On ve üzeri(10+) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 32.073 başlık/FaRk ile birlikte,
32.073 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(112/130)
- TOTAL EXTRACTION[İng.] ile/değil/yerine/= TAM ÖZÜTLEME
- TAM TARİFE/İSKONTOSUZ/TENZİLATSIZ değil/yerine/= İNDİRİMSİZ
- TAM YANSIMA ile/||/<> KISMİ YANSIMA (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Tam yansıma kritik açıda %100, kısmi yansıma kısmendir )
( Formül: θ>θc İLE θ<θc )
- TAMA ile DOYMAZLIK | ÇOK İSTEME | AÇGÖZLÜLÜK
- TAMAMLAMAK ile BİTİRMEK
( FaRkLaR Kılavuzu dışında, hiçbir İngilizce sözlüğü, şu iki sözcük arasındaki farkı açıklamaz.
TAMAMLAMAK ile BİT(İR)MEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15835 ]
Bazı kişiler, aralarında hiçbir farkın olmadığını söylese de FaRkLaR'ı vardır!
Eğer doğru biriyle evlenirseniz, tamamlanırsınız; eğer yanlış biriyle evlenirseniz, bitersiniz.
Eğer eşiniz, sizi başka biriyle yakalarsa tamamen bitersiniz; eğer eşiniz, alışverişi çok seviyorsa öyle bir bitmişsinizdir ki...
Bu arada, Sokrates'in önemli sözünü anımsamakta yarar var...
"Her koşulda evlenin! Eğer eşiniz, iyi çıkarsa mutlu olursunuz. Eğer kötü çıkarsa filozof olursunuz."
)
( COMPLETE vs. FINISH )
- TAMAMLAMAK ile/ve/değil/||/<>/> GENİŞLETMEK
- TAMAMLAMAK ile/ve/değil/<> SÜSLEMEK
- TAMAMLAMAK ile TAMAMLANMAK ile TAMAMLATMAK ile TAMAMLANABİLMEK ile TAMAMLATABİLMEK ile TAMAMLAYABİLMEK ile TAMAM ile TAMAMI TAMAMINA
- TAMAMLAMAK ile YERİNE GETİRMEK
- TAMAMLANABİLİRLİK ile/||/<> TAMAMLANMAZLIK
( Tamamlanabilirlik her doğru önermenin kanıtlanabilmesi İLE tamamlanmazlık bazı doğruların kanıtlanamayacağıdır. Gödel tamamlanmazlık teoremi matematiksel sistemlerin sınırını gösterdi İLE yeterince güçlü her sistemde kanıtlanamayan doğrular vardır. )
( Kurt Gödel tarafından 1931 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1906-1978) (Ülke: Avusturya/ABD) (Alan: Matematik, Mantık) (Önemli katkıları: Gödel tamamlanmazlık teoremleri, matematiksel sistemlerin sınırlarını kanıtladı, biçimsel sistemlerin tutarlılığı) )
- TAMAMLANDI ile BİTTİ
( DONE vs. DONEE )
( صورت گرفته ile مفعول ile انجام شده ile متهب ile موهب اليه )
( SORT GARAFTEH ile MAFUL ile ENJAM SHODEH ile MOTEHAB ile موهب اليه )
- TAMAMLANMA İSTEĞİ ve/||/<> EKSİKLİKTEN UZAKLAŞMA İSTEĞİ
- TAMAMLANMAZLIK ve/||/<> GÖDEL
- TAMAMLANMIŞLIK ile/ve/||/<> SONSAL
- Tamamlayabileceğin şeyi KONUŞ!!!
- TAMAMLAYAMADI değil TAM ANLAYAMADI
- COMPLEMENT[İng.] / KOMPLEMENTÄR[Alm.] ile/değil/yerine/= TAMAMLAYAN
- BAKIŞ:
TAMAMLAYICI ile/ve/||/<> UYUMLANICI
- TAMAMLAYICI İKİLİLER/RECIPROCALS)
- COMPLEMENTARY COLOR[İng.] / COLORANT COMPLÉMENTAIRE[Fr.] / KOMPLEMENTARFARBE[Alm.] ile/değil/yerine/= TAMAMLAYICI RENK
- TAMAMLAYICI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DESTEKLEYİCİ
- TAMAMLAYICI ile TAMAMLAYICI FORMU ile TAMAMLAYICILIK ile TAMAMLAYICI ile TAMAMLAYICI AÇILAR ile TAMAMLAMA ile TAMAMLAMAK ile TAM ŞİİRSEL ÇALIŞMA ile TAMAMLANMIŞ ile TAMAMEN ile TAMAMEN ÇIPLAK ile TAMAMLAMA ile KARMAŞIK ile KARMAŞIK SAYI ile CİLT ile TEN RENGİ ile KARMAŞIKLIK
( COMPLEMENT vs. COMPLEMENT FORM vs. COMPLEMENTARITY vs. COMPLEMENTARY vs. COMPLEMENTARY ANGLES vs. COMPLEMENTATION vs. COMPLETE vs. COMPLETE POETICAL WORK vs. COMPLETED vs. COMPLETELY vs. COMPLETELY NAKED vs. COMPLETION vs. COMPLEX vs. COMPLEX NUMBER vs. COMPLEXION vs. COMPLEXIONED vs. COMPLEXITY )
( متمم ile متمم گرفتن ile صورت متممي ile اصل متمميت ile مکمل ile متممي ile زواياي متمم ile متمم گيري ile تکميل ile کامل کردن ile تکميل کردن ile کامل ile تام ile پرکردن ile به پايان بردن ile تمام عيار ile بحداکثر ile درسته ile ديوان ile پرکرده ile از حر حيث ile کاملا ile بالکل ile تکميلاً ile لخت مادر زاد ile اکمال ile اتمام ile تکمل ile انجام ile پيچيده ile تو در تو ile مجتمع ile عقده ile هم تافت ile گروهه ile عدد مختلط ile بشره ile چرده ile پيچيدگي ile درهمي )
( MATMAM ile MATMAM GARAFTAN ile SORT MATMAMY ile ESL MATMAMYT ile MOKMEL ile متممي ile ZAVAYAY MATMAM ile MATMAM GYRY ile TAKAMYLE ile KAMEL KARDAN ile TAKAMYLE KARDAN ile KAMEL ile TAM ile PORKARDAN ile BAH PAYAN BARDAN ile TAMAM EYAR ile BAHDAKSAR ile DARESTEH ile DYVAN ile PORKARDEH ile AZ HAR HEYS ile KAMELA ile بالکل ile تکميلاً ile LAKHT MADAR ZAD ile AKAMAL ile ETMAM ile تکمل ile ENJAM ile PEYCHYDAH ile TO DAR TO ile MOJTAM ile AGHODEH ile NPAM TAFT ile گروهه ile عدد مختلط ile BESHAREH ile CHARDEH ile PEYCHYDEGY ile DAREAMY )
- TAMBURA ile ONİKİTELLİ
( Klasik Türk müziğinin başlıca çalgılarından biri olan, yay ya da mızrapla çalınan, uzun saplı, telli çalgı. İLE Tambura cinsinden, on iki telli bir halk çalgısı. )
- TAMGALARDA:
ON ve/||/<> OK
( Evren, varoluş. VE/||/<> İnsan. )
- TAMİM[Ar.]/SİRKÜLER[Fr.] değil/yerine/= GENELGE | GENELEME/GENELLEŞTİRME
- TAMİR ETMEK ile/ve/değil/yerine YENİDEN YAPILANDIRMA
- TAMLAMA ile TAMLAMALI ile TAMLAMASIZ
- TAMLIK İLE TUTARLILIK İLE KARAR VERİLEBİLİRLİK ile/||/<> MANTIK SİSTEM ÖZELLİKLERİ
( Formel sistemlerin temel özellikleri. )
( Formül: Gödel: Tam ve tutarlı olamaz )
- TAMPON ÇÖZELTİ/BUFFER SOLUTION[İng.] değil/yerine/= DENGELEYİCİ ÇÖZELTİ
- BUFFER SOLUTION[İng.] / SOLUTION TAMPON[Fr.] / PUFFERLÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TAMPON ÇÖZELTİ
- BUFFER CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ DE TAMPON[Fr.] / PUFFER KAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= TAMPON KAPASİTESİ
- TAMPON[Fr.] değil/yerine/= TIKAÇ | BASKIT | DENGELEYİCİ
( Bir deliği kapamaya yarayan, herhangi bir nesneden yapılmış büyük tıkaç. | Bir darbenin şiddetini azaltmaya yarayan, içi yumuşak nesneyle dolu şey. | Çarpışmaların etkisini azaltmak için vagonların, otomobillerin ön ve arkalarında bulunan donanım. | Kanı silmek, durdurmak için kullanılan gazlı bez yumağı ya da sterilize edilmiş pamuklu özel parça. | Bir darbenin, çatışmanın şiddetini azaltan etken. )
- TAMPON[İng.] değil/yerine/= TIKAÇ | BASKIT | DENGELEYİCİ
- TAMPONAT[İng. < TAMPONADE] değil/yerine/= BASKILANMA
- TAMPONLAMAK ile TAMPON ile TAMPON BÖLGE ile TAMPON DEVLET
- TANATOFOBİ/THANATOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= ÖLÜM KORKUSU
- TANATOLOJİ ile ...
