Yedi(7) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 37.593 başlık/FaRk ile birlikte,
37.593 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(109/152)
- PAPATYA ile PAPATYALI ile PAPATYASIZ ile PAPATYA FALI
- PAPATYA ile/değil PYRENTUM
( ... İLE/DEĞİL Zehir olarak kullanılmaktadır. )
- PAPATYA ile SARI ÇALI PAPATYASI
- PAPATYA ile/ve SIĞIRGÖZÜ
( BÂBÛNE/C ile/ve BÂBÛNE-İ GÂV [Sarı bir papatya.] )
- PAPATYA ile/ve VİRÂNE PAPATYASI/VARATİKA
- PAPATYA ile YAYLA PAPATYASI
- PAPAZ ile/ve/<>/< DİYAKOZ[Yun.]
( ... İLE/VE/<>/< Papazın yardımcısı. )
- PAPAZBURNU DALYANI :
( Rumelifener ile Garipçe arasındadır. Boğaziçine geçişleri önlemek için burada savunma amaçlı tabya inşâ edildi. Tabya'da Cami, kışlak binası, depo gibi binalar vardı. Tabyanın 1790 - 1802 yılları arasında inşâ edildiği, 1607 yılında inşaatın tamamlanarak asker sayısının arttırılmasına dair belgeden anlaşıyıyor. Tabya kalıntıları mevcuttur. )
- PAPİRUS <> KÜREK KEMİĞİ <> CEYLAN DERİSİ <> KİL TABLETLERİ
- PARA:
AKÇE ile/ve/||/<> SULTANÎ ile/ve/||/<> DUCAT ile/ve/||/<> FLORINS ile/ve/||/<> GURUS ile/ve/||/<> ŞÂHÎ
( Osmanlı'da. İLE/VE/||/<> Osmanlı'da. İLE/VE/||/<> İLE/VE/||/<> Venedik'te. İLE/VE/||/<> Macaristan'da. İLE/VE/||/<> Avrupa'da. İLE/VE/||/<> İran'da. )
- PARA AKLAMAK ile/ve/değil "VİCDAN(LAR)I/NI" "RAHATLATMAK"
- PARA BİRİMİ ile AKIM ile CURRENT ACCOUNT ile CURRENT MODE LOGİC ile GÜNCEL FİYAT ile ŞU ANDA
( CURRENCY vs. CURRENT vs. CURRENT ACCOUNT vs. CURRENT MODE LOGIC vs. CURRENT PRICE vs. CURRENTLY )
( ارز ile کنوني ile جاري ile سياله ile رايج ile حساب جاري ile منطق جرياني ile مظنه روز ile هم اکنون ile اکنون ile درحال حاضر ile در حال حاضر ile ازهم اکنون ile فعلا )
( ARZ ile KONONY ile جاري ile سياله ile RAYJ ile HASAB JARY ile MANTEGH JARYANY ile MAZNEH RUZ ile NPAM AKNON ile AKNON ile DARHAL HAZAR ile DAR HAL HAZAR ile AZEMM AKNON ile FELA )
- PARA HARCAMAK:
"SAHİP OLMAK" İÇİN ile/değil/yerine DENEYİM KAZANMAK ÜZERE
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Daha mutlu kılar. )
- PARA (SAPLANTISI) değil/yerine KİŞİ[KARDEŞ/ARKADAŞ/OLANAKSIZ/MAĞDUR]
- PARA TUTKUSU/HAMAN ile/ve ORUN/MEVKİ TUTKUSU/BELÂM ile/ve RUHBANLIK/İLÂH OLMA TUTKUSU
( KÂRUN ile/ve FİRAVUN ile/ve BELÂM )
( Emeğin sömürücüsü. İLE/VE Siyasetin zâlimi. İLE/VE Maneviyatın gaspçısı. )
- PARA ile CRUZERO
( ... @@ Para birimi. )
- PARA ile/||/<> METİKEŞ
( ... @@ Mozambik'in para birimi. )
- PARA ile RUFİYAA
( ... @@ Maldiv para birimi. )
- PARABOL ile/ve HİPERBOL
( İki bilinmeyenli denklemlerle ölçülür. İLE/VE Üç ve üzeri bilinmeyenli denklemlerle ölçülür. )
( Bir düzlemin, odak denilen sabit bir noktadan ve doğrultman denilen sabit bir doğrudan, eşit uzaklıktaki noktalarının geometrik yeri. İLE Bir düzlemin, odak denilen durağan iki noktaya uzaklıkları değişmeyen noktaların geometrik yeri olan eğri. )
( vs./and/||/<> HYPERBOLA )
- PARABOL ile PARABOLİK
- PARABOL[Fr. < Yun.] ile PARABOLOİT[Fr. < Yun.]
