| ...K ve ...K | (K ile biten FaRkLaR...)

- ETEK ile EVAZE[Fr.]

( ... İLE Etek ucuna doğru genişleyen etek. )

- ETEK ile FİSTAN[İsp.]

( ... İLE Giysi. | İskoç, Arnavut ve Yunan'larda, erkeklerin giydikleri, kısa, pilili etek. )

- ETEK ile/ve/<> JÜPON[Fr.]

( ... İLE/VE/<> Giysi altına giyilen etek. )

- ETEK ile KENAR KIVIRMA

- ETEK ile KLOŞ[Fr. < CLOCHE]

( ... İLE Alt tarafı çan biçiminde genişleyen etek. )

- ETEK ile LAMPASA

( ... İLE Uzun yırtmaçlı etek. )

- ETEK ile/ve TARLATAN[Fr.]

( ... İLE Kabarık görüntü vermek için değişik malzemelerle yapılan bir tür iç giysisi. )

- ETEK ile TÜTÜ

( ... İLE Balerin eteği. )

- ETEKLEMEK ile ETEK/LİK ile ETEK BAĞI ile ETEK BEZİ ile ETEK ETEK ile ETEK KİRİ ile ETEK TAŞI ile ETEK BELDE ile ETEK DOLUSU ile ETEK PİSLİĞİ

- ETEN ile/ve EŞELEK

( Meyvelerin/yemişlerin yenen bölümü. İLE/VE Meyvelerin/yemişlerin yenmeyen iç bölümü. )

- ETENELENMEK ile ETEN ile ETENE ile ETENELİ ile ETENESİZ ile ETENELİLER ile ETENESİZLER

- ETER ile ETERLEŞTİRMEK

- ETERLEMEK ile ETERLEŞMEK ile ETERLEŞTİRMEK ile ETER

- ETHICS :/yerine ETİK

- ET(H)İK

- ET(H)İK = İLM-İ AHLÂK = ETHICS[İng.] = ÉTHIQUE[Fr.] = ETHIK[Alm.] = ETHICA[Lat.] = ETHIKE[Yun.] = ÉTICA[İsp.]

- ETHNIC :/yerine ETNİK

- ETİ ile ETİK ile ETİL ile ETİL ALKOL ile ETİK BİLİMİ

- ETİK ile/ve/< ESTETİK

( Birlikte görmek/tutmak gerekiyor. )

- ETİK ile/ve/||/<> ETİĞİN ETİĞİ


- ETİK ile ETİK

- ETİKET değil/yerine/= YARLIK

- ETİKETLEMEK ile ETİKETLENMEK ile ETİKETLETMEK ile ETİKET/LİK ile ETİKETLİ ile ETİKETÇİ/LİK ile ETİKETSİZ/LİK

- ETİKET/LEMEK ile YAFTA/LAMAK

- ETİMOLOJİ YAPMAK ile ETİMOLOJİ

- ETİYOLOJİK/ETIOLOGICAL[İng.] değil/yerine/= NEDENSEL

- ETKEN/LİK ile ETKEN FİİL ile ETKEN MADDE

- ETKİ ETMEK ile/ve/||/<>/> DÖNÜŞTÜRMEK

- ETKİ ETMEK ile "KARIŞMAK"

- ETKİ ile/ve/||/<> GERÇEKLİK


- ETKİ ile/ve/değil/||/<>/< KARŞILIK

- ETKİ ile/ve/<> ÖZELLİK

- ETKİLEMEK ile/ve/<> "TAMAMLAMAK

- ETKİLEMEK ile YAPMACIKLIK ile ETKİLENEN ile İLE ETKİLENDİ ile ALAKA ile ŞEFKATLİ ile SEVECEN

- ETKİLEMEYE ÇALIŞMAK (İÇİN) KONUŞMAK/ANLATMAK ile/ve/değil/yerine (SADECE) KENDİNİ ANLATMAK/TANIMLAMAK (İÇİN) KONUŞMAK/ANLATMAK

- ETKİLENEBİLİR ile ETKİLENEBİLİRLİK ile İZLENİMCİLİK

- ETKİLENMEK = AFFECT[İng.] = AFFECTER[Fr.] = AFFIZIEREN[Alm.] = AFFICERE[Lat.]

