| ...K ve ...K | (K ile biten FaRkLaR...)

- FAN ile FANATİK

( Hayran, pervane. İLE Bağnaz. )

- FAN ile FANİ/LİK ile FANİ DÜNYA

- FAN ile HAYRAN OLMAK ile HAVALANDIRMAK

- FANATİK değil/yerine/= BAĞNAZ/TUTKUN

- FANATİK ile FANATİK ile FANATİZM

- FANATİKLEŞMEK ile FANATİK/LİK

- FANATİZM[Fr. < FANATISME] değil/yerine/= BAĞNAZLIK

- FANEROZOİK ZAMANDA:
PALEOZOİK
ile/ve/||/<>/> MEZOZOİK ile/ve/||/<>/> SENOZOİK

( [dönemler][milyon yıl önce] Kambriyen[570 - 505] | Ordovisiyen[505 - 438] | Siluryen[438 - 408] | Devonyen[408 - 360] | Karbonifer[360 - 286] | Permiyen[286 - 245] İLE/VE/||/<>/> Trias[245 - 208] | Jura[208 - 144] | Kretase[144 - 66] İLE/VE/||/<>/> Üçüncü Zaman[66 - 2] | Dördüncü Zaman[2 - ...] )

- FÂNÎ:
YOK
değil GEÇİCİ

- FANTASTİK ile FANTEZİ


- FANTEZİ YAPMAK ile/değil/yerine FANTEZİ/LER ÜRETMEK/YARATMAK

- FAR ile/ve/||/<>/> FARK

- FAR :/yerine UZAK

- FARAD ile FARADİK

- FARFARA/LIK ile FARFARACI/LIK

- FARIMAK ile FARKLILAŞMAK ile FARKSIZLAŞMAK ile FARKLILAŞTIRMAK ile FAR ile FARE ile FARK ile FARS ile FARZ ile FARKLI/LIK ile FARSÇA ile FARKSIZ/LIK ile FARE OTU ile FARKLICA ile FARKSIZCA ile FART FURT ile FARE DELİĞİ

- FARK ETMEK ile/ve/<> DOĞRULAMAK

- FARK ETMEK ile/ve/||/<>/> FARK GETİRMEK

- FARK[Ar. çoğ. FURÛK] ile FÂRIK/A[Ar. < FARK] ile FÂRİG[Ar. < FERÂĞ]

( Ayrılık, başkalık, iki ya da daha çok şey arasındaki ayrılık. | Ayırma, ayırlma, seçilme. İLE Fark eden, ayıran. İLE Vazgeçmiş, çekilmiş. | Rahat, âsûde. | Boş, boş kalmış, işini bitirmiş, işsiz. | Bir mülkün, tasarruf, sahip olma, kullanma hakkını başkasına terk eden. )

- FARK YARATMA ÇABASI yerine BÜTÜNÜ GÖRMEYE ÇALIŞMAK


- FARK ile AYKIRILIK(PARADOKS)

( "Ben, her zaman yalan söylerim." [Epimenides] )

- FARK ile/ve/||/<> AYRIM

- FARK ile BAĞLANTI

- FARK ile ÇELİŞKİ

- FARK ile/ve/<>/= CEM

- FARK ile/ve/<> CEM/TEVHİD

( Süreli. İLE/VE Süresiz. )
( Denize girip çıkar gibi sürekli denizde kal(a)madan kıyıda/farkta yaşarsın. [Yüzmeyi de bilmek gerek.] )

- FARK ile/ve DEĞER

- FARK ile/ve DERİNLİK

- FARK ile/ve/=/||/<> DİKKAT

- FARK ile/ve/değil DİZİLİM


- FARK ile/ve/||/<> ETMEN

- FARK[Ar.] ile FASL[Ar.]

