- PLASMA WAVE[İng.] / ONDE DE PLASMA[Fr.] / PLASMAWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA DALGASI
- PLAZMA ZARI İLE GÖZE DUVARI İLE GLİKOKALİKS ile/||/<> GÖZE YÜZEY YAPILARI
( Göze dış sınırını oluşturan yapılar. )
( Formül: Permeabilite: Seçici geçirgen )
- PLAZMA ZARI ile/||/<> GÖZE DUVARI
( Plazma zarı esnek lipit İLE göze duvarı sert selülozdur )
( Formül: Fosfolipit İLE selüloz )
- PLEASURE :/yerine ZEVK
- PLEDGE, PAWN[İng.] ile/||/<> REHİN[Ar. < REHN]
( Borcun ödenmemesi durumunda alacaklı tarafından el konulmak üzere sözleşmenin yapıldığı anda alacaklıya borçlu tarafından güvence olarak gösterilen taşınır veya taşınmaz değer )
- PLEJİ/PLEGIA[İng.] değil/yerine/= FELÇ
- PLOT :/yerine KONU, ARSA
- PLOT[İng.] değil/yerine/= KURGU, ANA ÇİZGİ
- PLSI/PROBABILISTIC LATENT SEMANTIC INDEXING[İng.] değil/yerine/= OLASILIKLI GİZLİ ANLAMSAL İNDEKSLEME
- PLUMBICON TUBE[İng.] / TUBE PLUMBICON[Fr.] ile/değil/yerine/= PLUMBİCON TÜPÜ
- PLUMBICON-RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLUMBİKON TÜPÜ
- PLUS :/yerine ARTI
- PLÜTOKRASİ[Fr. < PLOUTOCRATIE] ile BEY ERKİ / VARSIL ERKİ
( "Zenginlerin yönetimi, zenginler iktidarı." )
- PLÜTON:
GEZEGEN ile CÜCE GEZEGEN
( Kuiper Kuşağı'nda yer alan Plüton bu kuşaktaki öteki gök nesnelerine göre en büyüklerden biri olmasına karşın, Dünya'nın uydusu olan Ay'dan daha küçüktür. Güneş Sistemi'nde bilinen en büyük cüce gezegen olan Plüton'un, Güneş'in etrafındaki dönüş süresi 248 yıl sürmektedir. )
( Adı 1930'da, 11 yaşındaki Oxford'lu kız öğrenci Venetia Burney tarafından verildi. Venetia'nın dedesi, torununun yaptığı öneriyi yakın arkadaşı Oxford Astronomi Profesörü Herbert Hall Turner'a iletmesiyle konulmuştur. )
- PLUTON OLMA! ve MERKÜR OLMA!
( Donarsın! VE Yanarsın! )
( İkisi de olma! Dünya/da ol! )
- PM/PACEMAKER[İng.] değil/yerine/= KALP PİLİ
- PNEUMO-/PNEUMON-/PNEUMONO- ile/||/<> PULMO- ile/||/<> BRONCH- ile/||/<> HEPA-/HEPAT-/HEPATICO-/HEPATO- ile/||/<> ANTHRACO-
( Akciğer, hava ya da solunumla ilgili. İLE/||/<> Akciğerlerle ilgili. İLE/||/<> Bronş. İLE/||/<> Karaciğerle ilgili. İLE/||/<> Kömür, siyah renk ile ilgili [antrakoz: Akciğerlerde kömür tozu birikmesi]. )
- PNIP TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR PNIP[Fr.] / PNIP-TRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PNİP TRANSİSTÖR
- PNÖMOTİK/PNEUMATIC[İng.] değil/yerine/= HAVALI, HAVA BASINÇLI
- PNPN DIODE[İng.] / DIODE-PNPN[Fr.] / PNPN-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PNPN DİYOT
- PNPN TRANSISTOR[İng.] / PNPN-TRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PNPN TRANSİSTÖR
- POCKELS CELL[İng.] / CELLULE DE POCKELS[Fr.] / POCKELS-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= POCKELS GÖZESİ/HÜCRESİ
- PODÖSÜET[Fr. < PEAU DE SUÈDE] ile/||/<> ...
( yumuşak yüzü ince havlı bir tür deri peau de Suède İsveç derisi Fransızcada daha çok Suède Türkçe süet olarak geçer )
- POEM :/yerine ŞİİR
- POÉSIE[Fr.] ile/||/<> ŞİİR[Ar. < ŞİʿR]
( deyiş Seslerde taylamlarda ve uyumlarda gösterdiği güzel bağdaşmalarla ve taşıdığı hayal duygu ve fikir buluşlariyle bizde canlı duygulanmalar izlenimler ve heyecanlar uyandıran nazım veya nesir halindeki edebiyat türü )
- POET :/yerine ŞAİR
- POÈTE[Fr.] ile/||/<> ŞAİR[Ar. < ŞÂʿİR]
( Şiir yazan veya söyliyen sanatçı )
- POETRY vs. POEM
- POETRY :/yerine ŞİİR
- POISSON'S RATIO[İng.] / POISSON-ZAHL, QUERDEHNZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON ORANI
- POISE[İng.] / POISE[Fr.] ile/değil/yerine/= POİZ
- POLAR COVALENT BOND[İng.] ile/değil/yerine/= POLAR KOVALENT BAĞ
- POLAROGRAPHISCHE ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAROGRAFİK GÖZE/HÜCRE
- POLAROGRAPHIC CELL[İng.] / PILE POLAROGRAPHIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= POLAROGRAFİK PİL
- POLE :/yerine DİREK
- POLE değil/yerine/= UÇ, UCAY
- POLEN, ÇİÇEK TOZU = TAL' = POLLEN
- POLEN/POLLEN[İng.] değil/yerine/= ÇİÇEK TOZU
- POLEN TÜPLERİ = ECZA-İ TALÎ'A = UTRICULES POLLINIQUES, TUBES POLLINIQUES
- POLEN-TÜP REKABETİ[İng. POLLEN TUBE COMPETITION] ile/||/<> SPERM REKABETİ[İng. SPERM COMPETITION]
( Bitkilerde hayvanlar alemindeki sperm rekabetine eşdeğerdir. Polenlerin dişi organlara ulaşabilmek ve dölleyebilmek için verdikleri mücadeledir ve evrimsel süreçte büyük önemi vardır. @@ Dişi yumurtaları dölleyebilmek için spermlerin birbirleriyle girdiği rekabettir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. >
evrimagaci.org/sozluk ] )
- POLİ-/POLİO- ile/||/<> POLY- ile/||/<> PLURİ-
( Gri, beyin ve sinir sisteminin gri maddesi ile ilgili. İLE/||/<> Çok, fazla, birçok bölümleri tutan, çok kaynaklı, çok tipli. İLE/||/<> Çok, fazla. )
- POLI[Fr.] ile/||/<> POLITUR[Alm.] ile/||/<> PERDAH[Fars. < PERDÂHT]
( Heykel Mimarlık Maden mermer ya da ağaç bir yüzeyi pürüzsüz hale getirme eylemi )
- POLYACRYLIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= POLİAKRİLİK ASİT
- POLİANDRİ[İng. POLYANDRY] ile/||/<> POLİCİNİ[İng. POLYGYNY] ile/||/<> POLİFAG[İng. POLYPHAGOUS] ile/||/<> POLİFİLETİK GRUP[İng. POLYPHYLETIC GROUP] ile/||/<> POLİMERAZ ZİNCİR TEPKİMESİ (PZT)[İng. POLYMERASE CHAIN REACTION] ile/||/<> POLİPLOİDİ[İng. POLYPLOIDY] ile/||/<> POLİSAKKARİT[İng. POLYSACCHARIDE] ile/||/<> POLİTOMİ[İng. POLYTOMY]
