On ve üzeri(10+) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 32.035 başlık/FaRk ile birlikte,
32.035 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(14/130)
- BALL MILLING ile/||/<> SONOCHEMISTRY ile/||/<> TRIBOCHEMISTRY ile/||/<> MEKANİK KİMYA
( Mekanik kuvvet ile kimyasal reaksiyon. )
( Formül: F → bond breaking )
- BALLAMAK ile BALLANMAK ile BALLANDIRMAK
- BALLANDIRA BALLANDIRA (ANLATMAK)
- BALLISTICS[İng.] değil/yerine/= BALİSTİK
( Mermi ve füzelerin hareketlerini inceleyen bilim dalı.[1] Balistik bilimi 3 dala ayrılır:
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BALNEOTERAPİ ile BALNEOLOJİK
( su ile tedavi yöntemi. İLE su ile tedaviyle ilgili. )
- BALOTAJ[< Fr. BALLOTTAGE < Alm.] -ile
( Bir seçimde, adaylardan hiçbirinin, gerekli/eşik oy sayısını sağlayamaması nedeniyle seçimin sonuçsuz kalması. )
- BALOTMAN değil/yerine/= BINGILDAMA
- BALSAMİK[Fr. < BALSAMIQUE] değil/yerine/= İÇİNDE BALSAM BULUNAN
- BALTALAMAK ile BALTALANMAK ile BALTALANABİLMEK ile BALTALAYABİLMEK ile BALTA/LIK ile BALTACI/LIK ile BALTALI
- BALTALARDA:
KERKİ ile/ve NACAK ile/ve İVGİ/TEBERZİN
( Büyük olan. İLE/VE Küçük balta. Kısa saplı odun baltası. İLE/VE Ağaç oymada kullanılan kesici araç. )
- BALTALAYIVERMEK ile BALTALAYICI/LIK
- BALTALİMANI CADDESİ :
( Rumelihisar Mahallesi caddelerinden biridir. Baltalimanı'na kadar uzanan bu cadde en uzun caddelerden biridir. )
- BALTALİMANI DERESİ :
( Baltalimanı'nın üst kısımlarından akış ve iki koldan beslenir. Derenin eski ismi Kimarrus idi. Ancak coğrafi ismi Kanlıkavak deresi olmasına rağmen yerleşen ve benimsenen ismi Baltalimanı deresidir. )
- BALTALİMANI MAHALLESİ :
( Baltalimanı Rumelihisarı muhtarlığına bağlı bir yerleşim bölgesi idi. 1997 yılında yapılan bir düzenleme ile Rumelihisarı'ndan ayrılmış ve ayrı bir muhtarlık olmuştur. Emirgan, Rumelihisarı ve Fatih Sultan Mehmet mahallelerinden sınır alır. Baltalimanı adını Fatih Sultan Mehmet'in (1444 - 1481) Kaptan - ı Deryası Baltaoğlu Süleyman Bey'in adından almaktadır. Kaptan - ı Derya Süleyman Bey İstanbul'un fethine çok büyük katkı sağlayan gemileri Marmara denizinden buraya getirerek koruma altına tutmuş, bu gemilerden bir kısmı yağlı tekerlekli kızaklar üzerinde Haliç'e indirildiği için semte Baltalimanı denilmiştir. 1992 nüfus sayımına göre mahallenin nüfusu 6.287'dir. )
- BALTALİMANI MERKEZ CAMİİ :
( Baltalimanı Merkez Camii 2000'de yapıldı ve tarihi özelliği yoktur. )
- BALTALİMANI MESİRESİ :
( Baltalimanı mesiresi olarak bilinen büyük çayırlık alanın bir ismi de Baltalimanı çayırlığı idi. İstanbul'un en büyük mesirelerinden biriydi. Baltalimanı Hastanesinin karşısından, Levent'in alt kısımlarına kadar uzanan ormanı bol bir alandı. Eskiden dere çevresinde ve devrin ileri gelenlerinin köşk ve konakları bulunuyordu. Baltalimanı deresinin bol suyu, geniş çayırlık alan; çam ve çınar ile ceviz, dut, armut ve elma gibi meyve ağaçlarıyla doluydu. Halen bu büyük alanın bir kısmı mesire olarak kullanılmaktadır. 1965'li yıllara kadar Baltalimanı çayırlığının liseye yakın yeri futbol sahası olarak kullanılmakta idi. )
- BALTALİMANI SAHİL SARAYI :
( Çok önemli tarihi eserlerden biridir. Büyük Reşit Paşa (1800 - 1858) tarafından 19.yy'ın ikinci yarısının başlarında (1853 - 1863) inşâ edilmiştir. Reşit Paşa'nın oğlu Galip Paşa Sultan Abdülmecit'in kızı ile evlenince Baltalamanı Sahil Sarayına Fatma Sultan Sarayı denildi. Bu saray daha sonra Abdülmecid'in diğer kızı Mediha Sultan'a tahsis edildi. Mediha Sultan'ın kocası Ferit Paşa (1853 - 1923) sadrazam olunca saray Sadrazam Sarayı olarak kabul edilmiş ve öyle kullanılmış, bu nedenle de saraya Mediha Sultan Sarayı denilmiştir. Ulusal Kurtuluş mücadelesi başladıktan sonra Damat Ferit Paşa sarayı terk etmiş ve saray bir süre boş kaldıktan sonra Cumhuriyet döneminde Tarım Bakanlığına bağlı Balıkçılık Enstitüsüne verilmiştir. Milli saraylardan olan bina 1943 yılında Sağlık Bakanlığına devredildi ve 19.6.1944 yılında 85 yataklı Kemik Hastalıkları Hastanesi olarak açıldı. Hastane 1960'da Baltalimanı Kemik Hastalıkları Hastanesi adını aldı. 2000 yılında Sağlık Bakanlığı ile Hacı Ömer Sabancı Vakfı arasında yapılan protokol gereğince restore edildi. Sağlık Bakanlığının 21.12.2001 tarihli kararı ile hastane özel Dal Eğitim Hastanesi statüsünde alınmış olup, ismi T.C.Sağlık Bakanlığı Metin Sabancı Baltalimanı Kemik Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak değiştirildi. )
- BALTALİMANI SARNICI :
( Baltalimanı'nın üst kısımlarında ve Boyacıköy Hakkak Yümnü sokakta, kayalar üzerine 6.yy. sonları ile 7.yy. başlarında yapılmıştır. Foneos Manastırının sarnıcı olarak yapıldığı zannedilmektedir. Sarnıcın kalıntıları üzerinde binalar yapılmıştır. Sarnıç binaların bodrum katındadır. 20x40 m ebadında 5 m. derinliktedir. Kalıntıları hala görülebilen sarnıç Reşit Paşa Mahallesi sınırları içindedir. )
