Beş(5) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 46.157 başlık/FaRk ile birlikte,
46.157 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(144/186)
- SAZAN ile ÇAMÇA
( Sazangillerden, bir ırmak balığı. [Lat. LEUCISCUS RUTILUS] )
- SAZAN ile/değil ÇAMURCUK
( ... İLE/DEĞİL Sazangillerden, sazandan küçük bir göl ve bataklık balığı. )
( ... cum CHRONDROSTOMA NASUS )
- SAZAN ile İNCİBALIĞI
( ... İLE Sazangillerden, küçük bir balık. )
( ... cum ALBURNUS ALBURNUS )
- SAZAN ile KABABURUN
( tatlı su balığıdır. Göl ve yavaş akan derelerde bulunur. Uzun gövdeli, solucan, böcek larvaları ve bitkilerle beslenen bir dip balığıdır. 1,5 metre boyunda, 35 kg. ağırlıkta olanları vardır. Yaşamı, 40-50 yıla kadar varabilir. İLE Sazangillerden, ırmak ve göllerde yaşayan bir balık. )
( CYPRINUS CARPIO cum CHONDROSTOMA NASUS )
- SAZAN ile KİLİZ BALIĞI
( ... İLE Sazangillerden bir tür balık. )
( ... cum TINCA TINCA )
- SAZ/GİTAR VB. ÇALMADA:
ALTTAN ÇIRPMA ile/ve/değil/||/<> ÜSTTEN ÇIRPMA
- SAZLI ile SAZLIK ile SAZLI SÖZLÜ
- ŞÂZZ[Ar.] değil/yerine/= AYRIK, KURALDIŞI
- SBRT/STEROTAKTİK VÜCUT RADYOTERAPİSİ STEREOTACTIC BODY RADIOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= STEROTAKTİK GÖVDE IŞIN SAĞALTIMI
- SBS/SEQUENTIAL BACKWARD SELECTION[İng.] değil/yerine/= SIRALI GERİ YÖNLÜ SEÇİM
- SBY/HEALTHCARE KNOWLEDGE MANAGEMENT[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLGİ YÖNETİMİ
- SCALE :/yerine ÖLÇEK
- SCALP ile ...
( Kafatası üzerindeki saçlı deri. )
- SCENE :/yerine SAHNE
- SCENERY vs. SCENE
- SCHAFFER'S ACID[İng.] ile/değil/yerine/= SCHAFFER ASİDİ
- SCHAFFER'S SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHAFFNER ASİDİ
- -SCHESIS ile/||/<> -SCHISIS/SCHISTO- ile/||/<> FLUX- ile/||/<> ISCH-/ISCHO-
( Süpresyon, denetim, birikim, akışın önlenmesi. İLE/||/<> Yırtık, dalak, fissür, yapışıklıkların önlenmesi. İLE/||/<> Akış. İLE/||/<> Denetim, eksiklik, durdurma, baskı altına alma. )
- SCHIFF BASES[İng.] / SCHIFF BASE[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHİFF BAZLARI
- SCHMIDT LINES[İng.] / LIGNES DE SCHMIDT[Fr.] / SCHMIDT-LINIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHMİDT ÇİZGİLERİ
- SCHMIDT TEST[İng.] ile/değil/yerine/= SCHMİDT TESTİ
- SCHOTTKY-BARRIERE-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTKY BARİYER DİYOTU
- SCHOTTKY DIODE[İng.] / DIODE SCHOTTKY[Fr.] / SCHOTTKY-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTKY DİYOTU
- SCHOTTKY EFFECT[İng.] / EFFET SCHOTTKY[Fr.] / SCHOTTKY-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTKY ETKİSİ
- SCHOTTKY NOISE[İng.] / BRUIT DE SCHOTTKY[Fr.] / SCHOTTKY-RAUSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTKY GÜRÜLTÜSÜ
- SCHOTTKY DEFECT[İng.] / DÉFAUT DE SCHOTTKY[Fr.] / SCHOTTKY-DEFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTKY KUSURU
- SCHRÖDINGER WAVE EQUATION[İng.] / ÉQUATION D'ONDE DE SCHRÖDINGER[Fr.] ile/değil/yerine/= SCHRÖDİNGER DALGA DENKLEMİ
- SCHRÖDINGER WAVE FUNCTION[İng.] / FONCTION D'ONDE DE SCHRÖDINGER[Fr.] / SCHRÖDINGER-WELLENFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHRÖDİNGER DALGA İŞLEVİ/FONKSİYONU
- SCHRÖDİNGER DENKLEMİ ile/||/<> DİRAC DENKLEMİ
( Schrödinger göreli olmayan, Dirac göreli kuantum denklemidir. )
( Formül: iħ∂ψ/∂t = Ĥψ )
( Erwin Schrödinger tarafından 1926 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1887-1961) (Ülke: Avusturya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Dalga mekaniği, Schrödinger denklemi) (Nobel: 1933) )
- SCHRODINGER DENKLEMLERİ ile/ve/||/<> PAULI DIŞLAMA İLKESİ
( [olmasa ...] Madde yok. İLE/VE/||/<> Kuvvet yok. )
- SCHULZE'S RULE[İng.] / SCHULZE>S REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHULZE KURALI
- SCHUMANN REGION[İng.] / RÉGION DE SCHUMANN[Fr.] / SCHUMANN-REGION[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHUMANN BÖLGESİ
- SCHUMANN PLATE[İng.] / PLAQUE DE SCHUMANN[Fr.] ile/değil/yerine/= SCHUMANN LEVHASI
- SCIENCE :/yerine BİLİM
- SCIENTIST :/yerine BİLİM İNSANI
- SCOOTER[İng.]/TROTİNET[Fr.] değil/yerine/= KAYKAY
( Bir ayakla üzerine binilip öbür ayakla yeri teperek yol alınan ve bir yönetme kolu ile arka arkaya iki tekerleği bulunan araç ve çocuk oyuncağı. )
- SCOPE :/yerine KAPSAM
- SCORE :/yerine SKOR, PUAN
- SCOTO- ile/||/<> SKİA- ile/||/<> NOCT-/NOCTİ-/NYCT-/NYCTİ-/NYCTO-
( Karanlık. İLE/||/<> Gölge. İLE/||/<> Gece. )
- SCREAM :/yerine ÇIĞLIK ATMAK
- SCREEN :/yerine EKRAN
- SCRNA-SEQ ile/||/<> SCATAC-SEQ ile/||/<> CYTOF ile/||/<> SPATIAL ile/||/<> TEK HÜCRE TEKNOLOJİLERİ
( Hücre heterojenliğini çözümleme. )
( Formül: 10 ile000+ cells/run )
- SD/STANDART DEVİYASYON STANDARD DEVIATION | SPATIAL DISORIENTATION[İng.] değil/yerine/= STANDART SAPMA | UZAMSAL YÖNELIM BOZUKLUĞU, MEKANSAL YÖNELIM BOZUKLUĞU
- SDLC/SOFTWARE DEVELOPMENT LIFE CYCLE[İng.] değil/yerine/= YAZILIM GELİŞTİRME YAŞAM DÖNGÜSÜ
- ŞE / BİŞEY/BİŞE/BİŞİ/BİŞİY değil ŞEY / BİR ŞEY
- SEA :/yerine DENİZ
- SEÂBÎB[Ar.] ile SEÂBÎB[Ar. < SU'BÛB]
( Salya. İLE Saf su akan yerler. )
- SEANS[Fr.] ile MATİNE[Fr.]
