Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 30.869 başlık/FaRk ile birlikte,
30.869 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(107/125)


- SYMPATHETİC İLE PARASYMPATHETİC İLE ENTERİC ile/||/<> OTONOM SİNİR SİSTEMİ

( İstemsiz vücut fonksiyon kontrolü. )

( Formül: Fight or flight )


- SYMPATHIZE vs. LIKE


- SYMPLECTİC İLE RİEMANNİAN İLE COMPLEX ile/||/<> FİZİKSEL GEOMETRİLER

( Farklı geometrik yapılar ve uygulamaları. )

( Formül: ω = dpᵢ ∧ dqᵢ )


- SYMPLECTİC TOPOLOGY ile/||/<> CONTACT TOPOLOGY

( Symplectic topology kapalı 2-form geometrisiyken İLE contact topology maksimal integrallenemez 1-form geometrisidir )

( Formül: Symplectic form ω )


- SYNAPTOME İLE PROJECTOME İLE FUNCTİONAL CONNECTOME ile/||/<> BEYİN HARİTALARI

( Tam beyin bağlantı haritalaması. )

( Formül: 86 milyar nöron (insan) )


- SYNCHRONICITY ile SIMULTANEISM


- SYNCHRONIZATION ile/||/<> PHASE TRANSITION ile/||/<> CRITICALITY ile/||/<> SOC ile/||/<> KOLLEKTİF DAVRANIŞ

( Çok parçacık sistemlerinde beliren özellikler. )

( Formül: 1/f noise )


- SYSTEMATICS ile/ve TAXONOMY

( Bitkiler ve hayvanların sınıflandırma işleriyle uğraşan bilim dalı. İLE/VE Doğal bağlantılarına göre bitkileri ve hayvanları çeşitli sınıflara koymakla uğraşan bilim dalı. )


- SYSTEMS PHARMACOLOGY ile/||/<> TRADITIONAL PHARMACOLOGY

( Systems pharmacology ilaç etkisini sistem düzeyinde analiz ederken İLE traditional pharmacology tek hedef odaklı yaklaşım kullanır )

( Formül: Network pharmacology )


- DURCHSICKERN, VERSICKERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SZMA


- TA PHYSICA
ile/ve/||/<>
TA POIOUMENA
ile/ve/||/<>
TA CHREMATA ile/ve/||/<>TA PRAGMATA
ile/ve/||/<>/<
TA MATHEMATA


- TAAMMÜDEN değil/yerine/= TASARLAYIP/TASARLICA


- TAAMMÜM]Ar.} değil/yerine/= YAYILMA, GENELLEŞME


- TAASSUB ile/değil/yerine GELENEKSEL DEĞER/LER


- TÂ'AT[Ar.] ile MUVÂFAKATU'L-İRÂDE[Ar.]


- TAAZZUM[< AZÂMET] ile BÜYÜKLÜK SATMA, KİBİRLENME | KEMİKLEŞME


- TABAK ile BULAŞIK MAKİNESİ ile UYUMSUZ ile UYUMSUZ ile AHENKSİZLEŞMEK ile UYUMSUZLUK ile BULAŞIKLAR ile PATLICAN YEMEKLERİ

( DISH vs. DISH WASHER vs. DISHARMONIC vs. DISHARMONIOUS vs. DISHARMONIZE vs. DISHARMONY vs. DISHES vs. DISHES OF EGGPLANTS )

( ظرف ile ديس ile نواله ile بشقاب ile غذا ile ضرف شويي ile غيرمتجانس ile ناهمساز ile ناموزون ile ناموزون شدن ile ناموزون کردن ile عدم توافق ile ناسازي ile ناموزوني ile ظروف ile ضروف ile مسما )

( ZARF ile ديس ile نواله ile BESHGHAB ile GHZA ile ZARF SHOYY ile غيرمتجانس ile NANPAMSAZ ile NAMOZON ile NAMOZON SHODAN ile NAMOZON KARDAN ile ADAM TAVAFEGH ile ناسازي ile NAMOZONY ile ZAROF ile ضروف ile MASMA )


- PLATE HEIGHT[İng.] ile/değil/yerine/= TABAKA YÜKSEKLİĞİ


- SEYL-İ MUNFASİL[Osm.] / SCHICHTENSTRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TABAKALI AKIŞ


- TABAKLAMAK ile TABAKALAMAK ile TABAKLANMAK ile TABAKALANMAK ile TABAK/LIK ile TABAKA ile TABAKLI ile TABAKÇI/LIK ile TABAKALI ile TABAKSIZ ile TABAKASIZ


- TABAN/LIK ile TABANCA ile TABANLI ile TABANSIZ/LIK ile TABANCALI ile TABANCASIZ ile TABAN BASMA ile TABAN DÜZEYİ ile TABAN FİYATI ile TABAN HALISI ile TABAN LAĞIMI ile TABANI YARIK ile TABANCA BOYASI ile TABANCA CİLASI


- TABASBUS[Ar. < BASBASA]/MÜTEBASBIS değil/yerine/= YALTAKLANMA/YALTAK

( Birine hoş görünmek için onursuzca davranmak. )


- TABİAT/NATÜR değil/yerine/= DOĞA [DAMGALANMIŞ/MÜHÜRLENMİŞ]


- TABİATIYLA değil/yerine/= DOĞAL OLARAK / KENDİLİĞİNDEN


- TABİATÜSTÜ ile TABİATÜSTÜCÜ/LÜK


- Tabiî ki, gerektiğinde SUSMA! fakat sen yine de SUS!!!


- Tabiî ki, yeri geldiğinde DİNLEME! fakat sen yine de DİNLE!!!


