DÖRT(4) YAZAÇLI SÖZCÜKLER

- Bilinç için DİNLE!!!

- Bilinç için SUS!!!

- BİLİNÇ TİPİ ile/ve ALGI DÜZENEĞİ

- BİLİNÇ ve/<> AMAÇ ve/<> EYLEM/ETKİNLİK

- BİLİNÇ ile/ve/<> AMAÇ/LILIK

( Kişi, amacı kadardır. )

- BİLİNÇ ve/=/||/<> EDİM/EYLEM ve/=/||/<> OLANAK/LI/LIK

- BİLİNÇ ve/||/<> KİŞİ ve/||/<> YAŞAM

( Gövde. VE/||/<> Kişi. VE/||/<> Yaşam. )
( Tohum. VE/||/<> Ağaç. VE/||/<> Meyve. )

- BİLİNÇ ve/||/<> KİŞİ ve/||/<> YAŞAM

( Gövde. VE/||/<> Kişi. VE/||/<> Yaşam. )
( Tohum. VE/||/<> Ağaç. VE/||/<> Meyve. )

- BİLİNÇ ve/=/:/||/<>/>/< ŞU ANDA VE BURADA

- BİLİNÇ = ŞUUR = CONSCIOUSNESS[İng.] = CONSCIENCE[Fr.] = BEWUSSTSEIN[Alm.] = CONSCIENTIA[Lat.] = SYNEIDESIS[Yun.] = CONCIENCIA[İsp.]


- BİLİNÇ ve/=/||/<>/< UYARAN[/AĞRI/ACI]

- BİLİNÇALTI" ile/değil/||/<>/< BİLİNÇDIŞI

( Biraz dikkatli olmakla ve kendinizi yakından gözlemlemekle göreceksiniz ki hiçbir olay sizin bilinciniz dışında değildir. )
( )
( A little of attentiveness, of close observation of oneself, and you will see that no event is outside your consciousness. )

- BİLİNÇALTI" ile/değil/||/<>/< BİLİNÇDIŞI

( Biraz dikkatli olmakla ve kendinizi yakından gözlemlemekle göreceksiniz ki hiçbir olay sizin bilinciniz dışında değildir. )
( )
( A little of attentiveness, of close observation of oneself, and you will see that no event is outside your consciousness. )

- BİLİNÇALTI" ile/değil/||/<>/< BİLİNÇDIŞI

( Biraz dikkatli olmakla ve kendinizi yakından gözlemlemekle göreceksiniz ki hiçbir olay sizin bilinciniz dışında değildir. )
( )
( A little of attentiveness, of close observation of oneself, and you will see that no event is outside your consciousness. )

- BİLİNCE AÇIK ve/||/<> ANLAŞILIR

- BİLİNCE KONU OLAN ile/ve DIŞSALLIK

- BİLİNCİNDE OLMA/OLARAK ile BİLİNÇLİ OLMA/OLARAK

- Bilinçlenmek için DİNLE!!!

- Bilinçlenmek için SUS!!!

- BİLİNÇLENMEK ile BİLİNÇLENDİRMEK ile BİLİNÇSİZLEŞMEK ile BİLİNÇLENEBİLMEK ile BİLİNÇSİZLEŞEBİLMEK ile BİLİNÇ ile BİLİNÇLİ/LİK ile BİLİNÇSİZ/LİK ile BİLİNÇ DIŞI ile BİLİNÇSİZCE ile BİLİNÇ AKIŞI ile BİLİNÇ KAYBI


- BİLİNÇSİZLİK ile BİLİNÇSİZ ile ARDIŞIK OLMAYAN ile ÖNEMSİZ ile ÖNEMSİZ ile DÜŞÜNCESİZ ile DÜŞÜNCESİZLİK ile TUTARSIZ ile TUTARSIZLIK ile TUTARSIZLIK ile TESELLİ EDİLEMEZ ile AHENKSİZLİK ile GÖZE ÇARPMAYAN ile TUTARSIZLIK ile TUTARSIZ

- BİLİNÇ/ŞUUR ve/||/<>/>/< SORUMLULUK

- BİLİNÇ'TE:<br> SÖZCÜK ve/<> İMGE

( Bilinç, sözcüklerle imgenin buluşmasıdır. )

- Bilindiği için SUS!!!

- BİLİNEAR FORM ile/||/<> QUADRATİC FORM

( Bilinear B(u,v) iki değişken, quadratic Q(v) tek değişken. )
( Formül: Two variables İLE one variable )

- BİLİNEAR FORM ile/||/<> QUADRATİC FORM

( Bilinear B(u,v) iki değişken, quadratic Q(v) tek değişken. )
( Formül: Two variables İLE one variable )

- BİLİNMEZ:<br> NEYİN, NEYE DENK GELECEĞİ ve/||/<> KİMİN, KİME YÂR/DÜŞMAN OLACAĞI

- BİLKUVVE ile/ve BİLFİİL

( DUNAMEIS ile/ve ENERGEIAI )

- BİLL CLİNTON ile FATURA ile FATURA ÇİZİMİ ile BOŞANMA BELGESİ ile MAL FATURASI ile SAĞLIK FATURASI ile İDDİANAME ile KONŞİMENTO ile FATURALANDIRMA ile MİLYAR ile FATURALAR ile KAMBİYO SENETLERİ

- BILL :/yerine FATURA


- BILLET SPLIT LENS[İng.] / LENTILLE À FENTE DE BILLET[Fr.] / BILLET-SPALTLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLLET YARIK MERCEĞİ

- BİLLUR/KRİSTAL değil/yerine/= ÖRÜT/KIRILCA

- BİLLY ile TEKE

- BİLME/İLİM YÖNTEMİNDE:<br> TARÎK-UL-HAVAS ile/ve/||/<>/> TARÎK-UN-NAZAR

( Doğrudan/zorunlu/doğal ve duyu/lar(ımız) ile. İLE Bilimsel yolla/araçlarla. )

- [bilmecede] HECE:<br> "GECE" ile/değil/yerine/>< "GÜNDÜZ"

( Çözemeyene. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çözene. )

- BİLMEDİĞİMİZ SÖZCÜKLER İÇİN SÖZLÜĞE BAKMAK ile/ve/<>/yerine [ÖZELLİKLE] BİLDİĞİMİZ SÖZCÜKLER İÇİN SÖZLÜĞE BAKMAK

- Bilmediğin anlaşılmasın diye SUS!!!

