Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 46.157 başlık/FaRk ile birlikte,
46.157 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(61/186)


- FINDING :/yerine BULGU


- FİNİŞ[İng. < FINISH] değil/yerine/= BİTİŞ, VARIŞ


- FIRAK[< FIRKA] ile FİRKAT[Ar.] ile FIRKA[Ar. çoğ. FIRAK]


- FİRÂK <>/> VİSÂL
ve/||/<>
BELÂ <>/> ÂHİR
ve/||/<>
CEFÂ <>/> VEFÂ
ve/||/<>
GAM <>/> PÂYÂN


- FIRÂK[Ar. < FIRKA] ile FİRÂK[Ar.]

( Tümenler, alaylar, bölükler. | Partiler. | Cennetler, takımlar, kalabalıklar, ehl-i sünnet ve cemaatten ayrılan mezhepler. İLE Ayrılık, ayrılma. | Hüzün, keder, sıkıntı. )


- FİRAK ile FİRAKLI


- FİRAR (ETMEK) değil/yerine/= KAÇIŞ / KAÇMAK


- FİRAR ile FİRARİ/LİK


- FİRARİ[Ar.] değil/yerine/= KAÇAK


- FİRÂŞ[çoğ. FÜRÜŞ] ile/ve/değil MENÂM[< NEVM]

( Döşek, yatak, yaygı, şilte. | Hasır, halı. İLE/VE/DEĞİL Uyunacak yer, yatak odası. | Uyku. | Düş, rüya. )


- FIRAT, PROF. DR. ÖMER FEHİM (ERZİNCAN, 1908 - 1980) :

( Üniversite öğretim üyesi. Erzincan'da Mahalle Mektebini bitirdikten sonra Mecidiye Mektebine girdi. Fakat Rus işgali nedeni ile Erzincan'dan ayrıldıkları için okulu bitiremedi. Kayseri'de İttihat ve Terakki okuluna kaydoldu ama Rus İşgali kalkınca Erzincan'a döndü ve diğer sınıfları burada okudu.1923'te İdadiyi bitirince yeni açılan Ziraat Mektebine girdi. Bu okulu üç yılda Pekiyi derece ile bitirdi ve Halkalı Ziraat Mektebine girdi. Buradan 1927'de sınıfca İktisat Vekaleti Âli Orman Mektebine nakledildi. Bu okuldan Pekiyi derece ile mezun oldu ve memuriyet görevine Edremit Orman Mühendisliği ile başladı. Kısa bir süre sonda aynı yıl içinde Yüksek Orman Mektebi Orman Amenajman Kürsüsünde asistan olarak atandı. Fransa'ya gönderildi ve burada iki yıllık tahsilden sonra 1934'te "Diplome d'Ingenieurd Civil des Eaux et Forets" diplomasını aldı. Bu arada Almanya'da ihtisas ve doktora yapması istendiğinden tahsil süresi uzatılınca Almanya'da gitti. 1937'de tezini tamamlayıp sınavlarını verip "Doktor Ingeniers der Forestwissenschaft (Dr. Fırest) oldu. Yurda dönünce Ankara Yüksek Ziraat Enstitüleri Orman Mektebi Hasılat Bilgisi ve İşletme İktisadı Enstitüsüne Başasistan tayin edildi. Askerlik görevini tamamladıktan sonra 1939'da Fakültedeki Enstitüsünde Başasistan tayin edildi. 1940'de ikinci askerlik görevine gitti. 1942'de İkinci sınıf Doçentlik unvanını aldı ve laboratuvar şefliğine atandı. 1942'de Dekan Katipliği ile görevlendirildi. 1944'te Orman Hasılatı ve İşletme İktisadı Enstitüsü Direktörlüğüne atandı. Aynı yıl içinde üçüncü askerlik görevine gitti. 1944 Ziraat Vekaleti tarafından Dekan Vekilliğine atandı. 1945'te Profesörlük unvanını aldı. Ankara Yüksek Ziraat Enstitüsünün lağvedilmesi ve Orman Fakültesinin İstanbul Üniversitesine bağlanması üzerine, Orman Hasılatı ve İşletme İktisadı Enstitüsü ve Kürsü Başkanı olarak görevine devam etti. 1951'de İstanbul Üniversitesi Senatosuna Orman Fakültesi Senatörü olarak seçildi. 1952'de Orman Fakültesi Dekanlığına seçildi ve bu görevini iki yıl sürdürdü. 28.07.1955'te İstanbul Üniversitesi Rektörlüğüne seçildi. O tarihe kadar, rektör Fakültelerden sıra ile seçilirdi. İlk kez kural değişti ve Orman Fakültesinin sırası gelmeden Prof. Dr. Fehim Fırat rektör seçildi. Görevi bittikten sonra rektör olarak iki yıl daha görev yaptı, 1960'da İstanbul Üniversitesi Senatosuna Orman Fakültesi temsilcisi olarak Senatör seçildi. 1960 Devriminden sonra demokratik rejime geçilmesi için teşkil edilen Kurucu Meclisin Temsilciler Meclisi kanadına İstanbul Üniversitesinden seçilen dört temsilciden biri olarak görev yaptı. 1963'te kurulan TUBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu Tarım ve Ormancılık Araştırma Grubu ilk Yürütme Komitesine tek ormancı üye olarak seçildi ve üç yıl görev yaptı. 1975'te üçüncü kez Üniversite Senatosuna Fakülte temsilcisi olarak Senatör seçildi. 13.07.1978 tarihinde emekli oldu. Uzun yıllar. (Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Organizasyonu (F.A.O.) nda üst düzeyde görev aldı. 1953 yılından itibaren Dünya Ormancılık Araştırma Kuruluşları Birliği (IUFRO) Konseyinde Türkiye Temsilcisi olarak görev aldı ve Roma'da yapılan konğreye katıldı. IUFRO ‘nun 1956 yazında Oxford'da yapılan XII. Toplantısında Konsey tarafından Birliğin 25. Seksiyonu Başkanlığına seçildi. 1955'te Milletlerarası Üniversiteler Birliğinin 2. Kongresinde Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi bu görevi 7 yıl süre ile yaptı. Fransa'da "Academia d'Agriculture de France" muhabir azalığına, İtalya'da "Academia Italiana de Scienze Forestali" üyeliğine ve "Societdy of American Foresters" in şeref üyeliğine seçildi.1963 yılında Kanada da Quebeç'de Laval Üniversitesinde ders verdi. "Dendrometri 1947", Ormancımlık İşletme İktisadı, 1967", " Ormans Hasılat Bilgisi, 1972"de "Orman Kıymetlerinin Tekdirinde Kullanılan Formüller ve Tatbikatlarına ait Misaller (M. Miraboğlu ile birlikte) 1969" kitaplarını yayımladı, ayrıca pek çok bilimsel makalesi var. )


- FİRAVUN FARESİ ile/<>/< FOSSA

( Fossanın ataları, firavun faresidir. )

( ... İLE/<>/< Madagaskar'daki yerli halkın adını bile söylemek istemediği kadar kötü bir avcıdır. "Çocukları kaçıran bir şeytan" olduğunu söylerler ama elbette bu doğru değildir. Bu hayvan, sadece adadaki en tehlikeli etobur, memeli yırtıcıdır.