- FARK ile İKİLİK

- FARK ile İNCE ÇİZGİ

- FARK ile KÂR

- FARK ile/ve MESAFE

- FARK ile/ve/||/<> MÜBÎN[Ar. BEYN/BEYÂN]

( ... İLE/VE/||/<> İyiyi, kötüyü [hayr'ı, şer'i] ayıran/ayırabilen. | Açık, apaçık, belirli. )

- FARK ile ÖNEM

- FARK ile/ve/değil/yerine/en azından ORTAK NOKTA

- FARK ile ÖZELLİK


- FARK[Ar.] ile TEFRÎK[Ar.]

- FARK ile/ve/<>/>/< UZAKLAŞMA

- FARK ile ZIT

- FARKETMEK ile/ve/<> FARK'I FARKETMEK

- FARKINDA OLMAK ile FARKINDALIK

- FARKINDA OLMAMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< UMURUNDA OLMAMAK

- FARKINDALIK

- FARKINDALIK ve/||/<>/< ÂN'A ODAKLANMA

- FARKINDALIK ile/||/<>/> AYDINLANMA

- FARKINDALIK BİLİNÇ


- FARKINDALIK ile/ve/< BİLMEMEK

( Farkındalığın ilk koşulu, bilmemektir. )

- FARKINDALIK ile/ve/<> DAYANIŞMA

- FARKINDALIK ve/||/<>/>/< DENEYİMLEME

- FARKINDALIK ile/ve/||/<> DUYARLILIK

- FARKINDALIK ve/||/<> DUYGULARIN TANIMLANMASI

- FARKINDALIK ile/ve/<> İÇ GERİLİM

- FARKINDALIK ile/ve/||/<> MESAFELİ FARKINDALIK

- FARKINDALIK ile/ve/||/<>/> OLGUNLAŞMA

- FARKINDALIK ile/ve/||/<>/> PLANLANMIŞ FARKINDALIK

- FARKINDALIK ile/ve/<> SEVGİ

( Farkındalık dinamiktir, sevgi ise varoluştur. )
( Farkındalık, eylem halindeki sevgidir. )

- FARKINDALIK ile/ve/<> SORUNSALLIK

- FARKINDALIK ve/||/<> TUTUM ve/||/<> ÖZGÜNLÜK

- FARKINDALIK ve/<> ÜMİT

( Paylaş! VE/<> Aşıla! )
( Yeni yılda da, sağlıklı ve mutlu AN'lar yaşamak üzere,
Farkındalık'larımızı paylaşıyor ve
birbirimize, -en azından gülümseyerek :)-
Ümit aşılamaya devam ediyoruz...

:) )

- FARKINDALIK ile/ve/<> YOĞUNLAŞMA

- TEMYİZ ETMEK[Osm.] ile/değil/yerine/= FARKLANDIRMAK

- FaRkLaR (Kılavuzu/"Sözlüğü") ile/ve/<> FARKINDALIK

- FARKLAR ile/ve/değil/> FARKLILIK

( Farkın olumlu ya da olumsuz bir yönde olması/değerlendirilmesi gerekmeden sadece fark olarak! )

- FARKLI AÇILARDAN ve/||/<> BÜTÜNCÜL BAKMAK

- FARKLI BAKIŞ/BAKMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇOK YÖNLÜ BAKIŞ/BAKMAK

- FARKLI DÜŞÜNMEK" ile/ve "GENİŞ DÜŞÜNMEK"


- FARKLI OLMAK(/OLMAYA ÇALIŞMAK) ile/ve/değil/yerine ADAM OLMAK(/OLMAYA ÇALIŞMAK)

- FARKLI OLMAK(/OLMAYA ÇALIŞMAK) ile/ve/değil/yerine FARK YARATMAK(/YARATMAYA ÇALIŞMAK)

- FARKLI ile/ve DEĞİŞİK

- FARKLI ile FARK ile GÖRÜŞ AYRILIĞI ile FARKLI ile FARKLILAŞMA ile TÜREVLENEBİLİR ile DİFERANSİYEL ile DİFERANSİYEL DİŞLİ ile FARKLILAŞTIRMAK ile FARKLILAŞMA ile FARKLILAŞTIRICI ile FARKLI