- ETKİLENMEK ile ALIMLAMAK

- ETKİLENMEK ile/ve/> ESİNLENMEK

- ETKİLEŞİM ile ETKİLEŞİMLİ/LİK ile ETKİLEŞİMSİZ/LİK


- ETKİLEŞİM ile/ve/değil/yerine ETKİNLEŞMEK

( Duygusallık. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Koşulsuz sevgi. )
( Alışveriş. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Veriş. )

- ETKİLEŞİME GİRMEK ile ETKİLEŞİM

- ETKİLEYİŞ ile ETKİLEYİCİ/LİK

- ETKİLİ UZAKLIK ile UZAK UZAKLIK

( Kısa uzaklıkta sinyal ya da etkilerin iletilmesi. İLE Uzun uzaklıktaki sinyal ya da etkilerin iletilmesi. )

- ETKİLİ ile ETKİLİLİK ile ETKİLİLİK

- ETKİLİLİK ile/ve/<> YERELLİK

- ETKİMEK ile ETKİLEMEK ile ETKİLENMEK ile ETKİLEŞMEK ile ETKİNLEŞMEK ile ETKİLEŞTİRMEK ile ETKİSİZLEŞMEK ile ETKİLENEBİLMEK ile ETKİLEYEBİLMEK ile ETKİLEŞEBİLMEK ile ETKİNLEŞTİRMEK ile ETKİNLEŞEBİLMEK ile ETKİSİZLEŞTİRMEK ile ETKİ ile ETKİN/LİK ile ETKİLİ/LİK ile ETKİNCİ/LİK ile ETKİSİZ/LİK ile ETKİSİZCE ile ETKİN OKUL ile ETKİLİ MADDE ile ETKİN ÖĞRETİM ile ETKİNLİK MERKEZİ

- ETKİN/AKTİF İMMÜNİTE ile/||/<> ETKİN/AKTİF İMMÜNİZASYON ile/||/<> ETKİN/AKTİF TRANSPORT ile/||/<> AKTİVASYON ile/||/<> AKTİVATÖR ile/||/<> AKTİVE ETMEK ile/||/<> AKTİVE OLMAK ile/||/<> AKTİVİTE

( Uyarılmış bağışıklık, etkin bağışıklık. İLE/||/<> Uyarılmış bağışıklama, etkin bağışıklama. İLE/||/<> Etkin taşınım. İLE/||/<> Etkinleşme, etkinleştirme, alevlenme. İLE/||/<> Etkinleştirici, tetikleyici. İLE/||/<> Etkinleştirmek. İLE/||/<> Etkinleşmek. İLE/||/<> Etkinlik. )

- EFFECTIVE ACOUSTIC PRESSURE[İng.] / PRESSION ACOUSTIQUE EFFICACE[Fr.] / EFFEKTIVER AKUSTIKDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN AKUSTİK BASINÇ

- EFFECTIVE INTERVAL[İng.] / INTERVALLE EFFECTIF[Fr.] / EFFEKTIVER ABSTAND/INTERVALL[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN ARALIK


- ACTIVITY[İng.] / ACTIVITÉ[Fr.] / AKTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİNLİK/AKTİFLİK

- ETKİNLİK ile EDİLGENLİK

( Tarihte yerini alır. İLE Yazında[edebiyatta] yer bulur. )

- ETKİNLİK = FAALİYET, FAİLİYET = ACTIVITY[İng.] = ACTIVITÉ[Fr.] = AKTIVITÄT, TÄTIGKEIT[Alm.] = ACTIVIDAD[İsp.]

- ETKİNLİK ile/ve/||/<> NESNELERİN BÜTÜNLÜĞÜ

- ETKİNLİK ile OLAYLI ile OLAYLAR

- ETKİNLİK ile/ve/değil/yerine/> ÜRETİM

- ETKİNLİK ile/ve ÜRETKENLİK

- ETKİSİ ALTINA ALMAK ile/ve/||/<> YÖNLENDİRMEK

- ETKİSİNDE KALMAK ile/ve/||/<>/> YÜCELTMEK

- ETKİSİZ ile ETKİSİZLİK ile ETKİSİZ


- ETKİSİZ ile VERİMSİZLİK ile VERİMSİZ

- ETLİ EKMEK ile ETLİ/LİK ile ETLİK ile ETLİ PİDE ile ETLİ BİTKİ ile ETLİ BUTLU ile ETLİ CANLI ile ETLİ MEYVE

