Bugün[27 Mayıs 2026]
itibarı ile 32.035 başlık/FaRk ile birlikte,
32.035 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(58/130)


- İLİŞKİ:
KESİŞİMSEL ile/ve/değil/yerine/||/<> GEÇİŞLİ


- İLİŞKİ ile/ve/değil BİRLİKTELİK

( [not] RELATION vs./and/but TO BE IN COMPANY )


- İLİŞKİ ile/ve POTANSİYEL

( RELATION vs./and POTENTIAL )


- İLİŞKİDE/EVLİLİKTE:
İKİ KİŞİNİN "BİR KİŞİ OLMASI" (VE BEKLENTİSİ) ile/değil/yerine/>< BİR KİŞİNİN İKİ KİŞİ OLABİLMESİ


- İLİŞKİLENDİRME ile/ve/<> ESİNLENDİRME


- İLİŞKİLENDİRME ile/ve ORANLAMA


- İLİŞKİLENDİRMEK ile/ve/değil/yerine/<>/> AN'A GETİRMEK


- İLİŞKİLENDİRMEK ile/ve/<> DERİNLEŞTİRMEK

( TO GET RELATION vs./and/<> TO DEEPEN )


- İLİŞKİLENDİRMEK ile İLİŞKİ ile İLİŞKİN/LİK ile İLİŞKİLİ/LİK ile İLİŞKİSİZ/LİK


- İLİŞKİLENDİRMEK ile İLİŞKİLİ ile KORELASYON ile BAĞINTILI ile DİNDAŞ

( CORRELATE vs. CORRELATED vs. CORRELATION vs. CORRELATIVE vs. CORRELIGIONIST )

( مرتبط کردن ile همبستگي داشتن ile همبسته ile مرتبط ile همبستگي ile لازم وملزوم ile هم دين )

( MORTABT KARDAN ile NPAMBASTGY DASHTAN ile NPAMBASTEH ile MORTABT ile NPAMBASTGY ile LAZM VOMLEZOM ile هم دين )


- İLİŞKİLERDE:
DEVRİLMEK değil/yerine EVRİLMEK


- İLİŞKİLERDE:
"GÜVENİLİRLİK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< "ELDE TUTULABİLİRLİK/TUTULAMAZLIK"


- İLİŞKİLERDE:
"KAÇMAK/KOVALAMAK" ile/yerine ADAM/KENDİN OLMAK


- İLİŞKİLERİ:
BİTİRMEK ile/değil/yerine DONDURMAK


- İLİŞKİLERİ ÖNEMSEMELİ!


- İLİŞKİLERİN:
AÇIK ANLAMLARI ile/ve/||/<> ÖRTÜK ANLAMLARI


- [ne yazık ki]
İLİŞKİLERİN/EVLİLİKLERİN BİTİŞİ:
AŞKIN BİTMESİNDEN ile/ve/||/<>/< ARKADAŞLIĞIN OLMAMASINDAN


- İLİŞKİLİ ile/ve/<> BÜTÜNLÜKTE


- İLİŞKİLİLİK ile/ve/<>/değil GEÇİŞLİLİK


- İLİŞKİNİN/TOPLUMUN:
KAYNAŞMASI ile/ve/||/<>/> YAŞAMASI ile/ve/||/<>/> SÜRDÜRÜLMESİ

( Sevgiyle. İLE/VE/||/<>/> Adâletle. İLE/VE/||/<>/> Dürüst çalışmayla. )


- İLİŞMEK ile İLİŞİLMEK ile İLİŞTİRMEK ile İLİŞİVERMEK ile İLİŞTİRİLMEK


- İLİŞTİREBİLMEK ile İLİŞTİRİVERMEK


- İLK ARACIN GELİŞTİRİLMESİ ile/ve/<>/> İLK ARAÇ > YAZI ile/ve/<>/> YAZI > MATBAA ile/ve/<>/> MATBAA > BİLGİSAYAR ile/ve/<>/> BİLGİSAYAR > İNTERNET ile/ve/<>/> İNTERNET > BLOK ZİNCİR

( 300.000 yıl öncesi. İLE/VE/<>/> 294.000 yıl. İLE/VE/<>/> 5430 yıl. İLE/VE/<>/> 450 yıl. İLE/VE/<>/> 40 yıl. İLE/VE/<>/> 30 yıl. )


- İLK AYDINLANMA


- İLK "BASAMAĞINI" ATTI değil İLK ADIMINI ATTI


- İLK BAŞLANGIÇTA/BAŞLANGICI değil İLK .../İLK BAŞTA ya da [sadece] BAŞLANGIÇTA/BAŞLANGICI


- İLK BİRLİKTELİK


- İLK DİREKSİYON


- İLK DOLANDIRILMA


- İLK DÖNEM MAKAM SINIFLANDIRMALARI (*)

( * İSTİCÂBET(Allah'ın çağrısını kabul etme)
* İNÂBET(Allah'a yönelme)
* TÖVBE ve İSTİĞFAR
* HALVET
* SIDK
* TEFEKKÜR
* MARİFET
* HİTAP
* ISTIFA(Seçilme)
* HİLLET(Dostluk) )


- İLK ERGİNLEŞME ile/ve/||/<>/> İKİNCİ ERGİNLEŞME ile/ve/||/<>/> ERGENLİK ile/ve/||/<>/> ERİŞKİNLİK ile/ve/||/<>/> YETİŞKİNLİK ile/ve/||/<>/> OLGUNLUK