( Bir düzlemin, odak denilen sabit bir noktadan ve doğrultman denilen sabit bir doğrudan, eşit uzaklıktaki noktalarının geometrik yeri. İLE Odağı olmayan, yalnız bir bakışım[simetri] ekseni bulunan, ikinci dereceden yüzey. )
- PARABRAHMAN ile/||/<> PARAMARTHA ile/||/<> TATHATA ile/||/<> TATTVA
( En Yüce Gerçek. @@ Yüce Gerçek. @@ Böylesilik. Evrenin tüm zihinsel koşullanmalar aşıldıktan sonra görülebilen gerçek durumu. @@ Gerçek, Öz. )
- PARADOKS[İng. PARADOX] ile/||/<> PARALEL EVRİM[İng. PARALLEL EVOLUTION] ile/||/<> PARALOG GENLER[İng. PARALOGOUS GENES] ile/||/<> PARAMESYUM[İng. PARAMECIUM] ile/||/<> PARAMUTASYON[İng. PARAMUTATION] ile/||/<> PARAPATRİK TÜRLEŞME[İng. PARAPATRIC SPECIATION] ile/||/<> PARASEMPATİK SİNİR SİSTEMİ[İng. PARASYMPHATETIC NERVOUS SYSTEM]
( Genel bilinenene ters ya da karşı olan fakat doğru olan ifade. @@ Paralel evrim, benzer akrabalarda, benzer niteliklerin bağımsız evrimleşmesidir. @@ Bir tek genomda gen ikilenmesi ile oluşmuş ve işlevleri farklılaşmış, benzer genler. @@ Ciliates grubuna ait tek gözeli bir Protoktist. Normalde aseksüel çoğalmalarına karşın, eşleşme tiplerinin de rol oynadığı cinsel konjugasyon da yaparlar. Paramecium aurelia'nın, 16 farklı çiftleşme öbeği oluşturan 34 kalıtsal çiftleşme türü vardır. @@ İki alel arasında bir etkileşim olması sonucunda bir alel, diğerinin genetik yapısında bir değişikliğe neden olması sonucu oluşur. Epigenetik bir mekanizmadır. @@ Kesintisiz bir coğrafi bölgede yeni ekolojik konumların ortaya çıkması ile populasyon ikiye ayrılır ve türler arası etkileşim azalır. Heterezigotların az uyumlu olması nedeniyle iki topluluğun birbiriyle çiftleşmemesini avantajlı kılacak davranışlar ya da mekanizmalar seçilime uğrar. Bu farklı seçilim baskısı sonucunda meydana gelen türleşmeye denir. @@ Vücudun gergin bir durumda adrenalin algıladıktan sonra dinlenme ve sindirim gibi normal faaliyetlere dönmesini sağlayan sinir sistemidir. Vücudun enerjiyi korumasını, sindirim süreçlerinin iyileştirilmesini ve dinlenmeyi teşvik etmesini sağlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PARADOX vs. ANTINOMY
- PARAFFIN BATH[İng.] / PARAFFIN BAD[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAFİN BANYOSU
- PARAFFIN WAX[İng.] / CIRE DE PARAFFINE[Fr.] / PARAFFINWACHS[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAFİN MUMU
- PARAFFIN SCALE[İng.] ile/değil/yerine/= PARAFİN SKALA
- PARAFFIN OIL[İng.] / PARAFFIN ÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAFİN YAĞI
- PARAFİN ile PARAFİNLİ ile PARAFİNSİZ
- PARAFİNDEN YAPILMIŞ MUM ile/yerine %100 STEARİN YA DA DONYAĞI İÇEREN MUM
- PARAGNA ile/||/<> SADCİTANANDA ile/||/<> SWARGA
( Ego ile meşgul olmayan bilgi, kavrayış, bilinç, saf farkındalık. @@ Mutlak mükemmellikteki üç niteliğe sahip En Üstün Prensip. @@ Semavi âlemler. )
- PARAGNA/PRAJNA ile ...
( "Benlik" ile meşgul olmayan bilgi, kavrayış, bilinç, saf farkındalık. [Üstün bilinç durumu anlamına gelir.] )
- PARAGÖZ/LÜK ile PARAGÖZLÜ/LÜK
- PARAGRAFİ/PARAGRAPHY[İng.] değil/yerine/= YAZILI ANLATIM GÜÇLÜĞÜ
- PARACON[İng.] ile/değil/yerine/= PARAKON
- PARALAKS ile/||/<> DOPPLER METODU
( Paralaks geometrik uzaklık, Doppler radyal hız gezegen tespiti. )
( Formül: d = 1/p [pc] İLE v_r ölçümü )
( Christian Doppler tarafından 1842 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- PARALALİ/PARALALIA[İng.] değil/yerine/= HARF SÖYLEYİŞ GÜÇLÜĞÜ
- CONNECTION IN PARALLEL[İng.] / CONNEXION PARALLÈLE[Fr.] ile/değil/yerine/= PARALEL BAĞLAMA
- PARALLELSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL BAĞLANTI
- REPLICATE SAMPLES[İng.] ile/değil/yerine/= PARALEL DENEY NUMUNELERİ
- PARALLEL AXIS THEOREM[İng.] ile/değil/yerine/= PARALEL EKSEN TEOREMİ
- THÉORÈME DES AXES PARALLÈLES[Fr.] / PARALLELES-ACHSEN-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL EKSENLER TEOREMİ
- PARALEL EVREN değil ÇOKLU EVREN
( HUGH EVERETT )
- PARALEL HESAPLAMA ile/||/<> SERİ HESAPLAMA
( Paralel MPI/GPU çok işlemci, seri tek işlemci sıralı. )
( Formül: Speedup İLE sıralı )
- PARALEL VENASYON ile RETİKÜLER VENASYON
( Yaprak damarlarının koşut dizilimi. İLE Yaprak damarlarının ağsı dizilimi. )
- LAMELLA WITH PARALLEL SURFACES[İng.] / LAMELLE À FACES PARALLÈLES[Fr.] ile/değil/yerine/= PARALEL YÜZLÜ İNCE LEVHA
- LAMELLE MIT PARALLELEN OBERFLÄCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL YÜZLÜ LAM
- PARALLELEPIPED[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL YÜZLÜ
- PARALEL değil/yerine/= ENLEM/ENLEMLİ
- PARALEL ile EŞZAMANLI
( PARALLEL vs. SYNCHRONOUS )
- PARALEL ile/ve/değil/yerine/||/<> KATMANLILIK
- MUVÂZİ[Osm.] / PARALLEL[İng.] / PARALLÈLE[Fr.] / PARALLEL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL
- PARALEL ile/ve VE
( PARALLEL vs./and AND )
- PARALELLEŞTİRMEK ile PARALEL/LİK ile PARALELİST ile PARALELİZM ile PARALEL YÜZ ile PARALEL AKIM ile PARALEL KAİDESİ
- PARALEL/LİK ile BERABER/LİK
( PARALLEL/NESS vs. COOPERATION )
- PARALI SEKS ile PARAYLA SEKS
( Olabilir. İLE Olmaz! )
- PARALOJİ/PARALOGIA[İng.] değil/yerine/= YANLIŞ AKIL YÜRÜTME
- PARAMAGNETIC RELAXATION[İng.] / RELAXATION PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHE RELAXATION[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK DURULMA
- PARAMAGNETIC FARADAY EFFECT[İng.] / EFFET PARAMAGNÉTIQUE DE FARADAY[Fr.] / PARAMAGNETISCHER FARADAY-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK FARADAY ETKİSİ
- PARAMAGNETIC CRYSTAL[İng.] / CRISTAL PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK KRİSTAL
- PARAMAGNETIC SPECTRUM[İng.] / SPECTRE PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK TAYF/SPEKTRUMU
- PARAMETRE ile/değil/yerine BİLEŞEN
- PARAMETRE/LER ile/ve DİNAMİK/LER
( "PARAMETER/S" vs./and "DYNAMIC/S" )
- PARANIN:
CEPTE OLMAMASI ile/ve/değil/yerine/>< CEPTE OLMASI
( [not] THE MONEY NOT IN THE POCKET vs./and/but/>< THE MONEY IN THE POCKET
THE MONEY IN THE POCKET instead of THE MONEY NOT IN THE POCKET
)
- PARANIN:
GİTMESİ ile/ve HARCANMASI
- PARANIN İŞLEVLERİNDE:
HESAP BİRİMİ ile/ve/||/<>/> MÜBÂDELE ile/ve/||/<>/> MUHÂFAZA
- PARANIN KAYBI ile/ve/||/<> SAĞLIĞIN KAYBI ile/ve/||/<> KARAKTERİN KAYBI
( Çok da etkileyici olmayabilir. İLE/VE/||/<> Kaybımız, önemli, etkileyici ve büyük olabilir. İLE/VE/||/<> Herşeyi kaybetmiş oluruz. )
- PARANIN ...:
"KOKUSU" ile/ve/||/<> "KORKUSU"
- PARANIN "ÖNEMİ" değil/yerine/< İNSANLIK
- [ne yazık ki]
PARA/NIZ:
VARSA ile/ve/değil/yerine YOKSA
( Sadece kendiniz, kim olduğunuzu unutursunuz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Tüm dünya, kim olduğunuzu unutur. )
- Paranı söyleme! SUS!!!