- ETMEK ile ETMEN

- ETMEK ile ETREK
[<

( Ekmek. İLE Görünüşü sağlıklı, al yanaklı kişi. )

- ETMEK ile KILMAK

- ETMEN ile/ve/değil EŞİK

- ETNİK MERKEZLİ ile ETNİK MERKEZCİLİK

- ETNİK ile/||/<> ETNOGRAFYA

( Kavimle, ulusla ilgili. İLE/||/<> Kavimleri karşılaştırarak inceleyen, kültür oluşumlarını araştıran bilim, kavmiyat. )

- ETRAF ile ETRAFLI/LIK ile ETRAFLICA

- ETTİRGEN/LİK ile ETTİRGEN FİİL ile ETTİRGEN ÇATI


- ETTİRMEK ile ETTİRTMEK ile ETTİRİLMEK ile ETTİREBİLMEK

- ETÜK[dvnlgttrk] = ÇİZME
[<

- EUGENICS[İng.] değil/yerine/= ÖJENİK

( İnsan ırkının genetik özelliklerini düzeltmek amacıyla bilimsel olarak yönetilen ayıklama olayının araştırılması ve uygulanmasıdır. Öjenik denetim ilk kez 1883'te Francis Galton tarafından ileri sürülmüştür. Bu görüşü destekleyenler "iyi" özellikleri olan insanların çocuk yapmaya teşvik edilmelerini; "kötü" özellikleri olanlarınsa aile kurmaktan kaçınmalarını önerirler. Ancak hangi özelliğin "iyi" ya da "kötü" olduğuna objektif olarak kimin karar verebileceği de ayrı bir sorundur. Yakın zamanlarda 'Eugenics' Avrupa'da ve ABD'de uygulanmıştır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EV-BARK (SAHİBİ OLMAK)

- EV ile EV İŞİ ile EV ALTI ile EV BARK ile EV ADAMI ile EV HALKI ile EV EKMEĞİ ile EV EŞYASI ile EV HANIMI ile EV KADINI ile EV SAHİBİ ile EV SİNEĞİ ile EV YEMEĞİ ile EV GEZMESİ ile EV EKONOMİSİ ile EV HANIMLIĞI ile EV KADINLIĞI ile EV SAHİPLİĞİ

- EV ile MEMLEKET ile EV ARAZİSİ ile ANA KONUM ile VATAN ile EVSİZ ile EVSİZ KİŞİ ile EVSİZLİK ile SADE ile SINIF ODASI ile EVLER ile VATAN HASRETİ ile VATAN HASRETİ ile SADE ile ÇİFTLİK EVİ ile EVE DOĞRU

- EVALUATE :/yerine DEĞERLENDİRMEK

- EVCE ile EVCEK

- EVCİLİK değil EVLİLİK

- EVCİLLEŞME ile/ve/||/<>/>< YABANİLİK


- EVCİLLEŞMEK ile EVCİLLEŞTİRMEK ile EVCİLLEŞTİRİLMEK ile EVCİ/LİK ile EVCİK ile EVCİL/LİK ile EVCİLER ile EVCİL HAYVAN

- EVDEMONİZM[Fr. < EUDÉMONISME] değil/yerine/= MUTÇULUK

- EVDEŞ/LİK ile EVDECİ

- EVE/EWE/YEVE/YEWE = EVEK/EWEK
[<

( Oğuzların bir kolu. İLE Tez canlı, aceleci kişi. )

- EVELEMEK DEVELEMEK ile EVELEMEK GEVELEMEK

- EVELEYİP-GEVELEMEK

- EVET DERİM/DEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HAYIR DİYEMEM(EK)

( Özellikle de sevdiğin birinden alabileceğin "evlilik teklifi"ne... )

- EVETLEME, OLUMLAMA = İCAP, TASDİK = AFFIRMATION[İng., Fr.] = BEJAHUNG[Alm.] = AFFIRMATIO[Lat.] = AFIRMACIÓN[İsp.]

