Beş(5) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 46.157 başlık/FaRk ile birlikte,
46.157 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(7/186)
- Aldanmamak için DİNLE!!!
- ALDAR ile ALDATIR
( Aldatır. )
- ALDAT(IL)MAK ile/ve/değil/||/<>/< YANIL(T/IL)MAK
- Aldatmak için DİNLE!!!
- Aldatmamak için DİNLE!!!
- ALDEHİT ile KETON
( Karbonil öbeğinin terminalde olduğu bileşikler. İLE Karbonil öbeğinin ortada olduğu bileşikler. )
- ALDEHİT ile/||/<> KETON
( Karbonil öbeğinin terminalde bulunduğu bileşikler. İLE/||/<> Karbonil öbeğinin zincir ortasında bulunduğu bileşikler. )
- ALDEHİT ile/||/<> KETON
( Aldehit uç karbonil İLE keton orta karbonildir )
( Formül: R-CHO İLE R-CO-R )
- ALDI BENİ ile/ve/||/<>/> YAKTI BENİ
( İki kaşın arası. İLE/VE/||/<>/> Gözlerinin karası. )
- ALDIM ile/ve/değil BULDUM
- ALDOL REAKSİYONU ile/||/<> CLAİSEN KONDENZASYONU
( Aldol aldehit/keton C-C bağı, Claisen ester kondenzasyonudur. )
( Formül: Enolat + karbonil )
- ALEGORİ[Fr. < ALLEGORIE | İng. < ALLEGORY] ile ANALOJİ[Fr./İng. < ANALOGIE | İng. < ANALOGY] ile METAFOR[Fr.]/MECAZ[Ar.]
( Soyut bir düşünceyi heykel ya da resimle anlatma. İLE Benzeşim.| Örnekseme. | Andırışma. İLE Bir ilgi ya da benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz. | Bir sözcüğü ya da kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma. )
- ALEH(İNE) değil ALEYH(İNE)
- ALEKO NİKOLADİS YALISI :
( Yeniköy'de vapur iskelesi yanındadır. 19. yy' da yapılmıştır. Yalı bir ara M. Levi tarafından otel olarak kullanıldı. Yalı Rum Parayia Kilisesi vakfına aittir. Halen Aleko'nun yeri ve diğer adıyla Deniz Park Restaurant olarak kullanılmaktadır. )
- ALEKSANDREN[Fr.] değil/yerine/= FRANSIZ ŞİİRİNDE BİR NAZIM BİÇİMİ
- ALEKSİ/ALEXIA[İng.] ile/ve/||/<> ALEKSİTİMİ/ALEXITHYMIA[İng.]
( Okuyamamazlık, okuma yitimi. İLE/VE/||/<> Duygu körlüğü. )
- ALEL/ALLEL[İng.] değil/yerine/= GEN ÇİFTİ
- ALEL HESAP değil/yerine/= SAYIŞ ÜZERE
- ALEL ITLAK[Ar.] değil/yerine/= GENEL OLARAK / HİÇBİR KAYITLA KAYITLANMAMAK
- ALEL UMUM[Ar.] değil/yerine/= GENEL OLARAK, GENELLİKLE
- ALELUSUL değil/yerine/= GELİŞİGÜZEL/BAŞTAN SAVMA
- ALEM İLE ŞUBE İLE SINIF İLE TAKIM İLE FAMİLYA ile/||/<> TAKSONOMİK HİYERARŞİ
( Canlı sınıflandırma seviyeleri. )
( Formül: Homo sapiens )
- ÂLEM(/KAPLAM) ile EVREN(/İÇLEM)
( Bilinebileceklerin, anlamlandırılabilenlerin tümü/tamamı. Kişinin bilmesine açık olan bütünlük. İLE Fizik yasalarına ait olanların tümü. )
( İlim, Âlem'i bilme işidir. )
( Anlamlandırılabilenlerin tümü. İLE Fizik yasalarına ait olanların tümü. )
( NOUS + KÂİNAT(VAROLANLARIN TÜMÜ) = ÂLEM )
- ÂLEM ile/ve/değil/||/<>/< AİLEM
- ÂLEM[Ar.] ile DÜNYA[Ar.]
- ALEM ile/ve/||/<>/< KALEM
- ÂLEM ile/ve/değil TANRIDAN GAYRI/MASİVA
- ÂLEM-İ KÜBRÂ ile/ve ÂLEM-İ SUĞRÂ
( Kâinat. İLE İnsan. )
- ÂLEM'İN:
ÖZET/İ ile/ve/<> NUR/U
( [kişinin] Gövdesiyle. İLE/VE/<> Ruhuyla. )
- ALENGİRLİ[argo] değil/yerine/= GÖSTERİŞLİ, TUHAF | HOŞ | KARMAŞIK
- ALENİ ile/ve/||/<> AİLENİ
- ALENÎ[Ar.] ile/ve/||/<> ÂŞİKÂR[Ar.]
( Açık, ortada, meydanda, herkesin içinde olan/yapılan. İLE/VE/||/<> Açık, apaçık, belirli, ortada, meydanda. )
- ALENÎ[Ar.] ile ÂŞİKÂR[Ar.] ile ÂYÂN[Ar.] ile BÂRİZ[Ar.] ile BEDİHÎ[Ar.] ile DEFİSİTER ile MUBÎN ile MÜNHAL[Ar.] ile MÜSTEHCEN[Ar.] ile SARÎH[Ar.] ile ÜRYÂN[Ar.] ile VÂZIH[Ar.]
( Açık. )
- ALENİLEŞMEK ile ALENİ/LİK ile ALENİ TADAT
- ALERGOGRAF[Fr.] ile ALERGOGRAFİ[Fr.] ile ALERGOLOJİ[Fr.] ile ALERGOLOG[Fr.] ile ALERJİ[Fr.] ile DUYARCIL/ALERJİK[Fr.] ile ALERJİT[Fr.]
( Tepkilerden yararlanarak alerji nedenini saptayan araç. İLE Tepkilerden yararlanarak alerji nedenini saptama yöntemi. İLE Alerjilerin sağaltımını konu alan bilim dalı. İLE Alerji uzmanı. İLE Belirli bir nesneye karşı gövdenin gösterdiği duyarlılık. İLE Alerji ile ilgili. İLE Alerji sonucu gövdede oluşan değişme ve bozukluk. )
- ALERJİ ile/ve/değil/||/<>/< ALERJİ YATKINLIĞI/ATOPİ/ATOPY[İng.]
