Bugün[26 Mayıs 2026]
itibarı ile 32.035 başlık/FaRk ile birlikte,
32.035 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(12/130)


- AVUTMAK ile AVUTULMAK ile AVUTABİLMEK ile AVUTUVERMEK


- AWARD and/||/<> AWARD OF AN ARBITRATION BOARD

( Karar, tahkim kararı, hakem. VE/||/<> Tahkim kurulu kararı. )


- AWARENESS :/yerine FARKINDALIK


- AY ile AY BAŞI ile AY HALİ ile AY YILI ile AY BALTA ile AY IŞIĞI ile AY BALIĞI ile AY DÖNÜMÜ ile AY MODÜLÜ ile AY YILDIZ ile AY ÇÖREĞİ ile AY PARÇASI ile AY TAKVİMİ ile AY GÜN YILI ile AY ÖRÜMCEĞİ ile AY KARANLIĞI ile AY TUTULMASI ile AY ÇEKİRDEĞİ ile AY GÜN TAKVİMİ ile AY BALIĞIGİLLER


- AYAĞIMI/AYAKLARIMI (ÇIKARAYIM/ÇIKARMAK)" değil AYAKKABILARIMI (ÇIKARAYIM/ÇIKARMAK)


- AYAKKABI BAĞCIKLARINI:
BAĞLAMAK ile/değil/yerine/> MIKNATIS

( ... İLE )


- AYAKKABI ile/||/<> ESPADRİL[Fr. < ESPADRILLE]

( ... İLE/||/<> Üstü keten, tabanı ipten örme ayakkabı. )


- [AYAKKABILARI ...]
DIŞARIDA:
"SAKLA(MA)MAK" değil/yerine/>< BIRAK(MA)MAK


- AYAKKABI/LIK ile AYAKKABICI/LIK


- AYAKLANIVERMEK ile AYAKLANDIRILMAK


- AYAKLARINIZI:
ÜŞÜTMEYİN! ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SICAK TUTUN!


- AYAKTA DURACAK DURUMUNUN OLMAMASI ile/ve/||/<>/< YAŞAMDA DURACAK NEDENLERİNİN OLMASI


- AYAKTA DURMAK/DURABİLMEK ile/ve/<>/< KİŞİSEL YÖNETİM VE GELİŞİM


- AYAKTA DURMAMIZA ŞÜKREDİYORUZ değil AYAKTA DURDUĞUMUZA ŞÜKREDİYORUZ


- AYAKTAKİ KEMİKLER:
BAŞPARMAKTA ile/ve/||/<> ÖTEKİ PARMAKLARDA

( 2'şer kemik bulunur. İLE/VE/||/<> 3'er kemik bulunur. )


- AYAKTAYKEN ile AYAK ÜSTÜ

( ... İLE Oturmadan, ayakta durarak, kısa sürede. )


- SET POINT[İng.] / EINSTELLUNG PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= AYAR NOKTASI


- AYAR SİMETRİSİ
ile/ve/||/<>
AYAR GRUBU
ile/ve/||/<>
KONFİGÜRASYON UZAYI
ile/ve/||/<>
DENKLİK SINIFI

( Bir kuramın fiziksel olmayan simetrilerine verilen addır. Bir kuramda bazı ayar dönüşümleri yapıyorsak ve gözlemlenebilen fiziksel nicelikler bundan etkilenmiyorsa deriz ki, kuram belirli bir ayar simetrisine sahiptir. [Newton'un klasik mekaniği, tüm evrenin ötelemeleri altında simetriktir. Evrendeki maddeyi bir metre yukarı (bunun yerine kendi favori yönünüzü de seçebilirsiniz) taşıdığımızda evren yine bildiğimiz evrendir. Hiçbir şey değişmemiştir. Bundan dolayı Newton mekaniğinin öteleme simetrisi vardır diyebiliriz.]

İLE/VE/||/<>

Ayar dönüşümlerinin oluşturduğu gruptur. Bunun için ayar dönüşümlerinin bazı özellikleri sağlaması gerekir (bunlara grup belitleri/aksiyomları denir):
– Birim öğe. [Sisteme hiçbir işlem yapmayan bir simetri vardır.]
– Ters öğe. Bir simetri dönüşümünün etkilerini geri alabilecek bir simetri dönüşümü vardır. [Newton mekaniğinde tüm evreni bir metre yukarı kaydırdık. Sonra da bir metre aşağı kaydırdık. Aşağı kaydırma işlemi, yukarı kaydırma işleminin tersidir. Ve birbirine ters olan dönüşümlerin art arda uygulanması birim elemanı verir.]
– Kapalılık. [Art arda uygulanan ayar dönüşümlerinin de bir ayar dönüşümü olması gerekir.]
– Birleşme özelliği. [Birer ayar dönüşümü olsun ve art arda uygulansın. 'dan önce ikilisini uygulamakla 'dan sonra ikilisini uygulamak arasında fark yoktur.]

İLE/VE/||/<>

Bir kuramın izin verdiği tüm hallerin bir kümesidir, uzayıdır.

İLE/VE/||/<>

Bir kümenin birbirine denk [birbirine denk demek bir denklik bağıntısıyla birbirine bağlı olmak demektir] olan öğelerinin oluşturduğu kümedir. )


- STANDARDIZATION[İng.] ile/değil/yerine/= AYARLAMA


- CALIBRATION[İng.] / ÉTALONNAGE[Fr.] / EICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLAMAK


- AYARLAMAK ile İLE AYARLAMAK ile AYARLANABİLİR ile AYARLANABİLİR ANAHTAR ile AYARLAYICI ile AYARLAMA ile AYAR

( ADJUST vs. ADJUST WITH vs. ADJUSTABLE vs. ADJUSTABLE WRENCH vs. ADJUSTER vs. ADJUSTING vs. ADJUSTMENT )

( انطباق يافتن ile تنظيم کردن ile تعديل کردن ile کم و زياد کردن ile ميزان کردن ile منطبق شدن ile قابل تصحيح ile تنظيم پذير ile آچار فرانسه ile تنظيم کننده ile معدل ile منطبق ile انطباق ile تعديل ile تنظيم ile تصحيح )

( ENTABAGH YAFTAN ile TANZYM KARDAN ile TADYLE KARDAN ile KAM VE ZYAD KARDAN ile MYZAN KARDAN ile MANTABAGH SHODAN ile GHABEL TASHYHE ile تنظيم پذير ile ACHAR FARANSEH ile TANZYM KONANDEH ile MADEL ile MANTABAGH ile ENTABAGH ile تعديل ile تنظيم ile TASHYHE )


- JUSTIERBARES HALBTON[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLANABİLİR YARIM TON


- AYARLAYIVERMEK ile AYARLAYICI


- REGELWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLI DİRENÇ


- ADJUSTED SEMITONE[İng.] / DEMI-TON AJUSTÉ[Fr.] / EINSTELLENDER HALBTON[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLI YARIM TON


- AYARTICI ile KIŞKIRTICI


- AYARTMAK ile AYARTILMAK ile AYARTABİLMEK ile AYARTI


- AYASOFYA MİNARELERİ'NDE:
MİMAR SİNAN DÖNEMİ ile FATİH DÖNEMİ

( [müze girişi itibariyle] Sol taraftakiler. İLE Sağ taraftakiler. )


- AYASTEFANOS = YEŞİLKÖY


- ÂYÂT-I MÜTEŞÂBİHAT ile ÂYÂT-I MUHKEMÂT


- AYAZMA[< Yun.][Hristiyanlıkta] -ile

( Hristiyan'larda okunmuş kutsal su. | Şifalı/kutsal su/kaynak/pınar. )