- PARANLA "VEZİR", AKLINLA REZİL OLMAK
ile/değil/yerine/><
PARANLA "REZİL", AKLINLA "VEZİR" OLMAK
- PARANOYA:
ERDEM ve/||/<> AMAÇTAN UZAKLAŞMA/"SOYUTLANMA"
- PARANOYA ile KURUNTU
( PARANOIA vs. APPREHENSION )
- PARAPET[İt.] ile/= KÜPEŞTE[Yun.] ile/= KORKULUK
( Gemi küpeştesi[Yun.]. | Korkuluk. | Pencere önlerindeki dar çıkıntı. İLE/= Gemide güverte hizasında ıskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan kaplamaların oluşturduğu siper, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölüm. | Duvarların üzerine, balkon ya da pencerelerin içine çimento ve mozaik karışımı ile yapılan dolgu set. )
- PARAPRAKSİ/PARAPRAXIA[İng.] değil/yerine/= DİL-DEVİNIM SÜRÇMESİ
- PARAPSİKOLOG değil/yerine/= ÖTEUSBİLİMCİ
- PARAPSİKOLOJİ/PARAPSYCHOLOGY[İng.] değil/yerine/= FİZİK ÖTESİ "BİLGİSİ"
- PARAPSİKOLOJİ ile/||/<> PARANORMAL ile/||/<> PARAFİZİK ile/||/<> PARADİGMA ile/||/<> PARALEL ile/||/<> PARAZİT ile/||/<> PARALİMPİK ile/||/<> PARAMEDİK
(
| Parapsikoloji | Psikolojinin ötesindeki ruhsal/psişik olayları inceleyen alan. |
| Paranormal | Normalin dışında olan, açıklanamayan (örnek: hayaletler, "UFO"lar) |
| Parafizik | Fiziğin ötesindeki, fizik yasalarıyla açıklanamayan olaylarla ilgili. |
| Paradigma | Bir düşünce yapısının yanındaki örnek, model, kalıp, çerçeve. |
| Paralel | Yan yana giden, aynı doğrultuda. (matematiksel ya da mecâzî anlamda) |
| Parazit | Yanında yaşayıp zarar veren canlı. [mecâzen de "gereksiz ses vb."] |
| Paralimpik | Olimpiyatların yanında/desteğiyle düzenlenen engelli spor oyunları. |
| Paramedik | Doktorun yanında çalışan sağlık görevlisi [acil tıp teknikeri]. |
- PARASEMPATİK ile PARASEMPATİK SİNİR SİSTEMİ
- PARASEMPATİK ile/ve/||/<>/< SEMPATİK SİNİR SİSTEMİ
(
)
( ALÂKAVÎ )
- PARASIZ ile KOMİSYONCU
( BROKE vs. BROKER )
( ورشکست ile بي پول ile واسطه ile سمسار ile دلال )
( VARSHKAST ile BEY POL ile VASETEH ile SAMSAR ile DELAL )
- PARAŞÜT"[İng./Fr. < PARACHUTE]/KANOPİ[Yun. < KŌNŌPEÎON< KŌNŌPS: Cibinlik/perdeli yatak.][İng. CANOPY][Fr. CANAPÉ < Lat. CONOPEUM] değil/yerine/= KANAT/İNDİRGEÇ/"DÜŞÜRTEÇ"
- PARAŞÜT ile PARAŞÜTLÜ ile PARAŞÜTÇÜ/LÜK ile PARAŞÜT KULESİ ile PARAŞÜT BİRLİKLERİ ile PARAŞÜTÇÜ BİRLİKLER
- PARATİROİD BEZİ ile (KULAKALTI) TÜKÜRÜK BEZİ
( PARATHYROID GLAND vs. PAROTID GLAND/SALIVARY GLAND )
- PARATHYROID HORMONE, PARATHYROID, PARATHORMONE[İng.] / PARATHORMONE[Fr.] / NEBENSCHILDDRÜSEN, PARATHORMON[Alm.] ile/değil/yerine/= PARATİROİT HORMONU, PARATHORMON
- PARATVA ile ...
( Uzaklık, terkedilmişlik. )
- PARATVA >< APARATVA
( Uzaklık, terkedilmişlik. @@ Yakınlık. )
- PARAVAN[Fr. < PARAVENT] ile/ve/değil/||/<> KALKAN
- PARAVAN ile PARAVANA ile PARAVAN MENTEŞESİ
- PARAVAN[Fr. < PARAVENT] değil/yerine/= PERDE[Fars.]