( Tepkinin kendi. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Genetik yatkınlık sonucu gövdenin alerjenlere karşı aşırı tepki verme eğilimi.[Testlerde atopi çıkması, kişinin alerji geliştirme eğilimini gösterir ancak bu kesinlikle etkin bir alerjisi olduğu anlamına gelmez.] )
- ALERJİK ASTIM ile/||/<> MESLEKİ ASTIM
( Alerjenlere maruz kalma sonucu hava yollarının daralması. İLE/||/<> İş yerinde maruz kalınan nesneler nedeniyle hava yollarının daralması. )
- ALERJİK RİNİT ile/||/<> VAZOMOTOR RİNİT
( Polen, toz gibi alerjenlere karşı burun mukozasının yangılanması. İLE/||/<> Alerjenler dışında, sıcaklık değişiklikleri ya da stres gibi etmenlere bağlı burun mukozasının yangılanması. )
- ALESTA[İt. < ALLESTA]:
HAZIR OL! ve/||/<> HAZIRIM!
- ÂLET değil/yerine/= ELGE/ARAÇ/AYGIT
- ALEV ALEV ile/ve/||/<> CAYIR CAYIR
- IGNITION POINT[İng.] / POINT D'IGNITION[Fr.] / ZÜNDPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALEV ALMA NOKTASI
- FLAME TEST[İng.] / ESSAI DE COLORATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ALEV DENEMESİ
- FLAME EMISSION SPECTROSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= ALEV EMİSYON SPEKTROSKOPİSİ
- FLAME PHOTOMETRIC DETECTOR[İng.] ile/değil/yerine/= ALEV FOTOMETRİK DEDEKTÖR
- FLAME IONIZATION DETECTOR (FID)[İng.] ile/değil/yerine/= ALEV İYONLAŞTIRMA DEDEKTÖRÜ (FID)
- ALEV/ŞÛLE[Ar.]/ZEBÂNE[Fars.] değil/yerine/= ALAZ/YALAZ(A)/YALIM
- ALEV ile ALEVE DAYANIKLI
( FLAME vs. FLAMEPROOF )
( شعله زدن ile شعله ile لهب ile زبانه آتش ile زبانه ile الو ile زبانه کشيدن ile علو ile عايق شعله ile ضد آتش )
( SHOLEH ZADAN ile SHOLEH ile LAHAB ile ZABANEH ATASH ile ZABANEH ile ALO ile ZABANEH KESHYDAN ile ALU ile AYGH SHOLEH ile ZED ATASH )
- ALEV ile CEKET ile ALEVLİ
( BLAZE vs. BLAZER vs. BLAZING )
( شعله زدن ile شعله ور شدن ile افروختگي ile ياابريشمي ورزشي ile شعلهور ile شعله ور )
( SHOLEH ZADAN ile SHOLEH VAR SHODAN ile AFROKHTGY ile YABARYSHAMY VARZESHY ile SHOLEHOR ile SHOLEH VAR )
- FLAME[İng.] ile/değil/yerine/= ALEV
- ALEVÎ ile/ve/değil ALEVÎ[< ULVİYET]
( Hz. Ali. İLE/VE/DEĞİL Yüce[ulvî]. )
- ALEVLENMEK ile ALEVLENDİRMEK ile ALEVLENEBİLMEK ile ALEV ile ALEVİ/LİK ile ALEVLİ ile ALEVSİZ ile ALEV ALEV ile ALEV RENGİ ile ALEV LAMBASI ile ALEV MAKİNESİ ile ALEV KIRMIZISI ile ALEVLENME NOKTASI
- FLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= ALEX
- ALEYH değil/yerine/= KARŞIL
- ALPHA DECAY[İng.] / DÉSINTÉGRATION ALPHA[Fr.] / ALPHA-ZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFA BOZUNMASI
- ALPHA-IRON[İng.] / FER ALPHA[Fr.] / ALPHA-EISEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFA DEMİR
- ALPHA ACTIVE WASTE[İng.] / AKTIVER RESTLAPHASTRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFA ETKİN/AKTİF ATIK
- RÉSIDU ALPHA-ACTIF[Fr.] ile/değil/yerine/= ALFA ETKİN ATIK
- ALPHA RAYS[İng.] / ALPHASTRAHLUNG, ALPHA-STRAHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFA IŞINIMI/IŞINLARI/IŞIYICI
- ALPHA PARTICLE, ALFA-PARTICLE[İng.] / PARTICULE ALPHA[Fr.] / ALFA-TEIL, ALPHA-TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFA PARÇACIĞI/TANECİĞİ
- ALFA RİTMİ ile/||/<> ALFA-SARMAL
( Beyin dinlenme durumundayken kendini gösteren, saniyede 7 - 10 devreli beyin dalgası ritmi. İLE/||/<> Protein yapısında yaygın olarak bulunan, ikincil üç boyutlu yapı.[Bu dizilimde, aminoasitler, her peptit içindeki karboksil oksijen moleküllerinin hidrojen bağları ile dengelenmesi sayesinde spiral bir yapıda bulunur. Miyoglobin ve hemoglobin proteinlerinin %70 civarı, alfa sarmal yapısındadır.] )
- ALPHA-URANIUM[İng.] / URANIUM ALPHA[Fr.] / ALPHA-URAN[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFA URANYUM
- ÉMETTEUR ALPHA[Fr.] / ALPHA EMITTER[İng.] ile/değil/yerine/= ALFA YAYINLAYICISI/YAYICISI
- ALFABE yerine ABECE
- ALFENİT[Fr. < ALFENIDE] değil/yerine/= METAL ALAŞIM
( İçinde bakır, çinko, nikel bulunan ve çatal bıçak takımı yapımında kullanılan gümüşlü bir alaşım. )
- ALFENİT[Fr.] değil/yerine/= ÇATAL, BIÇAK YAPIMINDA KULLANILAN GÜMÜŞ ALAŞIMI
- ALFVÉN WAVE[İng.] / ONDE D'ALFVÉN[Fr.] / ALFVÉN-WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFVÉN DALGASI
- ALFVÉN VELOCITY[İng.] / VITESSE D'ALFVÉN[Fr.] / ALFVÉN-GESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFVÉN HIZI
- ALFVÉN İLE SOUND İLE DRİFT ile/||/<> PLAZMA DALGALARI
( Plazmada yayılan dalga türleri. )
( Formül: vA = B/√(μ₀ρ) )
- ALFVÉN NUMBER[İng.] / NOMBRE D'ALFVÉN[Fr.] / ALFVÉN-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFVÉN SAYISI