( En azından bazı dişilerin birden fazla erkekle çiftleştiği cinsel sistemlerdir. @@ En azından bazı erkeklerin birden fazla dişiyle çiftleştikleri cinsel sistemlerdir. @@ Bir organizmanın çok sayıda farklı besin türü ile beslenebilme özelliğidir. @@ Taksonomik analizlerde, birbirlerine benzer olan ancak yakın bir ortak ataya sahip olmayan canlı gruplarını belirtmek için kullanılır."Uçan canlılar" incelenecek olursa, yarasalar, kuşlar ve uçan sürüngenler polifiletik bir grup oluşturur. @@ Çok kısa sürede belirli DNA parçalarının amplifikasyonuna (tek bir zinciri bir yığın DNA arasından seçip çoğaltma) olanak sağlayan bir tekniktir. PCR`a dayalı RAPD, AFLP, SSR, ISSR gibi teknikler geliştirilmiştir. @@ Organizma kümesinin kromozomunun 2n den fazla olması durumudur. 3n, 4n yada daha fazla olabilir. @@ Birden fazla ve ayrı monosakkaritlerin bir araya gelmesi ile oluşan uzun zincirli polimerik karbonhidratlardır. Gıdalarda en bol bulunan karbonhidratlardır. Hücre zarından difüzyon ile geçemezler. Çoğu tatsızdır ve suda erimez. @@ Evrim ağacı üzerinde, bir ortak atadan ikiden daha fazla türün evrimleşmesi ve farklılaşması durumudur. Bir düğüm noktasından, ikiden fazla torun türün dallanmasıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. >
evrimagaci.org/sozluk ] )
- POLİÇE[İt. < POLIZZA] ile/ve/||/<>/> KLOZ[Fr. < CLAUSE]
( Belirli bir sürenin sonunda belirli bir parayı kendi adına ya da bir başkasının emrine ödemesi için alacaklının borçluya yazdığı bildiri. | Sigorta senedi. İLE/VE/||/<>/> Sigorta poliçelerinde özel koşulları bildiren ek başlıklar. )
- POLİGON SPOR KULÜBÜ
( Çok kısa bir süre önce kurulan bir spor kulübü olup futbol dalında İstanbul Amatör Liginde faaliyet göstermektedir. )
- POLİGON değil/yerine/= ATIŞ ALANI
- POLYMETALLION[Alm.] ile/değil/yerine/= POLİMETAL İYON
- POLINÜKLEER/POLYNUCLEAR[İng.] değil/yerine/= ÇOK ÇEKİRDEKLİ GÖZE
- POLİP ile/||/<> BETA YAPRAK[İng. BETA PLEATED SHEET] ile/||/<> ÇEVRİLME SONRASI MODİFİKASYON[İng. POST-TRANSLATIONAL MODIFICATION] ile/||/<> DİSÜLFİT BAĞ[İng. DISULFIDE BOND] ile/||/<> HETERODİMERİK[İng. HETERODIMERIC] ile/||/<> İKİNCİL PROTEİN YAPISI[İng. SECONDARY PROTEIN STRUCTURE] ile/||/<> ÜÇÜNCÜL PROTEİN YAPISI[İng. TERTIARY STRUCTURE]
( Knidliler (Sölenterler) şubesindeki türlerin yaşamları boyunca aldıkları iki formdan birisidir. Diğerine "medusa" denir. Polipler, yaklaşık olarak silindiriktirler ve bir vazoya benzerler. @@ Proteinlerin düzlemsel sekonder yapı elemanı. İki farklı polipeptit zincirindeki omurga atomlarının ya da tek katlanmış bir zincirin kesimleri arasındaki hidrojen bağıyla oluşturulur. @@ Oksidasyon kros-linking, kovalent değişikler, asetilasyon, fosforilasyon, glikozasyon gibi polipeptit zincirindeki aminoasitlerin amino terminal peptid, hidroksilasyon ve bölünme gibi traslasyonel modifikasyonların bazılarıdır. @@ Bir proteinin farklı bölümlerinde ya da iki farklı protein arasında iki sistein kalıntısı arasındaki kovalent bağ. İnsülin (iki polipeptit zincirine sahip küçük bir protein) ve immünoglobülin molekülleri, örneğin, inter ya da intro disülfit bağlarına sahiplerdir. Endotelin ve HLA molekülleri de disülfit bağlara sahiptir. C282Y mutasyonu, HLA sınıfı I benzeri HFE proteinindeki disülfür bağlarından birini kaldırır ve yüzey ekspresyonunu ortadan kaldırır. @@ Proteinin birbirinin aynı olmayan iki polipeptit zincirinden oluşması hali. @@ Proteinin ikincil yapısı, proteinin genel özelliklerini etkileyen ve tekrarlanan kıvrım ya da katlanmalarla tanımlanır. Bu yapı seviyesi, polipeptit omurgasının katlanma yapısını tarif eder ve N-H ve C = O grupları arasındaki hidrojen bağlarıyla sağlamlık kazanır. Çeşitli ikincil yapı türleri keşfedilmiştir, ancak en yaygın olanı, alfa sarmal ve beta yaprak olarak bilinen düzenli yinelenen formlardır. @@ Bu yapı seviyesi, ikincil yapının bölgelerinin nasıl katlandığını, diğer bir deyişle bir alfa sarmalı, beta yapraklarını ve katlanmaları içeren 3D düzenini açıklar. Üçüncül yapı, yan zincirler arasındaki ya da yan zincirler ile polipeptit omurgası arasındaki etkileşimler sonucu oluşur ve bunlar genel olarak zincir halindeyken birbirlerinden uzakta olan yapılardır. Her protein katlanabilme özelliğine sahiptir ve bunlar oldukça karmaşık olabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. >
evrimagaci.org/sozluk ] )
- POLİPEPTİT ile POLİNÜKLEOTİT
( Amino asitlerin birleşmesiyle oluşan zincir. İLE Nükleotitlerin birleşmesiyle oluşan zincir. )
- POLİPEPTİT ile/ve/||/<>/> PROTEİN
( Aminoasitlerin, zincir oluşturduğu yapı. İLE/VE/||/<>/> Polipeptitlerin, işlevsel duruma gelmiş olması. )
- POLİS = KENT/ŞEHİR
( Sözcük anlamıyla "Kent/Şehir" demektir. Şehirde ve bir arada yaşamanın gerektirdiği koşulları ilk elden sağlayan ve takipçisi, dayanakça gücü olandır. )
- POLİS[Yun.] ile/||/<> SİT/SİTE[İng. < CITY < Yun.]
( Çevresinde sur bulunan, aşağı kent ve gerisindeki akropolis adı verilen iki tepeden oluşan kent (site) devletidir. İLE/||/<> Kapalı bir öbek oluşturan yapı toplulukları, birbirinden ayrılmadan korunması gereken alan. )
- POLİSİYE ile POLİSİYE FİLM ile POLİSİYE ROMAN
- POLİSOMNOGRAFİ/POLYSOMNOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= UYKU ÇİZGESİ
- POLİTİKA ile/ve/<> POLİTİK OLAN
- POLİTİKA ile/ve/değil POLİTİK OLAN
- POLİTİKACI değil/yerine DEVLET ADAMI
( Seçimleri düşünür. DEĞİL/YERİNE Gelecek kuşakları düşünür. )
- POLL :/yerine ANKET
- POLO[İng. < POLO] ile/||/<> ...
