Beş(5) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 46.157 başlık/FaRk ile birlikte,
46.157 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(89/186)
- ESSENCE DE GENIÉVRE[Fr.] / WACHHOLDERÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= JUNİPER, JUNİPER TOHUM YAĞI
- JÜRİ[Fr. < İng.] değil/yerine/= KURUL/SEÇİCİ KURUL
( Seçiciler kurulu, seçici kurul. | Yargıcılar kurulu. )
- RÈGLE DE JURIN[Fr.] / JURIN-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= JURİN KURALI
- JURISPRUDENCE = FIKIH
( FIKIH )
- JUS COGENS ile/ve/||/<> OBLIGATIO ERGA OMNES ile/ve/||/<> OPINIO JURIS
( Hukukta en üst kurallar. İLE/VE/||/<> Uluslararası hukuk açısından, devletlerin uymakla ve gözetmekle yükümlü olduğu kurallar. | "Herkese karşı hak". İLE/VE/||/<> Davranışın, bir hukukî zorunluluk oluşturduğunun kanaati. | Devletlerin, bir uygulamasının, örf ve âdet hukuku kuralı durumuna "ge(tiri)lmesi". | Devletlerin, işlem ve eylemlerinin, hukukî olması zorunluluğu. )
- JUS INTER GENTES and JUS CIVILE and JUS COGENS and JUS GENTIUM and JUS NATURALE and JUS SANGUINES and JUS SOLI
- JUSTICE vs. MERCY
- JUSTIFY :/yerine HAKLI ÇIKARMAK
- K ACID[İng.] / K ACIDE[Fr.] / K LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= K ASİT
- K-LINE[İng.] / RAIE K[Fr.] / K-LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= K ÇİZGİSİ
- K LINE[İng.] / K LIGNE[Fr.] / K ELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= K HATTI
- K-SHELL[İng.] ile/değil/yerine/= K KABUĞU
- K/L RATIO[İng.] / K/L-VERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= K/L ORANI
- K-MESON[İng.] / MÉSON K[Fr.] / K-MESON[Alm.] ile/değil/yerine/= K MEZONU
- K SPECTRUM[İng.] / K SPECTRE[Fr.] / K SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= K TAYFI/SPEKTRUMU
- KAABE KAVSEYN -ile
( İki yay, iki kaş arası. )
- KAAN, HAKAN :
( Refah partisinde siyaset yaptı. 1994/1999 döneminde Refah Partisi Listesinden seçime girdi ve Sarıyer Belediye Meclisine üye seçildi. )
- EMPIRICAL FORMULA[İng.] / FORMULE EMPIRIQUE, FORMULE BRUTE[Fr.] / EMPIRISCHE FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KABA/AMPİRİK FORMÜL
- Kaba değil argo KONUŞ!!! -değil
- KABA OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KİTABIN ORTASINDAN KONUŞMAK
- KABA ile/değil/yerine ENGİN
- KABA ile/ve/||/<>/> KUBAT
( ... İLE/VE/||/<>/> Kaba, biçimsiz. | Davranışları kaba olan. )
- KABACA ... değil/yerine ANA AKIŞI İÇİNDE ...
- KABAHAT, ...:
SENDE ile/ve/değil/yerine/ne yazık ki/||/<>/< SENİ SEVENDE
- KABAK GİBİ ile/ve/||/<> TABAK GİBİ
- KABAK ile ARMUT KABAĞI
( Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki. | Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılan ürünü. | Kabak kemane. | Ham, tatsız kavun, karpuz. | Tüysüz, dazlak. | Dişleri aşınarak yüzeyi düzleşmiş olan taşıt lastiği. | Bilgisiz, görgüsüz, kaba. | Kısa boynuzlu hayvan. İLE Ürünü, armut biçiminde olan bir süs kabağı. )
( CUCURBITA cum ... )
- KABAK ile ASMA KABAĞI
( Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki. İLE Kabakgillerden, sürüngen ya da sarılgan, mevsimlik bir tür kabak. | Bu kabağın ince uzun, sebze olarak kullanılan ürünü. )
( CUCURBITA cum LAGENERIA VULGARIS )
- KABAK ile BALKABAĞI/HELVACIKABAĞI/KESTANEKABAĞI
( Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki. | Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılan ürünü. | Kabak kemane.Ham, tatsız kavun, karpuz. | Tüysüz, dazlak. | Dişleri aşınarak yüzeyi düzleşmiş olan taşıt lastiği. | Bilgisiz, görgüsüz, kaba. | Kısa boynuzlu hayvan. İLE Kabakgillerden, tatlısı yapılan, dışı boz, içi sarı renkli, iri bir kabak türü. )
( SQUASH vs. PUMPKIN, WINTER SQUASH )
( CUCURBITA cum CUCURBITA MAXIMA/PEPO )
- KABAK ile İTHIYARI/ACIHIYAR/ACIELMA/EBUCEHİLKARPUZU
( ... İLE Kabakgillerden, elma büyüklüğündeki meyvesi çok acı ve iç sürdürücü bir bitki. )
( ... cum CITRULLUS COLOCYNTHIS )
- KABAK ile JACKFRUIT
( ... İLE Tayland'da yetişen, iri kabağa benzeyen bir meyve.[Dünya üzerinde ağaçta yetişen en büyük meyvedir.] )
- KABAK ile SAKIZKABAĞI
( CUCURBITA cum CUCURBITA PEPO )
- KABAK ile SU KABAĞI
( Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki. | Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılan ürünü. | [müzik] Kabak kemane. | Ham, tatsız (kavun, karpuz). | Tüysüz, dazlak. | Dişleri aşınarak, yüzeyi düzleşmiş olan (taşıt lastiği). | Bilgisiz, görgüsüz, kaba. | Kısa boynuzlu hayvan. İLE Kabakgillerden, alt bölümü şişkin, birçok yerde kurutulup su kabı olarak kullanılan, bir tür asma kabağı, kantar kabağı. )
( CUCURBITA cum LAGENARIA VULGARIS )
- KABAK ile VEZİRKÜLÂHI
( Kabak kızartılmamalıdır. [Tüm özellikleri nitelikleri kaybolur.] )
- KABAKÇI MUSTAFA OLAYI :
( Bu olay Osmanlı tarihine çok önemli izler bırakan bir olaydır. Yenilikçi Sultan III. Selim'e (1789 - 1807) karşı yapılmıştır. Rumelikavağı'nda ki hisarda (köy içindeki kale) yeniçeri çavuşu olarak görev yapan Kabakçı Mustafa, cahil, kaba fakat çok cesur ve yanındakileri etkileyebilen bir yeniçeriydi. Sultan III. Selim'in yeniçerileri esas görevlerinden uzaklaştırma, hatta tamamen kaldırma isteğine karşı çıkan Kabakçı Mustafa diğer yeniçerileri de etkileyerek ayaklanmışlar ve 25.05.1807'de harekete geçerek Büyükdere (Çayırbaşı) çayırında toplanmış ve diğer yerlerden gelenlerle buluşarak sarayın üzerine yürüdüler. Yeniçerilerin kaldırılmamasını, Nizami Cedit ordusunun kurulmamasını istiyorlar, isyancılar her yeniliğe karşı çıkıyorlardı. İsyancılar Etmeydanı'ndaki (Aksaray) yeniçeri kışlasında toplandılar (1805 - 1807). Yapacaklarını meşrulaştırmak için devletin ileri gelenleri ile şeyhülislam Ataullah Efendi'yi topladıkları divanda korkutarak yapacakları iş için fetva (Uygun - olur - yerinde) aldılar. Sultan III. Selim fazla dayanamadı ve tahtından indirildi. Yerine IV. Mustafa Sultan olarak tahta çıkarıldı (1807 - 1808). İstanbul'u kasıp kavuran isyancılar Nizami Cedit ordusunu dağıttılar, acımasızca kan akıttılar. Kabakçı Mustafa Turnacıbaşı rütbesi alarak Boğaz kaleleri Nazırı (Bakanı) oldu. İsyan ve III. Selim'in tahtan indirilmesi haberini alan Alemdar Mustafa Paşa ordusu ile Rusçuk'ta bulunuyordu. Hemen geri döndü. İstanbul'a gelip saraya girdiğinde III. Selim'in öldürüldüğünü (28.07.1808) öğrendi. Ayaklanmayı başlatan Kabakçı Mustafa'yı cezalandırmak üzere Pınarhisar Ayanı Ali Ağa'yı görevlendirdi. Rumelifeneri'ndeki konağında istirahat eden Kabakçı Mustafa'ya 300 adamı ile baskın yapan Ali Ağa, Kabakçı Mustafa'yı öldürdü. Alemdar Mustafa Paşa IV. Mustafa'yı tahtan indirdi ve yerine II. Mahmut'un Sultan olmasını sağladı (1808 - 1839). )
- KABALA ile/ve STEGANOGRAFİ
( Yahudi bilgeliği, mistisizmi. İLE/VE Gizli yazı. )
- KABALA'DA:
SEFAR ile/ve SİPUR ile/ve SEFER
( Kabala'da üç temel kavram vardır: Sefar, Sipur, Sefer.
