| ...K ve ...K | (K ile biten FaRkLaR...)

- TENHALAŞMAK ile TENHA/LIK ile TENHACA

- TENİS ile TENİSÇİ/LİK ile TENİS KORTU ile TENİS SAHASI ile TENİSÇİ DİRSEĞİ

- TENKİT ile TENKİTLİ ile TENKİTÇİ/LİK ile TENKİTSİZ

- TENREK ile ...

( Memeli bir hayvan. )

- TENSÎK[Ar. < NESAK] değil/yerine/= DÜZENLEME, DÜZELTME, YOLUNA KOYMA

- TENYA ile/ve EKİNOKOK

( ... İLE/VE Etoburların gelişmiş dönemlerinde bağırsaklarında yaşayan tenya türü. )

- TENZİH ile/ve/> TEŞBİH ile/ve/> TESBİH ile/ve/> TECRİT ile/ve/> TEFRİK

- TENZİHTE, TEŞBİHİ GÖRMEK ile/ve/<> TEŞBİHİ, TENZİHTE GÖRMEK

( İkisi de, birliğe/tevhide getirir. )

- MERKEZCİLİK:
TEO
ile/ve/<>/> HOMO ile/ve/<>/> ETNO ile/ve/<>/> GEO ile/ve/<>/> EGO ile/ve/<>/> ECO

- TEOLOJİ/İLÂHİYAT ile METAFİZİK


- TEOLOJİ ile/ve/||/<>/> METAFİZİK ile/ve/||/<>/> POZİTİVİZM

- TEORİK/NAZARİ değil/yerine/= KURAMSAL

- TEPE TAKLAK (OLMAK)

- TEPE ile HÖYÜK

( ... İLE Tarih boyunca türlü nedenlerle, yıkılan yerleşim bölgelerinde, yıkıntıların üst üste birikmesiyle oluşan ve çoğu kez içinde yapıt kalıntılarının gömülü bulunduğu yayvan tepe. | Yayvan toprak tepe. )

- TEPE ile TEPELİK

( Bir şeyin en üstteki bölümü. | Bir yerin, bir nesnenin vb.nin üstü, hizası. | Birinin yanı başı, baş ucu. | Başın üst, kafatasının iki kulak arasında kalan bölümü. | Yüksekliği genellikle birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimi. | Çokgende ya da çok yüzlüde köşelerden her biri. | İkizkenar bir üçgende eşit kenarların kesişme noktası. | Bakışım ekseni bulunan bir eğrinin ya da yüzeyin bu eksenle kesişme noktalarından her biri. İLE Tepesi çok olan (yer). | Bir yapının ya da bir mobilyanın en yukarısına süs olarak yapılan bölüm. | Anadolu'da köylü kadınların kullandıkları, altın ve gümüş paralarla, bazı değerli taşlarla süslü başlık. | Sorguç. )

- TEPEDEN İNME ile TEPEDEN AYAĞA ile TEPEDEN İNMECİ/LİK ile TEPEDEN TIRNAĞA

- TEPEDEN TIRNAĞA (BOYANMAK)

- TEPELEMEK yerine ANLAŞMAK VE/> ANTLAŞMAK

- TEPELEMEK ile TEPELEME

( Ayakları altında ezmek. | Bozguna uğratmak, hırpalamak, yakalamak, basmak, enselemek. | Kıyasıya dövmek. | Öldürmek. İLE Tepe biçimi verecek ya da kenarlarından taşacak kadar olan, taşacak kadar yığmak/dizmek. )

- TEPESİ ATMAK değil TAPASI ATMAK


- TEPETAKLA ile TEPETAKLAK

- TEPİK = !TEKME

- TEPİLMEK ile TEPİNMEK ile TEPİŞMEK ile TEPİKLEMEK ile TEPİRLEMEK ile TEPİNDİRMEK ile TEPİ ile TEPİK ile TEPİR ile TEPİŞ

- TEPİNMEK ile/ve/<> DİDİNMEK

( Ayaklarını hızla yere ya da bir şeye üst üste vurmak. | Öfke ve sevincini açığa vuracak davranışlarda bulunmak. | Gürültü etmek. | Direnmek. İLE/VE/||/<> Çok güçlük çekerek sürekli çalışmak. )

- TEPKİ GÖSTERMEK ile/ve POSTA KOYMAK

- TEPKİ (OLARAK) ile/değil/yerine KATKI (OLARAK)

