Beş(5) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 46.157 başlık/FaRk ile birlikte,
46.157 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(80/186)
- II. MAHMUT ve/||/<>/> ABDÜLAZİZ ve/||/<>/> FEYZİ PAŞA/FEYZULLAH İZMİDÎ
( )
- II. Murad'a
- II. RAMSES'İN:
YAŞAM TAPINAĞI ile/ve/||/<> ÖLÜM TAPINAĞI
( Doğu'da. İLE/VE/||/<> Batı'da. )
- II. MAHMUT BENDİ (BENDİ CEDİT, YENİ BEND) :
( Belgrad Ormanı içindedir. Bu bende Yeni Bend de denilmektedir. Sultan II. Mahmut (1785 - 1866)' un emriyle Balyan ailesinden Mimar Karabet Amira Balyan (1800 - 1866)'a yaptırdığı bir su bendi (1839), 95 m uzunlukta, 15,80 m. yüksekliğinde ve 217.000 m³ kapasitelidir. )
- III. AHMET ve/||/<> YİRMİSEKİZ ÇELEBİ MEHMET
( ... VE/||/<> Avrupa'ya[Fransa] ilk kez gönderilen Osmanlı elçisi. )
- III. SELİM\'İN DEVRİLİŞİ :
( Sultan III. Selim'in (1789 - 1807) tahtan düşürülmesine neden olan Kabakçı İsyanı Rumelikavağı Hisarlarında başladı. Kale Muhafızı olan Kabakçı Mustafa etrafına topladığı bir kısım yeniçeri ile isyan bayrağını açtı ve kaleden çıkarak Büyükdere, Çayırbaşı mevkiindeki büyük çayırda ordugâh kurdu. Burada toplanan yeniçeriler saray üzerine yürüdü. Saray baskı altın alındığı için Sultan III. Selim ne kadar direndiyse de başarılı olamadı ve yerine IV. Mustafa tahta çıkarıldı. Kabakçı Mustafa bu olaydan sonra Turnacıbaşı rütbesi ile Boğaz Nazırlığına atandı (Bakan oldu). Bu olayı öğrenen Alemdar Mustafa Paşa, seferden geri dönmüş ve Pınarhisar Ayanı Ali Ağayı 300 adamı ile Rumelifeneri'nde ki köşkünde bulunan Kabakçı Mustafa'nın üzerine göndererek öldürttü. Alemdar Mustafa Paşa, ordusu ile Edirne'den İstanbul'a dönmüş ve III. Selimi tekrar tahta çıkarmak için sarayı baskın yaptı fakat III. Selim'in kanlı cesedi ile karşılaştı. IV. Mustafa'yı tahtından indirilerek II. Mahmut (1808 - 1839) tahta çıkarıldı (bkz. Kabakçı Mustafa olayı). )
- İleri-Geri konuşacağına hesabını bil de KONUŞ!!!
- Kaba-saba konuşacak kadar yalnız değilsin! Haddini bil de KONUŞ!!!
- İKÂME (ETME) değil/yerine/= ORNATMA
( Bir türün yerine onun değişik bir biçiminin geçmesi. | [kimya] Molekülün geri kalan bölümünde değişikliğe yol açmadan, bir atom ya da bir kök yerine bir başka atom ya da kökün geçmesi. | [mat.] Bir cebirsel ifadenin yerine bir başkasını koyma işlemi. )
- İKÂME ile/ve/<> İDÂME
- İKAME ile İKAMET ile İKAME MAL
- İKÂME[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İKMAL[Ar.]
- İKÂMET[Ar.] ETMEK değil/yerine/= OTURMAK/KONA YAŞAMAK
- İKAMET ETMEK ile SAKİN ile MANASTIR SAKİNİ ile KONUT ile CENNETTE YAŞAMAK
( DWELL vs. DWELLER vs. DWELLER OF A CONVENT vs. DWELLING vs. DWELLING IN PARADISE )
( اقامت گزيدن ile مکين ile ديار ile نشيمنگاه ile مسکن ile نشيمن ile مکان ile اقامت ile جنت مکان )
( EGHAMET GOZYDAN ile مکين ile DYAR ile NESHYMANGAH ile MOSKAN ile NESHYMAN ile MAKAN ile EGHAMET ile JENT MAKAN )
- İKÂMET/İZAZ ile/ve/değil/yerine/<> KONUK AĞIRLAMA
- İKÂMETGÂH İLMÜHABERİ[Ar.] değil/yerine/= KONUT/OTURUM/YERLEŞİM BELGESİ
- İKÂMETGÂH[Ar. + Fars.]/MESKEN[Ar.] değil/yerine/= KONUT
- ÎKÂZ[Ar.] değil/yerine/= UYARI
- İKBAL ile İKBAL DÜŞKÜNÜ ile İKBAL DÜŞKÜNLÜĞÜ
- İKBÂL[Ar.] ile MUDİYY[Ar.] ile MECÎ'[Ar.]
- İKBÂR[Ar.] ile İKBÂR[Ar.]
( Büyük/ulu görme/görülme. İLE Mezara koyma/konulma. )
- İKDÂM[Ar.] ile TEKAHHUM[Ar.]