- BALTALİMANI SERHAZİN SÜLEYMAN AĞA CAMİ :
( Baltalimanı deresi kenarına Serhazin Süleyman Ağa tarafından yaptırılan cami yıkılmış olup aynı yere değişik mimaride Zahire Nazırı Arif Bey tarafından 1827'de mevcut cami yaptırılmış olup 1953 yılında büyük onarım görmüştür. Cami Emirgan Mahallesi sınırları içinde kalır. )
- BALTALİMANI TABYASI :
( Baltalimanı tabyası olarak isimlendirilen tabla Sultan II. Mahmut tarafından yaptırılmıştır (1820/1821). )
- BALTALİMANI TAŞOCAKLARI :
( Baltalimanı vadisinin üst kısımlarındaydı. Uzun yıllar işletildi, bilahare de terk edildi. )
- HONEYSTONE[İng.] / HONIGSTEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= BALTAŞI
- BALYALAMAK ile BALYALANMAK ile BALYALATMAK ile BALYALAYABİLMEK ile BALYA/LIK ile BALYA MAKİNESİ
- BALYOZLAMAK ile BALYOZLANMAK ile BALYOZLATMAK ile BALYOZ
- TURPENTINE GUM[İng.] / BAUME[Fr.] / BALSAM, TERPENTIN GOMME[Alm.] ile/değil/yerine/= BALZAM, TEREBENTİN SAKIZI
- BAMBU AĞACININ YETİŞTİRİLMESİNDE:
ALTI HAFTA ile/ve/değil/||/<>/< BEŞ YIL
(
)
- BAMBU[Malezya yerlilerinin dilinden] ile/ve/değil KARGI
( Buğdaygillerden, sıcak ülkelerde yetişen, boyu 25 metre kadar olabilen, mobilya, merdiven, baston gibi çoğu eşyanın yapımında kullanılan bir tür kamış. HEZAREN, HİNTKAMIŞI | Bu kamıştan yapılmış olan. İLE/VE/DEĞİL Bambunun küçüğü. Gövdesi 5-6 metre yüksekliğe erişebilen çok yıllık bir bitki, kamış, saz. | Silah olarak kullanılan, ucu sivri ve demirli uzun mızrak[Ar.]. )
( BAMBUSA VULGARIS cum ARUNDO DONAX )
- BAN :/yerine YASAKLAMAK
- BANA GÖRE ... ile/değil/yerine GÖREBİLDİĞİM KADARIYLA ...
- BANA GÖRE" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNGÖREBİLDİĞİM KADARIYLA
- BANA "HİTAP ETMİYOR" ile/ve "BENİ ÇEKMİYOR/CEZBETMİYOR"
- BANA İNANIRSANIZ ile/ve/değil/||/<>/< DEDİĞİME İNANIRSANIZ
- BANA KALIRSANIZ değil BANA KALIRSA, ...
- BAND SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE BANDES[Fr.] / BAND SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= BAND/BANT TAYFI/SPEKTRUMU/SPEKTRUMLAR
- BANDAJLAMAK ile BANDAJLANMAK ile BANDAJLATMAK ile BANDAJ
- BANDIRMAK ile BANDIRABİLMEK ile BANDIRA ile BANDIRALI
- BANDROL ile BANDROLLÜ ile BANDROLSÜZ
- BLANK DETERMINATION[İng.] ile/değil/yerine/= BANK DENEY
- BANKA ile BANKA KABULÜ ile BANKA KAĞIDI ile BANKACI ile BANKACILIK
( BANK vs. BANK ACCEPTANCE vs. BANK PAPER vs. BANKER vs. BANKING )
( بانک ile قبولي بانکي ile سفته بانکي ile بانک دار ile بانکدار ile صراف ile بانکي ile بانکداري ile صرافي )
( BANK ile قبولي بانکي ile SOFTEH BANKY ile BANK DAR ile BANKDAR ile SARAF ile BANKY ile BANKDARY ile SARAFY )
- BANLAMAK ile BANLATMAK ile BANLATTIRMAK
- BAND GAP[İng.] / INTERVALLE DE BANDE[Fr.] / SPALTEBAND, ZONENABSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT ARALIĞI
- BAND SCHEME[İng.] / ORDRE DE BANDE[Fr.] / BANDORDNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT DÜZENİ
- VERSTÄRKUNGSBANDFILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT GEÇİREN YÜKSELTEÇ
- BAND-PASS CHARACTERISTIC[İng.] / CHARACTERISTIQUE BANDE FILTRE[Fr.] / CHARAKTERISTISCHES BANDFILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT GEÇİRİCİ KARAKTERİSTİK
- BAND-PASS FILTER[İng.] / FILTRE PASSE-BANDE[Fr.] / BANDFILTER, BANDPASS[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT GEÇİRİCİ SÜZGEÇ
- BAND-PASS AMPLIFIER[İng.] / AMPLIFICATEUR DE LA BANDE-PASSE[Fr.] ile/değil/yerine/= BANT GEÇİRİCİ YÜKSELTEÇ
- BAND BROADENING[İng.] / BAND VERBREITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT GENİŞLEMESİ
- BANDWIDTH[İng.] / LARGEUR DE BANDE[Fr.] / BANDBREITE[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT GENİŞLİĞİ
- ZONENMODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT MODELİ
- BELT CONVEYOR[İng.] / CONVOYEURS A BANDE[Fr.] / GRUNDZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT TAŞIYICI
- BAND SPECTRA[İng.] / BANDSEKTRUUM[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT TAYFI/SPEKTRUMU/SPEKTRUMLARI
- BANTLAMAK ile BANTLAYABİLMEK ile BAN ile BANA ile BANİ/LİK ile BANK ile BANT ile BAN OTU ile BAN YAĞI ile BAN AĞACI ile BANT ZIMPARA
- BAOBAB AĞAÇLARI:
AFRİKA ile/ve/<> BÜYÜK ile/ve/<> AVUSTRALYA ile/ve/<> MADAGASKAR ile/ve/<> PERRIER ile/ve/<> FONY ile/ve/<> SUAREZ ile/ve/<> ZA
(
)
( ADANSONIA DIGITATA cum/et/<> ADANSONIA GRANDIDIERI cum/et/<> ADANSONIA GREGORII cum/et/<> ADANSONIA MADAGASCARIENSIS cum/et/<> ADANSONIA PERRIERI cum/et/<> ADANSONIA RUBROSTIPA cum/et/<> ADANSONIA SUAREZENSIS cum/et/<> ADANSONIA ZA )
- BARBARLAŞMAK ile BARBARLAŞABİLMEK ile BARBA ile BARBAR/LIK ile BARBARCA ile BARBARİZM
- BARBAROSOĞLU YALISI :
( Sarıyer'de Yenimahalle Caddesi üzerinde ve deniz kenarındadır. 19. yy. son çeyreğinde yapılan yalılardan olduğu zannediliyor. Gerek içi ve gerekse dış durumu ile örnek tarihi eser yapılardandır. Barbarosoğlu ailesine ait olan yalı bilahare el değiştirdi ve Torlak ailesine geçti. )