- TEPKİ (VERMEK) ile/ve/değil/yerine GERİBİLDİRİM

- TEPKİ VERMEK ile TEPKİ GÖSTERMEK

- TEPKİ ile/ve/||/<> DİŞ GÖSTERMEK

- TEPKİ ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNMEK


- TEPKİ ile "KARŞI DURMAK"

- TEPKİ ile/ve/değil TEDİRGİNLİK

- [ne yazık ki]
"TEPKİ"
ile/değil/></< YANIT VEREMEMEK

( Yanıt veremeyen, tepki verir. )

- TEPKİMEK ile TEPKİ ile TEPKİN/LİK ile TEPKİLİ/LİK ile TEPKİSEL ile TEPKİSİZ/LİK ile TEPKİLİ UÇAK ile TEPKİSEL DAVRANIŞ

- REACTIVITY[İng.] / RÉACTIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= TEPKİNLİK

- TEPKİSELLİK ile/değil/yerine İKNÂ

- TEPKİSELLİK ile/ve/değil/yerine İNANDIKLARINDAN VAZGEÇMEMEK

- TEPKİSELLİK ile/ve/değil/yerine SICAĞI SICAĞINA

- TEPKİSİZLİK ile/ve/<> HAZIR-YANITLI OLAMAMA KAYGISI

- TEPKİSİZLİK ile/ve/değil/||/<>/< SİLAHSIZLANMA


- TEPSERMEK = KURUYUP ÇATLAMAK

- TEPSİ ile/değil EVSECEK

( Fincan, tabak, bardak vb. şeyleri taşımaya yarayan, derinliği olmayan, türlü büyüklükte düz kap. | İçinde börek, tatlı vb. pişirmeye yarayan, az derin, geniş, düz kap. | Bu kap biçiminde olan. | Bir kabın alabileceği miktarda olan. İLE/DEĞİL Tahılın taşlarını ayıklamakta kullanılan, budaksız ağaçtan yapılmış az kenarlı tepsi. )

- TER TER (TEPİNMEK)

( "Direnmek, istememek, inat etmek, sinirlenmek" )

- TER ile/ve/> HAYIR

( Güç ve hayırlar herkes içindir ve isteyen herkese hazırdır. )
( Dıştaki hiçbir şey bir değer ifade etmediği ve gönül her şeyi terk etmeye hazır olduğu zaman, zihinsel olgunluk düzeyine ulaşılmış demektir. )
( Power and grace are for all and for the asking.
A level of mental maturity is reached when nothing external is of any value and the heart is ready to relinquish all. )

- TERASLAMAK ile TERASLANMAK ile TERAS

- TERAZİLEMEK ile TERAZİLENMEK ile TERAZİ

- TERBİYE ETMEK değil/yerine/= EĞİTMEK

- TERBİYE ile YOK ETMEK

- TERBİYELEMEK ile TERBİYESİZLEŞMEK ile TERBİYE ile TERBİYECE ile TERBİYECİ/LİK ile TERBİYELİ/LİK ile TERBİYESİZ/LİK ile TERBİYESİZCE ile TERBİYELİ KÖFTE ile TERBİYELİ ÇORBA

- TERBİYESİZLİK ile/ve/değil/<> İNAT


- [ne yazık ki]
TERBİYESİZLİK
ile/ve/||/<>/< KEYFİYET

- TERBİYESİZ/LİK ile/ve SALAK/LIK, SALOZ[argo]

- TERBİYESİZ/LİK ile/ve "ŞEREFSİZ/LİK"

- TERBİYEVÎ/PEDAGOJİK değil/yerine/= EĞİTİMSEL/EĞİTSEL

- TERCİH ile/ve/değil EŞİK

- TERCÜME[Ar.] ETMEK değil/yerine/= ÇEVİRMEK

- TERE[Fars.] ile YABANTERESİ/HOROZCUK

- TEREDDÜT[Ar.] ETMEK değil/yerine/= İKİRCİKLENMEK/DURAKSAMAK/VARGISIZ KALMAK

- TEREDDÜT ile TEREDDÜTLÜ ile TEREDDÜTSÜZ/LÜK

- TEREDDÜTLÜ ile TEREDDÜT ETMEK ile TEREDDÜT ile TEREDDÜT


- TEREK ile TEREKE

- TERFİ ETMEK değil/yerine/= YÜKSELGİLENMEK/YÜKSELGİ ALMAK

- TERFİ ile TERFİH ile TERFİK

- TERFİK[Ar.] değil/yerine/= BİRİNİ ARKADAŞ ALMA

( Birini arkadaş olarak yanına alma. | Arkadaş olarak yanına birinin verilmesi. )

- TERİM SOĞUMASIN değil/yerine DİNLENMEYİ BİLMEK

- TERİM = TERM[İng.] = TERME[Fr.] = AUSDRUCK[Alm.] = TERM[Lat.]

