUTLU OLACAĞIM"


- PLASM-/-PLASM/PLASMO- ile/||/<> -PLASMİA

( Plazma, göze nesnesi ile ilgili, canlının oluşumu. İLE/||/<> Kan plazmasının özel bir durumu ile ilgili. )


- PLASMA PHYSICS ile/||/<> SOLİD STATE PHYSICS

( Plasma physics iyonize gaz halini incelerken İLE solid state physics katı madde özelliklerini inceler )

( Formül: Debye shielding )


- PLASMAN değil/yerine/= YATIRIM


- PLASMONİK ile/||/<> FOTONİK

( Plasmonik metal yüzey plazmon İLE fotonik dielektrik ışık. )

( Formül: SPP İLE dalga kılavuzu )


- PLASTER[İng.] değil/yerine/= YARA BANDI

( Yara üzerine yapıştırılan, genellikle ilaçlı özel bant. )


- PLASTIC :/yerine PLASTİK


- PLASTİD ile LİZOZOM

( Bitki gözelerinde fotosentez ve depo işlevlerini üstlenen organel. İLE Hayvan gözelerinde sindirim ve atık bertarafını sağlayan organel. )


- PLASTIC FLOW[İng.] ile/değil/yerine/= PLASTİK AKIŞ


- PLASTIC SCINTILLATOR[İng.] / PLASTIQUE SCINTILLANT[Fr.] / KUNSTSTOFF SZINTILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PLASTİK PARILDAYICI


- PLASTİK ile ABS[Acrylonitrile-Butadiene Styrene]

( ... İLE Boru ve levha yapımında kullanılan, çok dayanıklı bir çeşit plastik. )


- PLASTİK ile PLASTİKÇİ/LİK ile PLASTİK CAM ile PLASTİK BORU ile PLASTİK TUTKAL ile PLASTİK CERRAHİ ile PLASTİK AMELİYAT ile PLASTİK SANATLAR


- PLASTIQUE[Fr.] / KUNSTSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= PLASTİK


- PLASTİK[Fr.] ile TERMOFOR[Fr.] ile TERMOPLAST[Fr.]

( Isı ve basınç etkisiyle biçim verilen, organik ya da sentetik olarak yapılan nesne. | Bu maddeden yapılan. İLE Kauçuk vb. maddelerden yapılan, içi su ya da kimyasal bir madde ile doldurularak ısının aynı düzeyde kalmasını sağlayan kap. İLE Sıcakta biçim verilmeye elverişli, soğukta oldukça sert olan, kalıplandıktan sonra biçim değiştirmeyen yapı malzemesi. )


- PLASTİK değil/yerine/= YOĞRUK


- PLASTİKLEŞTİRİCİ ile/||/<> DOLGU MADDESİ

( Plastikleştirici Tg düşürür yumuşatır, dolgu mekanik güç. )

( Formül: DOP İLE talk )


- PLATFORM ile ALTYAPI

( PLATFORM vs. SUBSTRUCTURE )


- PLATINUM RESISTANCE THERMOMETER[İng.] / THERMOMÈTRE À RÉSISTANCE DE PLATINE[Fr.] ile/değil/yerine/= PLATİN DİRENÇLİ SICAKLIKÖLÇER


- PLATINUM[İng.] / PLATINE[Fr.] / PLATIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PLATİN


- PLATO/PLATEAU[İng.] değil/yerine/= DÜZLÜK


- PLATON ile GEMISTUS PLETHON

( Sokrates'in öğrencisi, Aristoteles hocası Yunan filozof. İLE Bizanslı düşünür. Platon'u çok sevdiği için adının Bizans Rumcası'nda okunuşunu kendine soyad edinmiştir. Uzun süre Osmanlı coğrafyasında sufî çevrelerde bulundu; İbn Arabî sisteminden etkilendi. Dinlerin aşkın birliğini savundu. Öte yandan Bizans'ın yeniden dirilmesi için Ahî teşkilâtını model alan bir çalışma başlattı ve Eski Yunan mitolojisini inceleyen bir eser kaleme aldı. Rumcası yakılan bu eserin Fatih Sultan Mehmed'in emriyle yapılan Arapça tercümesi günümüze gelmiştir. )


- PLAY :/yerine OYNAMAK


- PLAZİ/PLASIA[İng.] değil/yerine/= GELİŞME


- PLASMA WAVE[İng.] / ONDE DE PLASMA[Fr.] / PLASMAWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA DALGASI


- PLASMA RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DU PLASMA[Fr.] ile/değil/yerine/= PLAZMA IŞINIMI