- ALG-/ALGE-/ALGESİ-/-ALGESİA/-ALGİA/ALGİO-/ALGO- ile/||/<> -AGRA ile/||/<> MOGİ- ile/||/<> ODYN-/-ODYNİA/ODYNO- ile/||/<> DYS- ile/||/<> CAC-/-CACE/CACO- ile/||/<> MAL- ile/||/<> PERO- ile/||/<> PALİ-/PALİN- ile/||/<> AMBLY- ile/||/<> NECR-/NECRO- ile/||/<> STAPHYL-/STAPHYLO-
( Ağrı, ağrısal, ağrı ile ilgili [miyalji: kas ağrısı, hiperaljezi: aşırı ağrı duyarlılığı]. İLE/||/<> Gut, ağrı nöbeti, ağrı. İLE/||/<> Güç, ağrılı. İLE/||/<> Ağrı. İLE/||/<> Anormal, güç, ağrılı, hatalı, hastalıklı, bozuk, patolojik, kusurlu, kötü. İLE/||/<> Kötü, hasta, bozuk. İLE/||/<> Hasta, kötü, anormal, bozukluk yapan. İLE/||/<> Deforme, bozuk, sakat. İLE/||/<> Yeniden, patolojik yineleme, geriye, tekrar. İLE/||/<> Donuk, soluk, yetmezlik, küntlük, zeki olmayan, duygusuz. İLE/||/<> Ölü, ölü doku, atrofik ceset. İLE/||/<> Üzüm salkımı, küçük dil ile ilgili, stafilokokla ilgili. )
- ALGARİNA[İt. < ARGAGNO] değil/yerine/= VİNÇLİ TEKNE
( Ağır bir şeyi denizden çıkarma ya da denize indirme işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi. | Bazı gemilerin baş ya da kıç tarafından eğik olarak uzatılmış bulunan makaralı, kısa ve kalın dikme. )
- SÜRAT-İ İNTİKAL[Osm.] / SPEED OF PERCEPTION[İng.] / VITESSE DE PERCEPTION[Fr.] / WAHRNEHMUNGSGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALGI HIZI
- ALGI ile/ve/> DEĞER ile/ve/> YARGI
- İDRÂK[Osm.] / PERCEPTION[İng.] / PERCEPTION[Fr.] ile/değil/yerine/= ALGI
- ALGI = İDRAK = PERCEPTION[İng., Fr.] = WAHRNEHMUNG[Alm.] = PERCEPCION[İsp.] = PERCEPTIONIS[Lat.] = HE KATALEPSIS[Yun.] = el-İDRÂK el-HİSSÎ[Ar.] = İDRÂK-İ CUZ'Î[Fars.] = GEWAARWORDING, WAARNEMING[Felm.]
- ALGI ile KABUL
( PERCEPTION vs. ACCEPTANCE )
- ALGI ile KABUL
- ALGIDA/KABULDE:
TEK TANIM ile/yerine/değil PARANTEZ BİLGİ
( ON PERCEPTION/ACCEPTION: [not] UNIQUE DEFINITION vs./but INFORMATION IN PARENTHESIS
ON PERCEPTION/ACCEPTION: INFORMATION IN PARENTHESIS instead of UNIQUE DEFINITION )
- ALGILAMA SÜRECİNDE:
BELİRGİNLİK ile/ve/> KONUM ile/ve/> ŞİDDET ile/ve/> SÜRE
- ALGILAMAK ile/ve/için DİNLEMEK
( TO LISTEN for PERCEPTION )
( TO PERCEIVE vs./and TO LISTEN )
- ALGILAMAK ile/ve İDRAK ETMEK
( TO PERCEIVE vs./and TO COMPREHEND )
- ALGISAL EŞİKLER'DE:
ÖZEL ALICILAR ile/ve MUTLAK EŞİK ile/ve FARK EŞİĞİ
- ALGOFOBİ[Fr.] değil/yerine/= ACI VERİCİ DUYUM OLUŞTURABİLECEK HER ŞEYE KARŞI DUYULAN KAYGI
- ALGÜL, ÜMİT (ÇORLU, 1974) :
( Çorluspor'dan transfer edildi (1998) 75 lig, 4 kupa 2 turnuva olmak üzere 81 resmi ve 31 özel maçla birlikte 112 maçta Sarıyer formasını giydi. Lig maçlarında 15, kupa maçlarında 4 ve özel maçlarda 8 olmak üzere toplam 27 gol kaydetti. )
- ALİ BEY ve/||/<>/> HASAN ALİ YÜCEL
( Ertuğrul Fırkateyni'nin kaptanı. VE/||/<>/> Torunu.[Milli Eğitim Bakanı, Köy Enstitüleri'ni kuran, çok sayıda önemli kitabın çevirisini yaptıran ve Türk ansiklopedisini oluşturtan kişi] )
( )
- ALİ-CENGİZ (OYUNU) --
- ALİ İHSAN PAŞA YALISI :
( Rumelihisarı'nda Baltalimanı Caddesi üzerinde bulunan bu yalı 18. yy.' ın ikinci yarısında yapılmış, 19. yy.' da onarım görmüş ve tarihi özelliğini büyük oranda kaybetmiştir. )
- ALİ KETHÜDA CAMİİ :
( Sarıyer Merkez Mahallesindeki Ali Kethüda Camii 17. yy.' da Sultan II. Mustafa (1695 - 1703) döneminde Sadrazam Kethüdası Ali Efendi tarafından yaptırıldı. Cami; 18. yy. Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın Kethüdası Maktul Mehmet Ağa tarafından (1720/1721) onarılmış, onarım sırasında bir de minare ilave edilmiştir. Caminin kıble tarafı denizle beraberdi ve camiin altı kayıkhane idi. Zamanla denizin doldurulması sonucu camiin ön kısmı bahçe haline geldi. Camı pek çok onarım gördü. 1969'da yapılan büyük onarım sırasında kayıkhane olan alt kat yeniden tanzim edilerek ibadet edilebilecek yeni bir kat daha kazanıldı. Sarıyer Ali Kethüda Camii İstanbul'un en ışıklı camilerinden biridir. 44 penceresi bulunmaktadır. Ayrıca ana cadde tarafından sağır iki penceresi bulunmaktadır. Batı tarafındaki pencereler kapatılarak, dış kısımdan camiye, hanımlar için ibadet edilecek bir bölme yapılmıştır. )
- ALİ "KIRAN, BAŞ KESEN" değil DAL KIRAN, BAŞ KESER
- ALİ KUŞÇU
- Ali Kuşçu'ya
- ALİ PERTEK CAMİİ :
( Rumelihisarı Rakım Efendi Çeşmesinin üst tarafındadır. Tarihi eserlerden biri olup 1640'da yapılmış, 1763'te onarım görmüştür. Bu camiye "Bey Camii" veya "Hamam Camii" de denilmektedir. )
- ALİ PERTEK SOKAK :
( Rumelihisar Mahallesi sokaklarından biridir. R. Hisar'daki Ali Pertek Camiini yaptıran kişi unutulmamış ve bir sokağa da "Ali Pertek Cami Sokak" ismi verilmiştir. )
- ALİ ŞEN SERACILAR PARKI :
( Gümüşdere Mahallesindedir. 315,00 m²'lik bir alan üzerindedir, 25,58 m²'lik yeşil alanı ve 90,00 m²'lik çocuk oyun alanı vardır. )
- ALÎ (SIFATI)[Ar.] ile REFÎ' (SIFATI)[Ar.]
