| ...K ve ...K | (K ile biten FaRkLaR...)

- AHLÂKSIZLIK ile/ve TANIMAMAK

( Nuh diyor, peygamber demiyor. )
( AHLÂK-I ZEMÎME: KÖTÜ AHLÂK )

- AHLAKSIZLIK ile UYGUNSUZ ile UYGUNSUZ BİR ŞEKİLDE

- AHLAMAK ile AHLAF ile AHLAK ile AHLAT ile AHLAKLI/LIK ile AHLAKÇA ile AHLAKÇI/LIK ile AHLAKSIZ/LIK ile AHLAK DIŞI ile AHLAKSIZCA ile AHLAK BİLİMİ ile AHLAK DIŞICI/LIK ile AHLAK YASASI ile AHLAK BİLİMCİ ile AHLAK BİLİMSEL ile AHLAK ZABITASI

- AHLANIP VAHLANMAK

- AHMAK ile ANDAVAL/LI[Yun.]

( Aklını gereği gibi kullanamayan, bön, budala, hamakat gösteren. İLE Ahmak, aptal, beceriksiz, şaşkın, bön, görgüsüz kişi. )

- AHMAK ile DOSTUM

- AHMAK ile/değil/yerine/>< FİLOZOF

( Felsefeyi zorlaştırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Felsefeyi kolaylaştırır. )

- AHMAK[Ar.] ile/değil/yerine/>< İHTİYÂR[Ar.]

- AHMAK[Ar.] ile MÂİK[Ar.]

- AHMAK/LIK ile AHMAKLAŞMAK ile AHMAKLAŞTIRMAK ile AHMAKLAŞABİLMEK ile AHMAKLAŞTIRABİLMEK ile AHMAKÇA


- AHMAK/LIK ile/ve/değil/ya da HAİN/LİK

( Hain, korkaktır. )

- AHRETLİK ile AHRET KARDEŞİ ile AHRET KARDEŞLİĞİ

- AİDİYET değil/yerine/= DEĞİŞLİK

- AİLE SAHİBİ OLMAK değil/yerine/= OĞUŞLANMAK

- AİLE ve/||/<> ÇOCUK ve/||/<> ARKADAŞ

( Arkadaşını [tanımada/anlamada]. VE/||/<> Akrabayı [tanımada/anlamada]. VE/||/<> Sevgiliyi/eşi [tanımada/anlamada]. [ve sana zarar/yarar verip vermeyeceğinde] [PEK/KOLAY KOLAY YANILMAZ] )

- AİLE değil/yerine/= OĞUŞLUK

- AİLECEK değil AİLECE

- AİLE/LİK ile AİLECE ile AİLESİZ/LİK ile AİLE ADI ile AİLE İSMİ ile AİLE DOSTU ile AİLE OCAĞI ile AİLE REİSİ ile AİLE HAYATI ile AİLE HEKİMİ ile AİLE HUKUKU ile AİLE BAHÇESİ ile AİLE BÜTÇESİ ile AİLE DOKTORU ile AİLE MECLİSİ ile AİLE SAADETİ ile AİLE GAZİNOSU ile AİLE MATİNESİ ile AİLE FOTOĞRAFI ile AİLE HEKİMLİĞİ ile AİLE PLANLAMASI

- AİLE/OCAK ile KÖR OCAK

( ... İLE Çocuksuz aile. )

- AİLESEL ile AŞİNA ile TANIDIK KONUŞMA ile AŞİNALIK ile ALIŞMAK


- AIRCRAFT :/yerine UÇAK

- AİT OLMA ve/||/<>/>/< SORUMLULUK

- AİT OLMAK ile AİT OLMAK ile AİT ile AİT ile EŞYALAR

- AİT OLMAK ile/ve/||/<>/> CİDDİYE ALINMAK

- AİT OLMAK ile PARÇASI OLMAK

- AJAN/LIK ile AJANS ile AJAN PROVOKATÖR

- AJİTASYON ile/||/<> AJİTE ile/||/<> AJİTE ETMEK

( Huzursuzluk, çalkalama. İLE/||/<> Huzursuz, çalkalanmış. İLE/||/<> Huzursuz etmek, çalkalamak. )

- AJİTATÖR/PROVOKATÖR/MUHARRİK[Ar.] değil/yerine/= KIŞKIRTICI

- AJUR[Fr. < AJOUR] değil/yerine/= DELİKLİ ÖRGÜ, GÖZENEK

- AK/AQ[Oğuz] ile/||/<> AK SAY/AQ SAY ile/||/<> AK TEREK/AQ TEREK
[<


- AK ile AK

( Beyaz. İLE Sıvıların/akışkanların akması. )

