Bugün[09 Temmuz 2026]
itibarı ile 52.511 başlık/FaRk ile birlikte,
52.511 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(176/211)


- ŞÖYLE | ŞÖYLECE/ŞU BİÇİMDE ile/||/<> ŞÖYLE | ŞÖYLECE/ŞU ŞEKİLDE

( şöyle şöylece )


- ŞÖYLE ile ŞÖYLECE ile ŞÖYLE BİR ile ŞÖYLE BÖYLE


- SÖYLEME ile ANLATMA

( ... İLE Düşüncenin/konunun/olgunun/durumun aktarımı/paylaşımı. )

( SAYING vs. EXPLAINING )


- SÖYLEME ile/||/<> SÖYLEMEK ile/||/<> SOYLAMA

( Kimi bölgelerde soylama karşılığı kullanılan sözcük soylama düşündüğünü veya bildiğini sözle anlatmak )


- SÖYLEMEK ile/ve ÖNERMEK

( TO SAY vs./and TO SUGGEST/RECOMMEND )


- SÖYLEMEK ile UYARMAK/İKÂZ ETMEK


- SÖYLEMEYE "KALKMAK" ile/değil SÖYLEMEYE ÇALIŞMAK


- SÖYLENİLECEK SÖZÜ OLMAYANIN:
[ne yazık ki]
[ya] YÜKSEK SESİ ve/ya da/||/<> "ÖFKESİ"


- SÖYLENİŞ VE YAZILIŞLARI AYNI, ANLAMLARI FARKLI SÖZCÜKLERİ(ADAŞ)(HOMONYME)


- SÖYLEŞİ ile SÖYLEŞİCİ


- SÖYLEYİŞ/BİÇEM/ÜSLÛP:
YALIN/SADE ile YÜKSEK ile KARIŞIK


- SÖYLEYİŞ ile/||/<> YANSIMA ile/||/<> ULAM ile/||/<> KAPLAM ile/||/<> GÖÇÜŞME ile/||/<> YALINLAŞTIRMA/SADELEŞTİRME/HAFİFLETME/TAHFİF ile/||/<> KATMERLENME/MUZÂAF ile/||/<> AKIŞMA ile/||/<> BENZEŞİM ile/||/<> ÖTÜMLÜ/TİTREŞİMLİ/SEDÂLI ile/||/<> ÖTÜMSÜZ/TİTREŞİMSİZ/SEDÂSIZ

( Sesleme edimi sırasında seslerle bürünsel öğeleri söyleme, gerçekleştirme biçimi. İLE/||/<> Dış gerçeklik düzleminde var olan ses ya da gürültüleri, işitimsel izlenimi yansıtacak biçimde aktaran, adlandırılan gerçeği ses öykünmesi yoluyla belirten dilsel öğe. İLE/||/<> Dilbilgisel ya da anlamsal sınıflandırma birimi. Çeşitli ortak dilbilgisel ve anlamsal ölçütlere göre dil öğelerinin yerleştirildiği ya da oluşturduğu sınıf. İLE/||/<> Bir kavramın kapsamına giren, o kavramın tanımladığı öğelerin tümü. İLE/||/<> Bir sözcük içinde birbirini izleyen iki ses biriminin yer değiştirmesi. İLE/||/<> Kolaylık sağlama amacıyla sözcükten bazı yazaçların düşürülmesi. İLE/||/<> Bir sözcükte ortadaki yazaç ile son yazacın aynı yazaçla tekrarlanması. İLE/||/<> Kulağa hoş gelen seslerin birbirini izlemesi. İLE/||/<> Bir sesin söz zincirinde kendisinden önce ya da sonra gelen bir başka sesle birlikte bulunmasından doğan ve birinden öbürüne özellik aktanmı yoluyla gerçekleşen değişim. İLE/||/<> Ses tellerinin titreşimiyle nitelenen sesler için kullanılır. İLE/||/<> Ses telleri titreşmeden oluşan sesler için kullanılır (p, ç, q, k). )


- SOYTARI ile/ve/||/<> DELİ

( [Gerçeği ...]
Görür. İLE/VE/||/<> Dile getirir. )


- SOYTARI ile/||/<> SOYTARI[Ar. < SAʿTERİ]

( Bir oyunda skeçte ya da sirkte gülünç hareketler ve sözlerle çevresindekileri güldüren oyuncu Bir oyunda revüde ya da sirkte gülünç hareketler sözler ve becerilerle seyredenleri eğlendiren sanatçı saᶜtarī lascivious woman one who uses a dildo saᶜtar a dildo or artificial penis a woman that loves a woman Némethe göre Farsça saᶜtarī Arapçadan alınmıştır )

( CLOWN )

( CLOWN )

( POSSENREISSER, CLOWN )

( SATARĪ )


- SOYU TÜKENME TEHLİKESİ ALTINDA OLAN TÜRLER ile/ve/||/<>/> KORUMA

( Soyu tükenme tehlikesi altında olan türler, yok olma tehlikesi altında olan türler. İLE/VE/||/<>/> Bu türlerin yok olmasını önlemek için yapılan çalışmalar. )


- SOYULMA ile ÇIPLAK

( DENUDATION vs. DENUDE )

( رودش ile عاري ساختن )

( رودش ile ARY SAKHTAN )


- SOYUNMA ile SOYUNMA ODASI


- SOYUNMUŞ/SOYUNUK" ile (")ÇIPLAK/cıbıl(")


- SOYUN/UP DÖKÜN/MEK


- SOYUT/ABSTRE[Fr. < ABSTRAIT] >< SOMUT/KONKRE[Fr. < CONCRET]


- SOYUT ile/ve/> EYTİŞİM ile/ve/> KURGUL

( Fizik/sel. İLE/VE/> Kimya/sal. İLE/VE/> Organik. )


- SOYUT ile YALITILMIŞ

( ABSTRACT vs. ISOLATED )


- SOYUTLAMA ve KENDİNİ GÖZLEMLEYEBİLMEK

( ABSTRACTION and ABLE TO OBSERVE THE SELF )


- SOYUTLAMA ile ÖTELEME


- SOYUTLAMA ile/ve/değil/||/<>/< SIYIRMA/AYIRMA/DIŞA ÇIKARMA


- SOYUTLAŞTIRMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YAŞAMA GEÇİRME


- SÖZ:
"AĞDALI" ile/ve/değil/||/<>/< ABARTILI ile/ve/değil/||/<>/< AYRINTILI


- SÖZ DİNLEMEK ile/ve/<> DİKKATE ALMAK

( Söylenilen ya da yapılması istenilen/beklenilen şeyin size [o an için] uymaması, o sözü/düşünceyi ya da durumu dikkate almamanızı gerektirmez. Gençlik/cehâlet düşünce ve tavırları olarak tepki gösterme eğiliminde olabilirsiniz fakat durum, söylenilen söze uyum gösterip göstermemekten çok [kulakardı etmek yerine] yeterince dikkate alıyor olmayı gerektirir. "Sırtına bir şey al/giy!" sözüne, hiç düşünmeden/değerlendirmeden, hızlıca "bana bir şey olmaz!", "gerek yok!", "sen yaşlı olduğun için söylüyorsun/önemsiyorsun" biçiminde yanıt vermek yerine yeteri kadar dikkate almakta yarar vardır. )


- SÖZ GELİŞİ/BİLFARZ[Ar. < Bİ'L-FARŻ] ile/||/<> SÖZ GELİŞİ/MESELA[Ar. < MES̱ELĀ]


- SÖZ GELİŞİ ile/||/<> ÖRNEĞİN ile/||/<> SÖZ GELİMİ ile/||/<> SÖZ MİSALİ ile/||/<> SÖZ TEMSİLİ


- SÖZ KONUSU ile/||/<> BAHİS KONUSU ile/||/<> BAHİS MEVZUSU


- SÖZ/ÖNERİ/ÖĞÜT DİKKATE ALMAK, ZİHNİNDE BULUNDURMAK


- SÖZ SÖYLEMEK ile/ve/||/<> ANLAMAK

( İrfan ister. İLE/VE/||/<> İnsan/kişi ister. )


- SÖZ SÖYLEMENİN KURALLARINDA:
ÖNÜNÜ ARDINI GÖZETMEK[Ar.] ve/||/<> SÖYLEMEDEN ÖNCE TEKRAR TEKRAR DÜŞÜNMEK[Ar.] ve/||/<> ON KERE DÜŞÜNÜP BİRİNİ SÖYLEMEK[Ar.] ve/||/<> "HER AĞZIMIZA GELENİ" SÖYLEMEMEK[Ar.]