- EVETLEMEK ile EVET ile EVET EFENDİMCİ/LİK

- EVHAMLANMAK ile EVHAM ile EVHAMLI/LIK ile EVHAMSIZ/LIK


- EVİNDE YEMEK ile BAŞKASINDA YEMEK

( ... İLE Nedense daha tatlı gelir. )
( Buyurun misafirler, davranın bizimkiler. )

- EVİNİ/MUTFAĞINI/BUZDOLABINI, MARKETE ÇEVİRMEK değil/yerine EVİNİ/ZİHNİNİ, MARKETTE TUTMAK

( İstediğimiz zaman/gerektiğinde, gerektiği kadarını marketten almak varken "her an ve hemen istediğim yerine gelsin" diye onlarca gereksiz/gerekli ürünü evimizde bulundurmamız şart değil! )

- EVİRE-ÇEVİRE (DÖVMEK)

- EVİRMEK ile EVİNLENMEK ile EVİREBİLMEK ile EVİN ile EVİÇ ile EVİNLİ ile EVİNSİZ ile EVİ SIRTINDA

- EVLA ile EVLAT/LIK ile EVLATLI ile EVLATSIZ/LIK ile EVLAT ACISI

- EVLAT EDİNMEK ile TAKMA AD BENİMSEMEK ile EVLAT EDİNME

- EVLEKLEMEK ile EVLEK

- EVLENECEĞİN KİŞİYİ:
AKŞAM/GECE GÖRMEK
ile/ve/yerine SABAH/UYANINCA GÖRMEK

- EVLENMEK ile/ve/||/<>/< EĞLENMEK

- EVLENMEK ile EVLENİLMEK ile EVLENDİRMEK ile EVLENEBİLMEK ile EVLENDİRİLMEK


- EVLENMEK ile/ve/değil/||/<>/< KATLANMAK

- EVLİLİK ile/ve/değil/<>/< AŞK

( Akit ile. İLE/VE/DEĞİL/<>/< Ahit ile. )
( Tanık, rızâ, onay ister. İLE/VE/<>/< Ahde vefâ edecek bir kalp yeterlidir. )

- EVLİ/LİK ile EVLİK ile EVLİ BARKLI ile EVLİLİK AKDİ ile EVLİLİK DIŞI ile EVLİLİK BİRLİĞİ ile EVLİLİK SÖZLEŞMESİ

- EVLİLİK ile/ve/değil KUTSAL EVLİLİK

( Bir başkasıyla. İLE/VE/DEĞİL Kendinle. )
( Gövdeyle. İLE/VE/DEĞİL Zihninde. )
( MÜTEEHHİL[< EHL]: Evlenmiş, evli, teehhül etmiş. )

- EVLİYA/LIK ile EVLİYA OTU

- EVOLVE :/yerine EVRİM GEÇİRMEK

- EVRAK[Ar. < VARAK] değil/yerine/= DEĞERLİ BELGE / İŞBELGE

- EVRAK ile EVRAK DOLABI ile EVRAK ÇANTASI

- EVRAK ile/||/<> VESİKA

- EVREN "ANLAYIŞI/KABULÜNDE":
"AÇIK"
ile "DÜZ" ile "KAPALI"

( k=-1 İLE k=0 İLE k=1 )
( Ω < 1 İLE Ω = 1 İLE Ω > 1 )

- EVREN:
YAYILIM
ve/||/<>/> BÖLÜNEBİLİRLİK

- EVRENDE:
İKİLEM
değil/yerine BÜTÜNLÜK

- EVRENİ ANLAMAK ile/ve YAŞAMAK

- ... GERÇEKLİK:
EVRENSEL/BÜTÜNCÜL ...
ile/ve/||/<> FİZİKSEL ... ile/ve/||/<> ZİHİNSEL ... ile/ve/||/<> ÖZNEL ... ile/ve/||/<> İLİŞKİSEL ...

