DÖRT(4) YAZAÇLI SÖZCÜKLER

- NÜKLEİK ASİT[İng. NUCLEIC ACID] ile/||/<> ANTİANLAMLI DNA/RNA[İng. ANTISENSE DNA/RNA] ile/||/<> DENATÜRASYON[İng. DENATURATION] ile/||/<> FLOROFOR[İng. FLUOROPHORE] ile/||/<> GENETİK HİBRİTLEŞTİRME[İng. GENETIC HYBRIDIZATION]

( Canlılardaki en büyük molekül tipi. Proteinleri kodlayan ve nükleotit zinciri. Nükleik asit çeşitleri; DNA ve RNA. @@ Bir genin kodlayan/anlamlı sarmalını tamamlayan tek sarmallı nükleik asit. Aynı zamanda aynı genden üretilen mRNA'ya da tamamlayıcıdır. @@ Bir makromolekülük geri dönüşümü olmaksızın yapısının bozulması ya da değişimidir. Primer yapısını bozmadan bir protein, nükleik asit ya da bir başka makromolekülün fiziksel özelliklerinin ve üç boyutlu yapısının değişimidir. Isıtma, yüksek basınç ve tuz derişimi gibi etkenler proteinlerin yapısını bozar. Bu olaya denatürasyon denir. Yapısı bozulan protein artık biyolojik olarak aktif olmayan proteindir. @@ Işığı belirli bir dalga boyunda emme ve daha sonra daha uzun bir dalga boyunda ışık yayma yeteneğine sahip moleküllerdir. Bu süreç "floresan" olarak adlandırılır. Proteinler, nükleik asitler ve küçük organik moleküller dahil olmak üzere çok çeşitli molekül florofor olabilir. Floresin, rodamin, siyanin, GFP çeşitli florofor örnekleridir. @@ Birbirini tamamlayan nükleik asit dizilerinin belirli bir düzende yeniden eşleştirilmesi. Genetik olarak uzak popülasyonlardaki bireylerin hibrit oluiturması için çiftleştirilmesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- NÜKLEİK ASIT/NUCLEİC ACİD[İng.] değil/yerine/= ÇEKİRDEK ASIDİ

- NUCLEOPHILIC ATOM[İng.] / NUCLEOPHILES ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEOFİLİK ATOM

- NÜKLEOTİT[İng. NUCLEOTIDE] ile/||/<> ARTIK BİLEŞİK[İng. RESIDUE] ile/||/<> CHARGAFF KURALI[İng. CHARGAFF RULE] ile/||/<> DEOKSİRİBOZ[İng. DEOXYRIBOSE] ile/||/<> ENDONÜKLEAZ[İng. ENDONUCLEASE]

( Nükleik asitlerin yapı taşı. Riboz ya da deoksiriboza bağlı herhangi bir pürin ya da pürimidinden oluşur. @@ Daha büyük bir molekülün parçası oldukları zaman, aminoasitlere ya da nükleotitlere verilen isim. @@ Herhangi bir türe ait DNA'nın nükleotite parçalandığında ortamda bulunan toplam adenin miktarının timine, guanin miktarının sitozine eşit olması durumudur. @@ Beş karbonlu bir şekerdir. @@ Polinükleotit zincirindeki nükleotitler arasındaki fosfodiester bağını kesen bir nükleaz. Restirikriyon endonükleazı; DNA yı belirli yerlerden kesen bir endonükleazdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- NÜKLEOTİT/NUCLEOTİDE[İng.] değil/yerine/= ÇEKİRDEK YAPI TAŞI

- NÜKLEUS/NÜVE/NUCLEUS[İng.] değil/yerine/= ÇEKİRDEK

- NÜKS/RECURRENCE[İng.] değil/yerine/= YİNELENME

- NUMBER vs. KIND

- NUMBER :/yerine SAYI

- NUMEN değil/yerine/= ÖZİÇ


- NÜMÜLER/NUMMULAR[İng.] değil/yerine/= PARA BÜYÜKLÜĞÜNDE VE BİÇİMINDE

- SAMPLE MEAN[İng.] ile/değil/yerine/= NUMUNE ORTALAMASI

- NÛN[Ar. | çoğ. NİNÂN], SEMEK[Ar. çoğ. ESMÂK, SİMÂK], MÂHÎ[Fars.], EL PEZ[İsp.] ile ...

( BALIK )

- NUN vs. NONE

- NUR BAĞI ile/ve/<> RUH BAĞI

- NUR/ZİYÂ[Ar.] değil/yerine/= IŞIK/AYDINLIK

- NUR ve/||/<> İMAN

( Olsun! VE/||/<> Olsun! )

- NURLANMIŞ ve/||/<> ONURLANMIŞ

( Şehit. VE/||/<> Gazi. )

- NURULLAH ATAÇ ile NURULLAH ARDIÇ

- NUS değil NUSH[Ar.](ÖĞÜT/NASİHAT)


- NÜSHA TESPİTİNDE:
TEK OLMASI
ile/ve/||/<> NADİR OLMASI ile/ve/||/<> MÜELLİF HATTI OLMASI ile/ve/||/<> EN ESKİ TARİHLİ OLANI ile/ve/||/<> MÜELLİF NÜSHASINDAN İSTİNSAH EDİLMİŞ OLMASI ile/ve/||/<> MÜELLİFİN YAŞAMINDA, EN YAKIN DÖNEMDE MUKÂBELE EDİLMİŞ OLMASI ile/ve/||/<> İLK 2/3 FERÂ KAYDININ OLMASI

- NÜSK/NÜSUK ile İBÂDET

- NUSRET[< NASR] ile ...

