Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 46.157 başlık/FaRk ile birlikte,
46.157 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(167/186)


- TOPRAĞI:
GÜNEŞTE SULAMAK ile/yerine GÖLGEDE/AKŞAMÜSTÜ SULAMAK


- TOPRAĞIN ALTINDA ile/değil/yerine/olacağına/>< DAĞIN ARDINDA (OLSUN)


- TÜRÂB[Osm.] / SOIL, ERBIUM[İng.] / TERRE, TERRAIN, ERBIUM[Fr.] / ERBIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPRAK, ERBİYUM


- TOPRAK:
MİNERAL[Fr.] ve/||/<> ORGANİK NESNE ve/||/<> SU ve/||/<> BOŞLUK

( %45 ve/||/<> %5 ve/||/<> %25 ve/||/<> %25 )

( "Toprak ve Ekoloji" yazısı için burayı tıklayınız... )

( Normal sıcaklıkta, doğada, katı durumda birtakım maddelerle karışık ya da bileşik olarak bulunan ya da kimyasal yollarla elde edilen, inorganik madde. | İçinde inorganik maddeler bulunan. VE/||/<> ... VE/||/<> ... VE/||/<> ... )


- TOPRAK TİPLERİNDE:
"KUMLU" ile "KİLLİ" ile "BEREKETLİ"

( Suyu[bilgiyi] geçirir. İLE Suyu[bilgiyi] geçirmez/almaz. İLE Suyu[bilgiyi] [ürüne] dönüştürür. )


- TOPRAK ile AZOİK[Yun. A: Olumsuzlayan ön ek. | ZOE: Yaşam.]

( ... İLE İçinde taşıl bulunmayan toprak. | En eski yerbilimsel düzen. )


- TOPRAK ile DÜNYA DOĞUMLU ile TOPRAK ile DÜNYEVİ ile DÜNYEVİ CENNET ile DÜNYAYA DOĞRU ile HAFRİYAT ile SOLUCAN

( EARTH vs. EARTH BORN vs. EARTHEN vs. EARTHLY vs. EARTHLY PARADISE vs. EARTHWARD vs. EARTHWORK vs. EARTHWORM )

( سطح زمين ile خاک ile کره زمين ile زمين ile کره ارض ile کره خاک ile ثرا ile سکنه زمين ile خاکزاد ile سفالي ile زميني ile ارم ile بطرف زمين ile خاکريز ile خراتين )

( SATH ZAMYNE ile KHAK ile KAREH ZAMYNE ile ZAMYNE ile KAREH ERZ ile KAREH KHAK ile ثرا ile SEKNEH ZAMYNE ile KHAKZAD ile SEFALY ile ZAMYNEY ile ARAM ile BETREF ZAMYNE ile خاکريز ile خراتين )


- TOPRAK ve/||/<> RAHİM


- TOPRAK ile ŞEVL[çoğ. EŞVÂL]

( ... İLE Vazodaki su kalıntısı. | Geniş, ıssız, tenha toprak. )


- TOPRAK ile/ve/||/<>/> SINIR

( MERZ[Fars.]: Toprak, yer. | Sınır, hudut. | Parmak ucuyla çimdiklemek ve tırmalamak. )


- TOPRAKİŞ, CAVİT (BURSA, 1934) :

( İş hayatına Tekel Kibrit Fabrikasında başladı. Bu fabrikada uzun süre sendika işçi temsilciliği yaptı. Futbol Büyükdere Spor Kulübü'nde başladı ve bu kulüpte futbolu bıraktı. Antrenörlük kurslarını tamamladı. Sarıyer Spor Kulübü Alt yapısında ve değişik kulüplerde antrenör olarak çalıştı. Tekel Kibrit Fabrikasından emekli olduktan sonra Sarıyer Spor Kulübü sekreteryasında görev aldı, kulüp müdürü olarak çalıştı. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu üyesidir. )


- TOPRAKLAMAK ile TOPRAKLATMAK ile TOPRAKLAŞMAK ile TOPRAKLANDIRMAK ile TOPRAK ile TOPRAKLI ile TOPRAKÇI/LIK ile TOPRAKSIZ ile TOPRAK ALTI ile TOPRAK BOYA ile TOPRAK RENGİ ile TOPRAK BİLİMİ ile TOPRAK HUKUKU ile TOPRAK KÖLESİ ile TOPRAK SIÇANI ile TOPRAK BİLİMCİ ile TOPRAK KAYMASI ile TOPRAK ÇİMENTO ile TOPRAK BİLİMSEL ile TOPRAK KÖLELİĞİ


- TOPRAKTA:
KÜÇÜK MEMELİ ve/||/<> TEK HÜCRELİ CANLILAR(PROTOZOA) ve/||/<> SOLUCAN ve/||/<> EKLEM BACAKLI ve/||/<> YOSUN ve/||/<> BOZGAN/BAKTERİ ve/||/<> MANTAR

( [Bir dönümde] 1 kg. VE/||/<> 15 kg. VE/||/<> 100 kg. VE/||/<> 100 kg. VE/||/<> 100 kg. VE/||/<> 250 kg. VE/||/<> 300 kg. )

( Bir cm. toprak tabakasının oluşabilmesi için en az 300-1000 yıl geçmesi gerekir. )

( )


- TOPRAK/TIMAR[Fars.] ile/ve/||/<> VASAL[Fr. < VASSAL < Lat.]