Sefar: Sayı, nicelik demektir. Sefar ya da nicelik varolanların birbiriyle ilişkisinde birinci durumda rol oynar, bu da sayıyla belirtilir. Daha sonra devinimi ve öteki nitelikleri gelir ki bunlar da sayıyla belirtilir.
Sipur: Söz ya da Logos anlamına gelir. Her harf bir kuvveti işaret eder ve var olanlar, harflerden oluşan sözcüklerdir.
Sefer: Yazı demektir. Tanrının yazısından da evrende varolanları anlamak gerekir. Tanrının düşüncesi bu varolanların anlamıdır. )
( Kabala İşlemleri: Themuria, Gematria, Notaria. Themuria: Kutsal sayılan sözcüklerdeki harflerin yerini değiştirerek yeni sözcükler elde etme yöntemidir. Gematria: Sözcükleri oluşturan harflerin sayısal değerlerinin toplamının hesaplanmasıdır. Notaria: Sözcüklerin kökeni olan harflerden sayı değerleri yoluyla yeni sözcükler türetmektir. )
( Kabala'da varlığın en genel ve bütünsel biçimlerine ise Sefirot(Sephirot) adı verilir. )
( Zohar Nur anlamına gelir ve Zohar öğretisi mistik tefekkür ve deneyim yoluyla nura kavuşma, varlık birliğinin insanda gerçekleştirilmesidir. Kabala, bu öğretinin kabul edilmesi, içselleştirilmesi anlamına gelir. )
( Kabala'da harfler sayılarla eşleştirilmiş ve birtakım tanrısal isimlerin harflerinin yerleri değiştirilerek belirli matematiksel kurallara göre anlam türetmelerine gidilmiştir. )
- [ne yazık ki]
KABA/LIK ile/ve/||/<>/> ACIMASIZ/LIK
- KABALIK ve/||/<>/< GÜÇLÜ TAKLİDİ
( Kabalık, zayıf kişinin, güçlü taklididir. )
- KABA/LIK ile/ve SAÇMA/LIK
- KABAN, ATALAY (SARIYER, 1948) :
( İ.Ü. Eczacılık Fakültesinden mezun oldu. Sarıyer'deki Atalay Eczanesi'nin sahibidir. Karadeniz Eğitim, Kültür ve Çevre Koruma Vakfı Kurucu üyesidir. Maden Spor Kulübü'nde 2, Sarıyer Spor Kulübü'nde ise 10 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Kulübün Divan Kurulu Üyesidir Siyasete CHP Gençlik Kollarında başladı, başkanlık dahil çeşitli görevlerde bulundu ve 2004 yerel seçimlerinde CHP den İstanbul İl Genel Meclisi üyesi seçildi. Pek çok; mesleki, sosyal ve sportif amaçlı dernek üyesidir. )
- KABAN ile ÇİNKO İLE KAPLAMAK ile KAPLAMALI ile KAPLAMA
( COAT vs. COAT WITH ZINC vs. COATED vs. COATING )
( کت ile پوشش دار کردن ile روکش کردن ile روي اندود کردن ile روکشدار ile روکش ile کپسول )
( KAT ile PUSHESH DAR KARDAN ile ROKESH KARDAN ile ROY ANDUD KARDAN ile ROKESHODAR ile ROKESH ile KAPSOL )
- KABAN[Erm.] ile KABAN[Fr. < CABAN]
( Dik yokuş. | Tepe. İLE Çeşitli kumaşlardan yapılmış, kalçaya kadar inen ve paltoya benzeyen üst giysisi. )
- HABBE[Osm.] / BUBBLE[İng.] / BULLE[Fr.] / BLASE[Alm.] ile/değil/yerine/= KABARCIK
- KABARCIK ile KABARCIKLI ile KABARCIKLI DÜZEÇ
- KABARIK/LIK ile KABARIK DENİZ
- KABBALAH:
KABIN İLMİ ile/ve/<> KABUL İLMİ
- KÂBE ile/ve/= ANITKABİR
- KÂBE ve/||/<> KIBLE
( ... VE/||/<> Etrafında tavaf eden/ler varsa. )
- KABÎH[Ar.] ile VAHŞ[Ar.]