- TABİÎ Kİ ile/ve/değil/yerine/||/<> KENDİLİĞİNDEN


- TABİÎ Kİ ile/ve/<> KESİNLİKLE


- TABİİLEŞMEK ile TABİİLEŞTİRMEK ile TABİİ/LİK ile TABİİ AFET ile TABİİ HUKUK


- TABİİYET ile TABİİYETLİ ile TABİİYETSİZ/LİK


- TABİÎYYUN ile/ve TALİMÎYYUN

( Aristotelesciler. İLE/VE Platoncular. )


- TABİP FİLOZOFLAR ile/ve/||/<> FİLOZOF TABİPLER


- TA'BÎR CAİZSE değil/yerine/= DEYİM YERİNDEYSE/DEYİŞ UYGUNSA


- TABİR-İ CAİZSE değil/yerine/= DEYİM YERİNDEYSE


- TABLESPOON :/yerine YEMEK KAŞIĞI


- TABULAŞMAK ile TABULAŞTIRMAK ile TAB ile TABA ile TABİ/LİK ile TABL ile TABU


- TAÇ ile/ve/<> TAÇYAPRAĞI

( ... İLE/VE/<> Tâcı oluşturan yaprakçıklardan her biri. )


- TAÇLANMAK ile TAÇLANDIRMAK


- TAD [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- TAD [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- TAD [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- TADA'DU'[< Dİ'DA] değil/yerine/= ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK GÖSTERME | HOR OLMA | VÎRÂN OLMA | "AKLINI KAYBETME"


- TÂDÂT ETMEK ile BENİMSEMEK


- TADİL TEKLİFİ değil/yerine/= DEĞİŞTİRGE


- TÂDİLAT ile/ve DEKORASYON


- TADLANDIRMA/K ve/<> TAÇLANDIRMA/K


- TAFLANOĞLU, NURİ (İST. 1940) :

( Sarıyer altyapısından yetişti ve aralıklı olarak 7 sezon (1959 - 1961 ve 1962 - 1967) Sarıyer takımında tescilli kaldı. Bu süre içinde 35 lig, 10 kupa, 3 turnuva maçı olmak üzere 48 resmi ve ayrıca 15 özel maçla birlikte toplam olarak 63 maçta yer aldı. Özel maçlarda takımına bir gol kazandırdı. İki lig maçında (Birinci kaleci Gürbüz diğeri de Rıza sakatlanarak sahayı terk ettiler) kaleci oynadı. Takım kaptanı olara da görev yaptı. 1940 Sarıyerli Sporcular Derneği kurucusu üyesidir. )


- TAFSİLAT ile TAFSİLATLI


- TAGAMGUM[< Ar. GAMGAMA] değil/yerine/= ANLAŞILMAZ SÖZ


- TAGAYYÜR[Ar. < GAYR] değil/yerine/= DEĞİŞME, BAŞKALAŞMA


- TAGŞÎŞ[Ar.] değil/yerine/= KARIŞTIRMA

( Bir şeyin içine başka bir madde karıştırma, katıştırma. )


- TAĞYİR[Ar.] değil/yerine/= DEĞİŞTİRME, BAŞKALAŞTIRMA | BOZMA


- TAH/TOTAL ARTIFICIAL HEART TOTAL[İng.] değil/yerine/= YAPAY KALP


- TAHÂDU'[Ar. < HUD'A] ile TAHADDU'/TAHAZZU'[Ar. < HUDÛ'/HUZÛ'] ile TAHADDUR[Ar. < HIDR/HIZR] ile TAHAZZUR[Ar. < HÂZIR] ile TAHADDÜR[Ar. < HADER] ile TAHADDÜR[Ar. < HADR] ile TAHAZZÜR[Ar. < HAZER] ile TAHATTUR[Ar. çoğ. TAHATTURÂT]

( Aldanmış gibi görünme. İLE Alçakgönüllülük gösterme. İLE Yeşilleşme, yeşil renk bağlama. İLE Hazır olma/bulunma. İLE Örtünmek, tesettür. | Uyuşma, uyuşturulma. İLE Yokuş aşağı inme. | Yukarıdan aşağı akıp gitme. İLE Sakınma, korunma, çekinme. İLE Anımsama, hatıra getirme/getirilme, unutulduktan sonra anımsanan şey. )


- TAHAKKUK[< HAKK] ile GERÇEKLEŞME, YERİNE GELME

( HAKÎKAT OLARAK MEYDANA ÇIKMA, GERÇEKLİĞİ ANLAŞILMA )


- TAHALLÎ[Ar. < HÂLÂVET/HULVÂN | çoğ. TAHALLİYÂT] ile TAHALLÎ[Ar. < HALÂ]

( Kendi kendini donatma, süsleme. İLE Boşalma, boş kalma. | Tenhaya çekilme, yalnız kalma. )


- TAHALLÜL[< HALEL | çoğ. TAHALLÜLÂT] ile/değil/< TAHALLÜL[< HALL | çoğ. TAHALLÜLÂT]

( Bozulma, halel bulma. | Ekşime, sirkeleşme. | Araya girme. İLE Hallolma, parçaları birbirinden ayrılma. | [kimya] Ayrışma. )

( [ile] TAHALHUL[< HALHAL]: Ayağa bilezik/halhal takma. | Hava cereyânı olması. | Bir nesnenin, hacminin kabarıp şişmesi. )


- TAHAMMÜL EDEMEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ALIŞAMAMAK


- TAHAMMÜL ile TAHAMMÜLSÜZ/LÜK


- TAHAMMÜL[Ar. < HAML | çoğ. TAHAMMÜLÂT] ile TAHAMMÜR[Ar. < HAMR | çoğ. TAHAMMÜRÂT]

( Yüklenme, bir yükü üstüne alma. | Dayanma, katlanma. | Kaldırma. İLE Mayalanma, ekşime. )


- TAHAMMÜL ile/ve/<> TESLİMİYET


- TAHAMMÜLFERSA[Ar. + Fars.] değil/yerine/= DAYANILMAZ


- TAHAMMÜLÜN/ÜN:
"DÜŞÜKLÜĞÜ" ile/ve/<>/değil YETERSİZLİĞİ


- TAHAMMUS[Ar.] ile TAHAMMUZ[Ar. < HAZM | çoğ. TAHAMMUZÂT]

( Büzülme, büzülüp buruşma. İLE Ekşime, oksitlenme. )


- TAHÂRET[Ar.] değil/yerine/= TEMİZLENME | TEMİZLİK


- TAHARETLENMEK ile TAHARET ile TAHARET BEZİ ile TAHARET BORUSU


- TAHARRÜS[Ar.] ile TAHARRÜZ[Ar.] ile TAHARRÜŞ[Ar. çoğ. TAHARRÜŞÂT]

( Çekinme, sakınma.[maddiyatta kullanılır] İLE Çekinme, sakınma.[maneviyatta kullanılır] İLE Tırmalanma, örselenme. )


- TAHARRÜŞ[Ar.] değil/yerine/= TIRMALANMA, KURCALANMA, AZDIRILMA


- TAHASSÜR[Ar.] ile TAHASSÜR[Ar. < HASRET | çoğ. TAHASSÜRÂT] ile TAHASSUL[Ar. < HUSÛL]