( Anadolu Selçukluları ve Osmanlılarda, belirli görev ve hizmet karşılığında kişilere verilen, yıllık geliri 3.000-20.000 akçe olan toprak. İLE/VE/||/<> Ortaçağ Avrupa'sında hizmet ve vergi gibi yükümlülükler karşısında kendisine toprak ve köylü verilen tımar sahibi kişi. )


- TOPSER TUĞLA FABRİKASI :

( Çayırbaşı'nda bulunan büyük sanayi kuruluşlarından biriydi. Eskiden Çayırbaşı'nda bulunan onbir adet tuğla ocağı yıktırılarak 1955'te yerine yüzlerce işçi çalışan modern Topser Tuğla Fabrikası kuruldu. Bir süre faaliyetine devam eden Topser Tuğla Fabrikası bilahare Ekmekçioğlu Tuğla Fabrikası olarak faaliyet gösterdikten sonra faaliyetine son verildi. )


- TOPU TAÇA ATMAK ile/ve/||/<> MİNDER DIŞINA KAÇMAK


- TOPU TOPU (... KADAR) ALTI ÜSTÜ (... KADAR)

( Azımsayarak değer düşürmeye çalışmada. )


- TOPUK ile BİR TARAFA TOPUK ile TOPUK ile ÖKÇE PARÇASI

( HEEL vs. HEEL TO ONE SIDE vs. HEELER vs. HEELPIECE )

( پاشنه کف ile پاشنه کفش ile پاشنه ile پاشنه جوراب ile پاشنه پا ile يک ور شدن ile پاشنه ساز ile پاشنه پوش )

( PASHNEH KOF ile PASHNEH KAFSH ile PASHNEH ile PASHNEH JORAB ile PASHNEH PA ile YK VAR SHODAN ile PASHNEH SAZ ile PASHNEH PUSH )


- TOPUK ile TOPUK

( İnsan ayağının toparlakça olan alt arka bölümü. | Ökçe. | Belirli bir amaçla kazılmaksızın asıl yerinde bırakılan kömür bloku ya da cevher kütlesi. | Akarsu ağzının az ilerisinde oluşan kum birikintisi. | Sütun ve direklerin alt bölümü. İLE Kaçmak. )

( HEEL vs. HEEL )


- TOPUKLAMAK ile TOPUK ile TOPUKLU ile TOPUKSUZ ile TOPUK DEMİRİ ile TOPUK KEMİĞİ


- TOPUQ[Azr.] = AYAK BİLEĞİ[Tr.]


- TOPUZ ile TOPUZLU

( KNOB vs. KNOBBED )

( دستگيره ile قبه دار )

( DASTGYRAH ile GHABEH DAR )


- TOPUZ ile TOPUZLU ile TOPUZLU KİLİT


- TOPUZLU BEND (MAHMUD I BENDİ) :

( Sultan I. Mahmut (1696 - 1754) döneminde yapıldığı (1732) için Mahmut I. Bendi de denilmektedir. Ayrıca Bu bende Eski Bend, Bahçeköy Bendi de deniliyor. Halk arasında ise Viran Bend olarak da anılmaktadır. Uzunluğu 66,30 m, yüksekliği 13,84 m'dir. Brüt su kapasitesi 160.000 m³'tür. )


- TOR ile/ve/||/<>/< TORUK

( Acemi. İLE/VE/||/<>/< Çok acemi. )


- TORAK ile TORAK

( Kömürleştirilecek ağaç ya da pişirilecek tuğlalarla dolu olan ve dışı çamur ile sıvanan kubbe, kümbet. İLE Tortu, çökelek. )


- TORAKS/THORAX[İng.] değil/yerine/= GÖĞÜS BOŞLUĞU, GÖĞÜS KAFESİ/KÜSRİ(KABURGA KEMİKLERİ)[dvnlgttrk]


- TORBA GEREKSİNİMİ değil FİLE/SEPET (KULLANMAK)[NAYLON değil/yerine!]


- TORBA ile BİLUM

( ... İLE Örülerek yapılan bir torba.[Papua Yeni Gine'de] )


- TORBA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KESE KÂĞIDI

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< İçine bazı nesneler konulmak için kâğıttan yapılmış kese biçiminde torba. )


- TORBA ile/ve ZEMBİL[Ar.]

( ... İLE/VE Hasırdan örülmüş kulplu torba. )

( HEMYÂN ile/ve ... )


- TORBALAMAK ile TORBALANMAK ile TORBA ile TORBALI ile TORBASIZ ile TORBA ÇAY ile TORBA KADRO ile TORBA YOĞURDU


- TORBO/THEORBO ile ...

( Telli bir çalgı. )


- TÖRE ile/ve/<> KAVRAM ile/ve/<> KURUM


- TÖREL = TÖRESEL

( Töreye uygun olan. | Töre ile ilgili. )


- TÖREN -ile

( Maddi dünyaya, metafizik yorum getirme. )


- TÖREN ile/ve/yerine EYLEM


- TÖREN ile KUDAS[Ar.]/LİTURYA[Yun.]

