- TİYO değil TÜYO
- TİZ[Fars.] değil/yerine/= İNCE, KESKİN (SES)
- Tıkanıklık için SUS!!!
- TM için DİNLE!!!
- TO ADOPT vs. "TO SUPPORT/LIKE"
- TO BACK vs. THE BACK
- [not] TO BE ASSERTIVE vs. TO MAKE AN EFFORT
- TO BE CARRIED AWAY vs. SENSATION
- TO BE HABBITED vs./and NOT TO FEEL
- [not] TO BE PART OF vs. TO BE EXTENSION
- [not] TO BE SILENT vs./and ABLE TO BE SILENT
- TO BECOME LOFTY, (TO EXALT/SUBLIMATE) vs. TO RISE/INCREASE, (TO PROMOTE)
- TO BE/GET USED TO vs. TO BE EASY/CONVENIENT FOR
- TO BE/GET USED TO vs./and TO BE INURED TO
- TO BELIEVE vs. TO GET BASE
- TO BELIEVE vs. WANT TO BELIEVE
- TO BELIEVE vs./and TO JOIN
- TO BREAK INTO PIECES vs. TO BE DIVIDED
- TO BREAKT INTO PIECES vs./and EXPLANATION
- TO CALL/TO SEEK/TO SEARCH vs./and TO SHARE
- [not] TO CARRY ON MEMORY vs. TO KNOW
- TO CEASE/STOP vs./and TO SLOW DOWN
- TO CHANGE vs. TO GET (NOT) (ABLE TO) CHANGE
- [not] "TO CHEAT" vs. NOT ABLE TO EXPLAIN
- TO CHECK/LOOK DICTIONARY TO/FOR UNKNOWN WORDS vs. TO CHECK/LOOK DICTIONARY TO/FOR [ESPECIALLY] KNOWN WORDS
- TO COME ACROSS vs. BEING ON THE SAME PLANE
- TO CONFUSE vs. TO CALL
- TO CONFUSE vs. TO LOSE
- TO CONFUSE vs. TO ROLL UP
- TO CONFUSE vs. TO TIDY UP
- TO CONSTITUTE to(with) TO SHAPE
- TO CONTINUE vs. TO LIVE
- [not] TO DENY vs. NOT TO SUBMIT
- [not] TO DENY vs./and TO TURN AWAY FROM
- TO DESCRIBE vs. TO PLAN
- TO DISTORT vs. TO REFLECT BACK
- TO EAT MUCH vs. TO LOVE TO EAT
- [not] TO ENCOURAGE vs./and (ONLY) EXPLAINING
- [not] TO EXCEED vs./and TO GET USED TO
- TO EXCLUDE vs. TO PRETEND NOT TO SEE/TO TURN A BLIND EYE
- TO FIND STRANGE vs. TO REGARD AS A STRANGER
- TO FIT WELL vs. HARMONIZE
- TO FORGET vs. NOT TO KNOW
- [not] TO FORGET vs. PASSING FAST
- TO GET IMPRESS vs. TO TAKE
- [not] TO GET/GIVE PROMISE vs. TO GET/GIVE APPROVAL/CONSENT
- TO GIVE COLOR vs./and TO COMPLETE
- TO GIVE PERMISSION vs. TO GIVE AN OPPORTUNITY
- TO GIVE vs. TO GIVE AS A GIFT
- [not] TO GIVE vs. TO GIVE IN RIGHT TIME
- TO GIVE vs. TO TAKE
- TO GIVE UP vs. TO POSTPONE/DELAY
- TO GIVE UP vs. TO PREFER
- TO GIVE vs./and TO GIVE UP
- [not] TO GIVE/TAKE WEIGHT instead TO CONTROL THE WEIGHT UP/DOWN
- TO GIVE/TO TAKE vs. SHARING
- TO GROW vs. TO DEVELOP
- TO HASTEN vs. TO GROW IMPATIENT
- TO HIDE vs. TO SAVE
- TO HOPE vs. TO GUESS
- TO INTERFERE/MEDDLE vs. TO NOSE INTO
- TO INVOLVE vs. TO TALK ABOUT/ON
- TO KISS vs. SNOGGING
- TO KNOW and TO DEFINE and TO UNDERSTAND