Kedilerle pek çok benzer yanları bulunur ancak hepsi bölgeye özgü olan Madagaskar etçilleri ailesine aittir. Adadaki baskın avcılardır. Adada, etobur memeliler bulunmamaktadır. Ayrıca, lemurların [insandan sonra :(] temel avcısıdır. Büyük boyları [bir ev kedisinden iki kata kadar daha büyük], adadaki devlikleri ile ilgili bilinen bir olgu durumuna gelmiştir. Bu, çevresinde doğal avcıları ya da rakipleri olmayan yalıtılmış türlerin başına gelen evrimsel bir tepkidir.

Eril fossalar, dişilerden biraz daha büyüktür ve yaklaşık 78 cm. boya ulaşabilirler. Dişi fossalarsa 71 cm. gibi bir boya erişebilirler. Kuyrukları neredeyse bir metre uzunluğunda olabilir ve eriller, yaklaşık 8.5 kg., dişilerse yaklaşık 5.5 kg. gelebilmektedir. İki cinsiyet de kırmızımsı, sarımsı kahverengi ya da kahverengi olabilen kısa tüylere sahiptir. Başları, uzun, kaslıdır ve gövdelerinin geri kalanına göre daha küçüktür. Bu özellik, onların kuyruksürenlerle, yakın akrabalıklarının olduğu izlenimini vermektedir. Ayrıca büyük yuvarlak kulakları, siyah burunları, geceleri görmelerini sağlayan kahverengi gözleri ve yüzlerinin her yerinde bıyıkları bulunur.

Fossa'nın en sıradışı özelliklerinden biri de, dış cinsel organlarıdır. Erillerin arka bacaklarının arasında penisleri vardır. Öte yandan, dişiler yaklaşık 1-2 yaşından itibaren "geçici erkekleşme" olarak adlandırılan bir özellik gösterirler. Bu evre, onların klitorislerinin büyüyüp penisimsi bir yapıya dönüşmesi dönemini kapsar. Kedilerinki gibi geriye doğru çekilen pençeleri vardır. Pençeleri içeri çekildiğinde ortaya çıkan yumuşak patileri kayalara ve dallara sıkıca tutunmalarına olanak sağlar. Patileri üzerinden yürüyüşe çıkarlar ve avlarını yakalamak için ağaçtan ağaca atlayabilirler.

Fossalar, çoğunlukla geceleri avlanan hayvanlardır ve ağaçlarla dolu gür bitki örtüsü arasında çok fazla alanın olduğu kuru ormanlarda saklanmayı severler. Üstlerine atlayarak lemurları avlarlar ve ayrıca uçan kuşları yakalarlar. Bazen amfibileri, böcekleri, sürüngenleri ve hatta küçük memelileri de yerler. Bunlar, yalnız ve çok bölgeci hayvanlardır. Fossalar, bölgelerini ter bezlerinden çıkan salgılarla işaretler. Bu, iki cinsiyette de geçerlidir.

Doğum yaptıkları yavruların sayısı değişebilir. Bebekler kürk ya da dişleri olmadan doğar ve bir yaşına kadar tamamen annelerine bağımlılardır. Genç bir fossa, genellikle gri ya da beyaz renktedir, üç yaşında cinsel olgunluğa ulaşırlar, artık bu yaştan itibaren üremeye başlayabilirler.

Davranışları ve görünümleri nedeniyle, Madagaskar'da yaşayanlar, fossayı "şeytan" olarak adlandırıyorlar. Bu hayvanla ilgili çok sayıda efsane vardır ve en popülerlerinden biri de geceleri bebek kaçırdıkları üzerinedir.

Bu, çoğu kişinin gördükleri an onları avlamalarına ya da öldürmelerine neden olmuş ve yerel yönetim onları korumaya çalışmak için adım atmak zorunda kalmıştır. Avlanma ve yaşam alanlarının tahrip edilmesi, azalan nüfuslarının ana nedenlerinden biridir. Araştırmacılar, vahşi doğada sadece 2.500 fossa kaldığını tahmin ediyor. Unvanları gerçek davranışlarıyla gerçekten aynı çizgide değildir. Fossalar, nispeten uysal hayvanlardır ve hatta bazı kişiler, onları evcil hayvan olarak beslemektedir. Sahiplerine karşı çok şefkatli olabilirler ve esaret altında yirmi yıla kadar yaşayabilirler. )

( ... cum/<>/< CRYPTOPROCTA FEROX )


- FİRDEVS BARAS YALISI :

( Rumelihisarı, Baltalimanı Caddesi üzerinde bulunan önemli tarihi yalılardan biri olup 1900'da inşâ edildi. 1953'te büyük onarım gören yalı 1963 ve 1972'de iki defa gemi çarpması ile hasar gördü. )


- FİRE ile FİREZ


- FIRIL FIRIL (DÖNMEK)


- FURNACE, DRYING OVEN[İng.] / FOURNEAU, FOUR[Fr.] / OFEN, TROCKENKASTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= FIRIN, ETÜV


- FIRIN ile/değil ETÜV[Fr.]

( ... İLE/DEĞİL Yiyecekleri, nesneleri, yüksek ısıyla sterilize ve dezenfekte etmekte kullanılan, kapalı aygıt. | Çeşitli eşyayı kurutmakta ya da temizlemekte kullanılan aygıt. | Mikropların üretilmesinde uygun sıcaklığı sağlayan kapalı aygıt. )


- FIRIN ile FIRINCI

( KILN vs. KILN MAN )

( درکوره پختن ile کورهپز )

( DARKOREH POKHTAN ile کورهپز )


- FIRIN ile HAMLAMA

( ... İLE Hamlama eylemi. | Çini toprağından yapılmış nesnelerin ilk pişirilişi. | Bu pişirmenin yapıldığı fırın bölümü. )


- FIRINCI değil EKMEKÇİ


- FIRINLAMAK ile FIRINLANMAK ile FIRINLATMAK ile FIRIN/LIK ile FIRINCI/LIK ile FIRINLI ile FIRIN BOYA ile FIRIN KEBABI


- FIRKA:
SİYASİ PARTİ ile/||/<> TÜMEN


- FIRKA ile FIRKACI/LIK


- FIRKA-İ NÂCİYE ve/<> NECÂT


- FIRM :/yerine FİRMA, SIKI


- FİRMA KURMAK ile KURULUŞ ile BİRLEŞTİRİCİ ile KURUCU ile MADDİ OLMAYAN ile MADDİ OLMAYAN VARLIKLAR ile BEDENSİZLİK

( INCORPORATE vs. INCORPORATION vs. INCORPORATIVE vs. INCORPORATOR vs. INCORPOREAL vs. INCORPOREAL BEINGS vs. INCORPOREITY )