- Keşke ... ile geçmişe dönmeye çalışmadan KONUŞ!!! -ile
- İKFÂL[Ar.] ile İKFÂL[Ar.] ile İKFÂR[Ar. < KÜFR]
( Kilitleme/kilitlenme. İLE Kefil kılma, tekeffül ettirme. İLE Birine kâfir deme/denilme. )
- İKİ) AYAK > (İKİ) EL ile/ve/||/<>/> İFFET[Ar. < ŞEHVET] ile/ve/||/<>/> ŞECAAT[Ar. < ÖFKE]
( ... İLE/VE/<>/> Kendini (")savunur/korur("). İLE/VE/<>/> Haksızlığa gösterilen öfke. [Hakk'ı savunur/korur.] )
( ... İLE/VE/<>/> Temizlik. | Namus. İLE/VE/<>/> Yiğitlik, yüreklilik, koçaklık. )
- İKİ AYRI ŞEYİN BULUŞMASI ile/ve/değil VAROLANIN ALGILANMASI
- İKİ BİLİM:
REKLAMCILIK ile/ve/||/<>/> FİZİK
- [ne yazık ki]
İKİ BÜYÜK YANLIŞ(IMIZ):
DÜŞÜNMEDEN HAREKET ETMEK ve/||/<> HİÇ HAREKET ETMEDEN, SADECE/BOŞ BOŞ "DÜŞÜNMEK"
- İki canlı KONUŞ!!!
- ZWEIKÖRPERPROBLEM[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ CİSİM SORUNU
- İKİ CİSİM ile/ve/||/<>/> ÜÇ CİSİM
( Dünya ve Ay. İLE/VE/||/<>/> Dünya, Ay ve Güneş. )
- İKİ DİLLİ ile İKİ DİLLİLİK ile İKİ DİLLİLİK
( BILINGUAL vs. BILINGUALISM vs. BILINGUALITY )
( دوزباني ile ملمع ile دوزبانه ile متن دوزباني )
( DOZBANY ile ملمع ile DOZBANEH ile MOTAN DOZBANY )
- İKİ (EN BÜYÜK) "ENGEL"/TEHDİT ile/ve/||/<> İKİ (EN BÜYÜK) "ENGEL"/TEHDİT
( Önce, Kadın; Sonra, Ölüm. İLE/VE/||/<> Önce, Kadın; Sonra, Ölüm. )
( Erkek için. İLE/VE/||/<> Kadın için. )
- ZWEIPHASENSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ FAZLI AKIM
- İKİ HAFTA ile İKİ HAFTADA BİR
( FORTNIGHT vs. FORTNIGHTLY )
( دوهفته ile دو هفتگي )
( DOUHOFTEH ile DO NPAFTAGY )
- İKİ "HAFTADIR" ... ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İKİ OTURUMDUR/DERSTİR ...
- İKİ İÇ NEDEN ile/ve/||/<>/> İKİ DIŞ NEDEN -ile/ve/||/<>/>
( Varoluşu kaplayan ilk neden. İLE/VE/||/<>/> ... )
- ZWEIFACH[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ KATLI
- İKİ KELİME LÂF ETMEK değil İKİ KELÂM LÂF ETMEK
- [ne yazık ki]
2 x 2 = 4 "ETMESİN" ile/ve/||/<>/> 2 x 2 = 5 "ETSİN"
("DİLEĞİ/BEKLENTİSİ")
- ZWEIPOLANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ KUTUPLU ANTEN
- İKİ MISIR'LI -ile
( AHMES VE EMHETOP )
- İKİ SORUN:
ADÂLETSİZLİK ile/ve/||/<> ANLAMSIZLIK
( Tüze(hukuk) ile sağlanmaya/çözülmeye çalışılmaktadır fakat hukuka ulaşılamamıştır. İLE/VE/||/<> Sanat ile giderilmeye çalışılmaktadır fakat ne yazık ki, sanat, kişilere ulaşamamıştır. )
- İKİ TANE HATALARIM VAR değil İKİ HATAM VAR
- İKİ TEMMUZ PARKI :
( Kazım Karabekir Mahallesinde olup, 2.644,33 m²'lik bir alanı kapsamaktadır. 1.239,98 m²'lik yeşil alanı, 294,50 m²'lik çocuk oyun alanı ve park içinde tesis olarak Semt Evi bulunmaktadır. )
- İKİ TUZLU ve BİR TATLI
- [ne yazık ki]
İKİ YANLIŞ!:
SUSULACAK YERDE, KONUŞMAK ve/||/<> KONUŞULACAK YERDE, SUSMAK
- BIDIRECTIONAL TRANSDUCER[İng.] / TRANSDUCTEUR BIDIRECTIONNEL[Fr.] ile/değil/yerine/= İKİ YÖNLÜ DÖNÜŞTÜRÜCÜ
- BIDIRECTIONAL TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR BIDIRECTIONNEL[Fr.] ile/değil/yerine/= İKİ YÖNLÜ TRANSİSTÖR
- RİCİ[Osm.] / UMKEHRBAR[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ YÖNLÜ
- İKİ YUMURTAYI BİRDEN ALMAK ile/yerine/değil TEK YUMURTAYI ALMAK
- ZWEITAKTER[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ ZAMANLI MOTOR
- İKİ ile/ve ÇOĞUL
( TWO vs./and PLURAL )
- 2(İKİ) ile Z (HARFİ)
- İKİ(2) ile HER ŞEY/HERKES/HER ZAMAN
( TWO vs. EVERYTHING/EVERYBODY/EVERYTIME )
- İKİDE BİR ile İKİDE BİRDE
- İKİDEN FAZLA DEMET DURUMUNDA BİRLEŞİK, ÇOK DEMETLİ = KESÎRÜ'L-IHVE = POLYADELPHE
- İKİLEM ile İKİLEME ile İKİLİ ile İKİRCİK
( DILEMMA/CONFLICT vs. DUPLICATE/DOUBLING vs. DOUBLE/DUAL/BINARY/BILATERAL vs. HESITATION/INCERTITUDE )
- İKİLEM = KIYAS-I MUKASSİM = DILEMMA[İng., Alm., Yun.] = DILEMME[Fr.] = DILEMA[İsp.]