- TERİMLERİN/KAVRAMLARIN KULLANIMINDA:
FARKLILIK
ile/ve/değil/yerine YEĞLEME

- TERİMLEŞTİRMEK ile TERİM ile TERİMLİ ile TERİM BİLİMİ ile TERİMLER DİZGESİ

- TERK

- TERK ETMEK ile/yerine GAİB OLMAK

( Duyup da/bilip de terk etmelidir. )
( SEN, SENİ TERK ETMEZSEN
"O",
"İÇİNDEYİM" KAHKAHASINI ATMAZ )

- TERK ETMEK ile/yerine GAİB OLMAK

( Duyup da/bilip de terk etmelidir. )

- TERK ETMEK ile/ve/değil/yerine İLİŞKİDE OLMAK

- TERK ETMEK ile TERK EDİLMİŞ ile TERK EDİLMİŞ YER ile TERK EDİLME

- TERK ETMEK ile/ve VAZGEÇMEK

( Bilincine varmadığınız bir şeyi terk edemezsiniz. )
( Öteye devam etmek için terk etmek durumundasınız. )
( Önemli[öncelikli] olan, ne yaptığınız değil ne yapmaktan vazgeçtiğinizdir. )
( Fiziksel vazgeçiş ve terk yalnızca bir içtenlik, bir samimiyet belirtisidir, fakat yalnızca içtenlik de özgürlüğe kavuşturamaz; uyanık bir idrak, istekli bir araştırma ve derin bir incelemeden doğan bir anlayışa gereksinim vardır. )
( Yapmanız gereken, tüm anıları ve beklentileri terk etmektir. )
( Dıştaki hiçbir şey bir değer ifade etmediği ve gönül her şeyi terk etmeye hazır olduğu zaman, zihinsel olgunluk düzeyine ulaşılmış demektir. )
( İç değerinizi bilmelisiniz, ona güvenmelisiniz ve günlük yaşantınızda, arzu ve korkularınızı feda ederek bunu belirgin kılmalısınız. )
( Duyup da/bilip de terk etmelidir. )
( Birinci adımdan vazgeçmeyen, ikinci adımı atamaz. )
( [Kendine/Bilgiye] Teslim olmadan terk edemezsin. )
( Ortak etmeni bulmak için tüm ayrımları terk etmek zorundasınız. Ancak evrensel olan ortaktır. )
( Gerçek vazgeçiş, terk edilecek bir şeyin bulunmadığını, çünkü size ait hiçbir şeyin bulunmadığını idrak ediştedir. )
( Sahte olandan vazgeçin, doğru olan kendi yerini bulacaktır. )
( Yanlış anlamalarınızı ortaya çıkarın ve onları terk edin, hepsi bu kadar. )
( Birine, vazgeçilmez olduğunu hissettirdiğinde, ilk vazgeçeceği kişi sen olursun. )
( You cannot abandon what you do not know.
To go beyond, you must abandon them.
It is not what you do, but what you stop doing that matters.
Mere physical renunciation is only a token of earnestness, but earnestness alone does not liberate. There must be understanding which comes with alert perceptivity, eager enquiry and deep investigation.
All you have to do is to abandon all memories and expectations.
You must know your inner worth and trust it and express it in the daily sacrifice of desire and fear.
The real giving up is in realising that there is nothing to give up, for nothing is your own.
Give up the false and the true will come into its own. )

- TERK ETMEK ile/ve/||/<> YOK ETMEK

- TERK ETMEK/EDİLMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AYRILMAK

- TERK ile/ve

- TERK ile DERK

( Bırakma, ayrılma. | Vazgeçme. | Bırakma, ihmal etme. İLE Anlama, kavrama. )

- TERK ile/ve/değil/yerine EZİYET

( Bazen, terk edilmektense eziyet görmeye bile râzı olabilirsin. )

- TERK ile/ve HAYIR

( Güç ve hayırlar herkes içindir ve isteyen herkese hazırdır. )
( Dıştaki hiçbir şey bir değer ifade etmediği ve gönül her şeyi terk etmeye hazır olduğu zaman, zihinsel olgunluk düzeyine ulaşılmış demektir. )

- TERK[Ar.] ile TAHLİYE[Ar.]