- EVRENSEL ile/ve DOLAYLILIK

- EVRENSEL ile ORTAK

- EVRENSEL ile/ve ORTAK

- EVRENSELCİLİK ile EVRENSELLİK

- EVRENSEL/KOZMİK ile MİSTİK

- EVRENSELLEŞMEK ile EVRENSELLEŞTİRMEK ile EVRENSELLEŞEBİLMEK ile EVRENSELLEŞTİRİLMEK ile EVRE ile EVREN ile EVRENSEL/LİK ile EVREN PULU ile EVREN BİLİMİ ile EVREN DOĞUMU ile EVREN BİLİMSEL


- EVRENSEL/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<> KALICI/LIK

- EVRENSEL/LİK ile KÜRESEL/LİK

- EVRENSEL/LİK ile/ve/||/<> KUŞATICI/LIK

- EVRENSEL/LİK ile/ve/<>/< ZORUNLU/LUK

- EVRİK ile/ve/<> EVRİŞİK

( [başka bir önermeye, kurama göre] Terimleri ters durumda olan. [önerme, kuram]
"Üçün altıya oranı, altının onikiye oranı gibidir" ve "onikinin altıya oranı, altının üçe oranı gibidir" önermeleri, birbirinin evriğidir.
"Aydınlığın yeğinlği, ışıklı cismin uzaklığıyla evrik olarak orantılıdır. Uzaklık çok olunca aydınlık azalır, az olunca aydınlık çoğalır."
İLE/VE/
Evirme yoluyla elde edilen önerme.
"Her kişi, gülendir." önermesinin evrişiği,
"Her gülen, insandır." biçiminde olur. )

- EVRİM GEÇİRMEK ile EVRİMLEŞTİ ile GELİŞEN

- EVRİM ile BİYOÇEŞİTLİLİK

( Canlı türlerinin zamanla değişimi. İLE Dünyadaki tüm canlı türlerinin çeşitliliği. )

- EVRİM ile/ve/değil/||/<>/> ÇEŞİTLENDİRICİ/LIK

- EVRİM ile/ve/değil/yerine DEĞİŞİKLİK

- EVRİM ile EVRİMCİ/LİK


- EVRİM/SEL/LİK ve/<> EVREN/SEL/LİK

- EVSEMEK ile EVSEL ATIK

- EVSİZ/LİK ile EVSİZ BARKSIZ

- EVŞÜK ile
[<

( Direk, kiriş. İLE ... )

- EVVEL/LİK ile EVVELİ ile EVVELCE ile EVVEL AHİR ile EVVEL BAHAR

- EXACTLY :/yerine TAM OLARAK

- EXAMINE :/yerine İNCELEMEK

- EXAMPLE :/yerine ÖRNEK

- EXCEED :/yerine AŞMAK

- EXCEL ile MÜKEMMELLİK


- EXCITABILITY[İng.] değil/yerine/= UYARILGANLIK

- EXHIBIT :/yerine SERGİLEMEK

- EXIST :/yerine VAR OLMAK

- EXISTENCE :/yerine VARLIK

- EXISTENTIAL NATURALISM[İng.] değil/yerine/= VAROLUŞSAL DOĞALCILIK

( Doğanın tamamının, var olanlardan ibaret olduğunu savunan felsefi duruştur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EXPAND :/yerine GENİŞLETMEK

- EXPECT :/yerine BEKLEMEK

- EXPLAIN :/yerine AÇIKLAMAK

- EXPLODE :/yerine PATLAMAK

- EXPLORE :/yerine KEŞFETMEK


- EXPOSE :/yerine ORTAYA ÇIKARMAK

- EXPRESS :/yerine İFADE ETMEK

- EXPRESSIBILITY[İng.] değil/yerine/= İFADE EDİLEBİLİRLİK

( İfade edilen bir genin birey üzerindeki etkisidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EXTEND :/yerine UZATMAK, GENİŞLETMEK

- EYERLEMEK ile EYERLENMEK ile EYERLETMEK ile EYER ile EYERCİ/LİK ile EYERLİ ile EYERSİZ ile EYER KAŞI ile EYER KALTAĞI

- EYLEM:
KARINCA[< KARIŞTIRARAK]
ve/||/<> KARARINCA/KARARINDA

- EYLEM ve/||/<>/> ANDA OLMAK ve/||/<>/> KENDİLİĞİNDENLİK ve/||/<>/> YARATICILIK

- EYLEM ve BİRLİK

- EYLEM ile/||/<> EK EYLEM/MECHÛL ile/||/<> EYLEMLİK ile/||/<> ETKEN/EDEN ile/||/<> EDİLGEN EYLEM ile/||/<> BUYRUM ile/||/<> ORTAÇ/FERÎ FİL ile/||/<> GEÇİŞLİ/MÜTEADDÎ ile/||/<> GEÇİŞSİZ/LÂZIM ile/||/<> KİŞİSİZ/MEÇHUL