- FARKLI/LIK ile AYRICA/LIK

- FARKLILIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRLİK

( Dilde, anlatımda/aktarımda, parçalarda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Gerçeklikte/hakikatte. )

- FARK/LI/LIK ile/ve/||/<> ÇEŞİT/Lİ/LİK

- FARKLI/LIK ile/ve/||/<> ETKİLİ/LİK

- FARKLILIK ile/ve/<> FARKINDALIK

( Farklılık, sadece, farklı olmak isteğinden çıkmaz. Ancak, yaşam biçiminde (de) olursa farklılıktır. )

- FARK/LI/LIK ve IŞIK


- FARK/LI/LIK ile NİTELİK FARKI/FARKLILIĞI

- FARKLILIK ile/ve/<> SÜREKLİLİK

- FARM :/yerine ÇİFTLİK

- FARMAKODİNAMİ ile FARMAKODİNAMİK ile FARMAKOKİNETİK ile FARMAKOKİNEZİ ile FARMAKOLOG ile FARMAKOLOJİ ile FARMAKOLOJİK ile FARMAKOPE

( İlaç etkisi. İLE İlaç etkisi [ile ilgili], ilaç etkibilim. İLE İlaç yazgısı [ile ilgili], ilaç yazgıbilim. İLE İlaç yazgısı. İLE İlaçbilim uzmanı. İLE İlaçbilim. İLE İlaçbilimsel, ilaçbilim [ile ilgili]. İLE İlaç kılavuzu. )

- FARMAKOLOJİK değil/yerine/= EMBİLİMSEL/EMSEL

- FARZ ETMEK ile VARSAYILAN ile VARSAYMAK ile ADINI VARSAYMAK

- FASARYA ile GÜRÜLTÜ/PATIRTI/KARIŞIKLIK

- FÂSIK ile/ve/<> FÂCİR

- FASİKÜL/FASCICLE[İng.] değil/yerine/= DEMETÇİK

- FAŞİSTLEŞMEK ile FAŞİSTLEŞTİRMEK ile FAŞİST/LİK


- [ne yazık ki]
!"FAŞİST/LİK"
ile/değil/yerine !ZORBA/LIK

- FASİT/LİK ile FASİT DAİRE

- FASL[Ar.] ile FETK[Ar.]

- FAŞTAK FIŞTAK ([ÖZENSİZ] YIKAMAK/YIKANMAK)

- FATALITE/FATALITY[İng.] değil/yerine/= ÖLDÜRÜCÜLÜK

- FATALİZM[Fr. < FATALISME] değil/yerine/= YAZGICILIK

- FATİHÂ'YA İZNİ OLMAK ile/ve FATİHÂ'SI DÜZGÜN OLMAK

- FÂTIR ile/ve HÂLİK

- FATURALAMAK ile FATURALATMAK ile FATURALANDIRMAK ile FATURA ile FATURALI ile FATURASIZ/LIK ile FATURALI HAT ile FATURASIZ HAT ile FATURALI YAŞAM

- FAUL ile FAUL YAPMAK


- FAVOR :/yerine İYİLİK, DESTEK

- FAVORİ[Fr.] ile FAVORİ[Fr.]/DULUK[Tr.]