( Ölümü konu alan bilim dalı. )
- TANDEM ACCELERATOR[İng.] / TANDEMBESCHLEUNIGER[Alm.] ile/değil/yerine/= TANDEM HIZLANDIRICI
- TANDEM MASS SPEKTROMETRİ/TANDEM MASS SPECTROMETRY[İng.] değil/yerine/= ARDIŞIK KÜTLE İZGE ÖLÇÜMÜ
- DENSITÉ DE FLUX DE PARTICULES[Fr.] ile/değil/yerine/= TANECİK AKISI YOĞUNLUĞU
- TANECİK ile TANECİKLİ ile TANECİKSİZ
- TANGIR-TUNGUR ile TANGIRDAMA ile TANGIRTI
( ... İLE Nesnelerde/n kuru ve gürültülü ses çık(ar)ma. İLE Nesnelerden çıkan kuru ve gürültülü sesin adı. )
- TANGIRDAMAK ile TANGIRDATMAK
- TANGIRTI ile TANGIRTILI
- TANI[İng. DIAGNOSIS] ile/||/<> ABELL YARIÇAPI[İng. ABELL RADIUS] ile/||/<> AKIM[İng. CURRENT] ile/||/<> AKROMAT[İng. ACHROMATIC] ile/||/<> AKTİF BAĞIŞIKLIK[İng. ACTIVE IMMUNITY] ile/||/<> ANTİKOR[İng. ANTIBODY] ile/||/<> ASTERİZM[İng. ASTERISM] ile/||/<> B HÜCRELERİ[İng. B CELLS]
( Doğada, herhangi bir şeyin nedenini tanımlama işidir. Genellikle hastalıkların tanımlanması olarak kullanılır. @@ Astronomide Abell kataloğundaki gökada kümelerinden hareketle, uzunluğu 2,14 megaparsek kabul edilen, tipik bir gökada kümesinin yarıçapı olarak tanımlanır. @@ Tanımlanabilir bir yönde hareket eden su ya da hava gibi bir akışkanın hareketidir. Elektrikte, belirli bir süre boyunca bir noktadan geçen elektrik akışı ya da elektrik miktarını tanımlamak için kullanılır. @@ Renk körlüğüne sahip kişileri tanımlamak için kullanılan terim. @@ Hastalığa maruz kalınması ile kazanılan bağışıklıktır. Hastalığa sebep olan organizmalara direkt maruz kalma ile ya da organizmanın zayıflatılmış ya da öldürülmüş halinin aşı yolu ile vücuda verilmesi ile oluşur. Her iki durumda da bağışıklığı kazanmış bir kişi ileride hastalık ile karşılaştığında bağışıklık sistemi hastalığı tanıyacaktır ve gerekli antikorları üretecektir. Aktif bağışıklık uzun ömürlüdür ve ömür boyu sürebilmektedir. @@ Antijen adı verilen yabancı bir maddenin varlığına yanıt olarak bağışıklık sistemi tarafından üretilen ve bu etkenlerin patojenik (hastalık yapıcı) yeteneklerini önleyen koruyucu bir protein. Antikorlar antijenleri tanır ve vücuttan uzaklaştırmak için onlara tutunur. @@ Gece gökyüzünde net bir biçimde gözlemlenebilen, belirgin ve tanıdık şekiller oluşturan popüler yıldız gruplarıdır. Üyeleri aynı takımyıldızında yer alabileceği gibi farklı takımyıldızlarından da olabilir. Büyükayı takımyıldızının bir parçası olan Büyük Kepçe ile Vega, Altair ve Deneb üçlüsünün oluşturduğu "yaz üçgeni" örnek olarak verilebilir. @@ Adaptif bağışıklığın bir parçası olarak antijen spesifik hümoral bağışıklıktan sorumlu olan lenfositlerin büyük bir ailesi. Onların antijen reseptörleri yüzey immünoglobülinleridir (antikorlar). Plazma gözelerine farklılaşarak peptidleri doğrudan tanıyıp antikorları salgılarlar. Ayrıca uzun ömürlü hafıza gözeleri olarak bulunurlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TANI/TEŞHİS[Ar.] ile SAĞALTIM/ONDURMA/REHABİLİTASYON/REHABILITATION[İng.]
- TANIDIĞIM (BİRİ) ile TANIYABİLDİĞİM (BİRİ) ile TANINABİLECEK (BİRİ)
- TANIKLAMAK ile TANIK/LIK ile TANIKLI/LIK ile TANIKSIZ/LIK ile TANIK TEPE
- TANIKLIK ile/ve/||/<> İÇ TANIKLIK ile/ve/||/<> GELİŞTİRİCİ TANIKLIK
- TANIKLIK ile/ve/||/<>/> TANIŞIKLIK
- TANILAMA ile KİMLİK İŞARETLERİ
( IDENTIFICATION vs. IDENTIFICATION MARKS )
( هويت شناسي ile تعيينهويت ile آلائم اختصاصي )
( TEOOYT SHENASY ile تعيينهويت ile آلائم اختصاصي )
- TANIM ile/ve BELİT/AKSİYOM/MÜSELLEMÂT
( ... İLE/VE Geriye götürülemeyen ilke. )
( DEFINITION vs./and AXIOM )
- TANIM(HADD) ile TANIMLANAN(MAHDÛD)
- TANIM = TARİF = DEFINITION[İng., Alm.] = DÉFINITION[Fr.] = DEFINITIO[Lat.] = HOROS, HORISMOS[Yun.] = DEFINICIÓN[İsp.]