- NUSSELT NUMBER[İng.] / NOMBRE DE NUSSELT[Fr.] / NUSSELT-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= NUSSELT SAYISI

- NUTUK ATMAK ile/değil/yerine ÖĞÜT VERMEK

( Hiçbir ârif, "nutuk" atmaz. )

- NUTUK ile/ve/değil/yerine/<>/=/||/hem de ÖĞÜT

- NÜVE değil/yerine/= ÇEKİRDEK

- NÜVE değil/yerine/= NENÖZ

- NÜVE ile ÖZ | ÇEKİRDEK, GÖZE HÜCRE

( ÖZ | ÇEKİRDEK, HÜCRE )

- NÜZL[Ar. çoğ. ENZÂL] ile NÜZÛL[Ar.]

( Konak yeri. | Misafir için hazırlanan yemek. İLE Aşağı inme. | Konağa inme, konaklama. | İnme, felç. )

- NÜZÛL-RÜCÛ ile HUBÛT-SU'ÛD

- NÜZÛL[Ar.] ile İNME

- NÜZÛL ile/ve/<> URÛC

( Hazretler ile. İLE/VE/<> Melekler ile. )
( Fiziksel/dışsal. İLE/VE/<> İçsel. )
( Kabalaşmış. İLE/VE/<> İncelmiş/incelerek. )
( Anneyle. İLE/VE/<> Aşkla. )
( Tamamı: ULÛHİYET )
( LÂHUT > NÂSUT ile/ve/<> NÂSUT > LÂHUT )
( KAVS-I NÜZÛL ile/ve/<> KAVS-İ URÛC )

- NÜZÛR[Ar. < NEZR] ile NÜZÛR/NÜZERÂ[Ar. < NEZÎR]

( Adaklar, adamalar. İLE Doğru yola getirmek üzere gözdağı vermeler, korkutmalar. )

- NYHA/NEW YORK HEART ASSOCİATION[İng.] değil/yerine/= NEW YORK KALP DERNEĞİ

- O BU ile O ARA/LIK ile O SAAT ile O HALDE ile O YOLDA ile O AÇIDAN ile O DAKİKA ile O SAATTE ile O SIRADA ile O YÖNDEN ile O YÜZDEN ile O BAKIMDAN ile O TAKDİRDE

- O-LINE[İng.] / RAIE O[Fr.] / O-LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= O ÇİZGİSİ

- O DA HAKLI, O DA, O DA ile/değil/yerine HER BİRİNDE, HAKLILIK PAYI VAR

- O DİLİ ve BİZ DİLİ ve BEN DİLİ

- O) ELMA


- O gün için SUSuyorum!

- O hemşire için SUS!!!

- O KADAR DA UZUN BOYLU DEĞİL ile ATLA, DEVE DEĞİL YA

- O.D./OCULUS DEXTER[İng.] değil/yerine/= SAĞ GÖZE

- O.S./OCULUS SİNISTER[İng.] değil/yerine/= SOL GÖZE

- O ile ONUN HANIMEFENDİSİ ile MAJESTELERİ ile RİNGA

- OAA/EVENT TREE ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= OLAY AĞACI ÇÖZÜMLEMESİ

- OASM SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= OASM DİZGESİ

- SYSTÈME OASM[Fr.] / OASM-SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= OASM SİSTEMİ

- OBA[Oğuz] ile OGUŞ
[<

( Kavim. İLE Boy. )

- OBA ile/ve/||/<>/> ORDU

( Kız çocuklarıyla kurulmak ve sürdürülmek istenen. İLE/VE/||/<>/> Erkek çocuklarıyla kurulmak ve sürdürülmek istenen. )

- ÖBEK ile GÖBEK

- ÖBEK = GROUP[İng.] = GROUPE[Fr.] = GRUPPE[Alm.] = GRUPO[İsp.]