( Kanın pıhtılaşması.[TAHASSÜR-İ DEM] İLE Hasret çekme. | Çok istenilen ve ele geçirilemeyen şeye üzülme. İLE Sonuç olarak çıkma, hâsıl olma. | Ürüme, üretme. )


- TAHASSÜSÂT[< TAHASSÜS < HİSS] değil/yerine/= DUYGULANMA/DUYGULANIM

( DUYGULANMALAR, HİSLENMELER | KALPLE İSTEMEK )


- TAHAYYÜL ETMEK ile/ve KIYISINDAN GEÇMEK


- TAHAYYÜL[Ar. < HAYAL | çoğ. TAHAYYÜLÂT] ile TAHAYYÜR[Ar. < HAYRET | çoğ. TAHAYYÜRÂT]

( Hayale getirme, hayale dalma, hayalde canlandırma. İLE Hayran olma, hayrete düşme, şaşakalma, şaşırma. )


- TAHAYYÜL[Ar.] değil/yerine/= HAYALDE CANLANDIRMA


- TAHDİDAT[Ar.] değil/yerine/= SINIRLAMALAR


- TAHDİT ETMEK değil/yerine/= ÇEVRELEMEK/BUÇLAMAK


- TAHIL ile BAKLAGİLLER

( CEREAL vs. PULSE/LEGUMINOUS PLANTS )

( ... cum LEGUMINOSAE )

( HUBUBAT ile ... )


- TAHKİK ETMEK değil/yerine/= SORUŞTURMAK


- TAHKİKAT değil/yerine/= SORUŞTURMA


- TAHKİM[Ar.] değil/yerine/= GÜÇLENDİRME, BERKİTMEK

( Güçlendirme, sağlamlaştırma. | Antlaşmazlıkların, hakem yoluyla çözülmesi yöntemi. )


- TAHKİMAT ile TAHKİMATLAR ile TAKVİYE EDİLMİŞ ile MÜSTAHKEM KALE

( FORTIFICATION vs. FORTIFICATIONS vs. FORTIFIED vs. FORTIFIED FORTRESS )

( سنگر بندي ile حصار ile تقويت ile بارو ile استحکامات ile محروس ile محروسه ile حصن حصين )

( SANGAR BANDY ile HESAR ile TAGHOYT ile BARO ile ESTAHKAMAT ile محروس ile MAHROSEH ile حصن حصين )


- TAHLİYE (ETMEK) değil/yerine/= SALIVERİ (SALIVERMEK)


- TAHMİN[Ar.] ETMEK değil/yerine/= ÖNDEYİLEMEK


- TAHMİN ile/değil YAKIŞTIRMA


- TAHRİK[Ar.]/PROVOKASYON[Fr.] / PROVOCATION/PROVOKE[İng.]["PROVAKE" değil!] değil/yerine/= KIŞKIRTMA/KIŞKIRTI

( INCITEMENT / PROVOKE )


- TAHRİR[Ar.] ile YAZMA, KİTABET, KOMPOZİSYON

( Sahife dört kenarına çekilen çizgiye denir. )


- TAHSİS ETMEK ile TAHSİS EDİLMİŞ ile TAHSİS ETME ile PAYLAŞTIRMA

( ALLOCATE vs. ALLOCATED vs. ALLOCATING vs. ALLOCATION )

( اختصاص دادن ile تخصيص دادن ile اختصاص کردن ile مختص ile اختصاصي ile اختصاص ile تخصيص )

( AKHTESAS DADAN ile TAKHSYSE DADAN ile AKHTESAS KARDAN ile MOKHTES ile AKHTESASY ile AKHTESAS ile TAKHSYSE )


- TAHTAKURDU ile TAHTAKURUSU

( Tahtadan yapılma eşyayı kemirerek delik deşik eden kın kanatlı böcek. İLE Yarım kanatlılardan, uzunluğu 3-5 milimetre, vücudu oval ve yassı, kanatları körelmiş, oturulan, yatılan yerlerde üreyen, kan emerek beslenen, pis kokulu böcek, tahta biti. )

( ANOBIUM PUNCTATUM cum CIMEX LECTULARIUS )


- TAHTAKURUSU ile TAHTA BÖCEĞİ/ANOBİUM[Lat.]

( Yarımkanatlılardan, uzunluğu 3-5 milimetre, gövdesi oval ve yassı, kanatları körelmiş, oturulan, yatılan yerlerde üreyerek insan kanıyla beslenen, pis kokulu böcek. İLE Değişik türleri olan anabium, kesik ya da ölmüş ağaçta yaşar ve çürümeye yol açar. "ANOBIUM STRIATUM", ahşap mobilyada, yuvarlak delikler açar. "XESTOBIUM RUFOVILOLSUM", tahtaya başıyla vurarak ahşap evlerde duyulan karakteristik bir ses çıkarır. )


- TAHTALAŞMAK ile TAHT ile TAHTA ile TAHTACI/LIK ile TAHTALI ile TAHTA BİTİ ile TAHTA GÖĞÜS ile TAHTA KAŞIK ile TAHTA KURDU ile TAHTA PAMUK ile TAHTA PERDE ile TAHTA GÖĞÜSLÜ ile TAHTALI GÜVERCİN


- TAHTEREVALLİ[Ar.]/ÇÖĞÜNCEK değil/yerine/= TAHTIREVAN[Fars.]

( İki ucuna, birer kişi oturup karşılıklı olarak havada yükselip inerek eğlenmeyi sağlayan, ortasından bir yere dayalı tahta ya da metal araç. İLE Omuzda götürülen, üstü örtülü, insan taşınan araç. )


- TAHTEŞŞUUR[Ar.] değil/yerine/= BİLİNÇALTI


- TAHVİL ETMEK değil/yerine/= DÖNÜŞTÜRMEK


- TAKARRÜP[Ar.] değil/yerine/= YAKINLAŞMA/YAKLAŞMA/YANAŞMA


- TAKAS[Ar.]/CLEARING[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞTOKUŞ/DEĞİŞİM


- TAKATUKA ile TAKATUKACI/LIK


- TAKDİR EDİLEMEZ ile TAKDİRSİZ ile UYGUNSUZ ile UYGUNSUZLUK

( INAPPRECIABLE vs. INAPPRECIATIVE vs. INAPPROPRIATE vs. INAPPROPRIATENESS )

( نامحسوس ile غيرقابل تقدير ile غير محسوس ile ناسپاس ile ناشکر ile غير متناسب ile نازيبابودن ile بي جا ile ناجوري )

( NAMOHSUS ile GHYRAGHABEL TAGHADYR ile غير محسوس ile NASPAS ile ناشکر ile GHYR MOTENASB ile نازيبابودن ile BEY JA ile ناجوري )


- TAKDİR EDİLMEK ile/ve/<>/değil/yerine ANLAŞILMAK


- TAKDİR ile/ve DEĞERLENDİRME

( APPRECIATION vs./and EVALUATION )


- TAKDİR[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GERİBİLDİRİM


- BAŞARI GÖSTERGESİ:
TAKDİR (İLE) ile/ve/değil/yerine/< TAKLİT (İLE)


- TAKEOMETRE[Fr. < Yun.]