- ALİ ŞİR NEVÂÎ
( İlk hamse ve tezkireyi yazmıştır. )
- ALİ ŞİR NEVÂÎ ve BİHZAD[Fars. BİH: İyi. + ZAD: Doğma/doğmuş.]
- ALİ UFKÎ/UFÎKÎ ile/ve/> DİMİTRİ KANTEMİR
- ALİ ÜL ÂLÂ[Ar.]/KREM DÖ LA KREM[Fr. < CRÈME DE LA CRÈME] değil/yerine/= EN YÜKSEK/ÜSTÜN
- ALİ YILMAZ BALIKÇILAR PARKI :
( :Büyükdere Mahallesinde bulunmaktadır. Sahildeki eski parktır. Tamamen yeniden düzenlendi ve Ali Yılmaz ismi ile açıldı. 1.173,52 m²'lik bir alan üzerindedir. 167,00 m²'lik yeşil alanı, 101,40 m²'lik çocuk oyun alanı, 27,13 m²'lik bir tesisi bulunmaktadır. )
- ALİ ile ALİ ABBAS ile ALİ EKBER ile ALİ EKBER HAŞİMİ RAFSANCANİ ile ALİ AŞGAR ile ALİ EŞREF ile ALİ BABA ile ALİ HASAN ile ALİ KARAM ile ALİ MUHAMMED ile ALİ PANAH ile ALİ ŞAMKHANİ
( ALI vs. ALI ABBAS vs. ALI AKBAR vs. ALI AKBAR HASHEMI RAFSANJANI vs. ALI ASGHAR vs. ALI ASHRAF vs. ALI BABA vs. ALI HASAN vs. ALI KARAM vs. ALI MOHAMMAD vs. ALI PANAH vs. ALI SHAMKHANI )
( علي ile عليعباس ile علياکبر ile علي اکبر هاشمي رفسنجاني ile علياصغر ile علياشرف ile عليبابا ile عليحسن ile عليکرم ile عليمحمد ile عليپناه ile علي شمخاني )
( علي ile عليعباس ile علياکبر ile ALY AKBAR CPEHESHAMY RAFSANJANY ile ALYASGAR ile علياشرف ile عليبابا ile عليحسن ile ALYKARAM ile عليمحمد ile عليپناه ile علي شمخاني )
- ALIÇ/ALUÇ ile/||/<> AMŞUY
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Sarı erik. İLE/||/<> Sarı renkte bir erik türü. )
- ALICI BAKIŞ ile/ve/değil ŞAŞKIN BAKIŞ
- RECEIVER CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT RÉCEPTEUR[Fr.] / AKSEPTORKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= ALICI DEVRESİ
- ACCEPTOR LEVELS[İng.] / NIVEAUX ACCEPTEURS[Fr.] / AKZEPTORISCHE NIVEAUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ALICI DÜZEYLERİ
- ÂHİZE[Osm.] / ACCEPTOR, RECEIVER[İng.] / RÉCEPTEUR[Fr.] / AKZEPTOR, RECEIVER[Alm.] ile/değil/yerine/= ALICI
- ALICI ile ALACAKLI
- ALICI ile/ve ANLAYICI
( Almaya/anlamaya hazır olan. | Satın almak isteyen kişi, müşteri. | Kendine bir şey gönderilen kişi. | Almaç. | Kayıt aracı. | Azrail. İLE/VE Katılmaya hazır olan. )
- ALICI ile İLETKEN
- ALICI/LIK ile ALICI KUŞ ile ALICI ÖDEMELİ
- ALİDAT[İt.] değil/yerine/= BİR UCU HAREKETLİ DÖNER CETVEL
- ALİGORNA[İt.] değil/yerine/= BİR TÜR PERDAHLI KÂĞIT
- ALIK ile/||/<> BALIK
- ALIK/SERSEM/EBLEH ile KORKAK ile ALÇAK
( "Hiçbir şeyin değişmeyeceğini" "düşünüyorsak..." İLE "Düşünmek istemiyorsak..." İLE "Hiçbir şeyin değişmemesinin, kendi çıkarımıza olacağını düşünüyorsak..." )
- ALIKLAŞMAK ile ALIKLAŞTIRMAK ile ALIKLAŞABİLMEK ile ALIKLAŞTIRILMAK ile ALIK/LIK ile ALIKÇA ile ALIK SALIK
- ALLYL CHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= ALİL KLORÜR
- ALIM-ÇALIM -ile
- ÂLİM ile/ve ÂRİF ile/ve KÂMİL
( Bildiğini bilen, nesnesini bilen. İLE/VE Bilmediğini bilen, kendini bilen. İLE/VE Eksiğini bilen. )
( Âlimin ölümü, âlemin ölümü gibidir. )
( Âlimin yanında dilini, ârifin yanında kalbini tut! )
( Ârif'e, târif gerekmez! )
( Dünyanın anasını Kâmil ağlatır, Kâmil'in anasını da cahil. )
- ÂLİM ile/>< CÂHİL
( Allah'ın rızasına/râzı olduğu doğru hisse sahip olan. İLE/>< Allahîn rızasından/râzı olduğu doğru histen mahrum olan. )
( Âlim ile konuşursan alırsın mertebe, cahil ile konuşursan dönersin merkebe. )
( Öğrenmeyi sever. İLE/>< "Ders vermeyi" seçer. )
( Bin bilir, bir söyler. İLE/>< Bir bilir, bin söyler. )
( Bazı şeyleri (")bilir("). İLE/>< "Herşeyi bilir." )
- ÂLİM[Ar.] ile HAKÎM[Ar.]
- ÂLİM <> İL(İ)M <> MALÛM
- ÂLİM[Ar.] ile/ve/||/<>/< KÂDİR[Ar.]
