| ...K ve ...K | (K ile biten FaRkLaR...)

- BULDURMAK ile BULDURTMAK ile BULDURABİLMEK

- BULGULAMAK ile BULGULANMAK ile BULGURLAMAK ile BULGURLANMAK ile BULGULANABİLMEK ile BULGULAYABİLMEK ile BULGU ile BULGUR/LUK ile BULGURCU/LUK ile BULGURLU ile BULGUSAL ile BULGUR PİLAVI ile BULGUR ÇORBASI ile BULGURLU KÖFTE ile BULGUSAL YÖNTEM

- BULGUR ile HEDİK

( ... İLE Kaynatılmış buğday/bulgur. )

- BULMAK :/ile/ve/değil/>/|| BİLDİĞİNLE BULUŞMAK

- BULMAK ile BİR TEDAVİ BUL ile BİR FIRSAT BUL ile MÜŞTERİ BUL ile KUSUR BUL ile SUÇLU BULMAK ile FIRSAT BUL ile ANLAMAK ile ÇÖZÜM BUL ile GENÇLİĞİ YENİDEN BUL

- BULMAK ile BULMACA

- BULMAK ile/ve TESPİT ETMEK

- BULMAK ile/ve/<> UYANMAK

- BULMAK ile/ve UYANMAK

- BULMAK ile YAKALAMAK


- BÜLUĞ değil/yerine/= ERGENLİK/ERİNLİK/YENİYETMELİK

- BÜLUĞA ERMEK değil/yerine/= ERGEN/ERİN OLMAK

- BÜLÛĞA ERMEK ile/değil RÜŞTÜNÜ İSPAT ETMEK

- BULUNCU(VİCDANI), TATMİN ETMEK ile/ve/||/<> AKLI, İKNÂ ETMEK

- BULUNDUĞUN YER ile/ve/değil EŞİK

- BULUNMA ile BULUNMAZ/LIK ile BULUNMA DURUMU

- BULUNMAK ile BULUNDURMAK ile BULUNABİLMEK ile BULUNUVERMEK ile BULUNDURULMAK

- BULUNMAK ile/ve/||/<>/> TERK ETMEK

- BULUP BULUŞTURMAK

- [ne yazık ki]
"BULUP DA BULAMAK"["BUNAMAK" değil!]
ile/ve/||/<> "AZIP DA AZIMSAMAK"


- BULUŞARAK, ANLAŞMAK ile/ve/||/<> ANLAŞARAK, BULUŞMAK

- BULUŞMA ile/ve/değil EŞİK

- BULUŞMAK:
NESNE(SİN)DE
ile NESİNDE/NEDENİNDE

- BULUŞMAK ile BULUŞULMAK ile BULUŞABİLMEK ile BULUŞUVERMEK ile BULUŞ ile BULUŞ HAKKI ile BULUŞ BELGESİ

- BULUŞMAK ile/ve ÖZDEŞLEŞMEK

- BULUŞMAK ile/ve UYUŞMAK

- BULUŞMAK ile/ve UZLAŞMAK

- BULUŞTURMAK ile BULUŞTURULMAK ile BULUŞTURABİLMEK ile BULUŞTURUVERMEK

- BULUTLANMAK ile BULUTLANABİLMEK ile BULUT ile BULUTLU ile BULUTSUZ/LUK

- BUNA BAĞLI OLARAK ile DOLAYISIYLA


- BUNAKLAŞMAK ile BUNAKLAŞABİLMEK ile BUNAK/LIK ile BUNAKÇA

- BUNALIM ile/ve DUYARSIZLIK

- BUNALIM ve/> KÖTÜLÜK

- BUNALMAK ile BUNALTMAK ile BUNALTILMAK ile BUNALABİLMEK ile BUNALIVERMEK ile BUNALTABİLMEK

- BUNALTI ile/ve DUYARLILIK

- BUNAMAK ile BUN

- BUNAYABİLMEK ile BUNAYIVERMEK

- BÜNBEK/BENBEK ile KADIRGA BALIĞI

( Kadırga balığı denilen bir tür deniz canlısı. )

- BUNDUK[Fars.] ile BUNDUKÎ[Fars.]

( Fındık. İLE Bir altın para. [Türkçe'de "Fındık altını" denilen Bundukî adı, Venedik şehrinin Arapça adı olan Bundukiyye'den gelmiştir.] )

- BUNGUNLAŞMAK ile BUNGUNLAŞTIRMAK ile BUNGUN/LUK


- BUNLARIN DIŞINDA ile ARTI OLARAK

- BUNLU ile BUNLUK

- BUNU DA) İTİRAF (ETMEK GEREK) ile/ve/değil/||/<>/< (BUNU DA) İFADE (ETMEK GEREK)

- BUNUN/ONUN 'ANLAM'I YOK! ile/değil BUNUN/ONUN YARARI YOK!

