Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 46.157 başlık/FaRk ile birlikte,
46.157 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(84/186)


- İnsanca KONUŞ!!!


- İNSANDA:
BAKTERİ SAYISI ile GÖZE(HÜCRE) SAYISI

( 40 milyon. İLE 30 milyon. )


- İNSANDAN/KİŞİ(LER)DEN:
"KONUŞMAK" değil SÖZ ETMEK/BAHSETMEK


- İNSANI İNSAN YAPAN" değil KİŞİYİ, İNSAN YAPAN ...DIR


- İNSAN-I KÂMİL ile/ve ALLAH VELÎSİ

( Hiçbir mahlûkatın kendinden zarar görmediği zât. İLE/VE ... )

( Teşekkür bile istemezler. )

( Dünyanın anasını Kâmil ağlatır, Kâmil'in anasını da cahil. )

( Onlar nizamı bozmazlar, herşeyi hoş görürler. )

( Onlar için nahoş diye bir şey yoktur. )

( Onlar, balarısı gibi her çiçeğe konar, kendilerine gerekli olanı alır, hatta pisliğe bile konar ama onu bal yapar. )

( Kendine varlık vermeyen. İLE/VE ... )


- İNSAN-I KÂMİL ile/ve İNSAN-I KÂMİL-İ KÜLLÎ

( İNSAN-I KÂMİL: Dünyanın merkezi. )

( KEMÂLE ERMİŞ İNSAN | VARLIK )

( PERFECT HUMAN vs./and UNIVERSAL PERFECT HUMAN )


- İNSANÎ KONULAR/DURUMLAR/OLAYLAR:
AŞILMASI GEREKEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAŞILMASI GEREKEN


- İNSANIM, UNUTABİLİRİM" değil ANLIK/ZİHİN BU! UNUTULABİLİR/BOŞLANABİLİR


- KİŞİNİN AHLÂKI ile/ve HERHANGİ BİR ŞEYİN/NESNENİN "AHLÂKI"

( MORALS OF HUMAN vs./and MORALS OF OBJECT/SOMETHING )


- İNSANIN "DOĞASI" değil İNSANIN YAPISI(ya da GÖVDE/BEDEN/BİREYİN GÖVDESİ/DOĞA)


- İNSANIN İBÂDETİ ile/ve ÖTEKİ TÜM VAROLANLARIN İBÂDETİ

( Bilmek. İLE/VE İşlevsellikleri. )

( Kişinin ibâdeti ârif olmaktır. )


- İNSANIN İNSAN OLMASI ile/ve/||/<> BİREYİN/KİŞİNİN İNSAN OLMASI


- İNSANIN, ...[CANI İSTİYOR/ÇEKİYOR] ile/ve/değil BENİM/SENİN/ONUN ...


- İnsanı DİNLE!!!


- İNSAN/KİŞİ:
NE İSTEDİĞİNİ BİLEBİLEN ile/ve/değil/||/<>/< NE İSTEMEDİĞİNİ BİLEBİLEN


- İNSAN/KİŞİ ve/<> GÖRÜNMEYEN VAROLAN


- İNSAN(KİŞİ/KENDİN):
OKYANUSUN İÇİNDE BİR DAMLA ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BİR DAMLANIN İÇİNDEKİ OKYANUS


- İNSANLAR KIRK YILLIK EŞLERİNİ BOŞUYOR" değil BAZI KİŞİLER, KIRK YILLIK EŞİNİ BOŞUYOR/BOŞAYABİLİYOR


- İNSAN(")LAR(") ile/değil/< KİŞİ/LER / BİREY/LER

( İnsan olmayanların[hayvan/bitki/nesne] bulunduğu yerde. İLE/DEĞİL/< Hayvan/bitki/nesnenin bulunmayıp sadece insanın bulunduğu ya da konu edildiği yerde. )

( Soyut, kümeleme ve kümenin "adı/etiketi/rengi". İLE/DEĞİL/< Kümenin öğeleri. )

( "İnsanlar" ve "kişiler" sözcükleri, birbirine benzer anlamları taşısa da önemli bir farkı gösterir. Genel olarak, "insan" ya da "insanlar" sözcüğü daha geniş bir kapsama sahiptir ve tüm insan kümesini, insan olmayanları yani tüm hayvan, bitki ve nesneleri dışarıda bırakacak biçimde tanımlar. "kişiler" sözcüğü daha özel bir anlam taşır ve "insan" kümesinin içinde bulunan bireyleri ya da çoğul olması durumunda belirli bir ya da birkaç topluluğu karşılar.

"İnsanlar doğayı kirletiyor." tümcesi, 8 milyarın tamamının doğayı kirlettiğini yansıtır ya da varsayarken,
"Kişiler, doğayı kirletiyor." tümcesi, belirli bireylerin ya da topluluğun doğayı kirlettiğini tam olarak ya da daha yetkin ve doygun tanımlar.

Bu nedenle, anlamın doğru biçimde aktarılabilmesi için nasıl kullanıldığına olabildiğince özen göstermek gerekir. )

( [not] HUMAN vs./but/< PERSON/PEOPLE )

( REN ile/değil/< MIN )


- İNSANLAŞMA:
KARADA ile/ve/değil/||/<>/>/< DENİZDE


- İNSANLAŞMAK ile İNSAN/LIK ile İNSANİ ile İNSANCA ile İNSANCI/LIK ile İNSANLI/LIK ile İNSANSIZ/LIK ile İNSAN HALİ ile İNSAN BİLİMİ ile İNSAN EVLADI ile İNSAN KURUSU ile İNSAN BİLİMCİ ile İNSAN BİÇİMCİ/LİK ile İNSAN SARRAFI ile İNSANİ YARDIM ile İNSANLIK HALİ ile İNSANLIK SUÇU ile İNSANSIZ ARAÇ ile İNSAN BİLİMSEL ile İNSANSIZ BÖLGE ile İNSAN COĞRAFYASI ile İNSAN MÜSVEDDESİ


- İNSANLIK İÇİN ile İNSANLIK ADINA


- İNSAN/LIK:
MAĞARADAN ve/||/<>/> MARS'A GİDEN VE SÜRECİ


- İNSANLIK:
"SAHİP OLDUKLARIMIZ" değil PAYLAŞTIKLARIMIZ


- [ne yazık ki]
İNSANLIK SUÇLARI:
SOYKIRIM ile/ve/||/<> İŞKENCE/ŞİDDET ile/ve/||/<> TERÖR ile/ve/||/<> NEFRET/DÜŞMANLIK ile/ve/||/<> IRKÇILIK ile/ve/||/<> KÖLELEŞTİRME ile/ve/||/<> İNSAN KAÇAKÇILIĞI ile/ve/||/<> ORGAN TİCARETİ ile/ve/||/<> BAĞIMLILAŞTIRMA

