| ...K ve ...K | (K ile biten FaRkLaR...)

- VARSIL/ZENGİN OLMAK:
KANUN KADAR
değil KARUN KADAR

- KANUN/SANTUR = YATUĞAN/YATUK

( Kanun, santur gibi sazların ortak adı. )

- KANUN ile YASAYI ÇİĞNEMEK ile MAHKEME ile YASANIN YÜRÜRLÜĞE GİRMESİ ile ULUSLAR HUKUKU ile HUKUK BÜROSU

- KANUNLAŞMAK ile KANUNLAŞTIRMAK ile KANUNLAŞTIRILMAK ile KANUN ile KANUNİ ile KANUNCU/LUK ile KANUNSUZ/LUK ile KANUN DIŞI/LIK ile KANUN ADAMI ile KANUN KOYUCU ile KANUN MADDESİ ile KANUN SÖZCÜSÜ ile KANUN TEKLİFİ ile KANUN LAYİHASI ile KANUN TASARISI ile KANUN KOYUCULUĞU ile KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

- KANUNSUZ ile KANUNSUZLUK

- KANYON ile KANYONCU/LUK

- KAOTİK değil/yerine/= KARMAŞIK

- KAP-KACAK

- KAP KALAYLAMAK ile/ve/<>/değil/yerine KALP KALAYLAMAK

- KÂP PAYI:
AYARLAMAK
değil AYIRMAK


- KAP ile KAPÇIK

( ... İLE Küçük kap. | Boş mermi kovanı. | Tahıl tanelerinde kabuk. )

- KAP ile YAĞDANLIK

( ... İLE Makine parçalarına yağ akıtmak için kullanılan, ince uzun bir borusu olan kap. )

- KAPACIK / KAPAKÇIK

( Küçük kapak. | Yürekte ve damarlarda kanın ya da başka sıvıların geri dönmesini önleyen supap durumunda küçük kapak. )

- KAPAK ile AMBAR YOLU ile KULUÇKA

- KAPAK ile/ve/değil EŞİK

- KAPAK ile KEPENK

( ... İLE İş yeri, pencere, kapı vb. yerleri kapamak için kullanılan, türlü biçimlerde sac levha, demir ya da tahta kanat. )

- KAPAK ile ÖRTMEK ile KAPSAMA ile KAPALI ile ÖRTÜCÜ ile KAPSAYAN ile KAPLAMA KATMANI

- KAPAK ile/değil/yerine/||/<> TABAK

- KAPAKLANMAK ile KAPAK/LIK ile KAPAKLI ile KAPAKSIZ ile KAPAK KIZI ile KAPAK TAŞI ile KAPAK TAKIMI ile KAPAKLI VALF ile KAPAK BIÇKISI ile KAPAK TAHTASI ile KAPAK YILDIZI ile KAPAK BIÇKICISI

- CLOSED SHELL[İng.] ile/değil/yerine/= KAPALI KABUK


- KAPALI ile/ve/değil/||/<> DONUK

- KAPALI ile YAKIN TIRAŞ ile YAKIN ile KAPATMAK ile KAPALI ile KAPALI DEVRE ile KAPALI DEVRE TELEVİZYON ile KAPALI DENİZ ile KAPALI OTURUM ile KAPALI DÜKKAN ile KAPALI ALTPROGRAM ile YAKINLIK ile KAPANIŞ ile KAPANIŞ KONUŞMASI

- KAPALI/LIK ile/ve/||/<> ÖRTÜK/LÜK ile/ve/||/<> GİZLİ/LİK

- KAPAMAK ile KAPATMAK

( Bir açıklığı örtmek için bir şeyi, açık yerin üzerine getirmek. | Hava bulutlarla kaplanmak, sıkıntılı bir hâl almak. | Bir şeyin görünmesine engel olmak. | Geçişi engellemek. | Tıkamak, içini doldurmak. | Su, elektrik gelişini kesmek. | Çalışamaz, görev ve iş yapamaz duruma getirmek. | Üzerinde durmamak, bir şey üzerinde konuşmayı bırakmak. | Bir yere sokup dışarı çıkmasına engel olmak, hapsetmek. | Ortalıktan alıp saklamak. | Karşılamak, denk gelmek. İLE Bir malı değerinden aşağı bir karşılıkla elde etmek. | Kapamak. | Bir kadınla nikâhsız yaşamak. | Yayımını yasak etmek, yayımına son vermek. | Herhangi bir yerin tüM tüketimlerini üstlenip başkalarını içeri almadan isteği doğrultusunda eğlenmek. | Bitirmek, unutturmak, söz edilmesini engellemek. )

