Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 46.157 başlık/FaRk ile birlikte,
46.157 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(87/186)


- İSTİDLÂL[Ar.] ile/ve/||/<>/> NAZAR[Ar.]


- İSTİF ile STOKÇU ile İSTİFLEME

( HOARD vs. HOARDER vs. HOARDING )

( احتکار کردن ile محتکر ile اذخار ile احتکار )

( EHTEKAR KARDAN ile MOHTEKAR ile AZAKHAR ile EHTEKAR )


- İSTİFA ETMEK ile/ve/||/<> AFFINI İSTEMEK


- İSTİFÂ[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= İŞBIRAKI, İŞİ/GÖREVİ BIRAKMAK, İŞTEN/GÖREVDEN AYRILMAK


- İSTİFLEMEK ile İSTİFLENMEK ile İSTİFLEYEBİLMEK ile İSTİF ile İSTİFA ile İSTİFÇİ/LİK


- İSTİFTÂ'[Ar. < FETVÂ] ile İSTİFTÂH[Ar. < FETH]

( Fetvâ almak/istemek. Müftüye başvurma. İLE Siftah etme. | Başlama, başlanılma. | Açma, açılma. )


- İŞTİGAL (ETMEK) değil/yerine/= İŞLİ OLMA/UĞRAŞMA/K


- İSTİĞFAR ile/ve SEYİD'ÜL İSTİĞFAR(TÖVBENİN EFENDİSİ)


- İSTİĞFÂR[Ar.] ile TEVBE[Ar.]


- İSTİHÂB/ISTIHÂB ile İSTİHÂB ile İSTİHÂB/İŞTİHÂB ile İSTÎÂB[< VAB]

( Saklama, gizleme. | Dostluk kurma. | Konuşma, musâheb etme. İLE Hibe ve armağan olarak isteme. Bağış olarak arzulama. İLE Ağarma, beyazlama, kırlaşma. İLE İçine alma, sığdırma. | Kaplamak, toplamak, tamam etmek. | Tutulmak, zapteylemek. )


- İSTİHBARAT TEŞKİLÂTI[Ar.] değil/yerine/= BİLGİTOPLAV ÖRGÜTÜ


- İSTİHDAF[Ar. < HEDEF] ile HEDEF TUTMA, AMAÇ EDİNME[Ar.]

( HEDEF TUTMA, AMAÇ EDİNME )


- İSTİHDAM (ETMEK) değil/yerine/= İŞLENDİRME/K


- İSTİHDAM ETMEK ile İSTİHDAM EDİLEBİLİR ile ÇALIŞAN ile ÇALIŞAN ile ÇALIŞAN ile ÇALIŞAN ile İŞ VEREN ile İSTİHDAM ile İSTİHDAM OFİSİ

( EMPLOY vs. EMPLOYABLE vs. EMPLOYD vs. EMPLOYE vs. EMPLOYED vs. EMPLOYEE vs. EMPLOYER vs. EMPLOYMENT vs. EMPLOYMENT OFFICE )

( به کار گرفتن ile بکار گماردن ile استخدام کردن ile بکار گرفتن ile قابل استخدام ile سر کار ile مستخدم زن ile شاغل ile خدمتگزار ile کارکن ile کارمند ile استخدام کننده ile کارفرما ile صاحب کار ile کارمندي ile استخدام ile کارگزيني ile اشتغال ile کارگماري ile کاريابي )

( BAH KAR GARAFTAN ile BEKAR GOMARDAN ile ESTEKHODAM KARDAN ile BEKAR GARAFTAN ile GHABEL ESTEKHODAM ile SAR KAR ile MOSTEKHODAM ZAN ile SHAGHEL ile KHODAMTEGZAR ile کارکن ile KARMAND ile ESTEKHODAM KONANDEH ile KARAFARMA ile SAHEB KAR ile KARMANDY ile ESTEKHODAM ile KARGOZYNEY ile ESHTAGHAL ile KARGMARY ile KARYABY )


- İSTİHFÂF[< HİFFET] ile/değil/yerine/>< İSTİ'FÂF[Ar. < İFFET]

( Küçümseme, hor görme, tahkir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Haram ve çirkin şeylerden kaçınmak, kötülükten, günahtan kaçınmak, iffetli olmak. )


- İSTİHLÂF[Ar. < HALEF] değil/yerine/= YERİNE BIRAKMA


- İSTİHLÂL[Ar. < HELÂL] ile İSTİHLÂL[Ar. < HİLÂL] ile BERÂ'AT-İ İSTİHLÂL

( Helâl sayma. | Helâlleşme. | Helâl edilmesini isteme. İLE Yeni Ay'ın görünmesi, hilâli görme. | Çocuğun doğar doğmaz ağlamaya başlaması. İLE Bir sözün, yazının ya da yapıtın giriş bölümünde, konuya doğrudan girmeden önce, yapıt sahibinin ustalığını gösteren, dikkat çekici, zarif, sanatlı bir başlangıç yapması. | Edebî metinlerde, özellikle kaside, mersiye, gazel gibi divan edebiyatı ürünlerinde, konuya geçmeden önce yapılan sanatlı ve etkileyici giriş bölümler. [Amaç, dinleyicinin ya da okuyucunun ilgisini çekmek, şairin ustalığını sergilemek ve yapıta güçlü bir giriş yapmak.] )


- İSTİHRAÇ[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= ÇIKARSAMA YAPMAK/SONUÇ ÇIKARMAK


- İSTİHSÂL[Ar. < HÂSIL çoğ. İSTİHSÂLÂT] ile İSTİHZAR[Ar. < HUZÛR (çoğ. İSTİHZÂRÂT)]

( Elde etme, ele geçirme/geçirilme, çıkarma, meydana getirme, hâsıl etme. | Üretim, üretme. Üretme. İLE Hazırlama. | Anımsama. )


- İSTİHSÂN[Ar. < HISN] ile İSTİHSÂN[Ar. < HASEN]

( Savunma, müdâfaa etme, karşı koyma. İLE Beğenme, beğenilme, güzel sayılma, güzel bulma. )


- İSTİHZA' yerine İSTİ'FÂF(<İFFET)


- İSTİHZÂ[Ar.] ile MİZÂH[Ar.]


- İSTİKLÂL MARŞI ve/||/<>/< MEHMET ÂKİF ERSOY

( Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim, milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl...
Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
"Medeniyet!" dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın...
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri "toprak!" diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı;
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüdâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ.

Ruhumun senden, İlâhi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar -ki şahadetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerihamdan, İlahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-ı mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl!