( 4 yaşında. İLE/VE/||/<>/> 9 yaşında. İLE/VE/||/<>/> 13-15 yaşında. İLE/VE/||/<>/> 18-21 arasında. İLE/VE/||/<>/> 21-24 sonrasında. İLE/VE/||/<>/> 40 yaşından sonra. )


- İLK FARKINDALIK


- İLK HAYVAN HASTAHANESİ

( Dünyanın ilk Hayvan Hastahanesi olan Gurabahane-i Laklakan(Düşkün Leylekler Evi), XIX. yy'da, Osmanlı tarafından Bursa'da kurulmuştur. Sonbaharda geri dönemeyecek leyleklere yardım amaçlı kurulan bu hastahane, ayrıca sokak hayvanlarına ve çeşitli hayvanlara da yardım amaçlı kurulmuştur. )


- SÜRAT-İ EVVEL[Osm.] / VITESSE INITIALE[Fr.] / ANFANGSGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İLK HIZ


- MEBDE[Osm.] / POSITION INITIALE[Fr.] / ANFANGSPOSITION, ANFANGSSTELLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İLK KONUM


- İLK KORKU[PRIMAL FEAR] ile/ve/||/<>/> UNBREAKABLE ile/ve/||/<>/> SPLIT ile/ve/||/<>/> GLASS

( Dört filmi de sırasıyla izlemenizi salık veririz... )

( | )


- İLK MASTÜRBASYON


- İLK MODERN ÇOCUK HASTAHANESİ


- İLK MUTASAVVIFLAR (KİTABI)


- İLK NEDEN ile/ve NEDENSELLİK


- İLK ÖNEMSENMEME


- İLK PARASIZLIK


- İLK PARÇACIKLAR ile/ve/> İLK YILDIZLAR

( Kuantum Sıçramasından: 400.000 yıl sonra/sı. İLE/VE/> 400 milyon yıl sonra/sı. )


- İLK TANIŞTIĞIMIZ GÜN değil TANIŞTIĞIMIZ GÜN


- İLK TELEVİZYON İZLEYEMEME


- İLK YARDIMDA "ABC":
HAVA YOLUNUN AÇIK TUTULMASI ve/||/<>/> SOLUNUMUN SAĞLANMASI ve/||/<>/> KAN DOLAŞIMININ DÜZENİ

( ABC
AIRWAY and/||/<>/> BREATHING and/||/<>/> CIRCULATION )


- İLK YARDIMDA ÖNCELİKLER:
HASTANIN DURUMU ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLAY YERİ GÜVENLİĞİ

( Önce kendi güvenliğimiz, sonra çevrenin/trafiğin vs. güvenliği ve daha sonra hastanın güvenliği. )


- İLK YARDIMDA ÖNCELİKLİLER:
YETİŞKİNDE ile ÇOCUKTA/BEBEKTE

( Kalbin çalışmasını sağlamak.[Yetişkinde: Çift el ile. | Çocukta: Tek el ile.] İLE Solunumunu sağlamak. )


- İLK YARDIMDA [SIRASIYLA]:
HASTAYI HAREKET ETTİRMEMEK
ve/||/<>/>
YİYECEK-İÇECEK VERMEMEK
ve/||/<>/>
ÜSTÜNÜ ÖRTMEK
ve/||/<>/>
TIBBÎ YARDIM ÇAĞIRMA[112]
ve/||/<>/>
2-3 DAKİKADA BİR SOLUNUMU KONTROL ETMEK


- İLK ile/ve/değil BİLİNEN/BİLİNEBİLEN İLK


- İLKE ile/ve/<> BÜTÜNSELLİK/BÜTÜNLÜK

( PRINCIPLE vs./and/<> INTEGRITY )


- İLKE = MEBDE, UMDE = PRINCIPLE[İng.] = PRINCIPE[Fr.] = PRINZIP, GRUNDSATZ[Alm.] = PRINCIPIUM[Lat.] = ARKHE[Yun.] = PRINCIPIO[İsp.]


- İLKEL = İPTİDAİ = PRIMITIVE[İng.] = PRIMITIF[Fr.] = PRIMITIV[Alm.] = PRIMITIVUS < PRIMUS[Lat.] = PRIMITIVO[İsp.]


- İLKELER:
BİLGİDE ile/ve/=/||/<> OLGUSALLIKTA


- İLKELER ile/ve/değil/||/<> İLKESELLİK

( Değişebilir/değiştirilebilir, geliştirilebilir, yok edilebilir. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Aşılamaz, geçilemez, ertelenemez, göz ardı edilemez, askıya alınamaz, kenara konulamaz. )


- İLKELERİM ile/değil/yerine İLKELER (VE İLKESELLİK)


- İLKELERİN:
VAROLMA SORUNSALI ile/ve İŞLEVSELLİĞİ ile/ve DEĞİŞİMİ ile/ve OLMAMASI ile/ve BİRLİĞİ ile/ve İNKÂRI


- İLKELLEŞMEK ile İLKELLEŞTİRMEK ile İLKEL/LİK ile İLKELCE ile İLKELCİ/LİK ile İLKEL TOPLUM ile İLKEL MEMELİLER


- AUSGANGSSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= İLKEN NESNE


- İLKENİN:
GERÇEKLEŞTİRİLMESİ ile/ve/değil/||/<>/> DÜZENLEYİCİLİĞİ


- İLKESELLİK ve/||/<>/< ZORUNLULUK


- İLKESİZLİK ile/ve/= DÜŞÜNCESİZLİK

( LACK OF PRINCIPLE vs./and/= THOUGHTLESSNESS )


- İLKOKUL değil İLKÖĞRETİM (OKULU)