- BÜNYE ile/ve/||/<> GENETİK

- BURABİLMEK ile BURA ile BURAK ile BURALI ile BURAM BURAM

- BURADA ile KALITSALLIK ile KALITSALLIK ile DOĞUŞTAN ile DOĞASI GEREĞİ

- BURÂK

( HZ. MUHAMMED'İN MÎRAÇ'TA BİNDİĞİ AT )
( ŞİMŞEK [IŞIK HIZINDA] )

- BURAK ve/> CEBRAİL ve/> REFREF/REF Ü REF(KALDIR VE KALDIR)

( Gövdenin bineği. VE/> Akıl bineği. VE/> Aşk. )

- BURAK ile/ve DÜLDÜL

( BURAK: İnsanı, imana yaklaştıran amellere sevk eden. )

- BURAM BURAM (KOKMAK)

- BURÇAK ile HÜRLE

( ... İLE Bir cins burçak. )

- BÜRÇEK ile PERÇEM
[<

( İnsan perçemi. İLE Atın perçemi, yelesi ya da kuyruk tüyü. )

- BURCUMAK ile BURCU ile BURCU BURCU

- BURDEN :/yerine YÜK

- BURDURMAK ile BURDURULMAK ile BURDURABİLMEK ile BURDUR ile BURDURLU/LUK

- APPARENT VISCOSITY[İng.] ile/değil/yerine/= BURGAÇ AĞDALILIK

- WIRBELIGKEIT, WIRBELSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= BURGAÇLILIK

- BURGULAMAK ile BURGULANMAK ile BURGU ile BURGULU ile BURGUSUZ ile BURGU MAKARNA

- BURGULU KAZIK ile ÇAKMA KAZIK ile FORE KAZIK ile KUM KAZIK ile MİNİ KAZIK ile SÜRTÜNME/ADERANS KAZIĞI

( Ucundaki burgu aracılığıyla burularak yere sokulan kazık. İLE Bir şahmerdan ile başına vurularak yere çakılan, ucu çelik çarıklı kazık. İLE Zemine çakılan bir kılıf borusunun içindeki toprağı boşaltıp çelik donatı indirdikten sonra yerinde beton dökülerek yapılan kazık.[Beton döküldükçe, kılıf, yukarıya çekilir.] İLE Çok çürük zeminlerde, delinen zemine kum doldurarak yapılan bir çeşit kazık. İLE Geçici toprak işleri için kullanılan, çapı 25 cm. kadar olan ve yanyana çakılarak ya da açılan deliklere beton dökülerek uygulanan kısa boylu kazıklara verilen ad. İLE Sağlam zemine ulaşılması olanaksız durumlarda, beton dökülerek yapılan ve yanlarak sürtünerek duran kazık. )

- BURJUVA/LIK ile BURJUVACA ile BURJUVA EDEBİYATI

- BURKMAK ile BURKULMAK ile BURKABİLMEK ile BURKUVERMEK

- BURKULABİLMEK ile BURKULUVERMEK

- BIYIKLARDA:
BURMA
ile NEVHAT ile GAYTAN ile YOLUK ile KIRPIK ile PIRASA ile YASTIKLI

( ÇÂR-DARB[Fars.]: Dört darp. Kalenderîlerin arasında sakal, bıyık, kirpik ve kaş yerine kullanılan bir deyimdir. )

- BURN-OUT değil/yerine/= TÜKENMİŞLİK

- BURN :/yerine YANMAK

- BURNU BÜYÜK/LÜK ile BURNU HAVADA

- BURNU BÜYÜK/LÜK ile/değil/yerine SEÇKİN/LİK

- BURNUN AKMASI ile/ve/değil/yerine SÜMKÜRMEK

( MÜTEMAHHIT: Sümküren, temahhut eden. )

- BURNUNU SOKMAK" ile/<> "İŞİNE KARIŞMAK"


- BÜROKRASİ ile/ve/ne yazık ki/<>/>< YOLSUZLUK

- BÜROKRATİK değil/yerine/= KAMUYÖNETSEL

- BÜROKRATLAŞMAK ile BÜROKRAT

- BURS ile BURSA ile BURSLU/LUK ile BURSALI/LIK ile BURSSUZ

- YASTIKÇIK/KESE/TORBA/BURSA[Lat. < BURSA SYNOVIALIS] ile Bursa

( Eklem bölgelerinde bulunan, içi sıvı dolu küçük kesecikler. [Kaslar, tendonlar ve kemikler arasındaki sürtünmeyi azaltarak hareketi kolaylaştırır.] İLE Türkiye'de, Marmara bölgesindeki bir il. | M.Ö. II. yüzyılda kurulan kent, Prusias[Bitinya Kralı] adını almış ve zamanla Bursa biçiminde değişmiştir. )

- BURTA = VARAK
[<

( Çok ince altın tabaka. )

- BURTLAK

( Taşlık, çalılık yer. )