( بهم پيوستن ile غير جسماني ile تلفيق ile يکي شدني ile وابستهبهالحاق ile يکي سازنده ile حکمي ile بي جسم ile مجردات ile غير جسماني بودن )

( BACPAM PEYVASTAN ile غير جسماني ile TALFYGH ile YKY SHODANY ile VABASTEHABEHALHAQ ile YKY SAZANDEH ile HOKAMY ile BEY JASM ile MOJARDAT ile GHYR JASMANY BODAN )


- FİRMA ile SIKILAŞMAK ile SIKICA ile SERTLİK

( FIRM vs. FIRM UP vs. FIRMLY vs. FIRMNESS )

( پرقوام ile پايدار ile موسسه بازرگاني ile استوار ile مضبوط ile واثق ile رکين ile رست ile راسخ ile مستحکم ile محکم ile غرا ile پابرجا ile ثابت ile قرص ile پا برجاي ile استوار کردن ile پروپاقرص ile استحکام ile صلابت ile رزانت ile ثبات ile استواري ile محکمي )

( PARGHAVAM ile PAYDAR ile MOSESEH BAZORGANY ile ESTAVAR ile مضبوط ile VASAGH ile رکين ile RAST ile RASOKH ile MOSTAHKAM ile MOHKAM ile غرا ile PABARJA ile SABAT ile GHORS ile PA BARJAY ile ESTAVAR KARDAN ile PROPAGHORS ile ESTAHKAM ile SALABAT ile رزانت ile SOBAT ile ESTAVARY ile MOHKAMY )


- FIRSÂD[Ar., Fars.] ile FIRSAT/FURSAT[Ar. çoğ. FIRAK] ile FISÂD/FASD[Ar.]

( Karadut. İLE Uygun zaman, elverişli durum, yararlanma sırası, elden kaçırılmayacak yararlı zaman, hal ve ilişki. | Nöbet. İLE Kan alma, damardan kan çıkarma. )


- FIRSAT ile/ve ORTAM

( OPPORTUNITY vs./and AMBIENCE IN POTENTIAL )


- FIRSATÇI/ÇIKARCI ile/değil KÂMİL


- FİRST COUNTABLE ile/||/<> SECOND COUNTABLE

( First her nokta sayılabilir basis, second uzay sayılabilir basis. )

( Formül: Local İLE global countable basis )


- FIRST :/yerine İLK


- FIRTINA ile/ve/<> MİKRO PATLAMA

( ... İLE/VE/<> Yoğunluk ve atmosferdeki sıcaklık farkının çok farklı değerler ile artması ya da azalması [kilometre başına 9,8 °C'lik değişimler] ile açığa çıkan büyük basınçlarla yeryüzüne püskürtmesi biçiminde oluşmaktadır. [Burada oluşan yüksek sıcaklık değişimleri rastgele büyük hava sütunları oluşturmakta ve sıcaklık farkının artması ile hız kazanmaktadır.] )

( ... İLE/VE/<> )


- FIRTINA ile TURNAGEÇİDİ

( ... İLE Baharda esen bir fırtına. )


- FIRTINADAN ÖNCE ...:
DUVAR ile/değil/yerine/>< DEĞİRMEN
(İNŞÂ ETMEK)


- FIRTIQ[Azr.] = SÜMÜK[Tr.]


- FÎ-SEBÎL-İLLÂH -ile

( KARŞILIK BEKLEMEKSİZİN | ALLAH YOLUNDA )


- FISH :/yerine BALIK


- FISHING :/yerine BALIK TUTMA


- FISIL FISIL (FISILDAMAK)


- FISSILE[İng.] / KERNSÄULUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FİSİL


- FIŞIR FIŞIR

( Naylon gibi çeşitli maddelerle çıkartılan seslerde. )


- FISIR FISIR (FISILDAMAK)


- FISK[Ar.] ile FUCÛR[Ar.]


- FISK[Ar.] ile HURÛC[Ar.]


- FİSKE ile TİTREME ile TİTREK

( FLICK vs. FLICKER vs. FLICKERING )

( تلنگر ile سوسو زدن ile سوسو ile سوسوزن )

( TALANGAR ile SOSO ZADAN ile SOSO ile SOSOZAN )


- FİSKELEMEK ile FİSKE


- FIŞKI ile/ve MAYIS/TEZEK ile/ve KESEK

( Taze gübre. İLE/VE Taze sığır gübresi. | Yakıt olarak kullanılan kurutulmuş sığır dışkısı. İLE/VE Sıkışmış, kuru toprak parçası. )


- FİŞLİ ile FİŞLİK


- ÇATLAK | AYRIK/FİSSÜR[İng. < FISSURE < Lat. FISSURA: Yarık/çatlak.] ile/ve/||/<> AKARCA/FİSTÜL[İng./Lat. < FISTULA: Tüp.] | OLAĞAN DIŞI KANAL/SAPAK BAĞLANTI

( Doku ya da örgen yüzeyinde çatlak ya da yırtık oluşması. İLE/VE/||/<> İki örgen ya da doku/yüzey arasında anormal bir bağlantı oluşması. )

( PALPEBRAL FISSURE: Göz kapakları arasındaki açıklık. )

( GASTROCOLICA FISTULA: Mide ile kolon arasında bağlantı oluşması.
COLOSTOMY: Kalın bağırsak ile karın yüzeyi arasında bağlantı oluşması. )


- FISTIKÎ MAKAM(LA YÜRÜMEK)


- FISTIKLAMAK ile FISTIK/LIK ile FISTIKİ ile FISTIKÇI/LIK ile FISTIK İÇİ ile FISTIK ÇAMI ile FISTIK RENGİ ile FISTIK EZMESİ


- FISTIK/PİSTE[Fars.] ile/ve/< YERFISTIĞI/ARAŞİT[Fr.(< Yun.)]

( ... cum ARACHIS HYPOGAEA )


- FİSTO ile FİSTOLU


- FİT[İng.] değil/yerine/= ATAK, NÖBET | UYMA


- FİT[Azr.] = ISLIK, DÜDÜK[Tr.]


- FIT :/yerine UYMAK, UYGUN


- FITIK/DEBE/KAVLIÇ[yerel]/ÜDRE[Ar.]/HERNIE[Fars.] değil/yerine/= KASIK YARIĞI/ÇATLAĞI


- FITIK ile FITIKLI ile FITIK OTU


- FİTİL FİTİL (BURNUNDAN GETİRMEK)

( Hesabını ödetmek, öcünü almak. )


- FİTİL ile ŞAMA[Ar. ŞEMA]

( ... İLE Bal mumuna ya da parafine batırılmış fitil. )


- FİTİLLEMEK ile FİTİLLENMEK ile FİTİL ile FİTİLCİ/LİK ile FİTİLLİ ile FİTİLSİZ


- FITNAT[Ar.] ile NEFÂZ[Ar.]