( Gözde. İLE Sakal. )

- FAVORİ ile KAYIRMACILIK

- FAVORİ/LİK ile FAVORİLİ ile FAVORİSİZ

- FAYANS ile FAYANSÇI/LIK

- FAYDALANILMAK ile FAYDALANDIRILMAK

- FAYDALANMAK ile FAYDALANDIRMAK ile FAYDALANABİLMEK ile FAYDA ile FAYDACI/LIK ile FAYDALI/LIK ile FAYDASIZ/LIK ile FAYDASIZCA

- FAYDALANMAK ile SÖMÜRÜ ile SÖMÜRÜLEN

- FAYDALI ile İYİLİK ile HAYIRSEVER ile YARARLI ile YARARLANICI ile FAYDA ile FAYDALANMAK ile FAYDALAR

- FAYTON ile FAYTONCU/LUK


- FAZ UZAYI ile/ve/||/<> TERSİNEMEZLİK

( ... ile/ve/||/<> 10[üzeri 10 üzeri 25] [olasılıksızlık] )
( m = 3, n= 3 [1/4060]
m = 4, n= 4 [1/10.000]
m = 5, n= 5 [1/100.000] )

- FAZ UZAYI ile/||/<> TERSİNEMEZLİK

( Bilinmiyor tarafından keşfedildi/formüle edildi. )

- FAZİLET ile FAZİLETLİ/LİK ile FAZİLETSİZ/LİK

- FAZLA ALÇAKGÖNÜLLÜKTE/TEVÂZÛDA:
RİYÂ
ile/ve/||/<> GERÇEK

( Fazla tevâzû gösterme, riyâdan sayarlar. İLE/VE/||/<> Fazla tevâzû gösterme, gerçek sayarlar. )
( [Fazla alçakgönüllük göstermek] İkiyüzlülük olarak yorumlanabilir. İLE/VE/||/<> İncelik olarak yorumlanmayıp çarpıtılarak, genelde de bilindiğiniz ya da göründüğünüz kadar incelikli olmadığınız biçiminde yorumlanabilir. )

- FAZLA FEDÂKÂR/LIK
ve/||/<>/>/ne yazık ki
(FAZLA) VEFÂSIZ/LIK

( Fedâkârlığın fazlası, vefâsızlığa neden olur. )

- FAZLA KONUŞMAK ile/değil/yerine GEREĞİNDEN FAZLA KONUŞMAK

( Kişinin, "Fazla konuşmak" diye bir durumu ol(a)maz fakat belirli/belirsiz bir konuda/alanda/olguda, gereğinden fazla konuşması söz konusu olabilir. [Kişinin, doğadaki fiziksel donanımlarının yetersizliğini giderecek olanın, beyni ve zihni olmasından dolayı ve bunu da, geri dönülmez bir duruma girmeden önce gidermek, çözüm üretmek üzere dili ve konuşma becerisi karşılar. Modern dönemlerde gelinmiş kopukluklar, hızlı ve kısa/kesik sözler
kullanma "çabası/beklentisi" nedeniyle de "konuşmanın fazlası" diye bir olgu, durum geliştirilemez ve/ya da bu kişisel/düşük "beklentinin" karşılanması, çevremizdeki kişilerden beklenilemez!] )

- FAZLA SAFLIK ile/ve/> İHÂNET

( Bazen fazla saflık da ihanetin nedeni/kaynağı olabilir. )

- FAZLA SAMİMİYET ile/ve/||/<> ÇOK SEVGİ ile/ve/||/<> ÇOK İYİLİK

( Saygıyı azaltır. İLE/VE/||/<> Nankörlük getirir ve sevileni uzaklaştırır. İLE/VE/||/<> Suistimal edilir. )

- [ne yazık ki]
(FAZLA) ŞIMARTILAN ÇOCUK
ve/||/<>/> KENDİNDEN NEFRET EDEN ÇOCUK

- FAZLA ile ÇOK


- FAZLA/BOŞ/BOŞUNA ile/ve/değil/yerine GEREKLİ/LİK

- FAZLALAŞMAK ile FAZLALAŞTIRMAK ile FAZLA/LIK ile FAZLACA

- FAZLALIK ile/ve AİDİYET

- FAZLALIK ile AŞIRILIK

- FAZLA/LIK ile/değil AŞKIN/LIK

- FAZLALIK ile OBUR

- FEATURE :/yerine ÖZELLİK

- FEDÂ ETMEK değil/yerine/= YOLUĞLAMAK/GÖZDEN ÇIKARMAK

- FEDÂ[Ar. < FİDA] ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DESTEK

- FEDA ile FEDAİ/LİK ile FEDAİCE


- FEDÂKÂR/LIK ile CÖMERT/LİK

( Yapayalnızken ya da birşeylerle, birileriyle çatışırken başkalarına karşı daha cömert olmalı ama birey olarak da kendine saygı duymalıdır. )
( Cömert cömert derler maldan ederler, yiğit yiğit derler candan ederler. )
( AKI / BÂSİK[Ar.]: Cömert. )