- Bilmediğin için SUS!!!

- BİLMEK/BİLİNEBİLECEK OLAN ile/:/ve/||/<>/< "BİR ŞEY KIPIRDIYOR"

- BİLMEK/BİLİNEN ile/ve/<> VAR ETMEK/VAROLAN


- BİLMEK:<br> GÖRÜ ile/ve/||/<> KAVRAM

- Bilmek için DİNLE!!!

- Bilmek için DİNLE!!!

- Bilmek için SUS!!!

- BİLMEK(İLİM):<br> DİL ile/ve/||/<> KALP ile/ve/||/<> GÖVDE

( Zikreden. İLE/VE/||/<> Şükreden. İLE/VE/||/<> Sabreden. )

- BİLME/K ile/ve/değil BİLGİSİNE SAHİP OLMA

- BİLMEK ile/ve/<> BİR ŞEYİ BİLMEK

- BİLMEK ile/ve/değil EŞİK

- BİLMELEKE AKIL ile BİLFİİL AKIL ile MÜSTEFÂD AKIL ile FAAL AKIL

( İBN-İ SİNÂ )
( İBN-İ SİNÂ BU KONULARDA ÖZELLİKLE YAZMAMIŞTIR:
* HİKMET-İ AMELİYE (Çünkü fıkıh'da var olarak kabul eder.)
* AHLÂK-TOPLUM-SİYÂSET )

- BİLMELEKE AKIL ile BİLFİİL AKIL ile MÜSTEFÂD AKIL ile FAAL AKIL

( İBN-İ SİNÂ )
( İBN-İ SİNÂ BU KONULARDA ÖZELLİKLE YAZMAMIŞTIR:
* HİKMET-İ AMELİYE (Çünkü fıkıh'da var olarak kabul eder.)
* AHLÂK-TOPLUM-SİYÂSET )

- BİLMEMEK ile/değil DAHA/EN DOĞRU(YA YAKIN) OLAN TANIMI/BİLGİYİ DÜŞÜNMEK

- BİLMEMEK ile/ve/değil EDEB

( TECÂHÜL-İ ÂRİFÂNE: Çok iyi bildiği halde bilmiyormuş/cahilmiş gibi görünmek. | [edediyat] Bilinen bir şeyi, edebî bir nükte ile bilinmiyormuş ya da başka türlü biliniyormuş gibi gösterme sanatı. )

- BİLMEMEK ile KÖTÜ (OLARAK) BİLMEK

- BİLMEMEK ile/ve/||/<>/> UZAK DÜŞMEK

- BİLMEMEK ile/ve/değil YENİ ÖĞRENMİŞ OLMAK

- BİLMİYORUM! diye ZİKR ET!

- BIMANUAL değil/yerine/= İKİ ELLE

- b.i.n.[Lat. < BIS IN NOCTE] değil/yerine/= GECEDE İKİ DEFA

- 1000 TARAKTA BEZİ OLMAK/OLAN ile/değil/yerine/>< 10 PARMAĞINDA, 10 MARİFET(İ OLAN)

- BİN[Ar.] ile BİN-[Ar.] ile BİN[Ar. çoğ. BENÎ] ile BÎN[Ar. çoğ. BÜYÛN] ile -BÎN[Ar.]

( Bin sayısı. | Bir şeye çıkmak, binmek. İLE -e, -de, -ile hallerini karşılar ve şemsiye harfleriyle başlayan sözcükleri zarf yapar. [BİN-NETÎCE: Sonuç olarak.] İLE Oğul, oğlu. İLE Bölge, mıntıka. İLE Gören, görücü. [DÛR-BÎN: Uzaktan gören, dürbün.] )

- BİN ile BİNA ile BİNİ ile BİNİCİ/LİK ile BİN KEZ ile BİN KERE ile BİN TÜRLÜ ile BİN ÇEŞİT

- BİN[Ar.] ile BİNT[Ar.]

( Oğul, oğlu. İLE Kız, kızı. )

- BİNÂ'[Ar.] ile BÎNÂ[Ar.]

( Yapı. | Ev. | Yapma, kurma. | Müteaddî[geçişli], lâzım[geçişsiz], meçhûl[edilgen], mutâvaat[dönüşlü] gibi fiillerin esâsını konu alan kitap. İLE Gören, görücü. | Göz. )

- BIND :/yerine BAĞLAMAK

- BİNEK ile BİNEK ATI ile BİNEK TAŞI

- BİNGÖL PARK SİNEMASI

( Sarıyer'de Ortaçeşme caddesi üzerinde ve Hidayetinbağı Parkının karşısında Bingöl Park isimli büyük bahçe içinde bulunuyordu. Bingöl Park Sineması 1970 - 1978 yılları arasında faaliyet gösterdi. Sahipleri Erol – Erdal Aksoy kardeşlerdi. )

- BİNGÖL PARK

( Ortaçeşme Caddesi üzerinde ve Zümrütevler'e giderken soldu bulunan yerleşim bölgesi Bingöl Park adını taşıyan bir mesireydi. Asırlık ağaçlarla geniş alanı kapsayan çay bahçesi olarak 1945 yılından 1955 yıllarına kadar çay bahçesi olarak kullanıldı. Zamanla imara açılarak inşaat yapıldı ve mesire ortaan kalktı. )

- BÎNÎ, ENF[çoğ. ÂNÂF] ile BURUN, UC, DORUK

( Yayın ele alındığı kısmının ucu. İLE ... )

- BÎNÎ[Fars.] ile BÎNÎ[Fars.]