- PLASMA CATHODE[İng.] / CATHODE PLASMA[Fr.] / PLASMAKATHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA KATOT


- PLAZMA KİMYASI ile/||/<> GAZ PLAZMA KİMYASI

( )

( Langmuir tarafından 1928 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1881-1957) (Ülke: ABD) (Alan: Kimya, Fizik) (Önemli katkıları: Plazma terimi, yüzey kimyası) (Nobel: 1932) )


- PLAZMA KİMYASI ile/||/<> GAZ PLAZMA KİMYASI

( Plazma durumundaki nesnelerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Gaz plazma durumundaki nesnelerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )


- PLAZMA[İng. PLASMA] ile/||/<> ADERANS EKLEM[İng. ADHERENS JUNCTION] ile/||/<> AKSİYON POTANSİYELİ[İng. ACTION POTENTIAL] ile/||/<> FAZLADAN KROMOZOM KALITIMI (SİTOPLAZMİK KALITIM)[İng. EXTRACHROMOSOMAL INHERITANCE] ile/||/<> FİKOBİLİN[İng. PHYCOBILINS] ile/||/<> SİTOPLAZMA[İng. CYTOPLASM] ile/||/<> SİTOZOL[İng. CYTOSOL] ile/||/<> TELOFAZ[İng. TELOPHASE]

( Genelde, kanın tüm gözeler uzaklaştırıldıktan sonra geride kalan ve pıhtılaşma etmenlerini içeren bölümünü tanımlamak için kullanılır. Ancak biyolojide, aynı zamanda göze içi sıvısı (sitoplazma), çekirdek içi sıvısı (nükleoplazma) gibi anlamlarda da kullanılabilir. Kan plazması, şoka girmiş bir kişiyi tekrar yaşama döndürmek için kullanılabilir. @@ Plazma zarının sitoplazmik yüzünün aktin filamanlarına bağlandığı gözeler arası birleşimdir. Örneğin, bitişik epitel gözeleri birbirine bağlayan adezyon kemerleri (zonula adherens) bir aderans eklemdir. @@ Sinir ya da kas gözesi gibi bir gözenin plazma zarındaki hızlı, geçici ve kendi kendine yayılan elektriksel uyarılmadır. Sinir sisteminde uzun mesafeli sinyal aktarımını mümkün kılar. @@ Mendel kalıtımına uymayan kalıtım tipidir. Bir özelliğin ana gözeden yavruya kromozom üstünden değil, sitoplazma aracılığıyla kalıtılmasına denir. Çeşitliliğe önemli katkı sağlar.Retrieved on 24/12/2012 from @@ Fikobilinler fotosentetik pigmentlerdir. Suda çözünebilirler ve bu nedenle sitoplazmada ya da kloroplastın stromasında bulunurlar. Sadece Siyanobakteri ve Rhodophyta'da bulunur. @@ Sitoplazma, göze zarı ile göze çekirdeği arasında bulunan yarı sıvı maddeye verilen addır. Ökaryotlarda (çekirdeğe sahip gözeler) sitoplazma tüm organelleri barındırır. @@ Sitozol; göze biyolojisinde tüm canlı gözelerde bulunan, göze içi organellerinin ve maddelerinin yerleştiği, sitoplazmanın çoğunluğu sudan oluşan sıvı kısmına verilen addır. Sitozol göze zarı ile çevrelenmiştir. Sitozolde RNA, organik bileşenler, atık maddeler ve mineraller bulunabilir. Ayrıca prokaryotik gözelerde DNA sitozol içinde bulunur. @@ Mitoz ve mayoz bölünmenin son evresi. Bu evrede kromozomlar kromatin ipliğe dönüşür, çekirdek zarı ve çekirdekçik tekrar oluşur, iğ iplikleri yok olur ve sitoplazma bölünmeye başlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PLAZMALAŞTIRMAK ile PLAZMA ile PLAZMA KİMYASI


- PLAZMİD İLE TRANSPOZON İLE BAKTERİYOFAJ ile/||/<> GENETİK ELEMENTLER

( Bakterilerde gen transferi araçları. )

( Formül: F⁺ × F⁻ → F⁺ (konjugasyon) )

( Barbara McClintock tarafından 1950 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1902-1992) (Ülke: ABD) (Alan: Genetik) (Önemli katkıları: Genetik transpozonlar) (Nobel: 1983) )


- PLAZMİT ile/||/<> KROMOZOM

( Plazmit ekstrakromozomal İLE kromozom ana genetik materyaldir )