- BARBAROSOĞLU, HAYRETTİN (ÜSKÜDAR, 1942) :
( Alpulu Şekerspor'dan transfer edildi ve 2 sezon (1964 - 1966) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 29 lig, 5 kupa, 2 turnuva ve 7 özel olmak üzere toplam olarak 43 maçta oynadı. Lig maçlarında 2, kupa maçlarında 1 ve turnuva maçlarında 1 olmak üzere takımına 4 gol kazandırdı. )
- BARBAROSOĞLU, İBRAHİM HAYRETTİN CELADET (İST. 1903 - 1955) :
( Sarıyerli'dir. Kaptan - ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa'nın soyundandır. Sarıyer'de sporun ve kulüpçülüğün gelişmesine öncülük etti. Sarıyer Gençler Cemiyeti, Sarıyer Gençlik Mahveli kurucu ve yöneticilerindendi. Sarıyer Spor Kulübünün kuruluş çalışmalarına katıldı. İlk Sarıyer Futbol takımını sahaya çıkaran kişidir. Şair olup şiirleri bestelenmiştir. "Gel gitme kadın ruhumu hicranına yakma"; "Cevrin yeter artık bu kadar olma sitemkâr" ve "Yıllarca yazık boş yere hülyalara kandım" isimli şarkıları onun şiirlerinden bestelendi. Memuriyet hayatında Gümrükler Genel Müdürlüğüne kadar yükseldi. Bu görevde iken Şurayı Devlet (Danıştay) üyeliğine seçildi. )
- BARBITONE[İng.] / BARBITOL[Fr.] / DIAPHYLLANOLYLHARNSTAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BARBİTON
- BARBITURATE[İng.] ile/değil/yerine/= BARBİTÜRAT
- BARBITURIQUE[Fr.] / BARBITURPRÄPARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BARBÜTİRAT
- BARDAK DOLDURURKEN, DUDAK PAYI
( İçecekler ağzına kadar doldurulmaz. Hem taşırken dökülmemesi için, hem de içerken dudak payı denen bir boşluk bırakmak gerekir. )
- BARFİKS[Fr. < BARRE FIXE] ile BARPARALEL[Fr. < BARRE PARALLÈLE]
( Çeşitli gövde hareketleri yapmaya elverişli 1 - 1,5 metre yüksekliğinde, kendi ağırlığınızı yukarı çekmenizi sağlayan, iki ayak üzerine tutturulmuş çubuklu jimnastik aracı. İLE Dikey direkler üzerine paralel olarak tutturulmuş iki tahta çubuktan oluşmuş jimnastik aracı. )
- BARIGSADI ile BARIMSINDI ile BARINDI ile BARINDI ile BARIŞDI
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Gitmek istedi. İLE Gidermiş gibi yaptı.[Gerçekte gitmedi.] İLE Gidiyormuş gibi göründü. İLE Çıktı. İLE Onlar, birbirine gitti.[Yardımlaşmayı ya da rekabet etmeyi anlatmak üzere] )
- BARİKATLAMAK ile BARİKAT
- BARINAK:
MAMUT KEMİĞİNDEN ile/<>/> GÖKDELEN
- BARINDIRMA ile KAPSAMA
- BARINMAK ile BARINILMAK ile BARINDIRMAK ile BARINABİLMEK ile BARINDIRILMAK
- BARIŞ:
ÇOK KUTUPLU, SIRADÜZENLİ[HİYERARŞİK] DENGE "DÜZENİ" ile ÇİFT KUTUPLU "DÜZEN" ile TEK BİR DEVLETİN "DÜZENİ"[PAX ROMANA]
- BARIŞMAK ile BARIŞTIRMAK ile BARIŞABİLMEK ile BARIŞTIRILMAK ile BARIŞ ile BARIŞÇI/LIK
- BARIŞMAK ile/ve/||/<>/> YAKINLAŞMAK
- BARIŞTIRICI ile/ve/||/<> KURTARICI
- BARYTA WATER[İng.] / EAU DE BARYTE[Fr.] / BARYTWASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= BARİT SUYU
- BARİYER ile BARİYERLİ ile BARİYERSİZ
- BARİZLEŞMEK ile BARİZLEŞTİRMEK ile BARİZ/LİK
- BARKHAUSEN EFFECT[İng.] / EFFET BARKHAUSEN[Fr.] / BARKHAUSEN-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BARKHAUSEN ETKİSİ
- BARLOW GEAR[İng.] / ROUE DE BARLOW[Fr.] / BARLOWSCHES RAD[Alm.] ile/değil/yerine/= BARLOW ÇARKI
- BARLOW LENS[İng.] / LENTILLE DE BARLOW[Fr.] / BARLOW-LINSE, BARLOWSCHE LINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= BARLOW MERCEĞİ
- BAROGRAM[İng.] / BAROGRAMME[Fr.] ile/değil/yerine/= BAROGRAM
- BAROMETRE[Fr. < BAROMETRE] değil/yerine/= BASINÇÖLÇER
- BAROMETRE ile BAROMETRESİZ
- BAROMETRE[< Fr. < Yun.] değil/yerine/= BASINÇÖLÇER
- BAROMETRIC FORMULA[İng.] / FORMULE BAROMÉTRIQUE[Fr.] / BAROMETERSCHE FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BAROMETRİK FORMÜL
- BARORECEPTOR değil/yerine/= BASINÇ ALMACI
- BARORESEPTÖR ile/||/<> BAROREŞEKS
( Basınç almacı. İLE/VE/|| Basınç tepkesi. )
- BAROTRAUMA değil/yerine/= BASINÇLA ÖRSELENME
- BARREMIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= BARREMİYAN EPOKU
( Günümüzden 129.400.000 ile 125.000.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BARTLETT FORCE[İng.] / FORCE DE BARTLETT[Fr.] / BARTLETTSCHE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BARTLETT KUVVETİ
- BARUT (ÇİN) ile/||/<> MODERN PATLAYICILAR
( Çinliler barutu 9. yüzyılda keşfetti İLE modern patlayıcılar 19. yüzyılda geliştirildi. )
( Tang Hanedanlığı Simyacıları tarafından 850 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- BARUT, MİNHACETTİN (İST. 1936 - 1999) :
( Sakarya Kulübünden transfer edildi. Dört sezon Sarıyer'de oynadı. Sarıyer forması altında 57 Lig, 2 Kupa maçı olmak üzere 59 resmi ve 7 özel maçla birlikte 66 maç oynadı. Takımı adına 11'i lig 2 özel maçta olmak üzere 13 gol kaydetti. Bir maçta (1956/57 Hasköy maçı) kafa ile dört gol atarak bir rekor yaptı. Futbolu bıraktıktan sonra antrenör ve teknik direktör olarak görev yaptı. Sarıyer S.K. de de teknik direktörlük yaptı. 1999 depreminde Çınarcık'ta enkaz altına kalarak eşi ile birlikte hayatını kaybetti. )
