Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 46.157 başlık/FaRk ile birlikte,
46.157 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(171/186)


- ÜRKEK ile ÖDLEK

( TIMIDUS cum PUSILLANIMIS )


- ÜRKME ile TIRSMA


- ÜRKÜ/PANİK ile/ve/değil/||/<>/> TEPKİ


- ÜRKÜTMEK ile ÜRKÜTÜLMEK ile ÜRKÜ ile ÜRKÜŞ ile ÜRKÜLÜ ile ÜRKÜSÜZ


- ÜROFLOMETRİ/UROFLOWMETRY[İng.] değil/yerine/= İDRAR AKIM ÖLÇÜMÜ


- ÜRPERME ile KORKU

( Şecaat'ten gelir. İLE Öfke'den gelir. )

( TAHAŞŞÎ[< HAŞYET]/KAŞ'ARÎRE ile HAVF )


- ÜRPERTİ ile/ve/> TUTKU

( SHUDDER vs./and/> PASSION )


- URUK ŞEHRİ ile ...

( İlk sur inşa edilen yer. )


- ÜRÜN ile/ve/> DİZGESELLİK


- ÜRÜN ile/ve/||/<> PARÇA


- ÜRÜN ile/ve/<> YAPIT ile/ve/<> MEYVE


- URUNÇ, DR. CÜNEYT (İST. 1926 - 2013) :

( İstanbul Tıp Fakültesini bitirdi. Bir süre serbest olarak çalıştıktan sonra Almanya'ya giderek ihtisas yaptı ve orada kaldı. Sarıyer Spor Kulübünde (1946 - 1948) futbol oynadı. Bilahare üyesi olduğu Sarıyyer Spor Kulübünde 2 dönem (1962/63 ve 1963/64) yönetim kurulu üylesi olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübünün ilk büyük şampiyonluğu olan Profesyonel İstanbul Mahalli I. Lig Şampiyonluğunu kazanan yönetim kurulunda bulundu. )


- URYAN/[Ar.] değil/yerine/= ÇIPLAK/YALINCAK


- ÜRYAN ile ÜRYANİ ile ÜRYANİ ERİĞİ


- US/AKIL/LOGOS:
KİŞİDE ve AİLEDE ve TOPLUMDA

( KINALIZÂDE - AHLÂK-I ALÂİ kitabını okumanızı salık veririz. )


- US/AKIL ile/ve/||/<>/> BİLİM/İLİM


- US/ULTRASON/ULTRASONOGRAFİ ULTRASOUND[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİ, YANSILANIM


- US = AKIL = REASON[İng.] = RAISON[Fr.] = VERNUNFT[Alm.] = RATIO[Lat.] = RAZON[İsp.]


- US <>/||/> İMGELEM <>/||/> DUYUM


- US/AKIL ve/||/<>/>/< SAYGI/HÜRMET


- ÜS ile ÜSTEL

( ... İLE Üsü, 1 olan. )


- US ile ZİHİN

( REASON vs. MIND )


- UŞAK[< URŞAK] ile AYVAZ

( Hizmet eden erkek. | Çocuk. İLE Büyük konaklarda, mutfak ve yemek hizmetlerinde çalıştırılan uşak. | Koca, erkek, eş. | Karşılık, bedel. )


- US/AKIL:
HERKESİ AŞKIN ile/ve/||/<> HERKESTE İÇKİN


- US/AKIL[Ar.]/LOGOS[Yun.] ile/ve/||/<> YER/TOPOS[Yun.]


- USANÇ/GINA ile/ve/||/<>/< KANIKSAMA

( İlişki(ler)de, "sahip olmakta", [kendinden ve/ya da ötekinden] "eminlikte", en önemli eşik, kanıksama noktasıdır. [Kavuşmakta/vuslatta, gına/kanıksama vardır.]

Bu eşik, ancak, bunun bilgi ve bilinciyle, sürekli anımsanarak, ilişkiyi besleyecek/destekleyecek davranış ve tutumla, iletişim ve paylaşımla aşılabilir. )


- USANMAK ile USANILMAK ile USANDIRMAK ile USA VURMA


- UŞAQ[Azr.] = ÇOCUK[Tr.]


- USDIŞI = GAYR-İ AKLÎ = IRRATIONAL[İng., Alm.] = IRRATIONNEL[Fr.]


- ÜŞENMEK ile ÜŞENÇ


- USG/ULTRASONOGRAFİ ULTRASONOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİ YANSILANIM


- USING vs. MANIPULATION


- ÜSKÜDAR'DA SABAH OLDU ile GEÇTİ BORUN PAZARI, SÜR EŞEĞİNİ NİĞDE'YE


- USKUMRUKÖY CAMİİ :

( Uskumruköy camii Osmanlılar döneminde ve 17. yy. da yapıldığı söylenmektedir. Camiin bazı kısımları tarihi özellikleri ortaya koyarken minarede yapılan onarımlar sırasında tarihi doku bozulmuştur. )


- USKUMRUKÖY İLKÖĞRETİM OKULU :

( Okul 1960'da tek dershaneli olarak açıldı ve 1961'de eğitime başladı. İlkokul öğrencileri beşinci sınıftan sonra Kilyos İlköğretim okuluna gitmektedirler. )


- UŞKUN

( Karabuğdaygillerden, yaprakları yürek biçiminde, kökü dıştan sincabi ve içten sarı renkte olan bir ravent türü. )

( RHEUM RHAPONTICUM )


- USKUR ile USKURU ile USKURLU


- ÜSLÜ/ÜSTEL/EXPONENTIAL[İng.] ile ÜST EL

( Katlı/katlanan. @@ Güçlünün/güçlülerin "etkisi". )


- ÜSLÛB/ÜSLÛP ile/ve EKOL


- ÜSLUB ile/ve USLÛB


- ÜSLÛP değil/yerine/= SÖYLEYİŞ/BİÇEM


- ÜSLÛP ile TAVIR

( [ne yazık ki] Doğruyu dile getirmenin üslûbundan dem vuranlar, yanlışı en kaba biçimde ifade etmekten kaçınmıyorlar... )


- ÜSLÛP ile TUTUM


- ÜSLÛP ile/ve/||/<> USTURUP/LU[İt. < STROPA]

( Tarz. İLE/VE/||/<> Biçimine getirmek, uygun zamanı bulmak, denk düşürmek. )


- ÜSLUPLAŞTIRMAK ile ÜSLUP ile ÜSLUPLU ile ÜSLUPÇU/LUK ile ÜSLUPSUZ/LUK


- ÜSLÛP'TA:
BİREYSELLİĞİN YÜCELİĞİ ve GÜZELLİK SEVGİSİ


- UŞŞAK/BUSELİK ile/ve/değil/||/<>/> BAYATİ

( ... İLE Türk müziğinde, Uşşak dörtlüsüne, buselik beşlisi katılmasıyla oluşturulmuş, eski bir makam. )