- FİTNE-FESAT


- FİTNE-FÜCUR (PEŞİNDE KOŞMAK)


- FİTNE ile/ve CEHALET


- FİTNE[Ar. çoğ. FİTEN] ile FİTEN[Ar. < FİTNE]

( Belâ, mihnet, sıkıntı. | Ayartma, azdırma. | Fesat, arabozma, karışıklık, ihtilâl. | Dinsizlik, canilik. | Cezâ. | Delilik. | Güzel yüz, güzel göz, güzel kadın. | Ara bozan, karıştırıcı. İLE Fitneler, ayartmalar, azdırmalar, ara bozmalar. )

( Türkiye'yi Kasıp Kavuran Fitne - Burhanettin Can )


- FİTNE ile/değil/yerine/>< FİTRE


- FİTNE[Ar.] ile İHTİBÂR[Ar.]


- FİTNE[Ar.] değil/yerine/= KARGAŞA


- FİTNE ve KİBİR


- FİTNE ile/ve TEŞVİŞ


- FİTNELEMEK ile FİTNE/LİK ile FİTNECİ/LİK ile FİTNE FÜCUR ile FİTNE KUMKUMASI


- FITRAT ve HANİF

( Donanım. Varlık. VE Birliğe getirmek. )

( Aslî olan, kişinin fıtratında varolandır. )


- FİTRE ile/ve/||/<> FİDYE


- FİTRE ile/ve SADAKA

( Ramazan ayı boyunca. [Bayram namazına kadar] İLE/VE Ramazan ayı dışında. )

( ... İLE/VE Tüm nesne/bitki/hayvan ve hizmetler. )


- FITRÎ değil/yerine/= DOĞUŞTAN


- FIX :/yerine TAMİR ETMEK


- FİXED POİNT İLE LİMİT CYCLE İLE TORUS İLE STRANGE ile/||/<> ATTRAKTOR TÜRLERİ

( Dinamik sistem çekicileri. )

( Formül: dim(Lorenz) ≈ 2.06 )


- FIXED vs. RELATION


- FİYAT/I ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DEĞER/İ

( Nesnelere verilen. İLE/VE İnsana/kişiye verilen. )

( [... olmayana]
"Çöp" denilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< "Çıkarken kapıyı kapat" denilir. )

( Her şeyin olur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bazı şeylerin ve kişilerin olur. )

( ... ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SEMEN )

( [not] PRICE vs./and/but/||/<>/< VALUE
VALUE instead of PRICE )


- FİYAT değil/yerine/= EDER


- FİYAT ile/ve ÖNEM


- FİYAT ile/ve/||/<> ÜCRET

( Bir malın ya da ürünün, para olarak karşılığı. @@ Emek ya da hizmet karşılığı ödenen para. )


- FİYAT ile ÜCRET

( ... İLE Emeğin satış bedelidir. İşgücünün gelir dağılımındaki payıdır. )


- FİYATLANMAK ile FİYATLANDIRMAK ile FİYAT ile FİYATLI/LIK


- FİZİK ANTROPOLOJİ ile/ve SOSYAL ANTROPOLOJİ ile/ve PALEO ANTROPOLOJİ

( Fizik antropoloji, biyoloji ve tarihin; sosyal antropoloji ise tarih ve sosyolojinin kesiştiği/buluştuğu alan. )


- FİZİK İLKELERİ ile/ve/||/<>/> MACH İLKELERİ

( ... İLE/VE/||/<>
Mach 0. Evren, uzaktaki galaksilerin ortalama hareketiyle temsil edildiği üzere, yerel eylemsiz çerçevelere göre dönmez.
Mach 1. Newton’ın kütleçekim sabiti, G, dinamik bir alandır.
Mach 2. Boş bir uzayda bulunan cismin eylemsizliği yoktur.
Mach 3. Yerel eylemsizlik çerçeveleri kozmik hareketten öyle etkilenmiştir ki evrendeki maddenin ortalama hareketi yerel eylemsiz çerçevelerine göre dönmez biçimde görülür.
Mach 4. Evren uzaysal olarak kapalıdır.
Mach 5. Evrenin toplam açısal momentumu, momentumu ve enerjisi sıfırdır.
Mach 6. Maddenin eylemsizliğini evrendeki madde dağılımı belirler.
Mach 7. Evrendeki tüm maddeyi alırsanız, uzay da kalmaz.
Mach 8. Bu sayı bir mertebesinde kesin bir sayıdır. Burada evrenin ortalama yoğunluğu, Newton'un kütleçekim sabiti ve Hubble zamanıdır.
Mach 9. Mutlak hiçbir yapı yoktur.
Mach 10. Sistemin geneline yapılan ötelemeler ve döndürmeler gözlemlenemezdir. )


- FİZİK MUAYENE/PHYSICAL EXAMINATION[İng.] değil/yerine/= FİZİK BAKI


- FİZİK ve/<> KİMYA ile/ve/değil/<> ORGANİK

( Etkileş(tir)ir. VE/<> Dönüştürür. İLE/VE/DEĞİL/<> Örgütlenir. )


- FİZİK YASALARI:
BİRİNCİ DERECE ile/ve/||/<>/> İKİNCİ DERECE

( "İleri-geri gitmenin" yanıtı yoktur. )


- FİZİK YASALARI bakışımsal[simetrik]/||/= ZAMAN


- FİZİK - > ANLAM <- METAFİZİK

( PHYSICS -> MEANING <- METAPHYSICS )


- FİZİK ile/ve/||/<> ASTRO FİZİK


- FİZİK ve/||/<>/>/< DENEYİM


- FİZİK ve/||/<>/>/< DÜŞÜNCE ve/||/<>/>/< FİZİK

( PHYSICS THOUGHT PHYSICS )


- FİZİK ile/ve/||/<>/> FİZİĞİN MATEMATİKSELLEŞTİRİLMESİ


- FİZİK ile FİZİKİ ile FİZİKÇE ile FİZİKÇİ ile FİZİKSEL/LİK ile FİZİK GÜCÜ ile FİZİK TEDAVİ ile FİZİK YAPISI ile FİZİKİ HARİTA ile FİZİKİ COĞRAFYA ile FİZİK KONDİSYONU ile FİZİK TEDAVİ UYGULAYICISI


- FİZİK ile/ve/||/<> KİMYA

( Katının/sertin bilgisi/bilimi. İLE/VE/||/<> Sıvı, gaz ve yumuşağın bilgisi/bilimi. )

(

Fizik ile Kimya Arasındaki FaRkLaR

Tanımlar

Fizik: Nesne ve enerjinin temel yasalarını inceleyen bilim dalıdır. Güç, hareket, enerji, elektrik, manyetizma, ışık ve kuantum gibi konularla ilgilenir.

Kimya: Nesnelerin yapısını, bileşimini, özelliklerini ve birbiriyle nasıl etkileşime girdiğini inceleyen bilim dalıdır.

Fizik ve Kimyanın İlişkisi

İki bilim dalı, çok noktada kesişir. Termodinamik, kuvantum mekaniği ve malzeme bilimi gibi alanlar, hem fizik, hem de kimyanın çalışma konusudur.