( ... İLE Hz. İsa'nın havarileriyle birlikte yediği son yemeği anmak için, kilisede, bir kap içinde, ekmek ve şarabı kutsayarak yaptığı tören. )


- TÖREN ile/ve POTLAÇ[Fr. < POTLATCH]

( ... İLE/VE Bazı ilkel toplumlarda yapılan sözleşme töreni. )


- TÖREN ile SAVİTRİ

( ... İLE Erginlenme töreni. )


- TÖREN/MERASİM[Ar.]/SEREMONİ[Fr. CEREMONIE] ile/ve ŞÖLEN[Moğolca]

( TOY, BÂR-İ ÂM: Genel ziyâfet. )

( LİTURYA: Din töreni. )

( Bir toplulukta, üyelerin, belirli bir olayı, kişiyi ya da değeri ayırt edip simgeleştirmesi, bunların anlam ve öneminin güçlendirilmesi amaçlarıyla düzenlenen hareket dizisi. | Anma, kutlama, nişan, evlenme, ölüm gibi nedenlerle yapılan toplantı. İLE Ziyafet. | Belirli bir amaçla düzenlenen eğlence. | Sanat gösterisi. | Din töreni niteliğinde yemek toplantısı. )


- TÖREN ile TÖRENLER ile TÖREN

( CEREMONIAL vs. CEREMONIES vs. CEREMONY )

( تشريفاتي ile مناسک ile تشريفات ile مراسم ile جشن )

( TASHARYFATY ile MENASK ile TASHARYFAT ile MARASM ile JASHEN )


- TÖREN ile TÖRENLİ ile TÖRENSEL ile TÖRENSİZ ile TÖREN DÜZENİ ile TÖREN BİRLİĞİ


- TÖREN ile YUĞ

( ... İLE Eskiden, Türkler'de, ölüler için yapılan tören, yas. )


- [ne yazık ki]
TÖREYE DOĞAN ve/||/<> İSVİÇRE TÜZESİYLE EVLENEN ve/||/<> ALMAN YÖNETİM ZİHNİYETİYLE YÖNET(İL)EN ve/||/<> İTALYAN TÜZESİYLE CEZALANDIR(IL)AN ve/||/<> İSLÂMÎ KURALLARA GÖRE GÖMÜLEN


- TORISCHER MAGNETKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= TORİK MANYETİK DEVRE


- TORISCHE FLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= TORİK YÜZEY


- TORLAK SOKAK :

( Rumelihisar Mahallesi sokaklarından biridir. Mahallenin hatırı sayılır insanlarından biri olduğu için, isminin unutulmaması amacı ile bir sokağa "Torlak Sokak" adı verilmiştir. )


- TORLAK; İLYAS (POYRAZKÖY/BEYKOZ, 1959) :

( Balıkçı reisi ve kooperatifçi. Sarıyer'e 1960'da geldi ailesi. İlk ve Ortaokulu Sarıyer'de okudu. Sarıyer lisesini ikinci sınıftan terk ederek baba mesleği olan balıkçılığa başladı. Çocuk yaşta başladığı mesleği Reis olarak tamamladı ve emekli oldu. İstanbul Balık Üreticiler Su Ürünleri Kooperatifi üyesi olup 2006 yılında kooperatifte yöneticiliğe başladı. 4 dönemden beri bu kooperatifin başkanlığını yapmakta ve balık üreticileri her türlü, kurum ve kuruluş önünde temsil etmektedir. )


- TORNA[İt.] ile MALAFA

( Ağaç ya da metal eşyaya yuvarlak bir biçim vermek için kullanılan çarklı tezgâh. İLE Önceden delinmiş parçaları tornalamaya özgü torna tezgâhı bağlama aygıtı. )


- TORNA ile TORNA OPERATÖRÜ

( LATHE vs. LATHE OPERATOR )

( چرخ خراطي ile تراش کار )

( CHARKH KHARATY ile TARASH KAR )


- TORNA değil/yerine/= YONTAR


- TORNACI ile TURNACI

( Torna işi yapan kimse, torna işçisi. İLE Yeniçeri Ocağı'nda, turna taşıyan bir sınıf asker. )


- TORNALAMAK ile TORNALANMAK ile TORNALATMAK ile TORNA ile TORNACI/LIK ile TORNALI


- TORNİSTAN[İt. < TORNO STANTE] ile VİYA ile VİYA BÖYLE

( İleri ya da geri gidilmesi için verilen dümen komutu. İLE Teknenin dönüşünü, en hızlı biçimde durdurmak üzere dümen komutu. İLE Teknenin, istenilen rotaya gelince, orda durdurulması için verilen dümen komutudur. )


- TOROIDAL FIELD[İng.] / CHAMP TOROIDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= TOROİDAL ALAN


- TOROIDAL CORE[İng.] / NOYAU TOROÏDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= TOROİDAL ÇEKİRDEK


- TOROIDAL MAGNETIC CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT MAGNÉTIQUE TOROIDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= TOROİDAL MANYETİK DEVRE


- TOROIDAL WINDING[İng.] / ENROULEMENT TOROÏDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= TOROİDAL SARGI/SARIM


- TOROIDSPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= TOROİT BOBİN


- THORON[İng.] / THORON[Fr.] / THORON[Alm.] ile/değil/yerine/= TORON


- TORPİL ile/ve/değil/yerine HAKKINI TESLİM ETMEK

( [not] "PULL/INFLUENCE" vs./and/but TO GIVE (HIS/HER/ITS) DUE
TO GIVE (HIS/HER/ITS) DUE instead of "PULL/INFLUENCE" )


- TÖRPÜ ile RASPA[İt.]