- USSAL BİLGİ ile/ve/<> SEZGİSEL BİLGİ

( İkinci türden bilgi. )

( Gerçeği yanlıştan ayırdeden bilgi. )

( Zorunlu olarak gerçektir. )

( RATIONAL KNOWLEDGE vs./and/<> INTUITIONAL KNOWLEDGE )

( COGNITIONEM SECUNDI GENERIS cum/et/<> SCIENTIA INTUITIVA )


- USSAL ile/ve/||/<> KAVRAMSAL


- USSAL/LIK ile/ve/<> EVRENSEL/LİK


- US/SAL/LIK ile/ve/=/<> OLGU/SAL/LIK


- UPPER ATMOSPHERE[İng.] / ATMOSPHÈRE SUPÉRIEUR[Fr.] / OBERE ATMOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜST ATMOSFER


- ÜST BACAK KEMİĞİ ile KAVAL KEMİĞİ/BACAK KALEMİ

( ... İLE Baldırda olan iki kemikten kalını. )

( FEMUR vs. TIBIA )


- ÜST DUDAK = ŞEFE-İ ULYÂ = LÈVRE SUPÉRIEURE


- ÜST METİN İŞARETLEME DİLİ/HYPERTEXT MARKUP LANGUAGE/HTML[İng.] ile/ve/||/<> GENİŞLETİLEBİLİR İŞARET DİLİ/EXTENSIBLE MARKUP LANGUAGE/XML[İng.]

( Verileri ve içerikleri görüntülemek için kullanılır. İLE/VE/||/<> Verileri depolamak ve paylaşmak için kullanılır. )

( Etiketleri önceden tanımlanmıştır. İLE/VE/||/<> Etiketleri önceden tanımlanmamıştır. Kullanıcı kendi etiketlerini oluşturmaktadır. )


- ÜST SINIF ile ORTA SINIF ile ALT SINIF

( Yaşar. İLE Yakınır. İLE Şükreder. )

( Paraya tapar. İLE Öndere tapar. İLE Tanrı'ya tapar. )


- SUPERPOSITION PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE SUPERPOSITION[Fr.] / ÜBERLAGERUNGSPRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜST ÜSTE BİNME İLKESİ


- USTA ile ÜSTÂD

( Üstad, işi başından aşkın olduğunda dingin ve neşelidir. )

( Usta, kendini bilgiye verir, ilkelere bağlı kalır ve sınırı aşmaz. )

( RÂSİHÛN: Uzman.[kök salmış] )

( HAZÂKÂT: Ustalık, üstadlık. )


- USTACA ile USTALIK ile AÇIK SÖZLÜ

( INGENIOUS vs. INGENIOUSNESS vs. INGENUOUS )

( نکته پرداز ile نکته دان ile نکته سنجي ile کارداني ile ندانم کار ile پيشاني گشاده )

( NEKTEH PARDAZ ile NEKTEH DAN ile NEKTEH SANJY ile KARDANY ile NADANAM KAR ile PEYSHANY GOSHADEH )


- ÜSTÂD ile/||/<> USTA ile/||/<> KALFA ile/||/<> ÇIRAK ile/||/<> YAMAK/ELULAĞI ile/||/<> MİÇO/MUÇO[İt.]

( ... İLE/||/<> Yaşadıklarımızın. İLE/||/<> Yaşamakta olduklarımızın. İLE/||/<> Yaşayacaklarımızın. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... )

( ... ile ... ile ... ile TİLMÎZ ile ... )


- USTA/LIK ile/ve BİLGE/LİK


- USTALIK ile/ve İRFAN


- USTALIKTA/VİRTÜÖZLÜKTE:
NICCOLO PAGANINI ve/||/<> FRANZ LIST


- EXPONENTIAL DECOMPOSITION[İng.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL BOZUNMA


- EXPONENTIAL WAVE[İng.] / ONDE EXPONENTIELLE[Fr.] / EXPONENTIALWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL DALGA


- EXPONENTIAL EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIENCE EXPONENTIELLE[Fr.] / EXPONENTIALEXPERIMENT, EXPONENTIALVERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL DENEY


- ÜSTEL İŞLEV/FONKSİYON ile/||/<> LOJİSTİK İŞLEV/FONKSİYON

( Üstel Fonksiyon ve Lojistik Fonksiyon arasındaki ilişki )


- EXPONENTIAL ASSEMBLY[İng.] / ASSEMBLAGE EXPONENTIELLE[Fr.] / EXPONENTIALSYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL SİSTEM


- EXTINCTION EXPONENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL SÖNÜM


- ÜSSÎ ZAYIFLAMA[Osm.] / EXPONENTIAL ATTENUATION, EXPONENTIAL EXTINCTION[İng.] / ATTÉNUATION EXPONENTIELLE[Fr.] / EXPONENTIELLE SCHWÄCHUNG, EXPONENTIALLÖSCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL ZAYIFLAMA


- EXPONENTIAL[İng.] / EXPONENTIELLE[Fr.] / EXPLOSION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL


- ÜSTELİK ... ile HATTA ...


- ÜSTİNSAN" ile/||/<> SON İNSAN

( Tanrı öldü tezi )

( Friedrich Nietzsche tarafından 1883 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1844-1900) (Ülke: Almanya) (Alan: Felsefe) (Önemli katkıları: Üstinsan, güç istenci, nihilizm) )


- ÜSTLÜ ile ÜSTLÜK


- ÜSTÜN İNSAN değil OLGUN/YETKİN/KÂMİL KİŞİ


- ÜSTÜN KAVRAMLAŞMIŞ DİL(LER) ile YETERİNCE KAVRAMLAŞAMAMIŞ DİL(LER)


- ÜSTÜN, REFET (İST. 1930) :

( Tarabyalıdır. Tam 9 dönem Tarabya Mahallesi muhtarlığına seçildi. 1964 yılından bu yana görevini devam ettiriyor. Çeşitli sosyal ve kültürel derneklerde üye olup Tabya Spor Kulübünde de yıllarca yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- ÜSTÜN ve/||/=/<> İNSANI/KİŞİLERİ SEVEN

( En "üstün" kişi/ler, kişileri/insanı seven(ler)dir. )


- ÜSTÜN ile/ve/değil ÖTE

( [not] SUPERIOR vs./and/but BEYOND )


- ÜSTÜN ile/ve/değil ÜNLÜ

( Sakınan ve ümit edenlerin dışında kimsenin kimseye üstünlüğü yoktur. )