- BURTLAK/MOZAK/MERDEK ile ÇORPA

( Domuz yavrusu. İLE Dağ domuzu yavrusu. )

- BÜRÛK[Ar.] ile BÜRÛK[Ar. < BERK]

( Un helvası. İLE Şimşekler. )

- BURUK ile BURUKLUK


- BURULMAK ile BURUŞMAK ile BURUNLAMAK ile BURUKLAŞMAK ile BURUNLATMAK ile BURULABİLMEK ile BURUŞABİLMEK ile BURUŞUVERMEK ile BURU ile BURUK/LUK ile BURUN/LUK ile BURUKÇA ile BURUNLU ile BURUN OTU ile BURUK BURUK ile BURUM BURUM ile BURUŞ BURUŞ ile BURUN BURUNA ile BURUN DELİĞİ ile BURUN DİREĞİ ile BURUN KANADI ile BURUN PERDESİ ile BURUN BOŞLUKLARI

- BÜRÜMCÜK SOKAK

( Merkez Sarıyer'de Dereboyu Caddesinin solunda bulunan, meşhur Sarıyer Muhallebicisinin bitişiğindeki sokaktır. Bu sokak Şehit Mithat Caddesi ile birleşir. Bürümcük sokağın sağ başındaki birinci binanın yeri arsa/bahçe idi ve bu arsada balıkçılar ağ dokur, yıkar, boyar ve meremet (onarırlardı) ederlerdi. Ayrıca buradaki birkaç evde dokuma tezgâhı vardı. İşlenmemiş iplikten ince bez dokunur, satılırdı. Bilhassa "Bürümcük Çarşafı" adı ile dokunan çarşaflar çok ünlü olduğu için sokağa Bürümcük sokak adı verilmiş. )

- BÜRÜMEK ile BÜRÜNMEK ile BÜRÜNDÜRMEK ile BÜRÜNEBİLMEK ile BÜRÜNÜVERMEK ile BÜRÜYEBİLMEK ile BÜRÜK ile BÜRÜN ile BÜRÜLÜ ile BÜRÜM BÜRÜM

- BURUN BURUNA (ÇARPIŞMAK)

- BÜRÜNÇÜK ile BÜRÜNG
[<

( Kadın peçesi, yaşmak. İLE Girdap. )

- BURUNSAK ile BURUNSALIK

- BURUŞMAK ile BURUŞUK

- BURUŞTURMAK ile BURUŞTURULMAK ile BURUŞTURABİLMEK ile BURUŞTURUVERMEK

- BURUŞUK/LUK ile BURUŞUKÇA ile BURUŞUKSUZ

- BURY :/yerine GÖMMEK


- BÛSE ile ÖPÜCÜK

- BÛSELİK

( En eski makamlardandır. Minör karşılığıdır. Bûselik beşlisi ve hicaz dörtlüsünden oluşur. Dizisi çıkıcı olup hüseynîde son bulur. İnici biçimi şehnâz ve bûselik adıyla anılır. Nihâvend, sultân-ı yegâh, ruh ve nüvâz gibi makamlar bundan çıkmıştır. Orta derecede kullanılmış makamlardandır. )

- BÜŞİNÇEK[Kençek] = SALKIM
[<

( Üzüm salkımı. )

- BUSTROFEDON[İng. BOUSTROPHEDON < Yun. βουστροφηδόν]:
GERÇEK
ile/ve/||/<> SÖZDE ile/ve/||/<> YİNELEYEN

(

BUSTROFEDON

Antik Yazılar
βουστροφηδόν

Köken ve Tanım

)
(
Bölüm Açıklama
Tanım Satırların bir sağa bir sola; yani öküzün tarlayı sürerken izlediği yol gibi gidiş-geliş yönünde düzenlendiği eski yazı biçimi.
Köken Yunanca boustrophēdón (βουστροφηδόν) → bous (öküz) + strophē (dönüş) + -dón (zarf eki).
Anlamı: “Öküz gibi dönerek (yazarak)”.
Yazım Yönü Bir satır sağdan sola, sonraki satır soldan sağa ilerler.
Sağdan sola giden satırlarda çoğunlukla harfler de ayna yönünde yazılır.
Görsel Mantık Yazı bir yılan gibi kıvrılarak ilerler. Satır sonuna gelindiğinde yeni satır ters yönden devam eder.
Kullanıldığı Dönemler MÖ 7–5. yüzyıllar arasında Arkaik Yunan yazıtları.
Ayrıca bazı Ege ve Anadolu yazılarında: Luwi, Likya, Karya.
Etrüsk yazıtlarında sınırlı örnekler.
Runik yazmalarda ender örnekler.
Bustrofedon Türleri 1. Gerçek bustrofedon: Satır yönü değişir, yazaçlar da aynalanır.
2. Sözde/rotasyonlu bustrofedon: Satır yönü değişir fakat yazaçlar, aynalanmaz.
3. Yineleyen/rekursif bustrofedon: Satır içi yön okları ya da simgeler kullanılır.
Teknik İşlevler Satır başına dönme gereksinimini azaltır; yazıcı için hız ve ergonomi sağlar.
Taş yazıtlar ve blok yazım için özellikle uygulanabilirdi.
Modern Kullanım Kodlama ve matematikte zigzag tarama algoritmaları.
QR ve optik dizilerde bustrofedon tarama mantığı.
Steganografi ve veri dizilimlerinde “bustrofedon pattern” olarak geçer.
Somut Eski Örnekler Gortyn Yasası (Girit, MÖ V. yy) - en ünlü bustrofedon metinlerden biri.
Eski Yunan stel ve taş yazıtlarının büyük bölümü (özellikle Arkaik dönem).
Etrüsk ayna yazımlı mezar yazıtları.
... Günümüzde doğal dillerde kullanılmaz; tarihsel ve teknik bir yazım düzeni olarak incelenir.
)