( Formül: Küçük halka İLE ana DNA )


- PLAZMOLİZ değil/yerine/= BÜZÜNME/SU SALMA


- PLAZMOLİZ ile HEMOLİZ

( Göze zarının göze çeperinden ayrılması. İLE Kırmızı kan gözelerinin parçalanması. )


- PLEASED vs. HAPPINESS


- PLEKSUS/PLEXUS[İng.] değil/yerine/= SİNİR-DAMAR AĞI


- PLEOMORFİK/PLEOMORPHİC[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİ


- PLEVRA[İt.] ile/ve PERİTON[Fr. < Yun.] ile/ve MASRİKA

( Göğüs boşluğunun iç yüzünü ve akciğerleri saran zar. İLE/VE Karın zarı. İLE/VE Bağırsakları tutan karın iç zarı. )


- PLONJON[Fr.] değil/yerine/= DALIŞ


- PLÜRALİST değil/yerine/= ÇOĞULCU


- PLÜRALİZM değil/yerine/= ÇOĞULCULUK


- PLÜTON:
GEZEGEN ile CÜCE GEZEGEN

( Kuiper Kuşağı'nda yer alan Plüton bu kuşaktaki öteki gök nesnelerine göre en büyüklerden biri olmasına karşın, Dünya'nın uydusu olan Ay'dan daha küçüktür. Güneş Sistemi'nde bilinen en büyük cüce gezegen olan Plüton'un, Güneş'in etrafındaki dönüş süresi 248 yıl sürmektedir. )

( Adı 1930'da, 11 yaşındaki Oxford'lu kız öğrenci Venetia Burney tarafından verildi. Venetia'nın dedesi, torununun yaptığı öneriyi yakın arkadaşı Oxford Astronomi Profesörü Herbert Hall Turner'a iletmesiyle konulmuştur. )

( PLANET vs. DWARF PLANET )


- PLUTON:
GEZEGEN ile/ve/değil GAZ BULUTU

( Yoğunlaşırsa. İLE/VE/DEĞİL Kümelenirse. )


- PM :/yerine ÖĞLEDEN SONRA


- PNEUMO-/PNEUMON-/PNEUMONO- ile/||/<> PULMO- ile/||/<> BRONCH- ile/||/<> HEPA-/HEPAT-/HEPATICO-/HEPATO- ile/||/<> ANTHRACO-

( Akciğer, hava ya da solunumla ilgili. İLE/||/<> Akciğerlerle ilgili. İLE/||/<> Bronş. İLE/||/<> Karaciğerle ilgili. İLE/||/<> Kömür, siyah renk ile ilgili [antrakoz: Akciğerlerde kömür tozu birikmesi]. )


- PO&SUP2;/PARTIAL OXYGEN PRESSURE[İng.] değil/yerine/= PARSİYEL OKSİJEN BASINCI


- POA/PROOF OF AUTHORITY[İng.] değil/yerine/= YETKİ BELGESİ


- POCKELS EFFECT[İng.] / POCKELS-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= POCKELS ETKİSİ


- POCKELS CELL[İng.] / CELLULE DE POCKELS[Fr.] / POCKELS-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= POCKELS GÖZESİ/HÜCRESİ


- EFFET POCKELS[Fr.] ile/değil/yerine/= POCKELS OLAYI


- pocul.[Lat. < POCULUM] değil/yerine/= BARDAK


- POD ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= POD ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ


- POESİS ile/değil MİMESİS


- POETİK[İng./Yun.] değil/yerine/= ŞİİRSEL


- POETİKA ile/ve/||/<>/> RETORİK ile/ve/||/<>/> DİYALEKTİK ile/ve/||/<>/> ANALİTİK

( Üretim/İntac. İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> ... )


- POİKİLO- ile/||/<> -TROPE/-TROPİC/-TROPİSM/TROPO-/-TROPY

( Değişik, düzensiz. İLE/||/<> Dönme, döndürücü, dönme ya da değişme eğilimi. )


- POINSOT MOTION[İng.] / MOUVEMENT DE POINSOT[Fr.] / POINSOT-BEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POİNSOT HAREKETİ


- POİNTWİSE CONVERGENCE ile/||/<> UNİFORM CONVERGENCE

( Pointwise her nokta ayrı, uniform tüm nokta aynı hız. )

( Formül: Individual İLE simultaneous )


- POISSON BRACKET[İng.] / CROCHET DE POISSON[Fr.] / POISSON-KLAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON AYRACI