- İKİLEMLİ ile/değil İKİLİ
- BINARY COMPOUND[İng.] / COMPOSÈ BINAIRE[Fr.] / BINÄRE VERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİLİ BİLEŞİK
- BINARY FISSION[İng.] ile/değil/yerine/= İKİLİ BÖLÜNME
- DOUBLET[İng./Fr.] / DUBLETT[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİLİ, DUBLET/DUPLET
- BINARY NOTATION[İng.] / NOTATION BINAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= İKİLİ GÖSTERİM
- BINARY MIXTURE[İng.] / BINARY MELANGE[Fr.] / BINÄRES GEMISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİLİ KARIŞIM
- İKİLİ METAL SİTESİ ile/||/<> TEK METAL SİTESİ
( İkili metal sitesi iki metal merkezinin sinerjik etkisiyken İLE tek metal sitesi izole metal merkezi aktivitesidir )
( Formül: Bimetallic cooperation )
- BINARY SYSTEM[İng.] / SYSTEME BINAIRE[Fr.] / ZWEISTOFFSYSTEM, BINÄRES SYSTEM, BINÄRSYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİLİ SAYI DİZGESİ/SİSTEMİ
- İKİLİ ile ÇOKLU
- İKİLİ ile İKİLİK
( DICHOTOMOUS vs. DICHOTOMY )
( دوبخشي ile دوگانگي ile دورستگي )
( DOBAKHSHY ile DOGANGY ile DORESTGY )
- İKİLİ ile İKİLİK ile İKİLİ KÖK ile İKİLİ ÇATI ile İKİLİ ÜNLÜ ile İKİLİ BAHİS ile İKİLİ YATAK ile İKİLİ AVERAJ ile İKİLİ SİGORTA
- İKİLİ ile/ve UC
- İKİLİK(/DUALİTE) ile EYTİŞİM(DİYALEKTİK/CEDEL/ZÜLFİKÂR)
( Descartes. İLE Hegel. )
( ... İLE Gerçekliği ve onun çelişmelerini incelemeye yarayan ve bu çelişmeleri aşmayı sağlayan yolları aramayı öngören us yürütme yöntemi. )
( SENEVİYE ile ÂDAB'UL-BAHS VE'L-MÜNÂZARA )
( DUALLY vs. DIALECTIC )
- IKINA-SIKINA (ANLATMAK)
- İKİNCİ BİR SÖZ ile/ve/||/<> BAŞKA BİR SÖZ ile/ve/||/<> AYKIRI BİR SÖZ
- QUADRATIC STARK EFFECT[İng.] / EFFET STARK QUADRATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İKİNCİ DERECE STARK ETKİSİ
- QUADRATIC ZEEMAN EFFECT[İng.] / EFFET ZEEMAN QUADRATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İKİNCİ DERECE ZEEMAN ETKİSİ
- İKİNCİ EL ile ÇALINTI
- İKİNCİ EL ile/ve/değil/||/<>/< SERGİ/TEŞHİR ÜRÜNÜ
- İKİNCİ:
KEZ ile/ve/değil/||/<>/< BÖLÜM/AŞAMA
- ELECTRODE OF THE SECOND KIND[İng.] ile/değil/yerine/= İKİNCİ SINIF ELEKTROT
- SUPRACONDUCTEUR DE TYPE II[Fr.] ile/değil/yerine/= İKİNCİ TİP AŞIRI İLETKEN
- TYPE II SUPERCONDUCTOR[İng.] / TYP-II-SUPRALEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİ TİP SÜPER İLETKEN
- SECOND DERIVATIVE CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= İKİNCİ TÜREV EĞRİSİ
- İKİNCİ ile/ve/||/<> ÇİFTE
- SEKUNDÄRSPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL BOBİN
- ŞUÂÂT-İ TÂLÎ[Osm.] / SECONDARY RADIATIONS[İng.] / SEKUNDÄRE STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL IŞINIMLAR
- SECONDARY OPTIC AXIS[İng.] / AXE OPTIQUE SECONDAIRE[Fr.] / SEKUNDÄRE OPTISCHE ACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL OPTİK EKSEN
- SECONDARY WINDING[İng.] / ENROULEMENT SECONDAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL SARGI
- İKİNDİ VAKTİ, ASR-I SÂBIK/EVVEL/SÂNÎ [ASR -ile
( Zaman, yüzyıl.] )
( Gün, 2 ikindi zamanı/vakti arasıdır. )
- İKİNDİ ile İKİNDİ EZANI ile İKİNDİ VAKTİ ile İKİNDİ NAMAZI ile İKİNDİ ZAMANI
- IKINMAK ile IKINDIRMAK ile IKINABİLMEK ile IKINA SIKINA ile IKINA TIKINA
- İKİRCİK ile/ve GÜVENSİZLİK
( HESITATION vs./and DISTRUSTFULNESS )
- İKİRCİK(TEREDDÜT) ile/değil DÜŞÜNÜYOR OLMAK
- İKİSİ AYRI ...:
"ŞEYLER" değil ŞEY
- İKİSİ BİRDEN ile HER İKİSİ DE ile RAHATSIZ ETMEK ile RAHATSIZ EDİCİ ile CAN SIKICI
( BOTH vs. BOTH OF vs. BOTHER vs. BOTHERING vs. BOTHERSOME )