- BUSTULI ile ISPANAK
[<

( Dağ ıspanağı. İLE ... )

- [BU/ŞU/O] ANLAMI:
"TAHSİL ETMEK"
ile/ve/||/<>/>/< ZEVK ETMEK

- BUTAFOR ile BUTAFORCU/LUK

- BÜTÇE YÖNETİMİNDE:
NAKİT
ile/ve/<> TAHAKKUK

- BÜTÇELEMEK ile BÜTÇE ile BÜTÇE YILI ile BÜTÇE AÇIĞI ile BÜTÇE DENGESİ

- BUTİK ile BUTİKÇİ/LİK ile BUTİK OTEL


- BUTYLCAOUTCHOUC[Fr.] / BUTYLKAUTSCHK[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTİL KAUCUĞU

- BÜTÜN BÜTÜNLÜK" ile/değil BÜTÜNLÜK

- BÜTÜN ile TAMAMEN ile BÜTÜNLÜK

- BÜTÜNCÜL ile/ve/||/<> BÜTÜNLEŞİK

- BÜTÜNCÜL ile/ve/||/<> ORGANİK

- BÜTÜNLEMEK ile BÜTÜNLENMEK ile BÜTÜNLETMEK ile BÜTÜNLEŞMEK ile BÜTÜNLEŞTİRMEK ile BÜTÜNLENEBİLMEK ile BÜTÜNLETEBİLMEK ile BÜTÜNLEYEBİLMEK ile BÜTÜNLEŞEBİLMEK ile BÜTÜNLEŞTİRİLMEK ile BÜTÜNLEŞTİRİLEBİLMEK ile BÜTÜN/LÜK ile BÜTÜNLER ile BÜTÜNSEL/LİK ile BÜTÜN BÜTÜN ile BÜTÜNLEMELİ ile BÜTÜN BÜTÜNE ile BÜTÜNLER AÇI ile BÜTÜNCÜ EKONOMİ ile BÜTÜNLEME SINAVI ile BÜTÜN ÇIPLAKLIĞIYLA

- BÜTÜNLE(N)MEK ile/ve TAMAMLA(N)MAK

- BÜTÜNLEŞMEK ile BOYUN EĞMEK

- BÜTÜNLÜK

- BÜTÜNLÜK ile/ve/||/<> BİREŞİM/TEVHİD


- BÜTÜNLÜK ile/ve/<> BÜTÜNCÜLLÜK

- BÜTÜNLÜK ile/ve/değil DİREYSEL/ORGANİK BÜTÜNLÜK

( Parçaların biraradalığı/birliği. İLE/VE/DEĞİL Uyum. )

- BÜTÜN/LÜK ile/ve/||/<> DİZGESEL/LİK

- BÜTÜNLÜK ile/ve DOKUNULMAZLIK

- BÜTÜNLÜK ile ESRİME

( ... İLE Esrime, duyulur olanlardan, bir başka deyişle tikel şeylerden başlayıp derece derece iç algıya ve iç algıdan da geçip bir an için bile olsa yokluğa dalmak, aslına kavuşmak demektir. )

- BÜTÜN/LÜK ve/||/<> GÜVENİLİR/LİK

- BÜTÜNLÜK ile/ve/değil/||/<>/< GÜZELLİK

- BÜTÜNLÜK ile/ve/||/<> HAKİKAT

- BÜTÜNLÜK ile/ve/<> İÇ İÇELİK

- BÜTÜNLÜK ve/<> IŞILTI


- BÜTÜNLÜK ve/<> IŞIMA

- BÜTÜN/LÜK ile/ve KENDİ/LİK

- BÜTÜN/LÜK ile KENDİNİ TEKRARLAYAN

- BÜTÜN/LÜK ile/||/<> KUŞATICI/LIK

- BÜTÜNLÜK ile/ve/<> SÜREKLİLİK

- BÜTÜNLÜK ile/değil TÜMEL

- BÜTÜNLÜK ile YOĞUNLAŞMA/KONSANTRASYON

- BÜTÜNLÜLÜK" değil BÜTÜNLÜK

- BÜTÜNSELLİK ile KUŞATICILIK

- BÜTÜNSELLİK ile/ve/<> SEVGİ


- BUY :/yerine SATIN ALMAK

- BUYRUK ile BUYRUKÇU/LUK ile BUYRUK KULU

- BUYRUK/EMİR[Ar. < EMR] ile/ve/||/<>/< YAPTIRIM/CEBİR[Ar. < CEBR]