( atlara binilerek değneklerle oynanan bir çeşit top oyunu çevgen Uluslararası bir söz polo a kind of game somewhat like hockey played on horseback with a ball and mallets Bir Tibet dili olan Balticedeki pulu top anlamından İngilizce aracılığıyla dünya dillerine yayılmıştır Daha çok bilgi almak için Laufer Toung Pao 17 540542 Polo oyuncularının giydiği polo shirt sözünün yaygınlaşmasından sonra Türkçede çeşitli giysilerde de polo yaka polo tişört vb kullanımları ortaya çıkmıştır )
- POLO ile/ve/değil ÇEVGAN
- POLO[Tibet dilinden] = ÇEVGEN[Fars.]
( Değnek. | Atlara binilerek değneklerle oynanan bir çeşit top oyunu. )
- POLYANNA İLKESİ ile WOBEGON GÖLÜ İLKESİ
- POND[İng.] ile/||/<> ÉTANG[Fr.] ile/||/<> TÜMPEL[Alm.] ile/||/<> GÖLCÜK
( Killi topraklar üzerindeki küçük kapalı çukurluklarda kaynak ve yağmur sularıyla beslenerek oluşan akışsız sığ ve kimi kez yapayları da olan bir göl türü )
- PONTON[Fr. < PONTON] ile/||/<> BÜYÜK DUBA
( büyük duba İtal Venedik pontón pontoon Latince ponto sözünden gelen pontón biçimi Akdeniz dillerinde yaygın olarak kullanılır pontón ponton İtal pontone )
- PONY[İng.] ile/||/<> MİDİLLİ
( Poni )
- PONZALAMAK ile PONZA ile PONZA TAŞI
- POOL :/yerine HAVUZ
- POOR :/yerine FAKİR
- POP ile POPO ile POPÜLER/LİK ile POP MÜZİK ile POPÜLER BİLİM ile POPÜLER MÜZİK ile POPÜLER KÜLTÜR
- POP ile/ve/||/<>/> ROCK ile/ve/||/<>/> KLASİK ile/ve/||/<>/> CAZ/JAZZ
- POPE[İng.] ile/||/<> PAPE[Fr.] ile/||/<> PAPST[Alm.] ile/||/<> PAPA[İt. < PAPA]
( Katolik kilisesinin İsa Peygamberin vekili sayılan Vatikanda oturan ve kardinaller meclisince seçilen başkanı )
- POPO ile SİLAHIN POPOSU ile DÜĞÜN ÇİÇEĞİ ile KELEBEK ile KELEBEK BENZERİ ile TEREYAĞLILAR ile AYRAN
- POPS İLE VOCS İLE PAHS İLE PCBS ile/||/<> ÇEVRE KİRLETİCİLERİ
( Kalıcı organik kirleticiler. )
( Formül: Bioaccumulation factor )
- POPULATION MEAN[İng.] ile/değil/yerine/= POPULASYON ORTALAMASI
- POPULATION INVERSION İLE GAİN İLE THRESHOLD ile/||/<> LAZER FİZİĞİ
( Lazer çalışma prensipleri. )
( Formül: g = σ(N₂ - N₁) )
- POR/PORE[İng.] değil/yerine/= GÖZENEK
- PORT OF LOADING[İng.] ile/||/<> PORT DE CHARGEMENT[Fr.] ile/||/<> YÜKLEME LİMANI
( Malın gemiye yüklendiği liman )
- PORT/PORTA[İng.] değil/yerine/= GİRİŞ YERİ
- PORT :/yerine LİMAN
- PORTAKAL GAZI değil RENKLİ VE GAZLI SİS BOMBASI
( Portakal gazı diye bir şey yokmuş. )
- PORTAKAL ile GREYFURT/ALTINTOP/KIZMEMESİ
- PORTAKAL ile YAFA[< YAFA kenti] PORTAKALI
( ... İLE Kalın kabuklu, çekirdekli bir portakal türü. )
- PORTAKAL/LIK ile PORTAKAL SUYU ile PORTAKAL RENGİ ile PORTAKAL BAHÇESİ
- PORTAL yerine EŞİK
- PORTAL değil/yerine EŞİK
- PORTFÖY[Fr.] değil/yerine/= PARA CÜZDANI
- PORTO RİKO(BORICUAS) ile ...
( 50 ırmak ve 1200 dere yer almaktadır. )
- PORTÖR değil/yerine/= HASTALIK TAŞIYICI, SAYRITAŞIR, SAYRI TİNİ
- p.os[Lat. < PER OS] değil/yerine/= AĞIZ YOLUYLA, AĞIZDAN
- POSA | POSTA | ATIK ile/||/<> ATIK
( 1 Bir fiziksel ya da kimyasal süreçte işlenen özdeklerin artakalıp işe yaramayan bölümü 2 Yeniden eritilip dökülebilir bozuk dökme metaller madencilik Maden çalışmaları sonunda oluşan değersiz parçacıklar Gıda endüstrisinde üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan veya atılan maddelerin tamamı )
- POSA ile CİBRE[< Yun.]
( Suyu alınmış her tür yiyecek maddesinin artığı. | Tortu, çökelti. | Ezilmiş pancarın, soğuk suda birkaç kez sıkılmasından sonra geriye kalan ve suda erimeyen artık. İLE Sıkılıp suyu alınan üzüm ve başka meyvelerin posası. )
- POŞA ile/||/<> ÇİNGENE
( Çingene pōša boša gypsy beggar )
- POSA ile/||/<> POSA
( Bir ip türü Güdül Ankara Meyve kök veya dallardan öz suyun çıkarılmasından sonra geriye kalan katı kalıntı )
- POSALANMAK ile POS ile POSA ile POST ile POSALI ile POSTLU ile POSASIZ ile POSTSUZ ile POS BIYIK ile POS BIYIKLI ile POST KAVGASI
- POSE :/yerine POZ VERMEK
- POSITION[İng.] ile/||/<> VAZİYET[Ar. < VAZʿ + YED | AR. < VAZʿİYYET]
( Doğum sırasında yavrunun belirli bir noktasıyla apertura pelvis kranyalisin belirli noktaları arasındaki ilişki pozisyon )
- POSITIVE FILM[İng.] ile/||/<> FİLM POSİTİF[Fr.] ile/||/<> POSITIVFILM, FILMPOSITIV[Alm.] ile/||/<> POZİTİF FİLM
( Sinema 1 Negatifpozitif işlemde alıcıda kullanılıp işlemelikte işlendikten sonra ortaya çıkan negatif filmden basım yoluyla elde edilen görüntü taşıyan film 2 Evrilir filmde evrilir film işlemesi sonunda sağlanan aynı nitelikteki film 3 Genellikle Göstericiye takılarak oynatıma hazır olan bütün gösterim ya da dağıtım eşlemleri )
- POST SCRIPTUM[İng.] ile/||/<> HAŞİYE[Ar. < HÂŞİYE]
( Bir yazmada yazarın verdiği bilgiyi açıklamak ya da aynı konuda daha ayrıntılı bir bilgi vermek amacıyla başka bir yazarca oluşturulan yazma )
- POST ile/ve/değil/yerine/||/<> DOST
( Toprak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Allah. )
( Postu bırakırsak, dostu buluruz! )
- POST ile/||/<> POST[Fars. < PŪST]
( Herhangi bir hayvanın işlenmiş ya da işlenmemiş olarak derisi biyoloji Herhangi bir hayvanın işlenmiş ya da işlenmemiş olan derisi Yunanca sonra anlamına gelen ön ek Yapağı içeren koyun derisi Sart post deri kabuk post deri pōst skin )
- POST :/yerine POSTA, GÖNDERİ
- POST ile TAHT
- POSTAHANE ile/değil SU ALTI POSTAHANESİ
( Dünyanın tek sualtı postahanesi, Vanuatu'nun Port Vila yakınlarındaki Hideaway Adası'nda bulunmaktadır. )
- POSTALAMAK ile POSTALANMAK ile POSTALATMAK ile POSTALAYABİLMEK ile POSTA ile POSTAL ile POSTACI/LIK ile POSTA KODU ile POSTA PULU ile POSTA KARTI ile POSTA TRENİ ile POSTA KUTUSU
- POSTERIOR[İng.] değil/yerine/= ARKA | ARKADA
- POSTEROLATERAL/POSTEROLATERAL[İng.] değil/yerine/= ARKA-DIŞ YAN
- POSTEROMEDİYAL/POSTEROMEDIAL[İng.] değil/yerine/= ARKA-İÇ YAN