( Mesleğini ya da sanatını yapan birinin yanında, o kişinin mesleğiyle ilgili bir iş için harcanan süre. | Sinema, tiyatro, konser gibi sanat dallarında yapılan gösterilerden her biri. | Aralıksız, bir iş için harcanan süre. İLE Tiyatro, sinema, konser salonu vb.'de, gündüz gösterimi. )
- SEANS[İng.] değil/yerine/= OTURUM
- SEANS/SESSION[İng.] değil/yerine/= OTURUM
- SEASON :/yerine SEZON
- ŞEB-ÇERAĞ ile ...
( ONİKİ KÖŞELİ KANDİL | GECE ÇIRASI, GECE PARLAYAN YAKUT VE İNCİ )
- SEB'A[Ar.] ile Sebâ[Ar.] ile SEBBÂH[Ar. < SİBÂHAT]
( Yedi/7. İLE Hz. Süleyman'ın eşi/zevcesi Belkîs'in, Yemen'de, hükmü altında bulundurduğu mâmur olan şehri. İLE Suda yüzen, yüzücü. | Yüzgeç. )
- ŞEB'ÂN[Ar. < ŞİB | çoğ. ŞİBÂ'] ile ŞEBÂN[Fars.]
( Tok, doymuş. [Fars. SÎR] İLE Geceler. )
- SEBAT ETMEK değil/yerine/= DİREŞMEK/DİREŞİM GÖSTERMEK
- SEBAT ile/ve AZİM
( PERSEVERANCE vs./and DETERMINATION )
- SEBAT değil/yerine/= DİREŞİM
- SEBAT ile SEBATLI/LIK ile SEBATSIZ/LIK
- SEBEB:
HAFİF ile/ve/<> SAKÎL
( Kapalı hece. İLE/VE/<> Açık hece. )
( Harfin 1.'si harekeli, 2.'si sakîl ise. İLE/VE/<> 2 harekeli harf. )
- SEBEB[Ar.] ile ÂLET[Ar.]
- SEBEB[Ar.] ile 'ILLET[Ar.]
- SEBEB ile/ve/<> MÜSEBBİB-ÜL ESBÂB
- SEBEB[Ar.] ile ŞART[Ar.]
- SEBEB ile/ve/<> VETED ile/ve/<> FÂSILA
( İp. İLE/VE/<> Kazık. İLE/VE/<> İp ile kazıkların arası.
[Çadır terimlerinden.] )
( 2 harf. İLE/VE/<> 3 harf. İLE/VE/<> 4 harf ve fazlası. )
- SEBEBİYET VERMEK değil/yerine/= NEDEN OLMAK/YOL AÇMAK
- ŞEBEKE[Ar.] değil/yerine/= ÖRÜKE
- SEBEL[Ar.] ile ...
( Göze inen perde. Dumanlı, bulanık görme hastalığı. )
- SEBEP ile İLLET
- SEBEP ile MENŞE
- SEBEP ile NEDEN
( REASON vs. REASON )
- SEBEP ile SEBEB-İ HİKMET
- SEBEPLENMEK ile SEBEPLENDİRMEK ile SEBEP ile SEBEPLİ ile SEBEPSİZ/LİK ile SEBEPSİZCE ile SEBEP BİLİMİ ile SEBEPSİZ YERE ile SEBEP BİLİMSEL ile SEBEPLİ SEBEPSİZ
- SEBEPLER:
HAKİKATEN ile/ve/||/<> İLLET HÜKMÜNDE ile/ve/||/<> MAHİYETİNDE İLLET OLMA ŞÜPHESİ BULUNAN ile/ve/||/<> MECÂZEN
( LA CAUSE VRAIE avec/et/||/<> LA CAUSE QUI A FORCE DE RAISON avec/et/||/<> LA CAUSE DANS LAQUELLE EXISTE UN SIMULACRE DE RAISON avec/et/||/<> LA CAUSE PAR EXTENSION DE SON SENS )
- SEBİL ile/değil ŞADIRVAN
- SEBİL ile SEBİLCİ
- SEBİL ile SEBİR ile SEBİR
( Kutsal günlerde karşılık beklemeden hayır için dağıtılan içme suyu. | Genellikle camilere bitişik özel bir biçimde yapılmış, karşılık beklemeden hayır için içme suyu dağıtılan taş yapı, sebilhane. | Meyan kökü şerbetini bir hayır için dağıtma. İLE Suret. | Renk. | Asıl. | Heyet. İLE Mekke yakınlarında bir dağ. )
- SEBİL ile/ve SERSEBİL
( ... İLE/VE Sadece su akıtılır. [Sadece suyun sesini dinlemek ve konuşulanların duyulmamasını sağlamak için] )
( Kutsal günlerde, karşılık beklemeden, hayır için dağıtılan içme suyu. | Genellikle camilere bitişik, özel bir biçimde yapılmış, karşılık beklemeden, hayır için içme suyu dağıtılan taş yapı. | Meyankökü şerbetini, bir hayır için dağıtma. | Büyük cadde. İLE Tatlı ve hafif su. | Cennette, bir çeşmenin adı. )
- SEBİL/HANE ve SIBYAN MEKTEBİ
( Kutsal günlerde karşılık beklemeden hayır için dağıtılan içme suyu. | Genellikle camilere bitişik özel bir biçimde yapılmış, karşılık beklemeden hayır için içme suyu dağıtılan taş yapı. | Meyan kökü şerbetini bir hayır için dağıtma. İLE Küçük çocukların okuma yazma ve Kur'ân okumayı öğrendiği okul. )
- SEBİL ile/ve TARÎK ile/ve SIRAT
- ŞEBNEM, BEŞG, BEŞM[Fars.]/CELÎD, SAKÎ[Ar.]/DROSOSTALIDA[Yun.] ile ÇİY
( Çiy tanesi, jale. | Nedâ (hediye). )
- SEBR ve TAKSÎM
- SEBÛ'[çoğ. SİBÂ'] ile SEBÛ[Fars.] ile SEBÛH[Ar. < SİBH]
( Yırtıcı hayvan. İLE Testi. | Şarap kabı. İLE Yüzgeç. )
- SEBZE[Fars. < SEBZ] -<
( SEBZ: Yeşil, yeşil renkli. | Çimen. )
- SEBZE ile BİTKİ
( VEGETABLE vs. PLANT/WORT )
- SEBZE ile/ve MEYVE
( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )
( SEBZE - MEYVE SULARI
Meyve-sebze özlü kokteyller, soğuk ve kirli havaların yol açabileceği olumsuzluklara karşı güçlü bir sağlık ve güzellik iksiridir. Taze sebze ve meyvelerin zengin içeriği organizmanın günlük gereksinimini karşılarken soğuk ve puslu havalarda korumasız kalan cildimizin de içeriden beslenmesini sağlar. Bu nedenle günde en az bir bardak hipervitaminli kokteyl içmenizde yarar var.