( Bağımlılaştırma - İnsanlık Suçu İlişkisi - Muharrem Balcı )

( * Kasten öldürme
* Kasten yaralama
* İşkence, eziyet ya da köleleştirme
* Kişiyi, özgürlüğünden yoksun kılma
* Bilimsel deneylere tâbi kılma
* Eşeysel saldırıda bulunma, çocukların eşeysel istismarı
* Zorla gebe bırakma
* Zorla fuhşa sevketme )

( [unfortunately] HUMAN CRIMES: GENOCIDE and/||/<> TORTURE and/||/<> DISCRIMINATION and/||/<> HATRED and/||/<> TO PUSH ADDICTION (and/||/<> TO DISSAPOINT) )


- İNSAN/LIK ve/<>/= GÜZEL AHLÂK

( İNSAN: Doya doya, insanlığını yaşayan. )


- İNSAN/LIK ve/<>/= GÜZEL AHLÂK


- İNSANSI(HOMİNİD) ile/ve/||/<>/> İNSAN(HOMİNİN)

(

HOMİNİD ve HOMİNİN

İnsanın Evrimsel Sınıflandırması: Kapsamlı Çözümleme ve Karşılaştırma

Temel Tanımlar

HOMİNİD (Hominidae)
Büyük Maymunlar Ailesi
  • Goril
  • Orangutan
  • Şempanze
  • Bonobo
  • İnsan (Homo sapiens)
  • Tüm fosil ataları
Kapsam: En geniş öbek - Tüm büyük primatlar
HOMİNİN (Hominini)
İnsan Soyu
  • Modern insan (Homo sapiens)
  • Australopithecus türleri
  • Neandertal
  • Denisovan
  • Homo erectus, Homo habilis
  • İnsanın tüm doğrudan ataları
Kapsam: Dar öbek - Sadece insan soyu

Taksonomi

Takım: Primates (Primatlar)
└─ Aile: Hominidae (Büyük Maymunlar)
├─ Alt Aile: Ponginae
│ └─ Cins: Pongo (Orangutanlar)
└─ Alt Aile: Homininae
├─ Kabile: Gorillini (Goriller)
└─ Kabile: Hominini (İnsan)
├─ Alt Kabile: Panina (Şempanzeler)
└─ Alt Kabile: Hominina (İnsan)

Ayrıntılı Karşılaştırma

Özellik HOMİNİD (Hominidae) HOMİNİN (Hominini)
Taksonomik Seviye Aile Kabile
Kapsam Tüm büyük maymunlar + İnsan Sadece insan
Üye Sayısı ~15 - 20 yaşayan tür Bir yaşayan tür (Homo sapiens)
Evrimsel Ayrılma ~15 - 20 milyon yıl önce ~7 milyon yıl önce
Coğrafi Dağılım Afrika, Asya (doğal); Dünya geneli (insan) Afrika kökeni; dünya geneli (bugün)
Yürüyüş Biçimi Çeşitli (Knuckle-walking, bipedal, arboreal) İki ayak üzerinde (Bipedal)
Beyin Oylumu 300 - 1400 cc arası 400 - 1400 cc (evrim boyunca artış)
Âlet Kullanımı Basit (bazı türlerde) Gelişmiş ve düzenli
Toplumsal Yapı Değişken toplumsal öbekler Karmaşık toplumsal organizasyon
İletişim Sesler, jestler, yüz ifadeleri Gelişmiş dil yeteneği

Evrimsel Zaman Çizelgesi

20 MYÖ
Hominidae ailesinin ortaya çıkışı - Büyük maymunların küçük maymunlardan ayrılması
15 MYÖ
Orangutan soyunun Afrika büyük maymunlarından ayrılması
10 MYÖ
Goril soyunun ayrılması
7 MYÖ
Hominin soyunun şempanzelerden ayrılması
4 MYÖ
İlk Australopithecus türleri - Bipedalizmin gelişimi
2.8 MYÖ
Homo cinsinin ortaya çıkışı - İlk taş âletler
300.000 YÖ
Homo sapiens'in Afrika'da ortaya çıkışı
Günümüz
Homo sapiens - Hominin soyunun tek yaşayan temsilcisi

Ayırt Edici Özellikler

Homininlere Özgü Özellikler

  • Bipedalizm: Dik yürüme yeteneği
  • Büyük beyin: Gövde oranına göre büyük beyin oylumu
  • Küçük köpek dişleri: İndirgenmiş köpek dişler
  • Âlet yapımı: Düzenli âlet üretimi ve kullanımı
  • Dil yeteneği: Karmaşık iletişim düzeneği
  • Ateş kullanımı: Denetimli ateş yönetimi
  • Simgesel düşünce: Sanat ve kültür

Tüm Hominidlerde Ortak

  • Kuyruksuzluk: Kuyruk yokluğu
  • Büyük gövde: Görece iri gövde yapısı
  • Uzun kollar: Daldan dala atlama yeteneği
  • Gelişmiş görme: Derinlik algısı
  • Toplumsal yaşam: Topluluk olarak yaşama
  • Uzun yaşam: Yavaş gelişim ve uzun yaşam
  • Sorun çözme: Temel bilişsel yetenekler

Önemli Fosil Örnekleri

Tür Adı Sınıflandırma Yaş (MYÖ) Önemli Özellikler Bulunma Yeri
Sahelanthropus tchadensis Hominin 7 En eski olası hominin, bipedal? Çad
Australopithecus afarensis Hominin 3.9 - 2.9 "Lucy" fosili, kesin bipedal Etiyopya
Homo habilis Hominin 2.8 - 1.5 İlk Homo, âlet yapıcı Tanzanya
Homo erectus Hominin 1.9 - 0.1 Afrika dışına göç, ateş kullanımı Afrika, Asya
Homo neanderthalensis Hominin 0.4 - 0.04 Avrupa'ya uyum, kültürel gelişim Avrupa, Batı Asya
Homo sapiens Hominin (Yaşayan) 0.3 - Günümüz Modern insan, gelişmiş kültür Dünya geneli
Gigantopithecus Hominid 2 - 0.3 Dev maymun, soyu tükenmiş Asya

Terminolojinin Tarihsel Gelişimi

Eski Kullanım (1990 öncesi)

  • Hominid: Sadece insan ve ataları
  • Pongid: Büyük maymunlar (goriller, şempanzeler, orangutanlar)
  • İnsan ve maymunlar ayrı aileler olarak görülürdü

Modern Kullanım (1990 sonrası)

  • Hominid: Tüm büyük maymunlar + insan
  • Hominin: Sadece insan soyu
  • DNA çözümlemeleri, insanın büyük maymunlarla yakın akraba olduğunu gösterdi
  • Filogenetik sınıflandırma düzenine geçiş
Neden Değişti?
Moleküler çalışmalar, insanın şempanzelerle gorillere orangutanlardan daha yakın akraba olduğunu kanıtladı. Bu nedenle, taksonomik sınıflandırma, evrimsel ilişkileri yansıtacak biçimde güncellendi.