- BARYON İLE MEZON İLE HADRON ile/||/<> KUARK BİLEŞİKLERİ
( Kuarklardan oluşan parçacık türleri. )
( Formül: p = uud İLE n = udd )
- BARIUM ACETATE[İng.] / ACETATE DE BARYTE[Fr.] / BARIUMACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BARYUM ASETAT
- BARIUM FLUORIDE[İng.] / FLUORURE DE BARYUM[Fr.] / BARIUMFLOURID, BARIUMFLUORID[Alm.] ile/değil/yerine/= BARYUM FLORÜR
- FLUOROSILICATE DE BARYUM[Fr.] / BARIUM FLUOSILIKAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BARYUM FLOSİLİKAT
- BARIUM FLUIDOSILICATE[İng.] ile/değil/yerine/= BARYUM FLÜOROSİLİKAT
- BARIUM PHOSPHATE[İng.] / PHOSPHATE DE BARYUM[Fr.] / BARIUMPHOSPHAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BARYUM FOSFAT
- BARIUMHYDROXIDE[İng.] / BARYTE[Fr.] / BARIUMHYDROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= BARYUM HİDROKSİT
- BARIUM HYDRIDE[İng.] / HYDRURE DE BARYUM[Fr.] / BARIUMHYRID, BARIUMHYDRID[Alm.] ile/değil/yerine/= BARYUM HİDRÜR
- CHLORATE DE BARYUM[Fr.] / BARIUMCHLORAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BARYUM KLORAT
- BARIUM CHLORIDE[İng.] / CHLORURE DE BARYUM[Fr.] / BARIUMCHLORIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= BARYUM KLORÜR
- BARIUM CHROMATE[İng.] / CROMAT DE BARYUM[Fr.] / BARIUMCHROMAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BARYUM KROMAT
- BARIUM NITRATE[İng.] / NITRATE DE BARYUM[Fr.] / BARIUMNITRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BARYUM NİTRAT
- BARIUM OXIDE[İng.] / OXYDE DE BARYUM[Fr.] / BARIUMOXYD, BARIUMOXID[Alm.] ile/değil/yerine/= BARYUM OKSİT
- BARIUM SELENITE[İng.] / SÉLÉNITE DE BARYUM[Fr.] / BARIUMSELENIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BARYUM SELENİT
- BARIUM THIOCYANATE[İng.] / THIOCYANATE DE BARYUM[Fr.] / BARYUM THIOCYANAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BARYUM TİYOSİYANAT, BARYUM TİROSİYANAT
- BARIUM THIOSULPHATE[İng.] / THIOSULFATE DE BARYUM[Fr.] / BARIUMTHIOSULFAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BARYUM TİYOSÜLFAT
- BAŞ DÖNMESİ ile DENGESİZLİK
( )
- HAUPTQUANTENZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= BAŞ KUANTUM SAYISI
- BAS[İt.] ile BASBARİTON[İt.] ile BARİTON[İt.] ile TENOR[İt.] ile KONTRTENOR[İt.]
( En kalın, eril seleni. | En kalın sesli orkestra çalgısı. İLE Basın çıkamadığı ince tonlara çıkabilen, buna karşın, basın indiği kalın ve tok tonlara inemeyen eril seleni. İLE Bas ve tenor selenleri arasında bulunan eril seleni. İLE En tiz ya da en ince eril seleni. İLE Basın çıkamadığı ince tonlara çıkabilen ve buna karşılık basın indiği kalın ve tok tonlara inemeyen bir eril seleni. )
- BA'S[Ar.] değil/yerine/= GÖNDERME, GÖNDERİLME | DİRİLTME | PEYGAMBERLİK
- BAŞAK ile SAKSIGÜZELİ
( ... İLE Damkoruğugillerden, yaprakları etli, çiçekleri başak biçiminde bir süs bitkisi. )
( ... cum COTYLEDON UMBILICUS )
- BAŞAKLAMAK ile BAŞAKLANMAK ile BAŞAK ile BAŞAKLI ile BAŞAKÇI/LIK
- BAŞAKLANMAK -ile
( Başak bağlamak, tutmak. )
- BASAMAK ile BASAMAK BASAMAK ile BAS ile BASI ile BASKÇA ile BASICI/LIK ile BASILI ile BAS BAS ile BASAMAKLI ile BASAMAKSIZ
- BAŞARI:
KAZANILABİLEN ile/ve/||/<>/> KAYBEDİLEBİLEN
- BAŞARI (ÖYKÜSÜ) ile/ve/||/<> BAŞARISIZLIK (ÖYKÜSÜ)
(
)
- BAŞARI TESTİ[İng. ACHIEVEMENT TEST] ile/||/<> BAŞARMA GEREKSİNMESİ[İng. NEED FOR ACHIEVEMENT]
( Toplama ve çıkarma gibi belirli becerileri ölçmeyi amaçlayan testtir. @@ Mükemmeliyet standartlarına ulaşmak ve aşmak gereksinmesidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BAŞARI:
ZEKÂ ve/değil/||/<>/< SORUNLARLA UĞRAŞMAKTAN VAZGEÇMEYEREK
- BAŞARI ile/ve/||/<>/< İÇSELLEŞTİRME
- BAŞARI ile/ve/||/<>/< ÖTEKİLERİN BAŞARISI
( Başarıya ulaşmanın en hızlı yolu, ötekilerin başarısına (da) yardımcı olmaktır. )
( The fastest way to succeed is to help others succeed. )
( SUCCEED vs./and/||/<>/< OTHERS SUCCEED )
- BAŞARI ile/değil/ne yazık ki SONUÇ MERKEZLİLLİK/ODAKLILIK
( Bir şeyin/durumun, "çoğunluk" tarafından istenmesi, kabul görmesi, başarı değildir/olamaz! )
- BAŞARILARDA ve/||/<> FELÂKETLERDE
( Gururu yenmek. VE/||/<> Ümitsizliğe direnmek. )
- BAŞARISIZLIK:
"DÖVME" değil "YARA"
- BAŞARISIZLIK ÖYKÜSÜ ile/ve/değil/||/<>/< YOKSUNLUK ÖYKÜSÜ
- BAŞARISIZLIK:
YÜKSEK HEDEFLER KOYUP ULAŞAMAMAKTAN DOLAYI değil/ne yazık ki DÜŞÜK HEDEFLER KOYUP ULAŞMAKTAN DOLAYI
- BAŞARISIZLIK ile/değil/yerine/<>/></> BAŞARI
( Açıklama gerektirir. İLE/DEĞİL/YERİNE/<>/>> Sessizdir. )
( Başarı, "başarısızlık kaygısı"ndan uzak durabilmeyi bilmektir/yeğlemektir. )
( "Bahaneleri" olur. İLE/DEĞİL/YERİNE/<>/>> Dayanakçaları olur. )
- BAŞARISIZLIK ile/değil/yerine DÜŞMEK
( Başarısızlık, düştüğün yerde kalmaktır. İLE/DEĞİL/YERİNE Düşmek, başarısızlık değildir. )
- BAŞARISIZLIK ile FLOPPER ile DİSKET
( FLOP vs. FLOPPER vs. FLOPPY )
