| ...K ve ...K | (K ile biten FaRkLaR...)

- ÇİZİKTİREBİLMEK ile ÇİZİKTİRİVERMEK

- CIZIKTIRMAK ile CIZIK

- ÇİZİKTİRMEK" değil ÇİZMEK

- CIZILDAMAK ile CIZILDATMAK

- ÇİZİLMEK ile ÇİZİKTİRMEK ile ÇİZİLEBİLMEK ile ÇİZİLİVERMEK ile ÇİZİ ile ÇİZİK ile ÇİZİM ile ÇİZİŞ ile ÇİZİCİ/LİK ile ÇİZİLİ ile ÇİZİKLİ ile ÇİZİMCİ/LİK ile ÇİZİKSİZ ile ÇİZİN ÇİZİN

- CIZIR CIZIR (PİŞMEK)

- CIZIRDAMAK ile CIZIRDATMAK

- CIZLAMAK ile CIZLAM

- ÇİZMEK ile ÇİZMECİ/LİK ile ÇİZMELİ

- ÇİZMEK ile İÇERİ ÇEKMEK ile ÇİZGİ ÇEKMEK ile ÇİZGİLER ÇİZ ile DIŞARI ÇEKMEK ile HAZIRLAMAK ile ÇEKMECE ile ÇİZİM ile ÇİZGİ ÇİZME


- ÇİZMEK ile KESMEK

- CİZVİT ile CİZVİTLİK

- CLADISTICS[İng.] değil/yerine/= KLADİSTİK

( Filogenetik türleşme olaylarının tarihsel sıralamasına göre yapılan bir sınıflandırma şemasıdır. Aynı zamanda torun türlerin atalarından edindikleri özellikleri (sinapomorfik özellikleri) göstermek için de kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- CLAIM :/yerine İDDİA ETMEK

- CLAISEN FLASK[İng.] / CLAISEN BALLON[Fr.] / CLAISEN KOLBEN[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAİSEN BALONU

- CELL DE CLARK[Fr.] ile/değil/yerine/= CLARK GÖZESİ

- CLARK CELL[İng.] / CELLULE DE CLARK[Fr.] / CLARK-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= CLARK PİLİ

- CLASSIC :/yerine KLASİK

- CLAUSİUS İLE KELVİN İLE PLANCK ile/||/<> ENTROPİ FORMÜLASYONLARI

( Termodinamiğin ikinci yasasının farklı ifadeleri. )
( Formül: ΔS_evren ≥ 0 )
( Max Planck tarafından 1900 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1858-1947) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Kuantum teorisi, Planck sabiti) (Nobel: 1918) )

- CLIMB :/yerine TIRMANMAK


- CLINIC :/yerine KLİNİK

- CLINICAL :/yerine KLİNİK

- CLOCK :/yerine SAAT

- CNN/CONVOLUTIONAL NEURAL NETWORK değil/yerine/= EVRİŞİMSEL SİNİR AĞI

- ÇOBAN/LIK ile ÇOBANLAR ile ÇOBANSIZ/LIK ile ÇOBANLAMA ile ÇOBAN BÖREĞİ ile ÇOBAN KEBABI ile ÇOBAN KÖPEĞİ ile ÇOBAN MERHEMİ ile ÇOBAN YILDIZI ile ÇOBAN SALATASI

- ÇOCUĞA, "GELECEK HAZIRLAMAK" değil ÇOCUĞU, GELECEĞE HAZIRLAMAK

- ÇOCUĞA, PARMAĞINI TUTTURMAK ile/değil/yerine ÇOCUĞUN, ELİNDEN TUTMAK

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Güven, güç, ümit ve cesâret verir. Birlik ve bütünlük düşünce ve duygusu yaratır. )

- ÇOCUĞUN GEREKSİNİMLERİ/SORUNLARI İLE "İLGİLENMEK"/KENDİ YAPABİLECEKLERİNİ "GİDERMEK" ile/değil/ne yazık ki/> ÇOCUĞU KÖRELTMEK/KAYBETMEK