- ÖBEK ile/ve/||/<> ZİNCİR

- ÖBEKLENMEK ile ÖBEKLEŞMEK ile ÖBEK

- OBERMAYER'S TEST[İng.] / TEST DE OBERMAYER[Fr.] / OBERMAYER'S PRÜFUNG (PROBE)[Alm.] ile/değil/yerine/= OBERMAYER DENEYİ

- OBERMÜLLER'S TEST[İng.] / TEST DE OBERMÜLLER[Fr.] / OBERMÜLLER'S PRÜFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OBERMÜLLER DENEYİ

- OBEZ[Fr. < OBÉSE] değil/yerine/= ÇOK ŞİŞMAN

- OBEZ/OBESE[İng.] değil/yerine/= ŞİŞMAN

- OBJE[Fr. < OBJET] değil/yerine/= NESNE


- OBJE[Fr./İng. < OBJECT] değil/yerine/= NESNE

- OBJECTIVE :/yerine AMAÇ, NESNEL

- OBJEKTİF ile/ve/||/<>/> TELEOBJEKTİF

( Fotoğraf makinesi, mikroskop, dürbün vb. optik araçlarda nesnelerden gelen ışınları alıp ekran üzerine aktaran mercek ya da mercek düzeni. İLE/VE/||/<>/> Çok uzağı gösteren mercek. )

- OBJEKTİFTE:
STANDART
ile/ve DSLR

- OBLIGATION vs. IF NOT BE, WILL NOT

- OBO/OPEN BIOLOGICAL AND BIOMEDICAL ONTOLOGY[İng.] değil/yerine/= AÇIK BİYOLOJİK VE BİYOMEDİKAL ONTOLOJİ

- OBSERVER BİAS değil/yerine/= GÖZLEMCİ YANLILIĞI

- OBTAIN :/yerine ELDE ETMEK

- OBUA ile OBUACI

- ÖBÜR/ÖTEKİ DİLLER ile/ve/<>/değil/yerine TÜRKÇE

( )

- ÖBÜR DÜNYA BİLGİSİ = İLM-ÜL-AHİRET = ESCHATOLOGY[İng.] = ESCHATOLOGIE[Fr., Alm.] = ESCHATON:SON LOGOS[Yun.]

- ÖBÜR ile ÖBÜRÜ ile ÖBÜR GÜN ile ÖBÜR DÜNYA

- OBURLUK YAPMAK ile OBUR ile OBURLUK

- OBUZ ile OY OBUZ ile OBUZLUG
[<

( Engebeli, bozuk arazi. İLE Sarp arazi. İLE Arazisi sarp olan ülke. )

- OBVIOUS :/yerine AÇIK, BARİZ

- OCAK ile ...

( HANEDAN | BEKTÂŞİYE'DE, OCAĞIN SAĞINDA VE SOLUNDA SEYYİD ALİ VE HORASAN POSTU VARDIR )

- OCAK ile FIRIN

- OCAK ile HOBİ

- OCAK ile KUCAK ile TUZAK

- OCAK ile KÜLHAN[Fars.]/CEHENNEMLİK

( ... İLE Hamamları ısıtan, hamamın altında bulunan kapalı ve geniş ocak. )

- OCAK ile PARSEL[Fr. < PARCELL]

- OCAK ile/ve/||/<>/> SOFRA

- OCAK-I BEKTÂŞİYAN ile ...

( YENİÇERİ OCAĞI. KURUCUSU HACI BEKTÂŞ-I VELİ OLDUĞUNDAN, YENİÇERİLERİN BAŞLARINA GİYDİKLERİ HACI HÜNKÂR'IN HIRKASININ KOLUDUR )

- OCAK/LIK ile OCAKLI ile OCAKÇI/LIK ile OCAKSIZ ile OCAK KATI ile OCAK KAŞI ile OCAK TAŞI

- OÇAK/OÇAQ ile/ve/||/<>/> OÇAKLIK/OÇAQLIK

- OCCASIONALLY :/yerine ARA SIRA

- OCCIPITAL LOBE[İng.] değil/yerine/= ARTKAFA LOBU

( Beyin kabuğunun görme işlevinde kullanılan bölümüdür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- OCCIPITAL LOBE[İng.] değil/yerine/= OKSİPİTAL LOP

( Beyin kabuğunun görme işlevinde kullanılan bölümüdür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ÖD AĞACI ile KARTAL AĞACI

( Dulaptalotugillerden, sıcak ülkelerde yetişen, tropik bölgelerde yetişen, odunu ve kabuğu hoş kokulu bir ağaç. | Tütsü. | Tesbih yapılır. İLE Dulaptal otugillerden, Hindistan'da yetişen, odunu öd ağacı gibi kokan bir ağaç. )

- ÖD/SAFRA KESESİ/ÖD KİSESİ[Azr.]/KİSE SAFRA[Fars.]/ÖT GABY[Kazak.]/GALL BLADDER[İng.] ile/||/<> SİDİK/İDRAR KESESİ


- OD ile OD OCAK

- ODA ile/ve/||/<> OTAĞ/ÇERGE

( Evin ya da herhangi bir yapının oturma, çalışma, yatma gibi işlere yarayan, banyo, salon, giriş vb. dışında kalan, bir ya da birden fazla çıkışı olan bölmesi; göz. | Serbest meslek adamlarını içinde toplayan resmî birlik. | Yeniçeri kışlası. | Köy odası. | Daire. İLE Büyük ve süslü çadır. )

- ODABAŞI, ARİF (SARIYER/YENİMALALLE, 1957)

