On ve üzeri(10+) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 32.035 başlık/FaRk ile birlikte,
32.035 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(5/130)
- AKTİVİTE ile/||/<> KONSANTRASYON
( Aktivite etkin konsantrasyon İLE konsantrasyon nominal. )
( Formül: a = γc )
- AKTİVİZM[Fr. < ACTIVISME] değil/yerine/= ETKİNCİLİK
- AKTİVİZM değil/yerine/= ETKİNCİLİK
- AKTOGRAF[Fr.] değil/yerine/= BİREYİN DAVRANIŞ ETKİNLİĞİNİN ZAMAN İÇİNDEKİ DAĞILIMINI ÖLÇMEYE YARAYAN DÜZENEK
- AKTÜALİST[Fr. < ACTUALISTE] değil/yerine/= EDİMSELCİ
- AKTÜALİZM değil/yerine/= EDİMSELCİLİK
- AKTÜALİZM değil/yerine/= EYLEMLEŞME
- AKTUALİZM[Fr.] değil/yerine/= GEÇMİŞ DEVİRLER JEOLOJİSİNİ, ZAMANIMIZDAKİ OLAYLARIN İNCELENMESİNE DAYANARAK AÇIKLAYAN JEOLOJİ KOLU
- AKTÜELLEŞMEK ile AKTÜELLEŞTİRMEK ile AKTÜEL/LİK
- BATTERY ACID[İng.] / ACID POUR ACCUMULATEUR[Fr.] / AKKÜMÜLATORENSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKÜ ASİDİ
- AKUDERSİSİ -ile
( Abhazya'da yapılan bir yemek/meze. )
- AKÜLÜ/ELEKTRİKLİ BİSİKLET ile/ve BİSİKLET
- AKÜMÜLASYON[Fr.] değil/yerine/= AKÜMÜLASYON[Fr.]
( Birikim, yığılma. İLE Akım toplar. )
- AKÜMÜLASYON ile/||/<> AKÜMÜLE OLMAK
( Birikim. İLE/||/<> Birikmek. )
- AKÜMÜLASYON değil/yerine/= BİRİKİM
- ACCUMULATOR CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ D'ACCUMULATEUR[Fr.] / AKKUMULATORKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKÜMÜLATÖR SIĞASI
- ACCUMULATOR[İng.] / AKKUMULATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AKÜMÜLATÖR
- AKUPLE[Fr.] değil/yerine/= İKİ MAKİNE YA DA BİRKAÇ ELEKTRİK ARACININ BİRBİRİNE BAĞLANMASI
- AKUPUNKTUR YAPMAK ile AKUPUNKTUR
( ACUPUNCTUATE vs. ACUPUNCTURE )
( سوزن فروکردن ile طب سوزني ile سوزن درماني )
( SOZAN FOROKARDAN ile TAB SOZANY ile SOZAN DARMANY )
- AKUPUNKTUR ile AKUPUNKTURCU/LUK
- AKUPUNKTUR değil/yerine/= İĞNELİEM
- AKUPUNKTUR ile/||/<> MODERN AĞRI TEDAVİSİ
( Akupunktur enerji meridyenlerine iğne batırma İLE modern tedavi ilaç ve cerrahi kullanır. )
( Çin Hekimleri tarafından -100 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- ACOUSTIC ALTIMETER[İng.] / AKUSTISCHES ALTIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK ALTİMETRE
- ACOUSTIC PRESSURE[İng.] / PRESSION ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK BASINÇ
- MAXIMALWERT DES AKUSTISCHEN DRUCKS[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK BASINCIN TEPE DEĞERİ
- DOMAINE ACOUSTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK BÖLGE
- TAYF-İ SAVTÎ[Osm.] / ACOUSTIC DISPERSION[İng.] / DISPERSION ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE ZERSTREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK DAĞILIM, AKUSTİK SAÇILMA
- MEVC-İ SAVTİYE[Osm.] / ACOUSTIC WAVES[İng.] / ONDES ACOUSTIQUES[Fr.] / AKUSTISCHE WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK DALGALAR
- ACOUSTIC RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE RESISTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK DİRENÇ
- ACOUSTIC TRANSDUCER[İng.] / CONVERTISSEUR ACOUSTIQUE, TRANSFORMATEUR ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHER TRANSFORMATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK DÖNÜŞTÜRÜCÜ
- DOPPLER TESÎR-İ SAVTİYESİ[Osm.] / ACOUSTICAL DOPPLER EFFECT[İng.] / EFFET DOPPLER ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHER DOPPLER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK DOPPLER ETKİSİ
- AKUSTİK EMPEDANS/ACOUSTIC IMPEDANCE[İng.] değil/yerine/= SES GEÇİRİMSİZLİĞİ
- ACOUSTIC IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE IMPEDANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK EMPEDANS
- DENSITY OF ACOUSTIC ENERGY[İng.] / DENSITÉ D'ÉNERGIE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE ENERGIEDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK ENERJİ YOĞUNLUĞU
- ATÂLET-İ SAVTİYYE, SAVTÎ ATÂLET[Osm.] / ACOUSTIC INERTIA[İng.] / INERTIE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE TRÄGHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK EYLEMSİZLİK
- ACOUSTIC PHONON[İng.] / PHONON ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHER PHONON[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK FONON
- ACOUSTIC FEEDBACK[İng.] / AKUSTISCHE RÜCKKOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK GERİ BESLEME
- KUDRET-İ SAVTİYE[Osm.] / ACOUSTIC POWER[İng.] / PUISSANCE ACOUSTIQUE[Fr.] / SCHALLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK GÜÇ
- ACOUSTIC VELOCITY[İng.] / VITESSE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE GESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK HIZ
- ACOUSTIC GRATING[İng.] / AKUSTISCHE VERGITTERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK IZGARA
- ACOUSTIC RECIPROCITY THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE RÉCIPROCITÉ ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHES REZIPROZITÄTTHEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KARŞILIKLILIK KURAMI/TEOREMİ
- RÉACTANCE DE RIGIDITÉ ACOUSTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KATILIK TEPKİLİ
- DENSITY OF ACOUSTIC KINETIC ENERGY[İng.] / DENSITÉ D'ÉNERGIE CINÉTIQUE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTIKKINETISCHENERGIEDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KİNETİK ENERJİ YOĞUNLUĞU
- ACOUSTIC MODE[İng.] / MODE ACOUSTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KİP
- ACOUSTIC REFRACTION[İng.] / RÉFRACTION ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE BRECHUNG, AKUSTISCHE REFRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KIRILMA
- ACOUSTIC DOMAIN[İng.] / AKUSTISCHES GEBIET, KÜMELENME / DER AKUSTICHE BEREICH[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KÜMELE(N)ME