- TERK ile/değil/yerine/||/<>/< TERCİH

- TERK[Ar.] ile/ve/||/<>/> TESLİM[Ar.]

- TERK ile/ve TÖVBE

- TERK-İ DÜNYA ve/<>/> TERK-İ UKBÂ ve/<>/> TERK-İ HESTÎ/TERK

( * TERK-İ DÜNYA (Budizm'deki Yansıması: NİRMANAKAYA)
* TERK-İ UKBÂ(Dünyayı terk etmenin vereceği mutluluğu terk)(Cenneti ve nimetlerini terk) "(B.Y.: DHARMAKAYA)"
* TERK-İ TERK(/HESTÎ)(Kendi varlığını terk edip Hakk'ta fâni olmak) "(B.Y: SAMBOGAKAYA)" )

- TERKİK[Ar. < RİKKAT] ile TERKÎK[Ar.]

( İnceltme. | Yumuşatma. | Nâzikâne anlatma. İLE Zayıflatma. Dili ya da ifadeyi bozuk/eksik kullanma. )

- TERKİN[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= ÇİZİP SİLMEK

- TERLEMEK ile TERLETMEK

- TERLİK/ŞIPŞIP/ŞIPIDIK[argo] ile/ve PANTUFLA[Yun.]

- TERLİK ile/ve NALIN[Ar.]/TAKUNYA[Yun.]

( Genellikle ev içinde giyilen, deri, naylon vb. şeylerden yapılan, arkası açık, hafif ve türlü biçimlerde ayak giysisi. | Beyaz patiskadan dikilen takke, başlık. İLE/VE Genellikle hamam vb. ıslak tabanlı yerlerde kullanılan, yüksek ökçeli, ağaçtan yapılmış bir tür ayak giysisi. )

- TERLİ/LİK ile TERLİK ile TERLİKÇİ/LİK

- TERMAL İLETKENLİK ile/ve/||/<> ELEKTRİKSEL İLETKENLİK

( Isı iletme yeteneği. İLE/VE/||/<> Elektrik iletme yeteneği. )

- TERMAL İLETKENLİK ile/ve/||/<> ELEKTRİKSEL İLETKENLİK

( Bir nesnenin ısıyı iletme yeteneği. İLE/VE/||/<> Bir nesnenin elektrik akımını iletme yeteneği. )

- TERMİK[Fr.] değil/yerine/= ISIL

( Isıl. | Isının üretilmesini, iletilmesini ve kullanılmasını inceleyen fizik dalı. )

- TERMİK değil/yerine/= ISIL

- THERMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİK

- TERMİKLEŞTİRMEK ile TERMİK ile TERMİK SANTRAL

- TERMİNOLOJİ ile AKSİYOM/ATİK

( Terimler dizgesi. | Terim bilimi. İLE Kendiliğinden apaçık ve bundan dolayı öteki önermelerin ön dayanağı sayılan temel önerme, mütearife, belit. )

- THERMIONIK[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK

- TERMODİNAMİK ile/ve/||/<> ISI AKTARIMI

( Enerji ve iş arasındaki ilişkiyi inceleyen bilim dalı. İLE/VE/||/<> Isının bir yerden başka bir yere geçişini inceleyen bilim dalı. )

- TERMODİNAMİK ile KİNETİK

( Enerji ve iş ile ilgili bilim dalı. İLE Hareket ve hız ile ilgili bilim dalı. )

- TERMODİNAMİK ile/||/<> KİNETİK

( Bilinmiyor tarafından keşfedildi/formüle edildi. )

- TERMODİNAMİK ile/ve/||/<> OPTİK

( Isı ve enerji dönüşümlerini inceler. İLE/VE/||/<> Işık ve görüntü olaylarını inceler. )

- TERMODİNAMİK ile/ve/||/<> TERMOELEKTRİK ile/ve/||/<> TERMOKİMYA ile/ve/||/<> TERMONÜKLEER