( Sarıyerlidir, balıkçı reisidir. Sarıyer İlkokulu, Sarıyer Orta Okulu ve Sarıyer Lisesinden mezun oldu. Bir süre Elmadağ Gazetecilik Yüksek Okulunda okudu ise de okulu yarım bıraktı. Sarıyer Spor Kulübünde futbol oynadı. Üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübünde 2 dönem (4 yıl) Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yaptı Sarıyer'den başka, Ortaköy, Emirgan, Maden ve Yenimahalle Spor Kulüplerinde futbol oynadı. Yenimahalle Spor Kulübünde Yönetim Kurulu üyesi ve daha sonra da kulüp başkanı olarak sorumluluk üstlendi. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu Üyesidir. )

- ODABAŞI, EYÜP (SARIYER, 1951 - 2015)

( Galatasaray Mühendislik ve Mimarlık Fakültesinden Makine Mühendisi olarak mezun oldu. Ticarete atıldı. Sarıyer Spor Kulübü altyapısında futbola başladı, yaş gruplarında oynayarak profesyonel takıma kadar yükseldi. Sarıyer forması altında 1 kez Amatör, 1 kez de Ümit Milli oldu. Sarıyer'den sonra Fenerbahçe'ye transfer etti. Bu kulüpte iki sezon oynadıktan sonra Trabzonspor'a transfer oldu. Bir süre de Karabükspor'da oynadıktan sonra futbolu bıraktı. 1981'de Sarıyer Spor Kulübü yönetim kuruluna seçildi. Aralıksız olarak 1995 yılına kadar Kulüp yönetim kurulunda genel kaptan olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 24 yıl ile en uzun süre yöneticilik yaparak tarihe geçti. Türk Futbol Vakfı, Yenimahalle Spor Kulübü, 1940 Sarıyerli Sporcular Derneği kurucu üyesidir. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu üyesidir. Sarıyer Yerel Haber Gazetesinde köşe yazarlığı yapmıştır. )

- ODABAŞI, PROF. DR. TURGAY (MİLAS, 1935 - 2003)

( Üniversite Öğretim Üyesi. İlk ve ortaokulu Milas'ta okudu ve 1954 yılında İzm ir Atatürk Lisesinden mezun oldu. 1959'da İ.Ü. Orman Fakültesinden "Orman Yüksek Mühendisi" olarak mezun oldu.. Orman teşkilatında bir süre görev yaptıktan sonra 1961'de İ.Ü. Orman Fakültesi Silvikültür Kürsüsüne asistan atandı. "Lübnan Sediri ve Tohumu Üzerine Araştırma" tezi ile 1957'de "Ormancılık Bilimleri Doktoru" unvanı aldı. 1973'te "Türkiye'de Baltalık ve Korulu Baltalık Ormanları ve Bunların Koruya Dönüştürülmesi Olanakları Üzerine Araştırmalar" tezi ile "Üniversite Doktoru" oldu. Ve 1976'da Silvikültür Kürsüsüne Doçent olarak atandı. 1982'de "Üniversite Profesörü Unvanı" nı kazandı ve 1993'te Silvikültür Anabilim Dalı Başkanı oldu. Bu görevini emekli olana kadar devam ettirdi. Yayınlanmış ders kitaplardı ve pek çok bilimsel makalesi var. )

- FOCAL SPOT[İng.] / TACHE FOCALE[Fr.] / BRENNPUNKTFLECH[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK BENEĞİ

- DEFOCUSING[İng.] / DÉFOCALISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ODAK DAĞILMASI

- ZOOM DISTANCE[İng.] / DISTANCE DE LA ZOOM[Fr.] ile/değil/yerine/= ODAK DERİNLİĞİ

- FOCAL AXIS[İng.] / AXE FOCALE[Fr.] / BRENNPUNKTACHSE, FOKUSACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK EKSENİ

- ODAK NOKTASI/NESNE ile/ve/değil/||/<>/< ZİHİNDEKİ(BELLEKTEKİ) ULAŞILMAZLIĞI


- DEFOKUSSIERUNG, FOKUSABWEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK SAPMASI

- FOCAL DISTANCE[İng.] / DISTANCE FOCALE[Fr.] / BRENNWEITE, FOKALDISTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK UZAKLIĞI

- MİHRAK[Osm.] / FOCUS[İng.] / FOYER[Fr.] / BRENNPUNKT, FOKUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK

- ODAK ile TEMEL

- ODAKLAMAK ile ODAKLANMAK ile ODAKLAŞMAK ile ODAKLANDIRMAK ile ODAKLAŞTIRMAK ile ODAKLANABİLMEK ile ODAKLAYABİLMEK ile ODA ile ODAK ile ODA HAPSİ ile ODA MÜZİĞİ ile ODA SPREYİ ile ODAK NOKTASI

- ODAK/LANMA / ODAKLI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNCELİK/LENDİRME / ÖNCELİKLİ

- ODAK(LANMAK İÇİN):
OKU
ile/ve/||/<>/> DÜŞÜN ile/ve/||/<>/> ANLA ile/ve/||/<>/> KONUŞ

- FOCUSING ANODE[İng.] / ANODE SE FOCALISANTE[Fr.] / FOKUSSIERENDE ANODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKLAYICI ANOT

