On ve üzeri(10+) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 32.035 başlık/FaRk ile birlikte,
32.035 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(8/130)
- ANLAŞILMAMAK ile/ve/<>/değil/yerine/en azından YANLIŞ ANLAŞILMAMAK
- ANLAŞILMAMAK/ANLAŞILAMAMAK ile/ve/> YANLIŞ ANLAŞILMAK
( Kişiyi, en çok zorlayan, en ağrına giden şey anlaşıl(a)mamaktır. İLE/VE/> Anlaşılamamaktan daha zoru da vardır, o da yanlış anlaşılmış olmaktır. )
( Bir bitki için, güneşe yönelememek ve bir üst hareket eden canlı zincirine katılamamak, onlara "hizmet edememek"; bir aslana kediymişcesine yaklaşmak, pireyi yürütmek ne kadar ağır bir durumsa!... )
- ANLAŞILMASI AMACIYLA ile/ve/değil PEKİŞTİRMEK ÜZERE
- ... ANLAŞILMAZ! ile/değil/yerine HERKES, KABI KADARINI ALIR
- ANLAŞILMAZ ile/değil ÖRTÜK
- Anlaşılmak için KONUŞ!!!
- ANLAŞMA ile ANLAŞMALI ile ANLAŞMASIZ/LIK ile ANLAŞMAZLIK ile ANLAŞMALI İFLAS
- ANLAŞMAZLIK ile UYUMSUZLUK ile UYUMSUZ
( DISCORD vs. DISCORDANCE vs. DISCORDANT )
( نفاق ile دوئيت ile شقاق ile ناجور بودن ile ناسازگار بودن ile اختلاف ile عدم ثبات ile دگرشيبي ile عدم توافق ile ناساز ile بدصدا ile ناموزون )
( NAFAGH ile DOIYT ile SHGHAGH ile NAJOR BODAN ile NASAZGAR BODAN ile AKHTELAF ile عدم ثبات ile دگرشيبي ile ADAM TAVAFEGH ile NASAZ ile بدصدا ile NAMOZON )
- ANLATABİLDİĞİN ile/ve/değil/yerine (ÇOK) İYİ ANLATABİLDİĞİN
( [not] WHICH YOU CAN EXPLAIN vs./and/but WHICH YOU CAN EXPLAIN VERY GOOD
WHICH YOU CAN EXPLAIN VERY GOOD instead of WHICH YOU CAN EXPLAIN )
- Anlatabilmek için SUS!!!
- ANLATABİLMEK ile/ve/değil/||/<>/< YALIN ANLATABİLMEK
- ANLATAMAMAK ile/ve İNANDIRAMAMAK
- ANLATAMAYACAĞINDAN(< BİLMEDİĞİNDEN) DOLAYI ANLATAMAMAK ile/ve/değil/||/<>/< "ANLATMAM/ANLATMAYACAĞIM" KARARI NEDENİYLE ANLAT(A)MAMAK
- ANLAT(A)MAZSAK:
ÖĞRENEMEYİZ ile/ve/||/<>/> ÖĞRETEMEYİZ
- ANLATILABİLMEK ile ANLATI ile ANLATIM ile ANLATIŞ ile ANLATIMCI/LIK ile ANLATIMLI ile ANLATISAL/LIK ile ANLATIMSAL/LIK ile ANLATIM TONU ile ANLATIM BİLİMİ ile ANLATIM BİLİMSEL
- ANLATIM/AKTARIM:
YASALARLA ile/ve/<>/> MESELLERLE ile/ve/<>/> MİSALLERLE ile/ve/<>/> MASALLARLA ile/ve/<>/> KAVRAMLARLA
( Hz. Musa ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Hz. İsa ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Hz. Muhammed ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Âriflerin dilinde. İLE/VE/<>/> Filozofların dilinde. )
( Tevrat'ın dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> İncil'in dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Kur'ân-ı Kerîm'in dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Âriflerin dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Filozofların dili/usûlü/üslûbu. )
( Herkese, herkes için. İLE/VE/<>/> Yetişkinlere, yetişkinler için. İLE/VE/<>/> Gençlere, yetişkinlere, yetişkinler için. İLE/VE/<>/> Çocuklara, gençlere, yetişkinlere, sanatçılara. / Yetişkinler ve sanatçılarla. İLE/VE/<>/> Bilgelik aşkı olan herkese, bilgelerle, filozoflarla. )
- ANLATIMDA:
...'YI "BİLİYORSUNUZ" değil/yerine ...'YI BİLDİĞİNİZİ VARSAYIYORUM
- ANLATIMLARDA:
BİRAZ SONRA değil DAHA SONRA, BİR SÜRE SONRA
- Anlatılanı DİNLE!!!
- METİN:
ANLATMAYA BAĞLI ile/ve/||/<> GÖSTERMEYE BAĞLI
- ANLATTIĞIMIZ ZAMAN OLAY OLUR değil ANLATSAK OLAY OLUR
- ANLAYABİLMEK ve/||/<>/</> ANLATABİLMEK
( Bir şeyi anlayabilmenin en iyi yolu, onu, en iyi biçimde anlatabilmeye çalışmaktır. )
- ANLAYACAĞINIZ BİÇİMDE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLATABİLECEĞİM BİÇİMDE
- ANLAYAMAMA ile/ve/||/<> YORUMLAYAMAMA
- ANLAYAMAMAK ile/ve/<> AÇIKLAYAMAMAK
- ANLAYAMAMAK ile/ve/<> ANLAM VEREMEMEK
- ANLAYAMAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< (YETERİ KADAR) İLGİLENEMEMEK
- ANLAYANA SİVRİSİNEK SAZ, ANLAMAYANA DAVUL-ZURNA AZ ile/ve/<> BİR TÜMCE YETER SÖZDEN ANLAYANA, DESTAN YAZSAN FARK ETMEZ, SÖZDEN ANLAMAYANA
- ANLAYANA ile/ve MERAKLILARINA!
- ANLAYICI ile/ve ANLAMLANDIRICI
- ANLAYIŞSIZLAŞMAK ile ANLAYIŞ ile ANLAYIŞLI/LIK ile ANLAYIŞSIZ/LIK ile ANLAYIŞSIZCA
- ANLAYIŞSIZ/LIK ile BİLİNÇLİ ANLAYIŞSIZ/LIK
( INSENSITIVE/NESS vs. INSENSITIVE/NESS )
( GABÂVET ile ... )
- INSTANTANEOUS ACOUSTIC PRESSURE[İng.] / PRESSION ACOUSTIQUE INSTANTANÉE[Fr.] / BLITZSCHNELLER AKUSTISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK AKUSTİK BASINÇ
- AUGENBLICKLICHE DREHACHSE, MOMENTANDREHACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK DÖNME EKSENİ
- INSTANTANEOUS AXIS[İng.] ile/değil/yerine/= ANLIK EKSEN
- INSTANTANEOUS FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE INSTANTANÉE[Fr.] / AUGENBLICKSFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK FREKANS
- INSTANTANEOUS NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS PROMPTS[Fr.] / PROMPTE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK NÖTRONLAR
- INSTANTANEOUS REACTIVE DEVICE[İng.] / APPAREIL RÉACTIF INSTANTANÉ[Fr.] / AUGENBLICKLICHE REAKTIVGERÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK TEPKİLİ AYGIT
- ANLIK/ZİHİN > US/AKIL ve/||/<>/> BETİMLEME > KAVRAM ve/||/<>/> OLASILIK > ZORUNLULUK (BİLİNCİ)
- INSTANTANEOUS[İng.] / INSTANTANÉ[Fr.] / AUGENBLICKLICH, MOMENTAN[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK
- ANLIK(TA)/ZEKÂ(DA):
ALDANMAMAK ile/ve/||/<>/> ALDATABİLMEK
- Anlıyorsan SUS!!!