Özet ve Anahtar Noktalar

Anımsanması Gereken Ana Noktalar:

  1. Her hominin, bir hominiddir, ancak her hominid, bir hominin değildir.
  2. Hominid = Aile düzeyi (büyük maymunlar + insan)
  3. Hominin = Kabile düzeyi (sadece insan soyu)
  4. Homininler, yaklaşık 7 milyon yıl önce şempanzelerden ayrıldı.
  5. İki ayak üzerinde yürüme(bipedalizm), homininlerin ayırt edici özelliğidir.
  6. Günümüzde, Homo sapiens, hominin soyunun tek yaşayan üyesidir.
  7. Modern veri ve terimlerle DNA kanıtlarına dayanarak güncellenmiştir.
)


- İNSİ-CİNSİ (BELİRLİ OLMAMAK)


- İNSÎ[Ar.] ile İNSÂN[Ar.]


- INSIGHT :/yerine İÇGÖRÜ, SEZGİ


- İNŞİKÂK[< ŞAKK] değil/yerine/= YARILMA, ÇATLAMA | İKİYE AYRILMA


- İNŞİKAK-I/ŞAKK-I KAMER değil/yerine/= AYIN YARILMASI


- INSIST :/yerine ISRAR ETMEK


- İNSİYÂK[Ar.] değil/yerine/= İÇGÜDÜ | ARDI SIRA GİTME | BİR GÜCÜN ETKİSİYLE ÇEKİLİP GİTME


- İNSİYYÜ'L-CİNNÎ[Ar.] ile ŞEYTÂN[Ar.]


- INSPEKSİYON/INSPECTION[İng.] değil/yerine/= GÖZLE İZLEME


- INSPIRE :/yerine İLHAM VERMEK


- INSTANCE :/yerine ÖRNEK


- instill.[Lat. < INSTILLANDUS] değil/yerine/= DAMLA DAMLA AKITILSIN


- INSTITUTION :/yerine KURUM


- İNTAÇ ile İNTİHA

( Bir işi sonuçlandırma, sona erdirme, bitirme. İLE Son, sona erme, sonu gelme. )


- İNTAN ile İNTANİ


- İNTEGRAL ile İNTEGRAL HESABI ile AYRILMAZ PARÇA ile İNTEGRAND ile ENTEGRE ETMEK ile ENTEGRE ile ENTEGRASYON ile BÜTÜNLÜK

( INTEGRAL vs. INTEGRAL CALCULUS vs. INTEGRAL PART vs. INTEGRAND vs. INTEGRATE vs. INTEGRATED vs. INTEGRATION vs. INTEGRITY )

( لاينفک ile انتگرال ile بي کسر ile حساب جامعه ile جز لازم ile جزء لاينفک ile انتگرالده ile انتگران ile اختلاط ile يکپارچه ile مجتمع سازي ile يکپارچگي ile تماميت )

( LAYNAFAK ile ENTEGARAL ile BEY KASAR ile HASAB JAMEH ile JAZ LAZM ile JOZ LAYNAFAK ile ENTEGARALDEH ile ENTEGARAN ile AKHTELAT ile YKAPARCHEH ile MOJTAM SAZY ile YKAPARCHAGY ile TAMAMYT )


- INTEGRATED vs. EQUAL


- INTEGRITY IN THE SELF vs. SEPERATION TO OUT WORLD [AND MANAGEMENT]


- INTELLECTUS ile RATIO

( Evrenselliği olanlar/da. İLE Tüm varolanlar/da. )


- INTELLIGENCE vs./and SKILL/ABILITY


- INTEND :/yerine NİYET ETMEK


- INTENSE :/yerine YOĞUN


- İNTENSİF/İNTENSIVE[İng.] değil/yerine/= YOĞUN


- INTENTION :/yerine NİYET


- İNTERAKSİYON değil/yerine/= ETKİLEŞİM


- INTEREST FIELD vs./and EFFECT FIELD


- INTERİKTAL/INTERICTAL[İng.] değil/yerine/= NÖBETLER ARASI


- INTERIM AWARD and INTERIM MEASURES and PROVISIONAL MEASURES and CONSERVATORY MEASURES and REMEDIES

( Ara karar. VE Geçici tedbirler. VE İhtiyâtî tedbirler. VE Koruma tedbirleri. VE Hukukî çözümler/çareler. )


- INTERİOR ANGLE ile/||/<> EXTERİOR ANGLE

( Interior iç açı, exterior dış açı. )

( Formül: Inside İLE outside polygon )


- INTERİYOR/INTERIOR[İng.] değil/yerine/= İÇ BÖLÜM


- İNTERMEZZO -ile

( Bir bütün oluşturan parçalar. )


- INTERMITAN/INTERMİTTENT[İng.] değil/yerine/= ARALIKLARLA GELEN, ARALIKLI


- INTERNALİZASYON/INTERNALIZATION[İng.] değil/yerine/= İÇSELLES¸TİRME


- (INTERNET) SAYFA(SI) ile SİTE(Sİ) ile PORTAL

( Internet üzerindeki tek adres, tek tıklama ile ulaşılan bilgi, görüntü. İLE Birçok internet sayfasını birarada bulunduran yapı. İLE Çok yoğun bilgi ve çok sayıda siteyi birarada bulunduran yapı. )


- INTERPOZİSYON/INTERPOSITION[İng.] değil/yerine/= ARAYA KONUMLAMA


- INTERPRETASYON/INTERPRETATION[İng.] değil/yerine/= YORUM


- INTERPRETATION :/yerine YORUM


- INTERSECTİON THEORY ile/||/<> CHERN CLASS THEORY

( Intersection theory cebirsel çeşitlerin kesişim çarpımını incelerken İLE Chern class theory vektör bundle karakteristik sınıflarını inceler )

( Formül: Intersection product )


- INTERSTISYEL/INTERSTITIAL[İng.] değil/yerine/= DOKULAR ARASI


- İNTERSTİSYEL SİSTİT ile/||/<> ÜRİNER BULAŞ

( Mesane duvarının süreğen yangısı. İLE/||/<> Bakterilerin neden olduğu mesane bulaşı. )


- İNTERSTİSYEL SİSTİT ile/||/<> ÜRİNER BULAŞ

( Mesane duvarının süreğen yangısı. İLE/||/<> Bakterilerin neden olduğu mesane bulaşı. )


- INTERVAL[İng.] değil/yerine/= ZAMAN ARALIĞI


- İNTİFA ile İNTİFA HAKKI


- İNTİFÂ'[Ar.] ile İNTİFÂ'[Ar. < NEF | çoğ. İNTİFÂAT] ile İNTİFÂH[Ar. < NEFH]

( Ortadan yok olma, aradan çıkma. İLE Yararlanma, menfaatlenme. İLE Kabarma, şişme. | Örgenlerden birinin şişmesi. )


- ÖZKIYIM/İNTİHAR[Ar.] ile/ve/değil/||/<> ÖLÜM ORUCU


- İNTİKAL[Ar.] değil/yerine/= GEÇİNÇ | GEÇİŞ | GEÇİŞSİZ


- İNTİKÂL[Ar.] ile ZEVÂL[Ar.]