- TANIM ile/ve/<> TUTARLILIK
( Tanım, tutarlılığı taşıyabilmelidir/sürdürebilmelidir! )
( DEFINITION vs./and/<> CONSISTENCE )
- TANI/MA:
"HASTALIK" değil BELİRTİLERİ
- TANIMADAN/ANLAMADAN ETİKETLEMEMELİ
- TANIMADAN/ANLAMADAN YARGILAMAMALI
- TANIMADIĞINDAN KORKMAK ile/değil/yerine SENİ TANIMAYANDAN KORKMAK
- [ne yazık ki]
SAVAŞ:
TANIMADIKLARIMIZLA ile/ve/||/<>/< TANIDIKLARIMIZLA ile/ve/||/<>/< KENDİNLE
- TANIMAK ile TANELEMEK ile TANILAMAK ile TANELENMEK ile TAN ile TANE ile TANK ile TANI ile TANELİ ile TANKÇI/LIK ile TAN TUN ile TANESİZ ile TANISIZ/LIK ile TAN YELİ ile TAN YERİ ile TANE TANE
- TANIMAK ile/ve TANIMLAMAK
( TO RECOGNIZE vs./and TO DEFINE )
( REN ile/ve ... )
- TANIMAZLIK ile TANIMAMAZLIK
( NOT DEFINITION vs. NO DEFINITION )
- TANIMLAMA ile DEĞERLENDİRME
( TO DEFINE vs. EVALUATION )
- TANIMLAMAK ile/ve/||/<>/> BELİRLEMEK
- TANIMLAMAK ile/ve/||/<>/> KONUMLANDIRMAK
- TANIMLAMAK ile/ve/<> NİTELEMEK
- TANIMLAMAK ile TANIMLANMAK ile TANIMLATMAK ile TANIMLAYABİLMEK ile TANIM/LIK ile TANIMA
- TANIMLANABİLİR ile BETİMLEMEK ile TARİF EDİLDİ ile TANIMLAYICI ile TANIM ile AÇIKLAMALAR ile TANIMLAYICI ile TANIMLAYICI
( DESCRIBABLE vs. DESCRIBE vs. DESCRIBED vs. DESCRIBER vs. DESCRIPTION vs. DESCRIPTIONS vs. DESCRIPTIVE vs. DESCRIPTOR )
( قابل تعريف ile وصف پذير ile تعريف کردن ile توصيف کردن ile ترسيم نمودن ile وصف کردن ile شرح دادن ile توصيف شده ile موصوف ile توصيف گر ile واصف ile توصيف ile وصف ile مشخصات ile اوصاف ile توصيفي ile ترسيمي ile وصفي ile تعريفي ile تشريحي ile شرحي )
( GHABEL TARYFE ile VASF PAZYR ile TARYFE KARDAN ile TOSYFE KARDAN ile TARSYM NEMUDAN ile VASF KARDAN ile SHARH DADAN ile TOSYFE SHODEH ile MOSOF ile TOSYFE GAR ile واصف ile TOSYFE ile VASF ile MOSHKHSAT ile OSAF ile TOSYFEY ile ترسيمي ile VASFY ile TARYFEY ile TASHARYHEY ile SHARHY )
- TANIMLANAMAZ ile BELİRSİZ ile BELİRSİZ SIFAT ile BELİRSİZ ZAMİR
( INDEFINABLE vs. INDEFINITE vs. INDEFINITE ADJECTIVE vs. INDEFINITE PRONOUN )
( توصيف نشدني ile نکره ile غيرقطعي ile غيرمشخص ile بطور صفت ile صفت مبهمه ile صفت مبهم ile ضمير مبهم ile ضمير مبهمه )
( TOSYFE NESHODANY ile NAKAREH ile غيرقطعي ile غيرمشخص ile BETOR SAFT ile صفت مبهمه ile SAFT MOBEHAM ile ZAMYR MOBEHAM ile ZAMYR MOBEHMEH )
- ... TANIMLANDI ile/değil ... TANINDI
- TANIMLANMA[İng. IDENTIFICATION] ile/||/<> DNAZ AYAK İZİ[İng. DNASE I FOOTPRINTING] ile/||/<> GÜVENİLİRLİK[İng. RELIABILITY] ile/||/<> JEOLOJİK KOLON[İng. GEOLOGIC COLUMN] ile/||/<> KANDELA[İng. CANDELA]
( bkz. Genomik tanımlanma @@ Proteinlerin bağlandıkları DNA bölgesinde protein tarafından kapatılan fosfodiester bağlarının deoksiribonükleaz yıkımına karşı korunacağı fikrinden yola çıkılarak belirli bir proteine bağlanan bir DNA dizisinin tanımlanmasını sağlayan teknik. @@ Güvenilirlik, inançlarımızı oluştururken ve doğru inançlarımızı bilgi haline getirirken izlenilen süreçlerin uygunluğuna işaret etmektedir. Çoğunlukla dışsalcı bir yaklaşım olan güvenilirciliğin ön plana çıkardığı bir kavram olan güvenilirlik, epistemik öznenin herhangi bir inancını güvenilir nedenlere, mekanizmalara ya da süreçlere dayanarak oluşturmasını ifade etmektedir. Böylelikle doğru inancın bilgiyi oluşturmasındaki şans etmeni engellenmiş ve bilgi ortaya çıkmış olacaktır. Bu bakımdan güvenilirlik, bilginin tanımına eklenecek dördüncü koşul olarak karşımıza çıkmaktadır. Dışsalcı kuramların güvenilirliği dördüncü koşul olarak ileri sürmelerinin bir nedeni de içselcilerin kullandığı kavramların normatif olduğunu düşünmeleri ve bilgi kuramlarını sadeleştirmek istemeleridir. Bu bağlamda bilginin dördüncü ya da teminat koşulu, dışsalcılar için güvenilirlik olarak adlandırılmaktadır. Örneğin güvenilirciliğe göre bir inancın doğru olması ve gerekçelendirilmesi için bu inancın, güvenilir algılar ve tanıklar doğrultusunda oluşturulmuş olması gerekmektedir. Başka bir ifadeye güvenilircilik, bir inancın oluşturulmasındaki sürecin güvenilirliğine odaklanmaktadır. Şu halde bilgi, güvenilir süreçlerle gerekçelendirilmiş doğru inanç biçiminde tanımlanmaktadır. Bu bakımdan sürecin güvenilirliğini sağlayacak olan unsurlar; uygun bilişsel yetiler, dış dünyanın uygunluğu, yanıltıcı herhangi bir etkenin bulunmaması, algıların güvenilir olması ve tanıkların güvenilir olması biçiminde sıralanabilir. Dolayısıyla güvenilirlik koşulu, dışsalcı kuramlar açısından, bilginin meydana gelmesindeki önemli şartlardan biri olarak kabul edilmektedir. Nitekim güvenilirlik, dışsalcı kuramların kabul ettiği gibi her zaman bilginin meydana gelmesi için yeterli ve uygun bir süreç olmayabilir. Örneğin içselci yaklaşıma sahip olan Audi, güvenilir süreçlere dayanmanın, şans faktörünü dışarıda bırakamayacağı örnekler verilebileceğini dile getirmektedir. (Ayrıntılı bilgi için bkz: Robert Audi, Epistemoloji: Bilgi Teorisine Çağdaş Bir Giriş, çev. Melis Tuncel). @@ Belli bir bölgedeki jeolojik olayların, kayaların karışık ve gençten yaşlıya doğru oluşumlarıyla tanımlanmasıdır.Herhangi bir bölgede, yüzeyden Dünya'nın merkezine doğru kazı yapılacak olursa, derinlere inildikçe daha gençten (yeniden) daha yaşlıya (eskiye) giden jeolojik bir oluşum sırası gözlenecektir. İşte bu, jeolojik kolondur. @@ Işık şiddetinin SI (Uluslararası Birim Sistemi) birimidir. Bir ışık kaynağından bir yöne doğru yayılan ışık akısının 1/683 Watt/sr olduğu noktadaki ışık şiddeti biçiminde tanımlanmaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TANIMLAR ile KESİN ile KESİNLİKLE ile TANIM ile KESİN ile KESİNLİKLE
( DEFINIENS vs. DEFINITE vs. DEFINITELY vs. DEFINITION vs. DEFINITIVE vs. DEFINITLY )
( جمله تعريفي ile موکد ile حکماً ile تعريف ile معين کننده ile موکدا )
( JOMLEH TARYFEY ile MOKAD ile حکماً ile TARYFE ile MAYNE KONANDEH ile MOKDA )
- TANIMLAYAN ile/ve/değil/yerine TANIYAN
- TANIMLAYICI ile/ve/||/<>/> TAMAMLAYICI
- TANINMAK ile TANINABİLMEK
- TANINMIŞ/BİLİNMİŞ MELÂMET NEŞELİ ile/ve/değil/yerine TANINMAMIŞ/BİLİNMEYEN MELÂMET NEŞELİ
- TANINMIŞ/LIK ile/ve/||/<> KANIKSANMIŞ/LIK
- TANINMIŞ/LIK ile/ve/<>/değil VAZGEÇİLEMEZ/LİK
- TANIŞIKLIK ve/||/> İLİŞKİ:
YÜZ YÜZE ve/<> YAN YANA ve/<> SIRT SIRTA
( İlişkiler, yüz yüze başlar, yan yana gelerek pekiştirilir, sırt sırta vererek devam ettirilir. )
- TANIŞIKLIK ile/ve/> GÖRÜŞME
- TANIŞIKLIK ve/<> GÜVEN
- TANIŞMAK ile TANIŞTIRMAK ile TANIŞABİLMEK ile TANIŞ/LIK
- TANITIM ile/ve/değil/<> MERAKLANDIRMA
( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Tanınmışların/ünlülerin yeniliklerinde. )
- TANITLAMA = BURHAN = DEMONSTRATION[İng., Alm.] = DÉMONSTRATION[Fr.] = DEMONSTRATIO[Lat.] = DEMOSTRAR[İsp.]