( Burun. | Uc. | Dağ tepesi. | Yayın ele alındığı kısmının ucu. İLE Görürlük. )

- BINOCULAR değil/yerine/= ÇİFT GÖZLE


- BİOBRİCK İLE GİBSON İLE GOLDEN GATE ile/||/<> DNA ASSEMBLY

( DNA parçalarını birleştirme teknikleri. )
( Formül: RFC[10]: Standard )

- BİOBRİCK İLE GİBSON İLE GOLDEN GATE ile/||/<> DNA ASSEMBLY

( DNA parçalarını birleştirme teknikleri. )
( Formül: RFC[10]: Standard )

- BIOORTHOGONAL CHEMISTRY ile/||/<> IN VIVO CHEMISTRY

( Bioorthogonal chemistry canlı sistemde doğal süreçleri bozmayan kimya yaparken İLE in vivo chemistry canlı sistemin kendi kimyasal süreçleridir )
( Formül: Azide-alkyne )

- BIOORTHOGONAL CHEMISTRY ile/||/<> IN VIVO CHEMISTRY

( Bioorthogonal chemistry canlı sistemde doğal süreçleri bozmayan kimya yaparken İLE in vivo chemistry canlı sistemin kendi kimyasal süreçleridir )
( Formül: Azide-alkyne )

- BIOORTHOGONAL ile/||/<> IN VIVO ile/||/<> LABELING ile/||/<> BİYOORTOGONAL KİMYA

( Canlı sistemlerde reaksiyon. )
( Formül: Tetrazine-TCO ligation )

- BIOORTHOGONAL ile/||/<> IN VIVO ile/||/<> LABELING ile/||/<> BİYOORTOGONAL KİMYA

( Canlı sistemlerde reaksiyon. )
( Formül: Tetrazine-TCO ligation )

- BIOT-FOURIER EQUATION[İng.] / BIOT-FOURIERE-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BİOT-FOURİER DENKLEMİ

- BIOT-SAVART LAW[İng.] / LOI DE BIOT-SAVART[Fr.] / BIOT-SAVARTCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= BİOT-SAVART YASASI

- BIOT NUMBER[İng.] / NOMBRE DE BIOT[Fr.] / BIOT-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= BİOT SAYISI

- BIOT'S LAW[İng.] / LOI DE BIOT[Fr.] / BIOT-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= BİOT YASASI


- BIPM:<br> Uluslararası Ağırlık ve Ölçüler Bürosu

- BİR ADIM (İLE) ile/ve/<> BİR "SÖZ"(ÜN) (İLE)

( Karşına geçer/geçebilir. İLE/VE/<> Düşmanın olabilir. )

- BİR ALAN/KONU HAKKINDA ve/+/||/<>/> ÇOĞU ŞEY HAKKINDA

( Çoğu şeyi bilmeye çalışmak. VE/+/||/<>/> Bir şey bilmeye çalışmak. )

- BİR AN EVVEL/BİR AN ÖNCE değil/yerine/= KIPICAK

- BİR ANLAMI DA ŞUDUR ile/ve ANLAMLARINDAN BİRİ (DE) ŞUDUR

- BİR ARADA VAR OLMAK ile BİR ARADA YAŞAMA ile BİR ARADA VAR OLAN

- BİR BAĞIMLI > DÖRT BAĞIMLI YAKINI

( Alkolik yakınları ve arkadaşlarının ortak sorunlarını çözebilmek için deneyimlerini ve umutlarını paylaştıkları bir topluluk. | http://www.al-anon-tr.org )

- BİR BARDAK SUDA FIRTINA KOPARMAK ile/ve/||/<> ORTALIĞI VELVELEYE VERMEK

- 1 BEYGİRGÜCÜ[CV] ile/ve/<> 1 İNGİLİZ/AMERİKAN BEYGİRGÜCÜ[HP]

( 75 kgm/s. İLE/VE/<> 746 w.[: 1014 beygirgücü] )

- 1 CİSİM <> 1001 İSİM/AD


- BİR DAMLA SUDA FIRTINA KOPARMAK ile/ve/||/<>/>/< BİR ÇUVAL İNCİRİ BERBAT ETMEK ile/ve/||/<>/>/< İNCİR ÇEKİRDEĞİNİ DOLDURMAYACAK "BAHANE/SORUN" ile/ve/||/<>/>/< İMAM OSURURSA CEMAAT SIÇAR ile/ve/||/<>/>/< OSURUKTAN NEM KAPMAK

- BİR DİĞER ile BAŞKA BİR TAHMİN ile BİR TANE DAHA ile BAŞKA ZAMAN

- BİR DURUMA ya da SÖYLENİLEN SÖZE, GERİBİLDİRİMDE: <br>(BEN) "ANLAMADIM" ile/değil/yerine/||/<>/> "ANLAM VEREMEDİM"

- BİR DURUMU:<br> KONU ETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DİLE GETİRMEK

- BİR DÜŞÜNCE/BİLGİ/SÖZ İLE:<br> TOPLUMU "BOZMAK" ile/değil TOPLUMUN BİR BÖLÜMÜNÜ "BOZMAK" ["bozulacağına" dair ısrarcı olunuyorsa...]

( Olumsuz/kötü niyetli kasıt. İLE/DEĞİL Gelişmek/geliştirmek üzere/için. [Bazı bilgi ve durumlar, herkese değil bazı kişilere verilebilir/verilmelidir.] )

- BİR DÜŞÜNCEYİ "SAVUNAN" ile/değil/yerine/>< BİR DÜŞÜNCEYE SAHİP OLAN

( Ötekileştirir, ayrıştırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bizleştirir ve birleştirir. )

- BİR ELİN ON PARMAĞI" değil BİR ELİN BEŞ PARMAĞI<br> (YA DA İKİ ELİN ON PARMAĞI)

- BİR FİL DAHA

( Timur'un, köy halkına, bakmaları için bıraktığı fil, köyün tüm erzağını tüketiyormuş.

Sonunda, dostu olduğunu bildikleri Nasreddin Hoca'dan, Timur'a bu durumu anlatmasını rica etmişler.

Hoca da, "Haydi, hep beraber gidelim!" demiş.

Yola koyulmuşlar.

Timur'un korkusundan, hocanın arkasındaki kalabalık yavaş yavaş azalmış.

Hoca, Timur'un karşısına çıktığında, arkasına bir bakmış ki, kimse yok!

Timur: "Ne var hoca? Ne istiyorsun?" diye, merakla sormuş.

Nasreddin Hoca: "Bizim köy ahalisi, fili çok sevmiş. Sizden, bir tane daha istiyorlar." demiş. )

- BİR) HATA YAPMADAN ... ile/değil (PEK/ÇOK) FAZLA HATA YAPMADAN ...