Nasıl mı hazırlayacaksınız?
Buzdolabında bulunan meyve ve sebzeleri iyice yıkayıp ince ince kıyın. Süzüp, elektrikli bir katı meyve sıkıcısına koyun. Hazırladığınız suyu ister kahvaltıda ister öğünlerde için. Vitaminlerinin kaybolmaması için fazla bekletmeden içmeniz gerekir.
GÜZELLİK İKSİRİ
İki adet kabuklu elma, bir küçük yeşil salata, bir kereviz ve üç kereviz sapı kokteyli, zengin içeriği ile kansızlığa birebir gelir. Bileşimindeki A, B ve C vitaminleri, folik asit, biotin ve potasyum sayesinde yüz ve vücut cildini canlandırarak tazelik kazandırır. Tırnakları ve saçları güçlendirir.
GÜNEŞ SUYU
Bir greyfurt, bir portakal ve bir avuç üzüm karışımının suyu, zengin bir C vitamini deposudur. Organizmayı toksinlerden arındırır, mide ve bağırsak sisteminin işlevini canlandırır. Bir avuç da kuru üzüm katarsanız kansızlığa iyi gelir.
YEŞİL ARANJMAN
Bir avuç ıspanak, bir avuç maydanoz, iki havuç ve bir salatalıktan hazırlayacağınız kokteyl, içeriğindeki A, B, C vitaminleri ve minerallerle dişleri ve dişetlerini güçlendirir. Anemi ve kabızlığa karşı güçlü bir koruyucudur. Organizmayı toksinlerden arındırmakta üstüne yoktur.
GOGO ENERJİSİ
Bir dolmalık veya çarliston biber, yarım salatalık, üç yaprak lahana, üç havuç, bir avuç ıspanak kokteyli adeta bir hipervitamin bombasıdır. İçeriğinde organizmanın günlük gereksinimini karşılayacak yeterli miktarda B grubu vitamini, A vitamini, provitamin A, kalsiyum, potasyum ve sodyum bulunur. Havuç ve lahana bağışıklık sistemini güçlendirir. Bu kokteyl mevsim değişikliklerinde metabolizmayı canlandırıcı etkiye sahiptir.
DÖRT MEVSİM SENFONİSİ
İki dolmalık biber, bir havuç, bir salatalık, dört kereviz sapı ve dört yeşil salata yaprağını meyve sıkıcısına koyun. Sabah kahvaltıda ya da öğünlerde için. C ve A vitaminleri, potasyum, silisyum ve sodyum içeren bu kokteyl, dolaşımı kolaylaştırır, idrar söktürücü özelliğe sahiptir. Cildi tazeler.
EN İYİ ZİNDELİK İÇECEKLERİ
- Dört limonu sıkın ve şekersiz olarak birden için. Tam bir C vitamini bombasıdır.
- Domates suyunu biraz sıvı yağ ile kaynatın ve soğuttuktan sonra için. Vücut hücrelerine A vitamini sağlar. )
( SEBZ: Yeşil. | SEBZE: Yeşillik. )
( VEGETABLE vs./and FRUIT )
( ... cum/et POMUM )
- SEBZELERDE:
EN DAYANIKLILAR ile EN DAYANAKSIZLAR, EN KOLAY/HIZLI ÇÜRÜYENLER
( Pancar, havuç, soğan. İLE Kuşkonmaz, Brokoli, Mısır. )
- SEBZELERİ:
YIKAMADAN SAKLAMAK ya da YIKANMIŞSA, İYİCE KURULAMAK
- SEBZE/LİK ile SEBZECİ/LİK ile SEBZELİ ile SEBZESİZ ile SEBZE ÇORBASI ile SEBZE MEYVE TOPTANCISI ile SEBZE MEYVE TOPTANCILIĞI
- SECÂ değil/yerine/= KARARLI/LIK
- ŞECAAT ve/||/<>/> İFFET ve/||/<>/> FELSEFE ve/||/<>/> ADÂLET
( Öfke yerine. VE/||/<>/> Şehvet yerine. VE/||/<>/> Bilgisizlik/erdemsizlik yerine. VE/||/<>/> Ölçüsüzlük/dayatma yerine. )
- ŞECÂAT[Ar.] ile ŞECCÂT[Ar. < ŞECCE]
( Haksızlığa karşı olan öfke. | Yiğitlik, yüreklilik. İLE Başta ve yüzde oluşturulan yaralar. )
- SECCÂDE[Ar.]/NAMAZLIK değil/yerine/= YAYGI
- SECDE ve/<> MİRAC
( İnsan olmak, miractadır! )
( NÜZÛL/İNZAL ve/<> URÛC )
- SECDE ve/||/<>/> TEVHÎD
( Kulluk/abdiyet makamındaki zirve hali. VE/||/<>/> Birliğe gelme. )
- SECDE/YÜKÜNÇ:
KULLUK İÇİN ile/ve KULLUKTAN MAHRUM KALMAMAK İÇİN
( İlk secde. İLE/VE İkinci secde. )
( Secde, başı yere koymak demek değildir. Asıl secde, arzusuz, menfaatsiz, Allah rızası için sevgidir. )
( Secdede bile İsm-i Nebî hali vardır. )
- SEÇENEK ile SEÇİM KISMI ile EN SEÇKİN
( CHOICE vs. CHOICE PART vs. CHOICEST )
( انتخاب ile سرچين ile سرگل ile صفي ile ترجيح ile برگزيدگي ile گزينش ile اختيار ile برگزيده ile لباب ile صفوت )
( ENTEKHAB ile سرچين ile SARGOL ile SAFY ile TARJYHE ile BARGOZYDEGY ile GOZYNESH ile AKHTYAR ile BARGOZYDAH ile LABAB ile SAFUT )
- ALTERNATIV-STROMKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= SEÇENEKLİ DEVRE
- ŞECERE[Ar. çoğ. ŞECERÂT] ile ŞECÎR[Ar.]