Fizik ve Kimyanın Farkları

Fizik Kimya
Daha genel yasalar ve evrensel ilkelerle ilgilenir. Nesnenin özellikleri ve değişim süreçleriyle ilgilenir.
Genellikle matematiksel modellemelerle açıklanır. Deneysel süreçler ve moleküler yapı çözümlemeleri içerir.
Atom altı parçacıklar, kuvantum mekaniği, elektromanyetizma gibi alanları kapsar. Kimyasal bağlar, tepkimeler, organik ve inorganik nesneleri kapsar.
)

( PHYSICS vs./and/||/<> CHEMISTRY )


- FİZİK ile/ve/||/<>/> KİMYA ile/ve/||/<>/> DİRİMBİLİM

( [nesne ...] Kımıldamıyorsa. İLE/VE/||/<>/> Kokuyorsa. İLE/VE/||/<>/> Kımıldıyorsa. )

( ... ile/ve/||/<>/> 1790'dan sonra. ile/ve/||/<>/> 1850'den sonra. )


- FİZİK ile KUVANTUM FİZİĞİ ile TERMO DİNAMİK


- FİZİK ile/ve MEKANİK

( PHYSICS vs./and MECHANICS )


- FİZİK ile/ve/||/<>/> METAFİZİK

( Nesne. İLE Nesnellik. )

( Madde İLE/VE/||/<>/> Varlık. )

( Madde ve Varlık arasındaki durum/ilişki Mevcud. )

( Sadece "ilk neden" alanının incelenmesi, ilâhiyat/teoloji. )

( [ilk neden] | < 0 ile/ve/||/<>/> 0 > | [ilk neden] )

( Işıktan yavaş olan. İLE/VE/||/<>/> Işıktan hızlı olan. )

( )

( PHYSICS vs./and/||/<>/> METAPHYSICS )


- FİZİK ile METAFİZİK/MATEMATİKSEL FİZİK

( )


- FİZİK ile/ve MÜZİK

( PHYSICS vs./and MUSIC )


- FİZİK ve/||/<> ÖNCELİKLİLER

( Açısal hız: Bir nesnenin bir eksen etrafında dönme oranı.

Açısal ivme: Bir nesnenin açısal hızının birim zamanda değişme oranı.

Açısal momentum: Bir nesnenin bir eksen etrafında dönmesinden kaynaklanan momentum.

Ağırlık: Bir nesnenin yerçekimi gücüyle çekilmesi sonucu oluşan güç.

Basınç: Bir yüzeye dik olarak uygulanan gücün birim alana düşen ölçüsü.

Basit makine: İş yapmayı kolaylaştıran ya da değiştiren yalın bir aygıt.[kaldıraç, makara, eğik düzlem, vida, kama ve çark dişli]

Çalışma: Bir gücün, bir nesne üzerinde yaptığı yer değiştirme ölçüsü.

Çekim gücü: İki nesne arasındaki kütlelerine orantılı olarak çekici güç.

Dalga: Bir ortamda enerjinin ya da bozulmanın yayılması.[ses dalgaları, ışık dalgaları, su dalgaları ve sismik dalgalar]

Dalga boyu: Bir dalga biçimindeki iki ardışık tepe ya da çukur arasındaki uzaklık.

Devinim denklemleri: Değişmeyen ivmeli hareketleri tanımlayan matematiksel denklemler. [x = x0 + v0t + (1/2)at2 ya da v = v0 + at gibi denklemler hareket denklemleridir]

Dönme hareketi: Bir nesnenin, bir eksen etrafında dönmesi.

Durağanlık(atâlet): Bir nesnenin hareket durumunu koruma eğilimi.

Durağanlık momenti: Bir nesnenin durağanlığının(atâletinin) dönme hareketine karşı gösterdiği direnç oranı.

Elektrik akımı: Bir iletken içinde elektronların bir yönde akışı.

Elektrik olanağı: Bir elektrik yükünün, bir noktadaki elektrik alanından kaynaklanan olağan enerjisi.

Elektrik yükü: Bir nesnenin elektrik güçlerine maruz kalma özelliği.[artı ya da eksi olabilir]

Elektromanyetik dalga: Elektrik ve manyetik alanların birlikte yayılan dalga biçimi.[Işık, radyo dalgaları, mikrodalgalar, kızılötesi, morötesi, X ışınları ve gama ışınları vb.]

Elektromanyetik indüksiyon: Bir iletkenin devinimi ya da manyetik alanın değişimi sonucu oluşan elektrik akımı ya da gerilimi.

Elektromanyetizma: Elektrik ve manyetizma arasındaki ilişkiyi inceleyen fizik dalı.

Elektron: Atomun çekirdeğinin etrafında dönen negatif yüklü temel parçacık.

Enerji: Bir nesnenin ya da düzenin iş yapabilme olanağı.

Eylemsizlik gücü: Devinimli bir gönderim çerçevesinden bakıldığında ortaya çıkan sanal güç. [dönen bir platformda duran bir kişiye etki eden merkezkaç gücü ya da fren yapan bir araçta öne doğru fırlayan bir yolcuya etki eden durağanlık[atâlet] gücü]

Foton: Işığın ya da elektromanyetik radyasyonun en küçük enerji paketi.[Işığın hem dalga hem de parçacık özelliği gösterdiğini kanıtlayan kuantum mekaniğinin temel kavramlarından biridir]

Frekans: Bir dalga ya da titreşimin birim zamanda tekrarlanma sayısı.

Frenleme ışınımı: Hızlı devinen yüklü bir parçacığın yönünü değiştirdiğinde yaydığı elektromanyetik radyasyon. [X ışınları üretmek için kullanılır]

Genlik: Bir dalga ya da titreşimin en yüksek seviyedeki sapma oranı.

Gerilme gücü: Bir nesneye uygulanan gücün, nesneyi uzatmaya çalışması. [bir yayın iki ucuna uygulanan güçler, gerilme gücüdür]

Girişim: İki ya da daha fazla dalganın üst üste binmesi sonucu oluşan yeni dalga biçimi.

Güç: Birim zamanda yapılan iş ya da tüketilen enerji oranı.

Hız: Bir nesnenin konumunun birim zamanda değişme oranı.

İvme: Bir nesnenin hızının birim zamanda değişme oranı.

Kırılma: Bir dalganın, bir ortamdan ötekine girerken hızının ve yönünün değişmesi. [ışığın camdan geçerken kırılması ya da sesin sudan havaya geçerken kırılması]

Kinetik enerji: Bir nesnenin deviniminden kaynaklanan enerji.

Momentum: Bir nesnenin kütlesiyle hızının çarpımı.

Potansiyel enerji: Bir nesnenin konumundan ya da durumundan kaynaklanan enerji.

Tork: Bir gücün, bir eksen etrafında döndürme etkisi.