( Düzenlenmiş arazinin yüz ölçümünü bulup planını yapmaya yarayan alet. )


- TAKEOMETRE ile ...

( Harita alma işinde kullanılan ölçü aleti. )


- TAKİBAT değil/yerine/= KOVUŞTURMA


- TAKİFİLAKSİ/TACHYPHYLAXIS[İng.] değil/yerine/= DİRENÇ GELİŞİMİ


- TAKILMA ile/değil/yerine YOĞUNLAŞMA


- TAKILMAK" ile "KİLİTLENMEK"


- TAKILMAK ile/ve SENDELEMEK


- TAKILMAK ile TAKILIVERMEK


- TAKİM[Ar.] ile TAKİMETRE[Fr. TACHYMETRE]

( Verimsiz duruma getirme, sonuçsuz bırakma, kısırlaştırma. | Mikrobundan arıtma. İLE Hareket durumundaki bir nesnenin hızını ölçmeye yarayan aygıt. )


- TAKIMERKİ = OLIGARCHY[İng.] = OLIGARCHIE[Fr., Alm.] = OLIGARKHIA < OLIGOI:BİRKAÇ KİŞİ, ARKHEIN:EGEMEN OLMA[Yun.]


- TAKIMYILDIZI:
GÜNEY ile/ve/||/<> KUZEY


- TAKIMYILDIZI ile/<> GÜNEYBALIĞI

( ... İLE/<> Güney yarımkürede, bir takımyıldızı adı. )


- TAKIMYILDIZI ile ŞAŞKINLIK

( CONSTELLATION vs. CONSTERNATION )

( مجمع الکواکب ile بهت وحيرت )

( MAJMA ELEKVAKEB ile BACPEHT VAHYRAT )


- TAKINAK ile TAKINAKLI ile TAKINAKSIZ ile TAKINAKLI DAVRANIŞ


- TAKINMAK ile TAKINABİLMEK


- TAKINTI ile/değil/yerine ÇALIŞMA VE ÜRETME (GEREKLİLİĞİ)


- TAKINTI ile TAKINTILI/LIK ile TAKINTISIZ/LIK


- TAKİP ETMEK ile DENETLEMEK


- TAKİP ETMEK değil/yerine/= İZLEMLEMEK


- TAKİP ETMEK ile TAKİP ETMEK ile TAKİP ETMEK ile TAKİPÇİ ile TAKİPÇİLER ile TAKİP ETME

( FOLLOW vs. FOLLOW UP vs. FOLLOW-UP vs. FOLLOWER vs. FOLLOWERS vs. FOLLOWING )

( پيشه کردن ile بعد آمدن ile پيروي کردن ile رعايت کردن ile پيگيري کردن ile در پي افتادن ile تبعيت کردن ile اقتداء کردن ile تابع بودن ile دنبال کردن ile در ذيل آمدن ile متابعت کردن ile يا درمان ile پي گيري کردن ile عقبه ile دنباله رو ile متاسي ile دنبالگر ile سالک ile اهل تقليد ile هواخواه ile پيرو ile هوادار ile تبع ile تبعه ile تابع ile اصحاب ile اتباع ile مطاوعت ile در پي ile تاسي ile اقتداء ile شرح ذيل ile امتثال ile پيروي ile به دنبال )

( PEYSHEH KARDAN ile BAD AMADAN ile PEYROY KARDAN ile ROAYT KARDAN ile PEYGYRY KARDAN ile DAR PEY AFTADAN ile TABYT KARDAN ile EGTEDA KARDAN ile TABE BODAN ile DANBAL KARDAN ile DAR ZEYLE AMADAN ile METABEAT KARDAN ile YA DARMAN ile PEY GYRY KARDAN ile AGHABEH ile DANBALEH RO ile METASY ile دنبالگر ile SALK ile اهل تقليد ile NPAVAKHAH ile PEYRO ile NPAVADAR ile TAB ile TABE ile TABE ile ASHAB ile OTBAE ile MOTAVEAT ile DAR PEY ile تاسي ile اقتداء ile شرح ذيل ile EMTESAL ile PEYROY ile BAH DANBAL )


- TAKIP TAKIŞTIRMAK


- TAKİP ile TAKİPÇİ/LİK ile TAKİPSİZ/LİK ile TAKİPSİZLİK KARARI


- TAKİPSİZLİK ile/ve/||/<>/> BERAAT


- TAKIRDAMAK ile TAKIRDATMAK


- TAKIRDAMAK ile TAKIRDAYAN

( CLATTER vs. CLATTERING )

( زغ زغ کردن ile زغ زغ )

( ZAGH ZAGH KARDAN ile زغ زغ )


- TAKIRTI ile TAKIRTILI ile TAKIRTISIZ


- TAKIŞMAK ile TAKIŞTIRMAK


- Takılmadan KONUŞ!!!