- KAPAMAK ile/ve/değil KAPLANMAK

- KAPAMAK ile YUMMAK

- KAPAN ile/değil/yerine TUZAK

( Nesne. İLE Kavram. )

- KAPANMAK ile KAPANABİLMEK ile KAPAN ile KAPANCA ile KAPANCI ile KAPANİÇE ile KAPAN DUYGU ile KAPAN KAPANA

- KAPAROZLAMAK ile KAPAROZ ile KAPAROZCU/LUK

- KAPASİTE ile KAPASİTELİ ile KAPASİTESİZ/LİK


- KAPASİTE değil/yerine/= SIĞA/SIĞARLIK

- KAPATMAK ile KAPATILMAK ile KAPATTIRMAK ile KAPATABİLMEK ile KAPATIVERMEK

- KAPATMAK yerine SIRLAMAK

- KAPATMAK ile/ve/değil/yerine/ne yazık ki/||/>< ÜSTÜNÜ ÖRTMEK

- KAPÇIK ile KAPÇIKLI ile KAPÇIK MEYVE

- KAPI ile/ve ÇIKRIK[Yörük]

( ... İLE/VE Bahçe kapısı. )

- KAPI ile/ve/değil EŞİK

- KAPI ile/değil KAPAK

- KAPI ile KAPICIK

( ... İLE Yumurtacığın tepesinde bulunan çiçek tozu borusunun geçtiği delik. )

- KAPİK ile KAPİK

( Köpek. @@ Rublenin yüzde biri değerinde para birimi. )

- KAPILANMAK ve/<> KAPLANMAK

- KAPILANMAK ile/ve/<> MAYALANMAK

- KAPILARI:
AÇIK BIRAKMAK
değil/yerine KAPALI TUTMAK

( Tuvalet kapısı gibi kapıların, içeridekiler tarafından kapatılması isteği, kendilerini saklamak üzere değil kapının önünden geçecek kişileri(/bayanları) içeriyi görmek zorunda bırakmamak içindir! [Lütfen özellikle bayanların rahatsızlığını dikkate alarak ve saygı göstererek tuvalet giriş kapılarını kapalı tutmaya özen gösterelim!...] )

- KAPILMAK ile KAPILABİLMEK ile KAPILIVERMEK

- KAPISINDA BEKLEMEK ile/ve/<> OYALANDIRILMAK

- KAPIŞMAK ile KAPIŞILMAK ile KAPIŞTIRMAK ile KAPIŞABİLMEK ile KAPIŞ

- KAPİTALİSTLEŞMEK ile KAPİTALİSTLEŞTİRMEK

- KAPİTALİZM[Fr. < CAPITALISME] değil/yerine/= ANAMALCILIK

- [ne yazık ki]
KAPİTALİZM
ve/> BİLGİSİZLEŞMEK ve/> YOKSULLAŞMAK

( Kapitalizm, okudukça cahil bırakır; çalıştıkça fakirleştirir. )

- KAPİTALİZM ile/ve/<> PROTESTANLIK


- KAPIYI ÇALMAK ile NAKAVT ETMEK ile TOKMAK ile KAPIYI ÇALMAK ile NAKAVT

- KAPIYI:
VURMADAN/ÇALMADAN AÇMAK/GİRMEK
ile/değil/yerine VURARAK/ÇALARAK AÇMAK/GİRMEK

- KAPIYI VURMADAN/ÇALMADAN AÇMAK/GİRMEK değil/>< KAPIYI VURARAK/ÇALARAK AÇMAK/GİRMEK

( Yanlışı. >< Doğrusu. )

- KAPKAÇ ile KAPKAÇÇI/LIK

- KAPKARA ile KAPKARANLIK

- KAPLAMA ile KAPLAMACI/LIK ile KAPLAMALI ile KAPLAMALI MOBİLYA

- KAPLAMAK ile KAPLANMAK ile KAPLATMAK ile KAPLATTIRMAK ile KAPLAYABİLMEK ile KAPLAYIVERMEK ile KAPLAM ile KAPLAN ile KAPLAMLI ile KAPLAMSAL/LIK ile KAPLAN BÖCEK ile KAPLAN DERİSİ ile KAPLAN ATLAMASI ile KAPLAN BÖCEKLER