( هم ile هر دو ile هردوي ile هر دوي ile جفت ile آزار دادن ile ايذاء ile زحمت دادن ile دردسر دادن ile آزار کردن ile سر خوردن ile آسوده نگذاشتن ile اذيت کردن ile رنجاندن ile ناراحت کردن ile درد سر دادن ile مزاحم شدن ile مايه زحمت ile بيحوصله کردن ile مصدع شدن ile اذيت کننده ile سرخوري ile پر دردسر ile آزار دهنده )
( NPAM ile NPAR DO ile NPARDOY ile هر دوي ile JOFT ile AZAR DADAN ile ايذاء ile ZAHMAT DADAN ile DARDASAR DADAN ile AZAR KARDAN ile SAR KHORDAN ile ASOODEH NAGOZASHTAN ile AZYT KARDAN ile RANJANDAN ile NARAHAT KARDAN ile DARD SAR DADAN ile MOZAHAM SHODAN ile MAYYEH ZAHMAT ile BEYHOSELEH KARDAN ile MOSAD SHODAN ile AZYT KONANDEH ile سرخوري ile PAR DARDASAR ile AZAR DAHANDEH )
- İKİSİ DE İKİZ değil İKİZLER
- İKİSİ DE ile/ve/değil/yerine İKİSİ BİRLİKTE
- İKİSİNİN/ONLARIN ...:
"GÖNÜLLERİ" BİR değil GÖNLÜ BİR
( "Gönül", her kişide ayrı ayrı olarak "düşünülen/kabul edilen/zannedilen" değil iki kişinin ya da kişilerin ortak alanda bulunmasının ve buluşmasının karşılığıdır. )
- İKİYE BÖLMEK ile İKİYE BÖLÜNMÜŞ ile İKİYE BÖLME ile İKİYE BÖLÜNMÜŞ ile AÇIORTAY
( BISECT vs. BISECTED vs. BISECTION vs. BISECTIONAL vs. BISECTOR )
( دو بخش کردن ile دونيم کردن ile دونيم ile دو نيم ile تنصيف ile دو نيمي ile نيمساز ile منصف )
( DO BAKHSH KARDAN ile DONYM KARDAN ile دونيم ile DO NEYM ile تنصيف ile DO NEYMY ile NEYMOSAZ ile MANSEF )
- BIOSTIMULATION[Fr.] / ZWEITEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİYE BÖLÜNME
- İKİYE YARIK YAPRAK = VARAK-I SÜNÂÎYÜ'Ş-ŞUKÛK = FEUILLE BIFIDE
- İKİYE YARIK YAPRAK = VARAK-I ZÛŞIKKAYN = FEUILLE BIFIDE
- İKİYÜZLÜLÜK ile/değil İRFÂN
- İKİZKENAR ile İKİZKENAR YAMUK ile İKİZKENAR ÜÇGEN
- İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ETKİLERİ ile BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK
( Dünyanın ortalama sıcaklığının ve hava modellerinin uzun vadede değişmesi. İLE Bu değişimler, biyolojik çeşitlilik üzerinde birçok olumsuz etkiye sahiptir ve birçok türün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına neden olmakta. )
- İKLİM HARİTASI ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ANAKARA/KITA HARİTASI
( LEVAMİ'U'N NUR - KÂTİP ÇELEBİ )
- İKLİM KRİZİ değil İKLİMİN NEDEN OLDUĞU KRİZ/LER
- İKLİM ile/ve/||/<> BİSİKLET
( Erkan Karavelioğlu'nun çalışmasını okumak için burayı tıklayınız... )
- İKLİM ile İKLİM ile İKLİMBİLİM
( CLIMATE vs. CLIMATIC vs. CLIMATOLOGY )
( اقليم ile آب و هوا ile آب وهوا ile اوجي ile اقليم شناسي )
( EGLYM ile AB VE NPAVA ile AB VAHAVA ile اوجي ile EGLYM SHENASY )
- İKLİM ile İKLİMLEME ile İKLİM BİLİMİ ile İKLİM BİLİMCİ ile İKLİMLEME CİHAZI
- İKLİM ile İLKİM
- İKLİME AYKIRI ile DORUK NOKTASI ile ANTİKLİNAL
( ANTICLIMACTIC vs. ANTICLIMAX vs. ANTICLINE )
( پاداوجي ile پاداوج ile تاقديس )
( پاداوجي ile پاداوج ile تاقديس )
- IKMÂ'[Ar.] ile IKMÂH[Ar.]
( Birini aşağılama. | Gelen birini geriye döndürme. İLE Kibir ve azametle kafa tutma. )
- İKMAL ile İKMAL İMTİHANI
- İKNA EDİCİ değil/yerine/= İŞANDIRMACI
- İKNA EDİCİ ile TATLILIKLA KANDIRMA
( COAX vs. COAXING )
( چرب زباني کردن ile ريشخند کردن ile ريشخند )
( CHARB ZABANY KARDAN ile RYSHKHAND KARDAN ile ريشخند )
- İKNÂ ETME "ÇABASI" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İDDİA ETMEK
- İKNA ETMEK ile İKNA EDİLMİŞ ile İKNA EDİCİ ile İNANDIRICI
( CONVINCE vs. CONVINCED vs. CONVINCER vs. CONVINCING )
( قانع کردن ile متقاعد کردن ile معتقد ile متقاعد ile مجاب ile متقاعد کننده ile قانع کننده )
( GHANE KARDAN ile MOTEGAED KARDAN ile MOTAGHAD ile MOTEGAED ile MOJAB ile MOTEGAED KONANDEH ile GHANE KONANDEH )
- İKNA ETMEK değil/yerine/= İŞANDIRMAK
- İKNA OLMAK değil/yerine/= İŞANMAK
- İKNA ile/ve İNSAF
( PERSUASION vs./and JUSTICE/MERCY )
- İKON ile İKONA
- İKONA/LAR ile KOKONA/LAR
- Konuşa konuşa anlaşmak için KONUŞ!!!