- İNTİKAM ALMAK" ile/değil/yerine/>< GÖNÜL ALMAK


- İNTİKAM ALMAK ile İNTİKAMCI ile İNTİKAM ALMAK

( AVENGE vs. AVENGER vs. AVENGING )

( دادگيري کردن ile انتقام گيرنده ile انتقام جو ile انتقام گير ile منتقم ile خونخواه ile دادگير ile انتقام گيري )

( DADEGYRY KARDAN ile ENTEGAM GYRANDEH ile انتقام جو ile ENTEGAM GYR ile MONTEGHAM ile KHONKHAH ile DADEGYR ile ENTEGAM GYRY )


- İNTİKAM ile/ve/değil/yerine/<> DENGE


- İNTİMÂ'[Ar.] ile İNTİSÂB[Ar. < NİSBET] ile İNTİSÂB[Ar. < NASB]

( Kuşun bir yerden uçup başka bir yere konması. | Birine mensûb olma. İLE Bir kişiye mensûb olma. | Bir yere bağlanma, kapılanma. | Birinin adamı olma. İLE Dikilip durma. | Yükseğe kaldırma. | Kurala göre sözcüğün mensûb olması. )


- İNTİSÂB ETMEK ile/ve/<>/< İKRÂR ETMEK


- İNTİSÂF değil/yerine/= ZAMAN, YARIYI BULMA


- İNTİSÂR[Ar. < NESR] ile İNTİSÂR[Ar. < NASR] ile İNTİŞÂR[Ar.] ile İNTİZÂR[Ar. < NAZAR]

( Saçılma, dağılma. | Püskürme/püskürtme. | Aksırma. İLE Öc alma. İLE Yayılma, dağılma, neşr olunma. | Üreme. | Gizli bir şeyin ağızdan ağza yayılması. | Genelleşme. | [fizik] Ayrılma. [İng./Fr. DISPERSION] | [kimya] Dağılım, yayınma. [İng./Fr. DIFFUSION] İLE Bekleme, gözleme. | İlenme, beddua. )


- İNTİŞÂR[Ar. < NEŞR] değil/yerine/= YAYILMA, DAĞILMA | ÜREME


- İNTİZAÎ ile/ve VEHMÎ


- İNTİZAM[Ar.] değil/yerine/= DÜZEN/ÇEKİDÜZEN


- İNTİZÂR[Ar.] ile İMHÂL[Ar.]


- İNTİZÂR[< NAZAR] ile/ve/<> İNKİSÂR[< KESR]

( Bekleme, gözleme. | İlenme, beddua. İLE/VE/<> Kırılma. | Gücenme. | İlenme, ilenç. )


- İNTİZÂR[Ar.] ile NAZAR[Ar.]


- INTO :/yerine İÇİNE


- İNTRAKARDİYAK/İNTRACARDİAC[İng.] değil/yerine/= KALP İÇİ, YÜREK İÇİ


- İNTRAKORPOREYAL/İNTRACORPOREAL[İng.] değil/yerine/= GÖVDE İÇİ


- İNTRAMÜRAL/İNTRAMURAL[İng.] değil/yerine/= DUVAR İÇİ


- INTRINSIC (VALUE) = İÇKİN/ASIL (DEĞER)


- INTRODUCTION :/yerine GİRİŞ


- INTROITUS[İng.] değil/yerine/= GİRİM


- İNTRON ile/||/<> EKZON

( Kesikli genler İLE intron ve ekzon keşfi )

( Richard J. Roberts tarafından 1977 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1943-) (Ülke: İngiltere) (Alan: Moleküler Biyoloji) (Önemli katkıları: Split genler, intronlar) (Nobel: 1993) )


- İNTROSPEKSİYON/INTROSPECTION[İng.] değil/yerine/= İÇE BAKIS¸


- INTROVERT[İng.] değil/yerine/= İÇE DÖNÜK BİREY/ÖRGEN


- INTUITION vs. GUESS


- İNVAJİNASYON/INVAGINATION[İng.] değil/yerine/= İÇ İÇE GEÇME


- INVENTION vs. CATCH


- İNVERSİYON/INVERSION[İng.] değil/yerine/= TERSINE DÖNME


- INVITE :/yerine DAVET ETMEK


- INVOLVE :/yerine DAHİL ETMEK


- INVOLVED :/yerine DAHİL OLAN


- İNZÂC ile ...

( İyice pişirip kıvamını buldurma. )


- İNZÂL[Ar. < NEZR | çoğ. İNZÂLÂT] ile İNZÂR[Ar.] ile İNZÂR[Ar. < NEZF | çoğ. İNZÂRÂT] ile İNŞÂR[Ar.]

( İndirme/indirilme. | Tanrı buyruklarının peygamberlere inmesi. | Uykuda düş azması, meni boşalması. İLE Geciktirme, te'hîr etme. İLE Sonunun kötü olacağını haber vererek korkutma, uyarıda/ihtarda bulunma. İLE Ölüyü diriltme. )


- İNZÂL ile/ve/<> İRSÂL

( Nübüvvet. İLE/VE/<> Risâlet. )


- İNZAL[Ar.] ile/ve/||/<>/>< MÜTEAL[Ar.]

( İçkin. @@ Dışta. )


- İNZÂR[Ar.] ile VASİYET[Ar.]


- İNZİVÂ ile UZLET

( MÜNZEVÎ[Ar.] / BERÇÎDE-DÂMEN[Fars.] )

( "Kendinde/n". İLE Halkta/n. )


- IOE/INTERNET OF EVERYTHING[İng.] değil/yerine/= HER ŞEYİN INTERNETİ


- IOFFE BARS[İng.] / BARRES D'IOFFE[Fr.] / IOFFE-STÄBE[Alm.] ile/değil/yerine/= İOFFE ÇUBUKLARI


- İOİDİON HALK OKULU :

( Yeniköy'deki okullardan biri de 1893/1894'te faaliyet gösteren İoidion Halk Okulu idi. Ancak kısa ömürlü oldu ve kapandı. )


- IOLİT ile/||/<> KORDİYEİT

( Mavi-mor renklerde bir kordiyerit türü. İLE/||/<> Genellikle koyu mavi renkte olan bir mineral. )


- IOLİT ile/||/<> KUNZİT

( Mavi-mor renklerde bir kordiyerit türü. İLE/||/<> Pembe ila mor renkte bir spoddumen. )


- IOLİT ile/||/<> SUGİLİT

( Mavi-mor renklerde bir kordiyerit türü. İLE/||/<> Mor renkli nadir bir mineral. )


- IOLİT ile/||/<> TURMALİN

( Mavi-mor renklerde bir kordiyerit türü. İLE/||/<> Birçok renkte bulunabilen bir taş. )


- Olur-olmaz zamanda konuşacağına gerektiğinde KONUŞ!!!