- AK ile AK AĞA ile AK KAN ile AK PAK ile AK YEL ile AK YEM ile AK YAZI ile AK BENEK ile AK DEMİR ile AK GÖZLÜ ile AK MADDE ile AK SAÇLI/LIK ile AK YAZILI/LIK ile AK YILDIZ ile AK SAKALLI/LIK ile AK SÜLÜMEN ile AK KAN BEZİ YANGISI

- AK ile BEYAZ

- AK ile/ve/||/<> PAK

( Alnın. İLE/VE/||/<>/> Göğsün. )

- AKABİLMEK ile AKAÇLAMAK ile AKAÇLATMAK ile AKA ile AKAK ile AKAR ile AKAÇ ile AKARCA ile AKARLAR ile AKAR AMBER ile AKAN YILDIZ

- AKAÇ ile AKAK ile AKI ile AKILGA ile AKIM ile AKINDIRIK ile AKINTI ile AKIŞKANLAŞTIRICI ile AKITMALIK ile AKMA ile AKMALIK

( Birikmiş suları akıtmaya yarayan boru, oluk ve benzeri araç. | Temel düzeyindeki suları toplayıp yapıların uzağına akıtan, yeraltı su borusu. İLE Su, hava, duman gibi akışkan şeylerin geçip gitmesine yarayan, her tür yol, akımlık. İLE Işık kaynağının, 1 saniyede çevresine yaydığı ışık enerjisi/akısı.[Akı birimi, lümen'dir.] İLE Suların akması için bir duvarda bırakılan düşey yarık. İLE Üslûp niteliği taşımayan sanat görüşü, çığır. | Hava, su gibi akışkan maddelerin ya da elektrik gibi kuvvetin, herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, çereyan. İLE Ağaç sakızı, reçine. İLE Eğim. İLE Beton akışkanlaştırıcı. İLE Çatı kaplama işlerinde, yedirmelik ya da kurşun şerit ile örtülü birleştirme ya da tonoz geçmesi. İLE Bir gerece uygulanan gerilme sabit kaldığı halde biçim değiştirmenin artması. İLE Sokak ve bahçe yollarının iki yanında ya da ortasında, suların akıp gitmesi için yapılan oluk. )

- AKADEMİ ile AKADEMİSYEN ile AKADEMİK ile AKADEMİK MAKALE ile AKADEMİK YIL ile AKADEMİSYEN ile AKADEMİ

- AKADEMİ/K ile/ve/||/<> AKADEMİCİ/LİK

- AKADEMİZM ile/||/<> İZLENİMCİLİK/EMPRESYONİZM ile/||/<> DIŞAVURUMCULUK/EKSPRESYONİZM ile/||/<> AYRINTI NATÜRALİZMİ ile/||/<> DEFORMASYON ile/||/<> MİTOLOJİK

( Sanat dallarında akademik öğretimin kalıplarına bağlı, yeni arayışlara karşı çıkan anlayış. İLE/||/<> 19. Yüzyıl sonunda Fransa'da ortaya çıkan, ışık etkilerine dayanarak doğayı anlık görüntüsü ile resimlemeye dayanan sanat akımı. İLE/||/<> XX. yüzyılın başlarında izlenimciliğe tepki olarak ortaya çıkan ve sanatçının duygularını renklerle ya da deformasyon yoluyla belirtmesini amaçlayan anlatımcı sanat akımı. İLE/||/<> Bir sanat yapıtındaki ayrıntıların titiz bir gözlem sonucu son derece ince bir işçilikle doğaya uygun bir biçimde betimlenmesi. Özellikle XV. yüzyıl sanatında karşımıza çıkan bu anlayışta her bir ayrıntı doğadaki aslının küçük bir kopyası gibi betimlenir. Ayrıntı natüralizminin en iyi örnekleri, XV. yüzyıl kuzey sanatında dinsel konulu resimlerin arka planlarındaki manzaralarda görülür. İLE/||/<> Biçim bozma. Bir sanat yapıtında betimlenen figürlerin belirli yerlerinin figürü tanınmaz derecesine vardırmadan bozulmaya uğratılması. Batı sanatında özellikle Maniyerist üslûbun kullandığı yöntemlerden biri olan deformasyon, Rönesans sanatındaki kusursuz anatomik tanımlamaya karşı çıkış yollarından biridir. İLE/||/<> Mitolojiye ilişkin her türlü olgu ve oluşum. Batı sanatında genellikle Yunan ve Roma mitolojilerinden konu alınmış yapılarda görülen nitelikler. )

- AKAK ile/ve ŞEV[Fars.]