( Isı enerjisi ile kinetik enerji arasındaki ilgileri ve bu konuyla ilgili olayları inceleyen fizik kolu. İLE/VE/||/<> Isı enerjisi ile kinetik enerji arasındaki ilgileri ve bu konuyla ilgili olayları inceleyen fizik kolu. İLE/VE/||/<> Tepkimelere eşlik eden termik olayları inceleyen kimya dalı. İLE/VE/||/<> Ancak çok yüksek sıcaklıklarda, hafif elementler arasında doğan (çekirdeksel tepkime). )

- TERMODİNAMİK ile/||/<> YASA

( Termodinamiğin üçüncü yasası )
( Walther Nernst tarafından 1906 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1864-1941) (Ülke: Almanya) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Nernst denklemi, termodinamik) (Nobel: 1920) )

- TERMODİNAMİK'TE:
GERİDÖNÜŞÜMSÜZLÜK
ile/değil TERSİNMEZLİK

( TERMODİNAMİK: Isı enerjisi ile kinetik enerji arasındaki ilgileri ve bu konuyla ilgili olayları inceleyen fizik kolu. )

- TERMOELEKTRİK ile TERMOELEKTRİK PİL ile TERMOELEKTRİK MAŞA ile TERMOELEKTRİK ÇİFTİ

- THERMOELECTRICITY[İng.] / THERMOÉLECTRICITÉ[Fr.] / THERMOELEKTRIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRİKLİK

- TERMOPLASTİK ile/||/<> TERMOSET

( Termoplastik ısıtınca yumuşar İLE termoset sertleşir geri dönmez )
( Formül: Lineer zincirler İLE çapraz bağlı ağ )

- THERMOSPHERES[İng.] / THERMOPLASTIQUE[Fr.] / THERMOPLAST[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOPLASTİK


- TERÖR ile TERÖRCÜ/LÜK ile TERÖRİST ile TERÖRİZM

- TERÖRİZE ETMEK ile/değil/yerine/>< TEORİZE ETMEK

- TERRITORY :/yerine BÖLGE, TOPRAK

- INVERSE NETWORK[İng.] / UMGEKEHRTES NETZWERK[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS AĞ

- TERS ÇEVİRMEK ile TERS ÇEVRİLMİŞ ile İNVERTÖR

- TERS-DÜZ OLMAK/ETMEK ile ALT-ÜST OLMAK/ETMEK

- INVERSE TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE INVERSE[Fr.] / UMGEKEHRTE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS SICAKLIK

- TERSANE[İt.] değil/yerine GEMİLİK

- TERSİL/TERTILE[İng.] değil/yerine/= ÜÇTE BİRLİK

- TERSİNEMEZLİĞİN ARTIŞI ve/||/<>/> "SABİTLİK"


- TERSİNEMEZLİK ve/||/<> EVRENSEL KÜTLE ÇEKİMİ

- TERSİNEMEZLİK ve/||/<> KARANLIK ENERJİ ve/||/<> KARANLIK MADDE

- TERSİNEMEZLİKTE/ENTROPİDE:
NİCELİK
ile/ve/değil/||/<> "NİTELİK"

- TERSİNİR ile/ve/||/<> TERSİNİRLİK

( Bir olayın ortaya çıkma koşullarındaki sonsuz küçük bir değişikliğin etkisiyle herhangi bir anda yön değiştirebilen [kimyasal, fiziksel ve mekanik dönüşüm]. İLE Tersinir bir olayın özelliği. )

- RÉVERSIBILITÉ[Fr.] / TERSINIRLIK[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNİRLİK

- TERSİNİR/LİK ile TERSİNİR ELEKTROT

- TERSİNMEK ile TERSİNE ile TERSİN TERSİN

- TERSİNMEK ile TERSLEMEK ile TERSLENMEK ile TERSLEŞMEK

( Geri dönmek, rücû etmek. | Hiddetlenmek, aksilik etmek. İLE Birine gönül kırıcı, sert söz söylemek ya da gönül kırıcı davranmak, azarlamak. İLE Tersleme durumuna konu olmak. | Aksilik etmek, terslik göstermek. İLE Terslik etmek, zıt davranmak. )

- TERTIARY COMPOUND[İng.] ile/değil/yerine/= TERSİYER BİLEŞİK

- TERSLEMEK ile/ve/değil/yerine REDDETMEK


- TERSLEMEK ile TERSLENMEK ile TERSLEŞMEK ile TER ile TERE ile TERK ile TERS/LİK ile TERECİ/LİK ile TER TER ile TER BEZİ ile TERS AÇI ile TERS DÜZ ile TERS YÜZ ile TERS PERS ile TERS TERS ile TERS YÜZÜ ile TERS BASKI ile TERS EVİRME