- TO KNOW vs. AWARENESS
- TO KNOW THE WAY vs. TO BE ON THE WAY/TO PROGRESS
- TO KNOW vs. TO BE
- TO KNOW vs./and TO BELIEVE
- TO KNOW vs./and TO KNOW THE HISTORY OF YOU KNOW/KNOWLEDGE
- TO LEAN vs. TO LEAN AGAINST
- TO LEAN vs. TO LEAN AGAINST/OVER
- TO LIVE THE PERSONAL LIFE vs. TO LIVE IN THE PERSONAL LIFE
- TO LOCATE vs. TO FIT WELL
- TO MAKE BETTER vs. TO CORRECT
- TO MAKE DEEPEN vs. TO FEED
- TO MAKE DEEPEN vs. TO FIT WELL
- TO MAKE DIFFICULTIES vs. TO GET HOPELESSNESS/DESPAIR
- TO MAKE NONEXISTENCE TO THE EXISTENCE vs. TO MAKE NONEXISTENCE TO THE NONEXISTENCE
- [not] TO MAKE OBJECT THE SELF > DISCOVER THE SELF
( KENDİNİ OBJE KILMAK değil KENDİNİ KEŞFETMEK )
- TO MAKE ONE'S OWN vs. TO GET ACCUSTOMED
- TO MAKE WAY FOR vs. TO CAUSE
- TO MEET vs. TO HARMONIZE
- TO NOT (ABLE TO) THINK DEEP/INTENSIVE/WIDE vs. IGNORANCE/THOUGHTLESSNESS
- TO OBSERVE vs. TO SCAN
- TO OPEN vs. OPENING
- TO OPEN vs. TO WIDEN
- [not] TO PASS THE DAY instead LIVE THE DAY
- TO PROTECT/SAVE vs. TO WATCH FOR/TO PROTECT
- TO QUIT vs. ABANDONMENT/FORSAKE/RENOUNCE/LEAVE
- TO RECOGNIZE THE SELF vs. TO KNOW THE SELF
- TO SALUTE vs./and LOVE
- TO SAVE vs. TO CLAIM
- TO SAVE vs. TO REDEEM
- TO SAVE UP vs. MOVEMENT
- TO SAY DIRECTLY vs. TO SAY/TALK FRANKLY/OPENLY
- TO SEARCH FOR EXPECTATION vs. TO ASK [JUST TO UNDERSTAND]
- [not] TO SEE WORTHLESS/LITTLE vs. TO (HAD) BEEN FARAWAY
- [not] TO SEEK FOR NON-BEINGS vs. TO SEE(K)/FIND BEINGS
- [not] "TO SHOW OFF" vs. TO SHARE
- TO SHOW vs. TO PRESENT
- [not] TO SHOW vs./and TO LIVE/VALUE
- TO SKIP vs. TO PASS OVER
- TO SLOW DOWN vs. TO AVOID SHOWING OFF
- TO SMOOTH; TO CORRECT vs. TO PACK/TIDY UP; SUMMARIZE
- TO TALK AT LENGTH vs. "TO PROLONG"
- [not] TO TALK FRANKLY vs./and EXPRESS IN DETAIL
- [not] TO TALK THE PROBLEMS AS PROBLEMS vs. TO TALK PROBLEMS AS VEHICLE FOR DEVELOPMENT/PROGRESS
- TO TALK vs. TO TALK IN NECESSITY
- [not] TO TALK vs./and TO PROVE
- [not] TO TALK/WRITE vs./and/also TO DO(/MAKE)/TO APPLY
- TO THINK and MANAGE TO NOT VAIN/WASTE TALKING
- TO vs. TILL/UNTIL
- TO TRANSFER/TRANSMIT vs. TO SEND
- TO TURN INSIDE OUT vs. TO REPLACE
- TO UNDERSTAND WHAT HE/SHE SAID vs. TO UNDERSTAND WHAT HE/SHE MEANT TO SAY
- TO UNITE vs. TO COME TOGETHER
- TO VISUALIZE LIKE HOW/WHAT YOU ARE vs. TO BE LIKE HOW/WHAT YOU ARE
- TO WIDEN vs./and TO BECOME SPACIOUS, TO FEEL RELIEVED
- TO WORK vs. TO PRODUCE
- TOE :/yerine AYAK PARMAĞI
- TOGA:
Bol ve kıvrımlı Roma giysisi.