( Eğimi ve inişi fazla olan yer. İLE/VE Yokuş, bayır, meyilli yer. )

- AKÂMET[Ar.] değil/yerine/= BAŞARISIZLIK

( Kısırlık, verimsizlik. | Başarısızlık, sonuçsuzluk. )

- AKARYAKIT ile AKARYAKITÇI/LIK ile AKARYAKIT İSTASYONU

- AKARYOTİK ile/||/<> AKARYOSİT

( Çekirdeksiz . İLE/||/<> Çekirdeksiz göze. )

- AKBALIK = AKYABALIĞI

( Uskumrugillerden, ufak pullu bir balık.[10 - 60 kg.] )

- AKBAŞ ile AKBALIK

- AKBİL'İ:
YAVAŞ BASMAK
değil/>< BASILI TUTMAK/BEKLEMEK

( Yanlışı. >< Doğrusu. )

- AKÇALAMAK ile AKÇALANMAK ile AKÇA ile AKÇASAL ile AKÇA YEL ile AKÇA PAKÇA ile AKÇA ARMUDU

- AKÇILLANMAK ile AKÇILLAŞMAK ile AKÇIL/LIK

- AKDETMEK ile AKDEDİLMEK ile AKDEDEBİLMEK

- AKEDEMİK değil AKADEMİK


- AKICI/LIK ile AKICI ÜNSÜZ ile AKICILIK ÖLÇEĞİ

- AKICI/LIK ile/ve/değil SÜREKLİ/LİK

- AKICILIK ile SÜRÜKLEYİCİLİK

- AKİD/AKİT ile/||/<> AHKÂM ile/||/<> BERÎÜZ-ZİMME ile/||/<> MATÛK ile/||/<> UHDE

( Sözleşme, bir sözleşmede taraf olan kişi. İLE/||/<> Hükümler. İLE/||/<> Zimmetten ya da borçlardan kurtulmuş, temize çıkmış. İLE/||/<> Azat olunmuş, azatlı. İLE/||/<> Birinin üzerinde olan iş, sorumluluk. )

- AKÎK[Ar.] ile AKÎK[Ar.]

( Çoğunlukla kırmızı renkte olan bir cins değerli taş. İLE Bunaltıcı sıcak/lık. )

- AKIL "ALMAYI İSTEMEMEK" değil/yerine/> "AKLINI BAŞINA TOPLAMAK"

( Kimseden "akıl almak" istemiyorsan, aklını başına topla! )

- AKIL ETMEK ile TEFEKKÜR ETMEK

- AKIL-FİKİR (ERDİREMEMEK)

- AKIL-FİKİR SAHİBİ OLMA(MA)K ile İFLÂH OLMA(MA)K

- AKIL-SIR (ERDİREMEMEK)


- AKIL:
TÜMEL(/LER)
ve/<> TİKELLER ARASILIK

- AKIL VERMEK ile/ve/değil/yerine BİLDİKLERİNİ ANLATMAK

- AKIL ve/||/<> AHLÂK ve/||/<> ADÂLET ve/||/<> ÂDÂB ve/||/<> AŞK

- ÂKİL ile/ve ÂŞIK

- AKIL ve METAFİZİK

- AKIL ve/||/<>/>/< OLANAK

( Yaşam, akıl ettiğin ve olanakların kadardır. [geliştirip değiştirebilme gücü/olanakları sende olmak üzere] )

- US/AKIL ve/<> TARİH/SEL/LİK

- AKILDA KESİNLİK ile/> DUYULARDA KESİNLİK

- AKILDA TUTMAK ile/ve/değil/yerine ANLAMAYA ÇALIŞMAK

- AKILDANE/LİK ile AKILDAN YOKSUN/LUK


- AKILLA TARTMAK ile/değil/yerine KALPLE DİNLEMEK

- AKILLANMAK ve/||/<>/< AKIL ALMAK

- AKILLI (OLAN/OLMAK) ile/ve/değil/yerine "AKLI BAŞINDA" (OLAN/OLMAK)

- AKILLI OLMAK ile/ve/değil/yerine YETERİNCE AKILLI OLMAK/DAVRANMAK

- AKILLI-USLU (DİNLEME(ME)K, KONUŞMA(MA)K)

- AKİL/LİK ile AKİL BALİĞ

- AKILLILIK:
"SÜREKLİ SUSKUN OLMAK"
değil
NE ZAMAN, NEREDE VE NE KADAR SUSACAĞIMIZI BİLMEK

- AKIL-MANTIK

- AKIL(SIZ BAŞ) ve/||/<>/> AYAK

( Akılsız başın cezâsını, ayaklar çeker. )

- AKILSIZ İLERLEMEK değil AKLI AŞARAK İLERLEMEK


- AKILSIZ "KİMLİK" ve/||/<> KEYFİYET

- AKILTAPARLIK ile/yerine AYDINLANMA

- AKIN AKIN (GİTMEK)

- AKINEZİ/AKINESIA[İng.] değil/yerine/= DEVİNIMSİZLİK

- AKİNEZİ[Yun.] ile AKİNETİK[Fr.]