- POSTMORTEM[İng.] değil/yerine/= ÖLÜM SONRASI
- POSTNİŞİN ile/ve SERTARÎK ile/ve SERTABBÂH ile/ve SERZÂKİR ile/ve İMÂM ile/ve MEYDANCI ile/ve TÜRBEDÂR ile/ve ÂSÂDÂR ile/ve NAKÎB ile/ve PAZARCI ile/ve ÇERÂĞÎ ile/ve SÂKÎ ile/ve FERRÂŞ ile/ve KAPUCU
- POSTULA ile/ve/değil EŞİK
- POŞU[Fars. < PŪŞİ] ile/||/<> POÇU
( 1 poçu 1 2 poçu 2 Ağızlarda puşu olarak da geçer poši puši pušu womens black silk headscarf Farsça )
- POŞU ile/değil/yerine BAŞÖRTÜSÜ
( Bir tür kenarları saçaklı başörtüsü. İLE ... )
- POŞU ile POŞULU ile POŞUSUZ
- POT ile POTA ile POTALI ile POT YERİ ile POTALI ATIŞ
- POT :/yerine TENCERE, POTA
- POTA ile/||/<> POTA[Fars. < BŪTE | FR. < POTEAU]
( Heykel Dökülecek madenin eritildiği pişmiş toprak kap eritme kabı İçine erimiş metal konan büyük kova biçimli tuğlamsı gereçlerle astarlanmış tutucu ya da taşıyıcı araç )
- POTA[Fars. < BÛTE] ile POTA[Fr. < POTEAU]
( İçinde maden ergitilen kap. İLE Baskette, topun sokulmaya çalışıldığı çember. )
- POTANSİYEL AKIŞ ile/||/<> ROTASYONEL AKIŞ
( Potansiyel ∇×v=0 girdapsız, rotasyonel ∇×v≠0 girdaplıdır. )
( Formül: ∇×v = 0 İLE ∇×v ≠ 0 )
- POTENTIAL WELL[İng.] / CREUX DE POTENTIEL[Fr.] / POTENTIALMULDE[Alm.] ile/değil/yerine/= POTANSİYEL ÇUKURU
- POTANSİYEL ile/||/<> FARK
( Elektrik potansiyel farkı (Volt birimi) )
( Alessandro Volta tarafından 1782 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1745-1827) (Ülke: İtalya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Elektrik pili, volt birimi) )
- POTENTIOMETRY[İng.] / POTENTIOMÉTRIE[Fr.] / POTENTIOMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= POTANSİYOMETRİ
- POTASYUM NİTRAT ile/||/<> HİNT GÜHERÇİLESİ
( güherçilesi )
- POTE VAULT[İng.] ile/||/<> SAUT À LA PERCHE[Fr.] ile/||/<> STABHOCHSPRUNG[Alm.] ile/||/<> SIRIKLA ATLAMA
( 1 Belli bir yüksekliğe konmuş çıtayı sırıkla havalanıp aşma 2 Bu yolla en yükseği aşmak için yarışılan atletizm dalı )
- POTENTIAL VERB[İng.] ile/||/<> VERBE POSSIBILITIF[Fr.] ile/||/<> VERBUM POTENTIALIS[Alm.] ile/||/<> YETERLİK FİİLİ ile/||/<> DESCRIPTIVE VERB[İng.] ile/||/<> VERBE DESCRIPTIF[Fr.] ile/||/<> DESKRIPTIV VERB[Alm.] ile/||/<> TASVİR FİİLİ
( Fiilin karşıladığı işin hareketin mümkün veya muhtemel olup olmadığını göstermek için olumlu durumda bil olumsuz durumda da bugün eriyerek kaybolmuş Eski Türkçe u iktidar fiilinin anlamını üzerine alan A zarffiil ekleriyle kurulan tasvir fiili Sen neden suçlu olacakmışsın Nasıl suçlu olabilirsin sen T Buğra yalnızlar s 237 Bir şey çıkaramadı ve ancak satırları okuduktan sonradır ki çekenin Müfettiş Hilmi Bey olduğunu anlayabildi ve şaşırdı T Buğra Yağmur Beklerken s 189 Ben bay Murat korumanın ve geliştirmenin önemini kavrayamayan veya inkâr eden bütün iyi niyetleri ve bilhassa bütün büyük iddiaları kuşkuyla karşılarım T buğra Yalnızlar s 227 vb tasvir fiili Zarffiil biçimindeki bir esas fiille bu esas fiildeki oluş ve kılışı tasvir niteliği taşıyan bir yardımcı fiilin özel bir anlam oluşturacak biçimde birleşip kaynaşmasından oluşmuş birleşik fiil Bunlar abil ama yeterlik a dur süreklilik I ver tezlik A yaz yaklaşma gösteren tasvir fiillleridir Hayal kurmak hülyalara dalmak için bunlardan daha uygun beşikler bulunamazdı A Ş Hisar Boğaziçi Mehtapları s 69 İkide bir tattığımız bu âbıhayat olmasa nasıl yaşayabilirdik A Ş Hisar göst e s 216 Daha o gün denizden vapurdan otomobilden başlayarak Nebile sonu gelmeyen bir heyecan alemine girivermişti R H Karay Memleket Hikâyeleri Ayşenin Talii s 149 Asıl garibi bu mucizenin bir çırpıda olup bitivermesiydi A H Tanpınar Huzur s 136 Yaşamaktan usanıverdim bu gün apansız Kemal Tahir Esir Şehrin İnsanları s 73 İşte böyle elsiz ayaksız kimsiz kimsesiz yüce dağlar başında kurdun kuşun arasında cinin perinin içinde kalakaldım Y Kemal Ortadirek s 139 Selim bu kelle götürmek sözüyle ölümü hatırlayıp ölüm korkusuna düştü Suratını buz gibi ecel teri bürümüş yüreği ürküntüden yarılayazmıştı K Tahir Yol Ayrımı s 340 vb )
- POTUK ile/||/<> DEVE YAVRUSU
( deve yavrusu Anadolu ağızlarında potuk yanında potak biçimi de kullanılır botu deve yavrusu k küçültme eki Eski ve yeni diyalektlerde botu ve bota biçimleri yaygın olarak kullanılır pota bota bota Karakalpaklar botalak biçimini de kullanırlar bota boto Azeri alanında genellikle ayı ve domuz yavrusu için pota kullanılır Orta Türkçede botu olarak geçer Anadoluda kullanılan potak biçiminin bota köküne dayandığı açıktır botak Anadoluda bnin pye çevrilmesi normaldir Türkçe bala kökünden gelen palaz örneğinde de baştaki b sesi pye çevrilmiştir Diyalektlerde kullanılan bota ve botu biçimleri arasındaki ses ayrılığı da normaldir )
- POU DES ABEILLES[Fr.] ile/||/<> BRAULA CAECA[Lat.] ile/||/<> BIENENLAUS[Alm.] ile/||/<> ARI BİTİ
( Arıbitleri familyasından olup balarısı asalağı olarak yaşayışından ötürü önem taşıyan böcek )
- POULTICE PLANT[İng.] ile/||/<> SCORZONERA[Lat.] ile/||/<> YAKI OTU
( Papatyagiller Compositae familyasından yaklaşık 60 cm kadar boylanabilen tüylü ve sarı çiçekli köklerinden siyah renkli sakız elde edilen Scorzonera latifolia S rigida S sosnowskyi türlerine verilen genel ad Yakı sakızı )
- POUR vs. SPILL
- POUR :/yerine DÖKMEK
- POVERTY LINE[İng.] ile/||/<> YOKSULLUK SINIRI
( Mutlak yoksulluk konumundakilerin gelir düzeyi Türkiyede yoksulluk sınırı dört kişilik aile için hesaplanmaktadır )
- POW/PROOF OF WORK[İng.] değil/yerine/= İŞLEM KANITI
- POWER vs./and TO RULE/DOMINATE
- POZİTİF/POSITIVE[İng.] değil/yerine/= VAROLAN | ARTI | OLUMLU
- POZİTİF/LİK ile POZİTİF FİLM ile POZİTİF SAYI ile POZİTİF HUKUK ile POZİTİF KUTUP ile POZİTİF AYRIMCI/LIK ile POZİTİF GÖRÜNTÜ ile POZİTİF BİLİMLER ile POZİTİF ELEKTRİK
- POZMAQ[Azr.] = SİLMEK (YAZI)[Tr.]