Mehmet Âkif ERSOY )


- İSTİKLÂL ile İSTİKLÂL MARŞI


- İSTİKRÂR[Ar. < KARAR] ile İSTİKRÂR[Ar. < TEKRAR]

( Karar bulma, yerleşme. | Kararlaşma, iyice belirli olma. İLE Tekrarlatma. )


- İSTİKRARSIZLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DALGALANMA


- İSTİLA ETMEK ile İSTİLA

( INVAGINATE vs. INVAGINATION )

( غلاف کردن ile درخود گرفتن ile غلاف شدگي )

( GHLAF KARDAN ile DARKHOD GARAFTAN ile GHLAF SHODEGY )


- İSTİLA ETMEK ile İSTİLACI

( INFEST vs. INFESTANT )

( ول نکردن ile هجوم کننده )

( VEL NAKARDAN ile TEOJJOOM KONANDEH )


- İSTİLA ETMEK ile İSTİLACI ile İSTİLACI

( INVADE vs. INVADER vs. INVADING )

( تاخت وتاز کردن ile تاخت کردن ile تجاوز کردن ile تهاجم کردن ile تازنده ile متجاوز ile حملهکننده ile مهاجم ile متهاجم )

( TAKHT VETAZ KARDAN ile TAKHT KARDAN ile TAJAVZ KARDAN ile TEHAJAM KARDAN ile TAZANDEH ile MOTEJAVZ ile HAMLELKONANDEH ile MACPEHEJM ile MOTEHAJAM )


- İSTİLA ETMEK ile KESİNTİ

( IRRUPT vs. IRRUPTION )

( آتش فشان کردن ile ايجاد ناگهاني )

( ATASH FESHAN KARDAN ile AYJAD NAGEHANY )


- İSTÎLÂ'[Ar. < VELY] ile İSTİ'LÂ'[Ar. < ULÜVV]

( Bir yeri kuvvet kullanarak ele geçirme. | Yayılma, kaplama. | Basma.[Jeoloji'de] İLE Yükselme. | Üste çıkma, üstün gelme. )


- ISTILAH[< SULH] değil/yerine/= TERİM, İLİM SÖZÜ, TÂBİR


- İSTİMÂL[Ar. < AMEL] ile İSTİMÂR[Ar. < TAMİR]

( Kullanma. İLE İmâr ettirme. | Bir yerin imarını isteme. | İstimlâk etme, sömürgeleştirme. )


- İSTİMDÂT[Ar. < MEDED] değil/yerine/= YARDIM İSTEME


- İSTİNYE – ÇUBUKLU FERİBOT (ARABALI VAPUR İSKELESİ) :

( İstinye koyundaki eski İstinye Tarsanesinin bulunduğu büyük yeşil alanda yapıldı. Feribotlar (Arabalı vapurlar) İstinye Çubuklu arasında arabaları taşıyor. Bu hat 16.06.2019 tarihinhde açıldı. )


- İSTİNYE DENİZ HAMAMI :

( İstinye'de dolaysıyla Boğaziçi'nde ilk deniz hamamı açılan semtlerden biridir. 05.10.1877'de Vilayet - i Belediye Kanunu gereğince, halkın açıktan denize girmelerini önlemek amacı ile 1878'de açıldı. Bu hamam çok uzun yıllar kullanıldıktan sonra kapatıldı. )


- İSTİNYE VAPUR İSKELESİ :

( İlk vapur iskelesi karakol önünde 1851'de ahşap olarak inşâ edildi. 1898'de yeterli görülmeyince yıktırıldı görevli onarım elemanlarından Kemal Usta tarafından yenisi yapıldı. Çok uzun yıllar hizmet veren bu iskele Tersanenin buradan kaldırılması ile işlevini kaybetti. Her ne kadar 1996'da yeniden açıldığı ise de beklenen canlılığı elde edemeyince tekrar kapatıldı. )


- İSTİNYE YOLCU GEMİSİ :

( Şirket - i Hayriye İşeletmesi tarafından 1857'de İngiltere'de East Cowes'da John White tezgâhlarında yaptırıldı. 140 gros tonluk ve teknesi ahşaptı. Uzunluğu 41,1 metre, genişliği 6 metre, su kesimi 3 metre idi. Maudslay yapımı 60 beygir gücünde çift silindirli compound buhar makinesi vardı. 1857'de hizmete girdi, 1864'te hizmet dışı bırakıldı.. Baca No.su 7 idi. )


- İSTÎRÂHAT[Ar. < RÂHAT] ile İSTÎRÂHÂT[Ar. < İSTÎRÂHAT]

( Rahat etme, dinlenme. İLE Dinlenmeler. )


- İŞTİRÂK[< ŞİRKET] değil/yerine/= ORTAK OLMA, ORTAKLIK | KATILIM


- [ne yazık ki]
ISTIRAP:
HAFİF ile DERİN

( Konuşulabilir. İLE Konuşulamaz, dile gel(e)mez/getiril(e)mez. )


- ISTIRAP:
SAĞLIKSIZ/KİRLİ ile/değil/yerine/>< SAĞLIKLI/TEMİZ


- ISTIRAP VERİCİ ile ÖLÜMÜNE ACI ÇEKEN

( AGONIZING vs. AGONIZING TO DEATH )

( رنجآور ile سوزناک ile جان کندن )

( RANJEAVAR ile SUZNAK ile JAN KANDAN )


- ISTIRAP ile/ve DAYANÇ/SABIR

( Annesi ölene, "öksüz"; babası ölene, "yetim"; eşi ölene, "dul" denilir. Fakat çocuğu ölene, hiçbir şey diyemezler. Çünkü bu, öyle bir ıstıraptır ki, o ıstırabı anlatabilecek bir sözcük bile yoktur. )


- ISTIRAP ile ÖLÜM ACISI

( AGONY vs. AGONY OF DEATH )

( سکرات مرگ ile رنج ile نزع ile احتضار )

( SEKRAT MORG ile RANJ ile نزع ile EHTEZAR )


- İSTİŞÂRE HEYETİ/ŞURA değil/yerine/= DANIŞMA KURULU/DANIŞ


- İSTİŞÂRE[< ŞÛRÂ (çoğ. İSTİŞÂRÂT)] değil/yerine/= DÜŞÜNCE SORMA, DANIŞMA


- İSTİŞÂRE[< ŞÛRÂ | çoğ. İSTİŞÂRÂT] ile TEÂTÎ[< ATÂ]


- İSTİSKAL[< SIKLET] değil/yerine/= SOĞUK DAVRANMA

( Ağır görme, huzurundan hoşlanmama. | Soğuk davranışlarla hoşlanmadığını belirginleştirme. Yüz vermeme, kovarcasına davranma, kovma. )


- [ne yazık ki]
İSTİSMÂR ile/ve/||/<>/> TECÂVÜZ


- İSTİSNA OLMAK" değil/yerine/>< İNSAN/KİŞİ/ADAM OLMAK

( [istiyorsan] "Egemen olmak." DEĞİL/YERİNE Özgür olmak. )


- İSTİSNA ile KAİDE

( İstisnalar kaideyi bozmaz, kuvvetlendirir! )

( İstisnalar bilinmedikçe, kaide bilinmiyor demektir. )


- İSTİSRÂ'[Ar. < SÜR'AT] ile İSTİSRÂR[Ar.]