- BÜYÜ YAPMAK ile BÜYÜLENMİŞ

- BÜYÜ YAPMAK ile SİHİRBAZLIK

- BÜYÜĞÜN İÇİNDEKİ KÜÇÜK ile/ve/değil/yerine KÜÇÜĞÜN İÇİNDEKİ BÜYÜK

- BÜYÜK AYI ile BÜYÜK

- BÜYÜK BEBEK ile/ve KÜÇÜK BEBEK

- BÜYÜK BRİTANYA ile BÜYÜK PİRAMİTLER ile ÇİN SEDDİ ile HARİKA ile BÜYÜK TORUN ile BÜYÜK TORUNU ile BÜYÜK TORUN ile BÜYÜK BÜYÜK BÜYÜK TORUN ile BÜYÜK YALANCI ile BÜYÜK SAYI ile DAHA BÜYÜK ile EN BÜYÜK ile BÜYÜK ÖLÇÜDE ile ÇOK ETKİLENMİŞ ile BÜYÜKLÜK ile TANRI'NIN BÜYÜKLÜĞÜ

- BÜYÜK BURUN/LULUK ve/||/<>/> BURNUNUN DİBİNDEKİ FIRSATLARI/GERÇEKLERİ GÖREMEME


- BÜYÜK HATA:
BİR ŞEYE/KİŞİYE, GEREĞİNDEN FAZLA DEĞER VERMEK
ile/ve/değil/<> KENDİNE, HAK ETTİĞİNDEN DAHA AZ DEĞER VERMEK

- BÜYÜK/KÜÇÜK ile/ve/||/<> ARD ARDALIK ile/ve/||/<> YAN YANALIK

- BÜYÜK >< KÜÇÜK ile/ve/<> UZAK >< YAKIN

- BÜYÜK PATLAMA ile PATLATMAK ile PATLATILMIŞ

- BÜYÜK ile BATTAL

( ... İLE İşe yaramaz, kullanılmaz. | Alışılmış olandan büyük. )

- BÜYÜK ile BÜYÜK FİNCAN ile KALIN BAĞIRSAK ile BÜYÜK NEHİR ile BÜYÜK BOY ile BÜYÜK MİKTAR ile BÜYÜK KANATLI ile BÜYÜKLÜK ile CÖMERTLİK

- BÜYÜK ile/ve CİDDİ

- BÜYÜK ... ile DELİ ...

- BÜYÜK ile GENİŞ

- BÜYÜK ile GÜÇLÜ


- BÜYÜK ile KOCAMAN İNSAN

- BÜYÜK ile/ve/değil/yerine/||/<> OYLUMLU/HACİMLİ

- BÜYÜK ile/||/<> PATLAMA

( Big Bang kuramı ve kozmik mikrodalga arka plan )
( George Gamow tarafından 1948 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1904-1968) (Ülke: Rusya-ABD) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Büyük patlama teorisi, kuantum tünelleme) )

- BÜYÜK ile/ve/değil TÜMEL

- BÜYÜKELÇİ ile ELÇİLİK

- BÜYÜKELÇİ(SEFİR[Ar.]/SEFÂRET)/LİK ile/ve/||/<> KONSOLOS[Yun.]/LUK / ŞEHBENDER[Fars.]

( VİSKONSÜL: Konsolos yardımcısı. )
( Ülkesinin, öteki ülkelerin başkentinde sadece bir tane olan, temsil etmekte olduğu ülkenin en büyük yetkisine sahip diplomatik kurumudur.[Çoğunlukla ve olağan koşullarda vize ve pasaport işlemleri yapılmaz.] İLE/VE/||/<> Ülkesinin, öteki ülkelerdeki ticari çıkarlarını korumakla sorumlu, diplomatik olmayan resmi kurumlardır.[Diplomatik özelliği bulunmayan resmi görevlerin yapıldığı, resmi kurumdur. Genellikle, pasaport, evlilik, doğum ve ölüm gibi işlemler yapılmaktadır.][Konsolosluk arşivleri ile binalarının dokunulmaz hakları vardır.] )
( Kendi ülkesini başka ülkede temsil eden en üst düzeydeki devlet görevlisidir, diplomattır.[Görevli oldukları ülkelerde, vatandaşı oldukları ülkenin devlet başkanının temsilcisidir. Ülkesiyle görevli oldukları ülkeler arasındaki siyasi, ekonomik, kültürel ve askeri ilişkileri geliştirmeyi hedefler.] İLE/VE/||/<> Konsolosluk yöneticisinin unvanı, ülkelere göre farklılık gösterir.[Bulundukları kentin yetkili yöneticisiyle ilişki durumundadır. Konsolosluktaki görevlilerin diplomatik temsil hakkı yoktur.] )