- KAPLAN-MEIER ile/||/<> COX ile/||/<> LOG-RANK ile/||/<> SAĞKALIM ÇÖZÜMLEMESİ

( Klinik çalışma istatistikleri. )
( Formül: S(t) = P(T>t) )

- KAPLANBÖCEK ile/ve/||/<>/< KAPLANBÖCEKLER

( Başka böceklerle beslenen, tarım için çok yararlı olan kaplan böcekler ailesinin örnek türü. İLE/VE/||/<>/< Zararlı böcekleri avlayarak bitki, hayvan ve insan sağlığına yardımcı olan, güzel renkli, kın kanatlı böcekler ailesi. )

- KAPLI/LIK ile KAPLIK ile KAPLICA/LIK


- KAPMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ALMAK

- KAPMAK ile KAPMACA

- KAPMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAVRAMAK

- KAPORTA ile KAPORTACI/LIK ile KAPORTA KAFESİ

- KAPRİS ile KAPRİSLİ/LİK ile KAPRİSSİZ/LİK ile KAPRİSSİZCE

- KAPRİSLİ ile DEĞİŞKENLİK ile OĞLAK

- KAPSAM ile/ve/= BÜTÜNLÜK

- KAPSAM/AK ile/ve/değil/||/<>/< KAPLAM/AK

( Sınırları içine başka konuları ya da anlamları alma durumu. İLE Bir kavramın ve o kavramı dile getiren terimin içerdiği var olanların ve bireysel olayların bütünü. )
( Felsefede. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Mantıkta. )

- KAPSAMAK ile KAPSATMAK ile KAPSAYABİLMEK ile KAPSAM ile KAPSAMLI/LIK

- KAPSAMAK ile/ve KUCAKLAMAK


- KAPSAYICI/LIK ile/ve/değil AŞKIN/LIK

- KAPSAYICI/LIK ile/ve/||/<> KUCAKLAYICI/LIK

- KAPSAYICI/LIK ile/ve/||/<> OKŞAYICI/LIK

- KAPSAYIŞ ile KAPSAYICI/LIK

- KAPTAN ile KAPTANLIK

- KAPTAN/LIK ile KAPTAN PAŞA ile KAPTAN KÖŞKÜ ile KAPTAN PİLOT ile KAPTAN KÖPRÜSÜ

- KAPTIRMAK ile/ve/değil/||/<>/< KAPILMAK

- KAPUT/LUK ile KAPUT BEZİ

- KAPUZ ile/ve AKABE ile/ve MUHAK

( Dar ve derin geçit. İLE/VE Tehlikeli geçit. İLE/VE Dağ geçidi. )

- KÂR ETMEK ile ENAYİ YERİNE KOYMAK


- KÂR ETMEYE ÇALIŞMAK ile/değil/yerine/< ZARAR ETMEMEYE ÇALIŞMAK

- KAR ile/ve/||/<>/> KARLIK

( Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne beyaz ve hafif billurlar biçiminde donarak düşen su buharı. İLE/VE/||/<>/> Kar kuyusu. | Dışı hasır örgüsüyle kaplı, içinde kar ya da buz koymak için bölmesi bulunan, soğutucu olarak kullanılan büyük şişe. )

- KÂR TUTUMLU OLMAK

- KARA DELİK ile BEYAZ CÜCE

( Çok büyük kütleli yıldızların çökmesiyle oluşan, ışığın bile kaçamadığı bölge. İLE Düşük kütleli yıldızların yaşamının son evresinde oluşan yoğun ve küçük yıldız. )

- BLACK HOLE[İng.] / TROU NOIR[Fr.] / SCHWARZES LOCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KARA DELİK

- KARA DELİK ile/ve/değil EŞİK

- KARA DELİK ile/||/<> NÖTRON YILDIZI

( Kara delik ışık kaçamaz İLE nötron yıldızı yoğun ama görünür )
( Formül: r_s = 2GM/c² (Schwarzschild yarıçapı) )

- KARA DELİK ile/ve/||/<> OLAY UFKU

- KARA KARA (DÜŞÜNMEK)