- TOGAY, EROL (İST. 1950 - 2012)
( Rumelihisar Spor Kulübünde futbola başladı. Buradan Vefa'ya, bu kulüpten de Altay'a transfer oldu. Altay'da çok başarılı grafik çizdi ve 1978 yılında Fenerbahçe'ye geçti. Defans oyuncusu olarak çok başarılı oldu ve 1 kez U - 21 ve 14 kez de A Milli takım formasını giydi. Bir süre antrenör ve teknik direktörlük olarak görev yaptı. 1991 yılında Guus Hiddink'in ayrılması üzerine bir süre Fenerbahçe teknik direktörlüğü yaptı ve hastalığı nedeniyle genç yaşta sahalardan uzaklaştı. )
- TOHUM, BEZİR = BEZR = GRAINE
- TOHUM KABUĞU, TESTA = KIŞR-I BEZR = ÉPISPERME, TÉGUMENT
- SEMEN[İng.] / SPERME[Fr.] / SAMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TOHUM, MENİ, SPERMA
- TOHUM[İng. SEED] ile/||/<> AÇIK TOHUMLU[İng. GYMNOSPERM] ile/||/<> FRUİTARYAN[İng. FRUITARIAN] ile/||/<> MALTOZ[İng. MALTOSE] ile/||/<> MEYVE ile/||/<> MEYVECİL[İng. FRUITARIAN] ile/||/<> NİŞASTA[İng. STARCH] ile/||/<> YALANCI MEYVE[İng. PSEUDOCARP (FALSE FRUIT)]
( Ekildiğinde yeni bir bitki haline gelecek döllenmiş ve olgun bir yumurta. Besleyici göze olan endospermi (ya da perisperm) içerir ve genelde bir tane döllenmiş ovum (embryo) bulundurur. @@ Yaşamının haploit ve diploit evresi eşit olan ve meyve yaprağındaki tohum taslağının etrafı çevrili olmayan odunsu bitkiler. Polen tohum taslağının yüzeyinde filizlenir. @@ Dini, siyasi, çevresel, kültürel, estetik ve ekonomik gibi nedenlerle hayvansal ürünler ve tahıllar olmadan meyve, sebze, kabuklu yemişler ve tohumlar içeren bir diyet uygulayan kişi. Kuru erik, fındık, hurma, domates, limon, mandalina, armut ve kabak gibi besinleri tüketir. @@ Çimlenmiş arpada, patates tohumlarında görülen bir disakkarittir. Moleküler formülü C12H22O11 olarak gösterilmektedir. Suda iyi çözünen bir disakkarittir ve tatlı bir tada sahiptir. Hidroliz yolu ile iki glikoz molekülüne ayrılır. Aynı zamanda alkol üretiminde önemli rol oynamaktadır. @@ Tohumlu bitkilerde döllenmeden sonra karpellerin gelişip olgunlaşması ile meydana gelen yapı. @@ Dini, siyasi, çevresel, kültürel, estetik ve ekonomik gibi nedenlerle hayvansal ürünler ve tahıllar olmadan meyve, sebze, kabuklu yemişler ve tohumlar içeren bir diyet uygulayan kişi. Kuru erik, fındık, hurma, domates, limon, mandalina, armut ve kabak gibi besinleri tüketir. @@ Deposal polisakkaritlerden biridir. Bitkilerde fotosentez sonucu üretilen glikozun fazlası nişastaya dönüştürülür. Bu nişasta; bitkinin kök, gövde, yaprak, meyve ve tohum gibi organlarında depolanır. Aynı zamanda patates, pirinç, arpa, buğday ve yulaf gibi besinlerde bol miktarda bulunur. @@ Bir çiçeğin yumurtalık haricindeki, bir başka bölümünün gelişmesi ile oluşan etli yerdir. Böyle meyvelerin etli bölümleri çiçek sapı, çiçek tablası, hatta çiçek örtüsü (çanakyapraklar ya da taçyapraklar) gibi parçaların gelişmesi ile ortaya çıkarlar. Elma, armut ve ayva örnek olarak verilebilir. Bir elmanın yenen bölümü etlenmiş çiçek tablasıdır. Tohumları içeren yumurtalık ise meyvenin ortasında bulunur; bu bölüm yenmez.
[ açıklamaların devamı için... bkz. >
evrimagaci.org/sozluk ] )
- TOHUM ile/ve/||/<>/> FİLİZ ile/ve/||/<>/> FİDAN ile/ve/||/<>/> GENÇ AĞAÇ ile/ve/||/<>/> YETİŞKIN AĞAÇ ile/ve/||/<>/> ÇİÇEK VEREN AĞAÇ ile/ve/||/<>/> MEYVE VEREN AĞAÇ ile/ve/||/<>/> KORU ile/ve/||/<>/> ORMAN
(

)
- TOHUMLAMAK ile TOHUMLANMAK ile TOHUM/LUK ile TOHUMCU/LUK ile TOHUMLU ile TOHUM ZARI ile TOHUMLU BİTKİLER
- TOK İKEN YEMEK YİYEN ile MEZARINI DİŞİYLE KAZAR
- TOKA ile FİRKETE[İt.]