- ANN/ARTIFICIAL NEURAL NETWORK[İng.] değil/yerine/= YAPAY SİNİR AĞI
- TRAVMALAR:
ANNE KARNINDA ile/ve/||/<> BEBEKLİKTE ile/ve/||/<> ÇOCUKLUKTA ile/ve/||/<> GENÇLİKTE ile/ve/||/<> YETİŞKİNLİKTE
- ANNE-ÇOCUK İLİŞKİSİNDE:
[ne yazık ki]
İHMÂL (EDEN) ile/ve/ya da/||/<> İŞGÂL (EDEN) ile/ve/ya da/||/<> İSTİSMÂR (EDEN)
( [Sağaltıcıya/terapiste ve sürece] Uyum gösterir. İLE/VE/YA DA/||/<> Uyum göstermez. İLE/VE/YA DA/||/<> Uyum göstermez. )
- ANNEDEN ...:
AYRILIRKEN ile/ve/||/<>/> GERİ DÖNÜNCE
( Kaybolma kaygısı. İLE/VE/||/<>/> Yutulma kaygısı. )
- ANNELERİN/BABALARIN EN BÜYÜK KORKUSU ile/ve/<> ENGELLİ ANNELERİNİN/BABALARININ EN BÜYÜK KORKUSU
( Çocuklarının ölmesi. İLE/VE/<> Çocuklarından önce ölmek. )
- ANNELİK ile/ve/||/<> BİRİCİKLİK GEREKSİNİMİ
- ANNELİK/TEN" ile/ve/değil/||/<>/< BİLGİSİZLİK/TEN
- ANNIVERSARY :/yerine YILDÖNÜMÜ
- ANNOUNCEMENT vs. ADVERTISEMENT
- ANOFTALMİ[Fr.] değil/yerine/= DOĞUŞTAN GÖZ YOKSUNLUĞU
- ANOKSİ değil/yerine/= OKSİJENSİZLİK
- ANOMİ/ANOMIA[İng.] değil/yerine/= SÖZCÜK BULAMAMA | DEĞER YOKSULLUĞU
- ANONİMLEŞMEK ile ANONİMLEŞTİRMEK ile ANONİM/LİK ile ANONİM ŞİRKET ile ANONİM ORTAKLIK
- ANOREKSİ[İng. ANOREXIA] ile/||/<> ANORMAL PSİKOLOJİ[İng. ABNORMAL PSYCHOLOGY]
( Anormal derecede düşük vücut ağırlığı, kilo alma korkusu ve vücut ağırlığının çarpık bir algısı ile karakterize edilmiş bir yeme bozukluğu hastalığıdır. Anoreksi hastası insanlar, kilolarını ve vücut şekillerini kontrol edebilmek için ekstrem yollara başvurular. @@ Toplum tarafından genel kabul görmüş normlardan büyük ölçüde farklılaşan, kabul edilemeyecek türden davranışları tanımlayan, araştıran ve anlamaya çalışan psikoloji dalıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ANOREKSİYA NERVOZA ile/||/<> BULİMİYA NERVOZA
( Kilo alma korkusu ile aşırı kilo kaybı ve yeme sınırlaması ile ilişkili bir yeme bozukluğu. İLE/||/<> Aşırı yeme atakları ve ardından kilo almayı önlemek için kusma ya da laksatif kullanımı ile ilişkili bir yeme bozukluğu. )
- ANOREKSİYA ile/ve/||/<>/> KAŞEKSİA[Fr. < CACHEXIE]
( İştahsızlık. İLE/VE/||/<>/> Kötü beslenme, süreğen ya da kötücül bir hastalığın seyri sırasında oluşan ileri derecede zayıflık, bitkinlik ve çöküntü durumu. )
- YİYESİZLİK/ANOREKSİ/YA ile PAROREKSİA ile HİPOROREKSİA
( "Çiğneyip Tükürmenin Fizyolojisi ve Sefalik Tepki" yazısı için burayı tıklayınız... )
( ANOREXIA vs. PAROREXIA vs. HIPOROREXIA )
- ANOREKSİYA ile PELLEGRA
( İştahsızlık. İLE Vitaminsizlikten kaynaklanan hastalık. )
- ANORGANİK[Fr. < ANORGANIQUE] değil/yerine/= İNORGANİK
- ANORKİDİ[Fr.] değil/yerine/= BİR CANLIDA ERBEZLERİNİN BULUNMAMASI
- ANOMALOUS VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ ANORMALE[Fr.] / ANORMALE VISKOSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ANORMAL AĞDALILIK
- ANOMALOUS DISPERSION[İng.] / DISPERSION ANORMALE[Fr.] / ANORMALE DISPERSION[Alm.] ile/değil/yerine/= ANORMAL DAĞILIM
- ABNORMAL GLOW DISCHARGE[İng.] / DÉCHARGE LUMINESCENTE ANORMALE[Fr.] / ANORMALE GLIMMENTLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANORMAL IŞILDAMALI/IŞILTILI BOŞALMA
- ANORMAL ile ANORMALLİK ile ANORMALLİK
( ABNORMAL vs. ABNORMALCY vs. ABNORMALITY )
( غير عادي ile نا هنجاري ile نابههنجاري )
( غير عادي ile NA NPANJARY ile نابههنجاري )
- ANORMAL[İng.]/A(B)NORMALİTE ile İLGİNÇ | AÇIK/ŞEFFAF/DÜRÜST | DÜZGÜSÜZ | OLAĞANDIŞILIK | BOZUKLUK
- ANORMALLEŞMEK ile ANORMALLEŞTİRMEK ile ANORMAL/LİK
- ANOSOGNOZİ ile/ve/<> YARISAL BOŞLAMA(İHMAL)
( Anosognozi, daha çok felçli bireylerde görülen, gövdesinin kötürüm bölümünün, kötürüm olduğunun farkında olmamaya ya da buna inanmamaya neden olan bir sinir sayrılığıdır(hastalığıdır). [Anosognozik bir kötürüm sayrının(hastanın), elinin önüne bir kalem koyup bunu kaldırmasını isterseniz, "yorgunum" ya da "kalem gereksinimim yok" gibi yanıtlar alırsınız. Eli felçli olduğundan dolayı, alamayacağının farkında bile değildir. Bazı ileri örnekler de, körken, hâlâ görebildiğini sanabilir. Beynin sağ tarafındaki bir bozulma, bu sayrılığa yol açıyor.] İLE/VE/<> Bu beyin bozulumu sayrılığını yaşayanlar, kendilerinin ve çevrelerinin sadece yarısını algılayabiliyor. [ Sayrı, erkekse, yüzünün sadece bir yarısını traş eder. Öteki yarısının farkında bile değildir. Bir tabak yemek verseniz, sadece yarısını yiyip, yemeğin çok az olduğundan yakınırlar. Çevrelerinin ve gövdelerinin sadece yüzde ellisini algılarlar. ] )
( ANOSOGNOZIA vs./and/<> HEMISPATIAL NEGLECT )
- CEREYÂN-İ KUTB-İ MÜSBƏT[Osm.] / ANODE CURRENT[İng.] / COURANT ANODIQUE[Fr.] / ANODENSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT AKIMI
- ANODE CORROSION EFFECT[İng.] / EFFET DE CORROSION ANODIQUE[Fr.] / ANODENABNUTZUNGSEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT AŞINMA ETKİSİ
- ANODE REGION[İng.] / DOMAINE ANODIQUE[Fr.] / ANODENGEBIET[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT BÖLGESİ