- KARA TOPRAK ile/=/||/<> BİLGE


- KARA ile KARANLIK

- KARABATAK / KARABATAK

- KARABATAK ile TEPELİ KARABATAK ile KÜÇÜK KARABATAK

( image )

- KARABİLMEK ile KARABALIK

- KARABİNA:
ALÜMİNYUM
ile/||/<> ÇELİK ile/||/<> TİTANYUM

( MAILON RAPIDE )

- KARABORSA ile KARABORSACI/LIK

- KARABÜK ile KARABÜKLÜ/LÜK

- KARACİĞER ve/||/<> BAĞIRSAK

( %75'i olmadan yaşayabiliriz. VE/||/<> %80'i olmadan yaşayabiliriz. )

- KARADELİK ile/||/<> ÖNGÖRÜ

( Karadelik kavramının ilk öngörüsü )
( Pierre-Simon Laplace tarafından 1796 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1749-1827) (Ülke: Fransa) (Alan: Matematik, Astronomi) (Önemli katkıları: Laplace dönüşümü, olasılık teorisi) )

- KARADENİZ ile SİYAH ile SİYAH BİR GÖRÜNÜM ile KARA SAFRA ile KARA KİTAP ile KARA KUTU ile SİYAH KAP ile SİYAH HOROZ ile KARA DELİK ile KARABORSA ile SİYAH ÇAMUR ile KARADUT ile SİYAH PEÇE ile BÖĞÜRTLEN ile YAZI TAHTASI ile KARARTMAK ile SİYAHLIK ile DEMİRCİ ile DEMİRCİLİK


- KARAFATMA ile HAMAMBÖCEĞİ/KAKALAK ile HANIMBÖCEĞİ/GELİNBÖCEĞİ ile TAHTAKURUSU

( Kınkanatlılardan, böcek, kurt ve sümüklüböceklerle beslenen, tarıma yararlı, parlak siyah renkli bir böcek. İLE Hamamböceğigillerden, temiz tutulmayan yerlerde üreyen, zararlı bir böcek. İLE Kınkanatlılardan, kara benekli, kırmızı renkte, kurtçukları yemesinden dolayı yararlı sayılan bir böcek. İLE Yarımkanatlılardan, uzunluğu 3-5 milimetre, gövdesi oval ve yassı, kanatları körelmiş, oturulan, yatılan yerlerde üreyerek insan kanıyla beslenen, pis kokulu böcek. )

- KARAGÖZ SAHNESİNDE:
ÇIRAK
ile/ve/<> YARDAK ile/ve/<> DAYREZEN ile/ve/<> SANDIKKAR

- KARAGÖZ/LÜK ile KARAGÖZCÜ/LÜK

- KARAKOL SOKAK

( Merkez Sarıyer'de değişik sokaklarda karakol binası oldu. Ancak Karakol Sokak ismi bir sokağa verildi. Sarıdağ'a girişte soldaki ilk binada eski yıllarda karakol binası bulunduğundan sokağa bu isim verildi. )

- KARAKOL/LUK ile KARAKOL HATTI ile KARAKOL GEMİSİ

- KARAKTER ile KARAKTER YAZICI ile KARAKTERİSTİK ile KARAKTERİSTİK EĞRİ ile ÖZELLİKLER ile KARAKTERLER

- KARAKTER ile KARAKTERLİ/LİK ile KARAKTERSİZ/LİK ile KARAKTERSİZCE

- CHARACTERISTIC LENGTH[İng.] / LONGUEUR CARACTÉRISTIQUE[Fr.] / CHARAKTERISTISCHE LÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARAKTERİSTİK UZUNLUK

- KARAKTERİSTİK değil/yerine/= IRASAL

- KARAKTERİZE (ETMEK) değil/yerine/= IRALANMIŞ / IRALAMAK


- KARAKULAK ile/<> AFRİKA ALTIN KEDİSİ ile/<> SERVAL KEDİSİ

- KARAKULAK ile KARAKULAK/MİNEKOP ile KARAKULAK

( Kedigillerden, çakala benzer vahşi bir hayvan. İLE Balık. İLE Osmanlı Devleti'nde emir çavuşu, haberci. )