Uyumlu titreşim: Döngüsel ve sinüzoidal olan titreşim. [salınan bir sarkaç ya da yaylı düzen, uyumlu titreşim yapar]

Yansıma: Bir dalganın, bir yüzeyden geri sekip aynı ortama girmesi. [ışığın aynadan yansıması ya da sesin duvardan yansıması]

Yerçekimi olanağı: Bir nesnenin yerçekimi alanından kaynaklanan olağan enerjisi. )


- PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE[Fr.] / PHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= FİZİK


- FİZİKÖTESİ = MABAD-ET-TABİİYE = METAPHYSICS[İng.] = MÉTAPHYSIQUE[Fr.] = METAPHYSIK[Alm.] = META TA PHYSIKA[Yun.]


- FİZİKÖTESİ ile/ve/||/<> VAROLUŞBİLİMLER ile/ve/||/<> VAROLUŞBİLİM ile/ve/||/<> VAROLUŞBİLİM

( Felsefede. İLE/VE/||/<> Felsefede. İLE/VE/||/<> Teknolojide. İLE/VE/||/<> Bilimde. )

( METAPHYSICS vs./and/||/<> ONTOLOGIES vs./and/||/<> ONTOLOGY vs./and/||/<> ONTOLOGY )


- FİZİKSEL CİSİM ile MATEMATİKSEL CİSİM


- FİZİKSEL İŞ YAPMAK ile HİZMET ETMEK


- FİZİKSEL KİMYA ile/||/<> BİYOKİMYA

( Kimyasal süreçlerin fiziksel özelliklerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Biyolojik süreçlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )

(

Kimya ile Biyokimya Arasındaki İlişki, Tanım ve FaRkLaR

Kimya Nedir?

Kimya, nesnelerin yapısını, bileşimini, özelliklerini ve bu nesneler arasındaki etkileşimleri inceleyen bilim dalıdır. Atomlar, moleküller, ögeler ve bileşikler gibi temel kimyasal bileşenleri araştırır.

Biyokimya Nedir?

Biyokimya, kimyanın canlı organizmalardaki kimyasal süreçlere uygulanmasıdır. Canlı sistemlerdeki proteinler, enzimler, karbonhidratlar, lipitler ve nükleik asitler gibi biyomoleküllerin yapısını ve işlevlerini inceler.

Kimya ile Biyokimya Arasındaki İlişki

Biyokimya, kimyanın bir alt dalıdır ve temel kimya ilkelerini kullanarak biyolojik düzeni açıklar. Örneğin, kimyada etkileşim kinetiği incelenirken biyokimyada enzim kinetiği ele alınır. Kimyada organik bileşiklerin yapıları araştırılırken, biyokimyada bu bileşiklerin canlı organizmalardaki işlevleri incelenir.

Kimya ile Biyokimya Arasındaki FaRkLaR

Özellik Kimya Biyokimya
İnceleme Alanı Tüm nesneler (organik ve inorganik) Canlı organizmalardaki kimyasal süreçler
Ana Konular Atomlar, moleküller, tepkimeler, termodinamik Enzimler, metabolizma, gözesel tepkimeler
Uygulama Alanı Malzeme bilimi, ilaç, enerji, mühendislik Tıp, genetik, biyoteknoloji, beslenme
Temel Sorular Nesneler nasıl tepkimeye girer? Canlı organizmalarda kimyasal süreçler nasıl işler?
)


- FİZİKSEL KİMYA ile/||/<> KOLLOİD VE YÜZEY KİMYASI

( Kimyasal süreçlerin fiziksel özelliklerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Kolloid ve yüzeylerdeki kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalı. )


- FİZİKSEL KİMYA ile/||/<> TERMODİNAMİK

( Kimyasal süreçlerin fiziksel özelliklerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Enerji ve nesne arasındaki ilişkileri inceleyen bilim dalı. )


- FİZİKSEL KİMYA ile/||/<> TERMODİNAMİK

( )

( Bilinmiyor tarafından keşfedildi/formüle edildi. )


- FİZİKSEL) NEDENSELLİK ile/ve/değil/||/<>/>/< ZİHİNSEL NEDENSELLİK


- FİZİKSEL NİCELİK İKİLİĞİ ile KİMYASAL NİCELİK İKİLİĞİ


- FİZİKTE:
1+2+3+... yerine/---> -1/12

( )


- FİZYOLOJİ/PHYSIOLOGY[İng.] değil/yerine/= ORGANİZMA İŞLEV BİLİMİ


- [Fıkıh'ta] AYN ile/ve MENFAAT

( [Kelâm'da] CEVHER ile/ve ARAZ )


- Fırtınayı DİNLE!!!


- Fısıldama! KONUŞ!!!


- Fısıldamadan KONUŞ!!!


- f.l.a.[Lat. < FIAT LEGE ARTIS] değil/yerine/= ALANIN YÖNTEMİNE GÖRE YAPINIZ


- FLAIR vs. FLARE


- FLAMA ile FLAMAN ile FLAMACI ile FLAMANCA ile FLAMANLAR ile FLAMAN ATI ile FLAMAN KUŞU


- FLAMA[İt.] değil/yerine/= BAYRAK


- FLAME vs. FIRE


- FLAME :/yerine ALEV


- FLAMİNGO değil/yerine/= ALLI TURNA


- FLANK[İng.] değil/yerine/= BÖĞÜR


- FLAPPING TREMOR ASTERIXIS, FLAPPING TREMOR[İng.] değil/yerine/= KANAT ÇIRPINTISI


- FLAŞ ile FLAŞ CONTA


- FLASH vs. FLESH

( Parıltı, ışıltı. İLE Et. )


- FLASTER ADHESIVE TAPE[İng.] değil/yerine/= YAPIŞKAN ŞERIT


- FLAT :/yerine DÜZ, DAİRE


- FLEBO- ile FLEBOLİT

( Toplardamar [ile ilgili]. İLE Toplardamar taşı. )


- FLEBO- ile FOTO- ile GASTR/O-, GASTRİK ile HEM-/HEMATO-/HEMO-

( Toplar damar [ile ilgili]. İLE Işıl, ışık [ile ilgili]. İLE Mide [ile ilgili]. İLE Kan [ile ilgili]. )


- FLEKSİBIL/FLEXIBLE[İng.] değil/yerine/= ESNEK


- FLEKSİBLE ELEKTRONİK ile/||/<> RİJİT ELEKTRONİK

( Fleksible elektronik bükülebilir substrat kullanırken İLE rijit elektronik sert substrat gerektirir )

( Formül: Organik elektronik )


- FLEKSÖR/FLEXOR[İng.] değil/yerine/= BÜKÜCÜ, EĞİCİ


- FLEMING TUBE[İng.] / TUBE DE FLEMING[Fr.] / FLEMING-RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= FLEMİNG TÜPÜ


- FLEOL[Fr.] -ile

( Buğdaygillerden, küçük bir çayır otu. [Lat. PHELEUM PRATENSE] )


- FLEP/FLAP[İng.] değil/yerine/= SAPLI DOKU


- FLESH vs. MEAT


- FLESH :/yerine ET, BEDEN


- FLING vs. THROW


- FLOAT :/yerine YÜZMEK (SUDA)