- ANODE PULSE MODULATION[İng.] / MODULATION D'IMPULSION ANODIQUE[Fr.] / ANODENIMPULSMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT DARBE KİPLEMESİ/MODÜLASYONU
- ANODE DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR D'ANODE[Fr.] / ANODENDETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT DEDEKTÖRÜ
- ANODE RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE ANODIQUE[Fr.] / INNENWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT DİRENCİ
- ANODE SATURATION[İng.] / SATURATION ANODIQUE[Fr.] / ANODENSÄTTIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT DOYMASI
- ANODE FALL[İng.] / CHUTE DE L'ANODE[Fr.] / ANODENFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT DÜŞÜŞÜ/DÜŞÜMÜ
- ANODE IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE ANODIQUE[Fr.] / ANODENIMPEDANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT EMPEDANSI
- ANODE EFFECT[İng.] / EFFET ANODIQUE[Fr.] / ANODENEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT ETKİSİ
- ANODE VOLTAGE[İng.] / TENSION ANODIQUE[Fr.] / ANODENSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT GERİLİMİ
- ANOT İLE KATOT İLE ELEKTROLİT ile/||/<> ELEKTROKİMYASAL BİLEŞENLER
( Elektrokimyasal hücrenin temel parçaları. )
( Formül: Anot: Zn → Zn²⁺ + 2e⁻ )
- ANODE GLOW SPACE[İng.] / DOMAINE LUMINEUX ANODIQUE[Fr.] / ANODENGLIMMLICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT IŞIKLI BÖLGESİ
- ANODE RAYS[İng.] / ANODENSTRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT IŞINLARI
- ANODE DARK SPACE[İng.] / DOMAINE SOMBRE ANODIQUE[Fr.] / ANODENDUNKELRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT KARANLIK BÖLGESİ
- ANODE DISSIPATION[İng.] / DISSIPATION ANODIQUE[Fr.] / ANODENVERLUSTLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT KAYBI
- ANODE CRITICAL VOLTAGE[İng.] / ANODENKRITISCHE SPANNUNG, KRITISCHE ANODENSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT KRİTİK GERİLİMİ
- ANODE NEUTRALIZATION[İng.] / ANODENNEUTRALISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT NÖTRLEŞMESİ
- ANODE EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT ANODIQUE[Fr.] / ANODISCHE LEISTUNGSFÄHIGKEIT, ANODISCHE NUTZLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT VERİMİ
- NEUTRALISATION D'ANODE[Fr.] ile/değil/yerine/= ANOT YANSIZLAŞTIRMASI
- ANODE LOAD[İng.] / CHARGE DE L'ANODE[Fr.] / ANODENLADUNG, ANODENLAST[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT YÜKÜ
- ARTI UC/ANOT[Fr. < ANODE] ile/ve/||/<>/>< EKSİ UC/KATOT[Fr. < CATHODE] ile/ve/||/<>/>< ANTİKATOT[Fr. < ANTICATHODE]
( Redoks tepkimelerinde, yükseltgenmenin gerçekleştiği elektrottur. Katot'un tersi olarak tanımlanabilecek, artılığı ve eksiliği duruma göre değişen iletken uc. Elektroliz tepkimesinde, anot artı ucta olur. İLE/VE/||/<>/>< İndirgenmenin gerçekleştiği elektrottur. Anot'un antisi olarak tanımlanabilecek, pozitifliği ve negatifliği duruma göre değişen iletken uctur. Devreden akım geçirmesi için dış etkiye gerek yoksa, katot, eksi uc olur. Galvanizli olan kimyasal pil reaksiyonunda ise katot, artı yüklü olur. Katot, bir elektrokimyasal hücrede, indirgenmenin meydana geldiği elektrottur. Bir elektrolizde, Hidrojen'in de açığa çıkmasını önlemek için kullanılır. Eksi uc ya da Negatif yüklü elektrot anlamını taşır. Devreden akım geçirmesi için dış etkiye gerek yoksa, katot eksi uc olur. Galvanizli olan kimyasal pil reaksiyonunda ise katot artı yüklü olur. Katot, daha çok, sıvı ve gazlar üzerinden akım iletilen düzenlerde negatif elektrottur. Elektron tüplerinde ya da lambalarda, ısıtılarak elektron yayan eleman ve elektroliz düzenlerinde bataryanın negatif kutbunun bağlandığı elektrot, katot adını alır. Elektronlar bu elektrot sayesinde sisteme girer. Elektron tüplerinde ve gazlı deşarj lambalarında kullanılan katotlar, soğuk ve sıcak (termoiyonik) olmak üzere iki bölümde incelenebilir. İLE/VE/||/<>/>< Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için tüp içerisinde katot karşısına yerleştirilen genellikle metal yaprak. )
( Elektronların çıktığı elektrot. İLE/VE/||/<>/>< Elektronların girdiği elektrot. İLE/VE/||/<>/>< X-ışını tüplerinde elektronların hedef aldığı elektrot. )
( [Yun.] ANOHODOS[ANO: Yukarı. HODOS: Yol.] ile/ve/||/<>/>< KATAHODOS[KATA: Aşağı. HODOS: Yol.] )
- ANOVA ile/||/<> REGRESSION
( ANOVA grup ortalama karşılaştırma İLE regression ilişki modelleme. )
( Formül: Group comparison İLE relationship modeling )
- ANOZOGNOZİ/ANOSOGNOSIA[İng.] değil/yerine/= HASTALIĞINI BILMEZLİK
- ANSAMBL[Fr. < ENSEMBLE] değil/yerine/= ESKİ SOVYETLER'DE VE TÜRK CUMHURİYETLERİNDE, MÜZİK VE OYUN TOPLULUKLARI | TOPLULUK, BÜTÜNLÜK
( Dizenin son sözcüğüyle sonraki dizeyi başlatma sanatı. )
- ANŞANTE/ANJANTE[Fr.] değil/yerine/= BÜYÜLENMİŞ, HAYRAN
- ANSCHAUUNG[Alm.] ile/ve/||/<>/> VORSTELLUNG[Alm.] ile/ve/||/<>/> DENKEN[Alm.]
( Sanat. @@ Din. @@ Felsefe. )
( Beti, görü. @@ Tasarım. @@ Kavram. )
- ANSEFALİT[Fr.] ile/ve/||/<> ANSEFALOZ[Fr.] ile/ve/||/<> ANSEFALİPATİ[Fr.]