- KARAKULAK ile VAŞAK

( Asya ve Afrika'da yaşayan vahşi bir kedi türüdür. Anadolu'yu da yaşam alanı olarak seçen Karakulağın soyu tükenme tehlikesi ile karşı karşıyadır ve avlanması yasaktır. Latince adı Caracal Caracal olan bu kedinin adı, Türkçe'den gelmektedir. Kulaklarının üstündeki uzun siyah tüyler yüzünden, uzun süre, bir çeşit vaşak olduğu düşünülse de yapılan araştırmalar sonucu ayrı bir tür olduğu ortaya konulmuştur. Hatta vaşak türünün ortaya çıkmasından da önce var olduğu bilinmektedir. İLE ... )
( )

- KARALAMAK ile AŞAĞILAMA

- KARALAMAK ile/ve/||/<> ÇAMUR ATMAK

- KARALAMAK" ile/ve/||/<> "KAZIK (ATMAK)"

- [ne yazık ki]
!"KARALAMAK"
ile/değil/yerine REDDETMEK

- KARALAMAK ile/ve/||/<> YÜKLENMEK

- KARAMA ile KARAMAN ile KARAMANLI/LIK ile KARAMANLICA ile KARAMANLI TÜRKÇESİ

- KARAMSARLAŞMAK ile KARAMSARLAŞTIRMAK ile KARAMSAR/LIK


- KARAMSAR/LIK >< İYİMSER/LİK ile/değil/yerine/>< GERÇEKÇİ/LİK

( Yelden yakınır. >< Yelin değişmesini bekler. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yelkenleri/ni ayarlar. )

- KARAMSARLIK ile KARANLIK

- [ne yazık ki]
KARAMSAR/LIK
ve/||/<> KARARSIZ/LIK

- KARAMSARLIK değil/yerine/>< KAVRAMSALLIK

- KARAMSAR/LIK ve/||/<>/>/< KORKAK/LIK

- KARAMSAR/LIK ile/ve KÖTÜMSER/LİK ile/ve OLUMSUZ/LUK (NEGATİF/LİK)

- KARAMUK ile KARAMUSAL

- KARANFİL ile KARANFİLCİ/LİK ile KARANFİL YAĞI

- KARANLIK ile ALACAKARANLIK

- KARA/NLIK ile/ve/||/<> BELİRSİZ/LİK


- KARANLIK ile/ve/||/<> BULANIK

- KARANLIK ile/değil GÖLGE

( ... İLE/DEĞİL Göreli karanlık. )

- KARANLIK ile/ve/yerine KANDİL (-İN UYANDIRILMASI)

- KARANLIK ile KARANLIK ODA ile KARANLIK NOKTA

- KARANLIK ile KOYU MAVİ ile KOYU GRİ ile KARARTMAK ile KARANLIK ile KARANLIK ODA

- KARANLIK ile/değil LOŞ

( ... İLE/DEĞİL Yeterince aydınlık olmayan, yarı karanlık, az ışık alan yer. | Az ışık veren. )

- KARANLIK ve SÖZ

( İçinde, ışık vardır. [görebilen için] VE İçinde, ümit vardır. [duyabilen/dinleyen için] )

- KARANLIK ile/ve/||/<> UFUK ÇİZGİSİNİN ALTI

- KARAR VERİLEBİLİRLİK ile/||/<> KARAR VERİLEMEZLİK

( Karar verilebilirlik tüm önermelerin mekanik olarak test edilebilmesi İLE karar verilemezlik bazı soruların algoritmik çözümünün olmayışıdır. Turing ve Church karar verilemezlik problemini gösterdi İLE her matematiksel sorunun mekanik çözümü yoktur. )
( Alan Turing tarafından 1936 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1912-1954) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Turing makinesi, yapay zeka) )

- KARAR VERMEK ile/ve İZİN VERMEK


- KARAR VERMEK ile/ve/||/<>/> "KALEM KIRMAK/KIRILMIŞTIR"

- KARAR VERMEK ile/ve KARAR ALMAK

( Karar vermek, acıyı yok eder. | Karar verebilen, acıyı yener. )

- KARAR VERMEK ile KARAR VERİLMİŞ

- KARAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜŞÜNMEK

- KARAR ile/ve/değil EŞİK

- KARAR ile/ve/değil GEREKLİLİK

- KARAR ile KARAR KUTUSU ile KARAR VERME ile KARAR TABLOSU ile BELİRLEYİCİ ile KARARLILIK

- KARARI-DUVARI (OLMAMAK)

( Bir kişinin nasıl hareket edeceğinin bilinememesi. )