- ACOUSTIC MASS REACTANCE[İng.] / AKUSTISCHE MASSENREAKTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KÜTLE TEPKİLİ/REAKTANSI
- ACOUSTIC MASS[İng.] / MASSE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KÜTLE
- ACOUSTIC MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHES MIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK MİKROSKOP
- ACOUSTIC OHM[İng.] / OHM ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHES OHM[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK OHM
- AKUSTISCHE OPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK OPTİK
- DENSITY OF ACOUSTIC POTENTIAL ENERGY[İng.] / DENSITÉ D'ÉNERGIE POTENTIELLE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE POTENTIALENERGIEDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK POTANSİYEL ENERJİ YOĞUNLUĞU
- ACOUSTIC REACTANCE[İng.] / AKUSTISCHE REAKTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK REAKTANS
- ACOUSTIC RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE RESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK REZONANS
- AKUSTISCHER SIGNALUMFORMER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK SENSÖR
- ACOUSTIC STIFFNESS REACTANCE[İng.] / AKUSTISCHE STEIFHEITSREAKTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK SERTLİK REAKTANSI
- ACOUSTIC STIFFNESS[İng.] / DURETÉ ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE STEIFIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK SERTLİK
- SAVTÎ ŞİDDET, ŞİDDET-İ SAVTİYE[Osm.] / ACOUSTIC INTENSITY[İng.] / INTENSITÉ ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE INTENSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK ŞİDDET
- ACOUSTIC CAPACITANCE[İng.] / CAPACITÉ ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE KAPAZITÄTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK SIĞA
- ACOUSTIC FILTER[İng.] / FILTRE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK SÜZGEÇ
- ACOUSTIC SPECTRUM[İng.] / SPECTRE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK TAYF/SPEKTRUM
- RÉACTANCE ACOUSTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK TEPKİL
- AKUSTISCHER MODUS[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK TİP
- ACOUSTIC TRANSFORMER[İng.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK TRANSFORMATÖR
- ACOUSTIC REFLECTIVITY[İng.] / RÉFLECTIVITÉ ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHES REFLEXIONSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK YANSITICILIK
- ACOUSTIC EMISSION[İng.] / ÉMISSION ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE EMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK YAYIN
- ACOUSTIC ATTENUATION[İng.] / ATTÉNUATION ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE SCHWÄCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK ZAYIFLAMA
- İLM-İ SADÂ, İLM-İ SAVT, MEBHAS-İ ESVÂT, SAVTÎ, SAVTİYE[Osm.] / ACOUSTIC[İng.] / ACOUSTIQUE, PHONÉTIQUE[Fr.] / AKUSTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK
- AKUSTİK değil/yerine/= SESSEL | EMPEDANS SES GEÇİRİMSİZLİĞİ
- AKUSTİK[Fr./İng. < ACOUSTIC] değil/yerine/= YANKILANIM | YANKIBİLİM | İŞİTSEL, İŞİTME (YLE İLGİLİ) | SESBİLİM | SESSEL
( Sesin üretimini, denetimini, aktarımını ve etkilerini konu alan fizik kolu. | Kapalı bir yerde seslerin dağılımı. )
- AKUSTİKÇİLER ile MATEMATİKÇİLER
( Gizi savunanlar. İLE Açıklığı savunanlar. )
- ACOUSTOELECTRONICS[İng.] / ACUSTOELECTRONIQUE[Fr.] / AKUSTOELEKTRONIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTOELEKTRONİK
- ACOUSTOOPTICAL INTERACTION[İng.] / AKUSTISCH-OPTISCHE ABHÄNGIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTOOPTİK ETKİLEŞME
- ACOUSTOOPTIC MODULATOR[İng.] / MODULATEUR ACOUSTO-OPTIQUE[Fr.] / AKUSTISCH-OPTISCHER MODULATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTOOPTİK KİPLEYİCİ
- ACOUSTOOPTICAL FILTER[İng.] / FILTRE ACOUSTO-OPTIQUE[Fr.] / AKUSTISCH-OPTISCHER FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTOOPTİK SÜZGEÇ
- ACOUSTOOPTICS[İng.] / ACOUSTOOPTIQUE[Fr.] / ACOUSTOOPTICS[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTOOPTİK
- AQUAMARINE[İng.] / AIQEMARINE[Fr.] / AQUMARIN[Alm.] ile/değil/yerine/= AKVAMARİN
- AKVARİST[Fr. < AQUARISTE] değil/yerine/= AKVARYUMCU
- AKVARYUM ile AKVARYUMCU/LUK
- ALÂ MERÂTİBİHİM -ile
( RÜTBELERİNE VE DERECELERİNE GÖRE, SIRASIYLA (ALE-D-DERECÂT) )
- ALA-[İt.] değil/yerine/= "YÖNTEMİNCE, BİÇİMİNDE" ANLAMI KATAN ÖN EK
- ALABALIK ile/değil DENİZALASI
( Alabalıkgillerden, soğuk ve duru sularda yaşayan, bir tatlı su balığı. İLE Kemikli balıklar takımının alabalıkgiller ailesinden, denizlerde yaşayan bir balık türü. )
( TRUTTA FARIS cum SALMO TRUTTA MARINA )
- ALABASTRİT[Fr.] değil/yerine/= ALÇITAŞLI KAYMAKTAŞI
- ALABASTRON[Yun.] değil/yerine/= KULPSUZ, DAR BOYUNLU PARFÜM VAZOSU
- ALABORA[İt.] (OLMAK) değil/yerine/= TEPETAKLAK (OLMAK)
( Bir deniz teknesinin devrilecek kadar yan yatması ya da batması. )
- ALABRİGAN[Yun.] değil/yerine/= HAYDUT YÖNTEMİNCE/TARZI
- ALACAKLININ, ALACAĞINI, ALMAYA GİTMESİ değil/yerine BORÇLUNUN, VERECEĞİNİ, ALACAKLIYA GÖTÜRMESİ
- ALACAKLININ, ALACAĞINI, ALMAYA GİTMESİ değil/>< BORÇLUNUN, VERECEĞİNİ, ALACAKLIYA GÖTÜRMESİ
( Yanlışı. >< Doğrusu. )
- ALACALAMAK ile ALACALANMAK ile ALACALANDIRMAK ile ALACAKLANDIRMAK ile ALACA/LIK ile ALACAK ile ALACALI/LIK ile ALACA AŞ ile ALACAKLI/LIK ile ALACA BULACA ile ALACA KARANLIK ile ALACAK VERECEK ile ALACALI BULACALI
- ALAFRANGA[Fr.] ile ALAFRANSEZ[Fr.] ile ALAGREK[Fr.] ile ALAJAPONE[Fr.] ile ALAMAROKEN[Fr.] ile ALAMERİKAN[Fr.] ile ALANGLEZ[Fr.] ile ALARUS[Fr.] ile ALATURKA[Fr.]