( ... İLE Kadınların, saçlarını tutturmak için kullandığı, U biçimindeki naylon, tel ya da bağdan saç tokası. )
- TOKA ile KALKAN
- TOKA ile TOKA
- TOKA ile TOKA[İt. < TOCCO]
( Kemer, kayış, ayakkabı vb.nin iki ucunu birbirine bağlamaya, bunları istenilen genişlikte tutmaya yarayan, türlü biçimlerde tutturmalık. | Saçları bir arada tutmaya yarayan, bazen de süs olarak kullanılan araç. İLE El sıkışma. | Kadeh tokuşturma. )
- TOKA ile TOKALAŞMAK
- TOKALAŞMAK ile TOKALAŞABİLMEK ile TOK ile TOKA ile TOKALI ile TOK TOK ile TOKASIZ ile TOK SÖZLÜ/LÜK ile TOK KARNINA
- TOKEN EKONOMİ SİSTEMİ/TOKEN ECONOMY SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ÖDÜL BİRİKTİRME YÖNTEMİ
- TOKLU ile ÖVEÇ
( Bir yaşındaki eril kuzu/hamel. İLE İki, üç yaşındaki eril kuzu. )
(

ile ... )
- TOKLUK (DUYUSU):
MİDE DUVARINDA ve BEYİNDE
( Önce mide duvarında ve şişkinlikle yaşanır. 20 dakika sonra da beyinde. )
- TOKMAK ile SOKU
( ... İLE Taş dibek. | Dibekte, havanda, dövme işini yapan tokmak. )
- TOKMANOĞLU, PROF. DR. TAHSİN (TRB.1922)
( İlk ve Orta öğrenimini tamamladıktan sonra 1947 Haziranında İ.Ü.Orman Fakültesi'nden mezun olmuştur. 1955 yılında İ.Ü.Orman Fakültesi Orman İnşaatı, Geodezi ve Fotogrametri Anabilim Dalı'na Asistan olarak girmiş, 1967'de "Doçent" ve 1974 yılında da "Profesör" unvanlarını almıştır. 1989 yılında emekliye ayrılan hocamızın 13 kitabı ve 268 makalesi yayınlanmıştır. )
- TOXIC DOSE[İng.] ile/değil/yerine/= TOKSİK DOZ
- TOLTEK ile/ve AZTEK ile/ve İNKA ile/ve MAYA
- TOLU BALSAM[İng.] / BAUME DE TOLU[Fr.] / TOLUBALSAM[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLU BALZAMI
- TOLUIC ACID[İng.] / ACIDE TOLUIQUE[Fr.] / TOLUYLSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLUİK ASİT
- TOMORROW vs. THE NEXT DAY
- TON/TONE[İng.] değil/yerine/= TINI, TİTREM
- TON[Fr. < TONNE] değil/yerine/= BENİZ | RENK | SES AĞIRLIĞI
- TON[Fr. < TONNE] ile KİLOTON[Fr.]
( Bir metreküp hacminde ve + 4 °C'deki arı suyun ağırlığı. | Bin kilogramlık ağırlık birimi. İLE Değeri bin ton olan kütle birimi. )
- TON[Fr. TONNE] ile TON[Fr.]/ÖTÜM/TİTREM ile TON[Fr. THON COMMUN]/İSTAVRİT AZMANI/ORKİNOS/TUNNY[İng. < Lat. THUNNUS ALALUNGA]
( Bir metreküp oylumda ve +4 °C'deki arı suyun ağırlığı. | Bin kilogramlık ağırlık birimi. @@ İnsan ya da çalgı sesinin yükseklik, alçaklık derecesi. | Konuşmada, selenin kişinin "düşünce ve duygularını yansıtacak biçimde çıkması". | Bir rengin koyuluk ya da açıklık derecesi. | Ses titreşimlerinin birbirine göre yükseklik alçaklık durumu. @@ Uskumrugillerden, boyu 2,5 metre kadar olabilen bir balık. )
- TONE[İng.] / VIRER, TON[Fr.] / TÖNEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TON
- TONE :/yerine TON
- TONGA[argo] değil/yerine/= HİLE, DÜZEN, TUZAK
- TONIGHT :/yerine BU GECE
- TONKA BEAN[İng.] / TONKA[Fr.] / TONKABONNE[Alm.] ile/değil/yerine/= TONKA FASULYESİ
- TONYA ile TONYA YAĞI
- TOOL :/yerine ARAÇ, ALET
- TOOL/DEVICE/INSTRUMENT vs. SCIENCE
- TOP-DOWN İLE BOTTOM-UP ile/||/<> NANO ÜRETİM