( Hızlandırma, süratlendirme. İLE Odalık alma. )


- İSTİVA ile İSTİVA HATTI


- İŞTİYÂK[< ŞEVK] değil/yerine/= ÖZLEM, HASRET | YOĞUN İSTEK/ARZU


- İŞTİYÂT[Ar.] ile GAZAB[Ar.]


- İSTİZÂA[Ar. < ZİYÂ] ile İSTÎZÂH[Ar. < VUZUH | çoğ. İSTÎZÂHÂT]

( Aydınlanma, ışıklanma, ziyâlanma. İLE Bir şeyin açık olarak bildirilmesini isteme, açıklama isteme. | Gensoru.[mecliste] )


- İSTİZAN[Ar.] değil/yerine/= YETKİ/İZİN İSTEME


- İSTOP değil/yerine STOP değil/yerine DURMA/DURDU


- İŞVE[Ar.] ile/ve CİLVE[Ar.]

( Güzelin, gönül aldatan/çelen, naz ve edâsı. İLE/VE Kırıtma. | Görünüş, tecelli. )

( TEBÂÜL: Karı-koca cilvesi. )


- İSVEÇ/ŞİVED ile İSVİÇRE

( SWEDEN vs. SWITZERLAND )


- İSYAN ÇIKARMA/ÇIKARAN ile/ve/||/<>/> İSYANI KIŞKIRTMA/KIŞKIRTAN


- İsyan etmeden KONUŞ!!!


- İSYAN (MECLİSİ) değil/yerine İSTİŞARE (MECLİSİ)


- İSYAN ile/ve/değil/||/<>/> ANARŞİ


- İSYAN ile/ve/||/<>/>/< AZGINLIK


- İSYAN ile/ve/||/<>/> BASKIN


- İSYAN ile/ve/değil/yerine FERYAD


- İSYAN ile HAREKÂT

( REBELLION vs. OPERATIONS )


- İSYÂN ile/ve/<> İNTİZÂR

( Emre boyun eğmeme, itaatsizlik. | Başkaldırı, ayaklanma. İLE/VE/<> Bekleme, gözleme. | İlenme, beddua. )


- İSYAN ile/ve/> İSTİFÂ

( Bilinçli ve/ya da bilinçsiz. İLE Kararlı ve bilinçli. )


- İSYAN ile İSYAN ile İSYAN

( INSURGANCE vs. INSURGENCE vs. INSURGENCY )

( تجاسر ile ياغي گري )

( تجاسر ile YEGHY GARY )


- İSYAN ile İSYANCI/LIK


- İSYAN ile İTİRAZ


- İSYAN ile KABUL EDEMEMEK

( UPRISING vs. NOT ABLE TO ACCEPT )


- İSYAN ile/ve KÜFÜR

( !UPRISING vs./and !CURSING )


- İSYAN ile/ve ŞİKÂYET

( UPRISING vs./and COMPLAINT )


- İSYAN ile/ve/||/<> ŞİKÂYET


- İSYAN ile/ve/||/<>/> TEPKİ


- İSYAN ile/değil/yerine YAS


- İSYANDA:
BAŞ EDEMEME ile/ve/değil/||/<>/< ALT EDEMEME


- İsyanı DİNLE!!!


- İSYAN/KÂR/LIK ile/ve/değil/yerine/<> TEPKİ/SEL/LİK


- İŞYAR, HÜSEYİN (RİZE, 1956) :

( Sarıyer altyapısından yetişti ve 1974'te profesyonel takım kadrosuna alındı. Beş sezon (1974 - 1979) içinde 35 lig, 36 amatör lig, 3 kupa, 3 turnuva maçı olmak üzere 77 resmi ve ayrıca 31 özel maçla birlikte toplam olarak 108 kez lacivert - beyazlı formayı giydi. Lig maçlarında 2, amatör lig maçlarında 20, turnuva maçlarında 2 olmak üzere resmi maçlarda 24 ve özel maçlarda attığı 9 golle birlikte takımı adına 33 gol kaydetti. )


- İŞYERİNE, ÖZELLİKLE EVE YENİ GELMİŞ EŞİNİZE/BİRİNE GİRER GİRMEZ BİRŞEY SÖYLEMEK ile/yerine 5-10 DAKİKA SONRA SÖYLEMEK


- İT:
KÖPEK ile/ve/<> KANCIK

( Eriline verilen ad. İLE/VE/<> Dişiline verilen ad. )


- İT-KOPUK


- PASTA[İt.] ile PASTA[İt.]

( İçine katılmış türlü maddelerle özel bir tat verilmiş, fırında ya da başka bir yolla pişirilerek hazırlanmış bir tür hamur tatlısı. İLE Giysilerde dikişli kıvrım. )


- İT ile İT ELLİ ile İT CANLI ile İT KOPUK ile İT ÜZÜMÜ ile İT DALAŞI ile İT HIYARI


- İTÂ ÂMİRİ değil/yerine/= ÖDEME YETKİLİSİ


- İ'TÂ'[Ar.] ile İNFÂK[Ar.]


- İTA ile İTAP ile İTA EMRİ ile İTA AMİRİ


- İTAAT ile/ve/değil/<> DÜZEN


- İTAAT ile İTAATLİ/LİK ile İTAATSİZ/LİK ile İTAATSİZCE


- İTAAT ile/değil/yerine/>< İTTİHAT


- İTAAT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KABUL


- İTAAT" ile/ve/||/<>/> "RAHAT"


- İTAAT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< RIZÂ


- İTAAT[Ar.] ile/ve/||/<> SADAKAT/SIDK[Ar.]