- İLK/ORTA/LİSE/ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ OLMAK:
BİRİNCİ SINIFTA değil İKİNCİ SINIFTA


- İLLETLER ve İLLETLER[tanımlarda]

( Fâil ve Gâyî ve Sûrî ve Maddî VE Sûrî ve Maddî )


- ILLIMANI ve/<> CORDILLERA REAL

( Bolivya'nın başkenti La Paz'ın 6462 m. yüksekliğinde bulunan bu iki karlı tepe, kentin en görülmeye değer yerlerindendir. )


- ILLIMUNATE vs. LIGHTENMENT


- İLLİYET BAĞI değil/yerine/= NEDENSELLİK BAĞI


- ILLUSORY SUPERIORITY[İng.] değil/yerine/= ASILSIZ ÜSTÜNLÜK

( Kişinin kendi özelliklerini ve becerilerini diğerlerinden üstün görmesi olarak bilinen bir tür bilişsel taraflılık. Özellikle zeka ya da bir testi yapabilme yeteneği gibi istenilen kişisel özelliklere sahip olmak söz konusu olduğunda etkisi görülür. Sosyal psikoloji tarafından incelenen pozitif illüzyonlardan birisidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- İLÜSTRASYON[İng. < ILLUSTRATION] ile GÖRSELLEŞTİRME

( Resimlerle süsleme. )


- ILLUSTRATE :/yerine ÖRNEKLEMEK


- İLLÜZYON ile İLLÜZYONİST ile İLLÜZYONİZM


- İLLÜZYONİST[Fr. < ILLUSIONISTE] değil/yerine/= GÖZ BAĞCI


- İLLÜZYONİZM[Fr. < ILLUSIONISME] değil/yerine/= GÖZ BAĞCILIK


- İLMEK ile İLMEKLEMEK


- İLMEKLERDEN YAPILMIŞ DOKU = SIRÇALI NESC = TISSU DE MAILLES


- İLMİKLEMEK ile İLMİKLENMEK ile İLMİ/LİK ile İLMİK ile İLMİKLİ ile İLMİKSİZ


- İLMULLÂH ile/ve/değil/yerine MARİFETULLÂH

( Allah'ı bildim" cümlesinde bilmek anlamında ilim sözcüğü kullanılmaz. Çünkü, filozof ve kelâmcılara göre ilim, tümellere ilişkin olduğundan, Allah'ın zâtını bilmek(ilim) mümkün değildir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Bilmek(ilim) yerine Marifet kullanılır. Çünkü Marifet filozof ve kelâmcılara göre tikellere ilişkindir. )

( Mârifetullah'ta, fikir/tefekkür kalmaz. )


- ILR/İMPLANTABLE LOOP RECORDER[İng.] değil/yerine/= YÜREK İÇİ DÖNGÜ KAYDEDICİ


- İLTİFAT[Ar. < İLTAFAT] değil/yerine/= İLGİKAYRI(/DÖNMEK/İLGİLENMEK/YÖNELMEK)


- İLTİHAPLANMAK ile İLTİHAP ile İLTİHAPLI ile İLTİHAPSIZ


- İLÜSTRASYON ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SANAT

( Yöntemli. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Yöntemsiz. )


- İM/İNTRAMÜSKÜLER İNTRAMUSCULAR[İng.] değil/yerine/= KAS İÇİ


- IMAGINARY vs. IMAGINATIVE


- IMAGINATION :/yerine HAYAL GÜCÜ


- İMAJİNASYON/IMAGINATION[İng.] değil/yerine/= İMGELEM


- İMÂLATHANE değil/yerine/= İŞLEYİMEVİ


- İMÂLL ETMEK değil/yerine/= İŞLEYİMLEMEK


- İMAM('ın yap(ma)tığı) ile CEMAAT('in yapma(ma)sı gerekenler)

( * İmam kunut okumazsa cemaat de okumaz. * İmam bayram namazlarındaki tekbirleri yapmazsa, cemaat de yapmaz. * İmam dört rekatlı namazın ikinci rekatinde oturmazsa cemaat de oturmaz. * İmam secde ayeti okuyup secde etmezse cemaat de etmez. * İmam secde-i sehiv etmezse cemaat de etmez. )


- İMÂR değil/yerine/= BAYINDIRLIK


- IMBIBITION[İng.] ile/değil/yerine/= İMBİBİSYON


- STILL POT, STILL BODY[İng.] / CORPS D'ALAMBIC[Fr.] / DESTILLERKESSEL, DESTILLIERKOLBEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İMBİK


- İMGE:
CANLANDIRAN ile/ve/||/<>/< "CANLI"


- İMGE = HAYAL = IMAGE[İng., Fr.] = BILD, VORSTELLUNG[Alm.] = IMAGEN[İsp.]


- İMGELEM = MUHAYYİLE = IMAGINATION[İng., Fr.] = EINBILDUNGSKRAFT[Alm.] = IMAGINATIO[Lat.] = PHANTASIA[Yun.] = IMAGINACIÓN[İsp.]