- IOMT/INTERNET OF MEDICAL THINGS değil/yerine/= TIBBİ NESNELERİN INTERNETİ


- IOMT-SAF/INTERNET OF MEDICAL THINGS SECURITY ASSESSMENT FRAMEWORK[İng.] değil/yerine/= TIBBİ NESNELERİN INTERNETİ GÜVENLİK DEĞERLENDİRME ÇERÇEVESİ


- Ona bakarsan diyerek sözü düşürmeden KONUŞ!!!


- IONIC LIQUID CATALYSIS ile/||/<> ORGANIC SOLVENT CATALYSIS

( Ionic liquid catalysis iyon sıvısı ortamında katalizken İLE organic solvent catalysis organik çözücüde kataliz yapar )

( Formül: Task-specific IL )


- İP ile/ve/değil/<> ÇÖZGÜ/ARIŞ

( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Dokumacılıkta, atkıların geçirildiği, uzunlamasına ipler. )


- İP ile İP TORBA ile İP CAMBAZI ile İP TORBALI ile İP İSKELESİ ile İP MERDİVEN


- İP ile/ve/< İPLİK

( Divân şiirinde sevgilinin saçı ve canı iplik gibi düşünülür. )

( Dokuma maddelerinin, bükülmüş liflerinden yapılmış bağ. | [yerel/bölgesel dilde] İplik. | Asarak öldürme cezası. İLE Pamuk, keten, naylon vb. dokuma maddelerinin, uzun, ince liflerinden her biri. | Bu liflerin, birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu. | Fasulye gibi sebzelerin ya da bazı meyvelerin lifi. )

( ÂVEND ile/ve/< RİŞTE )


- İP ile KOTONPERLE[Fr. < COTON PERLE]

( ... İLE Parlak ve kalın bir cins pamuk iplik. )


- İP ile/<> LİKRALI İP


- İP ile SAVLA[İt.]

( ... İLE Gemilerde bayrakları, direğe çekmekte kullanılan ince ip. )


- İP ile/ve SİCİM

( ... İLE/VE Keten, kenevir gibi bitkilerin liflerinden yapılan ince ip. )


- İP ile TARAZ/DARAZ

( ... İLE Taramak. | Düz ve parlak bir kumaşın üzerinde bulunan tel tel iplik. Dokumanın taraktan geçirilirken kopan ipliklerinden oluşan kabartılar. | (Saç için) Dağınık, biçim verilmemiş, kabarık. | Taraz sözcüğü Anadolu halk ağzında daraz biçiminde de söylenir. Bu sözcüğün kökünde daralmak, sıkılmak, dağılmak, kopmak, üşümekten tüyleri dikilmek vb. anlamlar vardır. )


- İP ile/ve TENEF/HAYTA

( ... İLE/VE Çadır ipi. )


- İPÇİ/LİK ile İPÇİK


- İPEK MAYMUN/TAMARİN ile PEMBE MAYMUN

( SAGUINUS TAMARIN vs. LEONTOCEBUS ROSALIA )


- İPEK ile/değil/yerine CUPRO

( Dünyanın ilk vegan kumaşı... Cupro )


- İPEK ile İPEKA ile İPEKLİ ile İPEKÇİ/LİK ile İPEK GÜLÜ ile İPEK MATI ile İPEK AĞACI ile İPEK BASKI ile İPEK BÖCEĞİ ile İPEK ÇİÇEĞİ ile İPEK BÖCEKÇİLİĞİ ile İPEK BÖCEĞİ KELEBEĞİ


- İPEKA ile İPEKAĞACI

( Altınkökü. İLE Ekvatorsu bölgelerde yetişen, kerestesi ipek görünüşünde, sarı parıltılı bir ağaç. )

( ... cum C. PROCERA )


- İPEKBÖCEĞİ ve/<> KARATABAN

( ... VE/<> İpek böceklerinde geniş çapta ölüme yol açan kelebek hastalığı. )


- İPEKÇİÇEĞİ ile İPEKAĞACI

( Semizotugillerden, güzel çiçek açan bir bitki cinsi. İLE Ekvatorsu bölgelerde yetişen, kerestesi ipek görünüşünde, sarı parıltılı bir ağaç. )

( PORTULACA GRANDIFLORA cum C. PROCERA )


- İPEK/İBRİŞİM[Fars. < EBRİŞUM] ile/ve KEMHA


- İPİN UCUNU KAÇIRMAK ile CILKINI ÇIKARMAK ile EŞEĞİN KULAĞINA(/..INA) SU KAÇIRMAK


- İPİN UCUNU KAÇIRMAK ile OKUN YAYDAN ÇIKMASI


- İPİNCE ile İPİ KIRIK ile İPİ ÇÜRÜK ile İPİL İPİL


- İP/KUMAŞ:
PAMUKTAN ile/<>/> MISIR PÜSKÜLÜNDEN ile/<>/> KAVAK AĞACI YAPRAĞINDAN


- IPL/INTENSE PULSE LIGHT[İng.] değil/yerine/= YOĞUN ATIMLI IŞIK


- İPLİK ile BUKLET

( ... İLE Bükülmüş iplik. | Bu iplikten dokunmuş giyecek. )


- İPLİK ile/ve/<> ELEMGE

( ... İLE/VE/<> Çile durumundaki ipliği yumak yapmak ya da masuraya sarmak için kullanılan ve bir eksen üzerinde dönen araç. )


- İPLİK ile KILAPTAN[Ar. KULLÂB + Fars. -dān]

( Pirinç, bakır, kalay vb. madenlerden çekilerek gümüş ve altın yaldız vurulmuş ince metal iplik. | Pamuk ipliğine sırma katılarak eğrilmiş iplik. | Bu tür iplikten yapılmış olan. )

( KULLAP/KULLAB: İplik üzerine sırma sarmaya yarar bir dolap. | Bir tür menteşe. )


- İPLİK ile PAMUKAKİ[Yun.]