- FOCUSING COIL[İng.] / BOBINE SE FOCALISANTE[Fr.] / FOKUSSIERENDE SPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKLAYICI BOBİN

- NÂMİHRAK[Osm.] / AFOCAL[İng.] / AFOCAL[Fr.] / OHNE FOKUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKSIZ


- ODD vs. EVEN

- OR/ODDS RATIO[İng.] değil/yerine/= GÖRELİ ORAN

- ODDS :/yerine OLASILIK, İHTİMAL

- ÖDEM/EDEMA[İng.] değil/yerine/= ŞİŞLİK

- ÖDEM[Fr. < Yun.] ile BEZE

( Bazı hastalıklarda yüzde, ellerde ve ayaklarda görülen yangısız şiş. İLE
Yara ya da çıban nedeniyle gövdenin herhangi bir yerinde oluşan şişkinlik. )

- ÖDEM ile ÖDEME ile ÖDEMLİ ile ÖDEMELİ ile ÖDEME EMRİ ile ÖDEME KARTI ile ÖDEME BELGESİ

- ÖDEME ile/||/<> APEL[Fr. < APPEL]

( ... İLE//||/<> Bankacılıkta, şirket sermayesinin ödenmeyen bölümü için yapılan ödeme çağrısı. | Briçte, oyuncunun ortağından oynamasını istediği kâğıt. )

- ÖDEV AHLÂKI ile/ve FERÂGAT AHLÂKI ile/ve USTA AHLÂKI

- ÖDEV ile/değil/yerine ERDEM

( "Yükleme." İLE/DEĞİL/YERİNE "Yüklenme." )

- ÖDEV ile/ve/||/<> GÖREV


- ÖDEV = VAZİFE = DUTY[İng.] = DEVOIR[Fr.] = PFLICHT[Alm.] = DEON, KATHETON[Yun.] = OFFICIUM[Lat.] = DEBER[İsp.]

- ÖDEVLENDİRMEK ile ÖDEV ile ÖDEVLİ ile ÖDEV BİLİMİ ile ÖDEV BİLİMSEL

- ÖDE(YE)MEMEK ile/ve ZORUNLU BORÇ ALMAK

- ODGUÇ ile OTUNG ile OTUNGLUK/OTUNGLUQ
[<

( Yanan odun parçası. İLE Odun. İLE Odunluk. )

- ODİT/AUDIT ile/||/<> ODİTÖR/AUDITOR

( Dinleyiciler. İLE/||/<> İşitsel. )

- ODON-/ODONT-/ODONTİA- ile/||/<> GİNGİV-/GİNGİVO- ile/||/<> ULE-/ULO- ile/||/<> CEMENTO-

( Diş, dişli. Diş biçiminde, diş tedavisi, dişin durumu. İLE/||/<> Diş etleri ile ilgili. İLE/||/<> Diş etleri ile ilgili, skarla ilgili. İLE/||/<> Diş sementumu ile ilgili. )

- ODSS/ORGANIZATIONAL DECİSION SUPPORT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ÖRGÜTSEL KARAR DESTEK DÜZENİ

- ODUG ile ODUGLUK/ODUGLUQ
[<

( Uyanık[uyumayan]. İLE Uyanıklık ya da bilinçlilik. )

- ÖDÜL ile ÖDÜLLER

- ÖDÜL ile/ve/değil/||/<>/< UYARAN


- ÖDÜLLENDİRMEK ile ÖDÜL

- ODUN HALKALARI = HALAKÂT-I HAŞEBÎYE = ANNEAUX LIGNEUX

- CHARCOAL[İng.] / CARBON DE BOIS, BRAISE[Fr.] / HOLZKOHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODUN KÖMÜRÜ

- ODUN ÖZÜ, SERT ODUN, GÖVDE ODUNUNUN MERKESİ KISMI = HAŞEB-İ SÂDIK = COEUR DU BOIS

- XYLOSE, WOOD SUGAR[İng.] / XYLOSE, SUCRE DEBOISE[Fr.] / XYLOSE, HOLZZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= ODUN ŞEKERİ

- ODUN TABAKASI, KSİLEM = TABAKA-İ HAŞEBÎYE = BOIS

- ÖDÜN VERMEK ile/ve/||/<> AĞIR BEDELLER ÖDEMEK

- ÖDÜN VERMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ALTTAN ALMAK

- ÖDÜN VERMEK ile/değil/yerine ÖNCELİK YÖNETİMİ

- ODUN = HAŞEB = BOIS


- ODUN ile TAHTA

- WOOD[İng.] / BOIS[Fr.] / HOLZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ODUN

- ÖDÜNÇ VERMEK ile BORÇ VEREN

- ÖDÜNÇ ile BORÇ

( KARZ-I HASEN: Faizsiz verilen borç. | Ödeme yapamayan borçlunun, helâl ederek borcundan vazgeçmek. )

- ODUNLAŞMAK ile ODUN/LUK ile ODUNCU/LUK ile ODUNLU ile ODUN ÖZÜ ile ODUN BİLİMİ ile ODUN KÖMÜRÜ ile ODUN SOBASI ile ODUN BİLİMSEL