( İki temel nanofabrikasyon yaklaşımı. )
( Formül: Self-assembly (bottom-up) )
- TOP ile TOPU ile TOP TOP ile TOP ÇAM ile TOP AĞAÇ ile TOP ATIMI ile TOP SAKAL ile TOP SAĞIR ile TOP SÜRME ile TOP TÜFEK ile TOPU TOPU ile TOP KANDİL ile TOP ZAMBAK ile TOP ARABASI ile TOP MERMİSİ ile TOP SAKALLI ile TOP TEKNİĞİ ile TOP PATLICAN ile TOP TOPLAYICI/LIK
- TOP :/yerine ÜST, TEPE
- TOPAÇ ile/ve/||/<> YOYO
- TOPAL, SUDİ (İNEBOLU, 1949)
( Üniversite öğrenimini tamamladıktan sonra sanayici olarak iş hayatına atıldı. Çağlar Boya Fabrikasını kurdu. Uzun süre Türkiye Boks Federasyonu üyeliğinde bulundu. Sarıyer Spor Kulübü'nde 2 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- TOPALLAMAK ile TOPAL/LIK ile TOPAL KAPI
- TOPARLAK ile TOPARLAKÇA ile TOPARLAK SAYI ile TOPARLAK HESAP ile TOPARLAK RAKAM
- TOPARLAYIŞ ile TOPARLAYICI KREM
- TOPAZ ile/||/<> RODOKROZİT
( Çeşitli renklerde bulunabilir. İLE/||/<> Pembe ile beyaz çizgili bir karbonat. )
- TOPAZ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= SARIYAKUT
( Alüminyum silikatı ve flüorinden oluşan, kahverengi ya da soluk sarı renkte değerli bir taş. )
- TOPÇU, A. RIZA
( Rumelkavak'ta dört dönem muhtarlık yaptı. )
- TOPHANE MÜŞİRİ M. ZEKİ PAŞA (1849 - 1914)
( Harbiye'yi Erkan - ı Harp Yüzbaşısı olarak 1872'de tamamladı. Saray yaveri oldu. 1882'de Livalığa yükseldi ve Askeri Okullar Nazırı oldu. Tophane Müşirliği de yapan Zeki Paşanın II. Meşrutiyetle rütbesi geri alındı. Aynı zamanda yazar olman Tophane Müşiri M. Zeki Paşa'nın yayımlanmış eserleri var. )
- TOPHANE MÜŞİRİ ZEKİ PAŞA YALISI
( Sadece Rumelihisarı'nın ve İstanbul'un değil Türkiye'nin en önemli tarihi eser yalılarından biridir. İkinci Boğaz Köprüsü (Fatih Sultan Mehmet Köprüsü) ayağı altındaki bu yalı 19. yy. sonlarında (1889) yaptırılmış, şato tipli örnek bir yapıdır. Yalı beş katlı olup yalıda 23 oda ve 8 banyo bulunuyor. Toplam 2 bin 489 metrekare kapalı olan yalının 110 metrelik rıhtımı ve 4 bin metre karelik bahçesi var. Yalı Fransız mimar Alexander Vallaurny tarafından yapılmıştır. Tophane Müşiri Zeki Paşa bu yalının inşası nedeni ile mali zorluklar karşılaşmış, yalıyı borç harç bitirmiş ama ömrünün son yıllarını yokluk içerisinde geçirmiştir. Tophane Müşiri Zeki Paşa'nın damadı Sultan Vahdettin dönemi bakanlarından Ali Kemal burada yaşamıştır. Ali Kemal İngiltere'nin başbakanlarından Boris Johnson'un dedesidir. Bu tarihi önemi büyük yalı 550 milyon fiyatla satışa sunulmuştur. Bu durumu ile bu Tophane Müşiri Zeki Paşa Yalısı dünyanın en pahalı 10 evinden biridir. )
- TOPIC :/yerine KONU, BAŞLIK
- GESAMTSSTRAHLUNGSSPYROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAM IŞIN PİROMETRESİ
- TOTAL HARDNESS[İng.] / DURETÉ TOTAL[Fr.] / GESAMTES HÄRTE[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAM SERTLİK
- TOPLAMAK ile YARDIM FONLARI TOPLAMAK ile KOLEKSİYONLUK ile TOPLANDI ile TOPLAMA ile KOLEKSİYON ile KOLEKTİF ile KOLEKTİF ÇİFTLİK ile TOPLU İSİM ile TOPLU OLARAK ile KOLEKTİVİTE ile KOLEKTÖR
- MEYVELER:
TOPLANDIKTAN SONRA OLGUNLAŞMAYA ...