( باصداي تلپ افتادن ile صداي چلپ ile افتنده ile مسخره وار )
( BASEDAY TALP AFTADAN ile SADAY CHELP ile AFTANDEH ile MOSKHAREH VAR )
- BAŞARISIZLIK ile/ve/değil/||/<>/< İLK NEDEN
( Başarısızlığın ilk nedeni, ilk nedene inmemektir. )
- BAŞARISIZLIK ile/ve/değil ŞANSSIZLIK
( Düşmek, başarısızlık değil düştüğün yerde kalmaktır. )
- BAŞARISIZLIK ile/ve/||/<>/> UTANMAK
- BAŞARISIZLIK ile/ve/değil/||/<>/< YETERSİZLİK
- BAŞARISIZLIK" ile/ve/değil/||/<>/> ZARAR
- BAŞARMAK ile BAŞARTMAK ile BAŞARILMAK ile BAŞARABİLMEK ile BAŞARIVERMEK ile BAŞARI ile BAŞARILI/LIK ile BAŞARISIZ/LIK
- BASE[D] vs. FUNDAMENTAL
- BAŞIBOŞ:
İŞSİZLER ile/ve/değil/<> DAHA İYİSİNİ YAPABİLECEK OLANLAR
- BASIKLAŞMAK ile BASIKLAŞTIRMAK ile BASIK/LIK
- BASILMAK ile BASILABİLMEK ile BASILA
- BAŞIMIZA GELEN ile/ve/değil/||/<>/>/< NASIL TEPKİ VERDİĞİMİZ
- BAŞIN AĞIRLIĞINDA:
"ÖNE EĞİK BOYUNDA" ile/değil/yerine/>< DİK BOYUN
(
)
- BASIN/MEDYA:
SİYASİ/EKONOMİK "GÜCÜN"/"İKTİDARLARIN"
değil
TOPLUMUN OLANAĞI/ÜRÜNÜ/HİZMETİ
- BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ" ile/ve/değil GAZETECİLERİN SERBESTLİĞİ
( [not] FREEDOM OF PRESS vs./and/but FREEDOM OF JOURNALIST )
- TAZYİK ZÂVİYESİ[Osm.] / PRESSURE ANGLE[İng.] / ANGLE DE LA PRESSION[Fr.] / DRUCKWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ AÇISI
- TAZYİK[Osm.] / PRESSURE[İng.] / PRESSION[Fr.] / DRUCK, LÖSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ, BASKI/LAMA, SIKIŞTIRMA
- PRESSURE DROP[İng.] / DRUCKABFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ DÜŞÜMÜ
- PRESSURE GRADIENT[İng.] / DRUCKGEFÄLLE, DRUCKNEIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ EĞİMİ
- PRESSURE EFFECT[İng.] / EFFET DE PRESSION[Fr.] / DRUCKEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ ETKİSİ
- BASINÇ İLE GERİLME İLE YAMULMA ile/||/<> KATI CAD DEFORMASYONLARI
( Malzemelere uygulanan kuvvet türleri ve etkileri. )
( Formül: σ = F/A İLE ε = ΔL/L )
- PRESSURE COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE LA PRESSION[Fr.] / DRUCKKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ KATSAYISI
- PRESSURE SHIFT[İng.] / GLISSEMENT DE PRESSION[Fr.] / DRUCKVERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ KAYMASI
- PRESSURE FORCE[İng.] / FORCE DE PRESSION[Fr.] / DRUCKKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ KUVVETİ
- CENTRE OF PRESSURE[İng.] / CENTRE DE LA PRESSION[Fr.] / DRUCKMITTELPUNKT, DRUCKZENTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ MERKEZİ
- PRESSURE MEASUREMENT[İng.] / MESURE DE PRESSION[Fr.] / DRUCKMESSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ ÖLÇÜMÜ
- PRESSURE TUBE REACTOR[İng.] / RÉACTEUR À TUBES DE FORCE[Fr.] / DRUCKROHRREAKTOR, DRUCKRÖHRENREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ TÜPLÜ TEPKİLEŞİM/REAKTÖR
- DRUCKHALTEVENTIL[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ TUTMA VANASI
- PRESSURE ALTITUDE[İng.] / ALTITUDE DE LA PRESSION[Fr.] / DRUCKHÖHE[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ YÜKSEKLİĞİ
- PIEZOELEKTRIK[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇELEKTRİK
- DRUCKHALTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇLAMA
- BASINÇLAMAK ile BASIN ile BASINÇ ile BASINÇLI ile BASIN KARTI ile BASIN ÖZETİ ile BASINÇLANMA ile BASINÇLI SU ile BASIN YASAĞI ile BASINÇ BOYNU ile BASINÇ ODASI ile BASINÇ ÖLÇÜM ile BASIN ATAŞESİ ile BASIN DÜNYASI ile BASINÇ DUYUMU ile BASINÇLI HAVA ile BASIN BİLDİRİSİ ile BASIN DANIŞMANI ile BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ ile BASINÇ ANAHTARI ile BASINÇ TEDAVİSİ ile BASIN TOPLANTISI ile BASIN DANIŞMANLIĞI
- PRESSURIZATION[İng.] / PRESSURISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= BASINÇLANDIRMA
- DRUCKWASSERREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇLI HAFİF SULU REAKTÖR
- PRESSURIZED WATER REACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= BASINÇLI SU REAKTÖRÜ
- RÉACTEUR À EAU SOUS PRESSION[Fr.] ile/değil/yerine/= BASINÇLI SULU TEPKİLEŞİM
- BAROGRAPHE[Fr.] ile/değil/yerine/= BASINÇLIK YER YAZICI
- BAROMETER, MANOMETER[İng.] / MANOMÈTRE[Fr.] / BAROMETER, DRUCKMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇÖLÇER, MANOMETRE
- BAROGRAPH[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇÖLÇER YAZICI
- BASINÇÖLÇER ile BASIÖLÇER
( Hava basıncını ölçerek, yer yükseltilerini ve hava değişimlerini saptamak için kullanılan aygıt, barometre. İLE Buharın ya da herhangi bir gazın bulunduğu kabın, yüzeyine yaptığı basıncı belirleyen aygıt, manometre. | Akışkanların basıncını ölçen aygıt. )
( )
( BAROMETER vs. MANOMETER )
- BASIPHOBIA[İng.] değil/yerine/= BASİFOBİ
( Düşme korkusu. Yunancada "adım" anlamına gelen βάσις ("básis") ve "korku" anlamında kullanılan φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terimdir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BASİRET ile BASİRETLİ/LİK ile BASİRETSİZ/LİK