- POISSON DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION DE POISSON[Fr.] / POISSON-VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON DAĞILIMI


- POISSON'S EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE POISSON[Fr.] / POISSON-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON DENKLEMİ


- POISSON'S RATIO[İng.] / POISSON-ZAHL, QUERDEHNZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON ORANI


- POİSSON PARANTEZİ ile/||/<> KOMÜTATÖR

( Poisson klasik {f,g}, komütatör kuantum [Â,B̂] = ÂB̂ - B̂Â. )

( Formül: {f ileg} = Σ(∂f/∂q)(∂g/∂p) - (∂f/∂p)(∂g/∂q) )


- POISSON'S CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE POISSON[Fr.] / POISSON-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON SABİTİ


- POLAR COMPOUND[İng.] / COMPOSE POLAIRE[Fr.] / POLAR BILEŞIK[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAR BİLEŞİK, POLAR NESNE


- POLAR COORDINATE SYSTEM[İng.] değil/yerine/= KUTUPSAL KOORDİNAT SİSTEMİ

( Bir noktayı tanımlamak için düzlemdeki konumunu bir açısal koordinat (θ) ve bir uzaklık (r) kullanarak belirleyen iki boyutlu bir koordinat sistemi. Bu sistemde, referans noktası kutup noktası olarak adlandırılır ve genellikle orijin olarak kabul edilir. Referans doğrusu ise, başlangıç noktası ile kutup arasındaki doğrusal mesafeyi ifade eder. Uzaklık, bir noktanın kutup noktasından ne kadar uzakta olduğunu belirtirken; açı, referans doğrusuna göre hangi yönde olduğunu gösterir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POLAR SOLVENT[İng.] ile/değil/yerine/= POLAR ÇÖZÜCÜ


- POLAR MOLECULE[İng.] / MOLECULE POLAR[Fr.] / POLAR MOLEKÜL[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAR MOLEKÜL


- POLAR[İng.] / POLAIRE[Fr.] / POLAR[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAR


- POLARİS değil/yerine/= KUZEY YILDIZI


- POLARİTE[Fr.] ile POLARİZASYON[Fr.] ile POLARMA[Fr.] ile POLAROİT[Fr.]

( Bir elektrik üretecinin kutuplarını birbirinden ayırt etmeyi sağlayan nitelik. İLE Kutuplanma. İLE Doğrudan doğruya, kendi kaynağından çıkan bir ışığın, yansıdıktan sonra ya da kırıldıktan sonra gösterdiği özelliklerin tümü. | Kimyasal tepkimeler dolayısıyla bir pildeki gerilimin düşmesi. İLE Geçirdiği ışığı polaran saydam yaprak. | Çekim ve baskı işlemlerini çok çabuk ve otomatik olarak yapan fotoğraf makinesi. )


- POLARİTON ile/||/<> EXCİTON

( Polariton foton-madde hibrit durumuyken İLE exciton elektron-hole bağlı durumudur )

( Formül: Strong coupling )


- POLARİZASYON/POLARISATION değil/yerine/= UCLAŞMA/KUTUPLAŞMA


- POLARMA ile POLARMA DÜZLEMİ


- POLAROGRAPHIC ANALYSIS[İng.] / POLAROGRAPHISCHE ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAROGRAFİK ÇÖZÜMLEME


- POLARON[İng.] / POLARON[Fr.] / POLARON[Alm.] ile/değil/yerine/= POLARON


- POLAT ile POLATLI ile POLATELİ


- POLEMIC vs. PHILOSOPHICAL DISCUSSION


- POLEMİK[Yun.]/YAZILI TARTIŞMA ile FELSEFİ TARTIŞMA

( POLEMIC vs. PHILOSOPHICAL DISCUSSION )


- POLEMİK ile POLEMİKÇİ/LİK


- POLEN TÜPLERİ = ECZA-İ TALÎ'A = UTRICULES POLLINIQUES, TUBES POLLINIQUES


- POLİANDRİ[İng. POLYANDRY] ile/||/<> POLİCİNİ[İng. POLYGYNY] ile/||/<> POLİFAG[İng. POLYPHAGOUS] ile/||/<> POLİFİLETİK GRUP[İng. POLYPHYLETIC GROUP] ile/||/<> POLİMERAZ ZİNCİR TEPKİMESİ (PZT)[İng. POLYMERASE CHAIN REACTION] ile/||/<> POLİPLOİDİ[İng. POLYPLOIDY] ile/||/<> POLİSAKKARİT[İng. POLYSACCHARIDE] ile/||/<> POLİTOMİ[İng. POLYTOMY]