- BİR:<br> [hem/ne] TEK hem de/ne de ÇİFT


- BİR İŞİN:<br> "KOLAY GELMESİ" ile/değil/ne yazık ki "KOLAYINA GELMESİ"

- BİR İŞİ/N:<br> "UCUNDAN TUTMAK" ile/değil/yerine/>< "OMUZLAMAK"

- BİR KAP YEMEK ve/||/<> BİR KALP SEVGİ

- ALDATMA:<br> BİR KERE ve/||/<> İKİ KERE

( Yazıklar olsun ona. VE/||/<> Yazıklar olsun bana. )
( Aydınların aydınlat("a")madığı bir toplumu, şarlatanlar aldatır. )

- ALDATMA:<br> BİR KERE ve/||/<> İKİ KERE

( Yazıklar olsun ona. VE/||/<> Yazıklar olsun bana. )
( Aydınların aydınlat("a")madığı bir toplumu, şarlatanlar aldatır. )

- BİR KERE/DE ile BİR ÇIRPIDA

- BİR KEZ DE ile BİR KEZ DAHA

- GÜLYAĞI [1 kg.] İÇİN:<br> 10 - 12 ton değil/yerine 3 - 4 ton

( Eski olanaksızlıklarla, 10 - 12 ton, gül gerekirdi. DEĞİL/YERİNE Günümüzdeki olanaklarla[teknoloji ve gülcülüğün gelişimiyle] 3 - 4 ton, gül yetmektedir. )
( Gülsuyu ve gülyağı çıkarmak için yılda, sadece bir ay [Mayıs'ın ortası ile Haziran ortası arasında] gece-gündüz, 24 saat durmaksızın yoğun çalışılır. )

- GÜLYAĞI [1 kg.] İÇİN:<br> 10 - 12 ton değil/yerine 3 - 4 ton

( Eski olanaksızlıklarla, 10 - 12 ton, gül gerekirdi. DEĞİL/YERİNE Günümüzdeki olanaklarla[teknoloji ve gülcülüğün gelişimiyle] 3 - 4 ton, gül yetmektedir. )
( Gülsuyu ve gülyağı çıkarmak için yılda, sadece bir ay [Mayıs'ın ortası ile Haziran ortası arasında] gece-gündüz, 24 saat durmaksızın yoğun çalışılır. )

- | 1 KİLO PAMUK ile 1 KİLO DEMİR | <br> ile/ve/değil/yerine/||/<>/< <br>1 KİTAP

( )

- 1 KİLO PAMUK = 1 KİLO/KIYYE DEMİR/KURŞUN

- BİR KONU/OLGU/DURUM/YAZI/SÖZÜ ANLAMAK ile/ve/değil/yerine (ONU) YAŞAMAK

- BİR KONUYU/OLGUYU:<br> KENDİNE("BANA") GÖRE DÜŞÜNMEK/ÇÖZÜMLEMEK/YORUMLAMAK ile/ve/değil/yerine O KAVRAMI (/N İÇİNDE) KONUŞMAK

- BİR LOKMA, BİR HIRKA ile/ve/||/<> AZICIK AŞIM, AĞRISIZ BAŞIM

- BİR NEBZE ile/değil BİR NEVİ

- BİR NESNE/OLAY/OLGU/DURUM/KOŞUL İÇİN:<br> BİR "AD VEREBİLMEK", BİR ŞEY "DEMEK/DİYEBİLMEK"<br> ve/||/<>/< <br>O ...'YI DENEMEK

- BİR ÖĞÜT/NASİHAT ile/ve/||/<> BİR KÖTÜ DURUM/MUSİBET

- BİR OLAY/DURUM:<br> ÖNCESİNDEKİ DÜŞÜNCE/SÖZ/YORUM ile/değil/yerine SONRASINDAKİ DÜŞÜNCE/SÖZ/YORUM

- BİR ÖNCEKİ HAFTA ile/değil GEÇEN HAFTA

- BİR ÖNCEKİ ile/ve BİR SONRAKİ


- BİR ÖNCESİ ile/ve ÜSTÜ

- 1 RAKAMI ile TEK SAYILAR ile ASAL SAYILAR

( Tasavvufta 1 rakamı adetten sayılmaz ve tek sayılar 3'ten başlatılır. )
( ... İLE ... İLE Kendinden ve birden başka hiçbir tamsayıya bölünemeyen sayılar.[2, 3, 5, 7, 11, 13, 17, 19, 23, ...][Matematikçilerden başka kimsenin anlamadığı nedenlerden dolayı 1 rakamı, asal sayı olarak kabul edilmez.] )
( ... İLE ... İLE 1 ile 100 arasında yirmibeş asal sayı varken, 100 ile 200 arasında yirmibir asal sayı vardır. 1 ile 1.000.000 arasında 78498 asal sayı varken, 10 milyon ile 11 milyon arasında 61938 asal sayı vardır. )

- 1 RAKAMI ile TEK SAYILAR ile ASAL SAYILAR

( Tasavvufta 1 rakamı adetten sayılmaz ve tek sayılar 3'ten başlatılır. )
( ... İLE ... İLE Kendinden ve birden başka hiçbir tamsayıya bölünemeyen sayılar.[2, 3, 5, 7, 11, 13, 17, 19, 23, ...][Matematikçilerden başka kimsenin anlamadığı nedenlerden dolayı 1 rakamı, asal sayı olarak kabul edilmez.] )
( ... İLE ... İLE 1 ile 100 arasında yirmibeş asal sayı varken, 100 ile 200 arasında yirmibir asal sayı vardır. 1 ile 1.000.000 arasında 78498 asal sayı varken, 10 milyon ile 11 milyon arasında 61938 asal sayı vardır. )

- 1 RAKAMI ile TEK SAYILAR ile ASAL SAYILAR

( Tasavvufta 1 rakamı adetten sayılmaz ve tek sayılar 3'ten başlatılır. )
( ... İLE ... İLE Kendinden ve birden başka hiçbir tamsayıya bölünemeyen sayılar.[2, 3, 5, 7, 11, 13, 17, 19, 23, ...][Matematikçilerden başka kimsenin anlamadığı nedenlerden dolayı 1 rakamı, asal sayı olarak kabul edilmez.] )
( ... İLE ... İLE 1 ile 100 arasında yirmibeş asal sayı varken, 100 ile 200 arasında yirmibir asal sayı vardır. 1 ile 1.000.000 arasında 78498 asal sayı varken, 10 milyon ile 11 milyon arasında 61938 asal sayı vardır. )