( Menteşelerle birbirine bağlı birkaç parçadan oluşan ve yapılarda, bazı bölümleri ayırmakta kullanılan, katlanır, taşınır, çerçeveli perde. | Adından, yetkisinden, gücünden, kendine belirli etmeden yararlanılan kişi/kuruluş. )
- PARAVAN/A[Fr. < PARAVENT]/SEPERATÖR[İng. < SEPERATOR] değil/yerine/= AYRAÇ
( Menteşelerle birbirine bağlı birkaç parçadan oluşan ve yapılarda bazı bölümleri ayırmakta kullanılan, katlanır, taşınır çerçeveli perde. | Adından, yetkisinden, gücünden kendisine belirli etmeden yararlanılan [kişi ya da kuruluş]. )
- PARAYI, MEZARA GÖTÜREN >< PARANIN, MEZARA GÖTÜRDÜĞÜ
( Yoktur. >< Çoktur. )
- ENTSTÖRGERÄT, ENTSTÖRVORRICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT GİDERİCİ
- PARASITENÄTZENDES MITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT ÖLDÜRÜCÜ
- OSCILLATION PARASITE[Fr.] / PARASITÄRE SCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT SALINIM
- PARASITIC OSCILLATIONS[İng.] ile/değil/yerine/= PARAZİT SALINIMLAR
- PARAZİT[Fr. < Yun.] değil/yerine/= (")ASALAK(")
( Asalak. | Radyo yayınına karışan yabancı ses. | Başkalarının sırtından geçinen kişi. )
- PARAZİT ile DİL PARAZİTİ
( ... cum CYMOTHOA EXIGUA )
- PARASITE[İng.] / PARASITE[Fr.] / PARASITÄ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT
- PARAZİT ile SAPROFİT
( Canlı konakçıdan beslenen organizma. İLE Ölü organik nesnelerden beslenen organizma. )
- PARÇA ile/ve/değil/||/<>/< BİLEŞEN
- PARÇA ile PARÇALI ile PARÇALI ile PARÇALANMIŞ
( FRAGMENT vs. FRAGMENTAL vs. FRAGMENTARY vs. FRAGMENTED )
( تکه ile خرده ile ريز شده ile پاره پاره ile جزء جزء ile ريز کردن )
( TAKEH ile KHARDEH ile RYZ SHODEH ile PAREH PAREH ile جزء جزء ile RYZ KARDAN )
- PARTICLE FLUX DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK AKISI YOĞUNLUĞU
- PARTICLE LENS[İng.] / LENTILLE À PARTICULES[Fr.] / TEILCHENLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK MERCEĞİ
- ZERRE[Osm.] / PARTICULE[İng.] / PARTICULE[Fr.] / PARTIKEL, TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK, TANECİK
- PARÇALAMA ile DAĞITMA
- PARÇALAMAK ile PARÇALANMAK ile PARÇALATMAK ile PARÇALAYABİLMEK ile PARÇA ile PARÇACI/LIK ile PARÇALI ile PARÇA BÖLÜK ile PARÇA PARÇA ile PARÇA BAŞINA ile PARÇA PÜRÇÜK ile PARÇA BOHÇASI ile PARÇALI BOHÇA
- CRACKING PATTERN[İng.] / MODÈLE DE CRACKING[Fr.] / KRACKING MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇALANMA DESENİ
- PARÇALANMA ile/ve/> ÇOĞALMA
( TO BREAK INTO PIECES vs./and/> INCREASE )
- PARÇALANMA ile/ve/değil/yerine DAĞILMA
( [not] TO BREAK INTO PIECES vs./and/but TO DISPERSE
TO DISPERSE instead of TO BREAK INTO PIECES )
- PARÇALANMAK ile PARÇALANMIŞ ile İLGİSİZLİK ile İLGİSİZ ile İLGİSİZLİK
( DISINTEGRATE vs. DISINTEGRATED vs. DISINTEREST vs. DISINTERESTED vs. DISINTERESTEDNESS )
( متلاشي کردن ile متلاشي شدن ile متلاشي ile بيعلاقه شدن ile بيطمع ile بيغرضانه ile بي اشتياق ile سست سغبت ile بي علاقه ile بي علاقگي )
( MOTELASHY KARDAN ile MOTELASHY SHODAN ile MOTELASHY ile BEYALAGHEH SHODAN ile بيطمع ile بيغرضانه ile BEY ESHTYEGH ile SOST SOGHBAT ile BEY ALAGHEH ile BEY ALAQGY )
- PARÇALARDA, PARÇAYI/LARI GÖRMEK ile/değil/yerine PARÇALARDA, BÜTÜNÜ GÖRMEK
( TO SEE THE PIECES/S ON PIECES vs. TO SEE THE INTEGRITY ON PIECES )
- PARÇALI YAPRAK = VARAK-I MÜNKASİM = FEUILLE DIVISÉE
- PARÇALI YAPRAK = VARAK-I MÜREKKEBE = FEUILLE COMPOSÉE
- PARÇALI/LIK ile/değil AYRI/LIK
- PARÇA(NIN) SAPTA(N)MASI/KABULÜ ile BÜTÜN(ÜN) SAPTA(N)MASI/KABULÜ
( TO DETERMINE/ACCEPTANCE THE PIECE vs. TO DETERMINE/ACCEPTANCE THE ENTIRE/WHOLENESS )
- PARÇASI OLMAK ile/||/<> İÇİNDE OLMAK ile/||/<> İÇERMEK
- PARÇASI OLMAK ile/yerine/değil UZANTISI OLMAK
( [not] TO BE PART OF vs./but TO BE EXTENSION
TO BE EXTENSION instead of TO BE PART OF )
- PARÇAYI ZİKR-BÜTÜNÜ KASIT ile BÜTÜNÜ ZİKR-PARÇAYI KASIT
- PARDESÜ[Fr.] ile CÜPPE[Ar.]
( Serin havalarda, giysilerin üzerine giyilen ince üstlük. İLE Hukukçuların, bilimteylerde, belirli bir aşamaya ulaşmış bilimkişileri, dinadamlarının giysi üzerine giydikleri, uzun yenleri geniş, düğmesiz giysi. )
( Mİ'TAF ile CÜBBE )
- PARDÖSÜ ile PARDÖSÜLÜ ile PARDÖSÜSÜZ
- PARENDE/PARANDE" değil PERENDE[Fars.]