( Ağaç, kurşun, kalay vb. yumuşak metallerin kabasını almaya yarayan, dişleri uzun ve aralıklı olan eğe. | Bir şeyin yüzündeki pürüzleri gidermek, düzgünleştirmek için kullanılan kısa, ince, pürtüklü eğe. İLE Demir, tahta yüzeylerdeki boya, pas gibi şeyleri çıkarmak, pürüzleri gidermek için kullanılan, iri dişli bir törpü. )


- TÖRPÜLEMEK ile TÖRPÜLENMEK ile TÖRPÜLETMEK ile TÖRPÜ ile TÖRPÜLÜ ile TÖRPÜSÜZ


- TORTİKOLİS/TORTICOLLİS[İng.] değil/yerine/= EĞRİ BOYUN


- TORTU[Fars. DURDÎ]/ÇÖKELTİ/KALINTI ile SÜZÜNTÜ

( Çökelti. | Bir şeyin bayağı, işe yaramaz duruma gelmiş olanı. | Bir topluluğun, kötüleşmiş üyeleri. | Kalıntı. İLE Bir sıvıyı süzerek elde edilen tortu. | Gövde suyunun dışarı atılması sırasında böbrekte kıvrımlı kanalcıklara geçen ve içinde çeşitli kimyasal maddeler bulunan sıvı. )


- TORTU ile ARTIK


- SEDIMENT[İng.] / SÉDIMENT[Fr.] / BODENSATZ, ANSATZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TORTU


- TORTUL KAYAÇLAR ile/ve/||/<>/>< MAGMA KAYAÇLARI

( Ayrışmayla oluşur. İLE/VE/||/<>/>< Buharlaşmayla oluşur. )

( Magma kayaçlarından daha yüksek oranda uçucu öğe içerir. Magma kayaçları, tortul kayaçları oluştururken, uçucu öğe kaynakları gerekmektedir. )

( Karbondioksit, silikat minerallerini, karbonat minerallerine, yani temel olarak kalsiyum ve magnezyumun karbon ve oksijenle yaptığı bileşiklere dönüştüren ayrışma tepkimeleriyle atmosferden alınır. )

( image )


- TORTULANMAK ile TORTULAŞMAK ile TORTULLAŞMAK ile TORTU ile TORTUL ile TORTUM ile TORTULU ile TORTUSUZ ile TORTUL BİLİMİ


- TORUM ile TORUM

( Deve yavrusu. İLE Yalan, uydurma söz. )


- TORUN TOMBALAK


- TORUN, AHMET (GÖRELE, 1958) :

( Öğrenimini tamamladıktan sonra eğitim alanında görev aldı ve öğretim görevlisi olarak hizmet verirken AKP'de siyaset yapmaya başladı ve 2004/2009 döneminde Sarıyer Belediye Mieclisi üyesi olarak görev yaptı. )


- TORUN, METİN (ERZİNCAN, 1947) :

( İlköğrenimini tamamladıktan sonra ticaret hayatına atıldı. Sarıyer, Yeniköy ve Maden Spor kulüplerinde yönetim kurullarında bulundu. Sarıyer Spor Kulübü'nde 2 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- TORUN, ŞEREF (KEMAH, 1930 - 2003) :

( Sarıyer'de uzun yıllar ticaretle uğraştı. 1963 - 1974 yılları arasında Sarıyer Mahalle muhtarlığı, ayrıca 6. Ve 7. Dönem İl Genel Meclisi olarak görev yaptı. Üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübünde 6 dönem yönetim kurulu ve Divan Kurulu üyesi olarak görev yaptı. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında üye olarak bulundu. )


- TORUN ile/ve/||/<> NEBİSE[Ar.]

( ... İLE/VE/||/<> Kız torun. )


- TÖRÜN ile/ve/||/<> TÖRÜNGE


- TORUN ile TORUNLAR

( GRANDCHILD vs. GRANDCHILDREN )

( نوه ile پسرزاده ile نواسه ile نواده ile نبيره ile احفاد )

( NOOH ile PASARZADEH ile NAVASEH ile NAVADEH ile NABYRAH ile AHEFAD )


- TORUN-TORBA (SAHİBİ OLMAK)


- TOTAL" (OLARAK) değil TOPTAN/TOPLAM/TAM (OLARAK)


- TOTAL SITUS INVERSUS, SITUS INVERSUS TOTALIS[İng.] değil/yerine/= TAM TERS KONUM


- TOTAL :/yerine TOPLAM


- TOTALITY OF SOMETHING vs. TOTAL IN SELF


- TOTEM ile/ve/||/<> OJIBWA (ÖYKÜLERİ/MİTOSU)


- TOTEM ile TOTEMCİ/LİK ile TOTEMİZM


- TOTOLOJİ(HULF) ile DEVRİK TÜMCE/CÜMLE


- TOUCH :/yerine DOKUNMAK


- TOUGH :/yerine ZORLU, SERT


- TÖVBE AŞAMALARI

( * YAKAZA(ÜRPERTİ)
* İNTİBAH(UYANIŞ)
* NEDEM(NEDÂMET)(PİŞMANLIK)
* TEVBE(TÖVBE)
* İNABE(YÖNELİŞ)
* İKBAL(ALLAH'LA KULUN KARŞILIKLI ALÂKASI) )


- [ya] TÖVBE ile/ve/ya da/||/<>/> AFFETMEK


- TÖVBE ve/=/||/<>/> ASLINA DÖNME


- TÖVBE ile/ve/<> BAĞIŞ


- TÖVBE ile/ve/değil/yerine/||/<> FARKINDALIK


- TÖVBE = GÖZYAŞI

( Yangın, gözyaşı ile söndürülmez. )


- TÖVBE ile/ve İNÂBET

( Dışlaşmış olan pisliklerden temizlenmek. İLE/VE Bâtınî, kimsenin hissetmediği günahlardan temizlenmek. )

( Şeriatte. İLE/VE Tarikatte. )


- TÖVBE["TÖBE" değil!] ile/ve İSTİĞFAR["İSTİFAR" değil!]