- 1 RAKAMI ile TEK SAYILAR ile ASAL SAYILAR

( Tasavvufta 1 rakamı adetten sayılmaz ve tek sayılar 3'ten başlatılır. )
( ... İLE ... İLE Kendinden ve birden başka hiçbir tamsayıya bölünemeyen sayılar.[2, 3, 5, 7, 11, 13, 17, 19, 23, ...][Matematikçilerden başka kimsenin anlamadığı nedenlerden dolayı 1 rakamı, asal sayı olarak kabul edilmez.] )
( ... İLE ... İLE 1 ile 100 arasında yirmibeş asal sayı varken, 100 ile 200 arasında yirmibir asal sayı vardır. 1 ile 1.000.000 arasında 78498 asal sayı varken, 10 milyon ile 11 milyon arasında 61938 asal sayı vardır. )

- BİR ŞEY Kİ...<br> YAPMASAK DA OLUR ve/||/<> SÖYLEMESEK DE OLUR

( Yapmayalım! VE/||/<> Söylemeyelim! )

- BİR ŞEY KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine BİR ŞEYİ/ŞEYLERİ KONUŞMAK

- BİR ŞEY ÖĞRETMENİN EN İYİ YOLU

( ÖRNEKLERLE GÖSTERMEK )

- BİR ŞEY OLUŞ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< OLUŞ

- BİR ŞEY "YEME/ATIŞTIRMA" "İSTEĞİ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ACIKMAK


- BİR ŞEYDEN[ÜRÜN/HİZMET]) MEMNUN OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> (BİR ŞEYİN[ÜRÜN/HİZMET]) (SİZİN İÇİN) UYGUN OLMASI

- BİR ŞEYE/ŞEYLERE) KARŞI OLMAK İÇİN/ÜZERE ile/ve/değil/yerine (BİR/BİRÇOK) YANLIŞA İŞARET ETMEK İÇİN/ÜZERE

- BİR ŞEYE:<br> YOK DEME! ve KENDİNE BENZETME!

- BİR ŞEYİ ANLAMAK ile/ve/<>/değil/yerine ANLAMAYI ANLAMAK

- [BİR ŞEYİ] BİLMEK ile [BİR ŞEYDEN] ANLAMAK

- BİR ŞEYİ ELDE ETMEK İÇİN:<br> ÇABALAMAK ile/ve/sonra/ne yazık ki/||/<>/> KENARA ATMAK ile/ve/sonra/ne yazık ki/||/<>/> ANLAMAK

- BİR ŞEYİ:<br> KISKANMAK ile/ve/değil "CANI ÇEKMEK"

- BİR ŞEYİ ...:<br> YAPARKEN ile/değil YAPMADAN ÖNCE

- BİR ŞEYİN, DİNÎ OLMASI ile BAŞKA BİR ŞEYİ ELDE ETMEK İÇİN DİNİN, ARAÇ OLARAK KULLANILMASI

- BİR ŞEYİN:<br> "HESABINI YAPIYOR OLMAK" ile/ve/değil AKLA GELİYOR OLMASI


- BİR ŞEYİN:<br> İLGİ ÇEKMESİ ile/||/<> DİKKAT ÇEKMESİ

- BİR ŞEYİN, ...: <br>[ne] SADECE BAŞINA ne de SADECE SONUNA İNAN

- BİR ŞEYİN/DURUMUN:<br> (")OLMASI(") ile/ve/değil/||/<>/< OLMA/GERÇEKLEŞME OLASILIĞI

- BİR ...:<br> SÖZCÜK ve/||/<> DUYGU ve/||/<> KİŞİ

( Kararı/nı değiştirebilir. VE/||/<> Yaşamı/nı değiştirebilir. VE/||/<> Seni/kişiyi değiştirebilir. )

- BİR SÜRÜ BİR ŞEYLER" değil BİR SÜRÜ ŞEY

- BİR TANE DAHA RİCA EDEYİM değil/yerine ÇOK GÜZELMİŞ[Bir tane daha alabilirsem memnun olurum tabii anlamında]

- BİR TANE KİŞİ değil BİR KİŞİ

- BİR "TANE" (DAHA) (ÖPEYİM/vb.) değil BİR KERE (DAHA) (ÖPEYİM)

- Bir türlü aklına gelmediğindeki gibi SUS!!!

- BİR UMUT ile/ve/||/<>/> YAŞAMAK ile/ve/||/<>/> BİR ÖMÜR

( Başlarken yeni güne. @@ Bir umut içimizde... @@ Yaşamak, gönlümüzce... )
( Neden olmasın? )

- BİR UMUT ile/ve/||/<>/> YAŞAMAK ile/ve/||/<>/> BİR ÖMÜR

( Başlarken yeni güne. @@ Bir umut içimizde... @@ Yaşamak, gönlümüzce... )
( Neden olmasın? )

- Bir yerde ya da birinde "hata" "görürsen", 70 neden ara! Bulamazsan, "Bilemediğim, 71. neden var olabilir." de!

- BİR YERE KADAR ile BİR AÇIDAN

- BİR YERE ULAŞMAK ile/değil/yerine BULUNDUĞUN YERDE KALMAMAK

- BİR YERLİ OLMAK ile/ve/değil/yerine YAŞADIĞI/YAŞAMAK İSTEDİĞİ YERLİ OLMAK(YERE AİT OLMAK)

( Tanışmalarda da ikincil/üçüncül[/ya da yeri kaçıncı sıradaysa] konulardandır. Kişinin zihnindeki, coğrafî ve kültürel arkatasarla/geçmişle ve kabulle ilgili bir durumdur. Kişiler, sorulduğu için yanıtlamak zorunluluğunda bırakılmamalıdır.
Nerelisin sorusu da sorulmaması gereken sorulardandır. "Nerelisin?" yerine "Nerede yaşıyorsun?" sorusu daha anlamlıdır. İletişim ve paylaşımlarda kişinin yaşadığı ya da yaşamak istediği yeri düşünmesi ve o düşündüğü yerle özdeşleşmesi ve buna göre beyanda bulunma olanağı/fırsatı verilmelidir. )

- BİR ile/ve/||/<> AKIL(VARLIK, YAŞAM/HAYAT) ile/ve/||/<> NEFS ile/ve/||/<> DOĞA

( PLOTINOS ile/ve/||/<> PROKLOS )

- BİR/BÜTÜN ile/ve AYNI

( Çok sayıda deneyimci, bölünmemiş ve bölünemez olan farkındalığın içinde ortaya çıkar. Her biri, bellekte ayrı ama özde bir ve aynıdır. )

- BİR[Ar.] ile Bİ'R[Ar. çoğ. ÂBÂR] ile BİRR[Ar.] ile BÎR[Ar.] ile BİR[Ar.]