( Havada çark gibi dönerek atılan takla. )
- PARENKİMA = NESC-İ HÜCREVÎ = TISSU CELLULAIRE
- PARENT :/yerine EBEVEYN
- PAREZİ/PARESIS[İng.] değil/yerine/= HAFİF FELÇ
- PARCHMENT[İng.] ile/değil/yerine/= PARGÓMEN
- PLASTER OF PARIS[İng.] ile/değil/yerine/= PARİA PLASTERİ
- PARILTI ile IŞILTILI ile IŞILTILI
( GLITTER vs. GLITTERING vs. GLITTERY )
( براق شدن ile سوسو ile زرق و برق ile برق زدن ile سوسو زدن ile تلالو ile سوسوزن ile پر تلالو )
( BARAGH SHODAN ile SOSO ile ZARGH VE BARGH ile BARGH ZADAN ile SOSO ZADAN ile TALALO ile SOSOZAN ile PAR TALALO )
- PARILTI ile ÖFKELİ ile PARLAK ile ATEŞ BÖCEĞİ
( GLOW vs. GLOWER vs. GLOWING vs. GLOWWORM )
( نگاه سوزان کردن ile تافتن ile تاب آمدن ile مشتعل بودن ile تابيدن ile نگاه خيره ile پر جلا ile شب تاب ile کرم شب افروز ile کرم شو تاب )
( NEGAH SOZAN KARDAN ile TAFTAN ile TAB AMADAN ile MOSHTEL BODAN ile TABYDAN ile NEGAH KHYRAH ile پر جلا ile SHAB TAB ile KARAM SHAB AFRUZ ile KARAM SHO TAB )
- PARILTI ile PARILTI
( GLIM vs. GLIMMER )
( نور شمع ile کور کوري کردن ile سوسو زدن ile درک اندک ile نور کم ile کورکوري کردن )
( NOR SHAM ile KOR KORY KARDAN ile SOSO ZADAN ile DARK ANDAK ile NOR KAM ile KORKORY KARDAN )
- PARILTI ile PARILTILI ile PARILTISIZ
- PARİPİNNAT YAPRAK = VARAK-I RÎŞÎ-İ TEV'EMÎ = FEUILLE CONJUGUÉE, FEUILLE PARIPENNÉE
- PARİYETAL KAPAK[İng. PARIETAL OPERCULUM] ile/||/<> PARİYETAL LOB[İng. PARIETAL LOBE] ile/||/<> SYLVİAN OLUĞU[İng. SYLVIAN FISSURE]
( Beyinde, Sylvian oluğunun üstünü kapatan pariyetal lob bölgesidir. İkincil dokunma bölgesini içerir. @@ Uzaysal duyular ve yönelimleri kontrol eden beyin bölgesidir. Dokunma bölgesini ve görsel bölgenin arka kısmını içerir. Cisimlerin görsel manipülasyonunda, soyutlanmasında ve hayal gücünde görev alır. @@ Beyinde, frontal (ön) lob ile pariyetal lob kısımlarını birbirinden ayıran hattın adıdır. Kısımların göreceli büyüklüğünü göstermesi açısından önemlidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PARK ÇEŞMESİ :
( Sarıyer'de Vapur iskelesi yanındaki Mehmet Akif Ersoy Parkı'nın içindedir.1987 yılında Türkiye Gazetesi tarafından yaptırılmıştır. Mermerden yapılmıştır, kubbelidir ve kubbe üzerinde alemi vardır. Köşeli çeşmenin her köşesinden musluğu vardır. Firdola mermer yalağı vardır. )
- PARKE[Fr. PARQUET] değil/yerine/= SAVCI
( Eskiden, hakim kürsüsünden aşağıda ve yerde oturmaları nedeniyle savcılara, parke adı verilirmiş. )
- PARKING :/yerine PARK YERİ
- PARKINSON DISEASE[İng.] ile/değil/yerine/= PARKİNSON HASTALIĞI
- PARLAK ile/||/<> ARJANTE[Fr.]
( ... İLE/||/<> Gümüş gibi parlak. )
- PARLAK ile PARLAK GÖZLÜ ile PARLAK İŞARET ile AYDINLATMAK ile PARLAKLIK ile PARLAK ÇALIŞMA
( BRIGHT vs. BRIGHT EYED vs. BRIGHT SIGN vs. BRIGHTEN vs. BRIGHTNESS vs. BRIGHTWORK )
( زرنگ ile آفتابي ile پرنور ile شارق ile نور بخش ile فروزان ile منور ile درخشان ile نوراني ile دلباز ile زاغ ile مهر منير ile درخشان کردن ile زرنگ کردن ile درخشان شدن ile سناء ile درخشاني ile فروغ ile فروزندگي ile نورانيت ile روشني ile جلا کاري )
( ZARANG ile AFTABY ile PARNOR ile شارق ile NOR BAKHSH ile FOROZAN ile MONOR ile DARKHSHAN ile NORANY ile DELBAZ ile ZAGH ile مهر منير ile DARKHSHAN KARDAN ile ZARANG KARDAN ile DARKHSHAN SHODAN ile سناء ile DARKHSHANY ile FOROGH ile FORUZANDEGY ile NORANYT ile روشني ile JALA KARY )
- BRIGHTNESS FACTOR[İng.] / FACTEUR DE LUMINOSITÉ[Fr.] / HELLIGKEITSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PARLAKLIK ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ
- PARLAMA ile ALEVLENME
( İŞTİAL: Tutuşma, parlama, alevlenme. )
- PARLAMA ile ALEVLENMEK
( FLARE vs. FLARE UP )
( باشعله نامنظمسوختن ile زبانه کشي ile شعله زني ile شعله ile غضب ناگهاني ile بالا گرفتن )
( BASHOLEH NAMANZAMSOKHTAN ile ZABANEH KESHY ile SHOLEH ZANY ile SHOLEH ile GHZAB NAGEHANY ile BALA GARAFTAN )
- PARLAMA ile ÇÖKME
- PARLAMA ile PARLAMA NOKTASI
- PARLAMENTO ile/ve/||/<> AMERİKA YENİ KUVVETLER AYRILIĞI
- PARMAK ile/||/<> ÖRÜMCEK PARMAK/ARAKNODAKTİLİ
- PARMAK/LIK ile PARMAKLAMAK ile PARMAK PARMAK ile PARMAKLI ile PARMAKSIZ ile PARMAK İZİ ile PARMAK ADAM ile PARMAKLIKLI ile PARMAK ÇOCUK ile PARMAK ÜZÜMÜ ile PARMAKLIKSIZ ile PARMAK HESABI ile PARMAK TATLISI ile PARMAK ALFABESİ
- PARMAKSI PARÇALI YAPRAK = VARAK-I ISBI'Î = FEUILLE DIGITÉE
- PARS ile ANADOLU PARSI
(
)
( ... İLE Bu ırk, Andolu’da yaklaşık 40 yıl öncesine kadar yaşamını sürdürmekteydi. Yaşamları, yaklaşık 20 yıl kadardı. Son üyenin, 1974’te, Beypazarı’nda vurulduğu kabul edilmektedir. )