- AYDIN, VAROL (RUMELİKAVAK, 1964) :

( Rumlikavaklı işadamı ve dernekçi. Rumelikavağı Spor Kulübü üyesi ve başkanı, Rumelikavağı Güzelleştirme Derneği Üyesi ve Başkanı. Sarıyer Spor Kulübü Üyesi olup iki dönem (2015/2016 ve 2016/2017) Yönetim kurulunda bulundu. )


- AYDIN = MÜNEVVER = INTELLECTUAL[İng.] = INTELLECTUEL[Fr.] = INTELLEKTUELL[Alm.] = INTELLETTUALE[İt.] = INTELECTUAL[İsp.] = PAIDEUMENOS[Yun.] = MUFEKKİR[Ar.] = RÛŞENFİKR[Fars.] = INTELLEKTUEEL[Felm.] = ZİYÂLİ[Azarbaycan = Özbek Tr.] = BİLİKTİ[Kazak Tr.] = BİLİMDÜ[Kırgız Tr.] = DIANOOUMENOS[Yun.] = PROSVEŞÇONNIY[Rusça]


- AYDINEVLER EBUBEKİR CAMİİ :

( Tarabya'da Aydınevler Sitesi içindeki cami sitenin ismini almış olup, tarihi özelliği yoktur. )


- AYDINLAMACI değil AYDINLANMACI


- AYDINLANMA:
AYDINLIĞI "DÜŞLEYEREK" değil KARANLIĞIN BİLİNCINE VARARAK


- AYDINLANMA/HAK(K)'I BULMAK:
DERVİŞ OLMAKLA ile/ve/||/<> ÂŞIK OLMAKLA ile/ve/||/<> İNSAN OLMAKLA


- AYDINLANMA(/IŞIKLANMAK) = TENEVVÜR = İŞRAK(tasavvuf) = ENLIGHTENMENT[İng.] = ENLAITEMENT, SIÈCLES DES LUMIÈRES[Fr.] = AUFKLæRUNG[Alm.] = ESSERE ILLUMINATO[İt.]


- ŞİDDET-İ ZİYÂ[Osm.] / ILLUMINATION INTENSITY[İng.] / INTENSITÉ D'ÉCLAIRAGE, INTENSITÉ DE L'ILLUMINATION[Fr.] / BELEUCHTUNGSSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLANMA YEĞİNLİĞİ/ŞİDDETİ


- AYDINLANMA ile/ve/> AŞMA

( ENLIGHTENMENT vs./and/> TO EXCEED )


- AYDINLANMA >< AYDINLANMA İSTEĞİ


- AYDINLANMA ile/ve/<>/> DEVRİM


- AYDINLANMA ile/ve/değil EŞİK


- AYDINLANMA ile/ve MİLÂD


- AYDINLANMA ile MİSTİK AYDINLANMA

( ... İLE Birlik bilinci. )


- AYDINLANMA ile OLGUNLAŞMA

( Olgun olanlar daha çok deneyim birikimine sahip olanlardır. )

( AYDINLANMA: Aklını kullanabilme cesâreti. )

( Tüm aklını aydınlanmaya ulaşma amacına yöneltmiş ve tüm duygusal zevklerden arınmış kişiye, "akıntıya karşı giden kişi" adı verilmiştir. Çünkü, o kişi, sonsuzluğun sevincine ulaşmak için, dünya yaşamının korkunç dalgalarıyla boğuşmaktadır. )

( The ripe ones had more experience behind them. )

( ENLIGHTENMENT vs. RIPEN )


- AYDINLANMA ile/ve "ÖLMEDEN ÖNCE ÖLMEK"


- AYDINLANMA ve/=/<> SEVİNÇ


- AYDINLANMA ile/ve/||/<>/> SÜKÛNET

( ENLIGHTENMENT vs./and/||/<>/> QUITENESS )


- AYDINLANMADA:
ATİNA ile/ve/||/<>/> BAĞDAT ile/ve/||/<>/> AMSTERDAM

( )


- AYDINLANMAK ile AYDINLATMAK ile AYDINLAŞMAK ile AYDINLANABİLMEK ile AYDINLATABİLMEK ile AYDIN/LIK ile AYDINCA ile AYDINLI/LIK ile AYDINLAR


- AYDINLANMAK ile/ve/||/<>/> ERMEK


- AYDINLANMAK ve/||/<>/>/< ŞEFKÂT


- AYDINLANMALI!


- AYDINLANMIŞ ile BİLGE

( Kendini tanıyan. İLE Kendini tanımakla birlikte/öte başkalarını da tanıyan. )

( Bir bilge, şeylerin, olduklarından farklı olmalarını istemez/beklemez. )

( Mutlu olmak için kendimizi(özümüzü) bilmek dışında, hiçbir şeye gereksiniminiz olmadığını bilmek, bilgeliktir. )

( Bilge, şu dört zaaftan tamamıyla korunmuş olan kişidir:
* Benlik
* Bencillik
* Önyargı
* İnat )

( Bilge, iç deneyimler ile sezgiyi yansıtmaktan âciz kalan kavramlarla elden geldiğince az iş görmeye bakar. )

( BİLGE: Seni, sana bildiren. )

( MERKEZ EFENDİ )

( Knows the self. VS. Knows the self with all others.
A wise/saint does not want things to be different from what they are.
To know that you need nothing to be happy, except self-knowledge, is wisdom. )

( ENLIGHTENED vs. WISE )


- AYDINLANMIŞLIK(ENTELEKYA) ile/ve AKIL(REASON) ile/ve ORAN(RASYO)

( Ereğe bağlı akıl. İLE/VE Nedene/sebebe bağlı akıl. İLE/VE Tasıma/kıyasa bağlı akıl. )

( Ereğe ulaştırır. İLE/VE Hikmet sunar. İLE/VE Düzen sağlar. )

( INTELLECT vs./and REASON vs./and RATIO
Dependent in aim. WITH/AND Dependent in cause. WITH/AND Dependent in comparison.
Attains to the aim. WITH/AND Presents the philosophy. WITH/AND Obtains the regularity. )


- AYDINLANMIŞ/LIK ve/<> UYANDIRILMIŞ/LIK


- AYDINLARIN BİLGİSİZLİĞİ ile/ve/||/<> SANATÇILARIN SATKINLIĞI


- ILLUMINANT[İng.] / LEUCHTKÖRPER[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLATICI


- AYDINLATILABİLİR ile AYDINLATMAK ile AYDINLATILMIŞ ile AYDINLATMA

( ILLUMINABLE vs. ILLUMINATE vs. ILLUMINATED vs. ILLUMINATION )

( منورشدني ile زرنما کردن ile چراغاني کردن ile تذهيب کردن ile تذهيب کاري کردن ile درخشانساختن ile چراقان کردن ile روشنکردن ile منور کردن ile منور ile تنوير ile تذهيب ile چراغاني ile اشراق ile روشنسازي )

( MONORSHODANY ile ZARNEMA KARDAN ile CHARAGHANY KARDAN ile TEZEHYBE KARDAN ile TEZEHYBE KARY KARDAN ile DARKHSHANSAKHTAN ile CHARAGHAN KARDAN ile ROSHENKARDAN ile MONOR KARDAN ile MONOR ile تنوير ile TEZEHYBE ile CHARAGHANY ile ESHARAGH ile ROSHENSAZY )