- BÜYÜK/KÜÇÜK ile ETKİSİ

( Küçük büyür, büyük ölür. )
( ARTAL[Ar.]: Benzerlerinden çok daha iri olan. )

- AZAMET, CESÂMET, KADİR[Osm.] / MAGNITUDE[İng.] / GRÖSSE, MAGNITUDE[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜKLÜK, PARLAKLIK

- BÜYÜK/LÜK ile/ve/değil BÜTÜN/LÜK

( Parçalar arasındadır. İLE/VE/DEĞİL Küçüğü olmayan büyük(lük)tür. )
( Büyük, küçülebilendir. )
( Büyüğün büyüklüğü, küçüğünü düşünmesindedir, sevmesindedir. )
( Ne kadar seviyor ve düşünüyorsa o kadar büyüktür. )
( Kişi maneviyatta büyümezse, isterse 500 yıl yaşasın, yine çocuktur. )
( Yaşayanın değil düşünenin ve anlayanın yaşı büyüktür. )
( Her büyük şey, büyük bir anlamla yaşar. )
( Büyük, küçüğü sevmeye memurdur. )

- BÜYÜK/LÜK ile/ve/değil BÜTÜN/LÜK

( Parçalar arasındadır. DEĞİL Küçüğü olmayan büyük(lük)tür. )
( Büyük, küçülebilendir. )
( Büyüğün büyüklüğü, küçüğünü düşünmesindedir, sevmesindedir. )
( Ne kadar seviyor ve düşünüyorsa o kadar büyüktür. )
( Kişi, maneviyatta büyümezse, isterse 500 yıl yaşasın, yine çocuktur. )
( Yaşayanın değil düşünenin ve anlayanın yaşı büyüktür. )
( Büyük, küçüğü sevmeye memurdur. )

- BÜYÜKLÜK ile KOCAMAN

- BÜYÜK/LÜK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YÜCE/LİK

- [ne yazık ki]
BÜYÜK SORUN/YANILSAMA:
"ACI ÇEKMEMEK"
ve/||/<>/>/< "KENDİMİZİ KANDIRMAK" / KANDIRDIĞIMIZI/KANDIRABİLECEĞİMİZİ ZANNETMEK

- BÜYÜLEMEK ile BÜYÜCÜ ile BÜYÜLEYİCİ

- BÜYÜLEMEK ile BÜYÜLEMEK ile BÜYÜLENMİŞ

- BÜYÜLEMEK ile BÜYÜLENMİŞ ile HAYRANLIK

- BÜYÜLEMEK ile ESARET

- BÜYÜLEMEK ile GÖZ KAMAŞTIRMASI

- BÜYÜLE(N)MEK ile/ve/değil HAYRAN (KALMAK/BIRAKMAK)

- BÜYÜLTMEK ile BÜYÜLTEBİLMEK


- BÜYÜLTMEK ile/ve/=/> KÜÇÜLTMEK

- BÜYÜMEK ile/ve/||/<>/>/< "ÇOCUKLAŞABİLMEK"

( )
( İçindeki çocuğa sarıl! Sana, insanı anlatır... )
( Zamanın etkisi. İLE/VE/||/<>/>/< Kişinin becerisi. )

- BÜYÜMEK ile SAKAL BIRAKMAK ile SAKAL UZATMAK ile BÜYÜMEK ile BOYUT OLARAK BÜYÜMEK ile YAPRAKLARI BÜYÜTMEK ile YAŞLANMAK ile ÇIKMAK ile BÜYÜYOR

- BÜYÜMEK ile SEMİRMEK (MEYVE VERMEK)

- BUYURGANLAŞMAK ile BUYURGAN/LIK ile BUYURGANCA

- BUYURGANLIK ile/değil TOPLUMSALLIK

- BUYURMAK ile BUYURABİLMEK ile BUYURU

- BÜYÜTMEK ile BÜYÜLTMEK

- BÜYÜTMEK ile GENİŞLEME ile GENİŞLEME

- BÜYÜTMEK ile/ve/değil/||/<>/< YETİŞTİRMEK

( Gövdeyi. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Zihni. )
( Bitkiyi/hayvanı/beşeri(kişiyi). İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< İnsanı/kişiliği. )

- BÜZ[Fr. < BUSE] değil/yerine/= KÜNK

- BUZAĞI["BUZA" değil!] ile/<>/> DANA ile/<>/> DÜVE ile/<>/> İNEK ile/<>/> TOSUN ile/<>/> BOĞA/KELE ile/<>/> ÖKÜZ ile/<>/> SIĞIR