( Avrupa biçimi. İLE Fransız biçimi. İLE Yunan biçimi. İLE Japon biçimi. İLE Fas biçimi. İLE Amerika biçimi. İLE İngiliz biçimi. İLE Rus biçimi. İLE Türk biçimi. )
- ALAFRANGALAŞMAK ile ALAFRANGALAŞTIRMAK ile ALAFRANGA/LIK ile ALAFRANGACI/LIK ile ALAFRANGA SAAT ile ALAFRANGA MÜZİK ile ALAFRANGA TUVALET
- ALÂKADAR OLMAK değil/yerine/= İLGİLENMEK/İLGİ GÖSTERMEK
- ALAKALANMAK ile ALAKALANDIRMAK ile ALAKA ile ALAKALI/LIK ile ALAKASIZ/LIK ile ALAKASIZCA
- ALALEKSER değil/yerine/= ÇOĞUNLUKLA
- ALAMERİKAN[Fr. < À L'AMERICAIN] değil/yerine/= AMERİKAN YÖNTEMİ
- ALAMETİFARİKA ile ALAMETİFARİKALI
- FIELD EFFECT DIODE[İng.] / DIODE À EFFET DE CHAMP[Fr.] / FELDEFFEKTDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN ETKİLİ DİYOT
- FIELD EFFECT PHOTOTRANSISTOR[İng.] / PHOTOTRANSISTOR À EFFET DE CHAMP[Fr.] / FELDEFFEKT-FOTOTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN ETKİLİ FOTOTRANSİSTÖR
- FIELD EFFECT CAPACITOR[İng.] / CAPACITEUR À L'EFFET DU CHAMP[Fr.] / FELDEFFEKTKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN ETKİLİ SIĞAÇ
- FIELD EFFECT TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À EFFET DE CHAMP[Fr.] / FELDEFFEKTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN ETKİLİ TRANSİSTÖR
- AREA EFFECT[İng.] / EFFET DE DOMAINE[Fr.] / FELDEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN ETKİSİ
- VELOCITY OF FIELD[İng.] / VITESSE DE CHAMP[Fr.] / FELDGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN HIZI
- FIELD IONIZATION[İng.] / IONISATION PAR CHAMP[Fr.] / FELDIONISATION, FELDIONISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN İYONLAŞMASI
- FIELD MAGNET[İng.] / AIMANT D'ESPACE[Fr.] / FELDMAGNET[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN MIKNATISI
- FELDEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN SALIMI
- FIELD CHARGE[İng.] / FELDLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN YÜKÜ
- ALARA/AS LOW AS REASONABLY ACHIEVED[İng.] değil/yerine/= MANTIKEN GERÇEKLEŞTİRİLEBİLİR OLANIN EN AZI
- ALARP/AS LOW AS REASONABLY PRACTICABLE[İng.] değil/yerine/= MANTIKEN UYGULANABİLİR OLANIN EN AZI
- ALLOY STEEL[İng.] / ACIER ALLIÉ[Fr.] / LEGIERUNGSSTAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAŞIM ÇELİĞİ
- LEGIERUNGSÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAŞIM EKLEMİ
- ALAŞIMLAMAK ile ALAŞIM ile ALAŞIM KOROZYONU
- ALATURKALAŞMAK ile ALATURKALAŞTIRMAK ile ALATURKA/LIK ile ALATURKACI/LIK ile ALATURKA SAAT ile ALATURKA MÜZİK ile ALATURKA TUVALET
- ALAVOTR SANTE[Fr.] değil/yerine/= SAĞLIĞINIZA! / ŞEREFE!
- ALAWILHELM[Fr.] değil/yerine/= ALMAN İMPARATORU WILHELM BİÇİMİNDE BIYIK
- ALAYSILAMA/İRONİ ile ALAY
( Alay edenin, nasibi kesilir/kesiktir! )
( Sevgiliyle alay edilmez[edemezsin]. )
- ALAYSILAMA/İRONİ ile/değil/yerine/>< GÜLMECE/MİZAH
( Kişiye yönelik. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Durumla ilgili. )
- TUĞGENERAL
ile
TUĞBAY
ile
ALBAY
( Tugay komutanı.
İLE
Tugay komutanlığı yapan albay.
İLE
Alay komutanı. )
- ALBERT EINSTEIN ve/||/<> KARL SCHWARZSCHILD
- ALÇAKGÖNÜLLÜ OLURSAK ... ve/||/<> ÇALIŞKAN OLURSAK ... ve/||/<> CÖMERT OLURSAK ... ve/||/<> NAZİK OLURSAK ... ve/||/<> MERAKLI OLURSAK ... ve/||/<> GÜVENİLİR OLURSAK ... ve/||/<> AFFEDİCİ OLURSAK ... ve/||/<> KENDİMİZ OLURSAK ... ve/||/<>
( Saygınlaşırız. VE/||/<> Nasipleniriz. VE/||/<> Rızıklanırız. VE/||/<> Anımsanırız. VE/||/<> Öğreniriz. VE/||/<> Değerleniriz. VE/||/<> Hafifleriz. VE/||/<> Mutlu oluruz. )
- Alçakgönüllülük için DİNLE!!!
- Alçakgönüllülük için SUS!!!
- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK(TEVÂZÛ GÖSTERMEK) ile/ve/<>/değil/yerine/hem de SUSMAK
- ALÇAKGÖNÜLLÜ/LÜK ve/||/<> BİLGE/LİK
( Kimseden daha iyi olmadığımızı anlayacak kadar. VE/||/<> Herkesten farklı olduğumuzu kavrayabilecek kadar. )
- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK ile CEHALET
( MODESTY vs. IGNORANCE )
- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK ile/ve HİKMET
( MODESTY vs./and WISDOM )
- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK = MODESTY[İng.] = MODESTIE[Fr.] = BESCHIEDENHEIT[Alm.] = MODESTIA[Lat.]
- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK ile/ve ŞANS
- ALÇAKGÖNÜLLÜ/LÜK ile/ve YÜCEGÖNÜLLÜ/LÜK
( MODESTY vs./and ... )
( MODESTIA cum/et GENEROSITAS )
- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK/TEVÂZÛ [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK/TEVÂZÛ ile/ve/değil/yerine YOK(LUK) BİLİNCİ/MAHVİYET
( Önceki alçakgönüllüklerin bellekte bulunduğu, anımsandığı alçakgönüllülük. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Önceki alçakgönüllüklerin bellekte bulundurulmadığı, unutulduğu alçakgönüllülük. )
( Takvâ. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Verâ. )
( Ebru sanatı )
- ALÇAKLAŞMAK ile ALÇAKLAŞTIRMAK ile ALÇAKLAŞABİLMEK ile ALÇAK/LIK ile ALÇAKÇA ile ALÇAK SES ile ALÇAK BASINÇ ile ALÇAK YAYLAK ile ALÇAK GERİLİM ile ALÇAK GÖNÜLLÜ/LÜK ile ALÇAK KABARTMA
- ALÇALMAK ile ALÇALTMAK ile ALÇALTILMAK ile ALÇALABİLMEK ile ALÇALIVERMEK ile ALÇALTABİLMEK ile ALÇALTIVERMEK
- GYPSUM, CALCIUM SULFATE[İng.] / GYPSÉ, PLOTRE, SULFATE DE CALCIUM, PLÂTRE[Fr.] / GIPS, KALZIUMSULFAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÇI TAŞI, KALSİYUM SÜLFAT
- ALÇI ile/ve/||/<> KARTONPİYER[Fr. < CARTON-PIERRE]
( ... İLE/VE/||/<> Çoğunlukla duvar ve tavan ara kesitleriyle tavan göbeklerinde süsleme amacıyla kullanılan sertleştirilmiş alçı. )
- ALÇILAMAK ile ALÇILANMAK ile ALÇILATMAK ile ALÇILAYABİLMEK ile ALÇI ile ALÇICI/LIK ile ALÇILI ile ALÇI TAŞI ile ALÇI KALIP ile ALÇI LEVHA ile ALÇILI SARGI
- ALÇITAŞI ile/değil KAYMAKTAŞI/SUMERMERİ/ALBATR[Fr.]