- AYDINLATILMAK ile AYDINLATIVERMEK


- ILLUMINATION[İng.] / ILLUMINATION[Fr.] / BELEUCHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLATMA/AYDINLANMA


- ILLUMINATING GAS, COAL GAS, TOWN GAS[İng.] / GAZ D'ECLAIRAGE, GAZ DE HOUILLE[Fr.] / BELEUCHTUNG GASE, LEUCHTGAS, STEINKOHLENGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLATMA GAZI, HAVA GAZI, ŞEHİR GAZI, KÖMÜR GAZI


- AYDINLATMA ile/ve/değil AYDINLANMA

( [not] ILLIMUNATION vs./and/but ENLIGHTENMENT )


- AYDINLATMAK ile AYDINLANMIŞ ile AYDINLATICI ile AYDINLANMA

( ENLIGHTEN vs. ENLIGHTENED vs. ENLIGHTENING vs. ENLIGHTENMENT )

( روشنفکر کردن ile منورالفکر ile روشن روان ile تنوير ile روشن فکري ile تنوير افکار )

( ROSHNAFKAR KARDAN ile منورالفکر ile ROSHEN RAVAN ile تنوير ile ROSHEN FEKARY ile TANOYR AFKAR )


- ILLUMINATION PHOTOMETER, ILLUMINOMETER, LUXMETER[İng.] / LUXMÈTRE[Fr.] / BELEUCHTUNGSSTÄRKEMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLIKÖLÇER


- ÂYET (YAPIŞTIRMAK) ile/ve/||/<> KÜLTÜR (YAPIŞTIRMAK)


- CİHAZ[Osm.] / DEVICE, INSTRUMENT, TOOL[İng.] / INSTRUMENT[Fr.] / INSTRUMENT, GERÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= AYGIT


- AYI ile KUTUPAYISI

( Bozayılar, simsiyah renkte de olabilmektedir. İLE Kutupayıları, beyaz değildir. Derileri siyah renktedir, kürkleri yarı saydamdır. [Beyaz görünümleri, ışığın saydam yüzeylerden kırılarak yansımasının bir sonucudur] )

( EBÛ-HAMÎD / EBÛ-HÛMİD: Ayı. )

( Ayı ile Kutup Ayısı )

( What to do if you see a bear? )

( ... İLE 160 km. yüzebilirler. )

( What To Do If You See A Bear (And Why) )

( How To Be Safe Around Bears )

( DÜBB/DÜBBE[dişil], DÜBBİYYE[: Ayıgiller] ile DÜBB-İ ŞİMÂLÎ )

( HIRS ile ...
HIRS-BEÇE: Ayı yavrusu. )

( URSUS ARCTOS cum URSUS MARITIMUS )


- AYI ile MALAYAAYISI


- AYIBA KARŞI TEKEFFÜL değil/yerine/= EKSİKLİĞE KARŞI YÜKÜMLENME


- AYIKLAMA ile/ve SINIFLANDIRMA

( SELECTION vs./and CLASSIFICATION )


- DARSTELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIKLAMAK


- AYIKLAMALI!


- AYILMA ile FARKINDALIK

( TO RECOVER vs./and AWARENESS )


- AYILTMAK ile AYILTILMAK ile AYILTABİLMEK ile AYILTI


- AY'IN GÖRÜNÜŞÜ:
KUZEY YARIMKÜREDE ile/>< GÜNEY YARIMKÜREDE

(

)

( Ay, Dünya'nın ekvatoruna yakın bir yörüngede dolanır ve Dünya'nın yörüngesinde dolanırken Ay'ın Güneş ışığı alan bölümünü görebiliriz. Dünya'nın herhangi bir noktasından Ay’a bakan neredeyse herkes, Ay'ın evrelerini aynı görmektedir ancak bir günde Dünya’nın farklı noktalarından çekilmiş Ay fotoğrafları farklı olabilir. Ay'a, Dünya’nın kuzey kutbundan bakan biri, güney kutbundan bakan birine kıyasla baş aşağı biçimde görecektir. Ekvatordaki biri ise Ay'ı, gün içinde çeşitli yönlerde görebilmektedir.

Dünya'nın ekvatorunda bulunan bir kişi, Dünya dönerken, Ay'ın doğudan doğup tam tepesinden geçerek batıda battığını gözlemlerdi. Bu noktada, ufka kıyasla ters bir yönelime sahip olacaktır. Yani ekvatorda yaşayan bir kişiye göre, Ay'ın hangi bölümünün en tepede olduğu zamana göre değişiklik göstermektedir.

Ekvatordan kuzeye seyahat edilirse Ay'ın yükseldiği ve gökyüzünde daha güneyde battığı gözlemlenir. Aynı biçimde, ekvatordan güneye gidilirse de Ay'ın, gökyüzünün kuzeyinde yükseldiği ve battığı gözlemlenir.

Bu durum, Dünya'nın yörünge düzlemine yakın olan öteki gök nesnelerinde[cirim] de görülür. Örneğin Jüpiter, Dünya'nın güney kutbundan nasıl göründüğüne kıyasla kuzey kutbundan baş aşağı bakabilir. Dahası, Jüpiter'in üzerinde bulunan çizgiler, Dünya'nın hem kuzey, hem de güney yarım küresinde ufkun yakınında yatay görünürken ekvatordan yükselirken dikey görünür.

instagram.com/ituastronomi
(Kaynak: planetary.org ve sciencefocus.com)

---

FaRkLaR Kılavuzu'nda...

FaRkLaR.net/sozluk/fark/58039

FaRkLaR.net/Doga )


- AYIN ...
"KARANLIK TARAFI/YÜZÜ"
değil
(DÜNYAYA GÖRE GÖRÜLEMEYEN)
ARKA TARAFI/YÜZÜ


- ÂYİNLERİN SAĞLADIKLARI:
ÂŞIK'IN, AŞKINI ARTIRMAK ile/ve GAFİL'İN GAFLETİNİ KALDIRMA


- AYİOS HARALAMBOS AYAZMASI :

( Hala kullanılan bir ayazmadır. Rum meşatlığı (mezarlığı) içindeki bu ayazma mermer su haznesi bulunan bir ayazma olup, son yıllarda büyük onarım gördü. )


- AYIP (OLAN):
(")BİLMEMEK(") ile/ve/değil/||/<>/< ÖĞRENMEMEK


- AYIP OLMAZ/ARANILMAZ!:
TIPTA ile/ve/||/<> HUKUKTA ile/ve/||/<> SÖZLÜKTE ile/ve/||/<>
FELSEFEDE ile/ve/||/<> BİLİMDE ile/ve/||/<> SANATTA ile/ve/||/<> SPORDA ile/ve/||/<>
DOĞADA ile/ve/||/<> HAYVANLARDA ile/ve/||/<> BİTKİLERDE ile/ve/||/<>
NESNELERDE ile/ve/||/<> DİRİMBİLİMDE ile/ve/||/<>
ANLIKTA(ZİHİNDE) ile/ve/||/<> USTA(AKILDA) ile/ve/||/<> TARİHTE ile/ve/||/<>
RIZÂDA ile/ve/||/<> GÜVENLİKTE ile/ve/||/<> İKİ KİŞİ ARASINDA ile/ve/||/<>
EŞEYSELLİKTE ile/ve/||/<> DÖRT DUVAR ARASINDA ile/ve/||/<> BATTANİYENİN ALTINDA


- DISCRIMINATOR CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= AYIRAÇ DEVRESİ