( Önün ardın gözet fikr-i dakîk et onda bir söyle
Öğütme ağzına her ne gelirse âsiyâb-âsâ

Osman Nevres[ö. 1762] )

( )


- SÖZ VARLIĞI ile/||/<> KELİME HAZİNESİ

( kelime hazinesi kelime hazinesi Bir dilin bütün kelimeleri bir kişinin veya bir topluluğun söz dağarcığında yer alan kelimeler toplamı İngilizcenin kelime hazinesi üniversite öğrencilerinin kelime hazinesi aydınlar kesiminin kelime hazinesi vb Azerbaycan Türkçesi söz fondu leksika Türkmen Türkçesi leksika sözlük fond leksika laf zenginnii Özbek Türkçesi soz boyligi soz xazinasi luğat bóyligi leksika Uygur Türkçesi söz bay liği luğat tärkivi söz tärkivi Tatar Türkçesi süzlek fondı leksika süzlek xäzinäse Başkurt Türkçesi hüşlek fondı leksika sözlük sostawi söz baylıgı leksika Krç Malk tilni söz baylıgı leksika söz haznası Nogay Türkçesi söz baylıgı söz kaznası leksika Kazak Türkçesi söz baylıgı sözdik kor leksika Kırgız Türkçesi leksika sözdük fond söz baylıgı Alt sös fondı leksika Hakas Türkçesi söstîk söster çıındızı Tuva Türkçesi sös kurlavırı leksika Türkçesi sös fondı leksika Rusça slovarnıy fond leksika kelime hazinesi )

( VOCABULARY )


- Söz vererek KONUŞ!!!


- SÖZ VERMEK/VEREN ve/||/+/<>/> SÖZÜNDE DURMAK/DURAN


- SÖZ YAZARI ile/||/<> GÜFTECİ


- SÖZ ile/ve/değil/||/<>/>/< BİLİNCİ KURAN SÖZ


- SÖZ ile/ve/<> GARANTİ

( Neye söz verdiysen oradan hesaba çekilirsin. )

( VAAD ile TAAHHÜD/T )

( VAİT: Söz verme. Belirli bir şeyi yapmayı taahhüt. )

( TAAHHÜD[< AHD]: Bir işin yapılması üzerine resmi olarak sözleşme. )

( WORD vs./and/<> GUARANTEE )


- SÖZ ile/ve/< LAKONİK[Fr. < Yun.]

( ... İLE/VE/< Kısa ve özlü söz, vecize. )

( Sözün tamamı, ahmağa söylenilir. )


- SÖZ ile/ve SEHL-İ MÜMTENÎ

( ... İLE/VE Kolay ve sade göründüğü halde söylenilmesi kolay olmayan söz. )


- SÖZ ile/ve/<> TALÂKAT

( ... İLE Kolayca, düzgün söz söyleme durumu. )


- [ne yazık ki]
SÖZCÜĞÜ/TERİMİ: ANLAMAMAK ile/ve/değil/||/<>/> BAŞKA ANLAM/LAR "YÜKLEMEK"


- SÖZCÜĞÜN:
GENİŞLİĞİ ile/ve/||/<>/> DERİNLİĞİ ile/ve/||/<>/> AĞIRLIĞI/YÜKSEKLİĞİ


- SÖZCÜĞÜN:
KÖKENİ(ETİMOLOJİSİ) ile/ve/<> GEÇMİŞİ


- SÖZCÜĞÜN:
"NEREDEN GELDİĞİ" ile/ve/değil/||/<>/< NEREYE DAYANDIĞI


- SÖZCÜK BİLİMCİ/LEKSİKOLOG[Fr. < LEXICOLOGUE] ile/||/<> SÖZCÜK BİLİMİ/LEKSİKOLOJİ[Fr. < LEXICOLOGIE]


- SÖZCÜK:
KÖKÜ ile/ve/değil/||/<>/> GÖVDESİ


- SÖZCÜK PEŞİNDE KOŞMAK değil/yerine ANLAM PEŞİNDE KOŞMAK


- SÖZCÜK SEÇİMİ ANLAMDAN SÖZCÜĞE GİTMEK[SÖZCÜKTEN ANLAMA değil!]


- SÖZCÜK VURGUSU ile/ve/||/<> TÜMCE VURGUSU


- SÖZCÜK ile/ve AÇKI/ANAHTAR


- SÖZCÜK ile/ve ANAHTAR


- SÖZCÜKLER/ADLAR ile/ve/||/<>/< KENT KÖKENLERİ

( ÂLÂ/DANİSKA ile/ve/||/<>/< DANZIG/GDANSK(POLONYA)

BORDO[: Mora çalan kırmızı renk.] ile/ve/||/<>/< BORDEAUX(FRANSA)

ÇARLİSTON[biber / dans] ile/ve/||/<>/< CHARLESTON(AMERİKA)

DENIM[İng. : Kot vb. yapımında kullanılan bir tür pamuklu kumaş.] ile/ve/||/<>/< NIMES(FRANSA)

FAYANS[Fr. : Duvarları kaplayıp süslemek için kullanılan, bir yüzü sırlı ve türlü desenlerle bezenmiş, pişmiş balçıktan levha.] ile/ve/||/<>/< FAENZA(İTALYA)

FES ile/ve/||/<>/< FES(FAS) JEAN ile/ve/||/<>/< GENES/CENOVA(İTALYA)

KALAS[Rom.]: Kalın biçilmiş uzun tahta. ile/ve/||/<>/< GALATİ(ROMANYA)

KALAMATA[Yun. :Bir tür etli ve büyük zeytin.] ile/ve/||/<>/< KALAMATA(YUNANİSTAN)

KOLONYA[İt. < COLONIA: İçinde limon, lavanta vb. bitkilerin yağı bulunan, hafif kokulu alkollü bir nesne.] ile/ve/||/<>/< COLOGNE/KÖLN(ALMANYA)

KÛFİ[Ar. : Arap yazısının, düz ve köşeli çizgilerle yazılan eski bir biçimi.] ile/ve/||/<>/< KÛFE(IRAK)

MIKNATIS ile/ve/||/<>/< MAGNESIA(YUNANİSTAN)

MİSİNA[İt. < MESSINA : Yapay ve sentetik ham maddeden tek kat çekilmiş, değişik kalınlıkta iplik. ile/ve/||/<>/< MESSINA(İTALYA)

MUSLİN[Fr. MOUSSELINE : Sık dokunmuş, parlak, ince, yumuşak bir kumaş türü.] ile/ve/||/<>/< MUSUL(IRAK)

NİHAVENT[: Klasik Türk müziğinde bir makam.] ile/ve/||/<>/< NİHÂVEND(İRAN)

NİŞABUREK[Fars. : Klasik Türk müziğinde rast makamı ve uşşak makamının buselik "si" perdesiyle oluşmuş bir makam.] ile/ve/||/<>/< NİŞABUR(İRAN)