- TAKLAMAKAN -ile

( "GİDERSİN AMA ASLA DÖNEMEZSİN" [Uygur dilinde] )


- TAKLİT ile ÖZDEŞLEŞME

( COPYING vs. TO INDENTIFY )


- TAKNÎ[Ar.]/KODİFİKASYON[İng. < CODIFICATION] değil/yerine/= YASALAŞTIRMA


- TAKOZLAMAK ile TAKOZ


- TAKSİARHON MİHAİL KİLİSESİ :

( İstinye'deki bu kiliseyi Bizans İmparatoru Büyük Kostantin I. 324 - 337 tarihleri arasında yaptırdı. "Baş Melek" Arhistratigos Mihail'in anısına yaptırılan kilise, 1820'de Rus gemiciler tarafından yeniden inşâ edilmeye başlanmışsa da kilise ancak 1938 yılında tamamlanabildi. )


- TAKSİMETRE[Fr.] değil/yerine/= SAYAÇ

( Taksilerde, ödenecek ücreti gösteren sayaç. )


- TAKSİMETRE değil/yerine/= YOLSAYAÇ


- TAKSİTLENDİRMEK ile TAKSİ ile TAKSİM ile TAKSİR ile TAKSİT ile TAKSİCİ/LİK ile TAKSİRLİ ile TAKSİTLİ ile TAKSİTSİZ ile TAKSİ DOLMUŞ ile TAKSİRLİ SUÇ ile TAKSİT TAKSİT


- TAKSONOMİ/TAXONOMY[İng.] değil/yerine/= BÖLÜMLEME, SINIFLANDIRMA, SINIFLANDIRMA KURALLARI


- TAKSONOMİ ile/||/<> SINIFLANDIRMA

( Biyolojik sınıflandırma sistemi )

( Carl Linnaeus tarafından 1735 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1707-1778) (Ülke: İsveç) (Alan: Biyoloji, Takstonomi) (Önemli katkıları: Biyolojik sınıflandırma sistemi) )


- TAKTIL AGNOZİ/TACTILE AGNOSIA[İng.] değil/yerine/= DOKUNMA TANIMAZLIĞI


- TAKTIRMAK ile TAKTIRTMAK ile TAKTIRABİLMEK


- TAKUNYA ile TAKUNYACI/LIK ile TAKUNYALI ile TAKUNYASIZ


- TAKVİM YAŞI/KRONOLOJİK YAŞ/CHRONOLOGICAL AGE[İng.] değil/yerine/= TAKVİM YAŞI


- TAKVİYE (ETMEK) değil/yerine/= PEKİŞTİRİ/SAĞLAMLAŞTIRMA/GÜÇLENDİRME/DESTEKLEME/BERKİTME


- TAKVİYE[< KUVVET]:
KUVVETLENDİRME, KUVVETLENDİRİLME -<


- TALANLAMAK ile TALAN ile TALANCI/LIK


- TALAŞLAMAK ile TALAŞLANMAK ile TALAŞ ile TALAŞ BÖREĞİ ile TALAŞ KEBABI


- TALAZLANMAK ile TALAZ/LIK


- TALENT vs./and EFFECTIVENESS


- TALEP (ETMEK) değil/yerine/= İSTEM (İSTEMLEMEK/İSTEMEK)


- TALEPNÂME[Ar.] değil/yerine/= İSTEMBELGE


- TALİMAT VERMEK ile TALİMAT ile ÖĞRETİCİ ile ÖĞRETİCİ ile EĞİTMEN ile ENSTRÜMAN ile ENSTRÜMANTAL ile ALETLERİ

( INSTRUCT vs. INSTRUCTION vs. INSTRUCTIONAL vs. INSTRUCTIVE vs. INSTRUCTOR vs. INSTRUMENT vs. INSTRUMENTAL vs. INSTRUMENTS )

( آموزاندن ile تعليم دادن ile آموختن به ile آموختن ile دستورالعمل ile آموزش ile دستور ile تعليم ile تدريس ile درس ile دستورگان ile آموزگاري ile ياد دهنده ile آموختار ile آموزنده ile آموزگار ile آلت ile ابزار ile وسيله ile اسباب ile اوزار ile قابل استفاده ile وسيله ساز ile سازي ile ادوات ile آلات )

( AMOZANDAN ile TAELYM DADAN ile AMUKHTAN BAH ile AMUKHTAN ile DASTOROLAMEL ile AMUZESH ile DASTOR ile تعليم ile TADARYS ile DARS ile DASTORGAN ile AMUZGARY ile YAD DAHANDEH ile AMUKHTAR ile AMUZANDEH ile AMUZGAR ile ALT ile ABZAR ile VESYLAH ile ASBAB ile اوزار ile GHABEL ESTEFADEH ile VESYLAH SAZ ile SAZY ile EDVAT ile ALAT )


- TALİMATNÂME[Ar.] değil/yerine/= YÖNETMELİK


- TALTİF[Ar. < LÛTF çoğ. TALTÎFÂT] değil/yerine/= ÖDÜLLENDİRME

( LÛTUFLAR, İHSANLAR)] ile ABCDEF ( GÖNÜL OKŞAMA, GÖNLÜ HOŞ ETME ] YUMUŞATMA,YUMUŞATACAK BİR İLÂÇ KULLANMA ] RÜTBE, NİŞAN, MAAŞ ARTIRIMI GİBİ ŞEYLERLE SEVİNDİRME )


- TAM ALGI = İDRAK-İ DAKİK = APPERCEPTION[İng., Fr., Alm.] = PERCIPERE[Lat.]


- TAM DOLU ile TAM UYARI ile TAM KAN ile TAM GELİŞMİŞ ile TAM GÖVDELİ ile TAM EL ile DOLUNAY ile DOLU ile DELİKLERLE DOLU ile TAM PARÇA ile TAM FİYAT ile TAM DURAK ile TAM ZAMANLI ile DAHA DOLGUN ile DOLGUNLUK

( FULL vs. FULL ALERT vs. FULL BLOOD vs. FULL BLOWN vs. FULL BODIED vs. FULL HAND vs. FULL MOON vs. FULL OF vs. FULL OF HOLES vs. FULL PIECE vs. FULL PRICE vs. FULL STOP vs. FULL TIME vs. FULLER vs. FULLNESS )

( سير ile تام ile آگندن ile مملو ile ممتلي ile مشبع ile مفصل ile پر ile حال آماده باش ile نژاد خالص ile کاملا افراشته ile عظيم الجثه ile اوچ و پس ile ماه شب چهارده ile بدر ile پر از ile سوراخ سوراخ ile قواره ile تمام شده ile وقفه کامل ile تمام وقت ile سنگين کننده ile لکه گير ile امتلاء ile پري ile سيري )

( SYR ile TAM ile AGANDAN ile MOMLU ile ممتلي ile مشبع ile MAFASL ile PAR ile HAL AMADEH BASH ile NEJAD KHALES ile KAMELA AFRASHTEH ile AZYM OLJOSEH ile OOCH VE PES ile MAH SHAB CHEHARDEH ile BADAR ile PAR AZ ile SORAKH SORAKH ile GHAVAREH ile TAMAM SHODEH ile VAQFEH KAMEL ile TAMAM VAGHT ile SANGYNE KONANDEH ile LAKEH GYR ile امتلاء ile پري ile SYRY )


- FULL RADIATOR[İng.] / VOLLSTRAHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= TAM IŞINIMCI/IŞIYICI


- TOTAL EXTRACTION[İng.] ile/değil/yerine/= TAM ÖZÜTLEME


- TAM TARİFE/İSKONTOSUZ/TENZİLATSIZ değil/yerine/= İNDİRİMSİZ


- TAM YANSIMA ile/||/<> KISMİ YANSIMA (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Tam yansıma kritik açıda %100, kısmi yansıma kısmendir )

( Formül: θ>θc İLE θ<θc )


- TAMA ile DOYMAZLIK | ÇOK İSTEME | AÇGÖZLÜLÜK


- TAMAMLAMAK ile BİTİRMEK

( FaRkLaR Kılavuzu dışında, hiçbir İngilizce sözlüğü, şu iki sözcük arasındaki farkı açıklamaz.