( FELIS PARDUS vs. PANTHERA PARDUS TULLIANA )
- PART-TIME[İng.] değil/yerine/= YARI ZAMANLI
- PART TİME[İng.] değil/yerine/= YARI ZAMANLI
- part vic.[Lat. < PARTIBUS VICIBUS] değil/yerine/= BÖLÜNMÜŞ DOZLARLA
- PARTIAL DERIVATIVE ile/||/<> TOTAL DERIVATIVE
( Partial ∂f/∂x tek değişken, total df/dx tüm değişkenler. )
( Formül: Single variable İLE all variables )
- PARTICIPATION :/yerine KATILIM
- PARTICLE PHYSICS[İng.] değil/yerine/= PARÇACIK FİZİĞİ
( Parçacık fiziği ya da yüksek enerji ve plazma fiziği, atom altı parçacıkları inceleyen bilim dalıdır.[1] Daha kapsamlı bir ifadeyle parçacık fiziği; baryonlar, mezonlar, kuarklar, leptonlar ve bozonlar gibi atom altı parçacıkları, ve bu parçacıkların yapılarını ve özelliklerini inceler. Bilindiği üzere, 20. yüzyılın başlarında bilim insanları en küçük yapı taşının atom olduğunu düşünüyorlardı. Yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda atom çekirdeğinin +1 yüklü protonlar ile yüksüz nötronlardan oluştuğu, çekirdeğin etrafında ise negatif yüklü elektronların bulunduğu anlaşıldı.[2] Daha sonrasında Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC) gibi elektrik alanlar ve manyetik alanlar kullanılarak yapılan parçacık hızlandırıcılar sayesinde birçok yeni parçacık daha keşfedildi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PARTICULAR vs. SPECIAL
- PARTICULAR :/yerine BELİRLİ
- PARTNER ile KAVALYE
- PARTNER :/yerine ORTAK, PARTNER
- PARTON MODEL[İng.] / MODÈLE DES PARTONS[Fr.] / PARTON-MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARTON ÖRNEKÇESİ/MODELİ
- PARTZ CELL[İng.] ile/değil/yerine/= PARTZ GÖZESİ/HÜCRESİ
- PAS ile PASO ile PAS RENGİ ile PAS MANTARI ile PAS MANTARIGİLLER
- PASAKLI/LIK, ÇAPAÇUL ile/ve/değil DAĞINIK/LIK
- PASAKLILIK ile/ve/değil/||/<>/< KENDİNE GÖRELİK
- PAŞALAR DAİRESİ :
( Kasr - ı Hümayün'ün kuzey doğusundadır. Bu bina Maslak Kasırları binalarını korumakla görevliler için yaptırıldığı sanılmaktadır. )
- PASAPORT[Fr.] ile PASAVAN[Fr.]
( Yabancı ülkelere gidecek olanlara, yetkili kurumca verilen, yabancı ülke yetkililerinin kimlik incelemesinde geçerli olan belge. İLE Türkiye Cumhuriyet ile sınırları olan ülkelerin, sınır bölgeleri içinde oturan Türk vatandaşlarına serbestçe gidip gelmeleri için verilen belge. )
- PASCAL İLE TORRİCELLİ İLE ARCHİMEDES ile/||/<> AKIŞKAN PRENSİPLERİ
( Temel hidrostatik yasalar. )
( Formül: F = ρVg )
- PASCALSCHES PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCAL İLKESİ
- PASCAL ÜÇGENİ ile/||/<> FİBONACCİ SPİRALİ
( Pascal binom katsayıları, Fibonacci altın oran spirali )
( Formül: (n choose k) = n!/(k!(n-k)!) İLE φ = (1+√5)/2 )
( Leonardo Fibonacci tarafından 1202 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1170-1250) (Ülke: İtalya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Fibonacci dizisi, Arap rakamlarını Avrupa'ya tanıtma) )
- PASCAL UÇURUMU ile/ve ASTRONOT SENDROMU ile/ve SİMURG SENDROMU
- PASCHEN-BACK EFFECT[İng.] / EFFET PASCHEN-BACK[Fr.] / PASCHEN-BACK-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCHEN-BACK ETKİSİ
- PASCHEN SERIES[İng.] / SÉRIES DE PASCHEN[Fr.] / PASCHEN REIHE, PASCHEN-SERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCHEN DİZİLERİ
- PASCHEN-PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCHEN İLKESİ
- PASCHEN'S LAW[İng.] / LOI DE PASCHEN[Fr.] / PASCHENSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCHEN YASASI
- PÂSEK[Fars.] ile PÂ-SENG/PÂR-SENG[Fars.]
( Esneme/esneyiş. İLE Teraziyi denkleştirmek için kefesine konulan şey. )
- PASİF-AGRESİF/PASSIVE-AGGRESSIVE[İng.] değil/yerine/= EDİLGEN-SALDIRGAN
- PASSIVE IMMUNIZATION[İng.] / PASSIFI IMMUNISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= PASİF AŞILAMA
- COMPOSANT PASSIF[Fr.] / PASSIVE KOMPONENTE[Alm.] ile/değil/yerine/= PASİF BİLEŞEN
- PASSIVE METAL[İng.] / PASSIF MÉTAL[Fr.] / PASSIV METALL[Alm.] ile/değil/yerine/= PASİF METAL
- PASİF/PASSIVE[İng.] değil/yerine/= EDİLGEN
- PASİF değil/yerine/= ÇEKİNİK
- PASİF değil/yerine/= EDİLGEN
- PASİF değil/yerine/= EDİLGEN/EDİLGİN
- PASİFİK OKYANUSU:
MALENEZYA ile/ve/<> MİKRONEZYA ile/ve/<> POLONEZYA
( Dumont d'Ureille adlı bir denizci, 1827 yılında bu coğrafyaya ulaşmayı başarmıştır. Pasifik Okyanusu'nu bu 3 bölgeye ayırmıştır. )
- PASİFİK OKYANUSU'NUN ile ...