- TANITLAMA ile/ve/||/<> TANITLAMAK
( Tanıtlamak işi, ispatlama. | Öne sürülen bir iddianın doğruluğunu mantıksal yöntemle gösterme. İLE/VE/||/<> Bir iddianın gerçekliğini inkâr edilmeyecek bir kesinlikle göstermek, ispatlamak. | Muhakeme etme yoluyla ya da tanık göstererek bir şeyin doğruluğunu ortaya koymak. )
- TANITLAMA ile/ve/||/<> TEMELLENDİRME
- TANITMA ile/ve/<> YAYGINLAŞTIRMA
- TANITMAK ile TANITLAMAK ile TANITILMAK ile TANITLANMAK ile TANITTIRMAK ile TANITABİLMEK ile TANITIVERMEK ile TANITLAYABİLMEK ile TANIT ile TANITI ile TANITLI ile TANITSIZ ile TANITICI/LIK ile TANITICI REKLAM
- TANIYABİLMEK ile TANIYIVERMEK
- TANIYORUM ile/ve/ne yazık ki UTANIYORUM
- Tanımadığının yanında susuyorsan tanıdığının yanında da SUS!!!
- TANJANSİYALITE/TANGENTIALITY[İng.] değil/yerine/= ÇEVRESEL KONUŞMA
- TANGENT GALVANOMETER[İng.] / TANGENTENBUSSOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= TANJANT GALVANOMETRESİ
- TANGENT COMPASS[İng.] / BOUSSOLE DE LA TANGENTE[Fr.] / TANGENTENKOMPASS[Alm.] ile/değil/yerine/= TANJANT PUSULASI
- TANGENT LAW[İng.] / LOI DE LA TANGENTE[Fr.] / TANGENTEN-GESETZ, TANGENTIALES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TANJANT YASASI
- GALVANOMÈTRE À TANGENT[Fr.] ile/değil/yerine/= TANJANTLI GALVANOMETRE
- TANNIC ACID[İng.] / ACIDE TANNIQUE[Fr.] / GERBSÄURE, TANNINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TANNİK ASİT
- TANRI OLMAK ile/ve TANRININ BAKIŞ AÇISINDA KONUMLANMAK
- TANRI/ALLAH:
FERDİYET/BİREYSELLİK ve/> CEMÂL/ESTETİK
- TANRIBİLİM = İLÂHİYAT = THEOLOGY[İng.] = THÉOLOGIE[Fr.] = THEOLOGIE[Alm.] = TEOLOGIA[İsp.]
- TANRILAR ile/ve/||/<> TANRIÇALAR
(
)
- TANRILAŞMAK ile TANRILAŞTIRMAK ile TANRI/LIK ile TANRICI/LIK ile TANRIÇA ile TANRISAL/LIK ile TANRISIZ/LIK ile TANRI BİLİMİ ile TANRI BİLİMCİ/LİK ile TANRI KAYRASI ile TANRI VERGİSİ ile TANRI MİSAFİRİ
- TANRILAŞTIRMAK ile/değil/yerine BAŞATLAŞTIRMAK
- TANRILAŞTIRMAK ile TANRISALLAŞTIRMAK
- TANRI'NIN:
BİLİNMESİ ile/değil KENDİNİ BİLDİRMESİ
- TANRININ YABANCILAŞMASI ile/ve TANRININ KENDİNE DÖNMESİ
( Doğa. İLE/VE İnsan. )
- TANSİYOMETRE[Fr.] değil/yerine/= GERİLİMÖLÇER
- TANSİYON ALETİ/SPHYGMOMANOMETER[İng.] değil/yerine/= KAN BASINÇÖLÇER
- TANTANA ile TANTANACI/LIK ile TANTANALI ile TANTANASIZ
- TANTRA ile/||/<> MANDALALAR ile/||/<> MUDRA
( Mahayana Budizmi'nin pek çok okullarını etkilemiş olan Hinduizm'in bir kolu. Tutkulardan kurtulmanın en doğru yolunun istekleri doygunlaştırmak olduğunu savunur. @@ Kendi aracılığıyla meditasyon yapılan resimler. @@ Ellerin ve parmakların duruş şekilleriyle oluşturulan simgeler. )
- TANZİM ETMEK değil/yerine/= DÜZENLEMEK
- TANZİM OLUNMAK/TERTİP OLUNMAK değil/yerine/= DÜZENLENMEK
- TANZİMAT ile TANZİMATÇI/LIK
- TAPALAMAK ile TAPABİLMEK ile TAPALANMAK ile TAPANLAMAK ile TAPA ile TAPAN ile TAPALI ile TAPASIZ
- TAPILASILIK ile SEVİMLİ ile HAYRANLIK
( ADORABILITY vs. ADORABLE vs. ADORABLENESS )
( قابليت پرستش ile قابل پرستش )
( GHABELYT PARESTESH ile GHABEL PARESTESH )
- TAPINAK ile ANFİPROSTİL[Yun.]
( ... İLE Ön ve arka yüzleri sütunlu, Eski Yunan tapınağı. )
- TAPINAKLARDA:
GÖBEKLİTEPE ve/||/<> NEVALİ-ÇORİ ve/||/<> JERF EL AHMAR ve/||/<> ARKAİM ve/||/<> GİLGAL ve/||/<> MALTA ADASI ve/||/<> CUICUILCO ve/||/<> KURGANLAR ve/||/<> SOLOVETSY ADALARI ve/||/<> STONEHENGE ve/||/<> AVEBURRY ve/||/<> CASTLERIGG ve/||/<> NEWGRANGE
( Urfa'da. VE/||/<> Urfa'da. VE/||/<> Suriye'de. VE/||/<> Rusya'da[Kazakistan'ın kuzeyinde]. VE/||/<> Golan tepelerinde.[İsrail'in doğusu] VE/||/<> Malta'da. VE/||/<> Meksika'da. VE/||/<> Altay Dağları'nda. VE/||/<> Rusya'da. VE/||/<> İngiltere'de VE/||/<> İngiltere'de VE/||/<> İngiltere'de VE/||/<> İrlanda'da. )
- TAPINCAK ile TAPINCAKÇILIK
- TAPINMA ile/ve/değil/||/<>/< BAĞIMLILIK
- TAPINMA ile/ve/<> ÖZDEŞLEŞME
- TAPINMA ile/değil/yerine/>< TUTARLILIK (ÇABASI)
- TAPINMAK ile TAPIKLAMAK ile TAPIŞLAMAK ile TAPIŞLANMAK ile TAPINABİLMEK ile TAPI ile TAPIŞ
- TAPİR[Brezilya yerlilerinin dilinden]/TAPIRUS[Lat.] ile ...