- İMGELEMEK ile İMGELENMEK ile İMGE ile İMGECİ/LİK ile İMGELİ ile İMGESEL/LİK


- İMGELERDEN ARINMA ve/> SAF BİLİNÇ > MÂBED


- İMGESELLİK ve/||/<> DOĞRUDANLIK


- IMIDAZOLYL MERCAPTAN[İng.] ile/değil/yerine/= İMİAZOLİL MERKAPTAN


- IMIDAZOLE[İng.] / IMIDAZOLE, GLYOXALINE[Fr.] / IMIDAZOL, GLYOXLIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İMİDAZOL


- IMIDAZOLETRIONE[İng.] ile/değil/yerine/= İMİDAZOLETRİON


- HYDRATION, IMIDAZOLEDIONE[İng.] / HYDRATATION[Fr.] / HYDRATION, HYDRATATION[Alm.] ile/değil/yerine/= İMİDAZOLİDİON, HİDRASYON, HİDRATASYON


- IMIDAZOLYL[İng.] ile/değil/yerine/= İMİDAZOLİL


- IMIDAZOLONE[İng.] ile/değil/yerine/= İMİDAZOLON


- IMIDOXANTHIN[İng.] / IMIDOXANTHIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İMİDOKSANTİN


- IMINOACETIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= İMİNO ASETİK ASİT


- IMINONTIRILE[İng.] ile/değil/yerine/= İMİNO NİTRİL


- IMIPROMINE[İng.] ile/değil/yerine/= İMİPRAMİN


- İMKANSIZLAŞMAK ile İMKANSIZLAŞTIRMAK ile İMKAN ile İMKANSIZ/LIK ile İMKANSIZCA


- İMKANSIZLIK ile İMKANSIZ

( IMPOSSIBILITY vs. IMPOSSIBLE )

( عدم امکان ile کار نشدني ile ممتنع ile غيرممکن ile ناميسر ile غير ممکن ile اجراناپذير ile محال ile امکان ناپذير ile ناممکن ile نشدني )

( ADAM EMKAN ile KAR NESHODANY ile MOMTAN ile GHYRAMAMKON ile ناميسر ile GHYR MAMKON ile اجراناپذير ile MOHAL ile EMKAN NAPAZYR ile NAMAMKON ile NESHODANY )


- İMLEÇLERİN ÖZELLİKLERİ -ile


- IMMANUEL KANT'IN, ÜÇ KİTABI:
SAF AKLIN ELEŞTİRİSİ ile PRATİK AKLIN KRİTİĞİ ile YARGI GÜCÜNÜN ELEŞTİRİSİ

( Doğru ile yanlışı inceler. İLE İyi ile kötüyü inceler. İLE [Bir bölümünde] Güzel, çirkin ve yüceyi inceler. )


- IMMANUEL KANT'TA:
"ARI USUN ELEŞTİRİSİ" ÖNCESİ ile "ARI USUN ELEŞTİRİSİ" SONRASI


- IMMATÜR/IMMATURE[İng.] değil/yerine/= OLGUNLAŞMAMIŞ


- IMMEDIATELY ALTERATION vs. SUDDEN ALTERATION


- IMMIGRATION :/yerine GÖÇ


- IMMOBIL/IMMOBILE[İng.] değil/yerine/= HAREKETSİZ


- IMMOBİLİZASYON/IMMOBILIZATION[İng.] değil/yerine/= SABİTLEME


- İMMORAL ile İMMORALİZM


- IMMORAL/ITY[Fr./İng.] değil/yerine/= TÖRETANIMAZ/LIK

( Daha üstün saydığı bir töre adına geçerli töreyi tanımayan. | Töre kurallarına aykırı olan. )


- IMMUNE-MEDIATED/IMMUNE-MEDIATED[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK ARACILI


- IMMÜNİTE/IMMUNITY[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK


- IMMÜNİZASYON/IMMUNIZATION[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLAMA


- IMMUNOENGİNEERİNG ile/||/<> NATURAL IMMUNİTY

( Immunoengineering bağışıklık sisteminin mühendislik yaklaşımla düzenlenmesiyken İLE natural immunity doğal bağışıklık yanıttır )

( Formül: CAR-T therapy )


- IMMUNOFLUORESCENCE ile/||/<> IMMUNOHISTOCHEMISTRY

( Immunofluorescence floresan işaretleme kullanırken İLE immunohistochemistry enzim işaretleme kullanır )

( Formül: Antikor lokalizasyon )


- IMMÜNOJENİK/IMMUNOGENIC[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLAŞTIRAN


- IMMÜNOJENİTE/IMMUNOGENICITY[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLILIK YETISİ


- IMMUNOLOGY[İng.] değil/yerine/= İMMÜNOLOJİ

( Bağışıklık sistemini çalışan bilimin adıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- IMMÜNOLOJİ/IMMUNOLOGY[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK BİLİMİ


- IMMUNOLOGY[Fr.] / IMMUNITÄTSFORSCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İMMUNOLOJİ


- İMMÜNOLOJİ ile/||/<> MİKROBİYOLOJİ

( Bağışıklık düzenini ve işlevlerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Mikroorganizmaları inceleyen bilim dalı. )

( vs./and/||/<> MICROBIOLOGY )


- IMMÜNOMEDİYATÖR/IMMUNE-MEDIATED[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK ARACILI


- IMMÜNOMODÜLASYON/IMMUNOMODULATION[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK UYUMLAMASI


- IMMÜNOMODÜLATÖR/IMMUNOMODULATORY[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK UYUMLAŞTIRICI


- IMMÜNOSÜPRESİF/IMMUNOSUPPRESSIVE[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK BASKILAYICI


- IMMÜNOTERAPİ/IMMUNOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= AŞI TEDAVİSİ, BAĞIŞIKLIK SAĞALTIMI


- IMMUNOTHERAPY[İng.] ile/değil/yerine/= İMMUNOTERAPİ


- İMMUNOTERAPİE ile/||/<> KEMOTERAPİ

( İmmunoterapie bağışıklık sistemini kullanırken İLE kemoterapi doğrudan hücre toksisitesi sağlar )

( Formül: Checkpoint inhibitor )