( Parkinson sendromunun belirtileri. İLE Akinezi hastalığına tutulmuş olan. )

- AKİNEZİ ile/||/<> AKİNETİK

( Devinimsizlik. İLE/||/<> Devinimsiz. )

- AKINTI ile AKINTILI ile AKINTISIZ/LIK ile AKINTI BİLİMİ ile AKINTI BİLİMCİ ile AKINTI BİLİMSEL ile AKINTI ÇAĞANOZU

- AKINTIYA KAPILMAK değil/yerine AKIŞA KATILMAK/BIRAKMAK

- AKIŞ ile AKICI ile ÇİÇEK ile ÇİÇEK BUKETİ ile ÇİÇEK BAHÇESİ ile ÇİÇEK TOPLAYICI ile ÇİÇEK ÇELENK ile ÇİÇEKLİK ile ÇİÇEKLİ ile ÇİÇEKLİ ile SAKSI ile ÇİÇEKLER ile AKAN

- AKIŞ ile/ve/<> KENDİLİĞİNDENLİK


- AKIŞIYLA YAŞAMAK ile/ve/||/<> AŞKIYLA YAŞAMAK

- FLÜSSIGKEITSSTATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞKAN STATİĞİ

- AHVÂL-İ SEYYÂLE[Osm.] / MÉCANIQUE DES FLUIDES[Fr.] / FLÜSSIGE MECHANIK, STRÖMUNGSMECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞKANLAR MEKANİĞİ

- AKIŞKANLAŞMAK ile AKIŞKANLAŞTIRMAK ile AKIŞKAN/LIK

- SEYYÂLİYET[Osm.] / FLUIDITY[İng.] / FLUIDITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIŞKANLIK

- AKIŞKANLIK ile/ve SÜREKLİLİK

- AKIŞLI/LIK ile/ve/||/<> GEÇİCİ/LİK

- AKIŞMA ile AKIŞMAZ/LIK ile AKIŞMALI ile AKIŞMASIZ

- AKIŞTA (OLMAK) ile/ve/||/<> SÜREÇTE (OLMAK)

- AKIT ile/değil ATIK


- AKKORLAŞMAK ile AKKORLAŞTIRMAK ile AKKORLAŞTIRILMAK ile AKKOR/LUK

- AKLAMAK ile AKLANMAK ile AKLATMAK ile AKLAŞMAK ile AKLAŞTIRMAK ile AKLANABİLMEK ile AKLAYABİLMEK ile AKLAYIVERMEK ile AKLAN ile AKLA YAKIN/LIK ile AKLA ZARAR ile AKLA ZİYAN ile AKLA YATKIN/LIK

- AKLAMAK ile AKLAYICI

- AKLAYIP PAKLAMAK / AKLANIP PAKLANMAK

- AKLEDİLEBİLİRLİK ile/ve/<> EBEDİLİK

- AKLI BAŞINDALIK ile/ve/<> YALNIZLIK

- AKLÎ BİRLİK ile/ve SİYASÎ BİRLİK

- AKLI, DUYGULARA ARAÇ KILMAK ile/değil DUYGULARI, AKLA ARAÇ KILMAK

- AKLI:
KAYBETMEK
değil "TERK" ETMEK

- AKLÎ ZORUNLULUK ile/ve/<> OLGUSAL ZORUNLULUK


- AKLI ile AKLIK ile AKLINCA ile AKLI KIT/LIK ile AKLI SIRA ile AKLI YETİK ile AKLI KARALI ile AKLI BAŞINDA ile AKLI TAM AYAR

- AKLINA GELMEME(Sİ) ile/ve UYGULAMAYA/KULLANMAYA UYGUN BULMAMAK

- UĞRAŞMAK:
AKLINDAKİLERLE
ile/ve/||/<> GÖNLÜNDEKİLERLE

( Gündüzleri. İLE/VE/||/<> Geceleri. )

- AKLINI, BAŞINA TOPLAMAK" ile/ve "AYAĞINI, DENK ALMAK"

- AKLİNİK[Yun.] değil/yerine/= YER MANYETİK ALANININ, EĞİM VE AÇISI SIFIR OLAN YERİ

- AKLININ BAŞINA GELMESİ ile/değil/yerine/>< AKLI BAŞINDA DAVRANMAK

- AKLİYE ile AKLİYECİ/LİK

- AKMAK ile AKMAN ile AKMAZ ile AKMA HANÇER ile AKMA SINIRI

- AKOLİK değil/yerine/= SAFRASIZ

- AKORTLAMAK ile AKORTLANMAK ile AKORTLATMAK ile AKORTSUZLAŞMAK ile AKORTSUZLAŞTIRMAK ile AKOR ile AKORT ile AKORTLU ile AKORTÇU/LUK ile AKORTSUZ/LUK


- AKRABA ile AKRABALIK

- AKRABA/LIK ile AKRABA DİLLER

- AKREDİTASYON/ACCREDITATION[İng.] değil/yerine/= DENKLİK

- AKREDİTASYON[Fr. < ACCREDITATION] değil/yerine/= DENKLİK

- AKREP ile AKREBEK

( ... İLE Küçük akrep. )

- AKREP ile/ve/||/<>/< YELKOVAN[< YELKEĞEN]

( Saati gösterir. İLE/VE/||/<>/< Dakikaları gösterir. )

- AKRİLİK[Fr.] ile AKRİLİK[Fr.]