- ÇOCUK DOĞURMAK/DOYURMAK ile/ve/değil/||/<>/> YOĞURMAK

- ÇOCUK:
SUÇA SÜRÜKLENEN
değil SUÇA SÜRÜKLENDİĞİ İDDİA EDİLEN


- ÇOCUK ile/||/<> AŞTAL/AFARA/KENCE/TEKNE KAZINTISI
[<

( ... İLE/||/<> Kişinin sonuncu [yaşlılık çağlarında doğan] çocuğu. )

- ÇOCUK ve/<> BİSİKLET

( İçindeki çocuğa sarıl! Sana, insanı ve bisikleti anlatır/yaşatır... )

- ÇOCUK = CHILD/KID[İng.] = ENFANT/GOSSE[Fr.] = KIND[Alm.] = BAMBINO[İt.] = NIÑO[İsp.]

- ÇOCUK ile/ve/||/<>/> ÇIRAK

- ÇOCUK ile ÇOCUK İSTİSMARI ile ÇOCUKSUZ ile ÇOCUKSU ile ÇOCUKSU

- ÇOCUK ile HIRSIZ

( İkisi için de, geldiğimiz son nokta[olanaklar/koşullar], onların başlangıç noktasıdır.[Dolayısıyla, ne çocuğun, ne de hırsızın "zekâ"sının ve/ya da "başarı"larının üzerinde fazla durulmaz/durulmamalıdır!] )

- ÇOCUK ve/<>/= İNSANLIK

- ÇOCUK ile KİŞİ

- ÇOCUK ile/ve SABÎ[Ar.]

( ... İLE/VE Henüz memeden kesilmemiş erkek çocuk. | Üç yaşını tamamlamayan erkek çocuk. )
( SABÎ-İ MUABBİR: Söyleyen ve söylediğini bilen çocuk. )

- ÇOCUK ile ŞAKA YAPMAK


- ÇOCUK ile VAHŞİ ÇOCUK

( ... İLE Hindistan'da. )

- ÇOCUK ile/ve/||/<>/> YETİŞMİŞ/SERPİLMİŞ ÇOCUK/ÜFHÛD[Ar.]

- ÇOCUKÇA/LIK ile/değil/yerine ÇOCUKSU/LUK

( Belirli bir yaşa/"bilince" kadar ve kısmen kabul edilebilir. İLE/DEĞİL/YERİNE Her yaşta kabul edilir, hoş ve uygundur. )
( Bilgisiz ve bilinçsizcedir. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilgecedir. )
( Hamakatle/ahmaklıkla. İLE/DEĞİL/YERİNE Neşeyle, sevinçle, coşkuyla. )
( İrâdeyle. İLE/DEĞİL/YERİNE İhtiyârla. )

- ÇOÇUK/ÇOÇUQ ile ÇOCUK
[<

( Domuz yavrusu. İLE İnsan yavrusunun bebeklikten gençliğe/ergenliğe kadarki dönemi. )

- ÇOCUKLARA ABUR CUBUR ALMAK/VERMEK, GÖTÜRMEK, HEDİYE ETMEK yerine MEYVE VERMEK, GÖTÜRMEK, HEDİYE ETMEK

( Çikolata/gofret çeşitleri, özellikle çocuklar için olduğu gibi yetişkinler için de sağlığa zararlı ürünlerdir. Neredeyse hiç denilebilecek kadar az tüket(tir)menizi salık veririz. LÜTFEN! )
( Çocukları meyve ya da daha yararlı yiyecek ya da küçük/basit/ucuz hediye ve oyuncaklarla sevindirebiliriz. )
( Çocuklarımıza ve geleceğimize sahip çıkmak, yapılmaması gerekenleri bugün yerine getirerek, sürekli doğru örnek olarak sağlanabilir. )

- ÇOCUKLARA, DAHA İYİ BİR DÜNYA BIRAKMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜNYAYA, DAHA İYİ ÇOCUKLAR BIRAKMAK

- ÇOCUKLARA:
KONUŞMAYI "ÖĞRETMEK"
ile/ve/değil/yerine DİNLEMEYİ GÖSTERMEK/ÖĞRETMEK