( Soyağacı. | Atların soyunun yazılı olduğu çizelge. | Küçük ağaç, tek bir ağaç. | Olgun insan./İnsan-ı Kâmil. İLE Kısa, küçük ağaç. )
- ŞECERE[Ar.]["SECERE" değil!]/PEDIGRI/PEDIGREE[İng.] değil/yerine/= SOYAĞACI/SOYKÜTÜĞÜ
- SEÇİCİ ÇİFTLEŞTİRME/EHLİLEŞTİRME ile/ve/||/<>/> YAPAY SEÇİLİM
- SEÇİLME ile SEÇİLME HAKKI
- SEÇİLMEK ile SEÇİLEBİLMEK ile SEÇİ ile SEÇİM/LİK ile SEÇİŞ ile SEÇİCİ/LİK ile SEÇİCİ KURUL ile SEÇİM YASAĞI ile SEÇİM BÖLGESİ ile SEÇİM SANDIĞI ile SEÇİM ÇEVRESİ ile SEÇİMLİK DERS ile SEÇİM TUTANAĞI ile SEÇİCİLER KURULU ile SEÇİM KAMPANYASI
- SEÇİLMİŞ ile SEÇİLMİŞ YETKİLİ ile SEÇİM ile SEÇİM KAMPANYASI ile SEÇMELİ
( ELECTED vs. ELECTED OFFCIAL vs. ELECTION vs. ELECTION CAMPAIGN vs. ELECTIVE )
( انتخابي ile منتخب ile برگزيده منتخب ile انتخاب نماينده ile مبارزه انتخاباتي )
( ENTEKHABY ile MONTEKHAB ile BARGOZYDAH MONTEKHAB ile ENTEKHAB NAMAYNADEH ile MOBARZEH ENTEKHABATY )
- KAVÂİD-İ İNTİHAB[Osm.] / SELECTION RULES[İng.] / RÈGLES DE SÉLECTION[Fr.] / AUSWAHLREGELN, AUSWAHLRICHTLINIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SEÇİM KURALLARI
- SEÇİM MALZEMESİ ile/ve/değil/||/<> SEÇİM FIRSATI
- SEÇİM/SAYLAMA ile/ve/değil/yerine/<>/> YEĞLEME/TERCİH
( Üç ya da üzeri seçenek içinde varılan karar verme eylemi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/> İki ayrı seçeneğe indirdikten sonra varılan karar verme eylemi. )
( İçten ve hassas kişilerce değeri bilinen alçakgönüllü/mütevazı armağanlar gibi, kişinin seçimleri de içinden gelen sesin çizdiği yol doğrultusunda olacaktır. )
( ŞIKK[Ar.]: İkiye bölünmüş şeyin her parçası. | Bir işin iki yönünden her biri. )
( PRODUCTUM: Yeğlenilen, tercih edilen. )
( Hayvanlarda ve insanda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/> İnsanda. )
( [not] TO CHOOSE vs./and/but/<>/> TO PREFER
TO PREFER instead of TO CHOOSE )
( ... ile/ve/değil/yerine/<>/> PROTIMO )
- SEÇİM ile/ve KATILIM
( TO CHOOSE vs./and PARTICIPATION )
- SEÇİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< STRATEJİ
- SEÇKİNLEŞMEK ile SEÇKİ ile SEÇKİN/LİK ile SEÇKİNCİ/LİK
- SEÇME ile/ve GÖZARDI ETME
( TO CHOOSE vs./and TO IGNORE )
- SEÇME ile İŞİTSEL
( AUDITION vs. AUDITIVE )
( استماع ile قدرت استماع ile آزميش هنرپيشه ile سامعه ile سماعي ile سمعي )
( ESTEMA ile GHODRAT ESTEMA ile AZMYSH NPANNARPYSHEH ile SAMEH ile سماعي ile SAMY )
- SEÇME ... ile/değil SEÇMELİ ...
- SEÇMEK ile BİR YARGIÇ SEÇ ile SEÇİCİ ile SEÇME
( CHOOSE vs. CHOOSE A JUDGE vs. CHOOSER vs. CHOOSING )
( گزيدن ile پسنديدن ile انتخاب کردن ile اختيار کردن ile بر گزيدن ile پيشه کردن ile حکم قرار دادن ile انتخاب کننده ile گزينگر ile گزيننده ile اتخاذ )
( GOZYDAN ile PASANDYDAN ile ENTEKHAB KARDAN ile AKHTYAR KARDAN ile BAR GOZYDAN ile PEYSHEH KARDAN ile HOKAM GHARAR DADAN ile ENTEKHAB KONANDEH ile GOZYNEGAR ile GOZYNANDEH ile ETEKHAZ )
- SEÇMEK ile SEÇMELİ YEMEK ile SEÇMESİZ YEMEK ile SEÇMEN/LİK ile SEÇMECE ile SEÇMECİ/LİK ile SEÇMELİ ile SEÇME HAKKI ile SEÇMELİ DERS ile SEÇMEN KÜTÜĞÜ ile SEÇMEN LİSTESİ
- SEÇMEN ile SEÇİM ile SEÇİM KARTI ile SEÇMEN
( ELECTOR vs. ELECTORAL vs. ELECTORAL CARD vs. ELECTORATE )
( منتخب ile انتخاباتي ile تعرفه انتخاباتي ile گزينگرگان )
( MONTEKHAB ile ENTEKHABATY ile TARAFEH ENTEKHABATY ile GOZYNEGARGAN )
- SECTION :/yerine BÖLÜM
- SEDA ile SEDALI/LIK ile SEDASIZ/LIK ile SEDALI ÜNSÜZ ile SEDASIZ ÜNSÜZ
- SEDÂ ile/ve/||/<>/> SEDÂ-Yİ PESÎN
( İnsan sesi. İLE/VE/||/<>/> En son sedâ/selen. )
- SEDAY, HALUK (İST. 1957) :
( Rizespor'dan transfer edildi ve iki sezon (1979 - 1981) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 21 lig, 2 kupa ve 17 özel maç olmak üzere 40 maçta oynadı. Takımına 2 gol kazandırdı. Urfaspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )
- ŞEDDE[Ar.] ile İM
( Arap yazısında, iki kez okunması gereken ünsüzün üstüne konulan im. )
- ŞEDDELEMEK ile ŞEDDELENMEK ile ŞEDDE ile ŞEDDELİ ile ŞEDDELİ EŞEK
- SEDEF HASTALIĞI ile ...
( Bulaşıcı değildir! | Güneş, tedavide yararlı olabilir fakat fazlası artırır. | Sigara da artırır. )
- SEDEF KABUKLULAR ile SERT KABUKLULAR
( Salyangoz, istiridye gibi. İLE Kitin kaplı böcekler. [Hamam böceği, bok böceği gibi.] )
- SEDEF ile/||/<> EGZAMA
( Deride kalın, kırmızı ve pullu plaklar ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. İLE/||/<> Deride kızarıklık, kaşıntılı, kırmızı kabarcıklar ve yangılı döküntüler. )
- SEDEF ile İNCİ
( MOTHER OF PEARL vs. PEARL )
- SEDEF ile SEDEFLİ ile SEDEFÇİ/LİK ile SEDEF OTU ile SEDEF KAKMA ile SEDEF KAKMALI ile SEDEFLİ KALKER ile SEDEF HASTALIĞI ile SEDEF OTUGİLLER
- SEDEFSİ ile SEDEFSİ BULUT
- SEDÎD[Ar. < SEDÂD] ile SEDÎD[Ar.] ile ŞEDÎD[Ar.]