( İki metre uzunluğunda, kısa hortumlu bir hayvan. Asya ve Avrupa'nın tropikal bölgelerinde yaşar. )
(
)
- TAPIRDAMAK ile TAPIRTI
( "Tapırtı" sesi çıkarmak. İLE Yürürken çıkan ayak sesini andırır sesin adı. )
- TAPIŞLAMAK = TAPIKLAMAK
( Hamurun üzerini düzeltmek için hafif hafif vurarak elle sıvamak. )
- TAPMAK:
GENELLEME ve/ya da/<> İNDİRGEME ve/ya da/<> ÖZDEŞLEŞTİRME
- TAPMAK ile/ve/değil/<> ÖZDEŞLEŞMEK
( TO ADORE vs./and/<> TO IDENTIFY )
- TAPOGRAFİK değil TOPOGRAFİK
- TAPON[Fr.] değil/yerine/= NİTELİKSİZ, ESKİ, ELDE KALMIŞ
- TAPTIRMAK ile TAPTIRABİLMEK
- TARABYA ÖZEL UFUK İLKÖĞRETİM OKULU :
( Tarabya'da bulunan Özel Ufuk İlköğretim Okulu eğitim hizmeti vermektedir. )
- TARABYA RESTAURANTLARI :
( Tarabya restaurantları ve içkili gazinoları ile dolu bir semttir. Çok tarihlerden beri bu özelliğini korumaktadır. Eskiden Hristo, Bogos, Garabet, Serafi, Paella, Villa Varif, Karadut gibi gazinoları sonraları; Lamek, Köşem, Bistro, Caliypso, Balıkçı gibi gazinolar izledi. Gazinoların pek çoğunda müzik yapılır. )
- TARABYA RUM İLKÖĞRETİM OKULU :
( Tarabya'da bulanan Rum İlköğretim Okulu açık olmasına karşın öğrencisi almadığı için eğitim hizmeti verememektedir. )
- TARABYA TOKATLIYAN OTELİ :
( Tarabya Tokatlayan Oteli 1900'lerin başında sahibi Mıgırdıç Tokatlayan tarafından Hotel Pelata'nın yerine Fransız Mimar Alexander Vallaury'e yaptırıldı. Otel mükemmel mimarisi, zemin dâhil beş katlı oluşu ve elektrik kullanan nadir otellerden biri olması ile dikkat çeken bir oteldi. I. Dünya Savaşı, İstanbul İşgali ve milli mücadele dönemlerinde zamanın önemli siyaset adamlarının ağırlandığı, devlet adamlarının tercih ettiği bir oteldi. Bilhassa II. Dünya Savaşı sırasında değişik devletlere ait ajanların çok yoğun ilgi gösterdiği bir otel olarak bilinir. Bu muhteşem otelin sahibi zamanla borçlanır ve sonuç olarak Karadenizli bir iş adamı olan İbrahim Gültan otelin sahibi olur ve ismini de "Tarabya Konak" oteli olarak değiştirir. Bu muhteşem otel 19.4.1954 tarihinde yanarak kül oldu. İbrahim Gültan İnşaata izin alamayınca satış yapıldı ve yeni sahibi T.C. Emekli Sandığı oldu. Otel inşaatı 1957'de başladı, 1965 yılında tamamlandı ve 1966 yılında da Grant Tarabya Hotel ismi ile hizmete açıldı. Bu otel 2002'de büyük onarım için kapatıldı, onarım devam ederken 5.4.2006 özelleştirme sonucu 145,3 milyon dolara Bayraktar Holding'e satıldı. Onarımı tamamlanan otel Şubat 2013'te açıldı. Otelin 168 delüx, 80 suiti ve 1 kral dairesi var. Otelin ismi "The Grand Tarabya Hoteli". )
- TARAFLILIK ile/ve YANILGI
( SIDED vs./and ILLUSION )
- TARAFSIZLAŞTIRMAK ile TARAF ile TARAFLI/LIK ile TARAFSIZ/LIK ile TARAFSIZCA ile TARAFSIZ BÖLGE
- TARAKLAMAK ile TARAK ile TARAKLI ile TARAKÇI/LIK ile TARAKSIZ ile TARAK İŞİ ile TARAK OTU ile TARAKLILAR ile TARAK DUBASI ile TARAK KEMİĞİ ile TARAK OTUGİLLER
- TARAXACUM[İng.] / TARAXACUM, PISSENLIT[Fr.] / TARAXACUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TARAKSAKUM
- TARAMAK ile TARTMAK ile TARTILMAK ile TARTTIRMAK ile TARTABİLMEK ile TAR ile TARH ile TART ile TARZ ile TARALI ile TARAÇA ile TART SUÇU
- SCANNING ELECTRON MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE ÉLECTRONIQUE À BALAYAGE[Fr.] / ABTASTUNGELEKTRONENMIKROSKOP, RASTERELEKTRONENMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= TARAMALI ELEKTRON MİKROSKOBU
- SCANNING-TRANSMISSION ELECTRON MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE ÉLECTRONIQUE À BALAYAGE-TRANSMISSION[Fr.] / ABTASTUNG-TRANMISSION ELEKTRONENMIKROSKOP, RASTERTRANSMISSIONSELEKTRONENMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= TARAMALI GEÇİRMELİ ELEKTRON MİKROSKOBU
- TARANMAK ile TARANABİLMEK
- TARAŞ ile/ve/||/<> TARAŞLAMAK
( Tarla, bağ, bahçe vb. yerlerden toplanan üründen artakalanlar. İLE/VE/||/<> Tarla, bağ, bahçe vb. yerlerden kaldırılan üründen artakalanları toplamak. )
- TARAŞLAMAK ile TARAŞ
- TARATMAK ile TARATTIRMAK ile TARATABİLMEK
- TARAYABİLMEK ile TARAYICI/LIK
- TARAZLAMAK ile TARAZLANMAK ile TARAZ ile TARAZLI ile TARAZSIZ
- TARD ile KOĞMA, SÜRME, UZAKLAŞTIRMA | GÖREVDEN, OKULDAN UZAKLAŞTIRMA
- TARDETMEK ile TARDEDİLMEK
- TARDİF DISKINEZİ/TARDIVE DYSKINESIA[İng.] değil/yerine/= GEÇ DEVİNIM BOZUKLUĞU
- TARİF EDİLEMEZ ile/yerine/değil/ve DUYULARA GETİRİLEMEZ
( [not] NOT POSSIBLE TO DESCRIBE vs./and/but NOT POSSIBLE TO BRING SENSES
NOT POSSIBLE TO BRING SENSES vs. NOT POSSIBLE TO DESCRIBE )
- TARİFLENDİRMEK ile TARİF ile TARİFE ile TARİFLİ ile TARİFELİ ile TARİFSİZ/LİK ile TARİFESİZ
- TARİH ANLATIRKEN:
...DI'LI ANLATIM ile/yerine/değil ...MIŞ'LI ANLATIM
- TARİH BİLGİSİNDE:
USÛL ve/||/<>/> KAVÂRİN ve/||/<>/> AHVAL ve/||/<>/> HAVÂDİS
( Yöntemler. VE/||/<>/> Yasalar. VE/||/<>/> Durumlar. VE/||/<>/> Haberler. )
- TARİH BİLİNCİ ve/<> SORUMLULUK
( HISTORY and/<> RESPONSIBILITY )
- TARİH:
EYLEM ve/||/<> GEREKSİNİM
- TARİH FELSEFESİNİN:
YAPILABİLİRLİĞİ ile/ve/||/<> YAPILAMAZLIĞI
- TARİH:
GELECEK ve/||/<> GEREKSİNİM
- TARİH [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- Tarih Makaleleri - Halil İnalcık
- Tarih Makaleleri - İhsan Fazlıoğlu
- TARİH METAFİZİĞİ ile/ve/<> TARİH EPİSTEMOLOJİSİ
( Büyük oranda, tarihin belirli bir amaca, hedefe göre okunmasıdır. İLE/VE/<> Tarihsel bilginin kaynakları, yapısı, yöntemleri üzerinde durur. )
( Büyük oranda, Alman tarih-felsefe okulunun etkisini taşır. İLE/VE/<> Anglo-sakson merkezli bir okuldur. )
( Tarihi, daha çok, bir milletin gelecek hedefi açısından ele alır. İLE/VE/<> Tarihî bilginin çözümlemesini yapar. )
- TARİH-FELSEFE İLİŞKİSİNDE:
I. AŞAMA ile/ve/<> II. AŞAMA ile/ve/<> III. AŞAMA
( Aristoteles - İbn Sînâ'cı aşama. İLE/VE/<> Fahrettin Râzî - İbn Haldun'cu aşama. İLE/VE/<> Kant - Dilthey aşaması. )
- TARİH ile/ve/||/<>/< HAKİKATİN ARAŞTIRILMASI
- GÜNEK | ESKİNÇ = TARİH[Ar.] = HISTORY[İng.] = HISTOIRE[Fr.] = GESCHICHTE[Alm.] = HISTORI < HISTOREIN:BİLMEYE ÇALIŞMAK, BİLMEK, ANLATMAK[Yun.] = HISTORIA[İsp.]