- ÂLİM ile/ve/değil NÂKİL
- ALİM/ALİİM" değil ALAYIM
- ALİMANTASYON[Fr.] değil/yerine/= BİR PLAN PROGRAM ÇERÇEVESİNDE SAYRIYI BESLEME
- Âlimce düşün ve âlimce KONUŞ!!! -ve
- ALİMENT- ile/||/<> NUTRİ- ile/||/<> SİTİO-/SİTO- ile/||/<> TROPH-/-TROPHİA/-TROPHİC/-TROPHİN/TROPHO-/-TROPHY ile/||/<> -OREXIA ile/||/<> EMET-/EMETO- ile/||/<> JEJ- ile/||/<> -PHAG/-PHAGE/-PHAGİA/PHAGO-/-PHAGOUS/-PHAGY
( Besin, besinsel. İLE/||/<> Beslenme, besinsel. İLE/||/<> Tahıl, besin, tane, tohum, besinlerle ilgili. İLE/||/<> Besin ve beslenme ile ilgili. İLE/||/<> İştah, istek. İLE/||/<> Kusma. İLE/||/<> Açlık, kuru. İLE/||/<> Yeme, yiyen, yutan. )
- ALİMENTASYON ile/||/<> ALİMENTAR ile/||/<> ALİMENTAR TRAKT
( Beslenme. İLE/||/<> Beslenme/beslenim [ile ilgili]. İLE/||/<> Sindirim yolu. )
- ÂLİMİN ÖLÜMÜ ile/ve/=/||/<> ÂLEMİN ÖLÜMÜ
- ALIMINO SILICATE GLASS[İng.] ile/değil/yerine/= ALİMİNO SİLİKAT CAMI
- ÂLİM'KEN ÂRİF OLMAK ile ÂRİF'KEN ZARİF OLMAK
- ALIMLAMAK ile ALIM ile ALIMCI/LIK ile ALIMLI/LIK ile ALIMSIZ/LIK ile ALIM SATIM ile ALIM ÇALIM ile ALIMLI ÇALIMLI ile ALIM SATIM OFİSİ ile ALIM SATIM BÜROSU
- ÂLİMU Bİ'Ş-ŞEY'İ[Ar.] ile MUHÎTU BİHİ[Ar.]
- ALIN BÖLÜMÜ(LOBU) ile/ve ÇEPER BÖLÜMÜ(LOBU)
( Merkez oluk[central fissure] ayırır. )
( ALIN: CEBÎN, CEBHE[Ar.]/FOREHEAD[İng.] )
( ÇÎN-İ CEBÎN: Alın kırışığı. )
( Alın kırışıklığı, bilgeliği simgeler. )
- ALIN/CEBİN[Ar.] ile/= ALIN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. | Bazı şeylerin önü, ön yüzü. | Güneş, ateş, sıcak vb.nin karşısı. | Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. İLE Dağın sırtı. )
- ALINTI YAPMAK ile BİR ATASÖZÜ SÖYLE
( CITE vs. CITE A PROVERB )
( اتخاذ سند کردن ile اقتباس کردن ile تمثل کردن )
( ETEKHAZ SAND KARDAN ile EGTEBAS KARDAN ile TAMSL KARDAN )
- ALİPAŞAOĞLU (BENSON), FİKRİ (İST. 1911 - 1977) :
( PTT' den emekli oldu. Sarıyer Spor Kulübü'nün 14 kurucusundan biridir. Sarıyer Spor Kulübü'nde bir dönem başkan olarak görev yaptı. Sarıyer'in komple sporcularından biri idi. Futbol, Bisiklet, Voleybol gibi dallarda yarışmalara katıldı. )
- ALIŞ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< VERİŞ
( Aslolan, alış-veriş değil VERİŞ-ALIŞ'tır. )
( Kendilerinde olanlar, verebilir. )
( Nasıl ilerlemeli? İki kâse pirinç fedâ edilerek. )
( AHZ Ü İ'TÂ, AKSATA )
( DÂD Ü SİTED )
( [not] TAKING vs./and/but GIVING
GIVING instead of TAKING
Those who have, can give. )
- ALIŞIK/ALIŞKIN ile/ve/<>/değil/yerine BİLİNDİK/TANIDIK/ÂŞİNÂ[Fars.]
- ALIŞILMIŞ ile ALIŞKANLIKLA İÇEN ile ALIŞILMIŞ SARHOŞ ile ALIŞILMIŞ SARHOŞLUK ile ALIŞILMIŞ İFADE ile ALIŞKANLIKLA ile ALIŞMAK ile ALIŞKANLIK ile ALIŞKANLIK
( HABITUAL vs. HABITUAL DRINKER vs. HABITUAL DRUNK vs. HABITUAL DRUNKED vs. HABITUAL PHRASE vs. HABITUALLY vs. HABITUATE vs. HABITUATION vs. HABITUDE )
( عادتي ile عرق خور ile دائم الخمر ile دائمالخمر ile ورد زبان ile ورد ile عادتا ile عادت دادن ile معتاد شدن ile خوگيري ile عادت روزانه )
( عادتي ile ARAGH KHOR ile دائم الخمر ile DAEMALKHMAR ile VARD ZABAN ile VARD ile ADETA ile ADAT DADAN ile MOTAD SHODAN ile خوگيري ile ADAT ROZANEH )
- ALIŞKANLIK AHLÂKI ile/ve/değil/yerine YEĞLEME/TERCİH AHLÂKI
( [not] MORALS OF HABIT vs./and/but MORALS OF PREFERENCE
MORALS OF PREFERENCE instead of MORALS OF HABIT )
- [ne yazık ki]
"ALIŞKANLIK":
ÖNCE HAFİF ve/||/<>/> SONRA GÜÇLÜ
( Duyumsanılamayacak kadar. VE/||/<>/> Kırılamayacak kadar. )
- ALIŞMAK ile/ve ÂŞİNÂ/LIK
- ALIŞMIŞ, KUDURMUŞTAN BETERDİR ile/ve/||/<> ALIŞMAMIŞ GÖTTE DON DURMAZ
- ALIŞVERİŞ/TİCARET ile/ve DEĞİŞTOKUŞ/TAKAS/TRAMPA[İt.]