- KARARIMIZI MANTIKSALLAŞTIRMAK ile/ve/değil/yerine/>< UYGUN MANTIKTA KARARLILIK GÖSTERMEK

- KARARLI MÜREKKEP[Osm.] / STABLE COMPOUND[İng.] / COMPOSE STABLE[Fr.] ile/değil/yerine/= KARARLI BİLEŞİK


- KARARLI/LIK ile/ve/||/<> (ALÇAK)GÖNÜLLÜ/LÜK

- KARARLI/LIK ve/||/<>/< DAYANIKLI/LIK

- İSTİKRÂR[Osm.] / STABILITY[İng.] / STABILITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KARARLILIK

- KARARLILIK yerine/ya da SEVGİ

( Sevgi )

- KARARLI/LIK ve/||/<> TUTARLI/LIK

- KARARLILIK ve ULAŞMAK

- KARARLILIK ile/ve/||/<> YARILANMA

- KARARMAK ile KARARTMAK ile KARARLAMAK ile KARARLAŞMAK ile KARARTILMAK ile KARARIVERMEK ile KARARTABİLMEK ile KARARTIVERMEK ile KARARLAŞTIRMAK ile KARARLAŞTIRILMAK ile KARARLAŞTIRABİLMEK ile KARAR ile KARARLI/LIK ile KARARSIZ/LIK ile KARARLICA ile KARARSIZCA ile KARARLI DALGA ile KARARLI DENGE ile KARARSIZ DENGE

- INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ[Fr.] / INSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARARSIZLIK

- KARARSIZLIK ile/değil/yerine/>< KARARLILIK

( Kör bir bıçak gibidir.[parçalar/yırtar] İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Keskin bir bıçak gibidir.[bir kerede ve dümdüz keser] )

- | KARARSIZLIK ve/ya da KORKAKLIK |
ile/değil/yerine/><
CESÂRET

( | Tehlikeye sokar. VE Ölüme götürür/götürebilir. | İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Zafere taşır. )

- KARARTMA ile KARARTMAK

( Savaş durumunda düşman uçaklarından korunma amacıyla ışıkları örtme ya da söndürme biçiminde alınan önlemlerin tümü. İLE Rengini karaya çevirmek, esmerleştirmek, siyahlaştırmak. | Karanlık duruma getirmek. | Işığı kısmak ya da örtmek. | Kötü bir duruma getirmek. )

- KARATAVUK ile AVUSTRALYA KARATAVUĞU

- KARATAVUK ile KIZILKUYRUK

( Karatavukgillerden, tüyleri kara, meyve ve böceklerle beslenen ötücü kuş. İLE Karatavukgillerden, kışın göçen, küçük, güzel bir kuş. )

- KARATE ile KARATECİ/LİK

- KARAVAN ile KARAVANA ile KARAVANACI/LIK ile KARAVANA BORUSU

- KARBOKSİL ile KARBOKSİLİK ile KARBOKSİLLİ

- TEMPORARY HARDNESS[İng.] / CRUDITÉ TEMPORAIRE[Fr.] / KARBONATHÄRTE, VORÜBERGEHENDE HÄRTE, VORÜBERGEHENDE HÄRTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBON SERTLİĞİ, GEÇİCİ SERTLİK

- CARBON BLACK, LAMPBLACK[İng.] / NOIR DE FUMÉE, NOIR DE LAMPE[Fr.] / LAMPENSCHWARZ, LAMPENRUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBON SİYAHI, KANDİL İSİ

- KARBON ile/||/<> DEĞERLİK

( Karbonun dört değerlikli olması )
( August Kekulé tarafından 1857 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1829-1896) (Ülke: Almanya) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Benzen halka yapısı) )

- KARBONATLAMAK ile KARBONAT ile KARBONATLI

- KARBONİK ile KARBONİK ASİT

- KARBONLAMAK ile KARBONLAŞMAK ile KARBON ile KARBONLU ile KARBONSUZ ile KARBON DÖNEMİ ile KARBON KAĞIDI

- CARBURIZED STEEL[İng.] / ZEMENTSTAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBONLANMIŞ ÇELİK

- KARDEŞÇE ile KARDEŞLİK ile KARDEŞLİK YAPMAK

- KARDEŞLENMEK ile KARDEŞLENMEK

( Ekin bir kökten birkaç sap birden üremek. İLE Kardeş sahibi olmak. )