PARŞÖMEN[Fr. < PARCEMIN]/TİRŞE[Fars. : Yeşil ile mavi arası bir renk/ton.] ile/ve/||/<>/< PERGAMON/BERGAMA(TÜRKİYE)

SPA ile/ve/||/<>/< SPA(BELÇİKA)

TARANTULA[: Sekiz bacaklı, iki kollu bir tür örümcek.] ile/ve/||/<>/< TARANTO(İTALYA) )


- SÖZCÜKLERDE/TERİMLERDE:
KAYNAK ve/||/<>/> OLUŞ ve/||/<>/> SINIRLAMA ve/||/<>/> YAYILMA ve/||/<>/> YERLEŞME

( NEŞ'ET ve/||/<>/> TEKVÎN ve/||/<>/> TAHDÎD ve/||/<>/> İNTİŞÂR ve/||/<>/> İSTİKRÂR )


- SÖZCÜKLERDEN, ANLAMA ULAŞMAK/"GİTMEK" ile/ve/<>/yerine/değil ANLAMDAN, SÖZCÜĞE ULAŞMAK

( Sözlerin ötesine geçmeye çalışın. )

( Sözler, gerçekleri yaratmaz; onlar ya tarif ya tahrif eder. )

( Sözün tamamı, anlamayana söylenilir. )

( Try to go beyond the words.
Words do not create facts; they either describe them or distort. )

( [not] GOING TO MEANING (BASED) FROM WORD vs./and/<>/but GOING TO WORD (BASED) FROM MEANING
GOING TO WORD (BASED) FROM MEANING instead of GOING TO MEANING (BASED) FROM WORD )


- SÖZCÜKLERİN:
KULLANIM BİLGİSİ ile/ve/değil/||/<> KULLANIM ÖZENİ


- SÖZCÜKTEN, ANLAMA GİTMEK ile/yerine/değil ANLAMDAN, SÖZCÜĞE GİTMEK

( Sözlerin ötesine geçmeye çalışın. )

( [not] GOING TO MEANING (BASED) FROM WORD vs. GOING TO WORD (BASED) FROM MEANING
GOING TO WORD (BASED) FROM MEANING instead of GOING TO MEANING (BASED) FROM WORD )


- SÖZCÜKTEN ANLAMA GİTMEK değil/>< ANLAMDAN SÖZCÜĞE GİTMEK

( Yanlışı. >< Doğrusu. )


- SÖZCÜ/LÜK ile SÖZCÜK ile SÖZCÜKLÜ ile SÖZCÜKSÜZ ile SÖZCÜK TÜRÜ ile SÖZCÜK BİLİMİ ile SÖZCÜK BİLİMCİ ile SÖZCÜK VURGUSU ile SÖZCÜK HAZİNESİ


- SÖZDE ÖZNE ile/||/<> DOLAYLI ÖZNE


- SÖZDEN ANLA(MA)MAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SÖZÜ ANLA(MA)MAK

( Ne yazık ki bazı "zihinler"/"kişiler", sözü anla(ma)sa da sözden anlamaz.[Anlayana kadar zaman tanımak, beklemek gerekir.] )


- SÖZDEN ÖNCEKİ 3 EŞİK:
İYİLİK ve/||/<> İNCELİK ve/||/<> GEREKLİLİK


- SÖZDİZİMİ ile/ve/||/<> ÇİFTEKLEMLİLİK


- SÖZEL ÖĞRENME ile/||/<> SÖZEL ZEKÂ

( Sözle ilgili söze dayanan Sosyal konuları kapsayan sınav )


- SÖZEL ile SÖZEL ÖĞRENME


- SÖZ/KONUŞMA:
"UZAMASIN!" yerine/değil NE KADAR GEREKİYORSA O KADAR KONUŞMAK


- SÖZLERİN ALTINDA KALMAK ile/<> TÜKÜRDÜĞÜNÜ YALAMAK ZORUNDA KALMAK


- SÖZLEŞME/KONTRAT[Fr. < CONTRAT] ile/||/<> SÖZLEŞME/MUKAVELE[Ar. < MUḲĀVELE] ile/||/<> SÖZLEŞME/MUKAVELENAME[Ar. < MUḲĀVELE + Fars. NĀME]


- SÖZLEŞME TUTANAĞI ile/||/<> ANA SÖZLEŞME ile/||/<> OPSİYONLU SÖZLEŞME ile/||/<> ÖN SÖZLEŞME ile/||/<> TOPLU SÖZLEŞME ile/||/<> BAĞLI KREDİ SÖZLEŞMESİ ile/||/<> EVLİLİK SÖZLEŞMESİ ile/||/<> İŞ SÖZLEŞMESİ ile/||/<> KİRA SÖZLEŞMESİ ile/||/<> KREDİ SÖZLEŞMESİ ile/||/<> LİSANS SÖZLEŞMESİ ile/||/<> ORTAKLIK SÖZLEŞMESİ ile/||/<> SATIŞ SÖZLEŞMESİ

( Sözleşmek işi anlaşma kavil kavilleşme kavletme Hukuki sonuç doğurmak amacıyla iki veya daha çok kişinin kuruluşun karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla gerçekleşen işlem bağıt akit mukavele kontrat Bu işlemi gösteren belge mukavelename )


- SÖZLEŞMEDE:
İYİ NİYET ve/||/<>/> SADÂKAT ve/||/<>/> İÇERİK

( Adının geçmesiyle. VE/||/<> İmza atarak. VE/||/<> Uygulayarak. )


- SÖZLÜ EDEBİYAT ile/||/<> SÖZLÜ FİLM ile/||/<> SÖZLÜ KÜLTÜR ile/||/<> SÖZLÜ SALDIRI ile/||/<> SÖZLÜ SORU ÖNERGESİ ile/||/<> SÖZLÜ TARİH ile/||/<> AÇIK SÖZLÜ ile/||/<> ÇOK SÖZLÜ ile/||/<> SAZLI SÖZLÜ ile/||/<> TATLI SÖZLÜ ile/||/<> TOK SÖZLÜ

( Sözle konuşma biçiminde yapılan şifahi oral yazılı karşıtı Evlenmek için birbirine söz vermiş olan kimse yavuklu )


- SÖZLÜ KÜLTÜR(/GELENEK) ile/ve/<> YAZILI KÜLTÜR(/GELENEK)

( Göçerlerin. İLE/VE/<> Yerleşiklerin. )

( [daha çok] Doğu'da. İLE/VE/<> Batı'da. )


- SÖZ/LÜ ile NİŞAN/LI

( YAVUKLU: Sözlü, nişanlı. | Sevgili. )

( NAMZET[Fars.]: Aday. | Sözlü, yavuklu. )


- SÖZLÜK:
ANLAM'DA ile/ve FELSEFE'DE


- SÖZLÜK BİLGİSİ ile/||/<> SÖZLÜK BİRİMİ ile/||/<> ANSİKLOPEDİK SÖZLÜK ile/||/<> E-SÖZLÜK ile/||/<> ELEKTRONİK SÖZLÜK ile/||/<> CEP SÖZLÜĞÜ ile/||/<> EL SÖZLÜĞÜ

( Bir dilin bütün zamanlarda veya belli bir çağda kullanılmış kelimelerini kelime gruplarını deyim ve atasözlerini genellikle alfabe sırasına göre alarak sözcük türünü okunuşunu yabancı kökenliyse hangi dilden geldiğini kullanım alanlarını gösterip tanımlarını yapan varsa başka dillerdeki karşılıklarını veya Türkçe karşılıklarını veren örnek cümlelerle destekleyen eser kamus lügat )


- SÖZLÜK ÇALIŞMALI/OKUMALI!