- PPM/PERMANENT PACEMAKER KALICI PACEMAKER[İng.] değil/yerine/= KALICI KALP PİLİ
- TRANSISTOR PPNN[Fr.] ile/değil/yerine/= PPNN TRANSİSTÖR
- p.r.[Lat. < PER RECTUM] değil/yerine/= REKTUM/ANÜS YOLUYLA
- PRAG < PRAHA[:
Eşik][Çek dili]
( "Altın Şehir", "Yüz Kuleli Kent", "Şehirlerin Anası", "Kuzeyin Roma'sı" adlarıyla da anılır. )
- PRAG-ABHAVA ile ...
( Ortaya çıkıştan sonra yokluk. )
- PRAKSİ/PRAXIS[İng.] değil/yerine/= EDİM
- PRANDTL NUMBER[İng.] / NOMBRE DE PRANDTL[Fr.] / PRANDTL-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= PRANDTL SAYISI
- PRARABDAHA ile/||/<> PRALAYA ile/||/<> MAHA-MRİTYU
( Üstlenilen bir iş olarak başlayan kader. Sanchita karma'nın birikiminden oluşan bu hayatın kaderi. @@ Kozmos'un, En Yüce Gerçeğin Tezahür Etmemiş Mutlağı içine katılmasıyla gerçekleşen tam eriyiş. @@ Nihai çözüşüm, tüm yaradılışın büyük bölümü. )
- PRATYEKA-BUDA(JİRİLİ[Japonca]) ile ...
( Aydınlanmaya kendi çabaları ile ulaşmış ve Dharma'yı vaaz etmeye dönmemiş kişi. (Tasavvuf terminolojisiyle, bir çeşit "Üveysi"). )
- PRAY vs. INVOKE
- PRAY :/yerine DUA ETMEK
- PRE- ile PRO- ile PROTO- ile POST- ile RE- ile RETRO- ile SUPRA-
( ... öncesi. İLE Önce, önünde. İLE İlk- İLE ... sonrası. İLE Yeniden. İLE ... arkası. İLE ... üstü. )
- PRECISE(NESS) vs. DEFINITE vs. ABSOLUTE
- PRECURSOR MRNA[İng.] değil/yerine/= ÖNCÜL MRNA
( Birincil transkript ve ara ürün işleme için işlevsel mRNA türüdür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. >
evrimagaci.org/sozluk ] )
- PREGNANT[İng.] ile/||/<> GEBE
( Döl yatağında gelişen bir yavru taşıyan dişi )
- PREIMPLANTATION GENETIC DIAGNOSIS[İng.] değil/yerine/= İMPLANTASYON ÖNCESİ GENETİK TANI
( İmplantasyon (tıpta embriyonun rahime gömülmesidir) ve gebelik öncesinde embriyoda gerçekleştirilecek erken genetik analizi sağlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. >
evrimagaci.org/sozluk ] )
- PRENSİP KARARI değil/yerine/= İLKE VARGISI
- PRENSİP OLARAK .../PRENSİPTE ... değil/yerine İLKECE ...
- PRENSİP[Fr. < PRINCIPE] değil/yerine/= İLKE
- UMDE[Ar.]/PRENSİP[İng. < PRINCIPLE] değil/yerine/= İLKE
- PREPARAT | ANIK ile/||/<> ANIK
( Kimyasal yöntemlerle bireşimi yapılan özdek Ballıbabagiller Labiatae familyasından tek yıllık mavi çiçekli yemeklere koku vermek için kullanılan bir bitki Dağ reyhanı anık )
- PREPARAT/PREPARATE[İng.] değil/yerine/= HAZIR İLAÇ
- PRES ile/||/<> PRESS, PRESSING MACHINE[İng.] ile/||/<> PRESSE[Fr.] ile/||/<> SIKACAK
( genel uygulayım 1 Bir nesneyi iki ağırlık arasında mekanik olarak sıkıştırıp ezmeye yarayan aygıt 2 Üzüm elma zeytin vb meyve ya da sebzelerin suyunu yağını çıkarmakta kullanılan aygıt araç )
- PRES ile/||/<> PRESS[Alm.] ile/||/<> PRES[Fr. < PRESSE]
( Genellikle geniş yüzeyli işleri sıkıştırmaya yarayan aygıt )
- PRESENT vs. PAST
- PRESENTATION vs. TO TELL/TO EXPLAIN/TO DESCRIBE
- PRESENTLY vs. JUST NOW
- PRESLEMEK ile PRESLENMEK ile PRES ile PRESE ile PRESÇİ/LİK
- PRESTON'S RULE[İng.] / RÈGLE DE PRESTON[Fr.] / PRESTON-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= PRESTON KURALI
- THÉORIE DES ÉCHANGES DE PRÉVOST[Fr.] ile/değil/yerine/= PRÉVOST ISIL DEĞİŞİM KURAMI
- PRÉVOSTS THEORIE DES THERMISCHEN GLEICHGEWICHTS[Alm.] ile/değil/yerine/= PRÉVOST ISIL DENGE KURAMI
- PRICE vs. COST
- PRICK TEST/SKIN PRICK TEST[İng.] değil/yerine/= DERİ DELME TESTİ
- PRİM | PRİM ile/||/<> PRİM ile/||/<> ÇIKIŞ PRİMİ
( Belirli malların üretim ve yurttan çıkışının özendirilmesi amacıyla o malların üreticilerine ya da çıkaranlarına genellikle devletçe yapılan yardımlar para yardımları vergi bağışıklığı vb gibi a çıkış primi kazanmalık matematik 1 ikramiye 2 sigorta primi 3 Menkul ya da gayri menkullerin nominal değeri ile piyasa değeri arasındaki pozitif fark 4 Vadeli işlemler piyasasında ürün taşınır değer döviz gibi varlıkların gelecekteki fiyatının yükselmesi durumu )
- PRIMARIES, REMIGES[İng.] değil/yerine/= EŞ ANLAMLAR: UÇUŞ TÜYLERİ