- ÜSTÜN" ile/değil ÜSTTE DURAN


- ÜSTÜN ile ÜSTÜN[Ar.]/FETHA

( Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. | Birine ya da bir şeye göre, nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan.[FAİK] İLE Arap yazısında, bir ünsüzün, geniş, kısa ve düz [a, e] okunacağını gösteren im. )


- ÜSTÜNDE DURMA(MA)K ile CİDDİYE ALMA(MA)K


- ÜSTÜNE DÜŞEN ile/ve/||/<>/< PAYINA DÜŞEN


- (ÜSTÜNE) TUZ-BİBER (EKMEK)


- ÜSTÜNE TUZ BİBER EKMEK ile/ve YANGINA KÖRÜKLE GİTMEK


- ÜSTÜNLEŞMEK ile ÜSTÜN/LÜK ile ÜSTÜNE ile ÜSTÜN ZEKA ile ÜSTÜN YAPIM ile ÜSTÜN ZEKALI/LIK ile ÜSTÜNE ÜSTLÜK ile ÜSTÜNLÜK HİSSİ ile ÜSTÜNLÜK DUYGUSU ile ÜSTÜNLÜK DERECESİ ile ÜSTÜNLÜK KARMAŞASI ile ÜSTÜNLÜK KOMPLEKSİ


- ÜSTÜN/LÜK / GERİ/LİK ile/ve/değil/yerine FARK/LI/LIK


- ÜSTÜNLÜK ile AYRICALIK


- ÜSTÜN/LÜK ile/ve/değil/yerine/||/<> FARKLI/LIK

( [not] SUPERIOR/ITY vs./and/but/||/<> DIFFERENT/DIFFERENCE, DIVERSITY
DIFFERENT/DIFFERENCE, DIVERSITY instead of SUPERIOR/ITY )


- ÜSTÜN/LÜK ile/ve/değil/yerine KAPSAYICI/LIK


- ÜSTÜN/LÜK ile/değil/yerine ÖZGÜVEN/Lİ


- ÜSTÜN/LÜK / ALÇAK/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNCE/LİK / SONRA/LIK


- ÜSTÜNÜ ÖRTMEK ile GÖZARDI ETMEK


- ÜSTÜNÜZE ALMAYIN ile/ve/değil/||/<>/< SİZE YÖNELİK DEĞİL


- USTUVÂNE KÂİME ile/||/<> USTUVÂNE MÂİLE ile/||/<> USTUVÂNE MÜSTEDÎRA ile/||/<> USTUVÂNE MUDALLA

( Dik silindir. İLE/||/<> Eğik silindir. İLE/||/<> Dairesel silindir. İLE/||/<> Çokgen prizma. )


- USUAL :/yerine OLAĞAN


- USUL USUL/YAVAŞ YAVAŞ (GİTMEK, YAKLAŞMAK)


- USÛL ile/ve ARUZ ile/ve MAKAM ile/ve EDEB


- USÛL ile/ve ERKÂN

( Yöntemler. İLE/VE Esaslar, destekler. | Reisler. )


- USÛL ile/ve/<> FÜRÛG[Fars.]

( Yöntem. İLE/VE/<> Işık/ziyâ/nur, parlaklık, parıldayış. )


- USÛL ile/ve/||/<>/> HUSÛL


- USÛL[Ar.] ile/ve/||/<>/> İRFAN[Ar.]


- USULDEN ile USULDEN BOZMA


- USÛL-Ü FIKIH'TA:
KİTAP ile/ve/||/<> SÜNNET ile/ve/||/<> İCMÂ ile/ve/||/<> KIYAS


- USUVV[Ar.] ile FESÂD[Ar.]


- UTANÇ:
BENCİL OLMAK ile/değil/ne yazık ki BENCİL GÖRÜNMEK

( [ne yazık ki] Kişiler, bencil olmaktan değil "bencil görünmek"ten utanır. )


- UTANÇ VERİCİ ile/ve/||/<> KÜÇÜK DÜŞÜRÜCÜ


- UTANÇ ile/ve/||/<> ÖZERKLİĞE KARŞI UTANÇ


- UTANÇ = SHAME[İng.] = HONTE[Fr.] = SHAM[Alm.] = PUDOR[Lat.]


- UTANÇ ile UTANDIRMAK ile UTANMIŞ ile UTANÇ

( EMBARRASMENT vs. EMBARRASS vs. EMBARRASSED vs. EMBARRASSMENT )

( خيطي ile آبرو ريختن ile شرمنده کردن ile بيآبرو کردن ile خيط کردن ile خجالت دادن ile خجل کردن ile شرمسار ile شرمنده ile رودربايستي ile شرمساري ile شرمندگي ile آبروريزي )

( خيطي ile ABRO RYKHTAN ile SHARMANDEH KARDAN ile BEYABRO KARDAN ile KHYT KARDAN ile KHOJALT DADAN ile KHJEL KARDAN ile SHARMSAR ile SHARMANDEH ile RUDARBAYSETY ile شرمساري ile SHARMANDEGY ile ABROORYZY )


- UTANMAK ile UTANDIRMAK ile UTANABİLMEK ile UTANÇ ile UTANA SIKILA ile UTANÇ DUYGUSU


- UTILITY :/yerine FAYDA, HİZMET


- ÜTMEK ile ÜTMEK

( Ateşten ya da yüksek bir ısıdan geçirmek. | Bir şeyi, tüylerini yakmak için alevden geçirmek. | Taze buğday ya da mısırı, ateşe tutup pişirmek. İLE Oyunda, kumarda kazanmak, yenmek. )


- ÜTOPYA:
ÜMİT ve/||/<>/> EYLEM


- ÜTS/PRODUCT TRACKING SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ÜRÜN TAKİP DÜZENİ


- ÜTÜ ile DEMİR ÇAĞI ile DEMİR BANTLAR ile DEMİR YAKA ile DEMİR DÖKÜMHANESİ ile DEMİR İRADE ile ÜTÜCÜ ile İRONİK ile DEMİRCİ ile DEMİR TAŞI ile DEMİR AĞACI ile DEMİR İŞİ

( IRON vs. IRON AGE vs. IRON BANDS vs. IRON COLLAR vs. IRON FOUNDRY vs. IRON WILL vs. IRONER vs. IRONIC vs. IRONSMITH vs. IRONSTONE vs. IRONWOOD vs. IRONWORK )

( اتو ile آهن ile حديد ile آهن پوش کردن ile اتو زدن ile اطو ile اتو کردن ile عصر آهن ile آهن جامه ile غل ile کارخانه ذوب آهن ile اراده محکم ile اتو کش ile طعنهآميز ile طعنهاي ile آهنگر ile آهنکر ile سنگ آهن ile دمير آغاجي ile آهنکاري )