- TERTİP-DÜZEN (SAĞLAMAK)

- TERTİPLEMEK ile TERTİPLENMEK ile TERTİPLETMEK ile TERTİPLEYEBİLMEK ile TERTİP ile TERTİPLİ/LİK ile TERTİPÇİ/LİK ile TERTİPSİZ/LİK

- TERZÎK[Ar. < RIZK] ile BESLE(N)ME

( Besleme, rızık verme. )

- TERZİ/LİK ile TERZİL

- TESADÜF ETMEK değil/yerine/= DENK GELMEK

- TESADÜF ile TESADÜFİ/LİK ile TESADÜF ESERİ

- TESADÜFİ ile MACERAPERESTLİK

- TESBİH (ETMEK) ile/ve/<> ZİKR (ETMEK)

- TEŞBÎH[< ŞİBH](/BENZETME) ile/ve/< İSTİÂRE ile/ve/< MECÂZ[< CEVÂZ] ile/ve/< MECÂZ-I MÜRSEL(/DÜZ DEĞİŞMECE) ile/ve/< TÂ'RÎZ[< ARZ] ile/ve/< TEŞHÎS[< ŞAHS] VE İNTÂK[< NUTK]

( Ortak nitelikleri bulunan nesne ya da kavramlar arasında benzerlik kurma sanatı. İLE/VE
Bir sözcüğü kendi anlamı dışında kullanarak, bir şeyi benzediği başka şeylerin adıyla anma sanatı. İLE/VE
Sözcükleri gerçek anlamları dışında kullanma sanatı. İLE/VE
Bir sözcüğü, benzetme amacı gütmeden, başka bir sözcük yerine kullanma sanatı. [iki nesne/kavram arasında çok çeşitli ilişkiler kurulmasıyla] İLE/VE
Bir sözü, hem gerçek, hem de mecâzî anlamıyla kullanma sanatı. [Söylenilen sözün gerçek anlamından bir sonuç çıksa da geçerli olan mecâzî anlamıdır][alay, sitem, şaka gibi kullanımlarda] İLE/VE
Birini eleştirme, küçük düşürme ya da alay etmek amacıyla söylenilmek istenileni tam tersi bir anlamda bir sözle, incelikle ve lâtîfeyle[espriyle] anlatma sanatı. İLE/VE
Teşhis, cansız varolanları ya da hayvanları kişileştirme sanatı. [FABL] | İntak, nesneleri konuşturma sanatı. )

- TESCİL ETMEK değil/yerine/= KÜTÜKLEMEK

- TESCİL/LEMEK ile/ve/değil TASDİK/LEMEK

( Herhangi bir şeyi resmî olarak kaydetme, kütüğe geçirme. | Bir taşınmazın üzerinde bir aynî hakkın kurulması için tapu kütüğüne yapılması gerekli kayıt. İLE/VE/DEĞİL Doğrulama. | Onay, onaylama. )

- TEŞEBBÜS ETMEK değil/yerine/= GİRİŞMEK/EL ATMAK

- TEŞEKKÜL ETMEK/MEYDANA GELMEK[Ar.] değil/yerine/= OLUŞMAK

- TEŞEKKÜR[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= ÖVGE (SUNMAK)

- TEŞEKKÜR ETMEK ve/||/<> ÖZÜR DİLEMEK

( Bunları bilmeyenlere, kapıları/nı kapatmak gerekir. )

- TEŞEKKÜR ETMEK ile/ve TAKDİR ETMEK

- TEŞEKKÜRÜNÜ ...:
"BİLDİRMEK"
ile/ve/değil/||/<>/< BELİRTMEK

- TESELLİ EDİLEBİLİR ile TESELLİ ile TESELLİ EDİCİ ile KONSOL ile PEKİŞTİRMEK ile KONSOLİDE ile KONSOLİDASYON

- TESELLİ ile KENDİNİ KANDIRMAK


- TESELLİ ile TESELLİSİZ/LİK ile TESELLİ MÜKAFATI

- TESETTÜR ile TESETTÜRLÜ/LÜK

- TESE'ÜL ile SUAL/İSTEK

- TEŞEVVÜŞ[< ŞEVEŞE] değil/yerine/= KARIŞMA, KARMAKARIŞIK OLMA, KARIŞIKLIK

- TEŞEVVÜŞ[Ar.] değil/yerine/= KARIŞIKLIK

- TESEYYÜP[Ar.] değil/yerine/= KAYITSIZLIK, TEMBELLİK, İHMALCİLİK

- TESHÎK ile ...