- İTAAT ile/ve/değil/yerine/<> "TAPMAK" ile/ve/değil/yerine/<> TESLİMİYET

( [not] OBEY vs./and "WORSHIP" vs./and/but/<> SUBMISSION
SUBMISSION instead of OBEY and "WORSHIP" )


- İTAAT ile/ve/değil/<> TESLİMİYET


- İTAAT/KÂR ile/ve/||/<> BİAT/KÂR

( Aç kalarak/bırakarak. İLE/VE/||/<> Bilgisiz kalarak/bırakarak. )


- İTAATKÂR/MUTÎ[Ar. < TÂAT] değil/yerine ESLEK

( Başkasının buyruk ya da dileklerini yerine getiren, yumuşak başlı. )


- İTAATSİZLİK ile İTAATSİZ ile İTAATSİZLİK ETMEK

( DISOBEDIENCE vs. DISOBEDIENT vs. DISOBEY )

( نافرماني ile سرپيچي ile عدماطاعت ile گردنکشي ile تمرد ile سرکشي ile نامطيع ile نافرمان ile عاق ile سرپيچ ile حرف نشنو ile گردنکش ile سرکش ile اطاعت نکردن ile سرپيچي کردن ile عاق کردن ile نافرماني کردن )

( NAFARMANY ile SARPYCHY ile عدماطاعت ile GARDANKESHY ile TAMARD ile SARKESHY ile نامطيع ile NAFARMAN ile AGH ile SARPYCH ile HARF NESHNO ile GARDANKESH ile SARKESH ile OTAAT NAKARDAN ile SARPYCHY KARDAN ile AGH KARDAN ile NAFARMANY KARDAN )


- İT'ÂM[Ar.] ile İT'ÂM[Ar.] ile İTHÂM[Ar.]

( İkiz doğurma. İLE Yemek yedirme/verme/verilme. İLE Suçlama. )


- İTÂT[Ar.] ile İTÂAT[Ar. < TAV]

( Düşmanlık, zıtlık. İLE Boyun eğme, dinleme, alınan emre göre davranma. )


- İTEGÜ ile ÇERÇEVE
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Değirmen taşının üzerine yerleştirildiği ahşap çerçeve.[Eğer unun biraz kalın olması isteniyorsa bu yükseltilir. Eğer ince, beyaz un isteniyorsa alçaltılır.] İLE ... )


- ITEM :/yerine MADDE, EŞYA


- Temelde olanın ne olduğuna iyi bak da ona göre sağlam KONUŞ!!!


- [ne yazık ki]
!İTEN ile/||/<> !TUTMAYAN


- YTTERBIUM OXIDE[Fr.] / YTTERBIUMOXIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= İTERBİYUM OKSİT


- İTERBİYUM[< YTTERBY-İSVEÇ] ile İTRİYUM[< YTTERBY-İSVEÇ]

( Atom numarası 70, atom ağırlığı 173,04 olan, değerli bir öğe. [Simgesi: Yb] İLE Atom numarası 39, atom ağırlığı 88,92 olan, seryum filizlerinde bulunan, gri renkli, 4,6 yoğunluğunda, değerli bir öğe. [Simgesi: Y] )


- İTFA[Ar.] ile/değil/yerine BORÇ ÖDEME

( ... İLE Söndürme. | Sönüm. | Bir borcu, azar azar ödeyerek kapatma, sönüm. )


- İTFA değil/yerine/= SÖNÜM


- İTFAİYE DEPARTMANI ile ATEŞ ile ATEŞ MERMİLERİ ile ATEŞ YİYEN ile YANGIN SÖNDÜRME ile YANGIN SÖNDÜRME ile YANGIN GÖREVLİSİ ile ATEŞ ETMEK ile YANGINDAN KORUNMA ile İTFAİYE İSTASYONU ile ATEŞ TAPINAĞI ile ATEŞE TAPAN ile ATEŞLİ SİLAH ile ATEŞ TOPU ile ATEŞ KUTUSU ile ATEŞ BÖCEĞİ ile İTFAİYECİ ile YANMAZ ile YANGINLAR ile OCAK BAŞI ile YAKACAK ODUN

( FIRE DEPARTMENT vs. FIRE vs. FIRE BULLETS vs. FIRE EATER vs. FIRE EXTINCTION vs. FIRE EXTINGUISHING vs. FIRE GUARD vs. FIRE OFF vs. FIRE PROTECTION vs. FIRE STATION vs. FIRE TEMPLE vs. FIRE WORSHIPPER vs. FIREARM vs. FIREBALL vs. FIREBOX vs. FIREFLY vs. FIREMAN vs. FIREPROOF vs. FIRES vs. FIRESIDE vs. FIREWOOD )

( تيراندازي کردن ile تير انداختن ile نار ile بر کنار کردن ile شليک کردن ile نيران ile آتش سوزي ile از مقام انداختن ile حريق ile آتش ile تير اندازي کردن ile آتش نشاني ile آتشنشاني ile اداره آتش نشاني ile شعبده باز ile خفگي آتش ile اطفاء حريق ile آتشبان ile در کردن ile استحکامات تدافعي ile اطفائيه حريق ile اطفائيه ile آتشخانه ile آتشگاه ile آتشکده ile آتش پرست ile اسلحه گرم ile شهاب روشن ile گلوله انفجاري ile آتشدان ile مجمر ile شب تاب ile کرم شب افروز ile کرم شو تاب ile سوخت گير ile سوخت انداز ile ضد آتش ile نسوز کردن ile ناسوز ile نسوختني ile شرر ile پاي بخاري ile زندگي خانگي ile هيزم ile حطب )

( TYRANDAZY KARDAN ile TYR ANDAKHTAN ile نار ile BAR KONAR KARDAN ile SHELYK KARDAN ile نيران ile ATASH SOZY ile AZ MOGHAM ANDAKHTAN ile HARYGH ile ATASH ile TYR ANDAZY KARDAN ile ATASH NESHANY ile ATASHNESHANY ile EDAREH ATASH NESHANY ile SHABDEH BAZ ile KHAFGY ATASH ile اطفاء حريق ile ATASHABAN ile DAR KARDAN ile ESTAHKAMAT TADAFEY ile اطفائيه حريق ile اطفائيه ile ATASHKHANEH ile ATASHGAH ile ATASHKODEH ile ATASH PAREST ile ESLEHEH GARAM ile SHEHAB ROSHEN ile GOLOLEH ENFEJARY ile ATASHODAN ile مجمر ile SHAB TAB ile KARAM SHAB AFRUZ ile KARAM SHO TAB ile SOKHT GYR ile SOKHT ANDAZ ile ZED ATASH ile NESOZ KARDAN ile NASOZ ile نسوختني ile SHRAR ile PAY BAKHARY ile ZANDEGY KHANGY ile YEHYZAM ile حطب )


- İTFAİYE ile İTFAİYECİ/LİK ile İTFAİYE ARACI


- İTGES/CONTENT-BASED İMAGE RETRİEVAL SYSTEM[İng.] değil/yerine/= İÇERİK TABANLI GÖRÜNTÜ ERİŞİM DÜZENİ


- İTHAF ile/değil ATIF


- İTHAF ile İTHAF YAZISI


- İTHAF[Ar.] değil/yerine/= SUNMA/SUNGULAMA/ADAMA


- İTHAL ETMEK değil/yerine/= DIŞTAN ALMAK


- İTHAL ETMEK değil/yerine İHDAS ETMEK


- İTHAL/İTHALAT değil/yerine/= DIŞALIM


- İTHAL ile İTHAL MALI


- İTHAM ile AŞAĞILAMA

( Suçlama, suçlu görme. İLE Küçük görme. )


- İTHAM ile/değil/yerine/||/>< ELEŞTİRİ


- İTHAM ile/ve/<> GENELLEME


- [ne yazık ki]
İTHAM ile İMÂ


- İTHAM ile İSNÂD


- [ne yazık ki]
!İTHAM ile !TEKFÎR

( Çoğunlukla/bazen itham, küfürden daha ağırdır. )

( Suçlama. İLE Kâfir sayma. )


- İTHAM[Ar.] ile/ve/||/<>/> TEKFİR[Ar.]