- FEDAKARLIK ile FEDAKAR ile FEDAKAR

- FEDAKAR/LIK ile FEDAKARCA

- FEDÂ(KÂRLIK) ile/<> FERÂGAT

( Sadakat. İLE/VE/||/<> Sevgi. )
( Mal/dan vermek. İLE/VE/||/<> "Can vermek" ve candan vermek. )
( Babadan gelen. İLE/VE/||/<> Anneden gelen. )
( Bedel ödemek. İLE/VE/||/<> Muhabbet. )

- FEDÂKÂRLIK > FERÂGAT > AŞK

- FEDÂKÂRLIK ile "GERİ ADIM ATMA"

- FEDÂKÂRLIK değil/yerine HAK/LAR

- FEDÂKÂR/LIK ile/ve/||/<>/> KAHRAMAN/LIK

- FEDÂKÂRLIK ile KATLANMA

- VAZGEÇME/FEDÂKÂRLIK[Ar.] değil/yerine/= ÖZVERİ, EL ÇEKME

( Temiz ve özverili bir hayat yaşayın, bu yeter. )
( Live a clean, selfless life, that is all. )

- FEDERALLEŞMEK ile FEDERAL ile FEDERALİST ile FEDERALİZM

- FEDERASYON[Fr./İng. < FEDERATION] değil/yerine/= ÜSTBİRLİK

- FEED :/yerine BESLEMEK

- FEEL :/yerine HİSSETMEK

- FEK ile FEKE

- FEL ile FELÇ ile FELÇLİ/LİK

- FELEK[Pehlevice] ile KÖTÜLÜK TANRISI

( Kötülük tanrısı. )

- FELEK ile/ve/||/<> ON/UNCU AKIL

- FELEMENK ile FELEMENKLİ ile FELEMENKÇE

- FELLİK FELLİK (ARAMAK)


- FELSEFE:
AKLIN SORUNLARINA YANIT ARAMAK
ve/<>/>
SORU(N)LARINA YANIT ARAMAK
ve/<>/>
ETKİNLİK

( FELSEFE: Aklı kullanma sanatı. )

- FELSEFE/BİLİM/SANAT'TA:
SAYGI DUY(UL)MA
ile/ve/||/<>/< SAYGI UYAN(DIR)MA

- FELSEFE:
DÜŞÜNCE BİÇİMİ OLARAK
ile/ve/değil/||/<>/>/< YAŞAM BİÇİMİ OLARAK

- FELSEFE:
DÜŞÜNMEK
ve/||/<>/> BİLMEK ve/||/<>/> YAŞAMAK

- FELSEFE:
İYİLİK
ve/<> GÜZELLİK ve/<> DOĞRULUK

- FELSEFE/BİLİM/SANAT/...
KONUŞMAK"
değil ÜZERİNE KONUŞMAK

- FELSEFE ÖĞRENMEK değil/yerine FELSEFE YAPMAK

- FELSEFE ÖĞRENMEK ile/yerine/değil FELSEFE YAPMAYI ÖĞRENMEK

- FELSEFE:
"ÖĞRETİ"
değil ETKİNLİK

- FELSEFE:
"ÖĞRETMEK"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖĞRETİLENLERİ DÜŞÜNMEK