- TÖVBE ve/<> KALP


- TÖVBE ile/ve/değil/=/||/<>/< ÖZELEŞTİRİ

( Değişmek. İLE/VE/DEĞİL/=/||/<>/< Değişmeye çalışmak. )


- TÖVBE ile/ve RÜCÛ

( Tövbe bir kere olur, iki kere olan tövbe, tövbe değildir. )

( Tövbeyle büyük günahlar küçülür, ihmal ile küçük günahlar büyür. )


- TÖVBE ile/ve SIĞINMA


- TÖVBE ile/ve/değil/yerine TÖVBEDEN, TÖVBE


- TÖVBE ile TÖVBELİ ile TÖVBESİZ/LİK ile TÖVBE AYLARI


- TÖVBE ile/ve/<> VEFÂ

( İkisi de süreklidir/sürekli olmalıdır. )


- TÖVBE ile/ve/<> VEFÂT


- TOWARD :/yerine -E DOĞRU


- TOWARDS :/yerine -E DOĞRU


- TOWER :/yerine KULE


- TOWER'S


- TOWN :/yerine KASABA, ŞEHİR


- TOX-/TOXI-/-TOXIC/TOXICO-/-TOXO- ile/||/<> VİR- ile/||/<> SEPSİS-/SEPT-/SEPTİ-/SEPTO-

( Zehir. İLE/||/<> Zehir. İLE/||/<> Zehirlenme, çürüme. )


- TOY[Azr.] = DÜĞÜN[Tr.]


- TOYGA ile TOYGAR ile TOYGA ÇORBASI


- TOZ-TOMUR (İNSİN)

( Yağmur yağdığında söylenilir. )


- TOZ ile DUMAN

( [Divan şiirinde] Bir toprak parçası olarak gubâr, sevgilinin yüceliğinin ve değerinin büyüklüğünü anlatmada kullanılır. )

( GUBÂR ile ... )

( GERD ile DÛD )

( DUST vs. SMOKE )


- TOZ = GUBÂR = POUDRE


- TÖZ ile/<> MODUS ile/<> CONATUS

( Kendinde varolan ve yine kendi aracılığıyla kavranan. İLE/<> Varoluşu, bir başkasına dayanan ve yine o başkası aracılığıyla kavranan. İLE/<> Bir şeyin, gücü yettiğince varoluşunu sürdürme çabası, yaşamda kalma isteği/arzusu. )


- TOZ ile/ve/||/<>/> PUDRA


- TOZ ile/ve TOZAN

( ... İLE/VE İncecik toz tanesi. | Tozu çok olan yer. )


- TOZ ile TOZUNU ALMAK ile SİLGİ ile TOZ ALMA ile ÇÖPÇÜ

( DUST vs. DUST OFF vs. DUSTER vs. DUSTING vs. DUSTMAN )

( خاک ile گرد ile گرد و خاک ile غبار ile خاکه ile گردوخاک گرفتن ile گردگيري کردن ile تربت ile خاک گرفتن ile گردگير ile وسيله گردگيري ile گردگيري ile مامور تنظيف )

( KHAK ile GARD ile GARD VE KHAK ile GHABAR ile KHAKEH ile GARDOKHAK GARAFTAN ile GARDEGYRY KARDAN ile TARBAT ile KHAK GARAFTAN ile گردگير ile VESYLAH GARDEGYRY ile گردگيري ile مامور تنظيف )


- TOZ ile ÜLGER/HÂV[Ar.]


- TOZ ile/ve VAKIF/CAMİ TOZU


- TOZAN ile TOZAN

( İncecik toz tanesi. | Tozu çok olan yer. İLE Kar fırtınası. )


- TOZ-DUMAN (İÇİNDE KALMAK)


- TOZLU ile TOZLUK ile TOZLUKLU ile TOZLUKSUZ


- TOZLUK ile/ve/<> DOLAK

( ... İLE/VE/<> Bacaklara, ayak bileğinden, dize kadar dolanan, ensiz ve uzun kumaş parçası. )


- TOZUMAK ile TOZ ile TOZ BEZİ ile TOZ BOYA ile TOZ DUMAN ile TOZ SABUN ile TOZ ŞEKER ile TOZ BULUTU ile TOZ TOPRAK ile TOZ FIRÇASI ile TOZ MASKESİ


- TPN/TOTAL PARENTERAL NÜTRİSYON TOTAL PARENTERAL NUTRITION[İng.] değil/yerine/= TÜMÜYLE DAMARDAN BESLENME


- TRACE :/yerine İZ, İZLEMEK


- TRACK :/yerine İZ, TAKİP ETMEK


- TRACT ile ...

( Solunum sistemi. )


- TRADE vs. BARTER


- TRADE :/yerine TİCARET, TAKAS ETMEK


- ANANE/TRADİSYON değil/yerine/= GELENEK


- TRAFİK IŞIĞI ile SEMAFOR[Fr. < Yun.]