- AYIRDEDİLEMEZLİK ile/ve/||/<> BELİRSİZLİK

( Gottfried Leibniz İLE/VE/||/<> Werner Heisenberg )


- AYIRDEDİLEMEZLİK ile/ve/||/<> ÖZDEŞLİK


- AYIRDINDALIK ile/ve/<> İÇSELLEŞTİRME

( DISTINGUISHNESS vs./and/<> INTERNALIZATION )


- AYIRDINDALIK ile UYANIKLIK/YAKAZA


- AYIRICI AKIL ile/ve UYGULAMALI AKIL ile/ve KURAMSAL AKIL

( Yararlı-Zararlı. İLE/VE İyi-Kötü. İLE/VE Doğru-Yanlış. )


- AYIRICI ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< BİRLEŞTİRİCİ


- EMSÂL-İ TEMYİZ[Osm.] / SEPARATION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE SÉPARATION[Fr.] / SEPARATIONSFAKTOR, TRENNUNGSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- KUDRET-İ TEFRİD[Osm.] / SEPARATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE SÉPARATION[Fr.] / SEPARATIONSENERGIE, TRENNUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA ENERJİSİ


- SEPARATORY FUNNEL[İng.] / AMPOULE À DÉCANTER[Fr.] / SCHAM[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA HUNİSİ


- RESOLUTION LIMIT[İng.] ile/değil/yerine/= AYIRMA SINIRI


- SEPARATION[İng.] / SÉPARATION[Fr.] / TRENNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA


- AYIRMA ile/ve/||/<>/> SINIFLANDIRMA ile/ve/||/<>/> SONSAL SINIFLAMA

( TO SEPARATE vs./and/||/<>/> CATEGORIZE )


- AYIRMA ile/ve/||/<> YALINLAŞTIRMA ile/ve/||/<> ARA ÇÖZÜM/LER ARAMA/BULMA

( Düşüncenin, bilgilerin, nesnelerin, kavram, olay ve olgular üzerinde en temel uygulanması gerekenlerin başında, onları bütün olarak görebilmenin yanı sıra ve ötesinde, ayırma bilgisi, becerisi ve oranı bulunmaktadır.

Bilmek ya da bilinebilenler, ancak küçültme ya da ayırma bilgi ve becerisiyle elde edilebilirler. Bu işin ustalığı da, her ustalığın temelinde bulunan çıraklık sürecinde gerçekleşir ve kaynağını, gücünü çıraklık döneminden alır. Bu bilgi, deneyim ve dönem, kalfalıkta ve ustalıkta bile olunsa, tüm sürecin neredeyse tamamıdır.

Birleştirme bilgi ve becerisi olarak tanımlanan ustalık, yetkin çıraklıktır. Hatta ustalık diye bir şeyden bile söz edilemeyecek kadar tek bir bilinç ve beceridir. Kişinin, bisiklet kullanmayı bir kere öğrenmesinden sonra, yaşam boyunca bir daha bisiklet kullanmayı öğrenmeye gerek kalmaması, kendinin değil suyun kaldırma gücündeki gibi, kendiliğindenliğiyle, doğasıyla sağlanır. Zihnin ya da bilincin devrede olması ile değil beynin ya da öte bir bilincin devrede olmasıyla, bilinç merdiveninde görülen, bilinçsiz bilinçlilik ya da yeterlilik ile sağlanır.

Karmaşık olan ya da öyle "algılanan" süreçlerin çözümü de, onları, oldukları yapıda değil küçülterek ya da çok haneli sayıdan oluşan bir bölmenin, tek haneli bir sayıya doğru yalınlaştırılması ile gerçekleşir.

Çözümsüz "görünen" durumların da çözümü, köklü/kökten çözüm arayışı değil ara çözüm üretebilmektir. Yaşamımızda, karşılaşılabilecek sonsuz olumlu ya da olumsuz olasılıktaki durum ve süreçler için bazen ya da çoğunlukla, bir düşünce ya da nesneden, ödün vermeden ya da bir parçasından vazgeçmeden, bir şey elde etmek ya da yetersiz/olumsuz sürecin devam etmesine göz yumarak, bir sonuç ya da çözüm oluşturmak olanaklı değildir.

Ne herhangi bir düşünce ya da bir durum için, ne de kaygının sona erdirilmesi, olumsuz ya da yetersiz koşulların tamamen ortadan kalkma "beklentisi" ya da "dileği" ile sağlanamayacağından dolayı, ayırmayı, yalınlaştırmayı ve ara çözümler üretmeyi bilmek, becermek gerekmektedir.


"Hiçbir sorun, onu yaratan 'bilinç seviyesi'yle çözülemez." )


- AYIRMAK/AYIRABİLMEK ile/ve/>/= TOPARLAMAK/TOPARLAYABİLMEK

( TO SEPARATE vs./and/>/= TO (BE ABLE TO) PACK/SUMMARIZE )


- ECZÂ-İ MUFTÂRİK[Osm.] / IDENTIFIABLE PARTICLES[İng.] / PARTICULES DISCERNABLES[Fr.] / UNTERSCHEIDBARE TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRT EDİLEBİLİR PARÇACIKLAR


- ECZÂ-İ GAYR-İ MUFTÂRİK[Osm.] / UNIDENTIFIABLE PARTICLES[İng.] / PARTICULES INDISCERNABLES[Fr.] / UNUNTERSCHEIDBARE TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRT EDİLEMEZ PARÇACIKLAR


- AYIRT EDİLEMEZLİK:
DÜŞÜNCEDE ile/ve/||/<> DÜŞÜNMEDE


- TEMYİZ ETMEK[Osm.] / TO DISTINGUISH[İng.] / UNTERSCHEIDEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRT ETMEK, FARKLANDIRMAK


- AYIRTMAK ile AYIRTILMAK ile AYIRTTIRMAK ile AYIRTABİLMEK ile AYIRT ile AYIRTI


- DISTRIBUTION ATYPIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYKIRI DAĞILIM


- AYKIRILAMAK ile AYKIRILAŞMAK ile AYKIRI/LIK ile AYKIRI DÜŞÜNCE ile AYKIRI DOĞRULAR ile AYKIRI KATMANLAŞMA


- AYKIRI/LIK / KARŞITLAMLI = MUFÂRIK[Ar.] = TENÂKUZ[Fars.] = PARADOX[İng.] = PARADOXE[Fr.] = WIDERSINNING/KEIT, PARADOX/IE[Alm.] = PARADOSSO[İt.] = PARADOX[İsp.] = PARADOXON[Lat.] = PARADOKSOS[Yun.] = PARADOX[Felm.]