( -ile, -ederek anlamına gelip eklendiği -şemsiye harfleriyle başlayan- sözcükleri zarf yapar. [Bİ-R-RECÂ: Ricâ ile.] İLE Kuyu. İLE İyilik, güzellik, hayır. | Anaya, babaya itâat. | Bağışta bulunma. İLE Yıldırım. | Yatak, döşek, kilim, halı, seccâde, örtü gibi şeyler. İLE Sayıların ilki. | Bir sayısını gösteren rakam. | Bu sayı kadar olan. | Herhangi bir varolanı belirsiz olarak gösteren. | Tek. | Birleşik. | Eş. | Ortaklaşa olan. | Sadece. | Ancak, yalnız. )

- BİR ile DENK

- BİR ile EŞİT/MÜSÂVÎ[Ar. < SEVİYY]


- BİR ile/ve/<> UYUM

- BİR(1) TANE ile/değil TEK

- BİRA ÜRETİCİSİ ile BİRA FABRİKASI

- BİRA ile BİRA FIÇISI

- BIRAKMAK ile/ve İZİN VERMEK

- BIRAKMAK ile TERK ETMEK

- BİRAZ SONRA" ile/değil "KISA BİR SÜRE SONRA", "DAHA SONRA"

( Yaşanmış bir şeyin anlatımında "biraz sonra" denilmez! )

- BİRAZ ZOR OLUYOR" ile/ve/değil/||/<>/< BANA ZOR GELİYOR

- BİRAZ ile BİRAZ DAHA

- SAYGI/İLGİ/YAKINLIK:<br> BİRBİRİMİZE ile/ve/değil Bİ(RBİRİMİ)ZDEKİ HAKK'A


- BİRBİRİNDEN AYRI DEĞİL! ile/ve/değil/yerine BİRBİRİNE UZAK DEĞİL!

- BİRBİRİNDEN:<br> "KOPUK" ŞEYLER ile/ve/<>/değil/yerine AYRI ŞEYLER

- BİRÇOK ile ÇOĞU

- BİRÇOKLARI/NIZ" değil ÇOĞU/NUZ

- BIRD NEST[İng.] değil/yerine/= KUŞ YUVASI

( Kuşların barındığı, yumurtalarını bıraktığı, kuluçkaya yattığı ve yumurtadan çıkan yavruların gelişimini gerçekleştirebildiği oluşuma kuş yuvası denir. Kuşların yuva yapmalarındaki en önemli etmenlerden birisi yavruların yumurtadan çıktıkları dönemlerde savunmasız olmasıdır. Her kuş yuva yapmayı tercih etmez. Örneğin guguk kuşu yumurtasını saz kamışçını ve dağbülbülü gibi türlerin yuvasına bırakır ve bu biçimde yavrularının bakımını bir ötücü kuşa devreder. Bu tarz davranışa "kuluçka parazitliği" denir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- BIRD :/yerine KUŞ

- BİR'DEN BAŞLAMAK ve/||/<>/> BİRDEN BİRE BULMAK

- BİRDEN BİRE ile/değil BİRDENBİRE/ANSIZIN/TINGADAK/FÜC'ETEN, Fİ-L-HÂL[Ar.]

- BİRDENBİRE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZAMANLA

( Çok az şey. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Çoğu şey. )

- BİRE BİR AYNI ile KESİNLİK ile KESİNLİKLE


- BİRE BİR ile OLDUĞU GİBİ

- BİREBİR ile BİRE BİR

( Etkili, etkisi kesin olan. | Tam istenildiği gibi. İLE Ölçü, miktar vb. özellikleri eşit olan. | Bir başkasının, ötekinin aynı olan. | Ölçü, miktar vb. özellikleri eşit olarak. | Yüz yüze, karşılıklı olarak. )

- BÎ-RENG değil/yerine/= İLÂHÎ CEVHER

- BİRER ile HER BİRİ

- BİREŞİM/TEVHİD:<br> AKIL ve/||/<> BEN ve/||/<> GÖNÜL

- BİREŞİM/TEVHİD["TEHVİD" değil!] ve İLKE

- BİREŞİM'DE/TEVHİD'DE:<br> ŞAHSİYET ile/ve BENLİK ile/ve AŞK ile/ve MÂNÂ ile/ve KURBİYET/VUSLAT

( Kendi benliğin/varoluşun da içinde olmak üzere, onun huzurunda, hiçbir şeyin varoluş iddiası olamaz. [Bunu, bu biçimde bilmektir ŞAHSİYET] İLE/VE/>
Bunu, böyle düşünmeden, tevhide erdiğini zannetmeye BENLİK. İLE/VE/>
Kişiyi, benlikten soyan çekime/cazibeye AŞK. İLE/VE/>
Aşkla birlikte, varoluşundan da geçerek aslolan hakikate kavuşmasına MÂNÂ. İLE/VE/>
Mânâya kavuşmakla birlikte, o mânânın sahibiyle yakınlaşmaya da KURBİYET/VUSLAT denilir. )

- BİREŞİM/TEVHÎD İLKESİ: <br>TOPLUM İÇİN ve/||/<> BİREY İÇİN

( Adâlet. VE/||/<> İtidal. )

- BİREŞİM/TEVHİD ve/||/<>/>/< KENDİNDEN RÂZI OLMAK

- BİREŞİM/TEVHİD ve/||/<>/> NEŞE-İ ÛLÂ


- BİREY/KİŞİ < TÜZE/HUKUK

- SANAT:<br> BİREYLERİ/TOPLUMU ...<br>ŞAŞIRTMAK (İÇİN) ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KIŞKIRTMAK (İÇİN)