( ... İLE/||/<> Ad soylu dil birimlerinin yüklem işlevi üstlenmesini sağlayan eylem. İLE/||/<> Başlıca işlevi, eylemin belirttiği oluşu göstermek olan ad özellikli eylemsi. İLE/||/<> Etken biçimde oluşa katılan öğe. İLE/||/<> Öznenin, yapılan işin etkisi altında kaldığını belirten çatıyla kurulan eylem. İLE/||/<> Eylemin yapılması gerektiğini buyurarak anlatan isteme kipi. İLE/||/<> Eylemden türemiş, çoğunlukla ön ad/sıfat, bazen de ad olarak kullanılan eylemsi. İLE/||/<> Nesneyle kullanılan eylem. İLE/||/<> Nesnesiz kullanılan eylem. İLE/||/<> Kişi belirtisi olmayan eylem kipleri ile üçüncü tekil kişi çekimlerinde öznesi belirli olmayan eylem biçimleri için kullanılan bir tanım.+ Diller/Arapca )

- EYLEM ile/değil EYLEME(K)


- EYLEM ile/ve/||/<> İŞLEMİ TAMAMLAMAK

- EYLEM ve/||/<>/> YOL GÖSTERİCİ/LİK

- EYLEMEK ile EYLEYEBİLMEK ile EYLEM/LİK ile EYLEMCİ/LİK ile EYLEMLİ/LİK ile EYLEMSİZ/LİK ile EYLEM PLANI ile EYLEMSİZLİK İLKESİ

- ATÂLET[Osm.] / INERTIA[İng.] / INERTIE[Fr.] / INERTIAL, TRÄGHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK

- EYLEMSİZLİK ile DEVRE DIŞI BIRAKMAK ile AKTİF DEĞİL ile HAREKETSİZLİK

- EYMEK değil EĞMEK

- EYTİŞİM(DİYALEKTİK) ile/ve/||/<> ÇEKİŞENLERİN EYTİŞİMİ(AMPHETESIS[Yun.])

- EYTİŞİM/DİYALEKTİK ile/ve/||/<>/> ÇOKLU EYTİŞİM

- EYTİŞİM/DİYALEKTİK ile/ve DEVİM/DİNAMİK

- EYTİŞİM = FENN-İ MÜNAZARA, İLMİ- CEDEL, İLM-İ HİLAF Ü CEDEL = DIALECTIC[İng.] = DIALECTIQUE[Fr.] = DIALEKTIK[Alm.] = DIALEKTIKE[Yun.] = DIALECTO[İsp.]


- EYTİŞİM(DİYALEKTİK) ve/||/<> GÖRELİLİK ve/||/<> HOLOGRAFİK EVREN ve/||/<> SİBERNETİK ve/||/<> KUVANTUM

- EYTİŞİM/DİYALEKTİK ile/ve/değil/yerine ÇOKLU EYTİŞİM / POLİ-DİYALEKTİK

- EYTİŞİM(DİYALEKTİK) ile SÜREÇ(VETÎRE)

- EYTİŞİM/DİYALEKTİK ile/ve/||/<>/> ÇATIŞKI[ANTİNOMİ] (VE GELİŞTİRİLMESİ)

- EYTİŞİM/DİYALEKTİK ile SAFSATACILIK/YANILTMACILIK/SOFİSTİKA

( Karşıt görüşlerin çatışması yoluyla gerçeğe ulaşma yöntemi. İLE İkna etmek amacıyla kanıtların retorik ve mantık hileleriyle kullanılması. )

- EYTİŞİM/DİYALEKTİK ile/ve/||/<> TARİH

- EYTİŞİM(DİYALEKTİK) ile ZITLIK

- EYYAM ile EYYAMCI/LIK ile EYYAM AĞASI ile EYYAM REİSİ ile EYYAM EFENDİSİ

- [ne yazık ki]
EZÂ[Ar.]
ve/||/<> CEFÂ (ÇEK(TİR)MEK)[Ar.]