( OTO ile آهن ile حديد ile AHAN PUSH KARDAN ile OTO ZADAN ile ATOO ile OTO KARDAN ile ASR AHAN ile AHAN JAMEH ile GHEL ile KARKHANEH ZOB AHAN ile ARADEH MOHKAM ile OTO KESH ile TANEHAMYZ ile TANEYAY ile AHANGAR ile AHANKER ile SANG AHAN ile دمير آغاجي ile AHANKARY )


- ÜTÜLÜ ile/ve KATLI


- ÜTÜSÜZ ile ÜTÜSÜ ÜZERİNDE


- UV/ULTRAVİYOLE RADYASYON/ULTRAVIOLET RADIATION[İng.] değil/yerine/= MOR ÖTESİ, MOR ÖTESİ IŞINIM


- ÜVEYE EDERSEK ve/||/<> GELİNE EDERSEK

( [kendi] Çocuğumuzda buluruz! VE/||/<> Kızımızda buluruz. )


- ÜVEYMEK ile ÜVEY ile ÜVEY ANA ile ÜVEY KIZ ile ÜVEY ANNE ile ÜVEY BABA ile ÜVEY OĞUL ile ÜVEY EVLAT ile ÜVEY ÇOCUK ile ÜVEY KARDEŞ


- UWB/ULTRA-WIDEBAND[İng.] değil/yerine/= ULTRA GENİŞ BANT


- UYAK(KAFİYE) ÇEŞİTLERİNDE:
YARIM ile/ve/<> TAM ile/ve/<> ZENGİN ile/ve/<> TUNÇ ile/ve/<> CİNASLI

( )


- UYAK/KÂFİYE[Ar.] ve/> EŞSÖZCÜK/YEDEK/REDİF[Ar.]

( ... VE/> Koşuklarda uyaktan sonra yinelenen aynı anlamdaki sözcük ya da ek. )

( Aynı anlam, aynı görev. İLE Farklı anlam, aynı görev. )

( Çeşidi vardır. İLE Çeşidi yoktur. )

( )

( )


- UYANIK/LIK ile/ve YANIK/LIK


- UYANMAK ile/ve/değil/<> GÖZÜN AÇILMASI


- [ne yazık ki]
(")UYARI("):
(")AŞIRI(") ile/ve/||/<> (")YETERSİZ(") ile/ve/||/<> (")YERSİZ(") ile/ve/||/<> (")YANLIŞ(")


- UYARI/DÜZELTME ile/ve/değil SUBHANALLAH


- UYARI SİMGELERİNDE:
+16 değil 16+


- UYARI ile/ve/değil/||/<>/< ÇAĞRI


- UYARI ile DERECESİ


- UYARI ile/değil DİKKAT ÇEKMEK

( Kendileri ve/ya da kişilerle sorunları olanlar, dikkat çekilmesi gereken ortak konuları kişisel algılayarak anlamsız/çocukça sorunlar yaratabilirler. )


- UYARI ile/ve/değil ESPRİ

( [not] WARNING vs./and/but WIT/JOKE )


- UYARI ile/ve/değil/yerine/>< MÜJDE[Fars.]

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Sevinç haberi, muştu. | Sevinçli, hayırlı bir haber getirene verilen bahşiş. )

( Olumsuz(luk)lara/yanlış(lık)lara/kötü(lük)lere. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Olumlulara/doğru(luk)lara/iyi(lik)lere. )


- UYARI ile SAVUNMA


- UYARI ile UYANIKLIK

( ALERT vs. ALERTNESS )

( مراقب ile هشيار ile گوش بزنگ ile خبردار ile هوشيار کردن ile بهوش ile بيداري ile هشياري )

( MARAGHAB ile NPASHYAR ile GUSH BOZANG ile KHBARDAR ile TEOOSHYAR KARDAN ile BACPEHOSH ile BEYDARY ile NPASHYARY )


- UYARI ile/ve/<> VURGU


- UYARICI ile/ve/<>/> UYANDIRICI


- UYARI/İKAZ ile/ve/değil/yerine OLUMSUZ SONUÇLARA/SONUÇLARI İŞARET


- EXCITED STATE EFFECT[İng.] / EFFET D'ÉTAT EXCITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= UYARILMIŞ DURUM ETKİSİ


- EXCITED STATE[İng.] / ANGEREGTER ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARILMIŞ DURUM


- EXCITED ENERGY LEVEL[İng.] / NIVEAU D'ÉNERGIE EXCITÉ[Fr.] / ANGEREGTES ENERGIENIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARILMIŞ ENERJİ DÜZEYİ


- STIMULATED EMISSION[İng.] / ÉMISSION STIMULÉE[Fr.] / ANGEREGTE EMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARILMIŞ YAYIN


- EXCITATION ANODE[İng.] / ANODE DE L'EXCITATION[Fr.] / ERREGERANODE[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA ANODU


- EXCITATION BAND[İng.] / BANDE DE L'EXCITATION[Fr.] / ANREGUNGSBAND[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA BANDI


- ÎKAZ MÜNHANİSİ[Osm.] / EXCITATION CURVE[İng.] / COURBE D'EXCITATION[Fr.] / ERREGUNGSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA EĞRİSİ


- EXCITATION SPECTRUM[İng.] / SPECTRE D'EXCITATION[Fr.] / ERREGUNGSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA TAYFI/SPEKTRUMU


- UYARMAK ile ÖN UYARI

( FOREWARN vs. FOREWARNING )

( قبلا آگاهانيدن ile پيش آگهي )

( GHABLA AGAEHANYDAN ile PEYSH AGEHY )


- UYARMAK ile UYARTMAK ile UYARLAMAK ile UYARILMAK ile UYARLANMAK ile UYARABİLMEK ile UYARLANABİLMEK ile UYARLAYABİLMEK ile UYARI ile UYARCI/LIK ile UYARLI/LIK ile UYARLIK ile UYARSIZ ile UYARICI/LIK


- UYBAŞ, ERKAN (İST. 1948) :

( Sarıyer Halk Eğitim merkezinde güreşe başladı diğer kulüplerin bünyesinde güreş hayatını devam ettirdi. Grekoromen dalında güreşti ve pek çok kez İstanbul ve Türkiye Şampiyonu olduğu gibi Milli takımda da başarılı güreşçiler çıkardı. Ama güreşçi olarak değil daha ziyade güreş hakemi olarak kendisini kanıtladı. 4 kıtada ve 38 ülkede müsabaka yönetti. Seul, Barcelona ve Atlanta Olimpiyatları ile 38 Dünya, 43 Avrupa, 1 Balkan Şampiyonaları ve 2 Akdeniz Oyunları ile 100'e yakın uluslar arası turnuvalarda 22 yılda 5 bini aşkın müsabaka yönetti. Zaman zaman güreş antrenörlüğü yaptı, ayrıca Türkiye Güreş Federasyonu Merkez Hakem Komitesi Üyeliği ve Başkanlığı yaptı. Türkiye Olimpiyat Komitesinden Şeref Diploması ödülü aldı. )


- UYDUM AKILLI ile/ve YARIM AKILLI


- UYDURMA ile/değil/yerine/>< HAYAL


- Uydurmadan KONUŞ!!!