- FLOOR vs. GROUND


- FLOOR :/yerine ZEMİN, KAT


- FLOQUET KURAMSİ ile/||/<> BLOCH TEOREMİ

( Floquet kuramı zaman-periyodik sistemleri tanımlarken İLE Bloch teoremi uzay-periyodik sistemleri tanımlar )

( Formül: ψ(t+T) = e^{iμT}ψ(t) )


- FLOR ile FLORA ile FLORİ


- FLUORINE[İng.] / FLUOR[Fr.] / FLOER[Alm.] ile/değil/yerine/= FLOR


- FLORA ile KANOPİ

( Bir bölgede bulunan bitkilerin tümü. İLE Ant dağlarında bulunan, ağaç ve bitkilerin tümü. )


- FLORANSA ile ÇİÇEK

( FLORENCE vs. FLORAL )

( گلدار ile فلورانس )

( GOLDAR ile فلورانس )


- ÉCRAN FLUORESCENT[Fr.] / FLUORESZENZSCHIRM[Alm.] ile/değil/yerine/= FLORESAN EKRAN


- FLORESAN/FLUORESCENT[İng.] değil/yerine/= IŞIKTA PARLAYAN, IŞIK YAYAN


- FLUORESCENT LAMP[İng.] / LAMPE FLUORESCENTE[Fr.] / FLUORESZENZLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= FLORESAN LAMBA


- SUBSTANCE FLUORESCENTE[Fr.] / FLUORESZENZSTOFF, FLUORESZENZSUBSTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FLORESAN NESNE


- FLUORESCENT SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= FLORESAN ÖZDEK


- FLUORESCENT SCREEN[İng.] ile/değil/yerine/= FLORESAN PERDE


- FLUORESCENCE BANDS[İng.] ile/değil/yerine/= FLORESANS BANTLARI


- FLUORESCENT MATTER[İng.] ile/değil/yerine/= FLORESANS NESNE


- FLUORESCENCE QUANTUM YIELD[İng.] ile/değil/yerine/= FLORESANSIN KUANTUM VERİMİ


- FLORİ ile/||/<> FLORİN/GULDEN

( Altın para. @@ [eskiden] Hollanda para birimi. )


- FLORIŞI/FLORESANS ile FLORESAN LAMBA


- FLUORITE[İng.] / SPATH FLUOR, FLUORITE[Fr.] / FLUSSPAT, FLUORIT[Alm.] ile/değil/yerine/= FLORİT


- FLÖRT ile FLÖRT ETMEK

( FLIRT vs. FLIRTING )

( لاس زدن ile طناز ile عشوه گر ile عشوه گري کردن ile عشوهگري ile لاس ile طنازي )

( LAS ZADAN ile TANAZ ile ESHOOH GAR ile ESHOOH GARY KARDAN ile ESHVEHGARY ile لاس ile طنازي )


- FLÖRT ile GÖSTERİŞ ile KOKET ile FLÖRT ile CİLVELİ

( COQUET vs. COQUETRY vs. COQUETTE vs. COQUETTING vs. COQUETTISH )

( عشوه گر ile عشوه گري کردن ile طنازي کردن ile عشوه ile زن لاسي ile عشوهگري ile اطواري )

( ESHOOH GAR ile ESHOOH GARY KARDAN ile TANAZY KARDAN ile ESHOOH ile ZAN LASY ile ESHVEHGARY ile اطواري )


- FLORYA[< FLORE] ile Florya

( Flore Kuşu'ndan. İLE İstanbul'da bir bölge adı. )


- FLOW CHEMISTRY ile/||/<> BATCH CHEMISTRY

( Flow chemistry sürekli akış reaktöründe reaksiyon yaparken İLE batch chemistry kapalı sistem reaksiyonu yapar )

( Formül: Continuous flow )


- FLOW :/yerine AKMAK, AKIŞ


- FLOWER :/yerine ÇİÇEK


- FLUCTUATION THEOREM İLE JARZYNSKİ İLE CROOKS ile/||/<> DENGE DIŞI TERMODİNAMİK

( İkinci yasanın genellemeleri. )

( Formül: e^(-ΔF/kT) = ⟨e^(-W/kT)⟩ )


- FLÜT ile/ve FİFRE[Alm.]

( DİLLİ DÜDÜK ile/ve Büyük flüt. | Yanlamasına çalınan, 6 deliği bulunan, tahtadan bir tür flüt. )


- FLÜT ile/değil/||/<> PUNGİ

( ... @@ Kobra yılanlarını uyarmak üzere kullanılan.[Yılanlar duymaz, ancak görerek hareketi takip eder. "Müzik/ses", izleyicileri yanıltır.] )


- FLUXIONAL MOLEKÜL ile/||/<> RİJİT MOLEKÜL

( Fluxional NMR değişimi Berry, rijit sabit geometri. )

( Formül: PF₅ İLE SF₆ )


- FLY :/yerine UÇMAK


- FMA/COST BENEFIT ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= YARAR BEDEL ÇÖZÜMLEMESİ


- FMA/FOUNDATIONAL MODEL OF ANATOMY[İng.] değil/yerine/= ANATOMİ TEMEL MODELİ


- FMF/FAMILIAL MEDITERRANEAN FEVER[İng.] değil/yerine/= (AILEDEN GELEN) AKDENİZ ATEŞİ


- FMRI İLE EEG İLE MEG İLE PET ile/||/<> BEYİN GÖRÜNTÜLEME

( Beyin aktivitesi ölçüm teknikleri. )

( Formül: BOLD ∝ ΔHb/Hb )


- FOBİ/PHOBIA[İng.] değil/yerine/= KORKU


- FOCUS :/yerine ODAKLANMAK


- FODLA ile FODLACI/LIK


- FODLA[Ar.] ile FODRA[İt. < Cerm.]

( Çoğunlukla imaretlerde, yoksullara verilen, kepekli undan yapılmış, pideye benzer bir tür ekmek. İLE Düz ve dik durması için giysinin bazı yerlerine, kumaşla astar arasına konulan, sert ve kolalı bez. )


- FOG vs. SMOKE


- FOK ile KÖRFEZFOKU ile KEŞİŞFOKU ile KULAKLIFOK ile FİLFOKU

( Ayıbalığı, denizkoyunu. İLE Kuzey yarımkürede yaşayan. İLE Tropik ya da astropik bölgelerde yaşayan. İLE Kuzey denizlerinde yaşayan. İLE Çok iri yapılı fok. Denizfili. )

( Fok, İstanbul Boğazı'nın simgesidir. )

( PHOCA )


- FOK ile/ve OTARİ

( ... İLE/VE Güney yarımküredeki soğuk denizlerde yaşayan bir fok. )


- FOKAL/FOCAL[İng.] değil/yerine/= ODAKSAL


- FOKAL ile FOKUS

( Odaksal, yerel. İLE Odak. )