- ÇOCUKLARI TERBİYE ETMEK ile/ve/değil/yerine KENDİMİZİ TERBİYE ETMEK

- ÇOCUKLARIN:
!YÜZÜNE TOKAT ATMAK
değil/yerine !KIÇLARINA VURMAK

- ÇOCUKLARIN:
!YÜZÜNE TOKAT ATMAK
değil/>< !KIÇLARINA VURMAK

( Yanlışı. >< Doğrusu. )

- ÇOCUKLUK VE GENÇLİK ile/ve/||/<> RÜŞT VE KEMÂL

- ÇOCUK/LUK ile GENÇ/LİK

- ÇOCUK/LUK ile/> YETİŞKİN/LİK

( [Sorumluluğu] Dışarıda/başkalarında bekleyen/"gören". İLE/> Kendinde bulan/üstlenen. )
( Sorumsuzluk. İLE/> Sorumluluk. )
( Yabancılık. İLE/> Özdeşlik. )
( Oyunlarla aldatılır. İLE/> Yeminlerle aldatılır. )
( Hiçbir şeyde, "her şeyi bulur". İLE/> "Her şeyde", hiçbir şey bulamaz. )

- YAŞ:
ÇOCUKLUKTA/GENÇLİKTE
ile/ve/||/<>/> YETİŞKİNLİKTE

( Girilen/gün alınan. İLE/VE/||/<>/> Tamamlanılan/yaşanılan. )

- ÇOCUKSULAŞMAK ile ÇOCUKSU/LUK

- ÇOCUK/TA, "SAYGISIZ/LIK":
[ya] YILIŞIK/LIK
ya da ŞIMARIK/LIK

( Aşırı baskıdan dolayı. YA DA Aşırı "sevgi"den dolayı. )

- CODOMINANCE[İng.] değil/yerine/= EŞ BASKINLIK

( Bir genin her iki alelinin de fenotipe etki ettiği durum. Bu durumda çekinik alel bulunmaz. Her iki alel de fenotipe etki eder. Örneğin insanlardaki MN kan öbeği eş baskındır. LMLM kan grubunda sahip bireyler sadece M molekülünü taşıyan kırmızı kan gözelerine, LNLN kan grubuna sahip bireyler ise sadece N molekülünü taşıyan kırmızı kan gözelerine sahiptir. Fakat LMLN kan grubuna sahip bireyler hem M, hem de N molekülünü taşıyan kırmızı kan gözelerine sahiptir. "Kodominanslık" olarak da bilinir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ÇOĞALMAK ile ÇOĞALTMAK ile ÇOĞALTILMAK ile ÇOĞALABİLMEK ile ÇOĞALTTIRMAK ile ÇOĞALIVERMEK ile ÇOĞALTABİLMEK ile ÇOĞALTIVERMEK

- ÇOĞALTICI ile/||/<> ÇOĞALTICI TÜP / ELEKTRON ÇOĞALTICI TÜP / ÇOĞALTICI FOTOTÜP / ELEKTRON ÇOĞALTICI FOTOTÜP ile/||/<> ÇOĞALTKAN OLMAYAN ORTAM / ÇOĞALTKAN OLMAYAN REAKTÖR / REAKTİFLİK

( Gerilim aralığını artırmak için bir gerilimölçerle seri bağlı olarak kullanılan direnç. İLE/||/<> Fotokatodu ve çıkış elektrodu arasında giderek artan potansiyel farkları altında bir ya da daha fazla kademeli dinotları olan, fotokatottan gelen elektronların her dinotta yansıyarak ve her yansımada yayılan ikincil elektronların eklenmesiyle çoğalarak yükselmiş çıkış alınan bir fototüp. )

- ÇOĞALTILABİLMEK ile ÇOĞALTIM ile ÇOĞALTIŞ ile ÇOĞALTICI


- ÇOĞALTMAK ile/ve ARTIRMAK

- ÇOĞAL(T)MAK ile/ve/||/<> YAYGINLAŞ(TIR)MAK

- ÇOĞALTMAK ile/ve/<>/> YAYMAK

- ÇÖGEN ile DEĞNEK
[<

( Çevgen oyununda kullanılan değnek. İLE ... )