- TARİH ile "İLERLEMECİ TARİH"
- TARİH ile/ve/değil/||/<>/< NESNELERİN TARİHİ
- TARİHE DÜŞMEK ile/ve METAFİZİĞE KAÇMAK yerine/değil BİRLİĞE GETİRMEK
( Teşbihe düşmek. İLE/VE Tenzihe düşmek. YERİNE/DEĞİL Tevhide varmak. )
- TARİHE DÜŞMEK ile/ve/yerine/değil METAFİZİĞE KAÇMAK ile/ve/yerine/değil BİRLİĞE GETİRMEK
( Teşbihe düşmek. İLE/VE Tenzihe düşmek. YERİNE/DEĞİL Tevhide varmak. )
- TARİHİ PERSPEKTİF ile/ve MEDENİYET PERSPEKTİFİ ile/ve FELSEFE-BİLİM
- TARİHİN TEKRARINDA:
BİRİNCİSİ ile/ve/||/<>/> İKİNCİSİ
( Trajedi. İLE/VE/||/<>/> Komedi. )
- TARİHİYLE SINIRLAMAK ile TARİHİNE/DÖNEMİNE SIKIŞTIRMAK
- TARİHLEME ile/ve/||/<> RADYOMETRİK TARİHLEME
( ... İLE/VE/||/<> Bazı izotoplar [kimyasal bir öğenin, belirli kütleye sahip atom çekirdekleri], kimyasal yapılarını değiştiren ve kendiliğinden oluşan radyoaktif bozunmaya uğrar. Bu bozunmanın hızı, izotopun bir özelliği olup sıcaklık, basınç ya da izotopun içinde yer aldığı kimyasal bileşikler gibi dış etmenlerden etkilenmez. Bozunma hızı, belirli bir örnekteki atom çekirdeklerinin yarısının bozunması için gereken "yarı-ömür" olarak tanımlanır. Kayaç örneklerini tarihlendirmede kullanılan radyometrik yöntem, radyoaktif izotopun ve bozunmaya uğrarken üretilen öğe mikdarının ölçülmesi esasına dayanır. Radyoaktif öğe ve izotopların görece mikdarı, bir kayacın oluşmasından itibaren kaç yarı-ömrün geçmiş olduğunu gösterir. Örneğin, çoğu mineralin kimyasal bileşeni olan ve doğal olarak ortamda bulunan potasyum, az miktarda radyoaktif potasyum-40 içerir. Bu izotop, kalsiyum-40 ya da argon-40 oluşturmak için 1 milyon 300 yıllık bir yarı-ömür ile bozunur. Bozunmaların %11'inde, argon-40 oluşur. Argon, bir gaz olduğundan, mineral ısıtıldığında ya da eritildiğinde, mineralden dışarı atılır. Bu nedenle, yeni katılaşmış bir magma kayacı, argon-40 içermez. Zaman içinde potasyum-40'ın bozunmasıyla kayaçta argon-40 birikir. Böylece, bir magma kayacındaki potasyum-40 ve argon-40 mikdarı, bu kayacın ne kadar süre önce katılaştığını gösterir.
Potasyum-argon ile tarihlemenin özü budur. Kavramsal olarak benzer öteki yöntemler, uranyum-kurşun, rubidyum-stronsiyum ve neodimiyum-samaryum yöntemleridir. Her yöntemin farklı üstünlük ya da sakıncaları, potansiyel hata kaynakları bulunmaktadır. Sonuçların daha güvenli alınması bakımından önemli kayaçlarda bu yöntemlerin birkaçı birden kullanılabilir. )
- TARİHLENDİRMEK ile TARİH ile TARİHİ ile TARİHLİ ile TARİHÇE ile TARİHÇİ/LİK ile TARİHSEL ile TARİHSİZ/LİK ile TARİHİ ESER ile TARİHİ FİLM ile TARİH ÖNCESİ ile TARİHİ ROMAN ile TARİHİ MADDECİ/LİK ile TARİHİ TİYATRO ile TARİHSEL ROMAN ile TARİH YANILGISI ile TARİHİ COĞRAFYA ile TARİHSEL ÖZDEKÇİ/LİK
- MAĞDURİYET:
TARİHSEL ile/değil EKİNSEL/KÜLTÜREL
- TARİHSELCİLİK ile TARİHÇİ ile TARİHİ ile GEÇMİŞLER ile TARİH YAZARI ile TARİH
( HISTORCICISM vs. HISTORIAN vs. HISTORIC vs. HISTORIES vs. HISTORIOGRAPHER vs. HISTORY )
( مکتب تاريخي ile تاريخ دان ile تاريخ نويس ile مورخ ile تاريخي ile تواريخ ile وقايع نويس ile تاريخ )
( MOKTEB TARYKHY ile TARYKH DAN ile TARYKH NOYS ile MOORKH ile TARYKHY ile TAVARYKH ile VAGHAYE NOYS ile TARYKH )
- TARİHSİZLİK ile/ve/<> ALDIRMAZLIK
( "HISTORICALESSNESS" vs./and/<> INDIFFERENCE )
- TARİHTE KALAN DÜŞÜNCE ile/ve/değil/yerine/<> DÜŞÜNCENİN TARİHİ
- TARİHTE/TOPLULUKLARDA/KİŞİLERDE:
ÇÖKÜŞ ile/ve/değil/yerine/ne yazık ki/||/<>/>< SIÇRAYIŞ
( Çoktur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< Azdır. )
- TARİKAT ile TOPLUMSAL ÖRGÜTLENME
( Tarikat olsa Tâc ile Hırka, biz de alırdık 30'a 40'a. )
( Tarik ehli olmak, dışı halkla, içi hakla olmaktır. )
- TARIM ile TARIMCI/LIK ile TARIMSAL ile TARIM COĞRAFYASI
- TARIMA ELVERİŞLİ ile EKİLEBİLİR ARAZİ
( ARABLE vs. ARABLE LAND )
( مزروعي ile قابل زرع ile زمين مزروعي ile ملک مزروعي )
( مزروعي ile GHABEL ZARE ile ZAMYNE MOZORUY ile ملک مزروعي )
- TAR'IN TELLERİNDE:
AĞ TEL ile/ve SARI TEL ile/ve KÖK TEL ile/ve BAM TELİ ile/ve 1. ÇİFT ZENG TELİ ile/ve 2. ÇİFT ZENG TELİ
( [orta oktav] Do İLE/VE [orta oktav] Sol İLE/VE [-1. oktav] Do İLE/VE [-2. oktav] Sol İLE/VE [+2. oktav] Sol İLE/VE [+2. oktav] Do )
( Suyu simgeler. [Su gibi akıcıdır.] İLE/VE Ateşi simgeler. [Ateş gibi yakıcıdır.] İLE/VE Toprağı simgeler. [Toprak gibi sabitleyicidir.] İLE/VE Kararlılık duygusu ve mutmainlik sağlar/sunar. İLE/VE 1. ve 2. çift zeng telleri, coşku, özgürlük ve rahatlama duygusu sağlar/sunar. )
( Sayın Nevcivan Özel'in Facebook sayfası için burayı tıklayınız...
[Katkıları için teşekkür eder, tüm çalışmalarında başarılarının devamını dileriz!]