DEVAM EDEN ile DEVAM ETMEYEN
- TOPLANTI ile TOPLANTI YERİ ile TOPLANTI SALONU
- TOPLARDAMAR[İng. VEIN] ile/||/<> HEMAL YAY[İng. HEMAL ARCH] ile/||/<> KAN DAMARI[İng. BLOOD VESSEL] ile/||/<> PULMONER EMBOLİ[İng. PULMONARY EMBOLISM] ile/||/<> VARİS[İng. VARICOSE VEIN]
( Kanı kalbe taşıyan kan damarlarıdır. Akciğer toplardamarı hariç; oksijen yoğunluğu az, karbondioksit bakımından zengin kanın kalbe geri dönüşünü sağlarlar. Dolaşım sisteminin bir bölümünü oluşturmaktadırlar. Toplardamarlar, "ven" olarak da isimlendirilmektedir. @@ Kuyruk omurlarında her omur merkezinin ventralinde kuyruk atardamarı ve toplardamarlarını koruyan yay. @@ Canlı vücudunda kanın dolaştığı damarlardır. Dolaşım sistemi organlarıdır ve görevleri kanı vücudun farklı bölümlerine taşımaktır. Kan damarları temelde iki kategoriye ayrılır. Bunlar, atardamarlar (arter) ve toplardamarlardır (ven). @@ Pulmoner emboli, akciğerlerde bulunan pulmoner arterlerden birisinin tıkanmasıdır. Pulmoner emboli vakalarının çoğunda bacaklarda derin ven trombozu oluşur. Vücudun alt ekstremite adı verilen bacak ve ayak bölümlerinde bulunan toplardamarlarda oluşan pıhtı, sağ ventriküle gelir. Buradan da pulmoner arterlerle akciğere ulaşarak emboliye neden olur. Pulmoner emboli hayatı tehlikesi son derece yüksek olan hastalıklardan birisidir. Öyle ki miyokard enfarktüsü ve serebrovasküler kazalardan sonra, pulmoner emboli kardiyovasküler ölümlerin en önde gelen üçüncü nedenidir. @@ Kan akımının önündeki bir engel ya da venlerin fonksiyonel bozuklukları sonucu ortaya çıkan bir toplardamar hastalığıdır. En yaygın görüldüğü yer bacaklardır. İnsanlarda oldukça sık görülmektedir ve ciddi sıkıntılara yol açmamakla beraber kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilmektedir. Varisler mor mavi tonlarında, geniş ve kıvrımlı bir görüntüdedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. >
evrimagaci.org/sozluk ] )
- TOPLARDAMAR ile ATARDAMAR
( Kirli kanın, gövdenin her yanından kalbe gitmesini sağlayan damar. İLE Kalbin sağ karıncığından akciğerlere, sol karıncığından gövdenin öteki bölümlerine kan taşıyan damar. )
- TOPLU ile/ve GRUP
- TOPLUM ile/<> ÜLKE ile/<> EGEMENLİK
- TOPLUMDIŞI/ASOSYAL ile TOPLUM KARŞITI/ANTİSOSYAL
( Başkalarına uymamaya yöneliklerdir. İLE Başkalarının, kendilerine "uymasını beklerler". )
- TOPLUMSAL AHLÂK ile/ve İDEOLOJİK AHLÂK ile/ve DİNİ AHLÂK
- TOPLUMSAL AHLÂK ile/ve ÖDEV AHLÂKI
- TOPLUMSAL HİZMET ve/||/<>/= AKIL
- TOPLUMSAL (OLAN) ile/ve KİŞİSEL (OLAN)
( Bir topluluk/toplum, en güçsüz bireyini yalnız bıraktığı anda, dağılmaya başlar. )
- TOPLUMSALLAŞMA ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> SÜRÜLEŞME
- TOPLUMU DEĞİŞTİRME OLANAĞI/"GÜCÜ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KENDİNİ DEĞİŞTİRME OLANAĞI
- TOPOLOGİCAL INSULATOR ile/||/<> BAND INSULATOR
( Topological insulator yüzey iletkenliği gösterirken İLE band insulator hem bulk hem yüzey izoledir )