- İTHAM ile/ve/||/<> YAFTALAMA


- İTİ, AN; ÇOMAĞI HAZIRLA!" ile/değil/yerine "İYİ KİŞİ, SÖZÜNÜN ÜZERİNE GELİR"


- İTİBAR ETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SAYGI GÖSTERMEK


- İTİBAR[Ar.] ile/ve/||/<>/> İBRET[Ar.]

( Başta. @@ Sonda. )


- İTİBAR[Ar. < UBÛR | çoğ. İTİBÂRÂT] ile İHTİBÂR[Ar. < HABER]

( Saygı gösterme. | Önem verme. | Onur/şeref, haysiyet. | Bir şeyin, gerçek değil kararlaştırılan değeri. | İbret alma. | [ticaret] Söz ya da imzanın değeri. [İng./Fr. CREDIT] | Değer. İLE [bir kimseyi] Yoklama, deneme, sınama. )


- İTİBAR ile ŞEREF


- İTİBAREN ile HAKKINDA ile YUKARIDAN ile HER YERDEN ile ARKADAN ile HER KÖŞEDEN ile İÇERİDEN ile BUNDAN SONRA ile O ANDAN İTİBAREN ile YÖNÜNDEN ile ORTASINDAN ile ORTASINDAN ile ÇOK ESKİ ZAMANLARDAN BERİ ile ZAMAN ZAMAN ile NEREDEN

( FROM vs. FROM ABOUT vs. FROM ABOVE vs. FROM ALL OVER vs. FROM BEHIND vs. FROM EVERY CORNER vs. FROM INSIDE vs. FROM NOW ON vs. FROM THAT TIME ON vs. FROM THE DIRECTION OF vs. FROM THE MIDDLE vs. FROM THE MIDDLE OF vs. FROM TIME IMMEMORIAL vs. FROM TIME TO TIME vs. FROM WHERE )

( از سوي ile از ile از روي ile از حدود ile از سراسر ile از پس ile از گوشه و کنار ile از داخل ile از اين پس ile از آن پس ile از آن به بعد ile از جانب ile از وسط ile از عهد دقيانوس ile بوقت و بيوقت ile از کجا )

( AZ SOY ile AZ ile AZ ROY ile AZ HADUD ile AZ SARASAR ile AZ PES ile AZ GUSHEH VE KONAR ile AZ DAKHAL ile AZ AYNE PES ile AZ AN PES ile AZ AN BAH BAD ile AZ JANAB ile AZ VAST ile AZ EAD DAGHYANOS ile بوقت و بيوقت ile AZ KOJA )


- İTİBAREN değil/yerine/= SONRA


- İTİBARSIZLAŞMAK ile İTİBARSIZLAŞTIRMAK ile İTİBAR ile İTİBARİ ile İTİBARLI/LIK ile İTİBARSIZ/LIK ile İTİBARLICA ile İTİBARSIZCA ile İTİBARİ SAYFA ile İTİBAR MEKTUBU ile İTİBARİ HİZMET ZAMMI


- İTİBARSIZLAŞTIRMAK ile İTİBARSIZ ile TAKDİR YETKİSİ ile İSTEĞE BAĞLI

( DISCREDIT vs. DISCREDITABLE vs. DISCRETION vs. DISCRETIONARY )

( بي اعتبار کردن ile ننگ آور ile صلاحديد ile احتياطي ile بصيرتي )

( BEY ETEBAR KARDAN ile NANG AVAR ile SALAHADYD ile احتياطي ile بصيرتي )


- PROPELLANT GAS[İng.] ile/değil/yerine/= İTİCİ GAZ


- DRIVING FORCE[İng.] ile/değil/yerine/= İTİCİ GÜÇ


- İTİCİ ile PERVANE

( IMPELLENT vs. IMPELLOR )

( سوق دهنده ile وادار کننده )

( SOGH DAHANDEH ile VADAR KONANDEH )


- İTİDAL ve/<> HAYIR

( Hayır olan itidal olan, itidal olan hayır olandır. )


- İTİDAL ve/> KEMÂL

( İnce oranlarda karışım. VE Hareket eden maddedeki olanakların dışa çıkması. )


- İ'TİKÂL-İ BAHRÎ[Ar.] ile İ'TİKÂL-İ SEVÂHİL[Ar.]

( Dalga aşındırması. İLE Kıyıların aşınması. )


- İTİKAT ile İNANÇ


- İTİLA ile İTİLAF ile İTİLAFÇI/LIK


- İTİLÂ[Ar. < ULÜVV] ile/ve/<> RÜCÛ[Ar.]

( Yükselme, yukarı rütbelere erişme. İLE/VE/<> Dönme, geri dönme. | Vazgeçme, sözünden dönme, sözünü geri alma. )


- İ'TİLÂF[Ar. < ÜLFET | çoğ. İ'TİLÂFÂT] ile İHTİLÂF/ŞİKAK[Ar. < HİLÂFET | çoğ. İHTİLÂFÂT]

( Uyuşma, anlaşma. İLE Antlaşmazlık, uyuşmazlık/uymayış/uymama, ayrılık, aykırılık. )


- İTİLMEK ile İTİŞMEK ile İTİŞTİRMEK ile İTİ ile İTİŞ ile İTİŞ KAKIŞ


- İ'TİMÂD[Ar.] ile SÜKÛN[Ar.]