)
(
)
- TARLA ile TARLA KUŞU ile TARLA FARESİ ile TARLA SIÇANI ile TARLA KUŞUGİLLER
- TARTAKLAMAK ile TARTAKLANMAK ile TARTAK MARTAK
- TARTARIC ACID[İng.] / ACIDE TARTARIQUE[Fr.] / WEINSTEINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TARTARİK ASİT
- TARTARİK[Fr. < TARTARIQUE] ile TARTARAT[Fr. < TARTRATE]
( Yapısında, iki alkol ve iki asit bulunan. İLE Tartarik asit tuzu. )
- TARTIŞILABİLENLER ile TARTIŞILAMAZLAR/TARTIŞILAMAYANLAR
- TARTIŞILABİLİR ile TARTIŞMAK ile ARGÜMAN ile ARGÜMAN İLİŞKİSİ
( ARGUABLE vs. ARGUE vs. ARGUMENT vs. ARGUMENT ASSOCIATION )
( مستدل ile دليل آوردن ile مشاجره داشتن ile مشاجره کردن ile در افتادن ile محاجه کردن ile نزاع کردن ile بحث وجدل ile بحث ile جستار ile جر و بحث ile نشانوند ile حجت ile جدال ile دعوا ile وابسته سازي نشانوند )
( MOSTEDEL ile DELYLE AVARDAN ile MOSHAJEREH DASHTAN ile MOSHAJEREH KARDAN ile DAR AFTADAN ile MOHAJEH KARDAN ile NEZA KARDAN ile BAHS VAJDEL ile BAHS ile JASTAR ile JAR VE BAHS ile NESHANAVAND ile HOJAT ile JEDAL ile DAVA ile VABASTEH SAZY NESHANAVAND )
- TARTIŞILAMAZLAR ile/ve TARTIŞILAMAYANLAR
- TARTIŞILAN ile/ve/değil/yerine BİLİNEN/BİLİNEBİLEN/BİLİNEBİLECEKLER
- TARTIŞILIR ile/değil/yerine/>< BİLİNMEZ
- TARTIŞILMASI "GEREK" ile/ve/değil/||/<>/< TARTIŞILABİLİR
- TARTIŞILMASI GEREKEN ile/ve/değil/||/<>/< TEMELLENDİRİLMESİ GEREKEN
- TARTIŞMA ile TARTIŞMACI
( ARGUMENTATION vs. ARGUMENTATIVE )
( استدلال ile مباحهمنطقي ile جدلي ile اهل مباحثه ile استدلالي ile مشاجره ي )
( ESTEDELAL ile مباحهمنطقي ile جدلي ile HAL MOBAHESEH ile ESTEDELALY ile MOSHAJEREH Y )
- TARTIŞMA ile TARTIŞMACI/LIK ile TARTIŞMALI ile TARTIŞMASIZ
- TARTIŞMAK GEREKİR ile/değil TARTIŞMA GEREKTİRİR
- TARTIŞMAK ile TARTIŞILMAK ile TARTIŞTIRMAK ile TARTILABİLMEK ile TARTIŞABİLMEK ile TARTI ile TARTIL ile TARTIM ile TARTIŞ ile TARTICI/LIK ile TARTILI ile TARTIMLI ile TARTISIZ ile TARTIMSIZ
- TARTIŞMAK ile TARTIŞMAK ile TARTIŞMA ile TARTIŞMASIZ
( DISCUS vs. DISCUSS vs. DISCUSSION vs. DISCUSSIONLESS )
( ديسک ile مطرح کردن ile به بحث پرداختن ile بحث کردن ile گفت و گو کردن ile مطرح نمودن ile مطره ساختن ile مناظره ile بحث ile بي گفتگو )
( DYSAK ile MOTRH KARDAN ile BAH BAHS PARDAKHTAN ile BAHS KARDAN ile GOFT VE GO KARDAN ile MOTRH NEMUDAN ile MOTREH SAKHTAN ile MENAZEREH ile BAHS ile BEY GOFTEGO )
- TARTIŞMALI KİTAPLARIN KULLANILMASI ile ÖĞRETİCİ/DİDAKTİK KİTAPLARIN KULLANILMASI
- TARTIŞMALI NEDEN SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
YANLIŞ NEDEN ile/ve/||/<> ÖNCESİNDE ile/ve/||/<> ORTAK ETKİ ile/ve/||/<> GÖZDEN KAÇIRILABİLİR NEDEN ile/ve/||/<> YANLIŞ YÖN ile/ve/||/<> KARMAŞIK NEDENLER
( FALLACY OF FALSE CAUSE vs./and/||/<> FALLACY OF "PREVIOUS THIS" vs./and/||/<> JOINT EFFECT vs./and/||/<> GENUINE BUT INSIGNIFICANT CAUSE vs./and/||/<> WRONG DIRECTION vs./and/||/<> COMPLEX CAUSE )
- TARTIŞMALI ile ÇEKİŞME ile TARTIŞMACI ile TARTIŞMA
( DEBATABLE vs. DEBATE vs. DEBATER vs. DEBATING )
( قابل مباحثه ile قابل مناظره ile قابل بحث ile مورد دعوا ile قابل گفتگو ile جدال ile مباحصه کردن ile بحث ile مناظره کردن ile بحث وجدل ile مشاعره کردن ile مذاکرات پارلماني ile اهل مناظره ile مباحثه گر )
( GHABEL MOBAHESEH ile GHABEL MENAZEREH ile GHABEL BAHS ile MOORD DAVA ile GHABEL GOFTEGO ile JEDAL ile MOBAHESEH KARDAN ile BAHS ile MENAZEREH KARDAN ile BAHS VAJDEL ile MOSHAEREH KARDAN ile MOZAKRAT PARLAMANY ile اهل مناظره ile MOBAHESEH GAR )
- TARTIŞMALI" ile/ve/<> GÜÇSÜZ/YETERSİZ
- TARTIŞMALI ile TARTIŞMACI
( CONTROVERSIAL vs. CONTROVERSIALIST )
( مباحهاي ile هم ستيزگر ile جدلي ile هم ستيز ile هم ستيزگرانه ile سئوال برانگيز ile جدال آميز ile اهل مباحثه )
( MOBAHEYAY ile NPAM SETYZEGAR ile جدلي ile NPAM SETYZ ile NPAM SETYZEGARANEH ile SOAL BARANGYZ ile JEDAL AMYZ ile HAL MOBAHESEH )
- TARTIŞMALI ile TARTIŞMACI ile TARTIŞMA ile ANLAŞMAZLIK
( DISPUTABLE vs. DISPUTANT vs. DISPUTATION vs. DISPUTE )
( مجادلهاي ile مباحثه پذير ile قابل بحث ile قابل مباحثه ile منازعهکننده ile مباحه ile جدل کردن ile جدال ile جدال کردن ile مناظره ile مکابره کردن ile مباحصه کردن ile چونوچرا ile جنجال ile ماجرايي ile جر ile دعوا ile مباحهکردن ile جر و بحث ile تنازع ile معارضه ile مرافعه ile مناقشه کردن ile غرغشه ile منازعه کردن ile مجادله ile مرافعه کردن ile نزاع ile مجادله پرداختن ile مشاجره ile ستيزه ile مکابره ile مناقشه ile مجادلهکردن ile منازعه )
( MOJADELEYAY ile MOBAHESEH PAZYR ile GHABEL BAHS ile GHABEL MOBAHESEH ile MENAZEAKONANDEH ile MOBAHEH ile JODEL KARDAN ile JEDAL ile JEDAL KARDAN ile MENAZEREH ile MAKABREH KARDAN ile MOBAHESEH KARDAN ile چونوچرا ile JANJAL ile MAJERAYY ile JAR ile DAVA ile MOBAHEKKARDAN ile JAR VE BAHS ile تنازع ile معارضه ile مرافعه ile MENAGHSHEH KARDAN ile غرغشه ile MENAZEH KARDAN ile MOJADELEH ile MARAFEH KARDAN ile NEZA ile MOJADELEH PARDAKHTAN ile MOSHAJEREH ile SETYZAH ile MAKABREH ile MENAGHSHEH ile MOJADELEHKARDAN ile MENAZEH )
- ... TARTIŞMASI" ile/değil ... AYRIMI
- TARTIŞMASIZ ile İDRAR KAÇIRMA ile İDRARINI TUTAMAYAN
( INCONTESTABLE vs. INCONTINENCE vs. INCONTINENT )
( غيرقابل بحث ile ناپرهيزکاري ile ناپرهيزکار )
( GHYRAGHABEL BAHS ile ناپرهيزکاري ile ناپرهيزکار )
- TARTIŞMAYI:
AÇMAK/AÇAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BİTİRMEK/BİTİREN
- WEIGHING BOTTLE[İng.] / VERRE DE PESÉE[Fr.] / WIEGEFLASCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= TARTMA ŞİŞESİ
- TARTMAK ile/ve/<> DEĞERLENDİRMEK
- TARZ ile/değil ALIŞKANLIK
- TAŞ, YERİNDE AĞIRDIR ile/ve/||/<> HER 'HOROZ', KENDİ ÇÖPLÜĞÜNDE ÖTER
- TAŞ ile BAKIRKÖYTAŞI/KÜFEKİ/KEFEKİ
( ... İLE Yapıda kullanılan, açık renkli, işlenmesi kolay bir taş çeşidi. [Kum, çakıl ve midye kabuklarının, zamanla, bağlayıcı maddelerle birbirin yapışmasından oluşur.Ocaktan çıkarıldığı zaman, oldukça yumuşak olan küfeki, zamanla sertleşir. Bu taş, Osmanlı dönemi yapılarında çok kullanılmıştır.] )
- TAŞ ile MOSKOFTOPRAĞI
( ... İLE Maden parlatmak için kullanılan, sarı renkte bir tür gevrek taşı. )
- TAŞ ile SEYLANTAŞI/SEYLANİ
( ... İLE Yapısında, alüminyum ve demir bulunan bir granat türü. )
- TAŞ ile SÜNGERTAŞI/PONZA[İt.]