- ÖDÜNLEMEK ile ÖDÜNÇLEMEK ile ÖDÜNÇLENMEK ile ÖDÜNÇLEŞMEK ile ÖDÜN ile ÖDÜNÇ ile ÖDÜNCÜ/LÜK ile ÖDÜNLÜ/LÜK ile ÖDÜNSÜZ/LÜK ile ÖDÜNSÜZCE

- OEDIPUS:
ŞİŞ AYAK
ile/ve/||/<> BİLEN AYAK(KİŞİ)

( )

- OESPER'S SALT[İng.] ile/değil/yerine/= OESPER TUZU

- OF ŞOR[İng. < OFF SHORE] değil/yerine/= KIYI BANKACILIĞI

- OFANS[Fr. < OFFENCE] değil/yerine/= ATAK


- OFF-PUMP CERRAHİ/OFF-PUMP SURGERY[İng.] değil/yerine/= ATAN KALPTE CERRAHİ

- OFFICE :/yerine OFİS

- OFİS değil/yerine/= İŞLİK, İŞ YERİ, YAZIHANE

- OFİS[İng. < OFFICE] değil/yerine/= YAZIHANE

- ÖFKE(> ADRENALİN >) ve/> KALP KRİZİ

( Keskin sirke, küpüne zarar. )

- ÖFKE GÜCÜ" ve "İSTEK/ARZU GÜCÜ" | ile/ve/değil/yerine/<>/> DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE/AKIL GÜCÜ

( Öfkeni, akılla yenemiyorsan, kendini, insandan sayma! )
( Öfkenin her zaman bir nedeni vardır fakat iyi bir nedeni yoktur. )

- ÖFKE:
KUDRET
ile/ve/değil/yerine ŞECAAT

- ÖFKE = ANGER[İng.] = COLËRE[Fr.] = ZORN[Alm.] = ira[Lat.]

- ÖFKE ile/ve/değil/yerine/>< ANLAMA

( Öfkenin olduğu yerde anlama, anlamanın olduğu yerde öfke barın(a)maz. )

- ÖFKE" ile/değil/yerine/||/>< AŞK


- ÖFKE ile/değil BATKI/HÜSRAN

- ÖFKE ile/ve/değil/||/<>/< "BEKLENTİ"

- ÖFKE ile/ve/değil/||/<>/< ÇARESİZLİK

- ÖFKE/GADAP ile CELÂLLENME

( Hiçbir şeyi gözü görmeyecek biçimde kızmak. İLE Haksızlığa karşı haklı olarak gösterilen tepki. )

- ÖFKE ile/ve/değil/||/<>/< ENGELLENME

- ÖFKE ile/ve/||/<>/> GERGİNLİK

- ÖFKE ile/değil/yerine/>< GÜLÜMSEME :)

( Öfkenin uzaklaştırdığını, gülücükler geri getiremez. )

- [hem] "ÖFKE" ile/ve/hem de/||/<>/>< "HAYRANLIK"

- ÖFKE ile/ve/||/<> HIRS

( [gelirse/yönetilemezse ...]
Akıl gider. İLE/VE/||/<> Edep gider. )

- ÖFKE ile HIŞIM/HIŞM[Fars.]

( Öfkeyi sükûnetle, kötülüğü iyilikle, cimriliği cömertlikle ve yalanı gerçekle yenin. )
( Öfkeyi/gadabı tatmin etmek, hayvanlıktır. )
( Ancak öfkesini/hışmını yenen, yiğittir. )

- ÖFKE yerine HÜZÜN

- [ne yazık ki]
ÖFKE
ile/ve/||/<> İFRİT[Ar.]

( ... İLE/VE/||/<> Doğu masal ve efsanelerinde kötü, korkunç yaratık. | Öfkeli, ortalığı birbirine katan kişi. | İçini kemiren, meşgul eden şey. )

- ÖFKE ile/ve/||/<>/> KAYGI

- ÖFKE ile/ve/||/<> KEDER ile/ve/||/<> ÜZÜNTÜ ile/ve/||/<> STRES ile/ve/||/<> KORKU

( Karaciğeri yorar ve hasta eder. İLE/VE/||/<> Akciğeri yorar ve hasta eder. İLE/VE/||/<> Mideyi yorar ve hasta eder. İLE/VE/||/<> Kalbi ve beyni yorar ve hasta eder. İLE/VE/||/<> Böbrekleri yorar ve hasta eder. )

- ÖFKE ile/değil/yerine/>< ÖKE

- ÖFKE" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< ÖZNE

- ÖFKE ile/ve/değil/||/<>/< REFLEKS

- ÖFKE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SAĞLIKLI ÖFKE

- ÖFKE ile/ve/ne yazık ki/> SALDIRI

- ÖFKE =/||/<> SAMAN ALEVİ


- ÖFKE ile/değil/yerine/>< ŞECÂAT

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Haksızlığa karşı olan öfke. | Yiğitlik, yüreklilik. )
( Öfkeyi, şecaate çeviren, merhamettir. )
( Merd-i kıptî, şecaat arz ederken sirkatin söylermiş.
)