- BASİRET ile/<> BASİRETSİZLİK ile/<> AYMAZLIK
( Yanlış yapmadan önce düşünmek. İLE/<> Yaparken, düşünmemek. İLE/<> Yanlış yapabileceğini düşünmemek. )
- [ne yazık ki]
BASİRETSİZLİK ve/||/<>/> İHÂNET
( Sorumluları "yoksa". VE/||/<>/> Sorumluları bulunamaz. )
- EINFACHES SINUSSCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİT ARMONİK DEVİM
- EINFACHE SINUSE ELEKTROMOTORKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİT ARMONİK ELEKTROMOTOR GÜÇ
- BASİT FAİZ İLE BİLEŞİK FAİZ İLE ANÜİTE ile/||/<> FAİZ HESAPLAMALARI
( Finansal matematik temelleri. )
( Formül: FV = PV(1+r)^n )
- ELEMENTARY GAS[İng.] ile/değil/yerine/= BASİT GAZ
- SIMPLE HARMONIC ELECTROMOTIVE FORCE[İng.] / FORCE ÉLECTROMOTRICE HARMONIQUE SIMPLE[Fr.] ile/değil/yerine/= BASİT HARMONİK ELEKTROMOTOR KUVVET
- BASİT HARMONİK HAREKET ile/||/<> PERİYODİK HAREKET (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Basit harmonik sinüzoidal, periyodik tekrarlayan harekettir )
( Formül: x=Asin(ωt) )
( Aristoteles tarafından -350 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-384--322) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Felsefe, Mantık, Biyoloji) (Önemli katkıları: Mantık, etik, metafizik) )
- SIMPLE HARMONIC MOTION[İng.] / MOUVEMENT HARMONIQUE SIMPLE[Fr.] ile/değil/yerine/= BASİT HARMONİK HAREKET
- SIMPLE MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE SIMPLE[Fr.] / EINFACHES MIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİT MİKROSKOP
- ELEMENTARY[İng.] / ELEMENTAR[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİT, SADE
- SIMPLE SOUND SOURCE[İng.] / SOURCE SONORE SIMPLE[Fr.] / EINFACHES SCHALLQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİT SES KAYNAĞI
- ELEMENTARE TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİT TANECİK
- BASİTE İNDİRGEMEK değil BASİTE İNDİRMEK
- BASİT/KÜÇÜK/ÖNEMSİZ HATA ile/ve/değil/yerine/||/<> BENİM ÖZENSİZLİĞİM/DİKKATSİZLİĞİM!
- BASİTLEŞMEK ile BASİTLEŞTİRMEK ile BASİTLEŞEBİLMEK ile BASİTLEŞTİRİLMEK ile BASİT/LİK ile BASİTÇE ile BASİT FAİZ ile BASİT RENK ile BASİT CİSİM ile BASİT CÜMLE ile BASİT KESİR ile BASİT TÜMCE ile BASİT KELİME
- BASİTLEŞTİRME ile DEĞERSİZLEŞTİRME
( TO SIMPLIFY vs. TO LOSE ITS VALUE )
- BASİTLEŞTİRME ile/ve/değil DÜŞÜNCE
( [not] TO SIMPLIFY vs./and/but TO THINK )
- BACITRACIN[İng.] / BACITRACINE[Fr.] / BACITRACIN[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİTRASİN
- Başını ağrıtmamak için SUS!!!
- BAŞKA ALTERNATİF değil ALTERNATİF (ya da BAŞKA ÇÖZÜM)
- BAŞKA (BİR) ALTERNATİF/İ (ÇÖZÜM/Ü) değil ALTERNATİF (ÇÖZÜM)
- BAŞKA BİR DEYİŞLE ... ile/değil/yerine BAŞKA BİR DİLDEKİ KARŞILIĞIYLA ...
- BAŞKA BİR KONU ile/ve/değil/yerine/ya da/||/<>/< SUSABİLMEK
- BAŞKA (OLABİLİR/OLMAMALI):
"İÇİMİZDEKİ SAZLAR" ile/ve/||/<>/>< AĞZIMIZDAN ÇIKAN SÖZLER
( Duygular. İLE/VE/||/<>/>< Düşünceler. )
- Başka sözlere kulak kabartmadan DİNLE!!!
- BAŞKA ile/ve/||/<>/> ÖZGÜRLEŞME
- BAŞKALARI ...:
BİZİMLE YÜRÜYEBİLİR ve/fakat BİZİM İÇİN YÜRÜ(YE)MEYEBİLİR
- BAŞKALARINA "EFENDİLİK" ile/değil/yerine/>< KENDİMİZE EFENDİLİK
( "Güç" gerektirir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Güçlü olmayı gerektirir. )
- UTANMA:
BAŞKALARINDAN ile/ve/<>/değil/yerine KENDİNDEN
- BAŞKALARINI AFFETMEK ile/ve/||/<>/< KENDİNİ AFFETMEK
( Affetmek, bir mahkûmu serbest bırakmaktır ve o mahkûmun kendin olduğunu keşfetmektir. )
( AFFEDELİM!!!
Lise öğretmeni bir gün derste öğrencilerine bir teklifte bulunur:
"Bir yaşam deneyimine katılmak ister misiniz?"
Öğrenciler çok sevdikleri hocalarının bu teklifini tereddütsüz kabul
ederler. "O zaman" der öğretmen. "Bundan sonra ne dersem yapacağınıza da
söz verin"
Öğrenciler bunu da yapar. "Şimdi yarınki ödevinize hazır olun. Yarın
hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz!"
Öğrenciler, bu işten pek birşey anlamamışlardır. Ama ertesi sabah
hepsinin sıralarını üzerinde patatesler ve torbalar hazırdır. Kendine
meraklı gözlerle bakan öğrencilerine şöyle der öğretmen:
"Şimdi, bugüne dek affetmeyi reddettiğiniz her kişi için bir patates
alın,o kişinin adını o patatesin üzerine yazıp torbanın içine koyun."
Bazı öğrenciler torbalarına üçer-beşer tane patates koyarken, bazılarının
torbası neredeyse ağzına kadar dolmuştur. Öğretmen, kendine "Peki şimdi ne olacak?" der gibi bakan öğrencilerine
ikinci açıklamasını yapar:
"Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbaları yanınızda taşıyacaksınız. Yattığınız yatakta, bindiğiniz
otobüste, okuldayken sıranızın üstünde? Hep yanınızda olacaklar."
Aradan bir hafta geçmiştir. Hocaları sınıfa girer girmez, denileni yapmış
olan öğrenciler şikâyete başlar:
"Hocam, bu kadar ağır torbayı her yere taşımak çok zor."
"Hocam, patatesler kokmaya başladı. Vallahi, kişiler, tuhaf bakıyor bana artık. Hem sıkıldık,
Hem yorulduk!"