( Beyin yangısı. İLE/VE/||/<> Bir yangı olmaksızın kafanın şişmesi. İLE/VE/||/<> Beyinle ilgili her türlü sayrılık. )
- ANSİKLOPEDİ ile ANSİKLOPEDİCİ/LİK ile ANSİKLOPEDİST
- ANSİKLOPEDİ ile ANSİKLOPEDİK ile ANSİKLOPEDİST
( ENCYCLOPEDIA vs. ENCYCLOPEDIC vs. ENCYCLOPEDIST )
( دايرهالمعارف ile دايرهالعلوم ile دايرهالمعارفي ile دايرهالمعارف نويس )
( DAYRAYAALMAAREF ile DAYRECOLOLOM ile DAYRAYAALMAAREFY ile DAYRAYAALMAAREF NOYS )
- ANSİKLOPEDİ ile/||/<> BİLİM
( Marifetname İLE dönemin bilimsel bilgilerini toplayan ansiklopedi )
( Erzurumlu İbrahim Hakkı tarafından 1756 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1703-1780) (Ülke: Osmanlı/Erzurum) (Önemli katkıları: Marifetname, ansiklopedik eser) )
- ANSİKLOPEDİ ile/ve/<>/yerine INTERNET
( ENCYCLOPEDIA vs./and/<> INTERNET
INTERNET instead of ENCYCLOPEDIA )
- ANSİKLOPEDİK ile ANSİKLOPEDİK BİLGİ ile ANSİKLOPEDİK SÖZLÜK
- ANSİKLOPEDİYE GİREN ile MEZARA GİREN
- ANŞÖVİYMAN[Fr.] değil/yerine/= KEMİK İLİĞİNE BİR BAŞKA KEMİK SOKULARAK YAPILAN BİR TÜR KIRIK KEMİK AMELİYATI
- ANSWER vs. EQUIVALENT
- ANSWER vs./and EXPLANATION
- ANTAGONİST[Fr. < ANTAGONISTE] değil/yerine/= DÜŞMAN
- ANTAGONISTIC PLEIOTROPY[İng.] değil/yerine/= ANTAGONİSTİK PLEİOTROPİ
( Bir genin hayatın erken dönemlerinde yararlı etkileri olurken ilerleyen zamanlarda zararlı etkilerinin ortaya çıkması. Gen etkisini göstermeye başladığı zamanda taşıyıcı çoktan diğer bireylerden daha fazla birey dünyaya getirmişse bu genlerin üreme çağından sonra uyum gücüne herhangi bir etkisi olmaz ve seçilimle korunur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ANTAGONİZM[Fr. < ANTAGONISME] değil/yerine/= DÜŞMANLIK
- ANTAGONİZM[Fr. ANTAGONISME] ile/||/<> ANTAGONİST[Fr. ANTAGONISTE]
( Karşıtlık. Karşıt etkinlik. | Düşmanlık. İLE Düşmanca. | Karşıt/koşut etkin. )
- ANTAGONİZM ile/||/<> ANTAGONİST ile/||/<> ANTAGONİZE ETMEK
( Karşıt etkinlik. İLE/||/<> Karşı gelen, karşıt etkin. İLE/||/<> Karşı gelmek, karşıt etkimek. )
- ANTAGONİZMA[Fr. < ANTAGONISME] değil/yerine/= TEZAT
- ANTAGONİZMA ile/||/<> ANTAGONİST
( Karşıt etkinlik. İLE/||/<> Karşıt etkin. )
- ANTAHKARANA ile
( Psişe, zihin. Zihin, kolektif anlamda, zekâ(buddhi), ego(ahamkara) ve zihin(manas)'i içerir. )
- ANTARKTİK ile ANTARKTİKA
- ANTARKTİKA OKYANUSU ile ANTARKTİKA
( ANTARCTIC OCEAN vs. ANTARCTIC )
( قطب جنوبي ile قطب جنوب ile اقيانوس منجمد جنوبي )
( GHATAB JENOBY ile GHATAB JENOB ile EGHYANOS MANJAMAD JENOBY )
- ANTARKTİKA ile/ve ATACAMA ÇÖLÜ
( Bazı bölgelerine 2 milyon yıldır yağmur yağmamıştır. İLE/VE Bazı bölgelerine 400 yıldır yağmur yağmamıştır. )
( Dünyadaki en kurak yer. İLE/VE Dünyadaki ikinci kurak yer. Şili'dedir. [Sahra'dan 250 kat daha kurak.] )
( Dünyanın en rüzgârlı ve en hızlı estiği yeridir. İLE/VE ... )
( Dünyadaki suyun %70'i buz biçiminde burada bulunmaktadır. İLE/VE ... )
- ANTEDİLÜVIEN[Fr.] değil/yerine/= TUFAN ÖNCESİ
- ANTEGRAT ile/||/<> ANTERİYOR ile/||/<> ANTEROİNFERİYOR ile/||/<> ANTEROLATERAL ile/||/<> ANTEROPOSTERİYOR ile/||/<> ANTEROSUPERİYOR ile/||/<> ANTEŞEKSİYON
( Öne doğru. İLE/||/<> Ön. İLE/||/<> Ön aşağı İLE/||/<> Ön dış yan. İLE/||/<> Ön arka. İLE/||/<> Ön yukarı. İLE/||/<> Öne bükülme. )
- ANTELMİNTİK[İng. ANTHELMINTIC] ile/||/<> ANTERİYOR[İng. ANTERIOR]
( Bağırsak solucanlarının üremesini durduran ya da onları öldüren ilaç. @@ Anotomide bir bireyin ön kısmı. Ayrıca ön tarafta bulunma durumunu da ifade eder.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ANTEMERİDIEN/A.M.[Fr.] değil/yerine/= ÖĞLE ÖNCESİ
- ANTEMORTEM ile/||/<> ANTENATAL ile/||/<> ANTEPARTUM
( Ölüm öncesi. İLE/||/<> Doğum öncesi. İLE/||/<> Doğurma öncesi. )
- ANTENNA AMPLIFIER[İng.] / ANTENNENVERSTÄRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANTEN YÜKSELTECİ
- ANTEN ile ANTENLİ ile ANTENLİ BALIK ile ANTEN YÜKSELTECİ
- ANTENATAL ile/||/<> ANTEMORTEM
( Doğum öncesi. İLE/||/<> Ölüm öncesi. )
- ANTEP İŞİ ile ANTEP FISTIĞI ile ANTEP FISTIĞIGİLLER
- ANTEPLİOĞLU, KUBİLAY (SORGUN, 1992) :
( Profesyonel futbolcu. Kaleci olarak transfer edildi. Ve üç sezon (2017/2018; 2018 - 2019 ve 2019/2020) Sarıyer'de tescilli kaldı. Son sezonunun ortasında ara transferde serbest bırakıldı. Üç dönemde Sarıyer takımında 22 lig, 1 kupa olmak üzere 23 remi ve ayrıca 4 özel maçla birlikte toplam olarak 27 maçta oynadı ve 25'si kupa, 1' i de Kupa maçında olmak üzere 26 gol yedi.Sarıyer'den başka Yozgat A.Ş.1461 Trabzonspor, Fethiyespor kulüplerinde oynadı. )
- ANTERİOR/ANTERIORIİng.] değil/yerine/= ÖN | ÖNDE
- ANTE[RO]GRAD ile/||/<> ANTEFLEKSİYON
( Öne doğru. İLE/||/<> Öne bükülüm. )
- ANTESEDAN/ANTECEDENT[İng.] değil/yerine/= SAYRILIK/HASTALIK GEÇMİŞİ
- ANTEVERSİYON ile/||/<> ANTEVERT
( Öne dönüklük. | Öne devrilme. İLE/||/<> Öne dönük. | Öne devrik. )
- ANTHROPOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= ANTROPOFOBİ
( İnsanlardan ya da toplumdan aşırı korkma olarak bilinen, Yunanca'da "insan", "toplum" anlamlarına gelen άνθρωπος ("ánthropos") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phóbos") kelimelerinden oluşan bir terim.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ANTİ LAİK ile/ve/||/<> FUNDAMENTAL
- ANTİ-TNF TEDAVİSİ (BEHÇET) ile/||/<> KONVANSİYONEL İMMÜNSÜPRESİF TEDAVİ
( Anti-TNF biyolojik ajan İLE konvansiyonel tedavi klasik immünsüpresiflerdir. Anti-TNF hedefli tedavi İLE konvansiyonel geniş immünsüpresyon yapar. Anti-TNF dirençli Behçette etkili İLE daha pahalı ve enfeksiyon riski taşır. )
( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )
- ANTİ ile AMERİKAN KARŞITI ile İSRAİL KARŞITI ile YAHUDİ KARŞITI ile UYUŞTURUCU KARŞITI ile ANTİ-FAŞİST ile ANTİSEPTİK ile ANTİSOSYAL ile ANTİSTATİK
( ANTI vs. ANTI AMERICAN vs. ANTI ISRAELI vs. ANTI JEWISH vs. ANTI DRUG vs. ANTI FASCIST vs. ANTISEPTIC vs. ANTISOCIAL vs. ANTISTATIC )
( ضد ile ضد آمريکيي ile ضد مواد مخدر ile ضد فاشيست ile ضد اسرييلي ile ضد يهودي ile گندزدا ile پلشت بر ile پادگند ile ضدعفوني ile مخالف اجتماع ile مخل اجتماع ile ضد الکتريسيته )
( ZED ile ZED AMARYKYY ile ZED MOVAD MOKHODAR ile ZED FASHYSET ile ZED ASARYYLEY ile ضد يهودي ile GANDOZDA ile POLSHT BAR ile PADGAND ile ZEDAFONY ile MOKHALEF EJTEMA ile مخل اجتماع ile ZED ELEKTERYSYTAH )
- ANTİAGREGAN değil/yerine/= KÜMELEŞİM ÖNLER
- ANTIALERJİK[Fr.] değil/yerine/= ALERJİ SAĞALTIMINDA KULLANILAN İLAÇLAR
- ANTİASTMATİK[Fr.] ile/||/<> ANTİGRİPAL[Fr.] ile/||/<> ANTİKANSERÖZ[Fr.] ile/||/<> ANTİDİFTERİK[Fr.] ile/||/<> ANTİDİYABETİK[Fr.] ile/||/<> ANTİSPAZMOTİK[Fr.] ile/||/<> ANTİRAŞİTİK[Fr.] ile/||/<> ANTİROMATİZMAL[Fr.] ile/||/<> ANTİTİROİT[Fr.]