- AYLAKLIK ile ÇALIŞMAMAK


- AYMAK ile AYMAZLAŞMAK ile AYMAZLAŞABİLMEK ile AYMAZ/LIK


- MIRROR NUCLIDES[İng.] / NOYAUX MIROIRS[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA ÇEKİRDEKLER


- MIRROR INTERFERENCE[İng.] / INTERFÉRENCE PAR MIROIR[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA GİRİŞİMİ


- MIRROR CONFINEMENT[İng.] / EMPRISONNEMENT PAR MIROIR[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA HAPSİ


- MIRROR REFLECTION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE RÉFLEXION SPÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA YANSIMASI ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- MIRROR REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION SPÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA YANSIMASI


- AYNA/LA(N)MAK ile/ve/değil/||/<>/< SAHİPLENMEK/MUSAHİPLİK


- AYNAN YOKSA KOMŞUNA BAK ile/ve BANA ARKADAŞINI SÖYLE, SANA KİM OLDUĞUNU SÖYLEYEYİM


- AYNEN ile/ve/||/=/<> KESİNLİKLE


- AYNI ANDA ile/ve/değil/||/<> MİLİSANİYELER İÇİNDE


- (AYNI/FARKLI) HATALAR İÇİN:
"KİMSEYE GÜVENMEMEK" ile/değil/yerine İKİ KEZ GÜVENMEMEK


- AYNI FİKİRDE OLMAMAK ile NAHOŞ ile ANLAŞMAZLIK

( DISAGREE vs. DISAGREEABLE vs. DISAGREEMENT )

( اختلاف پيدا کردن ile نساختن با ile مغاير بودن ile نفاق داشتن ile اختلاف نظر داشتن ile مخالف بودن ile اختلاف داشتن ile ناسازگار بودن ile اختلاف عقيده داشتن ile موافق نبودن ile ناسازگاري کردن ile برخلاف ميل ile ناپسنديده ile جوکي ile نامرضي ile ناپسند ile تخالف ile عدم موافقت ile شکراب ile اختلاف نظر ile عدمموافقت ile اختلاف ile مغايرت ile مخالفت )

( AKHTELAF PEYDA KARDAN ile NESAKHTAN BA ile MOGHAYR BODAN ile NAFAGH DASHTAN ile AKHTELAF NAZAR DASHTAN ile MOKHALEF BODAN ile AKHTELAF DASHTAN ile NASAZGAR BODAN ile AKHTELAF AGHYDAH DASHTAN ile MOVAFEGH NABUDAN ile NASAZGARY KARDAN ile BARKHLAF MYLE ile ناپسنديده ile جوکي ile نامرضي ile NAPASAND ile تخالف ile ADAM MOVAFEGHT ile شکراب ile AKHTELAF NAZAR ile عدمموافقت ile AKHTELAF ile MOGHAYRAT ile MOKHALEFT )


- AYNI ÖĞÜNDE YENEBİLENLER [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- AYNI ÖĞÜNDE YENİLMEMELİ!


- AYNI ŞEYİ(AYRINTIYI/KONUYU):
KONUŞUYORUZ ile/ve/değil/||/<>/> SÖYLÜYORUZ


- AYNILAŞMAK ile AYN ile AYNA/LIK ile AYNİ ile AYNI/LIK ile AYNACI/LIK ile AYNALI ile AYNASIZ/LIK ile AYNİ HAK ile AYNA TAŞI ile AYNA TIRNAĞI ile AYNALI SAZAN ile AYNI ZAMANDA ile AYNALIK TAHTASI


- AYNILAŞTIRMAK ile/değil/yerine/>< FARKLILIKLARIN KABULÜ


- AYNINDAN değil AYNISINDAN


- AYNŞTAYN ile AYNŞTAYNİYUM

( Avagadro sayısıyla foton enerjisinin çarpımına eşit olan ve fotokimyada kullanılan bir ışık enerjisi birimi. İLE İlk kez, 1952'de, hidrojen bombası denemesinde keşfedilen, artık hızlandırıcılarda üretilen, aktinitler ailesinden, atom numarası 99, kütle numarası 244'ten 254'e kadar değişmekle birlikte, nötronlarla bombardımanı sonucunda, 15 nötronun peşi peşine U²38; çekirdeğine girmesinin ardından, 6.63MeV enerjili alfalar yayan, 20 gün yarılanma süreli, 253 kütle numaralı izotopu ve daha sonra Pu²39;'un termik nötronlarla bombardımanında, 1.1MeV enerjili betalar[Β¯] yayan, 36 saat yarılanma süreli, 200Μg-300Μg kadar 254 kütle numaralı radyoizotopları elde edilen yapay öğe. Simgesi: Es )

( EINSTEIN vs. EINSTEINIUM )

( EINSTEIN avec EINSTEINIUM )

( EINSTEIN mit EINSTEINIUM )


- EINSTEINIUM[İng.] / EINSTEINIUM[Fr.] / EINSTEINIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= AYNŞTAYNYUM


- AYRANLAŞMAK ile AYRAN ile AYRANCI/LIK ile AYRAN AĞIZLI/LIK ile AYRAN DELİSİ ile AYRAN GÖNÜLLÜ/LÜK ile AYRAN BUDALASI


- AYRI PETALLİ KOROLLA, DIALIPETAL KOROLLA, KORİPETAL KOROLLA = TÜVEYC-İ KESÎRÜ'L-EVRÂK = COROLLE POLYPÉTALE, COROLLE DIALYPÉTALE


- AYRI SEPALLİ KALİKS, DİALİSEPAL KALİKS, KORİSEPAL KALİKS = KE'S-İ KESÎRÜ'L-EVRÂK = CALICE POLYSÉPALE, CALICE DIALYSÉPALE


- AYRICALIK (BEKLENTİSİ) ile/ve/değil/yerine NEZÂKET


- AYRILABİLECEK OLAN ile/ve/||/<> AYRI OLABİLECEK OLAN


- AYRILABİLİR OLAN/LAR ile/ve/değil/||/<>/< AYRILAMAZ OLAN/LAR


- AYRILABİLİR ile ASOSYAL ile AYRIŞTIRICI ile AYRIŞMAK ile AYRIŞMA

( DISSOCIABLE vs. DISSOCIAL vs. DISSOCIANT vs. DISSOCIATE vs. DISSOCIATION )

( غيراجتماعي ile غيرمعاشرتي ile غيرمعاشر ile حشر نداشتن ile افتراق )

( غيراجتماعي ile غيرمعاشرتي ile غيرمعاشر ile HASHAR NADASHTAN ile AFTARAGH )


- AUFLÖSUNGSVERMÖGEN, AUFLÖSUNSGRENZE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRILABİLİRLİK SINIRI


- AYRILIKLARDA, UNUTABİLMEK İÇİN:
ZAMAN ile/ve/ya da BAŞKA BİRİ

( Ayrılıklar umutsuzluğa düşürmesin. Bir daha buluşmak için bir elveda gereklidir. )

( Buluşmak, dost olanlar için kaçınılmazdır. )


- AYRILIKLARIN BİRLİĞİ ile VARLIK BİRLİĞİ

( Armoni. İLE Vahdet-i Vücud. )


- AYRILIKTA:
[SEVGİLİNİN, ...]
HÜZNÜNÜN YARALAMASINA ve/||/<> KARANLIĞININ ÜŞÜTMESİNE

( Dayanılmaz. VE/||/<> Alışılmaz. )


- AYRILIŞMAK ile AYRILIŞ


- AYRILMA ile AYRILMAZLIK ile AYRILMA DURUMU


- AYRILMA ile/ve/||/<>/> BİREYLEŞME ile/ve/||/<>/> GERÇEK(LİK)LE İLİŞKİ

( WINNICOTT > STERN > MAHLER )


- AYRILMA-BİREYLEŞME EVRELERİNDE:
3-8 ve/||/<>/> 10-15 ve/||/<>/> 15-22 ve/||/<>/> 22-30 AY

( Farklılaşma ve gövde imgesinin gelişimi. VE/||/<>/> Uygulama. VE/||/<>/> Yeniden yakınlaşma. VE/||/<>/> Bireyleşmenin sağlamlaştırılması ve nesne sürekliliğinin başlangıcı. )


- AYRILMAK ile/ve UZAKLAŞMAK

( TO LEAVE vs./and TO DIGRESS )