- SÖZLÜKÇÜLÜK ile/||/<> LÜGATÇİLİK ile/||/<> SÖZLÜK BİLGİSİ


- SÖZLÜKLEŞMEK ile SÖZLÜ/LÜK ile SÖZLÜK ile SÖZLÜKÇE ile SÖZLÜKÇÜ/LÜK ile SÖZLÜ FİLM ile SÖZLÜ TARİH ile SÖZLÜ KÜLTÜR ile SÖZLÜ SALDIRI ile SÖZLÜK BİRİMİ ile SÖZLÜK BİLGİSİ ile SÖZLÜ SORU ÖNERGESİ


- SÖZÜ/KONUYU/KONUŞMAYI:
DAĞITMAK" ile/ve/değil/||/<> UZATMAK


- SÖZÜ/DÜŞÜNCEYİ/NESNEYİ:
"KALDIRMAK/KALDIR(A)MAMAK" ile/ve "TAŞIMAK/TAŞI(YA)MAMAK"


- SÖZÜ "UZATMAK" ve/<> SABRI ZORLAMAK


- SÖZÜ/KONUYU:
"UZATMAYAYIM" değil UZATMIŞ OLMAYAYIM


- SÖZÜ ...:
"UZATTIM" ile/değil/||/<>/< UZATMIŞ OLABİLİRİM


- SÖZÜ:
YAYMAK ile UZATMAK

( SÖZCÜKLERİ/YAZAÇLARI(HARFLERİ)! )


- SÖZÜN:
BAŞINDA ile/değil/yerine SONUNDA

( "Sadece ..." İLE/DEĞİL/YERİNE "... sadece." )


- Sözün çeşitlerini bilerek KONUŞ!!!


- Sözün farklarını bilerek KONUŞ!!!


- SÖZÜN/KONUŞMANIN:
BAŞINDA SÖYLENİLECEK (OLAN) ile/ve/değil/yerine SONUNDA SÖYLENİLECEK (OLAN)


- Sözünle KONUŞ!!!


- Sözünü tutacak şekilde KONUŞ!!!


- SÖZÜNÜN ARDINDA DURAN ile/ve/değil SÖZÜNÜ, KENDİ TAKİP EDEN


- SPACE BIOLOGY ile/||/<> TERRESTRIAL BIOLOGY

( Space biology uzay koşullarında yaşam süreçlerini incelerken İLE terrestrial biology Dünya koşullarındaki yaşamı inceler )

( Formül: Microgravity effects )


- SPACE FILIGHT[İng.] ile/||/<> VOL COSMIQUE[Fr.] ile/||/<> RAUMFLUNG[Alm.] ile/||/<> UZAY UÇUŞU

( Bir uzay gemisi ya da benzeri olan bir araçla Yer ötesine gitme )

( SPACE FILIGHT )

( VOL COSMIQUE )

( RAUMFLUNG )


- SPACING[İng.] ile/||/<> ÉCARTEMENT[Fr.] ile/||/<> ENTFERNUNG[Alm.] ile/||/<> UZAKLAŞMA

( İki kişi ya da kişi ile nesne arasındaki uzaklığı sağlama hareketi )

( SPACING | REMOTE | ZOOM OUT )

( ÉCARTEMENT )

( ENTFERNUNG )

( ALLONTANAMENTO )

( ΑΠΟΜΆΚΡΥΝΣΗ / απομάκρυνση )


- SPADİKS = YILAN YASTIĞI ŞİŞİ = SPADICE


- SPAGETTİ[İt. < SPAGHETTI] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇUBUK MAKARNA


- SPAGOLO[İt. < SPAGOLO] ile/değil/yerine/=/||/<> ISPAVLİ

( Gemilerde kullanılan bir tür kalın sicim )


- SPANDREL[İng.] ile/||/<> ÉCOINÇON[Fr.] ile/||/<> ZWICKFELD, ZWICKEL[Alm.] ile/||/<> KÖŞELİK

( Mimarlık Yan yana iki kemer ve kemerler üzerindeki silme arasında kalan üçgen biçiminde duvar bölümü kenar köşeliği kenar tablası )

( SPANDREL )

( ÉCOINÇON )

( ZWICKFELD, ZWICKEL )


- SPANISH :/yerine İSPANYOLCA


- SPAR VARNISH, BARYTES LAKE[İng.] / VERNIS IMPERMÉABLE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPAR CİLASI


- SPARGANOTHIS PILLERIANA[Lat.] ile/||/<> DÜRMECE

( Bağlarda tomurcuk yaprak ve salkım yiyerek yaşayan sarımsı gece kelebeği Kiraz ve erik tomurcuğu da kemirir )

( SPARGANOTHIS PILLERIANA )


- SPARSA ile/değil/yerine/= DOKUNMA


- SPASTIC[İng.] ile/||/<> SPASTİK[Fr. < SPASTIQUE]

( 1 Kasların istemsiz ve sürekli kasılmasıyla ilgili olan 2 İstemsiz ve sürekli kasılma gösteren onunla belirgin 3 Spazmın neden olduğu spazma bağlı olan )

( SPASTIC )

( SPASTIQUE )


- SEREBRAL PALSİ:
SPASTİK ile/||/<> DİSKİNETİK ile/||/<> ATAKSİK


- SPASTİQUE[Fr. < SPASTIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> SPASTİK

( Beyin zedelenmesi yüzünden kasları istemsiz olarak kasılan kimse )


- SPASYAL DEZORYANTASYON/SPATIAL DISORIENTATION[İng.] ile/değil/yerine/= UZAMSAL YÖNELIM BOZUKLUĞU


- SPASYAL/SPATIAL[İng.] ile/değil/yerine/= UZAMSAL | MEKANSAL


- SPATIAL TRANSCRIPTOMICS ile/||/<> BULK TRANSCRIPTOMICS

( Spatial transcriptomics doku içi lokalizasyon verirken İLE bulk transcriptomics sadece ifade seviyesi verir )

( Formül: Visium platform )


- SPATOLA[İt. < SPATOLA] ile/değil/yerine/=/||/<> SPATULA

( Ev işleri duvarcılık boyacılık gibi alanlarda kullanılan bir maddeyi kazımaya yaymaya yarayan küçük bir kürek veya ucu keskin olmayan bükülebilen bir bıçak biçiminde metal ağaç kemik vb maddelerden yapılmış araç )


- SPATULA[İng.] / SPATULE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPATÜL


- SPATULA[İt. < SPATOLA] ile KAZAĞI

( Ev işleri, duvarcılık, boyacılık gibi alanlarda kullanılan, bir nesneyi kazımaya, yaymaya yarayan, küçük bir kürek ya da ucu keskin olmayan, bükülebilen bir bıçak biçiminde metal, ağaç, kemik vb. nesnelerden yapılmış araç. İLE Kazımakta ya da temizlemekte kullanılan demir araç. )


- SPATULA[İt. < SPATOLA] ile MALA[Fars. < MÂLE]

( Ev işleri, duvarcılık, boyacılık gibi alanlarda kullanılan, bir nesneyi kazımaya, yaymaya yarayan, küçük bir kürek ya da ucu keskin olmayan, bükülebilen bir bıçak biçiminde metal, ağaç, kemik vb. maddelerden yapılmış araç. İLE Harç alıp sürmeye yarayan, çoğu üçgen biçiminde, yassı, demirden, üstten tahta saplı sıvama aracı. )


- SPATÜLSÜ YAPRAK = VARAK-I MİSVATÎ = FEUILLE SPATULÉE


- SPAZM/SPASME[Fr. < SPASME] ile/||/<> SPASTİK/SPASTİQUE[Fr. < SPASTIQUE] ile/||/<> TİK/TİC[Fr. < TIC]

( bağırsak spazmı kalp spazmı mide spazmı Özellikle kalp mide bağırsak ve kasların elde olmadan kasılması )


- SPAZM/SPASM[İng.] ile/değil/yerine/= KASILIM


- SPAZMODİK/SPASMODIC[İng.] ile/değil/yerine/= KASILIMLI


- SPAZMOLİZ/SPASMOLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= KASILIM ÇÖZÜLMESİ


- SPB/SEREBRAL PERFÜZYON BASINCI/ CEREBRAL PERFUSION PRESSURE[İng.] ile/değil/yerine/= BEYİN KANLANMA BASINCI


- SPEAKER[İng.] ile/||/<> KONUŞMACI

( SPEAKER )


- SPEAKER :/yerine KONUŞMACI, HOPARLÖR


- SPEAKER[Fr.] ile/||/<> SPİKER[Fr.]