- UYDURMAK ile "KAFADAN ATMAK"


- UYDUR/UK-KAYDIR/IK/KIYDIRIK


- ÜYE/LİK ile/ve ABONE/LİK


- UYGAR/MEDENÎ ile MODERN


- UYGARLAŞMA ile/ve/||/<>/< GÖÇ


- UYGARLAŞMADA:
KILIÇ ile/ve/fakat/değil/yerine/<>/> KALEM ve KİTAP

( Başlattı. İLE/VE/FAKAT/DEĞİL/YERİNE/<>/> Yaşattı VE Sürdürdü. )


- UYGARLIK BANKASI ile İLKEL KABİLE BANKASI


- UYGARLIK/MEDENİYET:
TA'MÎR-İ BİLÂD[Ar.] ve/||/<> TERFÎH-İ İBÂD[Ar.]

( Kentler/beldeler oluşturmak/inşâ etmek. VE/||/<> Bireylerin her türlü gönencini/refâhını sağlamak. )


- UYGARLIK ve/<> SAYGI


- UYGARLIKTA:
SAYGI ile/ve/||/<>/> TÜZE


- UYGULA ile BİR ÇÖZÜM UYGULA ile BRONZ TOZU UYGULA ile TÜY DÖKÜCÜ UYGULAMAK ile İŞ BAŞVURUSUNDA BULUNMAK ile GENEL OLARAK UYGULA ile MERHEM SÜRMEK ile BARIŞI UYGULAMAK ile BAŞVURMAK ile UYGULAMAK ile BİR ÇÖZÜM UYGULAMAK

( APPLY vs. APPLY A SOLUTION vs. APPLY BRONZE POWDER vs. APPLY DEPILATORY vs. APPLY FOR A JOB vs. APPLY GENERALLY vs. APPLY OINTMENT vs. APPLY PEACEFULNESS vs. APPLY TO vs. APPLYING vs. APPLYING A SOLUTION )

( شامل کردن ile بکار زدن ile درخواست دادن ile مصادق پيدا کردن ile چاره سازي کردن ile اکيل زدن ile نوره کشيدن ile درخاست شغل کردن ile اطلاق کردن ile مرهم گذاشتن ile مسالمت بکار بردن ile صدق کردن ile اعمال ile چاره سازي )

( SHAMEL KARDAN ile BEKAR ZADAN ile DARKHAST DADAN ile MOSADEGH PEYDA KARDAN ile CHAREH SAZY KARDAN ile AKYLE ZADAN ile NOREH KESHYDAN ile DARKHAST SHGHEL KARDAN ile ETLAGH KARDAN ile MAREAM GOZASHTAN ile MOSALMAT BEKAR BARDAN ile SADGH KARDAN ile EMAL ile CHAREH SAZY )


- UYGULAMAK ile UYGULANMAK ile UYGULATMAK ile UYGULANABİLMEK ile UYGULATABİLMEK ile UYGULAYABİLMEK ile UYGUN/LUK ile UYGUR ile UYGURCA ile UYGUNSUZ/LUK ile UYGULAMALI ile UYGUN ADIM ile UYGUNSUZCA ile UYGUN DEĞER ile UYGUR HARFLERİ ile UYGUN KATMANLAŞMA ile UYGULAMALI BİLİMLER ile UYGULAMALI DİL BİLİMİ ile UYGULAMALI RUH BİLİMİ ile UYGULAMALI TOPLUM BİLİMİ


- GELENEK:
UYGULAMALI ile/ve/||/<>/< METİN TABANLI


- UYGULAMAYA YÖNELİK BİLGİ ile/ve SAF SOYUT BİLGİ

( PRACTICAL KNOWLEDGE vs./and PURE ABSTRACT KNOWLEDGE )


- UYGULANAMAZ ile PRATİK DEĞİL

( IMPRACTICABLE vs. IMPRACTICAL )

( غير عملي ile اجرا نشدنيء ile اجراء نشدني )

( غير عملي ile EJRA NESHODANYR ile EJRA NESHODANY )


- UYGULANMALI!:
[ne] YER ne de GEÇİT VERMELİ

( Adâletsizliğe ve hukuksuzluğa...
Görüntü ve reklâm kirliliğine, "yerel yönetimlerin", "yöneticilerin" keyfiyetine ve adâletsizliğine...
Gürültü/uğultu kirliliğine ve korna/zil çalanlara...
Işık kirliliğine...
Sigara ve tüm ürünleriyle çevreyi ve toplumu rahatsız eden nesnelere ve içen davranış/tutum ve kişilere...
Dilde, yazım hatalarına ve yazım kurallarına uymayanlara...
Beslenmede, abur-cubura, "et" ve "hayvansal ürünlere"...
Her türlü saygısızlık ve keyfiyete...


Ne yer, ne de geçit vermek üzere, haklarımızı sürekli bilmeli ve anımsamalı, hakkı/mızın biz almadıkça verilmeyeceğinin bilinciyle gereken her türlü eylem, tavır, tutum, duruş ve davranış içinde olmamız gerektiğini uygulayarak göstermek, paylaşmak, aktarmak, eğitmek, dayanışmak, işbölümü ve işbirliği içinde olmak durumunda ve zorundayızdır. )


- UYGULANMAYAN AHLÂK ile/değil/yerine/>< UYGULANAN AHLÂK

( Sözü edilir fakat kendi yoktur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sözü edilmez fakat uygulanır. )


- BİLİMİNSANI:
UYGULAYICI ile/ve/değil/||/<>/< DÜŞÜNÜR


- UYGULAYICI/PRATİSYEN HEKİM ile UZMAN HEKİM


- Uygun dille KONUŞ!!!


- Uygun KONUŞ!!!