- KABÎL[< KABL]:
SOY, NEVİ, SINIF | TÜRLÜ, GİBİ | AZ ÖNCE -<
- Kâbil[aslı KÂBÜL] ile Kabîl["ka" uzun okunur] ile KABÎL[Ar. < KABL] ile KABİL[Ar. < KABUL]["ka" uzun okunur]
( Afganistan'ın başkenti. İLE Hz. Âdem'in büyük oğlu olup kardeşi Hâbîl'i öldürmüştür. İLE Sınıf, tür/nev. | Türlü, gibi. | Az/biraz önce. İLE Kabul eden/edici. | Olan/olabilir. )
- KÂBİL ile/ve/<> FAİL
- KABİL ile KABİLE
- KÂBİL ve KABUL
- KÂBİL-İ DEVİR değil/yerine/= GEÇİRİLEBİLİR
- KABİN[Fr. < CABINE] değil/yerine/= BÖLÜM
( Küçük, özel bölme. | Gemilerde, uçaklarda, uzay gemilerinde, küçük bölme. | Uçakta, yolcuların oturduğu bölüm. | Plajda, soyunma yeri. )
- KABİN[Fr. < CABINE] ile KABİNE[Fr. < CABINET]["KABİ:NE" değil KABİNE]
( Küçük, özel bölme. | Gemilerde, uçaklarda, uzay gemilerinde, küçük bölme. | Uçakta, yolcuların oturduğu bölüm. | Plajda, soyunma yeri. İLE Bakanlar Kurulu, hükûmet. | Hekim muayenehanesi. | Bölüm/kabin. | Tuvalet/helâ. )
- KABİN ile KABİNE ile KABİN AMİRİ
- KABİR ile KABİR AZABI ile KABİR SUALİ
- KÂBİR[Ar.] ile KABİR/KABR[Ar. çoğ. KUBÛR] ile KABL[Ar.]
( Büyük, ulu. İLE Gömüt, sin, mezar/lık, kabristan[Fars.]. İLE Ön, önce, öndeki, evvel/evvelki. )
- KABIZ[Ar. < KABZ]["ka" uzun okunur] ile KABIZA["ka" uzun okunur] ile KABZ[Ar.] ile KABZA[Ar.]
( Alan, tutan, kabzeden. | Peklik/kabızlık veren. | [anatomide] Sıkan, çeken. [KABZ >< BAST] İLE [anatomide] Büken.[: Oynak kemikler arasındaki açıları daraltan kasların genel adı.] İLE El ile tutma. | Avuç içine alma, kavrama. | Azrâil tarafından ruh teslim alınma, ölme. | Peklik, amelsizlik, kabız. İLE Tutacak/tutamak yeri, sap. )
- KABIZLIK/İNKIBAZ/KONSTİPASYON ile/||/<> SÜRGÜN/DİYARE/İSHAL
( Bağırsak devimlerinin yavaşlaması ve kabızlık. İLE/||/<> Sık ve sulu dışkılama. )
- KABLELMİLAT değil/yerine/= MİLÂTTAN ÖNCE
- KABLO ile KABLOCU/LUK ile KABLOLU ile KABLOSUZ ile KABLO GEMİSİ ile KABLOLU YAYIN
- KABOTAJ ile KABOTAJ HAKKI ile KABOTAJ GEMİSİ ile KABOTAJ BAYRAMI
- KABUĞUN, FLOEM TABAKASI = TABAKA-İ KIŞR = LIBER
- SHELL MODEL[İng.] / MODÈLE EN COUCHES[Fr.] / OBERTEL-MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= KABUK ÖRNEKÇESİ/MODELİ
- KABUK ile/ve/<> BADIÇ
( .. İLE/VE/<> Bakla, fasulye, bezelye gibi taze sebzelerde, içinde tohumların sıralanmış bulunduğu kabuk. )
- KABUK ile BAĞA
( ... İLE Deniz kaplumbağasının kabuğu. | Kaplumbağa kabuğu. | Ur. )
- KABUK ile KABUKLANMA ile KABUK
( INCRUST vs. INCRUSTATION vs. INCRUSTMENT )
( قشر تشکيل دادن ile اندود ile نماي مرمر )
( GHSHAR TASHKYLE DADAN ile ANDUD ile NAMAY MARMAR )
- KABUK ile/ve/||/<>/> KABUKLU
( Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır/kışr. | Ekmeğin, pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. | Bir sıvı ya da gazı dıştan saran, sert katman. | Deri üzerinde bir yaranın ya da sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. | Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi ya da boynuzsu örtü, kavkı. İLE/VE/||/<>/> Kabuğu olan. )
- KABUK ile KABUKSAL
( CRUST vs. CRUSTAL )
( قشر ile پوسته ile پوست ile کبره بستن ile پوستي )
( GHSHAR ile POOSTEH ile POOST ile KABREH BASTAN ile POOSTY )
- KABUK = KIŞR = ÉCORCE
- KABUK ile KUKUÇ
( ... İLE Şeftali, kayısı gibi meyvelerin çekirdeklerinin sert kabuğu. )
- KABUK ile/ve ÖZ
( KIŞR ile/ve CEVHER )
( COVER vs./and ESSENCE )
- KABUK ile ŞEYTANMİNARESİ
( ... İLE Bazı deniz böceklerinin koni biçimindeki kavkısı. )
- SHELL[İng.] / COQUILLE, CALCIN[Fr.] ile/değil/yerine/= KABUK
- KABUK ile TOPUR
( ... İLE Kestanenin dikenli olan dış kabuğu. | Fındığın dışındaki yeşil kabuk. )
- KABUK ile/<> YALAMUK
( ... İLE/<> Çam ağacının reçineli kabuğu, soymuk. | Çam ağacının reçineli kabuğundan çıkan özsuyu. )
- KABUKLANMAK ile KABUKLAŞMAK ile KABUK ile KABUKLU ile KABUKSUZ ile KABUKLULAR ile KABUKLU BİT ile KABUK BİLİMİ ile KABUK KAHVESİ ile KABUK YÖNETİM ile KABUK BÖCEKLERİ ile KABUK DEĞİŞTİRME
- KABUKLULAR:
İSTİRİDYE(SELCE[Ar.], SADEF[Fars.], OYSTER[İng.], OSTREA EDULIS[Lat.]) ile MİDYE/BELEHU'L-BAHR[Ar.]/MUSSEL[İng.] ile SHELL ile KTENIA ile LANGUST(İN)[Lat. PALINURUS VULGARIS] ile KARAVİDES(/KEREVİT) ile KRILL ile PAVURYA ile KARİDES[Yun.](SHRIMP) ile KREOPEK
( MISRÂ': İstiridye gibi deniz kabuklularından kabuklarının her biri. )
( İstiridyeler, doğal ortamlarında 80 yıla kadar yaşayabilirler. )
( İstiridyelerin bir inciyi tamamlamaları 15 - 20 yıllarını alır. [1 ton istiridyeden ancak 3 inci çıkar. Mükemmel küre biçiminde olma olasılıkları ise milyonda birdir.] )
(
)
- KABUL EDEMEMEK ile/ve/değil DİRENMEK
( BEKİNME: İnat etmek, direnmek. | Kapanma, tıkanma. )
- KABUL:
EDERSEN ile "ETMEZSEN"
( Ahbab. İLE Garib. )
- KABUL EDERSE/NİZ ile/ve/değil/yerine UYGUNSA/NIZ, UYGUN GÖRÜRSENİZ
- KABUL EDİLEBİLİRLİK ile KABUL EDİLEBİLİR ile KABUL ile GİRİŞ ÜCRETİ
( ADMISSIBILITY vs. ADMISSIBLE vs. ADMISSION vs. ADMISSION FEE )