- ÖFKE ile/değil/yerine/>< ŞEFKÂT

( Uzaklaştırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yakınlaştırır. )

- ÖFKE ile/ve/||/<>/> SIKINTI

- ÖFKE ile/ve/||/<>/> SUÇLULUK DÜŞÜNCESİ VE DUYGUSU

- ÖFKE ile/<> SUSMA/SÜKÛT

( Kızmış olduğunun göstergesidir. İLE/<> Kırılmış olduğunun göstergesidir. )

- ÖFKE ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< "TEPKİ"

- ÖFKE ile/ve/||/<> TİKSİNME

- ÖFKE ile/ve/> UTANMAK

( Öfke gelir, göz kararır; öfke gider, yüz kızarır. )

- ÖFKE ile/ve/değil/||/<>/< YOK SAYILMA

- [ne yazık ki]
ÖFKE
ile/ve/||/>/<>/>< ZARAR

( Öfkeyle kalkan, zararla oturur. )

- ÖFKEDE:
GÖZ KIZARIR
ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YÜZ KIZARIR

( [Öfke ...]
Gelince. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Gidince. )
( Kâzım[öfkesini tutan/yutan] olmayı yeğle/yelim!) )

- ÖFKELENMEK ile ÖFKELENDİRMEK ile ÖFKELENEBİLMEK ile ÖFKE ile ÖFKELİ/LİK ile ÖFKESİZ/LİK

- ÖFORİ/EUPHORIA[İng.] değil/yerine/= COŞU

- OFTALMİ ile/||/<> OTİT

( Göz yangısı. İLE/||/<> Kulak yangısı. )

- ile/<> OĞURÇAK ile/<> OĞURDAK ile/<> OĞRAK ile/<> OĞUR

( An. İLE/VE/||/<>/> Salise. İLE/VE/||/<>/> Saniye. İLE/VE/||/<>/> Dakika. İLE/VE/||/<>/> Saat. )

- OGAR ile OR ile OY
[<

( Alnında beyaz bir leke olan.[at] İLE Rengi parlak kırmızımsı kahverengi ile koyu sarı arasında olan.[at] İLE Kül renginde.[at] )

- ÖGE/ÖĞE ile/ve/||/<>/> BİLEŞİK ile/ve/||/<>/> TEK GÖZELİ/HÜCRELİ ile/ve/||/<>/> CANLI ile/ve/||/<>/> ÇOK GÖZELİ/HÜCRELİ ile/ve/||/<>/> İNSAN

( Kimyasal olarak ayrıştırılamayan saf nesneler. İLE/VE/||/<>/> Bir ya da daha fazla ögenin kimyasal olarak birleşmesiyle oluşur. İLE/VE/||/<>/> Bir gözeden oluşan organizmalar. İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> Birden fazla gözeden oluşan organizmalar. İLE/VE/||/<>/> ... )

- ÖGE ile/değil/yerine/||/<> ÖZNE

- OGLA[Argu] ile OGLAGU
[<

( Genç erkek. İLE Bolluk içinde büyümüş ya da buna alışmış kişi. )

- ÖĞLE VAKTİ ile/ve ÖĞLEDEN ÖNCE ile/ve ÖĞLEDEN SONRA


- ÖĞLE YEMEĞİ ile BAŞLATICI

- ÖĞLE ile/ve/||/<> İKİNDİ

( Gölgesizlik. İLE/VE/||/<> Gün geçişi. )

- ÖĞLE ile ÖĞLEN ile ÖĞLENCİ/LİK ile ÖĞLE ARASI ile ÖĞLE EZANI ile ÖĞLE VAKTİ ile ÖĞLE NAMAZI ile ÖĞLE TATİLİ ile ÖĞLE UYKUSU ile ÖĞLE YEMEĞİ ile ÖĞLE PAYDOSU ile ÖĞLEN ÇEMBERİ

- ÖĞLE ile ÖYLE

- OGLI ile HAVUÇ
[<

( Yabani havuç.[Kaşgar kenti yakınlarında yetişen, beyaz ve tatlı bir havuç.] İLE ... )

- ÖĞRENECEK OLAN ile "AYAK UYDURACAK OLAN"

- ÖĞRENİLECEK OLAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TERK EDİLECEK OLAN

- Öğrenmek için DİNLE!!!

- Öğrenmek için SUS!!!

- ÖĞRENMEK ile BİR KEZ DAHA GÖRMEK


- ÖĞRETİLEMEYEN ile/ve ÖĞÜTLENEMEYEN ile/ve ÖNERİLEMEYEN

- ÖĞRETİLEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DAHA FAZLASI

- ÖĞRETİM ile ÖĞRETİM YILI ile ÖĞRETİM ÜYESİ ile ÖĞRETİM BİLGİSİ ile ÖĞRETİM ELEMANI ile ÖĞRETİM PROGRAMI ile ÖĞRETİM GÖREVLİSİ ile ÖĞRETİM YARDIMCISI ile ÖĞRETİM YARDIMCILIĞI

- Öğretmek için DİNLE!!!