( ... İLE Bazı yüzeylerin temizlenmesinde, mermerlerin parlatılmasında, ovma işlerinde kullanılan, çok gözenekli, çok hafif kaya. | Metal parlatmakta kullanılan, çok gözenekli ve pürüzlü, ağırlığı az, sert bir yanardağ feldispatı. )
- TAŞA-BAŞA-YAŞA OTURMAK değil/>< SAĞLIĞA UYGUN ZEMİNLERDE OTURMAK
( Yanlışı. >< Doğrusu. )
- TASALANMAK ile TAS ile TASA ile TASALI ile TASASIZ/LIK ile TAS TARAK ile TAS KEBABI
- TASALLUT değil/yerine/= SARKINTILIK
- TASARIM/TASAR ÇİZİM = TASAVVUR = REPRESENTATION[İng.] = REPRÉSENTATION[Fr.] = VORSTELLUNG[Alm.] = REPRAESENTATIO[Lat.] = REPRESENTAR[İsp.]
- TASARIM ile BELİRLEMEK ile TASARLANMIŞ ile TASARIMCI ile TASARLAMAK ile TASARIM ile TASARIMLAR
( DESIGN vs. DESIGNATE vs. DESIGNED vs. DESIGNER vs. DESIGNING vs. DESIGNMENT vs. DESIGNS )
( طرح کردن ile نقش زدن ile رسم ile مدل ile رسم کردن ile طراحي کردن ile طرح ile صدد ile طراحي ile نشان کردن ile طراحي شده ile نگاشته ile نقشه کش ile مدلساز ile طراح ile طرح ريزي ile طراح ريزي ile نقوش )
( TARH KARDAN ile NAQSH ZADAN ile RASM ile MADEL ile RASM KARDAN ile TARAHY KARDAN ile TARH ile SADAD ile TARAHY ile NESHAN KARDAN ile TARAHY SHODEH ile NEGASHTEH ile NAQSHEH KESH ile MADELSAZ ile TARAH ile TARH RYZY ile TARAH RYZY ile NAGHOSH )
- TASARIMLAMA ile/ve/değil/yerine DÜZENLEME
- TASARIMLAMAK ile TASARIMLANMAK ile TASARIMLAYABİLMEK ile TASARIM ile TASARIMCI/LIK ile TASARIMLI ile TASARIMSIZ/LIK
- TASARIMSAL AKIL ile İMGESEL AKIL ile DÜŞÜNSEL/ANALİTİK/İNDİRGEYİCİ AKIL
- SANAT:
TASARIMSAL ile/ve/||/<> UYGULAYIMSAL
- TASARIMSAL SONSUZ ve/=/||/<> KÖTÜ SONSUZ
- TASARLAMAK ile AYARLAMAK
( TO PROJECT vs. TO ARRANGE )
- TASARLAMAK ile TASARLANMAK ile TASARLATMAK ile TASARLANABİLMEK ile TASARLAYABİLMEK ile TASAR ile TASARI ile TASAR ÇİZİM ile TASAR ÇİZİMCİ/LİK ile TASARI GEOMETRİ
- TASARLANABİLİR ile TASARLAMAK
( DEVISABLE vs. DEVISE )
( شايسته انديشه ile ارث گذاري ile وصيت نامه )
( SHAYSETEH ANDYSHEH ile ERS GOZARY ile VASYT NAMEH )
- TASARRUF ile TASARRUFLU/LUK ile TASARRUFÇU/LUK ile TASARRUF BONOSU
- TASAVVUF
, DİNİN ...:
PSİKOLOJİSİ ile/ve/||/<> SANATI
- TASAVVUF TERMİNOLOJİSİ ile/ve TASAVVUF TERBİYESİ
- TASAVVUF ile/ve/=/||/<>/< DİNİN EDİMSELLİĞİ
- TASAVVURLU DÜŞÜNME ile TASAVVURSUZ DÜŞÜNME
- TASDİK ETTİRMEK değil/yerine/= ONAYLATMAK
- TASDİKLEMEK ile TASDİKLENMEK ile TASDİKLETMEK ile TASDİKLETEBİLMEK ile TASDİKLEYEBİLMEK ile TASDİ ile TASDİK ile TASDİKLİ ile TASDİKSİZ
- TASDİKLETİLMEK ile TASDİKLETTİRMEK ile TASDİKLETTİRİLMEK
- TASDİKNÂME ile/>< TAKDİRNÂME
( Verilen onayı gösteren belge. | Okulunu bitirmeden ayrılan öğrenciye okul yönetimi tarafından verilen, son öğrenim düzeyini gösteren belge. | Başka bir öğrenim kurumuna geçen öğrenciye okul yönetimi tarafından verilen, son öğrenim düzeyini gösteren belge. İLE/>< Yapılan bir işin beğenildiğini belirtmek amacıyla verilen yazılı belge, takdir. | Okullarda belirli bir başarı düzeyinin üzerine çıkan öğrenciye karnesiyle birlikte verilen belge, takdir. )
- TASFİYE (ETMEK) değil/yerine/= ÖZLEŞTİRMEK)/ARITMA(K)
- TASHİHTE:
DÜZELTME ile/ve/değil İYİLEŞTİRME
- TAŞI DELEN:
"SUYUN GÜCÜ" değil DAMLALARIN SÜREKLİLİĞİ
- TASI-TARAĞI (TOPARLAMAK)
- TAŞİKARDİ[İng. TACHYCARDIA] ile/||/<> DEFİBRİLASYON[İng. DEFIBRILLATION] ile/||/<> KAFEİN[İng. CAFFEINE]
( Taşikardi ya da taşiaritmi; kalp ritminin dinlenme sırasında olması gereken değerini aşmasıdır. Bu durum bir hastalık belirtisi olabilecekken aynı zamanda yoğun egzersiz, sindirim hâli, alkol ya da kafein içeren içecekler tüketimi, kalp ritmine etki eden ilaç tüketimi gibi sebeplere bağlı olarak da ortaya çıkabilmektedir. Taşikardi değerleri yaşa göre değişkenlik gösterir. @@ Defibrilasyon, ventriküler fibrilasyon (V-fib) ve kalp atımı alınamayan ventriküler taşikardi (V-tach) gibi hayatı tehlikeye atabilecek kalp ritim bozukluklarında kullanılan, kalbe elektrik şoku vermeye dayanan bir tedavi yöntemidir. @@ Kimyasal formülü C8H10N4O2 olan bir alkaloiddir. Kahvede, çayda ve eser miktarda, kakaoda bulunur. Alman kimyager Friedlieb Ferdinand Runge tarafından 1819 yılında keşfedilmiştir. Kafein, merkezî sinir sisteminde uyarıcı bir maddedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TAŞILLAŞMAK ile TAŞIL ile TAŞILLI ile TAŞIL BİLİMİ ile TAŞIL BİLİMSEL
- TASIM = KIYAS/TASMİM[Ar.] = SYLLOGISM[İng.] = SYLLOGISME[Fr.] = SYLLOGISMUS[Alm.] = SYLLOGISMOS[Yun.] = SILOGISMO[İsp.]
- TAŞIMA KAPASİTESİ ile/||/<> ÜSTEL BÜYÜME
( Taşıma K çevre limiti, üstel sınırsız model. )
( Formül: Logistik İLE exponential )
(1996'dan beri)