- İTİMAT EMNİYET ETMEK değil/yerine/= GÜVENMEK/GÜVEN DUYMAK


- İTİMAT MEKTUBU değil/yerine/= GÜVEN İLETESİ


- İTİMAT TELKİN ETMEK değil/yerine/= GÜVEN AŞILAMAK


- İTİMAT[Ar.] değil/yerine/= GÜVEN/GÜVENÇ


- İTİMAT değil/yerine/= GÜVEN/GÜVENÇ


- İTİNA[Ar.] ETMEK değil/yerine/= ÖZENMEK


- İTİNÂ ile/ve/||/<>/> İMTİNÂ


- İTİNÂ ve/||/<>/> İTİBAR


- İTİNA ile İTİNALI/LIK ile İTİNASIZ/LIK ile İTİNALICA ile İTİNASIZCA


- İTİNÂ[Ar.] değil/yerine/= ÖZEN


- İTİRAF EDELİM Kİ ..." değil "KABUL EDELİM Kİ ..."


- İTİRAF[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= EYDİVERME/K


- İTİRAF ETMEK ile İTİRAF ETMEK ile İTİRAF ile GÜNAH ÇIKARMA ile İTİRAFÇI

( CONFESS vs. CONFESSING vs. CONFESSION vs. CONFESSIONAL vs. CONFESSOR )

( آشکارا گفتن ile مقر آمدن ile اذغان کردن ile خستو شدن ile اعتراف کردن ile مقر شدن به ile اقرار کردن ile خستو ile اقرار بجرم ile اذعان ile مقر ile اعتراف ile اعتراف نامه ile اقرار ile اعترافي ile اقراري ile اقرار آورنده ile معترف )

( ASHKARA GOFTAN ile MOGHAR AMADAN ile AZOGHAN KARDAN ile KHASTO SHODAN ile ETERAF KARDAN ile MOGHAR SHODAN BAH ile EGHARAR KARDAN ile KHASTO ile EGHARAR BEJRAM ile EZAN ile MOGHAR ile ETERAF ile ETERAF NAMEH ile EGHARAR ile اعترافي ile اقراري ile EGHARAR AVARANDEH ile MOTARF )


- İTİRAF ETMEK ile/değil KABUL ETMEK


- İTİRAF ile/ve/değil/||/<> AÇIĞA ÇIKARMAK


- İTİRAF ile/ve/||/<> (")GÜNAH ÇIKARMA(")


- İTİRAF ile/ve/değil/||/<> İDDİA


- İ'TİRÂF[Ar.] ile İKRÂR[Ar.]


- İTİRAF ve/> PİŞMANLIK ve/> HESAPLAŞMA ve/> TÖVBE


- İTİRAF ile/ve/||/<> TÖVBE

( Hristiyanlık'ta. İLE/VE/||/<> İslâm'da. )


- İTİRAZ ETMEK ile/ve/||/<> KARŞI ÇIKMAK


- İTİRAZ (ETMEK) değil/yerine/= KARŞIÇIKI / KARŞI ÇIKMAK


- İTİRAZ (ETMEK) ile/ve/<>/değil/yerine SORU (SORMAK)


- İTİRAZ:
KABUL EDİLDİ >< REDDEDİLDİ

( OBJECTION:
SUSTAINED >< DENIED/OVERRULED )


- İTİRAZ ile/ve/değil/yerine İLÂVE/EK, KATKI

( Li-kâilin en-yekûl: Güçlü bir itirazı imler; yanıtın da bu itiraza orantılı olması amaçlanır. İn kulte: Orta seviyeli bir itiraza işaret eder. Fe-in kîle: Zayıf bir itiraz olduğu anlamına gelir. La-yukâl: Çok zayıf bir karşı düşüncenin dile getirilmesinde kullanılır. )

( [not] OBJECTION vs./and/but CONTRIBUTION
CONTRIBUTION instead of OBJECTION )


- İTİŞ-KAKIŞ


- İ'TİSÂ[Ar.] ile İ'TİSÂR[Ar.]

( Asâ kullanma, asâya dayanma. İLE Özünü/usâresini çıkarmak için bir şeyi sıkma, sıkılma. )


- İMPULSE[İng.] / DARBE[Osm.] / IMPULSION[Fr./İng.] ile/değil/yerine/= İTKİ


- İTKİ ile/ve/||/<> TUTKU


- ITLÂK ile/>< İTİLÂK

( Uzaklaşma, ayrı/bağımsız olma, boşanma. İLE/>< Birinin sevgisine yakalanma, tutulma. )


- İTME KURAMSİ (TARIM) ile/||/<> ÇEKME KURAMSİ (TARIM)

( İtme kuramı nüfus baskısı tarımı zorladı İLE çekme kuramı gıda bollağu tarımı çekici yaptı. İtme kuramı Boserup İLE çekme kuramı Braidwood tarafından savunuldu. Göbeklitepe çekme kuramıni İLE sosyal-dini ihtiyaç tarımı tetikledi destekler. )


- İTMEK ile ÇARK ile ETKİLEYİCİ

( IMPEL vs. IMPELLER vs. IMPELLING )

( بر آن داشتن ile مجبور ساختن ile وادار کننده ile سوق )

( BAR AN DASHTAN ile MAJBOR SAKHTAN ile VADAR KONANDEH ile SOGH )


- İTMÎNÂN değil/yerine/= KESİN OLARAK BİLME | EMİN OLMA | BİRİNE İNANMA, GÜVENME )


- ITNÂB-I MAKBÛL ile ITNÂB-I MUHİLL ile ITNÂB-I MÜMİLL

( Konuyu iyice açıklamak/anlatmak gibi bir yarar düşünülerek yapılan. İLE Fazlalıklar yüzünden istenilen anlamı vermeyen söz. İLE Bıktıracak, usanç verecek kadar sözü uzatma. )


- YTTRIUM OXIDE[İng.] / OXYDE D'YTTRIUM[Fr.] / YTRIUMOXYD, YTTRIUMERDE[Alm.] ile/değil/yerine/= İTRİYUM OKSİT


- İTS/PHARMACEUTICAL TRACKING SYSTEM[İng.] değil/yerine/= İLAÇ TAKİP DÜZENİ


- İTTAFEN değil İTHAFEN


- İTTİBÂ[Ar. < TEBA] değil/yerine/= UYMA, ARDISIRA GİTME, TÂBÎ OLMA


- İTTİHÂZ[< AHZ] değil/yerine/= EDİNME, EDİNİLME | KABUL ETME | SAYMA, SAYGI DUYMA


- İTTİZAL[Ar.] değil/yerine/= BİTİŞME, DOKUNMA/DEĞME


- IU/INTERNATIONAL UNIT[İng.] değil/yerine/= ULUSLARARASI BİRİM


- IUPAC[Alm.] ile/değil/yerine/= IUPAC INTERNATİONAL UNİON OF PURE AND APPLİED CHEMİSTRY


- IUPAC[Fr.] ile/değil/yerine/= IUPAC: INTERNATİONAL UNİON OF PURE AND APPLİED CHEMİSTRY


- IUPAC CONVENTION[İng.] / IUPAC VERTRAG[Alm.] ile/değil/yerine/= IUPAC SİSTEMİ


- IUPAC: INTERNATIONAL UNION OF PURE AND APPLIED CHEMISTRY[İng.] ile/değil/yerine/= IUPAC: ULUSLARARASI SAF VE UYGULAMALI KİMYA DERNEĞİ


- Uzun uzadıya anlatmasan da olur. Beklenildiği kadarını anlat ve KONUŞ!!! -ve


- IVAN PAVLOV ve/||/<> BIANCHI ve/||/<> SANTIAGO RAMON Y CAJAL ve/||/<> ALOIS ALZHEIMER ve/||/<> HANS BERGER


- IVAZ[Ar.] ile BEDEL[Ar.]