- BİREYLEŞTİRMEK ile BİREYSELLEŞMEK ile BİREYLEŞEBİLMEK ile BİREYSELLEŞTİRMEK ile BİREYSELLEŞTİRİLMEK ile BİREY/LİK ile BİREYCİ/LİK ile BİREYSEL/LİK ile BİREY OLUŞ ile BİREYLEŞME ile BİREYSEL EMEKLİLİK

- BİREYSEL DİN ile/ve/değil/yerine DİNİN, BİREYSEL OLAN YÖNÜ/YAN(LAR)I

- BİREYSELLİK ve/<>/>/< EDEB

( Yalnız kalmayı da göze alabilmek. VE/<>/>/< Yapmamayı öncelleyebilmek ve tercih edebilmek. )

- BİRFİİL" değil BİLFİİL

- BİRİ BİN PARA" değil "BİNİ BİR PARA"

- BİRİ, BİR YERE:<br> BAKIYORSA ile/ve/ya da/<> HİÇ BAKMIYORSA

( İlgilendiği bir şey vardır. İLE/VE/ya da/<> İlgilendiği bir şey, kesinlikle vardır. )

- BİRİ YARDIMCI OLSUN değil BELKİ BİRİ YARDIMCI OLUR

- BİRİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DİRİ


- BİRİ ile/ve/değil İLKİ

- BİRİCİK ile/ve AYRIK/KURALDIŞI

( Mâhiyetten, istisnâ olmaz![Ancak fertler istisnâ kılınabilir.] )

- BİRİG[Fars.] değil/yerine/= ÜZÜM SALKIMI

- ACCUMULATED DOSE[İng.] / DOSE ACCUMULÉE[Fr.] / AKKUMULIERENDE DOSIS[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİKMİŞ DOZ

- BİRİKTİRME ile/yerine AKIM

- UNIT CELL[İng.] / CELLULE DE L'UNITÉ[Fr.] / MASSEINHEIT ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİM GÖZE/HÜCRE

- UNIT POLE[İng.] / PÔLE UNITAIRE[Fr.] / EINHEITSPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİM KUTUP

- UNIT VECTOR[İng.] / VECTEUR UNITAIRE[Fr.] / EINHEITSVEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİM VEKTÖR

- VAHİT/VAHİD[Osm.] / UNIT[İng.] / EINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİM

- BİRİNCİ BÖLÜM ile/değil İLK FİLM


- BİRİNCİ DERECE SIVI/LAR ile/ve/<> İKİNCİ DERECE SIVI/LAR

( Dört hılt. İLE/VE/<> Temel sıvılar ya da fazlalıklar. )

- 1. KALIP(DARB) ile 2. KALIP ile 3. KALIP ile 4. KALIP

( Her nesne, birleşiktir. Her birleşik, yaratılmıştır. O halde, her nesne, yaratılmıştır. )
( Her nesne, birleşiktir. Hiçbir birleşik, öncesiz değildir. O halde, her nesne, öncesiz değildir. )
( Bazı nesneler, birleşiktir. Her birleşik, yaratılmıştır. O halde, bazı nesneler yaratılmıştır. )
( Bazı nesneler, birleşiktir. Her birleşik, öncesiz değildir. O halde, bazı nesneler, öncesiz değildir. )

- 1. KALIP(DARB) ile 2. KALIP ile 3. KALIP ile 4. KALIP

( Her nesne, birleşiktir. Her birleşik, yaratılmıştır. O halde, her nesne, yaratılmıştır. )
( Her nesne, birleşiktir. Hiçbir birleşik, öncesiz değildir. O halde, her nesne, öncesiz değildir. )
( Bazı nesneler, birleşiktir. Her birleşik, yaratılmıştır. O halde, bazı nesneler yaratılmıştır. )
( Bazı nesneler, birleşiktir. Her birleşik, öncesiz değildir. O halde, bazı nesneler, öncesiz değildir. )

- 1. KALIP(DARB) ile 2. KALIP ile 3. KALIP ile 4. KALIP

( Her nesne, birleşiktir. Her birleşik, yaratılmıştır. O halde, her nesne, yaratılmıştır. )
( Her nesne, birleşiktir. Hiçbir birleşik, öncesiz değildir. O halde, her nesne, öncesiz değildir. )
( Bazı nesneler, birleşiktir. Her birleşik, yaratılmıştır. O halde, bazı nesneler yaratılmıştır. )
( Bazı nesneler, birleşiktir. Her birleşik, öncesiz değildir. O halde, bazı nesneler, öncesiz değildir. )

- 1. KALIP(DARB) ile 2. KALIP ile 3. KALIP ile 4. KALIP

( Her nesne, birleşiktir. Her birleşik, yaratılmıştır. O halde, her nesne, yaratılmıştır. )
( Her nesne, birleşiktir. Hiçbir birleşik, öncesiz değildir. O halde, her nesne, öncesiz değildir. )
( Bazı nesneler, birleşiktir. Her birleşik, yaratılmıştır. O halde, bazı nesneler yaratılmıştır. )
( Bazı nesneler, birleşiktir. Her birleşik, öncesiz değildir. O halde, bazı nesneler, öncesiz değildir. )

- FIRST CLASS CURRENT[İng.] / COURANT DE PREMIÈRE CLASSE[Fr.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİ SINIF AKIM

- ELECTRODE OF THE FIRST KIND[İng.] / ERSTARREN, GEFRIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİ SINIF ELEKTROT

- SUPRACONDUCTEUR DE TYPE I[Fr.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİ TİP AŞIRI İLETKEN

- TYPE I SUPERCONDUCTOR[İng.] / TYP-I-SUPRALEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİ TİP SÜPER İLETKEN

- ERSTER ART STROM, ERSTER KATEGORIE STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİ TÜR AKIM


- BİRİNCİ YASA ile/ve/||/<>/> İKİNCİ YASA ile/ve/||/<>/> ÜÇÜNCÜ YASA ile/ve/||/<>/> EVRENSEL ÇEKİM YASASI

( Bir nesne üzerine etki eden net güç sıfırsa nesne durur ya da sabit hızla devinir. İLE/VE/||/<>/> Bir nesnenin ivmesi, üzerine etki eden net güçle doğru orantılıdır ve kütlesiyle ters orantılıdır. İLE/VE/||/<>/> Her etkiye karşılık eşit ve zıt bir tepki vardır. İLE/VE/||/<>/> İki nesne arasındaki çekim kuvveti, kütleleriyle doğru orantılı ve aralarındaki uzaklığın karesiyle ters orantılıdır. )