( روا بودن ile روائي ile قابلت قبول ile پذيرفتگي ile اختيارداري ile روا ile پذيرفتني ile قابل تصديق ile مجاز ile اعتراف ile بارداد ile دخول ile پذيرش ile اجازه ورود ile اجازه دخول ile وروديه ile حقالورود )
( RAVA BODAN ile روائي ile GHABLAT GHABOL ile PAZYRAFTAGY ile AKHTYORDARY ile RAVA ile PAZYRAFTANY ile GHABEL TASADYGH ile MOJAZ ile ETERAF ile بارداد ile دخول ile PAZYRASH ile EJAZEH VORUD ile EJAZEH DOKHOL ile VORUDYYEH ile حقالورود )
- KABUL EDİLEMEZLİK ile/ve/<>/değil/yerine SİNDİRİLEMEZLİK
- KABUL EDİLMEK ve/> KAYBOLMAK
- KABUL EDİLMESİ GEREKEN:
[ya] RASTGELELİK ya da/>< BİLİN(E)MEYEN/GİZLİ DEĞİŞKENLER
( Θ - φ )
- KABUL ETMEK ile "BOYUN EĞMEK"
- KABUL ETMEK ile/ve/değil/yerine "GÖZE ALMAK"
- KABUL ETMEK ile GÜZEL GÖRMEK(TAHSÎN[< HÜSN])
( TO ACCEPT vs. TO SEE NICE )
- KABUL ETMEK ile KABUL EDİLEBİLİR ile KABUL ile KABUL TESTİ ile KABUL EDEN ile KABUL ile KABUL EDİLDİ ile KABUL EDEN ile KABUL ETMEK ile AKSEPTÖR
( ACCEPT vs. ACCEPTABLE vs. ACCEPTANCE vs. ACCEPTANCE TEST vs. ACCEPTANT vs. ACCEPTATION vs. ACCEPTED vs. ACCEPTER vs. ACCEPTING vs. ACCEPTOR )
( اجابت کردن ile موافقت شدن ile قبول کردن ile تقبل کردن ile حاضر شدن ile پذيرفتن ile قابل پذيرش ile پذيرفتني ile موجه ile بلامانع ile قبولي ile پذيرش ile قبول ile اجابت ile تقبل ile آزمون پذيرش ile قبول کننده ile معني مصطلح ile مقبول ile مستجاب ile پذيرفته ile پذيرا ile پذيرنده )
( EJABAT KARDAN ile MOVAFEGHT SHODAN ile GHABOL KARDAN ile TAGHABL KARDAN ile HAZAR SHODAN ile PAZYRAFTAN ile GHABEL PAZYRASH ile PAZYRAFTANY ile MOJEH ile BELAMANE ile GHABOLY ile PAZYRASH ile GHABOL ile EJABAT ile TAGHABL ile AZMON PAZYRASH ile GHABOL KONANDEH ile MANY MOSTALEH ile مقبول ile MOSTEJAB ile PAZYRAFTEH ile PAZYRA ile PAZYRANDEH )
- KABUL ETMEK ile KATILIYORUM ile HOŞ ile KATILIYORUM ile ANLAŞMA ile ANLAŞMA MEKTUBU
( AGREE vs. AGREE WITH vs. AGREEABLE vs. AGREEING vs. AGREEMENT vs. AGREEMENT LETTER )
( همري بودن ile مماشت کردن ile متفق بودن ile سازش کردن ile توافق داشتن ile هم عقيده شدن ile توافق کردن ile موافقت کردن ile موافق بودن ile پسندآمدن ile وفق پيدا کردن ile دلجو ile سازگار ile متوافق ile همزبان ile توافق ile تطابق ile همدلي ile همخواني ile معاهده ile سازگاري ile قرار ile سازش ile مطابقت ile پيمان ile مقاوله ile قرارداد ile موافقت ile ميثاق ile مماشت ile توافقنامه ile موافقت نامه )
( CPEHMARY BODAN ile MOMASHT KARDAN ile MOTAFGH BODAN ile SAZESH KARDAN ile TAVAFEGH DASHTAN ile NPAM AGHYDAH SHODAN ile TAVAFEGH KARDAN ile MOVAFEGHT KARDAN ile MOVAFEGH BODAN ile PASANDAMADAN ile VAFGH PEYDA KARDAN ile DELJO ile SAZGAR ile متوافق ile NPAMZABAN ile TAVAFEGH ile TATABAGH ile CPEHMADELY ile NPAMKHANY ile MOANPANDEH ile SAZGARY ile GHARAR ile SAZESH ile MOTABAGHT ile PEYMAN ile MOGHAVALEH ile GHARARDAD ile MOVAFEGHT ile MYSAQ ile MOMASHT ile TAVAFEGHENAMEH ile MOVAFEGHT NAMEH )
- KABUL ETMEK ile/ve KATLANMAK
( ACCEPTANCE vs./and TO BEAR THE CONSEQUENCES )
- KABUL ETMEK ile/ve/değil/yerine TANIMAK
- KABUL ETMEMEK ile/ve/değil DAHA ÇOK YAKLAŞMASINI SAĞLAMAK
- KABUL ETMEMEK ile/değil/yerine/< FARKINDA OLMAK
- KABUL ETME(ME)K ile KATILMA(MA)K
( TO [NOT] ACCEPT vs. TO [NOT] AGREE WITH )
- KABUL GÖRME ile/ve/değil/||/<> ÖNDE YER ALMA
- KABUL İLİŞKİSİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YADSIMA İLİŞKİSİ
- KABUL ile/ve/<> DESTEK
- KABUL ile/ve EZBER
( Dönüştürücü. [Kalb/tekallüb] İLE/VE Kalbe yazmak. )
( ... ile/ve BERM[: Ezberleme, hatırda tutma.] )
( ACCEPTANCE vs./and MEMORIZING )
- KABUL ile/ve/değil/<> İÇSELLEŞTİRME
- KABUL ile/ve İNANCA
( ACCEPTANCE vs./and ASSURANCE )
- KABUL ile/ve/||/<>/>/< İTİBAR
( ... İLE/VE/||/<>/>/< Saygı gösterme. | Önem verme. | Onur/şeref, haysiyet. | Bir şeyin, gerçek değil kararlaştırılan değeri. | İbret alma. | [ticaret] Söz ya da imzanın değeri. [İng./Fr. CREDIT] | Değer. )
- İTİRAF ile/ve/değil/||/<>/< KABUL
( [not] CONFESS vs./and/but/||/<>/< ACCEPTANCE )
- KABUL ile/ve/<> KALIB KABUL ile/ve/<> KALIP
- KABUL ile/ve/||/<>/< MAKBUL
- KABUL ile/ve MERHAMET
( ACCEPTANCE vs./and MERCY )
- KABUL ile/ve/değil OYUN
( [not] ACCEPTANCE vs./and/but GAME )
- KABUL ile/ve/||/<>/< RIZÂ
- KABUL ile/ve/<> SIRADÜZEN/HİYERARŞİ
- KABUL ile SÖYLEM
( ACCEPTANCE vs. DISCOURSE, DISSERTATION )
- KABUL ile SÖYLEM
- KABUL ve/< TAHSÎN
( ACCEPTANCE and/< TO SEE NICE )
- KABUL ve TAHSİN
- KABUL ile TAYİN
- KABUL ile/değil/yerine TEMELLENDİRME
- KABUL ve/<> UYGUN DAVRANIŞ
( ACCEPTANCE and/<> APPROPRIATE BEHAVIOUR )
- KABUL ile/ve YADSIMA
( ACCEPTANCE vs. TO DENY/REJECT )
- KABULLEN(E)MEMEK ile DAYAN(A)MAMAK
( NOT (ABLE) TO ACCEPT vs. NOT TO WITHSTAND )
- KABULLENMEK ile KABULLENDİRMEK ile KABULLENEBİLMEK ile KABUL ile KABUL GÜNÜ ile KABUL YERİ ile KABUL ODASI ile KABUL RESMİ ile KABUL SALONU ile KABUL TÖRENİ ile KABUL KREDİSİ
- KABUL/LER ile/ve/değil/<> GELENEK/LER
- KABUS ile KABUSLU ile KABUSSUZ
- KÂBUS[Ar.] değil/yerine/= KARADÜŞ/KARABASAN
( Sıkıntılı ve korkulu düş. | Birinin, içinde bulunduğu karmakarışık, sıkıntılı durum. | Acı, sıkıntı, korku veren olay. )
- Kabut et! ve DİNLE!!! -ve
- Kabut et! ve SUS!!!