( Primer kanat tüyleri ya da telekler, kuşların gökyüzüne yükselmesine olanak tanır. Diğer tüylerden farklı olarak uçuşun ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri ve hassas bir biçimde konumlandırılabilmeleri için güçlü bağ dokuları ile kemiğe tutturulur. Telekler, uçuş tüylerinin en uzunlarıdır. Kanatın dış yarısını işgal ederler, sert parmaklar gibi kontrol edilip döndürülebilirler ve kuşun ileri itiş gücünün çoğunu sağlarlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. >
evrimagaci.org/sozluk ] )
- PRIMARY HOST[İng.] ile/||/<> HAUPTWIRT[Alm.] ile/||/<> BAŞKONAKÇI
( Asalağın en iyi geliştiği dolayısıyle en çok yararlandığı ve yaşamaktan hoşlandığı konakçı )
- PRİMARY İLE SECONDARY İLE TERTİARY İLE QUATERNARY ile/||/<> PROTEİN YAPI SEVİYELERİ
( Protein organizasyon hiyerarşisi. )
( Formül: φ İLE ψ açıları )
- PRİMAT[İng. PRIMATE] ile/||/<> ESNEKLİK[İng. FLEXIBILITY] ile/||/<> PARAFİLETİK GRUP[İng. PARAPHYLETIC GROUP] ile/||/<> PROSİMİYEN[İng. PROSIMIAN]
( Temel olarak içinde maymunlar (simiyenler) ve ön maymunlar (prosimiyenler) gibi öteryen memelileri barındıran, ilk olarak 85-55 milyon yıl önce küçük kemirgen hayvan türlerinden ayrılarak evrimleşmiş olan taksonomik bir takımdır. Takım içindeki hayvanlar iri beyinleri, üstün görsel becerileri, renkli görüş kabiliyetleri, omuz esneklikleri ve karmaşık hareketleri yapabilen elleriyle bilinirler. Örneğin insan (Homo sapiens), primatlar takımından bir memeli hayvan türüdür. @@ Cisimlerin, şekil ve büyüklüklerinin, uygulanan kuvvet ile değişebilme ve uyum sağlayabilme, sonrasında tekrar eski haline dönebilme özelliğine esneklik denir. @@ Evrimsel bir soy ağacının ortak atasını ve o atanın soyundan gelen türlerin çoğunu içeren, ancak bir ya da daha fazla alt öbeği herhangi bir nedenle ayrı tutan filogenetik gruplara verilen addır. Böylesi bir tür grubunun, öbeğin dışında bırakılan türlere göre parafiletik olduğu söylenir. Örneğin primatlar altında loris ve tarsiyerleri dışlayan Prosimii parafiletik bir gruptur ve görselde mavi ile gösterilmiştir. @@ Önmaymunlar. Primatlar takımının Lemurları, Lorisleri ve Tersiyerleri içeren alttakımıdır. Tersiyerler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. >
evrimagaci.org/sozluk ] )
- PRİMER İLE SEKONDER İLE TERSİYER İLE KUATERNER ile/||/<> PROTEİN YAPI SEVİYELERİ
( Proteinlerin dört organizasyon seviyesi. )
( Formül: φ İLE ψ açıları (Ramachandran) )
- PRİMER YAPI ile/||/<> SEKONDER YAPI
( Primer amino asit dizisi, sekonder α-heliks β-sheet. )
( Formül: Kovalent İLE H-bağı )
- PRIMULAS[İng.] ile/||/<> PRIMULACEAE[Lat.] ile/||/<> ÇUHA ÇİÇEĞİGİLLER
( Yaprakları karşılıklı ya da dairesel dizilişli çiçekleri ışınsal simetrili çanak ve taç yaprakları 49 parçalı er dişi ovaryum üst nadiren orta durumlu kapsül tipi meyveleri olan ülkemizde 9 cins ve 40 türle temsil edilen bir ya da çok yıllık otsu ya da çalımsı bitkiler )
- PRIMUM[İng.] değil/yerine/= İLK | ÖNCE
- PRINCE[İng.] ile/||/<> PRINCE[Fr.] ile/||/<> PRINZ[Alm.] ile/||/<> ŞEHZADE[Fars. < ŞEH + ZÂDE]
( Padişahların ve oğullarının erkek çocuklarına verilen san )
- PRINCIPAL :/yerine MÜDÜR, ESAS
- PRINCIPLE :/yerine İLKE
- PRIVATE PROPERTY[İng.] ile/||/<> ÖZEL MÜLKİYET
( Gerçek veya tüzel kişilerin yasal sınırlar çerçevesinde diledikleri biçimde kullanabildikleri taşınır taşınmaz maddi veya fikri varlık sahipliği Kapitalist sistemin en ayırt edici özelliğidir )
- PRIVATE SECTOR[İng.] ile/||/<> ÖZEL KESİM
( özel kesim 1 Bir ekonominin kamu kesimi dışındaki gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde veya denetiminde bulunan kısmı 2 İktisatta hanehalkı ve firmaların oluşturduğu kesim )
- PRIVATE :/yerine ÖZEL
- PRİZ ile/ve/değil EŞİK
- PRİZ[Fr. < PRISE] ile/ve/||/<>/< FİŞ[Fr. < FICHE]
( Elektrik akımı almak için fişin sokulduğu yuva. İLE/VE/||/<>/< Prizden akım almaya yarayan araç. | Bir yapıtın hazırlanmasında kolaylık sağlamak ya da bir işe kılavuzluk etmek için yazılıp sınıflandırılan küçük kâğıt yapraklardan her biri. | Bir işi yaptırmak ya da gereken kaydın alındığını belirtmek için bir koçandan koparılmış kâğıtlardan her biri, makbuz. )
(


)
- PRİZ[Azr.] = ÖDÜL[Tr.]