- İKRÂ'[Ar.] ile İKRÂ'[Ar.] ile İKRÂH[Ar. < KERH]
( Kiraya verme/verilme. İLE Okutma. İLE Birine, zorla iş yaptırma. | İğrenme, tiksinme. )
- İKRÂ[Ar.] ile/ve/||/<>/> İKRAR[Ar.]
- İKRÂ ile/ve/değil/||/<> VAHİY
- İKRAH[Ar.] ETMEK değil/yerine/= İĞRENMEK/TİKSİNMEK
- İKRAH[Ar. < KERH] ile/ve/||/<>/> KERİH[Ar.]
( Birine zorla iş yaptırmak. | İğrenmek, tiksinmek. @@ İğrenç, çirkin. | Pis kokan. )
( DVESA )
- İKRAM (ETMEK) değil/yerine/= SUNUNÇ/LAMAK
- İKRÂM[< KEREM | çoğ. İKRÂMÂT] ve/||/<>/>/< İNÂM[< NİMET | çoğ. İNÂMÂT]
( Saygı gösterme, hürmet. | Ağırlama. | Bir şeyi, armağan olarak verme. | Hesap dışı yapılan indirim. VE/||/<>/>/< İyilik etme, nimet verme. | Yeniçerilerin aylıklarına yapılan zam. )
- İKRAM ile/ve BAĞIŞ
( VÂHİB[Ar. < VEHB]: Hibe eden, bağış yapan kişi. )
( MEVHİBE: Bahşiş, ihsan, bağış. )
( MEVHÛB[Ar. < VEHB]: Bağışlanan mal. )
- İKRAM ile İKRAMCI/LIK
- İKRAM ile/ve İNAM
- İKRAM ile/ve İNFÂK
( Birey. İLE/VE Aydın. )
- İKRAM ile/ve KABAHAT
- İKRAR ve/<>/</> İMAN
- [ne] İKRAR ne de İNKÂR
- İKRÂR[Ar.] ile İ'TİRÂF[Ar.]
- İKRAR ile/ve/||/<> İTİRAF
- İKRAR ve TEKRİS
- İKSÂ'[< KİSVET(KİSVE değil!)] ile İKSÂ'
( Giydirme, giydirilme. İLE Kasvet, sıkıntı ver[il]me. )
- İKSÂM[Ar.] ile İKSÂM[Ar.]
( Yemin etme, and içme, kasem. İLE Kökünü kırma, hepsinin silinip süpürülmesi. | Çok mal alma/biriktirme. )
- İKSÂR[Ar.] ile İKSÂR[Ar. < KESRET]
( Bir şeyi yapmak elinde iken, savsaklayıp yapmama. İLE Çoğaltma/çoğaltılma, artırma. )
- IXION[İng.] / IXION[Fr.] / IXION[Alm.] ile/değil/yerine/= İKSİYON
- İKTAM - İstanbul Şehri Kültür Tarihi Araştırmaları Merkezi
- İKTER/JAUNDICE[İng.] değil/yerine/= SARILIK
- İKTER/US ile İKTERİK ile İKTERUS NEONATORUM
( Sarılık. İLE Sarılıklı. İLE Yenidoğan sarılığı. )
- İKTİBÂS[Ar.] ile/ve/<> İKRAZ[Ar.]
( Ödünç alma. | Alıntı. İLE/VE/<> Borç ya da ödünç verme. )
- İKTİBÂS ve MEHAZ[< AHZ | çoğ. MEÂHİZ]
( Ödünç alma. | Bir sözcüğü, tümceyi ya da bunların anlamlarını, olduğu gibi alma/aktarma. VE Bir şeyin alındığı, çıkarıldığı yer; kaynak. [Bir yapıt yazılırken başvurulan.] )
- İKTİDÂ'[< KIDVE]:
TÂBÎ OLMA, UYMA -<
- İKTİDAR ile/||/<> BİLGİ
( İktidar-bilgi ilişkisi )
( Michel Foucault tarafından 1975 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1926-1984) (Ülke: Fransa) (Alan: Felsefe) (Önemli katkıları: İktidar-bilgi ilişkisi, diskur analizi) )
- İKTİDAR ile/ve/||/<>/> KAVGA
- İKTİFÂ' (ETMEK) ile/ve/<> KÂFÎ
( İkisi de, [< KİFÂYET] kökünden gelmektedir. )
- İKTİRÂNÎ[Ar. < KARN] ile İZÂFÎ
- İKTİSABÎ MÜRÛR-U ZAMAN değil/yerine/= KAZANDIRICI YILLANMA
- İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ değil/yerine/= GEÇİMGE VE YÖNETİM BİLİMLERİ ALANDALI
- İKTİSAP ETMEK değil/yerine/= KAZANMAK/EDİNMEK
- İL MUKAH:
AY TANRISI > ALLAH
- İLA/HUMAN LEUKOCYTE ANTIGEN[İng.] değil/yerine/= İNSAN AKYUVAR ANTİJENİ, İNSAN LÖKOSIT ANTİJENİ
- İ'LÂ[< ULÜVV] -ile
( YÜKSELTME, YÜCELTME | ŞÖHRETİNİ ARTIRMA )
- İLÂ[Ar.] ile ÎLÂ'[Ar.] ile İ'LÂ[Ar. < ULÜVV] ile ÎLÂ'[Ar.]