( Tekstilde kullanılan lif iplik. İLE Bir boya çeşidi. )

- AKRO-... ile/||/<> AKRODİNİ ile/||/<> AKROMEGALİ ile/||/<> AKROPARESTEZİ ile/||/<> AKROSİYANOZ ile/||/<> AMPÜTASYON ile/||/<> AMPÜTE ETMEK

( Uc. İLE/||/<> Uc ağrısı. İLE/||/<> Uc irileşimi. İLE/||/<> Uc karıncalanması. İLE/||/<> Uc morarımı. İLE/||/<> Uc kesimi | kopma. İLE/||/<> Uc kesme. )

- AKROBASİ[Fr. < ACROBATIE] değil/yerine/= CAMBAZLIK

- AKROFONİ[Yun.] değil/yerine/= BİR SÖZCÜĞÜN İLK HECESİNİ VURGULU OLARAK SÖYLEMEK


- AKROMATİK ile AKROMATİK İĞ İPLİK

( Beyaz ışığı çözümlemeden geçiren, renksemez. Gözede, boyayı kabul etmeyen bölüm. İLE Mitozun ilk evresi sonunda tüm gözelerde beliren ve göze boyalarıyla boyanamayan iğ biçimindeki oluşum. )

- AKROMATİK ile AKROMATİK İĞ İPLİK

- AKROMATİK ile/||/<> AKROMATOPSİ/AKROMATİZM

( Renksiz. İLE/||/<> Renk körlüğü. )

- AKROMATİK[Fr.] değil/yerine/= EŞYANIN GÖRÜNTÜLERİNİ YANAR DÖNER PARÇALAR OLMADAN GÖSTEREN OPTİK DÜZEN/EK

- AKSAK ile AKSAK

( Usûl. İLE Hafifçe topallayan. | İyi gitmeyen/işlemeyen. | Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize. )

- AKSAMAK ile AKSİLENMEK ile AKSİLEŞMEK ile AKS ile AKSE ile AKSİ/LİK ile AKSU ile AKSİ AKSİ ile AKSİ HALDE ile AKSİ TAKDİRDE

- AKŞAMLAMAK ile AKŞAMLATMAK ile AKŞAM/LIK ile AKŞAMCI/LIK ile AKŞAM YELİ ile AKŞAM AKŞAM ile AKŞAM AZADI ile AKŞAM EZANI ile AKŞAM SAATİ ile AKŞAM VAKTİ ile AKŞAM GÜNEŞİ ile AKŞAM NAMAZI ile AKŞAM PAZARI ile AKŞAM SİMİDİ ile AKŞAMA DOĞRU ile AKŞAM YILDIZI ile AKŞAMA SABAHA ile AKŞAM GAZETESİ ile AKŞAM PİYASASI ile AKŞAM KARANLIĞI ile AKŞAMLI SABAHLI ile AKŞAMLIK SABAHLIK

- AKSAN ile AKSANI BOZUK

- AKSARAY ile AKSARAYLI/LIK

- AKSATMAK ile AKSATILMAK ile AKSATABİLMEK ile AKSATA


- AKSATMAK ile/ve/||/<> İHMAL ETMEK

- AKSÂ-YI ŞARK

( Uzakdoğu. Çin, Japonya. )

- AKSELERASYON ile/||/<> AKSELERATÖR ile/||/<> AKSELERE ETMEK

( Hızlanma, ivme. İLE/||/<> Hızlandırıcı. İLE/||/<> Hızlandırmak. )

- AKSESUAR ile AKSESUARCI/LIK

- AKSETMEK ile AKSETTİRMEK ile AKSEDEBİLMEK ile AKSETTİRİLMEK

- AKSİLİK değil/yerine/= TERSLİK

- AKSİNE yerine FARKLI OLARAK

( Aksine kelimesindeki gibi karşı düşünceyi reddetmek yerine karşı düşüncenin varlığını kabul ederek onun farklılığını belirtmek. )

- AKSIRIK ile AKSIRIKLI ile AKSIRIKLI TIKSIRIKLI

- AKSIRIP TIKSIRMAK

- AKSIRMAK ile AKSIRTMAK ile AKSIRABİLMEK ile AKSIRIVERMEK ile AKSIRTABİLMEK


- AKSİS[Lat.] değil/yerine/= BİR CİNS GEYİK

- AKSİYOM ile ÇOK ANLAMLILIK

- AKSİYOM'DA:
TAMLIK
ve KAPALILIK ve BASİTLİK

- AKSİYON | DEVİNİM >< DURAĞANLIK

- AKSON[Fr. AXONE < Yun.] ile/ve/||/<> DALLANTI/DENDRİT[Yun. < DENDRON: Ağaç.] ile/ve/||/<> SİNİR KAVŞAĞI/SİNAPS[İng. < SYNAPSE]