( Yeni doğmuş, ana sütüyle beslenen sığır yavrusu. İLE/<>/> İneğin, sütten kesildikten sonra 15 aylığa kadar olan yavrusu. İLE/<>/> Doğum yapmamış dişi inek yavrusu. İLE/<>/> 2 yaş ve üzeri dişi sığır. İLE/<>/> Danalıktan yeni çıkmış 15 - 24 ay arasındaki genç boğa. | [mecaz] Sağlıklı, tıknaz delikanlı. İLE/<>/> 2 yaş ve üzeri erkek boğa/sığır. İLE/<>/> Kısırlaştırılmış/burulmuş boğa. İLE/<>/> Geviş getirenlerden, boynuzlu büyükbaş evcil hayvanların genel adı. )

- BUZAĞILAMAK ile BUZAĞILAŞMAK ile BUZAĞI ile BUZAĞILI ile BUZAĞISIZ

- BÜZDÜRMEK ile BÜZDÜRÜLMEK

- BÜZGEN ile/ve/<> BÜZÜK

( Kasılarak, gövdedeki herhangi bir deliği açan ya da kapayan, çember biçimindeki kasların genel adı. İLE/VE/<> Toplanarak büzülmüş. | Kalınbağırsağın sona erdiği yer, anüs. | [argo] Yüreklilik, cesâret. )

- BÜZGÜLEMEK ile BÜZGÜ ile BÜZGÜLÜ ile BÜZGÜSÜZ

- BUZI ile YANIK
[<

( Ekmeğin üzerinde oluşan yanık. İLE ... )

- BUZLANMAK ile BUZLAŞMAK ile BUZLANABİLMEK ile BUZLAŞABİLMEK ile BUZLA

- BUZLU ile BUZLUK ile BUZLU CAM ile BUZLU ÇAY ile BUZLU DUMAN

- BUZULLAR İÇİN İLK TÜRK TEMSİLCİ: ONUR SABRİ DURAK

( İTÜ Denizcilik Fakültesi öğretim görevlisi Onur Sabri Durak[Dr.], Antarktik Antlaşmalar Sekretaryası'nda Türkiye’yi temsil eden ilk biliminsanı olarak göreve başladı...[10 Ocak 2017] [devamı için burayı tıklayınız...] )

- BUZULLAŞMAK ile BUZUL ile BUZULLU ile BUZULSUZ ile BUZUL KAR ile BUZUL TAŞ ile BUZUL SELİ ile BUZUL ÇAĞI ile BUZUL BİLİMİ ile BUZUL DÖNEMİ ile BUZUL MASASI ile BUZUL BİLİMCİ ile BUZUL KAYNAĞI ile BUZUL BİLİMSEL

- BÜZÜLMEK ile BÜZÜLEBİLMEK ile BÜZÜLÜVERMEK

- BÜZÜŞMEK ile BÜZÜŞEBİLMEK ile BÜZÜŞÜVERMEK

- BÜZÜŞTÜRMEK ile BÜZÜŞTÜRÜLMEK ile BÜZÜŞTÜREBİLMEK

- ÇABA HARCAMAK ile ETKİ YARATMAK ile EFOR ile KUVVET UYGULANMASI

- ÇABA ile ZAHMETSİZCE ile ZAHMETSİZLİK ile ÇABALAR

- ÇABALAMAK ile ÇABALANMAK ile ÇABALATMAK ile ÇABALAYABİLMEK ile ÇABA ile ÇABASIZ/LIK ile ÇABASIZCA

- ÇABALAMAK ile/ve/<> DEBELENMEK

- ÇABUK ile/değil/yerine BİLENMİŞ

- ÇABUKLAŞMAK ile ÇABUKLAŞTIRMAK ile ÇABUKLAŞABİLMEK ile ÇABUKLAŞTIRILMAK ile ÇABUKLAŞTIRABİLMEK ile ÇABUKLAŞTIRILABİLMEK ile ÇABUK/LUK ile ÇABUKÇA


- ÇAÇA/LIK ile ÇAÇAÇA ile ÇAÇA BALIĞI

- ÇAÇARON/LUK ile ÇAÇARONCA

- CADALOZLAŞMAK ile CADALOZ/LUK

- CADILAŞMAK ile CADI/LIK ile CADI KAZANI

- ÇADIR ile ÇADIRCI/LIK ile ÇADIRLI ile ÇADIR BEZİ ile ÇADIR KENT ile ÇADIR ÇATI ile ÇADIR DEVLET ile ÇADIR DİREĞİ ile ÇADIR ÇANAĞI ile ÇADIR ÇİÇEĞİ ile ÇADIR AĞIRŞAĞI ile ÇADIR TİYATROSU ile ÇADIRLI ORDUGAH