( Astım tedavisinde kullanılan ilaç, yöntem. İLE/||/<> Gribi önleyici ilaç, nesne vb. İLE/||/<> Kansere karşı olan. İLE/||/<> Kuş palazı hastalığına karşıt olan ilaç. İLE/||/<> Diyabet tedavisinde kullanılan ilaçlar. İLE/||/<> Spazm giderici ilaçlar. İLE/||/<> Raşitizmi önleyen ya da iyileştiren. İLE/||/<> Romatizmal ağrıları giderici ilaçlar. İLE/||/<> Tiroit hormonlarının çevresel organlar üzerindeki etkisini azaltan nesne. )
- ANTİBAKTERİYEL[Fr. < ANTIBACTÉRIEL] değil/yerine/= BAKTERİ ÜREMESİNİ ENGELLEYEN
- ANTİBİYOGRAM[Fr.] ile/||/<> ANTİBİYOTİK[Yun.]
( Antibiyotiklerden hangisinin etkili olacağını belirleyen dirimsel yöntem. İLE/||/<> Özellikle küf mantarlarından ve bitkilerden elde edilen, çoğu mikroba karşı gelen nesnelerin adı. )
- ANTİBİYOTİK TEDAVİSİ ile/||/<> PROBİYOTİK TEDAVİSİ
( Antibiyotik bakterileri öldürür İLE probiyotik yararlı bakterileri ekler. Antibiyotik mikrobiyotayı bozar İLE probiyotik mikrobiyotayı dengeler. Antibiyotik geniş spektrumlu İLE probiyotik seçici etkilidir. )
( Alexander Fleming tarafından 1928 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1881-1955) (Ülke: İskoçya) (Alan: Biyoloji, Tıp) (Önemli katkıları: Penisilin keşfi) (Nobel: 1945) )
- ANTİBİYOTİK ile ANTİBİYOTİK TEDAVİSİ
- ANTİBİYOTİK değil/yerine SAĞLIK
( Bitkilerde, özellikle küf mantarlarında bulunan ya da sentezle elde edilen, birçok mikroba karşı kullanılan, penisilin, streptomisin vb. nesnelerin ortak adı. DEĞİL/YERİNE Uyku, oksijen, hareket/spor, doğru beslenme. )
- ANTIBIOTICS[İng.] / ANTICORPS[Fr.] / ANTIBIOTIKA[Alm.] ile/değil/yerine/= ANTİBİYOTİKLER
- ANTICIPATE vs. EXPECT vs. HOPE
- ANTICIPATE :/yerine BEKLEMEK
- ANTİDEMOKRATİK[Fr. < ANTIDÉMOCRATIQUE] değil/yerine/= DEMOKRASİYE AYKIRI OLAN
- ANTİDEMOKRATİK[Yun.] ile ANTİEMPERYALİST[Fr.] ile ANTİFAŞİZM/ANTİFAŞİST[Fr.] ile ANTİKAPİTALİZM[Fr.] ile ANTİKLERİKAL[Fr.] ile ANTİMİLİTARİST/ANTİMİLİTARİZM[Fr.] ile ANTİOTORİTER[Fr.] ile ANTİPARLEMENTER[Fr.] ile ANTİTEİZM[Fr.]
( Demokrat olmayan. İLE Emperyalizme karşı olan. İLE Faşizme karşı tutum/kişi. İLE Kapitalizme, kapitalist rejime karşı tutum. İLE Fransa'da kilise kurulu düşüncelerine karşı olan. İLE Militarizme karşıt. / Askeri düşünceye ve askeri kurumlara karşı olma durumu. İLE Yetke tanımaz. İLE Parlementoya karşıt olan. İLE Tanrısal doğa ile insan doğasını birbirine karşıt olarak gören öğreti. )
- ANTİDEODORANT ile ANTİDEPRESAN
( ANTIDEODORANT vs. ANTIDEPRESSANT )
( ضد بو ile داروي مفرح )
( ZED BO ile DAROY MAFARH )
- ANTİDEPRESAN[Fr.] ile/||/<> ANTİDEPRESİF[Fr.] ile/||/<> ANTİNEVRALJİK[Fr.]
( Depresyon çözücü ilaçlar. İLE/||/<> Çöküntülere karşı etkili olan nesneler. İLE/||/<> Nevraljiye karşıt olan, eden. )
- ANTİDEPRESAN değil/yerine/= ÇÖKKÜNLÜK GİDERİCİ
- ANTİDİYABETİK değil/yerine/= ŞEKER DÜŞÜRÜR
- ANTİDİYAREİK değil/yerine/= SÜRGÜN KESER
- ANTİDOT[Fr.] ile/||/<> ANTİENFEKSİYÖ[Fr.] ile/||/<> ANTİENFLAMATUVAR[Fr.] ile/||/<> ANTİPARAZİT[Fr.]
( Panzehir. İLE/||/<> Mikroptan kaynaklanan hastalıklara karşı ilaç. İLE/||/<> Yangıyı yok eden ilaçlar. İLE/||/<> Parazit giderici. )
- EMETİK ile/>< ANTİEMETİK
( Kusturucu. İLE/>< Kusma önler. )
- ANTİEMPERYALİST[Fr. < ANTIIMPÉRIALISTE] değil/yerine/= EMPERYALİZME KARŞI OLAN
- ANTİENFEKTİF değil/yerine/= BULAŞ KESEN
- ANTİENŞAMATUVAR değil/yerine/= YANGI GİDERİR
- ANTİFERROMANYETİK ile/||/<> FERRİMANYETİK
( Antiferro zıt spin iptal, ferri farklı büyüklük net. )
( Formül: TN İLE TC )
- ANTİFİRİKSİYON[Fr.] ile ANTİFİRİZ[İng.] ile ANTİHALO[Fr.]