( En azından bazı dişilerin birden fazla erkekle çiftleştiği cinsel sistemlerdir. @@ En azından bazı erkeklerin birden fazla dişiyle çiftleştikleri cinsel sistemlerdir. @@ Bir organizmanın çok sayıda farklı besin türü ile beslenebilme özelliğidir. @@ Taksonomik analizlerde, birbirlerine benzer olan ancak yakın bir ortak ataya sahip olmayan canlı gruplarını belirtmek için kullanılır."Uçan canlılar" incelenecek olursa, yarasalar, kuşlar ve uçan sürüngenler polifiletik bir grup oluşturur. @@ Çok kısa sürede belirli DNA parçalarının amplifikasyonuna (tek bir zinciri bir yığın DNA arasından seçip çoğaltma) olanak sağlayan bir tekniktir. PCR`a dayalı RAPD, AFLP, SSR, ISSR gibi teknikler geliştirilmiştir. @@ Organizma kümesinin kromozomunun 2n den fazla olması durumudur. 3n, 4n yada daha fazla olabilir. @@ Birden fazla ve ayrı monosakkaritlerin bir araya gelmesi ile oluşan uzun zincirli polimerik karbonhidratlardır. Gıdalarda en bol bulunan karbonhidratlardır. Hücre zarından difüzyon ile geçemezler. Çoğu tatsızdır ve suda erimez. @@ Evrim ağacı üzerinde, bir ortak atadan ikiden daha fazla türün evrimleşmesi ve farklılaşması durumudur. Bir düğüm noktasından, ikiden fazla torun türün dallanmasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POLİÇE[İt. < POLIZZA] ile/ve/||/<>/> KLOZ[Fr. < CLAUSE]

( Belirli bir sürenin sonunda belirli bir parayı kendi adına ya da bir başkasının emrine ödemesi için alacaklının borçluya yazdığı bildiri. | Sigorta senedi. İLE/VE/||/<>/> Sigorta poliçelerinde özel koşulları bildiren ek başlıklar. )


- POLİÇE[< İt. < Yun.] değil/yerine/= SİGORTA BELGİTİ


- [ne yazık ki]
POLİFALJİ ile/ve/||/<> OBURLUK


- POLIFORM/POLYFORM[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİ


- POLİGAM[Fr. POLYGAME | İng. POLYGAMOUS] ile POLİGAMİ[Fr. POLYGAMIE | İng. POLYGAMY]


- POLYGLYCOL ETHERS[İng.] ile/değil/yerine/= POLİGLİKOL ETERLER


- POLYGLYCIDYL ETHERS[İng.] ile/değil/yerine/= POLİGLİSERİL ETERLER


- POLİGON CAMİİ :

( Osmanlı mimari tarzında yapılan Poligon camiinin tarihi özelliği yoktur. )


- POLİGON MAHALLESİ :

( Sarıyer ilçesinin yeni gecekondu mahallelerinden biri olan Poligon mahallesi; İstinye, Darüşşafaka, Reşitpaşa ve Pınar Mahallelerinden sınır alır. İsmini mahalle sınırları içinde olan Atış poligonundan almaktadır. 1987'de ilçenin yeni bir mahallesi olarak tescil edildi. 1992 nüfus sayımına göre mahallenin nüfusu 4.186' dır. )


- POLİGON SPOR KULÜBÜ :

( Çok kısa bir süre önce kurulan bir spor kulübü olup futbol dalında İstanbul Amatör Liginde faaliyet göstermektedir. )


- POLİGON ile ...

( Çokgen. )


- POLİGON değil/yerine/= ATIŞ ALANI


- POLİGON değil/yerine/= ÇOKGEN


- POLİM ile POLİP ile POLİS/LİK ile POLİÇE ile POLİS ARABASI ile POLİS NOKTASI ile POLİS HAFİYESİ ile POLİS KARAKOLU


- POLİMER KİMYASI ile/||/<> ELASTOMER KİMYASI

( Polimerlerin yapısını ve özelliklerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Elastomerlerin yapısını ve özelliklerini inceleyen bilim dalı. )


- POLİMER KİMYASI ile/||/<> MAKROMOLEKÜLER KİMYA

( Polimerlerin yapısını ve özelliklerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Büyük moleküllerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )


- POLİMER KİMYASI ile/||/<> MONOMER KİMYASI

( Polimerlerin yapısını ve özelliklerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Monomerlerin yapısını ve özelliklerini inceleyen bilim dalı. )