- KARDEŞLENMEK ile KARDEŞ/LİK ile KARDEŞLİ ile KARDEŞÇE ile KARDEŞSİZ/LİK ile KARDEŞ OKUL ile KARDEŞ PAYI ile KARDEŞ PARTİ ile KARDEŞ ŞEHİR ile KARDEŞ KARDEŞ ile KARDEŞ KAVGASI

- KARDEŞLİK ile/ve/<> BİRLİK

- KARDEŞLİK ve/||/<>/< ÖZGÜVEN (İLE)

- KARDİNAL/LİK ile KARDİNAL KUŞU


- KARDİYOJENİK ŞOK ile/||/<> HİPOVOLEMİK ŞOK

( Kalbin yeterli kan pompalayamaması sonucu oluşan şok. İLE/||/<> Kan hacminin azalması sonucu oluşan şok. )

- KARE ve HALK

- KARE ile/ve/||/<> KAREKÖK

( Kenarları ve açıları birbirine eşit olan dörtgen, dördül, murabba. | Bu biçimde olan. | İskambil oyunlarında aynı türden dört kâğıdın biraraya gelmesi. İLE Karesi verilen bir sayıya eşit olan sayı. )

- KARELEME ile KARELEMEK

( Karelemek. | Bir resmin, büyülterek ya da küçülterek benzerini çıkarma yöntemi. | Herhangi bir çokgenle eş değerli bir kare çizme. | Eş değer bir kare ile hesaplama. İLE Karelere ayırmak. | Bir resmi büyültme ya da küçültme işleminden sonra asıl örneğin oranlarını kopyasında da elde etmek için bir resmi eşit sayıda karelere ayırmak. )

- KARGA-TULUMBA (TAŞIMAK, GÖTÜRMEK)

- KARGACIK-BURGACIK (YAZMAK)

- KARGACIK BURGACIK = ÇARPIK, DÜZENSİZ

- KARGAŞA ile KAYNAMA, COŞMA/COŞKU / GALEYÂN[Ar.]["GALYAN" değil!]

- KARGAŞA/LIK ile KARGAŞACI/LIK ile KARGAŞALI/LIK ile KARGAŞASIZ/LIK

- KARGILIK ile KARGILIK

( Fişeklik. İLE Kamış yetişen yer. )

- KARGIMAK ile KARGILAMAK ile KARGIŞLAMAK ile KARGI/LIK ile KARGIN ile KARGIŞ ile KARGIŞLI

- KARGO ile KARGOCU/LUK

- KARI-KIZ (PEŞİNDE KOŞMAK)

- KARI-KOCA (ARASINA GİRMEMEK)

- KARİDES ile KARİDESÇİ/LİK ile KARİDES AĞI

- KARIK ile KARIK

( Kar yağmış bir alana bakma sonucu ortaya çıkan göz kamaşması. | Karlı bir alana bakma sonucu kamaşmış (göz). İLE Ark. | Arklar arasında kalan toprak parçası. | Sabanla açılan çizi. )

- KARİKATÜR (ÇİZMEK) ile/ve/||/<>/< KARAGÖZ (ÇİZMEK)

( )

- KARİKATÜR ile KARİKATÜRİZE ETMEK

- KARİKATÜRLEŞTİRMEK ile KARİKATÜR/LÜK ile KARİKATÜRCÜ/LÜK ile KARİKATÜRİST

- KARIKMAK ile KARIKLAMAK ile KARIK


- KARIN ile GÖBEK

( BECRÂ'[Ar.]: Göbeği çıkık [kadın]. | Yüksek [yer, tepe]. )

- KÂRINCA KARARINCA (YAŞAMAK, DAVRANMAK)

- KARINCA ile YÜRÜYEN ÇUBUK

- KARINCIK ile KARINCIK

( Gövdenin çeşitli örgenleri içinde bulunan boşluk. İLE Kalbin alt bölümünde bulunan ve biri sağdaki akciğere kan pompalayan, öbürü soldaki akciğerden gövdeye pompalanacak kanı alıp gövdeye göndermeye yarayan iki boşluk. )