- FELSEFE:
"ŞAPŞALLIK"
ile/ve/değil/||/<>/< ŞAŞIRMAK

( Felsefe, yaşam, durum, konu ve süreçteki [olası] her ayrıntıya, sürekli bir bebek ve çocuk şaşkınlığında[sevimli "şapşallığı" gibi] fakat sorumlulukla, iddiasızca, duygusal değil ölçüyle ve yetişkince bakabilme çabası, özeni, saygısı, emeği ve sürecidir. )

- FELSEFE:
SORGULAMAK
ile/ve/||/<>/> SORGULAMAYI VE SORGULAYABİLMEYİ SORGULAMAK

- FELSEFE:
UYURGEZER/LİK
değil/yerine/>< GELİŞMİŞ BİLİNÇ/LİLİK

- FELSEFE ÜZERİNE KONUŞMAK:
"KEYFÎ"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZORUNLULUKLA

- FELSEFE:
"YAPILAN/YAPMAK"
değil İNŞÂ EDİLEN/ETMEK

- FELSEFE YAPMAK" ile/ve/||/<> "EDEBİYAT PARÇALAMAK"

( İkisi de doğru/geçerli değildir! Kişi/kim anlamıyorsa ve ilgilenmiyorsa o kişinin/kişilerin çarpıttığı/çevirdiği saçma ve boş bir sözdür. )

- FELSEFE:
"YAPMAK"
değil ÜZERİNE OKUMAK/ÇALIŞMAK/ARAŞTIRMAK

- FELSEFE:
"YETENEK/ZEKÂ"
ile/ve/değil/||/<>/< ÇABA/EMEK

- FELSEFE:
ZORUNLULUK
ve/||/<>/> GÜVENİLİRLİK

- FELSEFE ve/||/<> AŞK ve/||/<> SANAT

( "Evet!" diyememektir. VE/||/<> "Hayır!" diyememektir. VE/||/<> Soruyu anımsayamamaktır. )

- FELSEFE ile BENGİ BİLGELİK

( ... İLE HİKMET-İ HÂLİDA, CÂVİDÂN-I HIRED, PHILOSOPHIA PERENNIS )

- FELSEFE ile/ve BİLGELİK

- FELSEFE ve/=/||/<>/>/< BÜTÜN/LÜK

- FELSEFE ile FELSEFECİ/LİK

- FELSEFE ile/ve GELENEK

- FELSEFE ile/ve

- FELSEFE ile/ve MATEMATİK

( Tekillerden tümeli görmeye çalışmak. İLE/VE Tekilde tümeli görmek esastır. )
( Felsefe, matematiğin çalışma odasını röntgen ışığıyla yansıtmaya çalışır. )
( Kavramlarla ilgili etkinlik. İLE/VE Kavram inşâ etmek. )

- FELSEFE ile/ve METAFİZİK ile/ve MİSTİSİZM["MİSTİZİM" değil!]

( ... İLE/VE Metafizik sözü ilk defa Peripatos'culardan Rodos'lu Andronikos (M.Ö. I. yy.) tarafından kullanıldığı öne sürülür. İLE/VE ... )
( METAFİZİK: BİLGİ - VARLIK - AHLÂK )

- FELSEFE ile/ve ile/ve

- FELSEFE = PHILOSOPHY[İng.] = PHILOSOPHIE[Fr., Alm.] = PHILOSOPHIA(PHILIA:SEVGİ, SOPHIA:BİLGELİK)[Yun.] = FILOSOFIA[İsp.]