( Radyo ve televizyonda programları haberleri sunan kimse Arabanın radyosunda spikerin ne kadar şaşkın bir sesi vardı Adalet Ağaoğlu Üç Beş Kişi 230 Spiker dünya başarısından Türkiye nin dış siyasetinden söz ediyordu Orhan Pamuk Cevdet Bey ve Oğulları 375 Komşulardaki açık bir radyodan gelen öğle haberleri spikerinin sesi ağaç dallarına çiçeklere su sızdıran tulumbalara üstünde tünediğim yaban incirinin tüten kokusuna ulaşana dek sözcükler anlamlarını yitiriyordu Füruzan Sevda Dolu Bir Yaz 45 Spiker radyo idaresinin skeç radyo tiyatrosu ve çocuk piyesi bölümlerinde radyofonik temsil yarışması açtığını çocuk temsilinin yabancı bir yazarın eserinden faydalanılarak da yazabileceğini söyledi Oğuz Özdeş Şebnem 140 Şarkı söylemese de sırf bir istasyonda spikerlik etse bile Haldun Taner Tuş 73 Spikerin soğuk yansız sesinin günde birkaç kez Selim in adını yinelemesini işitmese olmuyordu Pınar Kür Yarın Yarın 259 Radyoda spikerin sesi duyulur Oğuz Atay Oyunlarla Yaşayanlar 47 Spiker haberleri okuyordu Ayşe Kulin Sevdalinka 134 )


- SPEAKER[Fr. < SPEAKER] ile/değil/yerine/=/||/<> SPİKER

( başspiker iç spiker Radyo ve televizyonda programları haberleri sunan kimse )


- SPEAKING THROUGH THE NOSE[İng.] ile/||/<> NASILLEMENT[Fr.] ile/||/<> HIMHIMLIK

( Yumuşak damağın esnek olmaması burun perdesinin eğriliği ve bademciklerin iltihaplanması gibi nedenlerle ortaya çıkan bir konuşma bozukluğu )

( SPEAKING THROUGH THE NOSE )

( NASILLEMENT )


- SPECIAL ASSESSMENT, LOCAL IMPROVEMENT TAX[İng.] ile/||/<> ŞEREFİYE[Ar. < ŞEREFİYYE]

( Bir bölgeye sağlanan altyapı ve bayındırlık hizmetlerinden dolayı taşınmaz mallarının değeri artan kişilerin söz konusu hizmetleri sağlayana yaptıkları vergi benzeri ödeme )

( SPECIAL ASSESSMENT, LOCAL IMPROVEMENT TAX )


- SPECIAL vs. PECULIAR


- SPECIAL :/yerine ÖZEL


- SPECIAL vs./and/also BEAUTIFUL


- SPECIAL/PRIVATE/CONFIDENTIAL vs. SECRET/HIDDEN


- SPECIES[İng.] ile/||/<> ENVA[Ar. < ENVÂʿ]

( Bitkilerden elde edilen parçaların kendileriyle veya diğer bazı maddelerle yaptıkları karışımlara verilen ad )

( SPECIES )


- SPECIES :/yerine TÜR


- SPECIES[İng.] ile/değil/yerine/= TÜR

( Biyolojik sınıflandırmanın en küçük taksonomik birimidir. Kesin sınırlarla çizilmiş bir tanımı bulunmamaktadır ve birden fazla tanımı yapılmaktadır. En yaygın olan "üremeye dayalı biyolojik tür tanımına" göre birbiriyle çiftleşebilen ve verimli döller verebilen canlılar, aynı türe aittir. Ancak bu tanım cinsiyete sahip olmayan tek gözeli canlılar ve alakasız türlerin kolaylıkla çiftleşebildiği bitkiler için kullanılamamaktadır. Bu yüzden, evrimsel farklılıklara, genetik, morfolojik, ekolojik, davranışsal analizlerin sonucunda türlerin belirlenmesine dayanan ve daha kapsamlı olan filogenetik tür tanımı yaygın olarak kabul görmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SPECIFIC GRAVITY[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL AĞIRLIK


- SPECIFIC :/yerine BELİRLİ, SPESİFİK


- SPECT/TEK FOTON EMISYON BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ/SINGLE PHOTON EMISSION COMPUTERIZED TOMOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= TEK FOTON SAÇILIMLI BİLGİSAYARLI KESITÇEKİM


- SPEECH :/yerine KONUŞMA


- SPEEDER vs./and FACILITATER


- ANALYSE SPECTRALE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPEKTRAL ÇÖZÜMLEME


- SPECTRAL INTERFERENCE[İng.] ile/değil/yerine/= SPEKTRAL GİRİŞİM


- SPEKTROFOTOMETRİ/SPECTROPHOTOMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= İZGESEL IŞIL ÖLÇÜMÜ


- SPEKTROSKOPİ/SPECTROSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= İZGESEL GÖRÜNTÜLEME


- SPECTROSCOPIC ENTROPY[İng.] ile/değil/yerine/= SPEKTROSKOPİK ENTROPİ


- SPENDING :/yerine HARCAMA


- SPERM ile/ve/<> BELSUYU/ERSUYU

( Sperm, belsuyu/ersuyu içinde varolan bir organizmadır. Günlük dilde daha rahat kullanılan "sperm" sözcüğünde daha çok meni kast edilir. İLE/VE/<> Belsuyu/ersuyu, erilin/penisin boşaldığı(ejakülasyon) anda fışkırarak çıkan, koyu, süt rengine yakın [yapışkan, kopmadan uzayan(lüzûcî[Ar.])] sıvı/mâyi'[Ar.]/sekresyondur[gövde sıvılarının genel adı]. )

( HÜVEYNÂT ile/ve MENÎ/NUTFE )


- SPERM ile SPERMA ile SPERMASIZLIK ile SPERMA ANA HÜCRESİ


- SPERMA ANA HÜCRESİ ile/||/<> SPERMA ANA HÜCRESİ

( sperma tohum gonos yavru Erkek eşey organında spermaları meydana getiren ve mitoz bölünme kabiliyeti olan hücreler Spermatogonyum Erkek eşey organında spermleri meydana getiren ve mitoz bölünme yeteneği olan hücreler spermatogonyum spermatogonium )

( SPERMATOGONIUM )

( SPERMATOGONIUM )

( URSANENZELLEN )


- SPESİFİKASYON/SPECIFICATION[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜLLEME | ÖZGÜL ÖZELLİK


- SPESİYAL[Fr. < SPÉCIAL] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖZEL


- SPESİYALİTE[Fr. < SPÉCIALITÉ] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖZELLİK


- SPHERE PACKİNG ile/||/<> COVERİNG PROBLEM

( Sphere packing maksimal yoğunluk, covering minimal örtme. )

( Formül: Maximum density İLE minimum cover )