( EZME, DÖVME, DÖVÜP EZME )

- TEŞHİR (ETMEK) değil/yerine/= SERGİLEYİŞ/SERGİLENİŞ/SERGİLEMEK

- TESHÎR ile/ve/> TAHRİK

( Söz/kelâm ile. İLE/VE/> Bakış/nazar ile. )

- TEŞHİR ile TEŞHİRCİ/LİK


- TEŞHİR/EKSİBİSYON[< EXHIBITION]/UTAÇICILIK değil/yerine/= GÖSTERMECİLİK

- TEŞHİS ile TEŞHİS VE İNTAK

- TESİR (ETMEK) değil/yerine/= ETKİ/LEMEK

- TESİR (ETMEK) ile/ve/||/<>/> TESİS (ETMEK)

( Etki etmek. İLE/VE/||/<>/> Yapılandırmak. )

- TESİR ile TESİRLİ/LİK ile TESİRSİZ/LİK

- TESİS[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= KURMAK/OLUŞTURMAK

- TESİS (ETMEK) ve/<> TEMİN (ETMEK)

- TESİS[Ar.] (ETMEK) ile/ve/||/<> TEŞKİL[Ar.] (ETMEK)

- TESİSAT ile TESİSATÇI/LIK

- TEŞKİK[< ŞAKK] ile TEŞKÎK[< ŞEKK | çoğ. TEŞKÎKÂT]

( Yarma, yarılma, ikiye ayırma, parça parça yarma. İLE %50/50 olarak şüpheye düşürme/düşürülme, şüphede bırakma/bırakılma. )

- TEŞKİL ETMEK değil/yerine/= OLUŞTURMAK

- TEŞKİLATLANMAK ile TEŞKİLATLANDIRMAK ile TEŞKİLATLANABİLMEK ile TEŞKİLAT ile TEŞKİLATLI ile TEŞKİLATÇI/LIK ile TEŞKİLATSIZ/LIK

- TESLÎF[Ar.] değil/yerine/= SABAH YEMEĞİ YEMEK

- TESLİM ETMEK ile/ve/<>/değil EMÂNET ETMEK

- TESLİM ETMEK ile MESAJ İLETMEK ile BİR KONUŞMA YAPMAK ile KURTULUŞ ile TESLİM EDİLMİŞ ile TESLİMATÇI ile TESLİMAT

- TESLİM ETMEK ile/ve TESLİM ETMEYİ SÜRDÜRMEK

- TESLİM OLMAK ile/değil/yerine/>< KAYBETMEK

- TESLİMAT ile TESLİMATÇI/LIK

- TESLİMİYET:
BOYUN EĞMEK
değil ANLAMAK

- TESLİMİYET ile/ve/> AŞK


- TESLİM/İYET ile/ve BAĞLI/LIK

- TESLİMİYET ile/ve/||/<> ÇARESİZLİK

- TESLİMİYET ile TESLİMİYETÇİ/LİK

- TESLİMİYET ile/ve/değil TUTMAMAK

- TESLİMİYET ve/||/<>/< UTANMAK/UTANABİLMEK

- TEŞNE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< MÜSAİT (OLMA)

- TESPİH:
"DİZMEK"
değil BİR'LEMEK

- TESPİH ile TESPİHLİ ile TESPİHÇİ/LİK ile TESPİH AĞACI ile TESPİH BÖCEĞİ ile TESPİH ÇALISI ile TESPİHLİ SİLME ile TESPİH BÖCEKLERİ ile TESPİH AĞACIGİLLER

- TESPİT ETMEK ile/ve ELDE ETMEK

- TESPİT ETMEK ile TESPİT EDİLEBİLİR


- TESPİT ile İLERİ SÜRMEK

- TEŞRİ ile TEŞRİF ile TEŞRİH ile TEŞRİİ ile TEŞRİK ile TEŞRİN ile TEŞRİ KUVVETİ ile TEŞRİH MASASI ile TEŞRİİ KUVVET ile TEŞRİİ MASUNİYET

- TEŞRİFAT ile TEŞRİFATÇI/LIK

- TEŞRİHHANE[Ar. + Fars.] ile DERSLİK

( Otopsi yapılan yer. | Tıp fakültelerinde anatomi dersi yapılan yer. )

- TEŞRİK[Ar.] ile/ve/||/<> MÜŞTEREK[Ar.]