TAMAMLAMAK ile BİT(İR)MEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15835 ]

Bazı kişiler, aralarında hiçbir farkın olmadığını söylese de FaRkLaR'ı vardır!

Eğer doğru biriyle evlenirseniz, tamamlanırsınız; eğer yanlış biriyle evlenirseniz, bitersiniz.

Eğer eşiniz, sizi başka biriyle yakalarsa tamamen bitersiniz; eğer eşiniz, alışverişi çok seviyorsa öyle bir bitmişsinizdir ki...

Bu arada, Sokrates'in önemli sözünü anımsamakta yarar var...
"Her koşulda evlenin! Eğer eşiniz, iyi çıkarsa mutlu olursunuz. Eğer kötü çıkarsa filozof olursunuz."

image )

( COMPLETE vs. FINISH )


- TAMAMLAMAK ile/ve/değil/||/<>/> GENİŞLETMEK


- TAMAMLAMAK ile/ve/değil/<> SÜSLEMEK


- TAMAMLAMAK ile TAMAMLANMAK ile TAMAMLATMAK ile TAMAMLANABİLMEK ile TAMAMLATABİLMEK ile TAMAMLAYABİLMEK ile TAMAM ile TAMAMI TAMAMINA


- TAMAMLAMAK ile YERİNE GETİRMEK


- TAMAMLANABİLİRLİK ile/||/<> TAMAMLANMAZLIK

( Tamamlanabilirlik her doğru önermenin kanıtlanabilmesi İLE tamamlanmazlık bazı doğruların kanıtlanamayacağıdır. Gödel tamamlanmazlık teoremi matematiksel sistemlerin sınırını gösterdi İLE yeterince güçlü her sistemde kanıtlanamayan doğrular vardır. )

( Kurt Gödel tarafından 1931 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1906-1978) (Ülke: Avusturya/ABD) (Alan: Matematik, Mantık) (Önemli katkıları: Gödel tamamlanmazlık teoremleri, matematiksel sistemlerin sınırlarını kanıtladı, biçimsel sistemlerin tutarlılığı) )


- TAMAMLANDI ile BİTTİ

( DONE vs. DONEE )

( صورت گرفته ile مفعول ile انجام شده ile متهب ile موهب اليه )

( SORT GARAFTEH ile MAFUL ile ENJAM SHODEH ile MOTEHAB ile موهب اليه )


- TAMAMLANMA İSTEĞİ ve/||/<> EKSİKLİKTEN UZAKLAŞMA İSTEĞİ


- TAMAMLANMAZLIK ve/||/<> GÖDEL


- TAMAMLANMIŞLIK ile/ve/||/<> SONSAL


- Tamamlayabileceğin şeyi KONUŞ!!!


- TAMAMLAYAMADI değil TAM ANLAYAMADI


- COMPLEMENT[İng.] / KOMPLEMENTÄR[Alm.] ile/değil/yerine/= TAMAMLAYAN


- BAKIŞ:
TAMAMLAYICI ile/ve/||/<> UYUMLANICI


- TAMAMLAYICI İKİLİLER/RECIPROCALS)


- COMPLEMENTARY COLOR[İng.] / COLORANT COMPLÉMENTAIRE[Fr.] / KOMPLEMENTARFARBE[Alm.] ile/değil/yerine/= TAMAMLAYICI RENK


- TAMAMLAYICI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DESTEKLEYİCİ


- TAMAMLAYICI ile TAMAMLAYICI FORMU ile TAMAMLAYICILIK ile TAMAMLAYICI ile TAMAMLAYICI AÇILAR ile TAMAMLAMA ile TAMAMLAMAK ile TAM ŞİİRSEL ÇALIŞMA ile TAMAMLANMIŞ ile TAMAMEN ile TAMAMEN ÇIPLAK ile TAMAMLAMA ile KARMAŞIK ile KARMAŞIK SAYI ile CİLT ile TEN RENGİ ile KARMAŞIKLIK

( COMPLEMENT vs. COMPLEMENT FORM vs. COMPLEMENTARITY vs. COMPLEMENTARY vs. COMPLEMENTARY ANGLES vs. COMPLEMENTATION vs. COMPLETE vs. COMPLETE POETICAL WORK vs. COMPLETED vs. COMPLETELY vs. COMPLETELY NAKED vs. COMPLETION vs. COMPLEX vs. COMPLEX NUMBER vs. COMPLEXION vs. COMPLEXIONED vs. COMPLEXITY )

( متمم ile متمم گرفتن ile صورت متممي ile اصل متمميت ile مکمل ile متممي ile زواياي متمم ile متمم گيري ile تکميل ile کامل کردن ile تکميل کردن ile کامل ile تام ile پرکردن ile به پايان بردن ile تمام عيار ile بحداکثر ile درسته ile ديوان ile پرکرده ile از حر حيث ile کاملا ile بالکل ile تکميلاً ile لخت مادر زاد ile اکمال ile اتمام ile تکمل ile انجام ile پيچيده ile تو در تو ile مجتمع ile عقده ile هم تافت ile گروهه ile عدد مختلط ile بشره ile چرده ile پيچيدگي ile درهمي )

( MATMAM ile MATMAM GARAFTAN ile SORT MATMAMY ile ESL MATMAMYT ile MOKMEL ile متممي ile ZAVAYAY MATMAM ile MATMAM GYRY ile TAKAMYLE ile KAMEL KARDAN ile TAKAMYLE KARDAN ile KAMEL ile TAM ile PORKARDAN ile BAH PAYAN BARDAN ile TAMAM EYAR ile BAHDAKSAR ile DARESTEH ile DYVAN ile PORKARDEH ile AZ HAR HEYS ile KAMELA ile بالکل ile تکميلاً ile LAKHT MADAR ZAD ile AKAMAL ile ETMAM ile تکمل ile ENJAM ile PEYCHYDAH ile TO DAR TO ile MOJTAM ile AGHODEH ile NPAM TAFT ile گروهه ile عدد مختلط ile BESHAREH ile CHARDEH ile PEYCHYDEGY ile DAREAMY )