- PRİZ ile/||/<> PRİZ[Fr. < PRISE]
( alıcı fizik yuva )
- PRİZ ile/||/<> YUVA
( Sinema TV Elektrik akımını almak için fişin sokulduğu yuva fiş yuvası Üç ve dört yaşlarındaki çocuklar için açılan ve genellikle gündüzleri çalışan kadınların çocuklarını sabah bırakıp akşam aldıkları okulöncesi eğitim kurumu Mimarlık alveolus küçük göz Mimarlıkta içine bir taşın ya da bir yazıtın yerleştirildiği oyuk Anne ve babaların çalışmakta olduğu saatlerde çocukların bakım ve eğitimini sağlayan özel ya da kamusal kurum karşılık alveol anlamdaş kesecik alveolus küçük boşluk Akciğerde bronşçukların sonlandığı küçük boşluklar 2 Bezlerdeki küçük boşluklar 3 Küçük bir çukurcuk ya da kese biçiminde herhangi bir boşluk zooloji 1 Aynı unsurlardan oluşan küme özellikle hücrelerin kendilerine yabancı bir dokuda birikmesiyle oluşan kümelenme Kimi neoplastik ve hamartomatöz dermatozislerde en çok epidermis ve veya dermis içindeki hücrelerin sınırlı gruplaşmasında görülür 2 Kuşların yumurtlamak ve yavruların büyütmek üzere hazırladıkları yatak kuş yuvası veya barınağı yuva Az yuva 1 kuş barınağı 2 ev konut oya 1 hayvan yuvası 2 ev konut uya yuva in uya uya uya Kar huya Alt Tel uya kuş yuvası vahşi hayvanlar için in Tar uva uya uya yăva Eski çağlardan başlayarak kullanılır uya Orta Türkçede de uya biçimi geçer Eski Kıpçakçada uya yanında yuva biçimi de göze çarpar Türkçe yuvanın başındaki y ikincil bir sestir Çuvaşça yăvanın başındaki y de sonradan türemiştir Ramstedt KSz 16 72 JSFOu 32 2 6 Moğolca uyuğa Lagerplatz der Diebe Rӓubernetzt biçimiyle birleştirmiştir Räsänen UAJb 33 147 UJb 19 102 V 511a bu birleştirmeye katılarak h uya biçiminden yola çıkmıştır Onun bu görüşüne Joki LwSS 251 de katılmıştır Egorov ÊS 73 diyalektlerde kullanılan üy toplamak kökünden geldiğini bir olasılık olarak dile getirmiştir Clauson ED 267 belli başlı eski biçimleri saymakla yetinmiştir Sevortyan ÊSTJa 1974 239 da eski etimolojik açıklamaları özetledikten sonra Vladimirtsov ve Jokinin birleştirmelerini göz önüne alarak Kırgızca uyu birikmek toplanmak kökü üzerinde durulabileceğini seslendirmiştir )
- PRN/PRO RE NATA[İng.] değil/yerine/= GEREKSİNIM DURUMUNDA, İHTİYAÇ HALİNDE
- pro rat. aet.[Lat. < PRO RATIONE AETATIS] değil/yerine/= YAŞA GÖRE
- PROBABLE vs. LIKE
- PRODUCT :/yerine ÜRÜN
- PRODÜKSİYON ŞİRKETİ, FİLM ŞİRKETİ, ŞİRKET, FİLM KUMPANYASI, KUMPANYA, FİRMA, FİLM MÜESSESESİ | YAPIMEVİ ile/||/<> YAPIMEVİ
( Sinema Film yapımı işiyle uğraşmak amacıyla kurulmuş ortaklık işleyim Önceden hazırlanmış ham özdekleri işleyerek ürüne yapına dönüştüren işyeri Yapımı sağlayan makineli kuruluşların tümü Aletler avadanlıklar makineler ve diğer durağanlardan kurulu işletme )
- PROF. DR. AZİZ SANCAR NOBEL PARKI
( Reşitpaşa Mahallesindedir. 2.984,98 m²'lik bİr Alanı kapsar, 643,97 m²'lik yeşil alanı, 125,15 m²'lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )
- PROFİL ile PROFİLCİ/LİK ile PROFİL BORU
- PROFILE PLANE[İng.] ile/||/<> PLAN PROFİLE DE PROJECTİON[Fr.] ile/||/<> KREUZRISSEBENE[Alm.] ile/||/<> YANAY DÜZLEMİ
( Betimsel uzamibilgisinde alın ve yatay düzlemlere dik olan görüntü düzlemi )
- PROF.'UN" değil PROF.ÜN
- PROJE ile iDEA
- PROJEKTIL/PROJECTILE[İng.] değil/yerine/= MERMİ, ATIŞ
- PROKARYOT GÖZE ile/||/<> ÖKARYOT GÖZE
( Prokaryot gözelerde çekirdek zarı yoktur, ökaryot gözelerde ise çekirdek zarı vardır. )
( Robert Hooke | 1665 | 17. Yüzyıl | İlk hücre gözlemi
(1635 - 1703) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Biyoloji) (Önemli katkıları: Hooke yasası, hücre keşfi) )
- PROKARYOT GÖZE ile/||/<> ÖKARYOT GÖZE
( Prokaryot gözelerde çekirdek zarı yoktur, ökaryot gözelerde ise çekirdek zarı vardır. )
( Robert Hooke tarafından 1665 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1635-1703) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Biyoloji) (Önemli katkıları: Hooke yasası, hücre keşfi) )
- PROKARYOTİK GÖZE ile ÖKARYOTİK GÖZE
( Çekirdek ve organeller içermeyen basit gözeler. İLE Çekirdek ve organeller içeren karmaşık gözeler. )
- PROMENADE[İng.] ile/||/<> PROMENOIR[Fr.] ile/||/<> WANDELHALLE, WANDELGANG[Alm.] ile/||/<> GEZİNTİ YERİ
( Bir tiyatro yapısında seyircilerin gezmeleri için ayrılmış yer )
- PROMETHEUS'UN ATEŞİ(N) ÇAL(IN)MASI ile/ve/||/<> PANDORA'NIN KUTUSU
- PROMETHIUM CELL[İng.] / CELLULE DE PROMETHIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= PROMETYUM PİLİ
- PROMINENT :/yerine ÖNDE GELEN
- PROMISSORY NOTE and BILL OF EXCHANGE
( Bono. VE Poliçe. )
- PRÖMİYE(PREMIER) ile GALA
- PRÖMİYER/GALA["İLK PRÖMİYER/İLK GALA" değil!] değil/yerine/= İLK GÖSTERİM
- PRON/PRONE[İng.] değil/yerine/= YÜZÜSTÜ
- PROP, CATHETER[İng.] ile/||/<> SONDA[İt. < SONDA]
( İdrar almak mideye ilaç veya besin maddelerini sulu olarak vermek özofagusta tıkanıp kalan yabancı cisimleri çıkarmak atlarda hava keselerinin tedavisinde yaraların derinliği ve yönünü anlamak kapanmayan yaralarda buna engel olan yabancı bir cisim veya ayrılmış bir kemik parçası olup olmadığını kontrol etmek gibi amaçlarla kullanılan aygıtlar katater )
- PROP/PROBE[İng.] değil/yerine/= BAŞLIK, MIL
- PROPERTY :/yerine MÜLK
- PROPORTION :/yerine ORAN
- PROPRIOSEPTİF/PROPRIOCEPTIVE[İng.] değil/yerine/= DERİN DUYU
- PROSE[Fr.] ile/||/<> NESİR[Ar. < NES̱R]
( Genel olarak tartı ölçü ve uyak gibi kayıtlara bağlı olmıyan deyi kılığı NESİR YAZMAK Proser NESRE ÇEVİRMEK Prosaïser TARTILI NESİR Prose métrique UYAKLI NESİR Seçili nesir Prose perlée )
- PROSTAT BEZİ ile/||/<> TESTİS ile/||/<> VAZEKTOMİ/VASEKTOMİ
( Mesane tabanında olmak üzere sidik borusunu[üretra] kuşatan ve meni salgılayan eril üreme bezi.[Bu meni, erbezlerinde yapılan spermleri penise taşır. Yaşlılıkta prostatın iyi huylu olarak büyümesi, sık görülen bir durumdur ve mesanede sidik birikmesine neden olabilir. Yaşlılarda prostat kanseri de sık görülür. İki biçimde de sayrıya cerrahi girişim yararlı olur.] İLE/||/<> Hayvanda, sperm ve eril hormonları olan androjenleri üreten örgen.[İnsanda, testisler iki tanedir ve oval biçimindedir.[Penisin hemen arkasında ve anüsün önünde bulunan skrotal kesede bulunur.] İLE/||/<> Bir erilin spermini taşıyan tüpleri, gebeliği kalıcı olarak önlemek için kesmek ya da kapatmak amacıyla yapılan cerrahi işlem.[Genellikle lokal anestezi altında yapılır. İşlemin gerçekleşmesi yaklaşık olarak 15 dakika sürer.] )