- SPHYGMO- ile/||/<> -CROTİC

( Nabız. İLE/||/<> Belirli tipte nabız, nabız. )


- SPİKER, TELEVİZYON SPİKERİ, HABER SPİKERİ, | TAKDİMCİ, PROGRAM TAKDİMCİSİ | SUNUCU ile/||/<> SUNUCU

( TV 1 Televizyon haberlerini haber izlencesini okuyan sunan kimse 2 Televizyon yayınlarında bir izlenceyi genellikle eğlence izlencesini sunan izlenceyi yorumlayan izleyici önünde gerçekleştirilen izlencelerde izleyicilere seslenen kimse Sanatçıları ve gösterileri seyirciye tanıtan görevli )

( 1. SPEAKER, ANNOUNCER, NEWS ANNOUNCER (READER, CASTER), 2. PRESENTER, ANCHORMAN, LINKMAN (A.) | ANNOUNCER | SERVER )

( 1. ANNONCEUR, SPEAKER(-INE), TÉLÉSPEAKER(-INE), PRÉSENTATEUR(-TRICE), LEC-TEUR(-TRICE), 2. ANFMATEUR(-TRICE), PRÉSENTATEUR(-TRICÉ) (DE PROGRAMME) | PRÉSENTATEUR )

( 1. SPRECHER (-IN), ANSAGER(-IN), FERNSEHANSAGER(-IN), FERNSEHSP-RECHER(-IN), NACHRICHTENSPRECHER(-IN), TAGESCHAUSPRECHER(-IN), 2. ANSAGER(-IN), PRÄSENTATOR, MODERATOR | ANSAGER )


- SPİKER[İng. SPEAKER] =

( İngilizce "Speaker" yani "Konuşan" demektir. "Parlamento Sözcüsü" için kullanılan özel bir görevin adıdır. )


- SPİLLOVER ile/||/<> SİNERJİ

( Spillover H₂ metal→destek İLE sinerji iki metal işbirliği. )

( Formül: Taşınma İLE etkileşim )


- SPIN WAVE[İng.] / ONDE DE SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN DALGASI


- ÉTIQUETTE DE SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN ETİKETİ


- SPIN ICE ile/||/<> SPIN GLASS ile/||/<> SPIN LIQUID

( Geometrik frustrasyon. )

( Formül: S = kB ln(3/2)^N )


- ISOMÈRE DE SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN İZOMERİ


- MÉTHODE D'ÉCHO DE SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN YANKI YÖNTEMİ


- ONDE DE DENSITÉ DE SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN YOĞUNLUK DALGASI


- MULTIPLET SPIN-ORBITE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN-YÖRÜNGE ÇOKLUSU


- COUPLAGE SPIN-ORBITE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN-YÖRÜNGE ETKİLEŞMESİ


- SPİN ile/||/<> ORBİTAL ile/||/<> TOPLAM

( Parçacığın hareketinden bağımsız, içsel açısal momentumudur; klasik karşılığı yoktur, yarım ya da tam tamsayı değer alır (elektron için 1/2), parçacığa özgü değişmez bir niteliktir. @@ Parçacığın uzaydaki hareketinden, bir merkez çevresinde dolanmasından doğan açısal momentumdur; klasik L = r × p'nin karşılığıdır, kuantum sayısı yalnızca tamsayı değer alır. @@ İlk ikisinin vektörel toplamıdır (J = L + S); korunan asıl büyüklük budur, atom spektrumlarındaki ince yapı bu birleşimden doğar. İlki içsel, ikincisi hareketten, üçüncüsü ikisinin birleşimidir. )


- SPINAL[İng.] ile/değil/yerine/= OMURGAYLA İLGILİ | DİKENSİ


- SPİNEL ile/||/<> RODONİT

( Çeşitli renklerde bulunabilen bir mineral. İLE/||/<> Pembe ve siyah renkli bir mineral. )


- SPINEL[İng.] / CANDITE, SPINELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİNEL


- SPINESCENCE[İng.] ile/değil/yerine/= DİKENLİ YAPILAR

( Diken gibi sivri, çatal ucuna benzer uzantılar için genel bir terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SPINOZ/SPINOUS[İng.] ile/değil/yerine/= DİKENSİ (ÇIKINTI)


- SPINOZA SİSTEMİ ile DESCARTES SİSTEMİ ile LEIBNIZ SİSTEMİ


- SPINY LOBSTER[İng.] ile/||/<> LANGOUSTE[Fr.] ile/||/<> PALINURUS VULGARIS[Lat.] ile/||/<> STACHELHUMMER[Alm.] ile/||/<> LÂNGUST

( Kabuklular Crustacea sınıfının on ayaklılar Decapoda takımından 3040 cm kadar uzunlukta ikinci duyargaları vücut boyundan daha uzun karapaksının üstü diken ve tüylerle kaplı yenen bir eklem bacaklı cinsi Böcek )

( SPINY LOBSTER )

( LANGOUSTE )

( STACHELHUMMER )

( PALINURUS VULGARIS )


- SPIRANS[İng.] ile/değil/yerine/= SPİRANLAR


- SPİRİTO[İt. < SPIRITO] ile/değil/yerine/=/||/<> İSPİRTO

( ispirto ocağı tuvalet ispirtosu alkol İçki için kullanılan bir söz )


- SPLINT[İng.] ile/||/<> ATEL[Fr. < ATTELLE]

( Kırık kemik vb sarmaya yarayan ince tahta veya ona benzer sert madde splint )

( SPLINT )

( ATTELLE )


- SPLIT :/yerine BÖLMEK, AYIRMAK


- SPLIT[İng.] ile/değil/yerine/= YARILMA | ÇİFTLENME | INCE DİLIM


- SPONSOR, (ABD) BACKER[İng.] ile/||/<> COMMENDITAIRE[Fr.] ile/||/<> KOMMANDITIST, GESELLSCHAFTER[Alm.] ile/||/<> SİPARİŞÇİ

( Sinema TV Belirli koşulları taşıyan bir filmin ya da televizyon izlencesinin gerçekleştirilmesini parası karşılığı isteyen kimse )

( SPONSOR, (ABD) BACKER )

( COMMENDITAIRE )

( KOMMANDITIST, GESELLSCHAFTER )


- SPONSOR[İng. < SPONSOR] ile/değil/yerine/=/||/<> DESTEKLEYİCİ


- SPONSOR[İng.] ile SAKMAN/DESTEKÇİ/REKLÂM VEREN/DÜŞ ORTAĞI


- SPONTAN SİMETRİ KIRILMASI ile/||/<> EXPLİCİT SİMETRİ KIRILMASI

( Spontan simetri kırılması Lagrangian simetrikken vakum asimetrikken, explicit kırılma Lagrangian seviyesinde asimetridir )

( Formül: ϕ₀ ≠ 0 )


- SPONTAN(İT)/E ile/değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN/LİK


- SPOONBILL[İng.] ile/||/<> SPATULE BLANCHE[Fr.] ile/||/<> PLATALEA LEUCORADIA[Lat.] ile/||/<> LÖFFLERREIHER[Alm.] ile/||/<> KAŞIKÇI

( Kuşlar Aves sınıfının leyleksiler Ciconiiformes takımının kelaynakgiller Thereskiornithidae familyasından 86 cm kadar uzunlukta siyah gagalı beyaz tüylü Avrupa Orta ve Güney Asyada toplu hâlde bataklık ve su kenarlarında yaşayan koloni hâlinde ağaçlar üzerinde yaptıkları yuvalarda kuluçkaya yatan Ege Bölgesinde yerli diğer bölgelerde yazın görülen göçmen bir tür Kaşıkçı balıkçıl spatül kuşu )

( SPOONBILL )

( SPATULE BLANCHE )

( LÖFFLERREIHER )

( PLATALEA LEUCORADIA )


- SPOR TOTO/SPORTS TOTO[İng. < SPORTS TOTO] ile/||/<> TOTO/TOTO[İng. < TOTALIZATOR SÖZÜNÜN KISALTILMIŞ BIÇIMI]

( Futbol maçlarının sonuçlarını önceden kestirip para ödülü kazanmak temeline dayanan bir oyun )


- SPOR YAPMAK ile STONE SENDROMU


- SPOR YAPMALI! (MUTLAKA!)