Öğretmen gülümseyerek öğrencilerine şu dersi verir:
"Görüyorsunuz ki, affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır
yükler taşımaya mahkum ediyoruz. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan olarak düşünüyoruz,
halbuki affetmek, en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir. )
( Kendini affetmeyen kişinin, tüm kusurları affedilebilir. )
( FORGIVE THE OHTERS vs./and/||/<>/< FORGIVE THE SELF )
- BARIŞ(TIR)MAK:
BAŞKALARINI ile/ve/değil/<> KENDİNİ (KENDİNLE)
( Zaman zaman. İLE/VE/<>/DEĞİL Her zaman. )
- BAŞKALARINI ÇÖZMEYE ÇALIŞMAK ve/||/<>/> KENDİNİ DÜĞÜMLEMEK
- BAŞKALARINI DÜŞÜNMEK ile/değil/yerine BAŞKALARINI DA DÜŞÜNMEK
- KANDIRMA:
BAŞKALARINI ile/ve/değil/||/<>/< KENDİNİ
- BAŞKALARINI) SUÇLAYAN ile/||/<> KENDİNİ SUÇLAYAN | ile/||/<> KİMSEYİ SUÇLAMAYAN
( [Gidilecek yolu ...]
Çoktur. İLE/VE/||/<> Yarısı kalmıştır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çok azı kalmıştır. )
- BAŞKALARININ (")TERBİYESİZLİĞİ(") ile/değil/yerine/>< KENDİ TERBİYEN
- BAŞKALARIYLA KIYASLAMA ile/değil/yerine/>< BAŞKALARINI ÖRNEK ALMA
- Başkalarıyla da KONUŞ!!!
- BAŞKALAŞIM ile/ve/||/<> (")CANLANMA(")
- BAŞKALAŞIM ile/ve DEĞİŞİM
( METAMORPHISM vs./and ALTERATION )
( İSTİHÂLE ile/ve ... )
- BAŞKALAŞIM ile GELİŞİM
( METAMORPHISM vs. PROGRESS/DEVELOPMENT )
- BAŞKALAŞIM ile İÇBAŞKALAŞIM
( ... İLE Püskürük magmaların, soğurdukları kültelerin/kayaçların etkisi altında, bileşimlerinde oluşan başkalaşım. )
- BAŞKALAŞIM ile YARIBAŞKALAŞIM ile TÜMBAŞKALAŞIM
( ... İLE Böceklerde, kurtçuk evresi görülmeyen başkalaşma türü. İLE Böceklerde, kurtçuk ve koza evresi geçiren başkalaşma türü. )
- BAŞKALAŞMAK ile BAŞKALDIRMAK ile BAŞKALAŞTIRMAK ile BAŞKALAŞABİLMEK ile BAŞKA/LIK ile BAŞKAN/LIK ile BAŞKACA ile BAŞKA BİRİ ile BAŞKA BAŞKA ile BAŞKAN VEKİLİ ile BAŞKANLIK MAKAMI ile BAŞKAN YARDIMCISI ile BAŞKANLIK SİSTEMİ
- BAŞKALAŞTIRMA ile/ve/değil/yerine DÖNÜŞTÜRME
( [not] TO CHANGE vs./and/but TO TRANSFORM
TO TRANSFORM instead of TO CHANGE )
- BAŞKALDIRI ile/değil/yerine ELEŞTİRİ
- BAŞKALDIRTMAK ile BAŞKALDIRABİLMEK ile BAŞKALDIRI ile BAŞKALDIRICI/LIK
- BAŞKASINA SÖYLEDİĞİN/SÖYLEYEBİLDİĞİN ile ANCAK/SADECE KENDİNE SÖYLEYEBİLECEĞİN
( (ABLE) TO SAY/TELL SOMETHING TO OTHERS vs. ONLY ABLE TO SAY TO YOURSELF )
- BAŞKASININ, BİZİ KEŞFETMESİ ile/ve/>/değil/yerine KENDİNİ KEŞFETME
( Beşer. İLE/VE/>/DEĞİL/YERİNE İnsan. )
- BAŞKASININ SORUSU ile/değil/yerine KENDİ SORUN
- BAŞKASININ/BAŞKALARININ YANITLARI ile/ve/değil/yerine KENDİ(NİN) YANITLARI(N)
- BAŞKASIYLA PAYLAŞTIĞIN/PAYLAŞABİLDİĞİN ile ANCAK/SADECE KENDİN YAŞAYABİLECEĞİN
( (ABLE) TO SHARE WITH OTHERS vs. ONLY YOU ABLE TO EXPERIENCE )
- BAŞKENT ile SERMAYE STOĞU ile KAPİTALİZM ile KAPİTALİST ile BÜYÜK HARFLE YAZMAK ile TESLİM OLMAK
( CAPITAL vs. CAPITAL STOCK vs. CAPITALISM vs. CAPITALIST vs. CAPITALIZE vs. CAPITATE )
( دست مايه ile دارالسلطنه ile دارالخلافه ile راسي ile مالالتجاره ile سرمايه ile کبيره ile سرلولهبخاري ile پايتخت ile سرستون ile سهام درآمده ile کاپيتاليسم ile سرمايهداري ile سرمايه داري ile سرمايه دار ile سرمايه گراي ile سرمايه جمع کردن ile مانند سر )
( DAST MAYYEH ile DAROSSALTANEH ile DAROLKHLAFEH ile راسي ile MALALTEJAREH ile SARMAYYEH ile KABYRAH ile سرلولهبخاري ile PAYTAKHT ile SARESTON ile SACPEHAM DARAMODEH ile KAPYTALYSAM ile SARMAYCPEHDARY ile SARMAYYEH DARY ile SARMAYYEH DAR ile SARMAYYEH GERAY ile SARMAYYEH JAM KARDAN ile MANAND SAR )
- BASKETBALL :/yerine BASKETBOL
- BASKETBOL ile BASKETBOLCU/LUK
- BASKILAMAK ile BASKILANMAK ile BASKI/LIK ile BASKIN/LIK ile BASKICI/LIK ile BASKILI ile BASKINCI/LIK ile BASKISIZ/LIK ile BASKISIZCA ile BASKI GRUBU ile BASKI RESİM ile BASKI KALIBI ile BASKI SAYISI
- BASKILAYICI TUTUM ile/değil/yerine SINIRLAYICI TUTUM
- DOMINANT WAVELENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ONDE DOMINANTE[Fr.] / FARBTONGLEICHE WELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= BASKIN DALGA BOYU
- DOMINANT WAVE[İng.] / ONDE DOMINANTE[Fr.] / DOMINIERENDE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= BASKIN DALGA
- BASKİRYAN EPOKU[İng. BASHKIRIAN EPOCH] ile/||/<> BASKIN ALEL[İng. DOMINANT ALLELE] ile/||/<> BASKIN GENETİK VARYASYON[İng. DOMINANT GENETIC VARIATION] ile/||/<> BASKIN ÖLÜMCÜL ALEL[İng. DOMINANT LETHAL ALLELE]