( ...ye (kadar), ... dek. İLE Yemin etme. İLE Yükseltme, yükseltilme, yüceltilme; şöhretini artırma. İLE Çok istekli kılma. )
- İLÂ[Ar.] ile ÎLÂ'[Ar.] ile ÎLÂ'[Ar.] ile İ'LÂ[Ar. < ULÜVV]
( ...ye kadar, ...dek/değin. İLE Yemin etme. | Kocanın eşine yaklaşmaması için yemin etmesi. | Sıkıntı ve derde uğrama. İLE Çok istekli kılma, harîs etme. İLE Yükseltme/yükseltilme, yüceltme/yüceltilme. | Şan ve şöhretini artırma. )
- İLAÇ İLE ENZİM İLE SUBSTRAT İLE İNHİBİTÖR İLE AGONİST İLE ANTAGONİST ile/||/<> FARMAKOLOJİ TEMELERİ
( İlaç-reseptör etkileşimlerinin temel kavramları. )
( Formül: Km = [S] at Vmax/2 )
- İLÂÇ[Ar.] ile/ve/değil/yerine/<>/< BESİN
( Besininiz, ilâcınız; ilâcınız, besininiz olsun! )
- İLAÇ ile/ve/=/||/<> BETİK
( Adını bilmek, yetmez. )
- İLÂÇ[Ar.] ile/ve/<> İNANÇ
( Bir yere kadar. İLE/VE/<> Her yere kadar. )
- İLÂÇ/I YEMEK değil İLÂÇ/I YUTMAK
- İLÂCIN:
ETKİN DOZU ile/ve/<> DEVAM DOZU
- İ'LÂF[Ar. < ALEF] ile ÎLÂF[Ar. < ÜLFET]
( Hayvana yem verme/yedirme. İLE Alıştırma/alıştırılma, ülfet etme/ettirilme. )
- Laga-luga etmeden düzgün KONUŞ!!!
- İLÂH ile/ve/değil ALLAH
( Bütünlük içindeki bir parçaya bağlanmak. İLE/VE/DEĞİL Bütünlüğe bağlı. )
- İLÂH ve/ CİRİM ve/ CİSİM ve/ İNSAN
( TANRI ve TANRISAL ve DÖRT UNSUR ve İNSAN )
- İLÂH[Ar.] ile MA'BÛD Bİ HAKKIN[Ar.]
- İLÂHİ ÂLEMLER
- İLÂHİ:
ARAPÇA ile/ve/<> ŞUUL
( Güfte ve bestesi Arapça olan ilâhiler. İLE/VE/<> Bestesi Arapça, güftesi[sözleri] Türkçe olan ilâhiler. )
- İLÂHÎ HİKMET ile/ve/<> İLÂHÎ AŞK ile/ve/<> İLÂHÎ KUDRET
( İrfanî. İLE/VE/||/<> Mistik. İLE/VE/||/<> Ezoterik. )
( Düzenli. İLE/VE/||/<> Düzensiz. İLE/VE/||/<> Düzenli. )
( Ne'liksiz, niteliksiz, muhattabsızdır ilâhî aşk. )
( ... İLE/VE/||/<> Cemâl ve celâl'i bir bilmek/görmek. İLE/VE/||/<> ... )
- İLÂHÎ MELANKOLİ ile AKLÎ MELANKOLİ ile HAYALÎ MELANKOLİ
( MELANCHOLIA MENTIS vs. MELANCHOLIA RATIONIS vs. MELANCHOLIA IMAGINATIONIS )
- İLÂHÎ SÛRET -ile
( Seni, sana bildiren biçim. )
- YASALAR/KANUNLAR:
"İLÂHÎ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/⊇/< BEŞERÎ/İNSANİ
( (Olan ve olması gereken...
Belirli ve yaygın bir kesime. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/⊇/< [ne iyi ki] Herkese. )
(Çoğunluk/yaygın/baskın olmasına karşın olmaması gereken...
Herkese. İLE/VE/||/<> [ne yazık ki] Belirli bir kesime. )
- İLÂHÎ[Ar.] ile İLÂHÎ[Ar.]
( Allah/tanrı ile ilgili. Tanrısal. | Münâcât. İLE "Allah'ım!", "Ey Allah!". "Bu ne hal", "ne tuhaf". )
- İLAHİ ile İLAHİ KİTABI ile İLAHİ KİTABI
( HYMN vs. HYMNAL vs. HYMNBOOK )
( سرودروحاني ile سرود خواندن ile سرودي ile سرودنامه )
( SORODROHANY ile SORUD KHANDAN ile SORUDY ile SORODNAMEH )
- İLÂHÎ ile/ve METAFİZİK
( İlâh. İLE/VE Felek. )
( Sınırsız. İLE/VE Sınırsıza yakın fakat sınırlı. )
( KÜRSÎ: ATLAS FELEĞİ )
( SİPİHR, GERDÛN: FELEK )
- İLÂHÎ ile/ve MUTLAK
( Mutlak, deneyimlenemez, çünkü o, deneyim alanı ötesindedir. )
( Deneyimi olanaklı kılan Mutlak'tır. Onu gerçektleştiren ise Öz Varolan'dır [zâttır]. )
( Mutlak, deneyimlenebilir olan her şeyi içerir, fakat deneyimleyen olmazsa onlar hiçbir şey demektir. )
( Sizi sizin ötenizdeki mutlak'a götürecek olan yine kendi içinizdeki mutlak'tır. )
( DIVINE vs./and ABSOLUTE
There can be no experience of the Absolute as it is beyond all experience.
That which makes the experience possible is the Absolute. That which makes it actual is the Self.
The Absolute contains everything experienceable, but without the experience they are as nothing.