- COĞRAFYA ile COĞRAFYACI/LIK

- COĞRAFYACI ile COĞRAFİ ile COĞRAFİ OLARAK ile COĞRAFYA

- ÇOĞU ŞEYİ BİLMEMEK/BİLMİYOR OLMAK ile/değil/yerine BAZI ŞEYLERİ BİLMEMEK/BİLMİYOR OLMAK

- ÇOĞUL KİŞİLİK ile/ve/||/<> AYRIŞMA SORUNU

- ÇOĞULLAMAK ile ÇOĞULLAŞMAK ile ÇOĞULLAŞTIRMAK ile ÇOĞULLAŞTIRILMAK ile ÇOĞU ile ÇOĞUL/LUK ile ÇOĞUN/LUK ile ÇOĞULCU/LUK ile ÇOĞU KEZ ile ÇOĞUL EKİ ile ÇOĞUNLUK SİSTEMİ

- ÇOĞUL/LUK / ÇOK/LU ile/ve/değil/||/<> ÇEŞİT/Lİ/LİK


- ÇOĞULLUK ile/ve/||/<> SOYUTLAMA

- ÇOĞUNLUĞUN:
İSTEDİĞİNİ İSTEMEMEK
ile/ve/<> İSTEMEDİĞİNİ İSTEMEK

- ÇOĞUNLUK/AZINLIK değil/yerine HEP BİRLİKTE

- ÇOĞUNLUK" ile "AĞIRLIK"

- ÇOĞUNLUK ile BÜYÜK/GENİŞ ÇOĞUNLUK

- ÇOĞUNLUK ile ÇOĞUL

- ÇOĞUNLUK ile ÇOĞULLUK

- ÇOĞUNLUK ile NİTELİKLİ ÇOĞUNLUK

- ÇOĞUNLUK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> SÜRÜ

- ÇOĞUNLUK ile/değil/yerine/<> YETERSAYI


- ÇOĞUNLUKÇULUK ile/değil/yerine ÇOĞULCULUK

- ÇOĞUNLUKLA ... ile DAHA ÇOK ...

- COHERENT IŞIK ile/||/<> INCOHERENT IŞIK

( Coherent ışık sabit faz ilişkisi (lazer), incoherent rastgele fazlıdır. )
( Formül: Lazer İLE ampul )

- ÇOK ANLAMLILIK ile/ve/değil ANLAM ÇOKLUĞU

- ÇOK ANLAMLILIK ile/ve/değil ÇOKLU ANLAMLILIK

- ÇOK ANLAMLILIK ile/ve ORTAK ANLAMLILIK

- [ne yazık ki]
(ÇOK) BENCİL/LİK
değil/yerine/>< (ÇOK) BİLGİ(Lİ/LİK)

( Ne kadar bilgi, o kadar az bencillik; ne kadar az bilgi, o kadar çok bencillik. )

- ÇOK BİLGİLİ OLMAK ile/ve/||/<>/> ÇOK GÜZELLİK VE ACI GÖRMEK/YAŞAMAK

- [ne yazık ki]
"ÇOK BİLMEK"
ile/ve/||/<>/> ÇOK YANILMAK

- ÇOK BİLMİŞLİK ile/ve/değil/<> HADDİNİ/AMACINI AŞAN, ANLAMSIZ(GEREKSİZ/YERSİZ) SÖZ/KONUŞMA


- ÇOK ÇEŞİTLİ/FARKLI ŞEYLERİ BİLMEK ile/ve/<> BİLDİĞİ(N) KONUDA ÇOK ÇEŞİTLİ/DERİN ŞEYLERİ BİLMEK

( Okyanusun yüzeyini görüp de alttaki derinliği ve ucsuz bucaksızlığı tümüyle unutma! )

- COK COK (EMMEK)

- ÖPMEK:
COK COK
ile/ve/||/<> ÇOK ÇOK

- MULTIVALENT[İng./Fr.] / MEHRWERTIG, VIELWERTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK DEĞERLİLİK