( Doğru, hak. İLE [anatomide] Kapak. İLE Yeğin, şiddetli. )
- SEDÎL[Ar. çoğ. SEDÂİL] ile SEDÎR[Ar. < SADR]
( Askı, perde, zar, örtü. İLE Odanın baş tarafına konulan döşenmiş kerevet. | Karyola. )
- SEDİMANTASYON/SEDİMENTATION[İng.] değil/yerine/= ÇÖKME | TORTULAŞMA
- SEDİMANT/ASYON değil/yerine/= ÇÖKELÖLÇÜM/ÇÖKELME/TORTULLANMA/TORTULAŞMA
- SEDİMENT[İng.] değil/yerine/= ÇÖKELTİ, | TORTU
- SEDİR[Fr. < CEDRE] ile AKSEDİR
( Kozaklılardan, çiçekleri sarı ya da açık yeşil renkli, boyu 40 metre kadar olabilen ve kerestesi yapı işlerinde kullanılan bir orman ağacı. İLE Kaplaması mobilyacılıkta kullanılan, açık kahverengi öz odunlu olan bir ağaç. )
( CEDRUS cum THUYA OCCIDENTALIST )
- SEDİR ile KATRANAĞACI
( Kozalaklılardan, boyu kırk metre kadar olabilen ve kerestesi yapı işlerinde kullanılan bir orman ağacı. İLE Lübnan ve Toroslar'da yetişen bir sedir türü. )
( CEDRUS cum CEDRUS LIBANI )
- SEDİR[Ar. < ŞADR] ile SEDİR/DAĞSERVİSİ
( Kol koyacak yeri olmayan, arkalıksız, üstü minderli ve yastıklı olabilen kerevet, divan. İLE Kozalaklılardan, boyu 40 m. kadar olabilen ve kerestesi, yapı işlerinde kullanılan bir orman ağacı. )
- SEDİR ile SEDİRLİ
- SEDİR ile SEKİ
- SEDYE[İt.] değil/yerine/= KATLANABİLİR YATAK
- SEDYE-İ ZÜ-Z-ZAFÎR[Ar.] ile ...
( Toynaklılar. )
- SEEBECK EFFECT[İng.] / EFFET SEEBECK[Fr.] / SEEBECK-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SEEBECK ETKİSİ
- SEED :/yerine TOHUM
- (not SEE/SAW A DREAM) HAVE A DREAM
- ŞEF[Fr. CHEF] değil/yerine/= UNGAN/ÖNDER
- ŞEF[İng./Fr.] ile/ve/||/<>/> YÖNETİCİ/MÜDÜR[Ar.]
( CHIEF vs./and/||/<>/> MANAGER )
( DUÇE con ... )
- SEFARET SOKAK :
( Büyükdere Mahallesi sokaklarından biridir. Büyükdere'de Rusya ve İspanya Sefareti yazlık binaları bulunuyordu. Bu nedenle İspanyol Sefaret binası yanındaki sokağa "Sefaret Sokak" ismi verilmiştir. )
- SEFER[Ar. çoğ. ESFÂR] ile SEFER[Ar. çoğ. ESFÂR]
( Arabî ayların ikincisi.[yılbaşının Muharrem olması itibariyle] İLE Yolculuk. | Savaşa gitme. | Savaş. | Askerin savaş durumunda ya da savaşa hazır bulunması durumu. | Kere, kez, defa. | Üç gün, üç gece süren yolculuk. | En az üç gün ve üç gecelik bir yere gitmek üzere, bulunulan yer sınırından çıkmak. | Kalbiyle hak rızasına yürüyen. | Gönlün, Allah'a yönelişi. )
- SEFER ile/||/<> IRAKEYN
( ... İLE/||/<> İki koldan sefere çıkma. )
- SEFER değil/yerine/= KEZ
- SEFER ile/ve SEFERÂN
( Arabî ayların ikincisi.[yılbaşının Muharrem olması itibariyle] İLE Muharrem ve Sefer ayları. )
- SEFERBER/LİK değil/yerine/= ELBİR/LİK
- SEFER/LİK ile SEFERİ ile SEFERLİ ile SEFER TASI ile SEFERİ HAL ile SEFERİ DURUM
- SEFÎH değil/yerine/>< SÂLİK
- SEFÎH[Ar.] değil/yerine/= UÇARI
( Zevk ve eğlenceye düşkün, parasını israf eden. | Ele, avuca sığmaz. | İrâdesine hâkim olamayan, ihtiyârını devrede tutamayan. )
- ŞEFÎK[Ar.] ile RAKÎK[Ar.]
- ŞEFİK[Ar.] değil/yerine/= SEVECEN
- SEFİL ile SEFÎH
- SEFİL ile SEFİR
- SEFİNE ile/ve KEŞKÜL(ÇUVAL)
( Muhtelif eserler, notlar, kayıtlar. İLE/VE Muhtelif bilgiler. )
- SEFİR/SEFÂRET değil/yerine/= ELÇİ/LİK
- ŞEFKÂT ve NEZÂKET :
SAĞIRIN DA DUYABİLDİĞİ ve/||/<> KÖRÜN DE GÖREBİLDİĞİ
- ŞEFKÂT ve/=/||/<> BAKIM/ÖZEN(İHTİMAM)
- ŞEFKÂT ve/||/<>/>< CELÂL
( Beslemek/bakmak fakat yaptıklarını anlamasını beklememek. VE/||/<>/>< (bazı şeyleri) Anlamasını sağlamak fakat beslenip beslenmemesine bakmayarak. )
- ŞEFKÂT ile/ve/<> KARŞILIKLI (KOŞULSUZ) SEVGİ
( Verili. İLE/VE/<> Kendi oluşturacağımız. )
( Birinci/l Sevgi. İLE/VE/<> İkinci/l Sevgi. )
( Anne sevgisi. İLE/VE/<> Senin/sizin sevgin/iz [çevrendekilerle]. )
( FEYZ-İ AKDES ile/ve/<> FEYZ-İ MUKADDES )
- ŞEFKÂT ve/> KEMÂL
( Şefkatimiz tüm âlemi kaplamadıkça olgunluğa/kemâle eremeyiz. )
- ŞEFTALİ ile DENİZ ŞEFTALİSİ
- ŞEGAF["ga" uzun okunur] ile ŞEGAF[Ar.]