- Öğretmek için SUS!!!

- ÖĞRETMEK ile/ve/<> FARK ETMEK/ETTİRMEK

( Öğretmek, başkalarına senin kadar iyi bildiklerini anımsatmaktır. )
( EACH ONE, TEACH ONE )

- ÖĞRETMEK ile/ve/değil/yerine KEŞF ETTİRMEK

- ÖĞRETMENİN/HOCANIN SAĞLAYABİLECEKLERİ:
EMNİYETİ SAĞLAMAK
ile/ve BAŞLANGIÇTA UYGUN OLAN(LAR)I SUNMAK

- OGTT/ORAL GLİKOZ TOLERANS TESTİ ORAL GLUCOSE TOLERANCE TEST[İng.] değil/yerine/= ŞEKER YÜKLEME TESTİ

- OĞUL

( Doğan demektir.
[ Önceleri erillikle sınırlı ya da "özdeş" değildi. ] )

- OĞUL/OGUL[dvnlgttrk] ile/<> SÜTOĞUL

( ... İLE/<> Bir kadının, kendi çocuğu değilken emzirdiği ve kocasının da evlat olarak benimsediği erkek çocuk. )

- OĞULLANMAK ile OĞUL/LUK ile OĞULLU ile OĞULSUZ ile OĞUL OTU ile OĞUL BALI ile OĞUL OĞUL ile OĞUL UŞAK

- ÖĞÜT VERMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İYİ/DOĞRU ÖRNEK OLMAK/GÖSTERMEK

( Yolu uzun. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Yolu kısa. )
( Kolay. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< "Kolay değil". )

- ÖĞÜT ile/ve/||/<>/> ESİNLENME

- ÖĞÜT ile/ve/<>/>< HAKARET

( Bir insana, başkaları yanında verilen "öğüt", öğüt değil "küçük düşürme", "aşağılama" ya da "hakaret" olabilir/olur[bazen/çoğunlukla]. Kimseye ve de özellikle çocuklara, ne kıyas, ne de öğüt, doğru/uygun zaman, zemin ve koşullar oluş(turul)madıkça, yapılmamalıdır. )

- ÖĞÜT ile/ve/değil/yerine/||/<> (İYİ/YETERLİ/NİTELİKLİ) ÖRNEK

( Yolu, uzundur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Yolu, kısa ve etkilidir. )

- ÖĞÜT ve/||/<>/> MERAK

- ÖĞÜT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖRNEK

( Yolu/süreci uzundur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Yolu/süreci kısa ve etkilidir. )

- MILL[İng.] / MOULIN, BROYEUR[Fr.] / MÜHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖĞÜTME DEĞİRMENİ, ÖĞÜTMEK

- ÖĞÜTMEK ile ÖĞÜTLEMEK ile ÖĞÜTÜLMEK ile ÖĞÜTEBİLMEK ile ÖĞÜTLEYEBİLMEK ile ÖĞÜT ile ÖĞÜTÇÜ/LÜK ile ÖĞÜTÜCÜ/LÜK ile ÖĞÜTÜCÜ DİŞ


- ÖĞÜTMEK ile ÖĞÜTÜCÜ ile BİLEĞİ TAŞI

- OĞUZ, CENGİZ (İST. 1949)

( Büyükdere Spor Kulübünden transfer edildi ve altı sezon (1969 - 1975) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 90 lig, 1 kupa ve 17 Amatör lig maçı olmak üzere 108 resmi ve ayrıca 34 özel maçla birlikte 142 maçta Sarıyer takımında oynadı. Lig maçlarında 9, Amatör lig maçlarında 6 ve özel maçlarda 5 olmak üzere takımına 20 gol kazandırdı. Büyükdere'ye transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. Sanayici olarak iş hayatını devam ettiriyor. )

- OĞUZ, ERDOĞAN (İST, 1939)

( 1953'te Fındıklı Orta Okulunu yarım bıraktı ve daha sonra ticaret hayatına atıldı. Siyasi hayata CHP saflarında başladı. Partilerin kapatılması üzerine yeni kurulan SODEP, SHP ve CHP de yer aldı. Bilahare ANAP'a katıldı, daha sonra da AKP de siyasi hayatına devam etti. 1984 - 2009 yılları arasında sürekli olarak 25 yıl Sarıyer Belediye Meclis üyesi olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü, Sarıyerliler deneği (SA - DER), Kızılay gibi pek çok sportif, sosyal ve kültürel amaçlı pek çok dernekte üye olup görev yaptı. )

- OGUZ ile OĞUZ
[<

( Bir Türk kavmi. | Türkmen. )
( [Yirmiiki koldan oluşur.] kınık/qınıq
kayıg/qayıg
bayundur
eve/yeve/ewe/yewe
salgur
afşar
begtili
bugduz
bayat
yazgır
eymür
kara bölük/qara bölük
alka bölük/alqa bölük
igdir
üregir/yüregir
tutırka/tutırqa
ula yondlug
toger
beçenek
çuvuldar
çepni
çaruqlug )