- TAMBURA ile ONİKİTELLİ

( Klasik Türk müziğinin başlıca çalgılarından biri olan, yay ya da mızrapla çalınan, uzun saplı, telli çalgı. İLE Tambura cinsinden, on iki telli bir halk çalgısı. )


- TAMGALARDA:
ON ve/||/<> OK

( Evren, varoluş. VE/||/<> İnsan. )


- TAMİM[Ar.]/SİRKÜLER[Fr.] değil/yerine/= GENELGE | GENELEME/GENELLEŞTİRME


- TAMİR ETMEK ile/ve/değil/yerine YENİDEN YAPILANDIRMA


- TAMLAMA ile TAMLAMALI ile TAMLAMASIZ


- TAMLIK İLE TUTARLILIK İLE KARAR VERİLEBİLİRLİK ile/||/<> MANTIK SİSTEM ÖZELLİKLERİ

( Formel sistemlerin temel özellikleri. )

( Formül: Gödel: Tam ve tutarlı olamaz )


- TAMPON ÇÖZELTİ/BUFFER SOLUTION[İng.] değil/yerine/= DENGELEYİCİ ÇÖZELTİ


- BUFFER SOLUTION[İng.] / SOLUTION TAMPON[Fr.] / PUFFERLÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TAMPON ÇÖZELTİ


- BUFFER CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ DE TAMPON[Fr.] / PUFFER KAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= TAMPON KAPASİTESİ


- TAMPON[Fr.] değil/yerine/= TIKAÇ | BASKIT | DENGELEYİCİ

( Bir deliği kapamaya yarayan, herhangi bir nesneden yapılmış büyük tıkaç. | Bir darbenin şiddetini azaltmaya yarayan, içi yumuşak nesneyle dolu şey. | Çarpışmaların etkisini azaltmak için vagonların, otomobillerin ön ve arkalarında bulunan donanım. | Kanı silmek, durdurmak için kullanılan gazlı bez yumağı ya da sterilize edilmiş pamuklu özel parça. | Bir darbenin, çatışmanın şiddetini azaltan etken. )


- TAMPON[İng.] değil/yerine/= TIKAÇ | BASKIT | DENGELEYİCİ


- TAMPONAT[İng. < TAMPONADE] değil/yerine/= BASKILANMA


- TAMPONLAMAK ile TAMPON ile TAMPON BÖLGE ile TAMPON DEVLET


- TANATOFOBİ/THANATOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= ÖLÜM KORKUSU


- TANATOLOJİ ile ...

( Ölümü konu alan bilim dalı. )


- TANDEM ACCELERATOR[İng.] / TANDEMBESCHLEUNIGER[Alm.] ile/değil/yerine/= TANDEM HIZLANDIRICI


- TANDEM MASS SPEKTROMETRİ/TANDEM MASS SPECTROMETRY[İng.] değil/yerine/= ARDIŞIK KÜTLE İZGE ÖLÇÜMÜ


- DENSITÉ DE FLUX DE PARTICULES[Fr.] ile/değil/yerine/= TANECİK AKISI YOĞUNLUĞU


- TANECİK ile TANECİKLİ ile TANECİKSİZ


- TANGIR-TUNGUR ile TANGIRDAMA ile TANGIRTI

( ... İLE Nesnelerde/n kuru ve gürültülü ses çık(ar)ma. İLE Nesnelerden çıkan kuru ve gürültülü sesin adı. )


- TANGIRDAMAK ile TANGIRDATMAK


- TANGIRTI ile TANGIRTILI


- TANI/TEŞHİS[Ar.] ile SAĞALTIM/ONDURMA/REHABİLİTASYON/REHABILITATION[İng.]


- TANIDIĞIM (BİRİ) ile TANIYABİLDİĞİM (BİRİ) ile TANINABİLECEK (BİRİ)


- TANIKLAMAK ile TANIK/LIK ile TANIKLI/LIK ile TANIKSIZ/LIK ile TANIK TEPE


- TANIKLIK ile/ve/||/<> İÇ TANIKLIK ile/ve/||/<> GELİŞTİRİCİ TANIKLIK


- TANIKLIK ile/ve/||/<>/> TANIŞIKLIK


- TANILAMA ile KİMLİK İŞARETLERİ

( IDENTIFICATION vs. IDENTIFICATION MARKS )

( هويت شناسي ile تعيينهويت ile آلائم اختصاصي )

( TEOOYT SHENASY ile تعيينهويت ile آلائم اختصاصي )


- TANIM ile/ve BELİT/AKSİYOM/MÜSELLEMÂT

( ... İLE/VE Geriye götürülemeyen ilke. )

( DEFINITION vs./and AXIOM )


- TANIM(HADD) ile TANIMLANAN(MAHDÛD)


- TANIM = TARİF = DEFINITION[İng., Alm.] = DÉFINITION[Fr.] = DEFINITIO[Lat.] = HOROS, HORISMOS[Yun.] = DEFINICIÓN[İsp.]


- TANIM ile/ve/<> TUTARLILIK

( Tanım, tutarlılığı taşıyabilmelidir/sürdürebilmelidir! )

( DEFINITION vs./and/<> CONSISTENCE )


- TANI/MA:
"HASTALIK" değil BELİRTİLERİ


- TANIMADAN/ANLAMADAN ETİKETLEMEMELİ


- TANIMADAN/ANLAMADAN YARGILAMAMALI


- TANIMADIĞINDAN KORKMAK ile/değil/yerine SENİ TANIMAYANDAN KORKMAK


- [ne yazık ki]
SAVAŞ:
TANIMADIKLARIMIZLA ile/ve/||/<>/< TANIDIKLARIMIZLA ile/ve/||/<>/< KENDİNLE


- TANIMAK ile TANELEMEK ile TANILAMAK ile TANELENMEK ile TAN ile TANE ile TANK ile TANI ile TANELİ ile TANKÇI/LIK ile TAN TUN ile TANESİZ ile TANISIZ/LIK ile TAN YELİ ile TAN YERİ ile TANE TANE