( Pamuk, keten, naylon vb. dokuma maddelerinin, uzun, ince liflerinden her biri. | Bu liflerin, birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu. | Fasulye gibi sebzelerin ya da bazı meyvelerin lifi. İLE/VE/< Beyaz iş işlemekte kullanılan bir çeşit parlak pamuk ipliği. )


- İPLİK ile SÜYÜM

( ... İLE İğneye geçirilen, bir sap iplik. )


- İPLİKLENMEK ile İPLİK ile İPLİKÇİ/LİK ile İPLİK İPLİK ile İPLİK KURDU ile İPLİK SOLUCANLAR


- İPLİKSİ YAPRAKLAR = EVRÂK-I HAYTÎYE = FEUILLES FILIFORMES


- İPOTEKLİ ve/<> ÇOCUK


- İPSC İLE ESC İLE ORGANOİD ile/||/<> KÖK HÜCRE TEKNOLOJİLERİ

( Pluripotent hücre sistemleri. )

( Formül: OSKM faktörleri )


- İPSİ ile İPSİZ/LİK ile İPSİLER ile İPSİZ SAPSIZ ile İPSİ SOLUCANLAR


- İPSİZ SAPSIZ


- İPTAL ETMEK ile/ve/yerine/değil ASKIYA ALMAK


- İPTAL ETMEK ile İPTAL EDİLDİ ile KÜRTAJ YAPAN ile KÜRTAJ ile KÜRTAJ NEDEN OLUYOR ile SONUÇSUZ

( ABORT vs. ABORTED vs. ABORTIFACIENT vs. ABORTION vs. ABORTION CAUSING vs. ABORTIVE )

( نارس ماندن ile سقط کردن ile ريشه نکردن ile عقيم ماندن ile ساقط ile سقط جنيني ile بچهانداز ile عدم تکامل ile سقط ile سقط جنين ile بچهاندازي ile سقطجنين ile کورتاژ ile عقيم )

( NARS MANDAN ile SAGHAT KARDAN ile RYSHEH NAKARDAN ile AGHYM MANDAN ile SAGHAT ile SAGHAT JANYNEY ile BECHEHANDAZ ile ADAM TAKAMEL ile SAGHAT ile سقط جنين ile BECHEHANDAZY ile سقطجنين ile KORTAZH ile AGHYM )


- İPTAL ETMEK ile İPTAL ile İPTAL ETMEK ile İPTAL EDİLDİ

( CANCEL vs. CANCELATION vs. CANCELLATE vs. CANCELLED )

( باطل کردن ile موقوف کردن ile لغو کردن ile باطل شدن ile باطلق ساختن ile قلم زدن ile الغا کردن ile ابطال کردن ile اقاله کردن ile ملغي کردن ile فسخکردن ile فسخ کردن ile اقاله نمودن ile خط کشيدن ile نسخ کردن ile الغا ile سوراخ سوراخ ile شبکه مانند ile ماليده ile منتفي ile ملغي ile موقوف ile منفسخ ile باطل )

( BATEL KARDAN ile MOGHOOF KARDAN ile LAGHO KARDAN ile BATEL SHODAN ile BATALGH SAKHTAN ile GHALAM ZADAN ile ELEGHA KARDAN ile EBTAL KARDAN ile EGHALEH KARDAN ile MOLGHY KARDAN ile FOSKHEKARDAN ile FOSKH KARDAN ile EGHALEH NEMUDAN ile KHAT KESHYDAN ile NASKH KARDAN ile ELEGHA ile SORAKH SORAKH ile SHABKEH MANAND ile MALYDAH ile MONTEFY ile MOLGHY ile MOGHOOF ile MONAFSOKH ile BATEL )


- İPTAL OLMAK ile ŞOKE OLMAK


- İPTAL ile/ve/||/<> İHLÂL


- İPTİDAİ[Ar.]/PRİMİTİF[Fr./İng.] değil/yerine/= İLK(S)EL


- İPUCU ile/ve/değil/||/<>/< ÇAĞRIŞIM


- İPUCU ile/ve ÖNGÖRÜ

( CLUE vs./and FORESIGHT )


- IR DROP[İng.] / CHUTE DE TENSION OHMIQUE[Fr.] / OHMSCHER SPANNUNGSABFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= IR DÜŞÜŞÜ


- İRAB ile/||/<> HAREKE/SESÇİL İM ile/||/<> İŞMÂM ile/||/<> HECÂ/HECE/SESLEM

( Sözcüğün sonundaki yazacın ya da imin değişmesi. İLE/||/<> Arapça'da bir yazacın nasıl okunacağını gösteren ve fetha[üstün], kesre[esre], zamme[ötre] denilen imlerden her biri. İLE/||/<> Bir yazacın asıl sesçil imini vurgulama. İLE/||/<> Bir tek sesleme eylemiyle çıkarılan ses ya da sesler öbeği. )


- ÎRÂD (ETMEK) ile/ve/<> ZİKR (ETMEK)


- ÎRÂD (ETMEK) ile/ve/<> ZİKR (ETMEK)


- İRÂDE BEYÂNI değil/yerine/= İSTENÇ BİLDİRİMİ


- İRÂDE DIŞI ile/ve/değil İHTİYÂR DIŞI


- İRADE ile BİLİNÇ

( WILLPOWER vs. AWARENESS )


- İRÂDE[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/> İDÂRE[Ar.]


- İRÂDE ile/ve/||/<> İDRAK


- İRÂDE ile/ve/||/<>/> İFÂDE


- İHTİYÂR[Ar.] ile/ve/||/<>/> REVİYE[Ar.]

( Yapmayabilme gücü/olanağı/bilgisi/çabası/özeni. İLE/VE/||/<>/> Bir konuda uzun uzun düşünmek. )


- İRÂDE ile/ve/değil/<> İKTİDAR


- İRADE ile İRADECİ/LİK ile İRADELİ/LİK ile İRADESİZ/LİK ile İRADE DIŞI ile İRADESİZCE ile İRADE KAYBI ile İRADE BEYANI ile İRADE YİTİMİ


- İRÂDE[Ar.] ile İSÂBET[Ar.]


- İRÂDE ile/ve/||/<> İSTİDÂD


- İRÂDE[Ar.] ile KASD[Ar.]


- İRÂDE ile/ve/||/<> KERÂHET


- İRÂDE ile/ve/||/<> KOL/BACAK ile/ve/||/<> AYAKKABI

( Üçü de kişiden önce değil sonra gelir. Soğan gibi düşünürsek üçü de üst değil alt katmanıdır. )


- İRÂDE[Ar.] ile MAHABBET[Ar.]


- İRÂDE[Ar.] ile MA'NÂ[Ar.]


- İRÂDE ile MEŞİYET


- İRÂDE[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/< RIZÂ[Ar.]


- İRÂDE ile/ve/değil/||/<>/< RIZÂ


- İRÂDE ile/ve/||/<>/> SAVAŞ

( Bireyde. İLE/VE/||/<>/> Topluluklar/toplumlar arasında. )


- İRÂDE[Ar.] ile ŞEHVET[Ar.]