- ÇOK (FAZLA) ŞEY BİLMEK ile/ve/<>/değil/yerine İŞE YARAYACAK ÇOK (FAZLA) ŞEY BİLMEK

- ÇOK/GERÇEKTEN İSTEMEK ile/ve/<> TAM/DOĞRU İSTEMEK

- ÇOK İSTEMEK ile/yerine GERÇEKTEN İSTEMEK

- ÇOK KONUŞMAK ile/ve BOŞ KONUŞMAK) ile/ve/yerine ÇOK/BOŞ KONUŞMAMAK

- ÇOK KONUŞMAK değil/yerine/>< AZ KONUŞMAK

( Sık sık pişman olunur. DEĞİL/YERİNE/>< Pek az pişman olunur. )

- ÇOK KÜLTÜRCÜLÜK ile/değil/yerine ÇOK KÜLTÜRLÜLÜK


- ÇOK SESLİLİK / İFADE HAKKI ile/değil DENSİZLİK

( "Sosyal medya"da. İLE/DEĞİL Günlük yaşamda. )
( Keyfiyette. İLE/DEĞİL Gerçeklikte. )
( "Kendi çıkarlarında." İLE/DEĞİL Ortak alanda, olanaklarda ve koşullarda. )

- ÇOK SEVMEK ile/değil/yerine SEVMEK

- ÇOK SEVMEK değil/yerine SEVMEK

( Neyi çok[gereğinden fazla] seversek, canımızdan olduran odur. )

- ÇOK ŞEY BİLMEK ile/ve/değil/yerine ÇOK ÖNEMLİ(ÖNCELİKLİ) ŞEYLERİ BİLMEK

- ÇOK ŞEYDEN HABERDAR OLMAK ile/ve/değil/yerine BİRBİRİMİZİ DİNLEMEK

- ÇOK ULUSLULUK ile/değil/yerine EVRENSELLİK

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Dil, hukuk ve kavramsallık. )

- ÇOK YAŞAMAK ile/ve/değil/yerine İYİ/NİTELİKLİ YAŞAMAK

( Nicelikli. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Nitelikli. )
( Yaşlanılan gün/saat/dakika/ÂN. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Yaşanılan gün/saat/dakika/ÂN. )

- ÇOK YEMEK ile/değil/yerine YEMEYİ SEVMEK

- ÇOK YORULMAK ile/ve/değil/||/<>/< ÇABUK YORULMAK

- ÇOK "YUKARI" değil ÇOK YÜKSEK


- [ne yazık ki]
ÇOK
ile/değil/>< AZ

( Sözcük. İLE/VE/DEĞİL/||/>< Anlam.
"Yargı". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Adâlet.
Geveze. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Konuşan.
Sevişen. İLE/VE/DEĞİL/||/>< Seven.
Yürüyen. İLE/VE/DEĞİL/||/>< İlerleyen. )
( "Yetmez." İLE/DEĞİL/>< Yeter. )

- ÇOK ile/||/<> BOL

( ... @@ VÜS'AT[: Genişlik, bolluk. | Para durumu. | Boş meydan, fırsat. | Genlik.] )

- ÇOK ile BOL BOL

- ÇOK ile/ve/değil ÇOĞUL

- ÇOK ile DELİM

( ... İLE Çok, fazla, ziyade. )

- ÇOK ile FURYA[İt. < FURIA]

( ... İLE Olağandan çok fazla bulunma durumu. )

- ÇOK değil/yerine GEREKTİĞİ KADAR

- ÇOK" ile/ve/ne yazık ki/<>/> "HEP"

( Birden, "çok"; ikiden, "hep" çıkmaz/çıkarılmaz!["genellemeden, indirgemeden ve özdeşleştirmeden" || "köktenci, toptancı ve sonuç odaklı" olmadan düşünmeyi/konuşmayı yeğleyerek!] )

- ÇOK ile HIZLI

- ÇOK ile PEK


- ÇOK ile SIK SIK

- ÇOK ile/ve/||/<>/> ŞOK

- ÇOK ... ile SON DERECE ...

- ÇOK ile SÜREKLİ

- ÇOK ... yerine/değil YETER(Lİ)/KÂFİ DERECE(DE) ...