- POLIMER/POLYMER[İng.] değil/yerine/= ÇOĞUZ


- POLİMER[Fr. < POLYMERE] ile/ve/||/<>/> KOPOLİMERLEŞME ile/ve/||/<>/> KOPOLİMER[Fr. < COPOLYMERE]

( Tekrarlanan yapısal kümelerin oluşturduğu yüksek molekül ağırlıklı birleşikler. İLE/VE/||/<>/> Doymamış birleşikler karışımının büyük moleküller vererek polimerleşmesi. İLE/VE/||/<>/> Kopolimerleşme ile elde edilen nesne. )


- POLİMER ile POLİMERİ[Fr. < Yun. POLUS: Çok. | MEROS. Yan.] ile POLİMERLEŞME ile POLİMERLİK

( Yinelenen yapısal kümelerin oluşturduğu yüksek molekül ağırlıklı bileşikler. İLE Polimerlik. İLE Benzer ya da farklı birçok küçük molekülün, "polimer" denilen büyük moleküller biçiminde birleşmesi. İLE Biri, ötekinin polimeri olan iki molekül arasındaki bağıntı. )


- POLYMÉRÉ[Fr.] / POLYMER[Alm.] ile/değil/yerine/= POLİMER


- POLİMERİZASYON ile/>< DEPOLİMERİZASYON

( Monomerlerin birleşerek polimer oluşturması. İLE/>< Polimerlerin monomerlere ayrılması. )


- POLİMNİA[Yun.] ile/<> MELPOMEN[Yun.] ile/<> KALYOPE[Yun.] ile/<> KİLYO[Yun.] ile/<> ÖTERP[Yun.] ile/<> TERPSİGOR[Yun.] ile/<> ERATO[Yun.] ile/<> TALİA[Yun.]

( DOKUZLUKLAR[Yun. ENNEADLAR]
[simgelerdi...]
Ruhların, metafizik ve kehanet bilimlerinin sanatını.
İLE/<>
Yüzünde taşıdığı trajik maske ile Yaşam ve Ölümü.
İLE/<>
Bilimin tekrar doğuş sürecini.
İLE/<>
Tıp bilimini.
İLE/<>
Maji bilimini.
İLE/<>
İnsan ve psikolojik yapısının bilimini.
İLE/<>
Taşlar bilimini.
İLE/<>
Bitkiler bilimini.
İLE/<>
Hayvanlar Bilimini. )

( )


- POLIMORF/POLYMORPH[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİ | PARÇALI


- POLIMORFİK/POLYMORPHİC[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİ


- POLİNOM[İng. POLYNOMIAL] ile/||/<> POLİNOM BÖLMESİ[İng. POLYNOMIAL DIVISION]

( Matematikte, belirli kalıplar esas alınarak gruplandırılan ve çeşitli sayı ile değişkenlerden meydana gelen ifade. @@ Almanca Polynomdivision Fransızca Division de polynômes Bir polinomu başka bir polinoma bölme işlemi. Bu işlem, verilen iki polinom arasındaki bölme ve kalan ilişkisini bulmak için yapılır. Sayılar arasındaki bölme işlemine benzer biçimde yapısal da terimler ve dereceler dikkate alınarak gerçekleştirilir. Bölme işleminin sonunda bir bölüm ve genellikle daha düşük dereceli bir kalan elde edilir. Bu yöntem; rasyonel işlevleri sadeleştirme, kök bulma ve integral hesaplamalarında yaygın olarak kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POLINOM[İng.] değil/yerine/= ÇOK TERİMLİ


- POLİNOM ile/||/<> MONOM

( Polinom birden fazla terimin toplamıyken İLE monom tek bir terimdir )

( Formül: P(x) = a_nx^n + a_{n-1}x^{n-1} + ... + a_1x + a_0 (Polinom)\nM(x) = ax^n (Monom) )


- POLİNOM ile/||/<> RASYONEL İŞLEV

( Polinom sonlu terimli, rasyonel işlev iki polinomun oranı )

( Formül: P(x) = Σa_nx^n İLE R(x) = P(x)/Q(x) )


- POLİP ile/||/<> BETA YAPRAK[İng. BETA PLEATED SHEET] ile/||/<> ÇEVRİLME SONRASI MODİFİKASYON[İng. POST-TRANSLATIONAL MODIFICATION] ile/||/<> DİSÜLFİT BAĞ[İng. DISULFIDE BOND] ile/||/<> HETERODİMERİK[İng. HETERODIMERIC] ile/||/<> İKİNCİL PROTEİN YAPISI[İng. SECONDARY PROTEIN STRUCTURE] ile/||/<> ÜÇÜNCÜL PROTEİN YAPISI[İng. TERTIARY STRUCTURE]