( Günümüzden yaklaşık olarak 323.200.000 ile 315.200.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir. Bu zaman aralığı, çok önemli değişimler göstermemekle birlikte, farklı kaynaklarda biraz daha farklı olarak verilebilir. Kaynaklarda bir örneği görülebilir. @@ Çekinik alelin varlığını baskılayan alele. @@ Genlerin ekleyici etkisine bağlı olmaksızın popülasyondaki bireylerin birbirlerinden olan farklılıklarıdır. Baskınlık bunun bir örneğidir. @@ Belirli bir genin tek kopya olması durumunda ölümcül olması durumu. Bu tarz alelelere az rastlanır; çünkü bu alellerin popülasyonda varolması için hastalığı gösteren bireylerin ölümcül alelin etkilerini ortaya çıkarmasından önce üremesi gerekir.Huntington Hastalığı.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BASKLARNET[Fr. < BASSECLARINETTE] değil/yerine/= KALIN SESLİ KLARNET
- BAŞLAMAK İÇİN ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> BAŞLAMAMAK/YAPMAMAK İÇİN
( "En" doğru zamanı beklemek. İLE/VE/||/<>/> [bazen/çoğunlukla] Olumsal/keyfî "bahane" (olabilir). )
- BAŞLAMAK ile BAŞLANMAK ile BAŞLATMAK ile BAŞLANILMAK ile BAŞLATILMAK ile BAŞLATTIRMAK ile BAŞLANABİLMEK ile BAŞLATABİLMEK ile BAŞLATIVERMEK ile BAŞLAYABİLMEK ile BAŞLAYIVERMEK
- BAŞLAMAK ile KONUŞMAYA BAŞLA ile İYİLEŞMEYE BAŞLA ile SÖYLEMEYE BAŞLA ile KONUŞMAYA BAŞLA ile KONUŞMAYA BAŞLA ile BAŞLANGIÇ ile ACEMİ ile BAŞLANGIÇ
( BEGIN vs. BEGIN SPEECH vs. BEGIN TO IMPROVE vs. BEGIN TO SAY vs. BEGIN TO SPEAK vs. BEGIN TO TALK vs. BEGINING vs. BEGINNER vs. BEGINNING )
( آغاز کردن ile شروع شدن ile ابتدا کردن ile شروع کردن ile بنا کردن ile آغاز گرديدن ile آغاز به کار کردن ile آغاز شدن ile آغاز نهادن ile زبان باز کردن ile رو ب بهبود گذاشتن ile لب تر کردن ile دهان باز کردن ile به زبان آمدن ile بادي ile نواموز ile آغازگر ile بدو ile اوايل ile شروع ile آغاز ile سرآغاز ile اول کار ile ابتدا ile بدايت )
( AGHAZ KARDAN ile SHRU SHODAN ile EBTEDA KARDAN ile SHRU KARDAN ile BENA KARDAN ile AGHAZ GARDYDAN ile AGHAZ BAH KAR KARDAN ile AGHAZ SHODAN ile AGHAZ NEHADAN ile ZABAN BAZ KARDAN ile RO BE BACPEHBUD GOZASHTAN ile LAB TAR KARDAN ile DEHAN BAZ KARDAN ile BAH ZABAN AMADAN ile BADY ile NAVAMOZ ile AGHAZGAR ile BEDO ile AVAYLE ile SHRU ile AGHAZ ile SARAGHAZ ile OL KAR ile EBTEDA ile BEDAYT )
- BAŞLAMAK-BİTİRMEK ile BAŞLAMAK-TAMAMLAMAK
( TO BEGIN-TO FINISH vs. TO BEGIN-TO COMPLETE )
- INITIAL NUCLEAR RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT NUCLÉAIRE INITIAL[Fr.] / ANFANGSNUKLEARSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAŞLANGIÇ ÇEKİRDEK/NÜKLEER IŞINIMI/IŞINI
- BAŞLANGIÇ MİT/LERİ ile/ve KURULUŞ MİT/LERİ ile/ve KURTULUŞ MİT/LERİ ile/ve KURTARICI MİT/LER ile/ve SON/KIYÂMET MİT/LERİ ile/ve YENİDEN DİRİLİŞ MİT/LERİ ile/ve GELECEK/ESKATOLOJİ MİT/LERİ ile/ve ÜTOPYA/CENNET MİT/LERİ ile/ve BAŞLANGIÇ/KOZMOGONİ MİT/LERİ ile/ve NEDENSELLİK/ETYOLOJİ MİT/LERİ ile/ve AHLÂK MİT/LERİ ile/ve PSİŞİK MİT/LER
- INITIAL INVERSE VOLTAGE[İng.] / TENSION INVERSE INITIALE[Fr.] / ANFANGSRÜCKSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAŞLANGIÇ TERS GERİLİMİ
- BAŞLANGIÇ ile ÖVGÜYE DEĞER ile ÖVGÜ ile ÖVEN ile KOMMENSAL ile ÖLÇÜLEBİLİRLİK ile YORUM ile YORUM KARTI ile YORUM ile YORUMCU
( COMMENCEMENT vs. COMMENDABLE vs. COMMENDATION vs. COMMENDATORY vs. COMMENSAL vs. COMMENSURABILITY vs. COMMENT vs. COMMENT CARD vs. COMMENTARY vs. COMMENTATOR )
( فتح ile قابل تعريف ile سفارش ile تقريظ ile تعريفي ile تقديري ile هم سفره ile هم مقياسي ile قابليت قياس ile هم اندازگي ile همپيمانگي ile گفتن ile نظر دادن ile آزادانه بيان کردن ile کارت توضيحي ile سفرنگ ile مفسر ile سفرنگ گر ile شارح )
( FATH ile GHABEL TARYFE ile SEFARSH ile تقريظ ile TARYFEY ile تقديري ile NPAM SAFAREH ile NPAM MOGHYASY ile GHABELYT GHYAS ile NPAM ANDAZGY ile NPAMPYMANGY ile GOFTAN ile NAZAR DADAN ile AZADANEH BEYAN KARDAN ile KART TOZYHEY ile SEFRANG ile MOFSAR ile SEFRANG GAR ile SHAREH )
- INITIATOR[İng.] / INITIATEUR[Fr.] / REAKTIONSEINLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= BAŞLATICI
- BAŞLATICI/SI ile/değil/yerine/ BAŞLANGICI
- BAŞLAYASIYA KADAR değil BAŞLAYINCAYA KADAR
- ... değil BASMAKALIP
- BASMAKALIPLAŞMAK ile BASMAKALIP/LIK
- BAŞŞEHİR ile BAŞŞEHİRLİ/LİK
- BAŞTANKARA ile BAŞTAN KARA
( Kuş. İLE Gitmek, etmek. )
- BAŞTANKARA ile FANTA
( ... İLE Mevimsi yeşil renkli bir baştankara. )
- BAŞTANKARA ile MAVİ BAŞTANKARA
- BAŞTİMAR, BURHANETTİN (1912 - 1082) :
( Sarıyerlidir. Ticaretle iştigal etti. Uzun süre Sarıyer'i temsilen İstanbul Belediyesinde Belediye Meclis Üyesi olarak görev yaptı. )
(1996'dan beri)