It is the absolute in you that takes you to the absolute beyond you. )
( SHEN ile/ve ... )
- İLÂHİ ile/ve NEFES
- İLÂHİ ile NEVBE
( ... İLE Bayramlarda ve kandillerde, dergâhlarda, halîle, kudüm, mazhar çalınarak ilâhî okuhması. )
- İLÂHİ ile/ve NUTUK
( ... İLE Konusu sınırlıdır. Bektâşilik'te görülür. )
( ... İLE Tarikata yeni giren dervişlere yol göstermek ve tarikat âdâbını öğretmek için tasavvuf ulularınca söylenen şiir. )
- İLÂHİ ile/ve OLMAZSA OLMAZ
( DIVINE vs./and IF NOT HAPPENS NOTHING HAPPENS )
- İLÂHİ ile/ve OLMAZSA OLMAZ
- İLÂHİ ile USUL-İ İLÂHİ
( ... İLE Devran öncesi okunan ilâhi. )
- İLÂHİ[sansk. BHAJAN] ile ŞUUL(ŞUĞL)
( Sözleri Türkçe olan ilâhi. İLE Sözleri Arapça olan ilâhi. )
- İLÂLLÂH ile/ve ALÂLLÂH ile/ve BİLLÂH ile/ve HÂNİLLÂH ile/ve FİLLÂH ile/ve MAÂLLAH ile/ve LİLLÂH
( Allah'a. İLE/VE Allah üzerine. İLE/VE Allah ile. İLE/VE Allah'tan. İLE/VE Allah'ta. İLE/VE Allah'la. İLE/VE Allah için. )
- I'LÂM[Ar.] ile İHBÂR[Ar.]
- İLÂM[Ar.] değil/yerine/= YARGI BELGESİ
- İLÂN[Ar.]/ANONS[Fr. < ANNONCE] değil/yerine/= DUYURU/DUYURMAK/DUYUT
( Söz ve yazı yoluyla verilen kısa haber. )
( ANONSE[Fr.]: Bildirilmiş, ilân edilmiş. )
- İLÂN[Ar.] ile/ve/||/<>/> KABUL[Ar.]
- İLAN[Azr.] = YILAN[Tr.]
- İLAN[Azr.] = YILAN[Tr.]
- İLÂN-I AŞK ile YOLUNDA YÜRÜMEK
- İLÂVE (ETMEK) değil/yerine/= EK/KATKI, ULAMA
- İLÂVE ETMEK değil/yerine/= EKLEMEK/KATMAK/KATKI/ULAMAK
- İLAVE ÜCRET ile/ve/<> FARK ÜCRETİ ile/ve/<> MUAYENE ÜCRETİ
( İlaç ve muayene üzerinden alınan ücret. İLE/VE/<> "Otelcilik hizmetleri." İLE/VE/<> ... )
- İLAVE ile İLAVELİ
- İLBÂS -ile
( ALIKOYMA, DURDURMA )
- İLBÂS[< LİBS]:
GİYDİR(İL)ME | ÖRTME, ÖRTÜLME [bkz. İKSÂ] -<
- İLBÂS[Ar.] ile İLBÂS[Ar. < LİBS]
( Alıkoyma, durdurma. İLE Giydirme/giydirilme, örtme/örtülme. )
- İLBAY/VALİ[Ar.]/SATRAP[Fars.] ile/ve İLÇEBAY/İLÇEBAŞ/KAYMAKAM[Ar.]
( VALİ[< VELİ: Koruyup kollayan.] ile/ve ... )
( TEKFUR[Bizans döneminde] ile/ve ... )
( [Slav] VOYVODA ile/ve ... )
( EMİR ile/ve ... )
( ÂRENG ile/ve ... )
- İLCAM[Ar.] değil/yerine/= GEMLEMEK, DİZGİNLEMEK
- İLÇE TARIM MÜDÜRLÜĞÜ :
( Büyükdere'de Çayırbaşı Caddesi üzerinde bulunmaktadır. )
- ... İLE BAŞ ETMEK ile MÜCADELE ETMEK
- ... İLE BURUN BURUNA GELMEK ile KIÇ KIÇA YATMAK
- İL/EL:
ORDA + KUN + BUDUN
- İLELEBET ile/değil KIYÂMETE KADAR
- İLENÇ/BEDDUA ile/ve/değil/||/<> İĞRENÇ
- İLENÇ ile İLENÇLİ ile İLENÇSİZ
- İLENÇ/BED-DUA[Fars.] -ile
( Başkasına yönelik olumsuz/kötü söz, inkisar. )
- İLENÇ/BEDDUA ile/yerine DUA
( Beddua edenlerin sözü dinlenmez. )
( Zayıf "kişi(lik)ler". İLE/YERİNE Sabırlı kişiler. )
( CURSE/MALEDICTION vs. PRAYER
PRAYER instead of CURSE/MALEDICTION )
- ILENÇ/İLENÇ ile YAKINMA
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Belirli bir konuya özgü görüşünün hatalı olduğu anlaşıldığında, salık veren kişiye yöneltilen yakınma. İLE ... )
- İLERİ "DÖNELİK" değil İLERİ DÖNÜK/YÖNELİK
- İLERİ FARK ile/||/<> MERKEZİ FARK
( İleri f(x+h)-f(x), merkezi f(x+h)-f(x-h) daha hassas. )
( Formül: O(h) İLE O(h²) )
- İLERİ GELENLER ile SAYGIN ile İTİBAR
( DIGNITARIES vs. DIGNITARY vs. DIGNITY )
( رجال ile عالي مقام ile ابهت ile وقار ile شرف ile شان ile رفعت ile جاه ile شرافت ile طمانينه ile متانت ile مسند )
( RAJAL ile ALY MOGHAM ile ABEHT ile VAGHAR ile SHARF ile SHAN ile RAFAT ile JAH ile SHARAFT ile طمانينه ile METANT ile MOSAND )
- İLERİ-GERİ (KONUŞMAK)
- İLERİ GİDEBİLMEK ve/||/<>/< GERİ GİDEBİLMEK
- İLERİ GİTME! ve/||/<> GERİDE KALMA!