( Belleği yoktur. [Meksika'lıların deyişi] )
- PASİFİK SOMONLARI ile ATLANTİK SOMONLARI
( Yumurtladıktan sonra ölürler. İLE Yumurtladıktan sonra yaşamlarına devam ederler. )
- PASSIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= PASİFİK
- PASİFLEŞMEK ile PASİFLEŞTİRMEK ile PASİF/LİK ile PASİF KORUNMA
- PASSIVE[İng.] ile/değil/yerine/= PASİT
- PASCAL.SECOND[İng.] / PASCAL.SECONDE[Fr.]PASCAL-SEKUNDE[Alm.] ile/değil/yerine/= PASKAL.SANİYE
- PASPAL[Yun.] ile PESPÂYE[Fars. PEST-PÂYE] ile PEJMURDE[Fars. < PİJMURDE]/SALAŞ
( Çok kepekli un. | Bakımsız, dağınık, pis. İLE Alçak, aşağılık. İLE Eski püskü, yırtık. | Dağınık, perişan. )
- PASSAGE :/yerine GEÇİT
- PASSION vs. LUST
- PASSION :/yerine TUTKU
- PASSION vs./and ATTITUDE
- PASSIVE SCAVENGING[İng.] değil/yerine/= PASİF LEŞÇİLLİK
( Başka bir yırtıcı tarafından öldürülen ya da doğal nedenlerle ölen hayvanın gövdesinden leş yeme. Ölü hayvan gövdesine daha önce başka yırtıcıların ulaşması, yırtıcılarla avın türü ve büyüklüğüne bağlı olarak (et, ilik, beyin gibi) farklı kaynak miktarı ve çeşitliliği gösterebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PASTE, SLURRY[İng.] / PÂTE, BARTOBINE, PATÉ[Fr.] / PASTE, TONSCHLAMM, DICKSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= PASTA, BULAMAÇ
- PASTA ile PASTAL ile PASTAV ile PASTACI/LIK ile PASTALI ile PASTA KALIBI ile PASTAV MAKİNESİ
- PASTANE ile PASTANECİ/LİK
- PASTEUR DÖNEMİ MİKROBİYOLOJİ ile/||/<> MODERN MOLEKÜLER MİKROBİYOLOJİ
( Pasteur dönemi mikroskop ve kültür kullanır İLE modern mikrobiyoloji DNA dizileme ve moleküler teknikler kullanır. Pasteur morfoloji ve fizyoloji inceledi İLE modern dönem genetik ve moleküler mekanizmalar çalışır. Pasteur mikrobiyolojinin temelini attı İLE günümüz teknolojisi derinlemesine anlama sağlar. )
( Louis Pasteur tarafından 1860 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1895) (Ülke: Fransa) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: Mikrop teorisi, pastörizasyon, aşı geliştirme (kuduz, şarbon), spontan üreme teorisini çürüttü, fermantasyon süreçlerini açıkladı, antisepsi kavramını tıbba kazandırdı) )
- PASTEUR P. LOUIS[İng.] / PASTEUR P. LOUIS[Alm.] ile/değil/yerine/= PASTEUR P. LOUİS
- PASTIRMA/LIK ile PASTIRMACI/LIK ile PASTIRMALI ile PASTIRMA YAZI ile PASTIRMALI YUMURTA
- PASTEURIZED MILK[İng.] / LAIT PASTEURISÉ[Fr.] / PASTEURISERTE MILCH[Alm.] ile/değil/yerine/= PASTÖRİZE EDİLMİŞ SÜT
- PATALYA[İt.] ile DİNGİ
( İki küreği de bir kişi tarafından çekilen, birden üç çifteye kadar olan savaş gemisi sandalı. İLE Çifte kürekli, küçük patalya. )
- PATATES/HAVUÇ ile MANYOKA
- PATATES ile KRALİYET PATATESİ
( ... İLE Jersey Adası'nın, ünlü, küçük ve lezzetli patatesleri. )
- PATATES ile PATATESLİ ile PATATESÇİ/LİK ile PATATES SUFLE ile PATATES BÖCEĞİ ile PATATES PÜRESİ ile PATATES KÖFTESİ ile PATATES ÇORBASI ile PATATES SALATASI
- PATATES ve/ne yazık ki/> SOLANİN
( Kimyasal Tehlike: Solanin:
Patateslerin filizlenmesiyle birlikte, özellikle filizlerin ve yeşil renkli bölümlerin oluştuğu bölgelerde "solanin" adlı toksik bir alkaloid üretimi artar. Solanin, sinir sistemi üzerinde olumsuz etkiler yapabilir ve mide bulantısı, kusma, ishal gibi belirtilere yol açabilir. Bu nedenle, filizlenmiş ve yeşillenmiş patateslerin tüketimi önerilmez.
Patatesin Filizlenme Nedenleri:
Patatesler, doğal bir depolama sürecinin parçası olarak filizlenir. Filizlenme, patatesin sıcaklık, ışık ve nem gibi çevresel koşullara maruz kaldığında oluşur. Bu koşullar, patateslerin büyüme hormonlarını[giberellinler] etkinleştirerek filizlenme sürecini başlatır.
Patatesi Saklama Koşulları
Patatesler, 4 - 10°C arasında, serin ama donma noktasının üzerinde saklanmalıdır.
Orta derecede nemli bir ortam tercih edilmelidir. Aşırı nem, çürümeye neden olabilir.
Patatesler karanlık bir ortamda saklanmalıdır. Işık, klorofil üretimini artırarak patateslerin yeşillenmesine ve solanin üretimine yol açar.