( ABRA: Değiştokuşta üste verilen. )
( MÜTÂCERE: Birbiriyle ticaret yapma. )
( ŞİRÂUN ile/ve BEY'-İ MUKAYAZA, RÜKN'ÜL BEY )
( TRADE vs./and BARTER )
- ALIŞ-VERİŞ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< VERİŞ-ALIŞ
( Veren, her zaman vermeye hazırdır. )
( Kendilerinde olanlar, verebilir. )
( Verirsin ve alırsın! Verirsen alırsın! Verdikçe alırsın! Ver/verebil ki, alabil! )
( Biriktiren biriktirmeye memur, harcayan harcamaya. Veren ise, hazineyi kullanma yetkisine sahiptir. )
( Verdiğine engel olabilecek, vermediğini de verebilecek kimse yoktur. )
( The giver is always ready to give. )
- ... ALIŞVERİŞİ ile/değil/yerine ... PAYLAŞIMI
- ALIVE vs. LIVELY
- ALIVE :/yerine CANLI
- ALİVRE MUAMELE[Ar.] değil/yerine/= ÖNCEDEN İŞLEMLİ SATIŞ
- ALİVRE[Fr.] değil/yerine/= ÖN/PEŞİN SATIŞ
( Ürün henüz tarladayken ve yetiştiği zaman teslim edilmek üzere önceden yapılan peşin satış. )
- ALİYE RONA PARKI :
( Cumhuriyet Mahallesindedir. 499,05 m²'lik bir alan üzerindedir. 199,04 m²'lik yeşil alanı ve 97,56 m²'lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )
- ALİZE[Fr.] değil/yerine/= TROPİKAL BÖLGELERDE DENİZLERDEN ESEN BAZI YELLER
- ÂLÎZ/Î[Fars.] -ile
( Çifte. )
- ALJERYEN[Fr.] değil/yerine/= ÇOK RENKLİ, ÇİZGİLİ BİR TÜR KUMAŞ | BU KUMAŞTAN YAPILAN EŞARP
- ALJİN[Yun.] değil/yerine/= SU YOSUNLARINDAN ELDE EDİLEN NESNE
- ALKALINE ERROR[İng.] / ALKALISCHE FEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= ALKALÎ HATASI
- ALKALİ METAL ile/||/<> ALKALİFİL ile/||/<> ALKALOİD ile/||/<> ALKALOZ
( Periyodik tablonun birinci öbeğinde[dikey] yer alan metaller.[Fransiyum dışındaki alkali metallerin tamamı, yumuşak yapıda ve parlak görünümdedir.][Kolaylıkla eriyebilir ve uçucu duruma geçebilir. Öteki metallerle karşılaştırıldığında, özkütleleri oldukça düşüktür. Bağıl atom kütleleri arttıkça, erime ve kaynama noktaları da düşüş gösterir. Elektrik ve ısı iletkenlikleri fazladır. Fransiyum[Fr], Lityum[Li], Potasyum[K], Rubidyum[Rb], Sezyum[Cs], Sodyum[Na] İLE/||/<> Yüksek pH değerlerinde yani pH 10 gibi aşırı bazik ortamlarda üreyebilen ve gelişebilen mikrop sınıfı. İLE/||/<> Azot ve heterosiklik halka içeren, çoğunlukla fizyolojik olarak etkin ve alkali olan ikincil metabolitler.[Bağımlılık yapabilme özellikleri bulunmaktadır.] İLE/||/<> Kanın asit-baz dengesinin belirli sorunlar nedeniyle bazik olması durumu.[Sağaltılmazsa ölümcül olabilir.] )
- ALKAN İLE ALKEN İLE ALKİN İLE AREN ile/||/<> HİDROKARBON SINIFLARI
( Sırasıyla tekli, çiftli, üçlü bağlı doymuş/doymamış ve aromatik hidrokarbonlardır. )
( Formül: CₙH₂ₙ₊₂ İLE CₙH₂ₙ İLE CₙH₂ₙ₋₂ İLE C₆H₆ )
- ALKAN, FERİDUN. C. (RİZE, 1964) :
( Blau Weiss (Almanya)' dan transfer edildi ve 7 sezon Sarıyer'de kaldı. 165'i lig, 17'i Kupa, 2'i turnuva olarak 185 resmi ve 73' ü özel olmak üzere 257 maçta Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 9, Kupa maçlarında 1 ve özel maçlarda 16 olmak üzere takımı hesabına 27 gol kaydetti. 1 kez Genç Milli oldu. )
- ALKAN ile ALKALİ ile ALKALİK ile ALKALİ METALLER
- ALKAN ile ALKEN
( Tek bağ içeren doymuş hidrokarbonlar. İLE Çift bağ içeren doymamış hidrokarbonlar. )
- ALKAN ile/||/<> ALKEN
( Alkan tekli bağ (doymuş) İLE alken çift bağ (doymamış) )
( Formül: C-C İLE C=C )
- ALKEN ile ALKİN
( Çift bağ içeren hidrokarbonlar. İLE Üçlü bağ içeren hidrokarbonlar. )
- ALKYL[İng.] / ALKYLÉ[Fr.] / ALKYL[Alm.] ile/değil/yerine/= ALKİL
- ALKİL ile/||/<> ARİL
( Alkil doymuş hidrokarbon İLE aril aromatik gruptur )
( Formül: CH₃- İLE C₆H₅- )
- ALKIŞ ile/ve ALKIŞ
( Sultanlar ve vezirler hakkında, halk tarafından hep bir ağızdan söylenen dua sözleri. Tanzimat döneminde sonlanmaya başlamıştır. İLE/VE El çırpma âdeti, Tanzimat döneminde Avrupa'dan girmiştir. )
- ALKIŞ ile/ve/yerine BİLARDO ALKIŞI
( Elleri, avuç içlerini çarptırarak. İLE/VE/YERİNE Orta parmak ya da yüzük parmağını, baş parmakla birleştirip ve kaydırıp avuç içine çarptırarak. )
( Daha çok/güçlü ses çıkararak. İLE/VE/YERİNE Daha az/güçsüz ses çıkararak. )
( Daha kaba. İLE/VE/YERİNE Daha nazik. )
( Beğeni ve coşkunu daha çok ve doğrudan duyurmak/yansıtmak üzere. İLE/VE/YERİNE Sporcunun odaklanmasına ve derinleşmesine engel olmamak üzere. )
- ALKIŞ ile/ve/||/<> TEZAHÜRAT
( ... İLE/VE/||/<> Bağırıp çığırarak, alkışlayıp tempo tutarak yapılan gösteri. | Hastalıklarda belirtiler. )
- ALKIŞ ile TOKMAĞI
( CLAP vs. CLAPPER )
( کف زدن ile صداي ناگهاني ile دست زدن ile صداي دست زدن ile کف زننده )