( Knidliler (Sölenterler) şubesindeki türlerin yaşamları boyunca aldıkları iki formdan birisidir. Diğerine "medusa" denir. Polipler, yaklaşık olarak silindiriktirler ve bir vazoya benzerler. @@ Proteinlerin düzlemsel sekonder yapı elemanı. İki farklı polipeptit zincirindeki omurga atomlarının ya da tek katlanmış bir zincirin kesimleri arasındaki hidrojen bağıyla oluşturulur. @@ Oksidasyon kros-linking, kovalent değişikler, asetilasyon, fosforilasyon, glikozasyon gibi polipeptit zincirindeki aminoasitlerin amino terminal peptid, hidroksilasyon ve bölünme gibi traslasyonel modifikasyonların bazılarıdır. @@ Bir proteinin farklı bölümlerinde ya da iki farklı protein arasında iki sistein kalıntısı arasındaki kovalent bağ. İnsülin (iki polipeptit zincirine sahip küçük bir protein) ve immünoglobülin molekülleri, örneğin, inter ya da intro disülfit bağlarına sahiplerdir. Endotelin ve HLA molekülleri de disülfit bağlara sahiptir. C282Y mutasyonu, HLA sınıfı I benzeri HFE proteinindeki disülfür bağlarından birini kaldırır ve yüzey ekspresyonunu ortadan kaldırır. @@ Proteinin birbirinin aynı olmayan iki polipeptit zincirinden oluşması hali. @@ Proteinin ikincil yapısı, proteinin genel özelliklerini etkileyen ve tekrarlanan kıvrım ya da katlanmalarla tanımlanır. Bu yapı seviyesi, polipeptit omurgasının katlanma yapısını tarif eder ve N-H ve C = O grupları arasındaki hidrojen bağlarıyla sağlamlık kazanır. Çeşitli ikincil yapı türleri keşfedilmiştir, ancak en yaygın olanı, alfa sarmal ve beta yaprak olarak bilinen düzenli yinelenen formlardır. @@ Bu yapı seviyesi, ikincil yapının bölgelerinin nasıl katlandığını, diğer bir deyişle bir alfa sarmalı, beta yapraklarını ve katlanmaları içeren 3D düzenini açıklar. Üçüncül yapı, yan zincirler arasındaki ya da yan zincirler ile polipeptit omurgası arasındaki etkileşimler sonucu oluşur ve bunlar genel olarak zincir halindeyken birbirlerinden uzakta olan yapılardır. Her protein katlanabilme özelliğine sahiptir ve bunlar oldukça karmaşık olabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POLİPEPTİT ile/ve/||/<>/> PROTEİN

( Aminoasitlerin, zincir oluşturduğu yapı. İLE/VE/||/<>/> Polipeptitlerin, işlevsel duruma gelmiş olması. )


- POLİS MORAL EĞİTİM MERKEZİ :

( Boyacıköy'de bulunan en önemli müesseselerden biri Polis Moral Eğitim Merkezi'dir. Ana cadde üzerinde ve deniz cephelidir. Matbaacı İsmail Akgün tarafından Akgün Koleji olarak açılmıştır. İsmail Akgün tarafından bina Emniyet teşkilatına hibe edilmesi üzerine Polis Moral Eğitim Merkezi yapıldı. Deniz cepheli ve çok amaçlı bir moral eğitim merkezidir. )


- POLİS[İng./Fr. POLICE < Yun. POLIS(ἡ πόλις)] ile/ve/||/<>/> KOMİSER[Fr. < COMMISSAIRE]["komser" değil!]

( ... İLE/VE/||/<>/> Güvenlik teşkilatının meslek aşamaları içinde yer alan, il, ilçe ya da bucaklarda bulundukları yerin emniyet ve asayişine ait işleri yöneten, üniformalı ya da sivil memur. | Hükûmet komiseri. | Saha komiseri. )


- POLİSOMNOGRAFİ/POLYSOMNOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= UYKU ÇİZGESİ