- İMPAKSİYON/IMPACTION[İng.] değil/yerine/= TAKILMA


- İMPARATOR[İt. < IMPARATORE] değil/yerine/= İLHAN


- İMPARATORİÇELİK değil/yerine/= İLHATUN/LUK


- İMPARATORLUK ile AMPİRİK ile AMPİRİK

( EMPIRE vs. EMPIRIC vs. EMPIRICAL )

( فرمانروايي ile امپراتوري ile غيرعلمي ile تجربي )

( FARMANARVAYY ile EMPERATORY ile غيرعلمي ile TAJROBY )


- İMPARATORLUK ile/değil BÜYÜK KRALLIK


- İMPARATORLUK ile EMPERYALİZM


- İMPARATORLUK değil/yerine/= İLHANLIK


- İMPARATOR/LUK ile İMPARATORİÇE/LİK ile İMPARATOR OTU


- İMPARATORLUK ile İMPARATORLUK İYİLİKLERİ ile EMPERYALİZM ile EMPERYALİST ile EMPERYALİST ile TEHLİKE ile BUYURGAN ile BUYURGAN BİR ŞEKİLDE

( IMPERIAL vs. IMPERIAL FAVORS vs. IMPERIALISM vs. IMPERIALIST vs. IMPERIALISTIC vs. IMPERIL vs. IMPERIOUS vs. IMPERIOUSLY )

( امپراتوري ile همايوني ile شاهنشاهي ile همايون ile سلطنتي ile مراحم ملوکانه ile امپرياليسم ile استعمار طلبي ile امپرياليست ile بهره جويانه ile استعمار گراي ile درخطر انداختن ile اماره ile آمرانه )

( EMPERATORY ile همايوني ile SHANESHAHY ile CPEHMAYVAN ile SALTANTY ile MARAHAM MOLOKANEH ile EMPERYALYSAM ile ESTEMAR TALABY ile EMPERYALYSET ile BACPAREH JOYANEH ile ESTEMAR GERAY ile DARKHATAR ANDAKHTAN ile EMAREH ile AMRANEH )


- İMPARATORLUK ile YENİ EMPERYALİZM


- İMPARİPİNNAT ile EŞİTSİZLİK

( IMPARIPINNATE vs. IMPARITY )

( تک شانه ile عدم تجانس )

( TAK SHANEH ile عدم تجانس )


- IMPATT AMPLIFIER[İng.] / IMPATT-VERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= IMPATT YÜKSELTEÇ


- İMPEDANS SPEKTROSKOPİ ile/||/<> DC TEKNİKLER

( EIS AC frekans bağımlı, DC sabit potansiyel/akım. )

( Formül: Nyquist İLE i-V )


- IMPERATORIN[İng.] / IMPERATION[Alm.] ile/değil/yerine/= İMPERATORİN


- IMPERIALINE[İng.] / IMPERIALIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İMPERİALİN


- İMPERMEABL/IMPERMEABLE[İng.] değil/yerine/= GEÇİRİMSİZ


- İMPLANTASYON/IMPLANTATION değil/yerine/= EKİM


- İMPLANTASYON ile İMPLANTE EDİLMİŞ

( IMPLANTATION vs. IMPLANTED )

( جايگيري ile مرکوز )

( جايگيري ile مرکوز )


- IMPLICATION vs. IMPLICIT


- IMPLICATION :/yerine İMA, SONUÇ


- IMPLICIT FUNCTION ile/||/<> PARAMETRIC FUNCTION

( Implicit F(x,y)=0, parametric x=f(t), y=g(t). )

( Formül: Relation İLE parameter )


- IMPORT and DISCOUNTED IMPORTS and IMPORT LEVY and IMPORT REGIME and IMPORT SUBSTITUTION and SAFETY CONTROLS ON IMPORTS and SUBSIDISED IMPORTS

( İthalat. VE Dampingli ithalat. VE İthalat prelevmanı. VE İthalat rejimi. VE İthalat ikâmesi. VE İthalattaki güvenlik kontrolleri. VE Sübvansyonlu ithalat. )


- IMPORTANCE :/yerine ÖNEM


- IMPOSSIBLE :/yerine İMKANSIZ


- IMPRESSION :/yerine İZLENİM


- IMPRESSIVE :/yerine ETKİLEYİCİ


- IMPRESSIVE vs./and DETERMINER


- İMPRESYON/IMPRESSION[İng.] değil/yerine/= İZLENİM | ÇÖKÜNTÜ, | BASI İZİ


- IMPRINTING[İng.] değil/yerine/= BASIMLAMA


- İMPRİNTING ile/||/<> X-İNAKTİVASYON

( İmprinting ebeveyn özel, X-inaktivasyon dozaj. )

( Formül: Parent-specific İLE dosage compensation )


- IMPROVE :/yerine GELİŞTİRMEK


- IMPROVEMENT vs. CONTINUITY


- IMPROVEMENT :/yerine GELİŞME, İYİLEŞME


- İMPULS İLE MOMENTUM İLE AÇISAL MOMENTUM İLE TORK ile/||/<> HAREKET BÜYÜKLÜKLERİ

( Doğrusal ve dönel hareketin temel nicelikleri. )

( Formül: J = Δp İLE τ = dL/dt )


- İMPULS İLE MOMENTUM İLE AÇISAL MOMENTUM ile/||/<> HAREKET BÜYÜKLÜKLERİ

( Korunum yasalarıyla ilişkili nicelikler. )

( Formül: J = ∫F dt = Δp )