( Toprak içinde katman olarak bulunan ve pişirilip toz durumuna getirilerek alçı yapmaya yarayan, hidratlı kalsiyum sülfat. İLE/DEĞİL Parlatılmaya elverişli, yumuşak, beyaz, yarı saydam bir mermer türü. [Kar beyazı ve yarı şeffaftır.] [Heykel/büst ve vazo yapımında kullanılır.] )
( ... İLE/DEĞİL Yapay olarak boyanabilir. Pişirilerek mermere benzetilebilir. )
( JİPS avec ... )
- ALDANMA değil/yerine/>< AYDINLANMA
( Soytarılara kanarak. DEĞİL/YERİNE/>< Aydınları dinleyerek. )
- ALDANMA ile/ve SORUMLULUK
( Dünyayı bileceksin, aldanmamak için! Sonrayı/ahireti bileceksin, aldatmamak için! )
- ALDANMAK ile ALDANABİLMEK ile ALDANIVERMEK ile ALDANÇ
- Aldanmamak için DİNLE!!!
- ALDATILABİLİR ile ALDATMAK ile ALDATICI ile ALDATICI
( DECEIVABLE vs. DECEIVE vs. DECEIVER vs. DECEIVING )
( فريب پذير ile گول زدن ile فريفتن ile مکر کردن ile نيرنگ زدن ile غافل کردن ile رنگ کردن ile گولزدن ile ريا کردن ile دغل کاري کردن ile تزوير کردن ile مغبون کردن ile تدليس کردن ile دغل بازي کردن ile مکر زدن ile تحميق کردن ile فريب دادن ile فريبده ile فريبکار ile غلط انداز ile غشاش ile سرتراشي )
( FARYBE PAZYR ile GOL ZADAN ile FARYFATAN ile MOKR KARDAN ile NEYRANG ZADAN ile GHAFEL KARDAN ile RANG KARDAN ile GOLZADAN ile RYA KARDAN ile DAGHEL KARY KARDAN ile TEZOYR KARDAN ile MOGHBOON KARDAN ile TADELYS KARDAN ile DAGHEL BAZY KARDAN ile MOKR ZADAN ile TAHAMYGH KARDAN ile FARYBE DADAN ile فريبده ile FARYBEKAR ile GHALT ANDAZ ile غشاش ile سرتراشي )
- ALDATMA ile ALDATICI ile ALDATICI KİŞİ ile ALDATICI BİR ŞEKİLDE ile DOLANDIRICILIK
( DECEIT vs. DECEITFUL vs. DECEITFUL PERSON vs. DECEITFULLY vs. DECEITFULNESS )
( فريبکاري ile مکر ile ريو ile خدعه ile شلتاق ile دغلي ile فريب ile غل ile دغل کردن ile فضاسازي ile حيله ile دغا ile گول ile پر حيله ile خدعه آميز ile فريبده ile رياکار ile پرنيرنگ ile جلب ile فريبنده ile عيار ile مکار ile مزور ile دغلباز ile دغل باز ile دغل ile فريب آميز ile مکر آميز ile مکارانه ile فريبکار ile مهرهباز ile مزورانه ile مهربازي ile عياري ile دوروئي )
( FARYBEKARY ile MOKR ile ريو ile KHODE ile SHALTAGH ile دغلي ile FARYBE ile GHEL ile DAGHEL KARDAN ile FAZASAZY ile HEYLAH ile دغا ile GOL ile پر حيله ile KHODE AMYZ ile فريبده ile رياکار ile پرنيرنگ ile JALAB ile FARYBANDEH ile EYAR ile MAKAR ile MOZOOR ile دغلباز ile DAGHEL BAZ ile DAGHEL ile FARYBE AMYZ ile MOKR AMYZ ile مکارانه ile FARYBEKAR ile مهرهباز ile MOZOORANEH ile MOTEORBAZY ile عياري ile دوروئي )
- ALDATMAK ile ALDATILDI ile DOLANDIRICI ile HİLE
( CHEAT vs. CHEATED vs. CHEATER vs. CHEATING )
( نيرنگ زدن ile کلاه برداري کردن ile خدعه کردن ile ارغه ile خدعه زدن ile دغل کردن ile دغل بازي کردن ile تقلب کردن ile جر زدن ile گولزدن ile مغبون کردن ile فريب ile مغبون ile بي کلاه ile متقلب ile فريبکار ile فريبده ile جر زن ile فريبکاري ile کلاه برداري ile گول زني ile جرزني ile تقلب )
( NEYRANG ZADAN ile KOLAH BARDARY KARDAN ile KHODE KARDAN ile ارغه ile KHODE ZADAN ile DAGHEL KARDAN ile DAGHEL BAZY KARDAN ile TAGHALAB KARDAN ile JAR ZADAN ile GOLZADAN ile MOGHBOON KARDAN ile FARYBE ile MOGHBOON ile BEY KOLAH ile MOTEGHALAB ile FARYBEKAR ile فريبده ile JAR ZAN ile FARYBEKARY ile KOLAH BARDARY ile GOL ZANY ile جرزني ile TAGHALAB )
- ALDATMAK ile ALDATILMAK ile ALDATABİLMEK ile ALDATIVERMEK
- ALDATMAK ile/değil ANLATAMAMAK
( [not] "TO CHEAT" vs./but NOT ABLE TO EXPLAIN )
- ALDATMAK ile KIRIŞTIRMAK
- Aldatmamak için DİNLE!!!