- SPOR ile/ve/değil HAREKET


- SPOR = SPORT[İng., Fr., Alm., İt.] = DEPORTE[İsp.]


- SPORTA[İt. < SPORTA] ile/değil/yerine/=/||/<> İŞPORTA

( işporta malı Gezici satıcıların mallarını koymaya yarayan yayvan sepet veya bu işi gören ona benzer araç sergi Açıkta yapılan satış )


- SPORTİF[Fr. < SPORTIF] ile/değil/yerine/= SPORLA İLGİLİ


- SPORTİF[Fr. < SPORTIF] ile/değil/yerine/=/||/<> SPORTİF

( Sporla ilgili )


- SPOT ile SPOTÇU/LUK ile SPOT ALIM ile SPOT SATIM ile SPOT MAĞAZA ile SPOT LAMBASI


- SPR ile/||/<> LSPR ile/||/<> SERS

( Metal nanoparçacıklarda ışık-madde etkileşimi. )

( Formül: λ_SPR ∝ √(εm) )


- SPREY[İng. SPRAY] ile/değil/yerine/= PÜSKÜRTÜCÜ

( Bir püskürtücü yardımıyla çok ince damlacıklar durumunda püskürtülen sıvı. | Püskürtücü. )


- SPS/HEALTH PROFILE SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= SAĞLIK PROFİL DÜZENİ


- SQUARE ROOT[İng.] ile/||/<> RACINE CARÉE[Fr.] ile/||/<> QUADRATWURZEL[Alm.] ile/||/<> KAREKÖK

( SQUARE ROOT )

( RACINE CARÉE )

( QUADRATWURZEL )


- SQUATTING (CROUCH)[İng.] ile/||/<> ACCROUPISSEMENT[Fr.] ile/||/<> HOCKEN[Alm.] ile/||/<> ÇÖMELME

( Ayakta duruştan bacakları bükerek boyu küçültme durumu )

( SQUATTING (CROUCH) )

( ACCROUPISSEMENT )

( HOCKEN )


- SQUEEZE :/yerine SIKMAK


- SQUELETTE[Fr. < SQUELETTE] ile/değil/yerine/=/||/<> İSKELET

( iskelet mobilya gemi iskeleti İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı kadit teşrih Yumuşak bölümleri dökülmüş ölü bir vücudun kemiklerinin bütünü Bir şeyi oluşturan temel çatı Bir eserin genel planı Çok zayıf Kuru çıplak )


- SQUIRTING CUCUMBER[İng.] ile/||/<> CORNICHON D'ÂNE, CONCOMBRE SAUVAGE, ECBALLE[Fr.] ile/||/<> ECBALLIUM ELATERIUM[Lat.] ile/||/<> ECHTE SPRINGGURKE[Alm.] ile/||/<> ACI KAVUN

( acı kavun Kabakgiller Cucurbitaceae familyasından çok yıllık sarı çiçekli sonbaharda olgunlaşan meyvelerine dokunulduğunda patlayarak etrafa tohumlarını saçan otsu bir bitki Cırtlangıç acı dülek cırtlak eşek hıyarı )

( SQUIRTING CUCUMBER )

( CORNICHON D'ÂNE, CONCOMBRE SAUVAGE, ECBALLE )

( ECHTE SPRINGGURKE )

( ECBALLIUM ELATERIUM )

( COCOMERO ASININO )

( ΠΙΚΡΑΓΓΟΥΡΙΆ / πικραγγουριά )


- SQUIRTING CUCUMBER[İng.] ile/||/<> CORNICHON D'ÂNE, CONCOMBRE SAUVAGE, ECBALLE[Fr.] ile/||/<> ECBALLIUM ELATERIUM[Lat.] ile/||/<> ECHTE SPRINGGURKE[Alm.] ile/||/<> ACI KAVUN

( acı kavun Kabakgiller Cucurbitaceae familyasından çok yıllık sarı çiçekli sonbaharda olgunlaşan meyvelerine dokunulduğunda patlayarak etrafa tohumlarını saçan otsu bir bitki Cırtlangıç acı dülek cırtlak eşek hıyarı )


- SQUIRTING CUCUMBER[İng.] ile/||/<> CORNICHON D'ÂNE, CONCOMBRE SAUVAGE, ECBALLE[Fr.] ile/||/<> ECBALLIUM ELATERIUM[Lat.] ile/||/<> ECHTE SPRINGGURKE[Alm.] ile/||/<> ACI KAVUN

( acı kavun Kabakgiller Cucurbitaceae familyasından çok yıllık sarı çiçekli sonbaharda olgunlaşan meyvelerine dokunulduğunda patlayarak etrafa tohumlarını saçan otsu bir bitki Cırtlangıç acı dülek cırtlak eşek hıyarı )


- SRAVAKA ile ...

( Duyan-Dharma'ya, o vaaz ediliyorken duyup yaklaşan kişi. )


- SRAVAKA ile/||/<> TİRTHANKARA ile/||/<> JAİNİZM

( Duyan-Dharma'ya, o vaaz ediliyorken duyup yaklaşan kişi. @@ Manevî önder. @@ Mahavira'nın kurucusu olduğu Jain Dini. Üç incisi: doğru iman, doğru bilgi ve doğru davranış. )


- SRİ LANKA'NIN BAŞKENTİ:
KOLOMBO ile/ve/<> SRI JAYAWARDENAPURA KOTTE

( [Sri Lanka'nın] Ticari başkenti. İLE/VE/<> Başkenti. )


- SRI NISARGADATTA MAHARAJ


- SSL/SECURE SOCKET LAYER[İng.] ile/değil/yerine/= GÜVENLİ SOKET KATMANI


- ST. ANSELM ile/ve/||/<>/> ABELARD

( 1033 - 1109 ile/ve/||/<>/> 1079 - 1142 )


- STABİL[Fr. < STABLE] ile/değil/yerine/=/||/<> DAYANIKLI | DENGELİ | DÜZ | OTURMUŞ

( dayanıklı dengeli düz I oturmuş Kararlı değişmez )


- STABIL/STABLE[İng.] ile/değil/yerine/||/=/<> KARARLI | DEĞİŞMEZ | DENGELİ | SABİT


- STABILIZING SELECTION[İng.] ile/değil/yerine/= DENGELEYİCİ SEÇİLİM

( Doğal seçilimdeki doğal sapmalar aşırı bir boyut ve ortalama kazanırsa bunu dengeleyen mekanizma. Temel olarak, çan eğrisi biçiminde oluşan çeşitliliğin, iki ekstrem ucunun dezavantajlı olduğu durumlarda görülen seçilim tipi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- STABLE :/yerine SABİT, KARARLI


- STABLE[İng.] ile/||/<> STABLE[Fr.] ile/||/<> BESTÄNDIG[Alm.] ile/||/<> DENGELİ

( Denge durumunda olan )

( STABLE )

( STABLE )

( BESTÄNDIG )


- STADİA[İt. < STADIA] ile/değil/yerine/=/||/<> İSTADYA

( Uzakta bulunan iki noktanın arasını ölçmekte kullanılan araç )


- STADION ile ...