- İMRENMEK ile İMRENİLMEK ile İMRENDİRMEK ile İMREN ile İMRENCE


- İMTİHAN ile İMTİHANSIZ


- İMTİYAZ ile İMTİYAZLI/LIK ile İMTİYAZSIZ/LIK ile İMTİYAZLICA ile İMTİYAZSIZCA


- İMTİZÂC[< MEZC] ile KARIŞABİLME | BİRBİRİNİ TUTMA, UYGUNLUK | UYUM SAĞLAMAK, İYİ GEÇİNME


- İMTİZAÇ ile İMTİZAÇLI ile İMTİZAÇSIZ/LIK


- İMZA BEYANNÂMESİ ile/ve/||/<>/> İMZA SİRKÜLERİ/SİRKÜSÜ

( Gerçek kişi için, bireysel. İLE/VE/||/<>/> Tüzel kişi/kuruluş için. )


- İMZALAMAK ile İMZALANMAK ile İMZALATMAK ile İMZALATABİLMEK ile İMZALAYABİLMEK ile İMZA ile İMZALI ile İMZASIZ/LIK ile İMZA GÜNÜ ile İMZA BEYTİ ile İMZA KAĞIDI ile İMZA SAHİBİ ile İMZA TÖRENİ ile İMZA SİRKÜLERİ ile İMZA ÇİZELGESİ


- İN VİVO DESENSITİZASYON/IN VIVO DESENSITIZATION[İng.] değil/yerine/= ORGANİZMADA DUYARSIZLAŞTIRMA


- IN VIVO EKSPOJUR[İng.] değil/yerine/= ORGANİZMADA KARŞI KARŞIYA GELME


- INACCESSİBLE İLE MEASURABLE İLE WOODİN ile/||/<> BÜYÜK KARDİNALLER

( Set kuramı büyük sonsuzluklar. )

( Formül: Con(ZFC + LC) )


- İNAKTIVASYON/INACTIVATION[İng.] değil/yerine/= ETKINSİZLEŞME


- İNAL, PROF. DR. SELAHATTİN (TARSUS, 1909 - 1996) :

( Üniversite öğretim üyesi. İlk, orta ve lise öğrenimini Adana7da yaptı. 1933'te Yüksek Orman Mektebinden mezun oldu. Bir süre Eskişehir Merkez Orman Mühendisliği görevinde bulundu. 1935 yılında ormancılık öğrenimini tamamlamak ve Doktora yapmak üzere Viyana'ya gönderildi. 1939'da "Viyana'da "Hochschule für Budenkultur"u tamamlayarak Orman Mühendisi unvanını aldı. II. Dünya Savaşı başlayınca 1939'da yurda döndü ve Y. Z. Enstitüsü Orman Fakültesinde Ormancılık Politikası ve Amenajman Kürsüsünde asistanlığa atandı. 1940 doktorasını tamamlamak üzere tekrar Viyana'ya gitti ve "Meşe Ağacı Kabuğundaki Tanen Miktarının Yetişme Muhiti ile Olan İlgisi" tezini tamamlayarak doktor unvanını aldı ve yurda döndü.1942 - 1944 tarihleri arasında başasistan olarak görev yaptı. 12.06.1950'de "Palamut Meşesi Ormanlarının Coğrafi Dağılışı, Ekonomik Önemi ve Amenajmanı Esasları". Tezi ile Doçent oldu. 27.02.1956'da profesörlüğe yükseltildi. 1960 - 1962 yılları arasında İ.Ü. Orman Fakültesinde Dekanlık görevini yürüttü. Bir ay süre ile Rektör Vekilliği yaptı. 18.97.1966 tarihinde Türkiye Bilimsel Araştırma Kurumu'nun Tarım ve ormancılık Grubu Yürütme Komitesi Üyeliğine seçildi.. Bu görevi Nihat Erim Hükümetinde Orman Bakanı olarak atandığı 26.03.1971 tarihine kadar yaptı. Bakanlık görevinde iken kendi isteği ile emekli oldu.16.04.1073 Naim Talu KOALİSYON Hükümetinin kurulması ve Bakanlık görevinin sona ermesini takiben 16.05.1975 günü SEKA Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu üyeliğine atandı ve görevi altı yıl sürdürdü. )


- | "İNANAN" ile/ve/>< "KUŞKULANAN" |
değil/yerine/>
BAKMAYI BİLEN

( | "Mutludur." ile/ve/>< (")Bilgilidir.(") | DEĞİL/YERİNE Anlayandır. )


- İNANÇ/İNANDIRILMA ile KOŞULLANMA/KOŞULLANDIRILMA

( BELIEF vs. CONDITIONING )


- İNANÇ ile/ve/<>/değil AKLINA/ÇIKARLARINA UYGUNLUK


- İNANÇ ile/ve BELİRSİZLİK

( BELIEF vs./and INDEFINITENESS )


- İNANÇ ile SADIK ile SADAKAT ile İNANÇSIZ ile SADAKATSİZLİK ile İNANÇLAR

( FAITH vs. FAITHFUL vs. FAITHFULNESS vs. FAITHLESS vs. FAITHLESSNESS vs. FAITHS )

( اعتقاد ile ايمان ile کيش ile مومن ile عقيده مند ile باوفا ile باصفت ile وفادار ile باايمان ile وفاداري ile وفا ile بي وفا ile بي اعتقاد ile بي ايمان ile بي ايماني ile شرايع )

( ETEGAD ile AYMAN ile KYSH ile MOMEN ile AGHYDAH MAND ile BAVAFA ile باصفت ile VAFADAR ile باايمان ile VAFADARY ile VAFA ile BEY VAFA ile BEY ETEGAD ile BEY AYMAN ile BEY AYMANY ile SHARAYE )