( Bir makinenin hareketli parçalarının sürtünmesini azaltarak, zamanla aşınmasını önleyecek nitelikte nesne ya da alaşım. İLE Sıvıların donmasını önleyici nesne. İLE Fotoğraf plakaları üzerinde ışığın oluşturduğu lekeleri önleyen nesneler. )
- ANTİFLOJİSTİK ile ANTİFLOJİSTİN ile ANTİFONİ
( ANTIPHLOGISTIC vs. ANTIPHLOGISTIN vs. ANTIPHONY )
( ضد آماس ile ضد ورم ile آماس فرونشان ile سرود تهليلي ile تهليل خواني )
( ZED AMAS ile ZED VARAM ile AMAS FORONESHAN ile SORUD TAHALYLEY ile تهليل خواني )
- ANTIFREEZE, ANTIFREEZE AGENT[İng.] / ANTHRACÉENE[Fr.] / FROSTSCHUTZMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ANTİFRİZ
- ANTİFRİZ[İng. < ANTIFREEZE] değil/yerine/= DONDURMAZ
- ANTİHİJYENİK[Fr.] ile/||/<> ANTİJEN[Fr.] ile/||/<> ANTİKOR[Yun.] ile/||/<> ANTİTOKSİN[Fr.] ile/||/<> ANTİVİTAMİN[Fr.]
( Sağlık koşullarına aykırı nesneler. İLE/||/<> Bir organizmaya girdiği zaman, antikor üretiminden sorumlu gözeleri uyarabilen nesne. | Bağışıklık düzeni tarafından tanınan ve tepki verilen yabancı molekül. [Gövdeye yabancı nesne olup bağışıklıktaki yanıtı tetikler.] İLE/||/<> Sayrılık etkenlerini zararsız kılmak için gövdenin çıkardığı nesne. | Bağışıklık düzeni tarafından antijenlere karşı üretilen proteinler.[Antijenlere karşı gövde tarafından üretilen savunma proteinleri.] İLE/||/<> Toksinleri yok etmek için vücudun çıkardığı nesne. İLE/||/<> Vitaminin etkilerine karşı koyan nesne. )
- ANTİHİPERTANSİF değil/yerine/= TANSİYON DÜŞÜRÜR
- ANTİHİSTAMİNİK[Fr.] ile/||/<> ANTİPİRETİK[Fr.] ile/||/<> ANTİPİRİN[Fr.] ile/||/<> ANTİTERMİK[Fr.]
( Organizmada histaminin toksik etkilerini önleyen ilaçlar. İLE/||/<> Ateşli durumlarda, vücut sıcaklığını düşüren ilaç. İLE/||/<> Tıpta, ateş düşürücü ve yatıştırıcı olarak kullanılan renksiz kristallerden biri. İLE/||/<> Ateş düşürücü ilaçlar. )
- ANTİJEN[İng. ANTIGEN] ile/||/<> ADJUVANT ile/||/<> AGAR JELİ İMMUNODİFÜZYON TESTİ[İng. AGAR GEL IMMUNODIFFUSION TEST] ile/||/<> ALOTANIMA[İng. ALLORECOGNITION] ile/||/<> ÇÖKELME (AGLÜTİNASYON)[İng. AGGLUTINATION]
( Tek başına ya da kompleks bir molekül oluşturduktan sonra bağışıklık tepkisini yaratma yeteneğine sahip olan ve bağışıklık sisteminin bir ürünü ile bağlanabilen vücuda yabancı bir madde. @@ Spesifik ve antijenik olmayan, bağışıklık uyarıcı maddelerdir. Özellikle, inaktif aşıların antijenlik değerini arttırmak için birlikte kullanılır. "Artırıcı" ve "destekleyici" kelime anlamları vardır. @@ Antikor ve antijenlerin saptanmasında kullanılan bir testtir. Bir antijen-antikor reaksiyonudur ve yarı katı agar üzerine uygulanır. @@ Bir allojenik bireyin antijen sunan gözeler üzerindeki MHC moleküllerinin T gözeleri tarafından tanınması. In vivo ortamda allograf reddine ve karışık lenfosit reaksiyonuna (mixed lymphocyte reaction, MLR) neden olur. @@ Bu test, bir antijen-antikor reaksiyonudur. Bakterileri, alyuvarların ya da antijenle kaplanmış partiküllerin spesifik antikorlar (aglutinin) tarafından bir araya getirilmesi ve kümelenmesi. Test hem antikor ve hem de antijenlerin saptanmasında kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ANTİJENİK BÖLGE[İng. ANTIGENIC SITE] ile/||/<> ANTİMADDE[İng. ANTIMATTER] ile/||/<> ANTİPARAZİTER[İng. ANTIPARASITIC] ile/||/<> ANTİSEPTİK[İng. ANTISEPTIC] ile/||/<> ANTİSOSYAL KİŞİLİK[İng. ANTISOCIAL PERSONALITY]
( Proteinlerin savunma sistemimiz tarafından algılanıp bir tepkiye neden olan bölgeleridir. @@ Maddenin atomaltı parçacıklarına göre zıt özellik taşıyan parçacıklardan oluşan madde. Antimadde, Büyük Patlama'dan sonra oluşmuştur ve evrende çok az bulunur. Evrendeki tüm parçacıkların bir antiparçacığı vardır. @@ Parazitlerin üremelerine engel olan ya da onları öldüren maddeler. Genellikle belirli bir sınıftaki sınırlı sayıda parazite karşı etkilidirler. @@ Mikroorganizmaların üremelerine engel olan ya da ölümlerine yol açan kimyasal maddeler. Antiseptikler insanlarda genellikle toksik etkiye sahip değildirler. @@ Toplumun kural ve kanunlarına uyamayan, kendini kontrol edemeyen, çekinme ve kontrol özellikleri olmayan davranışlara sahip kişilik türüdür. "Psikopatik kişilik" ya da "psikopat" olarak da bilinir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ANTİK YUNAN'DA:
HELEN DÖNEMİ ile/ve/<> HELENİSTİK DÖNEM ile/ve/<> ROMA DÖNEMİ
( M.Ö. VI. - IV. yy. İLE/VE/<> M.Ö. IV. - I. yy. İLE/VE/<> M.S. I. - V. yy. )
( )
- ANTİKALAŞMAK ile ANTİK ile ANTİKA/LIK ile ANTİKACI/LIK ile ANTİK ÇAĞ ile ANTİKA MOBİLYA
- ANTİKAPİTALİZM[Fr. < ANTICAPITALISME] değil/yerine/= KAPİTALİZME KARŞI OLMA
- ANTİKATALİZÖR ile ANTİKALIK
( ANTICATALYST vs. ANTICAVITY )
( پاد فروگشا ile ضد پوسيدگي )
( PAD FOROGOSHA ile ZED POUSYDEGY )
- ANTİKİKLON/ANTİSİKLON[Fr.] ile ANTİPARALEL[Fr.]