- ALDEHİT ile FORMALDEHİT ile FORMOL
( Alkolleri, oksitlendirme ya da asitleri indirgeme yolu ile elde edilen uçucu bir sıvı. İLE Doymuş aldehitlerin ilk üyesi olan H-CHO formülündeki aldehit. İLE Formaldehidin %40'lık değişik sulu çözeltisine verilen ad. )
- ALDIRIŞ ile ALDIRIŞSIZ/LIK ile ALDIRIŞSIZCA
- ALDIRMAK ile ALDIRTMAK ile ALDIRILMAK ile ALDIRABİLMEK ile ALDIRTABİLMEK
- ALDIRMAMAK ile/ve/<> AFFETMEK
- ALDOL REAKSİYONU ile/||/<> CLAİSEN KONDENZASYONU
( Aldol aldehit/keton C-C bağı, Claisen ester kondenzasyonudur. )
( Formül: Enolat + karbonil )
- ALEKSANDREN[Fr.] değil/yerine/= FRANSIZ ŞİİRİNDE BİR NAZIM BİÇİMİ
- ALEKSİ/ALEXIA[İng.] ile/ve/||/<> ALEKSİTİMİ/ALEXITHYMIA[İng.]
( Okuyamamazlık, okuma yitimi. İLE/VE/||/<> Duygu körlüğü. )
- ALEKSİ[Yun.] ile ALEKSİN[Yun.]/KOMPLİMAN[[Fr./İNG. < COMPLIMENT]/İLTİFAT[Ar.]
( Okuma yitimi. İLE Gönül okşayıcı, hoşa giden söz. | Koltuklama. )
- ALEKTOROPHOBIA[İng.] değil/yerine/= ALEKTOROFOBİ
( Tavuk, horoz korkusu olarak bilinen, Yunancada "horoz" anlamına gelen ἀλέκτωρ ("rooster") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ALEL ITLAK[Ar.] değil/yerine/= GENEL OLARAK / HİÇBİR KAYITLA KAYITLANMAMAK
- ALEL UMUM[Ar.] değil/yerine/= GENEL OLARAK, GENELLİKLE
- ALELUSUL değil/yerine/= GELİŞİGÜZEL/BAŞTAN SAVMA
- ALEL USÛL[Ar.] değil/yerine/= YÖNTEMİNCE, YÖNTEMLİ
( Yol yordam gereğince, kurala uygun bir biçimde. | Âdet yerini bulsun diye. )
- ALEL ile/||/<> ALEL DIŞLANMASI ile/||/<> ALELOPATİ
( Kromozom üzerinde belirli bir noktada bulunan, belirli bir genin bilinen farklı varyasyonlarından her birine verilen ad.[Bir genin değişik biçimleri olarak da tanımlanır. Aleller, genlerde aynı karakteristik özelliklerin ortaya çıkmasını sağlar. Kan öbeklerini belirleyen genlerin, A, B ve 0 olmak üzere üç farklı aleli vardır. Bunların farklı kombinasyonları ile farklı kan öbekleri oluşur.] İLE/||/<> Heterozigotluk durumunda bir genin bulunabileceği lokustaki iki alelden yalnızca birinin tanımlanması durumu.[İmmoglubulin ve T Gözesi Alıcılarını kodlayan genlerde bu durum görülür. T Gözelerinde sadece bir set TCR geni olarak tanımlanır.] İLE/||/<> Bir canlının salgıladığı kimyasallardan ötürü başka canlı üzerinde özellikle büyüme, yaşamda kalma ve üreme açılarından olumlu ya da olumsuz etkilere neden olması.[Genellikle bitkilerde, alglerde, bakterilerde, resiflerde ve mantarlarda görülür. Bu etkiye neden olan kimyasallara alelokimyasallar denir. Bunlar arasında karbonhidratlar, lipitler, alkaloidler, azot içerikli bileşikler, flavonoid fenolikler başta olmak üzere bazı öteki fenolikler ve terpenoidler bulunur. Çöllerde bulunan çalıların etrafının göreceli olarak çıplak olmasının nedeni, salgıladıkları alelokimyasallardır. Juglans nigra türü ceviz ağaçları, salgıladığı juglon adlı kimyasaldan ötürü çevresinde yaşayan bazı canlılara karşı alelopatiktir.] )
- ALELÂDE[Ar.] ile FEVKALÂDE[Ar.] ile HARİKULÂDE[Ar.]
( Bayağı, sıradan; olağan, görülegelen. İLE Olağanüstü; güzel, duyulmadık, görülmedik. İLE Olağandışı, eşi görülmemiş; çok güzel, eşsiz. )
- ALELUSUL değil/yerine/= YORDAMLICA
- ALEM İLE ŞUBE İLE SINIF İLE TAKIM İLE FAMİLYA ile/||/<> TAKSONOMİK HİYERARŞİ
( Canlı sınıflandırma seviyeleri. )
( Formül: Homo sapiens )
- ALEMDAROĞLU, İSMAİL (İST. 1933) :
( Ortaköy'den transfer edildi (1957) Bir sezon Sarıyer'de kaldı ve 4 lig bir özel maç oynadı. )
- ALEMPROVİST[Fr.] değil/yerine/= BEKLENMEDİK, BİRDEN BİRE
- ALENGİRLİ[argo] değil/yerine/= GÖSTERİŞLİ, TUHAF | HOŞ | KARMAŞIK
- ALENİLEŞMEK ile ALENİ/LİK ile ALENİ TADAT
- ALERGOGRAF[Fr.] ile ALERGOGRAFİ[Fr.] ile ALERGOLOJİ[Fr.] ile ALERGOLOG[Fr.] ile ALERJİ[Fr.] ile DUYARCIL/ALERJİK[Fr.] ile ALERJİT[Fr.]
( Tepkilerden yararlanarak alerji nedenini saptayan araç. İLE Tepkilerden yararlanarak alerji nedenini saptama yöntemi. İLE Alerjilerin sağaltımını konu alan bilim dalı. İLE Alerji uzmanı. İLE Belirli bir nesneye karşı gövdenin gösterdiği duyarlılık. İLE Alerji ile ilgili. İLE Alerji sonucu gövdede oluşan değişme ve bozukluk. )
- ALERJEN/ALLERGEN[İng.] değil/yerine/= DUYARLATAN
- ALERJİ ile/ve/değil/||/<>/< ALERJİ YATKINLIĞI/ATOPİ/ATOPY[İng.]
( Tepkinin kendi. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Genetik yatkınlık sonucu gövdenin alerjenlere karşı aşırı tepki verme eğilimi.[Testlerde atopi çıkması, kişinin alerji geliştirme eğilimini gösterir ancak bu kesinlikle etkin bir alerjisi olduğu anlamına gelmez.] )
- ALERJİ ile/değil İNTOLERANS
- ALERJİ ile/||/<> OTOİMMÜNİTE
( Bağışıklık düzeninin zararsız nesnelere karşı aşırı tepki vermesi. İLE/||/<> Bağışıklık düzeninin kendi gövde dokularına saldırması. )
- ÂLET = TOOL[İng.] = OUTIL[Fr.] = WERKZEUG[Alm.] = ARNESE[İt.] = HERRAMIENTA[İsp.] = ARNESE[Lat.] = TO ORGANON[Yun.] = ÂLET[Ar., Fars.] = WERKTUIG[Felm.]