( ... İLE Demiryollarında, gündüz mekanik olarak kırmızı bir kolla, gece kırmızı ışıkla işaret veren aygıt. | İki gemi ya da gemi ile kıyı istasyonu arasında haberleşmede kullanılan, üç kollu, işaret sütunu. )


- TRAFİK ile TRAFİKÇİ/LİK ile TRAFİK AKIMI ile TRAFİK AKIŞI ile TRAFİK TERÖRÜ ile TRAFİK ŞERİDİ ile TRAFİK LAMBASI ile TRAFİK CANAVARI ile TRAFİK MAHKEMESİ ile TRAFİK MÜFETTİŞİ ile TRAFİK İŞARETLERİ


- TRAFİKTE ÖNCELİKLİLER[sırasıyla]:
ENGELLİ/LER ile/ve/< HASTA/LAR ile/ve/< YAŞLI/LAR ile/ve/<
ÇOCUK/LAR, ÖĞRENCİ/LER ile/ve/< HANIM/LAR ile/ve/<
YAYA/LAR ile/ve/<
BİSİKLETLİ/LER ile/ve/< MOTOSİKLETLİ/LER ile/ve/< ACİL DURUM ARAÇLARI[hasta taşıma, itfaiye, polis] ile/ve/<
TOPLU TAŞIMA ARAÇLARI[raylı düzenler öncelikli olmak üzere!] ile/ve/<
ARABA/LAR ile/ve/< AYRICALIKLI/LAR
[her seviyedeki/konumdaki resmî makam araçları (her ne kadar güvenlikleri "önemli/öncelikli" sayılsa da!)]

( Kişiye ait arabaların sayılarının ülkemizde çok olması [ya da artmasının teşvik ediliyor olması], yolların eski olanaksızlıklara göre düzenlenmiş olması, önceliği arabalara vermek için geçerli bir neden değildir/olamaz! Tam tersine, konumları/sıraları en sondadır! [Bu zihniyeti geliştirmeyi ve yaygınlaştırmayı, her birimiz haklarımıza sahip çıkarak daha da hızlandıracağız! Lütfen!!! Sizin de farkındalığınız, desteğiniz ve katılımınızla!...] )


- TRAFİKTE:
"SİNİRLİ OLMAK" değil/yerine SORUMLU OLMAK

( www.plakanialdim.com )

( Facebook, KENDİNE GEL!!! sayfasına katılın, uyarın!

Kişi, kurum ve kuruluşların, "yaptığı" fakat yapmayabilecekleri yanlış(lık)ları göstererek anlatmak üzere kurulmuş bir uyarı sayfasıdır!

Sen de uyar! )

( Sivil Yaya Girişimi )

( Emniyet Şeridi İhlâli, Makas Atanlar, Yaya Geçidine park edenlere sinirlenip söyleneceğinize, fotoğraflayıp internetten İHBAR edin! Cezası, ilgiliye gitsin... )


- TRAFO[Alm.]/TRANSFORMER[İng.] değil/yerine/= DÖNÜŞTÜRÜCÜ

( Dönüştürücü. | Yüksek gerilim hattından aldığı elektriği kentin ağında kullanılabilecek seviyeye düşüren dönüştürücünün bulunduğu yer. )


- TRAIL :/yerine İZ, PATİKA


- TRAIN :/yerine TREN, EĞİTMEK


- TRAIT[İng.] değil/yerine/= ÖZNEL YAPI


- TRAJEDİ(") ile/ve/||/<> (")PARODİ(") ile/ve/||/<> (")İRONİ(")


- TRAKE[Fr. < TRACHEE] değil/yerine/= SOLUK BORUSU

( Soluk borusu. | Eklembacaklılarda bulunan özel solunum kanalları. )


- TRAKE ile TRAKELİLER


- TRAKEİT/ŞEZEN[Ar.] değil/yerine/= SOLUK BORUSU YANGISI/İLTİHABI

( TRAKEİT )


- TRAKSİYON/TRACTION[İng.] değil/yerine/= ÇEKME, ÇEKİLME, ÇEKME GÜCÜ


- TRAKT/TRACT[İng.] değil/yerine/= YOL


- TRAMVAY ile TRAMVAY HATTI


- TRAMVAY'DA, METRO'DA:
BİNMEYE ÇALIŞMAK değil/yerine İNENENLERE ÖNCELİK TANIYIP DAHA SONRA RAHATÇA BİNMEK


- TRAMVAY'DA, METRO'DA:
BİNMEYE ÇALIŞMAK değil/>< İNENENLERE ÖNCELİK TANIYIP DAHA SONRA RAHATÇA BİNMEK

( Yanlışı. >< Doğrusu. )


- TRANS ETKİSİ ile/||/<> TRANS ETKİLEME

( Trans etki kinetik labilize, trans etkileme termodinamik. )

( Formül: Pt(II) kompleksleri )


- TRANS/TRANCE[İng.] değil/yerine/= KENDİNDEN GEÇME


- TRANS ile SİS

( İkili bağ etrafında atomların karşılıklı olduğu izomer. İLE İkili bağ etrafında atomların aynı tarafta olduğu izomer. )


- TRANS ile TRANŞ ile TRANÇA


- TRANSACTION[İng.] değil/yerine/= İŞLEM


- TRANSANDANTAL/İST değil/yerine/= DENEYÜSTÜ/CÜ / AŞKIN/CI


- TRANSDÜKSİYON/TRANSDUCTION[İng.] değil/yerine/= İLETİ


- TRANSEKSİYON/TRANSECTION[İng.] değil/yerine/= ENİNE KESİ


- TRANSGENİK ile GENETİK DÜZENLEME

( Başka bir organizmadan gen aktarılmış canlılar. İLE Genleri laboratuvar teknikleriyle değiştirilmiş canlılar. )


- TRANSISTOR-TRANSISTOR-LOGIK[Alm.] ile/değil/yerine/= TRANSİSTÖR-TRANSİSTÖR MANTIĞI (TTL)


- TRANSIT[İng.] değil/yerine/= DOĞRUDAN GEÇİŞ


- TRANSITION :/yerine GEÇİŞ


- TRANSİZYON/TRANSITION[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞ, DEĞİŞME