- İNANÇ ile/ve TESLİMİYET


- İNANÇLAR(IM) İÇİN (YAŞIYORUM) ile/değil/yerine İNANÇLAR(IMIN) DOĞRULTUSUNDA (YAŞIYORUM)


- İNANÇSIZLIK ile İNANMAMAK

( DISBELIEF vs. DISBELIEVE )

( ناباوري ile بي اعتقادي ile دروغ پنداشتن ile اعتقاد نکردن )

( NABAVARY ile BEY ETEGADY ile DROGH PANDASHTAN ile ETEGAD NAKARDAN )


- İNANÇ"TA:
KATI "AKILCILIK" ile/||/<> "İMANCILIK" |
ile/değil/yerine/><
ELEŞTİRİCİ AKILCILIK


- İNANDIĞINI BİLMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< BİLDİĞİNE İNANMAK


- İNANDIRABİLMEK ile İNANDIRIVERMEK ile İNANDIRICI/LIK


- İNANDIRICI ile İNANMAK ile OLASILIĞA İNANMAK ile MÜMİN ile ESHRAGH'A İNANAN

( BELIEVABLE vs. BELIEVE vs. BELIEVE IN THE POSSIBILITY vs. BELIEVER vs. BELIEVER OF ESHRAGH )

( باور کردني ile قابل قبول ile باور کردن ile اعتقاد کردن ile گمان کردن ile ايمان داشتن ile اعتقاد داشتن ile عقيدهداشتن ile معتقد بودن ile اعتقادکردن ile بر اين باور بودن ile اعتقادداشتن ile ايمان آوردن ile گمان داشتن ile احتمال دادن ile باور کننده ile اهل ايمان ile مومن ile معتقد ile اشراقي )

( BAVAR KARDANY ile GHABEL GHABOL ile BAVAR KARDAN ile ETEGAD KARDAN ile GOMAN KARDAN ile AYMAN DASHTAN ile ETEGAD DASHTAN ile AGHYDEDDASHTAN ile MOTAGHAD BODAN ile ETEGADKARDAN ile BAR AYNE BAVAR BODAN ile ETEGADDASHTAN ile AYMAN AVARDAN ile GOMAN DASHTAN ile EHTAMAL DADAN ile BAVAR KONANDEH ile اهل ايمان ile MOMEN ile MOTAGHAD ile ESHARAGHY )


- İNANDIRMAK ile/ve/||/<> İKNÂ (ETMEK)


- İNANILACAK BİLİM değil/yerine GÜVENİLİR BİLİM


- İNANILACAK (OLAN) ile/ve ALKIŞLANILACAK (OLAN)

( Alkışı, en sessiz biçimde karşılayan, alkışı, hak etmiş demektir. )


- İNANILMAZ BİR ŞEY/İŞ YAPMAMIZ ile/değil/yerine YAPTIĞIMIZ ŞEYİ/İŞİ, İNANILMAZ BİR BİÇİMDE YAPMAMIZ


- İNANMA ile İNANMAZLIK


- İNANMAK ile İNANILMAK ile İNANDIRMAK ile İNANABİLMEK ile İNANIVERMEK ile İNANDIRILMAK ile İNAN ile İNANÇ ile İNANCA ile İNANCI/LIK ile İNANLI ile İNANSIZ/LIK ile İNANÇLI/LIK ile İNANÇSIZ/LIK ile İNANÇLICA ile İNANÇSIZCA


- İNANMIŞ/LIK ile/ve/değil İNANDIRILMIŞ/LIK


- Nasılsa diyerek çıkarlarını öncellemeden KONUŞ!!!


- İNAT ETMEK ile/ve/||/<> PES ETMEMEK ile/ve/||/<> VAZGEÇMEMEK


- İNAT ETMEK ile/ve/yerine VAZGEÇMEMEK


- [ne yazık ki]
İNAT ile/ve/||/<>/>< KAYITSIZLIK


- İNATLAŞMAK ile İNAT/LIK ile İNATÇI/LIK ile İNATÇI KEÇİ


- INAUGURATE vs. INITIATE vs. INSTIGATE vs. PROMPT vs. SPARK vs. TRIGGER


- INBREEDING DEPRESSION[İng.] değil/yerine/= İÇ MELEZLENME DEPRESYONU

( Safkanlardaki yaşayabilirliğin ve üreme potansiyelinin kaybolması. Akraba evliliklerinin uzun süre devam etmesi ya da küçük bir popülasyonda görülebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- INCANDESCENCE[İng.] değil/yerine/= AKKORLUK

( Bir cismin sıcaklığından dolayı ışık yaymasıdır. Bir nesne yeterince sıcak olduğunda kızılötesi ve ultraviyole radyasyon gibi diğer elektromanyetik radyasyon biçimlerinin yanı sıra görünür ışık da yayar. Bunun nedeni, nesnenin yüksek sıcaklığının atomlarının ve moleküllerinin hızla titreşmesidir. Atomlar birbirleriyle çarpıştıklarında ya da uyarıldıktan sonra normal konumlarına döndüklerinde ışık yayabilirler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- INCARNATION vs. BIRTH


- İNCE BAĞIRSAK MİKROBİYOTASI ile/||/<> KALIN BAĞIRSAK MİKROBİYOTASI

( İnce bağırsak daha az bakteri yoğunluğu İLE kalın bağırsak çok yüksek bakteri yoğunluğu içerir. İnce bağırsakta 10^3-10^7 bakteri/ml İLE kalın bağırsakta 10^11-10^12 bakteri/ml bulunur. )