- IVAZ[Ar.] ile SEMEN[Ar.]


- İVAZ/AVAZ değil/yerine/= KARŞILIK, BEDEL


- İVAZLI AKİT değil/yerine/= KARŞILIKLI BAĞIT


- İVAZSIZ-GARAZSIZ


- İVECEN/İVEĞEN/EVECEN/ACUL ile İVEDÎ/MÜSTACEL ile İVİNTİ ile İVME

( Çabuk davranma alışkanlığında olan. İLE Çabuk davranma zorunluluğu. | Çabuk yapılan, acil. İLE Çabukluk, hız/sürat. İLE Devinen bir nesnenin, küçük bir zaman içinde, hızında oluşan değişmenin, bu zamana oranı. )


- İVEDİ/MÜSTACEL değil/yerine EVGİN

( Öncelikle yapılması gereken. )


- İVEĞEN LENFOBLASTİK LÖSEMİ ile/||/<> SÜREĞEN LENFOSİTİK LÖSEMİ

( Kemik iliğinde olağandışı lenfoblastların hızlı çoğalması ile ilişkili bir kanser türü. İLE/||/<> Olgun lenfositlerin yavaş birikimi ile ilişkili bir kanser türü. )


- IVIR ZIVIR/KIVIR ZIVIR


- Vıdı-vıdı konuşma! Zorlamadan KONUŞ!!!


- Vır-vır konuşma! Biraz ara ver öyle KONUŞ!!!


- TACİL, TESRÎ[Osm.] / ACCELERATION[İng.] / BESCHLEUNIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İVME


- İVRİK/İWRİQ ile İBRİK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( itinmek )


- IVUS/İNTRAVASKÜLER ULTRASONOGRAFİ INTRAVASCULAR ULTRASONOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= DAMAR İÇİ ULTRASONOGRAFİ


- Ya ... ile belirsiz olanı belirlemeden KONUŞ!!! -ile


- İYELİK/SAHİP OLMAK ile SAHİPLENMEK

( Sen sahip çıkmazsan, birileri gelir sahip çıkar. )

( Kendinin olan bir şeyi, yasa çerçevesi içinde, istediği gibi kullanabilme hakkını taşıma durumu. İLE ... )


- Yerli-yerinde KONUŞ!!!


- İYİ AHLÂK ve DOĞRU DÜŞÜNME


- İyi anladıktan KONUŞ!!!


- İYİ ANLAMAK ile/ve/||/<>/< YALIN ANLATABİLMEK

( Yalın anlatamıyorsak, yeterince / iyi anlamamışız demektir. )

( If we cannot explain simply, we don't understand it enough well. )


- İYİ BİR İNSAN" değil İYİ BİRİ / İYİ BİR KİŞİ/BİREY/ŞAHIS[Ar. < ŞAHS]/FERT[Fars. < FERD]


- İYİ BİR YÖNETİCİ OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İYİ BİR KİŞİ OLMAK

( AKIL ve/<> ADÂLET ve/<> SİYASET ve/<> DOĞRULUK ve/<> AHLAK BİLGİ

İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/<

ADÂLET DAİRESİ
)


- İyi DİNLE!!!


- İyi DİNLE!!!


- İyi dinle sonra KONUŞ!!!


- İyi düşün ve KONUŞ!!! -ve


- İYİ EŞ ile İYİ NİYET

( GOODWIFE vs. GOODWILL )

( کدبانوي خانه ile سر قفلي )

( KADBANOY KHANEH ile SAR GHFELY )


- İYİ "ETMEK" ile/değil İYİLEŞTİRMEK


- İYİ (GÖRÜNMEK) ile/ve/değil/||/<>/< BAKIMLI (OLMAK)


- İYİ HEKİM ile/ve/||/<>/> USTA HEKİM

( Hastalığı iyileştirir. İLE/VE/||/<>/> Hastayı iyileştirir. )


- İYİ HİSSETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İYİCE HİSSETMEK


- İyi KONUŞ!!!


- İYİ NİYET ile/ve/değil/||/<>/>/< ADÂLET


- İYİ NİYETLİ ile/ve/< YUFKAYÜREKLİ/RAKÎK[Ar. < RİKKAT]


- İYİ NİYETLİ/LİK ile ENAYİ/LİK


- İYİ OLMAK ile/ve/değil ADAM OLMAK/OLABİLMEK

( Ne yaptıklarımızla/yapabileceklerimizle orantılıdır/biçimlenir. İLE/VE/DEĞİL Ne yapmadıklarımızla/yapmayabileceklerimizle orantılıdır/biçimlenir. )

( Koşulları çeşitlidir. İLE/VE/DEĞİL Koşulları belirlidir. )

( Yorum/değer ve değerlendirmelere göre değişebilir. İLE/VE/DEĞİL Yorum gerektirmeyecek kadar sabit ve ortaktır. )

( Her zaman ve her koşulda kişi ve çevresi için iyi olmayabilir. İLE/VE/DEĞİL Her zaman ve her koşulda iyidir/gereklidir. )

( Bazen, bazı artıları ya da eksileri olabilir. İLE/VE/DEĞİL Çok büyük oranda olumludur. )

( Herkes için geçerli olabilir fakat yeterli değildir/olmayabilir. İLE/VE/DEĞİL Herşeyde geçerli ve yeterlidir. )

( Her türlü noktaya/konuma ulaşılabilir belki fakat adam olamadıktan sonra hiçbir anlamı/değeri kalmayacaktır. ["Vali olmuşsun fakat adam olamamışsın!" öyküsü] )


- İYİ OLMAK ile/ve/değil/=/||/<>/< ÂDİL OLMAK


- İYİ OLMAK ile/ve/değil/||/<>/< ÂDİL OLMAK


- İYİ YAŞAMAK değil/yerine UYGUN OLMAK


- İYİ ile/ve DOĞRU ile/ve GÜZEL

( Duyu ve duygu. İLE/VE Düşünce. İLE/VE Duyu ve duygu ve düşünce. )

( Davranış. İLE/VE Düşünce. İLE/VE Bütünlük. )

( GOOD LINE BEAUTIFUL )


- İYİ ile/ve/<> GÜZEL

( Ayrıntıdır/ayrıntılardadır. İLE/VE/<> Bütündür/bütünlüktedir. | İyilerin biraradalığı/toplamıdır. )

( GOOD vs./and/<> BEAUTIFUL )


- İYİ = HAYIR = GOOD[İng.] = BIEN[Fr.] = GUT[Alm.] = BONUS[Lat.] = AGATHOS[Yun.] = BUENO/NA[İsp.]