( Kalp zarı. İLE Delicesine sevme. )
- SEGÂH[Fars.]
( Türk müziğinde, si perdesi ve bu perdedeki makam. )
- SEGÂH TEKBİR ve SALAT-I ÜMMİYE
( BUHÛRÎ-ZÂDE MUSTAFA ITRÎ )
- SEGAH ile SEGAH PERDESİ
- SEĞİRME ile TİTREME
( İRTİKÂZ[< REKZ]: Nabzın atması, seğirme. )
( İHTİLÂC-I AYN: Göz seğirmesi. )
( * Başın üst kısmının seğrimesi iyi bir makam ve mevkiden haber verir.
* Başın yan tarafının seğrimesi sağı ve solu hayırlı eyler.
* Alnın seğrimesi sağda ise eğlence, solda ise habere işarettir.
* Kaşın seğrimesi sağ-sol her yer dostlukla dolar.
* Kaşın ortası seğrirse sağı zevk ve solu kederdir.
* Dil seğrirse sağı hüzün, solu coşkunluktur.
* Gözün dışı seğrirse sağda kötüleme, solda ziynettir.
* Gözbebeğinin seğrimesi sağ gözde olursa sıkıntı, solda sevinçtir.
* Göz kuyruğunun seğrimesinde sağ göz için sevinç, solda maldır.
* Gözün altı seğrirse, sağdaki iyiliğe, soldaki mevkiye alâmettir.
* Yanağın seğrimesi sağda olursa hayır, solda olursa mala işarettir.
* Burundaki seğrime sağ tarafta kahır, sol taraftaki mevkiye işarettir.
* Dudağın üst kısmındaki seğrime sağda olursa rızk, solda şenliktir.
* Dudağın uç kısmının seğrimesi sağda zarar, solda esenliktir.
* Dudak altının seğrimesi sağda ve solda sürekli güzellik alâmetidir.
* Seğriyen çene sağda eğlence, solda güzellik işaretidir.
* Kulağın seğrimesi sağda ve solda güzel habere işarettir.
* Boğazın seğrimesi sağda mala, solda üzüntüye delildir.
* Arka omuzların seğrimesi sağda olursa hüzün, solda olursa keder alâmetidir.
* Kol pazularının seğrimesi sağda olursa rızık, solda olursa mala çıkar.
* Bilek seğrirse sağda ve solda iyi habere işarettir.
* Kolların seğrimesi sağda kötüleme, solda ayıptır.
* Elin bilekleri seğrirse sağda mala, solda meşakkate delildir.
* Elin sırtı seğrirse sağdaki üzüntüye soldaki şerefe alâmettir.
* Avucun seğrimesi ikisinde de rızık ve mala işarettir.
* Başparmak seğrimesi sağda yük, solda üzüntüdür.
* Şehadet parmağı titreyip seğrirse sağ ve solda yeni sebeplere çıkar.
* Orta parmak seğrimesi sağda olursa üzüntü, solda olursa neşedir.
* Serçe parmak seğrimesi sağda makam ve solda gam işaretidir.
* Yüzük parmağının seğrimesi solda hayır, sağda mal işaretidir.
* Göğüs seğrimesi sağda hüzün, solda sevinç olur.
* Meme seğrimesi sağda makam, solda sevinç alâmetidir.
* Karnın seğrimesi sağda kavuşma, solda neşedir.
* Göbek seğrimesi sağda üzüntü, solda esenliktir.
* Böğür seğrimesi sağda mevki, solda rızık alâmetidir.
* Oyluğun seğrimesi sağda güzellik, solda oğul işaretidir.
* Kasık seğrimesi sağda olursa cima'(çiftleşme), solda yolculuktur.
* Husyelerin(testis) seğrimesi sağda çocuk doğumuna, solda kedere işarettir.
* Makatın seğrimesi solda yol, sağda mal işaretidir.
* Baldır seğrimesi sağda olursa eğlence, solda yolculuk işaretidir.
* Diz seğrimesi sağda üzüntü, solda sevinç alâmetidir.
* Bacak seğrimesinden sağda mal, solda mevki görünür.
* Sırtın ortasının seğrimesi sağda yol, solda erzak işaretidir.
* Karın arkasının seğrimesi sağda mal, solda ayrılık alâmetidir.
* Topuğun seğrimesi sağda mal ve solda yolculuk alâmetidir.
* Ayak arkasının seğrimesi sağda hüzün, solda esenliğe çıkar.
* Elin kemiğinin seğrimesi sağda yolculuk, solda mal demektir.
* Avuç seğrirse sağda yola, solda şeref kazanmaya delildir.
* Başparmak seğrimesi sağda mal, solda murada çıkar.
* İkinci parmak seğrimesi sağda ve solda iyi haberdir.
* Orta parmaklar seğrirse sağda ve solda çekişmeye sebep olur.
* Yüzük parmağı seğrirse sağda çekişme, solda sevinç vardır.
* Küçük parmak seğrirse sağda ve solda rızık ve mal demektir. )
- SEGMENT[İng.]["SEKMENT" değil!] değil/yerine/= BÖLÜM | KESİT | PARÇA
- PARÇA/SEGMENT[İng.] ile/ve/değil/||/<> SEKME/TAB[İng.]
( Bölüm. | Kesit. | Parça. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Bölüm. )
- SEGRÈ CHART[İng.] / TABLEAU DE SEGRÈ[Fr.] ile/değil/yerine/= SEGRÈ ÇİZELGESİ
- SEGRÎ[Fars.] ile ...
( Sağrı, hayvanın beli ile kuyruğu arasındaki dolgunca yer. )
- ŞEHÂBEDDİN SÜHREVERDÎ ile/ve ÖMER SÜHREVERDÎ ["SÜHERVERDİ" değil!]
- ŞEHÂDET ÂLEMİ ile/ve GAYB ÂLEMİ
- ŞEHÂDET/ŞEHİT ile/ve SIDDIKİYET/SIDDIK
( Kesbî. İLE/VE Vehbî. [Allah seçer.] )
( Bir an kendini/canını fedâ eden. İLE/VE Her an, nefis cihadında Allah'a kendini kul eden. )
- SEHAKKULİ, DAVİT (...) :
( Büyükderelidir. Türkiye'de eğitim gören İran asıllı bir Ermeni. Ulusal Kurtuluş Savaşında Boğazlardan geçişleri kontrol için görev yapan İngiliz ve Yunanlılara tercüman olarak görevlendirildi. Ancak Türkiye'de büyüyüp, Türkiye'de eğitim aldığı için büyük Türk dostu idi. Bu nedenle Anadolu'ya silah, cephane ve insan kaçıranlara devamlı yardımcı oldu. Millicileri yakalanmaktan korudu ve kurtardı. Ancak zaferden sonra yoktan yere şikayet edilince Boğaziçi'nden takalarla Anadolu'ya silah ve cephane kaçıran Milliciler tarafından Bulgaristan'a kaçırıldı. Epey bir süre burada kaldıktan sonra suçsuz olduğu ve aslında Milli Mücadele için çalıştığı anlaşılınca Türkiye'ye dönmesine izin verildi. 1949 yılında Türkiye'ye gelince Fransızca öğretmenliği ve seyyar fotoğrafçılık yaparak hayatını kazandı. )
- SEHER ve/||/<> BAHAR
( Gecenin sonu/sonrası. VE/||/<> Kışın sonu/sonrası. )
- SEHER[Ar. çoğ. ESHÂR] ile SEHER[Ar.]