- UYGUN OLMAK" ile/ve/değil/||/<>/< AİT OLMAK

( Bir yere "uygun olmak", oraya ait olduğumuz anlamına gelmez. )

( )


- UYGUN OLMA/MA ile/ve/değil YETERİNCE UYGUN OLMA/MA


- UYGUN OLMAMAK ile YETERİ KADAR UYGUN OLMAMAK

( NOT TO BE IN APPROPRIATE vs. NOT ENOUGH AS MUCH AS TO BE IN APPROPRIATE )


- UYGUN OLMAMAK ile YETERİ KADAR UYGUN OLMAMAK


- UYGUN ile/ve ANIK/HAZIR[Ar.]

( Hazır olmak, olgun olmaktır. )

( Hazıra, Hızır gerekmez. )

( Hazır, huzurdadır. )

( ÂMÂDE[Fars.]: Hazır, hazırlanmış. )

( APPROPRIATE/FIT vs./and READY )


- UYGUN ile HIZLANDIRMAK ile SEFER

( EXPEDIENT vs. EXPEDITE vs. EXPEDITION )

( مقتضي ile مقرون به مصلحت ile با تدبير ile مقتضا ile شتاباندن ile اردوکشي ile تسريع )

( MOGHTEZY ile MOGHORON BAH MOSOLHAT ile BA TADABYR ile مقتضا ile SHTABANDAN ile ORDOKESHY ile TASARYE )


- UYGUN ile/ve İLİŞKİN

( APPROPRIATE vs./and RELATING TO )


- UYGUN ile/ve KULLANIŞLI

( APPROPRIATE/FIT vs./and USEFUL )


- UYGUN ile UYGUNLUK ile SAHİPLENİCİ

( APPROPRIATE vs. APPROPRIATENESS vs. APPROPRIATIVE )

( درخور ile مناسب ile مقتضي ile متناسب ile تناسب ile وقفي ile قابل ضبط )

( DARKHOR ile MENASB ile MOGHTEZY ile MOTENASB ile TANASB ile وقفي ile GHABEL ZABT )


- UYGUNLUK ile/ve/<>/>< ENGEL


- UYGUN/LUK ile/ve TUTARLI/LIK

( SEZÂ ile/ve ... )

( CORRESPONDENCE vs./and COHERENCE )


- UYGUR HARFLERİYLE YAZILMIŞ ARAPÇA METİN ile/ve ARAP HARFLERİYLE YAZILMIŞ UYGURCA METİN


- UYGUR, NEJAT (KİLİS, 1927 - 2013) :

( İlkokulu Siirt, Ezine ve İntepe'de okudu. Ortaokulu Sarıyer'de, Çanakkale ve Manisa'da tamamladıktan sonra Güzel Sanatlar Akademisin Heykel Bölümüne girdi ise de mezun olamadı. Tiyatroya okul sıralarında müsamerelerde oynayarak tiyatroya başladı. Sarıyer halkevi Tiyatrosunda kendisini geliştirdi. Profesyonel olarak tiyatroya 1949'da "Nejat Uygur Tiyatrosu" ile başladı. Aslında arzusu Pilot olmaktı bunu gerçekleştiremedi. 1943'te Sarıyer halkevinde Boksa başladı. Spora isteği artınca atletizm ve sutopu çalıştı ve yarışmalara katıldı. Tiyatro çalışmaları sırasında 13 yıl süre ile Anadolu turu yaptıktan sonra İstanbul'da kendi tiyatrosunu kurdu. 1998'de Kültür Bakanlığınca verilen Devlet Sanatçısı unvanını aldı. Ayrıca; 1999'da 22. Avni Dilligil Tiyatro Ödülleri "Belkıs Dilligil Onur Ödülü", 2006'da Kemal Sunal Kültür Sanat Ödülü "En İyi Tiyatrocu" ve 2007'de Altın Kelebek TV Yıldızları Yarışması "Tiyatroya Destek Yılı Özel Ödülü" aldı. "Ayar Hamza", "Minti, Minti", "Demirel'e Söylerim", "Cibali Karakolu", "Alo Orası Tımarhane mi?" ve "Âman Özal Duymasın" gibi oyunlarla güldürü oyunlarının ustası olduğunu kanıtladı. )


- UYGUR, RECAİ (İST. 1931) :

( Bir özel firmada uzun süre çalıştıktan sonra Hollanda'ya giderek yerleşti ve kendi işini kurdu. Sarıyer Spor Kulübü'nde 4 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev aldı. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu Üyesidir. )


- UYGUR, ZEKİ AYHAN (İST. 1927 - 2012) :

( Deniz kuvvetlerinde hekim olarak göreve başladı. 1952'de "Gaziantep" muhribine üsteğmen rütbesi ile filotilla tabipliği yaparken ABD gidip üç adet mayın gemisinin alınmasında bulundu. 1954 - 57 yılları arasında Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde genel cerrahi uzmanlığı eğitimini tamamladı ve uzman müşavir olarak aynı akademide çalıştı. Prof. Dr Recai Ergüder'in ısrarı ile Beyin ve sinir cerrahisi alanında çalışmak üzere ABD gönderildi ve St. Albans Deniz Hastanesinde eğitim aldı. Ama eğitimini tamamlamadan yurda geri çağrıldı. Ve Gülhane Askeri Tıp Akademisinde göreve başladı.1961'de tekrar ABD gitti ve Iowa Üniversitesinde yarım kalan uzmanlık eğitimini başarı ile tamamladı.1965'te tekrar Türkiye'ye döndü ve Kasımpaşa Deniz Hastanesinde Beyin Cerrahı olarak hizmet verdi. 1969'da Albay rütbesi ile emekli oldu ve tekrar ABD gitti. Kendisine Türk tıbbının küresel arenadaki "gizli markalarından" biri denir. İhtiyacı olan herkese yardım ettiği için "Fakir Babası" ve "Zeki Baba" olarak anılır. Doktorluğu yanında çok iyi bir ressam olup, ABD'de New York'da birçok kişisel sergi açtı. Türk komedi sanatının büyük ustası Nejat Uygur'un ağabeyisidir. "Türk Eğitimine katkıları" nedeni ile Golden Türk Awards Özel Ödülüne layık görüldü. Öldüğünde ABD de Connecticut Eyaletinde toprağa verildi. )


- UYKU AÇMADA:
"KAHVE" değil/yerine/>< ELMA


- UYKU:
TEK FAZLI(MONOFAZİK) ile/ve/||/<> ÇOK FAZLI(POLİFAZİK)