- KABZA ile/ve/||/<> BARÇAK
( ... İLE/VE/||/<> Kılıç kabzasının siperi. )
- KABZA değil/yerine/= TUTAK/SAP
- KABZİYET ile GAZAP
( Allah'ın verdiği sıkıntı. İLE Kuldan kaynaklanan sıkıntı. )
- KAÇ YAŞINDASIN? yerine BÖYLE BİR SORU SORMA! (DAHA İYİ)
( Kişilerin yaşı, sorulmaması gereken sorulardan biridir.(Bay/Bayan farketmez). Kişi kendi paylaşmak istediğinde öğrenilecek bir konudur. Kişiler, sorulduğu için yanıtlamak zorunluluğunda bırakılmamalıdır. )
- LEAKAGE CURRENT[İng.] / COURANT DE FUITE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAÇAK AKIMI
- LEAKAGE FLUX[İng.] / FLUX DE FUITE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAÇAK AKISI
- LEAKAGE RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE DE FUITE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAÇAK DİRENCİ
- KAÇAK-GÖÇEK (YAŞAMAK)
- LEAKAGE INDUCTANCE[İng.] / INDUCTANCE DE FUITE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAÇAK İNDÜKTANSI
- LEAKAGE RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DE FUITE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAÇAK IŞINIM
- STRAY RADIATION[İng.] ile/değil/yerine/= KAÇAK IŞINLAR
- TEBLİĞ:
"KAÇAK" değil KORSAN
- LEAKAGE REACTANCE[İng.] / RÉACTANCE DE FUITE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAÇAK TEPKİLİ
- KAÇAK ile GİZLİ ile YERALTI
( ILLEGAL vs. SECRET/HIDDEN )
- KACAK ile KAÇAK
( Mutfak araçları, kap kacak. İLE Bir kapalı kaptan, bir borudan sızan gaz ya da sıvı. | Gizlice kaçırılmış olan mal ya da nesne. | Bağlı bulunduğu yerden ya da yasadan kaçan, uzaklaşan. | Yasaca yapılması yasak olan ya da yapılması için gerekli izin alınmayan. | Yasaca belirtilmiş gerekli gümrük ve vergileri ödenmeden bir yere sokulan ya da bir yerden çıkarılan. | Yasalara, kurallara uymayarak, gizlice. )
- KAÇAK ile KAÇIK ile KAÇINTI ile KAÇKIN
( Bir kapalı kaptan, bir borudan sızan gaz ya da sıvı. | Gizlice kaçırılmış olan mal ya da nesne. | Bağlı bulunduğu yerden ya da yasadan kaçan, uzaklaşan. | Yasaca yapılması yasak olan ya da yapılması için gerekli izin alınmayan. | Yasaca belirtilmiş gerekli gümrük ve vergileri ödenmeden bir yere sokulan ya da bir yerden çıkarılan. | Yasalara, kurallara uymayarak, gizlice. İLE İlmeği kaçmış (çorap vb.). | Bir yana kaçmış, kaymış. | Bazı davranışları dengesiz olan, zıvanasız. | Çorabın ilmeği kaçmış yeri. İLE Erken doğan kuzu. | Sızıntı, kaçak. İLE Bir yerden ya da bir işten kaçmış kişi. | Toplumdan uzak duran, toplum içine çıkmak istemeyen kişi. )
- KAÇAK ile KAÇKIN
- KAÇAK ile SÖZLEŞME ile SÖZLEŞMELİ İŞ ile SÖZLEŞMELİ ile KASILABİLİR ile KONTRAKTİLİTE ile MÜTEAHHİTLİK ile SÖZLEŞME TARAFI ile KASILMA ile MÜTEAHHİT ile SÖZLEŞMEYE BAĞLI ile YALANLAMAK ile KENDİSİYLE ÇELİŞMEK ile ÇELİŞKİ ile ÇELİŞKİLİ ile MEKANİZMA ile ZITLIK ile AYKIRI ile AKSİNE ile AKSİNE ile ZITLIK
( CONTRABAND vs. CONTRACT vs. CONTRACT WORK vs. CONTRACTED vs. CONTRACTILE vs. CONTRACTILITY vs. CONTRACTING vs. CONTRACTING PARTY vs. CONTRACTION vs. CONTRACTOR vs. CONTRACTUAL vs. CONTRADICT vs. CONTRADICT ONESELF vs. CONTRADICTION vs. CONTRADICTORY vs. CONTRAPTION vs. CONTRARIETY vs. CONTRARIOUS vs. CONTRARY vs. CONTRARY TO vs. CONTRAST )
( اجناس قاچاق ile موافقتنامه ile مبتلا شدن ile به مقاطعه دادن ile مقاطعه ile هم کشيدن ile منقبض شدن ile منقبض کردن ile ترنجيدن ile مقاطعه کردن ile پيمان ile کنترات کردن ile عقد ile عهدنامه ile موافقت نامه ile کنترات ile پيمان کاري ile منقبض ile ادغام شونده ile قابل انقباض ile قابلت انقباض ile قابليت انقباض ile پيمان کار ile متعاهد ile همکشي ile انقباض ile گرفتگي ile ادغام ile مقاطعهکار ile مقاطعه کار ile پيماني ile مقاطعه اي ile عهدي ile ماهده اي ile کنتراتي ile تناقض داشتن ile خلاف گفتن ile ضد و نقيض گفتن ile مغايرت ile نقيضه ile تباين ile تناقض ile ناقض ile مباين ile مغاير ile نقيض ile تناقض دار ile متناقض ile تمهيد ile ضد و نقيض ile عناد آميز ile ضد ile معکوس ile خلاف ile عکس ile مباينت ile کنتراست )