- ÇOK ile/>< YOK

- [ne yazık ki]
"ÇOK BİLMİŞLİK"
ile/ve/||/<> "GARANTİCİLİK"

( [ne yazık ki] Bir kişi, ne kadar bilmiyorsa, o kadar "bilir". İLE/VE/||/<> Ne kadar "korkuyor" ve "öfkeliyse", o kadar "garanticidir". )

- ÇÖKEK ile ÇÖKELGE

( Çukur yer. | Bataklık, sazlık. İLE Bataklık, su kenarı, balçık. )

- ÇÖKELEK ile ÇÖKELEKLİ

- TERESSÜP ETMEK[Osm.] / AUSFALLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖKELMEK, ÇÖKMEK


- ÇÖKELMEK ile ÇÖKELTMEK ile ÇÖKELTİLMEK ile ÇÖKELTEBİLMEK ile ÇÖKEL

- ÇÖKELTİLEBİLMEK ile ÇÖKELTİ

- ÇÖKELTME/K ile/değil ÇÖKERTME/K

- TERSİP ETMEK[Osm.] / FALIAJABORANDI[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖKELTMEK

- ÇÖKERMEK ile ÇÖKERTMEK ile ÇÖKERTİLMEK ile ÇÖKERTEBİLMEK ile ÇÖKERTİVERMEK

- ÇÖKERTİLEBİLMEK ile ÇÖKERTİ ile ÇÖKERTİ SEKİSİ

- [ne yazık ki]
"ÇOK FAZLA BİLMEK"
=/< YETERİNCE VE YETKİN BİLMEMEK

- ÇÖKKÜNLEŞMEK ile ÇÖKKÜN/LÜK

- ÇOKLU MANTIK ile/ve SAÇAKLI MANTIK

- ÇOKLU ile ÇOKLUK ile ÇOKLU ZEKA ile ÇOKLUK EKİ ile ÇOKLU ORTAM ile ÇOKLU GÖSTERİM


- ÇOKLUK ve ANLAYIŞ

- ÇOKLUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BEREKET

- ÇOKLUK ile/ve/<>/= BİRLİK

- ÇOKLUK ile BÜYÜKLÜK

( "Bağımsız" parçalara bölünür ve her bir parça "süreksiz"dir. İLE
"Sınırsızca" parçalara bölünebilir ancak her bir parçası "sürekli"dir. )

- ÇOK/LUK ve/||/<>/> ÇÖP/LÜK

- ÇOK/LUK ile/ve/değil İKİ/LİK

- ÇOKLUK ile SÜREKLİLİK

- ÇOK/LUK ile/ve/<>/değil/yerine YAYGIN/LIK

- ÇÖKME ile GÖÇME ile GÖÇÜK

- ÇÖKMEK ile/ve/değil ÇÖMELMEK


- ÇÖKMEK ile/ve/||/<> ÇÖREKLENMEK

- ÇÖKMEK ile/ve/değil/||/<>/< ÇULLANMAK

- ÇÖKMEK/ÇÖMELMEK ile APIŞMAK

( ... İLE Hayvanın yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermesi. | Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. | Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek. )

- ÇOKTANRICILIK = POLYTHEISM[İng.] = POLYTHÉISME[Fr.] = POLYTHEISMUS[Alm.]

- ÇÖKTÜRMEK ile ÇÖKTÜRTMEK ile ÇÖKTÜRÜLMEK

- TO PRECIPITATE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖKTÜRMEK

- ÇÖKÜK ile GÖÇÜK

- ÇÖKÜŞMEK ile ÇÖKÜŞ

- ÇÖKÜT ile ÇÖKÜTLÜK
[<

( Kısa boylu kişi/nesne. İLE Boyca kısalık. )