( Tan yeri ağarmadan biraz önceki zaman. İLE Uykusuzluk, gece uyumama hastalığı. )
- SEHER ile SEHER YELİ ile SEHER VAKTİ
- SEHER ile SEHER-İ ÂMME
- SEHER[Ar.] değil/yerine/= TAN AĞARTISI
( TAN YERİ AĞARMADAN BİRAZ ÖNCEKİ ZAMAN )
- SEHER-GÂH[Fars.] ile SUBH-GÂH[Fars.]
- ŞEHÎD ile ...
( DİN YA DA YÜKSEK BİR ÜLKÜ UĞRUNDA ÖLEN KİMSE, SAVAŞTA ÖLEN | ALLAH YOLUNDA CAN VEREN | ÖLMEMİŞ OLDUKLARINA ŞEHÂDET EDİLEN )
- ŞEHİK ve ZEFİR
( Soluk Alma. VE Soluk Verme. )
- SEHİM/SEHM[Ar.] değil/yerine/= PAY
( Pay/hisse karşılığı/bedeli. | Pay. | Yüksek çelik binaların tepesinin sürekli olarak sağa sola yaylanması. )
- SEHİM/SEHM[Ar. çoğ. SİHÂM/ESHAM] ile SEHM[Fars.]
( Ok. | Yay. | Aksiyon, hisse bedeli. | Pay, hisse, kısım. | [tomruklarda] Eğrilik payı. İLE Korku, dehşet. )
- SEHİM/SEHM ile/||/<> TEZYÎD
( Hisse, pay. İLE/||/<> Artırma. )
- ŞEHİR/YOL BİSİKLETİ ile/ve DAĞ BİSİKLETİ ile/ve YOKUŞ AŞAĞI(DOWNHILL) BİSİKLETİ ile/ve SABİT(FIX) BİSİKLET ile/ve YARIŞ(SPOR) BİSİKLETİ
- TOWN GAS, COAL GAS[İng.] / GAZ DE VILLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ŞEHİR GAZI, KÖMÜR GAZI
- ŞEHİR [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]
- ŞEHİR [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]
- ŞEHİR [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- ŞEHİR [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- ŞEHİR ve/> ARTI DEĞER
- ŞEHİR ile BELEDİYE MECLİSİ ile ŞEHİR SAKİNİ
( CITY vs. CITY COUNCIL vs. CITY DWELLER )
( شهر ile شهري ile انجمن شهر ile شوراي شهر ile شهرنشين )
( SHEHAR ile SHEHARY ile ENJAMAN SHEHAR ile SHORAY SHEHAR ile SHEHARNESHYNE )
- ŞEHİR ile/ve/<> ÇÖL
( Hz. İshak. İLE/VE/<> Hz. İsmail. )
- ŞEHİR ile/değil EYALET
- ŞEHİR değil/yerine/= İL
- ŞEHİR ile/ve/<> İNSAN-I KÂMİL
- ŞEHİR/MEDİNE[Ar.] değil/yerine/= KENT[< KAND]
( Kişinin katıldığı, hayatı tüm yönleriyle yaşadığını hissedebildiği yer. | Konutların, araçların birarada bulunduğu yer. )
( YATUK )
( POLİS )
( BURG/BURJUVA )
( TEMEDDÜN: Kentleşme. )
( SEMERKAND: Semer'in kenti. )
( )
( ŞÂR )
- ŞEHİR ve/<> MEDENİYET
- ŞEHİR ile/ve/||/<> ŞİİR
- ŞEHİR ile/ve/<>/< TANRI
- ŞEHİRLEŞMEK ile ŞEHİRLİLEŞMEK ile ŞEHİRLEŞTİRMEK ile ŞEHİRLİLEŞTİRMEK ile ŞEHİR ile ŞEHİRCİ/LİK ile ŞEHİRLİ/LİK ile ŞEHİR TURU ile ŞEHİR KULÜBÜ ile ŞEHİR HATLARI ile ŞEHİR MERKEZİ ile ŞEHİR REHBERİ ile ŞEHİR EFSANESİ ile ŞEHİRLER ARASI ile ŞEHİR COĞRAFYASI
- ŞEHİT KOM. ER. TANER YILDIZ DENİZER VE GÜRCAN DEMİRTAŞ ARKADAYLIK PARKI :
( Kısırkaya Mahallesindedir. 385,39 m²'lik bir alanı kapsamakta olup, 70,00 m²'lik yeşil alanı, 90,76 m²'lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )
- ŞEHİT MİTHAT CADDESİ :
( Sarıyer Merkez Mahallesinin en önemli ve geniş caddesi olup 1950'li yıllarda cadde yapıldı. İsmi Yeni Sular Caddesiydi. Güneydoğuda görev yapan Asteğmen Mithat yılmaz, PKK tarafından şehit edilince, caddenin ismi "Şehit Mithat Yılmaz Caddesi" olarak değiştirildi. )
- ŞEHİT MİTHAT YILMAZ CADDESİ (YENİ YOL) :
( Hacı Ömer (Kumsal) meydanından başlayan cadde Mezarlıkları geçtikten sonra sona erer. Sarıyer deresinin üzeri kapandıktan sonra kapanan kısım Aralık suyu önündeki ışıklardan yukarıya doğru bu caddeye ek yapılınca cadde Sarıyer'in en uzun caddesi oldu. Eskiden Yeni yol olan ismi Sarıyerli gençlerden Astğ. Mithat Yılmaz'ın PKK baskınında şehit olması üzerine değiştirilerek "Şehit Mithat Yılmaz Caddesi" adını aldı. )
- ŞEHİT ÖĞRETMENLER PARKI :
( Ferahevler Mahallesinde Kaymakamlık Bahçesi'ndedir. 423,00 m²'lik bir alanı kapsar, 300,00 m²'lik yeşil alanı bulunmaktadır. )
- ŞEHİT P. UZM. ÇVŞ. TUNAHAN KARTAL PARKI :
( Kocataş Mahallesindedir. 869,51 m²'lik bir alan üzerinde olup, 452,14 m²'lik bir yeşil alanı, 113,46 m² çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )
- ŞEHİT POLİS M. EMİN KEPÇE PARKI :
( Cumhuriyet Mahallesindedir. 549,97 m²'lik bir alanı kapsamaktadır. 127,90 m²'lik yeşil alanı, 61,29 m²'lik çocuk oyun alanı ve 16,92 m²lik bir tesisi vardır. )
- ŞEHİT POLİS ZEKERİYA YURDAKUL PARKI :
( Pınar Mahallesinde olup, 392,00 m²'lik bir alanı kapsar, 236,00 m²'lik yeşil alanı, 96,00 m²'lik çocuk oyun alanı ve 60,00 m²'lik de spor alanı bulunmaktadır. )
- ŞEHİT ÜSTEĞMEN ALİ BÜYÜKDİCLE İLKÖĞRETİM OKULU :
( Şehit Üsteğmen Ali Büyükdicle İlköğretim Okulu 1978'de Vakıf Bahçe İlk Okulu olarak ahşap binada eğitim ve öğretime başladı. Bina yeterli olmayınca okula yeni derslikler ilave edildi ve ismi de 1986/1987 ders yılında Şehit Üsteğmen Ali Büyükdicle İlk Okulu olarak değiştirildi. )
- ŞEHİT ile/ve/||/<>/< GAZİ
( Nurlu. İLE/VE/||/<>/< Onurlu. )
( Toplum ve hizmet için canından vazgeçen. İLE/VE/||/<>/< Toplum ve hizmet için yola çıkan. )
- ŞEHİT/MARTYR değil/yerine/= KUTTANIK
- SEHİV[Ar.] değil/yerine/= HATA
( Unutma nedeniyle yapılan hata ve sonucu bakımından, çok önemli olmayan yanlışlık.[Akla geldiğinde telâfisi de yapılmak üzere.] )
( Bizden hatâ, Hakk'tan atâ'. )
- SEHPA[Fars. < SE-PA: Üç ayak.] ile MASA[Yun.]