( AJENAS GHACHAGH ile MOVAFEGHTENAMEH ile MOBTELA SHODAN ile BAH MOGHATEH DADAN ile MOGHATEH ile NPAM KESHYDAN ile MONAGHABZ SHODAN ile MONAGHABZ KARDAN ile ترنجيدن ile MOGHATEH KARDAN ile PEYMAN ile KONTERAT KARDAN ile AGHAD ile EADNAMEH ile MOVAFEGHT NAMEH ile KONTERAT ile PEYMAN KARY ile MONAGHABZ ile EDGHAM SHVANDEH ile GHABEL ENGHABAZ ile GHABLAT ENGHABAZ ile GHABELYT ENGHABAZ ile PEYMAN KAR ile MOTEANPAND ile همکشي ile ENGHABAZ ile GARAFTAGY ile EDGHAM ile MOGHATEAKAR ile MOGHATEH KAR ile پيماني ile MOGHATEH AY ile عهدي ile MANPANDEH AY ile KONTERATY ile TANAGHZ DASHTAN ile KHLAF GOFTAN ile ZED VE NAGHYZE GOFTAN ile MOGHAYRAT ile نقيضه ile تباين ile TANAGHZ ile NAGHZ ile مباين ile MOGHAYR ile NAGHYZE ile TANAGHZ DAR ile MOTENAGHZ ile TAMEHYD ile ZED VE NAGHYZE ile ANAD AMYZ ile ZED ile MAKOOS ile KHLAF ile AKS ile مباينت ile KONTERAST )
- STRAY[İng.] / VAGABOND[Fr.] / VAGABUND[Alm.] ile/değil/yerine/= KAÇAK
- KAÇAN SEÇİLİM ile/||/<> İYİ GEN
( Kaçan Fisher pozitif geribildirim, iyi gen kalite. )
( Formül: Arbitrary İLE quality )
- KAÇAN ile/değil/yerine/>< KAZANAN
( Kazanamaz. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kaçmaz. )
- KAÇAN/LAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KALAN/LAR
- KAÇAN/LAR ile/ve/değil/yerine/>< KALAN/LAR
- KAÇAR, ABDULLAH (İST. 1917 - 1987) :
( Sarıyerlidir. Çocuk yaşta bisiklet sporuna başlamış ve kısa sürede Türkiye'nin sayısı bisikletçilerinden biri oldu. "Çolak Abdullah" ismi ile tanınır. 1936 - 1943 yılları arasında arka arkaya yedi yıl şampiyon olmak başarısını gösterdi. Çocuk yaşta sakatlık geçirdi ve kolu çolak kaldı. Çok iyi ve hızlı bisiklet kullanırdı. Şampiyon olduğu bir yarıştan sonra Atatürk kendisine bir bisiklet hediye etmiş ve soyadının da "Kaçar" olmasını istemiş, bu nedenle "Kaçar" soyadı aldı. Hayattan ayrılana kadar bisiklet sporu ile iç içe kaldı. Sporcu, antrenör ve federasyon görevlisi olarak sorumluluklar üstlendi. )
- KAÇAR/I TUTAR/I (OLMAMAK)
- KAÇIK/LIK ile KAÇIKÇA ile KAÇIK ÖZ
- KAÇINMA ile/ve/||/<>/> HOŞGÖRÜ ile/ve/||/<>/> TOPARLANMA
- KAÇINMAK ile KAÇINDIRMAK ile KAÇINABİLMEK ile KAÇINCI ile KAÇIN KURASI
- ZAMAN:
"KAÇIP GİDEN" ile/ve/||/<>/> "ALIP GÖTÜREN"
- KAÇIŞ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ARAYIŞ
- KAÇIŞ ile/değil/yerine/>< TANIM
- KAÇIŞMAK ile KAÇIŞILMAK ile KAÇIŞ ile KAÇIŞ RAMPASI
- Kaçırmamak için DİNLE!!!
- KAÇKIN ile/ve/||/<> UÇKUN
- KAÇLI ile KAÇLIK
- KAÇMA ile/ve/<> KENDİNDEN KAÇMA
( Geçenlerde, bir şair arkadaşımla konuşuyordum. İlk kez yurtdışına çıkmıştı. İzlenimlerini sorduğumda, kestirme bir yanıt verip "Dünyam daraldı" dedi. Bu sözüne şaşırdığımı görünce sözlerini sürdürdü. "Eskiden, kaçıp gideceğim yerlerin var olduğunu bilmek, bir ölçüde rahatlatıyordu beni. Fakat şimdi anladım ki, kaçıp gidilecek bir yer yokmuş." )
- Kaçmak için DİNLE!!!
- KAÇMAK ile/ve/değil ANLAMSIZ/DEĞERSİZ BULMAK, DEĞER VERMEMEK
- KAÇMAK ile/değil HIZLI YÜRÜMEK/KOŞMAK
( ... ile/değil BESBESE )
- KAÇMAK ile "KAÇMAK"
( Kendi anlamı. İLE İzin istemek/izin isteyerek/bildirerek ayrılma.(Deyim/argo). )
( Hızla koşup bir yere saklanmak. | Kimseye bildirmeden bulunduğu yerden ayrılmak, firar etmek. | Kendini göstermemek, rastlaşmamaya çalışmak. | Kaçınmak. | Gaz, sıvı vb. şeylerin sızması. | İpinin kopması. | Girmek. | Bir yana doğru kaymak. | Görünmeden gitmek, savuşmak, sıvışmak. | Hızlı koşmak. | Yok olmak. | Benzemek, andırmak. | Kaçgöçe uymak. | Kadının, yasalara ve aile isteklerine karşı gelerek evlenmek için evinden ayrılması. | Rengi ağarmak, uçmak. | Yarışçının ötekilerden hızla ayrılıp arayı açması. | Futbol ve basketbolda, engelleyen adamdan kurtulmak ya da pas alabilmek için boş alana koşmak. İLE ... )
- KAÇMAK ile/ve/değil/ne yazık ki KOLAYINA KAÇMAK
- KAÇMAK ile TEHLİKEDEN KAÇMAK ile KAÇIŞ MEKANİZMASI ile İLE KAÇMAK ile KAÇIŞ ile KAÇIŞ TEKERLEĞİ ile KAÇIŞ
( ESCAPE vs. ESCAPE DANGER vs. ESCAPE MECHANISM vs. ESCAPE WITH vs. ESCAPEMENT vs. ESCAPEMENT WHEEL vs. ESCAPING )
( رهايي يافتن ile گريز ile فرار ile از دست گريختن ile متواري شدن ile در رفتن ile فرار کردن ile فرار دادن ile گريختن ile در رفتآن ile جان بدر بردن ile رستن ile از خطر جستن ile وسيله فرار ile طفره وتعلل ile دربردن ile مزاج گوي ile چرخ دنگ )
( RAYAAYY YAFTAN ile GARYZ ile FARAR ile AZ DAST GARYKHTAN ile MOTVARY SHODAN ile DAR RAFTAN ile FARAR KARDAN ile FARAR DADAN ile GARYKHTAN ile DAR RAFATAN ile JAN BADAR BARDAN ile رستن ile AZ KHATAR JASTAN ile VESYLAH FARAR ile TAFAREH VOTALAL ile DARBARDAN ile MOZAJ GOY ile CHARKH DANG )
- KAÇMAK/KAÇIŞ ile/değil/yerine/>< ÖZGÜRLÜK
- KAÇTA DÖNEBİLECEĞİM HAKKINDA HİÇBİR BİLGİM YOK değil KAÇTA DÖNEBİLECEĞİM HAKKINDA HİÇBİR FİKRİM YOK
- KADÂ[Ar.] ile KADER[Ar.]