( Her bir sinir gözesinde 10.000'e kadar dendrit olabilir fakat sadece bir akson vardır. İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> Akson ve dendritler arasındaki sinirsel iletilerin gerçekleştiği yerler. )
( İnsan beyninde yaklaşık 5.000.000 km. akson, 1 katrilyon sinaps vardır. )
( Akson, küçük bir nöron hücresinden binlerce kat daha uzun olabilir. [Bazı kişilerde aksonların uzunluğu 1.5 metreyi bulabilmektedir.] [Zürafalarda bulunan en uzun akson 4.5 metre uzunluğundadır.] )
( Sinir gözelerinin uyarımını ileten plazma uzantısı. İLE/VE/||/<> Sinir gözesinin öteki sinir gözesinden alınan elektrokimyasal uyartının ve verinin gövdeye iletilmesini sağlayan, kısa, dal benzeri yapılar. İLE/VE/||/<> Sinir gözelerinin öteki sinir gözelerine, kas ya da salgı bezleri gibi sinir gözesi olmayan gözelere iletim olanağı tanıyan özelleşmiş bağlantı noktaları. İki sinir gözesi arasındaki iletişim bölgesi. )

- AKTARILABİLMEK ile AKTARILIVERMEK

- AKTARMA ile AKTARMACI/LIK ile AKTARMALI ile AKTARMASIZ

- AKTARMAK ile AKTARTMAK ile AKTARILMAK ile AKTARABİLMEK ile AKTARIVERMEK ile AKTAR/LIK ile AKTARICI/LIK

- AKTARMAK ile GÖNDERMEK

- AKTARMAK ile/ve/değil İŞARET ETMEK


- AKTARMAK ile/ve/<>/değil PAYLAŞMAK

- AKTARMAK ile/ve TAŞIMAK

- AKTARMAK ile/ve/değil/<> YANSITMAK

- AKTİF BAĞIŞIKLIK ile/||/<> PASİF BAĞIŞIKLIK

( Aktif kendi üretimi, pasif hazır antikor. )
( Formül: Self-made İLE received )

- AKTİF GALAKTİK ÇEKİRDEK ile/||/<> NORMAL GALAKSİ ÇEKİRDEĞİ

( Aktif galaktik çekirdek parlak enerji salınımı İLE normal galaksi çekirdeği sönük merkezdir. Aktif çekirdek süper kütleli kara delik beslenme İLE devasa enerji üretir. Kuasarlar ve blazarlar aktif çekirdek İLE en parlak evren nesneleridir. )

- AKTİFLEŞMEK ile AKTİFLEŞTİRMEK ile AKTİFLEŞEBİLMEK ile AKTİF/LİK ile AKTİF GÜÇ ile AKTİF FİİL ile AKTİF METOT ile AKTİF ENERJİ ile AKTİF TAŞIMA

- AKTİN[Lat.] ile AKTİNİK[Fr.] ile AKTİNİT[Yun.]

( Gözenin lifli yapısında bulunan kasılgan protein. İLE Çeşitli nesnelerde kimyasal etki oluşturan ışınım. İLE Radyoaktiflerin genel adı. )

- ACTINIC[İng.] / ACTINIÈRE[Fr.] / AKTINIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKTİNİK

- AKTİVE ETMEK değil/yerine/= ETKİNLEŞTİRMEK

- AKTİVİTE[Fr. < ACTIVITÉ] değil/yerine/= ETKİNLİK


- AKTİVİZM[Fr. < ACTIVISME] değil/yerine/= ETKİNCİLİK

- AKTİVİZM değil/yerine/= ETKİNCİLİK

- AKTOGRAF[Fr.] değil/yerine/= BİREYİN DAVRANIŞ ETKİNLİĞİNİN ZAMAN İÇİNDEKİ DAĞILIMINI ÖLÇMEYE YARAYAN DÜZENEK

- AKTÖRE = AHLÂK = MORALS[İng.] = MORALE[Fr.] = MORALE[Alm.] = MORALIDAD[İsp.]

- AKTÖRE/AHLÂK[Ar.] ile/ve/=/||/<> ETİK[Yun.]

( [Eylemin/davranışın/alışkanlığın ...] Eylemselliği. İLE/VE/=/||/<> Kuramsallığı.