( KOF ZADAN ile SADAY NAGEHANY ile DAST ZADAN ile SADAY DAST ZADAN ile KOF ZANANDEH )
- ALKIŞLAMAK ile ALKIŞLANMAK ile ALKIŞLATMAK ile ALKIŞLANABİLMEK ile ALKIŞLATABİLMEK ile ALKIŞLAYABİLMEK ile ALKIŞ ile ALKIŞÇI/LIK ile ALKIŞ AĞASI
- ALKIŞLAMAK ile ALKIŞLAYAN ile ALKIŞLAYARAK ile ALKIŞ
( APPLAUD vs. APPLAUDER vs. APPLAUDINGLY vs. APPLAUSE )
( تحسين کردن ile کف زننده ile هلهله کنان ile تمجيد ile هلهله کردن ile تحسين ile هلهله )
( TAHASYNE KARDAN ile KOF ZANANDEH ile NPALELLEH KONAN ile TAMAJYD ile NPALELLEH KARDAN ile تحسين ile NPALELLEH )
- ALKIŞLAMAK ile/değil/yerine KABUL ETMEK
- ALKOL İLE ALDEHİT İLE KETON İLE KARBOKSİLİK ASİT İLE ESTER İLE AMİT ile/||/<> OKSİJENLİ ORGANİK BİLEŞİKLER
( Karbon-oksijen bağı içeren temel işlevsel gruplar ve aralarındaki ilişkiler. )
( Formül: R-OH → R-CHO → R-COOH )
- ALKOL ile ALKOLLÜ ile ALKOLLÜ İÇKİ ile ALKOLLÜ İÇKİLER ile ALKOLİZM
( ALCOHOL vs. ALCOHOLIC vs. ALCOHOLIC DRINK vs. ALCOHOLIC LIQUORS vs. ALCOHOLISM )
( الکل ile الکلي ile باده پرستي ile باده پرست ile باده گساري ile باده دوست ile شرابخور ile باده نوش ile باده گسار ile مشروب ile مسکرات ile اعتياد به الکل )
( ELEKL ile ELEKLY ile BADEH PARESTY ile BADEH PAREST ile BADEH GOSARY ile BADEH DOST ile SHARABAKHOR ile BADEH NOSH ile BADEH GOSAR ile MOSHROB ile MOSKERAT ile EATYAD BAH ELEKL )
- ALKOL ile/||/<> DAMITMA
( Alkolün damıtılması ve saflaştırılması )
( Razi tarafından 875 yılında keşfedildi/formüle edildi. (854-925) (Ülke: Rey) (Alan: kimya) (Önemli katkıları: Alkol damıtması, sülfürik asit, tıp ve kimya) )
- ALKOL ile ETER
( -OH öbeğine sahip organik bileşik. İLE -O- öbeğine sahip organik bileşik. )
- ALKOL ile/||/<> ETER
( Alkol -OH grubu içerir İLE eter R-O-R yapısındadır )
( Formül: R-OH (Alkol)\nR-O-R' (Eter)\nCnH₂n+₁OH (Genel alkol formülü) )
( Al-Razi tarafından 900 yılında keşfedildi/formüle edildi. (854-925) (Ülke: İslam Dünyası) (Alan: Tıp, Kimya) (Önemli katkıları: Tıp ansiklopedileri, alkol damıtma) )
- ALKOL ile FENOL
( Bir hidroksil öbeği içeren organik bileşikler. İLE Bir hidroksil öbeği içeren aromatik bileşikler. )
- ALKOL ile STEROL[Fr.]
( ... İLE Hayvanlarda, bitkilerde ve D vitamininde bulunan, genellikle karbon atomlarından oluşan, alkol niteliğinde organik bir madde. )
- ALKOLLEMEK ile ALKOL ile ALKOLİK/LİK ile ALKOLLÜ/LÜK ile ALKOLİZM ile ALKOLSÜZ/LÜK
- ALKOV[Fr.] değil/yerine/= BİR ODANIN İÇİNDE YATAK İÇİN YAPILMIŞ YER
- ALL READY vs. ALREADY
- ALLA (ALLA)" değil ALLAH (ALLAH)
( VARLIK VE YOKLUĞUN BİRLİĞİ )
- ALLAAAH! ile/ve/<> EYVAAAH! ile/ve/<> AAAH!
( Avamın zikri. İLE/VE/<> Salihlerin zikri. İLE/VE/<> Hakk âşıklarının zikri. )
- ALLAH ALLAH ile/||/<> ALLAH ALLAH ALLAH ile/||/<> YA ALLAH ile/||/<> ALİMALLAH ile/||/<> İNŞAALLAH ile/||/<> BİSMİLLAH ile/||/<> EVVELALLAH ile/||/<> MAAŞALLAH["MAŞALAH" değil] ile/||/<> EYVALLAH ile/||/<> FESUBHANALLAH ile/||/<> HAY ALLAH
( Şaşırırsak. İLE İşe coşku ve heyecanla sarılınca. İLE İşin sonuna kadar gitmek istersek. İLE Azmedersek. İLE İşe başlamadan önce. İLE İşe başlarken. İLE Kendimize güvenirsek. İLE İşi başarıyla bitirince. İLE İşten vazgeçersek. İLE Canımızı sıkarlarsa. İLE Eğer işi başaramazsak. )
- ALLAH, ÇALÂP ile/ve ALLAAAAAAAAHHH
( Fark mahreçte(çıkış yeri). Yani Satır ile Sadır(göğüs)'dan söyleme. Bir sözün ağızın ucundan çıkması, herhangi birşey ya da çok da önemli olmadığı yaklaşımıyla seslendirme. İLE/VE İçten, derinden, yoğun, hissederek, yaşayarak düşünmek, duymak ve seslendirmek. )
( Bir adım senden, benliğinden çık, ikinci adım Allah. )
( Allah kişinin ufkunda değil derunundadır. )
( Görünecek olsa ona bile tuzak kurar, kurdukları tuzağa da kendileri düşer. )
( Üzerine konuşulamayan (sözlerin yetmediği) hikmet. )
- ALLAH ÇIRASI : YILDIZ ya da AY
( DIVINE SPARK : STAR OR MOON )
- ALLAH, DERDİMİZİ ARTIRSIN ile/ve/<> ..., ALLAH DERDİMİZİ ARTIRSIN
- ALLAH:
HÜSN-Ü MUTLAK ve/ya da HAYR-I MAHZ ve/ya da BAHR-I ÂMÂ
- ALLÂH İÇİN değil ALLÂH RIZÂSI İÇİN
- ALLÂH İLE ile/ve ALLÂH İÇİN ile/ve ALLÂH'TAN
- ALLAH:
LİLAH ve LAH ve AH ve HU
- ALLAH NAMERD'E MUHTAÇ ETMESİN değil ALLAH MERD'E MUHTAÇ ETMESİN
- ALLAH TAKSİMİ ile/ve/||/<> KUL TAKSİMİ
- ALLAH, ...:
VERİR, DENER ile/ve/||/<> ALIR, DENER
- ALLAH ZİKRİ ile/ve YA ALLAH ZİKRİ
( Belirli bir noktadan sonra Allah'a "O" bile demek caiz değildir. )
- ALLAH'A YAKARIŞ ile/ve/değil/yerine/||/=/<> DUA
- ALLÂH ile/ve/||/<>/> ÂLEM
( ... İLE/VE/||/<>/> Allah dışındaki her şey. )
- ALLÂH[Ar.] ile ALLÂHUMME[Ar.]