- KADAR değil/yerine/= ... DEK/... DEĞİN
- KADAR değil/yerine/= DENLİ
- ... KADAR ile/ve/değil/yerine ... DOĞRULTUSUNDA
- KADAVRA/CADAVER[İng.] değil/yerine/= ÖLÜ GÖVDE
- KADAVRA DONÖR/CADAVERIC DONOR[İng.] değil/yerine/= ÖLÜ GÖVDESİNİ BAĞIŞLAYAN
- KA'DE[Ar.] ile KADEH[Ar. çoğ. AKDÂH]
( Bir kere oturma, oturuş. İLE Bardak, küçük bardak, içki bardağı. | [botanik] Kadeh. )
- KADEH[çoğ. AKDÂH] ile KADEH
( MÜRŞİDİN SÖZLERİ | İÇKİ BARDAĞI ile KALB )
- SAĞRAK/KADEH:
TOPRAK ile/ve METAL ile/ve CÂM
( XV. yy.'da. İLE/VE XVI. yy.'da. İLE/VE XVII. yy.'da. | İçi şarap dolu kadeh. )
- KADEH ile KADEH ARKADAŞI ile KADEH ARKADAŞLIĞI
- KADEH[Ar.] ile KE'S[Ar.]
- KADEH ile/ve/değil/yerine PİSAGOR'UN KADEHİ
( ... İLE Ölçüyü kaybedersen, herşeyi/ni kaybedersin. )
( ... İLE İçine konulan şarabın, kadehin ortasındaki çıkıntının seviyesini geçmesiyle, fazla olanı değil kadehin içindeki tüm sıvıyı, altındaki deliklerden akıtır. [Nerede duracağını ve ne kadar içmesi gerektiğini bilmeyenler için ve sınırlarını öğrenmeleri için yapılmıştır.] )
(
|
)
(
)
- KADEM ve/<> HATEM
- KADEM[Ar.] ile KADEM[Ar.]
( Kıdem, derece. İLE Yarım arşın uzunluğunda bir ölçü. | Mimari arşının yarısı kadardır ve 12 parmak uzunluğundadır.[Hafriyatlarda kullanılırdı] | Ayak. )
- KADEMELEMEK ile KADEMELENMEK ile KADEMELENDİRMEK ile KADEM ile KADEME ile KADEMLİ ile KADEMELİ ile KADEMSİZ/LİK ile KADEMESİZ ile KADEME KADEME ile KADEME İLERLEMESİ
- KADEMELİ ile KADEMELİ ÇÜRÜME ile KADEMELİ KAYBOLMA ile GİTGİDE ile KADEMELİ OLMA ile MEZUN OLMAK ile MEZUN ile KADEMELİ VERGİ ile MEZUN
( GRADUAL vs. GRADUAL DECAY vs. GRADUAL DISAPPEARANCE vs. GRADUALLY vs. GRADUALNESS vs. GRADUATE vs. GRADUATED vs. GRADUATED TAX vs. GRADUS )
( تدريجي ile فسادتدريجي ile محوتدريجي ile کم کم ile درجه به درجه ile به تدريج ile جسته جسته ile اندک اندک ile بمرور ile بتدريج ile نرم نرمک ile متدرجا ile خردخرد ile تدريجاً ile رفته رفته ile تدريج ile فارغ التحصيل ile آموخته ile مدرج کردن ile درجهدار ile ماليات تصاعدي ile فرهنگ عروضي )
( TADARYJY ile فسادتدريجي ile محوتدريجي ile KAM KAM ile DARJEH BAH DARJEH ile BAH TADARYJ ile JASTEH JASTEH ile ANDAK ANDAK ile بمرور ile BATADARYJ ile NARAM NARMAK ile متدرجا ile KHARDOKHARD ile TADARYJAN ile RAFTEH RAFTEH ile TADARYJ ile FARGH ELTAHSYLE ile AMUKHTEH ile MADARJ KARDAN ile DARJEKHODAR ile ماليات تصاعدي ile FAREANG ARUZY )
- KADER-KISMET
- KADER:
TESÂDÜF değil YEĞLEME/TERCİH
- KADER ile/ve/değil/||/<>/< AKIBET
- KADER ile/ve BUYRUK
( DESTINY vs./and ORDER )
- KADER ve/değil/yerine/||/<>/>/< EYLEM
- KADER ile/ve/<> FITRAT
- KADER ile KADERCİ/LİK ile KADERSİZ/LİK ile KADER BİRLİĞİ ile KADER ÇİZGİSİ
- KADER ile KADERLER
( FATE vs. FATES )
( نصيبب وقسمت ile تقدير ile بحث واقبال ile تقادير )
( NASYBEB VAGHASMAT ile TAGHADYR ile BAHS VAGHABAL ile تقادير )
- KADER ile/ve/||/<> KARMA
( ... ile/ve/||/<>
)
( Karma ve Kader kavramlarını, kapsamlı bir biçimde anlamak ve görmek üzere "My name is Earl" dizisini baştan sona izlemenizi öneririz... )
( Karma'nın etkileyici ve ilham verici 10 yasası )
- KADER ile KEDER
- KADER ile/ve RASTLANTI/TESADÜF
( DESTINY vs./and COINCIDENCE )
- KADER[Ar.] ile TAKDÎR[Ar.]
- KADER ile/değil TARİH
- KADER ile/değil YAZGI
- KADER ile/değil YAZGI/"ALINYAZISI"
( [not] DESTINY vs./but ONE'S FATE )
( ... ile/değil MING )
- KADERDEN KAÇMAK değil BİR KADERDEN, BAŞKA BİR KADERE GİTMEK/GEÇMEK
- KADÎ/KADI/KAZI[Ar. < KAZÂ | çoğ. KUZÂT]["ka" uzun okunur] ile KADİH[Ar. < KADH]["ka" uzun okunur]
( Yapan, yerine getiren. İLE Kötüleyici, zemmedici. )
- KADI ile/ve/||/<> KÂTİP
( Yargıç. İLE/VE/||/<> Yazıcı ya da sekreter. )
- KADI ile/||/<> KAZASKER/SADIR
( Osmanlı Devleti'nde, Tanzimat Dönemi'ne kadar her türlü davâya, Tanzimat Dönemi ile Medeni Kanun'un kabulü arasındaki dönemde ise evlenme, boşanma, nafaka davalarına bakan mahkeme başkanı. İLE/||/<> Yargı düzeninde Şeyhülislam'dan sonra gelen en yüksek görevliye verilen san. | İlmiye sınıfının yüksek derecesinde bulunan devlet görevlisi. )
- KADİFE/VELUR[Fr.] ile/ve ÇATMA
( Yüzeyi belirli uzunlukta bırakılmış, ham madde lifleriyle kaplı, parlak, yumuşak kumaş. İLE Bir tür döşemelik kumaş. )
- KADİFE/VELUR[Fr.] ile PELÜŞ[Fr.]