- İRÂDE ile/ve/<> ŞEHVET ile/ve/<> TAMAH

( Varoluş ve sürdürme isteği. İLE/VE/<> Dürtü ve/ya da "güdü"ler aracılığıyla isteme. İLE/VE/<> İstemenin aşırılıkları. Açgözlülük, hırs. )

( CONATUS cum/et/<> APETITUS cum/et/<> CUPIDITAS )


- İRÂDE[Ar.] ile TAHARRÎ[Ar.]


- İRÂDE[Ar.] ile TAVTÎNU'N-NEFS[Ar.]


- İRÂDE[Ar.] ile TEVAHHÎ[Ar.]


- İRÂDEYE HÂKİM OL(A)MAMAK değil İHTİYÂRI/NI DEVREDE TUTMAK/TUT(A)(MA)MAK


- İRÂDÎ ARABULUCU/LUK ile/ve/<> YARGISAL ARABULUCU/LUK


- İRÂDÎ ERDEMLER ile GAYRİ İRÂDÎ ERDEMLER

( Varlık[Vucud]'a yönelik. İLE Varolan[Mevcud]'a yönelik. )

( Kendini bulduran. İLE Allah'ı bulduran. )


- ADESE-İ MUKAAR, ADESE-İ MÜTEBÂİD, ADESE-İ MÜTEHÂLİF[Osm.] / DIVERGING LENS[İng.] / LENTILLE DIVERGENTE[Fr.] ile/değil/yerine/= IRAKSAK MERCEK


- İRAN HURMASI ile ÖTEKİ HURMALAR


- İRAN ile İRAN DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI ile İRANLI ÖĞRENCİLER BASIN ile İRAN DÖNÜMÜ ile İRAN

( IRAN vs. IRAN MINISTRY OF FOREIGN AFFAIRS vs. IRANIAN STUDENTS PRESS vs. IRANIAN ACRE vs. IRANIAN )

( ايران ile وزارت خارجه ايران ile وابسته به ايران ile فارسي ile ايراني ile جريب ile خبرگزاري دانشجويان ايران )

( AYRAN ile VAZART KHARJEH AYRAN ile VABASTEH BAH AYRAN ile FARSY ile AYRANY ile جريب ile KHBARGOZARY DANESHJUYAN AYRAN )


- IRAQI :/yerine IRAKLI


- İRAT SENEDİ değil/yerine/= GELİR BELGİTİ


- İRBÂ'[Ar. < RİBÂ] ile İRBÂH[Ar. < RİBH]

( Artırma, çoğaltma, yarar verip çoğaltma, nemâlandırma. @@ Faizle para verme. | Yarar ve kazanç elde etme. )


- İRCÂ ETMEK değil/yerine/= DÖNDÜRMEK


- İRCÂ ETMEK değil/yerine/= İNDİRGEMEK


- İRFÂD[Ar.] ile İRFÂD[Ar.]

( Yardım etme, bir şey verme. İLE Herhangi bir çocuk. )


- İRFAN [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- İRFAN [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- İRFÂN ile ARA/F

( BİLME, ANLAMA | İLÂHÎ BİR FEYİZ OLARAK KÂİNATIN SIRLARINI BİLME KUDRETİ | KÜLTÜR )


- İRFAN ile ENTELEKTÜEL SEZGİ

( WISDOM vs. INTELLECTUAL INTUITION )

( ... ile/ve LIXING ZHIJUE )


- İRFAN ve/> FERÂSET/FİRÂSET

( ... VE/> Gözle bir şeyi fark etmek. İrfanın, gözden zuhur etmesi. )

( Menşei/menbaı, kalptir. VE/> Menşei, irfandır. )


- İRFAN ve/||/<> İNSAN


- İRFAN ve SADÂKAT


- İRFAN ve/> SEYR


- İRFÂNİ ile/ve/||/<> NAZARÎ

(



Kaynak: Türk Felsefe-Bilim Tarihi'nin Seyir Defteri - Türk Felsefe-Bilim Tarihi'nin Seyir Defteriİhsan Fazlıoğlu(Prof.Dr.) )


- IRGAG ile DEMİR
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kaynağındaki buzu depoya çekip götürmek için kullanılan çengelli demir. İLE ... )


- İRGEN -ile

( Erkekler topluluğu. )


- İRHÂB[Ar.] ile İRHÂB[Ar.]

( Bol olma, bollanma, genişleme. İLE Korkutma/korkutulma, kaçırma. )


- İRHÂS[Ar.] ile İRHÂS[Ar. < İRHÂSÂT]

( Fiyat indirme, ucuzlatma. İLE Bir peygamberin gönderilmesinden önce, gönderileceğine işaret olmak üzere çıkan olağanüstü haller. | Sağlam şey. | Hayırlı işlerle uğraşma, duvar yapma. )


- İRİ (OLMAK) ile/değil/yerine İYİ (OLMAK)


- İRİ PARÇA ile HANTAL

( HULK vs. HULKING )

( لاشه کشتي ile باسنگيني ورخوت ile درشت استخوان )

( LASHEH KESHTY ile باسنگيني ورخوت ile DARSHT ESTEKHAN )


- İRİ YARI ile ÇAM YARMASI/BÖLMESİ

( ... İLE İri yarı, koca gövdeliler için söylenilen. )


- IRIAN JAYA ADASI'NDA:
PAPUA YENİ GİNE ile/ve/<> ENDONEZYA

( Sınırları 820 km. fakat herhangi bir sınır kapıları yok.
[Endonezya bölümünün başkenti, Jaiya-Pura] )


- İRİLİ UFAKLI


- İRİLİK ile İRİLİ UFAKLI


- İRİN ile YANGI/İLTİHAP

( Tutankamon, dizinin iltihap kapması nedeniyle ölmüştür. [Kardeşi tarafından değil!] )

( CERAHAT, MİDDE, KAYH[çoğ. KUYÛH], KÎH ile ...
TAKAYYUH/TEKAYYUH: İrinlenme. | TEKAZZU': Çıbanın irinlenmesi. )

( ÇİRK, RÎM ile ... )


- İRİNLENMEK ile İRİ ile İRİN ile İRİS ile İRİNLİ ile İRİ İRİ ile İRİ LAF ile İRİNSİZ ile İRİ YARI ile İRİ KIYIM ile İRİ YAPILI/LIK


- İR/IRRA = UTANÇ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- İRİS ile GÖZ İRİSİ

( IRIS vs. IRIS OF THE EYE )

( عنبيه )

( عنبيه )


- IRISH :/yerine İRLANDALI


- İRİTASYON/IRRITATION[İng.]/TAHRİŞ[Ar.] değil/yerine/= TIRMALAMA | YAKIŞ, KAŞINDIRMA