( Döngü dışı. | Yüksek basınçlı atmosfer kütlesi. İLE Paralel olmayan. )
- ANTİKOAGÜLAN/ANTICOAGULANT[İng.] değil/yerine/= PIHTIÖNLER
- ANTİKOAGÜLAN değil/yerine/= PIHTI ÖNLER
- ANTİKOAGÜLASYON/ANTICOAGULATION[İng.] değil/yerine/= PIHTI ÖNLEME
- CIRCUIT ANTICONDENSÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= ANTİKOİNSİDANS DEVRE
- ANTİKOMİNTERN[Fr.] ile ANTİKOMÜNİST[Fr.] ile ANTİKOMÜNİZM[Fr.]
( Komintern politikasına karşıt. İLE Komünizme karşıt. İLE Komünizm karşıtlığı. )
- ANTİKOMÜNİST[Fr. < ANTICOMMUNISTE] değil/yerine/= KOMÜNİZME KARŞI OLAN
- ANTİKOMÜNİZM[Fr. < ANTICOMMUNISME] değil/yerine/= KOMÜNİZM KARŞITLIĞI
- ANTİKONVÜLSİF değil/yerine/= NÖBET KESER
- ANTIBODY[İng.] / IMMUNKÖRPER[Alm.] ile/değil/yerine/= ANTİKOR
- ANTILOGOUS POLE[İng.] / PÔLE ANTILOGUE[Fr.] / ANTILOGOP[Alm.] ile/değil/yerine/= ANTİLOG KUTUP
- ANTİLOP ile ANTİLOPLAR
- ANTİLOP ile KARAANTİLOP
- ANTİLOP ile KAYAANTİLOPU
- ANTİLOP ile SAMURANTİLOPU
- ANTİMATTER ile/||/<> MATTER
( Antimatter zıt yüklü parçacıklarken İLE matter normal pozitif/nötr yüklü parçacıklardır )
( Formül: CP violation )
- ANTİMİKROBİYAL ile FÜZESAVAR
( ANTIMICROBIAL vs. ANTIMISSILE )
( ضدميکربي ile پاد پرتابه )
( ZEDAMYKARBY ile PAD PORTABEH )
- ANTİPARANTEZ değil ANTRPARANTEZ[Fr. < ENTRE PARENTHESES] / ARA AYRAÇ (ya da ARTIPARANTEZ) / İSTİTRAT[Ar.]
( Söz arasında, sırası gelmişken. | Ayrıca. )
- ANTİPARAZİT[Fr. < ANTIPARASITE] değil/yerine/= ASALAKSAVAR
- ANTİPARAZİT[Ar.] değil/yerine/= ASALAKSAVAR
- ANTIPARTICLE[İng.] / ANTIPARTIKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ANTİPARÇACIK/ANTİTANECİK
- ANTİPATİ değil/yerine/= İTİCİLİK/SEVİMSİZLİK
- ANTİPATİK[Fr. < ANTIPATHIQUE] değil/yerine/= SEVİMSİZ, İTİCİ, SOĞUK
- ANTİPATİKLEŞMEK ile ANTİPATİKLEŞTİRMEK ile ANTİPATİ ile ANTİPATİK/LİK
- ANTİPERSONEL[Fr. < ANTIPERSONNEL] değil/yerine/= HEDEFİ İNSAN OLAN
- ANTİPERSONEL[Fr.] ile ANTİRADAR[Fr.] ile ANTİTANK[Fr.]
( Özellikle kişileri saf dışı kılmak için kullanılan savaş araçları ve silahları. İLE Radarları etkisiz duruma getirmeye yarayan düzenek. İLE Tanklara karşı kullanılan. )
- ANTİPIRETİK[Fr.] ile ANTİPIRİN[Fr.] ile ANTİTERMİK[Fr.]
( Ateşli durumlarda, gövde sıcaklığını düşüren ilaç. İLE Ateş düşürücü ve yatıştırıcı olarak kullanılan renksiz kristallerden biri. İLE Ateş düşürücü ilaçlar. )
- ANTİPİRETİK değil/yerine/= ATEŞ DÜŞÜRÜR
- CHLORAL ANTIPYRINE[İng.] ile/değil/yerine/= ANTİPİRİNKLORALHİDRAT
- ANTİPROLİFERATİF değil/yerine/= ÇOĞALIM ÖNLER
- ANTİPROPAGANDA[Fr. < ANTIPROPAGANDE] değil/yerine/= KARŞI PROPAGANDA
- ANTİSELEKSİYON[Fr.] değil/yerine/= TERS SEÇİM
( ... İLE Sigortalının karşılaşabileceği olasılıklardan, yalnızca gerçekleşme olasılığı yüksek olanı seçme. )
- ANTİSEMİTİK[Fr. < ANTISÉMITIQUE] değil/yerine/= YAHUDİ KARŞITI OLAN
- ANTİSEMİTİST[Fr. < ANTISEMITISTE] değil/yerine/= ANTİSEMİTİZM YANLISI
- ANTİSEMİT/LİK ile ANTİSEMİTİST ile ANTİSEMİTİZM
- antisep.[Lat. < ANTISEPTICUS] değil/yerine/= ANTİSEPTİK
- ANTİSEPSİ[Fr. < ANTISEPSIE < Yun.] ile/ve/||/<>/> ANTİSEPTİK[Yun.] ile/ve/||/<>/> DEZENFEKTAN
( El, yüz ya da gövdedeki hastalık yapan mikroorganizmaları kimyasal nesnelerle etkisiz duruma getirme ya da yok etme işlemi. İLE/VE/||/<>/> Antisepsi yapmak için kullanılan nesne. | Antisepsi özelliği olan nesne. canlı dokular üzerinde mikroorganizmaları öldüren ya da büyümelerini durduran nesneler. İLE/VE/||/<>/> Cansız yüzeylerde mikroorganizmaları öldüren nesneler. )
( Mikropları ilaçla temizleme yolu. İLE/VE/||/<>/> Mikroplardan arınmış. )
- ANTİSEPTİK değil/yerine/= MİKROPKIRAN
- ANTİSİKLON/ANTİKİKLON[Fr. < ANTICYCLONE] değil/yerine/= YÜKSEK BASINÇLI ATMOSFER KÜTLESİ
- ANTISPAZMOTİK[Fr.] değil/yerine/= KASILMA GİDERICİ (İLAÇ)
- ANTİTOKSİK[Fr. < ANTITOXIQUE] değil/yerine/= ANTİTOKSİN
- ANTİTOKSİK ile ANTİTOKSİN
( ANTITOXIC vs. ANTITOXIN )
( ضدسم ile زهردارو ile پادزهرابه ile ضد زهرابه )
( ZEDASM ile ZAHARDARO ile PADZEHARABEH ile ZED ZAHARABEH )
- ANTİTOKSİN = ANTİTOKSİK
( İçine giren toksinleri zararsız duruma getirmek için gövdenin çıkardığı nesne. )
- ANTITOXIN[İng.] / ANTITOXIN[Alm.] ile/değil/yerine/= ANTİTOKSİN
- ANTİVİRAL[Fr. < ANTIVIRAL] değil/yerine/= VİRÜSÜN ÇOĞALMASINI ENGELLEYEN
- ANTLAŞAMAMAK ile/ve/en azından/||/<>/< ANTLAŞAMADIĞIMIZDA ANTLAŞMAK
- Antlaşarak KONUŞ!!!
- ANTLAŞMALI!