( ... İLE Bir yüzü uzun tüylü, yumuşak ve parlak, kadifeye benzer bir kumaş türü. )
- KADÎM BİLGELİK:
DOLAYLI değil DOĞRUDAN
- KADÎM BİLGELİK:
TOPLUMSAL değil BİREYSEL
- KADÎM BİLGELİK ile/ve/<> KADÎM GELENEK
( ... İLE/VE/<> Kadîm Gelenek, hiçbir kültürün, milletin ve/ya da egemenliği altında değildir! Evrenseldir ve bu geleneğe ulaşmak, hünerdir. )
( ANCIENT/ETERNAL WISDOM vs./and/<> ANCIENT/ETERNAL TRADITION )
- KADÎM[Ar. < KIDEM | çoğ. KUDEMÂ]["ka" uzun okunur] ile KADİM[Ar. < KADEM]["ka" uzun okunur]
( Eski. | Öncesini bilir kimse bulunmayan, öncesi bilinmeyen şey. | Başlangıcı olmayan, öteden beri varolan. | Eski zaman. İLE Ayak basan, varan/ulaşan. )
- KADÎM MATEMATİK'TE, ÜÇ SORUNSAL:
TESLÎS-İ ZÂVİYE ile/ve TADÎF-İ MEZBAH ile/ve TERBİ'-İ DÂİRE
( * Dar açının çizimle/geometrik olarak üç eşit parçaya bölünmesi. İLE/VE * Küpün iki katının alınması. İLE/VE * Dairenin kareleştirilmesi. )
( Daha geniş bilgi için burayı tıklayınız... )
- KADÎM SANAT değil KADÎM KÜLTÜRLERİN SANATI
( Tiyatro[< değişim] )
- KADÎM ile/ve ATİK
- KADÎM değil/yerine/= ESKİL
- KADÎM ile/ve/||/<>/< HÂDİM
- KADÎM ile HÂDÎS
( Başlangıcı ve sonu olmayan. İLE Oluşta olan. )
- KADÎM ve/<> KABUL
- KADİM ile KADİMİ ile KADİM DOST
- KADÎM ve/<> ŞİMDİ
( Bugüne, şu AN'a (da) etki ediyorsa, kadîmdir. )
- KADÎM-İ ZÂTÎ ile/ve KADÎM-İ ZAMANÎ
- KADÎM'İN KIDEMİ/KEŞFİ(KEŞF-İ KADÎM) ile/ve/||/<> CEDÎD'İN VAADİ(/VÂZ-I CEDÎD)
( Geçmişte. İLE/VE Gelecekte. )
( Klasik geleneklerde esas olan. İLE/VE Modern zamanlarda ve arayışlarda. )
( Geçmiş dönemlerde, tarihin oluşması[tekâmülü], geçmiş üzerine/üzerindendi. )
( MA el-MÂHÛD )
- KADIN -ile
( PARTHENOS )
- KADIN DOĞUM değil KADIN, DOĞUM
- KADIN DOKTOR ile/ve/değil/||/<> KADIN DOKTORU
- KADIN/ERKEK GÖVDESİ/BEDENİ" değil/yerine/< DİŞİL/ERİL GÖVDE/BEDEN
- KADIN OLMAK değil/yerine ÖNCE ADAM/İNSAN OLMAK SONRA KADIN OLMAK
( Ayrımlar yerine bütünlük üzerine düşünülerek yapılanmak gerek! )
- KADIN, ...:
..., SEVMEDİĞİ KİŞİYE[ERKEK/KADIN] ...
ile/><
..., SEVDİĞİ KİŞİ[ERKEK/KADIN] İÇİN ...
( ... hiç acımaz. İLE/>< ... kendine hiç acımaz. )
- KADIN değil/yerine DİŞİ/L
( Erkek, dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde,
Hakkın yarattığı her şey yerli yerinde.
Nazarımızda kadın, erkek farkı yok.
Noksanlıkla senin görüşlerinde. )
- KADIN ile/değil KADINLIK/KADINLAR
( MER'A ile/değil NİSÂ )
- KADIN ile KARI
( HÜRRE: Cariye(eme) ya da esir olmayan kadın. )
- KADIN ile/ve/||/<>/> MÜCEVHER ile/ve/||/<>/> ERKEK ile/ve/||/<>/> KADIN
( Birbirini tüketen döngü. )
- KADIN-IN ... ile KÂDI'NIN ...
- KADINLAR ve/ne yazık ki/||/<>/> ÖLDÜRÜLEN KADINLAR :( ((((((
( Anıt Sayaç :( (((((( )
- KADINLARIN SEÇME VE SEÇİLME HAKKI:
BELEDİYE SEÇİMLERİ/NDE ile/ve/||/<>/> MILLETVEKİLLİĞİ/NDE
( 03 Nisan 1930 İLE/VE/||/<>/> 05 Aralık 1934 )
- KADINLAŞMAK ile KADINLAŞTIRMAK ile KADI/LIK ile KADIN/LIK ile KADINCA ile KADINLI/LIK ile KADINSAL/LIK ile KADINSIZ/LIK ile KADIN AVCISI ile KADIN BAŞINA ile KADIN KADINA ile KADIN BERBERİ ile KADIN TERZİSİ ile KADIN HAREKETİ ile KADIN KADINCIK ile KADIN TİCARETİ ile KADINLAR HAMAMI ile KADINLI ERKEKLİ ile KADIN HASTALIKLARI
- KADIN/LIK ile/ve/||/<>/> ANNE/LİK
( Bebek doğurabilme olanağı. | Kendini doğurabilme olanağı ve olasılığı. İLE/VE/||/<>/> Bebeği doğurup bakabilme, yetiştirebilme. | Bebeğinden ve kendinden doğabilme, kendini gerçekleştirme. )
- KADİR CONKER YALISI :
( Yenimahalle Pazarbaşı Karakütük Caddesi üzerinde bulunan bu yalı önceleri iki katlı ahşap bir evdi. Evi satan alan Kadir Conker eski evi yıkarak yalıya dönüştürdü. Yalı zarafeti ile görülmeye değer yalılardan biridir. )
- KADİR GECESİ ile/ve/değil/<> KADİR-KIYMET BİLDİĞİN GECE
- KADİR-KIYMET (BİLME(ME)K)
- KADÎR[Ar. < KUDRET] ile KADİR["ka" uzun okunur] ile KADR[Ar.]
( Tükenmez kudret sahibi olan Allah.[Allah'ın adlarından] İLE Güçlü, kuvvetli, kudretli, kudret sahibi. | Allah. İLE Değer, itibar. | Onur, şeref, haysiyet, meziyet. | Derece, rütbe. | Yıldızları, parlaklık derecelerine göre birbirinden ayırdetmek için yapılan sınıflandırmada her dereceden biri.[Birinci kadirden(en parlak) altıncı kadire kadar olan yıldızlar gözle görülebilir; teleskobun kuvveti arttıkça daha küçük kadirdeki yıldızları görmek olanaklıdır.][Güneşin parlaklığı sıfırıncı kadirdendir.] )
(1996'dan beri)