( Tek sefer yatağa gidip gün içinde tek bir uyku alma davranışıdır.["Saf monofazik uyku", "kuasi monofazik uyku" ve "yarı monofazik uyku" biçiminde alt başlıkları da bulunmaktadır.] İLE/VE/||/<> Gün içinde birden fazla kez, daha kısa süreler boyunca uyuma davranışıdır.["Saf", "kuasi" ve "yarı" biçimde üç alt başlığı bulunmaktadır.] [Saf polifazik uykuda, her dört saatte bir uyunurken, kuasi polifazik uykuda, 24 saatlik gün içinde eşit aralıklarla dağılmamış biçimde uyunur.][Polifazik uykunun genellikle çocuklarda görülen en yaygın örneği ise, günde iki ayrı kez uyuma düzeni olan bifazik uykudur.] )


- UYKU/UYUMA ile/ve ÖĞLE UYKUSU

( Uyku Eksikliği, Gövdenizde, Nelere Neden Oluyor? )

( ... ile/ve MAKİL )


- UYKU ve/<> UYKUDA EYLEME VURMA

( "Uykuda Eyleme Vurma" - Ahmet Çorak yazısı için burayı tıklayınız... )


- UYKU/LUK ile UYKUCU/LUK ile UYKULU/LUK ile UYKUSUZ/LUK ile UYKU SETİ ile UYKU İLACI ile UYKU SAATİ ile UYKU APNESİ ile UYKU SEMESİ ile UYKU TAKIMI ile UYKU TULUMU ile UYKU SERSEMİ ile UYKUCU MAHMUT ile UYKULU UYKULU ile UYKU HASTALIĞI ile UYKU SERSEMLİĞİ


- UYKUSU AĞIR ile UYKUSU DERİN ile UYKUSU HAFİF


- UYKUSUZLUK EŞİĞİ ile ...

( En fazla 11 gün [olabilir]. [Çok uzun süre uykusuz olduğunu düşünen/söyleyenlerin durumu uykuyu algılayamama sorunudur.] )


- UYLUK/OYLUK ile/ve BALDIR/İNCİK/SÂK[Ar.]

( Kalçadan dize kadar olan bölüm. İLE/VE Dizle ayak bileği arasındaki bölümün arkasındaki bölüm. )

( AZM-İ FAHZ ile/ve AZM-İ KASABA )

( THIGH vs./and CALF, SHANK/SHIN
[Alm..] OBERSCHENKEL mit/und WADE )

( CUISSE avec/et MOLLET )

( MUSLO con/y PANTORRILLA )

( COSCIA con/e POLPACCIO )


- UYLUK ile UYLUK KEMİĞİ


- UYMAK ile/ve/||/<>/< AYAK UYDURMAK


- UYMAK ile KARŞILIK BULMAK


- UYMAK ile UYMAZ/LIK ile UYMACA ile UYMACI/LIK


- UYMAK ile UYUMLU ile UYGUNLUK

( CONFORM vs. CONFORMABLE vs. CONFORMITY )

( تطابق داشتن ile تطبيق کردن ile مطابق شدن ile مطابقت داشتن ile تطبيق نمودن ile مطابق بودن ile مطابق کردن ile مطابقت کردن ile منطبق شدني ile مطابقت ile وفاق ile تطابق )

( TATABAGH DASHTAN ile TATABYGH KARDAN ile MOTABAGH SHODAN ile MOTABAGHT DASHTAN ile TATABYGH NEMUDAN ile MOTABAGH BODAN ile MOTABAGH KARDAN ile MOTABAGHT KARDAN ile MANTABAGH SHODANY ile MOTABAGHT ile وفاق ile TATABAGH )


- UYMAMAK ile AYKIRI OLMAK


- UYMAZ" ile "TERS DÜŞER"


- UYMAZ ile/ve/değil/||/<>/< "UYUMAZ"


- UYSAL ve/||/<> UYUMLU

( Hayvanlarda. VE/||/<> İnsanda. )


- UYSALLAR, REŞAT (SARIYER, 1922 - 2001) :

( Sarıyerlidir. Sarıyer'den yetişen güreşçilerden biridir. Birçok güreş kulübünde lisanslı olarak güreşti. İstanbul birincilikleri ve Türkiye ikinciliği gibi dereceleri var. Zonguldak Kömür İşletmeleri Güreş takımında güreşçi ve antrenör olarak görev yaptı. Sarıyer Halkevi güreş takımında bulundu, antrenörlük yaptı. Halkevi tiyatro ekibinde de yer aldı. Yurtdışına gitti ve Almanya'da hem güreşti hem de antrenörlük yaptı. )


- UYUM DAVALARI/SAVUNMALARI ile/>< KOPUŞ DAVALARI/SAVUNMALARI

( Savunma Saldırıyor - Jacques Verges - Metis Yay. )


- UYUM = AHENK = HARMONY[İng.] = HARMANIE[Fr.] = HARMONIE[Alm.] = HARMONIA[Yun. Zarafet ve uyum tanrıçası.] = ARMONÍA[İsp.]


- UYUM ile/ve/<> DENGE

( Her varolan, öteki bir varolan ile uyum içindedir. )

( Uyumun içinde, korkuya yer yoktur. )

( Şehvet gibi ateş, nefret gibi kötülük, uyumsuzluk gibi acı ve aydınlanma gibi de sevinç yoktur. )

( En büyük hastalık, doyumsuz istekler; en büyük acı da uyumsuzluktur. )

( Sarı, öğle güneşinin rengi yani orta noktanın ve dengenin simgesidir. )

( Gerçek, Sattva'dan ötededir. )

( İFRÂT[< FART] - İTİDAL - TEFRİT )

( Tamas donuklaştırır, rajas çarpıtır, sattva uyumlu kılar. )

( İnsan-altı olanlar, Tamas'ın ve Rajas'ın egemenliği altındalardır; kişiler ise Sattva'nın. )

( Berraklık ve yardımseverlik, zihni ve eylemi etkilemesinden dolayı Sattva'dır. )

( Sattva'nın olgunlaşmasıyla tüm arzu ve korkular son bulur. )

( Tamas obscures, rajas distorts, sattva harmonises. )

( Every being is compatible vs. every other being.
In harmony there is no place for fear.
The sub-human - the 'humanoids' - are dominated by tamas and rajas and the humans by sattva.
Clarity and charity is sattva as it affects mind and action.
With the maturing of the sattva all desires and fears come to an end.
The real is beyond sattva. )

( HARMONY vs./and/<> BALANCE )

( SOPHROSYNE: İtidal. )

( RAJAS - SATTVA - TAMAS )


- UYUMA ile/ve/değil EŞİK


- UYUM/AHENK ile/ve/değil/||/<> İNSİCÂM


- UYUMAK yerine MİHMAN OLMAK(SÜRMELENMEK)


- UYUMAK ile UYUŞMAK ile UYUŞMAK

( Uyku durumu/deneyimi. İLE Kendin geçmek. İLE Birlikte ya da karşılıklı olarak uyumlu hareket etmek ya da hareket etmeye çalışmak. )


- UYUMLANMA ile/ve/||/<>/> UYUMLANMA SINIRI/EŞİĞİ


- UYUMLANMAK ile UYUM ile UYUMA ile UYUMLU/LUK ile UYUMSAL/LIK ile UYUMSUZ/LUK


- UYUM/LU/LUK ile/ve/||/<> ESNEK/LİK


- UYUMLU/LUK ile/ve UYGUN/LUK

( HARMONIOUSNESS vs./and APPROPRIATENESS )


- UYUM/LU/LUK ile/ve YALIN/LIK

( HARMONY, HARMONIOUS/NESS vs./and SIMPLICITY )


- Uyumu(Armoni'yi) DİNLE!!!