- COLD :/yerine SOĞUK


- ÇÖLE ÇIKMAK, ...:
YALNIZ KALMAK
ve/||/<>/> KENDİNLE KALMAK ve/||/<>/> YALNIZLIĞI AŞMAK

- COLLECT :/yerine TOPLAMAK

- ÇÖLLEŞMEK ile ÇÖLLEŞTİRMEK ile ÇÖLLEŞEBİLMEK ile ÇÖLLEŞTİRİLMEK

- COLOR :/yerine RENK

- ÇOLPA/LIK ile ÇOLPAN

- ÇOLUK ÇOCUK ile ÇOLUKLU ÇOCUKLU

- ÇÖLYAK ile/||/<> BUĞDAY ALERJİSİ

( Gluten tüketimi sonucu ince bağırsaklarda hasar ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. İLE/||/<> Buğday proteinlerine karşı alerjik tepkime. )

- ÇÖLYAK ile/||/<> LAKTOZ İNTOLERANSI

( Gluten tüketimi sonucu ince bağırsakta hasar oluşması ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. İLE/||/<> Laktozun içeren gıdaların sindirilememesi sonucu sindirim sorunları. )

- ÇÖLYAK ile/değil TROPİKAL SPRUE

( ... İLE/DEĞİL Bu hastalık, çölyak hastalığını taklit ederek bazen doktorları yanıltsa da tropik bölgelerde yaşayan ya da geziye çıkan kişilerin kaptığı bir bulaşımdan kaynaklanır. Belirtiler arasında, şiddetli ishal, kuvvet kaybı, ateş, gece körlüğü ve besin emilimi yetersizliği görülür. Hastalığa neden olan bakteri, kesin olarak bilinmemekle beraber antibiyotik ve vitaminlerle tedavi edilebilmektedir. İyi haber şu ki, dünya çapında artan hijyen ve sağlık koşulları ile antibiyotik sağlanabilirliği sayesinde, bu hastalık giderek azalmakta. )

- ÇOMAK ile ÇOMAKLAMAK ile ÇOMAKLI ile ÇOMAKSIZ


- COMBINE :/yerine BİRLEŞTİRMEK

- COME :/yerine GELMEK

- ÇÖMELMEK ile ÇÖMELTMEK ile ÇÖMELTİLMEK ile ÇÖMELEBİLMEK ile ÇÖMELİVERMEK

- CÖMERT/BONKÖR/AHİ/SEMİH değil/yerine/= ELİAÇIK/AKI/ELİBOL/GÖNLÜBOL/SELEK

- CÖMERTLEŞMEK ile CÖMERTLEŞEBİLMEK ile CÖMERT/LİK ile CÖMERTÇE

- CÖMERTLİK ile CÖMERTLİK ile CÖMERTÇE

- CÖMERTLİK ile İSRAF

- COMFORT :/yerine RAHATLIK

- ÇÖMLEK ile ÇÖMLEKÇİ/LİK ile ÇÖMLEK HAMURU ile ÇÖMLEK HESABI ile ÇÖMLEK KEBABI

- ÇÖMLEK ile/ve ÜZLÜK

( ... İLE/VE Topraktan, kulpsuz, küçük çömlek. )

- ÇÖMLEKÇİ SOKAK

( Çayırbaşı Mahallesi sokaklarından biridir. Bu alanda çömlekçi atölyeleri bulunuyordu. Uzun yıllar faaliyete bulundular. Alan sokak haline dönüştürüldükten sonra sokağa "Çömlekçi Sokak" ismi verildi. )

- COMMENT vs. FEEDBACK

- COMMIT :/yerine İŞLEMEK, ADAMAK

- COMMITMENT :/yerine BAĞLILIK

- COMMUNICATE :/yerine İLETİŞİM KURMAK

- COMPARE :/yerine KARŞILAŞTIRMAK

- COMPETE :/yerine REKABET ETMEK

- COMPLAIN :/yerine ŞİKAYET ETMEK

- COMPLETE :/yerine TAMAMLAMAK

- COMPLEX :/yerine KARMAŞIK


- COMPLICATED :/yerine KARMAŞIK

- COMPOSE :/yerine OLUŞTURMAK, BESTELEMEK

- CONCENTRATE :/yerine ODAKLANMAK

- CONCERN :/yerine ENDİŞE, İLGİLENDİRMEK

- CONCLUDE :/yerine SONUÇLANDIRMAK

- CONFIRM :/yerine ONAYLAMAK

- CONFRONT :/yerine YÜZLEŞMEK

- CONNECT :/yerine BAĞLAMAK

- CONNECTİCUT ile BAĞLAMAK ile BİRBİRİNE BAĞLANMAK ile BAĞLI ile BAĞLANIYOR ile BİYEL ile BAĞLANTI ile BAĞLANTI KABLOSU ile BAĞLANTI TERMİNALİ ile BAĞLAYICI ile BAĞ DOKUSU ile BAĞLAYICI