- TRANSMİTER/TRANSMİTTER[İng.] değil/yerine/= UYARI AKTARICI


- TRANSMÜRAL/TRANSMURAL[İng.] değil/yerine/= DUVAR TUTAN | DUVARDAN


- TRANSÖZOFAGEAL/TRANSESOPHAGEAL[İng.] değil/yerine/= YEMEK BORUSUNDAN


- TRANSPERSONAL değil/yerine BEN-ÖTESİ


- TRANSPLANTASYON/NAKİL/TRANSPLANTATION[İng.] değil/yerine/= AKTARIM


- TRANSPLANTASYON[İng. < TRANSPLANTATION] değil/yerine/= DOKU/ÖRGEN AKTARIMI


- TRANSPLANTASYON[Fr./İng. < TRANSPLANTATION] değil/yerine/= ÖRGEN/BİTKİ AKTARIMI


- AŞKIN/SAL = MÜTEALİ = TRANSCENDENTAL[İng., Fr.] = TRANSZENDENTAL[Alm.] = TRANSCENDERE[Lat.]


- TRANSVERSE[İng.] değil/yerine/= ENINE


- TRAPATT DIODE[İng.] / DIODE TRAPATT[Fr.] / TRAPATT-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRAPATT DİYOTU


- TRAŞ BIÇAĞI, JİLET [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]


- TRAŞ BIÇAĞI, JİLET [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- TRAŞ ile/ve "ETEK TRAŞI"


- TRASE/TRACING[İng.] değil/yerine/= YOL, İZ


- TRAUMAT-/TRAUMATO- ile/||/<> HELC-/HELCO-

( Yara. İLE/||/<> Ülser, ülser yapan, dokuyu yiyen yara. )


- TRAVAY LABOUR[İng.] değil/yerine/= DOĞUM EYLEMİ


- TRAVMA:
DOĞA KAYNAKLI ile/ve/ne yazık ki/||/<> İNSAN KAYNAKLI


- TREADMILL[İng.] değil/yerine/= KOŞU BANDI


- TREAT :/yerine DAVRANMAK, TEDAVİ ETMEK


- TRELLE'Lİ ANTIMUS ile/ve/||/<> MİLET'Lİ İZİDOR

( Ayasofya'nın mimarları. )


- TREN ile HIZLI TREN ile TRAMVAY ile HIZLI TRAMVAY ile METRO ile FÜNİKÜLER


- TREND vs. TO MARK A NEW EPOCH


- TREND ile ÇIĞIR AÇMAK

( TREND vs. TO MARK A NEW EPOCH )


- TREND :/yerine EĞİLİM, AKIM


- TREND değil/yerine/= EĞİLİM


- TREND ile EKOL


- EĞİLİM/TREND[İng.] ile FURYA[İt. < FURIA]

( Eğilim. İLE Olağandan çok fazla bulunma durumu. )


- [ne yazık ki]
"TRENİ/OTOBÜSÜ KAÇIRMAK" ile/ve/değil/||/<>/< DOĞRU DURAKTA VE ZAMANINDA BULUNMAMAK


- TRENT/TREND[İng.] değil/yerine/= EĞİLIM


- TRİAD[Osm.] / TRIADE[İng.] / TRIADE[Fr.] / TRIADE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAD


- TRİAJ[Fr.] değil/yerine/= İLK TANI/BAKI


- TRIAL :/yerine DENEME, DURUŞMA


- TRIALLYLAMINE[İng.] / AMINE DE TRIALLYLE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİALLİLAMİN


- TRIACETONAMINE[İng.] / TRIACÉTONAEMINE[Fr.] / TRIACERONAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİASETONAMİN


- TRIBE :/yerine KABİLE


- -TRİBE ile/||/<> -TRİPSY

( Ezici, ovucu, aşındırıcı, bastırıcı araç. İLE/||/<> Ezici ameliyat, parçalama. )


- TRIBO-[İng.] / TRIBO-[Fr.] / TRIBO-[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİBO-


- TRICK :/yerine HİLE, NUMARA


- TRICK vs./and CALCULATION


- TRIDECYL ALCOHOL[İng.] / ALCOHOL TRIDECYLIQUE[Fr.] / TRIDECYLAKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİDESİL ALKOL


- TRIDECYL AMINE[İng.] / AMINE DE TRIDECYLE[Fr.] / TRIDECYLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİDESİL AMİN


- -TRIENE[İng.] ile/değil/yerine/= TRİEN


- TRIETHYL BORANE[İng.] / TRIÉTHYL BORANE[Fr.] / TRIETHYL BORAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİL BORAN


- ACIDE TRIFLUOROACÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİFLORORASETİK ASİT


- TRİGER[İng. < TRIGGER] (KAYIŞI) değil/yerine/= TETİKLEYİCİ (KAYIŞ)


- TRIGON/TRIGONE[İng.] değil/yerine/= ÜÇGEN


- TRIHYDRIC ALCOHOL[İng.] / TRIALCOOL[Fr.] / DRIWETTER ALKALOID[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİHİDRİK ALKOL


- TRIHYDROXYETHYLAMINE OLEAT[İng.] / OLÉATE DE TRIHYDROXYÉTHYLAMINE[Fr.] / TRIHYDROXYÄTHYLAMIN OLEAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİHİDROKSİETİLAMİN OLEAT


- TRIISOPROPYL BORATE[İng.] / BORATE DE TRIISOPROPYL[Fr.] / TRIISOPROPYL BORATE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİİZOPROPİL BORAT