- THIN FILM CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT À COUCHE MINCE[Fr.] / DÜNNFILMSTROMKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM DEVRESİ


- THIN FILM RESISTOR[İng.] / RÉSISTANCE EN FILM MINCE[Fr.] / DÜNNFILMWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM DİRENÇ


- THIN FILM TRANSDUCER[İng.] / TRANSDUCTEUR À COUCHE MINCE[Fr.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM DÖNÜŞTÜRÜCÜ


- DÜNNFILMSIGNALUNFORMER[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM SENSÖR


- THIN FILM CAPACITOR[İng.] / CONDENSATEUR DU FILM MINCE[Fr.] / DÜNNFILMKONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM SIĞASI


- THIN FILM TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR EN COUCHE MINCE[Fr.] / DÜNNFILMTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM TRANSİSTOR


- THIN FILM SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR EN COUCHE MINCE[Fr.] / DÜNNFILMHALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM YARI İLETKEN


- FINE STRUCTURE CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE STRUCTURE FINE[Fr.] / FEINSTRUKTURFAKTOR, FEINSTRUKTURKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE YAPI SABİTİ


- FINE STRUCTURE[İng.] / STRUCTURE FINE[Fr.] / FEINSTRUKTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE YAPI


- İNCEAĞRI ile İNCESAYRILIK

( Verem. İLE Akciğer veremi. )


- İNCEDEN İNCEYE (LAF SOKMAK, ARAŞTIRMAK)


- İNCELEMEK ile/ve/<> ARAŞTIRMAK

( Doğru biçimde anlamak için! )

( Araştırmamak, tutsaklığın başlıca nedenidir. )

( Araştırma yapmadıkça kurtuluş yoktur. )

( TETEBBUÂT: İncelemeler, araştırmalar, tetkikler. )

( PERKİZİSYON: Bir kişi ya da bir şey hakkında önceden, ayrıntısıyla araştırma. )

( To understand rightly! )

( TO INVESTIGATE vs./and/<> TO SEARCH
Non-investigation is the main cause of bondage.
There can be no salvation, without investigation. )


- İNCELEMEK ile/ve/||/<>/>/< ARAŞTIRMAK ile/ve/||/<>/>/< SORGULAMAK


- İNCELEMEK ile DİSEKSİYON

( DISSECT vs. DISSECTION )

( تشريح کردن ile تشريح )

( TASHARYHE KARDAN ile TASHARYHE )


- İNCELEMEK ile/ve KURCALAMAK

( TO INVESTIGATE vs./and TO DELVE )


- İNCELEYİŞ ile İNCELEYİCİ/LİK


- İNCELME ile BİLLURLAŞMA


- İNCELME ile/ve/||/<>/> KESKİNLEŞME ile/ve/||/<>/> YETKİNLEŞME


- İNCELME ile/ve/<> SİLİKLEŞME


- THINNER; DILUTING AGENT, DILUENT[İng.] / DILUANT, DILUENT[Fr.] / STRECKMITTEL, VERDÜNNUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCELTİCİ, SEYRELTİCİ


- İNCELTMEK ile İNCELTEBİLMEK ile İNCELTİCİ


- İNCELTMEK ile/değil SEYRELTMEK


- INCENTER ile/||/<> CİRCUMCENTER

( Incenter iç teğet merkezi İLE circumcenter dış çember merkezi. )

( Formül: Inscribed İLE circumscribed center )


- INCIDENTAL[İng.] değil/yerine/= İNSİDENTAL

( (Genel) Esas amaç, konu ya da durumun merkezinde yer almayan bir olaya ilişkin; ikincil bir sonuç ya da eşlikçi olarak ortaya çıkan ya da meydana gelen.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- İNCİNMEK ile İNCİTMEK ile İNCİTİLMEK ile İNCİTEBİLMEK ile İNCİ ile İNCİK ile İNCİL ile İNCİR/LİK ile İNCİLİ ile İNCİ TAŞI ile İNCİR KUŞU ile İNCİ BALIĞI ile İNCİ ÇİÇEĞİ ile İNCİK BONCUK ile İNCİK KEMİĞİ ile İNCİK YAHNİSİ


- İNCİNMEMEK ve/||/<>/< AFFETMEK


- İNCİR ile MISIR/FRENK, HİNT, KİLİS, PABUÇ İNCİRİ / DİKENLİ İNCİR / BABUTSA / KAYNANADİLİ / KÜREKYEMİŞİ


- İNCİR ile YABANİNCİRİ

( ... İLE Dutgillerden, Mısır'da yetişen ve kerestesi, eski Mısırlılar'ca mumyalara sanduka yapmakta kullanılmış olan bir ağaç. | Bu ağacın meyvesi. )


- INCITEMENT vs. PROVOKE


- İNCİTMEK/İNCİNMEK ile/ve ZEDELEMEK/ZEDELENMEK

( TO HURT/INJURE/STRAIN vs./and TO BRUISE )


- İNCİTMEMEK ile/ve/||/<>/> İNCİNMEMEK

( Dilin susturulmasıyla. İLE/VE/||/<>/> Zihin ve kalbin susmasıyla. )


- İNCİTMEMELİ!


- INCOMPLETE DOMINANCE[İng.] değil/yerine/= EKSİK BASKINLIK

( Bir alel ifade edilmezken öbür alelin normal bir biçimde ifade edilmesi sonucu fenotipin alellerden normalde olması gerektiğinden daha az dozda etkilenmesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- INCONGRUOUS vs. "FAR"


- [not] INCONSISTENT ASSERTION vs. ASSERTION IN OUTSTANDING


- INCORPORATE :/yerine BİRLEŞTİRMEK