- KARINMAK ile KARINLAMAK ile KARINCALANMAK ile KARIN ile KARINCA ile KARINLI ile KARINCALI ile KARIN ZARI ile KARINCALAR ile KARINCASIZ ile KARIN AĞRISI ile KARIN BOŞLUĞU ile KARINCA ASİDİ ile KARINCA BELLİ ile KARINCA DUASI ile KARINCA SABRI ile KARINCA YUVASI ile KARIN TOKLUĞUNA ile KARINCA KADERİNCE ile KARINCA KARARINCA ile KARIN ZARI YANGISI ile KARIN ZARI İLTİHABI

- KARIŞ KARIŞ (GEZMEK, ARAMAK/BAKMAK)

- MISCIBILITY[İng.] / MISCIBILITÉ[Fr.] / MISCHBARKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARIŞABİLİRLİK

- KARISI KÖYLÜ/LÜK ile KARISI AĞIZLI/LIK

- KARIŞIK-KURUŞUK (İŞLER YAPMAK)

- KARIŞIK ile/ve/değil/||/<>/< ÇOK


- KARIŞIK = CONFUSED[İng.] = CONFUS[Fr.] = UNKLAR[Alm.] = CONFUSUS[Lat.]

- KARIŞIK ile/ve/değil DAĞINIK

- KARIŞIK ile/ve/değil KARMAŞIK

- KARIŞIK ile KATIŞIK

( TAGŞÎŞ[Ar. < GIŞ | çoğ. TAGŞÎŞÂT]: Karıştırma, saflığını giderme. | Değerli bir şeyi değersiz bir şeyle karıştırma. | İmrenme. )
( TAHALLUT[Ar.]: Karışma, eşyanın karışık olması. )
( TEDÂHÜL[Ar.]: Birbirinin içine girme. | Karışma. )

- KARIŞIK/LIK ile/ve/değil/||/<>/< ÇEŞİTLİ/LİK

- KARIŞIKLIK = CONFUSION, DISORDER[İng.] = CONFUSION[Fr.] = WERWIRRUNG[Alm.] = CONFUSIO[Lat.]

- KARIŞIM ile/ve/||/<> ERİYİK

- KARIŞMAK" ile/||/<> "ARAYA GİRMEK" ile/||/<> "TARAF OLMAK"

- KARIŞMAK ile "BURNUNU SOKMAK"

- KARIŞMAK ile BURNUNU SOKMAK


- KARIŞMAK ile HAKKINDA/ÜZERİNE KONUŞMAK

( Konuşmayı bilmeden, kişileri tanımak olanaksızdır. )

- KARIŞMAK ile/ve İÇİNE GİRMEK

- KARIŞMAK ile KARIŞLAMAK ile KARIŞILMAK ile KARIŞTIRMAK ile KARIŞABİLMEK ile KARIŞIVERMEK ile KARIŞTIRILMAK ile KARIŞ ile KARIŞ KARIŞ

- KARIŞMAK ile MÜDAHALE ETMEK

- KARIŞMAK ile MÜDAHALE (ETMEK)

- KARIŞMAK ile SORGULAMAK

- KARIŞMAK ile UĞRAŞMAK

- KARIŞMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< ZORLAMAK

- KARIŞMA(MA)K ile/ve KAVUŞMAK

- KARIŞTIRABİLMEK ile KARIŞTIRIVERMEK ile KARIŞTIRICI/LIK


- MUHARRİK[Osm.] / AGITATOR, MIXER[İng.] / ABRASSER[Fr.] / AGITATOR, MISCHER, RÜHRER[Alm.] ile/değil/yerine/= KARIŞTIRICI, BLENDER

- KARIŞTIRMAK ile/ve/değil/yerine/ne yazık ki/||/<>/< ANLAYAMAMAK

- KARIŞTIRMAK ile/ve BAĞDAŞTIRMAK

- KARIŞTIRMAK ile/ve BENZETMEK

- KARIŞTIRMAK ile/ve/değil/||/<>/< BİLMEMEK

- KARIŞTIRMAK ile/ve BİRLEŞTİRMEK

- KARIŞTIRMAK ile/ve BULAŞTIRMAK

- KARIŞTIRMAK ile/ve ÇAĞRIŞTIRMAK

- KARIŞTIRMAK ile/ve ÇALKALAMAK

- KARIŞTIRMAK ile/ve/değil/ve (en az) 2 (ve üzeri) İLİŞKİSİZİ/OLMAZI YAN YANA GETİRMEK/KOYMAK