( Formül: Z₂ topological invariant )
- TOPOLOGICAL QUBIT ile/||/<> SPIN QUBIT
( Topological anyonlar korumalı, spin manyetik alan hassas. )
( Formül: Braiding İLE precession )
- TOPOS İLE SHEAF İLE SİTE ile/||/<> TOPOS KURAMSİ
( Kategorik mantık ve geometri. )
( Formül: Sh(X) = Sheaves on X )
- TOPRAĞI:
GÜNEŞTE SULAMAK ile/yerine GÖLGEDE/AKŞAMÜSTÜ SULAMAK
- TÜRÂB[Osm.] / SOIL, ERBIUM[İng.] / TERRE, TERRAIN, ERBIUM[Fr.] / ERBIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPRAK, ERBİYUM
- TOPRAK:
ÖŞRÎ ile/||/<> HARACÎ ile/||/<> IKTA/İKTA
( Ya zapt edildiğinde müslümanlara verilmiş ya da müslümanlara ait olan topraklar. İLE/||/<> Devlet tarafından belirlenen, vergi karşılığında gayri müslimlere verilen topraklar. İLE/||/<> Selçuklular'da geliri Tımarlı Sipahilere verilen toprak. | Sultanın bir toprağı birine mülkî olarak ya da gelirinden yararlanmak üzere vermesi. )
- TOPRAK ve SU ve/<>/|| HAVA ve ATEŞ
( Sabit madde/ler. VE/<>/|| Değişim/Değişken/ler. VE/<>/|| Bilinç varolanı. VE/<>/|| ... )
( HYLIC ve/<>/|| PSCYHIC ve/<>/|| PNEUMATIC ve/<>/|| MYSTIC )
( Dönüştürücü. VE/<>/|| Değiştirici. )
( Kapatıcı. ve/<>/|| Akıcı. ve/<>/|| Uçucu. ve/<>/|| Yakıcı. )
( Küp. VE/<>/|| Yirmi yüzlü. VE/<>/|| Sekiz yüzlü. VE/<>/|| Piramit. )
( Cube. AND Icosahedron. AND/<>/|| Octahedron. AND Tetrahedron. )
- TOPRAK AĞAÇ
- TOPRAK ile/ve/||/<> AYNA
( Ne verirsek, kendini katmadan onu verir. )
- TOPRAK ile ŞEVL[çoğ. EŞVÂL]
( ... İLE Vazodaki su kalıntısı. | Geniş, ıssız, tenha toprak. )
- TOPRAKLAMAK ile TOPRAKLATMAK ile TOPRAKLAŞMAK ile TOPRAKLANDIRMAK ile TOPRAK ile TOPRAKLI ile TOPRAKÇI/LIK ile TOPRAKSIZ ile TOPRAK ALTI ile TOPRAK BOYA ile TOPRAK RENGİ ile TOPRAK BİLİMİ ile TOPRAK HUKUKU ile TOPRAK KÖLESİ ile TOPRAK SIÇANI ile TOPRAK BİLİMCİ ile TOPRAK KAYMASI ile TOPRAK ÇİMENTO ile TOPRAK BİLİMSEL ile TOPRAK KÖLELİĞİ
- TOPRAKTA:
CIVA ile/ve/||/<> SÜLFÜR ile/ve/||/<> TUZ
- TOPTAN ile SPOT
- TOPTANCI(TOTALİTER) GÖZETİM >< VATANDAŞIN GÜÇLENDİRİLMESİ ile ULUSAL AYRIŞMA >< KÜRESEL DAYANIŞMA
- TOPU TAÇA ATMAK ile/ve/||/<> MİNDER DIŞINA KAÇMAK
- TOPU TOPU (... KADAR) ALTI ÜSTÜ (... KADAR)
( Azımsayarak değer düşürmeye çalışmada. )
- TOPUK ile BİR TARAFA TOPUK ile TOPUK ile ÖKÇE PARÇASI
- TOPUQ[Azr.] = AYAK BİLEĞİ[Tr.]
- TOPUZLU BEND (MAHMUD I BENDİ)
( Sultan I. Mahmut (1696 - 1754) döneminde yapıldığı (1732) için Mahmut I. Bendi de denilmektedir. Ayrıca Bu bende Eski Bend, Bahçeköy Bendi de deniliyor. Halk arasında ise Viran Bend olarak da anılmaktadır. Uzunluğu 66,30 m, yüksekliği 13,84 m'dir. Brüt su kapasitesi 160.000 m³'tür. )
- TÖR ile TÖRE ile TÖRECİ/LİK ile TÖRELİ ile TÖRESEL ile TÖRESİZ/LİK ile TÖRE DIŞI ile TÖRE BİLİMİ ile TÖRE DIŞICI/LIK ile TÖRE CİNAYETİ
- TOR ile TORK
- TORR[İng.] / TORE, TORR[Fr.] ile/değil/yerine/= TOR
- TORBA GEREKSİNİMİ değil FİLE/SEPET (KULLANMAK)[NAYLON değil/yerine!]