( İncinme, incitme, can yakma. İLE/VE/||/<> Büyük sıkıntı, eziyet. )

- EZA ile EZAN ile EZANCI ile EZANSIZ/LIK ile EZA CEFA ile EZAN SAATİ ile EZAN VAKTİ


- EZBER BOZMAK ile/ve/||/<>/>/< FARKLI/YENİ BİR BAKIŞ AÇISI

- EZBER BOZMAK ile KULAĞINA KAR SUYU KAÇIRMAK

- EZBER ile/ve/değil ALIŞKANLIK

( EZBER hem de ALIŞKANLIK )

- EZBER ile !EZBERCİLİK

- EZBERCİ/LİK ile/değil/yerine HAZIRCI/LIK

- [ne yazık ki]
EZBERE YAŞAMAK
ve/||/<>/> KÖTÜLÜK

- EZBERLEMEK ile EZBERLENMEK ile EZBERLETMEK ile EZBERLETEBİLMEK ile EZBERLEYEBİLMEK ile EZBER ile EZBERE ile EZBERCİ/LİK

- EZDİRMEK ile EZDİRTMEK

- EZEL ile EZELİ/LİK ile EZEL EBET ile EZELİ TAKDİR ile EZELİ REKABET

- EZEL değil/yerine/= ÖNCESİZLİK


- EZGİLENMEK ile EZGİLEŞMEK ile EZGİLEŞTİRMEK ile EZGİ ile EZGİN/LİK ile EZGİÇ ile EZGİLİ ile EZGİNCE ile EZGİSEL/LİK

- EZİK BÜZÜK

- EZİK ile/değil ALÇAKGÖNÜLLÜ

- EZİK ile ÇÜRÜK

- EZİK ile/değil UTANGAÇ/SİNGİN

- EZİK/LİK ile EZİK BÜZÜK

- EZİLE BÜZÜLE (İSTEMEK, SÖYLEMEK, SORMAK)

- EZİLMEK ile EZİLEBİLMEK ile EZİLİVERMEK ile EZİLE BÜZÜLE

- EZMEK ile EZİLMİŞ ile EZİLMİŞ ile KIRICI

- EZMEK ile EZME BOYA


- EZMEK ile/ve/<> KÜÇÜK DÜŞÜRMEK

- EZMEK ile YEDİRMEK

- EZMEK ile/ve/değil/yerine YOĞURMAK

- EZOTERİK[Fr. < ÉESOTÉRIQUE] değil/yerine/= İÇREK

- EZOTERİK ile/değil/yerine BÂTINÎ

- EZOTERİK ile EKZOTERİK

( Ezoterik: 1.İçsel/Lâtif olan; 2. Üyelerine açık, halka kapalı. İLE
Ekzoterik: Dışsal/Kesif olan, herkese açık olan. )
( Yeraltı suları. İLE Yerüstü suları. )

- ƏKMƏK[Azr.] = DİKMEK[Tr.]

- ƏRİK[Azr.] = KAYISI[Tr.]

- F-BLOCK[İng.] ile/değil/yerine/= F-BLOKU

- F ve/||/<> S ve/||/<> T ve/||/<> K ve/||/<> Ç ve/||/<> Ş ve/||/<> H ve/||/<> P
[FISTIKÇI ŞAHAP]

( Bu harfler, ayrık de'lerin kullanımı dışında, ancak, buradaki öteki harflerle kullanılır.
Levent'te | Erdinç'te | Sınıfta | Geçitte, Geçişte | Sancak'ta | Sehpada | Edip'te | Sevinçte, Sevinç'te | Elektrikçi )

- FABRİKA ile FABRİKACI/LIK ile FABRİKASYON

- FABRİKA değil/yerine/= ÜRETİMLİK

- FACEBOOK ile X/TWITTER ile YOUTUBE ile LINKEDIN ile INSTAGRAM["INSTANGRAM" değil!] ile PINTEREST ile BLOG ile FOUR SQUARE