- TRICHLOROETHANE[İng.] / TRICHLOROÉTHANE[Fr.] / TRICHLORÄTHAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLORETAN


- TRICHLORBUTYL ALCOHOL[İng.] / TRICLORBUTYL ALCOOL[Fr.] / TRIKLORBUTYL ALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROBUTİL ALKOL


- TRICHLOROFLUOROMETHANE[İng.] / TRICHLOROFLUOROMÉTHANE[Fr.] / TRICHLOROFLUOROMETHANE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROFLOROMETAN


- TRİKO[Fr. < TRICOT] ile KAZAK[Fr. < CASAQUE]

( Farklı tasarımlar kapsamında kumaşın üretilmesi için bir teknik. Özel bir dokuma tekniği kapsamında, kazak ve benzeri giyim parçalar için hazırlanan kumaş yapımı. İLE Baştan geçirilerek giyilen, genellikle kollu, örme üst giysisi.[Boğazlı ya da boğazsız, bisiklet yaka, kalın ya da ince gibi çok sayıda değişik tasarımı bulunur.] )


- TRİKO[Fr. < TRICOT] değil/yerine/= ÖRME


- TRİKOSEFAL[Fr. < TRICHOCEPHALE] değil/yerine/= KIRBAÇ KURDU

( Çeşitli türleri insanın ve hayvanın kalın bağırsağında yaşayan, boyu 5 santimetre olan, eni gözle görülmeyecek incelikte bir asalak. )

( TRICHURIS TRICHIURA )


- TRİKOTAJ değil/yerine/= ÖRME İŞLER


- TRİL/THRİLL[İng.] değil/yerine/= ELLE DUYUMSANILAN TİTREŞİM, ELE GELEN TİTREŞİM


- TRILAURYL AMINE[İng.] / TRILAURYLAMINE[Fr.] / TRILAURYLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİLAURİL AMİN


- TRİLOJİ/TRİLOGY[İng.] değil/yerine/= ÜÇLÜK


- ACIDE TRICHLOROACETIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİLOKORASETİK ASİT


- ACIDE TRICHLOROPHÉNOXYACÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİLOKOROFENOKSİASETİK ASİT


- ACIDE TRICHLORALCIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİLOKOROLAKTİK ASİT


- ACIDE TRICHLOROISOCYANURIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİLOKOROZİSYANÜRİK ASİT


- TRIMETHYLADIPIC ACID[İng.] / ACIDE TRIMÉTHYLADIPIQUE[Fr.] / TRIMETHYLADIPINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMETİL ADİPİK ASİT


- TRIMETHYLBORATE[İng.] / BORATE DE TRIMÉTHYLE[Fr.] / BORSÄUREMETHYLESTER[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMETİL BORAT


- TRIMETHYLIC ACID[İng.] / ACIDE TRIMÉTHYLACÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİMETİLASETİK ASİT


- TRİNKETA[İt. < TRINCHETTO] değil/yerine/= SEREN YELKENİ

( Yelkenli gemilerde pruva direğinin en altta bulunan ana sereni ve bu serene bağlanan yelken. )


- TRİO/TRİYO[İt.] değil/yerine/= ÜÇLÜ


- TRIONE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİON


- TRİPİTAKA ile/||/<> SUTRA ile/||/<> VİNAYA

( Üç sepet. Budist Metinlerin tümü. @@ Temel metinler. Buda'nın kendi gerçek öğretisinin bulunduğu cilt. @@ Budist keşişler tarafından uygulanan disiplin. )


- TRICE, TRIS-[İng.] / TRIS-[Fr.] / TRIS-[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİS-


- TRISHA[Sansk.] = TANHA[Palice]


- TRİSHNA[Sansk.](TANHA[Palice]) ile ...

( Tutkular, aşırı istekler, yaşam için duyulan doyumsuzluk. Theravada Budizmi'nde dört yüce gerçekten biri. )


- TRİYAT/TRIAD[İng.] değil/yerine/= ÜÇLÜ


- TRIODENKLEMMSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİYOT KLEMP DEVRESİ


- TRIODENKLEMME[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİYOT KLEMP


- TRIODE TUBE[İng.] / TUBE TRIODE[Fr.] / TRIODENLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİYOT LAMBA


- TRIODE LASER[İng.] / LASER TRIODE[Fr.] / TRIODENLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİYOT LAZER


- TRIODE CLAMP[İng.] / CLAQUETTE À VERROUILLAGE TRIODE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİYOT MANDAL


- TROFİK KADEMESİ ile/||/<> BESİN AĞI

( Trofik kademesi beslenme seviyesiyken İLE besin ağı tüm beslenme ilişkileri ağıdır )

( Formül: Enerji akışı )


- TROKAR/TROCAR[İng.] değil/yerine/= DELEÇ


- TROLEYBÜS HATTINDA:
AKMESCİT ve/<> YALTA

( Dünyanın en uzun troleybüs hattıdır.[Kırım'da.] )


- TROMBOEMBOLİZM/THROMBOEMBOLISM[İng.] değil/yerine/= PIHTI TIKANIMI


- TROMBOJENİK/THROMBOGENIC[İng.] değil/yerine/= PIHTI OLUŞTURUR


- TROMBOLITİK/THROMBOLYTIC[İng.] değil/yerine/= PIHTI ERITİR


- TROMBOLİZ/THROMBOLYSIS[İng.] değil/yerine/= PIHTI ERİMESİ


- TROMBOZ/THROMBOSE[İng.] değil/yerine/= PIHTI TIKAÇ OLUŞUMU