- CONNECTION vs. TRICK


- CONSIDER vs. CONTEMPLATE vs. MEDITATE vs. PONDER vs. RUMINATE vs. THINK

- CONSIDER :/yerine DÜŞÜNMEK, DİKKATE ALMAK

- CONSIST :/yerine OLUŞMAK

- CONSTANTLY :/yerine SÜREKLİ OLARAK

- CONSTITUTE :/yerine OLUŞTURMAK

- CONSTRUCT :/yerine İNŞA ETMEK

- CONSUME :/yerine TÜKETMEK

- CONTAIN :/yerine İÇERMEK

- CONTALAMAK ile CONTA

- CONTINUE :/yerine DEVAM ETMEK


- CONTRAST :/yerine ZITLIK, KARŞILAŞTIRMAK

- CONTRIBUTE :/yerine KATKIDA BULUNMAK

- CONTROL :/yerine KONTROL ETMEK

- CONVENTION :/yerine TOPLANTI, GELENEK

- CONVERT :/yerine DÖNÜŞTÜRMEK

- CONVINCE :/yerine İKNA ETMEK

- COOK :/yerine AŞÇI, PİŞİRMEK

- COOK vs. COOKER

- ÇÖP ile ÇÖP ile ÇÖP ile ÇÖPİK/ŞÖPİK
[<

( Herhangi bir şeyin dibindeki çökelti. | Değersiz kişi. İLE Tutmaç parçası. İLE Herhangi bir şeyin tortusu ya da sıkıldıktan sonra geriye kalan bölümü. İLE Meyve yendikten sonra geriye kalan ve atılan bölüm. )

- [ne yazık ki]
!ÇÖP ATMAK
=/||/<> !"ÇÖP BIRAKMAK"


- COPE :/yerine BAŞA ÇIKMAK

- COPLAMAK ile COPLANMAK ile COPLATMAK

- ÇÖPLENMEK ile ÇÖPLENEBİLMEK

- ÇÖPLÜ ile ÇÖPLÜK ile ÇÖPLÜKÇÜ/LÜK ile ÇÖPLÜK HOROZU

- ÇÖP/LÜK ile/değil MİDE!

( Mide çöplük değildir! "Atılmasın/günah" diye (gereksiz/fazladan) yemek de mideyi çöplük durumuna düşürür. Yiyecekler atılması gerekiyorsa atılmalıdır/atılabilmelidir. )

- ÇOPURLAŞMAK ile ÇOPURLAŞTIRMAK ile ÇOPUR/LUK

- COPY :/yerine KOPYA, KOPYALAMAK

- ÇORAK ile KISIRLIK

- ÇORAK ile KURAK

( Verimli olmayan toprak. | Acı su. | Verimsiz, kısır. | Toprak damlara çekilen, su geçirmeyen killi toprak. | Bazı toprakların yüzünde beyaz bir katman durumunda toplanan ve eskiden barut yapmakta kullanılan potaslı, sutlu tuz. İLE Yağışsız hava, mevsim, yıl. | Nem tutmayan, çabuk kuruyuveren, çorak toprak. )

- ÇORAKLAŞMAK ile ÇORAKLAŞTIRMAK ile ÇORAKLAŞABİLMEK ile ÇORAKLAŞTIRILMAK ile ÇORAKLAŞTIRABİLMEK ile ÇORAK/LIK


- ÇORAP ile BENÎK

( ... İLE Çoğu zaman çorap yapılan adi ipek. )

- ÇORAP ile ÇORAPÇI/LIK

- ÇORAP[Fars. < CURAB] ile PATİK