Toplum tarafından kabul gören değerler ve davranış kuralları bütünü. İLE/VE/=/||/<> İnsan davranışlarının doğru ve yanlışını düzenli bir biçimde inceleyen felsefe dalı. )
( Toplumda, ateş, ahlâkî ve kültürel yapılanmayı, kişilerdeyse, bütüncül bilinci simgeler. )
( Ahlâk, ayırıcı aklın üzerindedir. )
( Ahlâk alanı, yeğleme alanıdır. )
( Ahlâk, düşünmeden ve kolaylıkla yapılandır/yaptıklarımızdır. [olumlu/olumsuz] )
( Kendi doğası ve evrensel ilkelerle uyum içinde olmak. )
( Dış[zahir] ve iç[bâtın] tüm ilimler, ahlâkın arkasındadır. )
( Ahlâk tamam olmayınca, ne ilmin değeri olur, ne de servetin. )
( Etik, ahlâkın metafiziği; ahlâk, etiğin fiziğidir. )
( Yaşamsal. İLE/VE/=/||/<> Felsefesi. )

- AKTÖR/LÜK ile AKTÖRE ile AKTÖRECİ/LİK ile AKTÖRESEL

- AKTÜALİZM değil/yerine/= EDİMSELCİLİK

- AKTÜELLEŞMEK ile AKTÜELLEŞTİRMEK ile AKTÜEL/LİK

- AKUAMANİL[Lat.] değil/yerine/= İBRİK

( Kilisede kutsanmış su ve şarap dökmeye yarayan kulplu ibrik. )
( İBRİK: Su ve sulu şeyler koymaya yarayan, kulplu, emzikli kap. )

- AKÜMÜLASYON ile/||/<> AKÜMÜLE OLMAK

( Birikim. İLE/||/<> Birikmek. )

- AKUPUNKTUR YAPMAK ile AKUPUNKTUR

- AKUPUNKTUR ile AKUPUNKTURCU/LUK

- AKUSMİ[Fr.] değil/yerine/= AKUSMATİK[Yun.]

( Seslerin doğru olarak algılanmasını engelleyen işitme sanrısı. İLE Dinleyicinin ses kaynağını göremeyeceği biçimde düzenlenmiş olan. )

- ACOUSTIC PRESSURE[İng.] / PRESSION ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK BASINÇ

- ATÂLET-İ SAVTİYYE, SAVTÎ ATÂLET[Osm.] / ACOUSTIC INERTIA[İng.] / INERTIE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE TRÄGHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK EYLEMSİZLİK

- ACOUSTIC FEEDBACK[İng.] / AKUSTISCHE RÜCKKOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK GERİ BESLEME

- AKUSTISCHE OPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK OPTİK

- ACOUSTIC STIFFNESS[İng.] / DURETÉ ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE STEIFIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK SERTLİK

- ACOUSTIC REFLECTIVITY[İng.] / RÉFLECTIVITÉ ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHES REFLEXIONSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK YANSITICILIK

- AKUSTİK ile AKUSTİKÇİ ile AKUSTİK


- İLM-İ SADÂ, İLM-İ SAVT, MEBHAS-İ ESVÂT, SAVTÎ, SAVTİYE[Osm.] / ACOUSTIC[İng.] / ACOUSTIQUE, PHONÉTIQUE[Fr.] / AKUSTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK

- AKUSTİK değil/yerine/= SESSEL | EMPEDANS SES GEÇİRİMSİZLİĞİ

- AKUSTİK[Fr./İng. < ACOUSTIC] değil/yerine/= YANKILANIM | YANKIBİLİM | İŞİTSEL, İŞİTME (YLE İLGİLİ) | SESBİLİM | SESSEL

( Sesin üretimini, denetimini, aktarımını ve etkilerini konu alan fizik kolu. | Kapalı bir yerde seslerin dağılımı. )

- ACOUSTOELECTRONICS[İng.] / ACUSTOELECTRONIQUE[Fr.] / AKUSTOELEKTRONIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTOELEKTRONİK

- ACOUSTOOPTICS[İng.] / ACOUSTOOPTIQUE[Fr.] / ACOUSTOOPTICS[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTOOPTİK

- AKUT ile DAR AÇI ile AKUT OLARAK ile KESKİNLİK

- AKVARYUM ile AKVARYUMCU/LUK

- AKZAMBAK değil AK ZAMBAK

- AL BAYRAK ile AL SANCAK

- A'LÂ[Ar.] ile FEVK[Ar.]