- INFLAMMABLE[İng.] / BRENBARR[Alm.] ile/değil/yerine/= ALEV ALAN, YANICI
- FLAME TEST[İng.] / ESSAI DE COLORATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ALEV DENEMESİ
- FLAME EMISSION SPECTROSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= ALEV EMİSYON SPEKTROSKOPİSİ
- FLAME PHOTOMETRIC DETECTOR[İng.] ile/değil/yerine/= ALEV FOTOMETRİK DEDEKTÖR
- FLAME IONIZATION DETECTOR (FID)[İng.] ile/değil/yerine/= ALEV İYONLAŞTIRMA DEDEKTÖRÜ (FID)
- ALEVLENİVERMEK ile ALEVLENDİRİLMEK
- ALEVLENMEK ile ALEVLENDİRMEK ile ALEVLENEBİLMEK ile ALEV ile ALEVİ/LİK ile ALEVLİ ile ALEVSİZ ile ALEV ALEV ile ALEV RENGİ ile ALEV LAMBASI ile ALEV MAKİNESİ ile ALEV KIRMIZISI ile ALEVLENME NOKTASI
- ALPHA DECAY[İng.] / DÉSINTÉGRATION ALPHA[Fr.] / ALPHA-ZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFA BOZUNMASI
- ALFA ÇEŞİTLİLİK ile/||/<> BETA ÇEŞİTLİLİK
( Alfa lokal tür sayısı, beta habitatlar arası fark. )
( Formül: Nokta İLE karşılaştırma )
- ALPHA ACTIVE WASTE[İng.] / AKTIVER RESTLAPHASTRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFA ETKİN/AKTİF ATIK
- ALFA İLE BETA İLE GAMA ile/||/<> BİYOÇEŞİTLİLİK ÖLÇEKLERİ
( Farklı mekansal ölçeklerde çeşitlilik. )
( Formül: γ = α × β )
- ALFA IŞIMASI ile/||/<> BETA IŞIMASI (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Alfa helyum çekirdeği, beta elektron/pozitron yayımıdır )
( Formül: ⁴₂He İLE e⁻/e⁺ )
- ALPHA RAYS[İng.] / ALPHASTRAHLUNG, ALPHA-STRAHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFA IŞINIMI/IŞINLARI/IŞIYICI
- ÉMETTEUR ALPHA[Fr.] / ALPHA EMITTER[İng.] ile/değil/yerine/= ALFA YAYINLAYICISI/YAYICISI
- ALFATERAPİ[Fr.] değil/yerine/= ALFA IŞINLARIYLA SAĞALTIM
- ALPHATRON[İng.] / ALPHATRONE[Fr.] / ALPHATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFATRON
- ALFENİT[Fr.] değil/yerine/= ÇATAL, BIÇAK YAPIMINDA KULLANILAN GÜMÜŞ ALAŞIMI
- ALFRED PRUFROCK'UN AŞK TÜRKÜSÜ[T S ELIOT] ŞİİRİNİN ÇEVİRİSİNDE:
CAN YÜCEL ile SUPHİ AYTEMUR ile NURDAN SÜMER
- ALFVÉN VELOCITY[İng.] / VITESSE D'ALFVÉN[Fr.] / ALFVÉN-GESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFVÉN HIZI
- ALGEBRAİC NUMBER ile/||/<> TRANSCENDENTAL
( Algebraic polinom kökü, transcendental değil. )
( Formül: Polynomial root İLE not )
- ALGESİ[Yun.] değil/yerine/= AĞRIYA DUYARLILIK
( ALGESİMETRE[Fr.]: Bir acı duyumunu oluşturmak için gerekli uyarımın etkisini ölçen araç. )
- ALGI BOZUKLUĞU ile/ve GERÇEK İLE HAYALİN AYRILAMAMASI
( İkisi de deliliğin/delirmenin göstergesi olabilir. )
- ALGI DEĞİŞMEZLİĞİ[İng. PERCEPTUAL CONSTANCY] ile/||/<> ALGI YANILMASI[İng. PERCEPTION BIAS] ile/||/<> ALGILAMA KALIBI[İng. PERCEPTUAL PATTERN] ile/||/<> ALGISAL BEKLENTİ[İng. PERCEPTUAL EXPECTANCY]
( Sürekli değişen, yetersiz, eksik, tutarsız duyusal verilere karşın, tutarlı ve sürekli bir dünya algılama durumudur. @@ Algılanan ilişkilerle gerçekte olan ilişkilerin birbirine uymaması durumu. Kısa algılanan bir çizgi, gerçekte algılama alanında bulunan diğer çizgilerle aynı uzunlukta olabilir. @@ Bir öbeğin bütün üyelerinin aynı güdüleri ve karakteristikleri taşıyacağını kabul eden varsayımdır. @@ Algılama sürecini etkileyen önceden yapılaşmış zihinsel kurgudur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SÜRAT-İ İNTİKAL[Osm.] / SPEED OF PERCEPTION[İng.] / VITESSE DE PERCEPTION[Fr.] / WAHRNEHMUNGSGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALGI HIZI
- ALGI[İng. PERCEPTION] ile/||/<> A POSTERİORİ ile/||/<> ADRENOKORTİKOTROPİK HORMON (ACTH)[İng. ADRENOCORTICOTROPIC HORMONE (ACTH)] ile/||/<> AKROZOM[İng. ACROSOME] ile/||/<> AKYUVAR[İng. LEUCOCYTE] ile/||/<> HİPOFİZ BEZİ[İng. PITUITARY GLAND] ile/||/<> LH (LUTEİNLEŞTİRİCİ HORMON)[İng. LH] ile/||/<> OKSİTOSİN[İng. OXYTOCIN]
( Gelen duyusal verileri organize etme, tanımlama, yorumlama ve anlamlaştırma süreci sonucunda ortaya çıkan anlamlı üründür. @@ Deneyime dayalı anlamına gelmektedir. Doğru önermeler deneye ve duyu verilerine dayanan önermesel bilgilerdir. “Güneş doğudan doğar” ya da “Dünya yuvarlaktır” gibi önermeler, bu bilgi sınıflandırmasına örnek olarak verilebilir. Algılarımız ve tümevarım yoluyla edindiğimiz bilgilerimizin büyük bir kısmını "a posteriori" bilgiler oluşturmaktadır. Immanuel Kant, matematik gibi zihinsel süreçlerin "a priori", Dünya'nın varlığı ve durumu ile ilgili olanları "a posteriori" olarak kabul etmeyi önermiştir. Bilgiye dair en temel tartışmalardan birisi olan "a priori" ve "a posteriori" ayrımı hâlâ çağdaş epistemolojinin süregelen konularından birisidir. @@ Hipofiz bezinin ön lob tarafında üretilen polipeptit yapıda olan bir hormondur. Adrenal bezlerin dış bölgesinin aktivitesini düzenleyen bir polipeptit hormondur. Adrenokortikotropik hormonun hipofiz tarafından salgılanması, hipotalamus tarafından atılan başka bir polipeptit olan, "kortikotropin salan hormon (CRH)" tarafından düzenlenir. @@ Sperm gözesinin göze zarının altında bulunan ve spermin ön (anterior) bölgesini kaplayan salgı keseciğidir. @@ Vücudu çeşitli mikroplardan koruyan beyaz kan gözeleridir. Görevlerini mikroplarla savaşarak ve onları uzantıları içine alarak yutarak (fagositoz) ya da mikroplara karşı kana panzehir gibi antitoksin salgılayarak gerçekleştirebilirler. @@ Beynin alt kısmında bulunan bezelye büyüklüğünde küçük bir organdır. Vücudun "ana bezi" olarak, çeşitli hormonlar üretir. Ürettiği hormonlar vücuttaki diğer bezleri uyararak hormon salgılanmasına neden olur. Hipofiz bezi birçok farklı hormon yapar. @@ LH, hipofiz bezinin ön kısmından salgılanan bir hormondur. @@ Oksitosin, hipotalamus tarafından üretilen ve hipofiz bezi tarafından salgılanan bir hormondur. Bu önemli hormon, doğum sürecinde çok önemli bir rol oynar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ALGI YANILSAMALARI'NDA:
MÜLLER-LYLER ve POGGENDORFF ve WUNDT ve ZOLLNER ve BOURDON
- ALGI ile/||/<> ALGI DEĞİŞMEZLİĞİ ile/||/<> ALGI YANILMASI ile/||/<> ALGILAMA ile/||/<> ALGILAMA KALIBI ile/||/<> ALGISAL BEKLENTİ
( Gelen duyusal verileri organize etme, tanımlama, yorumlama ve anlamlaştırma süreci sonucunda ortaya çıkan anlamlı ürün. İLE/||/<> Sürekli değişen, yetersiz, eksik, tutarsız duyusal verilere karşın, tutarlı ve sürekli bir dünya algılama durumu. İLE/||/<> Algılanan ilişkilerle gerçekte olan ilişkilerin birbirine uymaması durumu.[Kısa algılanan bir çizgi, gerçekte algılama alanında bulunan öteki çizgilerle aynı uzunlukta olabilir.] İLE/||/<> Gelen duyusal verileri organize ederek anlamlaştırma süreci. Bu süreç sonucunda oluşan anlamlı ürün. İLE/||/<> Bir öbeğin tüm üyelerinin aynı güdüleri ve karakteristikleri taşıyacağını kabul eden varsayım. İLE/||/<> Algılama sürecini etkileyen önceden yapılaşmış zihinsel kurgu. )
- İDRÂK[Osm.] / PERCEPTION[İng.] / PERCEPTION[Fr.] ile/değil/yerine/= ALGI
- ALGI = İDRAK = PERCEPTION[İng., Fr.] = WAHRNEHMUNG[Alm.] = PERCEPCION[İsp.] = PERCEPTIONIS[Lat.] = HE KATALEPSIS[Yun.] = el-İDRÂK el-HİSSÎ[Ar.] = İDRÂK-İ CUZ'Î[Fars.] = GEWAARWORDING, WAARNEMING[Felm.]
- ALGILAMA SÜRECİNDE:
BELİRGİNLİK ile/ve/> KONUM ile/ve/> ŞİDDET ile/ve/> SÜRE
- ALGILAMAK ile ALGILANMAK ile ALGILATMAK ile ALGILANABİLMEK ile ALGILATABİLMEK ile ALGILAYABİLMEK ile ALG ile ALGI ile ALGI BIÇAĞI
- ALGILAMAK = İDRAK ETMEK = PERCEIVE[İng.] = PERCEVOIR[Fr.] = ERKENNEN/WAHRNEHMEN[Alm.] = PERCIPIO[Lat.]
- ALGILANAMAZ ile ALGILANAMAZ
( IMPERCEIVABLE vs. IMPERCEPTIBLE )
( غير محسوس ile درک نکردني ile نفهميدني ile نامحسوس )
( غير محسوس ile DARK NAKARDANY ile NAFEHAMYDANY ile NAMOHSUS )
- ALGILATILMAK ile ALGILATTIRMAK
- SENSOR[İng.] ile/değil/yerine/= ALGILAYICI
- ALGILAYIVERMEK ile ALGILAYICI/LIK
- DOLAYLILIKTA:
ALGISALLIK ile/ve/||/<> ÇIKARIMSALLIK ile/ve/||/<> AKTARIMSALLIK
( PERCEPTION and/||/<> INFERENCE and/||/<> HEARSAY (in) :INDIRECTIVITY )
- ALGOFOBİ[Fr.] değil/yerine/= ACI VERİCİ DUYUM OLUŞTURABİLECEK HER ŞEYE KARŞI DUYULAN KAYGI
- ALGOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= ALGOFOBİ
( Acı korkusu olarak bilinen, Yunancada "acı" anlamına gelen ἄλγος ("álgos") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ALGORİTMA/ALGORITHM[İng.] değil/yerine/= AKIŞ BASAMAKLARI
- ALGORİTMA değil/yerine/= AKIŞ BASAMAKLARI
- ALGORİTMA ile ALGORİTMİK ile ALGORİTMİK DİL
( ALGORITHM vs. ALGORITHMIC vs. ALGORITHMIC LANGUAGE )
( الگوريتم ile الگوريتمي ile زبان الگوريتمي )
( ALGORYTAM ile ALGORYTAMY ile ZABAN ALGORYTAMY )
- ALİ BABA RESTAURANT :
( Kireçburnu'ndaki ilk restaurant olup ve deniz sahilinde yer almaktadır. Boğaziçi'nin çok ünlü restaurantlarından biridir. )
- ALİ YILMAZ BALIKÇILAR PARKI :
( :Büyükdere Mahallesinde bulunmaktadır. Sahildeki eski parktır. Tamamen yeniden düzenlendi ve Ali Yılmaz ismi ile açıldı. 1.173,52 m²'lik bir alan üzerindedir. 167,00 m²'lik yeşil alanı, 101,40 m²'lik çocuk oyun alanı, 27,13 m²'lik bir tesisi bulunmaktadır. )
- ALİ ile ALİ ABBAS ile ALİ EKBER ile ALİ EKBER HAŞİMİ RAFSANCANİ ile ALİ AŞGAR ile ALİ EŞREF ile ALİ BABA ile ALİ HASAN ile ALİ KARAM ile ALİ MUHAMMED ile ALİ PANAH ile ALİ ŞAMKHANİ
( ALI vs. ALI ABBAS vs. ALI AKBAR vs. ALI AKBAR HASHEMI RAFSANJANI vs. ALI ASGHAR vs. ALI ASHRAF vs. ALI BABA vs. ALI HASAN vs. ALI KARAM vs. ALI MOHAMMAD vs. ALI PANAH vs. ALI SHAMKHANI )
( علي ile عليعباس ile علياکبر ile علي اکبر هاشمي رفسنجاني ile علياصغر ile علياشرف ile عليبابا ile عليحسن ile عليکرم ile عليمحمد ile عليپناه ile علي شمخاني )
( علي ile عليعباس ile علياکبر ile ALY AKBAR CPEHESHAMY RAFSANJANY ile ALYASGAR ile علياشرف ile عليبابا ile عليحسن ile ALYKARAM ile عليمحمد ile عليپناه ile علي شمخاني )
- RECEIVER CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT RÉCEPTEUR[Fr.] / AKSEPTORKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= ALICI DEVRESİ
- ACCEPTOR LEVELS[İng.] / NIVEAUX ACCEPTEURS[Fr.] / AKZEPTORISCHE NIVEAUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ALICI DÜZEYLERİ
- ALİDAT/MASTARA[Ar.] ile AD-EYLEM/MASTAR[Ar. < MASDAR]/INFINITIVE[İng.]/INFINITIF[Fr.] ile MASTAR/MISTAR[Ar.]