- İRK ile KOYUN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Dört yaşındaki koyun. İLE ... )


- İRKAB["ka" uzun okunur] ile İRKÂB[Ar. < RÜKÛB]

( Öldükten sonra yasal mirasçılarından başka, birine de bir şey bırakma. İLE Bindirme/bindirilme. )


- IRKÇI ULUSÇULUK ile ETNİK ULUSÇULUK ile KÜLTÜREL ULUSÇULUK ile VATAN ULUSÇULUK


- [NE YAZIK Kİ]
IRKÇI/LIK ile/ve/||/<> AYRIMCI/LIK


- [ne yazık ki]
!IRKÇILIK ile/ve/<> !EŞEYSELCİLİK


- [ne yazık ki]
!"IRKÇI/LIK" ile MİLLİYETÇİ/LİK


- IRKÇI/LIK" ile/ve/değil/<> OYMAKÇI/LIK / KABİLECİ/LİK


- İRKİN ile İRKİN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Belirli bir yerde biriktirilmiş olan. İLE Günlerce süren. )


- IRKLAR ARASI ile BİRBİRİYLE İLİŞKİ KURMAK ile SORGULAMAK ile SORGULAMA ile SORGULAYICI ile SORGULAYICI ile YARIDA KESMEK ile KESİNTİ KOŞULU ile KESİNTİYE UĞRADI ile KESİNTİ

( INTERRACIAL vs. INTERRELATE vs. INTERROGATE vs. INTERROGATION vs. INTERROGATIVE vs. INTERROGATOR vs. INTERRUPT vs. INTERRUPT CONDITION vs. INTERRUPTED vs. INTERRUPTION )

( بين نژادي ile بهم ارتباط داشتن ile مناسبات مشترک داشتن ile تحت بازجويي قرار دادن ile استنطاق کردن ile استفهام ile باز خواست ile بازجويي ile ادوات استفهام ile پرسشي ile استفهامي ile پرسش کننده ile مستنطق ile بازپرس ile ايجاد وقفه ile وضعيت وقفه ile مقطوع ile مقطع ile منقطع ile وقفه )

( BEYNE NEJADY ile BACPAM ERTABAT DASHTAN ile MENASBAT MOSHTARK DASHTAN ile TAHAT BAZJUYY GHARAR DADAN ile ESTANTAGH KARDAN ile ESTEFEHAM ile BAZ KHAST ile BAZJUYY ile EDVAT ESTEFEHAM ile PORSESHY ile استفهامي ile PORSESH KONANDEH ile مستنطق ile BAZPORS ile AYJAD VAQFEH ile VAZEYT VAQFEH ile MOGHTU ile MOGHATE ile MONAGHATE ile VAQFEH )


- IRMAK PİKNİK YERİ :

( Bahçeköy'de Belgrad Ormanı içinde ve Otağtepe piknik yerinin yanındadır. Çocuk oyun parkları. Salıncaklar ve diğer çocuk oyunları gibi pek çok sosyal hizmet sunmaktadır. )


- IRMAK, ORD. PROF. DR. ASAF (YANYA, 1905 - ?) :

( İ. Ü. Orman Fakültesi Öğretim Üyesi. Beykoz Orman Ameliyat Mektebi 1920, Orman Mektebi Âlisi 1923 ve İstanbul Danülfünunu Fen Fakültesi Kimya Enstitüsü 1927, Saksonya Yüksek Teknik Okulu şubesi olan Tharant Orman Yüksek Okulu'ndan mezun oldu. Doktorasını Tharant Orman Yüksek Okulunda 1934'te yaptı. Yüksek Orman Mektebinin lağvedilmesi üzerine Yüksek Ziraat Enstitüsüne bağlı Orman Fakültesnin kurulması üzerine YZE Orman Fakültesi Orman Botaniği - Silvikültür - Toprak İlmi ve Ekoloji Enstitisünde Şef Asistanr atandı. 1938'de Doçent, 1942'de Profesör, 1958'de Ordinaryüs Profesörlük ünvanı aldı. Doktora tezi "Beitrag zur Ökologie der Tanne Buchrduckerei Otto Franke. Dresten 1934; Doçentlik tezi "Belgrad Ormanı Toprak Münasebetleri, 1940. Yayınla: 21 kitap, 16 Araştırma (Makale), 25 Bilimsel inceleme, 6 Çeviri ‘Makale) olmak üzere 68 adettir. )


- IRMAK ile BÜYÜK IRMAK

( ... ile ŞATT/ŞAT )


- IRMAK ile/ve GADIR

( ... İLE/VE Küçük ırmak. )


- IRMAK ile/ve/<> GELEĞEN

( ... İLE Ana ırmağa karışan akarsu. )


- IRMAK ile/ve GÖL ile/ve DENİZ ile/ve ANADENİZ/OKYANUS

( OKYANUS: BAHR-İ MUHİT/LEBLÂYE[KARA VE YEŞİL DENİZ] )

( ÂB-I REVÂN: Akarsu, ırmak. )

( KOKYTOS ve STYKS, yeraltı ırmaklarıdır. )

( En uzun ırmaklar:
Nil (Afrika) - 6,690
Amazon (Güney/South Amerika) - 6,570
Mississippi (Missouri) (ABD/US) - 6,212
Yangtze (Çin/China) - 5,520
Irtysh (Rusya/Russia) - 5,410
Hwang Ho (Çin/China) - 4,672
Congo (Afrika) - 4,667
Amur (Asya/Asia) - 4,509
Lena (Rusya/Russia) - 4,296
Mackenzie (Kanada/Canada) - 4,241 )

( ŞEH-RÛD ile/ve İSTEL ile/ve DERYÂ ile/ve ... )

( NEHİR[çoğ. ENHÂR] ile/ve BUHAYRA ile/ve BAHR[çoğ. BİHÂR] ile/ve UMMÂN/UKYÂNUS )


- IRMAK ile IRMAKLAŞMAK ile IRMAK ROMAN


- IRMAK ile ŞATT[Ar.][çoğ. ŞUTÛT]

( ... İLE Büyük ırmak/lar. )


- İRMÂN[Fars.] ile ÎRMÂN[Fars.]

( Eğreti. İLE Dalkavuk. | Davetsiz olarak bir yere giren kişi. | Eğreti. | İstek, arzu. | Pişmanlık. )


- İRMİK HELVASI ile/ve UN HELVASI

( ... ile/ve HABÎS/A, BERÎK/E, BÜRÛK )


- İRMİK ile/ve HİNT İRMİĞİ/SAGU[Malezya dilinden]

( ... İLE/VE Bazı hurma ağaçlarının özünden çıkarılan ve pirinç gibi kullanılan nişastalı bir madde, hintirmiği. )