- ANTLAŞMALI ile DANIŞIKLI-DÖNÜŞÜKLÜ
( [Por. ve İsp.] KOMPRADOR: İşbirlikçi. )
( TREATY vs. PREARRANGED-FEEDBACKED )
- Antlaşmazlıkları unut ve SUS!!! -ve
- ANTOFİL[Fr.] değil/yerine/= ÇİÇEKSEVER
- ANTOFİL[Fr.] değil/yerine/= ÇİÇEKSEVER
- ANTOINE LAVOISIER ve/||/<>/> DIMITRIY MENDELEYEV
( 26 Ağustos 1743 - 08 Mayıs 1794 ve/||/<>/> 08 Şubat 1834 - 02 Şubat 1907 )
- ANTOLOJİ[Fr. < ANTHOLOGIE] değil/yerine/= SEÇKİ
- ANTOLOJİK[Fr. < ANTHOLOGIQUE] değil/yerine/= SEÇKİ İLE İLGİLİ
- [not] ANTONYMS vs. DIFFERENCES
( DIFFERENCES instead of ANTONYMS )
- ANTRAKOZ[Fr.] değil/yerine/= AKCİĞERLERİN VE BRONŞLARIN KÖMÜR TANECİKLERİYLE DOLMASI
- ANTHRACENE[İng.] / ANTIBIOTIQUE À LARGE SPECTRE D'ACTION[Fr.] / ANTHRAZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ANTRASEN
- İDMAN[Ar.]/ANTRENMAN[Fr. < ENTRAINEMENT] değil/yerine/= ALIŞTIRMA
( Alıştırma. | Herhangi bir konuda yapılan hazırlık. )
- ANTRENMAN ile ANTRENMANLI/LIK ile ANTRENMANSIZ/LIK
- ANTRENÖR[Fr. < ENTRAÎNEUR] değil/yerine/= ÇALIŞTIRICI
- ANTRENÖR[Fr. < ENTRAÎNEUR] değil/yerine/= ÇALIŞTIRICI
- ÇALIŞTIRICI/ANTRENÖR SPORCU
- ANTRENÖR/LÜK ile ANTRENÖRLÜ ile ANTRENÖRSÜZ/LÜK
- ANTROMORFİK" değil/yerine/= ANTROPOMORFİK
- ANTROPO(-)[Yun.] ile[ve/||/<> ANTROPOBİYOLOJİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOCOĞRAFYA[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOFAJ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOFİL[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOGRAFİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOİT[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOKİMYA[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOKLIMATOLOJİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOKRASİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOLOG[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOLOJİ/K[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOMETRİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOMORFİZM[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOMORFOLOJİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPONOZ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOPLASTİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOSANTRİK[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOSANTRİZM[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOTEKNİK[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOZOİK[Fr.]
( İnsan. | İnsan anlamı katan ön ek. İLE/VE/||/<> Zaman içinde kişilerde görülen dirimbilimsel farklılığın ve çeşitliliğin incelenmesi. İLE/VE/||/<> İnsan topluluklarının yeryüzündeki dağılımını inceleyen coğrafya dalı. İLE/VE/||/<> Yamyam. İLE/VE/||/<> İnsanın yaşadığı yerde yaşayan hayvan ve bitkiler. İLE/VE/||/<> İnsan ırklarının özelliklerini ve yeryüzündeki dağılımlarını inceleyen bilim dalı. İLE/VE/||/<> İnsana çok benzeyen/benzetilen maymun türü. İLE/VE/||/<> İklimin, insan üzerindeki etkilerini inceleyen bilim. İLE/VE/||/<> Sayrılıkların sürecine şiddetle etkide bulunma gereğine inanan sağaltım öğretisi. İLE/VE/||/<> İnsanbilim uzmanı. İLE/VE/||/<> İnsanın kaynağını, geleneklerini ve ırkları inceleyen bilim, insanbilim. | İnsanbilimle ilgili. İLE/VE/||/<> İnsan organizmasının ölçülmesi için kullanılan ölçüm tekniklerinin tümü. İLE/VE/||/<> İnsan biçimcilik. İLE/VE/||/<> İnsan gövdesinin biçimini inceleyen bilim dalı. İLE/VE/||/<> İnsana özgü bulaşıcı sayrılık. İLE/VE/||/<> Fosil insan iskeletinden yola çıkarak anatomik yapılarını yeniden kurma yöntemi. İLE/VE/||/<> Felsefede, insanı, evrenin (")yaratılma nedeni(") sayan. İLE/VE/||/<> İnsanı, evrenin merkezi kabul eden öğreti. İLE/VE/||/<> Bir ya da daha çok işlemcinin çalıştığı kumanda ve yönlendirme düzenlerinde insanla makine arasında kurulabilecek en iyi dengeyi sağlamayı amaçlayan bilim. İLE/VE/||/<> İnsanın belirmesi ve yayılmasını niteleyen dönem. )
- ANTROPO-[Yun.] ile/ve/||/<> ANTROPOLOJİ[Yun.] ile/ve/||/<> ANTROPOLOJİK[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOLOG[Yun.]
( "İnsan" anlamı katan ön ek. İLE/VE/||/<> İnsanın kaynağını, geleneklerini ve ırkları inceleyen bilim insanbilim. İLE/VE/||/<> İnsanbilim ile ilgili. İLE/VE/||/<> İnsanbilim uzmanı. )
- ANTROPOCOĞRAFYA[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOGRAFİ[Fr.]
( İnsan topuluklarının yeryüzündeki dağılımını inceleyen coğrafya dalı. İLE/VE/||/<> İnsan ırklarının özelliklerini ve yeryüzündeki dağılımlarını inceleyen insanbilim kolu. )
- ANTROPODA ile ANTROPOGRAFİ ile İNSANSI ile ANTROPOLOG ile ANTROPOLOJİ ile ANTROPOMORFİK
( ANTHROPODA vs. ANTHROPOGRAPHY vs. ANTHROPOID vs. ANTHROPOLOGIST vs. ANTHROPOLOGY vs. ANTHROPOMORPHIC )
( بند پيان ile نژاد شناسي ile شبه انسان ile مردمشناس ile مردمشناسي ile شبيه انسان ile انسان شکل )
( BAND PEYAN ile NEJAD SHENASY ile SHABEH ENSAN ile MARDAMSHENAS ile MARDAMSHENASY ile SHABYYEH ENSAN ile ENSAN SHEKL )
- ANTROPOFAJİ ile YAMYAMLIK
( Yamyamlık. )
- ANTROPOFİL[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOİT[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOFAJ[Fr.]
( İnsanın yaşadığı yerde yaşayan hayvanlar ve bitkiler. İLE/VE/||/<> İnsana çok benzeyen maymun türü. İLE/VE/||/<> Yamyam. )
- ANTROPOİT/ANTHROPOID[İng.] değil/yerine/= İNSANSI
- ANTROPOİT[Fr. < ANTHROPOÏDE] değil/yerine/= İNSANSI
- ANTROPOİT ile ANTROPOİTLER
- ANTROPOKİMYA[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOLİMATOLOJİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOMETRİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOPLASTİ[Fr.]
( İnsan gövdesindeki dokuları ve sıvıları inceleyen kimya kolu. İLE/VE/||/<> İklimin insan üzerindeki etkilerini inceleyen bilim. İLE/VE/||/<> İnsan organizmasının ölçülmesi için kullanılan ölçüm tekniklerinin tümü. İLE/VE/||/<> Fosil insanların iskeletinden yola çıkarak anatomik yapılarını yeniden kurma yöntemi. )
- ANTROPOKRASİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPONOZ[Fr.]
( Sayrılıkların sürecine şiddetle müdahale etme gereğine inanan tedavi öğretisi. İLE/VE/||/<> İnsana özgü bulaşıcı hastalık. )
- ANTROPOLOJİ
( ANTHROPOLOGY )
(1996'dan beri)