( [vururlar] Başına. VE/||/<> Kıçına. )
- İLERİ GÖRÜŞLÜ ile İLERİ GÖRÜŞLÜLÜK
( FARSIGHTED vs. FARSIGHTEDNESS )
( انسان دوربين ile دور انديشي )
( ENSAN DORBYNE ile DOR ANDYSHY )
- İLERİ GÖRÜŞLÜ/LÜK ile/ve/değil/||/<>/< ÖNGÖRÜLÜ/LÜK
- İLERİ:
SUNMAK ile/ve/||/<> SÜRMEK
- İLERİ SÜRME = İDDİA = ASSERTION[İng., Fr.] = BEHAUPTUNG[Alm.] = ASSERTIO < ASSERERE[Lat.]
- İLERİ SÜRME ile KABUL ETME
- İLERİ SÜRÜM ile/değil/yerine/||/>< OLAN
- İLERİ SÜRÜM ile/ve/değil ÖNGÖRÜ
- İLERİ ile GERİ
- İLERİ ile GERİ
- İLERİ ile İLERİCİ/LİK ile İLERİ UÇ ile İLERİ GERİ ile İLERİ GELEN ile İLERİ GÖRÜŞ ile İLERİ VİTES ile İLERİ GÖRÜŞLÜ/LÜK ile İLERİ KARAKOL ile İLERİ TEKNOLOJİ ile İLERİ GÖZETLEYİCİ/LİK ile İLERİ UÇ OYUNCUSU
- İLERİ ile İLETİCİ ile YÖNLENDİRME ile FORVET ile ÖN UYARI
( FORWARD vs. FORWARDER vs. FORWARDING vs. FORWARDS vs. FORWARNING )
( بسوي جلو ile گاراژدار ile ايصال ile ارسال ile به پيش ile برحذر دارنده )
( BESOY JELO ile GARAZHDAR ile ايصال ile ARSAL ile BAH PEYSH ile BARHAZR DARANDEH )
- İLERİ ile/ve/değil KAPSAYICI
- İLERİCİ/LİK ile/ve/<> GENİŞ BAKIŞLI/LIK
- İLERİDE OLUR" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ŞİMDİ YAPARSA/M OLUR
- İLERİDE ile ARADA
- İLERİ/DE ile/||/<> ÖN/DE
- İLERİDE ile SONRA
- İLERİYE SÜRMEK değil İLERİ SÜRMEK
- İLERİYE SÜRÜLEN ... değil İLERİ SÜRÜLEN ...
- İLERLEME:
HIZLI ile/ve/değil/yerine UZAK
( Yalnız. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Birlikte/beraber. )
( Hızlı ilerlemek/gitmek istiyorsan, yalnız git; uzağa gitmek istiyorsan, beraber! )
- İLERLEMEK ile AVANS ÜCRETİ ile AVANS PARASI ile PEŞİN ÖDEME ile PEŞİN SATIN ALMA ile AVANS ÜCRETİ ile GELİŞMİŞ ile İLERLEME ile İLERLEYEN
( ADVANCE vs. ADVANCE FARE vs. ADVANCE MONEY vs. ADVANCE PAYMENT vs. ADVANCE PURCHASE vs. ADVANCE WAGE vs. ADVANCED vs. ADVANCEMENT vs. ADVANCING )
( پيش افتادن ile پيشرفت کردن ile جلو افتادن ile جلو آمدن ile جلو رفتن ile ترقي دادن ile جلو بردن ile ترقي کردن ile راقي ile پيش رفتن ile پيشروي ile پيشروي کردن ile پيش کريه ile سلم ile پيش پرداخت ile مساعده ile سلف خري ile پيش مزد ile پيشرفته ile ترفيع ile پيشرفتگي ile پيشرفت )
( PEYSH AFTADAN ile PEYSHRAFT KARDAN ile JELO AFTADAN ile JELO AMADAN ile JELO RAFTAN ile TARGHY DADAN ile JELO BARDAN ile TARGHY KARDAN ile راقي ile PEYSH RAFTAN ile PEYSHROY ile PEYSHROY KARDAN ile PEYSH KARYYEH ile SALAM ile PEYSH PARDAKHT ile مساعده ile SOLF KHARY ile PEYSH MOZD ile PEYSHRAFTEH ile TARFYE ile PEYSHRAFTAGY ile PEYSHRAFT )
- PROGRESSIVE WAVE TUBE[İng.] / TUBE À ONDES PROGRESSIVES[Fr.] / FORTSCHREITENDE WELLENRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= İLERLEYEN DALGA TÜPÜ
- PROGRESSIVE WAVE[İng.] / ONDE PROGRESSIVE[Fr.] / FORTLAUFENDE WELLE, FORTSCHREITENDE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İLERLEYEN DALGA
- İlerleyenleri DİNLE!!!
- İLERSÜK = UÇKUR
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Donun kuşak/ip bölümü. İLE ... )
- İLETEÇ/KABLO[Fr. CABLEAU] ile TEL
( Elektrik akımı iletiminde kullanılan ve yalıtkan bir nesne ile sarılı bulunan metal tel. İLE Türlü metallerden yapılmış, kopmaya karşı bir direnç gösteren ince uzun nesne. | Bu nesneden yapılmış ya da bu nesne biçiminde olan. | Tencere, çaydanlık vb.ni ovarak temizlemek için kullanılan nesne. | İnsan saçını oluşturan ipçik. | Bazı organizmaların demet durumundaki oluşumunu meydana getiren ipçiklerin her biri, lif. )
(
)
(1996'dan beri)