- AYRILMAK ile YALNIZ BIRAK ile GERİDE BIRAKMAK ile ÇABUK AYRIL ile YARIM BIRAKMAK ile SÖYLENMEDEN BIRAKMAK ile AYRILMAK

( LEAVE vs. LEAVE ALONE vs. LEAVE BEHIND vs. LEAVE QUICKLY vs. LEAVE UNFINISHED vs. LEAVE UNSAID vs. LEAVING )

( جا گذاشتن ile خارج شدن ile مرخصي ile باقي گذاردن ile باقي گذاشتن ile واگذارکردن ile برجاي گذاردن ile کشيدن از ile برجاي گذاشتن ile تشريف بردن ile بر جاي نهادن ile رهاساختن ile بر جاي گذاشتن ile واکهداشتن ile بر جاي باقي گذاشتن ile وا گذاردن ile ترک کردن ile واگذار کردن ile تنها گذاشتن ile تنها گذاردن ile دست از سر برداشتن ile عقب گذاشتن ile به جا گذاشتن ile فوري رفتن ile ناتمام گذاردن ile مسکوت گذاردن ile رهسپار ile واگذاري ile عزيمت )

( JA GOZASHTAN ile KHARJ SHODAN ile MORKHSY ile BAGHY GOZARDAN ile BAGHY GOZASHTAN ile VAGOZARKARDAN ile BARJAY GOZARDAN ile KESHYDAN AZ ile BARJAY GOZASHTAN ile TASHARYFE BARDAN ile BAR JAY NEHADAN ile رهاساختن ile BAR JAY GOZASHTAN ile واکهداشتن ile BAR JAY BAGHY GOZASHTAN ile VA GOZARDAN ile TARK KARDAN ile VAGOZAR KARDAN ile TANEYA GOZASHTAN ile TANEYA GOZARDAN ile DAST AZ SAR BARDASHTAN ile AGHAB GOZASHTAN ile BAH JA GOZASHTAN ile FORY RAFTAN ile NATMAM GOZARDAN ile MOSKOT GOZARDAN ile RAYASPAR ile VAGOZARY ile AZYMAT )


- AYRIM/AYRILIK = FASL-I KARİP = DIFFERENCE[İng.] = DIFFÉRENCE/DIVERSITÉ[Fr.] = DIFFERENZ/VERSCHIEDENHEIT[Alm.] = DIFFERENTIA/DIVERSITAS[Lat.] = DIAPHORA[Yun.] = DIFERENCIA[İsp.]


- AYRIM ile/ve ANLAMLANDIRMA

( DISTINGUISH vs./and TO GIVE A MEANING )


- AYRIM ile/ve/<>/||/değil ÖTEKİLEŞTİRME


- AYRIMCILIK YAPMAK ile AYRIMCI ile AYRIMCILIK ile AYRIMCI

( DISCRIMINATE vs. DISCRIMINATING vs. DISCRIMINATION vs. DISCRIMINATOR )

( تبعيض کردن ile تبعيض قائلشدن ile فاروق ile تبعيض ile فرق گذاري ile فرق گذار )

( TABYZE KARDAN ile TABYZE QAELASHODAN ile فاروق ile TABYZE ile FARGH GOZARY ile FARGH GOZAR )


- [ne yazık ki]
AYRIMCILIK ile/ve/||/<> NEFRET


- DIFFERENTIAL PRESSURE[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL BASINÇ


- DIFFERENTIAL OUTPUT VOLTAGE[İng.] / TENSION DE SORTIE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL ÇIKIŞ GERİLİMİ


- FRACTIONAL DISTILLATION, FRACTIONATION[İng.] / DISTILLATION FRACTIONNÉE[Fr.] / FRAKTIONIERTE DESTILLATION[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL DAMITMA


- DIFFERENTIAL INPUT CAPACITANCE[İng.] / CAPACITÉ DE L'ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIALEINGANGKAPAZITANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL/DİFERANSİYEL GİRİŞ SIĞASI


- DIFFERENTIAL CAPACITOR[İng.] / CAPACITÉ DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIAL-CAPASITOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL/DİFERANSİYEL SIĞAÇ


- DIFFERENTIAL TRANSDUCER[İng.] / TRANSDUCTEUR DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL DÖNÜŞTÜRÜCÜ


- DIFFERENTIAL FREQUENCY CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL FREKANS DEVRESİ


- DIFFERENTIAL FREQUENCYMETER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL FREKANSÖLÇER


- DIFFERENTIAL GALVANOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GALVANOMETRE


- DIFFERENTIAL PERMEABILITY[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GEÇİRGENLİK


- DIFFERENTIAL VOLTAGE GAIN[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GERİLİM KAZANCI


- DIFFERENTIAL VOLTMETER[İng.] / VOLTMÈTRE DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GERİLİMÖLÇER


- DIFFERENTIAL INPUT RESISTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ DİRENCİ


- DIFFERENTIAL INPUT IMPEDANCE[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ EMPEDANSI


- DIFFERENTIAL INPUT VOLTAGE[İng.] / TENSION D'ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ GERİLİMİ


- DIFFERENTIAL INPUT MEASUREMENT[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ ÖLÇÜMÜ


- DIFFERENTIAL INPUT[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ


- DIFFERENTIAL AIR THERMOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL HAVALI SICAKLIKÖLÇER


- DIFFERENTIAL THERMAL ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL ISIL ÇÖZÜMLEME


- DIFFERENTIAL OPERATIONAL AMPLIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL İŞLEMSEL YÜKSELTEÇ


- DIFFERENTIAL IONIZATION CHAMBER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL İYONLAŞMA ODASI


- DIFFERENTIAL LEAK DETECTOR[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL KAÇAK DEDEKTÖRÜ


- DIFFERENTIAL GAIN CONTROL[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL KAZANÇ DENETİMİ


- DIFFERENTIAL RELAY[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL RÖLE


- DIFFERENTIAL WINDING[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL SARGI


- DIFFERENTIAL THERMOMETER[İng.] / THERMOMÈTRE DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL SICAKLIKÖLÇER


- DIFFERENTIAL ABSORPTION RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL SOĞURMA ORANI


- DIFFERENTIAL TRANSFORMER[İng.] / TRANSFORMATEUR DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL TRAFO


- DIFFERENTIAL AMPLIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL YÜKSELTEÇ


- AYRIMSAMAK ile AYRIMSANMAK


- AYRINTICILIK ile/ve/||/<> TİTİZLİK


- AYRINTILAMA -ile

( ELABORATION )


- AYRINTILANDIRMAK ile AYRINTI ile AYRINTICI/LIK ile AYRINTILI/LIK ile AYRINTISIZ/LIK ile AYRINTISIZCA


- AYRINTILARIN "ZENGİNLİĞİ" ile/ve/||/<>/< YORUM GÜCÜ "ZAYIFLIĞI"


- HETEROGENEOUS FLUID[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK AKIŞKAN


- GAYR-İ MÜTECÂNİS[Osm.] / HETEROGENEOUS[İng.] / HÉTÉROGÈNE[Fr.] / HETEROGEN, UNGLEICHARTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK/HETEROJEN


- HETEROGENEOUS RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT HÉTÉROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK IŞINIM


- AYRIŞIK/HETEROJEN[İng., Fr.] (KARIŞIMLAR) ile/ve/||/<>/>< BAĞDAŞIK/MÜTECÂNİS[Ar.]/HOMOJEN[İng., Fr.] (KARIŞIMLAR)