- ALLAH ile/ve/<> AŞK
( "Açıkladıkça" gizlenen. İLE/VE/<> Gizledikçe açığa çıkan. )
- ALLAH ile/ve/<> DİN
( [Aklın] Sınırı. İLE/VE/<> Terbiyesi. )
- ALLAH ve GÖNÜL
( Gözünü açan eşyayı, gönlünü açan Allah'ı görür. )
- ALLAH ile/ve/||/<>/>/< HAKİKAT ile/ve/||/<>/>/< MÂRİFET
( Perde, örtük. İLE/VE/||/<>/>/< Perde, örtük. İLE/VE/||/<>/>/< Açık, görülür, paylaşılır ve öncelikli. )
- ALLAH ile HAKK
( Kimlik. İLE Varlık. )
( Allah'a güvenenin yolu, Hakk'tır. )
- ALLÂH ile/ve HIZIR
( Hıdır ile Arapça'da "yeşil" anlamına gelen "ahdar" sözcüğü aynı köktendir. Hıdır, Allah'ta fâni olmuş bir kişinin gözüdür. )
- ALLÂH[Ar.] ile İLÂH[Ar.]
- ALLAH > ISTILÂH
( Allah, kişiyi, ıstılâh eder. )
( Kişi, Allah olmaz! )
- ALLAH ile/ve PEYGAMBER
( Neyin/nelerin yapılmayacağını ve yapılacağını bildiren. İLE/VE Neyin/nelerin, nasıl yapılacağını ve yapılmayacağını bildiren. )
( Görünmez fakat bilinir. İLE/VE Görünür fakat bilinmez. )
( ... ile/ve VAHŞÛR )
- ALLAH ve RAHMAN ve İNSAN
( İsmi. VE Cismi. VE Tezâhürü. )
( İNSAN: Hakk ile Hakk olan, Hakk'ı kendinde bulan. )
( Allah'ın usturlabı, insandır. )
( KİŞİ/İNSAN: Hak(k)'ı amaç edinen. )
- ALLAH ile/ve/<> RAHMAN ile/ve/<> RAHİM
( Kimlik adı. İLE/VE/<> Varlık adı. İLE/VE/<> Eylem adı. )
- ALLAH'A SECDE/HİZMET (ETMEK) ile/ve/<> ÂDEM'E SECDE/HİZMET (ETMEK)
( Namazı/nı edâ etmek. İLE/VE/<> İnsanla buluşmak/birleşmek/anlaşmak. )
- ALLAH'A:
TÂLİB (OLMAK / OLAN/LAR) ile/ve/<> TÂLİBLERE TÂLİB (OLMAK / OLAN/LAR)
- ALLAH'I BİLMEK ve/<> HADDİNİ BİLMEK
- ALLAH'I BİLMEZ ile/ve/değil KENDİNİ BİLMEZ
- ALLAH'IN:
ADI değil ADININ ADI
- ALLAH'IN LAFZI değil ALLAH'IN KELÂMI
- ALLÂH'IN MAKAMI:
NAZ MAKAMI değil NİYÂZ MAKAMI
- ALLAH'IN SIFATLARI:
SELBÎ/TENZİHÎ ile/ve/||/<>/> SUBÛTÎ
( - Vucud
- Kıdem
- Bekâ
- Vahdâniyet
- Muhâlefetün lil-Havadis
- Kıyam bi-nefsihî
İLE/VE/||/<>/>
- Hayat
- İlim
- Semi
- Basar
- İrâde
- Kudret
- Kelâm
- Tekvin )
- ALLÂH'IN VARLIĞI ile/değil ALLÂH'IN BİRLİĞİ
- ALLAH'IN:
ZÂT'I ile/ve SIFATLARI
( Allah'ın zâtı insanda, sıfatı âlemde. )
- ALLAH'IN ZÂTINI DÜŞÜNMEK ile/ve/yerine ALLAH'IN ÂSÂR'INI DÜŞÜNMEK
- ALLAH'I/NI" ... ile/değil/yerine ALAYI/NI ...
- ALLAH'TAN BAŞKA İLÂH YOKTUR değil İLÂH, ANCAK ALLAH'TIR!
- ALLAH'TAN FÂNÎ OLMAK ile/ve/||/<>/> ALLAH İLE BÂKÎ OLMAK
- ALLAH'TAN ... ile/ve/değil/yerine NEYSE Kİ ...
- ALLÂHU A'LEMU Bİ-ZÂTİHÎ[Ar.] ile ALLÂHU A'LEMU Lİ-ZÂTİHÎ[Ar.]
- ALLAK BULLAK (OLMAK) ile HALLAÇ PAMUĞU GİBİ ATMAK/ATILMAK
- ALLÂM[Ar.] ile ALLÂME[Ar.]
- ALLAMAK ile ALLANMAK ile ALLAŞMAK ile ALLAH/LIK ile ALLAHSIZ/LIK ile ALLAH AŞKINA ile ALLAH YAPISI ile ALLAK BULLAK ile ALLAH TAKSİMİ ile ALLAH VERGİSİ
- ALLEGE vs. ASSERT vs. CLAIM vs. RECKON
- ALLELE ile LOKUS
( Bir genin, alternatif biçimi. İLE Bir genin, kromozom üzerindeki konumu. )
- ALLEM KALLEM (ETMEK)
( Bir işi istediği duruma getirmek için her türlü kurnazca çareye başvurma. )
- ALLEN ile ALLEN CLARK ile ALLEN ROMA
( ALLEN vs. ALLEN CLARK vs. ALLEN ROME )
( آلن ile آلن کلارک ile آلن روم )
( ALEN ile ALEN KOLARK ile ALEN ROM )
- ALLI ile ALLIK ile ALLI PULLU
- CHLORURE D'ALLYLE, CHLORURE ALLYLIQUE[Fr.] / ALFILCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= ALLİL KLORÜR
- ALLI-PULLU
- ALLOSTERİK ENZİM ile/||/<> MİCHAELİAN ENZİM
( Allosterik sigmoidal kooperatif, Michaelian hiperbolik basit. )
( Formül: Hill n>1 İLE n=1 )
- ALLOW :/yerine İZİN VERMEK
- [not] ALLWAYS vs. TWO (TIMES)/TWICE
- ALMA MAZLUMUN AHINI ve/||/<>/> ÇIKAR AHESTE AHESTE
- ALMAK ile ALMANLAŞMAK ile ALMAZLANMAK ile ALMANLAŞTIRMAK ile ALMAN ile ALMAÇ ile ALMAŞ ile ALMANCA ile ALMANCI/LIK ile ALMAŞLI ile ALMAZLIK ile ALMAN USULÜ ile ALMAN GÜMÜŞÜ ile ALMAN PAPATYASI
- ALMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> AŞMAK
- ALMAK ile EDİNMEK
( TO GET vs. TO OBTAIN )
- ALMAK ile/yerine EDİNMEK
- ALMAK ile/yerine EDİNMEK
- ALMAK ile/ve KABUL ETMEK
( TO GET vs./and TO ACCEPT )
- ALMAK ile/ve/<> ÖĞRENMEK
- ALMAK ile SATIN ALMAK
( ... ile ŞİRÂ' )
( TO TAKE vs. TO BUY )
(1996'dan beri)