Patateslerin saklandığı alan iyi hava almalı, plastik torbalar yerine delikli kutular ya da bez torbalar yeğlenmelidir. )
- PATATES ile TATLI PATATES
( POTATO vs. YAM/SWEET POTATO )
( SOLANUM TUBEROSUM cum IPOMOEA BATATAS )
- PATCH CLAMP ile/||/<> TIRF ile/||/<> SUPER-RESOLUTION ile/||/<> TEK MOLEKÜL TEKNİKLERİ
( Biyolojik sistemlerde hassas ölçüm. )
( Formül: I = g(V-E) )
- PATCH[İng.] değil/yerine/= YAMALIK
- PATCHOULI ALCOHOL[İng.] / ALCOHOL DE PATCHOULI[Fr.] ile/değil/yerine/= PATCHOLİ ALKOLÜ
- PATCHOULI OIL[İng.] / ESSENCE DE PATCHOULI[Fr.] ile/değil/yerine/= PATCHOLİ YAĞI
- PATCHHOUL ALKOLOL[Alm.] ile/değil/yerine/= PATÇULİ ALKOLÜ
- PATSCHÜLÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= PATÇULİ YAĞI
- PATEN ile PATENT ile PATENCİ/LİK ile PATENT HAKKI ile PATENT DAMGASI
- PATENT YELLOW[İng.] / JUINE DE PATENTE[Fr.] / PATENT GELB[Alm.] ile/değil/yerine/= PATENT SARISI
- PATENT[İng.] değil/yerine/= AÇIK | BULUŞ BELGESİ
- PATENT[İng.] / BREVENT[Fr.] / PATENT[Alm.] ile/değil/yerine/= PATENT
- PATENT ile YARARLI/FAYDALI MODEL ile TASARIM
( )
- PATERA PROCESS[İng.] / TRAITER DE PATERA[Fr.] / PATERA BEHANDELN[Alm.] ile/değil/yerine/= PATERA İŞLEMİ
- PATERJİ TESTİ POZİTİFLİĞİ ile/||/<> DERİ AŞIRI DUYARLILIK TESTİ
( Paterji testi iğne batırma sonrası papül oluşumu İLE deri aşırı duyarlılık testi allerjen reaksiyonudur. Paterji Behçet hastalığına özgü İLE alerji testi spesifik antijenlere yanıt gösterir. Paterji nötrofil aşırı yanıtı İLE alerji IgE aracılı reaksiyondur. )
( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )
- PATERN ANALİZ/PATTERN ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= ÖRÜNTÜ ÇÖZÜMLEME
- PATERNAL[İng.] değil/yerine/= BABADAN/ATADAN
- PATETES değil PATATES
- PATIENCE vs./and HARMONY
- PATIENCE/FORBEARANCE instead of EXPECTATION
- PATIENT :/yerine HASTA, SABIRLI
- PATİK ile GANİMET
( BOOTIES vs. BOOTY )
( غنايم ile غنيمت ile غارت )
( GHENAYM ile GHENYMAT ile GHART )
- PATİK ile PATİKA ile PATİKLİ ile PATİKSİZ
- PATİNAJ[Fr.] ile ...
( Patenle kayma eylemi. | Yolun kaygan olması dolayısıyla tekerlekler dönmeksizin bir taşıtın kayması ya da tekerleklerin dönmesine karşın taşıtın ilerleyememesi. İLE ... )
- PATİNAJ ile PATİNAJ ZİNCİRİ
- PATIRTI ile GÜMBÜRTÜ
- PATIRTI ile PATIRTILI ile PATIRTISIZ
- PATİSKA[Baptiste de Cambrai'nin adından] ile/<> NANSUK
( Çoğu pamuktan dokunmuş sık ve düzgün bez. | Bu bezden yapılmış olan. İLE Bir tür, ince, sık dokunmuş patiska. )
- PATLADI ve/||/<>/> ATLADI
( Lastik. VE/||/<>/> Sürücü. )
- PATLAK ile PIRTLAK
( ... İLE Dışarı fırlamış. | Kolayca kabuğundan dışarı çıkabilen. )
- PATLAK ile PÖRTLEK
- PATLAMA ile PATLAMALI
- PATLAMA ile PATLAYICI ile PATLAYICILAR
( EXPLOSION vs. EXPLOSIVE vs. EXPLOSIVES )
( احتراق ile وقوع انفجار ile ترکيدن ile انفجار ile انفجاري ile منفردا ile مواد منفجره )
( EHTARAGH ile VAGHU ENFEJAR ile TARKYDAN ile ENFEJAR ile ENFEJARY ile منفردا ile MOVAD MONFAJREH )
- PATLAYABİLİR ile PATLAMAK ile PATLADI ile PATLAYAN
( EXPLODABLE vs. EXPLODE vs. EXPLODED vs. EXPLODING )
( منفجره ile منفژره ile انفجار کردن ile ترکيدن ile منفجر کردن ile منفجر شده ile منفجر )
( MONFAJREH ile MONFEZHEREH ile ENFEJAR KARDAN ile TARKYDAN ile MONFAJR KARDAN ile MONFAJR SHODEH ile MONFAJR )
- PATLAYANA KADAR ile/değil/yerine DOYANA/DOYACAK KADAR
- BLASTING GELATINE[İng.] / GELATINE EXPLOSIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= PATLAYICI PLASTİK
- PATLICAN ile BİRECİK PATLICANI
- PATLICAN ile BOSTAN PATLICANI
( ... İLE Az çekirdekli, iri, yuvarlak/topak ve oval bir patlıcan türü. )
- PATLICAN ile İTÜZÜMÜ/KÖPEKÜZÜMÜ
( ... İLE Patlıcangillerden, bazı ilaçların yapımında kullanılan bir bitki. )
( ... cum SOLANUM NIGRUM )
- PATLICAN ile/ve/<> MUSAKKA
( ... İLE/VE/<> Ufak parçalar biçiminde doğranmış sebzelerin, soğanla pişirilmesiyle yapılan bir yemek. )
- PATOGENEZ/PATHOGENESIS[İng.] değil/yerine/= SAYRILIK GELİŞİM SÜRECİ
- PATOJEN MİKROORGANİZMA ile/||/<> KOMMENSAL MİKROORGANİZMA
( Patojen hastalık yapan mikroorganizma İLE kommensal zararsız yaşayan mikroorganizmadır. Patojen vücuda zarar verir İLE kommensal hatta faydalı olabilir. Pasteur patojenleri tanımladı İLE bağırsak mikrobiyotasının çoğu kommensaldir. )
( Louis Pasteur tarafından 1860 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1895) (Ülke: Fransa) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: Mikrop teorisi, pastörizasyon, aşı geliştirme (kuduz, şarbon), spontan üreme teorisini çürüttü, fermantasyon süreçlerini açıkladı, antisepsi kavramını tıbba kazandırdı) )
(1996'dan beri)