( Yaptığı bir işe birini ortak etmek. İLE Ortak. | Ortaklaşa, el birliğiyle yapılan/hazırlanan. | Ortaklaşa kullanılan. | Ortaklaşa, birlikte. )

- TEŞRÎK[Ar. < ŞARK] ile TEŞRÎK[Ar. < ŞİRK]

( Işıklandırıp parlatma. İLE Ortak/şerîk etme. | Allah'a ortak koşma. )

- TEST ETMEK değil/yerine DENEMEK

- TEST ile/ve/değil/||/<>/< CHECK

- TEST :/yerine TEST, SINAMAK

- TEST ile TESTİ/LİK ile TESTİCİ/LİK ile TESTİ KABAĞI ile TESTİ KEBABI


- TESTERE ile KATRAK

( ... İLE Marangozlukta tomrukları biçmeye yarayan ve birden çok testeresi olan biçme makinesi. )

- TESTERELEMEK ile TESTERE ile TESTERELİ ile TESTERE BALIĞI ile TESTERE ÇAPRAZI ile TESTERE BALIĞIGİLLER

- TESTİ ile ÇAMÇAK

( Topraktan/çamurdan yapılan, kulplu su kabı. İLE Ağaçtan yapılan, kulplu su kabı. )

- TESTİ ile/ve SENEK

( ... İLE/VE Çam ağacından yapılmış su testisi. )

- TESTİCİLER SOKAK

( Çayırbaşı mahallesi sokaklarındandır. Çömlekçiler sokağının arka tarafında bulunan bu sokakta eskiden Testici imalathaneleri bulunuyordu. Bu nedenle bu sokağa da "Testiciler Sokak" adı verilmiştir. )

- TESTICULAR FEMINIZATION[İng.] değil/yerine/= TESTİKÜLER KADINSALLIK

( Y kromozomu üzerindeki SRY geninin eksikliğinden kaynaklanan interseks biçimi. Bu özelliğe sahip olan ve XY seks kromozomunu taşıyan bireyler, androjen hormonuna karşı yeterli tepki veremediklerinden ötürü ikincil erkek karakterlerini taşımazlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- TESTIFY :/yerine TANIKLIK ETMEK

- TEŞVİK ETMEK ile/değil ÇANAK TUTMAK

- TEŞVİK ETMEK değil/yerine/= İTEVLEMEK

- TEŞVİK ETMEK ile TÜMEVARIM ile İNDÜKSİYON BOBİNİ


- TEŞVİK ile/ve/<> CEVAZ

- TEŞVİK değil/yerine/= ÖZENDİRME

- TESVÎK[Ar. < SEVK] ile TESVÎK[Ar. < MİSVÂK]

( Sürme, ileri gitme. İLE Dişleri, misvâk ile temizleme. )
( İSTİNÂN: Dişleri, macunla ya da tozla temizleme. )

- TEŞVİK ile TEŞVİKÇİ/LİK

- TESVİYE ETMEK değil/yerine/= DÜZLEMEK

- TESVİYE ile TESVİYECİ/LİK ile TESVİYE ALETİ

- TESVİYE/Cİ/LİK değil/yerine/= DÜZLEME/Cİ/LİK

- TETÂBUK[Ar. < TIBK] değil/yerine/= UYMA, UYGUN GELME, UYGUN DÜŞME, KARŞILIK GELMESİ

- TETİK ile GÖZALTI ile GÖZALTI MERKEZİ

- TETİK ile TETİK

( Ateşli silahlarda ateşlemeyi sağlamak için çekilen küçük parça. İLE Çabuk davranan, çevik, dikkatli, uyanık. | Dikkat ve özen gerektiren, nazik. )

- TETİKLEMEK ile/ve DEŞMEK

- TETİKLEMEK ile KÖRÜKLEMEK

- TETİKLEMEK ile TETİKLEŞMEK ile TETİKLEYEBİLMEK ile TETİK/LİK ile TETİKLİ ile TETİKÇİ/LİK

- TETİKLE(N)MEK" ile/||/<> "YÜKSEL(T)MEK"

- TETİKTE" OLMAK/KALMAK ile/ve/||/<> TEYAKKUZ

- TETKİK ETMEK değil/yerine/= İNCELEMEK

- TETKİK değil/yerine/= İNCELEME