- FELSEFE ve SANAT ve GÖRELİLİK

- FELSEFE ile/ve/||/<> TÜMEL/LİK

( FELSEFE: Tümel anlama ve açıklama. )

- FELSEFE ve TÜZE(HUKUK)

( Yunan ökesi/dehası. VE Roma ökesi/dehası. )

- FELSEFE ile VARLIK

- FELSEFE/DE:
KAVRAMSAL/LIK
ve/||/<> NEDENSEL/LİK ve/||/<> ELEŞTİREL/LİK

- FELSEFE'DE MÎLÂDLAR:
TEKERLEK
ve YELKEN ve YAZI

- FELSEFE/DE:
ÖZEL/LİK
ile/ve/||/<> TÜMEL/LİK ile/ve/||/<> KESİN/LİK

- FELSEFE'DE:
SORUN ÇÖZMEK
ile/ve ETKİNLİK/FAALİYET

- FELSEFE('NİN "KUSURU"):
ÖNCESİ
var SONRASI [yok]

( Öncesinin var olup ve fakat sonrasının olmaması. )

- FELSEFEYİ ANLAMAK ile/ve/||/<> FELSEFE İLE ANLAMAK


- FELSEFÎ ANLAYIŞ VE BİLİMSEL TUTUM/DURUŞ VE SANATSAL DUYARLILIK ve/< BEREKET

- FELSEFİ İLERLEME ile FELSEFİ DÖNGÜSELLİK

( İnsanlığın sürekli ilerlediğini savunan görüş. İLE Tarihin ve insanlığın döngüsel bir biçimde tekrar ettiğini savunan görüş. )

- FELSEFİ İLERLEME ile FELSEFİ DURUM/KONUM KORUMACILIK/STATÜKOCULUK

( İnsanlığın sürekli ilerlediğini savunan görüş. İLE Mevcut durumun korunmasını ve değişime karşı çıkılmasını savunan görüş. )

- FELSEFİ İYİMSERLİK ile FELSEFİ HİÇÇİLİK/NİHİLİZM

( Dünyanın ve insanlığın temelde iyi olduğunu savunan görüş. İLE Her türlü anlam, değer ve amaç reddini savunan görüş. )

- FELSEFİ İYİMSERLİK ile FELSEFİ KÖTÜMSERLİK

( Dünyanın ve insanlığın temelde iyi olduğunu savunan görüş. İLE Dünyanın ve insanlığın temelde kötü olduğunu savunan görüş. )

- FELSEFİ KUŞKUCULUK ile BİLİMSEL KUŞKUCULUK

( Bilginin kesinliğine dair köklü kuşkuler içeren felsefi tutum. İLE Bilimsel iddiaların kanıt ve deneyle sorgulanmasını savunan tutum. )

- FELSEFİ ÖZGÜRLÜK ile FELSEFİ ZORUNLULUK

( Kişinin irâdesini özgürce kullanma olanağına sahip olduğunu ve kendi yeğleme ve seçimlerini kendinin yapabildiğini/yapabileceğini savunan görüş. İLE Bireyin eylemlerinin önceden belirlenmiş olduğunu savunan görüş. )

- FELSEFÎ SÖZLÜK ile/ve/değil/yerine FELSEFÎ ANSİKLOPEDİK SÖZLÜK

- FEMİNİST EKOLOJİ/EKOFEMİNİZM değil/yerine/= DİŞİCİ ÇEVREBİLİM/ÇEVREDİŞİCİLİK

- FEMİNİZM değil/yerine/= DİŞİCİLİK


- FENÂ-Fİ-LLÂH ile/ve/||/<> FENÂ-Fİ-L-AŞK

( Allah'ın varlığı içinde yok olma. İLE Aşk içinde yok olma. )

- FENALAŞMAK ile FENALAŞTIRMAK ile FEN ile FENA/LIK ile FENT ile FEN BİLİMİ ile FENA HALDE ile FENA KALPLİ/LİK ile FEN BİLİMLERİ

- FENÂLAŞMAK değil/yerine/= KENDİNDEN GEÇMEK

- FENALIK ile NAZAR ile KÖTÜ HUYLU

- FENER ile FENERCİ/LİK ile FENERLİ ile FENERSİZ ile FENER ALAYI ile FENER BALIĞI ile FENERLİ BURGU ile FENER BALIĞIGİLLER