- ŞEHR[çoğ. EŞHÜR, ŞÜHÛR] ile ŞEHÎR[Ar. < ŞÖHRET] ile ŞEHİR/ŞEHR[Fars.]
( Yeni ay, hilâl. | Otuz günlük zaman. İLE Ünlü, namlı, şöhret. İLE Kent, il, büyük belde. )
- ŞEHREMİNİ ile ŞEHREMÂNETİ
( Belediye başkanı. İLE Belediye, yerel yönetim. | Belediyeciliğin, ilk biçimi. )
- ŞEHRÎ/ŞEHRİYYE[Ar.] ile ŞEHRÎ[Ar.]
( Aylık, ayla ilgili. İLE Şehirli. | İstanbul'lu, İstanbul'da doğup büyüme. | İnce, kibar. )
- ŞEHRİYE:
ARPA ile/ve/||/<> TEL ile/ve/||/<> ÇİÇEK
- ŞEHRİYE[Ar. ŞARİYE] ile MAKARNA[İt. MACCHERONE | İng. PASTA]
( Çorba ve pilavda kullanılan, türlü biçimlerde kesilerek kurutulmuş buğday unu hamuru. İLE İrmik ya unla hazırlanmış türlü biçimlerdeki kuru hamur. | Bu hamurdan yapılan yemek. | İtalyan Lireti. )
- ŞEHVET ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> FAHİŞ/FUHUŞ
- ŞEHVET ve/> İFFET/UT
- ŞEHVET ile/ve İFRAT/İFRÂD
- ŞEHVET[Ar.]/LİBİDO değil/yerine/= KÖSNÜ
( Eşeysel enerji. )
- ŞEHZÂDEBAŞI CAMİİ değil ŞEHZÂDE CAMİİ
- ŞEİME/ŞEYİME değil ŞEHÎME
- SEIZE :/yerine EL KOYMAK, YAKALAMAK
- SEKANT[Fr.] değil/yerine/= KESEN
( Trigonometride, bir açının keseni.[Bu açının, kosinüsünün tersi.] )
- SEKB[Ar.] ile SABB[Ar.] ile SÜFÛH[Ar.] ile HÜMÛL[Ar.] ile HETL[Ar.]
- SEKEL/SEQUELA[İng.] değil/yerine/= SAYRILIK KALINTISI
- ŞEKEL ile/ve/||/<>/> MANA
( 1 gümüş birimi. [60 tabanlı] İLE/VE/||/<>/> 60 Şekel. )
- SEKENÂT[< SEKNE]:
DURMA/LAR, DURUŞ/LAR -<
- SUGAR CANE[İng.] / SUCRE DE CANNE[Fr.] / ZUCKERRÖHR[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞEKER KAMIŞI
- ŞEKER KARIŞTIRMA'DA...
( Çay kaşığı bardağa çarptırılmadan, ses çıkarttırmadan karıştırılır. )
- SUGAR BEET[İng.] / SUCRE DE BETTERAVE[Fr.] / ZUCKER RÜBE[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞEKER PANCARI
- ŞEKER ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SABUN (OYUNU)
- ŞEKER SAYRILIĞI ile GİZLİ ŞEKER SAYRILIĞI
( DIABETES INSPIDUS vs. DIABETES MELLITUS )
- ŞEKER SUYU ile ŞEKER SUYU
( Çamlıca'da çıkan iyi bir su. İLE Yakacık'ta çıkan iyi bir su. )
- ŞEKER ile/ve/<> İNSÜLİN DİRENCİ
( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )
- ŞEKER ile KİŞNİŞ ŞEKERİ
( ... İLE İçinde bir kişniş tanesi bulunan ufak şeker. )
- ŞEKER ile MELAS[Fr. < İsp.]
( ... İLE Şeker üretiminde, billurlaşan şeker alındıktan sonra kalan şekerli posa. )
- ŞEKER ile PUDRA ŞEKERİ
( SÜKKER-İ MESHÛK: Toz şeker. )
( SUGAR vs. CASTOR SUGAR )
- SUGAR[İng.] / SUCRE[Fr.] / ZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞEKER
- ŞEKER ile/ve/||/<>/< ŞÜKÜR
- ŞEKERLEMEK ile ŞEKERLENMEK ile ŞEKERLEŞMEK ile ŞEKERLENDİRMEK ile ŞEKERLEŞTİRMEK ile ŞEKER/LİK ile ŞEKERCİ/LİK ile ŞEKERLİ/LİK ile ŞEKERSİZ ile ŞEKER AĞACI ile ŞEKERLEMECİ/LİK ile ŞEKER KAMIŞI ile ŞEKER BAYRAMI ile ŞEKER PANCARI ile ŞEKERLİ KAHVE ile ŞEKER AKTARMASI ile ŞEKER FASULYESİ ile ŞEKER HASTALIĞI
- ŞEKİL
( MORPH )
- ŞEKİL VERME ile YARATMA
( TO GIVE FORM vs. TO CREATE )
(1996'dan beri)