- PROSTATE GLAND[İng.] değil/yerine/= PROSTAT BEZİ
( Mesane tabanında olmak üzere üretrayı (sidik borusunu) kuşatan ve meni salgılayan erkek üreme bezidir. Bu meni, erbezlerinde yapılan spermleri penise taşır. Yaşlılıkta prostatın iyi huylu olarak büyümesi, sık görülen bir durumdur ve mesanede idrar birikmesine neden olabilir. Yaşlılarda prostat kanseri de sık görülür. Her iki biçimde de hastaya cerrahi girişim yararlı olur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. >
evrimagaci.org/sozluk ] )
- PROTEİN SAAT HİPOTEZİ[İng. PROTEIN CLOCK HYPOTHESIS] ile/||/<> MOLEKÜLER SAAT HİPOTEZİ[İng. MOLECULAR CLOCK HYPOTHESIS]
( Moleküler saat hipotezinin diğer adıdır. Belirli bir protein ailesi (ribozomal, sitokromal vb.) içinde sabit oranda amino asit meydana getirilir ve iki tür arasındaki ayrışma derecesi akrabalık derecelerini test etmek için kullanılan bir moleküler evrim analizi yöntemidir. Proteinleri oluşturan aminoasitlerin genler üzerindeki kodlarında meydana gelen mutasyonların, göreceli olarak sabit bir hızda meydana gelmesine dayanır. Dolayısıyla, aynı protein dizisindeki genetik farklılıklara bakarak, bir türün diğerinden ne zaman ayrıldığı, sabit zaman aralıklarında meydana gelen mutasyonlardan anlaşılabilir. @@ Belirli bir protein ailesi (ribozomal, sitokromal vb.) içinde sabit oranda amino asit meydana getirilir ve iki tür arasındaki ayrışma derecesi akrabalık derecelerini test etmek için kullanılan bir moleküler evrim analizi yöntemi. Evrim saati ya da gen saati olarak da adlandırılır. Proteinleri oluşturan aminoasitlerin genler üzerindeki kodlarında meydana gelen mutasyonların, göreceli olarak sabit bir hızda meydana gelmesine dayanır. Dolayısıyla, aynı protein dizisindeki genetik farklılıklara bakarak, bir türün diğerinden ne zaman ayrıldığı, sabit zaman aralıklarında meydana gelen mutasyonlardan anlaşılabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. >
evrimagaci.org/sozluk ] )
- PROTEİN SENTEZİ[İng. PROTEIN SYNTHESIS] ile/||/<> EKSPRESYON[İng. EXPRESSION] ile/||/<> GEN OKUNUMU[İng. GENE EXPRESSION] ile/||/<> GTP (GUANOZİN 5' TRİFOSFAT)[İng. GTP (GUANOSINE 5-TRIPHOSPHATE)] ile/||/<> İNTERFAZ[İng. INTERPHASE] ile/||/<> TRANSLASYON[İng. TRANSLATION] ile/||/<> 5' UTR[İng. 5' UNTRANSLATED REGION (5' UTR)]
( Canlıların protein yapımı için kullandığı mekanizmanın genel adıdır. Herhangi bir canlı organizmada bulunan tüm proteinler sürekli bir yıkılma ve yeniden yapılma durumundadır. Sentezlenme sırasında, genetik materyalden okunarak üretilen aminoasitler, peptit bağları sayesinde proteinleri oluştururlar. @@ Genetik bir yapıdan kaynaklanan yapı ya da aktivitedir. Bir genin, uygun şartların olması halinde ya da zamanın gelmesi durumunda okunarak içeriğindeki bilginin aminoasit ve protein sentezinde kullanılmasıdır. Gen ifadesi olarak da bilinir. @@ Protein yapımında, RNA dizisini aminoasit zincirine dönüştürme işlemi.Translasyon metionin (AUG) içeren kodon ile başlar. Protein sentezini sonlandırmada mRNA üzerinde 3 kodon etkili olur ve bunlara terminasyon kodonları (stop kodon) adı verilir (UAG: amber; UAA: ochre ve UGA: opal). @@ Guanozin trifosfat olarak bilinir. Protein sentezinde rol alan RNA sentezinin öncüsü bir nükleotitdir. GTP @@ Hücrenin normal hayat döngüsünü gerçekleştirdiği evre. Hücre döngüsünün %90'ını oluşturur. G1, S ve G2 olmak üzere üç evreden oluşur. G1 evresinde ATP ve protein sentezi yapılır, organel sayısı artar. S evresinde DNA kendini eşler. Son evre olan G2 evresinde ise bölünme için son hazırlıklar yapılır. @@ Protein yapımında, RNA dizisini aminoasit zincirine dönüştürme işlemi.Translasyon metionin (AUG) içeren kodon ile başlar. Protein sentezini sonlandırmada mRNA üzerinde 3 kodon etkili olur ve bunlara terminasyon kodonları (stop kodon) adı verilir. @@ Transkripsiyon başlatma bölgesi ile translasyon başlangıcı arasındaki mRNA'da saklanan ancak translasyon olmayan bölge. Ribozomal bağlanma bölgesini (lider dizisi) ve sinyal sırasını içerir. Ekzon 1'in başlangıcıdır. Çoğu mRNA'nın 5 'UTR'leri, protein sentezinin başlatılmasında rol oynayan bir konsensüs dizisi; 5'-CCAGCCAUG-3 içerir. Translasyona uğramamış olmasına karşın, bu bölge mRNA sekonder yapısını ve sabitliğini, translasyon başlangıcının istikarını ya da sekansa spesifik mRNA-bağlayıcı proteinlerin bağlanmasını etkileyebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. >
evrimagaci.org/sozluk ] )
- PROTON STORAGE RING[İng.] / ANNEAU D'EMMAGASINAGE DU PROTON[Fr.] / PROTONENSPEICHERRING[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON DEPOLAMA HALKASI
- PROTON İLE NÖTRON İLE ELEKTRON ile/||/<> ATOM BİLEŞENLERİ
( Proton çekirdekte pozitif, elektron yörüngede negatif yüklüdür )
( Formül: mp=1836me )
- PROTOPLAZMA ile YALANCIAYAK
( ... İLE Bir gözeli hayvanlarda, devim ve beslenmeye yarayan protoplazma uzantısı. )
- PROTOZOA ile/||/<> YALANCI AYAK (PSÖDOPOD)[İng. PSEUDOPOD]
( Protozoa kelimesi, ilk hayvanlar anlamına gelir. Genellikle bir gözeli, ökaryot ve parazit canlıları içeren bir Protista alt alemidir. Öglena. @@ Akyuvarlar ile amipler gibi bazı birgözelilerin, özellikle protozoanın kök-ayaklılar sınıfındaki birgözelilerin hareketini sağlayan sitoplazma çıkıntılarıdır. Hücre içi basıncı nedeni ile esnek göze zarında bir yöne doğru bir çıkıntı oluşur. Hücrenin protoplazması bu çıkıntıya doğru akar; orada toplanır. Sonra buna benzer bir çıkıntı başka bir yöne doğru gelişir; protoplazma bu kez o yöne doğru sürüklenerek akar; ardından göze toparlanır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. >
evrimagaci.org/sozluk ] )
- PROX- ile/||/<> PROXIMO- ile/||/<> JUXTA-
( Yakınında, bitişikte. İLE/||/<> Proksimal, en yakın. İLE/||/<> Yakın. )
- PROZODİ değil/yerine/= SESLEM UYUM
- PRP/PLATELET RICH PLASMA TROMBOSITTEN[İng.] değil/yerine/= ZENGIN PLAZMA
- PRURITIS, ITCH[İng.] ile/||/<> KAŞINTI
( 1 Deriyle ilgili bozukluklarda ve özellikle alerjik yangılarda paraziter enfestasyonlarda görülen klinik belirti pruritis 2 Uyuz )
- PSG/POLİSOMNOGRAFİ POLYSOMNOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= UYKU ÇİZGESİ
- PSİKİYATRİ'DE:
FRANSIZ EKOLÜ ile/ve/||/<>/> ALMAN EKOLÜ
- PSİKODRAMADA:
ISINMA ve/||/<>/> OYUN ve/||/<>/> PAYLAŞIM
- PSİKOLOJİDE/TÜZEDE KORUMA:
KENDİ İÇİN ve/||/<>/> YAKIN ÇEVRE İÇİN ve/||/<>/> TOPLUM İÇİN