- FENERLİ BOSTAN SOKAK

( Rumelihisar Mahallesi sokaklarından biridir, R. Hisar'ın üst kısımlarında bulunan bostana (büyük tarlaya) sahibinin gece gündüz fenerli gitmesi nedeni ile sokaklardan birine "Fenerli Bostan Sokak" ismi verilmiştir. )

- FENERLİ TÜRBE SOKAK

( Rumelihisarı Mahallesi sokaklarından biridir. R. Hisarı mezarlıklarında bulunan türbelerden birinde devamlı fener yandığı için sokaklarından birine "Fenerli Türbe Sokak" adı verilmiştir. )

- FENETİK ile FİLOGENETİK

( Organizmaların benzerlik ve farklarına göre sınıflandırılması. İLE Organizmaların evrimsel ilişkilerine göre sınıflandırılması. )

- ASİT FENİK[Osm.] / PHENOL[İng.] / PHÉNOL, ACID PHENIQUE[Fr.] / PHENOL[Alm.] ile/değil/yerine/= FENOL

- FENOMENİZM[Fr. < PHÉNOMÉNISME] değil/yerine/= GÖRÜNGÜCÜLÜK


- FEODALİTE A[Fr. < FÉODALITÉ] değil/yerine/= DEREBEYLİK

- FEODALİTE değil/yerine/= DEREBEYLİK

- FEODAL/İZM değil/yerine/= DEREBEYCİ/LİK

- FEODAL/LİK ile FEODALİZM

- FER ile FERİ ile FERT ile FERZ ile FERÇ ile FERACE/LİK ile FERACELİ ile FERACESİZ

- FERAGAT ETMEK ile FERAGAT ile FERAGAT EDEN

- FERÂGAT ETMEK ile ÖDÜN VERMEK

- FERÂGAT ve/> İŞTİYÂK ve/> AŞK

- FERAGAT ile VAZGEÇMEK

- FERAH FEZA (OTURMAK)


- FERAH PARK

( Ferahevler Mahallesindedir. 1.120,00 m²'lik bir alan üzerinde kuruldu. 660,00 m²'lik yeşil alanı, 150,00 m²'lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )

- FERAHFEZA[Ar. + Fars.] ile FERAHNAK[Ar. + Fars.]

( Türk müziğinde, yegâh perdesinde karar kılan makamlardan biri. İLE Türk müziğinde, bir birleşik makam. )

- FERAHLAMAK ile FERAHLANMAK ile FERAHLATMAK ile FERAHLANDIRMAK ile FERAH/LIK ile FERAHİ ile FERAH FAHUR ile FERAH FERAH

- FERAHLAMAK değil/yerine/= İNÇLEMEK

- FERAHLATMAK değil/yerine/= İNÇLETMEK

- FERAH/LIK değil/yerine/= İNÇ/LİK

- FERASET ile FERASETLİ ile FERASETSİZ/LİK

- FERDİ/LİK ile FERDİ KAZA SİGORTASI

- FERDİYET ile FERDİYETÇİ/LİK

- FERÎK[Ar.] ile FERÎK[Ar.]

( Askerî kolordu komutanı, korgeneral[birinci ferîk], tümgeneral[ikinci ferîk]. | İnsan topluluğu, cemâat. İLE Buğday tanesinin olgunu, öğütülecek duruma gelmişi. )

- FERİK[Fars.] ile FERİK[Ar.]

( Hayvanların, civcivlikten çıkmış yavruları. | Gevrek bir elma türü. İLE Tümgeneral ya da Korgeneral. )

- FERİK[Fars.] ile PALAZ

( Hayvanların, civcivlikten çıkmış yavruları. İLE Kaz, ördek, güvercin gibi bazı kuş yavrularının, civcivlikten sonraki durumu. )

- FERİK/LİK ile FERİK ELMASI

- FERMAN[Fars.] değil/yerine/= YARLIK/BUYRUK

- FERMENE ile FERMENECİ/LİK ile FERMENELİ