- TANIMAK ile/ve TANIMLAMAK

( TO RECOGNIZE vs./and TO DEFINE )

( REN ile/ve ... )


- TANIMAZLIK ile TANIMAMAZLIK

( NOT DEFINITION vs. NO DEFINITION )


- TANIMLAMA ile DEĞERLENDİRME

( TO DEFINE vs. EVALUATION )


- TANIMLAMAK ile/ve/||/<>/> BELİRLEMEK


- TANIMLAMAK ile/ve/||/<>/> KONUMLANDIRMAK


- TANIMLAMAK ile/ve/<> NİTELEMEK


- TANIMLAMAK ile TANIMLANMAK ile TANIMLATMAK ile TANIMLAYABİLMEK ile TANIM/LIK ile TANIMA


- TANIMLANABİLİR ile BETİMLEMEK ile TARİF EDİLDİ ile TANIMLAYICI ile TANIM ile AÇIKLAMALAR ile TANIMLAYICI ile TANIMLAYICI

( DESCRIBABLE vs. DESCRIBE vs. DESCRIBED vs. DESCRIBER vs. DESCRIPTION vs. DESCRIPTIONS vs. DESCRIPTIVE vs. DESCRIPTOR )

( قابل تعريف ile وصف پذير ile تعريف کردن ile توصيف کردن ile ترسيم نمودن ile وصف کردن ile شرح دادن ile توصيف شده ile موصوف ile توصيف گر ile واصف ile توصيف ile وصف ile مشخصات ile اوصاف ile توصيفي ile ترسيمي ile وصفي ile تعريفي ile تشريحي ile شرحي )

( GHABEL TARYFE ile VASF PAZYR ile TARYFE KARDAN ile TOSYFE KARDAN ile TARSYM NEMUDAN ile VASF KARDAN ile SHARH DADAN ile TOSYFE SHODEH ile MOSOF ile TOSYFE GAR ile واصف ile TOSYFE ile VASF ile MOSHKHSAT ile OSAF ile TOSYFEY ile ترسيمي ile VASFY ile TARYFEY ile TASHARYHEY ile SHARHY )


- TANIMLANAMAZ ile BELİRSİZ ile BELİRSİZ SIFAT ile BELİRSİZ ZAMİR

( INDEFINABLE vs. INDEFINITE vs. INDEFINITE ADJECTIVE vs. INDEFINITE PRONOUN )

( توصيف نشدني ile نکره ile غيرقطعي ile غيرمشخص ile بطور صفت ile صفت مبهمه ile صفت مبهم ile ضمير مبهم ile ضمير مبهمه )

( TOSYFE NESHODANY ile NAKAREH ile غيرقطعي ile غيرمشخص ile BETOR SAFT ile صفت مبهمه ile SAFT MOBEHAM ile ZAMYR MOBEHAM ile ZAMYR MOBEHMEH )


- ... TANIMLANDI ile/değil ... TANINDI


- TANIMLAR ile KESİN ile KESİNLİKLE ile TANIM ile KESİN ile KESİNLİKLE

( DEFINIENS vs. DEFINITE vs. DEFINITELY vs. DEFINITION vs. DEFINITIVE vs. DEFINITLY )

( جمله تعريفي ile موکد ile حکماً ile تعريف ile معين کننده ile موکدا )

( JOMLEH TARYFEY ile MOKAD ile حکماً ile TARYFE ile MAYNE KONANDEH ile MOKDA )


- TANIMLAYAN ile/ve/değil/yerine TANIYAN


- TANIMLAYICI ile/ve/||/<>/> TAMAMLAYICI


- TANINMAK ile TANINABİLMEK


- TANINMIŞ/BİLİNMİŞ MELÂMET NEŞELİ ile/ve/değil/yerine TANINMAMIŞ/BİLİNMEYEN MELÂMET NEŞELİ


- TANINMIŞ/LIK ile/ve/||/<> KANIKSANMIŞ/LIK


- TANINMIŞ/LIK ile/ve/<>/değil VAZGEÇİLEMEZ/LİK


- TANIŞIKLIK ve/||/> İLİŞKİ:
YÜZ YÜZE ve/<> YAN YANA ve/<> SIRT SIRTA

( İlişkiler, yüz yüze başlar, yan yana gelerek pekiştirilir, sırt sırta vererek devam ettirilir. )


- TANIŞIKLIK ile/ve/> GÖRÜŞME


- TANIŞIKLIK ve/<> GÜVEN


- TANIŞMAK ile TANIŞTIRMAK ile TANIŞABİLMEK ile TANIŞ/LIK


- TANITIM ile/ve/değil/<> MERAKLANDIRMA

( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Tanınmışların/ünlülerin yeniliklerinde. )


- TANITLAMA = BURHAN = DEMONSTRATION[İng., Alm.] = DÉMONSTRATION[Fr.] = DEMONSTRATIO[Lat.] = DEMOSTRAR[İsp.]


- TANITLAMA ile/ve/||/<> TANITLAMAK

( Tanıtlamak işi, ispatlama. | Öne sürülen bir iddianın doğruluğunu mantıksal yöntemle gösterme. İLE/VE/||/<> Bir iddianın gerçekliğini inkâr edilmeyecek bir kesinlikle göstermek, ispatlamak. | Muhakeme etme yoluyla ya da tanık göstererek bir şeyin doğruluğunu ortaya koymak. )


- TANITLAMA ile/ve/||/<> TEMELLENDİRME


- TANITMA ile/ve/<> YAYGINLAŞTIRMA


- TANITMAK ile TANITLAMAK ile TANITILMAK ile TANITLANMAK ile TANITTIRMAK ile TANITABİLMEK ile TANITIVERMEK ile TANITLAYABİLMEK ile TANIT ile TANITI ile TANITLI ile TANITSIZ ile TANITICI/LIK ile TANITICI REKLAM


- TANIYABİLMEK ile TANIYIVERMEK


- TANIYORUM ile/ve/ne yazık ki UTANIYORUM


- Tanımadığının yanında susuyorsan tanıdığının yanında da SUS!!!


- TANJANSİYALITE/TANGENTIALITY[İng.] değil/yerine/= ÇEVRESEL KONUŞMA


- TANGENT GALVANOMETER[İng.] / TANGENTENBUSSOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= TANJANT GALVANOMETRESİ


- TANGENT COMPASS[İng.] / BOUSSOLE DE LA TANGENTE[Fr.] / TANGENTENKOMPASS[Alm.] ile/değil/yerine/= TANJANT PUSULASI