- TORBA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KESE KÂĞIDI
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< İçine bazı nesneler konulmak için kâğıttan yapılmış kese biçiminde torba. )
- TÖRE ile/ve/<> AK TÖRE
( Toplumsal. İLE/VE/<> Bireysel. )
- TÖRE ile/değil GELENEK
( Tarihsel deneyim. İLE/DEĞİL Toplumsal deneyim. )
- TÖRE ile/ve/<> KAVRAM ile/ve/<> KURUM
- TÖRE ile/ve KİMLİK
- TÖRE ve/<>/> ÖKE
- TÖRE = ÖRF/ADÂT = CUSTOMS[İng.] = MOEURS[Fr.] = SITTE[Alm.] = MOS-MORES[Lat.] = ADUANA[İsp.]
- TÖRE ile/||/<> TÖRENE
( Görenek, âdet. İLE/||/<> Alışkanlık, âdet. )
- TÖRE ile/ve/<>/değil/yerine TÜZE/YASA
- TÖRENSİ/RİTÜEL ile/ve/||/<> YÜCE
- TORF ile ...
( Su birikmesi sonucu havasızlıktan çürüyen bitki. )
- TORK/TORQUE[İng.] değil/yerine/= DÖNDÜRME MOMENTİ
- TORK ile/ve/||/<> BEYGİR GÜCÜ
( Tork gücü, çekiş kuvveti, beygir gücü ise daha çok, hız ile ilgilidir. Gücün kullanılacağı gereksinimler farklıdır ve temel ayrım da budur. Örneğin, yarış arabalarında, beygir gücü fazladır; çünkü hızlı olmaları gerekir. Tork gücünün hızla bir ilgisi yoktur. )
( Arabalarda, döndürme gücü olarak tanımlanır. Aracın motorunda bulunan krank milinin bir dakika içinde yaptığı dönüş sayısıdır. Dönüşlerin çok ya da az olması, aracın hızını ve çekişini belirler. Arabalarda motorun dönme kuvvetinin tekerlekleri itme kuvvetine dönüştürülmesini sağlar. Yani, aracın çekiş gücü ve özellikle yokuş çıkarken gösterdiği performans, torkun iyi olması ile sağlanır.
İLE/VE/||/
75 kg. ağırlığındaki bir aracın, 1 saniyede, 1 metre hareket ettirilmesi için gereksinim duyulan güç miktarıdır.
[1 beygir gücü, atın, saniyede 1 metre ileriye taşıdığı güç 50 kg.'dır.]
[Arabalarda belirlenen beygir gücü ise mühendisler tarafından 75 kg. olarak belirlenmiştir.]
[İlk olarak makineler üreten James Watt tarafından kullanılmıştır. Makinelerin gücü sorulduğunda herkesin bildiği güç miktarı ile karşılaştırma yapması gerektiğini düşünerek yalın biçimiyle atların güçleriyle kıyaslayarak açıklamıştır.] )
- TORK ile/||/<> KUVVET (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Tork döndürme etkisi, kuvvet öteleme etkisidir )
( Formül: τ=r×F İLE F )
- TORLAK DEDE MESCİDİ
( Rumelihisarı'nda Ali Dede tarafından yaptırılan Torlak Dede Mescidi yıkılıp kayboldu. )
- TORNİSTAN[İt. < TORNO STANTE] ile VİYA ile VİYA BÖYLE
( İleri ya da geri gidilmesi için verilen dümen komutu. İLE Teknenin dönüşünü, en hızlı biçimde durdurmak üzere dümen komutu. İLE Teknenin, istenilen rotaya gelince, orda durdurulması için verilen dümen komutudur. )
- TOROIDAL FIELD[İng.] / CHAMP TOROIDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= TOROİDAL ALAN
- TOROIDAL CORE[İng.] / NOYAU TOROÏDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= TOROİDAL ÇEKİRDEK
- TORPİDO ile TORPİDO BOT ile TORPİDO GÖZÜ
- TORRICELLISCHER RAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TORRİCELLİ BOŞLUĞU
- TORRICELLI VACUUM[İng.] / VIDE TORRICELLIEN[Fr.] ile/değil/yerine/= TORRİCELLİ VAKUMU
- TORTİKOLİS/TORTICOLLİS[İng.] değil/yerine/= EĞRİ BOYUN
- TORTONIAN AGE[İng.] değil/yerine/= TORTONİYAN ÇAĞI
( Günümüzden 11.608.000 ile 7.246.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. >
evrimagaci.org/sozluk ] )
- THORIUM SERIES[İng.] / SÉRIE DU THORIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= TORYUM DİZİSİ/SERİSİ
- TOS ile TOST ile TOSTÇU/LUK ile TOST EKMEĞİ ile TOST MAKİNESİ
- TOSS :/yerine FIRLATMAK
- TOTAL SITUS INVERSUS, SITUS INVERSUS TOTALIS[İng.] değil/yerine/= TAM TERS KONUM
- TOTALITY OF SOMETHING vs. TOTAL IN SELF