- UYUŞTURMAK ile UYUŞTURULMAK ile UYUŞTURABİLMEK ile UYUŞTURUCU/LUK ile UYUŞTURUCU MADDE


- UYUŞUK/LUK ile/ve/||/<> SERSEM/LİK


- UYUTAN ile/ve/||/<> UYUMALIK ile/ve/||/<> UYKULUK


- UYUTUM = NEVM-İ SINAİ = HYPNOSIS[İng.] = HYPNOSE[Fr., Alm.] = HYNOS[Yun.]


- KİTAP/MUSHAF:
UYUYAN BİREY/TOPLUM İÇİN değil/><
OKUYAN VE DÜŞÜNEN BİREY/TOPLUM İÇİN

( )


- UYUYAN ÇINAR :

( Orman Fakültesine ait olan Bilezikçi Çiftliği içindeki tarihi ağaçlardan biridir. Buradaki anıt ağaçlardan biri olup "Uyuyan Çınar" adı ile anılmaktadır. Sadece İstanbul, Türkiye hatta Dünyada eşi az bulunur veya hiç bulunamayacak kadar görkemli bir ağaçtır. Uyuyan Çınar'ın bir kolu (dalı) yerden bir karış kadar yüksekten 30 - 35 metre yere paralel, sanki uyuyormuş gibi ileri gitmektedir. Ağacın bu dev dalı sanki omuzu ve kolu üzerine yaslınmış uyuyormuş gibi göründüğünden ağaca "Uyuyan Çınar" adı verilmiş. Ağacın yaşının 450 - 500 olduğu tahmin edilmektedir. )


- UYUYAN ile/değil UYUMA NUMARASI YAPAN

( Uyandırabilirsin. İLE/DEĞİL Uyandıramazsın. )


- UYUZLAŞMAK ile UYUZ/LUK ile UYUZLU ile UYUZ OTU ile UYUZ İLACI ile UYUZ BÖCEĞİ ile UYUZ SİNEĞİ ile UYUZ MERHEMİ ile UYUZ BÖCEKLERİ


- UZAK DURULMASI GEREKEN KİŞİLER:
"HEP HAKLILAR" ve/||/<> "HERŞEYE, SÜREKLİ İTİRAZ EDENLER" ve/||/<> "SADECE BEN" DİYENLER ve/||/<> BAŞKALARINI DEĞERSİZ GÖRENLER ve/||/<> ÇIKARCILAR ve/||/<> İSTEDİĞİ OLMADIĞINDA TUTUM DEĞİŞTİRENLER ve/||/<> ARAMADIĞIN SÜRECE ARAMAYANLAR ve/||/<> İŞİ DÜŞMEDİKÇE TANIMAYANLAR ve/||/<> İŞİ BİTTİĞİNDE, YANINDA DURMAYANLAR


- UZAK İLİŞKİLER ile/ve/||/<> YAKIN İLİŞKİLER


- UZAK ile/değil/yerine AŞKIN


- UZAK ile BÜYÜK

( FAR/DISTANT vs. BIG )


- UZAK ile İLERİ

( DISTANT vs. ADVANCED )


- UZAK ile KÜÇÜK

( FAR/DISTANT vs. SMALL )


- UZAK ile/ve/||/<>/> TUZAK


- UZAKGÖRÜR/TELESKOP:
HUBBLE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> JAMES WEBB

( Görünür ve ultraviyole dalga boylarında gözlemler yapmaktadır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Orta ve yakın kızılötesi olarak görmektedir. Çok daha büyük ışık toplama aynası vardır. Hubble teleskobundan yaklaşık 100 kat daha duyarlıdır.[10 milyar dolarlık bir bütçe ile elde edilmiştir.] )

( )


- Uzaklarda öten horozu DİNLE!!!


- SORUNLAR:
UZAKLAŞTIRAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/</>< YAKINLAŞTIRAN


- UZAKTAN ETKİ ile DOKUNMA/TEMAS


- UZAKTAN ile UZAKTAN UZAĞA ile UZAKTAN AKRABA ile UZAKTAN EĞİTİM ile UZAKTAN KUMANDA ile UZAKTAN MERHABA ile UZAKTAN YAKINDAN ile UZAKTAN KUMANDALI ile UZAKTAN KUMANDASIZ


- UZAM/DÜZLEM/HAYYİZ/VÜSAT[Ar.] ile VÜS'AT[Ar. < VÂSİ/VÂSİA]

( Belirli noktalar toplamı. İLE Geniş, engin, açık, enli, bol. )


- UZAM/UZAY <-> ZAMAN <-> ÖZDEK <-> DEVİM <-> İVME <-> GÜÇ


- UZAM ile/ve BİÇİM

( İMTİDÂD[< MEDD] ile/ve SÛRET )

( EXTENT vs./and SHAPE/MORPH )


- UZAM/DÜZLEM/HAYYİZ/VÜSAT[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/> UZAY

( Belirli noktalar toplamı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/|||/<>/> Tüm noktalar toplamı. )

( Tanımla(n)mayla. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/|||/<>/> ... )

( Dışta. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/|||/<>/> İçte. )

( İçte yok. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/|||/<>/> Dışta yok. )

( [not] PLANE vs./and/but/||/<>/> SPACE
SPACE instead of PLANE )


- UZAMAK ile/değil UZAKLAŞMAK

( Argoda ve/ya da günlük düşük dilde. İLE/DEĞİL ... )


- UZATMA ile UZATMALI ile UZATMA İŞARETİ ile UZATMALI ÇAVUŞ ile UZATMA PENALTISI ile UZATMALI NİŞANLI ile UZATMALI SEVGİLİ


- UZATMA! ile/ve/||/<>/> UZLAŞ! ile/ve/||/<>/> UNUT!


- Uzatmadan KONUŞ!!!


- UZATMAK(ITNÂB[Ar.]) ile/ve/değil DEVAM ETTİRMEK