( Gözle ayırt edilebilen farklı fazlardan oluşur. İLE/VE/||/<>/>< Tek bir fazda homojen bir biçimde dağılmış nesnelerden oluşur. )


- HETEROGENEOUS REACTOR[İng.] / RÉACTEUR HÉTÉROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK REAKTÖR


- AYRIŞIM[İng. SEPARATION] ile/||/<> MENDELİN BİRİNCİ YASASI: AYRIŞMA[İng. MENDEL'S FIRST RULE]

( Hücre bölünmesinin anafaz evresinde kromozom çiftlerinden her birinin zıt kutuplara çekilmesi. @@ Alellerin ayrışımı ilkesi olarak bilinir. Gregor Mendel'in her canlıda, her özelliğe ait, her bir genin iki adet aleli bulunduğunu ve bu alellerlerin üreme gözelerine eşit bir biçimde dağıldığını söyleyen yasa.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DECOMPOSITION PRESSURE[İng.] / PRESSION DE DÉCOMPOSITION[Fr.] / DEKOMPOSITIONSDRUCK, DISSOZIATIONSDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA BASINCI


- KUDRET-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION ENERGY, DISSOCIATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE DÉCOMPOSITION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA ENERJİSİ


- DECOMPOSITION VOLTAGE[İng.] / TENSION DE DÉCOMPOSITION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA GERİLİMİ


- EMSÂL-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION COEFFICIENT, DISSOCIATION CONSTANT[İng.] / COEFFICIENT DE DISSOCIATION, COEFFICIENT DE LA DISSOCIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA KATSAYISI


- SÂBİT-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE LA DISSOCIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA SABİTİ


- AYRIŞMA/AYRILMA ile/değil/yerine FARKLILAŞMA ile/değil/yerine BİREYLEŞME

( Gölgeden çıkma. İLE Benliğinin ve ötekinin farkındalığıyla yaşayabilme. İLE Tek başına yaşayabilme, tek başına karar alabilme. )


- TAHALLUL[Osm.] / DISSOCIATION, DECOMPOSITION[İng.] / DISSOCIATION, DÉCOMPOSITION[Fr.] / DISSOZIATION, DEKOMPOSITION, [Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA


- AYRIŞMAK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> KUTUPLAŞMAK


- AYRIŞTIKLARIMIZ ile/değil/yerine BULUŞTUKLARIMIZ(BULUŞABİLECEKLERİMİZ)


- AYRIŞTIRICI ile/değil KOPUK


- AYRIŞTIRILAMAZ ile UYGUNSUZ

( INDECOMPOSABLE vs. INDECOROUS )

( فساد ناپذير ile فاسد نشدني ile نا صحيح )

( FESAD NAPAZYR ile FASAD NESHODANY ile NA SAHYHE )


- AYRIŞTIRMAK ile/değil AYIRMAK

( Kişiler/topluluk arasında. @@ Nesneler, veri ya da kavramlar arasında. )


- AYRIŞTIRMAK ile/ve/||/<> BAĞIMSIZLAŞTIRMAK


- AYRIŞTIRMAK ile/değil/yerine KAYNAŞTIRMAK


- TO DECOMPOSE[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIŞTIRMAK


- [ne yazık ki]
AYRIŞ(TIR)MAK ile/ve/<> YABANCILAŞ(TIR)MAK


- AYRIYKEN/AYRIYSAK ile/değil/yerine/>< BİRLİKTEYKEN/BİRLİKTEYSEK

( Yerlerdeyiz. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ayaktayız. )


- Ayrık de'leri, ki'leri, mi'leri önemseyerek yaz ve KONUŞ!!! -ve


- Ayrılırken KONUŞ!!!


- AYTA = HİTABE[Ar.] = DECLAMATION[İng.] = DÉCLAMATION/HARANGUE[Fr..] = DEKLAMATION[Alm.]

( Tumturaklı konuşma. | Resmî bir yerde, üst seviyedeki kişiler karşısında söylenen ve oldukça kısa olması gereken söylev. [AYTA VURGUSU / ACCENT ORATOIRE] )


- AYVA/LIK ile AYVAN ile AYVAZ/LIK ile AYVA TÜYÜ ile AYVA HOŞAFI ile AYVA REÇELİ ile AYVA GÖBEKLİ ile AYVA MARMELADI ile AYVA KOMPOSTOSU


- AYYAŞLAŞMAK ile AYYAŞ/LIK


- Az kullanılması gerekenleri ve kullanırken çok dikkat edilecekleri bil de KONUŞ!!! -ve

( "Demek ki"...
"Zâten", "herşey", "aslında" ve "sadece"
"sonuç" ile başlar/başlamış!



Az kullanılması gerekenleri ve kullanırken çok dikkat edilecekleri bil de KONUŞ!!!
"Zâten" diyerek, her "işine gelene/gelmeyene" bağlamadan KONUŞ!!!
"Aslında/esasında" "öyle/şöyle" (oldu/olacak) ise zamanında düşün de ona göre KONUŞ!!!
"Sadece/sırf" diyerek onca konuşulanı gözardı etmeden KONUŞ!!!

"Sonuçta" diyerek son sözü kendine ait kılmadan KONUŞ!!!
"Son tahlilde" deyince daha bir üst perdeden konuşmadığını bilerek KONUŞ!!!
"Temelde" olanın ne olduğuna iyi bak da ona göre sağlam KONUŞ!!!
"Normalde" diyerek tüm sürecin "anormal olduğu varsayımında ya da iddiasında bulunma"dan KONUŞ!!!
"Allah'tan" ise senin yetersiz diline/sözüne/onayına kalmayacağını anımsa da ona göre KONUŞ!!!
"Demek ki" ile her inancına ve kişisel sonuçlarına bağlamadan KONUŞ!!!
"Nasılsa" diyerek çıkarlarını öncellemeden KONUŞ!!!

"Ona bakarsan" diyerek sözü düşürmeden KONUŞ!!!
"Belki de" olasılıklarını düşünebiliyorsan birine ayrıcalık yapmadan KONUŞ!!!
"İlle de" o ya da öyle değil "koşulu" "koymadan/olmadan" KONUŞ!!!
"Kesinlikle... Kesinlikle..." diyerek kendi yetersizliğinin anlaşılacağını dikkate alarak KONUŞ!!!
"Diyelim ki" diyorsan doğru örnek seçerek KONUŞ!!!

"Ne var?" diyerek, ahmaklık etmeden KONUŞ!!!
"Ne var ki?" diyerek, "saf görünümlü" kurnaz olmadan KONUŞ!!!
"Ne peki?" diye anlaşılması çok basit olanı karmaşıklaştırmadan KONUŞ!!!
"Niye ki?" diyerek, hazırcı değil önce kendin düşün de ona göre KONUŞ!!!

"Elimde değil" diye kendini/başkalarını "kandır"(a)madığını bilerek KONUŞ!!!
"Ne bileyim" diyorsan düşünüp, öğrenip, bilebileceğini anımsa ve ona göre KONUŞ!!!

"Herkes"i katmadan KONUŞ!!!
"Hiç kimse" demeden KONUŞ!!!
"Hep"siz KONUŞ!!!
"Her zaman"a yaymadan KONUŞ!!!
"Hiçbir zaman" diye kestirip atmadan KONUŞ!!!

"Keşke ..." ile geçmişe dönmeye çalışmadan KONUŞ!!!
"Ya ..." ile belirsiz olanı belirlemeden KONUŞ!!!