( Kurabiye yemeyi seviyorum. İLE Kurabiye yiyorum. İLE Bakın nasıl da yiyorum kurabiyeyi. İLE Nasıl kurabiye canavarı oldum? İLE Buyurun, kurabiye yerkenki fotoğrafım. İLE Kurabiye tarifimi de paylaşayım. İLE Kurabiye yapma/yeme anılarım. İLE Şurada, kurabiye yiyorum. )
( I like eating cookie. VS. I'm eating cookie. VS. This is how I eat my cookie. VS. My skills include eating cookie. VS. Here's a photo of the cookie I eat. VS. Here's my recipe for the cookie. VS. Here's my cookie eating experience. VS. This is where I am eating the cookie. )

- FACİALAŞMAK ile FACİALAŞTIRMAK ile FACİA ile FACİALI

- FACILITY :/yerine TESİS, OLANAK

- FÂCİRE ile NEMFOMANİK

( HÜYÂM-İ RAHM[Ar.], NYMPHOMANIA[İng.], NYMPHOMANIE[Fr.] )

- FADE :/yerine SOLMAK, RENGİ ATMAK

- FAGOSİT ile FAGOSİTE ETMEK ile FAGOSİTE OLMAK ile FAGOSİTOZ

( Yutar göze. İLE Yutmak. İLE Yutulmak. İLE Göze yutarlığı. )

- FAGOSİTİK ile PİNOSİTİK

( Gözelerin büyük parçacıkları yutma süreci. İLE Gözelerin sıvı damlacıklarını yutma süreci. )

- FAHİŞE ile FAHİŞELİK


- [ne yazık ki]
!FAHİŞ/FUHUŞ
ile/ve/||/<> !MURABAHA/TEFECİLİK

( Ölçüyü aşan, aşırı, çok fazla. | Ahlâka ve törelere uygun olmayan. İLE/VE/||/<> Bir malı, çok fazla kârla satma. | Yasanın izin verdiği sınırdan aşkın faiz alma. )

- FAHİŞ/LİK ile FAHİŞE/LİK

- FAHRİ/LİK ile FAHRİ KONSOLOS

- FAIL :/yerine BAŞARISIZ OLMAK

- FAİL/LİK ile FAİLİ MEÇHUL

- FAILURE :/yerine BAŞARISIZLIK

- [ne yazık ki]:
FAİZ
ve/||/<>/>/< BİLGİSİZLİK

- FAİZLENDİRMEK ile FAİZ ile FAİZCİ/LİK ile FAİZLİ ile FAİZSİZ ile FAİZ HADDİ ile FAİZ ORANI ile FAİZ FİYATI

- FAK[Ar. FAHH] ile "FAK"[İng. < FUCK]

( Tuzak, kapan. @@ Sikmek. )

- FAKİR-FUKARA (YA DESTEK OLMAK)


- FAKİR OLUP DA SABRETMEK ile/ve/<> ZENGİN OLUP DA ŞÜKRETMEK

( İkisi de "pek kolay değil" diye "görülse/zannedilse" de asıl olan, her koşulda ve özellikle de uclarda ve uçurumlarda, yani maddî fakirlik ve zenginlikte, sabır göstermek ve şükrü edâ etmektir. )

- FAKÎR[Ar.] ile MÜMLİK[Ar.]

- FAKİRLEŞMEK ile FAKİRLEŞTİRMEK ile FAKİR/LİK ile FAKİRCE ile FAKİRİZM ile FAKİR CEVHER ile FAKİR FUKARA

- FAKİR/LİK ile MİSKİN/LİK

( Çalışmasına karşın yoksul/luk. İLE Çalış(a)madığı için yoksul/luk. )

- FAKİR/LİK ile/değil PARASIZ/LIK

- FAKSLAMAK ile FAKSLATMAK ile FAK ile FAKR ile FAKS ile FAK FUK FONU

- FAKÜL[Fr. < FACULE] değil/yerine/= BENEK

- [gökbilim] FAKÜL[Fr.] değil/yerine/= BENEK

- FALAN ile FALANJ ile FALANCA ile FALANJİST ile FALAN FİLAN ile FALAN FISTIK ile FALAN FESTEKİZ ile FALAN FEŞMEKAN

- FALK[Ar.] ile ŞAKK[Ar.]


- FALSO ile FALSOLU ile FALSOSUZ/LUK

- FAMILIAR :/yerine TANIDIK