- ALA-[İt.] değil/yerine/= "YÖNTEMİNCE, BİÇİMİNDE" ANLAMI KATAN ÖN EK

- ALABALIK ile/değil DENİZALASI

( Alabalıkgillerden, soğuk ve duru sularda yaşayan, bir tatlı su balığı. İLE Kemikli balıklar takımının alabalıkgiller ailesinden, denizlerde yaşayan bir balık türü. )

- ALABALIK ile GÖLALASI

( ... İLE Avrupa ve Anadolu göllerinde yaşayan, bir tür alabalık. )

- ALABANDA ile ALABANDA ATEŞ ile ALABANDA KÖŞKÜ ile ALABANDA KÜREK

- ALABAŞ ile ALABALIK ile ALABALIK YAĞI

- ALABORA OLMAK ile ALABORA OLDU ile ALABORA OLMA

- ALABORA[İt.] (OLMAK) değil/yerine/= TEPETAKLAK (OLMAK)

( Bir deniz teknesinin devrilecek kadar yan yatması ya da batması. )

- ALACALAMAK ile ALACALANMAK ile ALACALANDIRMAK ile ALACAKLANDIRMAK ile ALACA/LIK ile ALACAK ile ALACALI/LIK ile ALACA AŞ ile ALACAKLI/LIK ile ALACA BULACA ile ALACA KARANLIK ile ALACAK VERECEK ile ALACALI BULACALI

- ALAÇIK:
ÇARDAK
ile/ve/||/<> ÇADIR

( Tarla, bahçe vb. yerlerde ağaç dallarından örülmüş barınak; alaçık. | Asma vb. bitkilerin dallarını sardırmak için direklerle yapılmış yer. İLE/VE/||/<> Keçeden yapılan çadır. )

- ALAFRANGA[Fr.] ile ALAFRANSEZ[Fr.] ile ALAGREK[Fr.] ile ALAJAPONE[Fr.] ile ALAMAROKEN[Fr.] ile ALAMERİKAN[Fr.] ile ALANGLEZ[Fr.] ile ALARUS[Fr.] ile ALATURKA[Fr.]

( Avrupa biçimi. İLE Fransız biçimi. İLE Yunan biçimi. İLE Japon biçimi. İLE Fas biçimi. İLE Amerika biçimi. İLE İngiliz biçimi. İLE Rus biçimi. İLE Türk biçimi. )

- ALAFRANGALAŞMAK ile ALAFRANGALAŞTIRMAK ile ALAFRANGA/LIK ile ALAFRANGACI/LIK ile ALAFRANGA SAAT ile ALAFRANGA MÜZİK ile ALAFRANGA TUVALET

- ALAK[Ar.] ile ÂLÂK[Ar.]

( Pıhtılaşmış kan. | Sülük. İLE Sakız. )

- ALÂKADAR OLMAK değil/yerine/= İLGİLENMEK/İLGİ GÖSTERMEK

- ALAKALANMAK ile ALAKALANDIRMAK ile ALAKA ile ALAKALI/LIK ile ALAKASIZ/LIK ile ALAKASIZCA

- ALAKART[Fr. < À LA CARTE >< TABLDOT] değil/yerine/= SEÇMELİ YEMEK

- ALAKART[Fr.] değil/yerine/= SEÇİMLİ YEMEK

( Lokantada yemek dizininden seçilen yemek. )

- ALAMİNÜT[Fr. < À LA MINUTE] değil/yerine/= ACELE, ÇABUK

- ALAMİNÜT YEMEK ile ALAMİNÜT

- ALAMİNÜT[Fr.] değil/yerine/= ÇABUK, ANINDA | KOLAY VE ÇABUK YAPILAN YEMEK

- ALAN ile/ve BOŞLUK

( İkisi arasındaki boşluk, köprünün kendidir. )
( The very gap between is the bridge. )

- ALANINI TANIMAK ile/ve PAYLAŞIM

- ALAŞIMLAMAK ile ALAŞIM ile ALAŞIM KOROZYONU

- ALATURKALAŞMAK ile ALATURKALAŞTIRMAK ile ALATURKA/LIK ile ALATURKACI/LIK ile ALATURKA SAAT ile ALATURKA MÜZİK ile ALATURKA TUVALET

- ALAVERE ile ALAVERECİ/LİK ile ALAVERE DALAVERE ile ALAVERE TULUMBASI

- ALAWILHELM[Fr.] değil/yerine/= ALMAN İMPARATORU WILHELM BİÇİMİNDE BIYIK

- ALAY ETMEK ile ALAY ETMEK

- [ne yazık ki]
ALAY ETMEK
ile/ve/||/<> DALGA GEÇMEK

- ALAY ile SOYTARI ile ŞAKA YAPMAK ile ŞAKA YOLLU

- ALAYCI TUTUM/LAR yerine SAYGI GÖSTERMEK

- ALAYCILIK ile/<>/> DIŞLAMAK


- ALBENİ ile ALBENİLİ ile ALBENİSİZ/LİK

- ALBİKANS değil/yerine/= AK

- ALBİNİZM/ALBİNO[Fr. < Lat.] ile AKŞIN/LIK

( Saç, kirpik, kaş ve deride aşırı beyazlık hastalığı. (Soydan geçer.) )

- ZÂİF TAZYİK[Osm.] / LOW PRESSURE[İng.] / BASSE PRESSION[Fr.] ile/değil/yerine/= ALÇAK BASINÇ

- ALÇAK ile/değil AŞAĞI