- POLITENESS vs./and CULTURE


- POLITICAL/DIPLOMATIC/MILITARY HISTORY vs. HISTORY


- POLITICAL :/yerine POLİTİK


- POLITICALLY :/yerine POLİTİK OLARAK


- POLITICS :/yerine SİYASET


- POLİTİK DÜŞÜNCE ile/ve POLİTİK FELSEFE


- POLİTİK ERDEMLER ile/ve/||/<> BİLGELİK[DİANOETİK] ERDEMLERİ

( Tedbir, itidal ve cesâret. İLE/VE/||/<> Adâlet, bilim ve aşk. )


- POLİTİKA EKONOMİSİ değil/yerine/>< EKONOMİ POLİTİKASI


- POLİTİKA ile/ve/||/<>/>/< JEOPOLİTİKA ile/ve/||/<>/>/< EKONOMİ

( ... İLE/VE/||/<>/>/< Coğrafya, ekonomi, nüfus vb.nin devletin ve yönetimi üzerindeki ülkeler arasındaki koşulları, değişkenleri ve etkisi. İLE/VE/||/<>/>/< ... )

( POLITICS vs./and/||/<>/>/< GEOPOLITICS vs./and/||/<>/>/< ECONOMICS )


- POLİTİKA ile/ve/<> POLİTİK OLAN


- POLİTİKA ile/ve/değil POLİTİK OLAN


- PLYVINYL ALCOHOL[İng.] ile/değil/yerine/= POLİVİNİL ALKOL


- POLONEZ ile ...

( Polonya milli dansı ve bu dans için yapılmış müzik parçası. )


- POLONYA BÜYÜKELÇİLİĞİ :

( Yeniköy Tarabya yolu üzerindedir. 19. yy. başlarında inşâ edilen yalı İkinci Dünya Savaşından önce Polonya Büyükelçiliği idi. Ancak Rusya'nın Polonya'yı II. Dünya Savaşında ilhak etmesi üzerine yalı satılıyor. İlhan Özdemiroğlu tarafından alınan yalı bir süre Savoy oteli ismi ile otel olarak hizmet verdi. 1960 yılında Sarıyer adliye binası olarak 15 Ocak 1972 yılına kadar kullanıldı. Aynı tarihte binanın yanması üzerine Adliye bir başka binaya gitti. )


- POLONYUM[Fr.][< Polonya]

( Atom numarası 84, atom ağırlığı 210 olan, ilk radyoaktif öğe. [ Simgesi: Po ] )


- POLYANDRY[İng.] değil/yerine/= ÇOK ERKEKLİ İLİŞKİ

( En azından bazı dişilerin birden fazla erkekle çiftleştiği cinsel sistemler için kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POLYANNA İLKESİ ile WOBEGON GÖLÜ İLKESİ

( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )


- POLYANNA'CI/LIK ile/değil/yerine/<>/< İYİMSER/LİK


- POLYANNACILIK ile/değil POZİTİFLİK


- POLYGON ile/||/<> POLYHEDRON

( Polygon 2D çokgen İLE polyhedron 3D çokyüzlü. )

( Formül: 2D İLE 3D polytope )


- POMAK ile POMAKÇA


- FRÉQUENCE DE POMPAGE[Fr.] / PUMPENDE FREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= POMPALAMA FREKANSI


- PUMPING RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DE POMPAGE[Fr.] / PUMPENDE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POMPALAMA IŞINIMI


- PUMPING FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= POMPALAMA SIKLIĞI


- PUMPING[İng.] / POMPAGE[Fr.] / PUMPEN[Alm.] ile/değil/yerine/= POMPALAMA


- POMPALAMAK ile POMPALANMAK ile POMPALAYABİLMEK ile POMPA ile POMPAJ ile POMPALI ile POMPALI SİLAH ile POMPALI TÜFEK


- POP ile POPO ile POPÜLER/LİK ile POP MÜZİK ile POPÜLER BİLİM ile POPÜLER MÜZİK ile POPÜLER KÜLTÜR


- POPO ile SİLAHIN POPOSU ile DÜĞÜN ÇİÇEĞİ ile KELEBEK ile KELEBEK BENZERİ ile TEREYAĞLILAR ile AYRAN

( BUTT vs. BUTT OF A GUN vs. BUTTERCUP vs. BUTTERFLY vs. BUTTERFLY-LIKE vs. BUTTERIES vs. BUTTERMILK )

( نزديک يا متصل شدن ile شاخ زدن ile ته تفنگ ile گل آلاله ile پروانه ile پروانه وار ile سم تراش ile آبدوغ )

( NAZADYK YA MOTASL SHODAN ile SHAKH ZADAN ile TAH TAFANG ile GOL ALALEH ile PARVANEH ile PARVANEH VAR ile SAM TARASH ile ABDOGH )