"Böyle ... Böyle ..." demeden KONUŞ!!!
"Şey - şey - şey" demeden KONUŞ!!!
"Falan-filan" diye boşluğa bağlamadan KONUŞ!!!
"Bla-bla-bla" diye başka dilde kullanmadan KONUŞ!!!
"Dedi/Dedim" tekrarsız KONUŞ!!!

"Ben" diyerek kendini merkeze koymadan KONUŞ!!!
"Sen" diyerek kişileri katmadan, hedef almadan KONUŞ!!!
"Sen de" diyerek saldırmadan ve savunmadan KONUŞ!!!

www.FaRkLaR.net/KONUS )

( dikkat edilecekleri bil de KONUŞ!!! )

( image











)


- AZ ÖNCE SÖYLEDİM/BELİRTTİM GİBİ değil AZ ÖNCE SÖYLEDİĞİM GİBİ


- AZALMAK ile AZABİLMEK ile AZARLAMAK ile AZARLANMAK ile AZARLATMAK ile AZALABİLMEK ile AZARLANABİLMEK ile AZARLAYABİLMEK ile AZA ile AZAP ile AZAR ile AZAT/LIK ile AZAPLI ile AZATLI ile AZAPSIZ ile AZATSIZ ile AZAR AZAR


- AZALTMAK ile AZALTILABİLİR

( DIMINISH vs. DIMINISHABLE )

( تقليل يافتن ile تقليل دادن ile کاستن ile نقصان يافتن ile نقصان پذير )

( TAGHALYLE YAFTAN ile TAGHALYLE DADAN ile KASTAN ile NAQSAN YAFTAN ile NAQSAN PAZYR )


- AZALTMAK ile AZALTILMAK ile AZALTTIRMAK ile AZALTABİLMEK


- AZ-BUZ (UĞRAŞMAMAK)


- AZDIRMAK ile AZDIRILMAK ile AZDIRABİLMEK


- AZELLEŞMEK ile AZEL


- AZEOTROP KARIŞIM ile DİSTİLASYON

( Sabit kaynama noktasına sahip karışım. İLE Bileşenlerin kaynama noktalarına göre ayrılması. )


- AZERBAYCAN ile AZERİCE

( AZERBAIJAN vs. AZERBAIJANI )

( آذربيجان ile آذري )

( آذربيجان ile AZARY )


- AZERBAYCANLI ile AZERBAYCAN DİLİ ile AZERBAYCAN TÜRKÜ


- AZERİ değil AZERBAYCAN["AZERBEYCAN" değil!] TÜRKÜ/TÜRKÇE'Sİ


- AZGINLAŞMAK ile AZGINLAŞTIRMAK ile AZGIN/LIK


- AZIKLI = AZIĞI OLAN | YOKSULLARI DOYURAN


- AZIMSAMAK ile AZIMSANMAK ile AZIMSANABİLMEK ile AZIMSAYABİLMEK


- AZIMSAMAK ile KÜÇÜMSEMEK

( UNDERESTIMATE vs. DESPISE )


- MEBDE-İ SEMT[Osm.] / AZIMUTH ANGLE[İng.] / AZIMUTWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= AZİMUT AÇISI


- AZIMUTH COMPASS[İng.] / BOUSSOLE AZIMUTH[Fr.] / AZIMUTALKOMPASS[Alm.] ile/değil/yerine/= AZİMUT PUSULASI


- MINORITY CARRIERS[İng.] / PORTEURS MINORITAIRES[Fr.] / MINORITÄTSLADUNGSTRÄGER[Alm.] ile/değil/yerine/= AZINLIK TAŞIYICILARI


- MINORITY EMITTER[İng.] / ÉMETTEUR MINORITAIRE[Fr.] / MINORITÄTSEMITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= AZINLIK YAYICISI


- AZITMAK ile AZIŞMAK ile AZITILMAK ile AZITTIRMAK ile AZIŞTIRMAK ile AZITABİLMEK ile AZI ile AZIK/LIK ile AZIŞ ile AZIKLI ile AZIKSIZ/LIK ile AZINLIK ile AZI DİŞİ ile AZINLIK HÜKÜMETİ


- AZLETME ile İFADE VERMEK ile TAHTTAN İNDİRİLMİŞ

( DEPOSAL vs. DEPOSE vs. DEPOSED )

( عزل ile خلع ile عزل نمودن ile خلع کردن ile عزل کردن ile معزول )

( AZL ile KHAL ile AZL NEMUDAN ile KHAL KARDAN ile AZL KARDAN ile MOEZOL )


- AZLETMEK ile AZLEDİLMEK ile AZLETTİRMEK


- AZMAK ile AZMANLAŞMAK ile AZMAN/LIK


- AZMETMEK ile AZMETTİRMEK


- AZO INDICATORS[İng.] ile/değil/yerine/= AZO BELİRTEÇLERİ


- AZO INDIKATOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= AZO İNDİKATÖRLERİ


- AZOOSPERMİ ile ASPERMİ ile NEKROSPERMİ

( Azoospermi; Spermada olgun spermium'ların bulunmayışıdır. Bu durumdaki kişilerin spermasında spermiogenesis'in değişik olgunlaşma kademelerindeki gözeler vardır, fakat olgun spermium yoktur. İLE Aspermi; Ejakulat'ta ne spermium ve ne de testis kanalcıklarına ait hiçbir gözenin bulunmamasıdır. İLE Nekrospermi; Eğer tüm spermiumlar hareketsiz ise ve bunlar özel yöntemlerle yeniden hareketlendirilemeyendir. )


- NITRODIMETHYLANILINE[İng.] ile/değil/yerine/= AZOT KAMMA


- AZOTE[Fr.] / STICKSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= AZOT


- AZOT = NITROGENE[İng.] = AZOTE[Fr.] = STICKSTOFF[Alm.] = AZOTO[İt.] = NITROGENO[İsp.] = NİRÛCÎN, AZÛT[Ar.] = NÎTRÛJEN, AZOT[Fars.] = STIKSTOF[Felm.]


- NITROGENATION[İng.] ile/değil/yerine/= AZOTANDİRMA


- AZOTOMETRE[Fr. < AZOTOMETRE] değil/yerine/= AZOTÖLÇER


- AZOTOMETRE değil/yerine/= AZOT ÖLÇER


- AZURİT ile/||/<> KRİZOBERİL

( Mavi renkte bakır karbonat minerali. İLE/||/<> Sarı-yeşil renkte ve sert bir mineral. )

( Mohs Sertlik Derecesi: 3.5-4 İLE/||/<> 8.5
Işık Kırma İndisi: 1.73-1.84 İLE/||/<> 1.74-1.75
Rengi: Mavi İLE/||/<> Sarı-yeşil
Molekül yapısı: Cu³(CO³)²(OH)² İLE/||/<> BeAl²O4 )


- B-STROMVERSORGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= B GÜÇ KAYNAĞI


- Β-LACTAME ANTIBIOTIKA[Fr.] / Β-LACTAM ANTIBIOTICS[Alm.] ile/değil/yerine/= B-LAKTAM ANTİBİYOTİKLERİ


- ZWEITAKTVERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= B SINIFI YÜKSELTEÇ


- B12 ve/||/<>/< HOLOTRANSKOBALAMİN


- B3LYP İLE PBE İLE HSE İLE M06 ile/||/<> DFT FONKSİYONELLERİ

( Yaygın exchange-correlation fonksiyoneller. )

( Formül: Exc[ρ] = Ex[ρ] + Ec[ρ] )