- ÇADIRI KURMAK" ile ÇADIR KURMAK

- CAFCAF ile CAFCAFLI/LIK

- ÇAĞCILLAŞMAK ile ÇAĞCILLAŞTIRMAK ile ÇAĞCIL/LIK

- ÇAĞDAŞLAŞMAK ile ÇAĞDAŞLAŞTIRMAK ile ÇAĞDAŞLAŞABİLMEK ile ÇAĞDAŞLAŞTIRILMAK ile ÇAĞDAŞLAŞTIRABİLMEK ile ÇAĞDAŞLAŞTIRILABİLMEK ile ÇAĞDAŞ/LIK

- ÇAĞIN MİTOSLARINDA:
TARAFSIZLIK
ile/ve EVRENSELLİK ile/ve NESNELLİK


- ÇAĞIRMAK ile ÇAĞIRTMAK ile ÇAĞIRTILMAK ile ÇAĞIRABİLMEK ile ÇAĞIRIVERMEK ile ÇAĞIRTABİLMEK

- ÇAĞIRMAK ile/ve/değil/||/<>/< ÇAĞRIŞTIRMAK

- ÇAĞIRMAK ile/ve/<>/değil/yerine DAVET ETMEK

- ÇAĞIRMAK ile/ve/değil/||/<>/< GELEBİLECEĞİ BİLGİSİNİ/HABERİNİ VERMEK

- ÇAĞIRMAK değil İLÂN ETMEK

- ÇAĞLAMAK ile ÇAĞLAYABİLMEK ile ÇAĞLAYIVERMEK ile ÇAĞLA ile ÇAĞLAR ile ÇAĞLA YEŞİLİ

- ÇAĞLAYAN ile SIZAK

( ... İLE Dağ sırtlarından, kayalardan sızan su. )

- ÇAĞLAYAN/ÇAĞLAR ile ÇAĞLAYIK

( Küçük bir akarsuyun, çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktığı yer. İLE Yerden, sesle kaynayarak çıkan su, kaynak. )

- ÇAĞMAK ile ÇAĞNAK

( Güneş ışığının vurması. İLE Döl kesesini dolduran ve dölütü içinde bulunduran sıvı, amnios suyu. )

- ÇAĞRILMAK ile ÇAĞRI/LIK ile ÇAĞRICI/LIK ile ÇAĞRILI ile ÇAĞRISIZ ile ÇAĞRI CİHAZI ile ÇAĞRI KAĞIDI ile ÇAĞRI BELGESİ


- ÇAĞRIŞIM ile ÇAĞRIŞIMCI/LIK ile ÇAĞRIŞIMLI ile ÇAĞRIŞIMSAL ile ÇAĞRIŞIMSIZ

- ÇAĞRIŞMAK ile ÇAĞRIŞTIRMAK

- ÇAĞRIŞTIRABİLMEK ile ÇAĞRIŞTIRIVERMEK

- CAHİL ile/ve/||/<> "PİSLİK"

- CAHİLİN YAŞADIĞI/"DÜŞÜNDÜĞÜ" CEHALET ile BİLENİN YAŞADIĞI/"DÜŞÜNDÜĞÜ", ZANNETTİĞİ CEHÂLET

( Bilgisiz kişiye, hikmet dolu sözlerin yararı nedir? Kör bir kişiye, bir lambanın yararı nedir? )

- CAHİLLEŞMEK ile CAHİLLEŞEBİLMEK ile CAHİL/LİK ile CAHİLCE

- CAHİL/LİK ile/ve/<> APTAL/LIK

( Elif'i, mertek zannetmek. [Bir şey bilmediği halde konuşanlar için kullanılan deyim. (Elif harfini ve bu kadar basit bir şeyi bile bilmeyecek kadar bilgisiz olma durumu.)][MERTEK: Eskiden evleri yaparken kullanılan dört köşe ya da yuvarlak kalınca ağaç gövdesi.] )
( CAHİLLER...
* Her şeyde, hemen öfkelenir.
* Yararı olmayan şeylerden konuşur.
* Yersiz [yanlış yerlere] sadaka verir.
* Sırrı korumayıp açık ederler ve yayar.
* Dostunu ve düşmanını birbirinden ayıramazlar.
* Merhametsiz ve vicdansızlardır. Hoşgörü, onları bırakmıştır.
* Kindar olup, fitne ve fücûr çıkarmayı sever.
* İftira atmaktan, başkasının âhını almaktan kaçınmaz.
* Dedikodu ve yalanları çoktur.
* Güvenilmezdir, emanete ihanet eder.
* Dünya nimetleri için el-etek öpmeyi çok sever, utanmaz.
* Yoldaşını yarı yolda bırakır, yedikleri kaba etmekten çekinmez.
* Kalplerinde vefâ, diğergamlık, kadirşinaslık olmaz.
* Nezâket ve letâfet onlara hiç değmemiş, olmamış meyve misali hamdır!
* Edep, onları terk etmiştir! )