- BİRİNCİ ile İLK SEBEP ile BİRİNCİ SINIF ile İLK VİTES ile ÜSTEĞMEN ile ÖNCELİKLE ile BİRİNCİ SINIF ile İLK DİZE ile AKLIMA İLK GELEN ŞEY ile İLK ELDEN ile İLK ÖNCE

- PRIMARY DOSE LIMITS[İng.] / LIMITES DE DOSE PRIMAIRE[Fr.] / PRIMÄRDOSISGRENZE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL DOZ SINIRLARI

- PRIMÄRZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL GÖZE/HÜCRE

- BİRİNCİL/ASLÎ İBÂDETLER ile/ve/<> İKİNCİL/TALÎ İBÂDETLER

( Kurallara/İslâm'a uygun yaşanılan/yapılan herşey ibadettir. )

- FAISCEAU DE RAYONNEMENT PRIMAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL IŞIN DEMETİ

- PRIMÄRE STRAHLENABSCHIRMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL IŞIN ZIRHI

- PRIMARY RADIATION BEAM[İng.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL IŞINIM DEMETİ

- PRIMARY PROTECTIVE SHIELDING[İng.] / CUIRASSE PROTECTRICE PRIMAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL KORUYUCU PERDELEME/ZIRH

- KUSUR:<br> BİRİNCİL/ASLİ ile İKİNCİL/TÂLÎ

( Tartışmaya tamamen kapalı olan durumlar.[Genellikle, araç sürücülerinin sorgusuz hatalı olduğunu gösteren durumlardır. Bu durumlardan biri, herhangi bir araca arkadan çarpmaktır.(arkadan çarpan araç her zaman hatalıdır.)] İLE Alkollü araç kullanma ya da "Dur!" işaretlerine uymama gibi durumlar için geçerlidir.[Bu gibi durumlarda araştırma yapılır ve yapılan araştırmaya göre sürücüye ceza kesilir.] )

- BİRİNCİL OLAN(/Olma[ma]sı Gereken) ile İKİNCİL OLAN(/Olma[ma]sı Gereken)

- PRIMARY CELL[İng.] / PILE PRIMAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL PİL

- ELVÂN-İ ASLÎ[Osm.] / PRIMARY COLORS[İng.] / COULEURS PRIMAIRES[Fr.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL RENKLER

- BİRİNCİL ile BİRİNCİL GRUP ile BİRİNCİL ENERJİ

- BİRİNCİ/LİK ile BİRİNCİ EL ile BİRİNCİ ZAR ile BİRİNCİ ÇAĞ ile BİRİNCİ AYAK ile BİRİNCİ MEVKİ ile BİRİNCİ SINIF ile BİRİNCİ ZABİT/LİK ile BİRİNCİ KEMANCI/LIK

- BİRİNE:<br> UZUN UZUN BAKMAK ile SIK SIK BAKMAK

( Belirli/kısa bir süreden sonrası rahatsız edicidir. İLE Rahatsız etmeyecek kadar/biçimde, belirli aralıklarla takipte olmak. )

- (BİRİNİ, BİR ŞEYİ) "GÜZEL BULMAK" ile/değil/yerine GÜZELİ BULMAK

( Yanılabilirsin. İLE/DEĞİL/YERİNE Yanılmazsın. )

- BİRİNİ SEVMEK İSTİYORUM! ile/ve/değil/yerine BENİ SEVEN/SEVECEK, SEVEBİLECEĞİM BİRİNİ (SEVMEK) İSTİYORUM!

- BİRİNİ TANIMA: <br>BAŞKALARININ, ONUN HAKKINDA "SÖYLEDİKLERİ" ile/değil/yerine ONUN, BAŞKALARI HAKKINDA SÖYLEDİKLERİ

- BİRİNİ:<br> TANIMAK ile GÖZÜNÜ AYIR(A)MAMAK


- BİRİNİN, SANA/ONA/BİZE ...:<br> NE/LER VERE(BİLE)CEĞİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< NELERDEN VAZGEÇEBİLECEĞİ

- BİRİSİ / BİRİSİNİN değil BİRİ / BİRİNİN

- BİRİSİ ile BİRİ

- BİRKAÇ SAATLİĞİNE ile/değil BİRKAÇ SAAT İÇİN

- UNIFIED FIELD THEORY[İng.] / THÉORIE DU CHAMP UNIFIÉ[Fr.] / EINHEITLICHE FELDTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRLEŞİK ALAN KURAMI

- BİRLEŞİK ARAP EMİRLİĞİ'NDE:<br> SHARJAH ile/ve/değil/yerine/||/<> ÖTEKİ ALTI EMİRLİK

( En sert İslâmî/şerî kuralların uygulandığı emirlik. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> ... )

- COMPOUND VESSELS[İng.] / VASES COMMUNICANTS[Fr.] / KOMMUNIZIERENDE GEFÄSSE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRLEŞİK KAPLAR

- BİRLEŞİK/LİK ile BİRLEŞİK AD ile BİRLEŞİK KAP ile BİRLEŞİK FİİL ile BİRLEŞİK İSİM ile BİRLEŞİK CÜMLE ile BİRLEŞİK TÜMCE ile BİRLEŞİK ZAMAN ile BİRLEŞİK KAPLAR ile BİRLEŞİK KELİME ile BİRLEŞİK OTURUM ile BİRLEŞİK OY PUSULASI

- VITESSE DE RECOMBINAISON[Fr.] ile/değil/yerine/= BİRLEŞME HIZI

- BİRLİK, 4/4'LÜK NOTA ile 1/2'LİK, 1/4, 1/8, 1/16, 1/32, 1/64'LÜK NOTA

( Notaların başı. İçi boş daire biçimindedir. İLE
Öteki tüm notalar bunun geometrik diziyle bölünmesinden oluşur. )
( 4/4'lük notanın yarı değerinde olan ikilik ya da 1/2'lik nota, yukarıdaki içi boş yuvarlağa bir kuyruk takılmasıyla belirlenir. Bunlardan iki tanesinin süre olarak toplamı birlik notanınkine eşittir. 1/64'lükten küçüğünün çalınması ve kulakla hissedilmesi kolay değildir. )