- FOKLARDA/DENİZKÖPEĞİGİLLER[PHOCIDAE]:
AKDENİZFOKU ile ÇİZGİLİFOK ile EDDELLFOKU ile HALKALI FOK[Kuzey kutbunda] ile HAWAII FOKU[MONACHUS SCHAUINSLANDI] ile PARS FOKU ile ROSS FOKU ile SAKALLI FOK

( MONACHUS MONACHUS cum ... cum ... cum ... cum ... cum ... cum ... cum ... )


- FOKUR FOKUR (KAYNA(T)MAK)


- FOKUS[İng. < FOCUS]/LANMA değil/yerine/= ODAK/LANMA


- FOKUSLAMAK ile FOKUSLANMAK ile FOKUS


- FOLDIR/FOLDER değil/yerine/= DİZEÇ, KOVLUK, ÖZDÜK


- FOLIE A DEUX[İng.] değil/yerine/= PAYLAŞILMIŞ GERÇEKLİK YİTİMİ


- FOLİK ASİT ile FOLAT


- FOLİKÜL = SİMÂR-I CERÂBÎYE = FOLLICULE


- FOLKLOR[Fr. < FOLKLORE]/HALKİYAT[Ar.] değil/yerine/= TUYBİLİM/HALKBİLİM


- FOLLOW :/yerine TAKİP ETMEK


- FOLLOWER[İng.] değil/yerine/= ARTÇI DALGI


- FOLYA ile KULAKLI FOLYA


- FOIL[İng.] / FOLIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FOLYO


- FOLYO ile FOLYO KAĞIDI


- PHON[İng.] / PHONE[Fr.] / PHON[Alm.] ile/değil/yerine/= FON


- FONDA ile FONDAN


- FONDA >< FORA

( [Denizcilikte] Demir atma komutu. >< Açılma komutu. )


- FONDLE vs. TOUCH


- FONEM ile MORFEM

( Sesbirim, harf. İLE Biçimbirim, hece. )


- FONETİK:
DİLBİLİMSEL ile/ve/||/<> GENEL


- FONKSİYON[İng. FUNCTION] değil/yerine/= İŞLEV


- FONOLOJİ[Fr., İng. < Yun.] değil/yerine/= SESBİLİM


- PHONON EMISSION[İng.] / PHONONENEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= FONON SALIMI


- ÉMISSION DE PHONONS[Fr.] ile/değil/yerine/= FONON YAYINI


- FONON ile/||/<> ELEKTRON

( Fonon örgü titreşim kuantumu İLE elektron yük taşıyıcısıdır. )

( Formül: Bozon İLE fermiyon )


- PHONON[İng.] / PHONON[Fr.] / PHONON[Alm.] ile/değil/yerine/= FONON


- FOOD THAT SHOULD BE / SHOULDN'T BE EATEN AT A MEAL


- FOR .... vs. AS BEING ....


- FORAMEN[İng.] değil/yerine/= DELİK


- FORCE FİELD ile/||/<> QM/MM

( FF klasik mekanik hızlı, QM/MM hibrit aktif bölge kuantum. )

( Formül: Ampirik İLE birleşik )


- FORCE :/yerine ZORLAMAK, GÜÇ


- FORCİNG ile/||/<> CLASSICAL LOGİC

( Forcing küme kuramı tutarlılık ispatı tekniğiyken İLE classical logic standart mantıksal çıkarım sistemidir )

( Formül: Generic extension )


- FOREST :/yerine ORMAN


- FORGET vs. LEAVE


- FORM vs. MORPH


- FORM ile AMORF


- FORM değil/yerine/= BİÇİM


- FORM ile FORMA/LIK ile FORMÜLER ile FORMASYON ile FORMA BAŞLIK


- FORM ile/||/<> MADDE

( Aristoteles in hilemorfizm kuramı )

( Aristoteles tarafından -350 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-384--322) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Felsefe, Mantık, Biyoloji) (Önemli katkıları: Mantık, etik, metafizik) )


- -FORM ile/||/<> MORPH-/-MORPH/-MORPHIC/MORPHO-/-MORPHOUS ile/||/<> -OID ile/||/<> -OLD ile/||/<> -PLASM ile/||/<> PAR-/PARA- ile/||/<> PSEUD-/PSEUDO-

( Biçim, biçiminde, andıran. İLE/||/<> Belirli bir biçimi olan, özel biçim ve yapı, biçim. İLE/||/<> Benzer, biçiminde, andıran. İLE/||/<> Andıran, benzeyen. İLE/||/<> Kalıp, biçim. İLE/||/<> Ötesinde, yanında, hatalı ve anormal durum, hemen andıran, yan kapasite ile ilgili, yakınında kaynak olmak, doğurmak. İLE/||/<> Yalancı, bir hastalığı bazı yönleri ile andıran. )


- FORMA NUMARASI ile/ve/||/<>/> YAPRAK ile/ve/||/<>/> SAYFA

( Kim, işaret/nişan için beni kenarımdan büker,
Cehâlet ile kanımı akıtır. )


- FORMA değil/yerine/= KALIP, | ÜLGÜ


- FORMAL :/yerine RESMİ


- FORM/FORMAT ile FORMAL ile FORMASYON ile FORMAT ile FORME ile FORMÜLA ile FORMÜLASYON ile FORMÜLE ETMEK ile FORMÜLERİ

( Biçim. İLE Resmi, biçimsel. İLE Biçimlenme, oluşum. İLE Biçem. İLE Biçimli. İLE Hazır mama, tecimsel mama. İLE Biçimlendirme. İLE Biçimlendirmek. İLE İlaç kılavuzu. )


- FORMIC ACID[İng.] / ACIDE FORMIQUE[Fr.] / AMEISENSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= FORMİK ASİT


- FORMÜLE ETMEK değil/yerine/= KALIPÇALAMAK


- FOROZ ile FOROZ KAYIĞI


- FORS ile FORSA ile FORSLU/LUK


- FÖRST KLAS/FIRST CLASS değil/yerine/= BİRİNCİ SINIF, SEÇKİN YER, BAŞTAPKI


- FÖRST LEYDİ/FIRST LADY değil/yerine/= BAŞBAYAN


- FORTE ile FORTÇU/LUK ile FORT PENSE


- FORTE ile FORTEPİYANO

( Parçanın, güçlü çalınacağını gösterir. İLE F.P. harfleriyle gösterilen, parçanın, önce güçlü çalınıp söylenileceğini, hemen sonrasında, hafifletileceğini belirten terim. )


- FORTE ile FORTİSSİMO

( Parçanın, güçlü çalınacağını gösterir. İLE Bir müzik yapıtında, bazı bölümlerin çok güçlü çalınması gerektiğini belirtir. )


- FORTH :/yerine İLERİ


- FORTUNE :/yerine SERVET, TALİH


- FORUM[Lat.] değil/yerine/= TOPLU TARTIŞI/TARTIŞMA


- FORWARD :/yerine İLERİ


- FOŞ FOŞ (AKMAK)


- FOŞET değil POŞET