- İYİ ile İNCE KETEN ile İNCE İPEK ile İNCELİK ile PARA CEZALARI ile İNCE EĞİRME ile İNCELİK

( FINE vs. FINE LINEN vs. FINE SILK vs. FINENESS vs. FINES vs. FINESPUN vs. FINESSE )

( غرامت ile لطيف ile جريمه دادن ile خوش ile فاخر ile جريمه ile مستظرف ile جريمه کردن ile قصب ile ديبا ile لطايف ile جرائم ile نازک رشته ile زيرکي بکار بردن ile نکته بيني )

( GHARAMET ile لطيف ile JARYMAH DADAN ile KHOSH ile FAKHAR ile JARYMAH ile MOSTAZARF ile JARYMAH KARDAN ile GHSAB ile DYBA ile لطايف ile JARAEM ile NAZAK RASHTEH ile ZYRAKY BEKAR BARDAN ile NEKTEH BEYNEY )


- İYİ ile İYİ DAVRANIŞ ile GÜLE GÜLE ile İYİ KARAKTER ile İYİ İŞ ile İYİ DOSTUM ile AFERİN ile İYİ ŞANS ile SAĞLIK ile İYİ NİYET ile İYİ GÖRÜNÜMLÜ ile İYİ ŞANSLAR ile İYİ YÖNETİM ile İYİ DOĞA ile İYİ HUYLU ile İYİ HABER ile İYİ ALAMET ile İYİ KİŞİLİK ile KALİTELİ ile İYİ HUYLU ile İYİ ANLAYIŞ ile İYİ NİYET ile İYİ YAZI ile İYİLİK ile MAL

( GOOD vs. GOOD BEHAVIOR vs. GOOD BYE vs. GOOD CHARACTER vs. GOOD DEED vs. GOOD FELLOW vs. GOOD FOR YOU vs. GOOD FORTUNE vs. GOOD HEALTH vs. GOOD INTENTION vs. GOOD LOOKING vs. GOOD LUCK vs. GOOD MANAGEMENT vs. GOOD NATURE vs. GOOD NATURED vs. GOOD NEWS vs. GOOD OMEN vs. GOOD PERSONALITY vs. GOOD QUALITY vs. GOOD TEMPERED vs. GOOD UNDERSTANDING vs. GOOD WILL vs. GOOD WRITING vs. GOODNESS vs. GOODS )

( نيکو ile نيک ile معتبر ile خوب ile ثواب ile ارجمند ile سليم ile مستطاب ile خوب سيرت ile حسنه ile طيب ile موجه ile محموله ile مال منقول ile نکو ile فره ile حسن اخلاق ile سفربخير ile مرحمت شما زياد ile حسن خلق ile طيبت ile صالحه ile هم پياله ile دستخوش ile خوش اقبالي ile صحت ile تندر ستي ile خوش قلبي ile نيکخواهي ile خوش نما ile نيک منظر ile خوش منظر ile نيک اختري ile خجستگي ile نيک بختي ile حسن خوب ile اداره خوب ile خوشخويي ile خوش خلقي ile خوش جنس ile خوش طينت ile خوش منش ile نيک سرشت ile خوش فطرت ile خوشخو ile نيکو سرشت ile نيک نهاد ile خوش نهاد ile نويد ile نبيد ile شگون ile مروآ ile با شخصيت ile مرغوبيت ile خوش اخلاق ile حسن تفاهم ile انشاء روان ile نيکمردي ile نيکي ile خوبي ile نکويي ile صلاح ile نيکويي ile مرسوله ile بساط ile امتعه ile اجناس ile متاع ile کالا ile اموال ile مالالتجاره )

( NEYKO ile NEYK ile MOTABAR ile KHOB ile SAVAB ile ERJAMAND ile سليم ile MOSTATAB ile KHOB SYRAT ile HASNEH ile طيب ile MOJEH ile MAHMOLEH ile MAL MONAGHOL ile NEKO ile FAREH ile HASAN AKHLAGH ile سفربخير ile MARAHMAT SHMA ZYAD ile HASAN KHALGH ile طيبت ile SALEHEH ile NPAM PEYALEH ile DASTEKHOSH ile KHOSH EQBALY ile SAHAT ile تندر ستي ile KHOSH GHALABY ile NEYKEKHAHY ile KHOSH NAMA ile NEYK MONAZAR ile KHOSH MONAZAR ile نيک اختري ile KHJASTGY ile نيک بختي ile HASAN KHOB ile EDAREH KHOB ile خوشخويي ile KHOSH KHALGHY ile KHOSH JENS ile KHOSH TYNAT ile KHOSH MONASH ile NEYK SARSHT ile KHOSH FETRAT ile KHOSHKHO ile NEYKO SARSHT ile NEYK NEHAD ile KHOSH NEHAD ile NOYD ile نبيد ile SHGON ile مروآ ile BA SHKHSYT ile MORGHUBYT ile KHOSH AKHLAGH ile HASAN TAFANPAM ile ENSHA RAVAN ile نيکمردي ile NEYKY ile KHOBY ile نکويي ile SALAH ile نيکويي ile MORSOLEH ile BESAT ile EMTAAH ile AJENAS ile METAE ile KALA ile AMVAL ile MALALTEJAREH )


- İYİ ile İYİ GÜN ile İYİ HAL ile İYİ KÖTÜ ile İYİ HUYLU/LUK ile İYİ NİYET ile İYİ KALPLİ/LİK ile İYİ NİYETLİ/LİK ile İYİ YÜREKLİ/LİK ile İYİ GÜN DOSTU ile İYİ HAL BELGESİ


- İYİ ile/ve KESİN

( GOOD vs./and DEFINITE )


- İYİ ile/ve/değil KÖTÜNÜN İYİSİ


- İYİ ile/değil TAMAM


- İYİCENE, GÜZELCENE değil İYİCE, GÜZELCE


- İYİDEN İYİYE (ŞIMARMAK, HADDİNİ AŞMAK)