( 600 ayak. 185 metre. [Atina stadion'u 77,6 metredir.] )


- STADION ile ATİNA STADIONU

( 185 metre. İLE 77,6 metre. [600 ayak.] )


- STADYUM ile/||/<> STADYUM[Lat.]

( Takım oyunlarının yapılabilmesi ve seyircilerin oyunları izleyebilmesi için gerekli kuruluşları olan alan Devre safha evre )

( STADIUM )

( STADION )

( STADIUM )


- STADYUM[Lat. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> STADYUM

( Takım oyunları atletizm karşılaşmaları ve çeşitli törenlerin yapılabilmesi seyircilerin de bunları izleyebilmesi için elverişli oturma yerleri olan alan stat )


- STAGİAİRE[Fr. < STAGIAIRE] ile/değil/yerine/=/||/<> STAJYER

( Staj yapan kimse )


- STAI/STATE-TRAIT ANXIETY INVENTORY[İng.] ile/değil/yerine/= DURUM-SÜREKLİ KAYGI DÖKÜMÜ


- STAIR :/yerine BASAMAK


- STAJER değil STAJYER


- -STALSİS ile/||/<> -STASİS/-STASİA ile/||/<> SPAS- ile/||/<> SPASMO- ile/||/<> MİO-/MEİO-

( Kasılma. İLE/||/<> Durma, engelleme, tıkama. İLE/||/<> Çekme. İLE/||/<> Spazmla ilgili, istemsiz kas kasılması, spazmodik. İLE/||/<> Daha az, daha küçük, kasılmanın azalması. )


- STAMPA[İt. < STAMPA] ile/değil/yerine/=/||/<> ISTAMPA

( ıstampa resim Ağaç metal vb üzerine oyulduktan sonra bir yere basılan biçim Bu tür biçim veya resimleri basmaya yarayan kalıp damga mühür İçinde mühür damga vb ni mürekkeplemeye yarayan çuha bulunan kutu )


- STAND-BY[İng.] ile/değil/yerine/= HAZIRDA


- STANDART DİL ile/||/<> ÖLÇÜNLÜ DİL

( ölçünlü dil )


- STANDARD ADDITION METHOD[İng.] ile/değil/yerine/= STANDART EKLEME YÖNTEMİ


- STANDARD ELECTRODE POTENTIAL[İng.] / TENSION STANDARD D'UNE ÉLECTRODE[Fr.] / NORMALPOTENTIAL EINER ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= STANDART ELEKTROT POTANSİYELİ


- STANDARDLEUCHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= STANDART IŞIK KAYNAĞI


- KIYAS NESNESİ[Osm.] / STANDARD SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= STANDART NESNE


- STANDARD DEVIATION[İng.] / DÉVIATION NORMALE[Fr.] / NORMALER ABWEICHUNG, STANDARTABWEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= STANDART SAPMA


- STANDART/STANDARD[İng.] ile/değil/yerine/= ÖLÇÜNLÜ


- STANDART ile/ve/||/<> BAKIŞIM


- STANDART ile/değil/yerine/= ÖLÇÜN/LÜ


- STANDART ile/||/<> TEK BİÇİM ile/||/<> ÖLÇÜN ile/||/<> ÖLÇÜNLÜ


- STANDBY[İng. < STAND-BY] ile/değil/yerine/=/||/<> STAND-BY

( destek )


- STANHOPE LENS[İng.] / LENTILLE DE STANHOPE[Fr.] / STANHOPE-LINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= STANHOPE MERCEĞİ


- STANNANE, TIN HYDRIDE[İng.] / HYDRURE D'ÉTAIN[Fr.] / ZINNHYDRID[Alm.] ile/değil/yerine/= STANNAN, KALAY TETRA HİDRÜR


- STANNATE[İng.] ile/değil/yerine/= STANNAT


- STANTON NUMBER[İng.] / NOMBRE DE STANTON[Fr.] / STANTON-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= STANTON SAYISI


- STAPLER[İng.] ile/değil/yerine/= TEL ZIMBA, BASARDİKER


- STARK-EINSTEIN EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE STARK-EINSTEIN[Fr.] / STARK-EINSTEINSCHES ÄQUIVALENZGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= STARK EİNSTEİN EŞDEĞERLİK YASASI/DENKLEMİ


- STARTING WHISTLE[İng.] ile/||/<> BEGINNPFEIFEN[Alm.] ile/||/<> BAŞLAMA DÜDÜĞÜ

( Hakemin karşılaşmanın başladığını bildirmek üzere düdük çalması )

( STARTING WHISTLE )

( BEGINNPFEIFEN )


- STARTLE HASTALIĞI/STARTLE DISEASE[İng.] ile/değil/yerine/= İRKİLME SAYRILIĞI


- STAT[Fr. < STADE] ile/değil/yerine/=/||/<> STADYUM


- STATE BANK[İng.] ile/||/<> BANQUE D'ETAT[Fr.] ile/||/<> DEVLET BANKASI

( 1 Devletin para basma işlerinin yürütülmesinde ve yabancı ülkelerle para ilişkilerinin düzenlenmesinde yardımcı olmak üzere kurulan banka Türkiyede Merkez Bankası bu işleri yürütür 2 ABD nde birleşik devletlerden her birinin kendi yasalarına göre kurmuş olduğu banka )

( STATE BANK )

( BANQUE D'ETAT )

( STAATSBANK )

( BANCA STATALE )

( ΚΡΑΤΙΚΉ ΤΡΆΠΕΖΑ / κρατική τράπεζα )


- STATEMENT OF ACCOUNT[İng.] ile/||/<> DEKONT[Fr. < DÉCOMPTE]

( 1 Çekilen veya yatırılan para karşılığında bankanın verdiği belge 2 Kapatılan bir hesaptan yapılan indirim 3 Bir hesabın denkleştirme işlemleri yapıldıktan sonra borçlu tarafın alacaklıya ödeyeceği tutar )

( STATEMENT OF ACCOUNT )

( DÉCOMPTE )


- STATEMENT OF GENERAL CONFORMITY, STATEMENT OF GENERAL COMPLIANCE[İng.] ile/||/<> GENEL UYGUNLUK BİLDİRİMİ

( Ülke sayıştayı tarafından dış denetim raporları idare ve genel etkinlik raporları dikkate alınarak merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri için hazırlanan ve kesin hesap kanun tasarısının verilmesinden başlayarak belirli bir süre içinde yasama organına sunulan bildirim )

( STATEMENT OF GENERAL CONFORMITY, STATEMENT OF GENERAL COMPLIANCE )


- STATIC ile/||/<> KINETIC ile/||/<> ROLLING

( Henüz hareket etmeyen cismi yerinde tutan, dıştan gelen kuvvete uyup büyüyen sürtünmedir; belirli bir azami değere kadar dayanır, o aşılınca hareket başlar. @@ Kayan cisme karşı çıkan sürtünmedir; genellikle statiğin azamisinden küçük ve hızdan hemen hemen bağımsız sabit bir değerdir. Bir cismi yürütmenin başlatmaktan kolay olması bundandır. @@ Yuvarlanan cisimle yüzey arasındaki, temas bölgesinin hafif ezilmesinden doğan çok küçük sürtünmedir; üçü içinde en küçüğüdür. Tekerleğin kızaktan üstünlüğü bundandır. )

( Formül: F = μN )


- CARACTÉRISTIQUE DU VOLTAGE STATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= STATİK GERİLİM KARAKTERİSTİĞİ


- STATİK SÜRTÜNME ile/ve/||/<> KİNETİK SÜRTÜNME

( Devim/hareket öncesi nesneler arasındaki direnç. İLE/VE/||/<> Devim durumundaki nesneler arasındaki direnç. )