( Açı cetveli. İLE Ad-eylem. Eylemlik. İLE Sıvacıların ve duvarcıların, cetvel gibi kullandığı, ensiz, uzun ve düz tahta. | Marangoz cetveli. | Tezgâhta, halının düz dokunmasını sağlayan araç ya da ileri-geri oynatılan bölüm.| Davar memesi. )
- ALIGNMENT/HARMONISATION and APPROXIMATION (OF LEGISLATION)
( Uyum, uyumlaştırma. VE Yakınlaştırma (mevzuatın). )
- ALIKLAŞMAK ile ALIKLAŞTIRMAK ile ALIKLAŞABİLMEK ile ALIKLAŞTIRILMAK ile ALIK/LIK ile ALIKÇA ile ALIK SALIK
- ALIKLIK/BELÂHET değil/yerine/>< FARKINDALIK
- ALIKLIK ile ALINGANLIK
( Anlama ve sezme gücü yetersiz olma ve yetersiz olan kişi. İLE Çabuk "gücenen/kırılan". Kendiyle ilgisi olmasa da kendine bağlayan/bağlamak. )
- ALIKOYMAK ile ALIKOYABİLMEK
- ALIKOYULMAK değil ALIKONULMAK
- ALİL[Fr.] değil/yerine/= SARIMSAKTA SÜLFÜR BİÇİMİNDE BULUNAN TEK DEĞERLİ KÖK
- ÂLİM[Ar.] ile MÜTEHAKKIK[Ar.]
- ALİMANTASYON[Fr.] değil/yerine/= BİR PLAN PROGRAM ÇERÇEVESİNDE SAYRIYI BESLEME
- ALİMENTASYON/ALIMENTATION[İng.] değil/yerine/= BESLEME
- ALİMENTASYON ile/||/<> ALİMENTAR ile/||/<> ALİMENTAR TRAKT
( Beslenme. İLE/||/<> Beslenme/beslenim [ile ilgili]. İLE/||/<> Sindirim yolu. )
- ALİMENTASYON değil/yerine/= BESLEME
- ÂLİM/MÜTEBAHHİR ile ALLÂME
( Bir bilim dalında uzman. İLE Birçok bilim dalında derin bilgi sahibi olan. )
( ... İLE Hem aklî, hem naklî ilimleri bilen. )
( OMNISCIENT: Çok geniş bilgi sahibi. | Allah. [rahman ve rahim olan] )
( DOCTOR cum DOCTORA UNIVERSALIS )
- ALINABİLİNİYOR değil ALINABİLİYOR
- ALİNEASYON/ALINEATION[İng.] değil/yerine/= YABANCILAŞMA
- ALINGANLAŞMAK ile ALINGANLAŞABİLMEK ile ALINGAN/LIK
- HASSÂSİYET[Osm.] / SUSCEPTIBILITY[İng.] / SUSCEPTIBILITÉ[Fr.] / SUSZEPTIBILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALINGANLIK, DUYARLILIK
- ALINMAK ile ALINABİLMEK ile ALIN/LIK ile ALINLI ile ALIN TERİ ile ALIN ÇATI ile ALIN YAZISI
- ALINTILAMAK ile ALINTILANMAK ile ALINTILANABİLMEK ile ALINTILAYABİLMEK ile ALINTI
- ALİPAŞAOĞLU (BENSON), FİKRİ (İST. 1911 - 1977) :
( PTT' den emekli oldu. Sarıyer Spor Kulübü'nün 14 kurucusundan biridir. Sarıyer Spor Kulübü'nde bir dönem başkan olarak görev yaptı. Sarıyer'in komple sporcularından biri idi. Futbol, Bisiklet, Voleybol gibi dallarda yarışmalara katıldı. )
- ALIŞILABİLİRLİK ile/ve/||/<> KALDIRILABİLİRLİK
- ALIŞILMIŞ OLAN ile/ve/değil/yerine/>< ANLAŞILABİLECEK OLAN/ANLAŞILMASI GEREKEN
- ALIŞILMIŞ ile ALIŞKANLIKLA İÇEN ile ALIŞILMIŞ SARHOŞ ile ALIŞILMIŞ SARHOŞLUK ile ALIŞILMIŞ İFADE ile ALIŞKANLIKLA ile ALIŞMAK ile ALIŞKANLIK ile ALIŞKANLIK
( HABITUAL vs. HABITUAL DRINKER vs. HABITUAL DRUNK vs. HABITUAL DRUNKED vs. HABITUAL PHRASE vs. HABITUALLY vs. HABITUATE vs. HABITUATION vs. HABITUDE )
( عادتي ile عرق خور ile دائم الخمر ile دائمالخمر ile ورد زبان ile ورد ile عادتا ile عادت دادن ile معتاد شدن ile خوگيري ile عادت روزانه )
( عادتي ile ARAGH KHOR ile دائم الخمر ile DAEMALKHMAR ile VARD ZABAN ile VARD ile ADETA ile ADAT DADAN ile MOTAD SHODAN ile خوگيري ile ADAT ROZANEH )
- ALIŞKANLIK AHLÂKI ile/ve/değil/yerine YEĞLEME/TERCİH AHLÂKI
( [not] MORALS OF HABIT vs./and/but MORALS OF PREFERENCE
MORALS OF PREFERENCE instead of MORALS OF HABIT )
- ALIŞKANLIK GÖRÜNÜŞÜ -ile
( HABITUAL ASPECT )
- ALIŞKANLIK (İLE) ile/değil KENDİLİĞİNDENLİK (İLE)
- (ALIŞKANLIK YAPICILARDAN) UZAK DURMALI!
- ALIŞKANLIK ve/< BELLEK
( Olumsuz alışkanlıklar, bellekteki kayıtların kötüye kullanımından kaynaklanır. )
( HABIT and/< MEMORY )
(1996'dan beri)